40 Fransız müzesi siber saldırıya uğradı: Olimpiyatlar tehlikede mi?

Le Parisien gazetesinin haberine göre, siber suçlular Fransa’daki müzelerin veri sistemlerine fidye yazılımı kullanarak saldırı düzenledi. Bu saldırı sonucu tam 40 müzenin verileri şifrelendi ve bilgisayar, sunucu ve ağlardaki bilgiler okunamaz hale geldi. Siber suçlular, bu bilgileri geri vermek için fidye talep etti. Özellikle 2024 Paris Olimpiyatları’nın yapıldığı Büyük Saray (Grand Palais) da bu saldırılardan etkilendi.

Grand Palais’ın güvenlik ihlali

Saldırı, Grand Palais Müzesi’nde görevli bir güvenlik uzmanı tarafından fark edildi. Grand Palais, Paris Olimpiyatları’nda eskrim ve dövüş sanatları gibi etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam edecek. Saldırı sonrasında Grand Palais’ın sunucularına erişim kesildi, ancak müzenin günlük operasyonları etkilenmedi. Louvre, Versailles, Orsay ve Picasso müzeleri de bu saldırılardan nasibini aldı.

Olimpiyatlar güvende

Fransa Ulusal Bilgi Sistemleri Güvenlik Ajansı (ANSSI), bu siber saldırının mevcut Olimpiyatlar ve ardından gelecek Paralimpik Oyunlar üzerinde bir etkisi olmadığını belirtti. Yani, şimdilik oyunlar güvenli bir şekilde devam edecek gibi görünüyor. Ancak bu, saldırının ciddiyetini azaltmıyor.

Siber güvenliğin önemi

Siber fidye yazılımı saldırıları, siber güvenliğin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Kendi ülkemizde de kültürel mirasımızı koruyan müzelerin dijital altyapıları, gelecekte bu tür olayların önüne geçmek için mutlaka güçlendirilmesi gerekiyor.

Zoom’dan yeni rakip: Zoom Docs

Zoom, video konferans dünyasındaki hakimiyetini kelime işlemci pazarına taşıyor. Şirket, yeni aracı Zoom Docs‘u tanıttı ve Google Dokümanlar ile Microsoft Word gibi köklü rakiplerine meydan okudu. Zoom’un resmi blogunda yapılan duyuruya göre, Zoom Docs, hem ücretsiz hem de ücretli abonelere sunulacak ve toplantı verimliliğini artırmayı hedefleyecek.

Zoom Docs’un sunduğu özellikler ve kullanım alanları oldukça dikkat çekici. Ücretsiz kullanıcılar, AI Companionözelliğinden yararlanmadan 10 paylaşılan belge ve sınırsız kişisel belge oluşturabilecek. Ücretli Zoom Workplace planlarına sahip kullanıcılar ise AI Companion’a erişim sağlayarak herhangi bir paylaşılan belge sınırına takılmadan çalışabilecek. Zoom Docs, kullanıcıların meslektaşlarını yorum ekleyerek belgelerde etiketlemelerine, görseller, tablolar ve madde blokları eklemelerine olanak tanıyacak.

Zoom’un Baş Ürün Sorumlusu Smita Hashim, “Zoom Docs, yerleşik yapay zeka ile ilk Zoom Workplace ürünümüzdür; Zoom Meetings’ten gelen bilgileri sorunsuz bir şekilde eyleme dönüştürülebilir belgeler ve bilgi tabanlarına dönüştürerek ekiplerin anlamlı işlere odaklanmasını sağlar” dedi. Hashim, AI Companion’ın kullanıcıları her adımda desteklediğini ve Zoom Docs’un Zoom Workplace ücretli lisanslarıyla ek bir maliyet olmaksızın sunulduğunu vurguladı.

Zoom Docs, toplantı özetleri oluşturma ve ortak düzenlemeyi kolaylaştırmak için tasarlandı. AI Companion, metni uzatma veya kısaltma gibi çeşitli seçenekler sunarken, belgenin tonunu belirli bir kitleye uygun hale getirme yeteneğine de sahip. Ayrıca, dil bilgisi hatalarını yakalayarak metni dokuz farklı dile çevirme özelliği de mevcut. Ancak, AI Companion’ın bazı bölgelerde sınırlı yeteneklere sahip olabileceği belirtiliyor.

Roblox Türkiye’den erişime engellendi

1

Bugün, popüler oyun platformu Roblox‘un Türkiye’den erişimi engellendiInstagram‘dan sonra, şimdi de Roblox.com‘a erişim sınırlandırıldı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yapılan açıklamaya göre, engelleme Adana 6. Sulh Ceza Hakimliği‘nin 07/08/2024 tarihli ve 2024/5282 D. İş sayılı kararı ile gerçekleştirilmiş.

Bu gelişmenin ardından, Roblox’un daha önce gündeme gelen önemli bir özelliği tekrar dikkat çekiyor. IKEA24 Haziran tarihinde Roblox üzerinde sanal bir mağaza açarak büyük bir yeniliğe imza atmıştı. ‘The Co-Worker Game‘ adlı sanal mağazada, gerçek maaş ödemesi yaparak 10 kişilik bir iş gücü oluşturacağını açıklayan IKEA, bu girişimiyle dikkatleri üzerine çekmişti. Ancak, pozisyonlar yalnızca Birleşik Krallık ve İrlanda Cumhuriyeti‘nde yaşayan 18 yaş ve üzeri kişiler için geçerliydi.

IKEA, bu projeyle “Roblox’ta ücretli çalışma imkanı sunan ilk marka” olduklarını vurguladı. Şirketin açıklamasında, “IKEA’da kariyer gelişimi için belirlenmiş tek bir yol yoktur. Çalışma arkadaşlarımız hem oyunda hem de gerçek dünyada rollerini değiştirebilir, departman değiştirebilir veya istedikleri yönde kendilerini geliştirebilir. IKEA’da öğrenmenin ve büyümenin pek çok yolu vardır ve platformdaki IKEA’nın amacı da budur,” denildi. Bu adım, birçok şirkete örnek teşkil edebilir.

Roblox’un Türkiye’den erişiminin engellenmesiyle ilgili detaylı bilgi henüz paylaşılmadı.

Elon Musk’ın süper bilgisayarı korkutuyor!

Haziran ayında duyurulan bu hesaplama fabrikası, xAI’ın gerçekleştirdiği AI eğitimlerini kendi süper bilgisayarında yapmasını sağlayacak ve X ile Tesla sunucularına olan bağımlılığı azaltacak.

Güney Çevresel Hukuk Merkezi (SELC) adlı bir sivil toplum kuruluşu, Tennessee Vadisi İdaresi’ne (TVA) yazdığı mektupta, süper bilgisayar tesisinin topluma zarar verebileceğinden endişeli olduklarını belirtti. Grup, xAI tesisinin 2024 sonuna kadar 150 megavat güç talep edeceğini, bu miktarla 100.000 evin elektrik ihtiyacının karşılanabileceğini belirtiyor.

SELC, TVA ve Memphis Light, Gas & Water (MLGW) yetkililerini xAIe güç sağlama konusunu yeniden değerlendirmeye; bu talebi reddetmeye çağırıyor. Elektrik sağlayıcının mevcut altyapısının xAI’in taleplerini karşılamada yetersiz olabileceğinden endişeleniyorlar.

Grup, TVA’nın Memphis bölgesindeki elektrik şebekesiyle ilgili bir güvenilirlik sorunu tespit ettiğini ve bu sorunun, xAI’in şehirdeki tesis planlarından çok önce fark edildiğini belirtiyor. Ayrıca, kış fırtınası sırasında yaşanan elektrik kesintilerine dikkat çekiyorlar.

Elon Musk xAI

SELC, MLGW’nin xAI’e hizmet verecek altyapı yatırımları için gerekli onayları alıp almadığını sorguluyor. Ayrıca, MLGW abonelerinin xAI için yapılan milyarlarca dolarlık altyapı yatırımlarını sübvanse etmek zorunda kalıp kalmayacakları konusunda endişe taşıyorlar.

xAI’in planladığı süper bilgisayar, Memphis’in güneyinde 750.000 metrekarelik bir alanda yer alacak ve yüz binlerce Nvidia GPU’suna ev sahipliği yapacak. Elon Musk, xAI’in donanım kümesi üzerinde yapılan çalışmaları yerinde incelemek üzere Memphis’e kısa süre önce geldi. Yakın gelecekte, bölge sakinlerinin endişeleri gidermeye ve yatırımının hedeflerinin daha iyi anlaşılmasına yönelik adımlar atması bekleniyor.

Bilişim 500 şirketleri 716 milyar TL ciroya ulaştı

0

Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de bilişim sektörü her geçen yıl hızla büyümeye devam ediyor. Kısa süre önce yayınlanan bir araştırmaya göre ülkemizde faaliyet gösteren ilk 500 bilişim firmasının ; 2023 yılında toplam geliri 716 milyar TL’ye ulaşarak bir önceki yıla kıyasla %93’lük bir büyüme gerçekleştirdi.  En yüksek büyüme gösteren ilk 5 şirketin ortalama büyümesinin %680 olarak gerçekleşmesi dikkat çekici.

BTHaber tarafından ‘Evren boşlukları sevmez’ mottosu ile bu yıl 25.’si gerçekleştirilen “Bilişim 500 – İLK BEŞYÜZ BİLİŞİM ŞİRKETİ Araştırması” sonuçlarına göre bilişim sektörün zirvesinde ciro bakımından bu yıl da Turkcell yer aldı. Türkiye’nin en büyük 10 bilişim firması; Turkcell, Türk Telekom, Vodafone, Indeks Bilgisayar, Teknosa, Arena, Bilkom Bilişim, Penta Teknoloji, Ingram Micro, Koç Sistem olarak sıralandı.

Dr. Ömer Fatih Sayan: Son 10 yılda hızla büyüyen bir ekosistem oluşturduk

Araştırma sonuçlarının duyurulduğu etkinliğe katılan T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan “Türk bilişim sektörü dijitalleşmenin kaldıraç etkisiyle tarımdan sağlığa, enerjiden üretime kadar birçok sektörü etkileyen, lokomotif bir güç haline geldi. Özellikle yazılım ve bilişim sektöründe son 10 yılda hızla büyüyen bir ekosistem oluşturduk. 2025 yılına kadar 100 bin ek istihdam ve 10 milyar dolarlık ihracat potansiyelimiz var” dedi ve ekledi: “Bu süreçte, yerli ve milli teknolojilere daha fazla önem vermeliyiz. ULAK baz istasyonlarıyla başladığımız bu yolculukta, 5G’ye yüzde 100 yerli ve milli oranla geçmeyi hedefliyoruz. Yerli teknolojilere yatırım yaparak, ülkemizin sürdürülebilir refahına katkı sağlamalıyız”

Bilişim firmalarının yapay zekâ gelirleri önceki yıla göre yüzde 185 büyüdü

 Şirketlerin ciro bilgilerine göre genel ve kendi kulvarında sıralandığı araştırmaya, bu yıl 74 yeni şirket dahil oldu. 2023 yılında sıralamaya giren şirketlerin toplam geliri, 2022 yılına göre yüzde 93 büyüyerek 716 milyar TL’ye ulaştı. 30 milyar USD karşılığı olan bu rakam, dolar bazında da yüzde 30’un üzerinde bir büyüme olarak kaydedildi.

Araştırma sonuçları; pazar dinamikleri, teknolojiler ve çözümlerin değişip geliştiği gündemde yapay zekâya yapılan yatırımın da önemli bir ivme gösterdiğini ortaya koydu. İlk 500 bilişim firmasının yapay zekâ gelirleri, bir önceki yıla göre yüzde 185 büyüdü.

 Araştırma sonuçlarına göre; sıralamaya giren şirketlerin 140 tanesi yüzde 100’ün üzerinde büyüme gösterdi. En yüksek büyüme gösteren ilk 5 şirketin ortalama büyümesi yüzde 680 olarak kaydedilirken, en yüksek büyümeyi yüzde 1.468 ile Prime Teknoloji şirketi gerçekleştirdi.

Büyüme hızı önemli ama daha gidilecek çok yolumuz var!

İlgili araştırma, hem sektörün nabzını tutması hem de içerdiği veriler açısından son derece önemli. Geçtiğimiz aylarda yayınlanan TÜBİSAD raporuna göre de Türkiye Bilgi ve İletişim Teknolojileri sektörü 2023’te ciddi bir ivme yakalayarak yüzde 83 oranında büyüme kaydetmişti. Yani özetle ülkemizdeki bilişim sektörü kararlı adımlarla büyümeye devam ediyor.

Bununla birlikte, sadece ABD’li 5 büyük teknoloji devinin (Microsoft, Google, Meta, Amazon ve Apple) bile 2023 yılında toplam 1,6 trilyon dolar gelir ve 326 milyar dolar net kâr açıkladıkları düşünülürse (ülkemizdeki 500 BT firması toplam 30 milyar dolar ciro yapmış) ve tüm dünyada toplam küresel BT harcamalarının 2024 yılında yüzde 8 artarak 5 trilyon dolara ulaşacağı düşünüldüğünde gidilecek çok yolumuz olduğu açık.

Microsoft güvenlik çalışmalarını ön plana alacak!

0

Microsoft, yıllardır devam eden güvenlik sorunları ve artan eleştirilerin ardından, bu yılın başlarında güvenliği en önemli önceliği yapmayı planladığını açıkça belirtti. Yazılım devi, güvenlik çabalarını çalışan performans değerlendirmelerine bağlıyor.

Microsoft güvenlik odaklı strateji izleyecek

Microsoft’un insan kaynakları sorumlusu Kathleen Hogan, elde edilen bir iç yazışmaya göre şirketin çalışanlardan beklentilerini özetledi . Hogan: “Microsoft’taki herkesin Temel Önceliği güvenlik olacak. Bir uzlaşmayla karşı karşıya kalındığında, cevap açık ve basittir: her şeyden önce güvenlik” diyor.

Microsoft çalışanları için güvenlik odaklılığın eksikliği terfileri, liyakate dayalı maaş artışlarını ve ikramiyeleri etkileyebilir. Microsoft, yeni politikasıyla ilgili bir Microsoft SSS’sinde çalışanlara “Güvenlik Temel Önceliği için etki sağlamak, yöneticiler için etkiyi belirleme ve ödülleri önermede önemli bir girdi olacaktır” diyor.

Microsoft artık güvenliği çeşitlilik ve kapsayıcılığın yanında temel önceliklerinden biri olarak konumlandırdı. Her ikisinin de artık her çalışan için performans görüşmelerinin bir parçası olması gerekiyor. Microsoft’un SSS bölümünde: “Bu, uyumluluğun ötesine geçiyor. Çalışanlarımızdan yaptıkları tüm işlerde güvenliğe öncelik vermelerini ve bir Connect tamamladıklarında bunun etkilerini kaydederek kendilerini sorumlu tutmalarını istiyoruz” ifadeleri yer alıyor.

Şirket çalışanları etkili güvenlik değişiklikleri yaptıklarını göstermek zorunda kalacaklar. Teknik çalışanlar için bu, bir projenin başlangıcında ürün tasarım süreçlerine güvenliği dahil etmek, yerleşik güvenlik uygulamalarını takip etmek ve ürünlerin şirket müşterileri için varsayılan olarak güvenli olduğundan emin olmak anlamına geliyor.

Tüm Microsoft çalışanlarının, kendi güvenlik önceliklerini de yerine getirecek yöneticiler de dahil olmak üzere, performans değerlendirmeleri için şirketin Connect aracını kullanmaları bekleniyor. Şirket, Microsoft’un ağlarını, üretim sistemlerini, mühendislik sistemlerini ve çok daha fazlasını daha iyi korumak için Güvenli Gelecek Girişimi’nin (SFI) bir parçası olarak güvenlik çabalarını elden geçiriyor. Microsoft’un dahili güvenlik değişikliklerinin çoğu kamuoyuna açıklanmadı, ancak bazıları Outlook gibi ürünleri etkiledi. Microsoft, Eylül ayında Outlook kişisel hesapları için Temel Kimlik Doğrulama desteğini sonlandırıyor ve 19 Ağustos’ta Outlook web uygulamasının hafif sürümünü kaldırıyor.

OpenAI kopya içerik için önlem alıyor!

0

OpenAI, ChatGPT’den yazımı tespit edebilen araçlar yayınlamak için ‘bilinçli bir yaklaşım’ benimsediğini söylüyor. OpenAI, ödevlerini ChatGPT’den yazdırarak kopya çeken öğrencileri yakalayabilen bir araç geliştirdi. Ancak The Wall Street Journal’a göre şirket, bu aracı yayınlayıp yayınlamama konusunda tartışıyor.

OpenAI kopya içerik önlemleri

Açıklamada, OpenAI sözcüsü şirketin Journal’ın haberinde anlatılan metin filigranlama yöntemini araştırdığını doğruladı. Ancak “karmaşıklıklar ve OpenAI’nin ötesindeki daha geniş ekosistem üzerindeki muhtemel etkisi” nedeniyle “kasıtlı bir yaklaşım” benimsediklerini söyledi.

Sözcü: “Geliştirdiğimiz metin filigranlama yöntemi teknik olarak ümit verici, ancak alternatifleri araştırırken değerlendirdiğimiz önemli riskler var. Bunlar arasında kötü niyetli kişiler tarafından atlatılmaya açık olma ve İngilizce konuşmayanlar gibi grupları orantısız bir şekilde etkileme potansiyeli yer alıyor” dedi. OpenAI kopya içerik konusunda önlelerini artırarak eğitim ve iş hayatını özgün haliyle bırakmak istiyor.

Bu, büyük ölçüde etkisiz olan yapay zeka tarafından oluşturulan metni tespit etmeye yönelik önceki çabaların çoğundan farklı bir yaklaşım olacak. Hatta OpenAI bile geçen yıl önceki AI metin algılayıcısını “düşük doğruluk oranı” nedeniyle kapatmıştı. Metin filigranlamasıyla OpenAI, yalnızca ChatGPT’den yazıyı tespit etmeye odaklanacaktı. Bunu, ChatGPT’nin kelimeleri nasıl seçtiğinde küçük değişiklikler yaparak, esasen yazıda daha sonra ayrı bir araç tarafından tespit edilebilecek görünmez bir filigran oluşturarak yapacaktı.

Derginin hikayesinin yayınlanmasının ardından OpenAI, yapay zeka tarafından oluşturulan içeriği tespit etme konusundaki araştırmasıyla ilgili Mayıs ayındaki blog yazısını da güncelledi. Güncellemede, metin filigranının “paraphrase gibi yerelleştirilmiş kurcalamalara karşı oldukça doğru ve hatta etkili” olduğu, ancak “çeviri sistemleri kullanma, başka bir üretken modelle yeniden ifade etme veya modelden her kelimenin arasına özel bir karakter eklemesini isteme ve sonra o karakteri silme gibi küreselleştirilmiş kurcalamalara karşı daha az dayanıklı” olduğu belirtiliyor. Sonuç olarak, OpenAI bu yöntemin “kötü niyetli kişiler tarafından atlatılmasının kolay olduğunu” yazıyor. OpenAI’nin güncellemesi ayrıca sözcünün İngilizce konuşmayanlar hakkındaki görüşünü yansıtıyor ve metin filigranlamasının “yapay zekanın ana dili İngilizce olmayanlar için yararlı bir yazma aracı olarak kullanılmasını damgalayabileceğini” yazıyor.

Unicorn girişim sayısı yükselişte!

0

Girişim sermayesi piyasasının daralmasına rağmen her ay unicorn’lar yaratılmaya devam ediyor. Crunchbase, CB Insights ve PitchBook’tan alınan verileri kullanan TechCrunch, bu yıl şimdiye kadar yeni basılan unicorn’ları takip etti. Listede, halihazırda 24 milyar dolar değerinde olan Elon Musk’ın xAI’si ve çok sayıda başka AI girişimi yer alıyor. Ancak siber güvenlik, sağlık teknolojisi ve fintech de iyi iş çıkardı.

Unicorn girişim sayısı ve Temmuz ayının öne çıkanları

Temmuz ayının unicornlar’ı şu şekilde oldu:

Aven — 1 milyar dolar: 2019’da kurulan Aven, bir tüketici kredi kartı şirketidir. CB Insights’a göre, Khosla Ventures ve General Catalyst liderliğindeki 142 milyon dolarlık Seri D’yi kapattıktan sonra 1 milyar dolarlık bir değerlemeye ulaştı.

Flo Health — 1 milyar dolar: Bu doğurganlık izleme uygulaması 200 milyon dolarlık bir Seri C yatırımı duyurdu ve şirketin değeri 1 milyar doların üzerine çıktı. 2015’te kurulan şirket, General Atlantic dahil olmak üzere yatırımcılardan toplamda 290 milyon dolardan fazla fon topladı.

Altana Technologies — 1 milyar dolar: 2018’de kurulan bu küresel tedarik zinciri yönetim şirketi, 200 milyon dolarlık bir Seri C yatırımı tamamladı ve değeri 1 milyar dolar oldu. Yatırımcılar arasında Salesforce Ventures ve US Innovative Technology Fund da vardı. PitchBook, şirketin bugüne kadar yaklaşık 322 milyon dolar topladığını belirtiyor.

Chainguard — 1.1 milyar dolar: Bu siber güvenlik şirketi , şirketin değerini 1,12 milyar dolara çıkaran 140 milyon dolarlık bir Seri C duyurdu. 2021’de kurulan Chainguard, Sequoia Capital, Lightspeed Venture Partners ve Redpoint Ventures dahil olmak üzere yatırımcılardan bugüne kadar 256 milyon dolardan fazla para topladı.

Harvey — 1.5 milyar dolar: Hukuki AI platformu Harvey, Google Ventures, OpenAI, Kleiner Perkins, Sequoia Capital gibi yatırımcılardan 100 milyon dolarlık bir tur topladı ve bu da değerlemesini 1.5 milyar dolara çıkardı. Şu anda toplamda 206 milyon dolar topladı.

Saronic Technologies — 1 milyar dolar: Otonom yüzey gemilerinin savunma teknolojisi üreticisi olan Saronic, Andreessen Horowitz liderliğinde 8VC, Caffeinated Capital ve Elad Gil gibi diğer destekçilerle birlikte 1 milyar dolarlık bir değerlemeyle 175 milyon dolarlık Seri B topladı. PitchBook’a göre şu ana kadar 244.5 milyon dolar topladı.

Yapay zeka destekli uydu gerçek zamanlı tanımlama yapıyor!

İlk defa, yapay zeka destekli uydu gerçek zamanlı karasal nesne tanımlaması sağlıyor. Bu görüntüleme başarısı, Dublin merkezli uzay teknolojisi firması Ubotica tarafından işletilen CogniSAT-6 uydusu tarafından gerçekleştirildi.

Yapay zeka teknolojisiyle donatılan son teknoloji uydu, liman dışındaki 142 gemiyi dakikalar içinde tespit edebildi. Bu görüntüleme başarısı, Dublin merkezli uzay teknolojisi firması Ubotica tarafından işletilen CogniSAT-6 uydusu tarafından elde edildi. Uydu bu yılın Mart ayında fırlatıldı.

Yapay zeka destekli uydu ile tanımlama

Bu uydu, ilk kez gerçek zamanlı olarak karasal nesnelerin ayrıntılarını tanımlamak ve edinmek için yapay zekayı kullandı. Uydu, gecikme olmadan yer kontrolörlerine bir aşağı bağlantı iletti. Basın bültenine göre, bunun ticari bir Live Earth Intelligence sistemi için küresel bir ilk olduğu söyleniyor. Bu gerçek zamanlı gözlem biçimi, yasadışı balıkçılığı tespit etmede, okyanus sistemlerini gözlemlemede ve iklim değişikliğini izlemede son derece yararlı olabilir.

Ubotica CEO’su Fintan Buckley: “Bu, Dünya Gözlemi için bir paradigma değişimidir. Sektör uzun zamandır içgörülerin uyduda üretildiği ve anında yere iletildiği canlı Dünya istihbaratı modelini arıyordu. CogniSAT-6 görevi, Dünya Gözleminin yeteneklerini ve maliyet etkinliğini devrim niteliğinde değiştiren Canlı Dünya İstihbaratı’nı elde eden ilk görevdir” dedi.

Dünya’nın şimdiye kadar uydular tarafından nasıl görüntülendiği konusunda temel bir sorun var. Mevcut Dünya gözlem yöntemleri yavaş, maliyetli ve etkisizdir. Dahası, mevcut uydular genellikle görüntüleri yalnızca bir downlink yer istasyonunun üzerinden geçtiklerinde iletirler ve bu bazen birkaç gün sürebilir.

Ayrıca uydular yorumlama yapmadan veri topluyor ve bu da zaman alıcı yer işlemleri gerektiriyor. Ancak, yapay zekanın gelişiyle uydular daha akıllı ve verimli hale geliyor. İlginç bir şekilde, bu gelişmiş uydu, verileri doğrudan Dünya’ya gecikme olmadan iletmek için gerçek zamanlı bir uydu ağı kullanıyor.

CogniSAT-6 gemileri, boyutlarını ve hatta yönlerini gerçek zamanlı olarak tanımlayabilir. Özellikle, bu gemi konum verileri şüpheli gemileri tanımlamak için Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) bilgileriyle birleştirilebilir. Açıklamada: “Uyduların gördüklerini anlamalarını ve ekonomik büyüme, iklim izleme ve küresel güvenlik için hayati önem taşıyan uygun fiyatlı, gerçek zamanlı ve eyleme dönüştürülebilir bilgiler sunmalarını sağlayarak Dünya gözleminde devrim yaratıyor” denildi.

Kameralar hayvanların görüşünü taklit ediyor

0

Doğa ve hayvan davranışlarına dair ilgi çekici, açıklayıcı bir bakış açısı var. Sussex Üniversitesi ve George Mason Üniversitesi’ndeki Hanley Renk Laboratuvarı’ndan araştırmacılar, bunun çok çeşitli kullanımlara sahip olacağına inanıyor. Bu nedenle, yazılımı açık kaynaklı hale getirdiler ve doğa belgeseli yapımcılarından ve ekolojistlerden açık hava meraklılarına ve kuş gözlemcilerine kadar herkesi bu hayvanların çok farklı görsel gerçekliklerine bir göz atmaya teşvik etti.

Kameralar hayvanların görüşünü taklit edip kayda alıyor

Kıdemli yazar Daniel Hanley: “Hayvanların dünyayı nasıl gördüğüne uzun zamandır hayranlık duyuyoruz. Duyusal ekolojideki modern teknikler, statik sahnelerin bir hayvana nasıl görünebileceğini çıkarsamamızı sağlıyor. Ancak hayvanlar genellikle hareket eden hedefler hakkında önemli kararlar alırlar (yiyecek öğelerini algılama, potansiyel bir eşin gösterisini değerlendirme, vb.). Burada, ekolojistler ve film yapımcıları için hayvanların algıladığı renkleri hareket halinde yakalayıp görüntüleyebilen donanım ve yazılım araçlarını tanıtıyoruz” dedi.

Renk, derinlik ve diğer görme yetenekleri, gözlerimizin fotoreseptör yapısı ve koniler ve çubuklar gibi diğer biyolojik donanımlar tarafından belirleniyor. Vampir yarasalar ve sivrisinekler gibi hayvanlar kızılötesi (IR) ışığı algılayabilirken, kelebekler ve bazı kuşlar ultraviyole (UV) ışığı görebilir. Her ikisi de insanların görebildiği renk spektrumunun ötesinde.

Doğal olarak, bu durum insanların hayvan davranışlarını ve farkında olmadan iletişim kurma ve yiyecek, barınak veya eş bulma yeteneklerini nasıl etkileyebileceğimizi tam olarak anlamasını zorlaştırır. Şimdiye kadar, spektrofotometri gibi yöntemlerle görüşlerini yakalama yeteneğimiz zaman alıcıydı, belirli ışık koşullarına dayanıyordu ve hareketli görüntüleri kaydedemedik.

Araştırmacıların yeni geliştirmeleri burada farklılık gösteriyor. Araştırmacılar, IR ve UV aralıkları da dahil olmak üzere çeşitli dalga boylarında ışık yakalayan, çok bantlı fotoğrafçılık kullanan bir aracı titizlikle tasarladılar. Kamera, dört renk kanalında -mavi, yeşil, kırmızı ve UV- video kaydı yapıyor ve daha sonra, göz reseptörleri hakkında bildiklerimize dayanarak, sanki belirli bir hayvanın gözünden geçiyormuş gibi görüntüleri sunmak için işleniyor.

Ekip, UV’yi görünür ışıktan ayıran bir ışın ayırıcı içeren taşınabilir bir 3D yazdırılmış cihaz yarattı ve her biri özel bir kamera tarafından yakalandı. UV’ye duyarlı kamera tek başına algılanabilir verileri kaydetmiyor, ancak diğeriyle eşleştirildiğinde birlikte yüksek kaliteli video kaydediyorlar. Algoritmalar görüntüleri hizalıyor ve görselleri farklı hayvanların görüş perspektifinde sunuyor. Ortalama yüzde 92 doğruluğu vardı, ancak bazı testler yüzde 99 olumlu sonuç verdi.

Ulaştırma Bakanlığı’ndan yeni Instagram açıklaması!

0

Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan Instagram yasağı hakkında konuştu. Peki bu açıklamaya göre Instagram yasağı ne zaman kalkacak? Kesin bir tarih verildi mi? İşte Bakan Yardımcısı Sayan’ın yaptığı yeni açıklama ve detaylar…

Ulaştırma Bakanlığı Yardımcısı Sayan: Kanunlara uyan her şirkete desteğimiz tam!

Türkiye, geçtiğimiz hafta Instagram platformunun gerekli kanun ve hassasiyetlere uymadan hareket etmesi sebebiyle platform erişim engeli getirdi. Devamında ise platformun gerekli kurallara uyması için 48 saat süre verildi. Bu süre zarfında gerekli düzenlemeleri yapmayan platforma hala erişim sağlanamıyor. Konuyla ilgili olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan bir açıklama yaptı.

Bakan Yardımcısı Sayan tarafından yapılan açıklamada önemli bir detay dikkat çekti. Sayan açıklamasında “Kanunlarımıza ve hassasiyetlerimize uyan şirketleri her zaman destekliyoruz.” ibaresine yer verdi. Devamında ise bazı sosyal medya platformlarının tüm uyarılara rağmen terör örgütlerini destekleyici içerikler barındırdığını ve uyulması gereken kanunlara uyulmadığını bildirdi.

Baka Yardımcısı Sayan konuşmasında Instagram erişim engelinin kaldırılmasına ilişkin net bir tarih vermedi. Konuyla ilgili olarak platformun çalışmalarına devam etmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğine işaret etti. Aksi takdirde platforma erişim engellenmeye devam edecek.

Türkiye’deki kullanıcılar ise ikiye bölünmüş durumda. Bir tarafta tepkili kesim diğer tarafta ise yasaktan memnun olan bir kesim bulunmakta. Bazı kullanıcılar ise her iki tarafta da yer almayıp VPN gibi 3. parti uygulamalar kullanarak platformdaki içerikleri tüketmeye devam ediyor.

Isı depolayan ateş tuğlaları sektöre kazanç sağlayacak!

0

Stanford’da yapılan yeni bir araştırmaya göre, küresel olarak yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçiş, endüstriyel süreçler için gereken ısıyı sağlamak için Bronz Çağı’na kadar uzanan bir termal enerji depolama biçimi olan ateş tuğlaları kullanılarak daha uygun maliyetli ve basit olabilir. Modern endüstriler, öncelikle kömür, petrol, fosil gaz veya biyokütle yakılarak elde edilen üretim için yüksek sıcaklıklar talep eder. Fosil yakıtlardan uzaklaşarak rüzgar, güneş ve hidro gibi yenilenebilir kaynaklara geçerek emisyonları azaltmaya yönelik küresel değişimle birlikte, kritik bir soru ortaya çıkıyor: endüstriler tamamen yenilenebilir bir dünyada talep üzerine sürekli ısıya nasıl erişebilir?

Isı depolayan ateş tuğlaları

Stanford İnşaat ve Çevre Mühendisliği Bölümü’nden araştırmacılar, eski bir çözüm olan ateş tuğlalarının cevap olabileceğini öne sürüyor. Doktora sonrası araştırmacı ve çalışmanın ortak yazarı Daniel Sambor: “Enerjiyi nihai kullanımına en yakın biçimde depolayarak, enerji dönüşümündeki verimsizlikleri azaltırsınız” diye açıklıyor. Prensip basit: Endüstri için ısıya ihtiyacınız varsa, bunu ateş tuğlalarında depolama.

Yüksek sıcaklıklara dayanabilen refrakter tuğlalar, binlerce yıldır fırınları, ocakları, şömineleri ve fırınları kaplamak için kullanılmıştır. Bunlara benzer şekilde, ateş tuğlaları da bileşimlerine bağlı olarak ısıyı depolayabilir veya yalıtabilir. İdeal düşük maliyetli ateş tuğlası malzemeleri arasında yüksek özgül ısı ve erime noktalarıyla bilinen alümina, magnezya veya düşük kaliteli grafit bulunur. Genellikle silikadan yapılan yalıtım ateş tuğlaları, düşük ısı iletkenliğine sahiptir ve hızlı ısı kaybını önler.

Isı depolayan ateş tuğlaları genellikle daha fazla yalıtım sağlayan ateş tuğlalarıyla ve ardından ısı kaybını en aza indirmek için çelik kaplarla kaplanır. Endüstriler, tuğlalardaki kanallardan hava geçirerek veya ısıtılmış tuğlalardan gelen kızılötesi radyasyonu kullanarak işlem ısısını çekebilir. Bu yöntem, yenilenebilir elektriğin pil veya yeşil hidrojen depolamasına olan ihtiyacı ortadan kaldırır.

Stanford çalışması, küresel CO2 emisyonlarının yüzde 99,75’inden sorumlu olan 149 ülkede, yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçiş yaptıkları varsayımsal bir 2050 senaryosunda ateş tuğlalarının kullanımını inceledi. Araştırmacılar, ateş tuğlalarının kullanılmasının sermaye maliyetlerini 1,27 trilyon dolar azaltabileceğini, enerji depolama ihtiyaçlarını yüzde 14,5 azaltabileceğini, yıllık hidrojen üretimini %27,3 düşürebileceğini, arazi gereksinimlerini %0,4 azaltabileceğini ve genel yıllık enerji maliyetlerini %1,8 azaltabileceğini buldu.

Figure insansı robot yenileniyor!

0

Figure, yeni ve şık F.02 için insansı robotunu baştan aşağı yeniden tasarlıyor. Kaliforniya merkezli robotik şirketi Figure, bugün ilk etapta ticari ortamlarda üretim hatlarında kullanılmak üzere tasarlanan ikinci nesil insansı robotunu duyurdu. Ancak şirket yakın gelecekte evlerimize iki ayaklı bir yardımcı getireceğini vaat ediyor.

Figure insansı robot yepyeni hale geliyor

Figure, 2022 yılında girişimci Brett Adcock (Vettery ve Archer Aviation) tarafından “ticari olarak uygulanabilir genel amaçlı bir insansı robot”u piyasaya sürme amacıyla kuruldu. Geçtiğimiz yıl Adcock ile bir araya gelerek üç röportaj parçası yayınladık ve ilk robotunun ilk adımlarından başlayarak öğrenme ve görevleri yerine getirme, BMW’nin iş gücüne katılma ve ardından OpenAI sohbeti kazanma aşamalarını takip ettik.

Figure, mühendislerinin o zamandan beri yapay zeka sistemleri, bilgisayar görüşü, pil takımı, elektronik aksam, sensörler ve aktüatörlerde yükseltmeler içeren “temelden donanım ve yazılım yeniden tasarımı” gerçekleştirdiğini söylüyor.

Paylaşılan öne çıkan özellikler arasında, OpenAI ile iş birliği içinde eğitilmiş özel yapay zeka modelleri tarafından desteklenen, insanlarla birebir görüşmelere olanak tanıyan yerleşik mikrofonlar ve hoparlörler yer alıyor. Bu, F.02 botlarının, sorunlarınızı veya hayat hikayelerinizi paylaşabileceğiniz en iyi arkadaşınız ve hızlı şakalaşmalar sayesinde uzun günü daha kısa göstermenize yardımcı olacak bir iş arkadaşınız olacağı anlamına mı geliyor? Muhtemelen, ancak bunun şu anda ana odak noktası olması pek olası değil – başlangıçta GPT alışverişlerine benzer bir şey bekleyebilirsiniz.

Şekil ayrıca, insanımsı yaratığın kamera lensleri aracılığıyla çekilen görüntüleri anlamlandırmasını ve ne yapılması gerektiğine karar vermesini sağlayacak bir görme dili modeli de geliştirdi.

F.02, neyin ne olduğunu anlamasına yardımcı olmak için fiziksel dünyayı AI destekli görüş sistemine ileten altı RGB kameraya sahip. Bunlar arasında kavisli panelli animasyonlu yüzünde iki kamera ve arkada bir dizi kamera bulunuyor. Robot ayrıca Gen1’e kıyasla hesaplama gücünde ve AI çıkarım becerilerinde 3 kat artıştan yararlanıyor ve bu da gerçek dünya yapay zeka görevlerinin tamamen otonom bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlıyor.

Burada ve orada kumaş kaplamalar ve iç kablolama, havalı silah metal grisi giyen kaygan bir dış form oluşturuyor. Bir tanıtım videosu, 50 Nm (36,8 lb.ft) tork ve 148 derecelik hareket aralığına sahip omuz eklemlerini, dizde 150 Nm (110,6 lb.ft) ve 135 derecelik ve kalçada 195 derecelik bir aralıkla 150 Nm’yi ortaya koyuyor.

Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması için başvurular başladı!

Hikâyesiyle kadınlara ilham olmak ve başarısını Türkiye’ye duyurmak isteyen adaylar, 15 Kasım 2024 tarihine kadar www.garantibbvakadingirisimci.com adresindeki formu doldurarak yarışmaya başvurabilecek. Şubat 2025’te gerçekleşecek ödül töreni sonrası kazananların açıklanacağı Yarışmada; “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” ödülünü alacak girişimci 250.000 TL, “Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi”, “Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi”, “Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi” ve “Türkiye’nin Kadın Kooperatifi” kategorilerinin birincileri ise 200 biner TL’lik ödülün sahibi olacak.

Konuyla ilgili bilgi veren Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, “Garanti BBVA olarak Türkiye’de öncü olduğumuz Kadın Girişimci Programımız kapsamında uzun yıllardır kadınların güçlenmesi, potansiyellerini yansıtabilmesi, sosyal ve ekonomik hayata daha fazla katılması için çalışıyoruz. 18 yıldır kadının iş hayatına katılması ve ülkemizdeki kadın girişimciliği desteklemek amacıyla ilkleri hayata geçirdik. 2006 yılından bu yana kadın girişimcilere verdiğimiz aralıksız destek, yıllar boyunca başta bankacılık olmak üzere farklı sektörlerdeki şirketler tarafından örnek alınarak desteklerin artmasına vesile oldu. Finansman sağlama, eğitim, cesaretlendirme ve yeni pazarlara açılma olmak üzere 4 temel başlıkta ele aldığımız çalışmalarımızın en önemli ayağını Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması oluşturuyor. 2007’den beri kadın girişimcilerin motivasyonlarının artmasına, cesaretlendirilmesine, “ben de yapabilirim” duygusunu kazanmasına ve diğer kadınlar tarafından örnek almasına katkıda bulunduğumuz; ülkemizde bir ilk olan Yarışmaya bugüne kadar 45 bin başvuru aldık ve 70’in üzerinde kadın girişimciye ödül verdik. Beş farklı kategoride kadın girişimcilerin işindeki başarısını ön plana çıkaran Yarışma, kadınların girişimiyle sağladığı ekonomik, teknolojik ve sosyal faydaların da görünür olmasını sağlıyor. Kadın girişimcilerin çevrelerinde yarattığı farka ve faydaya da odaklanırken, girişimcilikteki başarısını Türkiye’ye duyuran kadınların başka kadınlara katkı sağlama konusundaki motivasyonlarını da artıyor. Kadın girişimcileri ve kooperatifleri, büyük bir heyecanla gerçekleşen jüri değerlendirmesi sonucu belirlediğimiz birincilerden biri olması için Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’na başvurmaya davet ediyoruz.” dedi.

KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu da “Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), kuruluşundan bu yana kadın girişimciliğini desteklemek, kadınların ekonomik olarak güçlenmelerini sağlamak ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratmak amacıyla faaliyet gösteriyor. Bu amaçla gerçekleştirdiği projelerle 22 yılda 250 binden fazla kişiye istihdam etkisi yarattı. Garanti BBVA, Ekonomist dergisi ve KAGİDER iş birliğiyle 18.si gerçekleşecek “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması” da kadın girişimcilerin cesaretini ve yenilikçiliğini ön plana çıkarıyor. Türkiye’nin dört bir yanından katılacak kadın girişimcilerin hikâyeleri, yeni girişimcilere ilham kaynağı olacaktır. Kadın girişimciliğinin sürdürülebilir kalkınmaya olan etkisini görmek ve bu başarıları ödüllendirmek bizim için büyük bir mutluluk. Kadın girişimcilerin ekonomiye kazandırdığı değer, ülkemizin geleceği için büyük önem taşıyor. Yarışmaya katılacak tüm kadınlara başarılar diliyorum. Hep birlikte, kadınların gücünü daha da ileriye taşıyacağız.” dedi.

Ekonomist Dergisi Yayın Yönetmeni Talip Yılmaz ise görüşlerini “Ekonomist dergisi olarak yayın hayatına başladığımız 1991 yılından bu yana, girişimcilik ekosistemi ve kadın her zaman odağımızda oldu. Yaptığımız iş etkinliklerinde, haberlerde bu odağımıza her zaman dikkat ettik ve etmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda Garanti BBVA ve KAGİDER’le birlikte gerçekleştirdiğimiz en önemli çalışmaların başında “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması” geliyor. Türkiye’de kadının ekosisteme katkısını daha da artırmayı, girişimci kadınları cesaretlendirmeyi amaçladığımız bu yarışma önemli bir aşama kaydetti. 17 yılda 45 bin başvuru olmamız, yıllar içinde kategori sayısının bir iken geçen yıl itibarıyla beşe çıkması çok kıymetli. Ekonomist dergisi, Garanti BBVA ve KAGİDER olarak kadın girişimcilerimizi yarışmamıza davet ediyoruz.” diyerek paylaştı.

Mobile App Developer Yetiştirme Programı ile kendini geliştir!

Front-End Developer, Full-Stack Developer ve Backend Developer Yetiştirme Programları ile büyük başarılar elde eden OnlyJS Yazılım Akademisi, şimdi de Co-Founder Academy iş birliği ile Mobile App Developer Yetiştirme Programı 16 Ağustos’ta başlıyor.

Teknoloji dünyasında mobil uygulama geliştirme alanında hızla büyüyen ihtiyaçlara cevap vermek amacıyla hazırlanan bu yeni program, öğrencilere ileri düzeyde bilgi ve beceriler kazandırmayı hedefliyor. Eğitime Co-Founder Academy özel indirim kodu CFA15 ile kayıt olabilirsiniz. İşte Mobile App Yetiştirme Programı hakkındaki OnlyJS Yazılım Akademisi öğrencilerinin deneyimleri:

Hayriye Öksüz, 2024 Mart Mobile App Developer Yetiştirme Programı:

“OnlyJS Yazılım Akademisi tarafından aldığım program beraberinde verilen ödev ve gerçek hayat projeleri ile gelişimimi daha somut bir şekilde görmeye başladım. Haftanın her günü çeşitli saat aralıklarında mentor yardımcılarımızın olması, sorularımı hızlı bir şekilde çözebilme ve takıldığım yerlerden öğrenerek ilerlememi sağlıyor.”

Vedat Taşçı, 2024 Ocak Mobile App Developer Yetiştirme Programı:

“Sadece haftalık ders saatlerinde değil gece gündüz her yerde her anda öğrenebileceğiniz sorunuzun cevapsız kalmadığı öğrenimin 7/24 olduğu birebir sizinle ilgilenen hocalar ile öğrenimin sürekli olduğu eğitim kurumu.”

Bilgin Arık, 2024 Ocak Mobile App Developer Yetiştirme Programı:

“OnlyJS Yazılım Akademisi sıfırdan sektöre girmek isteyenler için oldukça muazzam donanıma sahip bir bootcamp. Konu anlatımları, konu tekrarları ve ödevleri ile sizi sektöre hazırlıyor ve takıldığınız yerlerde sizlere yardımcı olacak donanımlı eğitmenlere sahip. Harcadığınızın kuruşuna kadar faydasını görebileceğiniz harika bir eğitim. Her şey için teşekkürler.”

Mustafa Uğurcan Yıldırım, 2024 Mart Mobile App Developer Yetiştirme Programı:

“Eğitimin programlanması ve mentor desteği fark yaratıyor. Proje ve ödevler gelişime katkı sağlarken; herhangi bir saatte ulaşabileceğiniz mentorlar gelişim süreci hızlandırıyor.”

OnlyJS Yazılım Akademisi, Co-Founder Academy’nin iş birliği ile geleceğin başarılı yazılımcılarını yetiştirme konusunda oldukça kararlı. Mobile App Developer Yetiştirme Programı’nda da tıpkı diğer programlarında olduğu gibi öğrencilere birebir mentorluk, canlı yayınlar ve gerçek hayat projeleri ile destek olacak. Bu sayede öğrenciler, öğrendikleri teorik bilgileri pratiğe dökerek somut bir şekilde gelişimlerini gözlemleyebilecekler.

Co-Founder Academy – OnlyJS Yazılım Akademisi iş birliği ile başlatılan yeni Mobile App Developer Yetiştirme Programı hakkında daha fazla bilgi almak ve kayıt olmak için OnlyJS web sitesini ziyaret edin! 16 Ağustos`taki Mobile App Yetiştirme Programı`nda sizler de yerinizi alın. Sınırlı kontenjandan faydalanmak için formu doldurarak OnlyJS Yazılım Akademisi`nin eğitim danışmanlarından detaylı bilgi alabilirsiniz.

Yapay zeka açık kaynak olabilir mi?

0

Yapay zekanın ilk köklerinin 1960’ların açık dil Lisp’inden kaynaklanması değil. ChatGPT , Llama 2 ve DALL-E gibi başlık yapay zeka üretici modelleri sağlam, açık kaynaklı temeller üzerine inşa edilmiş. Ancak, bu modeller ve programların kendileri açık kaynaklı değil.

Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in Threads’deki bir yazıda Llama 3.1’i tanıtırken “Açık kaynaklı yapay zeka ileriye giden yoldur” dediğini ve Meta’nın “açık kaynaklı yapay zekanın endüstri standardı haline gelmesi yolunda bir sonraki adımı attığını” söylediğini biliyorum.

Yapay zeka açık kaynak ekosistemine uyumlu kalacak mı?

Zuckerberg, Nvidea CEO’su Jensen Huang ile SIGGRAPH’ta yaptığı konuşmada: “Açık kaynağı fedakarlıktan dolayı takip etmiyoruz. Ancak ekosisteme fayda sağlayacağına inanıyorum. Bunu, güçlü bir ekosistem yaratarak tekliflerimizi geliştireceğini düşündüğümüz için yapıyoruz.. Bu bencilce gelebilir, ancak bu şirketi bir süre kurduktan sonra, önümüzdeki 10 veya 15 yıl için hedeflerimden biri, sosyal deneyimlerimiz için temel teknolojiyi inşa edebilmemizi sağlamak” dedi.

Artık yapay zekayı yönlendiren yenilikçi yazılımların çoğu açık kaynaklı. TensorFlow, birden fazla programlama dilini destekleyen ve makine öğrenimi için kullanılan çok yönlü bir öğrenme çerçevesidir. PyTorch, dinamik hesaplama grafikleri ve akla hemen gelen  derin öğrenme uygulamalarında kullanım kolaylığı nedeniyle popüler. LLM’ler ve bunlar üzerine inşa edilen programlar ise bambaşka bir hikaye. En popüler AI sohbet robotlarının ve programlarının hepsi tescilli.

Amazon Web Services (AWS) Açık Kaynaklı Yapay Zeka/Makine Öğrenimi Stratejisti julia ferraioli’nin bir blog yazısında belirttiği gibi, mevcut OSI açık kaynaklı yapay zeka tanımı 0.08 taslağında, “‘açık kaynaklı yapay zeka’ olarak etiketlenmek isteyen bir sistemin yayınlaması gereken tek veri yönleri şunlardır: eğitim metodolojileri ve teknikleri; eğitim verilerinin kapsamı ve özellikleri; eğitim verilerinin kaynağı (verilerin nasıl elde edildiği ve seçildiği dahil), eğitim verilerinin etiketleme prosedürleri ve eğitim verilerinin temizleme metodolojisi” diyor.

OSI, araştırmacılar, avukatlar, politika yapıcılar, aktivistler ve Meta, Google ve Amazon gibi büyük teknoloji şirketlerinin temsilcileri ve Linux Vakfı ve Alfred P. Sloan Vakfı gibi gruplardan oluşan 70 kişinin yardımıyla uygulanabilir bir tanım bulmak için çabalıyor. Amaç, 27-29 Ekim tarihleri ​​arasında Kuzey Karolina , Raleigh’de düzenlenecek olan bir  sonraki All Things Open konferansında Açık Kaynaklı Yapay Zeka Tanımı’nın kararlı bir versiyonunu sunmak.

Muon Space, uydu platformu için 56 milyon dolar topladı!

California merkezli Muon Space, müşterileri adına düşük Dünya yörüngesinde uydular tasarlıyor, inşa ediyor ve işletiyor.

Hydrosat gibi bazı müşteriler kendi yüklerini sağlarken, Earth Fire Alliance gibi bazıları Muon tarafından geliştirilen yükleri kullanıyor. Muon’un iş modeli, uzaya erişim için yeni bir paradigma sunuyor. Müşteriler, uydu donanımı ve uçuş yazılımı geliştirme, görev operasyonları ve veri işleme gibi süreçlerde yıllar harcamak yerine Muon’un uçtan uca hizmetinden yararlanabiliyor.

Girişim, bu yıl yalnızca Halo uydu platformu için müşterilerden 100 milyon dolardan fazla taahhütlü sözleşme aldığını belirtti. Buna, ismi açıklanmayan müşteriler için 10 uzaktan algılama uydusu tasarlamak üzere bu yılın başlarında duyurulan 60 milyon dolarlık anlaşmalar da dahil. Son dönemde şirket, Sierra Nevada ile Vindlér uzaktan algılama takımyıldızı için üç uzay aracı geliştirmek üzere yeni bir anlaşma da duyurdu. Muon tarafından inşa edilen ilk Vindlér uydusunun 2025 yılında fırlatılması planlanıyor.

Bu B Serisi yatırım turuna Activate Capital öncülük etti ve Acme Capital ile yatırımcılar Costanoa Ventures, Radical Ventures ve Congruent Ventures da katıldı. Bu tur, 2022 yılında gerçekleşen A Serisi ve 2021’deki tohum yatırım turu dahil olmak üzere, şirketin toplam sermayesini 91 milyon doların üzerine çıkardı.

Şirket, yaklaşımıyla uzaya erişimi daha erişilebilir ve ekonomik hale getirmeyi hedefliyor. Ayrıca, şirketin yeni uydu geliştirme anlaşmaları ve yatırımcı ilgisi, Muon’un gelecekteki büyüme potansiyelini gösteriyor.

Bu, özellikle uzay teknolojilerinin hızla geliştiği ve daha fazla şirketin bu alana girdiği bir dönemde önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Samsung, dünyanın en ince DRAM paketlerinin seri üretimine başladı!

Samsung, yeni paketleri inşa etmek için optimize edilmiş baskılı devre kartı (PCB) ve epoksi kalıplama bileşiği (EMC) dahil olmak üzere yeni bir paketleme tekniği kullandı.

Ayrıca, paket yüksekliğini daha da azaltmak için optimize edilmiş bir geri taşlama süreci uygulandı. Bu tasarım iyileştirmesi, yüksek performanslı işlemcilere sahip akıllı telefonlarda, özellikle de gelişmiş cihaz içi AI yeteneklerine sahip olanlarda, termal yönetimi önemli ölçüde iyileştiren daha iyi bir hava akışını mümkün kılıyor.

Samsung, yeni 0.65 mm LPDDR5X paketlerinin tipik LPDDR5X modüllerine göre %9 daha ince olduğunu ve önceki nesil LPDDR5X cihazlara kıyasla ısı direncini %21.2 oranında iyileştirdiğini belirtti.

Samsung Electronics Bellek Ürün Planlama Bölümü Kıdemli Başkan Yardımcısı YongCheol Bae, “Samsung’un LPDDR5X DRAM’ı, ultra kompakt bir pakette yalnızca üstün LPDDR performansı değil, aynı zamanda gelişmiş termal yönetim sunarak cihaz içi yüksek performanslı AI çözümleri için yeni bir standart belirliyor. Müşterilerimizle yakın işbirliği içinde sürekli yenilik yapmaya ve düşük güç tüketimli DRAM pazarının gelecekteki ihtiyaçlarını karşılayan çözümler sunmaya kararlıyız.” dedi.

Bu ince LPDDR5X DRAM paketlerinin kullanımıyla akıllı telefonların ne kadar inceltilebileceğini söylemek zor. Ancak, cihaz üreticileri genellikle cihazlarını daha ince hale getirmek için çeşitli teknikler kullanır. Bu doğrultuda, akıllı telefon üreticilerinin cihazlarını daha ince hale getirme çabalarına devam etmesi bekleniyor. Bunun yanı sıra, daha ince koruyucu camlar, daha ince baskılı devre kartları ve en önemlisi daha ince piller kullanarak bu hedefe ulaşmaya çalışacaklardır.

Daha ince LPDDR5X DRAM paketleri, akıllı telefonların daha ince hale gelmesine katkıda bulunacak, ancak belirleyici bir faktör olmayacaktır. Yine de, daha ince DRAM paketleri cihazların içindeki hava akışını iyileştirerek performanslarını olumlu yönde etkileyebilir.

İleriye dönük olarak, Samsung’un LPDDR5X ürün yelpazesini genişletmeyi planladığı bildiriliyor. Şirket, kompakt paketlerde 6 katmanlı 24 GB ve 8 katmanlı 36 GB modüller geliştirmeyi amaçlıyor, ancak bu yeni bellek modüllerinin gerçek kalınlığı konusunda bilgi vermekten kaçınıyor.

Samsung, yapay zeka güvenliğinde açık bulana 1 milyon dolar ödül veriyor!

Samsung, kullanıcı verilerinin ve cihaz güvenliğinin korunmasına verdiği önemi bir kez daha gösterdi. Yapay zeka teknolojilerinin hızla geliştiği günümüzde “beyaz şapkalı” hackerlar ve yetenekli yazılımcıları teşvik etmek amacıyla yeni bir ödül programı başlattı.

Samsung’un 2017 yılından beri devam eden Mobil Güvenlik Ödül Programı ile bugüne kadar etik hackerlara 5 milyon dolar ödül dağıtıldı. Geçtiğimiz yıl ise 113 araştırmacı toplam 827 bin dolarlık ödülün sahibi oldu.

Şimdi ise, Samsung Mobil Yapay Zeka Güvenliği adlı yeni bir program ile yapay zeka odaklı yazılımlardaki güvenlik açıklarını bulanlara rekor ödüller vaat ediliyor. 1 milyon dolarlık büyük ödül de bu program kapsamında verilecek.

Ödülü kazanmak için neler yapmak gerekiyor?

Samsung, özellikle aşağıdaki güvenlik açıklarını tespit edenleri ödüllendireceğini açıkladı:

  • Yüksek yetkili hedeflerde keyfi kod çalıştırma: Sistemde yetkisiz kod çalıştırılmasına olanak sağlayan açıklar.
  • Kullanıcı veri tabanına erişim ve veri çıkarımı: Kullanıcı verilerinin yetkisiz kişilerce ele geçirilmesini sağlayan açıklar.
  • Cihaz kilidini kırma: Cihazın güvenlik mekanizmalarını aşarak yetkisiz erişim sağlayan açıklar.
  • İzinsiz uygulama yükleme: Cihaza yetkisiz uygulamaların yüklenmesine izin veren açıklar.
  • Cihaz koruma sistemlerini aşma: Cihazın güvenlik sistemlerini devre dışı bırakmayı sağlayan açıklar.

Samsung’un milyarlarca kullanıcısı olduğu düşünüldüğünde, yazılımlarındaki bir güvenlik açığının yaratabileceği potansiyel zarar oldukça büyük. Bu nedenle şirket, güvenlik açıklarını erkenden tespit ederek önlem almak için büyük ödüller vadediyor.

Yazılım ve siber güvenlik alanında yetenekliyseniz, Samsung’un bu ödül programı sizin için büyük bir fırsat olabilir. Hem yeteneklerinizi kanıtlayabilir hem de büyük ödüllerin sahibi olabilirsiniz. Detaylı bilgi için Samsung’un resmi web sitesini ziyaret edebilirsiniz.