Figopara yönetiminde değişiklik!

0

Ticari işletmelerin finansman süreçlerini yönetebileceği ana platform olma yolunda ilerleyen Figopara’nın Kurucu Ortağı Bulut Arukel şimdi de şirketin Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini üstlendi. Yeni göreviyle birlikte Figopara’nın gelecek stratejilerini ve hedeflerini açıklayan Arukel, uzun dönemde Türkiye’deki ticari işletmelerin yüzde 20’sine her sabah dokunmayı ve 5 ülkede çözüm sunan bir platform olmayı hedeflediklerini dile getirdi.

İşletmelerin finansal yönetimini destekleyen ve sağlıklı nakit akışına sahip olmasına aracılık eden yeni nesil finans platformu Figopara’nın Kurucu Ortağı Bulut Arukel yeni göreviyle birlikte şirketin gelecek hedeflerini paylaştı.

Önceliklerinin mutlu müşteriler olduğunu dile getiren Arukel, “Figopara olarak bir işletme sahibinin her sabah uyandığında girdiği ana uygulama olmayı hedefliyoruz. Finansallara, yatırım araçlarına, borsa yatırımlarına, nakit ihtiyacına veya kendi ekosisteminden gelir elde etme opsiyonu varsa bunu partner bankalarımız ya da farklı çözümlerimizle gerçekleştirmek istiyoruz” diye konuştu.

Hedef 5 ülkede çözüm sunan bir platform olmak

Kısa vadede, odaklı bir şekilde müşteri sayısını artırmayı hedeflediklerini belirten Arukel orta vadedeki hedeflerini ise strateji oluşturarak müşterilerine ekstra çözümler sunmak olarak tanımladı. Arukel “Her ticari işletmenin farklı problemleri var ve o problemleri çözmek gerekiyor. Figopara olarak masa kurma konusunda çok iyiyiz.  Bu kapsamda birçok partneri tek yapıda buluşturup hem onlara hem de onların hizmet sunduğu işletmelere katkı sağlıyoruz. Uzun vadede ise Türkiye’deki ticari işletmelerin yüzde 20’sine her sabah dokunmak istiyoruz. Uluslararası alandaki hedefimiz ise; 5 ülkede çözüm sunan bir platform olmak. Türkiye’nin en büyük kurumsal firmaları ve KOBİ’leriyle çalışıyoruz. Bugün bankalar ticari işletmelere birçok enstrüman sunuyor. Ancak işletmenin bu ürüne ulaşması için her bir bankayla tek tek görüşmesi gerekiyor. Bu çok zorlu ve zaman alıcı bir süreç. Bu modeli tek bir uygulamaya, platformda sunmak da önceliklerimiz arasında. Bir diğer hedefimiz de stratejik iş birlikleri ve stratejik kampanyalar” şeklinde konuştu.         

Stratejik satın almalar devam edecek

İş Bankası’ndan TekCep ve TekPos’u bünyemize katmamız ile birlikte Türkiye’de ilk defa bir fintech ile bankanın geliştirdiği uygulamayı satın aldı. Bu bizim ileride ticari işletmelerin %20’sine erişme hedefimiz ile direkt katkı sağlayan iş birliği. 2024’de de bu katma değerli iş birliklerimizi artırarak ticari işletmelerin yanında olan, ihtiyaç duydukları tüm finansal çözümleri sağlayan bir uygulama olma stratejimizi destekleyeceğiz.

Şirket içi önceliklerini de açıklayan Arukel, “Şirket içinde tüm çalışanların mutlu olması, herkesin keyifle işe gelmesi önceliğimiz. Herkesin güzel bir iş üretmesi gerekiyor. Üretim kısmında da müşterinin sorununa çözümler getiren yenilikler sunmak şart. Bunun olabilmesi için de çalışanların işe bir değer kattığı bir organizasyon gerçekleştirmek önceliğimiz. Mutlu çalışanın mutlu müşteri yarattığı bilinciyle de çalışan mutluluğu, kariyer ve liderlik gelişimlerine de odaklanacağız. 2024 stratejisi içinde çalışma arkadaşlarımıza farklı yetkinlikler kazandıracak bir modele gidiyoruz. Onlara sadece içeride değil dışarıda da eğitebileceğimiz bir model uygulayacağız” diye konuştu.  

HASO’nun yeni CEO’su Kerem Özgür Araç oldu!

0

Türkiye’nin ilk ve tek ‘Hemen Al Sonra Öde’ çözümünü geliştiren HASO üst yönetiminde bayrak değişimi. Türkiye’nin önde gelen finansal kurumlarında ve reel sektör şirketlerinde, veriye dayalı katma değerli ürünlerin geliştirilmesi alanında 25 yıla yakın özel sektör tecrübesi olan Kerem Özgür Araç, karar değerlendirme ve alacak yönetimi platformu olarak 2020 yılından bu yana hizmet geliştiren ve sunan Hemen Al Sonra Öde – HASO’nun yeni CEO’su oldu.  HASO’nun kurucu ortağı ve bugüne kadar CEO’su olan Serdar Kodal’dan CEO’luk görevini devralan Araç, “Hemen Al Sonra Öde’nin; sunduğu alışveriş deneyimi, yüksek onay ve müşteri dönüşüm oranları ile geldiği nokta 2024’teki büyümemizin de temel yapı taşı olacak. Mevcut müşterilerimizde satış hacmini arttırırken, yeni entegrasyonlarımızla güçlü ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamayı hedefliyoruz. Türkiye’nin alanında öncü şirketi olan HASO’yu yepyeni ufuklara taşımak için hazırız” dedi. HASO Kurucu Ortağı Serdar Kodal ise “Kerem Özgür Araç’ın bilgi ve deneyimiyle aldığı bu güçlü bayrağı daha da iyi noktalara taşıyacağına inanıyor, başarılar diliyorum” diye konuştu.

Türkiye’nin ilk ve tek ‘Hemen Al Sonra Öde’ çözümünü geliştiren HASO, perakendeci ve pazar yerlerine e ticaret platformları üzerinden herhangi bir finansal ürün gerekliliği olmadan taksitli satış yapma imkânı sağlıyor. Bu uygulama sayesinde alışveriş yapan bireylerin değerlendirilip, limit verilmesinden, taksit planlarının oluşturulmasına, alışveriş sonrası ödemelerin takibine kadar uçtan uca hizmet veren HASO, 2022 yılında Türkiye’nin önde gelen pazar yerlerinden Hepsiburada ile çözüm ortaklığı yaptı. HASO, 2023 yılında da Defacto, BSL, Superga, Kappa’nın katılımı ile ivmesini arttırdı. Yurt dışında birçok örneği olan Sonra Öde Sistemi’nin Türkiye’de ilk ve tek firması HASO, online e-ticarette firmaların ortak sorunları için çözüm üretmeye devam ediyor.

