Nvidia soruşturma ile karşı karşıya 

Yapay zekanın hızlı gelişimiyle birlikte, bu teknolojinin temelini oluşturan çiplere olan talep de hızla artıyor. Bu pazarda en büyük paya sahip olan Nvidia, üretken yapay zeka modellerini çalıştırabilen özel çipleriyle dikkat çekiyor. Şirketin piyasa değeri bu yaz 3 trilyon doları aşarak teknoloji sektörünün en değerli şirketlerinden biri haline geldi.

Eleştirmenler, Nvidia’nın yazılım ve donanımını birlikte satarak müşterileri kendi ekosistemine kilitlediğini ve rekabeti engellediğini savunuyor. Bu durumun, yeniliği yavaşlattığı ve tüketicilere daha az seçenek sunduğu belirtiliyor.

ABD Adalet Bakanlığı ve Federal Ticaret Komisyonu (FTC) da Nvidia’nın bu durumunu yakından takip ediyor. Reuters’a göre, ABD düzenleyicileri arasında Nvidia’ya yönelik potansiyel bir antitröst soruşturması üzerinde anlaşma sağlandı.FTC ise Microsoft ve OpenAI gibi diğer büyük teknoloji şirketlerini de incelemeye aldı.

Nvidia’nın savunması

Nvidia ise bu iddialara karşı, yapay zeka çipleri teknolojisine büyük yatırımlar yaptığını ve yeni pazarlar açmaya kararlı olduğunu belirtiyor. Şirket, tüm yasalara uyduğunu ve ürünlerinin her platformda kullanılabilir olduğunu vurguluyor.

Pazarın durumu

Nvidia, yapay zeka çipleri pazarının yaklaşık %80’ine sahip. Bu durum, şirketin yüksek kar marjları elde etmesini sağlıyor. Ancak uzmanlar, tek bir şirketin bu kadar büyük bir pazara hakim olmasının rekabeti azaltabileceği ve tüketicileri olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıyor.

Demokrat Senatör Elizabeth Warren, Nvidia’nın pazar hakimiyetinin tehlikeli olduğunu ve ekonomik riskler taşıdığını belirtiyor. Warren, Adalet Bakanlığı’nın Nvidia’yı soruşturmasının doğru olduğunu ifade ediyor.

Yapay zeka teknolojilerinin hızlı gelişimiyle birlikte, bu alandaki rekabet de kızışıyor. Nvidia’ya yönelik antitröst soruşturması, teknoloji sektöründeki rekabet ve inovasyonun geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olabilir. Bu durumun, hem tüketiciler hem de diğer şirketler için önemli sonuçları olacaktır.

Dünyanın ilk robot diş hekimi göreve başladı!

Diş hekimliği alanında devrim niteliğinde bir gelişme yaşandı. Perceptive isimli firma tarafından geliştirilen tam otomatik robot diş hekimi, dünyada ilk kez bir insan üzerinde operasyon gerçekleştirdi. Şirket, resmi sitesinde “Modern diş hekimliği ile tanışın” sloganıyla tanıttığı bu sistemin, gelişmiş görüntüleme, yapay zeka ve robotik alanındaki yeniliklerle diş hekimlerinin daha fazla hastaya bakmasına yardımcı olacağını belirtiyor.

Perceptive’in CEO’su ve Kurucusu Dr. Chris Ciriello, robot diş hekimi ile ilgili yaptığı açıklamada, “Dünyanın ilk tam otomatik robotik dental prosedürünü başarıyla tamamladığımız için heyecanlıyız” dedi. Bu yenilikçi robot, yapılan operasyonu normal bir diş doktorundan sekiz kat daha hızlı tamamladı. Yapay zeka temelli altyapısıyla dinamik olarak çalışan robot, şu aşamada halen insan gözetiminde görev yapıyor. Bir dişin kaplama için hazırlanma sürecini iki saatten on beş dakikaya indirebilen bu sistem, diş hekimliğinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

Öte yandan, bu robotik sistem için henüz FDA’den onay alınmış değil. Robotun çalışma prensibini ve hassasiyetini gözler önüne seren videoda, cihazın adeta çok hassas bir CNC makinesi gibi çalıştığı görülüyor.

Sağlık alanında dikkat çeken diğer bir gelişme ise Sony imzalı mikrocerrahi ameliyat robotu oldu. Halen prototip testleri yapılan bu sistem, otomatik olmamakla birlikte gerçek cerrahlar tarafından yönetiliyor. Sony’nin hazırladığı ve özellikle mısır tanesi üzerine dikiş atılan videoyla dikkat çeken robotik sistem, kalem benzeri çok eksenli bir kontrol sistemiyle çalışıyor. Cerrahların yaptıklarını stereoskopik temelli bir 4K 3D kamera sistemi üzerinden OLED ekranlarda(VR başlık gibi göz yaslanarak kullanılıyor) izlemelerini sağlayan mikrocerrahi ameliyat robotu, küçük yapısıyla öne çıkıyor ve önümüzdeki dönemde gerçek kullanıma alınması planlanıyor.

Son yıllarda bu tarz robotların sağlık sektöründe kullanımının arttığı gözlemleniyor. Hem diş hekimliği hem de cerrahi alanlarında robot teknolojisinin getirdiği yenilikler, sağlık hizmetlerinin hızını ve hassasiyetini artırarak yeni bir çağın başlangıcını işaret ediyor.

Füzyon enerjisi için yeni bir çığır açıldı!

Wisconsin-Madison Üniversitesi’ndeki fizikçiler, Greenwald limitinin 10 katı kadar yüksek yoğunlukta kararlı bir tokamak plazması üretmeyi başardılar. Bu buluş, füzyon enerjisinin geleceği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Greenwald limiti, tokamak plazmalarının kararsız hale geldiği bir yoğunluk sınırını tanımlar ve yaklaşık 40 yıl önce Martin Greenwald tarafından keşfedilmiştir. Önceki yıllarda bu limitin en iyi ihtimalle iki katı aşılabilmişti, ancak şimdi bilim insanları bu sınırın on katına ulaştı.

Füzyon enerjisi bu yeni eşik, plazma yoğunluğunu artırarak reaksiyon verimliliğini büyük ölçüde iyileştirme potansiyeline sahip. Füzyon reaksiyonlarının verimliliği, atom çekirdeklerinin birbirine çarpma sıklığına bağlıdır ve bu da plazmanın yoğunluğunun artırılmasıyla sağlanabilir. Tokamaklar, manyetik alanlarla plazmayı hapseden halka şeklinde toroidal cihazlardır ve yüksek sıcaklık ve yoğunluk koşullarını sağlama konusunda başarılıdırlar. Ancak, bu tasarım aynı zamanda plazmada kararsızlıklara yol açabilir. Yoğunluk arttıkça, plazma türbülanslı hale gelir ve plazmanın tüm enerjisini duvara vermesiyle soğuyabilir.

