ASUS yönlendiricilerde kritik açık tespit edildi!

ASUS, uzaktan saldırganların cihazlarda oturum açmasına izin veren ve yedi farklı yönlendirici modelini etkileyen bir açık tespit etti. Tayvanlı firma güvenlik açığını gideren yeni bir ürün yazılımı güncellemesi yayınladı.

CVE-2024-3080 (CVSS v3.1 puanı: 9.8 “kritik”) olarak izlenen açık, kimliği doğrulanmamış, uzaktan saldırganların cihazın kontrolünü ele geçirmesine olanak tanıyan bir kimlik doğrulama atlama açığı. ASUS, sorunun şu modelleri etkilediğini açıkladı:

  • XT8 (ZenWiFi AX XT8) – 6600 Mbps’ye varan hızlarda üç bantlı kapsama alanı, AiMesh desteği, AiProtection Pro, kesintisiz dolaşım ve ebeveyn kontrolleri sunan Mesh WiFi 6 sistemi.
  • XT8_V2 (ZenWiFi AX XT8 V2) – XT8’in performans ve kararlılıktaki geliştirmelerle benzer özellikleri koruyan güncellenmiş sürümü.
  • RT-AX88U – 6000 Mbps’ye kadar hızlara sahip, 8 LAN bağlantı noktası, AiProtection Pro ve oyun ve akış için uyarlanabilir QoS içeren çift bantlı WiFi 6 yönlendirici.
  • RT-AX58U – AiMesh desteği, AiProtection Pro ve verimli çoklu cihaz bağlantısı için MU-MIMO ile 3000 Mbps’ye kadar hız sağlayan çift bantlı WiFi 6 yönlendirici.
  • RT-AX57 – Temel ihtiyaçlar için tasarlanmış, 3000 Mbps’ye kadar hız sunan, AiMesh destekli ve temel ebeveyn kontrollerine sahip çift bantlı WiFi 6 yönlendirici.
  • RT-AC86U – AiProtection, uyarlanabilir QoS ve oyun hızlandırma özelliklerine sahip, 2900 Mbps’ye kadar hız sunan çift bantlı WiFi 5 yönlendirici.
  • RT-AC68U – AiMesh desteği, AiProtection ve güçlü ebeveyn kontrolleri ile 1900 Mbps’ye kadar hız sunan çift bantlı WiFi 5 yönlendirici.

ASUS, kullanıcıların cihazlarını indirme portallarında bulunan en son ürün yazılımı sürümlerine güncellemelerini öneriyor Firmware güncelleme talimatları firmanın ilgili web sitesinde yer alan SSS sayfasında mevcut.

Güncelleme alamayanlar için önemli uyarılar

Ürün yazılımını hemen güncelleyemeyenler içinse ASUS hesap ve WiFi şifrelerinin güçlü (10’dan fazla ardışık olmayan karakter uzunluğunda) olduğundan emin olmalarını önermekte. Ayrıca, yönetici paneline internet erişimi, WAN’dan uzaktan erişim, port yönlendirme, DDNS, VPN sunucusu, DMZ ve port tetiklemenin devre dışı bırakılması öneriliyor.

Tayvan’ın siber güvenlik kurumu da dün yayınladığı bir yazıda CVE-2024-3912 hakkında kamuoyunu bilgilendirdi; bu, kimliği doğrulanmamış, uzaktan saldırganların cihaz üzerinde sistem komutlarını yürütmesine izin veren kritik (9.8) bir keyfi ürün yazılımı yükleme güvenlik açığıdır.

Aynı pakette ele alınan bir diğer güvenlik açığı, istismar etmek için yönetici hesabı erişimi gerektiren yüksek şiddetli (7.2) bir arabellek taşması sorunu olan CVE-2024-3079 olarak göze çarpıyor.

Ana güvenlik güncellemelerini indirin

Son olarak kısa bir süre önce MSI ile birlikte Copilot Plus oyun dizüstü bilgisayarlarını duyuran ASUS, yönlendiricilerde kullanılan ve kullanıcıların torrent, HTTP veya FTP aracılığıyla bağlı bir USB depolama aygıtına doğrudan dosya yönetmelerini ve indirmelerini sağlayan bir yardımcı program olan Download Master için bir güncelleme duyurdu.

Yeni yayınlanan Download Master 3.1.0.114 sürümü, keyfi dosya yükleme, OS komut enjeksiyonu, arabellek taşması, yansıtılmış XSS ve depolanmış XSS sorunlarıyla ilgili beş orta ila yüksek önem derecesine sahip sorunu ele alıyor.

Bunların hiçbiri CVE-2024-3080 kadar kritik olmasa da, kullanıcıların en iyi güvenlik ve koruma için yardımcı programlarını 3.1.0.114 veya sonraki bir sürüme yükseltmeleri öneriliyor.

Meta, araştırmacıları itibarsızlaştırmaya mı çalışıyor?

Facebook – Instagram ve WhatsApp’ın çatı firması Meta’nın, sosyal ağdaki reklam platformlarında yer alan hileli reklamları işaretleyen Brezilya’daki üniversite araştırmacılarını itibarsızlaştırmaya çalıştığı iddia edildi.

Brezilya merkezli bir haber kuruluşu olan Núcleo, Meta’yı temsil eden avukatların Rio de Janeiro Federal Üniversitesi’nin (UFRJ) bir parçası olan NetLab’dan araştırmacıların güvenilirliğini sorguladığını gösteren hükümet belgeleri elde ettiğini söyledi. NetLab’ın Meta’nın reklamlarına ilişkin araştırması, Brezilya Ulusal Tüketici Sekreterliği’nin (Senacon) 2022 yılında Meta’ya (o zamanki adıyla Facebook) Brezilyalı kullanıcıların verilerini sızdırdığı gerekçesiyle 6,6 milyon dolar ceza verme kararına katkıda bulunmuştu.

Núcleo’nun belirttiği üzere NetLab’ın raporu, Facebook’un sorunlar hakkında bilgilendirilmesine rağmen, borçlulara yönelik bir hükümet programının adını hileli bir şekilde kullanan 1.800’den fazla dolandırıcılık reklamını kaldırmadığını gösterdi. Cezaya cevaben, TozziniFreire hukuk firmasından Meta’yı temsil eden avukatlar, NetLab ekibini önyargılı davranmakla ve Meta’yı araştırma sürecine dahil etmemekle suçladı.