Perakende sektörünün çözüm ortağı

Türkiye’nin önde gelen finansal kurumlarında ve reel sektör şirketlerinde, veriye dayalı katma değerli ürünlerin geliştirilmesi için uzun yıllar çalışan Kerem Özgür Araç, HASO’nun başarılı işleyişine önemli katkılar sunmak için çalışacağını söyledi. Araç,  “Hemen Al Sonra Öde’nin; sunduğu alışveriş deneyimi, yüksek onay ve müşteri dönüşüm oranları ile geldiği nokta 2024’teki büyümemizin de temel yapı taşı olacak. Mevcut müşterilerimizde satış hacmini arttırıken, tamamladığımız ve devam eden yeni entegrasyonlarımızla da hacmimizi büyütmeyi planlıyoruz. Online’da edindiğimiz bu tecrübeyi 2024 yılında mağazalara da aynı kolaylıkla taşıyacağız. Alış verişi kolaylaştırmanın yanında, perakandeci ve pazar yerlerine finansal kurum kasları vererek müşterilerinin tüm yaşam döngüsünden haberdar olma, analiz etme, strateji geliştirme, satışlarını arttırma ve sepet tutarlarını büyütme imkânı veriyoruz. Türk perakendeciliğinin bu yeni döneminde, güvenilir ve rüştünü ispatlamış bir çözüm ortağı olmanın haklı gururunu yaşıyoruz” dedi.

Meta, Filistin paylaşımından sonra Hamaney’in hesaplarını kaldırdı!

Merkezi California’da bulunan Meta, gerekçesi hakkında hiçbir ayrıntı sunmadı. Ancak hesapların “Tehlikeli Kuruluşlar ve Bireyler politikamızı defalarca ihlal ettiği için” kaldırıldığını söyledi.

Politika, “Şiddet içeren bir misyon ilan eden veya şiddete bulaşan kuruluşların veya bireylerin platformlarımızda varlık göstermesine izin vermiyoruz.” diyor. Buna ABD hükümeti tarafından terörist olarak tanımlananlar da dahil.

Hamaney ve İran içindeki geniş himaye ağı uzun süre Amerikan yaptırımlarının hedefi oldu. Hamaney, Donald Trump döneminin yönetimi tarafından 2019’dan bu yana ABD yaptırımlarının hedefi haline geldi; çünkü Orta Doğu’da gerginlikler, Trump’ın Amerika’yı Tahran’ın dünya güçleriyle olan nükleer anlaşmasından tek taraflı olarak çekilmesiyle başladı.

Ancak son yıllarda, özellikle Mahsa Amini’nin İran’da zorunlu başörtüsünü taktığı iddiasıyla tutuklanmasının ardından 2022’de ölümünün ardından başlayan kitlesel protestolardan sonra, Hamaney’in görevden alınması yönünde çevrimiçi platformlarda baskı artıyor.

Hamaney’in Facebook’u kullanması geçmişte yoğun eleştirilere yol açmıştı. Meta bünyesindeki sosyal ağ, İran’da 2009’daki tartışmalı başkanlık seçimlerinden ve ardından gelen Yeşil Hareket protestolarından bu yana yasaktı. İran, Amini’nin ölümü üzerine yaşanan protestoların ardından Meta bünyesindeki Instagram ve WhatsApp mesajlaşma hizmetini engellemeye başladı.

Hamaney’in hâlâ X’te (eski adıyla Twitter) bir hesabı bulunuyor.

Meta Filistin

Hamaney ve dini liderle bağlantılı hesaplar, Hamas’ın İsrail’e düzenlediği ve 1.200 kişinin ölümüne ve 250 kişinin de rehin alındığı saldırıyı övüyordu. Saldırının hemen ardından Hamaney yaptığı konuşmada Hamas’a destek verdi ve şunları söyledi: “Siyonist rejime saldırıyı planlayanların ellerinden öpüyoruz.”

İran, Hamas’a silah ve destek sağladı; ancak 7 Ekim saldırısını Tahran’ın yönettiğine inanılmıyor. O günden bu yana İsrail’in Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı yürüttüğü savaş 27.000’den fazla Filistinlinin ölümüne yol açtı ve Orta Doğu’nun tamamında gerilimlere yol açtı. Lübnan’daki Hizbullah ve yine İran tarafından silahlandırılan Yemen’deki Husi isyancıları gibi İran destekli milisler, o tarihten bu yana İsrail’e saldırılar düzenledi.

Hakaretle Mücadele Birliği’nden Jonathan Greenblatt, Meta tarafından alınan kararı övgüyle karşıladı.

Greenblatt internette şöyle yazdı: “Yıllardır bu platformları şiddetli antisemitizmi kışkırtmak, militan anti-siyonizmi meşrulaştırmak ve soykırım tehditlerinde bulunmak için kullandı.

ABD yarı iletken Ar-Ge’sine milyarlarca dolar ayırıyor

ABD Hükümeti tarafından yapılan açıklamada yeni kurulması planlanan Ulusal Yarı İletken Teknoloji Merkezi’nin (NSTC) en son yarı iletken teknolojilerinin tasarım, prototipleme ve pilot uygulamalarını kapsayacağı belirtildi. Kamu-özel sektör konsorsiyumu, yarı iletken işgücünün geliştirilmesi ve sürdürülmesinin yanı sıra temel yeteneklere erişim sağlayarak ortak tesisler ve ortak uzmanlık kullanacak. ABD Ticaret Bakanlığı (DoC) NSTC’nin ayrıca “daha canlı bir ulusal ekosistem yaratmak için yarı iletken sektöründe Ar-Ge’ye katılımın önündeki engelleri azaltacağını” açıkladı.

Yarı iletkenlerle ilgili en son yatırımın finansmanı, ABD’nin daha önce açıkladığı 52 milyar dolarlık CHIPS ve Bilim Yasası fonu sayesinde sağlandı. ABD hem Çin’e karşı daha iyi rekabet edebilmek ve küresel yarı iletken kıtlığını gidermek amacıyla  hem de stratejik önem atfettiği yerli yarı iletken endüstrisini güçlendirmek için girişimlerine hız verme kararı almıştı.

NSTC’ye ek olarak açıklanan mevzuat, üretim, çip ölçümleme ve ulusal bir üretim enstitüsünü kapsayan programları ilerletmek için toplam 11 milyar dolar finansman sağlıyor. ABD Ticaret Bakanı Gina Raimondo, “hedeflenen endüstri teşviklerini tamamlayan Ar-Ge’ye yapılan stratejik yatırımlarla, CHIPS for America’nın yarı iletken üretimini yalnızca ABD’ye geri getirmekle kalmayacağını, aynı zamanda ABD torpaklarında kalıcı olmasını sağlayacağını” belirtti.

ABD yönetimi ayrıca çip endüstrisinin ihtiyaç duyduğu iş gücünü karşılayabilmek adına da bazı sübvansiyon ve teşvik programları planlıyor. Yapılan açıklamada “ABD yönetimi NSTC’nin işgücü çabalarına en az yüz milyonlarca dolar yatırım yapmayı planlamaktadır; buna birden fazla bölgede faaliyet gösterecek bir İşgücü Mükemmeliyet Merkezi kurulması da dahildir. Bu çalışma, Biden-Harris İdaresi’nin İşgücü Merkezleri ve Gelişmiş Üretim Sprint’i aracılığıyla yapılan çalışmalar da dahil olmak üzere, Başkan’ın Amerika’ya Yatırım Gündemi tarafından oluşturulan geleceğin kritik sektörlerinde Amerikalıları iyi ücretli, yüksek kaliteli işlere bağlamak için adil eğitim yolları oluşturma çabalarına dayanacaktır” ibaresi yer alıyor.