Araştırmacılar, Madison Symmetric Torus (MST) adlı tokamak cihazını kullanarak bu başarıyı elde ettiler.MST’nin kalın ve iletken metal halkaları, plazmayı daha kararlı bir şekilde tutma yeteneği sağlıyor. Ancak, araştırmacılar sonuçların beklenmedik olduğunu ve MST’nin diğer tokamaklardan farklı yönlerini belirlemeye çalıştıklarını belirtiyorlar. MST’nin kalın duvarları ve daha düşük dirençli plazmalar üretme kapasitesi, bu başarıda rol oynamış olabilir.

Greenwald limiti, plazma basıncının manyetik alan basıncına oranı ile ilgili kritik bir eşiği tanımlar. Bu limit aşıldığında, plazmanın tokamak içerisinde muhafaza edilmesi ve reaksiyonun ilerletilmesi zorlaşır ve tokamak’a zarar verebilir. Bilim insanları, bu bulguların düşük manyetik alanlı ve düşük sıcaklıklı plazmalarda elde edildiğine dikkat çekiyor ve bu sonuçların ölçeğini büyütmeyi planlıyorlar.

Bu tarihi başarı, füzyon enerjisinde daha önce görülmemiş bir ilerleme olarak öne çıkıyor ve gelecekteki araştırmalar, bu bulguların genişletilmesi ve pratik uygulamaları üzerine odaklanacaktır.

Akıllı telefon pazarında lider belli oldu!

Güney Koreli teknoloji devi Samsung, akıllı telefon pazarındaki liderliğini sürdürüyor ve 2024’ün ikinci çeyreğinde53.5 milyon adet sevkiyat gerçekleştirdi. Samsung, bu performansıyla %18 pazar payına sahip oldu. Şirketin yüksek segment cihazları, bu başarıda büyük rol oynadı ve gelir artışını destekledi.

Global akıllı telefon sevkiyatları, 2024’ün ikinci çeyreğinde yıllık %12 artışla 288.9 milyon adede ulaştı. Bu, üst üste üçüncü çeyrekte de büyüme kaydedildiğini gösteriyor. Pazar araştırma firması Canalys, sektördeki bu canlanmanın, yenilikçi ürün lansmanları ve iyileşen ekonomik koşullar sayesinde gerçekleştiğini belirtti.

Apple45.6 milyon adet sevkiyatla ikinci sıradaki yerini korudu. Şirket, Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik bölgelerinde güçlü bir performans sergiledi. Xiaomi42.3 milyon adet sevkiyatla üçüncü sırada yer aldı. Şirket, hızla büyüyen performansıyla Apple’a yaklaşarak dikkat çekti. Ayrıca, Çinli teknoloji devi, Hindistan’daki akıllı telefon pazarında%18 pazar payı ile yeniden zirveye yerleşti.

Vivo25.9 milyon adet sevkiyatla dördüncü sırada bulunurken, Tecno ve Infinix markalarını üreten Transsion 25.5 milyon adet sevkiyatla ilk beşi tamamladı.

Pazar genel olarak yukarı yönlü bir ivme kazanırken, bazı zorluklar da baş göstermeye başladı. Özellikle büyük ekranlarve gelişmiş kameralar gibi yüksek segment özellikler için yaşanan bileşen kıtlıkları, üretim maliyetlerini etkiliyor. Bu durum, kitle pazarını hedefleyen markalar için baskı oluşturabilir. Ayrıca, pazar olgunlaştıkça rekabet avantajını korumak daha zor hale geliyor.

Instagram’ın erişime kapatılması Türkiye’ye pahalıya mal olabilir!

0

BTK‘nın Instagram ‘a erişim yasağı getirmesi, Türkiye’de gündemi altüst etti. Kararın ekonomik etkileri yüksek sesle tartışılırken Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Ekmekçi, Instagram’ın kapatılmasının e-ticaret sektöründe yaratacağı hasarla ilgili çarpıcı bilgiler verdi.

Instagram erişim yasağı Türkiye’nin e-Ticaret hacmini 1,9 milyar TL etkileyebilir!

ETİD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Ekmekçi, e-ticaret havuzunun yüzde 10’luk kısmının sosyal medya üzerinden gerçekleştirildiğini belirtti. Günlük 930 milyon TL’ye denk gelen bu hacmin büyük bir kısmının Instagram’dan sağlandığını ifade eden Ekmekçi, Instagram’ın kapatılma kararının platforma trafik oluşturan influencerlar ve kullanıcılar aracılığıyla 1,9 milyar liralık bir e-ticaret hacmini olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.

Instagram, Türkiye’de çok önemli bir sosyal mecra olarak büyük bir ekonomi döndürüyor. Ekmekçi, platformda çeşitli iş modelleri ve yatırımlar bulunduğunu ve bu kararın pozitif bir ortam oluşturmayacağını belirtti. Instagram’ın kapatılması, sadece kullanıcıları değil, aynı zamanda birçok işletmeyi ve girişimciyi de doğrudan etkiliyor. Bu durum, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin gelirlerinde ciddi kayıplara yol açabilir.

E-ticaret sektöründe tüm kanalların önemli olduğunu vurgulayan Ekmekçi, Instagram’ın bu alandaki rolünün yadsınamaz olduğunu söyledi. Sosyal medyanın, özellikle Instagram’ın, işletmeler için vazgeçilmez bir pazarlama ve satış kanalı olduğunu belirtti. Erişim engelinin uzun sürmesi durumunda, sektörde kalıcı hasarlar meydana gelebilir ve Türkiye ekonomisine olumsuz etkileri büyük olabilir.

Erişim engelinin kaldırılması, e-ticaret sektörü ve genel ekonomi için büyük bir rahatlama sağlayacaktır. Yetkililerin bu durumu göz önünde bulundurarak hızlıca çözüm üretmeleri, hem kullanıcıların hem de işletmelerin mağduriyetini en aza indirecektir. Instagram’ın tekrar erişime açılması, Türkiye’deki e-ticaret hacminin eski seviyelerine dönmesi açısından kritik önem taşıyor.

AMD’nin yapay zeka yükselişi oyun gelirlerini gölgede bıraktı

AMD, 2024’ün ikinci çeyreğine dair mali durum raporunu yayınladı. Rapora göre, CPU devi yapay zeka pazarındaki yükselişini sürdürürken, RadeonXbox ve PlayStation gibi oyun donanımlarından elde ettiği gelirlerde önemli bir düşüş yaşadı.

AMD’nin yapay zeka alanındaki talep artışı ile dikkat çekiyor. Şirket, ikinci çeyrekte 5,84 milyar dolar gelir elde etti. Net gelirleri ise 27 milyon dolardan 265 milyon dolara yükseldi. Yapay zeka veri merkezi segmentindeki gelirler, yıllık bazda %115 artış göstererek 2,8 milyar dolara ulaştı. AMD Başkanı ve CEO’su Dr. Lisa Su, bu durumu “İkinci çeyrekte rekor Veri Merkezi segment geliriyle desteklenen güçlü gelir ve kazanç büyümesi sağladık” şeklinde değerlendirdi. Dr. Su, yapay zekanın işlerinin genelinde önemli büyüme fırsatları yarattığını ve yılın ikinci yarısında da güçlü bir gelir büyümesi hedeflediklerini belirtti.

