Microsoft, Entra ID ile 365 hizmetleri arasındaki bağlantı üzerinden mercek altında!

Özellikle, Microsoft’a yönelik şikayetleri araştıran AB ekibi, müşterilerin Microsoft hizmetlerine erişmek için bulut tabanlı bir kimlik ve erişim yönetimi çözümü olan Entra ID’yi kullanmaları gerekip gerekmediğini veya rakiplerin teknolojisini de kullanıp kullanamayacaklarını anlamaya çalışıyor.

Bulut platformunun Başkan Yardımcısı Amit Zavery, AB’den gelen bu spesifik sorunun Google’ın masasına düştüğünü ve Microsoft’un lisanslamasında karmaşıklık oluşturduğunu söyledi.

Microsoft’un arayüzleri, API’leri kaldırabileceğini veya “diğer satıcıların ayak uydurmasına izin vermeden değişiklik yapabileceğini” iddia etti.

Konuşulan sistem yöneticileri, Microsoft 365 kaynaklarına erişmek için sadece Entra ID’yi kullandıklarını söylediler. Biri, “Kimse Samba veya farklı bir dizin kullanarak giriş yapmayı bilmezdi.” dedi. “365 üyeliği oluşturduğunuz anda, aynı zamanda bir Entra ID de oluşturuluyor, bunlar içsel olarak bağlantılı.

Üçüncü taraflar kesinlikle kendi kimlik ve kimlik doğrulama hizmetlerini Microsoft mülklerine satıyorlar.

Örneğin, Okta, “Microsoft teknolojileri ve ötesiyle sorunsuz entegrasyon” iddiasında bulunuyor. Microsoft’un “Office 365’in ötesindeki herhangi” bir “yeni çevrimiçi hizmetine” erişim sağlayabileceğini söylüyor ve Okta kullanarak müşterilerin cihazları birleştirebileceğini, Windows Hello yüz tanıma özelliğini kullanabileceğini ve “Okta Windows Edge tarayıcı eklentisi kullanarak SSO olmayan uygulamalara güvenli erişim” sağlayabileceğini belirtiyor.

Zavery, teknoloji uzmanlarının bu sorunu aşabileceğini kabul etti ancak küçük işletmelerin veya yeni kurulan şirketlerin ellerinde daha derin teknik kaynaklara sahip olmayabileceğini ve daha büyük müşterilerin risk veya şüphe yaratmak istemeyebileceğini belirtti.

Avrupa Komisyonu’ndan spesifik soruşturma hakkında yorum yapması istendi ve sözcü standart bir beyan gönderdi: “Komisyon, standart prosedürlerimize göre değerlendirdiğimiz Azure ürünüyle ilgili olanlar da dahil olmak üzere Microsoft ile ilgili birçok şikayet aldı. Genel olarak Komisyon, bilgi taleplerinin gönderilmesi de dahil olmak üzere, elinde bir dizi soruşturma yetkisine sahip.

Microsoft’un bir sözcüsü şunları söyledi: “Diğer bulut SaaS hizmetleri gibi Microsoft da müşterilerimizin bulut hizmetlerimize güvenli bir şekilde erişmesini sağlayan yerleşik kimlik yeteneklerine sahiptir.

Ayrıca, müşterilerimizin ihtiyaçlarına en uygun çözümü seçmelerine olanak sağlamak için Ping ve Okta gibi üçüncü taraf kimlik hizmetlerinin yanı sıra güvenlik sağlayıcılarıyla da kusursuz entegrasyon sağlayan açık API’ler sağlıyoruz.

Avrupa, ABD ve Birleşik Krallık’taki antitröst ekipleri, AWS de dahil olmak üzere rakiplerin, Microsoft’un lisanslama politikalarının rekabete aykırı olduğu ve müşterileri kilitlemek için tasarlandığı yönündeki iddialarını inceliyor. AB tarafından gönderilen Entra kimlik soruları, genel soruşturmanın yalnızca bir ayağını oluşturuyor.

Ayrıca, Microsoft’un rakibin bulutunda çalışan yazılımlar için daha fazla lisans ücreti talep etmesinin ve AWS, Google ve Alibaba‘nın listelenmiş sağlayıcılar olarak sınıflandırılmasının nedenleri de araştırılıyor. Bu da müşterilerinin aslında kendi bulut altyapılarında belirli Microsoft yazılımlarını çalıştırmasının yasaklandığı anlamına geliyor.

Microsoft, Ekim 2022’de daha küçük bulut sağlayıcıları için tavizler verdi ve üçlünün Microsoft lisanslarıyla ilgili olarak AB’ye ortak bir şikayette bulunmasının ardından Avrupa’daki OVHcloud, Aruba SpA ve DCC ile gizli bir anlaşmaya vardı. Bu anlaşmanın içeriği kamuya açıklanmayacak.

Benzer şekilde, AWS tarafından desteklenen Avrupa Bulut Altyapısı Hizmet Sağlayıcısı (CISPE) lobi grubu da şu anda Microsoft ile kendi anlaşmalarına varmak için pazarlık yapıyor. Daha önceki bir teklifi “önemsiz” olarak nitelendirerek reddetmişti.

Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Otoritesi yerel bulut pazarının durumunu inceliyor ve CMA’ya sunduğu sunumda AWS, Microsoft’u seçenekleri kısıtlamakla ve müşterilerin Microsoft dışında herhangi birini seçmesini “mali açıdan yaşanmaz” hale getirmekle suçladı. Amazon’un gelir tabanının genişleyen boyutu göz önüne alındığında bu belki biraz zengin.

CMA, çıkış ücretleri, indirimli fiyatlandırma, uyumluluk ve yazılım lisanslaması gibi konuları değerlendiriyor.

ABD’de Federal Ticaret Komisyonu da işlemleri izliyor ve Microsoft, Google tarafından Google’ın diğer iş alanlarının çok iyi bildiği bir şey olan bulut tekelini yönetmekle suçlanıyor.

Workup Agri’nin 3. dönemi 6 girişim ile başlıyor

Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlamak hedefiyle çeşitli alanlarda çalışmalar yürüten İş Bankası, tarımda verimlilik artışı, üretim kalitesinin artırılması, sulama tekniklerinin daha iyi kullanılması gibi konularda yenilikçi çözümler üreten teknoloji girişimlerinin büyümesini de teşvik ediyor.

Hackquarters yürütücülüğünde gerçekleştirilen programın yeni dönemine, akıllı ve hassas tarım teknolojileri, gerçek zamanlı izleme sistemleri ve görüntü işleme, tarımsal hastalık ve zararlılarla mücadele, yeni nesil etkili gübre üretim teknolojileri, sera üretim teknolojileri ve dikey tarım teknolojileri alanlarında çözümler üreten sürdürülebilir ve ölçeklenebilir iş modeline sahip Afara, Ancient Greens, Bridgesoft, Seracell, Soilbiom ve Uptechlabs girişimleri katılıyor.

WorkupAgri.ist internet sitesi üzerinden başvuruların yıl boyunca açık olduğu programa dahil olan girişimlerin güncel durumları ve desteğe ihtiyaç duydukları konular birebir görüşmeler ile tespit ediliyor. Uygun eşleştirmeler ve yönlendirmeler yapılarak girişimlere ihtiyaçları doğrultusunda özelleştirilmiş bir program hazırlanıyor.

Seçilen girişimler 6 ay boyunca, alanlarında uzman kişilerden mentorluk, İş Bankası Grubu iştirakleri başta olmak üzere farklı paydaşlarla iş birliği, İş Bankası’nın kurucusu ve yatırımcısı olduğu fonlar başta olmak üzere yatırım imkânlarına erişim, tecrübeli girişimcilerle deneyim paylaşımı, çalıştaylar ve ilham etkinliklerine katılma, İş Bankası’nın katıldığı ulusal ve uluslararası fuarlarda müşterilerle ve potansiyel partnerlerle buluşma, İş Bankası’nın çiftçi buluşmalarında yer alma ve potansiyel kullanıcılara doğrudan erişim ve basılı ve dijital mecralarda kendilerini tanıtma olanaklarına sahip olacak.

Programa kabul edilen girişimler, İş Bankası Girişimcilik Şubelerinin desteğinin yanı sıra yerli ve global çok sayıda iş ortağının startup’lara yönelik çözüm ve hizmetlerinden ücretsiz ya da indirimli yararlanma hakkı elde ediyor. Aynı zamanda İş Kule Workup Alanı’nda ücretsiz ofis imkânından da yararlanabiliyor.