ABD Ticaret Bakanlığı’nın ayrıca önümüzdeki aylarda yine çip üretimini finanse etmek için birkaç büyük ödül programı duyurmayı planladığı da bildiriliyor. ABD yönetimi bu tip programlarla bir yandan ülkede teknoloji yatırımlarını desteklerken bir yanda da ABD’nin Çin teknolojisine yaptığı yatırımları sınırlayarak yatırımların ülkede kalmasını sağlamaya çalışıyor.

Fransa’da 33 milyon kişinin kişisel verileri ifşa edildi!

0

Fransa’nın resmi veri gizliliği izleme kuruluşu CNIL, iki farklı sağlık hizmeti ödeme hizmet sağlayıcısındaki büyük bir güvenlik ihlali neticesinde 33 milyon kişiye ait kişisel verilerin ifşa edildiğini açıkladı. Viamedis ve Almerys ödeme şirketlerinin Ocak ayı sonlarında sistemlerinde ihlal yaşandığını açıklayan CNIL, bunun 33 milyondan fazla müşteriye ait verilerin çalınmasına yol açtığını duyurdu.

Söz konusu sağlık hizmetleri ödeme hizmetleri müşterileri ve ailelerine ilişkin ifşa edilen veriler arasında doğum tarihleri, medeni durum, sosyal güvenlik numaraları ve sigorta bilgileri yer alıyor. CNIL, hiçbir bankacılık bilgisi, tıbbi veri veya iletişim bilgisinin tehlikeye atılmadığını belirtiyor. CNIL’in eski genel sekreteri ve dijital veri koruma avukatı Yann Padova, Fransız radyo ağı Franceinfo’ya yaptığı açıklamada, “[Fransa’da] ilk kez bu büyüklükte bir ihlal yaşanıyor” dedi. Padova bu ihlalin Fransa tarihindeki en büyük ihlal olduğuna inanıyor.

Viamedis’te yaşanan ihlalde, verilerin sağlık uzmanlarını hedef alan bir kimlik avı saldırısı yoluyla ele geçirildiği ve sistemlerine erişim sağlamak için bu uzmanlardan çalınan kimlik bilgilerini kullandığı bildirildi. Almerys firması ise veri ihalilinin nasıl gerçekleştiğini açıklamadı, uzmanlar saldırının benzer bir biçimde yapıldığı görüşündeler.  CNIL, AB’nin Genel Veri Koruma Yönetmeliği uyarınca gerekli olduğu üzere, etkilenenlerin bilgilendirilmesini sağlamak için Viamedis ve Almerys ile birlikte çalıştığını, ancak ülkenin neredeyse yarısına haber vermenin muhtemelen biraz zaman alacağını duyurdu.

Bu arada Fransız yetkililer, çalınan ve ifşa edilen verilerin kimlik avı saldırılarında veya sosyal mühendislik planlarında kullanılmak üzere diğer ihlallerden elde edilen verilerle birleştirilebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. CNIL, herhangi bir kuruluşun ihlalde kusurlu olup olmadığını belirlemek için ayrıca bir soruşturma açıldığını söyledi.

Son dönemde özellikle Sıfırıncı gün açıklarının artması ve saldırı vektörlerinin çeşitlenmesi, veri ihlali rakamlarının da hızla artmasına neden oluyor. Kasım ayında bu konuda bir rapor açıklayan Identity Theft Resource Center (ITRC), ABD’de veri ihlal sayılarının rekor kırdığını duyurmuştu. Güvenlik uzmanları, özellikle fidye yazılım saldırılarındaki artışın da devam ettiğine dikkat çekerken kurumları sistem güncellemeleri konusunda daha çevik olmaya davet ediyorlar.

Bitcoin ve Blockchain hakkında bilmeniz gerekenler

Bitcoin ve Blockchain herkesin dilinde ama birçok insan için bu terimler kapalı bir kitap. Konu aslında karmaşık. En önemli terimleri mümkün olduğunca açık bir şekilde açıklamaya çalışacağız.

Bitcoin ve Blockchain için bilgi notu

Bitcoin (BTC) dijital bir para birimi. Ad, bit (bilginin en küçük ikili birimi) ve madeni paranın birleşimi ile oluşuyor. Miktar 21 milyonla sınırlı ve bunların 19.5 milyonu halihazırda çıkarılmış veya üretilmiş durumda. Ancak yıllar geçtikçe dağıtılan BTC miktarı azaldıkça, son Bitcoin’in çıkarılmasına yüz yıldan fazla zaman geçecek. Bitcoin’in en küçük birimi Satoshi. Teorik olarak çok daha küçük ölçeklendirilebilir, ancak bu yalnızca bir BTC’nin çok daha değerli olması durumunda anlamlı olacak. Kesin rakamlar yok, ancak uzmanlar bugüne kadar çıkarılan tüm Bitcoin’lerin yüzde 20’sinin sonsuza kadar kaybolduğunu varsayıyor. Bunun nedeni kullanıcı hatası, kayıp anahtarlar, teknik aksaklıklar, hack’ler ve hırsızlık.

Önemli noktalardan biri Bitcoin ağının kimseye ait olmaması. Tamamen merkezi olmayan (P2P) ve açık kaynaklıdır: herkes katılabilir. Çekirdek bir ekip, yazılımın daha da geliştirilmesiyle ilgileniyor. Bitcoin’i daha iyi anlamak istiyorsanız blockchain’in ne yaptığını bilmeniz gerekiyor. Blockchain halka açık bir defter gibi çalışan bir teknoloji. Yapılan her işlemi kayıt altına alır. Bu Bitcoin ve diğer kripto para birimleri için de geçerli. Bu defterdeki her sayfa, belirli sayıda işlemin kaydedildiği bir blok. Böyle bir blok dolduğunda kronolojik sıraya göre zincire ekleniyor. Bloklar karmaşık matematiksel algoritmalar kullanılarak birbirine bağlanıyor ve bu nedenle zincir çok güvenli.

Blockchain madenciliği ise düğümlerin bloklarda yer alan bilgileri doğrulamak için gerçekleştirdiği hesaplamalı çalışmanın bir metaforu. Gerçekte madencilik daha çok blokları kontrol etmeye benzer. Madenciler, Bitcoin işlemlerinin meşruiyetini doğruluyor ve bunu yaptıkları için bir ödül alıyor.

Halving: İlk blok (Genesis Block) 3 Ocak 2009’da çıkarıldı ve o zamanki ödül 50 BTC’ydi. Bir algoritma, yarılanmanın yaklaşık dört yılda bir gerçekleşmesini sağlıyor. Bu, blok başına dağıtılan BTC miktarını yarıya indiriyor.

Bir cüzdanı fiziksel bir cüzdanla karşılaştırabilirsiniz. Ancak içinde kağıt para yerine bitcoin veya diğer kripto para birimleri saklanır. Bir cüzdandaki en önemli veri şu şekilde:

  • Genel anahtar: Bu, etkili bir şekilde cüzdanınızın hesap numarası veya adresidir. Bu adresleri başkalarıyla paylaşarak size bitcoin veya diğer kripto para birimleri gönderebilmelerini sağlayabilirsiniz.
  • Özel anahtar: Bitcoinlerinize erişim anahtarı görevi görüyor.

Google One sonunda 100 milyon aboneye ulaştı!

0

Google CEO’su Sundar Pichai Cuma günü yaptığı açıklamada, arama devinin Google One abonelik hizmetinde 100 milyon kullanıcı rakamına ulaştığını duyurdu. Gmail, Drive ve Fotoğraflar gibi ücretsiz hizmetler için ek depolama alanı ve daha fazla özelliğe erişim sağlayan hepsi bir arada abonelik hizmeti Google One bundan yaklaşık 6 yıl önce, Mayıs 2018’te kullanıma sunulmuştu.

Google’ın sonunda bu kilometre taşına ulaşılması, şirketin fotoğraflar için sınırsız Google Drive depolama alanını sonlandırması gibi insanları ücretsiz planlarından uzaklaştırma çabalarının altını çiziyor. Arama devine ait YouTube Premium hizmetinin bu noktaya ulaşması dokuz yıl sürdü, ancak o da reklamların kaldırılması ve müzik ya da yüksek kaliteli akış gibi ekstra özellikler sayesinde kısa süre önce 100 milyon aboneye ulaştı (ve aynı zamanda YouTube reklam engelleyicileri engellemek için değişiklikler yaptı).

Şirket geçen ay dördüncü çeyrek kazançlarını açıkladığında ve işten çıkarmalar için harcadığı milyarları açıkladığında 100 milyon sınırına yakın olduğunu söylemişti. Geçtiğimiz hafta ise Bard’ın yerini alacak Gemini Advanced tanıtıldı ve Google One planı güçlendirilmiş oldu.  

Yeni AI planı, şirketin 2TB depolama alanı ve VPN ve dark web izleme gibi diğer özelliklerle birlikte gelen yıllık 100 dolarlık mevcut Google One Premium planına benziyor, ancak iki kat daha pahalı. Kullanıcılara Bard sohbet robotunun yeni adı olan Gemini’nin güçlendirilmiş bir versiyonuna erişim sağlıyor ve yakında Gmail ve Docs gibi hizmetlerin içindeki bu üretken yapay zekâ özelliklerine erişim ekleyecek.

Gemini Advanced, kodlama, mantıksal akıl yürütme ve yaratıcı çalışma gibi karmaşık görevlerde başarılı olmak için tasarlandı. Uzun konuşmalar sürdürebiliyor ve önceki etkileşimlerden bağlamı anlayabiliyor. Google, Gemini Advanced’in kişisel bir öğretmen olabileceğini, kodlama tavsiyeleri verebileceğini ve içerik oluşturucuların yeni fikirler üretmesine yardımcı olabileceğini belirtiyor.

Gemini Advanced, Google One AI Premium Planı’nın bir parçası olarak aylık 719.99 TL karşılığında, ilk iki ay ücretsiz deneme fırsatı ile kullanıma sunulacak.

Bu arada Google’ın AI Premium kayıtları için destek sayfasının sorun giderme bölümüne göre, kullanıcılar Apple’ın App Store ödemeleri yoluyla AI Premium planına abone olamıyor, bu nedenle abone olmak için önce bu planı iptal etmeniz gerekiyor. Ayrıca, aile grupları arasında paylaşılamıyor

Jeff Bezos, 2 milyar dolarlık Amazon hissesi satacak! Devamı da gelebilir!

Amazon yönetim kurulu başkanı, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na 7 Şubat ve 8 Şubat tarihlerinde 11.997.698 adet hisse senedinin satışını bildirdi.

Yaklaşık otuz yıl önce şirketi bir garajda kurduğu Seattle merkezli Amazon’un hisselerinin kolektif değeri, listelenen fiyat toplamlarına göre 2,04 milyar dolardan fazlaydı.

Hisse senetleri 1 milyon ile 3,2 milyondan fazla arasında beş blok halinde gruplandırıldı.

Ayrı bir SEC dosyasında Bezos, 7 Şubat civarında tahmini piyasa değeri 8,4 milyar dolar olan 50 milyon Amazon hissesinin satış teklifini listeledi.

Bezos, roket şirketi Blue Origin ve hayırseverliği de dahil olmak üzere diğer projelerine daha fazla zaman ayırmak için 2021’de Amazon CEO’luğundan istifa etti. Miami’ye taşındığı bildirilmesine rağmen, hisse senedi kayıtlarındaki adresi Seattle olarak listeleniyor.

Şirket, yakında birçok büyük hamle ile karşımıza çıkacak

Amazon Web Services (AWS), yakın geçmişte; son teknoloji görüntü işleme ve yapay zekadan yararlanarak mobil uygulamalar geliştiren Lyrebird Studio’nun, fotoğraf düzenleme uygulamaları, ses ve video düzenleyicileri ile sosyal araçlardan oluşan koleksiyonunu geliştirmek için bulut sağlayıcısı olarak AWS’i tercih ettiğini duyurdu.

Ayrıca şirket, her geçen gün yapay zeka destekli özelliklerisinin sayısını artırarak pazarda kendini önde çıkarmaya çalışıyor. Bu yaklaşım Amazon’a önemli bir başarı kazandırdı. Finansal çeyrek ve yıl sonu raporu açıklamasında yatırımcılara seslenen Amazon CEO’su Andy Jassy, “Bu dördüncü çeyrek, bizim için rekor kıran bir tatil alışveriş sezonuydu ve Amazon için güçlü bir 2023’ü kapanışı sağladı.” dedi ve ekledi:

Anlamlı gelir, işletme geliri ve serbest nakit akışı ilerlemeleri kaydetmiş olsak da, en çok memnun olduğumuz şey, işletmelerimiz genelinde devam eden inovasyon ve müşteri deneyimi iyileştirmeleridir.

ABD sipariş karşılama ağımızın bölgeselleştirilmesi, Prime üyeleri için şimdiye kadarki en yüksek teslimat hızlarına ulaşmamızı sağlarken aynı zamanda hizmet maliyetimizi de düşürdü; AWS’nin müşterilere ve özellik sunumuna uzun vadeli odaklanmaya devam etmesi ve Bedrock, Q ve Trainium gibi yeni genAI yetenekleri müşterilerde yankı uyandırdı ve genel sonuçlarımıza yansımaya başladı. 2024’e girerken ekiplerimiz hızlı bir tempoyla çalışıyor ve önümüzde heyecan duyacağımız çok şey var.

GeForce RTX 4080 SUPER yok satıyor: stoklar tükendi!

0

NVIDIA’nın son teknoloji ekran kartı RTX 4080 SUPER, 1 Şubat’ta satışa sunulduktan sonra kısa sürede teknoloji dünyasında büyük bir çıkış yakaladı. Ancak, beklenmedik bir talep patlaması nedeniyle RTX 4080 SUPER’ın stokları hızla tükendi. Bu durum, ABD ve dünya genelindeki büyük perakende sitelerinde kartın bulunamaz hale gelmesine yol açtı.

