X’de mavi rozet satışı ve gizli reklamlar soruşturma altında!

Avrupa Komisyonu, Elon Musk‘ın X platformunda mavi rozet aboneliği satışında kullandığı ikna yöntemleri, gizlenmiş reklamlar ve araştırmacılara API sınırlaması gibi uygulamalar nedeniyle şeffaflığı ihlal ettiği gerekçesiyle soruşturma başlattığını duyurdu.

Komisyon’un raporunda, X platformunun mavi rozet programını kullanıcılara satmak için çeşitli “karanlık yöntemler” kullandığına dair bulgular yer alıyor. Bu yöntemler arasında şunlar var:

  • Agresif pazarlama taktikleri: X platformu, kullanıcılara mavi rozet almaları için sürekli pop-up reklamlar ve bildirimler gönderiyor. Platform ayrıca, mavi rozetli hesapların diğer hesaplardan daha fazla görünür olacağına dair yanıltıcı iddialarda bulunuyor.
  • Yapay hesaplar: Komisyon, X platformunun mavi rozet satmak için sahte hesaplar oluşturduğuna dair kanıtlar buldu. Bu hesaplar, gerçek kullanıcılara mavi rozet almaları için teşvik edici mesajlar gönderiyor.
  • Veri manipülasyonu: X platformunun, kullanıcıların mavi rozet alma olasılığını artırmak için kişisel verilerini kullandığına dair şüpheler mevcut.

Komisyon ayrıca, X platformunda yaygın olarak kullanılan gizlenmiş reklamlara da dikkat çekiyor. Bu reklamlar,gönderiler veya haber makaleleri gibi meşru içeriklere benziyor, ancak aslında ticari bir mesaj içeriyor. Komisyon, bu tür reklamların kullanıcıları yanıltıcı olduğunu ve reklam şeffaflığını zedelediğini savunuyor.

Son olarak, Komisyon, X platformunun bilim insanları ve araştırmacılara yönelik API erişimini sınırlamasını da eleştiriyor. Daha önce sınırsız olan bu erişim, platformdaki verilerin bağımsız araştırmacılar tarafından incelenmesini ve analiz edilmesini sağlıyordu. Komisyon, Musk’ın bu adımıyla adil kullanım sözleşmelerini ihlal ettiğini ve araştırma özgürlüğünü kısıtladığını savunuyor.

Avrupa Komisyonu’nun soruşturması sonucunda X platformuna para cezası verilmesi veya platformun bazı uygulamalarını değiştirmesi istenmesi gibi yaptırımlar uygulanabilir. Soruşturmanın ne kadar süreceği ve ne gibi sonuçlar doğuracağı ise henüz bilinmiyor.

GeForce RTX 50 ne kadar güç isteyecek?

0

Nvidia tarafından piyasaya sürülecek olan ve RTX 40 sonrası piyasanın yeni amiral gemileri olması beklenen RTX 40 serisiyle ilgili yepyeni bilgiler elimize ulaştı. Buna göre yeni nesil GeForce RTX 50 serisi, güç tüketimi açısından gelmiş geçmiş en talepkâr ekran kartı serisi olmaya hazırlanıyor. İşte detaylar…

GeForce RTX 50, 40 serisinden fazla güç isteyecek

Seasonic’in PSU watt hesaplayıcısı, son dönemde PSU satın almak ve yeni ekran kartı almak isteyen kullanıcıların oldukça ilgisini çekiyor. Firma, yeni dönemde piyasaya sürülecek olan RTX 50 serisinin güç değerlerini uygulamaya eklemesiyle birlikte, Nvidia tarafından piyasaya sürülecek olan serinin güç tüketimi de ortaya çıktı.

geforce-rtx-50-ne-kadar-guc-isteyecek-2

RTX 4090’un yerini alacak olan yeni amiral gemisi Nvidia GeForce RTX 5090, listenin en üstünde 500W TDP ile yer alıyor. Bu, yeni nesil amiral gemisinin mevcut modelden (450W) daha yüksek bir TDP’ye sahip olacağı anlamına geliyor.

Nvidia GeForce RTX 5080 ise 350W güç tüketimiyle dikkat çekiyor. Bu değer, GeForce RTX 4080 ve 4080 Super’dan 30W daha fazla. Sıradaki kart olan GeForce RTX 5070, 220W TDP ile listelenmiş durumda. Bu, RTX 4070 Super’ın TDP’sine benzer ancak 20W daha yüksek.

Orta segment GeForce RTX 5060 kartı ise beklendiği gibi çok daha düşük bir TDP’ye sahip: 170W. Bu değer, 4060 Ti’dan 10W ve RTX 4060’tan 55W daha fazla. Mevcut seride RTX 4050 bulunmadığından, 100W olarak listelenen GeForce RTX 5050’nin RTX 4060’ın yerini alacağını varsayabiliriz.

Seasonic’e göre, GeForce RTX 50 serisindeki tüm kartlar 16 pinli bir konektöre sahip olacak. Bununla birlikte, Nvidia’nın RTX 4090 ile birçok soruna yol açan 12VHPWR tasarımı yerine yeni ve geliştirilmiş 12V-2×6 adaptörünü kullanması bekleniyor.

Nvidia’nın tüketici grafik kartlarını Ekim ayında piyasaya sürmesi ve ilk olarak üst segment RTX 5090 ve RTX 5080 kartlarıyla piyasaya giriş yapması bekleniyor.

Samsung’dan Apple’a rakip: XR başlık ekim ayında geliyor!

Apple’ın Vision Pro‘u piyasaya sürmesiyle AR/VR pazarında derin izler bırakan şirket, şimdi de Samsung’un yeni nesil karma gerçeklik cihazıyla rekabete hazırlanıyor. Samsung’un bu alandaki yeniden atağı, geçmişte Gear VR ile adım attığı sanal gerçeklik pazarına dönüş olarak görülüyor.

2015 yılında Gear VR başlığıyla sanal gerçeklik dünyasına adım atan ancak daha sonra bu alandan çekilen Samsung, Apple’ın Vision Pro ile AR/VR pazarını yeniden şekillendirmesinin ardından yeni bir strateji izliyor. İddialara göre, Samsung’un yeni XR başlığı, teknoloji dünyasında merakla beklenen bir tanıtım öncesinde sızıntılarıyla gündemde.