Workup Agri’nin 3. dönemine seçilen 6 girişim:

Afara: Tarım robotu ile pamuk hasadı sonrası yere dökülen pamukları görüntü işleme yöntemi ile tespit edip vakumlu toplama sistemleri ile toplayan ve otonom kontrol edebilen, verimlilik esaslı tarla verileri sağlayan girişim.

Ancient Greens: Oluşturduğu buğday çimi ekosisteminde atalık tohumları gelişmiş gıda teknolojileriyle harmanlayarak katma değerli, insan ve çevre sağlığına saygılı ve kullanımı pratik ürünler üretmeyi amaçlayan girişim.

Bridgesoft: Endüstri 4.0’ın operasyonel verimlilik kavramını odağına alan ve bu doğrultuda yapay zekâ destekli zirai ekipman teknolojileri üreten girişim.

Seracell: Yapay zekâ ile otomatik sulama ve gübreleme sistemleri çalıştırabilen, uçtan uca hastalık tespit ve takibi yapabilen, kamera ile otomatik zararlı sayımı gerçekleştirebilen ve otomatik drenaj suyu ölçümleri yapabilen, seranın her noktasını teknoloji ile buluşturan modüler bir sera otomasyon sistemi.

SoilBiom: Bitkiye ve toprağa özgü besleyici ve koruyucu ürünler geliştirerek başta tarım toprakları olmak üzere doğal kaynakları korumayı amaçlayan girişim.

Uptechlabs: Akıllı LED aydınlatma ve hidroponik bitki yetiştirme sistemleri sayesinde iki kat az enerji harcayarak ve yüzde 97 su verimliliği ile zirai ilaç kullanmadan istenilen aroma ve kalitede bitki yetiştirme imkânı sunan girişim.

Finans sektörüne özel yapay zeka geliyor!

Commencis, Türkçe dil desteğine sahip yapay zeka tabanlı dil modeli serisinin ilk ürünü olarak, bankacılık ve finans sektörlerine özel geliştirdiği Commencis LLM’yi duyurdu. Hedef aldığı sektörlerin ihtiyaçlarına göre özgünleştirilmiş veri setleri ile eğitilen bu model, müşteri hizmetleri, içerik üretimi ve veri analizi gibi işlevlerde verimliliği artırmak amacıyla tasarlandı.

Sektörel ihtiyaçları temel alan ve özelleştirilebilir veri setleriyle eğitilmiş Commencis LLM, bankacılık ve finansın yanı sıra havacılık, sigortacılık ve telekomünikasyon gibi farklı sektörlerde canlı destek ve veri analizi gibi kritik işlevlerde kullanıcı deneyimini iyileştirme kapasitesine sahip. Yüksek gizlilik ve güvenlik standartlarına dayanarak geliştirilen sunucu tarafı kurulum (on-premise) seçeneği ile şirketler, kendi altyapılarında Commencis LLM’yi tam güvenlikle kullanabilecekler.

Commencis LLM; Llama 2, Mistral, Zephyr, OpenChat 3.5 gibi dil modelleri üzerinde yapılan kapsamlı araştırma ve veri üretimi faaliyetlerinin bir ürünü olarak geliştirildi. Geliştirme sürecinde Commencis mühendislik ekibi tarafından, üç ay boyunca Amazon Web Services’in yüksek performanslı GPU’lar üzerinde yoğun bir çalışma yürütüldü. Bu çalışmalar sonucunda, Türkçe dil becerileri son derece gelişmiş, başta bankacılık ve finans olmak üzere farklı alanlarda soru-cevap yeteneklerine sahip ve kullanıcı isteklerine cevap verebilen bir sanal asistan olarak işlev görebilecek düzeyde bir dil modeli ortaya çıkarıldı.

Hiper-kişiselleştirme ve hızlı yanıtlar

Commencis Chief Information Officer Duru Kızılkayak konuyla ilgili şunları söyledi: “Sektördeki 20 yılı aşkın deneyimimizle, bugüne kadar lider bankalarla ve finansal kuruluşlarla iş birliği yaparak sayısız dijital başarı hikayesine imza attık. Commencis LLM de derinlemesine anlama ve etkileşim kabiliyetleri sayesinde bankaların müşteri deneyimini önemli ölçüde iyileştirme hedefiyle yola çıktı. Commencis LLM ile bankacılık ve finans sektörünün sorun çözme süreçlerini daha verimli hale getirmeyi, bu sayede maliyetlerini azaltmalarını ve dijital kanallar üzerinden sunulan hizmet kalitesini iyileştirmelerini amaçlıyoruz. Önümüzdeki dönemde, hiper-kişiselleştirme ve hızlı yanıtlar aracılığıyla müşteri sadakatini artırmak ve sektördeki firmalara rekabet avantajı sağlamak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor.”

Commencis, finans sektörü için sunduğu dijital bankacılık ürünleri, ödeme, kimlik doğrulama ve uçtan uca müşteri deneyimi çözümleriyle bankaların ve finansal kuruluşların dijital kanallarını en yeni teknolojilerle dönüştürmelerini sağlıyor.  Yapay zeka kullanımı, şirketlerin müşteri davranışlarını daha iyi anlamalarını, kişiselleştirilmiş hizmetler sunmalarını, işlem süreçlerini otomatikleştirmelerini ve güvenlik önlemlerini artırmalarını sağlıyor.

Fujitsu, İrlanda’daki faaliyetlerini durduruyor!

Çalışanlar için yıkıcı darbe, Postane için çalışan yerel şube yöneticilerinin ICL tarafından kurulan ve daha sonra Fujitsu tarafınfan satın alınan Horizon sistemindeki hatalardan sorumlu tutulduğu mega skandalın ardından geldi. 

Sistem, günlük kazançları yanlış hesapladı. Postane, bir yanlışlık olduğundan şüphelendi ve yerel şube müdürlerinin açığı bizzat kapatmasını istedi.

Yüzlerce Postane çalışanı yanlışlıkla dolandırıcılıktan mahkum edildi, bazıları intihara teşebbüs etti, ne yazık ki dört vaka ölümle sonuçlandı ve 33’ü o zamandan beri öldü ve adaletin yerine geldiğini göremedi. Fujitsu mağdurlara tazminat ödeyeceğini söyledi.

Fujitsu’nun İrlanda başkanı Adam Trill, dün gece Dublin merkezli Genel Merkez personeline İrlanda’daki operasyonların sona erdiğini söyledi.

Konuya yakın bir kişi şunları söyledi: “Mevcut sözleşmeleri yerine getirmek için iskelet kadro, doğal sürelerini doldurana kadar kalacak. Yeni tekliflere izin verilmiyor. Birçok kişi işten çıkarılıyor, ancak İş Teslim ekiplerindeki bazıları bir veya iki yıl daha hizmetlerin devamını sağlamak için kalacaklar.”

Takımlar içinde ‘Birinin İngiltere’nin Posta Ofisi faciasının bedelini ödemesi gerekiyordu’ şeklinde bir düşünce var.

Resmi olarak öne sürülen neden, şirketin artık grup genelinde %10 kar marjı hedefi belirlemiş olması. İrlanda bu rakamın altında olduğu için artık “geçerli bir iş” olarak görülmüyor.

Sektör tahminleri, İrlanda’da şirket için yaklaşık 200 kişinin çalıştığını gösteriyor; bu rakam şirketin resmi olarak onaylamadığı bir rakam. Mevcut sözleşmelere hizmet vermek için kaç tanesinin tutulacağı belli değil.

Bir Fujitsu çalışanı ekledi: “Şirkete ömürlerini yatıran, onlarca iniş çıkış yaşayan, daha kötü zamanlar gören ve ayakta kalan insanlar için büyük bir haksızlık olduğunu düşünüyorum ve şimdi, projelerinin gelir üretip üretmediğine bakılmaksızın işten çıkarılıyorlar. Ve ‘Fujitsu Ireland’ olarak bilinen tüm varlık kapatılıyor.

Tüm bu süreç için zamanlama belirsiz.

Gönderilen bir açıklamada, Fujitsu adına bir sözcü şunları söyledi: “İrlanda’daki iş performansının ve pazar görünümünün detaylı bir şekilde gözden geçirilmesinin ardından ve Fujitsu’nun küresel stratejik yönelimiyle uyumlu olarak, Fujitsu’nun İrlanda pazarında yeni işlere yönelik bir planı bulunmamaktadır.”

