Sam Bankman-Fried 25 yıl hapis cezası aldı!

Kripto borsası FTX ve ticaret firması Alameda Research’ün kurucu ortağı ve eski CEO’su Sam Bankman-Fried, duruşması sırasında dolandırıcılık ve kara para aklamayla ilgili yedi suçlamanın tamamından suçlu bulunmasından yaklaşık beş ay sonra New York Güney Bölgesi Yargıcı Lewis Kaplan tarafından 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Yargıç Kaplan Perşembe günü yaptığı açıklamada, “Yalan söylemediği zamanlarda kaçamak cevaplar veriyor, saçmalıyor, savcıların sorularını yeniden ifade etmelerini sağlamaya çalışıyordu,” dedi ve ekledi: “30 yıla yakın bir süredir bu işi yapıyorum. Hiç böyle bir performans görmemiştim.”

Bankman-Fried hüküm giymeden önce mahkemede verdiği beyanlarında FTX yöneticisi olarak “bir dizi kötü karar” verdiğini kabul etti, ancak bunların “bencilce” kararlar olmadığını savundu. İki dolandırıcılık ve beş komplo suçlaması olmak üzere Bankman-Fried’in’ın suçlu bulunduğu yedi suçtan toplamda alabileceği ceza en fazla 110 yıldı ve 25 yıllık cezası kesinleşti. Bankman-Fried’in ayrıca ceza duruşması sırasında ABD hükümetine 11 milyar dolar tutarında para cezası ödemesine karar verildi.

Bu ayın başlarında ABD Adalet Bakanlığı savcıları Bankman-Fried için 40 ila 50 yıl arasında bir ceza talebinde bulunmuşlardı. Savcıların bildirisinde, “Bankman-Fried’in dolandırıcılığının büyüklüğü ağır cezalar gerektiriyor” denilmiş ve eklenmişti: “Kayıp miktarı -ki bu en az 10 milyar dolar- bu vakayı tüm zamanların en büyük finansal dolandırıcılıklarından biri haline getiriyor.”

Şubat ayı sonlarında Bankman-Fried’in avukatları, müvekkillerinin “bireylere değer vermesi”, “pişmanlık duyması”, “düşük seviyeli suçluluk” gibi gerekçelerle göstererek 63 ila 78 ay arası (yaklaşık 5 – 7 yıl) ceza almasını öneren bir bildirimde bulunmuşlardı.

Bankman-Fried’in beş hafta süren ve bir zamanlar dünyanın en büyük kripto borsalarından birinin ve kardeş ticaret şirketinin Kasım 2022’de nasıl çöktüğünü derinlemesine inceleyen duruşması bir hayli ilgi çekmişti. Bankman-Fried’in aldığı ceza aynı zamanda kripto endüstrisinin geneline de bir sinyal gönderebilir. Bitcoin yarılama yılında olduğumuz için bu sene Bitcoin ve diğer kripto paralar son derece yüksek bir işlem hacmi ile ciddi bir değer kazanmış durumda.

Son olarak, belirtmek gerekiyor ki ABD federal sisteminde bu tür suçlar için şartlı tahliye yok. Ancak, adli uzmanlar Bankman-Fried gibi sanıkların İlk Adım Yasası kapsamında “iyi hal” kredisi kazanabileceklerini ve bunun da hapisteyken iyi halden cezalarını azaltabileceğini belirtti. Bu kapsamda ilk verilen 25 yıllık cezanın toplamda %15’ine kadar indirilebileceği belirtiliyor.

Bankman-Fried, duruşmasından önce kefaletle serbest bırakılmasından bu yana New York, Brooklyn’deki Metropolitan Gözaltı Merkezi’nde kalıyordu. Islahevinin geçmişteki diğer kötü şöhretli mahkumları arasında Jeffery Epstein’ın suç ortağı Ghislaine Maxwell ve “eczacı kardeş” Martin Shkreli de bulunuyor.

FTX ve Sam Bankman-Fried nasıl yükseldi, nasıl çöktü?

Bankman-Fried hapse girmeden önce Katy Perry gibi ünlülerle ve Tom Brady gibi kupa kazanan sporcularla takılarak ve şirketinin adını birinci lig beyzbol hakemlerinin tişörtlerine ve Miami Heat arenasına koyarak bir zamanlar kripto dünyasının zirvesindeydi. FTX, çöküşünden önce Coinbase ve Binance’in ardından hacim bakımından en iyi kripto borsalarından biriydi.

Bankman-Fried ifadesinde FTX’in çöküşünden önce kullanıcı sayısını “milyonlara” çıkardığını ve gelirinin 2019’da 10 milyon dolardan 20 milyon dolara, 2020’de 80 milyon dolara ve 2021’de 1 milyar dolara yükseldiğini; 2021’deki günlük gelirinin ise 3 milyon dolar olduğunu söylemişti.

Ancak Sam Bankman-Fried ve iştiraklerinin hatalı bir bilançosunun Kasım 2022’de kripto medya yayını CoinDesk tarafından açıklanmasının ardından kripto topluluğundaki popülaritesi ve güveni hızla azaldı ve sektör çapında dalgalanma etkilerine ve FTX ve likiditesi etrafında endişeye neden oldu. Firma  birkaç gün içinde borsa iflas başvurusunda bulundu ve Bankman-Fried CEO’luk görevinden istifa etti.

Bankman-Fried ve diğer yöneticiler 8 milyar doların üzerinde müşteri fonunu kötüye kullandıkları için suçlanırken, Bankman-Fried ifadesinde FTX müşterilerini dolandırmadığını veya fonlarını kullanmadığını, ancak Alameda’nın bu sermayeyi borsadan “ödünç aldığını” söylemişti. Bankman-Fried’ın baş avukatı Mark Cohen de hükümetin Bankman-Fried’a karşı Hallmark filmlerini andıran bir dava açtığını ve Bankman-Fried’ın “kötü iş kararları” vermesine rağmen hükümetin “Sam’i bir tür kötü adam, bir tür canavar gibi göstermeye çalıştığını” söylemişti.

Sonunda jüri bu anlatıyı yutmadı. Savcılar Bankman-Fried’in şirket içinde ve dışında bir dizi yanlış vaatte bulunduğunu ve binlerce FTX yatırımcısının milyarlarca dolar kaybetmesinden sorumlu olduğunu güçlü bir şekilde savundu. FTX müşterilerinin fonlarını onların bilgisi veya onayı olmadan kullanmanın ne kadar yanlış olduğunu vurguladılar. Jüri Bankman-Fried’ı toplamda 7 suçtan suçlu bulurken, Bankman-Fried dün açıklanan karar neticesinde uzunca bir süre parmaklıklar ardında kalacak.

Veri Merkezi güç tüketimi on yılda %500 artacak!

Kripto para ve yapay zeka, veri merkezlerinin elektrik tüketimini artırmaya devam ediyor. Bu konuda daha önce bir rapor hazırlayan Uluslararası Enerji Ajansı‘nın (IEA) açıklamalarına bir destek de İngiltere’nin en büyük elektrik sağlayıcılarından National Grid CEO’su John Pettigrew’den geldi. Pettigrew yaptığı açıklamada veri merkezi güç tüketiminin önümüzdeki on yıl içinde %500 artacağı uyarısında bulundu.

Oxford’daki Aurora Forum’da yaptığı konuşmada Pettigrew, veri merkezlerine güç sağlamak için artan enerji talebinin yanı sıra elektrikli arabaların ve ısı pompalarının giderek daha fazla benimsendiğinden bahsetti. CEO, Birleşik Krallık enerji endüstrisinin “yarının geleceğine yönelik bir iletim ağı oluşturmak için yenilikçi düşünce ve cesur eylemler gerektiren çok önemli bir ana” ulaştığını gözlemledi.

Pettigrew aşamalı değişimin bu işi yapamayabileceğinden korktuğunu ifade ederken, “Toplu olarak bir adım geri atmamız ve sadece önümüzdeki 20 yıla değil, önümüzdeki 60 yıla da uygun bir şebeke inşa etmek için alternatif uzun vadeli yaklaşımlar olup olmadığını düşünmemiz gerekiyor mu?” diye sordu.

Pettigrew, artan enerji ihtiyacını karşılama konusunda “800 bin volta kadar ultra yüksek voltajlı bir kara iletim ağının inşası” önerisinde bulundu. National Grid CEO’su Pettigrew, bu yeni şebekenin “mevcut süper şebekenin üzerine yerleştirileceğini ” ve “stratejik olarak konumlandırılmış ultra yüksek kapasiteli trafo merkezleri ile ülke çapında toplu güç transferlerine olanak sağlayacağını ve büyük enerji kaynaklarının yeni şebeke üzerinden büyük talep merkezlerine bağlanmasını destekleyeceğini” ileri dürüyor.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Ocak ayında yayınladığı bir rapora göre, küresel veri merkezi enerji tüketiminin 2026 yılına kadar iki katına çıkması bekleniyor. Üstelik bu tahmin muhafazakar bir tahmin olabilir zira geçtiğimiz yıl bahar aylarında Avrupa genelinde 700 veri merkezi uzmanıyla yapılan bir anket, ucuz ve güvenilir enerjiye erişimin en önemli endişeleri arasında yer aldığını ortaya koydu. Bir başka raporda, iki yıl içinde veri merkezlerinin İrlanda’nın elektrik tüketiminin üçte birini oluşturacağı tahmin ediliyordu.

Öte yandan, kesintisiz güç kaynağının istikrarlı bir şekilde tedarik edilmesini sağlamak amacıyla Microsoft, Dublin dışındaki 900 milyon Euro’luk veri merkezini sürekli çalışır durumda tutmak için 170 megawatt’lık bir gaz santrali inşa ediyor. Microsoft’a göre, santral yedek güç sağlamak üzere tasarlandı ve yalnızca ulusal elektrik şebekesi kısıtlı olduğunda veya bir kesinti yaşandığında çalışıyor. ABD’de e-ticaret devi Amazon ise kısa süre önce Pennsylvania’da nükleer enerjiyle çalışan bir veri merkezi satın almak için 650 milyon dolar ödemişti.

AB Adalet Divanı’ndan şok Amazon kararı!