Samsung Mobil’in Başkanı TM Roh, son Unpacked etkinliğinde, şirketin karma gerçeklik platformunun yıl bitmeden tanıtılacağını duyurdu. Qualcomm ile ortaklaşa geliştirilen bu yeni XR platformu, Android işletim sisteminden güç alacak ve Apple’ın Vision Pro ile doğrudan rekabet edecek potansiyele sahip.

Teknoloji dünyasında “Moohan” kod adıyla anılan bu yeni cihazın, ekim ayında geliştiricilere sunulması planlanıyor. Kullanıcılarla buluşması ise Mart 2025 olarak öngörülüyor. Detayların merakla beklenildiği bu cihazın teknik özelliklerinin önümüzdeki haftalarda netlik kazanması bekleniyor.

Apple’ın AR/VR alanındaki öncülüğüne karşılık Samsung’un yeniden bu alana odaklanması, tüketiciye daha geniş seçenekler sunabilecek bir rekabet ortamının oluşmasını sağlayabilir.

Trump, sosyal medyaya geri döndü!

Meta, Facebook ve Instagram platformlarında Donald Trump’a uygulanan kısıtlamaların kaldırıldığını duyurdu. Eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçilerin başkan adayı Trump’ın hesapları, 2021 yılında destekçilerinin Kongre binasına baskın düzenlemesinin ardından yaptığı paylaşımlar nedeniyle askıya alınmıştı.

İki yıl süren bu kısıtlamaların ardından Meta, Trump’ın hesaplarını geri getirdi. Ancak, Trump’a hizmet şartlarını ihlal ettiği takdirde daha katı cezalarla karşılaşabileceği bir statü tanındı. Son yapılan açıklamada ise bu statünün kaldırıldığı ve Trump’ın artık herkesle aynı standarda tabi olacağı belirtildi.

Meta’nın Küresel İlişkilerden Sorumlu Başkanı Nick Clegg, şirketin blog yazısında, “Siyasi ifadeye izin verme sorumluluğumuzu değerlendirirken, Amerikan halkının başkan adaylarından aynı temelde haber alabilmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi. Ayrıca, Trump’ın hesaplarına yönelik önceki kısıtlamaların aşırı ve olağanüstü koşullara bir yanıt olduğunu ve devam ettirilmesinin gerekmediğini vurguladı.

Trump, 30 Haziran’dan bu yana Facebook’ta düzenli paylaşımlar yapmaya başladı. Özellikle Joe Biden’ı hedef alan paylaşımlar yapan Trump’ın Facebook’ta 34 milyon, Instagram’da ise 25 milyon takipçisi bulunuyor. Biden’ın takipçi sayıları ise Facebook’ta 11 milyon, Instagram’da 17,1 milyon olarak kaydedildi.

Meta’nın bu kararı, sosyal medya platformlarının siyasi ifade özgürlüğü konusundaki duruşu ve eski başkanların dijital mevcudiyeti üzerine yapılan tartışmaları yeniden alevlendirebilir.

Apple Vision Pro yeni ülkelerde satışa sunuluyor: Türkiye var mı ?

Apple’ın geçen yıl tanıttığı karma gerçeklik gözlüğü Vision Pro, çok yakında daha fazla ülkede satışa sunulacak. Vision Pro’nun dünya genelindeki satışa sunulduğu ülke sayısı 10’a çıkacak. Ancak, bu ülkeler arasında Türkiye yer almıyor.

Apple Vision Pro, ilk kez ABD dışına çıkarak geçtiğimiz ay düzenlenen WWDC 2024 kapsamında dünya çapında satışa çıkacağı duyurulmuştu. Bu duyurunun ardından cihaz, Çin, Hong Kong, Japonya ve Singapur’da satışa sunuldu.Şimdi ise Almanya, Avustralya, Birleşik Krallık, Fransa ve Kanada olmak üzere beş ülkede daha resmen satışa çıkıyor. Bu ülkelerde ön sipariş süreci 28 Haziran’da başlamıştı ve cihaz, 12 Temmuz itibarıyla mağazalardan erişilebilir hale geldi.

Apple’ın yaptığı açıklamaya göre, Vision Pro, tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi Apple mağazalarında görüp satın alınabilecek ve demolar yoluyla deneyimlenebilecek. Bu yeni ülkelerin eklenmesiyle birlikte cihaz, ABD dahil 10 ülkede erişilebilir olacak. Ancak, Türkiye’ye ne zaman geleceği konusunda henüz bir bilgi bulunmuyor. Vision Pro’nun şu an için satıldığı ülkeler şöyle:

  • Avustralya
  • Kanada
  • Çin
  • Fransa
  • Almanya
  • Japonya
  • Singapur
  • Güney Kore
  • Birleşik Krallık
  • ABD

Apple Vision Pro, hem artırılmış gerçeklik hem de sanal gerçeklik özellikleri sunuyor. Cihaz, gözleriniz, elleriniz ve sesinizin kombinasyonu ile kontrol edilebiliyor. Vision Pro hakkındaki geri bildirimler karışık. Birçok kullanıcı, cihazın gelişmiş donanımını ve teknolojisini takdir ederken, kontrollerin kullanım kolaylığı ve cihazın uzun süreli kullanımı ve rahatlığı konusunda bazı şikayetler dile getiriyor.

OpenAI yapay zeka ölçeğiyle AGI’ye bir adım daha yakın!

OpenAI, yapay zeka modellerinin insan benzeri zekaya doğru ilerleyişini ölçmek amacıyla yeni bir ölçek geliştirdi. Bu ölçek, yapay zekanın gelişimini beş aşamada değerlendirerek yapay genel zekaya (AGI) ulaşma sürecini takip etmeyi hedefliyor.

Ölçeğin ilk seviyesinde mevcut dil modelleri gibi yapay zekalar bulunurken, ikinci seviyede insan zekasıyla eşdeğer sorun çözme yeteneğine sahip yapay zekalar yer alıyor. Üçüncü seviyede ise kullanıcı müdahalesi olmadan görevleri yerine getirebilen yapay zeka hedefleniyor. Dördüncü seviyede yeni fikirler ve kavramlar üretebilen yapay zeka bulunurken, beşinci ve son seviyede ise tüm organizasyonların görevlerini üstlenebilecek yapıda olan yapay zeka öngörülüyor.