Gelecekte, Fujitsu İrlanda operasyonlarını mevcut müşteri sözleşme taahhütlerini yerine getirmeye odaklamayı planlıyor. Bu planlar, çalışan temsilcileri ile danışmalara tabidir ve Fujitsu, etkilenen herkes için önümüzdeki aylarda destek sağlayacaktır.

Anker’de Önemli Atama!

0

Yaşamı kolaylaştıran teknolojilere öncülük eden Anker’de Orta Asya ülkelerinin yanı sıra Yunanistan ve Kıbrıs operasyonları da Türkiye’ye bağlandı. Bu önemli değişimin ardından Anker Türkiye, Yunanistan ve Orta Asya Ülke Müdürü görevine 1 Mart itibarıyla Cem Bodur atandı.

Cem Bodur, Anker Innovations’a katılmadan önce, telekomünikasyon alanında faaliyet gösteren BlackBerry’de 2009 yılından itibaren Orta Doğu, Rusya ve Kuzey Afrika bölgelerindeki Satış Sonrası ve Müşteri Deneyimi Direktörü olarak görev aldı. 2015 yılında Türkiye Ülke Müdürü olarak atandı ve bağlı bulunduğu Orta Doğu, Rusya, İsrail ve Doğu Avrupa Bölgelerinde önemli yeniliklere ve projelere imza attı.

Profesyonel iş yaşamında çeşitli üst düzey yönetici pozisyonlarında yer aldı ve kariyerinin son 19 yılını teknoloji alanında faaliyet gösteren uluslararası organizasyonlarda geçirdi.

Anker hakkında:

Yaşamı kolaylaştıran akıllı teknolojilere öncülük eden Anker, 2011 yılında Silikon Vadisi’nde kuruldu. Bugün Anker, şarj teknolojisi, kulaklık, hoparlör ve akıllı telefon aksesuarlarıyla ABD, Avrupa, Asya, Ortadoğu gibi birçok pazarda lider konumda yer alıyor. Anker ayrıca Soundcore, eufy,  Nebula, AnkerMake ve Anker Solix kategori markalarıyla tüketicilere kaliteli, yüksek performanslı ve akıllı teknolojiler sunuyor. Anker Türkiye’de taşınabilir bataryalar, robot süpürge, taşınabilir projeksiyon cihazları, BT kulaklık, hoparlör ve güvenlik kameraları kategorilerinde ürünlerini tüketicilerle buluşturuyor.

MediaMarkt çalışanlarını yapay zeka işe alacak!

MediaMarkt Türkiye, dijital dönüşüm adımlarının bir parçası olarak yapay zekâ (AI) entegrasyonlu işe alım sistemi AI’M Hiring’i hayata geçirdi. Şirket, AI’M Hiring’i sistemi üzerinden ön mülakat sürecini yapay zekâ tabanlı AI’DA ile daha kolay ve hızlı hale getirecek. 

MediaMarkt, dijital dönüşüm ve yapay zekanın adımlarının bir parçası olarak işe alım süreçlerini daha kolay ve hızlı hale getirmek amacıyla yapay zekâ entegrasyonlu İnsan Kaynakları sistemi AI’M Hiring’i uygulamaya geçirdi. Türkiye’de 98 mağaza ve 3600’ün üzerinde çalışanıyla hizmet veren ve yeni mağazalar açarak ülke genelinde istihdama katkıda bulunmaya devam eden MediaMarkt Türkiye’nin, başlangıç ve orta kademe pozisyonlarda işe alım sürecini hızlandırmak amacıyla, MediaMarkt’a başvuran adayların ön mülakatları yapay zeka tabanlı AI’DA üzerinden gerçekleştirilecek. 

Açık pozisyonlara uygun nitelikteki adaylar, e-posta üzerinden yapay zekâ destekli işe alım programı AI’M Hiring’e link üzerinden davet ediliyor. Daveti kabul eden adaylar sisteme kaydolup giriş yaptıktan sonra AI’DA’nın bilgilendirme videosuyla karşılaşıyor. Bilgilendirme videosunu izleyen adayın ön mülakat süreci başlatılıyor ve adaya MediaMarkt ile ilgili yetkinliklerini kapsayan Türkçe ve İngilizce sorular yöneltiliyor. Daha sonra, sorulara verdiği yanıtlar çerçevesinde, adayın MediaMarkt yetkinliklerine göre “ısı haritası analizi” yapay zekâ tarafından gerçekleştiriliyor. Bu ısı haritası analizi de işe alım uzmanlarına işe alıma yönelik kısa bir liste sunarak, ilk 5 sırada yer alan adayların ikinci aşamaya geçmesini ve işe alım yöneticisiyle görüşmesini sağlıyor. Bu yöntem sayesinde açık pozisyona aday kişilerin, ön elemeleri titizlikle ele alınırken, kısa sürede daha fazla adaya ulaşılması hedefleniyor. Ayrıca hem aday hem de işveren için zamandan tasarruf sağlıyor ve operasyonel anlamda sürece verimlilik kazandırıyor.

MediaMarkt Türkiye, işe alımlarda kolay video mülakatı ile süreçleri hızlandıran yenilikçi işe alım sistemi AI’M Hiring’in geliştirilmesinde Vire Up ile iş birliği yaptı. Geçtiğimiz hafta aktif olan sistem video mülakat uygulamalarına başladı. 

Threads, spor müsabakalarına canlı skorlar ekleyecek!

Meta CEO’su Mark Zuckerberg Cuma günü, Threads platformunun NBA maçları için canlı skorları test etmeye başladığını ve platformun gelecekte ek ligler için destek eklemeyi planladığını duyurdu.

Bu özelliğin lansmanı, platformun yaklaşık on yıldır spor oyunlarında canlı skorlara sahip olan X’i yenmeye devam etmesiyle birlikte geliyor.

Bu yeni özellik sayesinde Threads, normalde X’e giderek canlı müsabakaları tartışan ve en son gelişmelerden haberdar olan kullanıcıları çekmeyi amaçlıyor. Threads yalnızca canlı skorlar eklemekle kalmıyor; kullanıcılar aynı zamanda bir takımın logosuna dokunarak o takımla ilgili sohbete yönlendirilebilecek ve onları takip eden diğer kullanıcılarla bağlantı kurabilecek.

Threads, yeni özelliğin kullanıcıların favori takımlarıyla ilgili sohbetlere katılmasını kolaylaştıracağını söyledi. Şirket, basketbolun sosyal ağdaki en popüler konulardan biri haline geldiğini ve NBA Threads’in uygulamanın en aktif spor topluluklarından biri haline geldiğini söylüyor. Şirket, yeni özelliğin arkasındaki fikrin Threads’i spor söylemlerinin yeri haline getirmek olduğunu belirtiyor.

Bir müsabakanın başlangıç ​​saatini görmek için Threads’te arayabilirsiniz. Müsabaka sırasında mevcut skoru görmek için arama yapabilirsiniz. Bir müsabaka bittikten sonra, final skorunu görmek için oyunu arayabilirsiniz.

Canlı skorların eklenmesi, Threads’in X’e rakip olacak bir platform oluşturma konusundaki son çabasına işaret ediyor. Bu haftanın başında Threads, “şu anda trend olan” özelliğini ABD’deki tüm kullanıcılara resmi olarak sundu. 

Bu hamle, kullanıcıların platformun çıkışından bu yana tepki gösterdikleri eksiklerin tamamlanmasına ve üzerine çıkılacağına da işaret ediyor.

Boom, süpersonik hava yolculuğunu geri getirebilir!

Mojave Çölü üzerindeki kısa, ses altı uçuş beklenenden yıllar sonra gerçekleşti; ancak bu, Boom Supersonic’in en azından hâlâ ilerleme kaydettiğini gösteriyor.

Boom XB-1 Perşembe günü saat 07.28’de havalandı, maksimum 7.120 feet yüksekliğe ve 246 knot azami hıza ulaştı. 12 dakika sonra sabah 7.40’ta indi.

Boom’un genel misyonu, Concorde’un 20 yıl önce faaliyetlerine son vermesinden bu yana ilk süpersonik ticari uçak olan Overture’u fırlatmak. Şirket, American ve United gibi büyük havayollarıyla sözleşmelerin yanı sıra Florida Turbine Technologies ve GE Additive ile üretim ve geliştirme ortaklıkları da imzaladı.

Ancak son zamanların en önemli haberlerinden biri, özellikle Rolls-Royce ile olan ortaklıkların kaybedilmesi oldu. İngiliz jet motoru üreticisi, 2022 yılında Boom ile yollarını ayırdı ve startup‘ın kendi motorlarını geliştirmesine izin verdi.