Amazon, Avrupa Birliği’nin en yüksek mahkemesinin aldığı bir kararın ardından, platformunda yayınlanan reklamlar hakkında kamuya açık bir çevrimiçi arşivde bilgi vermek zorunda kalacak.

Reklam şeffaflığı gerekliliği, AB nezdinde Amazon’un pazaryeri için Ağustos 2023’ün sonlarından bu yana uygulanan bir çevrimiçi yönetişim ve algoritmik hesap verebilirlik kural kitabı olan Dijital Hizmetler Yasası’nda (DSA) yer alıyor. DSA kapsamında belirlenen diğer teknoloji devleri reklam şeffaflığı hükmüne uyum sağlamıştı. Amazon ise DSA çerçevesinde büyük pazaryeri olarak tanımlanmasına karşı çıkan yasal bir itirazda bulunmuş ve geçen sonbaharda AB Genel Kurulu tarafından reklam kütüphanesi unsurunun geçici olarak askıya alınmasına karar verilmişti. Şimdi ise AB Adalet Divanı (CJEU), AB Genel Mahkemesi’nin Amazon’a kısmi askıya alma kararı verdiği Eylül kararını bozdu.

AB Adalet Divanı, Eylül ayındaki geçici askıya alma kararı sırasında Amazon’un büyük platformlar için DSA kurallarına uyumunu denetleyen Avrupa Komisyonu’nun argümanları dinlenmeden karar alındığını dolayısıyla “tarafların dinlenmesi gerektiği ilkesinin ihlal edildiğine” karar verdi ve böylece Eylül ayında Amazon lehine olan karar iptal edilmiş oldu. Yüksek mahkeme kararında Amazon’un geçici tedbir başvurusunu da reddetti.

AB Adalet Divanı, Amazon’un neden bir reklam kütüphanesi yayınlamak zorunda olmaması gerektiğine ilişkin argümanlarının ciddi endişeleri ifade ettiğini kabul etmekle birlikte; AB kanun koyucularının çıkarları ve yasayı geçirme amaçları karşısında bu endişelerin dengelenmesi gerektiğini düşünüyor. Amazon’un yasaya uyumluluk çerçevesinde reklam kütüphanesini potansiyel olarak birkaç yıl geciktirmesi, yasanın ana hedefini kökünden baltalamak anlamına geliyor.

Karar Komisyon için bir kazanım, Amazon için ise bir darbe niteliğinde olup, geçen yıl elde ettiği kısmi durdurma kararını tersine çevirmiş durumda. Bu aynı zamanda platform şeffaflığı açısından da bir kazanım zira Amazon’u gösterdiği ve para kazandığı reklamlar konusunda daha açık olmaya zorlayacak.

Geçtiğimiz yıl şirket, tavsiye sistemleri için geçerli olan ve kullanıcılara web faaliyetlerinin izlenmesi ve profilinin çıkarılmasına dayanmayan alternatif ürün tavsiyeleri sunma zorunluluğu gibi diğer DSA tedbirlerini askıya alması için alt mahkemeyi ikna edememişti.

Amazon’un DSA kapsamında “çok büyük çevrimiçi platform” (diğer adıyla VLOP) olarak tanımlamasına karşı yasal mücadelesi ise devam ediyor. Ancak yasal mücadele süreci devam ederken tüm AB kural kitabına uyması zorunlu. Bloğun programına uymazsa, uyumsuzluk nedeniyle soruşturma geçirebilir ve AB’nin kuralların ihlal edildiğini onaylaması halinde küresel yıllık cironun %6’sına kadar (örneğin 2023 yılı için 574,8 milyar dolar ciro üzerinden 34,4 milyar dolara kadar) para cezaları riskiyle karşı karşıya kalabilir.

Yapay zeka odaklı VR yükselen teknoloji oldu!

Nispeten iyi bir ikinci el arabanın maliyetine yaklaşmasına rağmen, Apple Vision Pro yalnızca ne olduğuyla değil, gelecekte neyi temsil edebileceğiyle de milyonların dikkatini çekti. Teknoloji alanındaki bazıları, Apple’ın gelecekte daha uygun fiyatlı ancak daha riskli bir sürüm sunmasından önce bunun sadece konseptin bir kanıtı olduğuna inanırken, diğerleri bunun yerine bunun standart yüksek fiyatlı ancak yüksek kaliteli Apple aygıtı olduğuna inanıyor.

Yapay zeka odaklı VR potansiyeli

Vision Pro ne olursa olsun, VR’yi belirli pazarlar dışında sınırlı ilgi gördükten sonra tekrar gündeme getirdi ve gelecekte VR kulaklıklara farklı bir yaklaşımın da önünü açabilir. Uzun bir süredir oyun, VR’nin en bariz odak noktası oldu, Meta Quest gibi platformlar bu alanda kök saldı ve birçok farklı tür için harika oldu, VR çevrimiçi kripto kumarhaneleri 2023 boyunca ve sonrasında büyük bir hit oldu. Yeni yılda daha yaratıcı sandbox türü oyunlar da pek çok kişinin hayal gücünü cezbetti. Ancak bu platformların tek kullanım alanı oyun değildir ve seçenekler çok daha heyecan verici olabilir.

AR biraz geçici ilgi görmeye başladığında, toplu taşıma için AR metro haritaları, tabelalara dayalı AR yönlendirmeleri ve diğer benzer araçlar gibi bazı heyecan verici öneriler de vardı. Örneğin Vision Pro’da Haritalar’ın mevcut olmasıyla, diğer cihazlarda görülen trafik verilerini hesaba katmak için yapay zekayı kullanan gerçek zamanlı GPS benzeri bir platform, büyük fayda sağlayan bu günlük araçlardan biri olabilir.

Jigspace gibi diğer araçlar da Vision Pro için oldukça popüler hale geldi ; kullanıcının 3D modelleri VR alanına yüklemesine olanak tanıyan bir AR/VR hibrit aracı, iç tasarım gibi endüstrileri yeniden icat etme olasılığının önünü açıyor ve bir kez daha yapay zekadan faydalanıyor. Uzman yazılımlara veya büyük bir ekibe gerek yok, yerinde yapılabilir ve hızlı bir şekilde paylaşılabilir veya güncellenebiliyor. Bunlar çoğunlukla sadece ilk adımlar ve VR’nin genel olarak daha geniş bir dayanak noktası bulmakta zorlandığı ve çoğu kulaklığın hantal ve pahalı olması nedeniyle sonuçta fiyat ve erişilebilirlik konusuna indiği için bunun daha özel bir şeye dönüşüp dönüşmeyeceği henüz bilinmiyor. Vision Pro, pahalı giriş noktasıyla bu sorunu çözmek için çok az şey yaptı, ancak diğer kulaklıklardan daha fazla, biraz yaratıcılıkla gelecekte neler yapılabileceği konusunda umut vaat ediyor.

NASA güneş tutulmasının etkilerini sonda fırlatarak gözlemleyecek!

Kuzey Amerika, 8 Nisan’da gerçekleşecek tam güneş tutulmasına hazırlanıyor. Ülkemizde maalesef gözlemlenemeyecek olan bu doğa olayı için heyecanlı bekleyiş sürerken NASA, Güneş Ay tarafından örtülürken iyonosferin nasıl değiştiğini görmek için bazı roketler fırlatmayı planlıyor. NASA, karasal iletişim teknolojisindeki aksaklıkları daha iyi tahmin edebilmek ve önleyebilmek umuduyla Tutulma Yolu Etrafındaki Atmosferik Pertürbasyonlar (APEP) programının bir parçası olarak 8 Nisan’da tutulma öncesinde, sırasında ve sonrasında üç sondaj roketi fırlatacak.

Embry-Riddle Aeronautical Üniversitesi’nde fizik mühendisliği profesörü ve proje lideri Aroh Barjatya, “İyonosferi anlamak ve bozulmaları tahmin etmemize yardımcı olacak modeller geliştirmek, giderek iletişime bağımlı hale gelen dünyamızın sorunsuz çalışmasını sağlamak için çok önemlidir” diyor.

Proje kapsamında sondaların gönderileceği iyonosfer tabakası, Dünya atmosferinin termosferik katmanının bir parçasıdır ve alt atmosfer ile uzay boşluğu arasındaki sınırı oluşturur. Dünya yüzeyinin yaklaşık 90 ila 600 km yukarısına kadar uzanan iyonosfer, gün boyunca güneş radyasyonuna maruz kalır. Bu saldırı, katmandaki atomlardan elektronları ayırır ve belirli iletişim biçimleri için çok önemli olan pozitif yüklü iyonlardan oluşan bir örtü oluşturur.

AM radyo yayınlarının kaynaklarından bu kadar uzakta duyulabilmesinin nedenlerinden biri, sinyallerin iyonosferden sekmesidir. AM dalgalarından daha kısa olan FM dalgaları iyonosferden kaçma eğilimindedir. Güneş’in enerjisini kesen bir tutulma ise kısa süreli gündüz karanlığından sonra bile radyo dalgalarını, GPS sinyallerini ve uydu iletişimini etkileyerek iletişimi bozabilir. NASA, tutulmadan kaynaklanan iyonosfer değişikliklerini tespit etmek için uydulara güvenmenin pratik olmadığını, çünkü uyduların doğru zamanda doğru yerde olamayabileceğini, bu nedenle roketlerin en iyi seçenek olduğunu söylüyor.

NASA ekibinin planı, üç roketin tutulmadan 45 dakika önce, tutulmanın ortasında ve 45 dakika sonra fırlatılarak temel bir bozulma derecesi elde etmek ve atmosferik iyonizasyonun normale dönmesinin ne kadar sürdüğünü görmek. Her bir roketin maksimum 400 km yüksekliğe ulaşarak iyonosferin tam ortasına yerleştirilmesi bekleniyor.

Barjatya, yörüngelerine ulaştıklarında her roketin dört adet iki litrelik şişe büyüklüğünde cihaz fırlatacağını, böylece “sadece üç roket fırlatırken 15 roketten etkili bir şekilde okuma yapılacağını” söyledi. Sensörlerle dolu 15 cihazın tamamı yüklü ve nötr parçacık yoğunluğunun yanı sıra çevredeki elektrik ve manyetik alanları da ölçecek.

