Melek yatırımcı nasıl olunur?

Melek yatırımcılar, kendi yatırımlarından geri dönüş alırken startup şirketlerinin büyümesine de yardımcı olabiliyor. Ayrıca yatırım portföylerini geleneksel tahvil ve hisse senetlerinin ötesinde çeşitlendirmek için yeni fırsatlar sunuyor. Melek yatırımcıların ne olduğunu ve nasıl melek yatırımcı olunacağını öğrenmek, bu tür bir yatırımcı olmanın sizin için uygun olup olmadığına karar vermenize yardımcı olabiliyor.

Bu yazıda melek yatırımcının ne olduğunu açıklıyor, dokuz adımda nasıl melek yatırımcı olunacağını yanıtlıyoruz.

Melek yatırımcı, yeni kurulan işletmelere özsermaye veya gelirin bir kısmı karşılığında finansman sağlıyor.

Melek yatırımcı olarak başlamak için kaynak bulabilirsiniz. Başkalarıyla ağ kurabilirsiniz. Ayrıca sizin için doğru yatırımları bulmak üzere bir gruba katılabilirsiniz.

İlk aşamadan son aşamaya melek yatırımcı nasıl olunur?

Melek yatırımcı olmayı seçerken potansiyel riskleri değerlendirebilirsiniz. Yatırım hedeflerinize uygun bir değerleme yöntemi seçebilirsiniz. Melek yatırımcı nasıl olunur konusunda dikkat edilmesi birkaç nokta var.

İlk aşamada kimi finanse edeceğinizi seçin. Melek yatırımcılar, yatırım yapılabilir girişimleri melek grupları veya ağları aracılığıyla buluyor. Destek ve mentor olun. Melek yatırımcılar, sermaye artırmanın yanı sıra yeni kurulan şirketlerin iş kararları almasına yardımcı oluyor. Geri dönüşlerini toplayın. Melek yatırımcılar, satın alma veya halka arz gibi özsermaye, gelir ve likidite olaylarından kendilerine düşen payı topluyor.

Yatırımcılar genellikle yedi yıllık bir süre içinde ilk yatırımlarının 10 ila 50 katı kadar getiri ararlar. Bir startupın sektörü yüksek getiri elde etme şansını gösterebiliyor. Melek yatırımcıları cezbeden ortak sektörler şu şekilde:

  • Sağlık hizmeti
  • Enerji ve fayda
  • Tüketici ürünleri ve hizmetleri
  • Mobil telekomünikasyon
  • internet
  • Elektronik

Neden melek yatırımcı olmak istediğinizi, belirli bir süre içerisinde ne kadar yatırım yapmak istediğinizi ve ne tür yatırımların ilginizi çektiğini düşünün. Beğendiğiniz şirket türlerini, hangi endüstrileri tercih ettiğinizi, startup’ın konumunu ve riske atmak istediğiniz net değer miktarını göz önünde bulundurun.

Melek yatırımlarla ilgili temel bilgileri öğrendikten, süreçten memnun kaldıktan, gerekli bilgileri edindikten ve bir startup şirketi seçtikten sonra yatırımınızı yapmanın zamanı geldi. Ortalama olarak, çoğu yeni melek yatırımcı yatırımlarını yapmak için araştırma ve hazırlık yapmak için altı veya yedi ay harcıyor.

WhatsApp’a e-posta doğrulaması geliyor

0

WhatsApp, kullanıcıların gizliliğini ve güvenliğini artırmak amacıyla yeni bir özellik üzerinde çalışıyor ve bu özellik kısa bir süre içinde tüm kullanıcılara sunulacak. İki adımlı e-posta doğrulaması, Ağustos ayından bu yana geliştirilen ve şu anda beta kullanıcılarına sunulan bu önemli güvenlik önlemi, kullanıcıların WhatsApp hesaplarını daha güvenli hale getirmelerine olanak tanıyacak.

Bu yeni özellik sayesinde kullanıcılar, hesaplarına kişisel e-posta adreslerini bağlayarak hesaplarını ek bir güvenlik katmanıyla koruma altına alabilecekler. Bu da demek oluyor ki, hesaplarına erişim daha da güçlü bir şekilde korunacak ve veri hırsızlığı veya bilgisayar korsanlığına karşı daha etkili bir önlem alınmış olacak.

WhatsApp’ın beta sürümünden gelen görseller, bu yeni özelliğin kullanımının oldukça basit olduğunu gösteriyor. Kullanıcılar, sadece birkaç adımı takip ederek WhatsApp’a e-posta adreslerini ekleyebilecekler. Bu e-posta adresi yalnızca kullanıcının görebileceği şekilde gizli tutulacak ve e-posta hesabını doğrulamak için bir bağlantı gönderilecek. Bu sayede kullanıcılar, hesaplarına ek bir güvenlik katmanı eklemek konusunda rahatça adım atabilecekler.

Resmi bir lansman tarihi henüz açıklanmamış olsa da, WhatsApp’ın bu yeni doğrulama sisteminin yakın gelecekte tüm kullanıcılara sunulması bekleniyor. Bu adım, WhatsApp’ın gizlilik ve güvenlik önlemlerini artırmak için attığı önemli adımlardan sadece biri olarak öne çıkıyor. Kullanıcıların bilgilerinin ve iletişimlerinin daha iyi korunmasına yönelik bu tür gelişmeler, WhatsApp’ın güvenilirliğini daha da artıracak gibi görünüyor.

Intel CEO’su, şirketin en büyük hatalarını açıkladı!

Intel’in CEO’su Pat Gelsinger, şirketin geçmişte yaptığı üç büyük hatayı açıkladı. Bu hatalar, akıllı telefon işini bırakma, yapay zeka odaklı GPU çalışmalarını iptal etme ve büyük bir dökümhane inşa etmeye yeterli odaklanmama olarak sıralandı.

Intel’in en büyük başarısızlıklarından biri, akıllı telefon çipleri konusundaki girişimlerdi. İlk Atom işlemcileri 2008’de tanıtıldı ve başlangıçta netbooklarda tercih edildi. Ancak 2012 yılında cep telefonlarına taşındığında, ARM işlemcilerine karşı rekabet edemedi ve proje 2016’da rafa kaldırıldı.

Ayrıca, 2010’da başlatılan Larrabee projesinin iptali de bir başka hataydı. Bu genel amaçlı GPU projesi, Gelsinger’in Intel’den ayrılmasının ardından iptal edildi. Eğer başarılı olsaydı, şirket, yapay zeka alanında Nvidia’ya karşı daha rekabetçi olabilirdi.

CEO, ayrıca Intel’in beş yapay zeka şirketini satın almasını eleştirdi ve Larrabee’nin devam etmesi durumunda bu satın almaların gereksiz olacağını savundu. Ancak 2019’da 2 milyar dolara satın alınan Habana Labs’ın Gaudi ürünleri, şirketin yapay zeka yol haritasının temelini oluşturuyor.

Son olarak, Gelsinger, şirketin büyük bir dökümhane kurma konusundaki eksik çabalarını eleştirdi. Şirket şu anda döküm işini önceliklendirmiş durumda ve rekabeti yakalamak için yoğun şekilde çalışıyor. Gelsinger, Intel’in son teknoloji çipleri sadece kendi kullanımı için üretmesinin hata olduğunu savundu.

Pat Gelsinger, Intel’in yeni bir rota çizdiğini ve bu rotanın şirketin geleceği için ne kadar başarılı olacağının zamanla görüleceğini belirtti. Intel, bu hatalardan ders alarak gelecekte daha rekabetçi olmayı hedefliyor.

SpaceX, Falcon 9 roketi ile yeni bir rekor kırdı!

SpaceX, kendi Falcon 9 roketiyle bir kez daha rekor kırdı. 3 Kasım Cuma günü, Florida’nın Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu’ndan gerçekleşen bir fırlatma ile Falcon 9 roketi, SpaceX’in 23 Starlink internet uydusunu yörüngeye başarıyla taşıdı. Bu görev, Falcon 9’un ilk aşaması için benzeri görülmemiş 18. görevi olarak kayda geçti.