Amazon gibi önemli perakende kanallarında sadece ilk haftasında tükenmekle kalmayıp, üretim ortaklarının da talebe yetişememesi, GeForce RTX 4080 SUPER stok sorunu yaşamasına neden oldu. Şu anda, stokların ne zaman yeniden aktif olacağı belirsizlik taşıyor ve bu durum, kartı satın almak isteyen kullanıcıları endişelendiriyor.*

GeForce RTX 4080 SUPER

GeForce RTX 4080 SUPER , selefi RTX 4080’e kıyasla 200 dolar daha uygun bir fiyat etiketiyle tanıtıldı: 999 dolar. Ancak, stok sorunları nedeniyle kartın fiyatlarının kademeli olarak yükseldiği gözlemleniyor. ABD pazarında ulaşmak neredeyse imkansız hale gelirken, Avrupa’da kartın fiyatlarının 1.120 euro’dan yukarı çıktığı görülüyor. Türkiye’deki durum da benzer bir trendi yansıtıyor.

RTX 4080 SUPER, teknik özellikleriyle de dikkat çekiyor. 10.240 CUDA çekirdeği, 16GB GDDR6X belleği (23 Gbps), 64MB L2 önbellek, 256 bit veriyolu, 2.295MHz/2.550MHz saat hızı gibi güçlü özelliklere sahip. Ayrıca, 3. nesil 80 RT çekirdeği ve 320 Tensor çekirdeği gibi özellikleriyle yapay zeka konusunda da iddialı bir performans sunuyor.*

Stok sorunlarına ilişkin yapılan açıklamada, henüz yüksek talep mi yoksa yetersiz üretim mi sorun yarattığına dair net bir bilgi verilmedi. Ancak, kartın talep görmesiyle birlikte fiyatların artması, kullanıcıları alternatif çözümlere yönlendiriyor. NVIDIA, stok sorunlarına çözüm bulmak ve talebe yetişmek adına çalışmalarını sürdürüyor.

Paribu yönetiminde istifa depremi!

0

Türkiye’nin önde gelen kripto para borsalarından Paribu, son günlerde yaşanan yönetim kriziyle gündemde. Şirketin başkan yardımcısı Yakup Bayrak başta olmak üzere, birçok üst düzey yöneticinin LinkedIn hesapları üzerinden Paribu’dan ayrıldıklarını duyurmaları, sosyal medyada dikkat çekti.

Paribu yönetiminde istifa: Başkan yardımcısı Yakup Bayrak işten ayrıldı!

2017 yılında kurulan Paribu, kısa sürede Türkiye’nin en büyük kripto para borsalarından biri haline geldi. Genel olarak Bitcoin, Ethereum, Ripple gibi popüler kripto paralar başta olmak üzere, çeşitli dijital varlıkların alım-satım işlemlerine aracılık eden bir platform.

Yakup Bayrak’ın ve diğer yöneticilerin ayrılıkları, şirket içinde yaşanan potansiyel anlaşmazlıkları veya stratejik farklılıkları gözler önüne seriyor. Bu tür üst düzey ayrılıklar, genellikle şirketin geleceği, yönetim anlayışı veya pazar stratejileri üzerinde farklı görüşlerin olduğunu işaret ediyor.

Paribu’nun bu yönetim krizini nasıl yöneteceği ve kullanıcılar ile yatırımcıların güvenini nasıl koruyacağı, önümüzdeki dönemde kripto para sektörü daha net ortaya çıkacak. Fakat yalnızca 7 ay önce gelen Yakup Bayrak’ın ayrılışı ile yalnızca yöneticisi değil, ürün geliştirme ve IT ve kurumsal risk yönetimi konularındaki en kıdemli sistem tasarımcısı da şirketten ayrılmış oldu.

Microsoft, Apple’ın kırılmaz denilen rekorunu aştı!

0

Microsoft, geçtiğimiz ocak ayında kendi çıkışı ve Apple’ın yaşadığı düşüş ile dünyanın en değerli şirketi unvanını kazandı. Şimdi ise dünya tarihinin gelmiş geçmiş en değerli şirketi olmayı başardı. Şirket geçtiğimiz Cuma günü tam tamına 3.125 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşarak yeni bir rekora imza attı. Önceki rekor ise 3.09 trilyon dolarla Apple’daydı. İkinci pozisyonuna gerileyen Apple’ın şu anki değeri ise 2.916 trilyon dolar olarak kayıtlara geçti.

Microsoft, nasıl en değerli şirket oldu?

Microsoft’un birincilik tahtına oturmasının en büyük sebebi, firmanın yapay zeka teknolojileri trendini çok iyi yakalaması ve bu alanda büyük yatırımlar yapması olarak gösteriliyor. Geleceğin en hayati teknolojisi olarak gösterilen yapay zeka, şimdiden birçok şirketin iş yapma şekillerini ve üretkenliğini etkilemiş durumda. Microsoft CEO’su Satya Nadella da, bu teknolojinin neredeyse her sektörü yeniden şekillendirme potansiyeli olduğunu söyledi.

microsoft en değerli şirket oldu

Şirketin 2024’ün ikinci çeyreğindeki gelirinin %18 artarak 62 milyar dolara ulaştığı açıklandı. Bu önemli artışın en büyük sebepleri ise Windows 11’e getirilen yapay zeka desteği ve oyun sektöründe dengeleri değiştiren Activision satın alımı olarak gösteriliyor.

CEO Nadella, yaptığı son sunumda da yapay zeka devriminin önemine vurgu yaptı ve bu trendi kaçıran firmaların rekabette çok gerilerde kalacağını iddia etti. Ayrıca yalnızca şirketlerin değil ülkelerin de tüm gelecek planlarını bu gelişmeyi dikkate alarak yapmasını tavsiye etti.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Microsoft’un sıradaki hamlesi ne olmalı? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için değerli.

Samsung akıllı saatler uyku apnesini tespit edecebilecek!

0

Samsung, akıllı saat teknolojilerine sağlık takibi alanında önemli bir özellik ekleyerek, uyku apnesi tespiti yapabilme yeteneğiyle dikkat çekiyor. Şirket, bu yeni özellik için yakın bir zamanda FDA onayını alarak, orta ve şiddetli obstrüktif uyku apnesi belirtilerini tespit edebilen akıllı saatlerini piyasaya sunmaya hazırlanıyor.

Uyku apnesi, bazı bireylerin uyku sırasında beynin nefes almayı kontrol etmek için gönderdiği sinyalleri düzgün bir şekilde iletememesi sonucunda ortaya çıkar. Samsung’un bu teknolojik yeniliği, kullanıcıların uyku verilerini detaylı bir şekilde analiz ederek uyku apnesi belirtilerini saptayabilecek. Bu özellik, özellikle henüz teşhis konulmamış 22 yaş üstü kullanıcılara, potansiyel uyku apnesi riski hakkında bilgi sahibi olma ve erken tıbbi yardım alma fırsatı sunmayı amaçlıyor.