Araştırmacılar Meta’nın tepkisi karşısında şaşkın

Núcleo, idari dosyayı Senacon’a yaptığı bilgi edinme özgürlüğü talepleri yoluyla elde ettiğini söylüyor. Belgelerin geçen yıl 26 Aralık’tan kalma olduğu ve Meta’ya karşı devam eden davanın bir parçası olduğu söyleniyor. NetLab sözcüleri “Bu hukuk firması belgesinde çalışmalarımızın anlatıldığını görünce biraz şaşırdık” diyor ve ekliyor: “Çalışmalarımız için daha adil davranılmasını bekliyorduk. Dürüst olmak gerekirse, bu çok kötü bir zamanda geldi çünkü özellikle NetLab, ama aynı zamanda genel olarak Brezilya bilimi şu anda aşırı sağcı gruplar tarafından saldırıya uğruyor.”

ABD’de de sosyal medya araştırmalarına karşı da benzer baskılar devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde, son beş yıldır sosyal medya manipülasyonunu araştıran Stanford İnternet Gözlemevi’nin, ABD Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçilerin baskısı üzerine üniversite tarafından küçültüldüğü bildirildi. Perşembe günü, aralarında NetLab’in de bulunduğu 70’ten fazla sivil toplum grubu Meta’nın yasal taktiklerini kınayan bir açık mektup yayınladı.

Brezilya’da Meta tepkisi büyüyor

Mektupta, “Bu, bilimsel araştırma çalışmalarına yönelik bir saldırıdır ve ülkede faaliyet gösteren sosyal medya platformlarının hesap verebilirliği konusunda, özellikle de bu platformların tüketicilerine zarar veren ve demokrasimizin geleceğini tehdit eden ücretli içerikle ilgili kamusal tartışmayı nitelendirmek için temel teşkil eden ampirik analizlerden bilgi üretiminde mükemmel işler çıkaran araştırmacılara ve araştırmacılara gözdağı verme girişimidir” deniyor.

Sosyal medya devinin avukatları tarafından ileri sürülen iddiaya göreyse, NetLabs raporunun hazırlanmasında reklam şirketine “teknik bir asistan atama ve soru sunma fırsatı verilmedi”. Meta’nın reklam platformuyla ilgili araştırmaları sınırlama çabaları göz önüne alındığında bu durum özellikle dikkat çekici.

Meta’nın sistemlerinin incelenmesinden duyduğu rahatsızlık, firmanın Threads uygulaması için “eğitim ve araştırma amaçlı” resmi olmayan bir API oluşturan üçüncü taraf geliştiricilere çıkarılan mahkeme celplerinde de görülebilir. Meta’nın yasal temsilcileri API’nin şirketin hizmet şartlarını ihlal ettiğini iddia etti.

Meta, 2016 yılında satın aldığı sosyal medya izleme firması CrowdTangle’ı Ağustos ayında kapatmaya hazırlanırken gerekçe olarak teknoloji ve mevzuat değişikliklerini gösteriyor.

Samsung Galaxy Watch 7 ve Ultra resmen doğrulandı: işte bildiklerimiz!

0

amsung’un merakla beklenen yeni giyilebilir cihazları, Galaxy Watch 7 serisi ve Galaxy Watch Ultra, resmi olarak sertifikasyon listelerinde doğrulandı. Şirketin önümüzdeki Galaxy Unpacked etkinliğinde duyurulması beklenen bu yeni cihazlar, özellikle Galaxy Watch Ultra modeli ile dikkat çekiyor. Apple Watch Ultra ile rekabet edecek olan bu model, daha şimdiden teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı.

Tayland’a ait NBTC sertifikasyon sitesinde, Galaxy Watch Ultra ve Galaxy Watch 7’nin 40mm ve 44mm sürümleritespit edildi. Sertifikaya göre, yakında çıkacak giyilebilir cihazlar SM-L305F (40mm)SM-L315F (44mm) ve SM-L705F model numaralarıyla piyasaya sürülecek. Galaxy Watch 7 serisinin tasarımı hakkında henüz net bilgiler bulunmamakla birlikte, cihazların Armor Alüminyum malzeme ve dış mekan kullanımı için 2.000 nit parlaklıksunacağı doğrulandı. Ayrıca cihazların yeşil ve krem renk seçenekleriyle satışa sunulacağı belirtildi.

Dayanıklılık konusunda Galaxy Watch 7, selefi gibi MIL-STD-810H askeri dayanıklılık standardını koruyacak. Ayrıca 5ATM su geçirmezlik ve IP68 su/toz sertifikasıyla donatılacak. Pil kapasitesi açısından değişiklik göstermeyen Galaxy Watch 7’nin 40mm modeli 300 mAh44mm modeli ise 425 mAh pil ile donatılacak. Depolama kapasitesi ise iki kat artarak 32 GB’a çıkacak, bu sayede müzik ve uygulamalar için daha fazla alan sağlanacak.

Galaxy Watch Ultra özellikleri

Galaxy Watch Ultra’ya gelince, cihazın 1,5 inç ekran ve döner çerçeveye sahip olacağı iddia ediliyor. Sağ kenarda üç düğme ve sol kenarda büyük bir hoparlör ızgarası bulunacak. Cihazın Exynos W1000 işlemci100m suya dayanıklılık578 mAh pil ve 100 saatlik pil ömrü sunacağı belirtiliyor. Bu özellikler, Galaxy Watch Ultra’yı piyasadaki en güçlü akıllı saatlerden biri yapmaya aday.

Fiyat ve çıkış tarihi

Galaxy Watch Ultra’nın fiyatının 500 dolar civarında olacağı tahmin ediliyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Apple Watch Ultra 2’nin 799 dolar fiyat etiketine sahip olduğunu hatırlatalım. Samsung’un bu yeni cihazlarının resmi duyurusunun yapılacağı Galaxy Unpacked etkinliği, teknoloji meraklıları tarafından heyecanla bekleniyor.

Samsung Galaxy Watch 7 serisi ve Galaxy Watch Ultra hakkında daha fazla bilgi ve detaylı incelemeler için bizi takip etmeye devam edin.

Yapay zeka ile kedilerdeki ağrı tespit ediliyor!

Japonya’da geliştirilen yeni bir yapay zeka destekli akıllı telefon uygulaması, kedilerin ağrılarını tespit etmekte iddialı. “CatsMe!” adını taşıyan bu uygulama, kedi sahiplerine sadece bir fotoğraf ile evcil dostlarının sağlık durumu hakkında bilgi veriyor.