Falcon 9 roketi, uzay taşımacılığı alanında dikkat çekici bir geçmişe sahiptir. Daha önce, 30 Mayıs 2020’de NASA astronotları Doug Hurley ve Bob Behnken’i uzaya taşıyarak SpaceX’in insanları yörüngeye gönderme misyonunda tarihi bir adım atmıştı. Bu başarı, SpaceX’i tarih kitaplarına yazdırdı.

Ancak, bu rekor sadece Falcon 9 roketi için bir dizi başarının bir parçasıdır. Roket, birçok misyonda görev alarak uzaya olan taşıma görevlerini başarıyla yerine getirdi. Roketin 20. uçuşa ulaşabilmesi için ilerleyen zamanlarda daha fazla görevde yer alması beklenmektedir.

Falcon 9 roketinin uzun süre boyunca aktif kalabilmesi, uzay taşımacılığının geleceği için önemli bir adımdır. SpaceX’in kurucusu ve CEO’su Elon Musk, yeniden kullanılabilir uzay uçuş donanımının önemini vurguluyor. Bu, Mars’a insan yerleşimi ve diğer büyük uzay keşifleri için önemli bir ilerleme sağlayabilir.

Falcon 9 roketinin uzay yolculukları sırasında gövdesinin renginin değişmesi ve egzozdan kaynaklanan birikintiler, bu roketin uzun bir hizmet geçmişini yansıtıyor. Bu başarılar, SpaceX’in uzay taşımacılığı alanındaki liderliğini pekiştiren önemli gelişmelerden sadece biri.

Elon Musk ve SpaceX, uzay keşfi ve taşımacılığının geleceğini şekillendirmeye devam ediyor. Bu rekora imza atan Falcon 9 roketi, bu vizyonun bir parçası olarak sürekli olarak tarihi bir rol oynuyor.

Apple’ın Çin’deki iPhone satışları, Huawei yüzünden düşüyor!

Çin’deki akıllı telefon pazarı, apple için son dönemde karmaşık bir seyir izliyor. apple, bu büyük pazarda karşılaştığı zorluklarla başa çıkmak için stratejik adımlar atmaya çalışıyor. son raporlara göre, tf securities’den analist ming-chi kuo, foxconn’daki tedarik zinciri sorunları nedeniyle özellikle iphone 14 pro ve iphone 14 pro max modelleri için iphone sevkiyatlarında önemli bir düşüş yaşandığını belirtti. kasım 2022’de 12 milyon adetlik bir azalma yaşanmıştır.

Bu düşüşün bir kısmı, çin pazarında yapısal değişikliklere neden olan huawei’nin yeniden canlanmasına da bağlanabilir. Huawei, bir dönem çin’deki pazar lideriydi, ancak abd hükümetinin yaptırımları ve diğer faktörler nedeniyle zorlu bir dönem geçirmişti. Huawei’nin toparlanması, apple’ın pazar payını etkileyen bir faktör olarak öne çıkıyor.

Apple pazar

Hindistan’da büyüme potansiyeli

Ancak, apple küresel ölçekte hala büyümeye devam ediyor. özellikle hindistan gibi büyüme potansiyeli yüksek pazarlara odaklanmış durumda. hindistan’da, finansman seçenekleri ve cazip tekliflerle birlikte premium akıllı telefonlara olan ilgi artıyor. ayrıca, apple’ın yerel üretim girişimleri, pazar payını artırmada önemli bir rol oynuyor. şirketin hindistan’daki pazar payını %4,5’ten %6’ya çıkarması bekleniyor.

Apple’ın stratejik yaklaşımı

Apple ceo’su Tim Cook, Çin’deki zorluklara rağmen iyimserliğini koruyor. şirket, e-ticaret platformlarında iphone 15 serisi için fiyat indirimleri ve inovasyon çabaları gibi stratejilerle pazardaki pozisyonunu güçlendirmeye çalışıyor. cook, apple’ın çin pazarına olan bağlılığını vurguluyor ve şirketin gelecekteki hedeflerine odaklandığını belirtiyor.

apple, çin’deki zorlukları hindistan ve diğer büyüme potansiyeli olan pazarlardaki büyümeyle dengelemeyi hedefliyor gibi görünüyor. şirketin stratejik hamleleri ve pazar odaklı yaklaşımı, rekabeti sıkı tutmayı amaçlıyor. apple, küresel ölçekte hala güçlü bir pazar payına sahip olmaya devam ediyor ve pazar dinamiklerine uyum sağlama konusundaki kararlılığını sürdürüyor.

Windows 11 23H2 güncellemesi ile Windows’a yapay zeka geliyor!

Windows güncellemesinin getirdiği en büyük değişiklik, Microsoft’un artık masaüstünde bağımsız bir uygulama olarak kullanılabilen yapay zeka destekli sohbet robotu Copilot. 

Bing Chat’i temel alan Copilot, sistem ayarlarını değiştirme veya bir odaklanma oturumu başlatma yeteneği de dahil olmak üzere bir dizi özellikle birlikte geliyor. Microsoft, daha geniş çapta kullanıma sunmadan önce, başlangıçta Kuzey Amerika ile Asya ve Güney Amerika’nın bazı kısımları da dahil olmak üzere belirli küresel pazarlara yönelik bir ön izleme sürümü sunacağını söylediğinden, Copilot’un küresel olarak hemen kullanıma sunulmayacağını belirtmekte fayda var.

Dikkat çeken bir diğer değişiklik ise bağımsız Sohbet uygulamasının kaldırılması ve yerine Microsoft Teams’in eklenmesi. Teams varsayılan olarak görev çubuğuna sabitlenmiş olsa da, eğer rahatsız olmuyorsanız ve ekranınızın kalabalıklaşmasını istemiyorsanız kısayolu birkaç tıklamayla kolayca kaldırabilirsiniz.

Microsoft ayrıca uygulamaların yönetilme biçiminde de bazı değişiklikler yapıyor. Planın bir parçası olarak sistem uygulamaları artık Başlat Menüsündeki ‘Tüm Uygulamalar‘ın altında bir ‘Sistem‘ etiketi gösterecek. Mevcut kurulumda, sistem uygulamaları ‘Ayarlar‘ panelindeki ‘Yüklü Uygulamalar‘ altında listeleniyor ancak güncellemenin ardından Sistem > Sistem Bileşenleri altında kendi ‘Ayarlar‘ sayfalarına sahip olacaklar. Burada bulacağınız uygulamalardan bazıları Game Bar, Microsoft Store ve Phone Link.

Bu değişikliklere ek olarak, gelen güncelleme aynı zamanda yeniden tasarlanmış bir Dosya Gezgini, RGB aydınlatma kontrolleri, USB4 ve Thunderbolt cihazları için bir ayarlar sayfası ve arka plan kaldırma ve katman desteği sunan güncellenmiş bir Paint uygulamasını da içeriyor. 

Diğer düşünceli eklemeler arasında yenilenen Fotoğraflar ve Snipping Tool uygulamaları yer alıyor. İlki, ana konuya odaklanmak için arka planı bulanıklaştırabilirken; ikincisi, ekran görüntülerindeki metni tanıyabiliyor ve hatta kullanıcı gizliliğini korumak için bazı kısımlarını düzeltebiliyor.

23H2 güncellemesi şu anda isteğe bağlı bir güncelleme olarak sunuluyor ve Microsoft, otomatik güncelleme sürecinin “önümüzdeki aylarda” başlayacağını söylüyor. Güncellemeyi hemen almak için Ayarlar‘a gidin, Windows Update‘i seçin. Ardından ‘En son güncellemeleri çıktıkları anda alın‘ seçeneğinin yanındaki düğmeyi açın. Şimdilik ‘Güncellemeleri kontrol et‘e basmanız yeterli.

Nanoteknolojinin bir sonraki keşfi yepyeni bir su geçirmez malzeme oldu!

0

Ayrıca, bu malzeme çeşitleri üzerinde yapılan ek araştırmalar, sıvı benzeri moleküllerin yüksek konsantrasyonlarda olduğu gibi düşük konsantrasyonlarda da, suya aynı derecede dayanıklı olduklarını gösterdi.

Bu yeni araştırma özellikle faydalı çünkü daha önce moleküllerin düşük konsantrasyonlarının su ile silikon yüzeyi arasında daha fazla sürtünmeye neden olacağına ve dolayısıyla suyun ona yapışmasına neden olacağına inanılıyordu. Ancak Nature Chemistry‘de yer alan yeni makale, durumun hiç de böyle olmadığını gösteriyor.