Yakın bir tarihte FDA onayını alan bu özellik, ABD’deki akıllı saat modellerine 2024’ün 3. çeyreğinden itibaren entegre edilecek. Kullanıcılar, on günlük bir süre zarfında dört saatten fazla uyku sürelerini iki kez takip edebilecekler. Bu süreçte toplanan veriler, uyku apnesi belirtileri açısından potansiyel risk taşıyan bireylere yönlendirme sağlayacak, böylece farkında olmadıkları bir sağlık sorununa erken müdahale imkanı tanıyacaktır.

Samsung’un bu sağlık odaklı teknolojik yeniliği, kullanıcılara daha kapsamlı bir sağlık deneyimi sunma hedefi doğrultusunda atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Uyku apnesi konusunda erken teşhis ve müdahale imkanı sunan bu özellik, akıllı saat kullanıcılarının sağlıklarını daha bilinçli bir şekilde yönetmelerine olanak tanıyarak, yaşam kalitelerini artırma potansiyeli taşıyor.

Huawei’den Apple’a rakip AR gözlüğü!

0

Huawei, AR/VR teknolojilerinde çığır açacak yeni bir ürün geliştirme çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Çin’in lider teknoloji firmalarından biri olan Huawei, ABD ambargosu öncesi dünya genelindeki etkileyici konumunu sürdürmek için çeşitli stratejik adımlar atmaya devam ediyor. Şimdi ise, şirketin AR gözlükleriyle “Spatial Computing” pazarına iddialı bir giriş yapacağına dair güçlü sinyaller ortaya çıkıyor.

Huawei tarafından geliştirilen yeni AR gözlüğünün adının Huawei Vision olması bekleniyor. Bu iddialı ürün, teknik özellikleri ve tasarımıyla dikkat çekecek. Öncelikle, gözlük sadece 350 gram ağırlığıyla kullanıcılara hafif ve konforlu bir deneyim sunacak. Bu, Apple Vision Pro‘nun neredeyse yarısı kadar bir ağırlık demek, bu da kullanıcıların uzun süreli kullanımlarda daha rahat hissetmelerini sağlayabilir. Gözlüğün ekran kalitesi ise Sony yapımı 4K micro-OLED panellerle sağlanacak, böylece görsel deneyimde üst düzey bir performans sunması hedefleniyor.

Huawei'

Ancak, birkaç özellik noktasında Huawei Vision‘ın bazı eksiklikleri olabileceği konuşuluyor. Özellikle, Apple’ın EyeSight benzeri bir özelliği sunmayacak olması ve uygulama desteği konusunda Vision Pro’ya göre bir miktar kısıtlı olması öne çıkıyor.

Performans açısından, Huawei Vision‘ın karma gerçeklik başlığında kullanılacak özel bir yonga setine sahip olması bekleniyor. Ancak, prototiplerde yaşanan bazı gecikmeler ve Huawei‘nin çip geliştirme süreçlerindeki zorluklar, cihazın Vision Pro‘ya kıyasla performans açısından geride kalabileceği endişelerini beraberinde getiriyor. Ayrıca, teknoloji endüstrisinde yaşanan SMIC‘in 5nm sürecindeki zorluklar, Huawei Vision‘ın verimlilik açısından bir miktar geri kalan bir işlemciye sahip olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

Buna rağmen, Huawei’nin bu iddialı AR gözlüğü, fiyat performansıyla dikkat çekecek gibi görünüyor. Tahmini olarak 15000 yuan (yaklaşık 2000 dolar) fiyat etiketiyle piyasaya sürülecek olan ürün, rekabetçi bir fiyatla kullanıcılara ulaşarak Apple Vision Pro‘ya karşı güçlü bir alternatif olmayı hedefliyor. Huawei, bu hamlesiyle AR/VR pazarında önemli bir oyuncu olma yolunda attığı adımları sürdürmeyi amaçlıyor.

Protez el, dokunma duyusunu geri getiriyor!

0

İsviçre’nin Lozan şehrinde bulunan École Polytechnique Fédérale de Lausanne enstitüsü araştırmacıları tarafından geliştirilen MiniTouch protez eli, protez uzuv kullanan bireylerin sıcaklık ve dokunuş duyularını geri kazanmalarını sağlıyor. Bu devrimsel biyonik teknoloji, sadece duyusal bilgileri algılamakla kalmayıp, aynı zamanda hafif sıcaklık değişikliklerine aktif bir şekilde tepki verme yeteneği sunuyor.

Devrimci Protez uzuvlu 57 yaşındaki bir adam, MiniTouch adlı bu yeni teknoloji sayesinde hayalet elinde sıcağı, soğuğu ve insan dokunuşunu hissetmeyi başardı. Araştırmacılar, bu duyusal deneyimin, ampute kişilerin çevrelerini daha güvenli bir şekilde keşfetmelerini ve etkileşime geçmelerini artıracağına inanıyor.

Çalışmanın baş yazarı Solaiman Shokur, “Sıcaklık bilgisi eklemek, dokunuşu daha insani hale getiriyor. Sıcaklığı hissetme yeteneğine sahip olmanın, protez kullananların bedenlerini benimseme deneyimini artıracağını düşünüyoruz” dedi.

MiniTouch teknolojisi, ile Devrimci Protez yapay elin parmaklarından gelen “termal bilgiyi” ampute kişinin kalan uzvuna kusursuz bir şekilde aktararak çalışıyor. Bu invaziv olmayan teknoloji, protez uzuvlarına kolayca entegre edilebiliyor. Duyu ve motor nöronlar arasında geri bildirim gerektiren aktiviteler sırasında “aktif termosensasyon” sağlayarak çalışan bu teknoloji, protez takan kişilere gerçek bir his deneyimi sunuyor.

Araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen testlerde, MiniTouch’ın kullanıldığı bir transradial amputasyon geçirmiş bireyin farklı sıcaklıkları %100 doğrulukla ayırt edebildiği görüldü. Katılımcı, gözleri bağlıyken bile metal küplerin sıcaklıklarına göre sınıflandırma ve insan dokunuşunu tanıma yeteneği sergiledi.

Ancak, yapılan açıklamada, cihazın sağlam bir kol ile karşılaştırıldığında hala bazı sınırlamalara sahip olduğu belirtildi. Araştırmacılar, bu kısıtlamanın, protezin cilt yumuşaklığı ve dokusuna ilişkin bilgileri iletememesi gibi diğer termal olmayan duyusal verilerdeki sınırlamalarla bağlantılı olabileceğini düşünüyor.

Shokur, gelecek hedeflerini açıklayarak, “Şimdiki hedefimiz dokunma, hareket algısı (profriyosepsiyon) ve sıcaklık duyularını birleştiren çok modlu bir sistem geliştirmek. Bu tür bir sistemle insanlar size ‘bu yumuşak ve sıcak’ veya ‘bu sert ve soğuk’ diyebilecekler” dedi.

Bu yenilikçi teknoloji, ampute bireylerin yaşam kalitesini artırmak ve duyusal deneyimlerini zenginleştirmek adına umut vaat eden bir adım olarak dikkat çekiyor.

OpenAI hız kesilmiyor: 2 milyar dolar gelir!

San Francisco merkezli yapay zeka devi OpenAI, son yıllarda ChatGPT adlı sohbet robotu ile elde ettiği muazzam başarı ile adından sıkça söz ettiriyor. 2023 yılında yıllık gelirlerini Aralık itibariyle OpenAI 2 milyar doların üzerine çıkaran OpenAI, bu çıkışını Ekim 2023’teki 1.3 milyar dolarlık gelirinden sadece iki ay içinde gerçekleştirdi. Bu hızlı büyüme, Kasım 2022’de piyasaya sürülen ChatGPT’nin kullanıcılar arasında adeta devrim yaratmasına dayanıyor.

OpenAI’nin yenilikçi teknolojisi, sadece gençlerden değil, gençlerden yaşlılara kadar geniş bir kitleye hitap ederek Premium aboneliklerde gözle görülür bir artışa neden oldu. Gelişmiş doğal dil işleme yetenekleri sayesinde kullanıcılarına benzersiz bir deneyim sunan ChatGPT, OpenAI’nin sektördeki liderliğini sağlamlaştırmış durumda.

OpenAI’nin yenilikçi teknolojisi, ChatGPT’nin büyük başarısı, Fortune 500 şirketlerinin yüzde 92’sinin tercih etmesiyle rakiplerini geride bırakıyor. Google Gemini ve Microsoft CoPilot gibi diğer sohbet robotları, henüz OpenAI’nin başarısına yetişebilmiş değil. Microsoft’un OpenAI’ye yaptığı 13 milyar dolarlık yatırım dahi, kendi geliştirdiği sohbet robotu ile rekabet edemiyor.

OpenAI’nin başarısı sadece gelir artışında değil, aynı zamanda teknoloji sektöründeki en hızlı büyüyen firmalardan biri olma özelliğini de taşıyor .ChatGPT’nin 2025 yılında yıllık gelirinin 4 milyar doların üzerine çıkması beklenen OpenAI, bu başarı grafiğiyle sektördeki gücünü pekiştiriyor. Ayrıca, bu hızlı büyüme ve başarı, OpenAI’nin gelecekteki projeleriyle sektördeki etkisini daha da artırmasına olanak tanıyor.

Meta siyasi içerikleri sınırlandırıyor!

Dünya genelinde milyonlarca kullanıcıya ulaşan sosyal medya devi Instagram ve rakibi Threads, platformlarında radikal bir değişiklik yaparak yeni bir algoritma sistemiyle siyasi içerikleri geri plana atma kararı aldı. Bu karar, şirketin politika ve haber ağırlıklı bir platform olma vizyonunu tamamen terk ettiği anlamına gelmiyor. Aksine, bu değişiklikle şirket, kullanıcıların daha kişisel ve çeşitli bir içerik deneyimi yaşamalarını hedefliyor.

Instagram CEO’su Adam Mosseri, daha önce yaptığı açıklamada, şirketin politika ve haberlerin ağırlıklı olduğu bir platform olma niyetinde olmadığını belirtmiş ve Meta‘nın da bu karara destek verdiğini ifade etmişti. Şirket, güncelledikleri algoritma ile siyasi içerikleri özellikle Keşfet, Reels ve Öneriler gibi kullanıcılara içerik önerdiği alanlarda sınırlayacak.

Meta siyasi içerikleri güncellemelerin herkese açık hesaplar için geçerli olduğunu vurgulayan şirket yetkilileri, aynı zamanda takip edilen hesaplardan gelen siyasi içeriğin etkilenmeyeceğini belirtiyor. Bu sayede, kullanıcılar takip ettikleri hesapların siyasi içeriklerine olan erişimlerini sürdürebilecekler.

Meta siyasi içerikleri içeriklere getirilen sınırlama varsayılan olarak aktif olacak, ancak kullanıcılar bu özelliği istedikleri zaman kapatabilecekler. Bu esneklik, kullanıcılara kendi tercihlerine göre özelleştirilmiş bir içerik deneyimi sunma imkanı tanıyacak.

Bu önemli değişikliklerin ilk olarak Instagram ve Threads platformlarında hayata geçirileceği belirtilirken, şirket yetkilileri, bu güncellemelerin daha sonra Facebook platformuna da entegre edileceğini ifade ediyor. Bu adım, Meta’nın geniş sosyal medya ağındaki tutarlı bir içerik deneyimi sağlama çabalarının bir parçası olarak görülüyor.

Siyasi içeriklere getirilen sınırlama, özellikle takip edilmeyen hesaplardan gelen önerilen içeriklerle sınırlı olacak. Ancak, takip edilen bir kullanıcı siyasi içerik paylaşıyorsa, bu içerik kullanıcının akışında görünmeye devam edecek.

Siyasi içeriklere yapılan bu sınırlama, kullanıcıların tercihlerine daha fazla saygı göstermeyi amaçlıyor. Bu değişiklik, Instagram ve Threads kullanıcılarının daha kişiselleştirilmiş bir deneyim yaşamalarına olanak tanıyacak ve sosyal medya platformlarının içerik yönetimini daha şeffaf ve kullanıcı odaklı hale getirmeyi hedefliyor.

2 bin 198 hanenin enerjisi Güneş’ten sağlanacak!

Enerjisa Enerji ‘İşimin Enerjisi’ çatısı altında geliştirdiği yatırımlar ile Türkiye’ye rekor niteliğinde yenilenebilir enerji projesi kazandırmaya devam ediyor. Daha önce kamu ve özel sektör iş birliği ile birçok Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesini hayata geçiren Enerjisa Enerji, şimdi ise bir belediyenin sahip olduğu arazi üzerine kurulu en büyük GES projelerinden biri olma unvanını taşıyacak projeyi Eyüpsultan Belediyesi ile birlikte hayata geçirdi. Toplamda 10 bin 244 güneş panelinin kullanıldığı santral ile 2 bin 198 hanenin yıllık elektrik tüketimine eş enerji üretimi sağlanacak.

enerjisa ges

Etki odaklı bir sürdürülebilirlik yaklaşımı ile Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden lider elektrik dağıtım, perakende satış ve müşteri çözümleri şirketi Enerjisa Enerji, 2018 yılından bu yana İşimin Enerjisi çatısı altında yenilenebilir enerji uygulamalarını hayata geçiriyor. Enerji verimliliği uygulamaları, yeşil enerji sertifikasyonu, gibi ürünleri de barındıran İşimin Enerjisi’nin öne çıkan GES çözümü için bu kez Eyüpsultan Belediyesi ile bir araya gelindi. 5,6 MWp kurulu gücü ile bir belediyenin sahip olduğu en büyük arazi üzerine kurulu GES yatırımlarından biri olacak projenin yıllık 6.594 MWh mertebesinde enerji üretmesi öngörülüyor. Ayrıca bu proje ile bir yıl içerisinde yaklaşık 4 bin 274 ton karbon salımı da engellenmiş ve böylece doğanın korunmasına katkıda bulunulmuş olacak.

İstanbul’un da kurulu gücü en büyük arazi GES projelerinden biri olacak olan bu projede 10 bin 244 adet güneş paneli kullanılırken, öngörülen enerji üretimi 2 bin 198 hanenin yıllık tüketimine eşdeğer olacak. Böylelikle ülkemizin geçtiğimiz yıl imzaladığı Paris İklim Anlaşması’ndaki sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sunulmuş olacak.

Enerjisa Enerji’nin İşimin Enerjisi çözümleri ile kamu kurumları da hem elektrik enerjisinden önemli miktarda tasarruf ediyor hem de karbon salımı önlenerek daha iyi bir gelecek yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Türkiye’nin enerji dönüşümündeki başarısına destek

GES projesinin kurulduğu arazide gerçekleştirilen açılışa Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakan Yardımcısı Sn. Abdullah Tancan, İstanbul Milletvekili Sn. Süleyman Soylu, Eyüpsultan Belediye Başkanı Sn. Deniz Köken ile Enerjisa Enerji’nin üst düzey yöneticileri katıldı.

Enerjisa Enerji CEO’su ve Enerjisa Müşteri Çözümleri A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Murat Pınar,
Enerjisa Enerji CEO’su ve Enerjisa Müşteri Çözümleri A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Murat Pınar,

Enerjisa Enerji CEO’su ve Enerjisa Müşteri Çözümleri A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Murat Pınar, “İşimin Enerjisi çatısı altında projeler geliştirmeye ve yenilenebilir enerji yatırımları yapmaya başladığımız ilk günden bu yana hem Türkiye’de hem de dünyada muazzam bir dönüşüm gerçekleşti. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre Türkiye yenilenebilir enerjide kurulu güç bakımından Avrupa’da 5’inci ve dünyada 12’nci sırada yer alıyor. Biz Enerjisa olarak sektöre örnek olacak bu projeleri hayata geçirerek Türkiye’nin enerji dönüşümündeki başarısına doğrudan destek vermenin sorumluluğunu taşıdığımızı gösteriyoruz.

Ne umut verici ki 2023’te ilk kez güneş enerjisi yatırımları petrol kadar önem kazandı. Talep temiz enerjiden oldukça bu makas açılacak ve herkes için daha iyi bir gelecek adına önemli bir aşama kaydedilmiş olacak. Bu kapsamda bizim gibi yenilenebilir enerjiye inanan, geleceği burada gören ve İstanbul’un en büyük arazi GES projelerinden birini hayata geçirmemizi sağlayan Eyüpsultan Belediyesi’ne ve katkıları için de GBB Enerji A.Ş.’ye teşekkür ediyorum. Projede emeği geçen herkesi kutlarım.” dedi.

Jeotermal ısıtmalı teknolojik sera faaliyete başladı!

Yediyol Holding hayatın her alanında yenilenebilir ve sürdürülebilir jeotermal enerji yatırımlarına devam ediyor. Yediyol Holding markası Agrotermal seracılık bir milyon metrekarelik yatırımı ile Konya Tuzlukçu bölgesini jeotermal teknolojili sera alanında cazibe merkezine dönüştürüyor. Dev proje ile bölgede ilk etapta 1000 kişiye istihdam sağlamayı hedeflerken istihdamın tamamına yakını kadınlardan oluşacak ve bölgesel kalkınmaya destek verecek. Proje aynı zamanda minimum su tüketimi ile yüksek kaliteli ve sağlıklı ürün elde edilmesine imkân sağlıyor. Üretim ve ihracat yoğunluğu sebebi ile cari açık konusunda ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlayan yatırım projesi, mevsim koşullarına bağlı kalmadan 12 ay boyunca üretim yapabiliyor. Üretim sistemi yurt içi ve yurt dışı pazarında tüketicilere sürekli ve kaliteli ürün temini sağlarken aynı zamanda nitelikli iş gücü yetiştiriyor.

Hedef:  Tarım ihracatı konusunda dünyanın merkezi olmak

Yediyol Holding Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Şuheyp Mendi
Yediyol Holding Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Şuheyp Mendi

Konya Tuzlukçu bölgesinde yer alan 1 milyon metrekarelik projenin ilk etabı olan 50 bin metrekarelik alanın fide dikimleri gerçekleştirildi. Serayı ziyaret eden Konya Tuzlukçu Kaymakamı Eyyüp Tuğ, Konya Tuzlukçu Belediye Başkanı Nurettin Akbuğa, Yediyol Holding Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Şuheyp Mendi ve Yediyol Holding Genel Müdürü Erkan Şahinalp ilk fideleri dikti.

Konya Tuzlukçu Kaymakamı Eyyüp Tuğ katıldığı fide dikim töreninde bu yatırım sayesinde bölgenin tarım ihracatı konusunda dünyanın merkezi olacağına ve bölgesel kalkınma konusunda muazzam bir destek sağlayacağına inandığını belirtti. Projenin hedeflenen 1 milyon metrekare alanda üretime geçilmesi için Yediyol Holding ve Agrotermal seracılık yatırımına ellerinden gelen desteği vereceklerini söyledi.

Yediyol Holding Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Şuheyp Mendi konuşmasında; “Bugün 1 milyon metrekarelik Agro jeotermal ısıtmalı teknolojik sera projemizin birinci etabı olan 50 bin metrekarelik alanımızın fide dikim işlemlerini gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bu büyük yatırım ile Konya Tuzlukçu bölgesini dünyanın jeotermal ısıtmalı teknolojik sera merkezi haline getirerek, Hollanda’nın tarım ihracatındaki tahtını sarsacak bir Türkiye için güç kaynağı olmak istiyoruz” dedi.

WhatsApp sohbet gizliliği artıyor!

Dünya genelinde milyonlarca kullanıcısı bulunan WhatsApp, gizlilik ve güvenlik konularında daha fazla kontrol sağlamak amacıyla yeni bir özelliği test ediyor. Android platformu için geliştirilen WhatsApp beta 2.24.4.14 güncellemesiyle birlikte ortaya çıkan bu özellik, kullanıcıların sohbet kilitlerini ana cihazlarından bağlı tüm diğer cihazlara otomatik olarak senkronize edebilmelerine olanak tanıyor.

Güncelleme ile beraber, ana cihazda bir sohbetin kilitlenmesi durumunda, bu kilit diğer bağlı cihazlara da anında uygulanacak. Bu da demek oluyor ki, kullanıcılar artık bir sohbeti sadece ana cihazlarında değil, aynı zamanda diğer bağlı cihazlarında da tek bir işlemle güven altına alabilecekler.

Bu özellik, özellikle birden fazla cihazı aktif olarak kullanan ve gizlilik konusunda hassas olan kullanıcılar için önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Önceki durumda, her cihazda ayrı ayrı kilitlenmesi gereken sohbetler, bu yeni güncelleme ile birlikte tek bir hareketle tüm bağlı cihazlarda koruma altına alınabilecek.

Güvenliğe verilen bu önem, bağlı cihazlardaki kilitli sohbetlere erişimi sınırlamak için gizli bir kodun kullanılmasına dayanıyor. Bu da kullanıcılara ek bir güvenlik katmanı sunarak sohbetlerin izinsiz erişimlere karşı daha etkili bir şekilde korunmasını sağlıyor.

WhatsApp’ın bu tür güncellemelerle kullanıcı deneyimini sürekli olarak geliştirmesi, uygulamanın rekabetçi mesajlaşma pazarında lider konumunu sürdürmesine katkı sağlıyor. Şu anda beta testi aşamasında olan bu özelliklerin, başarılı bir şekilde tamamlanmasının ardından geniş kullanıcı kitlesine sunulması bekleniyor.