Yapay zeka ile kedilerdeki ağrı tespiti için Nihon Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından geliştirilen CatsMe!”, 6.000’den fazla kedi resmi üzerinde eğitilmiş bir yapay zeka modeli kullanıyor. Bu model, kedilerin yüz ifadelerini analiz ederek acılarını derecelendiriyor ve sahibine veteriner ziyaretinin gerekliliği konusunda önerilerde bulunuyor. Geliştiricilere göre uygulamanın doğruluk oranı %95’in üzerinde.

Uygulamanın kullanıcılarından biri olan Mayumi Kitakata, 14 yaşındaki kedisi Chi’nin sağlığıyla ilgili endişelerini azaltmak için “CatsMe!” uygulamasını kullanmaya başladığını belirtti. Uygulamanın, Chi’nin yaşam kalitesini artırmak ve doğru zamanda veteriner desteği sağlamak konusunda kendisine yardımcı olduğunu ifade etti.

“CatsMe!”, Japonya’daki evcil hayvan sahipleri arasında büyük ilgi görmüş ve 2023 yılındaki lansmanından bu yana 230.000’den fazla kişi tarafından indirilmiş. Geliştiriciler, yapay zeka modelinin daha fazla veri üzerinde eğitilmesiyle uygulamanın doğruluk düzeyinin daha da artmasını bekliyor.

Bu yenilikçi uygulama, Japonya’da yaşlanan nüfus ve azalan doğum oranları gibi demografik değişimlerle birlikte evcil hayvanların sağlık ve refahına verilen önemi vurguluyor.

iOS 18, yeni acil durum özelliği ile kullanıcıların hayatını kurtarabilir

Apple’ın iOS 18 güncellemesi, iPhone kullanıcıları için önemli bir dizi güvenlik ve acil durum özelliği sunuyor. En dikkat çekici yeniliklerden biri, Acil SOS canlı video özelliği. Bu özellik, kullanıcıların acil durum anlarında daha etkili ve hızlı yardım almasını sağlamayı amaçlıyor.

Acil SOS canlı video özelliği, kullanıcıların acil durum öncesi veya sırasında iPhone kamerasını kullanarak canlı video iletişimi kurmalarına olanak tanıyor. Kullanıcılar, bir trafik kazası, düşme veya başka bir acil durumda çekilen anlık videoyu veya daha önceden kaydedilmiş bir videoyu doğrudan acil servis ekiplerine gönderebiliyor. Bu, acil durum müdahale ekiplerine doğrudan ve gerçek zamanlı görsel bilgi sağlamak için büyük bir adım olarak öne çıkıyor.

Ayrıca, iOS 18 ile birlikte gelen bir diğer yenilik ise uydu üzerinden mesajlaşma imkanı. Kullanıcılar, hücresel bağlantı veya WiFi bağlantısının olmadığı durumlarda bile Mesajlar uygulaması aracılığıyla uydu üzerinden iletişim kurabiliyorlar. Bu özellik, özellikle uzak veya kırsal bölgelerde, doğal afetler sırasında veya altyapısal sorunların olduğu durumlarda hayati önem taşıyor.

iOS 18‘in acil durum özellikleri, Apple’ın teknolojiyi insan hayatını kurtarmak için nasıl kullanabileceğini gösteriyor. Acil SOS özelliği, iPhone ve Apple Watch kullanıcılarının anlık olarak konum bilgilerini paylaşmasını ve acil durum müdahale ekiplerini doğru lokasyona yönlendirmesini sağlıyor. Bu sayede, acil durum anlarında zamanın kritik öneme sahip olduğu durumlarda kullanıcıların güvenliği maksimum seviyede korunuyor.

Sonuç olarak, iOS 18 güncellemesiyle gelen yeni özellikler, mobil teknolojinin acil durum müdahale süreçlerini nasıl iyileştirebileceğini gösteriyor. Apple, kullanıcıların güvenliğini ve yardım alabilme süreçlerini hızlandırmak için yapılan bu yeniliklerle, mobil cihazların hayat kurtarıcı bir rol oynayabileceğini vurguluyor.

AMD’nin yeni dahili grafikleri GeForce RTX 2050’yi geride bırakıyor

0

AMD‘nin yeni nesil Ryzen AI 300 APU serisi, dahili grafik birimleri ile dikkat çekiyor. Bu serinin en iddialı özelliklerinden biri olan Radeon 800M dahili grafikleri, önceki nesillere göre önemli iyileştirmeler sunarak GeForce RTX 2050 ekran kartına yetişiyor.

Radeon 890M ve GeForce RTX 2050 Karşılaştırması

Yeni nesil dizüstü bilgisayarlara yapay zekâ desteği ile birlikte sunulacak olan Ryzen AI 300 APU serisinin amiral gemisi, Ryzen AI 9 HX 370 olacak. Zen 5 mimarisi ile donatılmış bu işlemci, 12 çekirdek ve 24 izlek birimi ile dikkat çekiyor. İşlemcinin grafik birimi ise Radeon 890M.

APU serisinin ilk örneklerini test eden kaynakların paylaştığı verilere göre, RDNA 3.5 mimarisini temel alan Radeon 890M grafik birimi, 16 işlem kümesi ile geliyor. 2900MHz hızında çalışan birim, 3DMark Time Spy testlerinde 3600 puan elde ediyor. Cinebench R23 testlerinde de tek çekirdekte 2000 puan, çok çekirdekte 20000 puan alan grafik biriminin toplamda önceki nesle göre yüzde 20 civarında bir performans artışı sağladığı belirtiliyor. Bu rakamlarla Radeon 890MGeForce RTX 2050 ekran kartı ile başa baş bir performans sergiliyor. Ancak, TDP değeri henüz belirtilmedi. Bu değerler mühendislik örneklerinden elde edildiği için nihai versiyonun daha yüksek performans sunması bekleniyor.

AMD‘nin Ryzen AI 300 APU serisi, yapay zekâ destekli yeni nesil dizüstü bilgisayarlar için büyük bir potansiyel taşıyor. Özellikle Radeon 890M dahili grafikleri ile sağladığı performans artışı, kullanıcıların dikkatini çekecek gibi görünüyor. Gelecek dönemlerde bu serinin daha da gelişerek kullanıcıların beğenisine sunulması bekleniyor.