Araştırmacılar daha fazla sürtünme bulmak yerine, konsantrasyonun düşük olduğu durumlarda bile suyun malzemeden serbestçe aktığını keşfetti. Aslında yüzeyden akarak hem yüksek hem de düşük konsantrasyonlarda süper su geçirmez bir malzeme gibi davranmasını sağlıyor. Araştırmacılar, bunun, neredeyse ihtiyaç duyulan her yerde damlacık hareketliliğini artırabileceğimiz anlamına geldiğini belirtiyor.

Bu keşfin bu kadar önemli olmasının en büyük nedenlerinden biri, diğer süper su geçirmez malzemelerin ne kadar kırılgan olabileceği. Çoğu için kaplamaların çok ince olması gerekiyor, bu da fiziksel temastan sonra hızla dağıldıkları anlamına geliyor. Ancak bu yeni keşif, bu malzemeleri daha da dayanıklı hale getirebilir.

Bu, borularda ısı transferi, buz çözme ve buğulanmayı önleme gibi şeylerin yanı sıra kendi kendini temizleyen yüzeylerin süper su geçirmez malzemeyi kullanmasına da olanak sağlayabilir. 

Belki de bu tür malzemelerin sonunda giysilere dahil edildiğini görebiliriz; böylece yağmur botları, yağmurluklar ve diğer giysi türleri birkaç yıl sonra daha fazla su geçirmezlik özelliği sunabilir.

Microsoft Exchange’de büyük açık!

Sıfır gün güvenlik açıkları, Trend Micro’nun Sıfır Gün Girişimi (ZDI) tarafından dün açıklandı ve 7 ve 8 Eylül 2023’te Microsoft’a bildirildi.

Microsoft’un raporları kabul etmesine rağmen güvenlik mühendisleri kusurların anında hizmet verilmesini garanti edecek kadar ciddi olmadığına karar vererek düzeltmeleri sonraya erteledi.

ZDI bu cevaba karşı çıktı ve Exchange yöneticilerini güvenlik riskleri konusunda uyarmak için kusurları kendi izleme kimlikleri altında yayınlamaya karar verdi.

Kusurların bir özetini aşağıda bulabilirsiniz:

  • ZDI-23-1578 – ‘ChainedSerializationBinder’ sınıfında, kullanıcı verilerinin yeterince doğrulanmadığı ve saldırganların güvenilmeyen verileri seri durumdan çıkarmasına olanak tanıyan bir uzaktan kod yürütme (RCE) hatası. Başarılı bir şekilde yararlanma, bir saldırganın Windows’taki en yüksek ayrıcalık düzeyi olan ‘SİSTEM’ olarak rastgele kod yürütmesine olanak tanır.
  • ZDI-23-1579 – ‘DownloadDataFromUri’ yönteminde bulunan bu kusur, kaynak erişimi öncesinde bir URI’nin yetersiz doğrulanmasından kaynaklanmaktadır. Saldırganlar, Exchange sunucularındaki hassas bilgilere erişmek için bu durumdan yararlanabilir.
  • ZDI-23-1580 – ‘DownloadDataFromOfficeMarketPlace’ yöntemindeki bu güvenlik açığı aynı zamanda hatalı URI doğrulamasından da kaynaklanıyor ve potansiyel olarak bilgilerin yetkisiz olarak ifşa edilmesine yol açıyor.
  • ZDI-23-1581 – CreateAttachmentFromUri yönteminde mevcut olan bu kusur, yetersiz URI doğrulamasıyla önceki hatalara benziyor ve yine hassas verilerin açığa çıkması riskini taşıyor.

Tüm bu güvenlik açıklarının kullanımı için kimlik doğrulaması gerekiyor ve bu da CVSS ciddiyet derecesini 7,1 ile 7,5 arasına düşürüyor. Ayrıca, kimlik doğrulama gerektirmek bir azaltıcı faktör ve muhtemelen Microsoft’un hataların düzeltilmesine öncelik vermemesinin nedeni de bu.

Microsoft Exchange Server
Microsoft Exchange Server

Bununla birlikte, siber suçluların Exchange kimlik bilgilerini elde etmek için zayıf şifreleri kaba kuvvetle kullanmak, kimlik avı saldırıları gerçekleştirmek, bunları satın almak veya bilgi hırsızlığı günlüklerinden elde etmek dahil olmak üzere birçok yolu olduğunu da unutmamak gerekiyor.

Yukarıdaki sıfır günlerin, özellikle ZDI-23-1578’in (RCE) önemsiz olarak değerlendirilmemesi gerekiyor; bu durum, sistemin tamamen tehlikeye girmesine neden olabilir.

ZDI, göze çarpan tek azaltma stratejisinin Exchange uygulamalarıyla etkileşimi kısıtlamak olduğunu öne sürüyor. Ancak bu, ürünü kullanan birçok işletme ve kuruluş için kabul edilemeyecek derecede yıkıcı olabilir.

Ayrıca, hesap kimlik bilgileri ele geçirilmiş olsa bile siber suçluların Exchange örneklerine erişmesini önlemek için çok faktörlü kimlik doğrulamanın uygulanmasını da öneriyoruz.

Bir Microsoft sözcüsü, yorum taleplerine aşağıdaki ifadeyle yanıt verdi:

“Bu sorunları koordineli güvenlik açığı açıklaması kapsamında gönderen bu bulucunun çalışmasını takdir ediyoruz ve müşterilerin korunmasına yardımcı olmak için gerekli adımları atmaya kararlıyız.

Bu raporları inceledik ve bunların ya halihazırda ele alındığını ya da önem derecesi sınıflandırma yönergelerimiz kapsamında acil servis çıtasını karşılamadığını tespit ettik ve bunları gelecekteki ürün sürümlerinde ve güncellemelerde uygun şekilde ele almayı değerlendireceğiz. – bir Microsoft sözcüsü” 

Ayrıca Microsoft, keşfedilen kusurların her biri hakkında aşağıdaki ek içeriği sağladı:  

  • ZDI-23-1578 ile ilgili olarak: Ağustos Güvenlik Güncelleştirmelerini uygulayan müşteriler zaten korunmaktadır.
  • ZDI-23-1581 ile ilgili olarak: Açıklanan teknik, bir saldırganın e-posta kimlik bilgilerine önceden erişmesini gerektirir ve ayrıcalık yükseltme elde etmek için bu teknikten yararlanılabileceğine dair hiçbir kanıt sunulmamıştır.
  • ZDI-23-1579 ile ilgili olarak: Açıklanan teknik, bir saldırganın e-posta kimlik bilgilerine önceden erişmesini gerektirir.
  • ZDI-23-1580 ile ilgili olarak: Açıklanan teknik, bir saldırganın e-posta kimlik bilgilerine önceden erişmesini gerektirir ve hassas müşteri bilgilerine erişmek için bu teknikten yararlanılabileceğine dair hiçbir kanıt sunulmamıştır.

Mac satışları yüzde 34 düşen Apple umudunu M3’e bağladı

0

Geçtiğimiz hafta finansal rapor açıklaması yapan Apple iPhone gelirlerinin bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla arttığı, servis gelirlerinin ise rekor kırdığı bir finansal çeyreği geride bıraktıklarını duyurdu.  Ancak şirketin diğer tüm donanım bölümü satışlarının (Mac, iPad ve Apple Watch gibi giyilebilir ürünler) düşüş göstermesi dikkat çekici. Şirket 30 Eylül’de sona eren 3 aylık dönemde toplam 89,5 milyar dolar gelir raporladı.

Apple tarafından yayınlanan finansal raporda iPhone tarafına bakıldığında gelirlerin bir önceki yılın aynı çeyreğine kıyasla %2,7 oranında artarak 43,8 milyar düzeyine ulaştığı görülüyor. Tüm seneye göz atıldığında ise Apple firması iPhone satışlarından bir önceki yıla kıyasla %2,4’lük bir düşüşle 200,5 milyar dolar kazanmış durumda.

