Huawei’den KOBİ’ler için dijital dönüşüm çözümleri!

0

HUAWEI CONNECT 2023 etkinliğinde tanıtımı yapılan HUAWEI eKit ürünleri, özellikle KOBİ’ler için tasarlanmış, dijital dönüşüm odaklı teknolojik çözümler sunuyor. İşletmelerin dijital altyapılarını güçlendirerek daha verimli ve bağlantılı çalışma ortamları oluşturmalarına yardımcı olan eKit ürünleri, Türkiye pazarındaki kuruluşlarla buluşuyor.

Huawei, yeni nesil dağıtım ve depolama ürünlerinden oluşan eKit serisiyle, KOBİ’lerin dijital dönüşümüne katkı sağlayacak, inovasyon odaklı bir çözüm paketi sunuyor. eKit ürünleri, işletmelerin dijital altyapılarını güçlendirerek daha verimli ve bağlantılı çalışma ortamları oluşturmalarına yardımcı oluyor.

Seride yer alan ürünler; kablolu ve kablosuz ağ çözümleri, veri depolama sistemleri ve iş birliği platformları gibi çözümler sunuyor. eKit serisi, KOBİ‘lerin iş süreçlerini kolaylaştırmak, veri yönetimini iyileştirmek ve çalışma verimliliğini artırmak üzere tasarlandı. Huawei bu ürünlerle, KOBİ’lerin teknolojik ihtiyaçlarını karşılayarak, pazardaki rekabet güçlerini artırmalarına yardımcı olmayı hedefliyor.

HUAWEI eKit, KOBİ’lerin farklı iş senaryolarına yönelik olarak, kurulum, bakım, öğrenme ve kullanım kolaylığı vaat eden dağıtım ürünlerinden oluşuyor. Akıllı iş birliği, kablolu ve kablosuz ağlar, IP + optik erişim ağları, depolama ve BT platformları da dahil olmak üzere, geniş bir ürün yelpazesine sahip olan paket kapsamında, 2023 yılının ilk yarısında, 51 ürünü piyasaya sürdü. HUAWEI, 30’dan fazla tipik senaryo için çözümler sunan 50’den fazla dağıtım çözümüyle, eKit ürün yelpazesini genişletmeye devam edecek.

HUAWEI eKit ürünlerinin Türkiye’deki dağıtımı Penta Teknoloji tarafından gerçekleştiriliyor. 30 yıldan uzun bir süredir dünyanın önde gelen teknoloji markalarını ve bilgi teknolojileri ürünlerini tüketicilerle buluşturan Penta Teknoloji ve Huawei, bu yeni çözümlerin lansmanı için; İstanbul, Ankara ve Kayseri’de ortak etkinlikler düzenledi. Çözüm, Eksa, Kare, Oksid firmaları da Huawei eKit çözümlerinin Elite İş Ortakları olarak konumlanıyor.

HUAWEI eKit, kullanımı kolay ürünlerle güçlü bir kanal sistemi oluşturmaya devam ederken, yerleşik pazarlama ve verimli bir dijital işletme platformu aracılığıyla, KOBİ’lerin işlerini geliştirmelerine yardımcı olacak.

Yapay zeka gözetimi mücadelesi devam ediyor

İşyerinde yapay zeka gözetimine karşı mücadele devam ediyor. 2023’teki yapay zeka patlaması, işverenlerin çalışanlarını daha yakından izlemek için teknolojik gelişmişliği nasıl kullanabileceği konusunda daha fazla korkuya yol açtı. The Guardian: “İnsan müdahalesi olmadan personeli işten çıkaran algoritmalardan, banyo molalarını takip eden yazılımlara kadar” diye yazdı, bu teknolojiler “zaten işçileri rahatsız ediyor ve işyerlerini rahatsız ediyor” diyor.

Şirketler, üretkenliği izlemek, çalışanlarını gözetlemek ve gelecekteki potansiyel çalışanlar için bir tarama aracı olarak teknolojiyi uzun süredir kullanıyor. Pandemi sırasında sanal çalışmaya geçiş ve yapay zeka teknolojisindeki son gelişmeler, gözetimin artması konusunda endişelere yol açtı. Şirketlerin teknolojiyi nasıl konuşlandırdığına dair çok az kılavuz var. Teknoloji aynı zamanda kusursuz değil ve bu da sorunlu olabiliyor.

Yapay zeka gözetimi riskleri

The Guardian, bazı çağrı merkezlerinde “çalışanların çağrıları nasıl ele aldığını kaydetmek ve derecelendirmek” için yapay zeka sistemlerinin kullanıldığını ve “senaryoya bağlı kalmadıkları için genellikle başarısız notlar verdiklerini” açıkladı. Kurumsal yazılım aynı zamanda çalışanların e-postalarında “sendika” kelimesini kullanıp kullanmadıklarını da izliyor. Bu tür kurumsal gözetleme teknolojisi daha karmaşık hale geldikçe, “birçok işyeri uzmanı ABD işletmelerinin, işçi sendikalarının ve hükümetin işçileri teknolojinin olumsuz yanlarından korumak için yeterince çaba göstermediğini söylüyor” diye ekledi.

Cornell’deki istihdam ilişkileri profesörü Virginia Doellgast, The Guardian’a, çalışanların sürekli gözetim altında olduğunu ve bu araçların “haksız maaş kesintileri veya işten çıkarmalara yol açabilecek hatalar yapabileceğini” söyledi. Doellgast, şeffaflığın her zaman ortaya çıkmadığını, dolayısıyla çalışanların “araçların hangi verileri topladığını veya bu verilerin performanslarını değerlendirmek için nasıl kullanıldığını” her zaman bilemediğini ekledi.

Amerikan Psikoloji Derneği’nin 2023 yılında yaptığı bir ankete göre çalışanlar, işyerindeki yapay zeka ve izleme teknolojilerinin “psikolojik sağlıklarıyla olumsuz yönde ilişkili olabileceği ve kendilerini daha az değerli hissetmelerine yol açabileceği” konusunda endişeleniyor. Ankete katılan işçilerin yüzde 51’i, işverenlerinin izleme teknolojisini kullandığını bildiklerini söyledi. İzlendiğini bildirenlerin yüzde 46’sı, işverenlerinin kendilerini teknolojiyle takip etme şeklinden rahatsız olduklarını söylerken, izlendiklerini bildirmeyen çalışanların oranı ise yüzde %23’ü buluyor.

6. CX AWARDS TURKEY birincileri belli oldu!

6. CX AWARDS TURKEY® ödül töreninde, dijital satın alma trendlerinin öne çıkacağı 2024 yılına dair öngörüler tartışıldı. Yapay zeka ve botlarla yaratılan müşteri deneyiminin daha verimli, kullanıcı dostu ve hızlı hale geleceği vurgulandı.

6. CX AWARDS TURKEY®’nin  Jüri Başkanı Prof. Dr. Can Erdem yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Türkiye’nin e-ticaret alanındaki önemini vurgulamak adına Nice Medya tarafından hayata geçirilen bu ödül programını bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. 2024’te dijital satın alma eğilimlerinde beklenen artış, müşteri deneyiminin dijital dönüşümle paralel olarak gelişeceğinin bir göstergesidir. Yapay zekâ, makine öğrenimi ve yeni teknolojilerle müşteri etkileşimlerini daha verimli hale getirerek kişiselleştirilmiş deneyimlerin önemini vurguluyoruz. CX AWARDS TURKEY®, 6 yıldır sektördeki en başarılı projeleri öne çıkararak, bu alandaki gelişimi teşvik etmeye devam ediyor.”