APEP son yıllarda ikinci kez bir tutulma nedeniyle iyonosferde meydana gelen bozulmaları inceleme fırsatı bulacak, ancak 2023 ‘teki tutulma tam değil daireseldi. Yaklaşmakta olan 8 Nisan daki tutulma ise tam tutulma, yani ölçümler farklı olabilir.

ABD’nin bitişiğindeki bir sonraki tam güneş tutulması 2044 yılına kadar gerçekleşmeyecek, dolayısıyla bu deneyler bilim insanlarının önemli veriler toplaması için nadir bir fırsat. APEP fırlatmaları NASA resmi YouTube sayfası üzerinden canlı olarak yayınlanacak ve NASA’nın tam güneş tutulmasıyla ilgili resmi yayınında yer alacak.

Oyunseverlerin yeni rehberi: StartGate Almanak’23 çıktı!

0

StartGate, dijital oyun ve oyun teknolojileri alanında önemli bir kaynak olarak kabul edilen StartGate Almanak’23’ü yayınladı. Burada dijital oyun dünyasında 2023 yılı boyunca yaşanan önemli gelişmelerin, satın almaların, iş birliklerinin ve teknolojik yeniliklerin detaylı bir şekilde incelendiğini görüyoruz..

Aynı zamanda Türkiye’nin oyun endüstrisindeki konumuna ve küresel çapta yaşanan olaylara ışık tutuyor. Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki dilde hazırlanan StartGate Almanak’23, oyun severlere ve endüstri paydaşlarına 365 günlük bir dünya turu vaat ediyor.

StartGate CEO’su Mustafa Cihat Durmuş almanakla ilgili olarak yaptığı açıklamada bu çalışmanın Türkiye’de bir ilk olduğunu ve dijital oyun endüstrisini 2023 yılında etkileyen tüm önemli gelişmelere yer verdiklerini belirtti.

Durmuş, almanak sayesinde geçmişin ışığından faydalanarak oyun dünyasının geleceğini inşa etmeyi ve endüstriyel bir hafıza oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. Ayrıca, almanağın detaylara boğmadan önemli noktaları atlamadan okuyucuları bilgilendirmek üzere özenle hazırlandığını vurguladı.

StartGate Almanak’23, haberler yanında bulunan QR kodları aracılığıyla okuyucularını ilgili sayfalara yönlendirerek haber kaynaklarına kolay erişim sağlıyor. Bu özellik, okuyuculara detaylı bilgi alma ve konuları daha derinlemesine inceleme fırsatı sunuyor.

Dijital oyun dünyasının zengin ve dinamik yapısını anlamak isteyen herkes için bir rehber niteliğinde olan StartGate Almanak’23 haliyle oyun dünyasındaki son gelişmeleri takip etmek isteyenler için de değerli bir kaynak. Fakat yalnızca StartGate’in dijital platformları üzerinden erişilebiliyor.

StartGate CEO’su Mustafa Cihat Durmuş konuyla ilgili şunları söyledi:

“Türkiye’de bir ilk olan bu çalışmamızla endüstriyi 2023 yılında etkileyen tüm gelişmelere yer verdik. Okuyucularımızı detaylara boğmadan ama önemli noktaları da atlamadan 2023 yılından haberdar etmek için özenle çalıştık.

Geride bıraktığımız yılda küresel arenada ve Türkiye’de neler yaşandığını topluca görebilmek, analizini yapmak ve oyun dünyasının geleceğini hep birlikte inşa ederken geçmişin ışığından faydalanabilmek için değerli bir kaynak olan bu çalışma ile endüstriyel bir hafıza oluşturmayı hedefliyoruz.

Okuyucularımız, StartGate Almanak’23’e StartGate’in dijital platformlarından ulaşabilirler. Dijital oyun dünyasının macera dolu bu fantastik serüveninde tüm oyun severlere iyi yolculuklar diliyorum”

Amazon Anthropic’e 4 milyar dolarlık yatırımı tamamladığını duyurdu!

OpenAI’dan ayrılan bir grup üst düzey yöneticinin kurduğu Anthropic’e Eylül 2023’te 1,25 milyar dolar yatırım yapan Amazon, şimdi söz verdiği gibi son 2,75 milyar doları da firmaya aktardı ve yapay zekâ girişimindeki toplam yatırımını 4 milyar dolar seviyesine çıkardı. Anlaşma, Amazon Web Services’i Anthropic için birincil bulut sağlayıcısı haline getirirken, makine öğrenimi girişiminin gelecekteki temel modellerini AWS Trainium ve Inferentia çipleri üzerinde konuşlandıracağı anlaşılıyor.

Bir Amazon sözcüsü, anlaşmanın nakit bir yatırım olduğunu ve hiçbir kısmının AWS bulut kredilerinden oluşmadığını söyledi. ChatGPT’yi üreten OpenAI firmasına 13 milyar dolar yatırım yapan Microsoft bu meblağın bir kısmını nakit olarak değil Azure hizmet kredileri aracılığıyla sağlamıştı.

AWS Veri ve Yapay Zekâ Başkan Yardımcısı Swami Sivasubramanian yaptığı açıklamada, “Anthropic’in üretken yapay zekâ konusundaki vizyoner çalışmaları, en son Claude 3 model ailesinin tanıtımı, Amazon’un AWS Tranium gibi sınıfının en iyisi altyapısı ve Amazon Bedrock gibi yönetilen hizmetleriyle birleştiğinde, müşterilerin üretken yapay zekâ ile hızlı, güvenli ve sorumlu bir şekilde yenilik yapmaları için heyecan verici fırsatların kilidini daha da açıyor. Üretken yapay zekâ çağımızın en dönüşümsel teknolojisi olmaya hazırlanıyor ve Anthropic ile stratejik işbirliğimizin müşterilerimizin deneyimlerini daha da iyileştireceğine inanıyor ve bir sonraki adımı sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi.

 2021 yılında OpenAI’da çalışan bir grup üst düzey yönetici ve araştırma personeli, firmadan ayrılarak Anthropic’i kurmuşlardı. Yapay zekâ girişimi 2022 sonundan 2023 sonuna dek 1 yıllık sürede toplam 7,3 milyar yatırım almayı başardı. Firmanın en büyük yatırımcılarını ise yaklaşık 2 milyar dolar ile Google ve 4 milyar dolar ile Amazon oluşturuyor. Anthropic’in güncel piyasa değerinin ise 18 milyar dolar düzeyinde olduğu bildiriliyor.

1,5 yıl kadar önce ChatGPT’nin piyasaya sürülmesiyle başlayan yapay zekâ yarışı tam gaz devam ediyor. Microsoft bir yandan ChatGPT’yi piyasaya süren OpenAI’daki etki alanını genişletirken bir yandan da başka yapay zekâ firmalarına yatırım yapmaya devam ediyor. Google ise Gemini ile rekabeti farklı bir boyuta taşımaya çalışıyor. Amazon, Anthropic’e yatırım yaparken Elon Musk’ın sahibi olduğu X ise, yine Musk’ın girişimi Grok’un benimseme kazanmasını sağlamaya çalışıyor.  

Tırport 2 milyon dolar yatırım aldı!

Türkiye’nin ilk fintek odaklı girişim sermayesi ve yüzde yüz Fibabanka iştiraki olarak kurulan Finberg, yaptığı yatırımlarla ülkenin girişimcilik ekosistemine sağladığı katma değeri artırmaya devam ediyor. Bu doğrultuda, Türkiye’nin en büyük dijital lojistik platformu Tırport, Finberg liderliğinde ve mevcut yatırımcıların katılımıyla gerçekleşen yatırım turunu yaklaşık 2 milyon dolar ile tamamladı.

Geleceğin teknolojilerine olan yatırımları ve inovasyon odaklı yaklaşımıyla Fibabanka da bu stratejik yatırımın bir parçası olarak, Tırport’un ödeme servislerinin çözüm ortağı oldu. Bu iş birliği sayesinde, Tırport ile çalışan kamyoncular, yüklerini teslim ettikten sonra 24 saat içinde Fibabanka güvencesiyle ödemelerini almaya başlayacak. Türkiye’de 350.000’in üzerinde bireysel kamyon sahibi bulunuyor ve günde 400.000 FTL (Full Track Load) taşıma gerçekleşiyor. Tırport’un aracılık yaptığı bu ödeme hizmetinin sektördeki hizmet anlayışını dönüştürmesi bekleniyor.

Finberg ve Fibabanka’dan Tırport’a stratejik yatırım

Geliştirdiği artırılmış zekâ destekli teknolojilerle tüm dijital platformlardan (iOS, Android, web) hizmet veren ve yüz bini aşkın üye kamyoncusu ile lojistik sektöründe öncü bir rol üstlenen Tırport, bu yeni yatırımla pazarda “dijital forwarder” olarak liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor. 2024 yılı ikinci yarısı itibarıyla pazarda büyük bir atağa hazırlanan girişim, yönetim kadrosuna da önemli isimler katmaya devam ediyor. Stratejik yatırımlar ve iş birliklerinin yanı sıra Türkiye’de lojistik sektörünün önemli isimlerinden birisi olan ve en son Alışan Group’un CEO’luk görevini üstlenen Uygar Uşar Tırport’a katılarak yeni yapılanmada Tırport’un İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi oldu.

Finberg Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Elgin yaptığı açıklamada, Tırport yatırımının Finberg’in lojistik teknolojileri alanındaki ilk yatırımı olduğunu belirtirken, “Bu yatırımla Türkiye’deki lojistik sektörünün dijital dönüşümüne öncülük eden bir platformun büyümesine destek oluyoruz. Hem Türkiye’de hem de bölgede her geçen gün büyüyen lojistik sektörünün dijital dönüşümünü hızlandırma misyonuyla hareket eden Tırport’a yaptığımız bu yatırımın, sağladıkları hizmetlerin daha gelişmesinde ve yurt dışına açılma çalışmalarını hızlandırmasında önemli rol oynayacağına inanıyoruz” dedi.

Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert ise şöyle konuştu: “Fibabanka olarak, Tırport gibi yenilikçi ve teknoloji odaklı şirketlere yatırım yaparak Türkiye’nin girişimcilik ekosistemini desteklemeye ve girişimlerin fintek kaslarını güçlendirmeye devam ediyoruz. Tırport’un da ödemeler konusunda çözüm ortağı olarak, lojistik teknolojisiyle finansal teknolojinin gücünü birleştiren bir iş birliği yarattık. Bu iş birliğiyle pazarın hem büyümesine hem de dijital dönüşümüne katkıda bulunmayı hedefliyoruz.”