CEO Tim Cook CNBC’ye verdiği demeçte iPhone 15 serisinin 14 serisinden daha güçlü bir erken ivme gösterdiğini söyledi. “Eğer iPhone 15’in bu dönemdeki satışlarına bakar ve bir önceki çeyreğin aynı dönemindeki iPhone 14 ile karşılaştırırsanız, iPhone 15’in iPhone 14’ten daha iyi performans gösterdiğini görürsünüz” diyen Cook, Pro ve Pro Max cihazlarının her ikisinin de şu anda arz kısıtlaması altında olduğunu (talebe yetişemediklerini) sözlerine ekledi.

Mac satışları son 2 yılın en düşük seviyesinde

Apple tarafından yayınlanan finansal raporda Mac cihazların satış rakamlarının düşmesi ise son derece çarpıcı. Mac sektörü, bir önceki yıla göre yüzde 34’lük bir düşüş yaşadı. Analistler, Apple’ın geçtiğimiz hafta başında düzenlediği M3 etkinliğinde güncellenmiş MacBook Pro’ları ve yenilenmiş iMac’i tanıtmasını düşen gelirlere bağlıyor. Firmanın bir an önce tekrar Mac satışlarını artırma ve PC pazarında söz sahibi olmak istediği, bu nedenle de Mac cihazlara özel bir önem verdiği söyleniyor. Apple CEO’su Tim Cook da mevcut PC tüketici pazarını “zorlu” olarak tanımlıyor.

Apple CEO’su finansal rapor ile ilgili verdiği bir demeçte, “Mac’in Aralık çeyreğinde çok daha iyi bir çeyrek geçireceğini düşünüyorum,” diyor ve ekliyor: “M3’ümüz var, yeni ürünlerimiz var ve şu an için yıldan yıla karşılaştırma olgusuna sahip değiliz çünkü geçtiğimiz yıl Mac tarafı alışılmadık derecede güçlüydü.” Buna karşın, rakamlar Cook’un bu sözlerini pek desteklemiyor. Mac satışları sadece son çeyrekte %34 düşmekle kalmamış, tüm yıla bakıldığında da (30 Eylül 2022 – 30 Eylül 2023 arası dönem) Mac gelirleri %27 azalmış durumda. Üstelik firmanın 1 yıl içinde elde ettiği Mac gelirlerinin (29,35 milyar dolar), sadece geçen yıldan değil (40,1 milyar dolar) ondan bir önceki yıldan (35,1 milyar dolar) bile düşük seviyede olması dikkat çekiyor.

iPad ve giyilebilir cihazlar düşüşte, hizmet gelirleriyse rekor kırıyor

Firmanın yaptığı çeyrek açıklamasına göz atıldığında, henüz yeni bir modelin gündemde olmadığı iPad tarafında gelirlerin yüzde 10 oranında düştüğü görülüyor. Giyilebilir cihaz gelirleri ise yüzde 3 oranında azalmış durumda. Her zamanki gibi Apple’ın hizmetler birimi ise güvenilir bir para kazanma aracı oldu ve yıldan yıla yüzde 16 artış gösterdi. Hizmetler tarafında açıklanan 22,3 milyar dolarlık çeyrek bazlı gelir ve 85,2 milyar dolarlık yıllık gelir bu bölüm için tüm zamanların rekoru anlamına geliyor.

Apple CEO’su yıl sonu tatil alışveriş sezonuna girerken şirketin konumu konusunda iyimser görünüyor. Yayınlanan basın açıklamasında Tim Cook, “iPhone 15 serisi ve 2030 yılına kadar tüm Apple ürünlerini karbon nötr hale getirme çabalarımızda önemli bir kilometre taşı olan ilk karbon nötr Apple Watch modellerimiz de dahil olmak üzere, tatil sezonuna girerken şimdiye kadarki en güçlü ürün yelpazesine sahibiz” diyor.

ChatGPT kullanıcılara kendi sohbet robotlarını yaratma imkanı verecek!

0

Üretken yapay zekâ uygulamaları hızla benimseme kazanırken pazarda yer alan oyuncular da yeni özellikler ve geliştirmeler sunarak kullanıcı ilgisi çekmeye devam ediyor. Bir süre önce yapay zeka görüntü oluşturma aracı DALL-E’nin yeni sürümünü yayınlayan OpenAI şimdi de kullanıcılara kendi GPT oluşturucu robotlarını yaratma imkanı tanıyor. OpenAI ilk geliştirici konferansına hazırlanırken, önemli bir ChatGPT güncellemesi sızdırıldı. Ekran görüntüleri ve videolar, GPT-4 kullanan ChatGPT’de zaten mevcut olan web tarama ve veri analizi gibi özelliklerin çoğuna sahip özel bir chatbot yaratıcısını gösteriyor. Görünüşe göre OpenAI, kullanıcıların sohbet robotlarını paylaşabilecekleri veya başkaları tarafından yapılanlara göz atabilecekleri yeni bir pazara da sahip olacak.

Choi adlı bir kullanıcı birkaç gün önce söylentilere konu olan güncellemelerin bir özetini yayınladı. Dün ise SEO araçları geliştiricisi Tibor Blaho, kullanıcıların bir istem girmesine olanak tanıyan bir GPT Builder seçeneğini gösteren, özelliğin kullanıcı arayüzünün bir videosunu paylaştı. Buna göre “Oluştur” sekmesinde, bot için varsayılan bir dil, ton ve yazı stili seçme seçenekleri var. Ardından, “Yapılandır” sekmesinde botu adlandırmak, tanımlamak ve yapabilecekleri ve yapamayacakları hakkında talimatlar vermek için alanlar bulunuyor. Kullanıcılar ayrıca ısmarlama bir bilgi bankası için dosya yükleyebilir ve web taraması ve görüntü oluşturma gibi yetenekleri değiştirebilir. Sohbet botunuza özel eylemler eklemek için de bir kutu var.

Son olarak, yapılandırma seçeneklerinin yanında, botu düzenlenirken test etmek için bir istem kutusu içeren bir “Önizleme bölmesi” mevcut. Braho, GPT Builder’ın ayrıntılı bir dökümünü de bir LinkedIn gönderisinde yayınladı.

Yeni Gizmo aracına ek olarak Choi, OpenAI’nin “Esnek” ve “Yıllık” seçeneklere sahip kurumsal bir “Ekip” abonelik planı yayınlamayı planladığını iddia ediyor. Choi, Team planının sınırsız yüksek hızlı GPT-4 ve dört kat daha uzun bağlam gibi özelliklerini açıklayan bir ekran görüntüsü paylaştı. Ekran görüntüsü, yıllık aboneliğin kullanıcı başına aylık 25 dolar olarak fiyatlandırıldığını söylüyor. Choi, yıllık olmayan seçeneğin ise aylık 30 dolar olacağını ve her iki planın da minimum üç kullanıcıyı destekleyeceğini söylüyor.

Son ChatGPT beta özellikleri arasında canlı web sonuçları, görüntü oluşturma ve sesli sohbet yer alıyor. OpenAI, Pazartesi günü geliştirici konferansında yeni araçların önizlemesini yapacağını söylüyor, bu nedenle bu söylentilerin doğru olup olmadığını öğrenmek için muhtemelen uzun süre beklememiz gerekmeyecek

Bilişim Vadisi’nin 14 firması Dünya sahnesine çıkıyor!

Dünyanın en büyük şehir ve kentsel inovasyon etkinliği olan Smart City Expo World Congress kapsamında Tomorrow.Mobility World Congress (TMWC) fuarı, 7-9 Kasım 2023 tarihleri arasında İspanya’nın Barselona şehrinde gerçekleşecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı destekleriyle Bilişim Vadisi yürütücülüğünde gerçekleşecek Türkiye Pavilyonu’nda Türk mobilite ekosisteminin öncü 14 Türk firması yenilikçi teknolojilerini sergileyecek.

2021’den bu yana her yıl düzenlenen TMWC, şehirlerin kentsel mobilite vizyonlarını sürdürülebilirlik etrafında yeniden tanımlamayı hedefliyor. Fuar, mobilite ekseninde sektör uzmanlarının ve firmaların proje, fikir, yazılım ve donanımlarını küresel ölçekte tanıtması ve sergilemesine olanak sağlıyor. Geçtiğimiz yıl 134’ten fazla ülkeden 854 standıyla 50 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan Tomorrow.Mobility World Congress, mobilite ekosisteminin güçlü oyuncularını bir araya getirerek uluslararası iş birlikleri kurmalarını destekliyor.