AMD'nin yapay zeka

Oyun gelirlerinde düşüş

Ancak AMD’nin yapay zekate oyun donanımı gelirleri, önceki yıla göre %59 oranında azaldı. Şirket, yıllık bazda 648 milyon dolarkazanç elde etti. İlk çeyrek gelirleri ise 922 milyon dolar seviyesindeydi. Bu düşüşün temel nedenleri arasında ekran kartı pazarındaki rekabet ve yavaşlayan konsol satışları bulunuyor. Xbox satışları yıllık bazda %42 oranında düşerken, Radeon ekran kartı satışları, NVIDIA’nın GeForce RTX 40 serisi ile olan rekabet nedeniyle zayıf kaldı. Ayrıca RTX 50 serisi ekran kartlarının piyasaya sürülmesi de AMD’nin bu alandaki zorluklarını artırıyor.

Dr. Su, yapay zekadaki hızlı ilerlemelerin, her pazarda daha fazla hesaplama talebini artırdığını ve bu durumun AMD için önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Ayrıca, PlayStation 5 Pro ve Grand Theft Auto 6 gibi büyük yapımların piyasaya sürülmesiyle birlikte konsol satışlarında bir artış bekleniyor. AMD’nin bu alandaki stratejileri ve yeni ürünleri merakla bekleniyor.

TSMC, Avrupa’daki ilk çip üretim tesisinin inşasına başlıyor!

TSMCAvrupa’daki ilk çip üretim tesisinin inşasına Almanya’da başlıyor. Dresden kentinde kurulacak tesis, son teknoloji yerine daha olgun üretim süreçlerine odaklanacak. TSMC, üretim ayak izini Tayvan dışına genişletme çabalarının bir parçası olarak, Almanya’daki tesis için 10 milyar Euro yatırım yapacağını duyurmuştu. Yeni bilgiler, tesisin inşasına bu ay içinde başlanacağını gösteriyor.

Almanya’daki tesisin temel atma töreni 20 Ağustos’ta gerçekleştirilecek. Törene, TSMC Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su C.C. Wei, fabrika müşterileri ve Alman hükümet temsilcileri katılacak. Bu üretim tesisi, TSMC’nin yüzde 100 iştiraki olan European Semiconductor Manufacturing Company’e (ESMC) ait olacak.

ESMC’nin Dresden tesisi, son teknoloji üretim süreçlerinin yerine daha olgun üretim süreçlerine odaklanacak. Üretilecek çipler ağırlıklı olarak otomotiv, IoT ve endüstriyel alanlarda kullanılacak. ESMC’nin 2027 yılında tamamlandığında her ay 40.000 yonga plakası üretmesi bekleniyor.

TSMC, Almanya’daki üretim tesisi için NXP, Infineon ve Bosch ile ortaklık kurdu. Her bir ortak, tesisin yüzde 10’una sahip olacak ve TSMC tarafından açıklanan toplam 10 milyar Euro’luk yatırıma 500 milyon Euro katkıda bulunacak. Bu iş birliği, Avrupa’daki yarı iletken ekosistemini güçlendirmeyi ve bölgedeki teknolojik bağımsızlığı artırmayı hedefliyor.

Küresel ayak izi genişletme

TSMC, son birkaç yıldır yarı iletken üretim tesislerini ABD ve Japonyaya da genişletiyor. ABD’de Arizona’da kurulan tesis, yüksek performanslı çiplerin üretimine odaklanırken, Japonya’da kurulan tesis ise benzer şekilde olgun üretim süreçlerine yönelik olacak. Bu genişleme stratejisi, TSMC’nin küresel yarı iletken üretim pazarındaki liderliğini pekiştirme ve çeşitli coğrafi bölgelerdeki müşteri taleplerine daha hızlı ve etkin yanıt verme amacını taşıyor.

TSMC’nin CEO’su C.C. Wei, Almanya’daki tesisin temel atma töreninde yaptığı açıklamada, “Bu yeni tesis, TSMC’nin küresel üretim ağını genişletme stratejisinin önemli bir parçasıdır. Avrupa’daki müşterilerimize daha yakın olmayı ve onların ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebilmeyi amaçlıyoruz. Bu yatırım, sadece TSMC için değil, aynı zamanda Avrupa’daki yarı iletken endüstrisi için de büyük bir adım.” dedi.

Avrupa’nın teknolojik bağımsızlığına katkı

Almanya’daki yeni tesis, Avrupa’nın teknoloji alanındaki bağımsızlığını artırmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Avrupa Komisyonu, yarı iletken üretim kapasitesini artırmak ve kıtadaki teknolojik bağımsızlığı güçlendirmek amacıyla bir dizi politika ve teşvik programı uygulamaya koymuştu. TSMC’nin bu yatırımı, Avrupa Komisyonu’nun hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunacak ve kıtadaki yüksek teknoloji sektörünün büyümesine ivme kazandıracak.ak.

Sonuç olarak, TSMC’nin Almanya’daki bu yeni tesisi, sadece şirketin küresel üretim ağını genişletmekle kalmayacak, aynı zamanda Avrupa’nın teknoloji alanındaki bağımsızlığını artırma ve bölgedeki yarı iletken ekosistemini güçlendirme hedeflerine de önemli katkılarda bulunacak.

Instagram’ın kapatılması üzerine resmi açıklama!

0

Bugün sabah saatlerinde Instagram’ın erişime kapatılması sonrası nedeniyle ilgili birçok iddia ortaya çıktı ve farklı açıklamalar yapıldı. Şimdi ise Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan’dan X’te yeni bir açıklama geldi.

Bakan yardımcısı sosyal medya paylaşımında şunları söyledi:

“Batılı ülkeler söz konusu olduğunda, sosyal medya platformlarının Katalog Suçlar başta olmak üzere birçok konuda hızlıca tedbir aldıklarını görüyoruz. Biz de baştan beri aynı hassasiyeti ve adil duruşu talep ediyoruz. Bu platformlar, kurallarına uydukları ülkelerde sundukları güvenli, temiz ve adil içerik mekanizmasının Türkiye’de de geçerli olmasını istiyoruz.

Sağlayıcıların uyguladığı bu çifte standart, tüm dünya için ortak bir sorun. Şöyle bir hatırlayalım; gelin ülkemizde temsilcilikler açın, insanımızın hak ihlallerinin önüne geçelim dedik. Gelmek istemediler. Kendilerine bildirilen suçlara karşı gereken adımları yerine getirmediler.

Birlikte daha temiz bir internet inşa edelim, milletimiz muhatap bulsun dedik, bir takım sanal ofislerle göstermelik işler yaptılar. Yaptığımız kanun değişiklikleri ile tüm bu arkadan dolanmaların önüne geçtik. Görüyoruz ki aynı anlayışı hala sürdürmeye çalışıyorlar.

“Bildiğimi okurum, istediğimi yayınlarım, istediğimi yayınlamam” diyorlar. Biz bunu kabul etmedik, etmeyeceğiz. Değerlerimize saygı duyan, dezenformasyonsuz, daha temiz ve güvenli bir sosyal medya tesis etmek için ne gerekiyorsa yapacağız.”

İngiltere Mahkemesi patent davasında Intel lehine karar verdi!