Almanya, %38’lik elektrikli araç vergisinin düşürülmesi için harekete geçti

AB Komisyonu, Çin’den ithal edilen elektrikli araçlara geçtiğimiz günlerde %38’e varan oranlarda gümrük vergisi getirmişti. Almanya, karara tepki göstererek yumuşatılmasını istedi. Avrupa Birliği Komisyonu, Çin’den ithal edilen elektrikli araçlara devlet sübvansiyonları nedeniyle haksız rekabet yarattığı gerekçesiyle %38’e varan oranlarda gümrük vergisi uygulama kararı aldı. Bu karar, Almanya’nın otomotiv endüstrisini olumsuz etkileyeceği için Berlin’de büyük bir tepkiyle karşılandı. Almanya, bu kararın yumuşatılmasını talep ederek, Çin ile Avrupa Birliği arasında daha dengeli bir ticaret ilişkisi sağlanması gerektiğini savunuyor.

Berlinli yetkililerle bağlantısı bulunan bir sözcü, Automotive News Europe’a verdiği demeçte, Almanya’nın AB ile Çin’in doğrudan görüşerek sorunu çözebileceği konusunda iyimser olduğunu söyledi. Almanya Ekonomi Bakanı Robert Habeck, yaklaşmakta olan bu tarife artışını durdurmak için hala zaman olduğunu belirterek, konuyu hükümet yetkilileriyle görüşmek üzere önümüzdeki hafta Çin’e gideceğini açıkladı.

Almanya’nın en büyük endişesi, Çin’de büyük pazar payına sahip olan Volkswagen, Mercedes ve BMW gibi üreticilerin, Çin’in misilleme yapması durumunda zarar görme ihtimali. Alman üreticiler çoğunlukla yerel üreticilerle ortak olarak Çin’de üretim yaptığı için olası vergi artışlarından etkilenmeyecek olsa da, Avrupa’dan Çin’e ithal edilen Mercedes S ve G serisi gibi araçlar vergi artışından önemli ölçüde etkilenebilir.

Alman yetkililer, bu durumun Almanya’nın Çin pazarındaki konumunu ve rekabet gücünü tehlikeye atabileceğini belirtiyor. Çin pazarı, Alman otomotiv sektörü için hayati öneme sahip ve bu tür vergiler, Almanya’nın küresel ticaretteki avantajını zayıflatabilir. Bu nedenle, Almanya, AB Komisyonu’nun kararının yumuşatılması için diplomatik ve ekonomik yollarla baskı yapmaya devam ediyor.

Özellikle, Almanya’nın Çin’deki büyük üretim tesisleri ve iş ortaklıkları göz önüne alındığında, bu tür vergi artışlarının ekonomik etkisi büyük olabilir. Alman otomotiv endüstrisi, Çin’deki güçlü varlığıyla bilinir ve bu tür tarife değişiklikleri, sektörde geniş çaplı finansal kayıplara yol açabilir.

Sonuç olarak, Almanya, AB ve Çin arasında daha dengeli ve adil bir ticaret anlaşması sağlanması gerektiğinivurguluyor. Alman hükümeti, AB Komisyonu’na yaptığı çağrılarda, Çin ile daha yapıcı bir diyalog geliştirilmesini ve mevcut gümrük vergilerinin gözden geçirilmesini talep ediyor. Almanya, bu konuda iyimser olmasına rağmen, alınacak önlemler ve yapılacak görüşmelerin sonucunu bekliyor.

Microsoft İspanya’ya dev yatırım yapacak: 7,16 milyar dolarlık veri merkezi inşa edilecek

Microsoft, bulut bilişim alanındaki küresel liderliğini güçlendirmek amacıyla İspanya’nın kuzeydoğusundaki Aragon bölgesinde büyük çapta bir yatırım yapmaya hazırlanıyor. Şirket, bölgede 7,16 milyar dolarlık bir yatırım gerçekleştirerek yeni veri merkezleri inşa edecek. Bu hamle, Microsoft’un Avrupa’daki varlığını genişletme stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Aragon’daki bu dev yatırım, Microsoft’un İspanya’daki mevcut varlığını önemli ölçüde artıracak. Şirket, geçtiğimiz dönemde Madrid’deki varlığını güçlendirmek için 2,1 milyar avroluk bir yatırım yapma kararı almıştı.

Rakip firmalarla rekabet ise sektördeki yatırımları hızlandırıyor. Özellikle Amazon, Aragon’da 10 yıl içinde 15,7 milyar avro yatırım yaparak bölgedeki varlığını daha da güçlendireceğini duyurmuştu.

Microsoft İspanya'

Microsoft İspanya’ Veri merkezi sektörü genelinde ise 2024 yılının ilk beş ayında küresel düzeyde 22 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirildi. Bu, veri merkezi altyapısının hızla genişlediğini ve sektörün dinamizminin arttığını gösteriyor. Yapay zeka altyapısına olan talebin artması ise veri merkezi yatırımlarının gelecekte 1 trilyon doları aşabileceği tahminlerini güçlendiriyor.

Ancak sektörün karşı karşıya olduğu en büyük zorluklardan biri enerji tüketimi. Özellikle ABD’de, veri merkezlerinin 2030 yılına kadar 35 gigawatt elektrik tüketmesi bekleniyor, bu da mevcut tüketimin neredeyse iki katına denk geliyor.

Microsoft’un İspanya’daki bu büyük yatırımı, hem bölgesel ekonomik büyümeye hem de küresel veri merkezi altyapısının genişlemesine önemli katkılar sağlayacak gibi görünüyor. Bu hamle, teknoloji devinin Avrupa’daki varlığını güçlendirmesi ve bulut bilişimdeki liderliğini pekiştirmesi açısından da stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.

iOS 18 ile iPhone’larda oyun deneyimi zirveye çıkıyor!

Apple, mobil oyun severleri heyecanlandıracak bir hamleyle iOS 18’de yepyeni bir oyun modu sunuyor! Bu yenilikçi mod, Assassin’s Creed Mirage ve Resident Evil 7: Biohazard gibi AAA oyunlarda iPhone’unuzun gücünü açığa çıkararak size en üst düzey mobil oyun deneyimini yaşatacak.

Oyun Modu, iPhone’unuzun tüm gücünü oyuna yönlendirerek arka plandaki diğer uygulamaları ve işlemleri otomatik olarak en aza indiriyor. Bu sayede oyun sırasında daha yüksek kare hızları ve daha akıcı, keyifli bir oyun deneyimi elde ediyorsunuz.

Sadece performans artışı değil, Oyun Modu aynı zamanda gecikmeyi de azaltıyor! AirPods ve oyun kumandası gibi kablosuz aksesuarlar ile bağlantı kurarken yaşayabileceğiniz gecikme ve ses senkronizasyonu sorunları Oyun Modu ile ortadan kalkıyor. Artık oyunlarda kesintisiz bir deneyim yaşayabilir, her anın keyfini çıkarabilirsiniz.

iOS oyun

Oyun modu’nu aktif etmek kolay

iOS 18’deki Oyun Modu’nu aktif etmek için herhangi bir özel ayara ihtiyacınız yok. Bir oyunu açtığınızda veya oyunla ilgili bir uygulamaya girdiğinizde Oyun Modu otomatik olarak aktif hale gelecek ve size bir bildirim ile bildirilecektir.

Oyun deneyiminizi test edin

Yeni Oyun Modu’nun etkisini bizzat denemek istiyorsanız, Assassin’s Creed MirageResident Evil Village veya 2 Temmuz’da çıkacak olan Resident Evil 7: Biohazard gibi oyunları iPhone’unuza yükleyebilirsiniz. Bu oyunlarda Oyun Modu’nun size sunduğu güçlü performans ve gecikmesiz bağlantı farkını hissedin.

SK Hynix GDDR7 üretimine başlıyor

Bellek teknolojisinde devrim niteliğinde bir adım olan GDDR7 bellekler, 2024 yılı içinde üreticilerin bantlarından çıkmaya başlayacak. SK Hynix, bu yenilikçi belleklerin seri üretimine 2024’ün son çeyreğinde başlayacaklarını açıkladı. Böylece, GDDR7 belleklerin seri üretimi, üç büyük yonga üreticisi tarafından yıl içinde başlamış olacak.

Daha önce yapılan açıklamalarda, SK Hynix‘in GDDR7 belleklerin hacimli üretimine 2025’in ilk çeyreğinde başlamayı planladığı bildirilmişti. Ancak şirket, bu bilginin geçerli olmadığını ve hedeflerinin 2024’ün son çeyreği olduğunu belirtti. SK Hynix’in GDDR7 ürün yelpazesinde 16Gb ve 24Gb kapasiteli ve 40 GT/s’ye varan veri aktarım hızlarına sahip yongalar bulunacak. Şirketin ilk GDDR7 ürünü muhtemelen 30 GT/s’den daha yüksek veri aktarım hızına sahip 16Gb modüllerden oluşacak

Samsung ve Micron da geçtiğimiz haftalarda GDDR7 belleklerin üretimine 2024’ün ikinci yarısında başlayacaklarını açıklamışlardı. Bu iki firmaya şimdi de SK Hynix katıldı. Ancak SK Hynix’in rakiplerinin aksine henüz müşterilerine örneklemeye başlamadığı belirtiliyor. Buna rağmen, SK Hynix’in çalışan örneklerini Computex’te sergilediği de biliniyor.

GDDR7, GDDR6’dan 86 pin daha fazla getirmesine rağmen aynı yonga boyutlarını koruyor. 1,5 TB/sn’nin üzerinde sistem bant genişliğinin standart hale gelmesi bekleniyor. Firmaların açıklamalarına bakıldığında, GDDR7 belleklerle oyunlarda yüzde 30’lara varan performans artışları yaşanacağı öngörülüyor. Ayrıca, bu belleklerin ekran kartlarının yanı sıra yapay zeka GPU’larında HBM’e ucuz bir alternatif olması da bekleniyor.

Getty Images ve Picsart, ticari kullanıma uygun yapay zeka aracı geliştiriyor

on yıllarda hızla gelişen ve geniş çapta benimsenen üretken yapay zekâ teknolojileri, veri kullanımında etik ve yasal sorunları da beraberinde getiriyor. Özellikle internetteki verilerin izinsiz kullanımı, büyük bir tartışma konusu haline gelmiş durumda. Bu endişelere çözüm getirmek amacıyla Getty Images ve Picsart, yeni bir iş birliğine imza atarak ticari olarak güvenli bir yapay zekâ geliştirmeyi hedefliyor.

Getty Images, yüksek kaliteli ve lisanslı görseller sunan bir fotoğraf platformu olarak biliniyor. Picsart ise popüler bir fotoğraf düzenleme platformu olarak geniş bir kullanıcı kitlesine sahip. İki platformun iş birliğiyle geliştirilecek olan yeni yapay zekâ, yalnızca Getty Images’ın lisanslı görselleriyle eğitilecek. Bu yaklaşım, yapay zekâ eğitiminde yalnızca ticari olarak izin verilmiş içeriklerin kullanılmasını sağlayarak, izinsiz kullanım sorununu ortadan kaldırmayı amaçlıyor.

Yapay zekânın oluşturduğu görseller de ticari haklara sahip olacak ve kullanıcılar, bu görselleri lisans endişesi yaşamadan projelerinde kullanabilecek. Bu yenilikçi yapay zekâ aracı, yalnızca Picsart’ın ücretli abonelerine sunulacak. Böylece, ticari açıdan güvenli bir araç arayışında olan kullanıcılar, Picsart’ın kitlesini büyütmesine katkıda bulunacak.

Getty Images ve Picsart’ın iş birliği, sektördeki mevcut sorunlara etkin bir çözüm sunmayı hedefliyor. Özellikle, yapay zekâ teknolojilerinin etik ve yasal sınırlar içinde gelişimini desteklemek açısından büyük önem taşıyor. Kullanıcılar artık, yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerin lisans hakları konusunda endişe duymadan, güvenle projelerinde kullanabilecekler.

Bu iş birliği, sadece kullanıcıların değil, aynı zamanda sektördeki diğer oyuncuların da dikkatini çekiyor. Ticari güvenli yapay zekâ araçları, gelecekte daha fazla platform tarafından benimsenebilir ve bu da dijital içerik üretimi ve kullanımında yeni bir standart oluşturabilir.

Getty Images ve Picsart’ın bu adımı, yapay zekâ teknolojilerinin etik ve yasal sorunlarına karşı önemli bir adım olarak görülüyor. Sektörde bu tür iş birliklerinin artması, yapay zekâ teknolojilerinin daha güvenli ve şeffaf bir şekilde kullanılmasını sağlayacaktır. Bu yenilikçi yaklaşım, üretken yapay zekâ alanında önemli bir fark yaratacak gibi görünüyor.

Valencia’da ağaç şeklinde güneş paneli direkleri kuruldu

Valencia şehri, sürdürülebilir enerjiye ve çevre dostu çözümlere olan bağlılığını güneş enerjili “ağaçlar” ile bir adım öteye taşıyor. Şehir merkezine kurulan 4 adet güneş paneli direği, sadece elektrik üretmenin ötesinde, gölgelik alanlar da sağlayarak şehre estetik bir katkı sağlıyor.

370 bin euro yatırımla güneş enerjisi gücü:

Valencia Şehir Meclisi tarafından 370 bin euroluk yatırımla kurulan güneş panelleri, küçük elektrikli araçlar ve elektronik cihazlar için temiz bir enerji kaynağı sunuyor. Her “ağaç”, sahip olduğu 3.6 kW kapasiteli paneller ile kurulduğu bölgeye göre yılda 1550 kWh ile 5600 kWh elektrik üretecek. Dört güneş ağacının yılda üreteceği toplam elektrik miktarının ise 18.596 kWh olması bekleniyor.

Güneş panellerinin sağladığı elektrik üretiminin yanında, “ağaçlar” şehir sakinleri için gölgelik alanlar da yaratarak hem estetik bir görünüm sunuyor hem de yaz aylarının sıcağından korunma imkanı sunuyor.

Valencia Şehir Meclisi’nin yenilikçi hamleleri bununla da sınırlı kalmıyor. Şehirde iki bölgede güneş enerjili akıllı kaldırım kurulumunun da tamamlanmak üzere olduğu belirtiliyor. Bu kaldırımlar, mobil araçlar için güneş enerjili şarj istasyonu olarak çalışacak ve 4 scooter ile 3 elektrikli bisikleti şarj etme imkanı tanıyacak.

Valencia’nın güneş enerjili “ağaçları” ve akıllı kaldırımları, şehrin sürdürülebilir enerjiye geçişini hızlandırırken,vatandaşlara da temiz ve yenilikçi bir şekilde hizmet sunuyor. Bu örnek, diğer şehirler için de ilham kaynağı olarak oldukça önemli.

Apple Vision Pro, ilk kez ABD dışına açılıyor!

Asya pazarları, Apple kulaklığının ABD dışındaki ilk çıkışını temsil ediyor ve ön siparişler Cuma günü başlıyor.

VR başlığı ilk olarak dört ay önce ABD’de 3.499 dolardan başlayan fiyatla satışa sunuldu. Vision Pro, Apple’ın en hayati pazarlarından biri olan Çin’de 29.999 yuan temel maliyetle en yüksek fiyattan satılacak.

Ülkede Apple’ın hükümetin içerikle ilgili sıkı düzenlemelerine uyması gerekecek. ABD’de Vision Pro’da popüler olan Disney+ ve Amazon Prime Video gibi uygulamalar Çin’de mevcut değil.

Bunun yerine, Amerikalı teknoloji devi Salı günü yaptığı açıklamada, Çin’deki yerel geliştiriciler ve internet şirketlerinin Apple Vision Pro için yeni uygulamalar ve oyunlar başlatacağını söyledi. Buna, video akış uygulaması Tencent Video’yu sağlayacak olan Çinli teknoloji devi Tencent ve TikTok’un Çin versiyonu olan Douyin’in bir VR versiyonunu başlatacak olan ByteDance de dahil.

Apple’ın ayrıca Çinli tüketici elektroniği üreticisi Oppo gibi VR teknolojileri üzerinde çalışan yerel rakipleriyle de rekabet etmesi gerekecek.

Ancak Çin’de Vision Pro’ya yönelik bazı talep işaretleri var ve kulaklık için gri bir pazar filizleniyor. CNBC’nin Alibaba’nın sahibi olduğu çevrimiçi bit pazarı uygulaması Xianyu’da yaptığı araştırmaya göre Vision Pro’lar resmi fiyatlarının iki katına kadar satış yapıyor. 

Apple CEO’su Tim Cook Salı günü yaptığı açıklamada, “Apple Vision Pro’ya duyulan ilgi olağanüstüydü ve mekansal hesaplamanın büyüsünü dünya çapında daha fazla müşteriye tanıtmaktan heyecan duyuyoruz.” dedi. 

Yine de şirketin duyurusu, ABD’de Vision Pro’ya olan talebin azaldığı yönündeki raporların ortasında geldi 

TF International Securities’in Apple analisti Ming-Chi Kuo, Nisan ayında Apple’ın düşük talep nedeniyle Vision Pro üretimini kestiğini bildirdi.

Apple, Vision Pro’nun 28 Haziran’da Almanya, Fransa, Avustralya, İngiltere ve Kanada için de ön siparişlere açılacağını, kulaklıkların ise 12 Temmuz’da satışa sunulacağını söyledi.

Apple’ın Vision Pro işletim sisteminin en son sürümü VisionOS 2 de Salı günü duyuruldu. Güncelleme, yeni özellikler ve AI entegrasyonlarıyla birlikte geliyor; kulaklık artık 2.000 uygulamayla uyumlu.

Gerçek fotoğraf, yapay zeka yarışmasını kazandı!

Miles Astray adındaki fotoğrafçı, dünyanın önde gelen bir fotoğraf yarışmasında beklenmedik bir şekilde gerçek bir fotoğraf göndererek önemli bir zafer elde etti, ancak bu zaferi tartışmalarla dolu bir şekilde sonuçlandı. Yarışmanın yapay zeka kategorisinde yarışan Astray’ın “Flamingone” adlı fotoğrafı, jüri tarafından üçüncülük ödülüne layık görüldü ve halk oylamasında birinci seçildi.

Ancak Astray’ın kazandığı ödüllerin ardından ortaya çıkan gerçek, fotoğrafçının yarışmaya gerçek bir insan tarafından çekilmiş bir fotoğraf gönderdiğini belirtmemiş olmasıydı. Yarışmanın kurallarına göre yapay zeka tarafından üretilen görüntülerle katılım yapılabilecek kategoride gerçek fotoğraf gönderilmesi diskalifiye sebebi oldu.

Astray, yaşananları “fotoğrafların ve diğer medya türlerinin gerçekliğini sorgulamanın artık kaçınılmaz hale geldiği” şeklinde yorumladı. Bu durum, sanatın dijital dönüşüm sürecinde yaşanan temel tartışmalardan biri olan yapay zeka ve insan yaratıcılığı arasındaki sınırları zorlamaktadır. Yapay zeka teknolojilerinin sanat dünyasında giderek artan etkisi, sanatın tanımını ve değerini yeniden değerlendirmeye zorluyor.

Yarışmanın organizatörleri, Astray’in durumunun yapay zeka teknolojilerine dair endişeli diğer fotoğrafçılara farkındalık sağlayabileceğini umduklarını belirtirken, kurallar gereği diskalifiye edildiğini vurguladılar. Bu olay, sanat ve teknoloji arasındaki derin etkileşimlerin ve sanatın evrilen doğasının bir göstergesi olarak dikkat çekmektedir.

Son zamanlarda, yapay zekanın sanatsal üretimdeki etkisi giderek artmaktadır. Geçtiğimiz yıl Alman sanatçı Boris Eldagsen’in Sony Dünya Fotoğrafçılık ödülünü kazanması ve Johannes Vermeer’in ünlü eseri “İnci Küpeli Kız”‘ın yapay zekalı bir versiyonunun sergilenmeye başlanması gibi olaylar da sanat dünyasında büyük yankı uyandırmıştı. Bu gelişmeler, sanatın teknolojik ilerlemelerle nasıl dönüştüğünü ve bu dönüşümün sanatın gelecekteki yönelimlerini nasıl etkileyebileceğini göstermektedir.

Yapay zekanın sanatsal yaratıcılık üzerindeki etkileri, sanatçıların ve izleyicilerin eserlerin doğasını ve kökenini daha derinlemesine sorgulamasına yol açmaktadır. Astray’in yaşadığı olay da, bu yeni çağda sanatın ve teknolojinin kesişiminde karşılaşılan etik ve estetik sorunların bir yansıması olarak önemli bir yer tutmaktadır.

TSMC’nin 3nm üretim kapasitesi, Nvidia, Apple, AMD ve Qualcomm’u zorluyor!

Dünyanın önde gelen bağımsız yarı iletken üreticisi TSMC (Taiwan Semiconductor Manufacturing Company), 3 nanometre (nm) sürecindeki üretim kapasitesinin artan talepleri karşılamakta zorlandığına dair endişeleri gündeme getiriyor. Özellikle yapay zeka (AI) ve diğer yüksek performanslı çipler için kritik olan bu süreç, Nvidia, Apple, AMD ve Qualcomm gibi teknoloji devlerini etkiliyor.

Yapılan değerlendirmelere göre, TSMC‘nin 3nm üretim bantları, şu anda mevcut olan müşteri taleplerini karşılamak için yeterli değil. Nvidia ve AMD gibi grafik işlemci üreticileri, 3nm sürecindeki üretimlerini genişleterek son kullanıcı ürünleri için gerekli olan yüksek performansı sağlamayı amaçlıyor. Diğer yandan, Apple ve Qualcomm, mobil cihazlar için özelleştirilmiş N3P süreçlerine odaklanarak kendi ürün portföylerini güçlendirmeyi hedefliyor.

TSMC‘nin 3nm arzının, belirtilen büyük teknoloji şirketleri tarafından önümüzdeki yıllara kadar rezerve edilmiş olduğu bildiriliyor. Bu rezervasyonlar, şirketin üretim kapasitesini üç katına çıkarmış olmasına rağmen talebi karşılamakta yetersiz kaldığını gösteriyor. Bu durum, yonga tasarım şirketlerinin ürünlerinin maliyetlerine yansıyabilecek fiyat artışları spekülasyonlarına neden oluyor.

Şu anda TSMC‘nin üretim bazlı bir fiyat artışı açıklaması bulunmamakla birlikte, arzın kısıtlı olması nedeniyle yonga tasarım şirketlerinin maliyetleri artırma ihtimali güçlü. Şirket, 5nm üretim hatlarının bir kısmını 3nm‘ye yükselterek aylık 180 bin adetlik yonga plakası üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor. Ayrıca, paketleme teknolojilerindeki kapasiteyi sürekli olarak genişletmeye çalışarak müşteri taleplerine yetişmeye çalışıyor.

Bu gelişmeler, yarı iletken endüstrisindeki arz ve talep dengesinin nasıl şekillendiğini gösteriyor. Yüksek talep ve sınırlı üretim kapasitesi, teknoloji ürünlerinin fiyatlarında gelecekte potansiyel değişikliklere yol açabilir. Özellikle yapay zeka çipleri gibi stratejik öneme sahip segmentlerde, fiyat artışlarına hazırlıklı olmak gerekebilir.

Teknoloji endüstrisindeki bu dinamikler, TSMC‘nin yanı sıra müşteri şirketlerinin de stratejik kararlar almasını zorunlu kılıyor. TSMC‘nin üretim kapasitesini nasıl artıracağı ve bu süreçte piyasadaki rolünü nasıl sürdüreceği, yakın gelecekte dikkatle takip edilen konular arasında yer alıyor.

Yapay zeka verileri İngiltere’yi Euro 2024 favorisi gösteriyor

Spor teknolojisi şirketi Sportradar’ın yapay zeka destekli veri simülasyonlarına göre, İngiltere milli futbol takımı, UEFA Euro 2024’ü kazanma olasılığı en yüksek takım olarak belirlendi. Sportradar’ın teknolojisi, turnuvadaki 51 maç için 10.000 simülasyon gerçekleştirerek çeşitli senaryolarda takımların performansını öngördü.

Yapay zeka modeline göre, İngiltere %24’lük bir olasılıkla şampiyonluk unvanını elde ederek Fransa ve Almanya’yı geride bıraktı. Bu simülasyonlar, gelecek senaryolarının tahmin edilmesinde önemli bir rol oynadı ve takımların turnuva boyunca gösterebilecekleri performansları analiz etmeye yardımcı oldu.

Ayrıca, Sportradar’ın yapay zeka algoritması, Fransız oyuncu Kylian Mbappe’nin turnuvada Altın Ayakkabı ödülünü kazanma olasılığının en yüksek olduğunu belirledi. Mbappe, 10.000 simülasyonun 1.519’unda en çok gol atan oyuncu olarak öne çıktı.Sportradar’ın Yapay zeka verileri, 900’den fazla spor bahis operatörünün veri ağından ve bahis öngörülerinden yararlandı. Bu veriler, geçmiş performansların derinlemesine analizini mümkün kılarak turnuvanın olası gelişmeleri hakkında bilgi sağladı.

İngiltere’den Harry Kane ise yapılan simülasyonlarda Mbappe’yi takip eden bir diğer önemli golcü olarak öne çıktı. Jude Bellingham ve Phil Foden gibi İngiliz oyuncular da gol krallığı yarışında yer aldılar.

Sportradar’ın Yapay zeka verileri, futbolseverlere UEFA Euro 2024 öncesi heyecanı artırıcı detaylar sunarken, turnuvanın potansiyel kazananlarını ve bireysel performansları tahmin etmede önemli bir araç olarak görülüyor.

Eski NSA başkanı Paul Nakasone, OpenAI yönetim kuruluna katıldı!

OpenAI, yapay zeka alanındaki liderliğini güçlendirmek amacıyla emekli ABD Ordusu Generali ve eski Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) başkanı Paul M. Nakasone‘yi yönetim kuruluna dahil etti. Nakasone, OpenAI’ın güvenlik ve emniyet stratejilerini belirleyecek olan Emniyet ve Güvenlik Komitesi’ne katılacak ve şirketin tüm projeleri için kritik güvenlik kararlarında rol alacak.

OpenAI tarafından yapılan açıklamada, Nakasone’nin siber güvenlik konusundaki derin deneyiminin, yapay zeka teknolojilerinin hastaneler, okullar ve finans kurumları gibi önemli sektörlerdeki siber saldırılara karşı nasıl kullanılabileceğini anlamalarına yardımcı olacağı vurgulandı. Bu hamle, şirketin güvenlik önlemlerini artırma ve yapay genel zekanın (AGI) tüm insanlığa nasıl fayda sağlayabileceğini maksimize etme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

OpenAI Yönetim Kurulu Başkanı Bret Taylor, Nakasone’nin katılımının, şirketin misyonu doğrultusunda yapay zeka alanındaki ilerlemelerini güçlendireceğini belirtti. Nakasone’nin yanı sıra, yönetim kurulunda Sam Altman, Adam D’Angelo, Larry Summers, Dr. Sue Desmond-Hellmann, Nicole Seligman, Fidji Simo ve Microsoft’tan Dee Templeton gibi önemli isimler bulunuyor.

Bu atama, OpenAI’ın güvenlik odaklı yaklaşımını ve stratejik büyüme hedeflerini desteklemek amacıyla önemli bir adım olarak nitelendiriliyor. Nakasone’nin gelecekteki rolü, yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesinde güvenlik ve emniyet standartlarının yüksek tutulmasına yönelik yönlendirici bir rol üstleneceği öngörülüyor.

YouTube yeni özelliklerini duyurdu!

YouTube, platformunda yakında kullanıma sunulacak olan yeni test özelliklerini duyurdu. Bu yenilikler arasında yapay zeka destekli canlı sohbet özetleriGoogle Lens entegrasyonukanallar için QR kodları ve YouTube Shorts için yeni efektler bulunuyor.

Yapay Zeka Destekli Canlı Sohbet Özetleri, özellikle İngilizce dilinde ve aktif canlı yayınlarda kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Bu özellik, canlı sohbetlerde yapılan yorumları özetleyerek kullanıcıların sohbet içeriğini daha anlaşılır bir şekilde takip etmelerini sağlayacak. Uygun kanallarda, canlı sohbet penceresinin üst kısmında özetleme seçeneği sunulacak.

Google Lens entegrasyonu, kullanıcıların YouTube içinde görsel arama yapmalarını sağlayacak. Bu özellik sayesinde, kullanıcılar YouTube’daki videoları ve içeriği daha hızlı keşfedebilecekler. Aynı zamanda, Google’da da benzer görselleri arayabilecekler.

Kanal QR Kodları, içerik üreticilerine kendi kanallarını hızlı ve kolay bir şekilde paylaşma imkanı tanıyacak. Desteklenen kullanıcılar, profillerinden QR kodu oluşturarak bu kodları diğer kullanıcılarla paylaşabilecekler.

YouTube yeni özelliklerini Son olarak, YouTube Shorts için eklenen yeni Efektler düğmesi, kullanıcıların kısa formatlı videoları daha ilgi çekicihale getirmelerine olanak tanıyacak. YouTube, bu efektlerin daha fazla kullanıcıya sunulması planladığını belirtti.

YouTube, şu anda bu yeni özellikleri küçük bir kullanıcı grubu ile test ediyor ve önümüzdeki aylarda geniş kitlelere sunmayı hedefliyor. Bu yenilikler, platformun kullanıcı deneyimini geliştirme ve içerik üreticilerine yeni olanaklar sunma yolunda atılan önemli adımlar olarak dikkat çekiyor.

Güneş enerjisi artık çatılarınızda: solum arena ile tanışın!

İspanyol enerji girişimi Solum, çatılar ve teraslar için özel olarak tasarlanmış yeni bir güneş paneli olan Arena‘yı duyurdu. Bu yeni teknoloji, geleneksel güneş panelleriyle aynı performansı sergilemekle kalmayıp, kullanıcılarına kaymaz bir yüzey sağlayarak dayanıklılık ve verimlilik açısından da öne çıkıyor.

Arena panelleri, özellikle binaların çatıları ve terasları gibi yürünebilir alanlarda güvenle kullanılabilecek yapıda tasarlanmıştır. Solum firmasının iddiasına göre, bu paneller geleneksel güneş panelleriyle karşılaştırılabilir performansı sunarken, yatırım maliyetini 4 yıl içinde geri ödeyebiliyor. Bu özellikleriyle, hem sürdürülebilir enerji çözümlerine hem de yapısal entegrasyona yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Arena panellerimonokristal silikon malzemeden üretilmektedir ve 120 cm x 67 cm boyutlarına sahiptir. Bu ölçüler, çeşitli yapı malzemeleriyle kombinlenebilme esnekliği sağlayarak farklı mimari gereksinimlere uyum sağlar. Paneller, tasarım özelliklerine bağlı olarak zeminden 5 ila 15 cm arasında yükseltilebilir.

Solum, bu yeni ürünlerinin 2025 yılı başına kadar sipariş edilebilir olacağını belirtiyor. Bu tarih itibarıyla, Arena panelleri kullanıcılarına enerji verimliliği ve yapısal estetik arasında mükemmel bir denge sunacak.Bu gelişme, güneş enerjisi teknolojilerindeki sürekli ilerlemeyi ve sürdürülebilir enerjiye geçişteki yenilikçi adımları yansıtmakta.