Türkiye’nin en büyük mobilite kümelenmesine ev sahipliği yapan Bilişim Vadisi’nde elektrikli araçlardan otonom araçlara ve mobilite çözümlerine değin birçok konuda Ar-Ge faaliyeti yürüten 120’den fazla mobilite firması bulunuyor. Bilişim Vadisi; Türkiye’de geleceğin mobilite ekosisteminin bağlantılı, iyimser ve sürdürülebilir şekillenmesine büyük katkı sağlıyor. Bünyesindeki firmaların potansiyel pazar ve iş birliği ağlarını genişleterek global düzeye açılmaları için stratejik avantajlar geliştiren Bilişim Vadisi, bu kez de Tomorrow.Mobility World Congress’te yerli teknolojilerin uluslararası mobilite ekosistemiyle buluşmasını sağlayacak.

8 yerli firma ve 6 Türk girişimci İspanya için hazır

Türkiye’nin mobilite ekosisteminin gelişmesinde önemli rol oynayan Bilişim Vadisi’nin ev sahipliği yapacağı Türkiye Pavilyonu’nda sektörü regüle eden 8 yerli firma ve 6 Türk girişimci yer alacak. Türkiye’nin yerli arabası Togg’a kamera tedariği sağlayan Büyütech, altı ülkede akıllı şehir içi ulaşım araçlarıyla faaliyet gösteren BinBin, altyapıdan üstyapı uygulamalarına kadar uçtan uca mobilite çözümleri sunan INTETRA, Türkiye’nin önde gelen ECU üreticisi Ortem, trafik güvenliği ve ulaşım için yenilikçi mobilite çözümleri sunan Parabol, insan odaklı yaşam alanları tasarlayan LG+ Partners, mobilite sektörüne endüstriyel otomasyon hizmetleri veren Robo ve mobilite sektörüne gömülü yazılımlar geliştiren Saykal da TMWC’de yerli teknolojilerini tanıtacak. Altı Türk girişimci ise farklı mobilite projeleriyle Türkiye Pavilyonu’nda yer alacak. Bilişim Vadisi’nin ev sahipliği yapacağı Türkiye Pavilyonu’nda Türkiye’deki yatırım fırsatları, kentsel mobilite, Türkiye’deki mobilite ekosistemi ve geleceğin mobiliteleri konuşulacak. Pavilyonda yer alacak 8 yerli firma ve 6 girişim; proje, fikir ve yazılımlarını global düzeyde tanıtırken küresel rekabet güçlerini de artırma şansı yakalayacak. Pavilyon, firmaların uluslararası iş birliği ve çözüm ortaklığı geliştirmelerine de katkı sağlayacak.

Google Play Protect gerçek zamanlı güvenlik önlemlerini artırıyor

Sürekli gelişen dijital ortamda Google, Android kullanıcıları için yeni bir güvenlik özelliği yayınladı. Google Play Protect artık Google Play Store’dan indirilmeyenler de dahil olmak üzere zararlı uygulama yüklemelerini engellemek için gerçek zamanlı uygulama taraması sunuyor. Arama devi gerçek zamanlı kod analizini Google Play Protect’e entegre ederek uygulama güvenliği konusunda çok uzun süredir aldığı eleştirileri adreslemiş oluyor. Daha önce taranmamış her yeni uygulama bu incelemeye tabi tutulacak.

Yeni özellikte Google Play Store üzerinde yer alan her uygulamanın kodundan çıkarılan sinyaller, ayrıntılı bir değerlendirme için Play Protect’in arka ucuna gönderiliyor. Bu sayede Android kullanıcıları kötü niyetli uygulamalara karşı daha sağlam bir koruma katmanına sahip oluyor. Yeni uygulamada Google Play Store’u kullanmadan uygulama yükleme yöntemi olan yan yüklemeler de göz ardı edilmemiş. Yan yükleme seçeneği kullanıcılara daha fazla özgürlük sunarken, çeşitli güvenlik kontrollerini atlayarak önemli bir risk oluşturuyordu. Neyse ki Google’ın yeni özelliği, uygulamaları kod düzeyinde inceleyerek bu tehlikeleri azaltmayı amaçlıyor.

Arama devi yaptığı açıklamada uygulama ekosistemini güvenilir kılmaya odaklandıklarını duyuruyor. Açıklamada şu ibareler öne çıkıyor: “Google Play’i kullanıcılar ve geliştiriciler için güvenli tutmak, Google için en önemli öncelik olmaya devam ediyor. Kullanıcılar dijital gizlilik ve güvenliklerine giderek daha fazla öncelik verdikçe, kullanıcıların kullandıkları uygulamalar hakkında daha bilinçli seçimler yapmalarına yardımcı olmak için Veri Güvenliği bölümümüze ve şeffaflık etiketleme çalışmalarımıza yatırım yapmaya devam ediyoruz.

Geçtiğimiz yıl App Defense Alliance (ADA), geliştiricilerin uygulamalarını küresel bir güvenlik standardına göre bağımsız olarak doğrulatmalarına olanak tanıyan MASA’yı (Mobil Uygulama Güvenlik Değerlendirmesi) tanıttı. Başarılı doğrulamanın tamamlanmasının ardından Google Play, geliştiricilere yukarıdaki resimde gösterildiği gibi Veri Güvenliği bölümünde bir “Bağımsız güvenlik incelemesi” rozeti beyan etme seçeneği sunuyor. Temel güvenlik standartlarına göre sertifikasyon, bir ürünün güvenlik açığı içermediği anlamına gelmese de, bu onaylanmış uygulamalarla ilişkili rozet, kullanıcıların bir geliştiricinin güvenlik ve gizlilik uygulamalarına öncelik verdiğini ve kullanıcı güvenliğini taahhüt ettiğini bir bakışta görmelerine yardımcı olur.”

Google, yeni güvenlik önlemlerini ve rozet özelliğini ilk olarak VPN uygulamaları için sunmaya başlamış durumda. Firmadan yapılan açıklamada VPN uygulamalarının daha hassas verileri işlediği ve kullanıcı verisi çekebildiği için “güvenli rozet” özelliğinde önceliklendirildiği şu ifadelerle duyuruluyor:

“Kullanıcılara hangi uygulamaların bağımsız bir güvenlik doğrulamasından geçtiğini basitleştirilmiş bir şekilde göstermeye yardımcı olmak amacıyla, VPN uygulamalarından başlayarak belirli uygulama türleri için yeni bir Google Play Store başlığı sunuyoruz. Bu uygulamaların işlediği hassas ve önemli miktarda kullanıcı verisi nedeniyle bu banner’ı VPN uygulamalarıyla başlattık. Bir kullanıcı VPN uygulamalarını aradığında, artık Google Play’in en üstünde Veri Güvenliği Bölümündeki “Bağımsız güvenlik incelemesi” rozeti hakkında onları bilgilendiren bir başlık görecek.

Kullanıcılar ayrıca “Daha Fazla Bilgi” seçeneğini kullanarak, bağımsız güvenlik incelemesinden geçmiş tüm VPN uygulamalarını görüntüleyebilecekleri merkezi bir yer olan Uygulama Doğrulama Dizini’ne yönlendirilebilecekler. Kullanıcılar ayrıca Uygulama Doğrulama Dizini’nde hangi VPN uygulamalarını indirecekleri, kullanacakları ve verilerine güvenecekleri konusunda daha bilinçli kararlar vermelerine yardımcı olacak ek teknik değerlendirme ayrıntılarını keşfedebilirler.”

Tesla’nın başı grevlerle dertte!

0

Sendikalardan nefret eden Elon Musk, İsveçli işçilerinin greve gitmesinin ardından Tesla’da nadir görülen bir grevle uğraşmak zorunda kaldı. Geçtiğimiz hafta İsveçli işçi sendikası IF Metall, Tesla ile toplu iş sözleşmesi müzakerelerinde “uzun bir süre boyunca” başarılı olamayınca başka bir seçenek kalmadığını söyleyerek greve gittiğini duyurdu. Sendika, web sitesinde yaptığı açıklamada “Tesla’daki üyelerimizin İsveç’teki diğer benzer şirketlerdeki üyelerimizle aynı düzgün ve güvenli çalışma koşullarına sahip olmalarını istiyoruz” dedi.