Özellikle bu motorların XB-1’de kullanılmaması dikkat çekici. Boom’un ilk olarak 2017’de uçması planlanan gösteri uçağı, Northrop T-38 eğitim uçağı veya F-5 savaş uçağı gibi eski uçaklara güç sağlamak için kullanılan türden 1950’lerden kalma J85 turbojet motorlarının üçlüsüne dayanıyor. 

Boom’un tam boyutlu süpersonik ticari uçağı Overture, şirketin halen geliştirilme aşamasında olan ve Symphony olarak adlandırılacak kendi motorlarından dördünü kullanacak. 

Uçuştan önce yapılan bir röportajda Boom CEO’su ve kurucusu Blake Scholl, her Symphony motorunun XB-1’in üç J85 motorunun toplam çıkışının kabaca üç katını sağlayacağını söylüyor. 

Motor tipi, XB-1 ile nihai Overture gemisi arasındaki pek çok tasarım farklılığından sadece bir tanesi; bunlardan en önemlisi boyut. Scholl, XB-1’i “Overture için üçte bir ölçekli prototip göstericisi” olarak adlandırıyor.

Scholl, XB-1’in simülatör verilerinin doğrulanması için yararlı olduğunu ve ikisinin birbirine benzememesine rağmen, Overture tasarımında geliştirilmesinin zaten meyve verdiğini söylüyor.

XB-1 ayrıca başka bir önemli amaca da hizmet ediyor: bağış toplama. 

Scholl, “Bunun gibi girişimler her zaman finanse ediliyor; bir miktar sermaye topluyor, bazı kilometre taşlarını kanıtlıyorsunuz. Ve bu uçağın burada uçurulması bu kilometre taşlarından çok önemli bir tanesi. Bu, uygulama geçmişini, ilerleme kaydedildiğini gösteriyor ve sermayeye erişime ve daha yüksek değerlemeye olanak tanıyor.” diyor.

Şu anki hedef, Overture uçağının ilk uçuşunu 2030 yılına kadar gerçekleştirmesi, ancak oraya ulaşmak pahalı olacak. Scholl, Boom Supersonic’in şu ana kadar 700 milyon dolardan fazla para topladığını ancak Overture’un genel gelişiminin 8 milyar dolardan fazlaya mal olabileceğini söylüyor.

Mali durumun ötesinde, Boom’un en önemli zorluklarından biri tam da adından kaynaklanıyor olabilir. 

Sonik patlamalara karşı günümüzün düzenlemeleri, büyük kara kütlelerinin çoğu üzerinde ses altı Overture uçuşları anlamına geliyor ve yalnızca okyanus geçişleri üzerinde kısılıyor. NASA X-59 gibi göstericiler üzerinde geliştirilen ve sonik patlamaları sonik “gümbürtülere” dönüştürebilecek teknolojilerin uygulanması, gelecekte bu düzenlemeleri kolaylaştırabilir. 

Öyle bile olsa, yalnızca su üzerinde 1,7 Mach hızla uçmak, New York’tan Londra’ya veya Seattle’dan Tokyo’ya olan uçuşların süresini kabaca yarıya indirecektir.

Bir diğer büyük eksik parça ise sürdürülebilirlik. Mevcut bir jet uçağından iki kat daha hızlı uçmak, bu süreçte mutlaka biraz daha fazla yakıt tüketir. Bu durum, Airbus A380’de Atlantik üzerinden atlayabileceğiniz 853 ruha kıyasla Overture’un yalnızca 64 yolcuyu ağırlayabilmesiyle daha da artıyor. 

Sürdürülebilir havacılık yakıtı veya SAF, süpersonik seyahatin çevre üzerinde günümüz havacılık endüstrisinden daha büyük bir yük haline gelmesini önleyebilir. SAF yenilenebilir kaynaklar kullanılarak yaratılmıştır ve ideal olarak doğrudan hava yakalama yoluyla atmosferden çekilen karbonla aşılanmıştır. Bu, teorik olarak, gerçekten karbon nötr bir uçak yakıtı yaratacaktır.

SAF’ın nihai bulunabilirliği ve dağıtımı bir endüstri sorunu. Boom’un sonraki adımları, mühendislerinin tasarımlarının yalnızca uçmakla kalmayıp ses duvarını da aşabileceğini kanıtlamak olacak.

Elbette XB-1’in hedefi bu, ancak o şeyin ses patlamaları Mojave kumlarını sarsmadan önce katetmemiz gereken çok yol var. CEO Scholl, XB-1’in yıl boyunca “zarf genişletme” görevleri olarak adlandırılan bir dizi 15 test uçuşuna tabi tutulacağını ve bunların sonunda zarfı ses bariyerini aşacak şekilde zorlayacağını söylüyor.

Boom, Scholl’un programın ilerisinde olduğunu ve bu yaz açılacağını söylediği Greensboro, NC “süper fabrikasında” da ilerleme kaydediyor. Ancak orada montajı yapılacak olan Overture uçağının yapımına daha yıllar var. 

Yani, süpersonik ticari hava yolculuğu hayali hâlâ gerçeğe doğru ilerliyor, ancak havada hızlı hareket etmeyi ümit edenlerin bir süre daha sabırla oturması gerekecek. 

İşte Samsung’un merakla beklenen telefonu Galaxy M55 5G!

Windowsreport’un güvenilir sektör sızıntılarına dayandırdığı haberine göre Samsung’un merakla beklenen Galaxy M55 5G akıllı telefonu yakında piyasaya çıkmaya hazırlanıyor. Samsung, yeni cihazla ilgili ağzını sıkı tutmaya devam ederken, cihazın renk seçenekleri, kamera konfigürasyonları ve temel teknik özellikler de dahil olmak üzere önemli ayrıntılar sızıntılarla ortaya çıkmaya devam ediyor.

Sızdırılan görüntüler Galaxy M55 5G’nin Açık Yeşil ve Siyah renk seçenekleriyle sunulan zarif tasarımını gözler önüne seriyor. Büyük bir batarya ve geniş ekrana rağmen, telefon sadece 180 gram ile etkileyici derecede hafif kalıyor. Ultra ince çerçeveli 6,7 inç FHD+ Super AMOLED+ ekrana, 120Hz yenileme hızına ve 1000 nit tepe parlaklığına sahip. Yeni cihaz böylece dış mekânda görüntüleme için oldukça yeterli bir performansa sahip.

Samsung standardı güçlü kamera özellikleri

Arka panel, birinci sınıf bir görünüm için geleneksel kamera adalarından farklı olarak, ayrı dairesel modüllere sahip çarpıcı bir üçlü kamera sistemine sahip. Galaxy M55 5G şunları içerecek şekilde ayarlanmıştır: 50MP OIS Geniş açılı ana kamera, 8MP Ultra Geniş kamera, 2MP Makro Kamera, 50MP Selfie kamerası, Nightography, Çift kayıt ve OIS ve VDIS ile stabilize edilmiş 4K videolar

Samsung Galaxy M55 5G, tüm gün güç için 5.000mAh pil ve Süper Hızlı Şarj 2.0 (45W) özelliğine sahip. Qualcomm’un Snapdragon 7 Gen 1 SoC’si ve 12GB’a kadar RAM ve sorunsuz performans sağlar. Depolama seçenekleri arasında microSD kart ile 1TB’a kadar genişletilebilen 128GB ve 256GB varyantlar bulunmaktadır. Gelişmiş güvenlik, ekran altı parmak izi sensörü ve Samsung Knox Vault ile sağlanıyor.

Yazılım ve diğer özellikler

Samsung’un Android 14 tabanlı One UI arayüzü, 5 nesil işletim sistemi güncellemesi ve 5 yıllık güvenlik güncellemesi vaadiyle akıcı bir kullanıcı deneyimi sunuyor.Sürükleyici ses deneyimi için Dolby Atmos, Sorunsuz hücresel bağlantı için çift sim desteği, Bluetooth v5.2 ve NFC de yine sunulan özellikler arasında.  

Samsung Galaxy M55 5G, Mart 2023’te piyasaya sürülen ve tüketicler tarafından oldukça iyi karşılanan Galaxy M54 5G’yi yükseltecek. M54 5G’de Exynos 1380 işlemci ve 108 megapiksel ana sensörün başını çektiği çok yönlü bir kamera sistemi bulunuyordu.

İspanya Telegram’ı kapatıyor!

Aralarında Atresmedia, EGEDA, Mediaset ve Telefonica’nın da bulunduğu medya şirketlerinin fikri mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiasıyla açtığı davada, Telegram’ın İspanya’daki kullanımı bugünden itibaren geçici olarak durdurulacak. Audencia Nacional (özel yetkili yüksek mahkeme) Hakimi Santiago Pedraz, iddialar soruşturulurken Telegram’ın İspanya’daki hizmetlerini engellemeyi kabul etti. Mahkeme, Telegram’ın hizmetlerini engellemenin cep telefonu sağlayıcılarının sorumluluğunda olacağını söyledi.

Yargıç, Telegram’ın bir işletme olarak kayıtlı olduğu Virgin Adaları’ndaki yetkililerin Temmuz 2023’te mahkemenin bilgi talebine yanıt vermemesi üzerine bu kararı verdi. Cuma günkü kararında yargıç, kendisini bu ‘ihtiyati tedbiri’ almaya iten şeyin işbirliği eksikliği olduğunu söyledi. Yargıç ayrıca kararın ‘gereklilik, uygunluk ve orantılılık’ ilkelerini karşıladığını da belirtti ve “Kınanan eylemlerin tekrarlanmasını engelleyebilecek başka hiçbir önlem mevcut değil” diyerek engelleme kararı alındığını duyurdu.

Tüketici hakları grubu Facua kararı orantısız olmakla eleştirerek, platformun milyonlarca kullanıcısına ‘büyük zarar’ vereceği uyarısında bulundu. Facua’nın genel sekreteri Rubén Sánchez yaptığı açıklamada, “Sanki telif hakkı ile korunan içeriği yasadışı olarak barındıran web siteleri olduğu için interneti kapatmışlar gibi bir eylem” dedi.

Facua, telekom şirketleri mahkeme kararını kabul etmek zorunda olduğu için Telegram mesajlaşma servisinin ‘önümüzdeki saatlerde veya günlerde’ aşamalı olarak engellenmesini bekliyor. Soruşturmanın 29 Eylül’e kadar, en fazla altı ay sürmesi bekleniyor.

2013 yılında Rus kardeşler Nikolai ve Pavel Durov tarafından yaratılan Telegram, kullanıcıların içerik yayınlamak için kendi kanallarını kurmalarına da olanak tanıyan şifreli bir mesajlaşma platformu. Rekabet gözlemcisi CNMC’ye göre, Telegram İspanya’da en çok kullanılan dördüncü mesajlaşma hizmeti. CNMC tarafından yapılan ankete katılan İspanyolların yaklaşık %19’u Telegram kullandıklarını belirtiyorlar.

Dubai merkezli Telegram, 900 milyondan fazla abonesiyle WhatsApp’ın en kayda değer rakiplerinden birisi olarak görülüyor. 2013 yılında Nikolai ve Pavel Durov tarafından kurulan Telegram, özellikle hükümetlerden gelen veri taleplerini dolambaçlı yollara sokarak geciktirmesi veya hiç yanıt vermemesi ile tanınıyor. Firma geçtiğimiz hafta tahvil satışı yoluyla 330 milyon dolar nakit akışı sağlamayı başarmıştı. Buna karşın, firmanın yasa dışı ürün ve servislerin pazarlanmasında yoğun olarak kullanıldığı iddiaları da mevcut.

iPhone modelleri, Baidu’dan yapay zeka desteği alabilir!

Wall Street Journal’ın Cuma günü yayınlanan ve konuya aşina olan insanlardan alıntı yapan haberine göre Apple, makine öğrenimi teknolojisini Orta Krallık’ta satılan iPhone modellerine entegre etmek için Çinli web deviyle görüşmelerde bulunuyor gibi görünüyor.

Cupertino, yapay zeka hedeflerini desteklemek için Google’ın ve OpenAI’in üçüncü taraf modellerini iDevices’e entegre etmeyi araştırıyor. En azından Çin’de bunu yapmak engellerle karşılaşabilir.

Geçen yaz Çinli yetkililer, modellerin halka açılmadan önce düzenleyiciler tarafından incelenmesini gerektiren kurallar koydu. Bu muhtemelen hükümet politikasıyla bağdaşmayan tepkiler üretmelerini önlemek için korkulukların mevcut olmasını sağlamak içindi.

2023’ün başlarında piyasaya sürülen ERNIE, Baidu‘nun ChatGPT tarzı geniş dil modeli girişimi ve kendi kendini sansürleyebiliyor. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping hakkında soru sorulduğunda sohbet robotu sessiz kalırken, Tiananmen Meydanı’ndan Uygur azınlıklara yönelik muameleye kadar diğer siyasi sorular tamamen reddedildi.

Apple zaten Çin’de satılan iPhone modellerinde varsayılan arama motoru olarak Baidu’yu kullanıyor, bu nedenle Cupertino’nun bu ilişkiyi yapay zekayı da içerecek şekilde genişletmeyi düşünmesi şaşırtıcı değil.

Apple, ERNIE’yi Çin pazarındaki cihazlarına entegre ederse bu ilk olmaz. Samsung, Çin’de satılan Galaxy akıllı telefonlarında halihazırda Baidu’nun ERNIE sohbet botunu kullanıyor. Dünyanın geri kalanında Güney Koreli elektronik devi Google’ın Gemini’sine güveniyor.

Yakın zamana kadar Apple, pazarlamasında AI terimini kullanmaktan büyük ölçüde kaçındı; akıllı telefonlarında, tabletlerinde ve Mac’lerinde yer alan yetenekleri tanımlamak için makine öğrenimi terimini tercih etti.

Çin'in en büyük teknoloji şirketlerinden Baidu, yapay zeka çipleri için ABD'li Nvidia yerine Çinli Huawei'yi tercih etti.

Apple’ın yazılımı, ister fotoğraf işlemek, ister nesne algılama, optik karakter tanıma gerçekleştirmek veya kullanım kalıplarınıza göre uygulamalar önermek olsun; ML’yi halihazırda kapsamlı bir şekilde kullanıyor. Bu işlemlerin çoğu, mümkün olan yerlerde cihazın entegre sinirsel işlem biriminde (NPU) çalıştırılıyor.

Bu arada, Apple balonunun dışında “AI” PC’ler ve akıllı telefonlarla dolup taşıyoruz. Intel, AMD ve Qualcomm, gelişmiş modelleri bulutta kullanmak yerine kişisel cihazlarda yönetmek için entegre sinir ağı hızlandırıcılarına sahip çipleri duyurdu.

Muhtemelen bunun ışığında Apple, pazarlamasında yapay zekayı benimsemeye başladı. iGiant, yakın zamanda piyasaya sürülen M3 MacBook Air’i “yapay zeka için dünyanın en iyi tüketici dizüstü bilgisayarı” olarak lanse etti ve yüksek lisans ve dağıtım modellerini makinede yerel olarak “mükemmel performansla” çalıştırma yeteneğini vurguladı.

Ancak şu anda Apple’ın yüksek lisans eğitimlerini kendi işletim sistemine mi yerleştirmeyi yoksa bunun yerine bunları uzak modellere API çağrıları kullanarak entegre etmeyi mi planladığı belli değil.

Haziran ayında WWDC’de Apple’ın yapay zeka stratejisi hakkında daha fazla bilgi edinebileceğimizden şüpheleniyoruz.

BKM 2024 Yılı Şubat Ayı Verilerini Açıkladı

0

1990 yılında kurulan Bankalararası Kart Merkezi her ay düzenli olarak Türkiye’de gerçekleştirilen kartlı alışverişleri kamuoyu ile paylaşıyor. Bu veriler, alışveriş trendleri ve kart kullanımının yoğunlaştığı noktaları öğrenmek açısından büyük önem taşıyor. Ödeme sistemleri ekosistemine güvenli ve hızlı çözümler üreten teknoloji odaklı bir kurum olan BKM faaliyet alanlarına yenilikçi altyapı ve platform hizmetlerini de eklemeye devam ediyor.

Kart kullanımında artış sürüyor!

Şubat ayı itibarıyla Türkiye’de kredi kartı sayısı 120,4 milyon, banka kartı sayısı 191,2 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 91,8 milyon adet oldu. 2023 yılının Şubat ayı ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 18’lik, banka kartı adedinde yüzde 11’lik, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 23’lük artış yaşandı. Toplam kart sayısı ise 403,4 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 artış gösterdi.

Kartlı ödeme tutarı ilk defa 1 trilyon barajını geçti!

Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile şubat ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 152 artarak 1,01 trilyon TL oldu. Kartlı ödemelerin 843,1 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 150,3 milyar TL’sinde banka kartları, 19,0 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile yapılan ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 166, banka kartı ile yapılan ödemelerde yüzde 94 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde 184 oldu.

Ön ödemeli kartlara ilgi artıyor

Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile şubat ayında yapılan toplam ödeme adedi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 38 artarak 1,36 milyar adet oldu. Kartlı ödemelerin 763,3 milyon adedi kredi kartları ile yapılırken 491,1 milyon adedinde banka kartları, 106,6 milyon adedinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartları ile yapılan ödeme adetlerinde büyüme oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41, banka kartları ile yapılan ödeme adetlerinde yüzde 27 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödeme adetlerinde ise bu oran yüzde 79 oldu.

BKM tarafından hazırlanan 2024 yılı şubat ayı verileri raporunun tamamını buradan inceleyebilirsiniz.

GM sürüş verisi paylaşımını durduruyor!

General Motors yaptığı açıklamada, sigorta sektörü için risk profilleri oluşturan iki veri komisyoncusu ile insanların arabalarını nasıl sürdüğüne ilişkin ayrıntıları paylaşmayı bıraktığını söyledi. Karar, GM’in yıllardır sürücülerin kat ettiği mesafe, frenleme, hızlanma ve hız hakkındaki verileri sigorta sektörüyle paylaştığını belirten New York Times’ın bu ayki raporunun ardından geldi. Sürücüler, bazılarının bilmeden, GM’nin internete bağlı arabalarında, arabanın nasıl kullanıldığına dair veri toplayan ve iyi sürüş için geri bildirim ve dijital rozetler vaat eden bir özellik olan OnStar Smart Driver’a kaydolmuşlardı. GM sürüş verisi bu şekilde kullanılabiliyordu.

GM sürüş verisi paylaşımı için yeni karar aldı

Bazı sürücüler, GM’in iki broker olan LexisNexis Risk Solutions ve Verisk ile paylaştığı, elde edilen veriler sonucunda sigorta oranlarının arttığını söyledi. Firmalar daha sonra verileri sigorta şirketlerine sattı. GM sözcüsü Malorie Lucich, e-postayla yaptığı açıklamada: “OnStar Smart Driver müşteri verileri artık LexisNexis veya Verisk ile paylaşılmıyor. Müşteri güveni bizim için bir önceliktir ve gizlilik süreçlerimizi ve politikalarımızı aktif olarak değerlendiriyoruz” dedi.

Cadillac’ının sürüş verilerini toplamasının ardından sigorta oranları neredeyse iki katına çıkan Floridalı Romeo Chicco, bu ay GM, OnStar ve LexisNexis’e karşı toplu dava statüsü talebinde bulunan bir şikayette bulundu. Şikayetine göre Romeo Chicco’nun araba sigortası oranı, hızlanma, frenleme ve hızlanma hakkındaki bilgiler nedeniyle ikiye katlandı. Bay Chicco LexisNexis dosyasını istediğinde, bu dosya son altı ay içinde Cadillac’ıyla yaptığı 258 yolculuğun ayrıntılarını içeriyordu. Dosyası, yolculukların başladığı ve bittiği zaman kat ettiği mesafeyi ve herhangi bir hızlanma, sert frenleme veya hızlanmanın muhasebesini içeriyordu. Veriler Cadillac’ının üreticisi General Motors tarafından sağlanmıştı.

 The Times tarafından incelenen dahili bir belge, 2022 itibarıyla sekiz milyondan fazla aracın Smart Driver’a dahil olduğunu gösterdi. Programa aşina olan bir çalışan, şirketin Smart Driver’dan elde ettiği yıllık gelirin milyonlarca doların altında olduğunu söyledi.

Boeing uçuş güvenliği çağrısında bulundu!

LATAM Airlines Boeing 787 Dreamliner’ın dahil olduğu endişe verici bir olaya yanıt olarak Boeing, bu özel modeli işleten havayollarını kokpit içindeki belirlenmiş anahtarların (butonların) kapsamlı denetimlerini yapmaya çağıran bir ihtiyati tavsiye niteliğinde bildiri yayınladı.

Boeing uçuş güvenliği endişelerini gidermek istiyor

Olay, Sidney, Avustralya’dan Auckland, Yeni Zelanda’ya uçuşun ortasında meydana geldi ve ani ve endişe verici bir irtifa düşüşüyle ​​sonuçlandı. Yaklaşık elli yolcunun yaralanmasına neden oldu, on üçü tıbbi müdahale gerektirdi. LATAM başlangıçta olayı “teknik bir olaya” bağladı, ancak ABD’deki endüstri kaynakları insan hatası olasılığının ipucu verdi. Bir uçuş görevlisinin, yolcularla ilgilenirken kazara pilot koltuğundaki bir düğmeyi etkinleştirdiği ve potansiyel olarak uçağın dramatik bir şekilde burun dalışını tetiklediği yönünde spekülasyonlar ortaya çıktı.

Boeing’in uçuş güvertesi koltuklarındaki anahtarların incelenmesi yönündeki tavsiyesi, 2017’de yayınlanan ve bu anahtarların bakımının önemini vurgulayan bir servis bülteninden kaynaklanıyor. Şirket, operatörleri bir sonraki bakım fırsatında inceleme yapmaya çağırdı ancak olay hakkında daha fazla yorum yapmaktan kaçındı. Eş zamanlı olarak ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), konuyu araştırmak ve Boeing’e geri bildirimde bulunmak üzere güvenlik uzmanlarından oluşan bir Düzeltici Faaliyet İnceleme Kurulu’nun (CARB) kurulduğunu duyurdu.

Bu olay, özellikle 2018 ve 2019 yıllarında 737 MAX uçaklarının 350’den fazla can kaybıyla sonuçlanan ölümcül kazaları başta olmak üzere, son yıllarda Boeing uçaklarıyla ilgili bir dizi güvenlik endişesini bir araya getiriyor. Ocak ayında, Boeing 737 MAX 9 Alaska Havayolları jetinin gövde paneli uçuş sırasında patlayarak felaketten kıl payı kurtuldu. Son olayda ölüm olmamasına rağmen, devam eden güvenlik sorunları, ABD’li düzenleyicilerin Boeing’e kalite kontrol endişelerini gidermesi için 90 gün vermesine neden oldu. Şirket içinde “gerçek ve derin iyileştirmeler” yapılması ihtiyacını vurguladı.

Boeing’in hisse senedi fiyatı, güvenlik endişeleri nedeniyle yılbaşından bu yana yüzde 25 oranında düştü. Yatırımcıların gelecekteki olası kazalar konusunda tedirgin olmasına neden oldu. Boeing uçaklarını satın alanlar da endişeli ve müşterilerin uçaklarıyla tekrar güvenli bir şekilde uçmalarını sağlamak için Boeing’in bu güvenlik sorunlarını bir an önce çözmesi gerektiğini düşünüyor.

Meta optikler termal görüntülemeyi iyileştirecek!

0

Yeni ultra-ince meta-optikler yeni nesil termal görüntülemeyi mümkün hale getirebilir. Çeşitli sektörlerde görüntüleme teknolojilerine olan bağımlılığın artması, hafif ancak yüksek kaliteli optik sistemleri gerektirmekte. Karanlıkta, dumanda ve siste görüş sağlayan uzun dalga boylu kızılötesi (LWIR) görüntüleme, geleneksel olarak germanyum gibi pahalı malzemelerden yapılmış hacimli kırılma mercekleri kullanır ve bu da yaygın kullanımı engelliyor.

Meta optikler termal çözüm sağlayacak

Son gelişmeler, nanosütun dizilerinden oluşan mühendislik metayüzeylerinden yararlanan meta-optik yoluyla bir çözüm öneriyor. Bu meta yüzeyler, ışığı manipüle etmek için kontrollü faz kaymaları sağlıyor. Geleneksel optiklerle karşılaştırılabilir ancak kalınlığı azaltılmış sonuçlar elde ediyor. Verilen söze rağmen, özellikle LWIR uygulamalarında renk sapmaları gibi zorluklar devam ediyor. Bu konuyu ele alan Washington Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, uzaysal frekanslar arasında görüntü kontrastını korumak için modülasyon transfer fonksiyonunu (MTF) optimize eden yeni bir tasarım çerçevesi olan “MTF mühendisliğini” tanıttı.

Doçent Arka Majumdar liderliğindeki ekip, meta-optik tasarımı hızlandırmak için ters tasarım teknikleri ve derin sinir ağlarını (DNN’ler) kullanıyor. Sütun şeklini ve düzenlemesini optimize ederek geniş alan optiklerinin hızlı optimizasyonunu sağlıyor. MTF eğrisi alanıyla ilgili sezgisel değer (FoM) değerleri, lens aracılığıyla en iyi bilgi aktarımını sağlayarak görüntü kalitesini artırıyor.

Tasarımlarını tek bir silikon levhadan üreten ekibin germanyum içermeyen LWIR görüntüleme sistemi, ticarileşme yönündeki ilerlemeyi temsil ediyor. Ayrıca GitHub’da ücretsiz olarak erişilebilen MTF mühendislik çerçeveleri “metabox”ı da demokratikleştirerek küresel araştırmacılara meta-optik tasarlama yetkisi verdi.

Majumdar yaptığı açıklamada: “Liyakat rakamı MTF eğrisinin altındaki alanla ilgili. Buradaki fikir, MTF’de yakalanan mercekten mümkün olduğunca fazla bilgi aktarmak. Daha sonra, hafif bir hesaplamalı arka uçla birleştirildiğinde yüksek kaliteli bir görüntü elde edebiliriz” dedi. Bu araştırma laboratuvarın ötesine uzanıyor ve görüntüleme teknolojilerine bağımlı olan endüstrileri etkiliyor. Hafif, yüksek performanslı meta-optik sistemler tüketici elektroniği, ulusal güvenlik ve diğer sektörlerde gelişmiş yetenekler vaat ediyor. Ekip, çerçevelerini açık erişim olarak sunarak dünya çapında meta-optik tasarımda işbirliğini ve yeniliği teşvik ediyor.

Meta-optik, geleneksel LWIR görüntüleme sistemlerinin zorluklarına hafif bir formda gelişmiş performans sunarak umut verici bir çözüm sunuyor. Washington Üniversitesi araştırmacıları tarafından geliştirilen MTF mühendisliği çerçevesi, hızlı optimizasyonu kolaylaştırıyor. Görüntü kalitesini artırarak çeşitli uygulamalarda optik sistemlerdeki ilerlemeleri artırıyor.

Araç kredilerinin fiyatlandırmasını da yapay zeka yapacak!

European Journal of Journal’da yayınlanan yeni araştırmaya göre, araba bayileri gibi dolaylı perakende kanallarında faaliyet gösteren kredi verenler, kredileri kendi takdirlerine göre fiyatlandırmak için yalnızca satış elemanlarına güvenmek yerine perakendecilerin satış elemanlarını desteklemek için yapay zeka kullanarak kar marjlarını üçte birden fazla artırabilir.

Yapay zeka araç kredisi konusunda önyargıyı kırabilir

Kanada’daki otomobil bayilerinde kredi vermeyle ilgili araştırma, şirket merkezinde yapay zeka ve merkezi fiyatlandırmanın kullanılmasının potansiyel olarak insani önyargıları azaltabileceğini ve geleneksel olarak düşük kredi onay oranlarına sahip kişilerin kredilere erişimini iyileştirebileceğini gösterdi. Aksi takdirde bu tür kişilere, satış görevlileri tarafından alınan optimize edilmemiş kredi fiyatlandırma kararları nedeniyle kredi reddedilebilirdi.

Üniversitenin İşletme Fakültesi’nden Dr. Christopher Amaral: “Esasen, analitik tabanlı modellerin ortalama bir müşteri için kredi fiyatlandırmasında satış görevlilerinden daha iyi olup olmadığına baktık ve bir şirketin müşterileri hakkında zengin verilere erişimi olduğu sürece yapay zeka modellerinin fiyat hassasiyetini insanlardan daha iyi tespit edebildiğini gördük” dedi.

Dr. Amaral: “Birçok şirket bu tür verilere sahip ancak bunları en iyi şekilde kullanmıyor. Ancak yapay zeka tarafından ayrımcı veya kişiye özel fiyatlandırmaya geçiş, kârları önemli ölçüde artırma potansiyeline sahip. Aynı derecede önemlisi, kredi almakta zorlanan insanlara kredi verilmesinin önünü açabilir. Geçmişte, çünkü analize dayalı yaklaşımlar kendileri için işe yarayacak fiyatlandırmayı belirleyebilir ve aynı zamanda borç veren için kâr ve risk dengesini koruyabilir” dedi. Dr. Amaral: “Müşteri riskine dayalı ayrımcı fiyatlandırmanın etkisi: perakende ağları aracılığıyla dolaylı kredilendirmeyi kullanan ampirik bir araştırma” başlıklı çalışma, müşteri riskine dayalı analitik odaklı fiyatlandırma kullanmanın ve satış elemanlarının komisyonlarını optimize etmenin karları yüzde 34 oranında artırabileceğini gösterdi” dedi.

Araştırmanın ortak yazarı, Kanada’daki Queen’s Üniversitesi Smith İşletme Fakültesi’nden Dr. Ceren Kolsarıcı, ayrımcı fiyatlandırmanın (örneğin bir kredinin fiyatının müşterinin kredi puanına göre belirlenmesi) tüm ülkelerde yasal olmadığını ve birçok ülkede yasal olmadığını belirtti. Dr. Amaral, araştırmanın önyargıyı azaltmak amacıyla tüketici kredi puanları, kredi/değer oranları, finanse edilen araç türleri ve aracın fiyatı gibi faktörlere odaklandığını söyledi.

Çin, Microsoft, Intel ve AMD’yi yasaklıyor!

0

Dünya teknoloji sahnesinde önümüzdeki yıllara damgasını vuracak büyük bir gelişme yaşandı! Çin, Amerikan teknoloji devlerine olan kapılarını kapatarak, kendi teknolojik bağımsızlığını artırma yönünde dikkat çekici bir adım attı. Artık Çin’deki bilgisayarlarda Amerikan yapımı Microsoft, Intel ve AMD ürünleri kullanılmayacak.

Çin hükümetinin bu kararı, ülkenin bilgisayar sistemlerinden yabancı teknolojiyi aşamalı olarak çıkarma planının bir parçası. Amaç, Intel ve AMD gibi mikroişlemcilerin ve Microsoft’un Windows işletim sistemi gibi yazılımların kullanımını ülke çapında sonlandırmak. İlçe düzeyinin üzerindeki kurumlara, alımlar yapılırken “güvenli ve güvenilir” işlemciler ve işletim sistemleri içeren kriterlerin dahil edilmesi talimatının verilmesiyle bu karar artık somut bir hal aldı. 

Karar, “tavsiye” niteliğinde!

Çin aslında Microsoft, Intel ve AMD ürünlerinin kullanımını bir yasa ile yasaklamış değil. Devlet tarafından paylaşılan yönerge, devlet daireleri için yeni donanım satın alımında tavsiyeler içeriyor. Devlet daireleri, yeni bir donanım satın alırken bu tavsiyeleri dikkate alacak. Elbette, her dairenin bu tavsiye kararına aslında uymak zorunda olduğunu da söylemeden geçmeyelim. Peki, Windows işletim sistemi bir yana, halihazırda kullanılmakta olan AMD ya da Intel işlemcili bilgisayarlar ne olacak? Bu konuda net bir bilgi yok. Çin Devlet Konseyi Enformasyon Bürosu ne de AMD ve Intel konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.  

Çin’in attığı bu adımın zamanlaması da oldukça manidar. Çünkü bu karar, ABD Başkanı Joe Biden’ın Intel’e, Arizona’da yarı iletken üretimi için CHIPS Yasası kapsamında 8.5 milyar dolar federal fon sağlanacağını duyurduğu döneme denk geldi. ABD’nin bu hamlesi, Çin ve Tayvan’a olan bağımlılığını azaltma ve kendi yarı iletken üretim kapasitesini artırma çabasının bir göstergesi olarak değerlendirildi. Çin de şimdi bu adımın aynısını, kendi ülkesi için atıyor.

Çin, geçtiğimiz yıl Eylül ayında devlet kurumlarında çalışan bireylerin iPhone kullanmasını yasaklamış ve yerli ürünlerin kullanımını teşvik ettiğini açıklamıştı. Bunun üzerine ABD’de ulusal güvenlik endişelerini ön plana koyarak hükümete ait telefonlarda TikTok kullanılmasını yasaklamıştı. Üstüne de Nvidia’nın yapay zeka çiplerinin ihracatına kısıtlama getirmişti.