Türkiye’ye özgü tasarımla gelen ilkler

Ödül programının bu yılki vurgularından biri, Türkiye’nin eşsiz zekâsını ve yaratıcılığını öne çıkaran ödüllerle tanıştırmak oldu. Öne çıkan projelerin ve ödüllerin Türkiye’ye özgü bir tasarımı yansıttığı belirtildi. Jüri bağımsızlığına ve yerel dokunuşa vurgu yaparak, ödül programının sektördeki öncü konumunu koruduğuna dikkat çekildi.

Bu yılki ödül töreninin ana sponsoru ECHO CCS ile yapılan iş birliği, gecenin önemini daha da arttırdı. ECHO CCS’nin katkılarıyla zenginleşen etkinlik, sektördeki liderleri bir araya getirdi., Ödül töreni, canlı müzik eşliğinde başlayan kokteyl ile renklendi, ödül kazananların projelerini paylaştığı sunumlarla devam etti ve 90’ların temalı bir after party ile son buldu.

Ödül Alan Markalar ve Projeler

Tarımdan e-ticarete, bankacılıktan enerji sektörüne kadar uzanan geniş bir yelpazede markaların mücadele ettiği ödül kategorilerinde bazı kazananlar şunlar:

  • AKBANK
  • AKSİGORTA
  • TEKNOSA
  • HEPSİBURADA
  • VESTEL
  • A101
  •  FLORMAR
  • NESİNE.COM
  • VAKIFBANK
  • YEMEKSEPETİ
  • İGSAŞ
  • YAPI KREDİ
  • TREDAŞ
  • MEDIAMARKT
  • MNG

Kazananların tamamını görmek için: https://www.cxawardsturkey.com/ sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Türkiye Açık Veri Endeksi 2023 Sonuçları açıklandı

2023 yılı sonu itibariyle açık veri portalına sahip 12 Büyükşehir İl ve 5 İlçe Belediyesi’nin “hazır olma, uygulama ve etki” boyutlarında gösterdikleri performansları analiz eden AVTED, açık veri farkındalığının oluşması ve geliştirilmesini amaçlıyor.

12 Büyükşehir ve 5 İlçe Belediyesi Analiz Edildi

Yerel Yönetimler Açık Veri Endeksi raporunda, açık veri portalına sahip 12 Büyükşehir (Alfabetik sırayla, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Ordu, Sakarya Büyükşehir Belediyeleri) ve 5 İlçe Belediyesi (Beyoğlu, Eyüpsultan, Kadıköy, Küçükçekmece, Tuzla İlçe Belediyeleri) hem şeffaflık ve hesap verilebilirlik hem de açıklık kültürünün yaygınlaşması için attığı adımlar inceleme altına alınıyor.

Raporda Öne Çıkanlar

Türkiye’deki açık veri çalışmalarının başarılı yönlerini öne çıkarmayı, eksik yönleri için ise rehber olmayı amaçlayan endeks çalışmasına göre; büyükşehir kategorisinde 72,26 puan ile İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe kategorisinde 76,48 puan ile Tuzla Belediyesi en yüksek performansları gösteren belediyeler oldu.

Hazır olma, uygulama ve etki boyutlarındaki performanslar ise belediyelerin yapmış olduğu çalışmalara göre değişkenlik gösteriyor. 2023 yılı Yerel Yönetimler Açık Veri Endeksi Raporu’na buradan ulaşabilirsiniz.

Türkiye’deki açık veri çalışmalarının artmasının da amaçlandığı rapor, uluslararası endekslerden yararlanarak hayata geçirildi ve araştırma metodolojisi şeffaf bir şekilde paylaşıldı. Açık Veri Endeksi Proje Yöneticisi Dr. Fatih Sinan Esen rapor motivasyonlarını şöyle açıklıyor;

“Bu endeks açık veri çalışmalarını hazır olma, uygulama ve etki boyutlarıyla inceleyen bir gösterge araştırmasıdır. Raporu oluştururken de çok boyutlu bir motivasyomuz vardı; yerel yönetimleri uluslararası standartlara uygun şekilde açık veri çalışmalarına teşvik etmek, yapılan açık veri çalışmalarının sosyal etkisini ölçümlemek, faydalı bir rekabete imkân verecek karşılaştırmalı bir endeks sunmak ve verilerini hiç açmamış olan yerel yönetimlere ilham olmak istedik. Raporumuzu geri bildirimlerle geliştirerek her sene Türkiye Açık Veri Endeksi olarak yayınlamayı planlıyor, tüm kurum ve kuruluşların katkısını bekliyoruz.”

Açık Veri Ve Teknoloji Derneği Hakkında Daha fazla bilgi ve gönüllülük için avted.org.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

Havadaki karbondioksitten yüzde 96 verimle katı yakıt üretildi!

Günümüzde enerji depolama sorununa çözüm arayışlarına hız kazandıran Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) kimyagerleri, havadan karbondioksit yakalayarak yüksek verimlilikle katı bir yakıt elde etmeyi başardı. Bu yenilikçi yakıt türü, özel bir yakıt hücresi kullanılarak elektrik ve ısı üreterek enerji tüketimine olanak tanıyor.

Enerji depolama konusundaki zorluklar, özellikle güneş enerjisine bağlı sistemlerin kış aylarındaki performansını etkilemekte. MIT’in geliştirdiği yöntem, havadan yakalanan karbondioksiti oda sıcaklığında ve düşük atmosfer basıncında işleyerek %96’ya varan verimlilikle format tuzlarına dönüştürme yeteneği sunuyor. Elde edilen tuz kristalleri, istenilen süre boyunca saklanabiliyor ve özellikle Avrupa’da değişen elektrik fiyatlarına bağlı olarak avantaj sağlayabiliyor.

Bu enerji, suyla karıştırılarak bir yakıt hücresine yönlendirildiğinde elektrik ve ısı üretiyor. Bu, ev büyüklüğündeki bir yakıt hücresinde depolanabilir ve böylece evlerin ısı ve elektrik ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılabilir. Araştırmacılar, 200 deneme sonrasında herhangi bir verim kaybı yaşamamış olmanın yanı sıra, reaksiyonun tekrarlanabilirliği konusunda umutlu olduklarını belirtiyorlar.

MIT’in geliştirdiği yöntemde, havadan alınan CO2, alkali bir sıvı içinde hapsediliyor ve katyon değişim membran elektrolizi ile format tuzuna dönüşüyor. Bu sistemin pH dengesi korunduğu için verim düşmüyor.

Araştırmacılar, enerji yoğunluğu yüksek olmayan format tuzlarının, hidrojenle benzer bir enerji değerine ulaşabildiğini ifade ediyor. Bu tuzlar, kalın ve basınca dayanıklı metal tanklarda depolanarak enerji ihtiyacını karşılamak üzere kullanılabiliyor. Sistem, üretim ve tüketim için farklı cihazlar kullanılarak, CO2’in yoğun olduğu bir yerde endüstriyel olarak üretilen format tuzlarının şehir içindeki binalara gönderilebileceği bir yapıya sahip.

Bu önemli gelişme, enerji depolama konusundaki mevcut zorluklara çözüm getirebilecek potansiyele sahip, özellikle sürdürülebilir enerji kullanımının önündeki engelleri aşma noktasında umut verici bir adım olarak değerlendiriliyor.

Beyaz mürekkepli kurumsal yazıcı!