Kaliforniya merkezli çip tasarımcısı R2, 2023’ün sonlarında açtığı davada, kurumsal patentlerini ihlal ettiği gerekçesiyle belirli Intel çiplerinin satışını durdurmak için bir ihtiyati tedbir talep etti. R2, benzer davaları Almanya, Fransa ve İtalya gibi birçok diğer yargı bölgesinde de açtı.

Söz konusu patent, Intel’in çiplerine entegre edilen voltaj düzenleyicileriyle ilgili olup; bu teknolojinin, aşırı voltaj durumunda silikonun bozulmasını veya arızalanmasını önlemeye yönelik olduğu belirtiliyor.

R2, çip devinin bu teknolojiyi işlemcilerinin çoğuna entegre ederek patentlerini ihlal ettiğini iddia etti. Intel ise R2’nin patentlerinin geçersiz olduğunu savundu.

Çarşamba günü açıklanan kararda, mahkeme R2’nin patentlerinin gerekli “yaratıcı adımı” içermediği gerekçesiyle geçersiz olduğuna karar verdi. Bununla birlikte, hakimin aynı zamanda; Intel’in ürünlerinin patentler geçerli olsaydı ihlal etmiş olacağına karar verdiği de belirtiliyor.

İngiltere Mahkemesi patent davasında Intel lehine karar verdi!

Dava edilen çip devi, konu hakkında yorum yapmaktan kaçındı. İngiltere mahkemesi Intel lehine karar verse de, aynı şey Alman mahkemeleri için söylenemez. Şubat ayında Düsseldorf Bölge Mahkemesi, çip devinin R2’nin patentini ihlal ettiğine karar verdi ve ilgili teknolojiyi içeren çiplerin satışını yasaklayan bir ihtiyati tedbir kararı verdi. Bu dava ise temyiz aşamasında.

Bu arada, R2 son birkaç ay içinde diğer pazarlarda da hukuki mücadelesini sürdürdü. Mart ayında R2, Intel’in İtalya’daki yan kuruluşlarına karşı hukuki süreci genişletti ve Nisan ayında Fransa’da benzer bir dava açtı.

R2 yalnızca Intel’i hedef almakla kalmıyor. Aynı zamanda şirketin ortaklarına da (HPE, Dell ve Fujitsu gibi OEM’ler ile bulut sağlayıcısı Amazon Web Services dahil) şirketin parçalarını kullandıkları için dava açıyor.

Yapay zeka rüzgarı Samsung’a kar getirdi!

Samsung, yapay zeka eğitimi için kritik öneme sahip gelişmiş bellek çiplerine olan güçlü talep nedeniyle yılın ikinci çeyreğinde beklenenden yüksek gelir ve işletme kârı açıkladı. Şirket, ikinci çeyrekte gelirini bir önceki yıla göre yüzde 23,42 artırarak 53,5 milyar dolar seviyesine yükseltti. İşletme kârında ise yüzde 1.458 gibi dikkat çekici bir artış sağladı ve 7,5 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Samsung yapay zeka Bu büyük artış, yapay zeka uygulamalarında kullanılan HBM (High Bandwidth Memory) bellekler ve geleneksel DRAMbelleklerine olan talebin güçlü kalması sayesinde elde edildi. Samsung, yılın ikinci yarısında HBM, sunucu DRAM ve SSD ürünlerine olan talebin yüksek kalmasını bekliyor. Bu talepleri karşılamak için HBM3E belleklerin kapasitesini artıracaklarını ve Nvidia‘dan HBM3E için sertifika alacaklarını açıkladı.

Samsung’un çip birimi, yaklaşık 20 milyar dolar gelir ve 4,67 milyar dolar net gelir elde ederek bir yılı aşkın sürenin ardından ilk kârını açıkladı. Ayrıca, şirket HBM4 çipleri üzerinde çalıştığını ve bu çiplerin 2026 yılına kadar hazır olacağını duyurdu. HBM3 çiplerinin, Nvidia‘nın Çin’e özel yapay zeka çiplerinde kullanılacağı belirtiliyor, bu da çip birimi için gelecekteki iyi performansın bir işareti.

Öte yandan, Samsung, akıllı telefon satışlarında genel bir düşüş yaşasa da Galaxy S24 serisinin güçlü kalmaya devam ettiğini belirtti. Şirket, yeni amiral gemisi telefonları olan Galaxy Z Flip 6 ve Galaxy Z Fold 6‘yı tanıttı ve bu cihazların üçüncü çeyrekte satışları artırması bekleniyor.

Exynos 2500 çipi üzerinde de olumlu gelişmeler yaşanıyor. Exynos W1000 çipinin (Galaxy Watch 7 ve Ultra’da kullanılan) olumlu tepkiler aldığı, Galaxy S25 ailesinde kullanılacak Exynos 2500 için her şeyin yolunda olduğu açıklandı. Samsung Foundry, 2nm Gate-All-Around (GAA) teknolojisi için geliştirme kitlerini dağıtmaya başladı ve 2024 yılı için ikinci nesil 3nm GAA çiplerinde tam ölçekli seri üretime geçti. Şirket, 2028 yılına kadar müşteri sayısını dört katına, satışları ise dokuz katına çıkarmayı hedefliyor.

Boeing, Starliner’daki problemler yüzünden 125 milyon dolar kaybetti!

SpaceNews’in haberine göre, Boeing bu kayıpları ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na yaptığı bir dosyalamada ortaya koyarak yılın ikinci çeyreğine ilişkin kazançlarla ilgili daha fazla ayrıntı paylaştı.

Boeing, 2023 yılında Mürettebat Uçuş Testi görevini ertelemeleri sonucunda zaten 288 milyon dolarlık kayıp açıklamıştı.

İlk mürettebatlı Starliner uçuşu, NASA astronotları Butch Wilmore ve Sunita Williams ile Haziran ayında gerçekleşti. Boeing’in uzay aracı, sadece sekiz gün boyunca ISS’ye kenetlenmiş halde kalıp ardından astronotları Dünya’ya geri getirecekti. Ancak, donanımındaki sorunlar, görevin orijinal zaman çizelgesine uygun şekilde ilerlemesini engelledi.

Şirket, Starliner’ın ISS’ye yaklaşırken manevra motorlarının bozulmasına neyin sebep olduğunu incelemek zorunda kaldı. Ayrıca, aracın fırlatılmasını defalarca geciktiren helyum sızıntısının da kötüleştiği görüldü. Haziran ayından bu yana şirket, uzay aracını bir dizi teste tabi tutuyor. Sadece birkaç gün önce, 27 Temmuz’da, Starliner’ın reaksiyon kontrol sistemi jetlerinin ateşleme testi tamamlandı ve aracın helyum sızıntı oranlarının kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığından emin olundu. Bu testler, uzay aracının geri dönüş uçuşu için hazırlıkların bir parçası olarak Williams ve Wilmore’un katılımıyla gerçekleştirildi.

NASA, testlerin sonuçlarının hâlâ değerlendirildiğini belirtti. Ancak Boeing ve NASA, Starliner’ın hazır olduğundan emin olduktan sonra, Starliner’ın ve astronotların geri dönüş uçuşu için bir tarih belirleyecekler.