Küresel teknoloji tedarik zincirleri ve politikaları üzerinde önemli etkiler

Bu iki gelişme, teknoloji dünyasında yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendirilebilir. Çin’in yabancı teknolojiyi kendi sistemlerinden çıkarma kararı ve ABD’nin yarı iletken üretim kapasitesini artırma çabaları, her iki ülkenin de teknoloji alanında daha bağımsız bir yol izlemeye başladığını gösteriyor. Bu, küresel teknoloji tedarik zincirleri ve politikaları üzerinde önemli etkiler yaratabilir.

Peki, bu durum küresel teknoloji tedarik zincirlerinde ve siyasi dengelerde ne gibi değişikliklere yol açabilir? Her iki ülkenin de teknolojik bağımsızlığını ve yerel kapasitelerini güçlendirmeye yönelik bu adımları, dünya sahnesinde yeni bir rekabet dönemini mi başlatıyor?

8.⁠ ⁠Girişimcilik ekosistemi kahvaltı buluşması Atölye Üsküdar’da gerçekleşti

0

Girişimcilik ekosisteminin önemli buluşmalarından biri olan 8. Girişimcilik Ekosistemi Kahvaltı Buluşması, 9 Mart 2024 tarihinde Atölye Üsküdar‘da gerçekleşti. Girişimciler, yatırımcılar ve sektör paydaşlarının bir araya geldiği etkinlik her zaman olduğu gibi büyük ilgi gördü.

Kahvaltı buluşması, girişimcilik ekosisteminin önemli aktörlerini bir araya getirerek, iş birliği ve paylaşım ortamı sağladı. Girişimcilik alanında faaliyet gösteren birçok başarılı girişim, deneyimlerini ve başarı hikayelerini katılımcılarla paylaşma fırsatı buldu. Ayrıca, yatırımcılar da etkinlikte girişimcilere destek olma ve yeni fırsatlar keşfetme imkanı buldular. Bizlerin gerçekleştirmiş olduğu röportajı izleyebilirsiniz.

Bu ayın ana sponsoru olan SharinGo ve gümüş sponsor Naklov Girişimi, etkinliğin başarılı geçmesine katkı sağlayan önemli isimlerden biri olarak yer aldı.

Etkinliğe destek veren diğer sponsorlar arasında BukyTalk, NoCodeTime, Ovesis, Tamamlıyo ve Yeşil Paket gibi önemli girişimler bulunuyor. Bu sponsorların katkıları, etkinliğin başarılı bir şekilde gerçekleşmesine olanak sağladı.

Panel oturumları ve interaktif söyleşilerin yanı sıra networking ve tanışma fırsatlarının da sunulduğu etkinlik, katılımcılar arasında olumlu geri bildirimler aldı. Girişimciler, sektördeki son gelişmeleri takip etme ve yeni işbirlikleri kurma şansını değerlendirdiler.

Atölye Üsküdar‘nın ev sahipliğinde gerçekleşen 8.Girişimcilik Ekosistemi Kahvaltı Buluşması, girişimcilik ekosistemine katkı sunmaya devam ediyor. Katılımcılar, etkinlikte edindikleri bilgi ve deneyimlerle işlerini geliştirme ve büyütme yolunda yeni adımlar atmaya ilham aldılar.

Gelecek etkinliklerden haberdar olmak ve girişimcilik ekosistemine katkı sağlamak için StartupTeknoloji‘nin sosyal medya hesaplarını ve internet sitesini takip etmeyi unutmayın!

Afrika’nın dijital dönüşümü Türk firmaya emanet!

0

Finansal Teknolojiler ve Analitik alanında Türkiye’nin lider teknoloji şirketi olan GTech, Doğu Afrika’daki şirketlerin dijital dönüşümlerini hızlandırmak amacıyla Etiyopya’nın en büyük teknoloji şirketlerinden biri olan Alta Computec ile stratejik iş birliği yaptı.

Bankacılık başta olmak üzere farklı sektörlerdeki deneyimini, global teknolojik gelişmelerle birleştirerek kurumlara katma değer yaratan ürünler ve çözümler sunan GTech; gerçekleştirdiği önemli iş ortaklığı ile Doğu Afrika Bölgesindeki kurumların dijital dönüşüm yolculuklarına rehberlik edecek. GTech’in iş ortaklığı yaptığı, Etiyopya’nın ve Doğu Afrika’nın teknoloji alanındaki önemli oyuncularından biri olan Alta Computec; bölgedeki güçlü pazar deneyimi ile Doğu Afrika’daki müşterilerin GTech’in geliştirdiği yazılım ve çözümleri kullanmalarına katkı sağlayacak.

Ana bankacılık, tüketici finansman, dijital bankacılık, açık bankacılık ve kredi skorlama ürünleri ile dijital bankaların yanı sıra altyapısını teknoloji adapte etmek ve modernleştirmek isteyen tüm bankaların değişimine uçtan uca yön veren GTech;  güçlü bankacılık altyapısı olan Türkiye ve Orta Doğu Bölgesinde elde ettiği deneyimini Doğu Afrika Bölgesine taşıyacak. İngiltere, Avrupa, Körfez Bölgesi, Orta ve Güney Asya’dan sonra Doğu Afrika’da da hizmet sunacakları için çok mutlu olduklarını belirten GTech’in Yönetici Ortağı Gürhan Taşkaya konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: 

“Dijital dönüşümün iş dünyasında kaçınılmaz hale gelmesiyle birlikte, GTech olarak müşterilerimizin teknolojik ihtiyaçlarını karşılamak ve rekabet avantajı elde etmelerini sağlamak adına %100 yerli ürün ve çözümlerimizi geliştirdik. 24 yıldır Türkiye’nin lider bankaları ve şirketlerine sunduğumuz çözümlerle, verimliliklerini artırmalarına, daha hızlı karar alabilmelerine ve sürekli değişen koşullara hızlı adapte olabilmelerine olanak tanıyoruz. Türkiye bankacılık sektöründe güçlü bir deneyime sahip. GTech olarak bu deneyimi Doğu Afrika’ya taşıyarak hem finansal kuruluşların ve hem de diğer sektördeki kurumların dijital dönüşüm süreçlerinde rol almak bizim için heyecan verici bir fırsat. Alta Computec’in bölgedeki deneyimi ile Türkiye’deki birikimimizi ve başarılarımızı Etiyopya’ya aktarıp, Etiyopya ve Doğu Afrika’nın teknolojik altyapısını güçlendirecek ve kurumların rekabet avantajlarını artıracak çözümler sunacağız.” 

Bankacılık, eğitim, sağlık, kamu kuruluşları vb. çeşitli sektörlere ve küresel şirketlere uçtan uca BT çözümleri sunan Alta Computec’in Genel Müdürü Ato Cherinet Gebregiorgis, GTech ile yaptıkları iş birliğinin, teknolojik zorlukları aşmaya ve kârlılıklarını artırmaya çalışan kurumlar için büyük bir fırsat olduğunu belirterek; “İki şirket arasındaki stratejik iş birliği, teknolojimizin tüm kullanıcılarının iş operasyonlarının geliştirilmesine ve Etiyopya’nın dijital dönüşümüne büyük ölçüde katkıda bulunacağına inanıyorum.” dedi.

GTech Etiyopya’da Alta Computec ile lansman düzenledi

GTech; geçtiğimiz hafta Etiyopya’da gerçekleştirdiği lansman toplantısında 30 firmadan 70 kişiyi ağırladı. Etiyopya’nın en büyük finans kuruluşlarının üst düzey yöneticilerinin katılım sağladığı toplantıda GTech, yeni nesil teknolojiler ve yapay zekânın finans sektöründeki uygulamaları üzerine katılımcıları bilgilendirdi. Toplantıda Symphony Banking ürün ailesini ve veri teknolojilerindeki hizmetlerini de tanıtan GTech; 24 yıldır finans sektöründe hayata geçirdiği başarılı projelerini paylaştı. Lansmana gösterilen yoğun ilgiden son derece memnun olduklarını belirten Gürhan Taşkaya; “Etiyopya stratejik konumu ve hızlı büyüyen ekonomisiyle oldukça önemli bir ülke. Toplantımızda Etiyopya pazarının ihtiyaçlarını değerlendirmek, katılımcı kurumlarla fikir alışverişi yapmak son derece keyifliydi. Önümüzdeki dönemde GTech olarak %100 yerli ürün ve çözümlerimizi Alta Computec’in iş birliği ile Etiyopya’daki finans kuruluşlarına rekabet avantajı sağlayacak olmanın heyecanı içindeyiz.” dedi.