OpenAI CEO’su Sam Altman, yapay zeka ölçeğinde ikinci seviyeye ulaşma konusunda yakın olduklarını ve bu seviyeyi GPT-5 ile gerçekleştirebileceklerini belirtti. Ancak, bu ilerleme beraberinde bazı etik ve güvenlik sorularını da gündeme getiriyor.

Son zamanlarda yaşanan bazı olaylar ise AGI hedefine doğru adım atarken güvenlik ve etik sorunları da beraberinde getiriyor. Mayıs ayında, şirketin güvenlik kültürünün yeterince vurgulanmadığı gerekçesiyle bazı üst düzey araştırmacıların görevlerinden ayrıldığı bildirildi.

OpenAI’nin geliştirdiği bu yeni ölçek, yapay zekanın teknik ilerlemesini izlemek ve değerlendirmek için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak, yapay zekanın toplum üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak, bu ilerlemenin etik ve güvenlik standartları açısından da dikkatlice ele alınması gerekiyor.

NVIDIA’nın AI GPU tedarik zinciri büyük ölçüde iyileşti

NVIDIA’nın yapay zeka (AI) özellikli GPU tedarik zinciri, son birkaç çeyrekte önemli ölçüde iyileşti ve şirket, önümüzdeki çeyreklerde piyasaya bol miktarda ürün sunmayı hedefliyor. DigiTimes tarafından yayımlanan yeni bir rapor, NVIDIA’nın nihayet sağlam bir tedarik zinciri kurabildiğini ve ek ortaklar çekebildiğini belirtiyor. Bu gelişmelerin, şirketin finansal performansını önemli ölçüde artıracağı tahmin ediliyor.

Bir yıl önce durum tamamen farklıydı. Pazarın NVIDIA hızlandırıcılarına, özellikle de H100‘e çok ihtiyacı vardı ancak şirket talebi karşılayamıyordu. Şimdi ise bekleyen siparişlerin sayısı önemli ölçüde düştü. Geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 40’lık orana kıyasla, 2024’ün ikinci çeyreğinde bu oran yüzde 10’dan daha azdıBlackwell serisi piyasaya sürüldüğünde birikmiş siparişlerin neredeyse sıfır olması muhtemel.

NVIDIA'nın

Analistler, NVIDIA’nın yakında çıkacak olan B200 yapay zeka hızlandırıcılarının bir milyondan fazla sipariş alacağını ve bunun da üreticiye iyi kar getireceğini tahmin ediyor. Blackwell GPU’ların NVIDIA’nın en başarılı ürünü olması ve yapay zeka endüstrisi üzerinde büyük bir etkiye sahip olması bekleniyor.

NVIDIA’nın, son yıllarda tedarik zinciri sorunlarıyla boğuşan birçok teknoloji şirketine kıyasla, hızlı bir iyileşme göstermesi dikkat çekici. AI GPU’lar, yapay zeka ve makine öğrenimi uygulamalarının kalbi olarak kabul ediliyor ve bu alandaki güçlü tedarik zinciri, NVIDIA’yı rakiplerinin önüne geçirebilir.

Şirketin, tedarik zincirindeki bu olumlu gelişmelerin ardından finansal performansında ciddi bir artış bekleniyor. Yapay zeka hızlandırıcıları alanında lider konumunu pekiştiren NVIDIA, piyasadaki bu avantajını sürdürebilirse, önümüzdeki yıllarda sektördeki hakimiyetini daha da artırabilir.

Teknoloji devlerinden Trump saldırısına tepki!

0

Eski Başkan Donald Trump’ın karıştığı silahlı saldırı, teknoloji dünyasının önde gelen isimlerini derinden sarstı. Trump saldırısı sonrasında Apple, Google, Microsoft ve diğer teknoloji devlerinin CEO’ları, sosyal medyada tepkilerini dile getirerek Trump’ın hızlı bir şekilde iyileşmesi için dualarını paylaştı.

Apple CEO’su Tim Cook, “Şiddetin toplumumuzda yeri yok. Bu zor zamanda Başkan Trump ve ailesiyle birlikteyim.” mesajını paylaştı. Cook, birlik çağrısında bulunarak şiddeti kınadı.

Google CEO’su Sundar Pichai, benzer duygularla, “Bu anlamsız şiddet eylemi derin üzüntü verici. Böyle olaylara karşı birlikte durmalıyız. Başkan Trump’a acil şifalar diliyorum,” diye tweet attı.

Microsoft CEO’su Satya Nadella da desteğini ifade ederek, “Düşüncelerimiz ve dualarımız Başkan Trump ve ailesiyle birlikte. Bu tür şiddet eylemleri kabul edilemez ve kınanmalıdır,” dedi ve teknoloji topluluğunun şiddete karşı birleşmiş duruşunu vurguladı.

Facebook CEO’su Mark Zuckerberg ve Twitter CEO’su Jack Dorsey gibi diğer önemli teknoloji liderleri de Trump saldırısı sonrasında endişelerini dile getirdi. Zuckerberg, “Başkan Trump ve ailesiyle birlikteyiz. Şiddet asla çözüm değildir,” dedi. Dorsey ise, “Bu olay, herkes için güvenlik ve emniyetin önemini bir kez daha hatırlatıyor,” diye ekledi.

Teknoloji topluluğunun birleşik tepkisi, şiddeti kınama ve barışı teşvik etme taahhütlerini ortaya koyuyor. Soruşturmalar devam ederken, bu etkili liderlerin desteği, toplum üzerindeki geniş çaplı etkisini gözler önüne seriyor.

Dünya, eski Başkan Trump‘ın tıbbi bakım almasını yakından izliyor. Teknoloji liderlerinden gelen destek dalgası, şiddete karşı durma ve zor zamanlarda birbirine destek olma taahhütlerini gösteriyor.

Huawei HarmonyOS NEXT için ikinci beta süreci başladı

Huawei, HarmonyOS işletim sisteminin bir sonraki sürümü olan HarmonyOS NEXT için ikinci beta sürecini başlattı. Bu yeni işletim sistemi, Google/Android ile olan bağlantıyı tamamen kopartarak Huawei’nin bağımsız bir ekosistem oluşturma çabalarını sürdürüyor.

HarmonyOS NEXT’in özellikleri ve performans iyileştirmeleri

Android tabanlı olmayan ve aynı zamanda tamamen Linux‘tan bağımsız olan HarmonyOS NEXT, Huawei’nin Hongmeng çekirdeği üzerine kurulu tamamen bağımsız bir mimari kullanıyor. Bu nedenle, artık APK uygulamaları desteklenmiyor. Huawei, yeni işletim sisteminin %30 performans iyileştirmesi ve %20 güç tasarrufu sunduğunu belirtiyor.

Beta sürecine katılım ve uygulama geliştirme

İkinci beta süreci için başvurular 26 Temmuz tarihine kadar sürecek ve yalnızca Çin’e özel olacak. HarmonyOS NEXT, Mate 60 serisi akıllı telefonlarMate X5 katlanabilir telefonlar ve MatePad Pro 13.2 tabletler ile uyumlu olarak test edilebilecek. Genel beta süreci Ağustos ayında başlayacak ve 2024’ün son çeyreğinde tüm uyumlu modeller için sunulacak.

Huawei, HarmonyOS NEXT için halihazırda 4.000’den fazla yerel uygulamanın geliştirildiğini ve daha fazlasının yolda olduğunu duyurdu. Şirketin resmi hedefi ise, 2024’ün sonuna kadar 5.000 yerel uygulamaya ulaşmak ve uzun vadede bu sayıyı 500.000’e çıkarmak.

HarmonyOS NEXT alacak cihazlar

HarmonyOS NEXT güncellemesini alacak cihazlar arasında şunlar yer alıyor:

  • Huawei Mate 60 serisi
  • Huawei Mate X5 serisi
  • Huawei Pura 70 serisi
  • Huawei Pocket 2 serisi
  • Huawei FreeBuds Pro 3
  • Huawei MatePad Pro 13.2
  • Huawei MatePad Pro 11 2024
  • Huawei Nova 12 serisi
  • Huawei MatePad 11.5 inç S serisi
  • Huawei Watch Ultimate
  • Huawei Watch Ultimate Design Edition
  • Huawei Watch GT 4 serisi
  • Huawei FreeClip
  • Huawei Smart Glasses 2

Huawei’nin HarmonyOS NEXT ile Google/Android ekosisteminden tamamen bağımsız bir yol izlemeye başlaması, şirketin kendi ekosistemini güçlendirme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Bu yeni işletim sistemi, hem performans hem de enerji verimliliği açısından önemli iyileştirmeler sunarak kullanıcıların ilgisini çekmeyi hedefliyor.

Almanya çinli teknoloji şirketlerini dışlıyor!

Almanya, ulusal güvenlik endişeleri nedeniyle Çinli telekomünikasyon devleri Huawei ve ZTE’nin ekipmanlarını 2029 yılına kadar 5G ağlarından aşamalı olarak kaldırmayı planladığını duyurdu. Bu hamle, Avrupa’nın en büyük ekonomisinin kritik altyapısını potansiyel bir casusluk ve sabotaj riskinden korumayı amaçlıyor.

İçişleri Bakanı Nancy Faeser, anlaşmanın Avrupa’nın en büyük ekonomisi için dijital güvenlikte “çok önemli bir adım” olduğunu söyledi. Faeser, Çin’in konuyla ilgili bilgilendirildiğini ve Pekin’den herhangi bir misilleme beklemediklerini de ekledi.Anlaşmaya göre, Alman telekomünikasyon şirketleri Deutsche Telekom, Vodafone ve Telefonica Deutschland, 2026 yılına kadar 5G veri merkezlerinin çekirdek ağlarından Çinli üretimli ekipmanları çıkarmaya başlayacak. İkinci aşamada ise 2029 yılına kadar antenler, iletim hatları ve kuleler gibi altyapı bileşenlerinde kullanılan Çinli markaların parçaları da kaldırılacak.

Bu hamle, Avrupa’da Huawei ve ZTE’ye karşı artan bir tepkinin parçası. İngiltere, Danimarka, İsveç, Letonya,Estonya ve Litvanya gibi ülkeler de daha önce benzer yasaklar uygulamaya koymuştu. Amerika Birleşik Devletleri ise 2019’dan beri Huawei’yi ulusal güvenlik riski olarak nitelendirerek ürünlerinin kullanımını yasaklamış durumda.Çin hükümeti ise bu tür adımları siyasi müdahale ve haksız rekabet olarak nitelendirerek kınıyor. Huawei, Almanya’nın planının “acımasız bir girişim” olduğunu ve ağ güvenliğine yönelik iddiaların “bahane” olarak kullanıldığını savunuyor.Almanya’nın bu kararı, 5G ağlarının geleceği ve küresel teknoloji jeopolitiğinde önemli bir dönüm noktası olabilir.Bu durum, telekomünikasyon altyapısında Çin’e olan bağımlılığı azaltmak ve potansiyel güvenlik risklerini azaltmak için diğer ülkeleri de benzer adımlar atmaya teşvik edebilir.

Ancak, bu hamle aynı zamanda bazı zorlukları da beraberinde getiriyor. Almanya’nın 5G ağlarını dönüştürmek için alternatif tedarikçiler bulması ve yeni altyapı kurması gerekiyor. Bu da önemli maliyetler ve gecikmelere yol açabilir.

Almanya’nın Huawei ve ZTE’yi 5G ağlarından çıkarma kararı, küresel teknoloji dünyasında yankı uyandıracak ve önümüzdeki yıllarda önemli siyasi ve ekonomik sonuçlara yol açması muhtemel.

AMD Ryzen 9 9950X: rakiplerini geride bırakan güçlü bir performans!

0

AMD, yeni Zen 5 mimarisine dayalı Ryzen 9000 serisi işlemcilerini tanıttı ve bu serinin en güçlü modeli olan Ryzen 9 9950X, üst düzey performansıyla dikkatleri üzerine çekiyor. İşlemci, 5.7GHz saat hızı, 6 çekirdek ve 32 iş parçacığı ile donatılmış olup, toplamda 80 MB önbellek sunuyor; bunun içinde 64 MB L3 ve 16 MB L2 önbellek bulunuyor.

AMD’nin verilerine göre, Ryzen 9 9950X, Intel Core i9-14900K’ya göre %56’ya kadar daha fazla üretkenlik performansı (%29.8 ortalama artış) ve %23’e kadar daha fazla oyun performansı (%13.2 ortalama artış) sağlıyor. İşlemcinin performansı, farklı güç seviyelerinde yapılan testlerle de kanıtlanmış durumda. 120W güç seviyesinde Ryzen 9 9950X, 5.555 MHz saat hızına ulaşarak rakiplerini geride bırakıyor.

AMD Ryzen 9 9950X’in Anandtech forumlarında paylaşılan görüntülerine göre, işlemci Intel Core i9-14900K ve Ryzen 9 7950X ile kıyaslandı. Test sonuçlarına göre, Monster testinde 319,7 puanJunkshop testinde 205,8 puan ve Blender’daki Classroom testinde 152,5 puan elde eden Ryzen 9 9950X, performansını ortaya koyuyor.

Oyun performansıyla ilgili detaylar önümüzdeki günlerde netleşecek olsa da, Ryzen 9 9950X şimdiden önemli bir rekabetçi potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Ryzen 9000 serisi işlemcilerin yakın zamanda piyasaya sürülmesi bekleniyor ve bu işlemcilerle uyumlu yeni X870E/X870 anakartlar da birlikte gelecek. 600 serisi bir AM5 anakartkullanıyorsanız, yeni işlemcileri BIOS güncellemesi ile uyumlu hale getirebilirsiniz.

Neuralink 1000 beyin çipi takacak!

Ünlü girişimci Elon Musk, beyin-bilgisayar arayüzleri geliştiren şirketi Neuralink ile yine dikkatleri üzerine çekti. Musk2026 yılına kadar 1.000’den fazla kişiye Neuralink beyin çipi takmayı hedeflediklerini duyurdu.

Büyük hedef: 1.000’den fazla hasta

şirketin, 2026 yılına kadar 1.000’den fazla hastaya çip yerleştirmek gibi iddialı bir hedef belirledi. Elon Musk’ın bu konudaki açıklamaları, şirketin geleceğe yönelik son derece iyimser olduğunu gösteriyor. Şu an dünya genelinde beynine Neuralink çipi yerleştirilmiş sadece bir kişi var ve ikincisi de yoldaMusk, kişisel X (Twitter) hesabındanyaptığı açıklamada, iki yıl içinde dünyada Neuralink’e sahip 1.000’den fazla insan olacağını belirtti. Bu yılın sonuna kadar ise birkaç kişiye daha çip takılmasının planlandığı ifade edildi.

Akıllı telefonların yerini alacak

çipi, ilk olarak 8 yıldır boynundan aşağısı felçli olan 29 yaşındaki Noland Arbaugh’a umut ışığı oldu. Arbaugh, çip sayesinde zihin gücünü kullanarak bilgisayar oyunları oynamayı başardı. Bu başarı, şirketin potansiyelini gözler önüne serdiNeuralink çipleri, felçli hastaların zihinleriyle mekanik uzuvlarını kontrol etmelerini sağlayarak hareket kabiliyetlerini geri kazanmalarına yardımcı olacak. Elon Musk, daha önceki bir açıklamasında gelecekte akıllı telefonların yerini Neuralink beyin implantlarının alacağını söylemişti.

Neuralink’in bu iddialı hedefi, beyin-bilgisayar arayüzleri teknolojisinin gelecekteki potansiyel kullanım alanlarına ve insan hayatını nasıl dönüştürebileceğine dair büyük bir merak uyandırıyor.

Samsung’un Galaxy AI Kullanıcı Verileri Açıklandı!

Samsung, yapay zekaya ilişkin tüketici pazarlama analizlerinin sonuçlarını yayınladı. Özellikle Güneydoğu Asya ve Okyanusya bölgesinde en çok kullanılan Galaxy AI özelliklerinin detayları açıklandı. Raporda, Samsung’un yapay zeka alanındaki ilerlemelerinin Samsung dışındaki cihazları kullanan her beş kullanıcıdan dördünün ilgisini çektiği belirtiliyor. Ayrıca kullanıcıların üçte ikisinin Galaxy AI kullandığı vurgulanıyor.

One UI 6.1.1 Tabanlı Galaxy AI

Çalışma, One UI 6.1.1 tabanlı Galaxy AI’ın tanıtılmasından önce gerçekleştirildi ve tüketiciler, One UI 6.1 ile yaşadıkları deneyimleri paylaştı. En çok kullanılan Galaxy AI özellikleri arasında Circle to Search, Sohbet Yardımı (Chat Assist) ve Generative Edit yer alıyor.

Circle to SearchGalaxy S24 ile gelen ve parmak veya S Pen ile basit bir hareketle fotoğraflar, videolar veya yazılar dahil olmak üzere ekranda görülenlere ilişkin hızlı bilgi almayı sağlayan Google destekli bir özellik. Galeri uygulamasında, webde ve sosyal medyada kullanılabiliyor.

Sohbet yardımı (Chat Assist)

Sohbet Yardımı, gelen ve giden aramaları gerçek zamanlı olarak çeviriyor. Samsung, bu özelliğin üçüncü parti uygulamalarla sorunsuz çalışacak şekilde tasarlandığını belirtiyor. Chat Assist, dünya genelinde kullanıcılara 13 dildeetkili iletişim ve destek sağlıyor.

Generative Edit, yapay zekayı kullanarak kullanıcının çektiği görüntülerde düzeltmeler ve iyileştirmeler yapmasını sağlıyor. Kötü açıyla çekilmiş fotoğrafları düzeltme ve fotoğraflardan istenmeyen nesneleri kaldırma gibi işlemler, Samsung’un üretken yapay zeka destekli fotoğraf düzenleme özelliği ile kolaylaşıyor.

Galaxy AI destekli cihazlar

Samsung’un web sitesine göre, Galaxy AI uyumlu telefonlar, tabletler, bilgisayarlar ve diğer ürünler şu şekilde sıralanıyor:

Galaxy S serisi

  • Galaxy S24 Ultra, S24+, S24
  • Galaxy S23 Ultra, S23+, S23, S23 FE
  • Galaxy S22 Ultra, S22+, S22

Galaxy Z serisi

  • Galaxy Z Fold 6
  • Galaxy Z Flip 6
  • Galaxy Z Fold 5
  • Galaxy Z Flip 5
  • Galaxy Z Fold 4
  • Galaxy Z Flip 4

Tabletler

  • Galaxy Tab S9 Ultra, Tab S9+, Tab S9
  • Galaxy Tab S8 Ultra, Tab S8+, Tab S8

Dizüstü bilgisayarlar

  • Galaxy Book 4 Edge 16”
  • Galaxy Book 4 Edge 14”

Kulaklıklar

  • Galaxy Buds 3 Pro, Buds 3
  • Galaxy Buds 2 Pro, Buds 2
  • Galaxy Buds FE

Akıllı saatler

  • Galaxy Watch Ultra
  • Galaxy Watch 7

Yüzük

  • Galaxy Ring

Samsung2024 yılı sonuna kadar 200 milyondan fazla cihazda Galaxy AI’ın kullanılacağını belirtiyor.

Elon Musk: AB bizden “Yasadışı Gizli Anlaşma” istedi

Cuma günü sahibi olduğu X platformunda bir gönderi yayınlayan Elon Musk, “Avrupa Komisyonu X’e yasadışı gizli bir anlaşma teklif etti: eğer kimseye söylemeden sessizce konuşmayı sansürlersek, bize ceza vermeyeceklerdi. Diğer platformlar bu anlaşmayı kabul etti. X kabul etmedi” yazdı. Musk ayrıca “Avrupa halkının gerçeği öğrenebilmesi için mahkemede halka açık bir mücadele vermeyi dört gözle bekliyoruz,” yazdı.

Elon Musk’ın bu paylaşımı, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve AB’nin Dijital Çağdan Sorumlu Üyesi ve Rekabetten Sorumlu Komisyon Üyesi Margrethe Vestager ile yine Avrupa Komisyonu üyesi Thierry Breton’un hem basın bülteni olarak duyurusunu yaptıkları hem de X üzerinde yayınladıkları mesajlara cevap niteliği taşıyor.

Komisyon eskiden Twitter platformunda mavi onay işaretlerinin “güvenilir bilgi kaynakları anlamına geldiği” ancak bugün “herkesin böyle bir ‘doğrulanmış’ statü elde etmek para karşılığında kolaylıkla abonelik satın alabileceğini” belirterek bu durumun dezenformasyonu artırdığına inanıyor.

Bu konu ilk olarak geçtiğimiz yıl Eylül ayında gündeme gelmiş ve ardından Musk ile AB yetkilileri ağız dalaşına girmişlerdi. Şimdi AB Komisyonu, X’in bu konudaki tutumuyla ilgili bir rapor düzenledi ve sosyal medya platformunun Dijital Hizmetler Yasasını ihlal ettiği yönünde ön bulgular açıkladı. AB Komisyonu X’e (eski adıyla Twitter) “para cezaları uygulayabilir ve önemli değişiklikler yapmasını gerektirebilir”.

X’ten özel bir ekip mi kurması istendi? Bu yasal mı?

Avrupa Komisyonu’nun kısa süre önce X ile iletişime geçerek platformda yer alan ‘yanlış bilgileri’ kaldırmak için AB’de sayıları yüzlerle ifade edilebilecek bir ekibi işe almasını istediği iddia ediliyor. Musk da gönderisinde bu durumu doğruluyor.  Gizli anlaşmayla ilgili paylaşımından kısa bir süre sonra Elon Musk X’e karşı bir yaptırım uygulaması halinde Komisyon’u mahkemeye vermeyi planladığını paylaşmıştı.

Avrupa Komisyonu sözcüsü Thomas Regnier, “Dijital Hizmetler Yasası’nın amacı, Avrupa vatandaşları için, başta ifade özgürlüğü olmak üzere haklarına saygılı, güvenli ve adil bir çevrimiçi ortam sağlamaktır” diyor ve ekliyor: “DSA, kullanıcılar için adil ve şeffaf bir şikayet mekanizması gerektirmektedir. Bir hesap askıya alınırsa, kullanıcı karara itiraz etme hakkına sahiptir. Bu, kararların keyfi olmaması gerektiği ve kullanıcıların çevrimiçi varlıklarını koruma yetkisine sahip olduğu anlamına gelir… Bir hesap kısıtlandığında, kullanıcı bilgilendirilmeli ve karara itiraz etme hakkına sahip olmalıdır.”

DSA’ya uyum neden önemli, nasıl bir ceza verilebilir?

Dijital Hizmetler Yasası (DSA), Avrupa Komisyonu tarafından bu Şubat ayında tam olarak uygulanmaya başlanan yeni bir yasal düzenleme paketi. Bu düzenleme çerçevesinde Meta (Facebook, Instagram ve WhatsApp’ın çatı kuruluşu), X (eski adıyla Twitter) ve Google gibi şirketlere, bildirildikten sonra “yasadışı” içeriği kaldırmamayı da içeren ihlaller için yıllık gelirlerinin %6’sına kadar para cezası verilebiliyor. Neyin yasa dışı sayılacağı ise AB üye ülkelerinin belirli ulusal yasalarına bağlı olarak, bu yasaların AB yasalarıyla uyumlu olması koşuluyla değişebiliyor. Örneğin, Almanya’da yasa dışı olan içerik, başka bir üye devlette yasa dışı olmasa bile Almanya’daki kullanıcılar için kaldırılmalıdır.

Avrupa Komisyonu ayrıca sosyal medya platformu X’i “aranabilir ve güvenilir bir reklam havuzu sağlamadığı için reklamcılık konusunda gerekli şeffaflığa uymamakla” ve her ikisi de DSA’yı ihlal eden “uygun araştırmacıların kamuya açık verilerine bağımsız olarak erişmesini” yasaklamakla suçladı. Bugün, Avrupa Komisyonu’nun bulguları “ön bulgu” niteliğinde ancak karşılıklı açıklamalara bakılırsa sular oldukça ısınacak gibi duruyor.

CISA tatbikatta bir ABD federal kurumuna sızdı!

0

ABD Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA), 2023 yılında adı açıklanmayan bir federal kurumda yapılan kırmızı ekip tatbikatının, kurumun en kritik varlıklarını istismara açık bırakan bir dizi güvenlik hatasını ortaya çıkardığını açıkladı.

CISA bunlara SILENTSHIELD değerlendirmeleri adını veriyor. Ajansın özel kırmızı ekibi, araştırmak için bir federal sivil yürütme organı (FCEB) ajansını seçer ve bunu önceden haber vermeksizin yapar. Tüm bunlar uzun vadeli düşman bir ulus-devlet tehdit grubunun manevralarını simüle etmeyi hedefler.

Ajansın tatbikatla ilgili açıklamasına göre, kırmızı ekip hedef ajansın Oracle Solaris yerleşkesindeki yamalanmamış bir güvenlik açığından (CVE-2022-21587 – 9.8) yararlanarak ilk erişimi elde etmeyi başardı. Kimliği doğrulanmamış bir uzaktan kod çalıştırma (RCE) hatası olan ve neredeyse maksimum 9.8 CVSS derecesi taşıyan CVE-2022-21587’nin Şubat 2023’te CISA’nın bilinen istismar edilen güvenlik açığı (KEV) kataloğuna eklendiğini belirtmek gerekir. CISA’nın kırmızı ekibi tarafından ilk saldırı 25 Ocak 2023 tarihinde gerçekleştirildi.

CISA’nın raporunda şu ifadeler yer alıyor: “Ekip, erişim sağladıktan sonra kuruluşun güvenilir temsilcilerini yama uygulanmamış cihaz hakkında derhal bilgilendirdi, ancak kuruluşun mevcut yamayı uygulaması iki haftadan fazla sürdü. Buna ek olarak, kuruluş etkilenen sunucularda IOC’leri ortaya çıkaracak ve tam bir olay müdahalesine yol açması gereken kapsamlı bir araştırma yapmadı.”

KEV kataloğuna eklenen güvenlik açıkları birkaç anlama gelmektedir. Birincisi bu açıkların siber suçlular tarafından istismar edildikleri bilinmektedir ve ciddi sonuçlara yol açabilirler. İkincisi, hatalar kataloğa eklendiğinde, FCEB kurumlarının bunları yamalaması gereken son tarihler de gelir. KEV kataloğunun uygulamaya konmasından bu yana CISA, federal kurumların bu son tarihlere ne derece uydukları konusunda net bir bilgi vermese de bu vaka yama zaman çizelgelerine her zaman uyulmadığını göstermekte.

CISA ilk saldırıdan sonra manevralarını da yenilemiş

Solaris bölgesine erişim sağladıktan sonra kırmızı ekip, hassas web uygulamalarına ve veritabanlarına aylarca erişim sağlamalarına rağmen, eksik kimlik bilgileri yollarını tıkadığı için ağın Windows kısmına geçemediklerini fark etti. Yılmayan CISA, hedef kurumun kimliği belirsiz üyelerine kimlik avı saldırıları düzenledikten sonra Windows ağına girmeyi başardı.

Bu erişimi elde ettikten sonra, kırmızı ekip kalıcı bir RAT (uzaktan erişim trojanı) enjekte etti ve daha sonra güvenli olmayan yönetici kimlik bilgilerini keşfetti, bu da aslında değerlendirilen ajans için oyunun bittiği anlamına geliyordu.  CISA, “Erişilen sunucuların hiçbirinde, ağdaki hassasiyetlerine ve kritik işlevlerine rağmen, fark edilebilir herhangi bir ek koruma veya ağ erişim kısıtlaması yoktu” diyor.

CISA saldırısı 5 ay boyunca fark edilmemiş!

Değerlendirmenin ilk beş ayında, hedef FCEB ajansı SILENTSHIELD faaliyetlerinin hiçbirini tespit edememiş veya düzeltememiş, bu da gerçek kötü niyetli faaliyetleri tespit etme kabiliyeti konusunda endişelere yol açmıştır.

Tespit sorunlarından işlemlerin başlarında şüphelenilmişti. Örneğin, tatbikatın Solaris aşamasında enjekte edilen RAT, ajansta hiç kimseyi uyarmadan C2 üzerinden 8 GB ağ trafiğinin akmasına neden oldu. Yapılan resmi açıklamaya göre CISA’nın sonunda ajansı zor durumdan kurtarmasının ardından, güvenlik ekibi ve sistem yöneticileriyle haftalık toplantılar düzenlenerek “bilinen teknikler için yanıt sürelerinde ölçülebilir iyileşmeler ve daha önce bilinmeyen ticari araçları ortaya çıkaran davranış tabanlı tespitler” sağlandı.

Benzer siber tatbikatlar ülkemizde de BTK koordinasyonuyla gerçekleştiriliyor. Ayrıca Milli Savunma Bakanlığı aracılığıyla katıldığımız bölgesel ve NATO tatbikatları da mevcut. Ancak söz konusu siber tatbikatlar ardından kapsamlı raporlar ve bulgular kamuoyuyla paylaşılmıyor.

OpenAI ücretli abone sayısında rekor artış! 10 milyona yaklaşıyor!

OpenAI, ücretli abone sayısını hızla artırmaya devam ediyor ve rakiplerini geride bırakıyor. Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, OpenAI’nin yaklaşık 9,88 milyon ücretli aylık abonesi var. Bu sayı, YouTube TV‘nin abone sayısından 2 milyon fazla ve Disney+’a da oldukça yakın.

OpenAI ücretli abone sayısında bu kadar hızlı büyümesinin arkasındaki ana etkenlerden biri, ChatGPT Plus. Ayda 20 dolara satılan bu hizmet, kullanıcılara gelişmiş yapay zeka araçlarına erişim sunuyor ve büyük ilgi görüyor. 7,7 milyon ChatGPT Plus abonesi, OpenAI’nin yıllık tekrarlayan gelirinin %55’ini (1,9 milyar dolar) oluşturuyor.

OpenAI, yapay zeka alanında lider konumda

OpenAI’nin başarısı sadece abone sayısıyla sınırlı değil. Şirket, yapay zeka alanında da lider konumda. Bu hafta yayınlanan bir rapora göre, OpenAI’nin ürünleri yapay zeka alanındaki en popüler ve karlı ürünler olarak kabul ediliyor.

OpenAI, önümüzdeki on yıl içinde yapay genel zekaya (AGI) ulaşmayı hedefliyor. Bu hedefe ulaşmak için şirket, yapay zeka sistemlerinin yeteneklerini ölçmek için beş kademeli bir ölçek geliştirdi. Bu ölçek, şirket çalışanları ve yatırımcılarla dahili olarak paylaşıldı.

OpenAI’nin hedefi: güvenli ve faydalı AGI

OpenAI’nin tüzüğü, AGI’yi “ekonomik açıdan en değerli işlerde insanlardan daha iyi performans gösteren, tüm insanlığa fayda sağlayan son derece otonom sistemler” olarak tanımlıyor. Şirket, doğrudan güvenli ve faydalı AGI geliştirmeye odaklanıyor.OpenAI, yapay zeka alanında hızla büyüyen ve lider konumda olan bir şirket. ChatGPT Plus gibi yenilikçi hizmetler ve AGI’ye ulaşma hedefi ile OpenAI, önümüzdeki yıllarda da yapay zeka sektörünü önemli ölçüde etkileyecek gibi görünüyor.