Klein Vision uçan araba teknolojisini satıyor!

İlk olarak Avrupa’da geliştirilen ve başarılı bir şekilde test uçuşu yapılan uçan arabanın arkasındaki teknoloji, Çinli bir firma tarafından satın alındı. AirCar’ı yaratan Slovak şirket Klein Vision, uçağın Çin’in “belirli bir coğrafi bölgesinde” üretilmesi ve kullanılmasına ilişkin hakları Hebei Jianxin Uçan Araba Teknolojisi Şirketine sattı.

Klein Vision uçan araba teknlojisi

Klein Vision Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Klein: “Sertifikalı uçan araba teknolojimizin lisansının saygın Çinli şirkete satıldığını duyurmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi. BMW motoru ve geleneksel yakıtla çalışan AirCar, 2021 yılında iki Slovakya havaalanı arasında 35 dakikalık başarılı bir uçuşu tamamlayarak manşetlere çıktı. Araç, standart pistleri kullanarak iki dakikadan biraz fazla bir sürede sorunsuz bir şekilde arabadan uçağa geçiş yapıyor.

Klein Vision Kurucu Ortağı Anton Zajac, satın almayı doğruladı ve Slovakyalı bir uçak üreticisinden daha önce satın alınan Çinli firmanın bir havaalanı ve uçuş okulu kurduğunu vurguladı. Zajac: “Bu ortaklık, devrim niteliğindeki mobilite çözümlerine küresel erişimi genişletme ve sektördeki ilerlemeyi artırma misyonumuzda önemli bir adımı temsil ediyor” dedi. Çin’in uçan ulaşım çözümlerine olan ilgisi, yolcu taşıyan bir drone’un Shenzhen ve Zhuhai arasında Autoflight ile test uçuşu yapması gibi son gelişmelerle açıkça görülüyor. Bu, arabayla genellikle üç saat süren bir yolculuğun yalnızca 20 dakikada tamamlanmasını sağlıyor. Üstelik Çinli bir firma olan eHang , 2023 yılında elektrikli uçan taksisi için bir güvenlik sertifikası aldı ve bu, ülkenin yenilikçi ulaşım teknolojilerini benimseme konusundaki kararlılığının altını çizdi.

Birleşik Krallık Hükümeti kısa bir süre önce uçan taksilerin 2028 yılına kadar yaygınlaşması vizyonunu ortaya koyarken, AirCar’ın dikey kalkış ve iniş yerine geleneksel pistlere dayanan farklı operasyonel modeli, onu drone benzeri yolcu uçaklarından ayırıyor.

Potansiyeline rağmen uçan arabaların benimsenmesi altyapı, düzenleyici çerçeveler ve halkın kabulü ile ilgili zorluklarla karşı karşıya. Teknoloji transferinin mali şartları açıklanmadı ancak AirCar teknolojisinin satışı, elektrikli araç sektöründeki liderliğini hatırlatan Çin’in uçan araba pazarındaki gelişen rolüne dair düşüncelere yol açtı. Gelişmekte olan bu sektörü düzenlemeye yönelik küresel çabalar yoğunlaşırken, Slovak AirCar teknolojisinin Çin’e satışı, taşımacılığın geleceğinde uçan arabaların artan öneminin altını çiziyor.

Fireworks.ai üretken yapay zekayı tüm geliştiriciler için sunuyor!

Bu diğer oyuncuların bazılarının marka bilinirliğinden yoksun olmasına rağmen, şirket başına 12.000’den fazla kullanıcıyla en büyük açık kaynak modeli API’sına sahip. Bu tür bir açık kaynak çekiciliği yatırımcıların dikkatini çekme eğiliminde ve Fireworks şu ana kadar 25 milyon dolar topladı.

Fireworks’un kurucu ortağı ve CEO’su Lin Qiao, şirketlerin belirli ihtiyaçlarına göre diğer modelleri hassaslaştırmaya yardımcı olduklarını, temel modelleri sıfırdan eğitmediklerini belirtti.

Bir API olduğundan geliştiriciler bunu uygulamalarına bağlayabilir, kendi verileri üzerinde eğitilmiş kendi tercih modellerini getirebilir ve çok hızlı bir şekilde soru sorma gibi üretken yapay zeka yetenekleri ekleyebilir. Qiao, bunun hızlı, verimli ve yüksek kaliteli sonuçlar ürettiğini söylüyor.

Fireworks’ün yaklaşımının bir diğer avantajı da şirketlerin birden fazla modelle deneme yapmasına olanak sağlaması; bu, hızla değişen bir pazarda önemli bir şey. Qiao, “Buradaki felsefemiz, kullanıcılara birden fazla modeli tekrarlama ve deneme yapma olanağı vermek ve verilerini birden fazla modele aktarıp bir ürünle test etmek için etkili araçlara sahip olmak istiyoruz.” dedi.

Belki daha da önemlisi, ChatGPT4’teki 1 trilyondan fazla parametreye kıyasla model boyutunu 7 milyar ila 13 milyar parametreyle sınırlandırarak maliyetleri düşük tutuyorlar. Bu, büyük dil modelinin anlayabileceği kelime evrenini sınırlandırırken, geliştiricilerin daha sınırlı iş kullanım durumlarıyla çalışmak üzere tasarlanmış çok daha küçük, odaklanmış veri kümelerine odaklanmasına olanak tanıyor.

Qiao, daha önce Meta‘da çalışarak böyle bir sistem kurma konusunda benzersiz bir niteliğe sahip ve tüm Meta ürün veya hizmetlerinde yapay zekayı güçlendirmek için hızlı, ölçeklenebilir bir geliştirme motoru oluşturma hedefiyle yapay zeka platformu geliştirme ekibine liderlik ediyor. Meta’da çalışmaktan aldığı bu bilgiyi alıp, Meta büyüklüğündeki bir şirketin mühendislik kaynakları düzeyine ihtiyaç duymadan bu tür bir gücü herhangi bir şirketin erişimine sunan API tabanlı bir araç oluşturmayı başardı.

Şirket, Sequoia Capital ile Databricks ve Snowflake gibi melek yatırımcıların katılımıyla Benchmark liderliğinde 2022’de 25 milyon dolar topladı. Son ikisi, her ikisinin de veri depolama aracı olması ve Fireworks’ün kullanıcıların bu verileri çalıştırmasına olanak tanıması nedeniyle özellikle ilgi çekici stratejik yatırımcılar.

TikTok’a bir destek de Apple kurucusu Steve Wozniak’tan geldi!

Gençlerin ve içerik üreticilerinin TikTok’un ABD’de yasaklanması ihtimaline üzülmeleri anlaşılabilir bir durum, ancak ByteDance’ın uygulamasına destek veren sadece gençler değil.  Apple kurucu ortağı Steve Wozniak yasaklama önerisinin gerekçesini anlamadığını söyledi. Namı diğer Woz, kullanıcı verilerini ve davranışlarını izleyen tek firmanın ve/veya uygulamanın TikTok olmadığını söyleyerek ABD hükümetini ikiyüzlü olmakla suçluyor.

Wozniak!a verdiği bir röportajda Apple’ın uzun zamandır kullanıcılarının gizliliğini ve güvenliğini koruduğunu iddia ettiği duvarlarla çevrili bahçesi soruldu. Wozniak bu soruya yanıt verirken çok da şaşırtıcı olmayan bir biçimde 1976 yılında Steve Jobs ile birlikte kurduğu şirketi savunarak, gizlilik ve hacklenmeme konusunda Apple tarafından geliştirilen önlemlerden memnun olduğunu söyledi. Apple’ın bu alanlarda diğer teknoloji devlerinden daha iyi bir iş çıkardığını iddia eden Wozniak Apple’ın kullanıcı takibi yapmadığını şu sözlerle ileri sürüyor: “Facebook harika bir fikirdi. Ancak tüm paralarını sizi takip ederek ve reklam vererek kazanıyorlar ve Apple bunu pek yapmıyor. Ben bu alanda Apple’ı iyi adam olarak görüyorum.”

Wozniak’a daha sonra TikTok’un yasaklanması önerisi hakkındaki görüşü soruldu. “Bunu [önerilen yasağı] anlamıyorum, nedenini göremiyorum” diyen Woz, köpek kurtarma videoları gibi TikTok kliplerini izlerken çok eğlendiğini de sözlerine ekledi. “Biz ne söylüyoruz? ‘Oh, Çinliler tarafından takip ediliyor olabilirsiniz’ diyoruz. Ama dönüp bakarsanız bunu yapmayı zaten bizden öğrendiler.”

Electronic Frontier Foundation dijital haklar grubunun kurulmasına yardımcı olan Wozniak, bir kimsenin bilgisi dışında çevrimiçi olarak izlenmemesi gerektiği ilkesinin her şirkete uygulanması gerektiğini söyledi. Wozniak’a göre TikTok gibi bir kuruluşu Çin bağlantıları nedeniyle ayırmak “ikiyüzlülük”.

Amerikalıları Yabancı Düşman Kontrollü Uygulamalardan Koruma Yasası ay başında Kongre tarafından kabul edildi. Yasa yürürlüğe girerse, Çinli sahibi ByteDance TikTok’u yaklaşık altı ay içinde elden çıkarmak zorunda kalacak; aksi takdirde uygulama ABD’deki uygulama mağazalarından ve web barındırma platformlarından engellenecek. Başkan Biden birkaç gün sonra tasarıyı onayladı, ancak Senato’da gecikmeler yaşanıyor.

TikTok, yasanın gerekliliklerine uymadığı takdirde ABD’li kullanıcı başına 5.000 dolara kadar “sivil ceza” ile karşı karşıya kalabilir. Bu türden 170 milyon kadar kullanıcı ile cezalar 850 milyar dolara kadar ulaşabilir.

Xiaomi 2023 kârını açıkladı!