Nüfusu 10,4 milyon olan İsveç’te yaklaşık 5,2 milyon çalışan bulunuyor ve bu çalışanların %90’ı toplu sözleşme kapsamında iş güvencesine sahip. Sendikalar aracılığıyla sağlanan toplu sözleşmeler, çalışma koşulları ve ücretlerin sendikalar ve şirketler arasında müzakere edilmesini sağlarken işçilerin haklarını koruyor. Tesla’nın da aralarında bulunduğu otomotiv sektöründe faaliyet gösteren ve yaklaşık 300.000 üyeye sahip IF Metall sendikası İsveç’teki Tesla servis tesislerinde çalışan yaklaşık 120 çalışan için ücret ve sosyal haklar konusunda bir temel belirlemeye çalışıyor.

Sendika ve Tesla işçilerinin ana argümanı, firmada çalışan personelin sektör genelinden daha düşük ücretlerle çalışıyor olması. Firmanın tüm çalışanlarına yıllık bazda hisse senedi vererek ücret düşüklüğünü telafi ettiği söylense de 4.000 – 8.000 dolar arası olan bu ücretin ancak 4 yılını doldurmuş personele ödendiği ifade ediliyor. Uzun bir süre boyunca elektrikli araç firmasıyla uzlaşmaya çalıştıklarını ancak çabalarının sonuçsuz kaldığını bildiren sendika, 27 Ekim itibarıyla grev kararı almış. Bugün gerçekleştirilecek grev ise, iş bırakma/yavaşlatma çabalarının en kapsamlı olanı ve İsveçli liman işçileri de eyleme destek vereceklerini ve tüm Tesla teslimatlarının boşaltılmasını engelleyeceklerini söylediler. Liman işçileri doğrudan Tesla için çalışmıyor, ancak elektrikli araçların ülkeye girebileceği dört büyük limanı kontrol ediyorlar.

İskandinav ülkesi elektrikli araç firması için küçük pazarlardan biri, ancak eu-evs.com’a göre Elon Musk’ın elektrikli araçları bu yıl İsveç’te en popüler marka haline gelmiş durumda. Tesla’nın sahibi Elon Musk, çalışanlarının sendikalaşması yönündeki çağrıları sürekli olarak reddetmesi ile ünlü ve 2018’de çalışanların bunu yapmaları halinde hisse senedi opsiyonlarını kaybedebileceklerine dair bir tweet atmıştı.  Tweet’inin daha sonra bir ABD yargıcı tarafından çalışma yasalarını ihlal ettiği tespit edildi.

Öte yandan Elon Musk, Avrupa’da ABD’de alışık olduğundan daha katı çalışma yasaları ve çalışan haklarıyla karşı karşıya. Bu hafta, IG Metall sendikasının ilk kadın başkanı Christiane Benner, milyarderi Tesla’nın Berlin’deki gigabayt fabrikasında sendikalaşma çabalarını engellememesi konusunda uyardı. Fabrikada alışılmadık derecede yüksek sayıda iş kazası yaşandığı bildiriliyor ve IG Metall Tesla işçileri arasında sendika kayıtlarının arttığını söylüyor. Benner, Tesla yönetimini hedef alan açıklamasında “Dikkatli olmanız gerekiyor. Burada oyunun kuralları farklı,” diyor.

Microsoft yapay zeka kullanan sistemleri Güvenli Gelecek Girişimi ile koruyacak

Microsoft’un Güvenli Gelecek Girişimi yapay zekayı güvenlik stratejisinin merkezine koyuyor. Güvenli Gelecek Girişimi, yapay zekayı daha karmaşık saldırılara karşı savunmada merkezi hale getirecek. Microsoft, artan tehditler ve yapay zeka destekli siber saldırı olasılığı karşısında güvenlik mühendisliğini ilerletmek için yeni bir programın başlatıldığını duyurdu.

Güvenli Gelecek Girişimi, Microsoft’un güvenlik yeteneklerini güçlendirmeye ve müşterileri artan tehditlere karşı desteklemeye yönelik ortak çabasının bir parçasını oluşturuyor.

Microsoft Güvenli Gelecek Girişimi

Duyuru kapsamında Microsoft, kendi dahili siber güvenlik uygulamalarını desteklemek için yeni yapay zeka destekli araçlar sunmayı planladığını ve daha güvenli, sağlam ürün ve hizmetler sunmaya yoğun bir şekilde odaklandığını söyledi. Yeni programı duyuran bir blog yazısında Microsoft başkanı ve başkan yardımcısı Brad Smith, Microsoft Tehdit Analiz Merkezi’nin (MTAC) siber tehditleri tespit etmek ve analiz etmek ve şirketin tehdit istihbaratı düzeylerini iyileştirmek için gelişmiş yapay zeka sistemleri uygulamayı planladığını söyledi.

Smith, bu yeteneklerin aynı zamanda güvenlik teknolojileri aracılığıyla tüm Microsoft müşterilerinin kullanımına sunulacağını da sözlerine ekledi. Smith , yapay zekanın aynı zamanda Microsoft’un Güvenlik Yardımcı Pilotu aracılığıyla siber saldırıları “makine hızında” etkisiz hale getirmeye yardımcı olmak için de kullanılacağını söyledi.  Üretken yapay zeka asistanı, günlük operasyonlarda güvenlik uygulayıcılarını desteklemek için geniş bir dil modelini (LLM) güvenliğe özgü bir modelle birleştiriyor.

Copilot , piyasaya sürülmesinin ardından   güvenlik uygulayıcıları için potansiyel olarak çığır açıcı bir araç olarak selamlandı ve endüstri paydaşları onu ‘oyun değiştirici’ olarak tanımladı. Smith: “Saldırıların hızı, ölçeği ve karmaşıklığı, kuruluşların saldırıları önlemesini ve engellemesini zorlaştıran bir asimetri yaratıyor. Microsoft’un Security Copilot’u, büyük bir dil modelini, Microsoft’un tehdit istihbaratından çeşitli beceri ve öngörülere sahip, güvenliğe özgü bir modelle birleştiriyor” dedi.

Smith’e göre Microsoft ayrıca yazılım mühendisliğindeki ilerlemeleri hızlandırmaya da yoğun bir şekilde odaklanmayı planlıyor. Bu, şirketin yazılımını nasıl geliştirdiğini bilgilendirmek için yapay zekanın kullanılmasını içerecek. Güvenlik Geliştirme Yaşam Döngüsünün, sistemlerini ve hizmetlerini geliştirirken, test ederken, dağıtırken ve çalıştırırken en son güvenlik önlemlerini sürekli olarak entegre edecek ‘dinamik SDL’ye veya dSDL’ye evrildiğini duyurdu. Microsoft’un iki katına çıkan güvenlik çabalarının büyük bir kısmı, güvenlik açığı yanıtlarının ve güvenlik güncellemelerinin hızını önemli ölçüde artırmak olacak.

Samsung Galaxy Z Fold 6’da S Pen yuvası olabilir!

0

Artık bu durumun Samsung Galaxy Z Fold 6‘da değişebileceğine dair bazı ipuçları var. Studimo‘nun tespit ettiği ve bildirdiği üzere, S Pen’in katlanabilir bir telefona yerleştirilebileceği bazı potansiyel yerleri gösteren bir Samsung patenti ortaya çıktı.

Burada birkaç fikir var: Birincisi, S Pen yuvasının telefonun arkasına, arka kameranın altına yerleştirilmesi. Diğeri ise telefonun çerçevesini yana doğru uzatarak S Pen‘in kullanılmadığı zamanlarda orada kalmasını sağlamak.

Her zamanki patent uyarıları burada da geçerli: Bu patentler, ürünlerin veya fikirlerin gerçek dünyada gerçekten ortaya çıkacağını garanti etmiyor, ancak şirketlerin tasarım aşamasında ne düşündüğü ve keşfettiği konusunda ilginç bir fikir sunuyor.

Samsung‘un katlanabilir telefonlarında henüz yerleşik bir S Pen yuvası sunmadığını göz önünde bulundurursak, bunun da mühendislik nedenlerinin olduğunu varsayabiliriz. Belki de telefonu çok kalın veya çok ağır yapıyor ve bu ödünler veriliyor.

Samsung Galaxy Fold 6: ilk bilgiler ortaya çıktı

Samsung Galaxy Z Fold 5 için içinde S Pen‘i saklayacak yeri olan kılıflar satın alabilirsiniz ancak bu pek de ideal bir çözüm değil. Kullanılmadığı zamanlarda kalem için uygun bir yuvaya sahip olmak kesinlikle iyi bir tercih sebebi.

Patent ayrıca S Pen için olası bir yeniliği de içeriyor: yan taraftaki fiziksel düğmeler. Bunların özelleştirilebilir olması ve kalemin kullanıldığı Galaxy telefonunda belirli eylemleri başlatmak için kullanılması muhtemel.

Şu ana kadar Samsung Galaxy Z Fold 6 hakkında çok fazla söylenti veya sızıntı duymadık, ancak Samsung her zamanki programına sadık kalırsa onu önümüzdeki yıl Ağustos ayında Samsung Galaxy Z Flip 6 ile birlikte göreceğiz.

Geleneksel medyanın sonu geldi mi?

0

Haberlerin dönüm noktasına ulaşmasıyla birlikte içerik oluşturucular eski medyayı geride bırakıyor. Ameer Al-Khatahtbeh, 2020 yılında Rutgers Üniversitesi’nden gazetecilik bölümünden mezun oldu. Ancak geleneksel bir haber odasında çalışmak yerine Müslüman topluluğa hizmet veren kendi dijital haber markasını kurmaya karar verdi. Dört yıl sonra, 25 yaşındaki Al-Khatahtbeh, TikTok’ta 2 milyondan fazla ve Instagram’da 5.3 milyondan fazla takipçi topladı.

Genç Filistinli-Ürdünlü girişimci, insanların, özellikle de en genç izleyicilerin haber alma biçimini yeniden şekillendiren milyonlarca bağımsız yaratıcıdan biri. tarafından yayınlanan en son Dijital Haber Raporuna göre, koronavirüs pandemisinin ilk günlerinde dünya çapında haber tüketimi bir dönüm noktasına ulaştı; daha fazla insan geleneksel haber kuruluşları tarafından yönetilen web sitelerinden ziyade TikTok, YouTube ve Instagram gibi sosyal medya platformlarına yöneldi. Reuters Gazetecilik Çalışmaları Enstitüsü Raporda, geçen yıla göre yüzde beş artışla 24 yaşın altındaki her 5 yetişkinden birinin haber kaynağı olarak TikTok’u kullandığını belirtiyor. Britanya İletişim Ofisi’ne göre, Birleşik Krallık’taki genç yetişkinler artık televizyon yayınlamaktan daha çok TikTok izleyerek vakit geçiriyor.

İçerik oluşturucular için yeni trend

Reuters Enstitüsü’nün raporuna göre bu değişim kısmen “gazetecilerden ziyade etki sahibi kişiler tarafından sunulan daha erişilebilir, resmi olmayan ve eğlenceli haber formatlarına” duyulan arzudan kaynaklanıyor ve tüketicilerin “daha alakalı hissettiren haberler aradıklarını” da ekliyor.

Bu kesinlikle, dünya nüfusunun dörtte birini oluşturan “Müslüman topluluğa odaklanan ana akım bir yayın olmadığının” farkına vararak bir izleyici kitlesi oluşturan Al-Khatahtbeh’in deneyimi. Yalnızca TikTok’ta @Muslim’in takipçi sayısı, Fox News’i izleyen günlük ortalama 1.1 milyon izleyiciden daha fazla. New York Times ve The Washington Post gibi birkaç ulusal yayının dijital izleyici kitlesi büyüyerek on yıl öncesine göre yüzbinlerce daha fazla okuyucuya ulaşmalarına olanak tanırken, gazeteciliğin ekonomisi değişti.

Tanınmış haber kuruluşları, sosyal medya sitelerinden kendilerine gelen trafik miktarında bir düşüş gördü ve reklamverenlerin önceden bu sitelerde harcamış olabileceği paranın bir kısmı artık içerik oluşturuculara akıyor. İnternette hayata başlayan bazı yayın organları bile, BuzzFeed News’in Nisan ayında kapanması, Vice’ın iflas etmesi ve Gawker’ın Şubat ayında ikinci kez kapanmasıyla zorluklar yaşadı. Trendin devam etmesi muhtemel. Reuters Enstitüsü Direktörü Rasmus Kleis Nielsen: “2000’li yıllarda doğanların sırf yaşlandıkları için bırakın yayın ve basımı, birdenbire eski moda web sitelerini bile tercih edeceklerini beklemek için makul bir neden yok” dedi. Amerika Birleşik Devletleri dahil 46 ulusal pazarda yaklaşık 94.000 yetişkinin katıldığı çevrimiçi bir ankete dayanıyor.

Bağımsız çevrimiçi haber programı yapımcılarının çokluğu ön plana çıktıkça, bunun toplum açısından sonuçları hala odak noktasına gelmeye devam ediyor. Olumlu bir etki, daha geniş bir yelpazedeki seslerin, geleneksel gazeteciliğin bekçileri tarafından oluşturulan anlatılara meydan okuyabildiği, daha çeşitli bir medya ekosistemi. Ancak bu aynı zamanda eski haber kuruluşlarının otoritesini zayıflatmaya da hizmet ediyor ve orijinal haberciliğin birincil kaynağı olan haber odalarının desteğini tüketiyor.

Albaraka Türk’ün aktif büyüklüğü 200 milyar TL’yi aştı!

0

Albaraka Türk, 2023 yılının ilk dokuz ayına ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirerek açıkladı. Reel sektöre sağladığı nakdi finansman desteğini 98,1 milyar TL’ye yükselten bankanın aktif büyüklüğü 200 milyar TL’yi aştı. Banka, “liralaşma” stratejisi doğrultusunda toplam varlıklarındaki TL payını 2022 yıl sonuna göre %45’den %52’ye çıkardı. Yılın üçüncü çeyreğinde önceki yılın aynı dönemine göre net kâr payı gelirini %50 artışla 4,9 milyar TL’ye çıkaran Banka 2,46 milyar TL net kâr elde etti. Böylelikle Albaraka Türk önceki yılın aynı dönemine göre üçüncü çeyrekte net kârını %171 artırmış oldu. 

Artan Kârlılık ile Sermaye Yeterlilik Oranı Güçlendi 

Üçüncü çeyrekte yıl sonuna göre %30 artış kaydedilen ve 146,8 milyar TL’ye ulaşan toplanan fonların pasif yükümlülükler içindeki payı %72 olarak gerçekleşti. Sürdürülebilir kârlılık vizyonuyla hareket eden Albaraka Türk’ün kâr üretim kapasitesinin artması ve sağlam bilanço sayesinde özkaynakları güçlenmeye devam ederken, sermaye yeterlilik oranı Eylül 2023 itibarıyla %16,1olarak gerçekleşti. 

Aktif Kalitesi Önceliğini Koruyor 

Albaraka Türk’ün 2022 yıl sonunda %1,94 olarak kaydedilen takipteki alacaklar oranı (NPL) Eylül 2023 itibarıyla %1,77’ye gerilerken 2022 yıl sonunda %89 olarak gerçekleşen takipteki alacaklar için ayrılan karşılık oranı ise Eylül 2023 itibarıyla %95’e yükseldi. Banka, 2022 yılında uyguladığı aktif kalitesinin güçlendirilmesine yönelik attığı adımlarını kararlılıkla devam ettiriyor.

Büyüme ve kârlılık arasındaki denge korunuyor

Albaraka Türk Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Malek Temsah
Albaraka Türk Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Malek Temsah

Finansal sonuçlara ilişkin görüşlerini paylaşan Albaraka Türk Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Malek Temsah, sürdürülebilir gelir artışı ve finansal yapının daha da güçlenmesi için atılan adımların pozitif etkilerini gördüklerini; 2023 yılının üçüncü çeyreğinde önceki yılın aynı dönemine göre %171 artışla 2,461 milyar TL net kâr elde ettiklerini belirtti. Kâr payı gelirindeki artışla birlikte diğer gelir kalemlerinde sağlanan gelişmelerin net kâr artışında sağlanan başarıya önemli katkılar sağladığını söyledi. Bununla birlikte liralaşma politikasına uyumlu olarak stratejilerini başarıyla uygulamaya devam ettiklerini ifade eden Temsah, TL katılım fonlarını üçüncü çeyrekte 2022 yıl sonuna göre yaklaşık %59 artırdıklarını ifade etti. Temsah, 2022 yıl sonunda %1,94 olarak gerçekleşen takipteki alacaklar oranının 2023 yılının üçüncü çeyreğinde %1,77’ye gerilediğini belirterek, bilanço güçlendirme faaliyetlerinin olumlu sonuçlarını gördüklerini ekledi. Bununla beraber Temsah, takipteki alacaklar için ayrılan karşılık oranını üçüncü çeyrekte %94,7 olarak kaydettiklerini ve serbest karşılık tutarını da 2,8 milyar TL’ye çıkardıklarını belirtti. Temsah “Büyüme ve kârlılık arasındaki dengeyi koruyarak faaliyetlerimizi başarıyla sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. 