0

Epson’un giriş seviyesi SC-F1000 DTG yazıcısı, perakendeciler ve küçük işletmeler için yüksek kaliteli görüntüleri uygun fiyatlı bir şekilde koyu renkli kumaşlara basma imkanı sunan ilk ürün oldu. Epson’un endüstri lideri hibrit DTG ve DTF (Doğrudan Filme) yazıcıları serisini tamamlayan SC-F1000, hem açık renkli hem de koyu renkli kumaşlara baskı yapabilme esnekliğiyle, uygun maliyetli bir çözüme ihtiyaç duyan perakendeciler ve küçük işletmeler için çözüm olacak.

 Mağazada direkt baskı imkânı

epson SC-F1000

 Epson‘un PrecisionCore Micro TFP baskı kafası teknolojisi ve NVT (Nozzle Verification Technology – Nozül Doğrulama Teknolojisi) ile birleştirilmiş olan SC-F1000, koyu renkli giysilere ve doğrudan filme baskı yapabilen tek yazıcı oldu. Epson’un UltraChrome DG2 mürekkepleri kullanılarak görüntü kalitesi daha da arttırılmış canlı renk profili grafik tasarımlardaki zenginliği vurgulayabiliyor. Hem DTG hem de DTF kapasitesine sahip olan SC-F1000, müşterilere tişört, çanta, sweatshirt ve yastık gibi ürünler üzerine baskı yapabilme esnekliği sunarak gerçek zamanlı mağaza içi baskı için ideal hale getirildi.

Perakende için ideal olan oldukça kompakt tasarıma sahip SC-F1000, daha küçük çalışma alanlarına kurulabiliyor ve kolayca duvarın yanına yerleştirilebilmesini sağlıyor. Kullanımı kolay olan SC-F1000, sezgisel, doğru ve yüksek kaliteli baskı sağlayan bir dizi özellik sunuyor. Örneğin, büyük bir açılır kapak, kumaşı veya filmi Platen’e yerleştirmeyi basitleştirirken, platen sensörleri baskı hatalarını önlemek için düzensiz ayarları algılayabiliyor. Ürün ayrıca, manuel müdahale olmadan optimum baskı yüksekliğini belirleyen otomatik boşluk ayarı özelliğine sahip. SC-F1000’in işletimi basit ve sezgisel bir dokunmatik ekran aracılığıyla gerçekleştirilebiliyor.

 Otomatik temizleme yapabiliyor

 USB veya Wi-Fi bağlantı seçenekleri sunan SC-F1000, otomatik temizlik ve hızlı ve basit bir şekilde değiştirilebilen UltraChrome DG2 mürekkep poşetleri gibi kullanıcı bakımını en aza indiren ve toplam üretkenliği artıran bir dizi özelliğe sahip. SC-F1000’in esnekliği ve üretkenliği, Epson’un DTG ve DTF için hızlı ve kolay baskı yapma önceden ayarlar içeren GarmentCreator2 yazılımı ile daha da arttırılmış.

 Epson Avrupa’da Ürün Yönetimi, Ticari ve Endüstriyel Müdürü Chris Davies, giriş seviyesi DTFilm talebinin son üç yılda önemli ölçüde arttığını belirterek, “Epson’un bu heyecan verici gelişmesi, hobiler ve küçük işletmelere mükemmel kalite sunan son derece uygun bir seçenek sunuyor ve bir dizi gelişmiş üretkenlik artırıcı özellik içeriyor” diyor.

FedEx, E-Ticaret platformu kuruyor

FedEx, e-ticaret dünyasında etkin bir oyuncu olmak ve Amazon’un hakimiyetine meydan okumak adına “fdx” adını taşıyan bir e-ticaret platformu kurma kararı aldı. Bu platform, işletmelerin tedarik zincirlerini başarılı bir şekilde yönetmelerini sağlayarak, müşterilere satış yapma süreçlerini optimize etmeyi ve teslimatları daha verimli bir şekilde yönlendirmeyi amaçlıyor. FedEx, 2024 sonbaharında resmi lansmanını gerçekleştirmeyi planlıyor ve bu platformunun e-ticaret dünyasına getireceği çeşitli yenilikleri vurguluyor.

fdx” platformu, veri odaklı bir yaklaşım benimseyerek, satın alma ve satış süreçlerinin her aşamasını detaylı bir şekilde analiz edip optimize etmeyi hedefliyor. FedEx’in geniş içgörüleri, satıcıların kendi tedarik zincirlerini daha etkili bir şekilde yönetmelerine ve müşterilere daha kişiselleştirilmiş bir alışveriş deneyimi sunmalarına olanak tanıyacak.

Bu yeni platformun başlangıcında, “fdx” üzerinde faaliyet gösteren satıcılar, FedEx’in önceden kurulmuş olan e-ticaret devi ShopRunner’daki geniş müşteri ağına kolayca ulaşabilecekler. Bu, satıcıların ürünlerini daha geniş bir kitleye ulaştırmalarını ve potansiyel müşterilere daha etkili bir şekilde ulaşabilmelerini sağlayacak.

Müşteri tarafında ise “fdx,” alışveriş sırasında kullanıcılara daha fazla bilgi sunmayı amaçlıyor. Müşteriler, ürünleri inceledikleri sırada, sepetlerine ürün ekledikleri anlarda ve ödeme adımına geçmeden önce, beklenen teslimat süreçleri ve maliyetleri gibi detayları görme imkanına sahip olacaklar.

FedEx’in bu hamlesi, özellikle Amazon ile olan rekabeti artırmak adına stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. 2019’da yaşanan olaylardan sonra FedEx ve Amazon arasındaki rekabet giderek şiddetlenmiş, bu da iki dev şirketin piyasadaki payları üzerindeki etkileşimlerini artırmıştı. “fdx,” FedEx’in Amazon’a karşı daha rekabetçi bir konumda olmasına yardımcı olacak gibi görünüyor. Ancak, bu platformun gerçek rekabet gücünü ve etkinliğini ilerleyen süreçte nasıl göstereceği, önümüzdeki aylarda daha net bir şekilde anlaşılacak.

Startup Talks buluşmaları Co-Founder.Work’de devam ediyor!

Startup Talks, Co-Founder Academy tarafından düzenlenmeye Synergia ve Co-Founder.Work iş birliğiyle devam edecek.

Startup Talks buluşmalarında bu hafta, TEINN & COLINN Kurucusu Ali Osman Büyükkarabacak moderatörlüğünde Miafon Kurucu Ortağı Hulusi Şirikçi ve Nar Fon Kurucu Ortağı Dr. Gökhan Alpen ile bir araya geliyor.

Startup Talks, düzenlediği etkinlik serisiyle girişimcilik ekosisteminin önemli bir parçası haline gelmiş durumda. Bu etkinlikler, girişimciler ve yatırımcıları bir araya getirerek, değerli bilgi alışverişi ve iş birlikleri için eşsiz bir platform sunuyor.

Startup Talks buluşmaları, katılımcılara girişimcilik ekosisteminin bugünü ve geleceği hakkında derinlemesine bir bakış sunuyor. Ayrıca, yatırımcıların rolü ve girişimlerin büyüme yolculukları üzerine kapsamlı tartışmalar gerçekleştiriliyor. Bu tartışmalar, girişimcilik alanında yeni fikirler edinmek ve mevcut bilgileri derinleştirmek için mükemmel bir fırsat sunuyor.

Özellikle de bu etkinlik, girişimcilik ekosisteminin canlı ve dinamik yapısını gözler önüne seriyor. Yeni iş fikirleri, yenilikçi yaklaşımlar ve başarılı girişim hikayeleri, katılımcılara ilham vererek kendi girişimlerini başlatma veya mevcut işlerini geliştirme konusunda motivasyon sağlıyor. Etkinlikte ayrıca, tecrübeli yatırımcılar ve sektör profesyonelleri ile birebir görüşme imkanı da bulunuyor. Bu sayede, katılımcılar kendi projelerini tanıtma ve potansiyel yatırım fırsatları yakalama şansı elde ediyorlar.

Ayrıca, Startup Talks, katılımcılara geniş bir profesyonel ağ kurma imkanı sunuyor. Girişimciler, yatırımcılar, endüstri liderleri ve diğer profesyonellerle yapılan etkileşimler, uzun vadeli iş ilişkilerinin temelini atabilir. Bu etkileşimler, aynı zamanda, sektördeki güncel trendler, teknolojiler ve pazar dinamikleri hakkında değerli bilgiler edinme fırsatı da sağlıyor.

Etkinlik, şehrin kalbinde, İstanbul Kağıthane’de yer alan Co-Founder.Work’de, modern ve etkileyici bir mekanda gerçekleşiyor. Kolay ulaşım imkanları ve konforlu ortamıyla, katılımcılara keyifli bir deneyim sunuyor.

Bir önceki etkinliğimiz hakkında bilgi almak için tıklayınız.

Tarih: 20 Ocak 2024 Cumartesi, 16:00 – 17:30
Yer: Yeşilce, Yunus Emre Cd. Nil Ticaret Merkezi D:8/1, 34406 Kâğıthane/İstanbul

Bu etkinlikte sınırlı kontenjan bulunuyor. Giriş için kayıt olmayı unutma!
Kayıt olmak için tıklayın.

WhatsApp Web QR kodu açılmıyor sorunu

Son birkaç yılda Telegram ve Signal gibi araçların yükselişine rağmen WhatsApp, konumunu güçlü bir şekilde korudu. Artık WhatsApp mobil bir uygulama olarak biliniyor ancak WhatsApp Web şeklinde masaüstü bilgisayarda da kullanılabiliyor. Birkaç WhatsApp Web kullanıcısı, QR kodunu yükleyemedikleri için oldukça garip bir sorunla karşılaşıyor.

QR kodu yüklenemezse, etkilenen kullanıcılar WhatsApp’ı web tarayıcıları üzerinden kullanmak için akıllı telefonlarıyla tarayamayacak. Soru şu: WhatsApp QR kodunun yüklenmemesine veya çalışmamasına neden olan şey ne? Durumun böyle olmasının birkaç nedeni olabilir ve bu nedenle bu makalede tartışacağız.

WhatsApp Web QR kodu açılmıyor çözümü

WhatsApp Web QR kodu yüklenmiyor, çalışmıyor veya taranmıyorsa yapabileceğiniz birkaç şey var. Sorunu başarılı bir şekilde çözmek için uygulayabileceğiniz bazı adımları burada bulabilirsiniz. WhatsApp Web QR kodu açılmıyor sorunu çözümü için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz.

  • Bağlı tüm cihazlardan çıkış yapın.
  • Web tarayıcınızı güncelleyin.
  • Web tarayıcınızın önbelleğini temizleyin.

Başlamak için şu anda WhatsApp’a bağlı olan tüm cihazlardan çıkış yapmanızı öneririz. Bunu yapmak oldukça kolay. Akıllı cihazınızdan WhatsApp’ı başlatın. Ana pencereden üç noktalı düğmeye dokunun. Daha sonra menüden Bağlantılı Cihazlar’ı seçmelisiniz. Cihazlardan birine dokunun. Artık bağlantınızı kesmek üzere çıkmak için Oturumu Kapat’ı seçin. Listelenen diğer cihazlar için adımları tekrarlayın.

Bazı durumlarda yalnızca bir tarayıcı güncellemesi, QR kodu sorununu tamamen veya tekrar ortaya çıkana kadar çözebiliyor. Bu yazı size Chrome, Edge, Firefox ve Opera tarayıcılarını nasıl güncelleyeceğinizi gösterecek. WhatsApp Web’e bağlanmaya çalışırken QR kodunun yüklendiğinden emin olmak için kullanıcıların atması gereken bir sonraki adım, web tarayıcısının önbelleğini temizlemek.

WhatsApp web QR kodu nerede?

Kullanıcılar web.whatsapp.com adresini her ziyaret ettiğinde WhatsApp Web QR kodu görünecek. Kod hazır olduğunda, kullanıcıların onu mobil cihazları olmadan taramaları gerekiyor.

WhatsApp’ı telefonsuz PC’de kullanabiliyor muyum?

WhatsApp Web’i telefon kapalıyken bile kullanmak mümkün. Durum her zaman böyle değil. Ancak Meta’nın yeni güncellemeleri bunu mümkün kıldı. WhatsApp Uygulamasını indirebiliyor. PC için WhatsApp’ınızın en son sürüme güncellendiğinden emin olabilirsiniz.

WhatsApp’a kilit koyma işlemi

WhatsApp, ana şirket Meta’nın bir blog yazısında “en mahrem konuşmalarınızı bir güvenlik katmanı daha arkasında korumanıza izin verdiğini” söylediği yeni bir Sohbet Kilidi özelliğini tanıttı. Meta CEO’su Mark Zuckerberg, Instagram yayın kanalında duyuruyu yaptı. Böylelikle “WhatsApp’taki yeni kilitli sohbetler, konuşmalarınızı daha özel hale getiriyor. Bunlar şifre korumalı bir klasörde gizlidir ve bildirimler göndereni veya mesaj içeriğini göstermiyor” ifadelerini kullandı.

Peki neleri içerecek? Belirli bir sohbette Sohbet Kilidini seçerseniz, bu sohbet genel gelen kutunuzdan kaybolacak. Bunun yerine yalnızca telefonunuzun şifresi veya parmak iziyle erişilebilen başka bir klasörde bulunacak. Kilitli sohbet için telefonunuza gelen tüm bildirimlerde gönderen ve mesaj da gizleniyor. WhatsApp’ta bir sohbeti nasıl kilitleyeceğinizi aşağıda açıkladık:

WhatsApp’a kilit koyma

  • WhatsApp uygulamasını açın.
  • Bir kişinin veya grup sohbetinin adına dokunun.
  • Kilitle’yi seçin.
  • WhatsApp’ta kilitli sohbetlerinizi nasıl ortaya çıkaracağınızı aşağıda açıkladık:
  • Sohbet gelen kutunuzu yavaşça aşağı çekin.
  • Telefonunuzun şifresini veya parmak izinizi girin.
  • Kilitli sohbetleriniz daha sonra görünecek.

Yakında Wear OS saatinizde çalışacak olan WhatsApp, bu özelliğin şu anda kullanıma sunulduğunu açıkladı. Sohbetler için benzersiz şifreler ve akıllı saatiniz gibi eşlik eden cihazlarda sohbetleri kilitleyebileceksiniz. Ayrıca daha fazla seçenek eklemeye devam edeceğini söyledi.

WhatsApp ayrıca kullanıcıların kilitli sohbetlerini hızlı bir şekilde bulmaları ve kilidini açmaları için gizli bir kod belirlemelerine de olanak tanıyor. Ancak bu kod, cihazınızın kilidini açmak için kullandığınız koddan farklıdır ve kullanıcıların bunu manuel olarak ayarlaması gerekiyor.

‘Gizli kod’ özelliğini kullanmak için ‘Kilitli Sohbetler’ penceresine gidin.

‘Gizli kod’ seçeneğine dokunun; WhatsApp sizden gizli bir kod oluşturmanızı isteyecektir. Bu bir emoji veya en az dört karakterden oluşan bir kelime olabilir.

Gizli kodu yazın, ‘Tamam’ düğmesine basın ve hazırsınız.

Az önce ayarladığınız gizli kod, parmak izi veya yüz kilidi açma seçeneklerini kullanamamanız durumunda Kilitli sohbetler bölümünün kilidini açmak için de bir alternatif görevi görüyor. Sohbet kilidi ayarlarından ‘Kilitli sohbetleri gizle’ seçeneğini açarsanız, sohbet sohbet listesinden de kaybolacaktır. Bunları görmek için arama çubuğuna az önce belirlediğiniz gizli kodu yazmanız gerekiyor.

Huawei P70, Kirin 9000S ile mi geliyor?

0

Huawei, ABD ambargosuyla karşı karşıya kaldığı süreçte, yeni P70 serisi ile pazarda iddialı bir şekilde yer almayı hedefliyor. Şirketin önceki modellerinde kullanılan Kirin 9000S işlemcisine devam edip etmeme konusu ise merak konusu oldu.

ABD tarafından uygulanan ambargolar, Huawei’nin özellikle Çin dışındaki pazarlarda zorlu bir rekabetle karşılaşmasına neden oldu. Ayrıca, Ar-Ge faaliyetlerinde yaşanan kısıtlamalar, şirketin gelecekteki modelleri için stratejik bir dönemeç oluşturuyor. Huawei, bu zorlu süreçte P70 serisi ile ne gibi değişikliklere gidecek?

Huawei P70

Geçtiğimiz yıl tanıtılan Mate 60 serisi, Kirin 9000S yonga setiyle dikkat çekmişti. Ancak, yeni iddialar, P70 serisinin Kirin 9010 yerine Kirin 9000S işlemcisine sahip olabileceğini gösteriyor. Özellikle giriş seviye P70 modelinde Kirin 9000S’in test edildiği belirtiliyor. Bu tercih, Huawei’nin mevcut koşullar altında hangi stratejiyi benimseyeceği konusunda önemli bir ipucu sunuyor.

Huawei P70

Ambargoların etkisi ve Kirin 9010’un geleceği

ABD’nin Huawei’ye yönelik ambargoları, şirketin TSMC’nin teknolojik imkanlarından yararlanmasını zorlaştırdı. Bu durum, Huawei’nin Kirin 9010 yonga setini yeteri kadar tedarik edememe riskini doğuruyor. Bu nedenle, P70 serisinin standart modelinde Kirin 9000S’in kullanılması, tedarik ve üretim süreçlerini nasıl etkileyecek?

Huawei, batılı pazarlardaki zorluklara rağmen 2024 yılında 100 milyon akıllı telefon satışı hedefi belirlemiş durumda. Peki, Huawei’nin P70 serisi, yaşadığı sıkıntılara rağmen bu hedefe nasıl ulaşmayı planlıyor?

Tüm bu sorular, Huawei’nin P70 serisi ile ilgili beklenen lansmanına kadar cevaplanmayı bekliyor. Ancak şu anki belirsizlik, şirketin karşılaştığı zorluklar ve stratejik değişikliklerle birlikte, Huawei’nin mobil pazarın geleceğine nasıl yön vereceği konusunda merak uyandırıyor.

Samsung telefon sıfırlama kodu nasıl kullanılıyor?

0

Bu makalede, telefonunuzu Samsung sıfırlama koduyla nasıl sıfırlayacağınıza dair eksiksiz bir kılavuz sunduk. Cihazın türüne göre değişen farklı kodları ele aldık. Ayrıca, kod çalışmazsa telefonunuzu sıfırlamak için adım adım kılavuz içeren DroidKit aracını da inceledik.

Eski Samsung telefonunuzu yenisi gibi yapmaya hazır olun. Yalnızca birkaç dokunuşla telefonunuza yeni bir soluk getirebilecek bir araç olan Samsung sıfırlama kodunu kullanabilirsiniz. Samsung sıfırlama kodu benzersiz bir sayı kombinasyonu içeriyor. Samsung telefonunuzda fabrika ayarlarına sıfırlama işleminin başlatılmasına yardımcı oluyor. Bu araç, tüm verilerinizin silinmesine ve cihazın varsayılan ayarlarına geri yüklenmesine yardımcı oluyor.

Samsung telefon sıfırlama kodu kullanımı

  • SIM kartı cihazdan çıkarın.
  • Telefon uygulamasını açın ve çevirici tuşlarına erişin.
  • *2767*3855# veya *2767*2878# kodunu girin ve arama tuşuna basın.
  • Bir uyarı açılır penceresi göreceksiniz; Devam etmek için Evet’i tıklayın.
  • Samsung telefonunuz fabrika ayarlarına sıfırlama işlemini başlatacak.

Sıfırlama işlemi tamamlanana kadar bekleyin. Süre, telefonunuzdaki verinin boyutuna göre değişiklik gösteriyor. Sıfırlama tamamlandıktan sonra Samsung telefonunuz otomatik olarak yeniden başlayacak. Yeni model Samsung telefonların sıfırlanması için tüm adımlar yukarıda belirtilenlerle aynıdır . Daha önce verilen kodlar yerine #*7728# tuşlamanız yeterli. Bu kod Samsung telefonun eski sürümünde de işe yarıyor. Eğer işe yaramazsa sonraki yöntemi deneyebilirsiniz.

Samsung sıfırlama kodunu kullandıktan sonra telefonunuz fabrika ayarlarına sıfırlama işlemi gerçekleşecek. Fabrika ayarlarına sıfırlama işlemi telefondaki tüm verilerinizi silebiliyor. Veriler fotoğrafları, mesajları, kişileri, uygulamaları ve diğer dosyaları içerecek. Sanki yeni bir cihazın kutusundan çıkmış gibi telefonunuzu orijinal ayarlarına geri getirecek. Telefonunuzda Google veya Samsung gibi oturum açmış herhangi bir hesabınız varsa bunlar kaldırılacaktır. Telefonunuzun önceki hesaplara bağlı olmamasını sağlıyor. Ancak sıfırlama sonrasında eski hesaplarınızla tekrar giriş yapabilirsiniz. Sıfırlama işlemi tamamlandıktan sonra Samsung telefonunuz otomatik şekilde yeniden başlayacak. Cihazın başlatılması ve ilk kurulum ekranını görüntülemesi birkaç dakika sürebiliyor.

Sıfırlamanın ardından telefonunuz varsayılan ayarlarına geri dönecek. Yeniden başlattıktan sonra telefonunuz, yeni bir tane satın aldığınızda olduğu gibi ilk kurulum sihirbazıyla açılacak. Ekrandaki talimatları izleyecek ve dilinizi, kablosuz bağlantınızı, Google hesaplarınızı vb. ayarlayabilirsiniz.

Intel Silicon Mobility şirketini satın alacak!

Intel, “şirketin yapay zeka stratejisini her yere yönlendirme” çabasının bir parçası olarak, elektrikli araçlar için otomotiv çipleri ve yazılımları geliştiren Fransız startup şirketi Silicon Mobility’yi satın alacak. CES’te yapılan duyuru, Intel’in yeni bir yapay zeka destekli, yazılım tanımlı çip üzerinde araç sistemi ailesini piyasaya sürmesiyle birlikte geliyor.

Intel’e göre Silicon Mobility’nin teknoloji portföyü, otomotiv pazarındaki erişimini yüksek performanslı bilgi işlemin ötesinde “akıllı ve programlanabilir güç cihazlarına” doğru genişletecek. Duyuru, Intel’in “yeni nesil araçlar” oluşturmak için yeni bir AI destekli, yazılım tanımlı araç çipleri üzerinde sistemi (SoC’ler) ailesini piyasaya sürmesinin yanı sıra Las Vegas’taki CES’te yapıldı.

Intel Silicon Mobility ile güçlerini birleştiriyor

Intel, yeni SoC serisinin güç ve performans ölçeklenebilirliğine yönelik endüstri talebini karşılamak üzere tasarlandığını ve sürücü ve yolcu izleme gibi araç içi yapay zeka kullanım durumlarını mümkün kılmak için yapay zeka hızlandırma yeteneklerine sahip olduğunu söyledi. CES’teki bir gösteri sırasında Intel, SoC’leri kullanan üretken yapay zeka, elektronik aynalar, yüksek çözünürlüklü görüntülü arama ve bilgisayar oyunları dahil 12 gelişmiş iş yükünü sergiledi.

Çinli otomobil üreticisi Zeekr’in, Intel’in yeni SoC’lerini araçlarına uygulayan ilk orijinal ekipman üreticisi olduğu doğrulandı. Intel Automotive’in başkan yardımcısı Jack Weast: “Intel, sektörün en büyük zorluklarını çözmek için ‘tüm araç’ yaklaşımını benimsiyor. Araç platformunda yenilikçi yapay zeka çözümlerinin kullanılması, sektörün elektrikli araçlara dönüşüme yön vermesine yardımcı olacak” dedi.

Jack Weast: “Silicon Mobility’nin satın alınması, endüstri için kritik bir enerji yönetimi ihtiyacını karşılarken aynı zamanda sürdürülebilirlik hedeflerimiz ile de örtüşüyor” ifadelerini kullandı. Intel ayrıca elektrikli araç güç yönetimi için endüstriyi belirleyen yeni bir uluslararası standarda da başkanlık edecek.

Bir şirket açıklamasında: “Bugün Intel SoC’ler 50 milyondan fazla araçta bulunuyor ve bilgi-eğlence sistemlerine, ekranlara, dijital gösterge kümelerine ve daha fazlasına güç sağlıyor. Yarın, Intel’in genişletilmiş yapay zeka destekli ‘tüm araç’ yol haritası, sektörü daha ölçeklenebilir, yazılım tanımlı ve sürdürülebilir bir geleceğe taşıyacak” denildi.

TikTok kullanıcı adı değiştirme

TikTok’u kullanmaya başladığınızda sizden bir profil adı ve kullanıcı adı isteniyor. Bir süredir TikTok kullanıyorsanız birini veya her ikisini de değiştirmek istediğinize karar vermeniz alışılmadık bir durum olmayacak. Belki de gerçek adınızı kullandınız ve ilk başta adınızın kamuya açıklanacağının farkında değildiniz. Belki de ilk başta seçtiğiniz ad, yayınlayacağınız içerik türü için artık pek uygun değildi. Başka bir senaryoda da heyecan verici bir şeyle tanınmak istediğinize karar vermiş olabilirsiniz. Her durumda profil adınızı veya kullanıcı adınızı değiştirmek çok kolay.

Adım adım TikTok kullanıcı adı değiştirme

  • Profil sayfanıza gidin ( sağ alt köşedeki Profil simgesine dokunarak).
  • Profili düzenle’yi seçin.
  • Ad (profil adınızı değiştirmek için) veya Kullanıcı Adı öğesini seçin.
  • Yeni adınızı yazın. (Kullanıcı adınız söz konusu olduğunda, bunun benzersiz olması gerektiğini unutmayın.)

Kullanıcı adınızı değiştirmeden önce bilmeniz gereken birkaç şey daha var. Öncelikle, kullanıcı adınız yalnızca 30 günde bir değiştirilebiliyor. Bu nedenle en azından bu süre boyunca birlikte yaşayabileceğiniz bir kullanıcı olduğundan emin olmalısınız. Ayrıca, kullanıcı adınızı değiştirirseniz bu, kişisel TikTok URL’nizi de değiştireceğiniz anlamına geliyor Bu genellikle tiktok.com/@kullanıcıadı biçiminde oluyor. Sonuç olarak, eski adresi kullanmaya çalışan hiç kimse artık videolarınızı göremeyecek. Son olarak, onaylı bir hesabınız varsa  ve kullanıcı adınızı değiştirirseniz, o hesap artık doğrulanmıyor.

TikTok’a yeni başlıyorsanız ve önemli ölçüde yatırım yaptığınız bir marka adınız yoksa, nişinize veya sektörünüze en uygun kullanıcı adını seçmeyi düşünün. Temelde hedef kitlenizin TikTok içeriğinizi bir bakışta tanımasını istiyorsunuz. Örneğin Dublin merkezli makyaj sanatçısı Rebecca Malloy, platformda ciddi görünümler sağlıyor. Kullanıcı adı (ve görünen adı) size onun tam olarak kim olduğunu ve neyle ilgili olduğunu anlatır. Neredeyse 200 bin takipçisiyle bir etki yarattığı oldukça açık görünüyor.

Kullanıcı adınızın kısa ve hatırlanması kolay olduğundan emin olun. Marka adınıza mümkün olduğunca yakın tutun. Gereksiz harflerden, rakamlardan, noktalama işaretlerinden veya simgelerden kaçının. Tüm sosyal medya hesaplarınızda tutarlılığı koruyun

Google uygunsuz içerik politikasını güncelliyor!

Google tarafından reklamverenlere gönderilen özel bir postada, Google’ın Şubat 2024’te hassas olay tanımını netleştirmek için uygunsuz içerik politikasını güncelleyeceği açıklandı. Bu güncelleme, hassas olayı istismar eden, reddeden ya da görmezden gelen ürün ya da hizmetlerin veya hassas olay sırasında talebi karşılamaya yetmeyebilecek ürün veya hizmetlerin satışını yapmaya çalışan web sitelerinin içeriklerinin arama sonuçlarında çıkmamasına neden olabilecek.

Hassas olay nasıl tanımlanıyor?

“Hassas olay”, Google tarafından aşağıdaki şekilde tanımlanıyor:

“Hassas olay”, Google’ın yüksek kaliteli, alakalı bilgiler sağlama, doğruluğu kontrol etme ve belirgin, para kazandıran özelliklerdeki duyarsız veya istismar edici içeriği azaltma becerisi açısından önemli risk oluşturan, öngörülemeyen bir olay ya da gelişmedir. Hassas olay sırasında bu riskleri gidermek için çeşitli önlemler alabiliriz.

Toplumsal acil durumlar, doğal afetler, kamu sağlığı sorunları, terörizm ve ilgili faaliyetler, çatışma veya toplu şiddet gibi sosyal, kültürel ya da politik etkiye sahip olaylar hassas olay örneği olarak verilebilir.

Google hangi içerikleri göstermeyecek?

Google tarafından gönderilen postada, yasaklı olarak adlandırılan içerikler de bu şekilde tanımlanıyor:

Yasak örnekleri (olası her örneği içermez):

  • Fahiş fiyatlar veya yaşamsal kaynaklara erişimi yasaklayacak/kısıtlayacak şekilde fiyatları yapay olarak artırma dahil olmak üzere hassas olayı istismar eden, reddeden ya da görmezden gelen ürün ya da hizmetler. Hassas olay sırasında talebi karşılamaya yetmeyebilecek ürün veya hizmetlerin satışı
  • Ek trafik sağlamak için hassas olayla alakalı anahtar kelimeler kullanma
  • Hassas olayın mağdurlarının kendi trajedilerinden sorumlu olduklarına dair iddialar veya mağdurların suçlandığı benzer durumlar: hassas olayın mağdurlarının telafi ya da desteği hak etmediği, belirli ülkelerdeki mağdurların küresel bir halk sağlığı krizinden sorumlu olduğu ya da bunu hak ettiği iddiaları

Detaylar ve yeni güncellemeler, Google’ın uygunsuz içerik politikası sayfasında duyuruluyor.

Samsung Galaxy S24 serisi özellikleri sızdı: İşte tüm detaylar!

Samsung’un merakla beklenen amiral gemisi serisi Galaxy S24, S24 Plus ve S24 Ultra‘nın özellikleri sonunda gün yüzüne çıktı! Resmi tanıtımına sadece üç gün kala, cihazların özellikleri ve tasarım detayları, sızan bilgilerle gündemi sarstı.

Galaxy S24 Ultra: Ultra Performans, Ultra Kameralar! Galaxy S24 Ultra, serinin zirvesinde yer alıyor ve donanım özellikleriyle göz kamaştırıyor. 6.8 inç QHD+ 120 Hz Dynamic AMOLED 2X ekran ve Snapdragon 8 Gen 3 veya Exynos 2400 işlemci, kullanıcılara yüksek performans vaat ediyor. Ancak asıl dikkat çeken nokta, 200 MP geniş açılı kamera ve 5x optik yakınlaştırma özellikleri ile donatılmış kamerası. Yapay zeka destekli kamera özellikleri, kullanıcıların fotoğraf ve video deneyimini zirveye taşıyacak gibi görünüyor.

Galaxy S24 Plus, 6.7 inç QHD+ ekran ve yüksek performanslı işlemcisiyle dikkat çekiyor. 4900 mAh bataryası ve 45W hızlı şarj desteği, kullanıcıların enerji ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanmış. 50 MP geniş açılı kamera ve 3x optik zoom özellikleri, kamera deneyimini zenginleştiriyor.

Galaxy S24: Kompakt Tasarım, Güçlü Performans! Galaxy S24, 6.2 inç FHD+ ekran ve yüksek kaliteli işlemcisiyle kompakt bir tasarım sunuyor. 4000 mAh bataryası, enerji verimliliğiyle birleşerek günlük kullanım için ideal bir deneyim sunmayı amaçlıyor. 12 MP ultra geniş açılı kamera ve 2x optik zoom, kullanıcıların çekim yeteneklerini artırıyor.

Yapay zeka: Fotoğrafçılıkta yeni boyut!

Samsung Galaxy S24 serisi yapay zeka kullanımını ön plana çıkarıyor. “Galaxy AI” vurgusuyla yapılan basın görselleri, yapay zekanın fotoğrafçılık deneyimini nasıl zenginleştireceğini gösteriyor. Özellikle Pixel 8 serisinde gördüğümüz gibi, çeşitli yapay zeka destekli kamera özellikleri kullanıcıları bekliyor. Örneğin, fotoğraf üzerindeki nesneleri taşıma, küçültme ve silme gibi yenilikçi yetenekler, kullanıcıları bekleyen sürprizler arasında.

Bluetooth 5.3, Wi-Fi 7, Ultra Wide Band ve 5G gibi bağlantı özellikleri, Galaxy S24 serisinin geleceğin teknolojisine uyumlu olduğunu gösteriyor. Hızlı şarj teknolojisi ise kullanıcıların cihazlarını daha hızlı bir şekilde şarj etmelerine olanak tanıyacak.

17 Ocak’ta gerçekleştirilecek olan resmi tanıtım etkinliği, Galaxy S24 serisinin tüm detaylarını açığa çıkaracak. Teknoloji tutkunları, bu etkinliği sabırsızlıkla bekliyor ve Samsung’un yeni amiral gemilerinin piyasadaki rekabeti nasıl etkileyeceğini görmek için heyecanla bekliyor.

Parmak izleri gerçekten benzersiz mi?

Columbia’nın bilgisayar bilimi bölümünde lisans son sınıf öğrencisi olan Guo, ortak yazarlarından biri olan Buffalo Üniversitesi’nden profesör Wenyao Xu ile birlikte konuyla ilgili bir çalışma yapan bir ekibe liderlik etti. Science Advances dergisinde yayınlanan makale, parmak izleri hakkında uzun zamandır kabul edilen bir gerçeği alt üst ediyor gibi görünüyor. Guo ve meslektaşları, bunların hepsinin benzersiz olmadığını savunuyor.

Yapay zeka parmak izleri benzersiz değil diyor

Aslında dergiler, ekip itiraz etmeden önce çalışmayı birçok kez reddetti ve sonunda Science Advances’e kabul ettirdi. Çalışmadan önce adli tıp konusunda hiçbir geçmişi olmayan Guo, “Başlangıçta adli tıp camiasından çok fazla tepki geldi” diye hatırladı.

Guo: “Makalemizin ilk bir veya iki tekrarında, hiçbir parmak izinin birbirine benzemediğinin bilinen bir gerçek olduğunu söyledi. Sanırım bu, çalışmamızı geliştirmemize gerçekten yardımcı oldu, çünkü sonunda kanıtlar tartışılmaz hale gelene kadar daha fazla veri koymaya devam ettik” dedi.

Ekip, şaşırtıcı sonuçlara ulaşmak için, yüz tanıma gibi görevlerde yaygın olarak kullanılan, derin karşılaştırmalı ağ adı verilen bir yapay zeka modeli kullandı. Araştırmacılar buna kendi yorumlarını eklediler ve ardından bazen aynı kişiye ve bazen de farklı kişilere ait olan çiftler halinde 60.000 parmak izinden oluşan ABD hükümetinin veri tabanını besledi.

Çalışırken yapay zeka tabanlı sistem, aynı kişinin farklı parmaklarından alınan parmak izlerinin güçlü benzerlikler paylaştığını ve bu nedenle parmak izlerinin ne zaman aynı kişiye ait olduğunu, ne zaman olmadığını tek bir çift için doğrulukla söyleyebildiğini buldu. Yüzde 77’ye ulaşarak her parmak izinin “benzersiz” olduğunu çürütüyor gibi görünüyor. Guo, “Bunun neden böyle olduğuna dair kesin bir açıklama bulduk: parmak izinin merkezindeki açılar ve eğrilikler” dedi.

Yüzlerce yıllık adli analizler boyunca insanların, parmak izi tanımlaması için geleneksel işaretleyiciler olarak kullanılan, parmak izi sırtlarındaki dallanmalar ve uç noktalar olan “küçük ayrıntılar” adı verilen farklı özelliklere baktığını ekledi. Yazarlar verilerdeki potansiyel önyargıların farkında olduklarını söyledi. Araştırmaya göre, yapay zeka sisteminin cinsiyetler ve ırklar arasında hemen hemen aynı şekilde çalıştığına inansalar da sistemin gerçek adli tıpta kullanılabilmesi için daha geniş bir parmak izi veri tabanının analizi yoluyla daha dikkatli bir doğrulama yapılması gerekiyor.

Moskovalı internet sağlayıcısı saldırıya uğradı!

Ukraynalı hacker grubu, Kyivstar siber saldırısının intikamı olarak Moskova ISS’sini kapattı. Ukrayna istihbaratıyla bağlantılı olduğuna inanılan Ukraynalı bir hacker grubu, Kyivstar siber saldırısının intikamını almak için Moskova merkezli bir internet sağlayıcısının sunucularına yıkıcı bir saldırı gerçekleştirdi.

Moskovalı internet sağlayıcısı siber saldırıyla mücadele ediyor

Blackjack olarak bilinen grup, M9com’un sistemlerine başarıyla girerek terabaytlarca veriyi silerek büyük hasara neden oldu. Sonuç olarak, Moskova’da yaşayan çok sayıda kişi internet ve televizyon hizmetlerinde kesintiler yaşadı. Ek olarak Blackjack hacker grubu yakın gelecekte daha büyük potansiyele sahip bir saldırı konusunda uyarıda bulundu.

Ukrinform’un aktardığı bilgilere göre M9com’a yapılan siber saldırıda yaklaşık 20 terabayt veri silindi. Saldırı, şirketin resmi web sitesi, posta sunucusu ve siber koruma hizmetleri dahil olmak üzere çeşitli kritik hizmetlerini hedef aldı. Ayrıca bilgisayar korsanları, M9com’un posta sunucusu ve istemci veritabanlarından 10 gigabaytın üzerinde veriye erişmeyi ve bunları indirmeyi başardı. Daha da kötüsü, çalınan bu bilgiyi Tor tarayıcısı aracılığıyla herkesin erişimine açık hale getirdi.

Saldırının arkasındaki bilgisayar korsanları, daha büyük bir siber saldırı beklentisiyle bunu bir “ısınma saldırısı” olarak nitelendirdi. Yaklaşan bu saldırının “Kyivstar için ciddi bir intikam” görevi göreceğini özellikle belirtti. Bu referans, Rus aktörlerin Aralık ayında Ukrayna’nın en büyük telekomünikasyon şirketini hedef aldığı son bilgisayar korsanlığı olayıyla ilgili. O olay sırasında Ukrayna’da milyonlarca insan günlerce internet erişiminden mahrum kaldı. Bir emniyet teşkilatından gelen isimsiz bir kaynağa göre, M9com saldırısından sorumlu hacker grubunun muhtemelen Ukrayna Güvenlik Servisi’ne (SBU) bağlı olduğuna inanılıyor.

M9com’a yapılan saldırının niteliğine bakıldığında, bilgisayar korsanlarının Moskova’yı vurduğunda şirketin arka uç operasyonlarına erişim sağladıkları görülüyor. Bu, Kyivstar olayında olduğu gibi sunuculardaki verileri etkili bir şekilde silmelerine olanak tanıdı. Doğrudan sunucuları hedef almayı ve tehlikeye atmayı içeren bu tür saldırıların, daha sık gözlemlenen dağıtılmış hizmet reddi (DDoS) saldırılarına kıyasla daha az yaygın olduğunu belirtmekte fayda var. DDoS saldırıları, sistemi otomatik isteklerle doldurarak sistemi bunaltarak hizmetin erişilemez hale gelmesine neden oluyor. SBU Siber Güvenlik Departmanı Başkanı Ilya Vityuk, verdiği röportajda Rus hackerların Mayıs 2023’te Kyivstar’ın sistemine sızdığını belirtti. Ancak bu iddia, Kyivstar’ın sözcüsü Irina Lelichenko tarafından yalanlandı.

Yapay zekalı bilgisayarlar CES’e damga vurdu!

Son altı aydır PC endüstrisini takip eden kişileri şaşırtmayacak şekilde, Intel’in Core Ultra ve AMD’nin Ryzen 8000’i gibi yeni çiplerle ve özel “Sinir İşlemci Birimleri” (NPU’lar) ile desteklenen “AI PC’ler” CES 2024’te her yerde. Bunlar, bulut sunucularına bulut sunuculara yerine yapay zeka görevlerini yerel olarak hızlandırmaya yardımcı oluyor. Peki bu , sıradan bir bilgisayar kullanıcısı olan sizin için aslında ne anlama geliyor?

Yerel, NPU tarafından işlenen yazılımların ilk uygulamalarının çoğu, ağırlıklı olarak yaratıcı iş yüklerine odaklandı. Adobe Photoshop, DaVinci Resolve ve Audacity gibi araçların performansını artırdı . Peki yerel yapay zeka Joe Schmoe’ya nasıl yardımcı olabilir?

Yapay zekalı bilgisayarlar gelişim gösteriyor

HP’nin yeni Omen Transcend 14’ü, GPU’nun Cyberpunk 2077’yi çalıştırırken NPU’nun video akışı görevlerini boşaltmak için nasıl kullanılabileceğini gösterdi. Elbette şık ama bir kez daha yaratıcılara odaklandı. Acer’ın Swift dizüstü bilgisayarları neyse ki daha pratik bir bakış açısına sahip. Yapay Zeka filtreli ses ve video için Geçici Gürültü Azaltma ve Acer’ın PurifiedView ve PurifiedVoice 2.0 olarak adlandırdığı özellikleri üç mikrofonlu bir diziyle entegre ediyorlar ve bu yılın sonuna doğru vaat edilen daha fazla yapay zeka özelliği var.

MSI’ın yerel yapay zekaya yönelik hamlesi aynı zamanda Zoom ve Teams çağrılarının temizlenmesiyle de ilgileniyor. Core Ultra dizüstü bilgisayar demosu, Windows Studio Effects’in bir video görüşmesinin arka planını otomatik olarak bulanıklaştırmak için NPU’ya dokunduğunu gösterdi. Yanında, Nvidia’nın harika yapay zeka destekli Broadcast yazılımıyla donatılmış bir dizüstü bilgisayar da aynısını yapıyordu. Core Ultra dizüstü bilgisayar, arka plan bulanıklığını işlemek için ayrı bir GPU’yu çalıştırmaya ihtiyaç duymadığından, görevi düşük güçlü NPU’ya yönlendirdiğinden, Nvidia dizüstü bilgisayardan önemli ölçüde daha az güç kullandı. Bu harika bir şey ve RTX Broadcast’in aksine, GeForce grafik kartının kurulu olmasını gerektirmiyor.

MSI’ın yeni yapay zeka motoru, pratik şekilde dizüstü bilgisayarınızda ne yaptığınızı akıllı olarak algılıyor. Görevin gerektirdiği şekilde pil profilini, fan eğrilerini ve ekran ayarlarını dinamik olarak değiştiriyor. Bir oyun oynadığınızda her şey yoluna girer; Word belgelerini sallamaya başlayınca her şey kötüye gidiyor. Harika, ancak mevcut dizüstü bilgisayarlar bunu zaten bir dereceye kadar yapıyor.

MSI ayrıca popüler Stable Diffusion yerel üretken yapay zeka sanat çerçevesi üzerinde çalışan, metin istemlerinden görüntüler oluşturmanıza, taktığınız görüntülerden uygun metin istemleri oluşturmanıza ve seçtiğiniz görüntülerden yeni görüntüler oluşturmanıza olanak tanıyan şık bir yapay zeka Artist uygulamasını da tanıttı. Windows Copilot ve diğer üretken sanat hizmetleri bunu yapabiliyor.