Xiaomi Corporation, 31 Aralık 2023’te sona eren yıla ilişkin denetlenmiş konsolide sonuçlarını açıkladı. 2023 yılında grubun toplam geliri 271 milyar RMB (Yuan) olurken, düzeltilmiş net kârı %126,3 oranında artarak 19,3 milyar RMB’ye ulaştı. Düzeltilmiş net kârdaki artış piyasa beklentilerinin oldukça üzerinde gerçekleşti ve grubun borsaya kote olmasından bu yana görülen en yüksek ikinci kârlılık seviyesine işaret etti. Akıllı Elektrikli Araç ve diğer yeni girişimlerin giderleri 6,7 milyar RMB’ye yükseldi (akıllı elektrikli araç ve diğer yeni girişimlerle ilgili 0,8 milyar RMB tutarındaki hisse bazlı giderler hariç). 2023’ün dördüncü çeyreğinde, Xiaomi’nin toplam geliri iki çeyrek üst üste artarak yıllık %10,9 artışla 73,2 milyar RMB’ye ulaştı ve düzeltilmiş net kârı %236,1 artışla 4,9 milyar RMB’ye yükseldi.

 Xiaomi, 2023 yılı boyunca “ölçek ve kârlılığa yönelik ikili odaklanma” stratejisini tüm faaliyetlerinde özenle uyguladı. Aynı zamanda, grubun “İnsan × Araba × Ev” olarak  genişletilen akıllı ekosisteminin hayata geçirildiği ilk yıl oldu. İş performansı açısından, 2023’ün ilk yarısında kâr artışı hızlanırken, yılın ikinci yarısında üç aylık gelirlerde toparlanma görüldü. Her iki gösterge de grubun olağanüstü büyüme direncini ve iş operasyonlarındaki verimliliğini yansıtması açısından büyük önem taşıyor. Ekosistem gelişimi tarafında ise Xiaomi yeni işletim sistemi Xiaomi HyperOS’u tanıttı ve Xiaomi Elektrikli Araç Teknoloji Lansmanı etkinliğini düzenledi.  

Amiral gemisi akıllı telefon modellerine yönelik talep artıyor

Akıllı telefon segmentinde, Xiaomi’nin küresel satışları 2023 yılında yaklaşık 145,6 milyon adede ulaşırken, yıllık akıllı telefon geliri 157,5 milyar RMB’ye ve brüt kâr oranı %14,6’ya ulaştı. Canalys’e göre Xiaomi, dünya genelinde üst üste üç yıl boyunca en çok akıllı telefon satışı gerçekleştiren 3. şirket oldu. 2023’ün dördüncü çeyreğinde, grubun küresel akıllı telefon satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre %23,9 artışla 40,5 milyon adede ulaştı.

Yoğun pazar rekabetinin olduğu 2023 yılında Xiaomi, teknoloji alanındaki inovasyonlarına devam etti ve premium akıllı telefon pazarında önemli atılımlar gerçekleştirdi. 2023 yılında, şirketin Çin’deki akıllı telefonlarının ortalama satış fiyatı bir önceki yıla göre %19’un üzerinde artış gösterdi. Üçüncü taraf verilerine göre, Xiaomi’nin Çin’de 4.000-6.000 RMB fiyat segmentindeki akıllı telefon satışlarındaki pazar payı, 2023 yılında bir önceki yıla göre 9,2 puan artarak %16,9’a ulaştı. Aynı fiyat segmentindeki satış sıralaması dördüncü çeyrekte 1 numaraya yükseldi. Çin’de Xiaomi’nin premium akıllı telefon (perakende fiyatı 3.000 RMB veya üzerinde olan modeller) satış oranı, grubun yıl içindeki toplam akıllı telefon satışlarının %20’sinden fazlasını temsil etti.

Çin’in en başarılı küresel markalarından biri olan Xiaomi akıllı telefonlar, geçtiğimiz yılda da küresel pazardaki güçlü konumunu korudu. Canalys’e göre, 2023 yılında Xiaomi akıllı telefon satışları açısından dünya genelinde 51 ülke ve bölgede ilk üçe, 65 ülke ve bölgede ise ilk beşe girdi. Akıllı telefon satışları açısından Xiaomi Orta Doğu’da 2. sırada yer alırken, Latin Amerika, Afrika ve Güneydoğu Asya’da 3. sırada yer aldı ve tüm bu bölgelerde pazar payını artırma başarısını gösterdi. Amiral gemisi akıllı telefon modeli Xiaomi 14 serisi mükemmel kullanıcı deneyimi sunarak büyük beğeni topladı.

Xiaomi’nin yeni perakende işletme stratejisi olan “vitrin entegrasyonu”, çevrimdışı perakende mağazalarının verimliliğinde önemli bir iyileşmeyle meyvelerini verdi. Üçüncü taraf verilerine göre Xiaomi’nin 2023 yılında Çin’de çevrimdışı kanallar aracılığıyla yapılan akıllı telefon satışlarındaki pazar payı %8,4’e yükseldi.

 IoT cihazları yurtdışı pazarlarda büyük beğeni topladı

2023 yılında Xiaomi’nin IoT ve yaşam tarzı ürünlerinden elde ettiği gelir 80,1 milyar RMB oldu ve brüt kâr marjı %16,3’e ulaşarak rekor seviyeye yükseldi. 31 Aralık 2023 itibarıyla, Xiaomi’nin AIoT platformundaki bağlı IoT cihazlarının sayısı (akıllı telefonlar, tabletler ve dizüstü bilgisayarlar hariç) bir önceki yıla göre %25,5 artışla 739,7 milyona ulaşırken, AIoT platformuna bağlı beş veya daha fazla cihaza sahip kullanıcı sayısı (akıllı telefonlar, tabletler ve dizüstü bilgisayarlar hariç) bir önceki yıla göre %25,3 artışla 14,5 milyona ulaştı. Grubun Mi Home Uygulamasının aylık aktif kullanıcı sayısı Aralık 2023’te 85,8 milyona ulaştı.

Xiaomi, akıllı yaşam senaryolarını genişletmeye devam etti ve istikrarlı bir şekilde küresel tanınırlık kazanmayı başardı. Böylelikle Xiaomi TV premiumlaştırma stratejisini daha da ilerletti. All View Cloud’a göre Xiaomi, 2023 yılında TV satışlarında dünya genelinde ilk beş arasında yer aldı. Xiaomi, akıllı büyük ev aletleri satışlarında yakaladığı büyüme ivmesini 2023 yılında da sürdürdü ve gelirlerini bir önceki yıla göre yaklaşık %40 artırdı. Xiaomi’nin küresel tablet satışları bir önceki yıla göre %50’den fazla artarak 5 milyon adedi aştı. Xiaomi’nin yurtdışı pazarlardaki yıllık tablet satışları bir önceki yıla göre iki katına çıktı. Giyilebilir ürünler sektöründe Xiaomi, kapsamlı özellikleri ve çeşitli ürün portföyüyle sektördeki lider konumunu korumaya devam etti. Canalys’e göre Xiaomi, 2023 yılında giyilebilir bant satışları açısından hem Çin’de hem de küresel pazarlarda 2. sırada yer aldı. TWS kulaklık satışlarında ise Çin’de 2. sırada yer aldı.

 İnternet hizmetleri segmentinde sürdürülebilir büyüme hedefleniyor

2023 yılında, grubun internet hizmetleri hem gelir hem de brüt kâr marjında rekor seviyelere ulaştı. İnternet hizmetleri geliri 30,1 milyar RMB ve internet hizmetlerinin brüt kâr marjı %74,2 oldu. Küresel ayak izinden faydalanan Xiaomi’nin dünya genelindeki ve Çin’deki aktif kullanıcı sayısı (akıllı telefonlar ve tabletler dahil) sırasıyla 641,2 milyon ve 155,6 milyona ulaştı.

Xiaomi, küresel iş ortaklıklarında açık bir yaklaşım benimseyerek bu iş alanındaki gelir edinme potansiyelini ortaya çıkarmaya devam etti. Şirketin 2023 yılında yurtdışı internet hizmetlerinden elde ettiği gelir, bir önceki yıla göre %24,1 artışla 8,4 milyar RMB’ye ulaşarak rekor kırdı ve grubun toplam internet hizmetleri gelirinin %28’ini oluşturdu.

Xiaomi, platformu genelinde verimliliği optimize etmeye devam ederken, grubun reklam geliri bir önceki yıla göre %11,2 artarak 20,5 milyar RMB’ye ulaştı. Akıllı telefon premiumlaştırma stratejisindeki ilerlemenin yanı sıra, grubun oyun işindeki aktif ve ödeme yapan kullanıcı sayısı artmaya devam ederek, oyun gelirinin 2023 yılında bir önceki yıla göre %7 artışla 4,4 milyar RMB’ye ulaşmasını sağladı.

Dijital dönüşüme yapay zekâ desteği geliyor

Robotik süreç otomasyonu (RPA) alanında faaliyet gösteren ABD merkezli Linktera Robotics, global chatbot lideri Druid ile partnerlik anlaşması imzaladı. Linktera Robotics yaptığı bu stratejik hamle ile ChatGPT entegrasyonu gibi akıllı chatbot teknolojilerinin Türkiye’de kullanılmasını sağlayarak, yapay zeka destekli dijital dönüşümü hızlandıracak.

Linktera Bilgi Teknolojileri çatısı altında faaliyet gösteren Linktera Robotics, finans ve bankacılık gibi sektörlerde uçtan uca dijital dönüşüm hizmetleriyle öne çıkıyor.

Linktera Robotics CEO’su Onur Kardeş
Linktera Robotics CEO’su Onur Kardeş

Linktera Robotics CEO’su Onur Kardeş, yaptıkları iş birliklerinin şirketin etki alanını genişlettiğini belirterek, “Türkiye’de bir ilk olan bu anlaşma ile dijital dönüşüm sürecinde başta finans olmak üzere birçok sektörün ihtiyaçlarını karşılamak için hayati bir adım atıyoruz. Müşterilerimizin talepleri doğrultusunda çözümlerimizi entegre etmek amacıyla en son teknolojilerden faydalanıyoruz. Bu amaçla yaptığımız anlaşmalar ile çözüm portföyümüzü genişleterek şirketlerin operasyonel verimlilik ve müşteri deneyimini iyileştirmeye yönelik katkı sunmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

Entegre otomasyon sistemlerine ihtiyaç var

Druid iş birliği ile dijital dönüşüm sürecini geliştirdiklerini vurgulayan Kardeş, “Dijital dönüşüm artık tüm şirketlerin hızla uyum sağlamak zorunda olduğu bir süreç olarak ön plana çıkıyor. Şirketler, gelişen ve değişen yeni teknolojilere uyum sağlamak için entegre otomasyon sistemlerine ihtiyaç duyuyor. Bu ihtiyacı karşılamak üzere dünyanın en üretken oyuncularından chatbot şirketi Druid ile ortak bir paydada buluştuk” şeklinde konuştu.