Avrupa birliği, X’in mavi tik onay işareti hakkında soruşturma başlattı!

Avrupa Birliği, Elon Musk’ın yönetimindeki Twitter platformunun mavi tik onay işaretinin şeffaflık ve hesap verebilirlik gerekliliklerini karşılamadığını iddia ederek büyük bir soruşturma başlattı. AB yetkilileri, mavi tikin, platformda adı geçen kişilerin kimliklerini doğrulamayı amaçlamasına rağmen, özellikle abonelik karşılığında herkes tarafından alınabilmesinin yasaları ihlal ettiğine karar verdi.

Twitter’ın yeni sahibi Elon Musk, platformu 44 milyar dolara satın aldıktan sonra bir dizi değişiklik yaparakreklamverenlerin harcamalarını duraklatmasına veya büyük ölçüde azaltmasına neden oldu. Bu değişiklikler arasında, Twitter Blue aboneliği alan her hesabın hızla mavi tik ile onaylanması yer alıyor. Ancak bu durum, troll ve dolandırıcıların da platformda daha fazla yer edinmesine yol açtı.

Doğrulanmış hesaplar için mavi tik, abonelik almayan hesaplardan kaldırıldı, bu da mavi tikin anlamını kaybetmesine ve herkes tarafından kolayca alınabilen bir rozet haline gelmesine yol açtı. Bu durum, dolandırıcılık faaliyetlerinde artışa neden oldu çünkü doğrulanmış hesapların paylaşımları diğerlerine göre öne çıkarıldı.

AB’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA), sosyal medya şirketlerine sahte içerikleri önlemek için adımlar atmalarını zorunlu kılıyor. Finansal Times’ın raporuna göre, Twitter’ın abonelik karşılığında onaylama uygulaması, DSA’yı ihlal ediyor. AB düzenleyicileri, bu uygulamanın kullanıcıların platformda karşılaştıkları içeriği değerlendirirken özgür ve bilinçli karar vermelerini zorlaştırdığını belirtiyor.

Twitter’dan resmi bir açıklama henüz gelmedi ancak AB’nin bu yönde aldığı kararlar doğrultusunda, Twitter’a yıllık küresel cirosunun %6’sına kadar para cezası uygulanabilir.

Tesla robotaksi tanıtımı Ekim ayına ertelendi!

Uzun zamandır merakla beklenen Tesla’nın otonom robotaksi tanıtımı ertelendi. İlk etapta 8 Ağustos tarihinde tanıtılması planlanan robotaksi, şimdi Ekim ayında düzenlenecek bir etkinlikte görücüye çıkacak.

Edinilen bilgilere göre erteleme kararı, proje üzerinde çalışan ekiplere ek prototipler üretmeleri için daha fazla zaman tanımak amacıyla alındı. Bu bilgi Tesla çalışanlarına iletilmiş olsa da, henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Hisselerde sert düşüş

Elon Musk’ın 8 Ağustos tarihini açıklamasının ardından yükselen Tesla hisseleri, erteleme haberinin ortaya çıkmasıyla birlikte yüzde 8,4 düşüş yaşadı.

Tesla’nın otonom taksi fikri yeni değil. Elon Musk, 2016 yılında kaleme aldığı ikinci Master Plan’da bu konudan bahsetmişti. 25 bin dolardan daha ucuz bir araç bekleyen tüketiciler ve yatırımcılar, robotaksinin bu beklentiyi karşılamaması nedeniyle şimdiden eleştiriyor. Buna karşın, bazı kesimler de robotaksinin heyecanla bekliyor.

Tam otonom sürüş sorunu

Tesla’nın robotaksi için tam otonom sürüşe ihtiyacı var. Fakat şirket, on yılı aşkın bir süredir üzerinde çalıştığı otonom araç teknolojisi ve sürücülere sunduğu FSD (Full Self-Driving) sistemi tam otonom değil, sürekli sürücü denetimi gerektiriyor. Musk’ın tam otonom sürüş için verdiği tarihlerde de gecikmeler yaşanmıştı. Bu nedenle robotaksinin de ertelenmesi sürpriz olarak değerlendirilmiyor.

Peki Tesla hazır mı?

Tesla’nın robotaksi için hazır olup olmadığı merak konusu. Şirketin önümüzdeki aylarda bu soruyu nasıl yanıtlayacağı ise merakla bekleniyor.

Samsung Galaxy Ring, abonelik gerektirmeyecek!

0

Samsung, 10 Temmuz’daki Unpacked etkinliğinde yeni katlanır telefonlar, akıllı saatler ve kulaklıkların yanı sıra ilk akıllı yüzüğü Galaxy Ring‘i de tanıttı. Galaxy Ring’in piyasaya sürülmeden önce bazı özelliklerinin abonelik gerektirdiğisöylentileri dolanıyordu. Fakat Samsung bu söylentileri net bir şekilde yalanladı. Kullanıcılar Galaxy Ring’i satın aldıktan sonra tüm özelliklerine erişebilecekler.

Galaxy Ring’in tek seferlik satın alma ücreti 399 dolar olarak belirlendi. Türkiye fiyatı ve satış tarihi ise henüz belli değil. Yüzük, hareket kontrolü, uyku analizi ve kalp atış hızı takibi gibi özelliklere sahip. Bu sayede, uyurken saat takmak istemeyen kullanıcılar için ideal bir aksesuar olma potansiyeline sahip.

Samsung, Galaxy Ring’e gelecekte daha birçok özellik eklemeyi planlıyor. Yüzükte, Samsung’un BioActive sensörükullanılıyor. Bu sayede, basit okumalardan ve uyku puanlarından daha fazlasının da mümkün olacağı öngörülüyor.

Galaxy Ring, abonelik gerektirmeyen yapısıyla öne çıkan bir akıllı yüzük. Hareket kontrolü, uyku analizi ve kalp atış hızı takibi gibi özellikleriyle kullanıcılara konforlu bir deneyim sunmayı vadediyor. Samsung’un BioActive sensörüyle entegre edilmiş olması da yüzüğe gelecekte daha birçok fonksiyon kazandıracak gibi görünüyor.