Starliner programı, Boeing’in uzay araştırmaları ve NASA ile olan işbirliği açısından büyük önem taşıyor. Ancak, yaşanan bu gecikmeler ve teknik sorunlar, şirketin mali durumunu olumsuz etkiliyor ve gelecekteki uzay görevleri için önemli dersler içeriyor. NASA ve Boeing’in, Starliner’ın güvenli ve başarılı bir şekilde geri dönmesi için yoğun bir şekilde çalıştıkları belirtiliyor.

OpenAI, yeni yapay zeka modelini önce ABD’ye test ettirecek!

OpenAI CEO’su Altman, çalışmayı Perşembe akşamı X platformunda yaptığı bir gönderiyle duyurdu.

Duyuru, ayrıntılar açısından kısıtlı olsa da, OpenAI’in daha güçlü jeneratif yapay zeka teknolojileri geliştirme uğruna yapay zeka güvenliği üzerindeki çalışmaları ikinci plana attığı yönündeki eleştirilere bir yanıt niteliğinde.

Mayıs ayında OpenAI, “süper zeki” yapay zeka sistemlerinin kontrolden çıkmasını önlemek için geliştirilen kontroller üzerinde çalışan birimi fiilen dağıtmıştı. Haberler, şirketin bu ekibin güvenlik araştırmalarını yeni ürünlerin lansmanları lehine bir kenara bıraktığını ve bu durumun, ekibin iki liderinin (Jan Leike ve OpenAI kurucu ortağı Ilya Sutskever) istifasına yol açtığını ortaya koydu.

Bu gelişmelere yanıt olarak şirket, ihbarcılığı zımnen caydıran kısıtlayıcı “aşağılama yasağı” maddelerini kaldıracağını ve bir güvenlik komisyonu oluşturacağını duyurdu. Ayrıca, hesaplama kaynaklarının %20’sini güvenlik araştırmalarına ayırma taahhüdünü yineledi.

Ancak, OpenAI’in bu adımları bazı gözlemcileri tatmin etmedi. Özellikle, OpenAI’in güvenlik komisyonunu tamamen şirket içi isimlerle doldurmasının ardından ve kısa bir süre önce üst düzey bir güvenlik yöneticisini başka bir birime atamasının ardından eleştiriler arttı. Hawaii’li Demokrat Senatör Brian Schatz‘ın da aralarında bulunduğu beş senatör, Altman’a bir mektup yazarak şirketin politikalarını sorguladı. Şirketin baş strateji sorumlusu Jason Kwon ise mektuba verdiği yanıtta, OpenAI’in süreçlerinin her aşamasında titiz güvenlik protokolleri uygulamaya kararlı olduğunu belirtti.

OpenAI’in ABD Yapay Zeka Güvenlik Enstitüsü ile yaptığı anlaşmanın zamanlaması, şirketin bu hafta başında gelecekteki İnovasyon Yasası’nı desteklemesi ışığında biraz şüpheli görünüyor. Bu yasa tasarısı, Güvenlik Enstitüsü’nü AI modelleri için standartlar ve yönergeler belirleyen bir yürütme organı olarak yetkilendirecek. Altman, ayrıca ABD İç Güvenlik Bakanlığı’nın Yapay Zeka Güvenlik ve Güvenilirlik Kurulu’nda yer alıyor; bu kurul, ABD’nin kritik altyapılarında yapay zekanın güvenli bir şekilde geliştirilmesi ve uygulanması için önerilerde bulunuyor.

OpenAI’in bu yıl federal lobi faaliyetlerine yaptığı harcamaları ciddi şekilde artırması da dikkat çekiyor. 2024’ün ilk altı ayında 800.000 dolar harcayan şirket, 2023 yılında sadece 260.000 dolar harcamıştı.

Bu durum, OpenAI’in federal düzeyde yapay zeka politika yapımında etkisini artırmaya çalıştığını gösteriyor.

BTK’dan yeni karar: Instagram erişime kapatıldı!

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), sabah saatlerinde herkesi şaşırtan bir karar açıkladı. Sosyal medya dünyasının en büyük platformlarından Instagram, Türkiye’den erişimlere kapatıldı. Alınan kararın nedeniyle ilgili henüz resmi bir paylaşım yapılmadı.

Instagram, 2 Ağustos’ta Türkiye’de engellendi

Sabah saatlerinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu karar sorgulama sayfasında ilginç bir karar göze çarptı. Paylaşılan ifadede “Instagram.com, 2 Ağustos 2024 tarihli ve 490.05.01.2024.-608903 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kararıyla erişime engellenmiştir” denildi.

Bakan yardımcısından Instagram yasağı hakkında açıklama geldi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bakan yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, X üzerinden yaptığı paylaşımla Instagram yasağını değerlendirdi. Sayan, Sosyal medya platformlarının Katalog Suçlar başta olmak üzere birçok konuda hızlıca tedbir aldığını, aynı hassasiyetin Türkiye için de gösterilmesinin istendiğine dikkat çekti.

Instagram’a VPN kullanarak nasıl girilir?

0

Dünyanın en popüler sosyal medya platformlarından biri olan Instagram’a bazen erişim sıkıntıları yaşanabiliyor. Eğer böyle bir sıkıntı yaşandığı anda akışınızdan geri kalmak istemiyorsanız, aşağıdaki “VPN kullanarak Instagram ’a nasıl girilir” konulu rehberimizi çok faydalı bulacaksınız.

Instagram VPN kullanarak erişim rehberi

Aşağıda ekran görüntüleriyle aktardığımız hem Android hem de iOS için Instagram VPN kullanarak giriş adımlarını takip ederek erişim sıkıntınızı kolayca aşabilirsiniz. Lafı daha fazla dolandırmadan gelin rehberlere bir göz atalım:

Android VPN Instagram kullanma rehberi:

  • Adım #1: Google Play Store’a girin
  • Adım #2: Secure VPN – Daha Güvenli Ağ uygulamasını indirin
  • Adım #3: Uygulamayı açıp ‘Bağlan’ butonuna tıklayın
  • Adım #4: Üstteki ‘Dünya’ simgesine tıklayıp Almanya’yı seçin
  • Adım #5: Instagram’ı açtığınızda şüpheli giriş uyarısı verebilir çünkü farklı ülkede gözükeceksiniz. “Giriş yapmaya çalışan bendim” seçeneğini seçin
  • Adım #6: Instagram’ı rahatlıkla kullanabilirsiniz.

iOS VPN Instagram kullanma rehberi:

  • Adım #1: App Store’a girin
  • Adım #2: Secure VPN: VPN & Securenet uygulamasını indirin
  • Adım #3: Uygulamayı açıp ‘Bağlanmak’ butonuna tıklayın
  • Adım #4: Gelen uyarıya izin verin
  • Adım #5: Instagram’ı rahatlıkla kullanabilirsiniz.

iOS’ta önerdiğimiz VPN uygulamasının bir günlük kullanım sınırı var, ancak bir kere bağlandığınız zaman uzun süreler boyunca kullanabiliyorsunuz. Ek olarak ayrıca üstteki reklam izleme butonuna tıklayıp reklam izleyerek ekstra bağlantı hakkı kazanabiliyorsunuz. Ücretsiz VPN uygulamalarının böyle dertleri var ne yazık ki. Dilerseniz başka bir VPN uygulaması indirerek aynı adımları takip edip Instagram ‘a yine VPN ile erişebilirsiniz.

Neyse ki Android için önerdiğimiz VPN uygulamasında böyle bir sorun mevcut değil. Dilediğiniz zaman uygulamayı açıp, bağlanıp Instagram ‘a VPN ile erişimi kolayca sağlayabilirsiniz.

Daha önce aktardığımız gibi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) karar sorgulama ekranında yer alan paylaşıma göre Instagram, Türkiye’de engellendi. VPN’siz kullanımda bant genişliği daraltması olduğu için kullanımda sıkıntılar olabiliyor. Dolayısıyla şu an için en iyisi Instagram ‘ı VPN aracılığıyla kullanmak.

Uber ve BYD 100.000 araç için anlaşmaya vardı!

Duyuruya göre anlaşma, Uber platformundaki sürücülere BYD üzerinden daha uygun fiyatlı elektrikli araçlara erişim sağlamayı ve sahip olma maliyetlerini düşürmeyi amaçlıyor. Ancak, aynı sürücüler için endişe verici bir gelişme de var; iki şirket, ileride Uber platformunda otonom araçları kullanmayı planlıyor olabilir.

Açıklamada ayrıca Uber sürücülerinin, özel araç sahiplerine oranla beş kat daha hızlı bir şekilde elektrikli araçlara geçiş yaptığı; elektrikli araç fiyatları ve finansman imkanlarının bu geçişin önündeki engeller olarak öne çıktığı belirtildi. Şarj altyapısı, özellikle Birleşik Krallık gibi ülkelerde, başka bir önemli sorun olarak dikkat çekiyor.

Anlaşma ayrıca yetkililer tarafından da incelenebilir. ABD’nin Çin EV’lerine uyguladığı tarifeler yüzde 100 seviyesinde, ancak BYD’nin AB’de tarifelerin yüzde 17,4 olmasıyla daha düşük bir engele sahip olduğu belirtiliyor.

BYD, Türkiye yatırımı ile Tesla’ya darbe vuracak!

BYD, Çinli yetkililerden seviye üç otonom araçlarını halka açık yollarda test etme izni aldı ve Türkiye’de 1 milyar dolarlık bir otomobil fabrikası kurma planlarını açıkladı. Raporlara göre, ülkemizde kurulacak olan bu tesis yıllık 150.000 araç üretim kapasitesine sahip olacak.

Türkiye’de araç üretmek, BYD’ye AB’nin Gümrük Birliği’ne üye olan ülkemiz üzerinden bu vergilerden kaçma imkanı sağlayabilir.

Uber Türkiye'de çalışıyor mu

Bu anlaşma, BYD’nin en büyük rakibi Tesla’ya bir darbe olarak görülüyor. Tesla, kısa bir süre önce CEO Elon Musk’ın tasarımda bazı değişiklikler yapma kararı almasının ardından robotaksi aracının tanıtımını erteledi. Musk, denetimsiz Tam Otonom Sürüş hakkında geçmişteki tahminlerinin fazla iyimser olduğunu kabul etti.

Tesla, en son mali raporunda gelirlerin büyük ölçüde durağan olduğunu bildirdi, bu durum bazı yatırımcıları şirketin ana otomobil işinin baskı altında olduğu konusunda endişelendirdi. Musk ise BYD gibi rakiplerden gelen indirimlerin, elektrikli araç üreticisi için işleri zorlaştıran bir faktör olduğunu belirtti.

BYD Amerika CEO’su ve icra başkan yardımcısı Stella Li, “Bu işbirliği, kentsel mobilitenin elektriklendirilmesinde yeni bir dönemi başlatıyor ve en son teknoloji elektrikli araçlarımızın dünya çapındaki şehirlerde yaygın bir hale gelmesini sabırsızlıkla bekliyoruz.” dedi.

Apple finansal çeyrek sonuçlarında rekor kırdı!

0

Apple 29 Haziran 2024 tarihinde sona eren 2024 mali yılı üçüncü çeyreğine (mali yıl firmadan firmaya değişiklik gösteriyor) ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, bir önceki yıla göre yüzde 5 artışla 85,8 milyar dolar çeyrek geliri ve bir önceki yıla göre yüzde 7,9 artışla 21,44 milyar dolar çeyrek karı elde etti.

Apple CEO’su Tim Cook yatırımcılara yönelik açıklamasında “Bugün Apple, bir yıl öncesine göre yüzde 5 artışla 85,8 milyar dolarlık yeni bir Haziran çeyreği gelir rekoru açıklıyor” dedi ve ekledi: “Çeyrek boyunca, Dünya Çapında Geliştiriciler Konferansımızda (WWDC), iPhone, iPad ve Mac’in merkezine güçlü, özel üretken yapay zekâ modellerini yerleştiren çığır açan bir kişisel zekâ sistemi olan Apple Intelligence da dahil olmak üzere yazılım platformlarımızdaki inanılmaz güncellemeleri duyurmaktan heyecan duyduk. Bu araçları kullanıcılarımızla paylaşmak için sabırsızlanıyoruz.”

Apple CFO’su Luca Maestri ise şunları söyledi: “Çeyrek boyunca rekor iş performansımız EPS’de yüzde 11’lik bir büyüme ve yaklaşık 29 milyar dolarlık işletme nakit akışı yaratarak hissedarlarımıza 32 milyar doların üzerinde getiri sağlamamıza olanak tanıdı. Ayrıca, çok yüksek seviyelerdeki müşteri memnuniyeti ve sadakati sayesinde tüm coğrafi segmentlerde kurulu aktif cihaz tabanımızın tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmasından da büyük memnuniyet duyuyoruz.”

Apple tarafından açıklanan mali tablolara göz atıldığında, firmanın toplam 85,7 milyar dolar olan satış gelirlerinin neredeyse yarısının (39,3 milyar dolar) iPhone satışlarından geldiği görülüyor. Buna karşın, geçtiğimiz yılın aynı döneminde iPhone satışlarından elde edilen gelirin az da olsa daha yüksek olması (39,6 milyar dolar) dikkat çekici.

Benzer bir biçimde, firmanın Vision Pro ve Watch serisi ile en iddialı olduğu alanlardan birisi olan Giyilebilir Ürünler segmentinde de geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık 180 milyon dolarlık gelir düşüşü var.

Buna karşın 5,8 milyar dolardan 7,1 milyar dolara tırmanan satış geliri ile hem iPad segmenti hem de 21,2 milyardan 24,2 milyar dolara toplam 3 milyar dolarlık artış kaydeden Hizmetler bölümü dikkat çekici bir başarı sergiliyor.

Coğrafi olarak bakılındaysa Apple’ın gelirlerini artıramadığı tek bölge, geçen seneye kıyasla yaklaşık 1 milyar dolar daha düşük gelir getiren Çin Anakara bölgesi olarak dikkat çekiyor.

Intel kabus gibi bir 2. çeyrek raporu açıkladı!

Çip devi Intel, son dönemde gerek dökümhane kurulumundaki (Intel Foundry) gerekse de yapay zekâ çip üretiminde yaptığı atılımlara karşın adeta kabus gibi bir finansal çeyrek raporu yayınladı. Firmanın gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık 100 milyon dolar düşüşle 12,8 milyar dolar olarak açıklandı. Intel 1,47 milyar dolar kâr açıkladığı geçene senenin aynı dönemine kıyasla ise adeta çöküş yaşayarak 29 Haziran’da sona eren çeyrekte 1,6 milyar dolar net zarar açıkladı.  

Intel CEO’su Pat Gelsinger, yatırımcılara yönelik açıklamasında “Önemli ürün ve süreç teknolojisi kilometre taşlarına ulaşmamıza rağmen 2. çeyrek finansal performansımız hayal kırıklığı yarattı. İkinci yarı trendleri daha önce beklediğimizden daha zorlu ve IDM 2.0 dönüşümümüzü hızlandırırken işletme ve sermaye verimliliğini artıracak kararlı adımlar atmak için yeni işletme modelimizden yararlanıyoruz” dedi. Intel CFO’su David Zinsner ise yapay zekâ bilgisayar yarışında brüt kar marjı sıkıntılarından, çekirdek olmayan işlerle ilgili normalden daha yüksek masraflardan ve kullanılmayan kapasitenin etkisinden dem vurdu.

Intel kapsamlı bir maliyet azaltma planı peşinde

Yapılan çeyrek açıklaması ve finansal sonuçlar, hissedarlar ve teknoloji/finans camiası kadar Intel yöneticileri için de şok etkisi yarattı. Öyle ki Intel ilk çeyrek sonuçlarında 12,7 milyar dolar açıklayarak analist beklentilerini geride bırakmıştı. Yalnızca 3 ay önce Intel CEO’su Pat Gelsinger “İleriye baktığımızda, 2024 mali yılında yıldan yıla gelir ve GAAP dışı EPS büyümesi sağlamayı ve tüm yıl brüt kar marjında yaklaşık 200 baz puan iyileşme sağlamayı bekliyoruz,” diyordu. Firma ikinci çeyrek için hisse başına kâr marjını (EPS) 0,10 dolar olarak öngörmüştü. Şimdi ise EPS %80’lik bir sapmayla 0,02 dolar olarak açıklandı.  

Tüm bu olumsuz görünümün ardından firma acil olarak bir yeniden yapılanma ve maliyet azaltma planı açıkladı. Açıklanan plana göre Intel Products ve Intel Foundry için ayrı finansal raporlamanın oluşturulmasının ardından yeni hamleler gelecek. Şirket genelinde kısa süre içinde yapısal ve operasyonel yeniden düzenlemeler, personel sayısında azaltmalar ve önceki tahminlere kıyasla 2025 yılında 10 milyar dolardan fazla işletme gideri ve sermaye harcaması azaltmaları söz konusu. Plan, şirketin çok yıllı dönüşüm stratejisi olarak dört temel önceliğe odaklanacak:

İşletme Giderlerinin Azaltılması: Şirket operasyonlarını düzene sokacak ve harcamaları ve personel sayısını anlamlı bir şekilde azaltarak GAAP dışı Ar-Ge ve pazarlama, genel ve idari (MG&A) giderlerini 2024’te yaklaşık 20 milyar dolara ve 2025’te yaklaşık 17,5 milyar dolara indirecek ve 2026’da daha fazla azalma bekleniyor. Intel, çoğunluğu 2024 yılı sonuna kadar tamamlanmak üzere personel sayısını %15’ten fazla azaltmayı öngörmektedir.

Sermaye Harcamalarının Azaltılması: Intel odağını sermaye verimliliğine ve pazar gereksinimlerine uygun yatırım seviyelerine kaydırıyor. Bu, 2024 yılında brüt sermaye harcamalarını önceki tahminlere göre %20’den fazla azaltacak ve 2024 yılında brüt sermaye harcamalarını 25 milyar ila 27 milyar dolar arasına getirecek.

Satış Maliyetinin Azaltılması: Şirket, 2025 yılında değişken olmayan satış maliyetlerinde 1 milyar dolar tasarruf sağlamayı bekliyor. Ürün karması önümüzdeki yıl da olumsuz etki yaratmaya devam edecek ve 2025’in brüt kar marjında yıllık bazda mütevazı iyileşmelere katkıda bulunacak.

Stratejiyi Yürütmek için Temel Yatırımları Sürdürmek: Intel, Amerika Birleşik Devletleri’nde ve dünya çapında dayanıklı ve sürdürülebilir bir yarı iletken tedarik zinciri oluşturmak için yatırımlarını sürdürmeye devam ediyor.

Yani özetle plan personel kesintisi (%15 düzeyinde), mali kalemlerin ayrı raporlanması, brüt ve net sermaye harcamalarının kısılması ve yatırımlarda CHIPS yasası ile yarı-iletken pazarına milyarlarca dolar akıtan ABD’ye öncelik vermek şeklinde. Bu aksiyon planının ne ölçüde başarılı olacağını ise zaman gösterecek.

Amazon AWS ile büyümeye devam ediyor

E-ticaret ve teknoloji devi Amazon, 30 Haziran’da sona eren 3 aylık dönem için finansal çeyrek sonuçlarını açıkladı. Firmanın 3 aylık dönemdeki toplam gelirleri, bir önceki senenin aynı dönemine kıyasla %10’luk artışla 148 milyar dolar olarak gerçekleşti. Amazon’un net karı ise yine bir önceki senenin aynı dönemine kıyasla neredeyse iki katına çıkarak (%99,7’lik artış) 13,48 milyar dolar olarak açıklandı.

Amazon için ABD ve Avrupa’da yürüyen bazı davalar ve regülasyon soruşturmaları dışında işler oldukça yolunda gözüküyor. ABD’li e-ticaret ve teknoloji devi açıkladığı finansal çeyrek sonuçları ile güçlü satış ve kârlılık performansını sürdürdüğünü gösterdi. Firmanın ürün ve servis satışları (AWS hariç) 30 Haziran’da sona eren çeyrekte 121,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu rakamın yaklaşık %74’ü ABD’den %26’sı ise uluslararası pazardan elde edilmiş durumda.

Net kâr rakamlarına bakıldığında ise ABD’de gerçekleştirilen ürün ve servis satışlarından (AWS hariç) 5 milyar dolar net kâr elde edildiği buna karşın uluslararası pazarlardaki satışlardan (yine AWS hariç) yalnızca 273 milyon dolar kâr elde edildiği görülüyor.

Yine de geçtiğimiz yılın aynı döneminde firmanın ABD pazarındaki ürün ve servis satışlarından 3,2 milyar dolar kâr elde ettiği ve uluslararası pazarda 895 milyon dolar zarar açıkladığı düşünülürse, AWS dışındaki ürün ve servis satışlarının toparlandığını söylemek yanlış olmaz. Üstelik, 16 -22 Temmuz arasında düzenlenen Amazon Prime Day satış kampanya döneminin sonuçları bu rapora dahil edilmemiş durumda ve 3. çeyrek sonuçlarında yer alacak.