Linktera Robotics, Druid ile iş birliğini önümüzdeki yıllarda daha da güçlendirerek farklı bölgeleri de kapsayacak bir ilerleme hedefliyor. Yapay zekâ uygulamalarında sektördeki konumunu güçlendiren şirket, dijital dönüşüme katma değer sağlayan çözümlerini artırarak yurt içi ve yurt dışı faaliyetlerini büyütmeyi planlıyor.

PayPal, Qoala için 47 milyon dolar destek ayırdı!

Beş yıllık girişim Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Qoala için PayPal Ventures ve MassMutual Ventures’ın ortak liderliğindeki yeni turda 47 milyon dolar elde edildiğini söyledi. MUFG İnovasyon Ortakları, Omidyar Ağı ve mevcut destekçiler Flourish Ventures, Eurazeo ve AppWorks de Qoala’nın kuruluşundan bu yana toplam finansmanını 130 milyon doların üzerine çıkaran C Serisi finansmana katıldı.

Merkezi Jakarta’da bulunan Qoala, müşterilere kişiselleştirilmiş ve uygun fiyatlı ürünler sunmak için önde gelen yerel sigorta şirketleri ve e-ticaret firmalarıyla birlikte çalışan bir insurtech platformu. Arabalar, motosikletler, mülkler, kişisel kazalar, seyahat ve sağlığa kadar uzanan sigorta kapsamını web sitesi ve uygulamasının yanı sıra çevrimdışı anlaşmalar aracılığıyla da satıyor.

Dünyanın en kalabalık dördüncü ülkesi olmasına rağmen Endonezya’nın sigorta penetrasyon oranı oldukça düşük. Endonezya Finansal Hizmetler Otoritesi’ne göre Endonezya’daki sigorta penetrasyon oranı küresel ortalamanın altında, %4’ün altında bulunuyor.

Bu düşük penetrasyon, sigorta ürünlerine ilişkin farkındalığın sınırlı olması, nüfusun önemli bir kesiminin harcanabilir gelirinin düşük olması ve sigorta şirketlerine olan güven eksikliği gibi çeşitli faktörlere bağlanabilir. Sigorta Geliştirme Enstitüsü ayrıca, Endonezya’daki sigorta sektörünün çok sayıda küçük oyuncudan oluşan oldukça parçalı olduğunu, bunun da rekabetin artmasına ve kar marjlarının düşmesine yol açtığını, bunun da sektörün büyümesi ve nüfuzu için risk teşkil ettiğini söylüyor.

Ek olarak, Endonezya’nın nüfusunun yarısı 30 yaşın altında, bu da PayPal Ventures’dan başkan Alexandros Bottenbruch’un söylediğine göre, “Bölgenin en büyük ülkesinde olumlu bir sosyo-demografik profili oluşturuyor. Hızla artan dijital benimseme ve düşük sigorta penetrasyonu ile birleştiğinde, pazar fırsatlarla dolu hale geliyor.“.

Girişim, görüntü yükleme yoluyla talep sürecini basitleştiriyor ve dolandırıcılığı tespit etmek için makine öğrenimini kullanıyor; kullanışlı, uygun maliyetli sigorta çözümlerine erişimi genişleterek hem müşterilere hem de sigortacılara fayda sağlıyor.

Qoala ayrıca sigorta satmak için “acenteler” veya pazarlamacılar olarak adlandırdığı 60.000’den fazla kişiden oluşan bir ağa güveniyor. Bottenbruch, konu hakkında şunları söyledi: “Doğrudan tüketicilere ulaşmak yerine, önde gelen tüketiciye yönelik platformlar ve Endonezya, Malezya, Vietnam ve Tayland’daki geleneksel çevrimdışı komisyoncular gibi köklü kanallardan yararlanmaya çalıştılar.” (PayPal Ventures Endonezya’ya yabancı değil. Ayrıca 2020’de Gojek’i de destekledi.)

Bu yaklaşımı benimseyen Qoala, kendisini 50’den fazla tüketiciye yönelik platform ve pazar yerinin tercih ettiği yerleşik sigorta çözümü ve 65.000’den fazla geleneksel çevrimdışı acentenin kullandığı en iyi sigorta platformu çözümü olarak başarıyla konumlandırdı. Bu, 2020’den 2023’e kadar brüt yazılı primde 15 kattan fazla artışa yol açtı.

Toplamda 5 milyondan fazla müşteriye hizmet veren girişim, geçen yıl 115.000’den fazla talebi işleme koydu ve 45.000 yeni kullanıcı ekledi. Destekçileri arasında Peak XV’i de sayan Qoala, ana pazarı olan Endonezya’nın yanı sıra Malezya, Tayland ve Vietnam’da da faaliyet gösteriyor.

Qoala, brüt yazılı primlerinin 2022’den bu yana 2,5 kat arttığını ve startup’ın artık tüm hasarların yüzde 60’ını dahili olarak karşıladığını ancak kesin rakamları açıklamadığını açıkladı.

Qoala’nın kurucu ortağı ve CEO’su Harshet Lunani, yeni finansmanın girişimin stratejisine “piyasanın güvenini gösterdiğini” söyledi. Hazırladığı bir açıklamada, “Sigortayı demokratikleştirme misyonumuz sarsılmaz bir şekilde devam ediyor ve bu yeni fon akışıyla, inovasyonu teşvik etmek ve yaşamları ve geçim kaynaklarını etkilemek için her zamankinden daha donanımlıyız.” dedi.

Qoala, stratejik satın almalar ve ortaklıklar keşfetmek için yeni fonları dağıtmayı ve yapay zekayı kanallarına yaymayı planlıyor.

Deprem bölgesindeki girişimcilere eğitim desteği!     

Binance ve Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) iş birliği ile düzenlenen Binance Teknolojide Kadın Akademisi, eğitimlerini deprem bölgesindeki kadınlara ulaştırdı. 26-27 Mart tarihlerinde Hatay’da gerçekleştirilen eğitimlere tamamı deprem bölgesinden 80 genç kadın katılırken, Binance Türkiye Genel Müdürü Mücahit Dönmez, Teknolojide Kadın Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Öney, Binance Türkiye Pazarlama Direktörü Harika Eldoğan programda yer aldı. Akademinin, kripto, blokzincir ve Web 3.0 alanlarında kadınların varlığını artırarak sektördeki cinsiyet eşitsizliğine karşı önemli bir adım atarken Türkiye’nin teknolojik ve ekonomik gücünü artırmada önemli bir kilometre taşı olması hedefleniyor.

Binance Türkiye Genel Müdürü Mücahit Dönmez ile Binance ve Teknolojide Kadın Derneği iş birliği ile düzenlenen Binance Teknolojide Kadın Akademisi eğitimlerinde Binance TR’nin Türkiye operasyonlarını geliştirme planlarını ve kadın girişimcilere yapılacak yatırımları konuştuk.

Teknolojide fırsat eşitliği ve kadınların finansal okuryazarlık seviyelerini artırma misyonuyla Türkiye’nin öncü kripto varlık platformu Binance ve Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) iş birliği ile hayata geçirilen Binance Teknolojide Kadın Akademisi eğitimlerini Hatay’a taşıyarak, deprem bölgesinde hayatını sürdüren genç kadın üniversite öğrencilerine ulaştı.

Hedef, Web3 dünyasında yer almak

26-27 Mart 2024 tarihleri arasında Hatay’ın Antakya ilçesinde gerçekleşen programda finansal okuryazarlık, blok zinciri teknolojisi, yapay zeka, NFT, siber güvenlik gibi özenle tasarlanmış eğitimler katılımcı kadınlara Web3 dünyasında yer alabilmeleri için gereken bilgi ve becerileri kazandırdı. Programın sonunda, eğitime katılan 80 katılımcıya sertifikaları takdim edildi.

2024 Ocak ayı itibariyle başlayan Binance Teknolojide Kadın Akademisi geçtiğimiz günlerde düzenlenen mezuniyet töreni ile ilk mezunlarını vermişti. Binance ve Wtech iş birliği ile hayata geçirilen Binance Teknolojide Kadın Akademisi, genç kadınları teknoloji dünyasına kazandırarak, sadece bireysel kariyerlerinde değil, aynı zamanda toplumda da liderlik yapma fırsatı sunmayı amaçlıyor. Projenin, kripto, blokzincir ve Web 3.0 alanlarında kadınların varlığını artırarak, sektördeki cinsiyet eşitsizliğine karşı önemli bir adım atarken Türkiye’nin teknolojik ve ekonomik gücünü artırmada önemli bir kilometre taşı olması hedefleniyor.

Deprem bölgesi öncelikli

Eğitim kapsamında düzenlenen sertifika ödül töreninde konuşma gerçekleştiren Binance Türkiye Genel Müdürü Mücahit Dönmez ise 6 Şubat felaketinin hemen ardından deprem bölgesinin Binance için öncelikli bölgelerden biri haline geldiğini vurgularken, “Binance olarak, depremzedelerin yanında olduğumuzu göstermek adına önemli adımlar attık. Binance, Türkiye’deki deprem bölgesinde bulunan kullanıcılarının her birine 100 dolar değerinde BNB bağışladı. Ayrıca, Binance Charity üzerinden toplanan bağışlar Kızılay’a gönderilerek depremzedelere destek olundu ve ayrıca AHBAP’a yaptığımız bağış ile çelik ev yapıldı ve okul olarak kullanıma açıldı. Bu nedenle Binance Teknolojide Kadın Akademisi programı için Hatay değerli bir lokasyon ve Binance’in misyonunu tanımlayan yenilikçi ruhu kucaklayarak, değişim ve gelişim için temelleri attığımız bir şehir.” şeklinde konuştu.