Temsah, 2023 yılının üçüncü çeyreğinde TL kredileri 2022 yıl sonuna göre yaklaşık %44 oranında büyüttüklerini ifade eden Temsah, “Güçlenen finansal yapımızla toplumumuzun finansal ihtiyaçlarını karşılamak amacına yönelik hareket ediyor; çözüm odaklı bankacılık yaklaşımımızla en iyi müşteri deneyimini sağlamak için faaliyetlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz. Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik çalışmalarımızla geleceğe öncülük eden bir banka olmak için adımlarımızı atmaya devam ediyoruz.” dedi.

Hala Facebook kullanıyorsanız bu ayarları mutlaka yapın!

İster Facebook’ta vakit geçirmeyi seviyor olun ister sadece zorunluluktan dolayı yapıyor olun, deneyimi daha katlanılabilir hale getirmenin birçok yolu var. Facebook ayarlarında farklılıklar uygulayarak platformu daha kullanılabilir hale getirebilirsiniz.

Facebook ayarları ile yapabileceğiniz değişiklikler

Aşağıdaki ince ayarların çoğu Facebook’un ana ayarlar menüsünde bulnuyor. O yüzden buraya nasıl ulaşacağınıza dair kısa bir hatırlatma yapalım:

Mobil uygulamada: “Diğer” sekmesine ve ardından ekranın üst kısmındaki dişli simgesine dokunun.

Web’de: Sağ üst köşedeki aşağı oku tıklayın, ardından Ayarlar ve gizlilik > Ayarlar’ı seçin.

Harici bildirimleri kapatın: Facebook Ayarları > Bildirimler’e gidin. O kadar ayrıntılı bir kontrol listesi bulacaksınız ki, Facebook’un yalnızca insanları korkutmak istediğini varsayabiliriz.

Artık video dırdırına son: Facebook, izlenme sayısını artırmaya yönelik utanmaz bir girişimde, paylaşacak önemli bir şeyi olmadığında bile video sekmesinin üzerine küçük bir nokta koyuyor. Noktayı gizlemek için Ayarlar > Gezinme çubuğu > Bildirim noktalarını yönet’e gidin ve ardından “Videolar” seçeneğinin işaretini kaldırın.

Menü çubuğunu özelleştirin: Alternatif olarak, mobil uygulamada Facebook Ayarları > Kısayollar > Gezinme çubuğu’na giderek videoları ve diğer istenmeyen sekmeleri gizleyebilirsiniz. İlgilendiğiniz bölümler için “Sabitle”yi, önemsemediğiniz bölümler için “Gizle”yi seçin.

Otomatik oynatmayı devre dışı bırakın: Videoyla ilgili rahatsızlıkları daha da azaltmak için, Facebook Ayarları > Medya’ya gidip “Videoları Hiçbir Zaman Otomatik Oynatma”yı seçerek otomatik oynatmayı kapatın. Web’de Ayarlar > Videolar’a gidin ve ardından “Videoları Otomatik Oynat” seçeneğini “Kapalı” olarak değiştirin.

Tüyler ürpertici veri toplamayı durdurun: Varsayılan olarak Facebook, kullandığınız uygulamalardan, ziyaret ettiğiniz web sitelerinden ve patronu olduğunuz işletmelerden reklam hedefleme amacıyla her türlü veriyi topluyor. Facebook’un gerçek hayattaki konuşmalarınızı kaydettiğini düşünüyorsanız, muhtemelen bunun nedeni bu yaygın takip.

Otomatik doldurmayı devre dışı bırakın: Facebook mobil uygulamasında bir web bağlantısına dokunursanız, uygulama, hedeflenen reklamlar için girdiğiniz tüm form verilerini (e-postalar veya adresler gibi) toplayabilir. Bunu devre dışı bırakmak için Facebook Ayarları > Tarayıcı’ya gidin, ardından üstteki “Temizle”ye basın ve alttaki “Otomatik Doldur” geçişlerinin işaretini kaldırın.

Telefon numaranızı silin: Facebook, telefon numaranızı yalnızca hesap güvenliği amacıyla vermiş olsanız bile hedefli reklamlar için kullanabilir. Farklı bir iki faktörlü kimlik doğrulama yöntemi ayarladığınızı varsayarak , Facebook Ayarları > Hesap Merkezi > Kişisel Bilgiler > İletişim Bilgileri’ne giderek numaranızı Facebook’tan silmeyi düşünün. Numaranızı seçin ve ardından “Numarayı sil”e basın.

Virginia’da devasa bir rüzgar santrali kuruluyor!

Virginia kıyısı açıklarında inşa edilecek devasa rüzgar santrali projesi federal onay aldı. Bir enerji şirketinin Virginia kıyıları açıklarında devasa bir açık deniz rüzgar santrali kurma planları, Biden Yönetimi’nin projenin çevre üzerindeki potansiyel etkisini değerlendirmesinin ardından önemli federal onay aldı.

Dominion Energy, federal Okyanus Enerjisi Yönetimi Bürosu’ndan olumlu bir “karar kaydı” aldı. Ajans, diğer faktörlerin yanı sıra, nesli tükenmekte olan Kuzey Atlantik gerçek balinaları gibi deniz yaşamı üzerindeki etkileri en aza indirme çabalarını da değerlendirdi. Atlantik Okyanusu üzerinde daha fazla kazık yükselmeden önce tesisin inşaat ve işletme planlarının federal onayına ihtiyacı olacak. 2020’den bu yana iki pilot türbin görev yapıyor.

Virginia rüzgar santrali onay aldı

Dominion, Virginia Beach’teki otellerden ve turistik tahta kaldırımdan kıyıdan 20 mil (32 kilometre) uzakta 176 türbin inşa etmeyi planlıyor. Dominion, projesinin Amerika Birleşik Devletleri’nde geliştirilmekte olan en büyük açık deniz rüzgar santrali olacağını söyledi. Virginia Beach sahilinin yaklaşık 43 kilometre açığında yer alacak proje, iklim değişikliğiyle mücadeleye ve istihdam yaratmaya yardımcı olacağını söyleyen yerel yetkililer, politika yapıcılar, iş grupları ve sendikalardan geniş destek aldı.

Şirketin halihazırda iki türbinli bir pilot projesi çalışıyor. 2.6 gigawatt’lık kamu hizmeti ölçekli projenin programı, hizmete girme tarihinin 2026 sonu veya 2027 başı olmasını gerektiriyor. Dominion, projenin 660.000 eve enerji sağlamaya yetecek kadar temiz enerji üretmesini bekliyor. CC emrinde, Dominion’un projenin sermaye maliyetini yaklaşık 10 milyar dolar olarak tahmin ederken, finansman da dahil olmak üzere toplam proje maliyetlerinin yaklaşık 21,5 milyar dolar olacağının tahmin edildiği belirtildi.Temiz enerji ve oran reformunu savunan bir grup olan Clean Virginia, yaptığı açıklamada, onaylanan uzlaşmanın Dominion’u sorumlu tutmaya yardımcı olacağını söyledi.

Temiz Virginia Enerji Politikası Müdürü Laura Gonzalez: “Devlet Şirketler Komisyonu bugünkü nihai kararıyla tüketicinin korunmasının Virginia’nın temiz enerjiye geçişiyle el ele gitmesi gerektiğini gösterdi. Komisyonun liderliği ve çevreci grupların, Başsavcı’nın ve Walmart’ın baskısı olmasaydı, Dominion Energy’nin açık deniz rüzgar projesinden temiz enerji üretme veya maliyetleri makul tutma konusunda sıfır teşviki olurdu” dedi.