Yatırımcı olmak için sadece bir cep telefonu yeterli olacak!

0

Son yıllarda dünyada hızla büyüyen ve Türkiye’de 10 yıllık geçmişi olmasına rağmen 200 milyar lira büyüklüğü aşan alternatif yatırım fonları piyasasına yeni bir ivme kazandıracak mobil uygulama Fonmap hayata geçti. Türkiye’de ilk defa girişim sermayesi yatırım fonları (GSYF) ve gayrimenkul yatırım fonlarında (GYF) tamamen dijital ortamda işlem yapılmasını sağlayacak uygulama Fonmap, yatırımcılara yeni bir fırsat penceresi açıyor.

Nitelikli yatırımcılar Fonmap ile hiçbir evrakla uğraşmaksızın geleceğin unicorn’larına, büyüme potansiyeli yüksek girişimlere ve AVM, lojistik merkezi, ofis, arsa, konut projesi gibi getiri potansiyeli yüksek gayrimenkullere yatırım yapabilecek.

Fonmap uygulaması sayesinde SPK tarafından ihracı onaylanmış GSYF ve GYF’lerin bilgisine ulaşılıyor ve fon alımı yapılabiliyor. Fonmap’in hizmetlerinden faydalanmak isteyenler ücretsiz olarak hesap açabiliyor.

Alternatif fonlara pay devri özelliği ile likidite imkânı

GYF ve GSYF’ler 5-7 veya 10 yıl gibi sürelerle kurulan uzun vadeli fonlardır. Fonun süresi dolmadan yatırımcıların fondan çıkış yapmaları veya paylarını başka yatırımcılara devretmeleri ise çok zordur. Ancak Fonmap mobil uygulaması ile bu durum değişiyor. Uygulamanın ikinci fazında devreye alınacak özellikle birlikte, henüz süresi dolmamış yani itfa olmamış fonların devredilmesi sağlanacak. Fonmap kullanıcıları portföylerindeki fonları kısmi olarak veya tamamen elden çıkarmak istediklerinde kendi paylarını Fonmap’teki diğer yatırımcılara satabilecek. Böylece henüz süresi dolmamış bu fonlardaki payları, ilgilenen başka Fonmap kullanıcıları alarak portföylerine ekleyebilecek. Bu özellik aynı zamanda ihraca kapanan fonların yatırımcılar nezdinde yeniden ulaşılabilir olmasını mümkün kılacak. Bu sayede ise fonların likiditesi artacak.

Girişimlere ve gayrimenkullere dijital ortamda yatırım imkânı

Fonmap Kurucu ve Genel Müdürü Tuba Ertugay
Fonmap Kurucu ve Genel Müdürü Tuba Ertugay

Türkiye’de ilk ve tek olan Fonmap uygulaması ile alternatif yatırım fonlarına erişimi tamamen dijital ortama taşıyoruz” sözleriyle yeni uygulamayı tanıtan Fonmap Kurucu ve Genel Müdürü Tuba Ertugay şunları söyledi: “Fonmap’te, bireysel yatırımcıların önündeki erişim engellerini kaldırarak alternatif yatırım fonlarına yatırımı geniş kitlelere ulaştırma amacıyla yola çıktık. Fonmap’in alternatif yatırım fonlarına sağlayacağı erişim kolaylığı ve likiditenin, sermaye piyasalarına yepyeni bir soluk ve anlayış getireceğine inanıyoruz. Fonmap’te yatırımcılar, alternatif yatırım fonlarını keşfederek, portföylerini zenginleştirebilecekler. Uygulamamızın kullanıcıları, SPK tarafından ihracı onaylanan fonları tek bir uygulama üzerinden takip edebiliyor ve anlaşmalı olduğumuz portföy yönetim şirketlerinin ihraçtaki fonlarını alabiliyor. Finansal geleceklerine yatırım yapmak isteyen yatırımcılar sadece birkaç tıkla geleceğin unicorn’unun veya bir AVM’nin yatırımcısı olabiliyor. Fon performans takibi için de yatırımcıların portföylerinin büyüklük ve getirisini kolayca takip edebileceği bir kullanıcı deneyimi tasarladık. Fonların performansını, altın, BIST 100 endeksi, temel döviz kurları ile karşılaştırmalı görerek, yatırım kararlarına derinlik sağlayan ekranlar sunuyoruz. Bunun yanı sıra, yeni ihraç edilen fonlara dair duyurular, Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) bildirimleri, bağımsız denetim raporları ve piyasadan haberlerle de yatırımcının güncel duruma hâkim olarak yatırım yapabilmesi için dinamik bir ortam oluşturduk. Dağıtım anlaşması yaptığımız ilk portföy yönetim şirketleri, Re-Pie Portföy, Albaraka Portföy, İstanbul Portföy, BV Portföy, 24 Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy ve Neo Portföy oldu.”

Evrak imzalamadan yatırımcı olmak mümkün

Fonmap’in olmadığı dünyada, bir yatırımcının, portföyüne herhangi bir GSYF ve GYF eklemek istediğinde, o fonu ihraç eden portföy yönetim şirketine bizzat başvurması gerekiyor. Saklama hesabı açılması için yüzlerce sayfalık sözleşmelerin her sayfasının imzalanması şartı var. Farklı PYŞ’lerin fonlarını portföyüne eklemek için yatırımcı bu işlemleri her şirket için ayrı ayrı tekrarlamak durumunda.

Fonmap ile bu süreci tamamen değiştiriyoruz. Fonmap’e kâğıt üzerinde herhangi bir evrakla uğraşmadan kaydolmak çok kolay” diyen Ertugay, “Alternatif yatırım fonlarına erişimi artırarak, ülkemiz girişim ekosisteminin ve gayrimenkul pazarının sürdürülebilir büyümesine katkı sunmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Fonmap uygulamasında kayıt ve hesap açma süreci, çipli kimlik kartının telefonların NFC özelliği ve müşteri temsilcisiyle yapılan canlı görüntülü görüşme ile tamamen dijital ortamda tamamlanıyor. Saklama hesaplarının portföy saklama kuruluşunda açılması ve Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. (MKK) sicil numarasının hesaba eklenmesi eş zamanlı olarak gerçekleşiyor ve bu işlemler 1-2 iş günü arasında tamamlanıyor. Mevcut durumda bu süreç haftalar alabiliyor.

ParTec, Microsoft’a patent ihlali davası açtı!

0

Münih merkezli ParTec, AB’nin ilk exascale sistemi olacak Jüpiter ve Bologna’daki Leonardo süper bilgisayarı da dahil olmak üzere bir dizi Avrupa süper bilgisayar projesinde yer alıyor.

Şirket ve lisanslama acentesi BF exaQC AG, yaklaşık 150 patente sahip olduklarını söylüyor; bunların en önemlisi, bu patent davasının merkezinde yer alan, ParTec’in dinamik modüler sistem mimarisi (dMSA) olarak adlandırdığı yapıyla ilgili.

Pazartesi günü ABD’nin Teksas Doğu Bölgesi Bölge Mahkemesinde açılan davada ParTec, Microsoft’un bulut tabanlı Azure AI platformunu oluştururken dMSA ile ilgili patentler gibi patentlerini ihlal ettiğini iddia ediyor. Şirket, patentli teknolojisi olduğunu iddia ettiği teknolojinin kullanımına karşı ihtiyati tedbirin yanı sıra lisans ücretleri ve zarar tazminatı talep ediyor.

ParTec CEO’su Bernhard Frohwitter yaptığı açıklamada, “Microsoft, bulut bilişim platformu Azure’un bir parçası olarak ürettiği yapay zeka süper bilgisayarlarıyla fikri mülkiyetimizi ihlal ediyor. Bu nedenle ABD’nin Teksas şehrinde dava açmaya karar verdik.” dedi.

Frohwitter aynı zamanda şirketin lisans acentesi olan BF exaQC’nin (BFX) CEO’sudur. Mahkeme dosyasına göre, “Patentlerin üçüncü taraflara lisans verme ve Asserted Patents’ı uygulama konusunda münhasır hakka sahiptir.”.

ParTec’in mahkeme başvurusu, şirketin patentlerinin dinamik kaynak yönetimi etrafında döndüğünü, böylece kullanımın artırılmasına ve bilgi işlem hızının en üst düzeye çıkarılmasına yardımcı olmak için bilgi işlem görevlerinin bilgi işlem kümeleri boyunca dinamik olarak atandığını belirtmekte.

Patentlerinde açıklanan buluşlardan önce, genel amaçlı işlemcilerin kalıcı olarak atanan hızlandırıcılarla eşleştirildiği, ancak bu düzenlemenin tipik olarak kaynakların gereğinden fazla veya az tahsis edilmesiyle sonuçlandığı iddiasıyla devam ediyor.

ParTec, çözümünün işlem birimlerini ve hızlandırıcıları birleştiren, ancak bunları serbestçe ve dinamik olarak birbirlerine atanabilir hale getiren modüler bir bilgi işlem sistemi olduğunu iddia ediyor.

Mahkeme belgesi daha sonra Microsoft’un Azure AI sistemi ve Azure AI altyapısını detaylandırarak Redmond devinin kendi tanımlamalarına atıfta bulunur. Bu sistem, “masif ölçekte modellerin verimli çalıştırılmasını destekleyebilen özelleştirilmiş bir donanım ve yazılım yığını” olarak tanımlanmıştır. Ayrıca, “CPU’lar, GPU’lar, DPU’lar, sistemler, (ve) ağlamanın” tam bir teknoloji yığını olduğunu içerir.

ParTec, ihlal iddialarının spesifik hükümleriyle ilgili olarak, Azure AI’in “birçok donanım hesaplama düğümü”, “birçok donanım yükseltici” ve “bir kaynak yöneticisi” olduğunu belirten Microsoft’un kendi açıklamalarına yeniden atıfta bulunuyor. Bu kaynak yöneticisinin donanım yükselticilerini hesaplama düğümlerine atadığını belirtiyor.

Aslında mahkeme dosyasında Microsoft’un Azure AI platformunun sayfalar dolusu açıklamalarına yer verilerek, yeteneklerine ilişkin açıklamaların patentlerinin açıklamalarıyla eşleştiğini göstermeye çalışılıyor.

ParTec bir jüri duruşması yapılmasını istiyor, dolayısıyla bunun Microsoft’un şirketin patentlerini ihlal ettiğine karar vermek için yeterli olup olmadığına karar vermek jüri üyelerine kalmış olacak.

Ancak fikri mülkiyet aktivisti ve danışman Florian Mueller, ip fray blogunda şunları yazarak bu adıma karşı çıkıyor: “ParTec’in Microsoft’a karşı açtığı dava açıkça diğerleri lisans anlaşmalarına girmezse veya patentler geçersiz kılınmazsa (veya onları etkisiz hale getirecek kadar daraltılmazsa), bu tür davaların sonuncusu olmayacak.”.

Unity ile sıfırdan ileri seviye kodlama kariyerinize başlayın!

Oyun geliştirme dünyasına adım atmak isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsat sunan Sıfırdan İleri Seyiyeye Unity ve Kariyer Geliştirme Programı, Co-Founder Academy, Skilled Hub ve BUG Lab TEKMER iş birliğiyle düzenleniyor. Oyun geliştirmeye yeni başlayanlardan deneyimli geliştiricilere kadar herkese hitap eden bu kapsamlı program, katılımcılara oyun geliştirme dünyasında sağlam bir temel oluşturma fırsatı veriyor.

Katılımcılar, Unity ile Oyun Geliştirme Bootcamp Programı’na kayıt yaptırdıklarında, oyun geliştirme dünyasında sağlam bir temel oluşturma fırsatı elde edecekler. Program, başlangıç seviyesinden deneyimli geliştiricilere kadar herkesi hedefliyor. Temel oyun geliştirme ve programlama konularında, oyun geliştiricilerin rolleri ve süreçleriyle tanışacaklar. Unity Editörü’nü etkin bir şekilde kullanmayı öğrenirken aynı zamanda C# programlama dilini kullanarak oyun mantığı oluşturmayı ve versiyon kontrol sistemlerini keşfetme fırsatı bulacaklar.

Unity ile oyun geliştirme dünyasına ilk adımınızı atın!

Gelişmiş programlama ve Nesne Yönelimli Programlama (OOP) konularında, katılımcılar daha derin bir anlayış geliştirecekler. OOP’nin temel kavramları olan kapsülleme, kalıtım, çok biçimlilik ve soyutlama gibi ileri düzey programlama tekniklerini öğrenecekler. Ayrıca, C# dilindeki daha derin konuları keşfederek oyuncu deneyimini geliştirmek için yapay zeka eklemeyi öğrenecekler.

Oyun tasarımı ve grafiksel elemanlar konusunda, katılımcılar oyunlarını daha etkileyici hale getirmek için çeşitli araçlarla tanışacaklar. Kullanıcı arayüzü tasarımı, görsel kalitenin artırılması ve oyunun canlandırılması gibi konuları içeren bu bölümde, katılımcılar yaratıcılıklarını ve tasarım yeteneklerini geliştirecekler.

Son olarak, 2D ve 3D oyun geliştirme uygulamalarıyla, katılımcılar gerçekçi oyunlar oluşturmayı öğrenecekler. Üç boyutlu fizik motoru ve karakter kontrol sistemleriyle tanışarak gerçekçi oyun dünyaları yaratabilecekler. Aynı zamanda, klasik oyun ruhunu yakalayıp, iki boyutlu oyun tasarımı ve animasyonlarla yaratıcılıklarını sergileyebilecekler. Program, katılımcıların oyun geliştirme yeteneklerini geliştirmelerine ve Unity kullanarak profesyonel düzeyde oyunlar oluşturmalarına olanak tanıyor.

Programı başarıyla tamamlayan mezunlar, YTÜ Teknopark Katılım Sertifikası ve Skilled Hub Eğitim Sertifikası ile ödüllendirilecektir. Mezunlar, sektördeki iş birlikleri kapsamında staj ve iş imkanlarına erişim sağlama avantajına sahip olacaklardır.

Unity oyun geliştirme eğitim programına başvurular, 23 Haziran 2024 tarihine kadar devam etmektedir. Detaylı bilgi almak veya başvuru yapmak için [email protected] adresine e-posta gönderebilir, sosyal medya hesaplarımızdan bize ulaşabilirsiniz ya da başvuru formunu doldurabilirsiniz. Bu heyecan verici eğitim programında sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.

📆 Son Başvuru Tarihi: 23 Haziran 2024
🔗 Başvuru Formu: bit.ly/4bxjwfH

Havaları suni olarak soğutmak mümkün mü? Güneş etkisini azaltmak için milyonlar harcanıyor!

0

Güneş jeomühendisliği, güneş ışığını yansıtarak belki de bulutları yapay olarak aydınlatarak veya yansıtıcı parçacıkları atmosfere iterek gezegeni soğutmaya yönelik bir dizi taktiği kapsar.

Bu teorileri test etmeye yönelik hileli çabalar alarma neden oldu çünkü bilim insanları bunun başka ne gibi etkilere yol açabileceği hakkında pek bir şey bilmiyor. Daha fazla deneme ilerlemeden önce bu bilgi boşluklarını kapatmak için daha fazla araştırma yapılması çağrılarına yol açtı.

The New York Times’ın haberine göre Çevre Savunma Fonu (EDF), güneş enerjisi jeomühendisliği araştırmaları için “milyonlarca dolar” bağış dağıtmayı planlıyor. EDF, güneş jeomühendisliğiyle ilgili endişelerini paylaştığını ve bu nedenle olası etkilerine ilişkin çalışmaları desteklediğini söyledi.

EDF’de baş bilim insanı yardımcısı Lisa Dilling bir e-postada “Solar jeomühendisliğinin istenmeyen sonuçlarından çok endişeliyiz, bu yüzden potansiyel etkileri tahmin etmeye yardımcı olacak ve hükümetlerin bilinçli kararlar vermesine yardımcı olmak için gerekli olan politika ile ilgili bilim türünü geliştirecek politika ile ilgili araştırmalara odaklanıyoruz.” dedi.

EDF, güneş enerjisi jeomühendisliği çalışmalarına ne kadar para yatıracağını söylemeyi reddetti. Ayrıca New York Times, Cisco Systems’te liderlik rolleri üstlenen ortakların liderliğindeki LAD İklim Fonu’nu bağışçılardan biri olarak adlandırmasına rağmen, bu girişime fon sağlayanların kim olduğunu söylemeyi de reddetti.

Dilling, sonraki adımların arasında “etkilere kısa vadede odaklanan bir araştırma gündemi geliştirmek” için bilim adamlarıyla birlikte çalışmayı ve bir “yönetim yapısı” oluşturmayı içerdiğini söylüyor. Bu korkulukları yerleştirdikten sonra EDF, sonuçlarını dergilerde ve konferanslarda paylaşması beklenen araştırma projelerini ödüllendirmeyi planlıyor.

Hava tahmini uydu

Mart ayında Birleşmiş Milletler Çevre Asamblesi’nde yapılan hararetli görüşmeler, güneş enerjisi jeomühendisliğine yönelik yeni uluslararası yönergelerin ortaya çıkmasıyla sonuçlanamadı. 2010’dan bu yana,  belirli büyük ölçekli jeomühendislik türleri üzerinde geçerliliğini yitirmiş bir küresel moratoryum var. Son yıllarda ilerleyen küçük ölçekli deneyler hariç, dil belirsiz.

Geçen hafta Alameda, California, Washington Üniversitesi bilim adamlarının deniz tuzu parçacıkları püskürtmek için yeni teknolojiyi test etmesinin engellenmesi yönünde oy kullandı. Bu, Deniz Bulutu Parlatma (MCB) adı verilen bulutları daha yansıtıcı hale getirme stratejisinin bir parçası. Mart ayında 30’dan fazla bilim insanı Science Advances dergisinde MCB için bir araştırma yol haritası öneren bir makale yazdı.

Graham Feingold, NOAA’nın Kimyasal Bilimler Laboratuvarı’nda bir araştırmacı, o dönemde bir basın bülteninde “MCB’ye olan ilgi artıyor, ancak politika yapıcılar şu anda MCB’nin ne zaman ve nasıl uygulanması gerektiği konusunda karar vermeleri için ihtiyaç duydukları bilgiye sahip değiller.” dedi.

Kesinlikle daha az bilimsel bir güneş jeomühendisliği ekibi geçen yıl tepkilere yol açtı. Meksika, bir jeomühendislik girişiminin sınırları içinde kükürt dioksitle dolu hava balonları fırlatmasının ardından gelecekteki deneyleri yasakladı. Kurucu ortaklar işi aldılar ve Nevada’da kükürt dioksit gazı oluşturmak için bir otoparkta mantar ilacı kızartarak bunu tekrar denediler.

Kirletici olarak kükürt dioksit asit yağmurlarına yol açabilir. Stratosferik aerosol enjeksiyonu (SAI) adı verilen yansıtıcı parçacıkların atmosfere gönderilmesi, Antarktika’daki ozon deliğini de genişletebilir. Bunlar, uzmanların potansiyel serpintiyi daha iyi anlamadan güneş enerjisi jeomühendisliğine ilerleme konusunda endişelenmelerinin sadece birkaç nedeni.

Ve günün sonunda çevre savunucuları, güneş enerjisi jeomühendisliğinin, iklim değişikliğini gerçek anlamda kontrol altına almanın tek yolu olan daha temiz enerjiye geçiş çabalarını azaltmadığından emin olmak istiyor.

EDF’den Dilling “Sera gazı emisyonlarını mümkün olan en hızlı şekilde azaltmak, iklim değişikliğiyle başa çıkmak için hayati öneme sahiptir. Bu, EDF’nin öncelikli hedefi olarak kalmaya devam ediyor.” diyor.

Kobi’ler için yapay zekâ destekli şirket analizi!

Ekonomik, jeopolitik, toplumsal ve çevresel belirsizliklerle şekillenen küresel paradigma, ülkemizde istihdamın %70,6’sını sağlayan küçük ve orta ölçekli işletmeleri (KOBİ) derinden etkiledi. Beklenmedik olayların oluşturduğu riskleri yönetmenin yolu etkin bir dijital dönüşüm stratejisi benimsemekten geçse de, KOBİ’lerin iş modellerini 21. yüzyılın gereksinimlerine hazırlamasına engel olan durumlar ortadan kalkmadı. Yerli teknoloji ve danışmanlık şirketi SMC, kurumsallaşmak isteyen KOBİ’lerin risk ve fırsatlarla, güçlü ve zayıf yönlerini yaklaşık 20 dakika içinde keşfedebilmelerini sağlayan yapay zeka (YZ) destekli Üstat9 adlı bir ürün geliştirdi.

SMC Stratejik Yönetim Danışmanlığı Yönetim Kurulu Başkanı Lida Yanık
SMC Stratejik Yönetim Danışmanlığı Yönetim Kurulu Başkanı Lida Yanık

KOBİ’ler için dijitalleşmenin bir gizem olarak kaldığını ya da başarısız olunduğunu belirten SMC Stratejik Yönetim Danışmanlığı Yönetim Kurulu Başkanı Lida Yanık, “YZ, büyük veri, IoT, Endüstri 4.0 gibi kavramlar, iş modellerinin eksik yanlarını, güçlü yönlerini, karşılaşabileceği risk ve fırsatları bilmeyen KOBİ’ler için daha da bilinmez bir evren yaratıyor. SMC olarak tamamen yerli yatırım ve yerli yazılım ekipleri ile geliştirdiğimiz Üstat9; iş yönetimi yazılımı seçme sürecinin olmazsa olmazı olan, analiz, öneri, iyileştirme, dijitalleşme ve kurumsal sürdürülebilirlik olarak sıralanan beş adımla, KOBİ’lerin organizasyonel gelişim sürecine destek oluyor” dedi.

KOBİ’ler veriden yararlanmakta zorlanıyor

Dünya Ekonomik Forumu’nun Haziran 2023’te yayımladığı bir çalışmada, KOBİ’lerin %64’ünün iş verilerinden yararlanmayı zorlayıcı buldukları görüldü. Verilerin potansiyelinin tam anlamıyla açığa çıkarılmasının verimli ve dayanıklı olmanın ön koşulu olduğunu hatırlatan Lida Yanık, “KOBİ’lere yönelik çok sayıda ERP sistemleri, iş yönetim yazılımları var. Dijital kurumsal kaynak yönetimi çözümlerinin bir gereklilik olduğu fark edilse bile, yola nasıl çıkılacağı bilinemiyor. Tam da bu noktada şirketler için süreç analizi devreye giriyor. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin departman bazındaki riskleri kurumsallaşma yolculuklarının ilk adımında keşfetmelerine olanak tanıyan Üstat9, yapay zekanın gücüyle iş süreçlerinde riskleri belirleyip bu risklere sunduğu öneriler ile de aşılmasını kolaylaştırıyor. KOBİ’ler bu sayede organizasyonel gelişme sonrası dijitalleşirken zamanlarını daha etkin, verilerini de eksiksiz ve sürekli yönetebiliyor” diye konuştu.

20 dakikada kapsamlı analiz

Bir işletmenin, departmanın, ürünün veya iş sürecinin güçlü ve zayıf yönleri ile potansiyel risk ve fırsatlarını belirlemeyi tanımlayan risk analizinin bugüne dek elle yapıldığını dile getiren Lida Yanık, “Üstat9, iş dönüşümünün lokomotifi yapay zekayı Türkiye’de ilk kez süreç analizine entegre ediyor. KOBİ sahiplerinin analiz sorularına verdiği yanıtlar, yapay zeka tarafından değerlendiriliyor ve işletmenin güçlü, zayıf yönleri ve risklerini ortaya konarak bu risklere getirdiği öneriler ile çözümü de kendi içinde sunuyor. Üstat9, bu analiz ışığında organizasyon şemasından şirket KPI’larına, görev tanımlarından performans kriterlerine ve tüm şirket raporlama standartlarına, dijitalleşmenin temelini oluşturacak tüm süreç iyileştirme metodolojilerini yapay zekanın gücüyle tasarlıyor. Analizlere göre sunulan önerilerle işletmeler, risk ve fırsatların rehberliğinde ideal yol haritasına ulaşıyor. Süreç, ERP seçimi, süreç yönetimi ve sürdürülebilir kurumsallaşma adımlarıyla devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Apple’ın yeni yapay zeka özellikleri heyecan verici ama maliyetleri var!

Apple, 2024 Worldwide Developers Conference (WWDC) etkinliğinde “Apple Intelligence” başlığı altında yeni yapay zeka özelliklerini tanıttı. Bu yeni özellikler, kullanıcıların emojilerini özelleştirmesine ve özel görseller oluşturmasına imkan tanıyacak.

Ancak, bu yeniliklerin çevresel etkileri de dikkat çekiyor. Yapay zeka, yüksek enerji tüketimiyle bilinen bir teknolojidir ve Apple’ın bu yeni özellikleri, iklim maliyetlerini artırabilir.

Özellikle, yapay zeka tarafından oluşturulan görsellerin iklim üzerindeki olumsuz etkileri endişe yaratıyor. Büyük görüntü oluşturma modelleri, bilgiyi sıralamak veya metin oluşturmak için kullanılan diğer modellere kıyasla daha fazla enerji tüketiyor. Tek bir görüntü oluşturmanın, bir akıllı telefonu %50 kapasiteye kadar şarj etmek kadar elektrik tükettiği belirtiliyor.

Apple, bu yeni özelliklerin enerji tüketimini ve iklim maliyetlerini ne kadar etkileyeceği konusunda henüz net bir açıklama yapmış değil. Ancak, yapılan araştırmalar, yapay zeka modellerinin enerji yoğunluğunun önemli olduğunugösteriyor.

Apple’ın bu yeni özelliklerinin, şirketin ve kullanıcıların iklim hedefleriyle uyumlu olup olmadığı konusu da merak konusu. Gelişmeleri takip etmeye devam edeceğiz.

Yandex Ads Ecomm+ CMO etkinliği’nde yenilikçi reklam çözümlerini tanıttı

Yandex Ads Türkiye, e-ticaret ve dijital pazarlama sektöründen 100’den fazla temsilcinin katıldığı özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin önde gelen CMO’larıyla ve sektör temsilcileriyle e-ticaret reklam çözümlerinin geleceğinin masaya yatırıldığı etkinlikte, Yandex Ads ekibi e-ticaret reklamcılığının geleceğini belirleyecek yenilikçi teknolojiler hakkında öngörülerini paylaştı. Toplantıda Yandex Ads’in Türkiye pazarına verdiği önemin altı çizilirken, yenilikçi yaklaşımlar ve Yandex Ads Ecomm+ çözümü ile iş ortaklarını başarıya taşıyacak çözümleri sunma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Yandex Ads Uluslararası Satış Direktörü Vladimir Vodyanov, Yandex’in dünya çapında 26 bin 300 tam zamanlı çalışanıyla etkileyici iş gücünü vurgularken, şirkette toplam 10 bin developer ve mühendisin istihdam edildiğini aktardı. Türkiye ofisinde ise 10’dan fazla çalışanla güçlü bir yapıya sahip olduklarını belirten Vodyanov, “Türkiye’de şimdiye dek 250’den fazla marka ve 80 ajans ile iş birliği yaptık. Güçlü bir topluluk oluşturmak amacıyla birçok etkinlik ve workshop gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönemde de Yandex’in en yeni AdTech teknolojilerini kullanarak, Türkiye’deki varlığımızı daha da güçlendirmeyi planlıyoruz” diye konuştu.

 Yandex Ads Uluslararası Satış Direktörü Vladimir Vodyanov
Yandex Ads Uluslararası Satış Direktörü Vladimir Vodyanov

Sadece sonuçlar için ücret alınıyor

Yandex Ads Büyüyen Pazarlardan Bölge Başkanı Veronika Zueva konuşmasında, e-ticarette dönüşümleri artırmak için makine öğrenimi algoritmalarını kullanan özel çözümleri olan Yandex Ads Ecomm+’da AdTech ve Yandex Ads’in devrim niteliğindeki sonuç başına ödeme reklam modelinin gelişimini anlattı. “Eskiden ödeme yapar ve işe yaraması için dua ederdiniz- şimdi ise sonuç almak için sadece ödeme yapmanız yeterli. Biz, tıklamalar ve gösterimler için değil, sadece sonuçlar için ücret alıyoruz. Bu da bizi işinizin doğrudan bir uzantısı olarak hareket eden ilk AdTech sağlayıcısı yapıyor, yani başarınıza en az sizin kadar yatırım yapıyoruz” dedi.

Yandex Ads Büyüyen Pazarlardan Bölge Başkanı Veronika Zueva
Yandex Ads Büyüyen Pazarlardan Bölge Başkanı Veronika Zueva

Uygulanan bu yaklaşım sayesinde hem Türk e-ticaret sektörü hem de Yandex Ads Türkiye ekibi başarılı sonuçlara ulaştı. Geçen yıldan bu yana, şirketin Türkiye’deki Yandex Ads Ecomm+ çözümünden elde ettiği gelir yüzde 344 oranında artarken, aktif müşteri sayısı yüzde 123 oranında arttı. Ayrıca Yandex Navigator’da reklam fırsatlarını portföyüne ekleyen Yandex Ads Türkiye, çok yakında birçok yeni reklam ürününü Türkiye pazarına sunmayı planlıyor.

Yandex Ads Türkiye Kıdemli İş Geliştirme Müdürü Turan Yurdakul, e-ticarette yeniden hedeflemenin önemini vurgulayarak, Yandex Ads Ecomm+ ürününün son dönemde ciddi bir büyüme gerçekleştirdiğini söyledi. Yurdakul, “Performansa dayalı reklamcılık, yeniden hedefleme ile kullanıcı edinimini birleştirerek daha fazla dönüşüm, gelir, ROI ve büyüme sağlayan güçlü bir motor oluşturuyor” dedi.

Toplantıda son olarak Yandex Ads Uluslararası Reklam Arayüzleri Hizmet Başkanı Andrei Senaev, çerezsiz çözümlerin önemini vurguladı. Senaev, çerezlerin aşamalı olarak kaldırılmasıyla birlikte gelişen dijital ortamda reklam başarısını sağlamak için bu çözümlerin kritik önemde olduğunu belirtti.

Sabancı Üniversitesi Finans Kürsü Başkanı, Prof. Dr. Özgür Demirtaş da sunumuyla global ekonomik trendler hakkında görüşlerini paylaştı.

Yandex Hakkında

Yandex, makine öğrenimi ile desteklenen akıllı ürünler ve hizmetler geliştiren bir teknoloji şirketidir. Şirket, tüketicilere ve işletmelere çevrimiçi ve çevrimdışı dünyada daha iyi yol almalarında yardımcı olmayı amaçlamaktadır. 1997 yılından bu yana, dünya standartlarında yerelde ilgili aramalar ve navigasyon ürünleri sunmanın yanı sıra, mobilite, e-ticaret, çevrimiçi eğlence, bulut bilişim ve diğer pazarlara da yayılmıştır ve dünya genelinde milyonlarca tüketiciye hizmet etmektedir.

Nvidia, veri merkezi GPU pazarında %98 pazar payını yakaladı!

Yarı iletken analist firması TechInsights tarafından yapılan araştırmaya göre, Nvidia 2023 yılında veri merkezi GPU pazarında muazzam bir başarı elde etti. Firmanın gerçekleştirdiği 3,76 milyon veri merkezi GPU satışı, pazarın neredeyse tamamını, %98’ini oluşturdu. Bu rakam, Nvidia’nın sektördeki hakimiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Nvidia’nın bu başarısının ardında yatan faktörlerin başında, yenilikçi ürünler ve müşteri odaklı yaklaşım geliyor. Yıllık döngüde yeni GPU’lar sunarak teknolojiyi sürekli olarak güncelleyen Nvidia, müşteri ihtiyaçlarına hızlı ve etkili bir şekilde yanıt veriyor. Bu strateji, Nvidia’nın pazardaki liderliğini korumasını sağlıyor.

Ancak, rekabetin de giderek kızıştığı bir dönemde Nvidia’nın karşısında sert bir rekabetle karşılaşması bekleniyor. Rakip firmaların da teknoloji alanındaki ilerlemeleriyle birlikte, Nvidia’nın pazar payını korumak için sürekli olarak yeni stratejiler geliştirmesi gerekiyor.

Bu noktada, AMD’nin Nvidia’ya karşı ciddi bir rakip olduğunu belirtmek gerekir. AMD, Nvidia’nın rakibi olarak ortaya çıkan MI300 serisinin satışlarının 1 milyar dolara ulaştığını açıkladı ve bu yıl için 4 milyar dolarlık bir hedef belirledi. Ayrıca, AMD’nin gelecek yıllarda yeni GPU’larını piyasaya sürerek rekabeti kızıştırmayı planladığı biliniyor.

Nvidia’nın başarısı, yapay zeka teknolojilerinden en iyi şekilde yararlanmasıyla mümkün oldu. Yıllar boyunca sektördeki öncülüğünü koruyan Nvidia, yapay zeka ve veri analizi gibi alanlarda sunduğu çözümlerle müşterilerinin ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Bu da firmanın gelecekteki büyüme ve rekabet stratejileri açısından önemli bir avantaj sağlıyor.

Nvidia’nın pazardaki liderliği ve gelecekteki hedefleri, teknoloji dünyasında heyecan uyandırmaya devam ediyor. Firmanın gelecek dönemde nasıl bir strateji izleyeceği ve rekabet karşısında nasıl bir performans sergileyeceği, sektörün yakından takip ettiği konular arasında yer alıyor.

Tek tıkla ödeme dönemi başlıyor!

0

Türkiye’nin önde gelen ödeme platformlarından Hepsipay, alışveriş deneyimini kökten değiştirecek yeni uygulamasıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Dijital cüzdan teknolojisini bir adım öteye taşıyan uygulama sayesinde kullanıcılar, tüm kredi kartlarını güvenle saklayabilecekleri Hepsipay dijital cüzdanlarıyla karekod okutarak hızlı ve pratik bir şekilde ödeme yapabilecek.

Hepsipay ile cüzdansız ödeme başlıyor!

Muğla Akyaka’da açılan Hepsipay Kite School’da düzenlenen etkinlikle tanıtılan uygulama, Türkiye’de bir ilke imza atıyor. Yakın zamanda hayata geçmesi planlanan uygulama ile Hepsipay kullanıcıları, fiziksel kartlarını yanlarında taşıma zorunluluğu olmadan tüm kredi kartı kampanyalarından ve taksit seçeneklerinden yararlanmaya devam edebilecek.

Hepsipay Genel Müdürü Ozan Bayülgen, yaptığı açıklamada Hepsipay’i, alışveriş deneyimini hızlandıran ve kolaylaştıran bir “alışveriş arkadaşı” olarak tanımladı. Bayülgen, 16 milyon kullanıcının Hepsiburada dışındaki anlaşmalı e-ticaret sitelerinde ve 28 farklı markanın ödeme ekranında Hepsipay’in hızlı, güvenli ve kolay ödeme imkanından faydalandığını belirtti. Dijital cüzdan sayesinde kullanıcıların kart bilgisi girme, kart seçme ve 16 haneli güvenlik kodu gibi zaman alıcı adımları atlatarak alışverişlerini daha hızlı tamamlayabildiğini vurguladı.

Hepsipay, sunduğu bu yenilikçi çözümle hem tüketicilere hem de işletmelere önemli avantajlar sağlamayı hedefliyor. Bayülgen, yeni uygulamanın getirdiği kolaylıklar sayesinde işletmelerin yeni müşterilere ulaşabileceğini ve alışverişe dönüşüm oranlarını artırarak e-ticaret hacimlerini katlayabileceklerini ifade etti.

Yeni uygulamanın tanıtımı için Akyaka’da kurulan Hepsipay Kite School’un, dijital cüzdanın sunduğu hız, özgürlük ve esneklik kavramlarını yansıttığını belirten Bayülgen, “Rüzgardan ilham alarak yeni uygulamamızla müşterilerimize rüzgar hızında ve güvenli ödeme vadediyoruz. Bundan sonra müşterilerimizin hem online hem de fiziksel alışverişleri için ihtiyaç duydukları tek şey Hepsipay olacak” dedi.

Güvenliğin ön planda tutulduğu uygulamada, Hepsipay kullanıcılarının kredi kartı bilgileri banka seviyesinde güvenlik önlemleriyle korunuyor. Merkez Bankası ve ilgili düzenleyici kurumların denetiminde lisanslı bir ödeme kuruluşu olan Hepsipay, müşterilerinin kişisel ve kredi kartı bilgilerini ekstra güvenlik önlemleriyle saklıyor. Kullanıcılar şifreleme teknolojisiyle korunan dijital cüzdanlarını online platformlarda ve fiziksel mağazalarda güvenle kullanabiliyor.

Hepsipay’in Akyaka’da hizmete açtığı Kite School, kite surf tutkunlarını ağırlamaya başladı. Deneyimli eğitmenlerin rehberliğinde kite surf yapmak isteyenler için ideal bir ortam sunan okulda, 24-28 Haziran tarihleri arasında dünya şampiyonu Gianmaria Coccoluto’nun katılımıyla “Free Style Kite Kampı” düzenlenecek.

Satılık ve kiralık konut piyasasında düşüş trendi devam ediyor!

0

Rapora göre reel fiyatlardaki düşüş 11 aydır devam ediyor. Reel fiyatlardaki yıllık değişim oranı ülke genelinde yüzde -21’e, İstanbul’da yüzde -22,8’e, İzmir’de ise yüzde -20,2’ye kadar gerilemiştir. Ankara’da da düşüş görülmüş fakat yüzde -17,3 seviyesinde kalmıştır.

Reel konut fiyatında düşüş devam ediyor

2020 Mayıs’tan itibaren sürekli artan ülke genelindeki reel konut fiyat endeksinin 2023 Temmuz’dan bu yana gösterdiği düşüş 2024 Mayıs’ta da devam etmiştir (Şekil 1). Reel konut fiyat endeksi Mayıs’ta Nisan’a kıyasla 3,8 puanlık azalışla 166,2 olmuştur. Nisan’dan Mayıs’a enflasyon oranı yaklaşık yüzde 3,4 olurken Türkiye genelinde cari konut fiyat artışı aynı dönemde yüzde 1’de kalmıştır. Son aylarda cari konut fiyatları sistematik olarak enflasyonun altında kaldığından reel fiyatlar azalmaktadır.

Türkiye genelinde reel konut fiyat endeksi (2017 Eylül=100)

Reel satış fiyatında düşüş üç büyükşehirde de devam ediyor

Önceki dokuz ayda olduğu gibi konut reel satış fiyatı üç büyükşehirde Mayıs ayında da düşmüştür (Şekil 2). Nisan’dan Mayıs’a reel konut fiyatı İstanbul’da 3,9 puan, Ankara’da 3,5 puan, İzmir’de ise 3,8 puan azalmıştır. Mayıs’ta reel konut fiyat endeksi (Eylül 2017=100) İstanbul’da 162,8, Ankara’da 186,4, İzmir’de ise 173 olmuştur.

Üç büyük ilde reel satılık fiyatları (2017 Eylül=100)

Reel fiyatlarda yıllık değişim negatifte devam ediyor

Ağustos 2022’de yüzde 65,8’e ulaşan yıllık reel fiyat artışı Eylül 2022’den itibaren hızla inişe geçmiştir. Büyük depremin etkisiyle Şubat 2023’te geçici olarak yükselen yıllık reel fiyat Mart’tan itibaren yeniden azalmaya başlamış ve Mayıs 2024’te yıllık fiyat değişimi oranı Nisan 2024’e kıyasla 4,7 puan azalarak yüzde -21 ile negatif değerlerde seyrini sürdürmüştür.

Türkiye genelinde satılık konut reel fiyatlarının yıllık değişimi (%)

Cari fiyatlarda artış yavaşlıyor

Cari fiyatlardaki artış oranı İstanbul’da yüzde 1, Ankara’da yüzde 1,5, İzmir’de ise yüzde 1,2 olmuştur. Ortalama konutun m2 fiyatı Mayıs 2024 itibariyle İstanbul’da 39.455 TL, Ankara’da 21.564 TL ve İzmir’de 33.013 TL’dir.

İstanbul’da zirveye yüzde 240,9 Temmuz 2022’de ulaşıldıktan sonra düşüş başlamış ve yıllık fiyat artışı Mayıs 2024’te yüzde 35,5’e gerilemiştir. Ankara ve İzmir’de ise zirveye Eylül 2022’de ulaşılmış yüzde 205,6 ve yüzde 183,1 olmuştur. Mayıs 2024’te ise bu iki ilimizde yıllık artış oranları sırasıyla yüzde 45,1’e ve yüzde 40,1’e gerilemiştir.

Konut talebinde yavaşlama

2023 Şubat ayındaki depremden sonra çok sert bir düşüş gösteren konut talebi Temmuz’daki artıştan sonra Kasım’a kadar düşmüştür. Konut talebi Aralık’ta artış trendine geçmiş, artış Şubat ayına kadar devam etmiştir. Şubat’ta 114,2’ye yükselen talep göstergesi Mart’tan itibaren azalmaya başlamış ve Nisan’da 105,6’ya gerilemiştir. Mayıs’ta talebin yeniden yükselişe geçtiği gözlemlenmektedir. Konut talep göstergesi Mayıs’ta Nisan’a kıyasla yüzde 10,9 artarak 117,1’e yükselmiştir. Konut talebi geçen yılın Mayıs ayına kıyasla yüzde 5,2 daha düşüktür.

Talep göstergesi (2020 Şubat=100)

Reel kirada yıllık değişim negatif alanda

Türkiye genelinde enflasyondan arındırılmış reel kirada yıllık değişim oranları uzun süredir azalmaktadır. Mayıs ayından Haziran ayına istisnai artış hariç, ortalama reel kirada yıllık değişim oranı Şubat 2023’te yüzde 86,6 ile zirve yaptıktan sonra inişe geçmiştir. Şubat 2024 itibariyle yerini negatif artışlara bırakan yıllık reel kira fiyatları değişimi Mayıs ayında yüzde -14,6 oldu. Yani reel kiralar geçen yılın aynı ayına göre ortalamada yüzde 14,6 düşüktür.

Türkiye genelinde cari kira fiyatlarının yıllık değişimi Mart’tan Temmuz’a kadar düştükten sonra Ağustos’ta bir miktar yükselmişti. Ancak kira fiyatlarının yıllık değişim oranı Eylül’den itibaren düşüştedir. Nisan 2024’te yüzde 50,8 olan kira fiyatlarının yıllık değişim oranı Mayıs 2024’te yüzde 49,8’e gerilemiştir.

Kiralık konut piyasasında talebin önemli bir özelliği de mevsimsel etkiye açık olmasıdır. Nisan ve Eylül ayları arasında artan talep, izleyen aylarda azalmakta, kış aylarında ise nispeten durağan bir seyir izlemektedir. Bahar ve yaz aylarında kiralık konut talebinde ortaya çıkan bu yükselişte tayinle il değiştirenlerin ve üniversite öğrencilerinin etkili oldukları düşünülebilir. Bu nedenle talep göstergesinde değişimler yorumlanırken mevsimsel etkiler göz önünde tutulmalıdır.

Kiralık konut talep göstergesi Ağustos – Kasım arasında düşerken Aralık’tan sonra hafif tempoda artış eğilimine girmiştir. Mayıs ayında kiralık konut talep endeksi yüzde 19,7’lik güçlü bir artış göstermiştir Yıllık bazda baktığımızda ise kiralık konut talebindeki artış yüzde 3,4’tür.

Talep göstergesi (2020 Şubat=100)

sahibinden.com ve Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından hazırlanan Kiralık ve Satılık Konut Piyasası Görünümü Mayıs raporunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Endüstriyel bulut platformu Robolaunch 1,5 milyon dolar yatırım aldı!

0

Simya VC liderliğinde gerçekleşen yatırım turuna, Ford Otosan tarafından kurulan Türkiye otomotiv sanayisinin ilk girişim sermayesi şirketi olan Driventure ile Türkiye Kalkınma Fonu ve ODTÜ TEKNOKENT ortaklığıyla kurulan INVEST101’in de katılımıyla endüstriyel bulut platformu Robolaunch’a toplam 1,5 milyon dolarlık yatırım yapıldı. Robolaunch aldığı bu yatırımla; robotik çözümlerini geliştirerek ve Avrupa ve ABD pazarlarına açılmayı planlıyor.

Yerli girişim Robolaunch’un yapay zekâ, makine öğrenimi ve robotik uygulamalar için özel olarak tasarlanmış bulut tabanlı yazılım geliştirme ve dağıtım platformu, ölçeklenebilir çözümler sunarak; uygulamaların geleneksel yöntemlere kıyasla daha az maliyetle ve daha kolay bir şekilde devreye alınmasını sağlıyor.

Yeni yatırımlarla büyümeyi ve küresel alanda varlık göstermeyi hedefliyor

Robolaunch Kurucu Ortağı Hidayet Gürcan Tunç

Robolaunch Kurucu Ortağı Hidayet Gürcan Tunç, konuyla ilgili şu açıklamada bulundu: “Aldığımız yatırımla öncelikle satış ekibimizi büyütmeyi, hedef odaklı pazarlama kampanyaları düzenlemeyi, yapay zekâ ve robotik alanında uluslararası fuarlara katılarak bilinirliğimizi artırmayı planlıyoruz. Özellikle üretim ve akıllı şehir uygulamalarında Robolaunch’u sektöre entegre etmeye yönelik çalışmalarımız, bu yatırım ile birlikte yeni ve umut verici iş birliklerinin kapısını aralayacak.”  Türkiye pazarı dışında da büyümelerini sürdürmek istediklerine vurgu yapan Tunç, sözlerine şöyle devam etti: “Bu stratejiyle; yeni pazarlara erişimimizi sağlayarak, müşteri tabanımızı genişletmeyi ve global varlığımızı güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Avrupa ve ABD pazarına açılmayı önceliklendiriyoruz. Öte yandan endüstriyel bulut platformumuzu ve robotik çözümlerimizi geliştirerek araştırma ve geliştirme faaliyetlerimize de yatırım yapacağız. Bu sayede ürünlerimizin performansını ve kullanıcı deneyimini iyileştirerek müşterilerimize daha üstün bir hizmet sunmayı amaçlıyoruz.”

Girişimlerin büyüme yolculuğunda stratejik rol oynuyor

Simya VC Yönetici Ortağı Selma Bahçıvanoğlu da şunları söyledi: “Simya VC olarak ilk günden beri geleceği şekillendirecek ileri teknolojilere yatırım yapıyoruz. Bu yatırımımız da yatırım stratejimize oldukça uyum sağlıyor. Robolaunch’un teknolojisi gerçekten olağanüstü. Mevcut müşteri tabanları, bu teknolojinin kendi endüstrilerindeki gücünün önemli bir kanıtı. Robolaunch’un büyüme yolculuğunda, onları sadece maddi olarak desteklemekle kalmayıp aynı zamanda Simya ve 212’nin network’üyle müşteri erişimlerini ve pazar penetrasyonlarını genişletmede de önemli bir rol oynayacağız. Simya VC olarak inovatif çözümler üreten yerli girişimlere desteğimizi sürdüreceğiz.”

Endüstriyel alanda ilk müşterisi Ford Otosan

Driventure Genel Müdürü İlknur İlkyaz Gül, “Driventure, yenilikçi teknolojilere ve yaratıcı girişimlere yatırım yaparak geleceği şekillendirmeyi hedefliyor. Akıllı mobilite, endüstri 4.0, otomotivde müşteri deneyimi ve sürdürülebilirlik gibi projeleri destekleyerek geleceğin teknolojilerini keşfetmek için çalışıyoruz. Bu vizyonla, Endüstri 4.0 alanındaki ilk yatırımımızı Robolaunch’a yapma kararı aldık. Robolaunch’un ilk endüstriyel müşterisinin Ford Otosan olduğunu da gururla belirtmek isterim. Ford Otosan’ın Dijital Ürünler ve Servisler ekipleri, Robolaunch’ın bulut platformunu kullanarak görüntü işleme ve fabrika otomasyonu teknolojilerini geliştiriyor, süreçleri daha verimli hale getiriyor. Bu iş birliğinin başarılı sonuçları ve ekiplerimizin memnuniyeti, Robolaunch’un potansiyelini gösteriyor. Yatırımımız, Robolaunch’un teknolojilerini geliştirmesine ve kullanım alanlarını genişletmesine katkıda bulunacaktır” dedi.

Türkiye Kalkınma Fonu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu üyesi Dr. Elif Altuğ, CFA  yatırıma yönelik şunları söyledi: “Kurulduğumuz günden bugüne, Türkiye Kalkınma Fonu bünyesindeki 7 farklı fonumuz ile farklı aşamalardaki şirketlere sermaye finansmanı sağlayarak Türkiye’deki teknoloji geliştirme ekosistemini desteklemek için çalışıyoruz. Robolaunch’un gerçekleştirdiği bu tura ODTÜ Teknokent ile birlikte kurduğumuz INVEST101 Fonu kapsamında katıldık. Robolaunch’un AI ve robotik uygulamalara yönelik geliştirdiği yazılım geliştirme ve dağıtım platformu ile bu alanda önemli bir rol üstleneceği ve bu yatırım turu ile birlikte var olan müşteri portföyünü globale taşıyacağını düşünüyoruz. Türkiye Kalkınma Fonu olarak, Robolaunch’un büyümesine ve yenilikçi ürün geliştirme süreçlerine katkı sağlamaktan heyecan duyuyoruz. Yeni nesil teknolojilere yaptığımız yatırımlarla ülkemizin geleceğine katkıda bulunmaya devam edeceğiz.”

Yapay zekâ destekli mobil yatırım uygulaması!

İnfo Yatırım, yapay zekâ destekli yeni mobil yatırım uygulaması infox’u düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Yeni yatırım uygulaması infox ile piyasadaki tüm yatırım ürünleri, karşılaştırmalı veriler, piyasadan anlık haberler, yapay zekâ destekli çözümler, robotik işlem imkânları ile tek bir platformda yatırımcıların önüne geliyor ve başka uygulamalara ihtiyaç bırakmıyor. Gelişmiş temel ve teknik analiz özellikleri, detaylı grafikler ve verilerle bilgiyi güce dönüştüren infox en gelişmiş araçları sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bu araçların nasıl kullanılacağını öğretiyor, yatırımcıyı güncel gelişmeler, uzman yorumları ve analizlerle destekliyor. Yatırımcılar infox ile algoritmik işlemleri yapmaya ve arbitraj fırsatlarını robotik yöntemlerle yakalamaya imkân verirken, bunların tek bir dokunuşla kolayca yapılabilmesini sağlıyor. Ayrıca yatırımcılar Play Store ve App Store’den infox Akıllı Yatırım Uygulamasını indirerek görüntülü görüşmeyle kolayca hesap açtıktan sonra yatırımlarını yapabilecek.

 Yeni teknolojiler sermaye piyasalarını tabana yayıyor

Basın toplantısında açılış konuşmasını gerçekleştiren Hedef Holding Yönetim Kurulu Başkanı Namık Kemal Gökalp şunları söyledi: “Bugün İnfo Yatırım’ın geliştirdiği, yatırımcılarımızı yapay zekâ destekli güçlü bir dijital yatırım uygulaması ile buluşturduğumuzu ilan etmek üzere bir aradayız. infox adını verdiğimiz bu uygulama ile daha fazla bireysel yatırımcının finansal piyasalara erişmesini, kolayca ve güvenli biçimde yatırım yapabilmesini, birikimlerini verilere dayalı olarak en rasyonel biçimde değerlendirebilmesini istiyoruz. Kısaca yeni teknolojilerle yatırım alanının ve sermaye piyasalarının tabana yayılmasına katkıda bulunmak istiyoruz. Türkiye’nin yatırım ve girişimcilik ekosistemi Hedef Holding olarak tüm bu alanlarda faaliyet gösteren şirketlerimizle, hedeflerinin peşinden cesaretle koşanların yanında olmaya devam edeceğiz.”

Sermaye piyasalarındaki rekabette fark yaratan en önemli faktörlerin bilgi ve teknoloji olduğunu belirten İnfo Yatırım Genel Müdürü Tarkan Akgül ise şunları söyledi: “İnfo Yatırım olarak teknoloji yatırımlarına çok önem veriyor, yatırımcılarımızı en gelişmiş dijital teknolojilerle desteklemek için öncü olmaya devam ediyoruz. Şimdi ise sermaye piyasalarında birikimlerini değerlendirmek, birikimlere doğru yön vermek için gereken finansal ve yatırım okur yazarlığı, dijital yetkinlikler, tüm yatırım araçlarına tek bir platformdan erişim, temel ve teknik analizler, uzman görüşleri, gerçek zamanlı piyasa verileri gibi bir yatırımcının ihtiyacı olan tüm bilgi ve yetenekleri bir arada bulunduran uygulamamızı tüm yatırımcıların hizmetine sunuyoruz.”

infox’un her seviyeden amatör ve profesyonel kullanıcılara hitap eden bir uygulama olarak yatırımcıların hizmetinde olduğunu belirten Akgül, şu anda tüm kullanıcıların uygulamayı indirip, hesap açabileceklerini ve hemen kullanmaya başlayabileceklerini de sözlerine ekledi.

infox uygulamasının öne çıkan özellikleri hakkında konuşan İnfo Yatırım Dijital Pazarlama Direktörü Barbaros Kınay, “Yeni yatırım uygulamamıza infox ismini verdik. İnfo Yatırım’ın bilgi anlamına gelen ‘info’su ile burnu daima iyi koku alan ve her zaman fırsatların peşinden koşan tilki anlamına gelen fox’un birleşiminden oluşuyor. Yayına aldığımız infox’un en önemli özelliklerinden de bahsetmek istiyorum. infox’ta yapay zekâ destekli teknik ve temel analiz seçeneği var. En kullanışlı listeleme modelleri ile yurtiçi ve yurtdışı piyasaları için listeler oluşturup, takip edebileceksiniz. Gündem menüsü ile en son ekonomik ve şirket haberlerine, halka arzların detaylarına ve ekonomik takvime ulaşabilecek, arbitraj robotları, algoritma robotları ve portföy optimizasyonu ile işlem yapabileceksiniz” dedi.

Gelişmeye devam edecek

İnfo Yatırım Ürün Geliştirme Direktörü Elçin İnan Ballı ise açıklamasında şunları söyledi: “İnfox ile birlikte İnfo Yatırım’ın dijital şubesini de hayata geçirmiş oluyoruz. Yepyeni bir teknoloji ve altyapı ile uygulamamızı kullanıcılarla buluşturuyoruz. Uygulama sermaye piyasalarında işlem yapılan bir uygulama olmanın ötesinde tüm finansal işlemlerin tek uygulamada yapılabildiği bir uygulama olma yolunda adım adım ilerleyecek. Ürün hayatına başladığı günden itibaren gelişmeye devam edecek. Her yeni güncelleme ile yeni piyasalarda işlem yapma şansı, Türkiye’de ilk kez yapılacak bir sadakat uygulaması ve uçtan uca deneyim sunan bir uygulamaya dönüşecek.”

Elektrik depolayan beton: evlerimiz dev piller mi olacak?

Araştırmacı Damian Stefaniuk’un liderliğindeki bir ekip, elektriği depolayan yeni bir beton geliştirerek tüm evleri devasa pillere dönüştürebileceklerini iddia ediyor. Bu teknoloji, MIT’deki araştırmacılar tarafından bulunan enerjiyi değiştirilmiş bir betonun içinde depolama yöntemiyle mümkün hale geliyor.

MIT araştırmacıları, su, çimento ve araba lastiklerinin üretiminde kullanılan karbon siyahı karışımını süper kapasitörlere dönüştürerek uzun vadeli enerji depolama sorununa çözüm arıyorlar. Süper kapasitörler, lityum iyon pillerle kıyaslandığında uzun vadeli depolama konusunda dezavantajlı olsalar da, çok hızlı bir şekilde şarj edilip boşaltılabiliyorlar.

Stefaniuk ve ekibi, bu teknolojinin yenilenebilir enerji depolama için cazip bir seçenek olabileceğine inanıyor. Yeni malzeme, gün içinde dalgalanan yeşil enerji üretimini dengeleyerek elektrik şebekesindeki baskıyı azaltabilir.

Şu anda, süper kapasitörlerin yalnızca küçük miktarlarda enerji depolayabildiği ve hala geliştirilmesi gereken bazı engellerin bulunduğu belirtiliyor. Ancak Stefaniuk, ölçek büyütüldüğünde bu teknolojinin bir konutun günlük enerji ihtiyacını karşılayabileceğine inanıyor.

Ekip, bu yenilikçi betonun bir yapı malzemesi olarak kullanılmasının yanı sıra, enerji depolayan duvarlar, temeller ve sütunlar gibi yapı elemanlarını destekleyebileceğini öne sürüyor. Bu gelişme, arabaları kablosuz olarak hızlı bir şekilde şarj edebilen yollar gibi benzer potansiyel uygulamaları da beraberinde getirebilir.

Bu teknolojinin gelecekte enerji depolama alanında önemli bir rol oynaması beklenirkenşu anda hala geliştirme aşamasında olduğu ve daha fazla araştırma ve geliştirme gerektiği belirtiliyor.

Eleştirmenler YouTube etkisinin araştırılmasını istiyor!

Bir mektupta Amerikan Ekonomik Özgürlükler Projesi, Talep İlerlemesi ve diğer dokuz grup, Salı günü Adalet Bakanlığı rekabet şefi Jonathan Kanter’a, YouTube platformunun kablolu yayın ve yayın hizmetlerine rakip olarak büyümesi ve ABD’de satılan akıllı telefon ve TV’lere ön kurulumuyla ilgili endişelerini dile getirdi.

Gruplar, düzenleyici kuruma ABD’deki en iyi yayın hizmetleri arasında yer alan ve Google’ın halihazırda internet arama pazarına hakim olan çevrimiçi reklamcılık teknolojisinde lider YouTube’u araştırması çağrısında bulundu.

Gruplar, “YouTube’un, rakiplerini dışlamak, müşterileri kilitlemek ve paket hizmetlerin satın alınmasını zorlamak için çok sayıda pazardaki hakimiyetini kullanma konusunda on yıllık bir geçmişi var.” diye yazdı.

Gruplar, şirketin abonelik yayın hizmeti olan YouTube TV‘nin büyümesinin Google’ın “oturma odası hakimiyeti olasılığını” artırdığını söyledi. Bir YouTube sözcüsü, “İzleyecek bir şey arayan herkes bu alanın çok rekabetçi olduğunu görebilir.” dedi ve şirketin hem Netflix ve Disney+ gibi yayın hizmetleriyle hem de Meta’nın Instagram ve TikTok gibi diğer video platformlarıyla rekabet halinde olduğunu ekledi.

Nisan ayında Alphabet, YouTube’un üç aylık reklam gelirinin geçen yılın aynı dönemine göre %21 artışla 8 milyar dolardan fazla olduğunu bildirdi. Google yöneticisi Philipp Schindler, izleyici analiz firması Nielsen’in verilerine dayanarak platformun bir yıldan fazla bir süredir ABD’de en çok izlenen yayın hizmeti olduğunu söyledi.

Google halihazırda Adalet Bakanlığı ve çeşitli eyaletler tarafından açılan iki antitröst davasıyla mücadele ediyor. Biri şirketin çevrimiçi arama pazarını tekeline aldığını, diğeri ise dijital reklam teknolojisi pazarına hakim olduğunu iddia ediyor.

Google, başarılarının yasal yollardan geldiğini söyleyerek her iki davaya da karşı çıktı. Savunucu gruplara göre YouTube, “Google’ın tekelini destekleyen taburenin üçüncü ayağı.”.

American Economic Liberties Project’te avukat olan Lee Hepner, grupların YouTube konusundaki endişelerini arama davasında itiraz edilen davranışlarla karşılaştırdı. Bu davada antitröst yetkilileri, akıllı telefon üreticileriyle yapılan milyarlarca dolarlık gelir paylaşım anlaşmalarının Google’ın çevrimiçi arama hakimiyetini sürdürmesine olanak tanıdığını iddia etti.

Hepner, “Google TV, esasen Google’ın kendi akış hizmeti için bir dağıtım sistemi değilse nedir?” dedi.

Büyük teknoloji şirketlerine yönelik antitröst endişeleri, Donald Trump yönetiminde Google ve Facebook’un ana şirketi Meta Platforms’a karşı açılan davalarla yönetimlerden geçti.

Başkan Joe Biden’ın antitröst yetkilileri ise Google’a karşı ikinci bir dava ve Amazon.com ile Apple’a karşı davalar açtı.

Apple hisseleri yapay zeka tanıtımının ardından rekor kırdı!

Apple, yeni yapay zeka özelliklerinin duyurulduğu WWDC 2024 etkinliğinin hemen ardından hisselerinde önemli bir yükseliş yaşadı. Salı günü piyasa kapanışında, Apple hisseleri bir günde yüzde 7’den fazla artarak rekor bir seviyeye ulaştı.

Bu yükseliş, Apple’ın birinci sınıf tüketici cihazlarının zayıf satışlarıyla boğuştuğu bir dönemde geldi ve şirketin bu yıl S&P 500 endeksine göre düşük performans sergilemesinin ardından hisse senedi için bir nefes alma vesilesi oldu.

Apple’ın piyasa değeri, mevcut hisse senedi fiyatı olan 207 doları koruduğu takdirde 200 milyar dolar daha artabilir. Şu anda 3,18 trilyon dolarlık piyasa değeriyle dünyanın en değerli şirketi konumunda olan Microsoft’un piyasa değeri ise Apple’ın gerisinde kalmaktadır.

WWDC 2024 etkinliğinde, Apple geniş yelpazedeki sorguları yanıtlayabilen ve önceki versiyonlara göre daha karmaşık görevleri yerine getirebilen geliştirilmiş bir Siri sanal asistanını duyurdu. Ayrıca, iPhone’lar, iPad’ler ve Mac bilgisayarlar için en son işletim sistemleriyle birlikte gönderilecek uygulamaları ve çeşitli yapay zeka özelliklerini tanıttı.

Gartner analisti Tuong NguyenApple’ın platformunu ve cihazlarını geliştirmek için yatırım yaptığını belirterek, “Apple, bir sonraki bilgi işlem, arayüz ve deneyim çağını mümkün kılmak için ileriye dönük adımlar atmaya devam ediyor” dedi.

Apple’ın geliştirilen yapay zeka özellikleri ve WWDC 2024 etkinliğinde duyurulan yenilikler, analistler tarafından yeni iPhone serisinin tanıtılmasıyla birlikte şirketin satışlarını artırabileceği öngörüsünü destekliyor. En az 13 analist, etkinlik sonrasında Apple hisselerine ilişkin fiyat hedeflerini yükseltirken, şirketin gelecek dönemde daha da güçlenebileceğini belirtiyor.


Elon Musk, OpenAI’a açtığı davayı geri çekti!

Elon Musk, yapay zeka alanında önemli bir rol oynayan şirketlerden biri olan OpenAI’a karşı açtığı davadan vazgeçti. Ancak bu karar, şirketle arasındaki gerilimin sona erdiği anlamına gelmiyor.Musk’ın OpenAI’a karşı açtığı dava, şirketin kurucu üyeleriyle arasında imzalanan anlaşmanın ihlal edildiğini iddia ediyordu. Musk, bu üyelerin şirketi kar amacı gütmeyen bir kuruluş haline getirmeyi ve teknolojisini açık kaynak olarak tutmayı taahhüt ettiğini belirtmişti. Ancak Microsoft’un OpenAI’ı yatırım yapması sonrasında, şirketin kapalı kaynaklı bir yan kuruluşa dönüştüğünü öne sürmüştü.

OpenAI ise iddiaları reddetmiş ve şirketin misyonunun insanlığa fayda sağlayacak yapay zeka teknolojileri geliştirmek olduğunu vurgulamıştı. Şirket, herhangi bir sözleşmenin ihlal edilmediğini ve kurucu üyeler arasında böyle bir taahhüt bulunmadığını belirtmişti.

Musk’ın davayı geri çekme kararı, yargıcın OpenAI’ın davayı reddetme talebini inceleyeceği ön duruşmadan bir gün önce geldi. Ancak bu durum, Musk’ın OpenAI’a karşı olan rekabetçi duruşunu zayıflatmıyor. Musk, kendi yapay zeka şirketi xAI’ı kurarak, bu alandaki rekabeti artırmayı hedefliyor. xAI, Grok adlı sohbet robotunu bünyesine katarak önemli bir finansman sağlamıştı.

Öte yandan, Elon Musk, Apple’ın OpenAI’ın teknolojilerini iOS 18’e entegre etmesinin ardından iPhone’ları şirketinden yasaklayabileceğini açıkladı. Bu, teknoloji dünyasında büyük yankı uyandıran bir hamle olabilir.

Şimdilik Elon Musk’ın OpenAI’a karşı açtığı dava geride kalmış gibi görünse de, ilerleyen süreçte yeniden gündeme gelebileceği ve şirketler arasındaki rekabetin devam edeceği tahmin ediliyor.

AB’den Çinli elektrikli araçlara yüzde 38 ek vergi şoku!

Avrupa KomisyonuÇin’den ithal edilen elektrikli araçlara yüzde 38’e varan ek gümrük vergileri getirildiğini duyurdu. Mevcut yüzde 10’luk gümrük vergisinin üzerine uygulanacak olan bu ek vergiler, önümüzdeki aydan itibaren geçerli olacak. Bu karar, AB’nin Çin menşeli elektrikli araçlara yönelik haksız devlet sübvansiyonları iddialarınailişkin dokuz aylık bir soruşturmanın ardından alındı.

Komisyonun yaptığı açıklamaya göre, Çinli elektrikli araç üreticileri haksız sübvansiyonlardan büyük ölçüde yararlanarak fiyat avantajı elde ediyor ve bu durum AB endüstrisine zarar veriyor. Yeni düzenlemeyle, Çinli markalara uygulanacak vergi oranları değişiklik gösterecek ve yüzde 38’e kadar çıkabilecekBYD yüzde 17,4Geely yüzde 20SAIC yüzde 38,1, soruşturmada işbirliği yapan diğer BEV üreticileri yüzde 21 ve işbirliği yapmayan diğer BEV üreticileri yüzde 38,1 oranında ek vergiyle karşı karşıya kalacak.

Türkiye’nin durumu belirsiz

AB’nin bu kararının Türkiye’ye de etkileri olabilirTürkiye’nin AB ile olan Gümrük Birliği anlaşması ve uyumluluğu kapsamında bu oranları uygulaması olası gözüküyor. Ancak, yetkililerden bu konuda henüz bir açıklama gelmedi. Eğer Türkiye bu oranları uygulamazsa, mevcut yüzde 40 ek gümrük vergisinin üzerine bu oranlar eklenebilir.

AB Başkan Yardımcısı Margaritis Schinas, soruşturmanın geçici sonuçlarının haksız sübvansiyondan kaynaklandığını belirtti. Komisyon, Çin elektrikli araçlarının önümüzdeki yıl AB’de yüzde 15’lik bir pazar payına sahip olmasını bekliyor. Ayrıca, Çin yapımı elektrikli araçların fiyatlarının AB yapımı modellere kıyasla genellikle yüzde 20 daha düşük olduğunu vurguladı.

Birçok AB otomobil üreticisi, Çin’in bu karara misilleme yapabileceği ve hatta AB otomobillerini kendi pazarından men edebileceği endişesini taşıyor. Bazı AB ülkeleri ise yeni karara karşı çıkmakta. Komisyonun gümrük vergilerine ilişkin kararını bozmak için en az 11 hükümetin karşı çıkması gerekiyor.

Yeni vergilerin uygulanmasıyla birlikte, AB’nin yılda 2 milyar Avro ek gelir elde etmesi bekleniyor. Gümrük vergileri, Dünya Ticaret Örgütü kuralları doğrultusunda önümüzdeki aydan itibaren geçici olarak uygulanacak ve Çin’in bu vergilere itiraz etmek için dört hafta süresi bulunuyor.

iOS 18 ile iPhone’larda yavaş şarj uyarısı geliyor!

Apple’ın en son işletim sistemi güncellemesi iOS 18’in beta sürümünü yükleyen kullanıcılar, Apple’ın henüz resmi olarak açıklamadığı yenilikleri keşfetmeye devam ediyor. Bu yeniliklerden biri de iPhone’un yavaş şarj aletiyle şarj edildiğinde kullanıcıyı uyaracak olması.

iOS 18 güncellemesi, iPhone pil sağlığı ve şarj ayarlarında birkaç önemli değişiklik içeriyor. Özellikle iPhone 15 kullanıcıları için daha fazla şarj sınırı ayarı ekleyen Apple, şarj süreciyle ilgili daha fazla kontrol ve bilgi sunmayı hedefliyor. Ancak, kullanıcıların ilgisini çeken en önemli yeniliklerden biri, telefonun yavaş şarj aletiyle şarj edildiğinde kullanıcıyı haberdar eden yeni özellik.

iOS 18 ile birlikte, Ayarlar menüsünün Pil bölümüne, iPhone’un yavaş şarj cihazıyla şarj edilip edilmediğini gösteren bir özellik eklendi. Kullanıcılar, 5W kablosuz şarj cihazıyla şarj ettikten sonra yavaş şarj bildirimi aldıklarını belirtiyor. Yavaş şarj süreleri, Pil ayarlarında son 24 saat veya son 10 gün içindeki pil kullanımı ve şarjı gösteren bölümde turuncu bir çubukla gösteriliyor. Bu sayede kullanıcılar, hangi dönemlerde yavaş şarj yaşadıklarını kolayca görebiliyor.

Hangi şarj hızının “yavaş şarj” olarak kabul edildiği belirsiz

Şu an itibariyle hangi şarj hızının “Yavaş Şarj Cihazı” mesajını tetiklediği tam olarak belli değil. Apple, iOS 18’in final sürümünü yayınladığında büyük olasılıkla bu değişiklik hakkında daha fazla bilgi içeren bir yazı yayınlayacak. Kullanıcıların bu özelliği nasıl daha verimli kullanabilecekleri ve hangi durumlarda yavaş şarj uyarısı alacakları konusunda daha fazla bilgiye sahip olmaları bekleniyor.

iOS 18 ile gelen bu yeni özellik, kullanıcıların pil sağlığını korumalarına ve şarj süreçlerini daha iyi yönetmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor. Apple’ın bu tür yeniliklerle kullanıcı deneyimini geliştirmeye devam etmesi, iPhone kullanıcılarının cihazlarını daha verimli kullanmalarını sağlayacak. iOS 18’in final sürümüyle birlikte daha fazla detayın ortaya çıkması bekleniyor.

Tesla’nın insansı robotu Optimus, otonom çalışmaya başladı!

Tesla, insansı robotu Optimus’ta önemli bir kilometre taşına daha ulaştı. Şirket tarafından yapılan son güncellemede, Optimus’un artık otonom olarak fabrikada çalışmaya başladığı duyuruldu. Tesla, kısa bir süre önce CEO Elon Musk‘ın liderliğinde şirketin 2018’den bu yana elde ettiği kilometre taşlarının bir listesini sundu. Bu liste, 2024 Yıllık Hissedarlar Toplantısı’nda Elon Musk’ın 56 milyar dolarlık 2018 CEO Performans Ödülü’nün onaylanması için hissedarları oy kullanmaya teşvik etme çabalarının bir parçası olarak yayınlandı. Ancak bu duyuruda dikkat çeken en önemli gelişme, Optimus’un otonom olarak fabrikada çalışmaya başlaması oldu.

Tesla’nın X platformunda yayınladığı gönderide, “Fabrikada otonom olarak görev yapan iki Optimus robotu konuşlandırıldı,” ifadeleri kullanıldı. Şirket, son iki yılda Optimus üzerinde üç büyük tasarım revizyonu ve robotun ellerinde dört revizyon gerçekleştirdi. Ayrıca, Optimus artık Tesla’nın ofis ve laboratuvarlarında da günlük olarak otonom bir şekilde geziniyor.

Bu duyuru, Elon Musk ve Tesla’nın 2018 yılında üzerinde anlaşılan 56 milyar dolarlık tazminat paketini onaylatmaçabalarının yoğunlaştığı bir döneme denk geldi. Musk, belirlenen tüm hedeflere ulaşmış olmasına rağmen, bu paketinin onaylanması süreci bir krize dönüşmüş durumda. Ancak bu krizin olumlu yanlarından biri, Optimus’un artık fabrikada otonom olarak çalışmaya başlaması oldu.

Tesla, Optimus’un gelişimi hakkında daha fazla detay vermese de, bu otonom çalışma iddiasının önceki yayınlanan videolara mı yoksa mevcut fiili duruma mı atıf yaptığını netleştirmedi. Ancak her durumda, 2021 yılında duyurulan Optimus’un gelişimi büyük takdir topluyor. Özellikle geçen yıl tanıtılan Optimus 2 ile robotun işlevselliği önemli ölçüde arttı.

Elon Musk, ilk çeyrek raporu sırasında Optimus’un yıl içinde sınırlı üretime geçebileceğini ve 2025’te satışa çıkabileceğini belirtmişti. Musk, genelde bu tür tarihler konusunda iyimser olsa da, sınırlı bir satışın mümkün olabileceği düşünülüyor. Son olarak, Musk bu yıl içinde Optimus’un ellerinde bir revizyon daha yapılacağını ve robotun 22 serbestlik derecesine sahip ellerle donatılacağını açıkladı. Bu, Optimus’a neredeyse bir insanla aynı yeterlilikte görevleri yerine getirebilecek bir esneklik kazandıracak.

Tesla’nın Optimus robotu ile ilgili bu yeni gelişme, robotik ve yapay zeka alanında atılan önemli adımlardan biri olarak dikkat çekiyor.