Türkiye, kripto ve yeni teknolojilerin merkezinde

Türkiye’nin, sadece %40’a yakın kripto benimseme oranıyla değil, aynı zamanda ülke genelinde hissedilen kripto ve yeni teknolojiler için duyulan heyecanla da dünya genelinde en etkileyici merkezlerden biri konumunda olduğunu vurgulayan Dönmez, “Kripto sektöründe geçtiğimiz yıllarda cinsiyet eşitliği bakımından küresel olarak olumlu bir trend görülmesine rağmen, hem teknoloji hem de kripto alanlarında ne yazık ki hala bir eşitsizlik söz konusu. Binance TR olarak, sektörün geleceğini şekillendirmede önemli bir rol üstlendik ve hem şirketimizde hem de tüm sektörde eşitlik ve çeşitliliği teşvik etmeye kararlıyız. Eğitim, Binance olarak finansal özgürlüğü artırma ve sektörümüzde cinsiyet eşitliğini sağlama misyonumuzun en önemli unsurlarından biridir. Kuruluşumuzdan bu yana, Binance Akademisi ve Binance Charity aracılığıyla binlerce bireye ücretsiz eğitim imkanı sağladık ve sağlamaya devam ediyoruz. Ancak misyonumuz eğitimden de öteye uzanıyor ve öğrencilerimize cesaret vererek geleceğe şekil vermeyi amaçlıyoruz. Kadınların iş yerinde sadece katılımcı değil, lider olduğu, seslerinin duyulmaktan öte kutlandığı ve potansiyellerinin sınır tanımadığı bir gelecek yaratmayı hedefliyoruz. Cinsiyet eşitliğinin sadece sektörümüzde değil tüm sektörler ve toplumda sağlandığı bir gelecek için bir temelleri atmayı amaçlıyoruz.” dedi.

Teknolojide alanında uzman, yetkin insan kaynağı yetiştirmek

Binance Teknolojide Kadın Akademisi’nin paydaşlarından Teknolojide Kadın Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Öney program hakkında şunları belirtti:

“Teknolojide Kadın Derneği olarak en büyük amacımız teknolojide alanında uzman, yetkin insan kaynağı yetiştirmek, motivasyonu düşük ve sayıca az kadınların sayısını artırarak istihdama, üretim süreçlerine ve girişime katılmasını sağlamak adına odaklı çalışmalar yapmaktı. Binance iş birliği ile kurduğumuz Binance Teknolojide Kadın Akademisi’nde özellikle kadınların Web3, blockchain, kripto, yapay zeka ve veri alanında güçlenmelerini sağlamak üzere güçlü bir program oluşturduk. Dernek olarak hepimizi derin yasa boğan deprem felaketinden sonra Hatay’da çok güçlü ve odaklı bir şekilde afetle mücadele çalışmaları yürütmüştük. Bu nedenle Akademi’nin ilk 50 mezununa sertifikalarını verdikten, onları istihdama hazırladıktan sonra yönümüzü deprem bölgesine çevirdik ve Hatay’da 80 üniversite öğrencisi genç kızımıza bu programı sunduk. Ne mutlu ki programa olan ilgi çok yüksek oldu. Eğitim sonrasında buradaki genç kızlarımızı daha uzun olan teknik eğitimlerimize davet ederek bu bölgelerden güçlü, teknolojide üreten, Türkiye’nin en büyük açığı olan nitelikli insan açığını kapatacak nitelikte kadın liderler yetiştirmek üzere iyi bir başlangıç yapmış olduk.

Birleşmiş Milletler mevcut hızda ilerlediğimiz takdirde, 2030 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun yüzde 8’ini oluşturan 340 milyondan fazla kadın ve kız çocuğunun aşırı yoksulluk içinde yaşayacağı öngörüyor. Bu alanda Türkiye’nin güçlenmesi, gayri safi yurtiçi hasılamızın yükselmesi ve Türkiye’nin dünyanın lider ülkeleri arasında teknoloji ve insan kaynağı ile yar alabilmesi için bu programın öneminin altını bir kere daha çizmek istiyorum. Önümüzdeki dönemde Binance Teknolojide Kadın Akademisi’nde 5 yılda 5 bin kadını mezun ederek bu kadınların içinde bulundukları sektör ne olursa olsun teknolojinin vermiş olduğu güçle Türkiye’ye büyük katkı sağlamalarını umuyoruz. Özellikle Binance’in bu programa vermiş olduğu katkıyı ve onlarla yapmış olduğumuz iş birlikten dolayı duyduğum memnuniyeti de bir kez daha vurgulamak istiyorum. Bu programa destek veren iki önemli destekçimiz daha oldu. İhtiyaç Haritası Hatay’da eğitim verdiğimiz alanı bize sağladı. Derneğimizin kurumsal üyesi Lenovo ise eğitimimize katılan kadınlarımıza tablet hediye ederek onların öğrendiklerini uygulamaları için çok önemli bir fırsat sağlamış oldu. Teknoloji çağında yapay zeka hayatımızı dönüştürmeye devam ederken Binance Teknolojide Kadın Akademisi olarak Türkiye’de ve deprem bölgelerinde çalışmalarımıza devam ediyor olacağız.”

Kasım ayında gerçekleştirilen Binance Blokchain Week’te ilk kez duyurulan programın pilot eğitimlerini gerçekleştirerek geçtiğimiz günlerde düzenlenen mezuniyet töreni ile 50 katılımcı kadına sertifikalarını takdim ettiklerini ve 5 yılda 5 bin kadına eğitim vermeyi hedeflediklerini belirten Binance Türkiye Pazarlama Direktörü Harika Eldoğan, ” Türkiye’de de ekosistemi büyütmek için çalışmalar yürütüyoruz. Özellikle gençleri ve kadınları bu ekosisteme dahil etmek bizim için çok önemli. Kadınların finansal özgürlük yolunda yeni fırsat alanlarını değerlendirmelerini ve bu alanlarda gelişimlerini destekliyoruz. Kripto varlıklar, Web 3.0 ve Blockchain, sadece yazılımcı veya yatırımcıların değil, aynı zamanda finans, pazarlama, analiz ve strateji gibi alanlarda da faaliyet gösteren kadınların da rol alabileceği geniş bir dünya. Binance Türkiye olarak, ülkemizde kripto varlıklar ve blokzincir teknolojisi hakkında farkındalığı artırmak için pek çok farklı çalışma yürütüyoruz. Eğitim programları, seminerler ve konferanslar düzenliyoruz. Ayrıca, yerel girişimlere ve projelere yatırım yapıyoruz. Kadınlarımızın gelişimlerine katkı sağlayacak ve finansal okuryazarlığın artmasına yönelik özel projeler gerçekleştiriyoruz. Teknolojinin hızla geliştiği ve birçok alana etki ettiği günümüzde, blokzincir ve kripto varlıklar gibi yeni teknolojiler, finansal piyasaları dönüştürüyor. Her ne kadar yeni ve gelecek vaat eden alanlar olsalar da, bu alanlardaki cinsiyet dengesizliği göze çarpıyor. Bu nedenle Binance olarak, Teknolojide Kadın Akademisi ile bu dengesizliğin giderilmesi için harekete geçtik. Hedefimiz, teknolojinin sunduğu fırsatlardan tüm kadınların eşit şekilde yararlanmasını sağlamak ve bu alandaki kadın liderlerin sayısını artırmak.” dedi.

Deprem bölgesinin ekonomik ve sosyal kalkınmasını sağlamak için kadınların katılımının çok önemli ve değerli olduğunu belirten Eldoğan, bu nedenle Binance Teknolojide Kadın Akademisi’ni Hatay’a taşıdıklarını söyledi.

Binance Teknolojide Kadın Akademisi‘nin sadece bir eğitim programı olmadığını, aynı zamanda bir topluluk oluşturma girişimi olduğunu vurgulayan Eldoğan “Bu program sayesinde, farklı alanlarda çalışan kadınlar bir araya gelerek birbirleriyle bağlantı kurabilir, bilgi ve deneyimlerini paylaşabilirler. Teknolojiyi sadece teknik bir alan olarak değil, hayatın birçok alanına dokunan bir değişim ve gelişim aracı olarak görüyoruz. Ekonomik özgürlük, eşit fırsatlar ve yenilikçi yaklaşımlar, teknolojiyle birlikte herkes için daha ulaşılabilir hale geliyor. Biz de Binance olarak, Teknolojide Kadın Akademisi gibi programlarla bu felsefeyi hayata geçirmekten ve Akademiyi Hatay’a taşımış olmanın gururunu yaşıyoruz.” şeklinde konuştu.

Lenovo, İngiltere için süper bilgisayar inşa edecek!

Salı günü yayınlanan bir Lenovo duyurusuna göre ThinkSystem, Liverpool’un yaklaşık yarım saatlik sürüş mesafesinde yer alacak ve burada “Birleşik Krallık endüstrisi için yapay zeka araştırmalarına güç verecek“.

Lenovo, yeni süper bilgisayarın “hava ve iklim modellemesi, daha temiz enerji girişimleri, ilaç keşfi, sağlık teknolojileri, yeni malzemeler, otomotiv ilerlemeleri gibi alanlardaki küresel zorluklara yönelik çözümlere odaklanarak keşif odaklı endüstriyel araştırmalara katkıda bulunacak şekilde stratejik olarak konumlandırılacağını” açıkladı.

Lenovo süper bilgisayarını barındıracak 30 milyon £ tutarındaki tesisin inşaatı geçen Şubat ayında başladı.

Sistem, Hartree Center’ın Scafell Pike sisteminden on kat daha güçlü olarak faturalandırılıyor, ancak Lenovo’nun Neptune teknolojisini kullanan doğrudan sıcak su soğutma sistemi sayesinde daha az enerji gerektiriyor.

Şirket, HPC’nin GPU tabanlı olacağını açıkladı ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

2022 Süper Bilgisayar Konferansı’nda görüntülenen 1U Lenovo Neptune, çift AMD Cenova CPU ve dört Nvidia H100 GPU ile yapılandırılmıştı. Lenovo’nun 3U SR675 V3 gibi sistemleri de Neptune soğutmayı kullanıyor ve 4x NVLink bağlantılı SXM5 GPU’larla dört H100’ü barındırabiliyor.