Amazon Web Services (AWS) yükselişini sürdürüyor

Amazon’un son dönemde kârlılık anlamında en önemli silahına yani AWS tarafına bakıldığında ise gelirlerin geçen yılın aynı dönemine kıyasla %18,7 oranında artarak 26,3 milyar dolar seviyesine ulaştığı görülüyor. AWS’nin net kârı ise yine geçen yılın aynı dönemine kıyasla 5,3 milyar dolardan 9,3 milyar dolar seviyesine çıkmış durumda.

Amazon Başkanı ve CEO’su Andy Jassy de, yatırımcılara yönelik konuşmasında AWS tarafındaki güçlü pozisyona dikkat çekerek “Bir dizi boyutta ilerleme kaydetmeye devam ediyoruz, ancak belki de hiçbiri AWS büyümesinde devam eden hızlanmadan daha fazla değil” dedi ve ekledi “Şirketler altyapılarını modernleştirmeye ve buluta geçmeye devam ederken, aynı zamanda yeni Üretken Yapay Zekâ fırsatlarından da yararlanıyorlar. AWS, çok daha geniş işlevselliğe, üstün güvenlik ve operasyonel performansa, daha büyük bir iş ortağı ekosistemine sahip olduğu için müşterilerin en iyi tercihi olmaya devam ediyor,” dedi.

Analist beklentilerinin biraz altında bir performans

Tüm bu iyimser havaya karşın, AWS dışındaki tüm finansal açıklamaların aslında analist beklentilerinin bir miktar altında kaldığını belirtmek gerekiyor. Analistler net satış rakamının 148,8 milyar dolar olmasını (148 milyar dolar olarak gerçekleşti), net kârın ise 13,59 milyar dolar olmasını (13,48 milyar dolar olarak gerçekleşti) bekliyorlardı. Amazon hisseleri yapılan finansal açıklamanın ardından kapalı olan NASDAQ borsasında ön işlemlerde %3 civarında değer kaybetmiş görünüyor.

Türk Telekom’dan şirketlere global arenada rekabette avantajo!

0

Türk Telekom kurum ve işletmelere siber güvenlik ve bulut bilişim alanlarında yenilikçi çözümler sunmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük siber güvenlik merkezine ve uzman kadrosuna sahip olmasının yanı sıra, bulut bilişim ve siber güvenlikte yerli ürünlerin geliştirilmesinde de öncü rol oynuyor.

Türk Telekom Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Özden, “Türk Telekom Bulut” ile kurumların inovasyon ve dijital dönüşümlerini desteklediklerini, verimliliği artırdıklarını ve müşterilerine global rekabette avantaj sağladıklarını belirtti.

Özden ayrıca Türkiye’nin en büyük siber güvenlik merkezine sahip operatörü olarak kullanıcılarını siber saldırılara karşı koruduklarını ve yerli ekosistemi destekleyerek yerlilik oranını artırmayı hedeflediklerini vurguladı. Türk Telekom, kamu kurumları ve özel sektöre tek platform üzerinden veri merkezi, bulut servisleri ve siber güvenlik hizmetleri gibi birçok yeni nesil dijital teknoloji sunuyor.

Verimliliği odağına alan “Türk Telekom Bulut”, anahtar teslim ve katma değerli hizmetlerle Türkiye’deki şirketlere ve kamu kurumlarına global ölçekte rekabet avantajı sağlıyor. “Türk Telekom Bulut” ile kurumlar ve işletmeler, sanal veri merkezinden depolamaya, yedekleme/iş sürekliliği çözümlerinden siber güvenlik çözümlerine kadar birçok servise tek bir noktadan erişebiliyor.

Ulusal güvenliği önemli bir unsur olarak gören Türk Telekom, siber güvenlik alanında yerli ekosistemi destekleyen çalışmalarına da devam ediyor. Her geçen gün artan siber ataklara karşı ürün ve hizmetlerini yenileyen Türk Telekom, kurumsal güvenlik hizmetlerini, Türkiye’nin en büyük Siber Güvenlik Merkezi’nde sunuyor.

“Kritik altyapılarda yerli ve milli ürün kullanma” vizyonuyla hareket eden Türk Telekom, kritik ve maliyeti yüksek ürünlerin yerlileştirilmesi noktasında yatırımlarına ve yerli ekosistemi destekleyen çalışmalarına devam ederek sunduğu siber güvenlik hizmetlerinde yerlilik oranını her geçen gün arttırıyor.

Şirket, siber güvenlik alanında Türkiye’nin verisinin Türkiye’de kalması ve yerli ekosistemin büyümesi stratejisi ile hem yerli ve milli ürünler geliştiriyor hem de yerli üreticilerle ürünleştirme faaliyetleri yürütüyor.

Zeynep Özden Türkiye’de kamu kurumları ve özel sektörün dijitalleşerek küresel ölçekte rekabet etmesini sağlamak için “Türk Telekom Bulut” ile ülkemizin dijital dönüşümüne yerli ve milli teknolojilerle liderlik etmeye devam edeceklerini belirtiyor.

Özden, sürdürülebilir büyümenin, işletmelerin daha dinamik, esnek ve yenilikçi olmalarını gerektirdiğini ve başarıya ulaşan işletmelerin teknolojiyi iyi kullanan ve dijitalleşme stratejilerini doğru kurgulayan şirketler olduğunu vurguladı.

“Türk Telekom Bulut” ile kurumların inovasyon ve dijital dönüşümlerinin desteklendiğini, tedarik sürelerine bağlı kalmadan kapasite ihtiyaçlarına esnek çözümler sunulduğunu ve müşterilerin rekabette avantajlı pozisyonda olmalarına, verimlilikle birlikte iş değerlerini artırmalarına destek olduklarını ifade etti.

Sundukları bulut çözümlerinin kurumların ve işletmelerin teknolojik altyapılarını şekillendirdiğini ve dijital dönüşümlerini hızlandırarak rekabet avantajı sağladığını belirterek en yeni ve en güvenli teknolojileri dünyayla aynı anda Türkiye’deki kullanıcılara sunmaya devam edeceklerini söyledi.

Siber güvenliğin ulusal bir mesele olduğunun altını çizen Özden, sundukları hizmetlerle kurumların ve işletmelerin dijital dönüşüm yolculuklarını desteklerken, dijital dünyanın en değerli unsuru haline gelen “veri”nin güvenliğini sağlamak için 360 derece güvenlik bakış açısı ve alanında uzman sertifikalı siber güvenlik mühendisleriyle kullanıcılara hizmet verdiklerini belirtti.

Hem Türkiye hem de global standartlara uyumlu çözümler sunduklarını ve siber güvenlik alanında yerli ve milli ekosistemi güçlendirecek, bu alanda önemli çözümler sunan firmaları destekleyerek milli bir sorumluluk olarak gördükleri siber güvenlik alanındaki çözümlerini sürekli zenginleştirdiklerini ifade etti