Scafell Pike ayrıca sıvı soğutma kullanıyor. BullSquana X1000 sistemi 24.960 Intel Skylake çekirdeği ve “sıkıca bağlanmış Intel ve Nvidia mimarileri” içeriyor.

Hartree Merkezi, endüstri ile etkileşimde bulunmaya adanmış İngiltere’nin tek süper bilgi işlem merkezi. Lenovo süper bilgisayarı, işletmelerin ve kamu sektörü kuruluşlarının yapay zeka kullanımını benimsemek ve yeteneklerini geliştirmek isteyenleri destekleyen 210 milyon pound (265 milyon dolar) değerindeki Hartree Ulusal Dijital İnovasyon Merkezi (HNCDI) programının bir parçası olacak.

Program halihazırda IBM tarafından destekleniyor.

Zuckerberg Google’dan uzman çalmaya çalışıyor!

0

Mark Zuckerberg kişisel olarak Google’daki yapay zeka araştırmacılarına onları işe almak için yazıyor. ark Zuckerberg’in, Meta için işe alım amacıyla Google’ın DeepMind AI yeteneklerinden bazılarına kişisel olarak ulaştığı söyleniyor. Bu, Meta’nın yapay zeka yeteneklerini güçlendirmede ve kendisini teknoloji endüstrisinde baskın bir güç olarak kurmada büyük bir adım olarak yorumlanabilir.

Zuckerberg CV araştırıyor ve ekibe dahil etmeye çalışıyor

Kaynaklara göre Zuckerberg, DeepMind araştırmacılarına doğrudan e-postalar yazmaya başladı, onlara Meta’nın onların yetenekleriyle nasıl ilgilendiğini anlattı ve onları katılmaya davet etti. E-postalar, Meta’nın gerçekleştirmek istediği geleceği şekillendirmede yapay zekanın oynadığı merkezi rolü ve onun Zuckerberg ile işbirliği yaparak önemli ölçüde katkıda bulunma fırsatı olarak araştırmacılarla doğrudan bağlantısını vurguluyor.

Üstelik Meta, tipik mülakat süreci olmadan işe alım yapıyor ve diğer kuruluşlardan gelen iş teklifleriyle rekabet halinde olan çalışanlar için maaş müzakereleri konusundaki tutumunu da gevşetiyor. Bu hamlelerden Meta’nın yapay zeka uzmanlarını etkilemek ve yapay zeka birimini sağlamlaştırmak konusunda iddialı bir tavır sergilediği sonucunu çıkarmak mümkün.

Zuckerberg’in işe alım girişimleri, Meta’yı yapay zeka sektöründe öncü konumuna getirmeye yönelik daha büyük bir planın parçası. Zuckerberg, yakın tarihli bir röportajında ​​2024 yılı sonuna kadar Meta’nın elinde yaklaşık 340.000 Nvidia H100 GPU’ya sahip olacağını açıkladı. Bu çipler, Yapay Zeka modellerinin eğitimi ve dağıtımı için gerekli olduğundan, Meta’nın diğer birçok işletmeyi geride bırakacak ölçekte yapay zeka altyapısına yatırım yapma konusundaki kararlılığını gösteriyor.

Meta’yı OpenAI gibi rakiplerinden ayıran bir diğer şey de yapay zeka gelişimine yaklaşım. Öncelikle açık kaynak olan bir yapay zeka modeli olan Llama 2’nin piyasaya sürülmesi, şirketin açık kaynak stratejisini benimsemesinin bir örneği. Şeffaflığa ve işbirliğine olan bu bağlılık, Meta’nın gelecekteki yapay zeka hedeflerini vurgulamakta.

Zuckerberg’in tahminlerine göre Meta, mühendislik ve hesaplama kaynaklarının çoğunu 2024 yılına kadar yapay zekaya (AI) odaklayacak. Bu vurgu, Meta’nın tüm platformlarında inovasyonu ve genişlemeyi teşvik etmek için yapay zekayı kullanma hedefinin bir yansıması.

ChatGPT hafıza kaybına neden oluyor!

ChatGPT öğrencilerde hafıza kaybına ve ertelemeye neden oluyor. Yeni araştırma, büyük dil modellerinin eğitimde yarattığı hızlı etkinin erken ama büyüleyici bir incelemesinde, ChatGPT’ye güvenen öğrencilerde hafıza kaybı ve düşük notlarla endişe verici bir bağlantı buldu. Uluslararası Yüksek Öğretimde Eğitim Teknolojileri Dergisi’nde yayınlanan yeni bir çalışmada ayrıntılı olarak belirtildiği gibi araştırmacılar, kendi raporlarını kullanarak, lisans öğrencilerinden doktora adaylarına kadar yüzlerce üniversite öğrencisini iki aşamada araştırdı. Kendi öğrencilerinin giderek daha fazlasının ChatGPT’ye yöneldiğine tanık olmak onları teşvik etti.

ChatGPT hafıza konusunda iyi gelmiyor

ChatGPT hafıza

Pakistan Ulusal Bilgisayar ve Gelişmekte Olan Bilimler Üniversitesi’nden araştırmanın ortak yazarı Muhammad Abhas: “Bu konuya olan ilgim, üretken yapay zekanın akademide artan yaygınlığından ve bunun öğrenciler üzerindeki potansiyel etkisinden kaynaklandı. Geçen yıl, öğrencilerim arasında, verdiğim çeşitli ödevler ve projeler için üretken yapay zeka araçlarına, eleştirmeden artan bir şekilde güvenmeye başladıklarını gözlemledim” dedi.

İlk aşamada araştırmacılar, ChatGPT’ye bağlılık derecelerini bildirmek için sekiz maddelik bir ölçek kullanan 165 öğrenciden yanıtlar topladı. Maddeler: “ChatGPT’yi ders ödevlerim için kullanıyorum – ChatGPT kampüs yaşamımın bir parçası” arasında değişiyordu. Bu sonuçları doğrulamak için ayrıca daha sıkı bir “zaman gecikmeli” ikinci aşama yürüttü. Bu aşamada kapsamlarını yaklaşık 500 öğrenciye genişletti ve bu öğrencilere bir ila iki hafta aralıklarla üç kez anket uygulandı. Belki de şaşırtıcı olmayan bir şekilde araştırmacılar, ağır bir akademik iş yükü ve “zaman baskısı” altındaki öğrencilerin ChatGPT’yi kullanma olasılıklarının çok daha yüksek olduğunu buldu. ChatGPT’ye güvenenlerin daha fazla erteleme, daha fazla hafıza kaybı ve genel not ortalamasında düşüş bildirdiklerini gözlemledi. Bunun nedeni ise oldukça basit: Chatbot, yanıtları ne kadar iyi ya da kötü olursa olsun, okul ödevlerini fazlasıyla kolaylaştırıyor.

Araştırmacılar çalışmada şöyle yazdı: “ChatGPT, bir kullanıcı tarafından sorulan herhangi bir soruya hızlı bir şekilde yanıt verebildiğinden, ChatGPT’yi aşırı kullanan öğrenciler, akademik görevlerini tamamlamak için bilişsel çabalarını azaltabilir ve bu da zayıf hafızaya neden olabilir” dedi. PsyPost’a konuşan Abbas: “Beklentilerin aksine, ödüllere daha duyarlı olan öğrencilerin üretken yapay zekayı kullanma olasılıkları daha düşüktü” dedi. PsyPost, ChatGPT kullanımı ile olumsuz etkileri arasındaki ilişkinin çift yönlü olmasının mümkün olduğunu belirtiyor. Bir öğrenci zaten kötü notlara sahip olduğu için chatbot’a başvurabilir, tersi geçerli değil. Verilerin bizzat raporlandığını ve bunun da kendi önyargılarıyla birlikte geldiğini dikkate almakta fayda var.

Türkiye, kurulu güneş enerjisinde yeni rekoru kırdı!

Türkiye, güneş enerjisi alanında önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Güneş enerjisi kurulu gücü ilk defa 12 bin megawatt (MW) seviyesini aşarak 12 bin 425 MW’a ulaştı. Aynı zamanda, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı son iki aydır yüzde 51’in üzerinde gerçekleşti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yenilenebilir enerjinin Türkiye’nin enerjide tam bağımsızlığının anahtarı olacağını vurgulayarak, 2035 yılına kadar her yıl 5 bin MW’lık kurulu güç artışı hedeflediklerini belirtti.

Türkiye kurulu güneş enerjisi

Yenilenebilir enerji, Türkiye’nin enerji ihtiyaçlarını sürdürülebilir bir şekilde karşılamasının yanı sıra enerji bağımsızlığını artırma ve iklim değişikliği ile mücadele hedeflerine ulaşma konusunda kritik bir role sahip. Bir zamanlar hidrolik enerjiye dayanan yenilenebilir enerji yapısı, şimdi güneş ve rüzgar enerjisi gibi kaynaklara kaymış durumda.

2023 yıl sonu itibarıyla 11 bin 316 MW olan güneş enerjisi kurulu gücü, sadece iki ay içinde 12 bin MW sınırını aşarak 12 bin 425 MW’a ulaştı. Bu, sadece şubat ayı sonuna kadar olan dönemde 2023 yılında kaydedilen artışın neredeyse yarısına eşit bir artış anlamına geliyor.

Ayrıca, elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payı ocak ve şubat aylarında sırasıyla yüzde 51,63 ve yüzde 51,03 olarak gerçekleşti. Bu da yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki önemli katkısını gösteriyor.

Bakan Bayraktar’ın belirttiği gibi Türkiye, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak elektrik üretiminde önemli bir orana ulaştı. 2035 yılına kadar yenilenebilir enerjinin üretim içindeki payını yüzde 55’e çıkarma hedefine doğru emin adımlarla ilerliyor.

Bakan, 2035 yılına kadar güneş enerjisinde yıllık 3 bin 500 MW, rüzgar enerjisinde ise yıllık bin 500 MW olmak üzere toplamda her yıl 5 bin MW’lık kurulu güç artışı hedeflediklerini ve önümüzdeki 12 yıl boyunca toplamda 60 bin MW yeni kurulu güce ulaşmayı amaçladıklarını ifade etti.

Siz bu gelişmeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın!