Ford Otosan’dan dijital fabrika!

0

Ford Otosan; sürdürülebilir, dijital ve verimli çözümlerle yeniden tasarladığı Yeniköy fabrikasını 4 Kasım 2023’te bir törenle açtı.

Fabrikanın açılış töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Y. Koç, Ford Pro Avrupa Başkanı Hans Schep, Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanı Haydar Yenigün, Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt ve Ford Otosan Genel Müdür Baş Yardımcısı Josephine Payne yanı sıra Kocaeli yerel protokolünün katılımları ile gerçekleşti.

Yeniköy Fabrikası’nın yeniden inşası, Ford Otosan’ın otomotiv sanayinin elektrikli dönüşümüne liderlik etme misyonuyla 2021’de açıkladığı ve Türk özel sektörünün bugüne kadarki en büyük yatırımı olan 2 milyar avroluk vizyon projesinin bir parçasını oluşturuyor.  Ford Otosan’ın yenilikçi bakış açısını yansıtan Yeniköy Fabrikası, aynı zamanda şirketin, Ford’un Avrupa’daki ticari araç üretim üssü olarak mühendislik ve üretim gücünü küresel sahneye taşıma kararlılığını ortaya koyuyor.

“Geleceğin fabrikası ünvanını hak ediyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açılış töreninde yaptığı konuşmada“Dünya markası Ford’un mühendislik ve üretim gücünün bir yansıması olan Yeniköy’deki bu tesis, pek çok öncü özelliğiyle geleceğin fabrikası ünvanını hak ediyor. Ülkemizin üretim ve ihracat gücüne önemli katkı sağlayacak bu tesis hem içten yanmalı hem de elektrikli araç üretebilen özelliğiyle öne çıkıyor. Geleceğin fabrikası Yeniköy, yeni nesil Transit Custom’un yanı sıra elektrikli Transit ve Volkswagen’in bir tonluk ticari aracının üretimine de ev sahipliği yapacak. Avrupa’nın en çok satan van’ı olan Ford Transit Custom’ın yeni versiyonunun ülkemizdeki ve dünyadaki müşterilerine hayırlı olmasını diliyorum. Ford Otosan otomotiv sanayinin gururu olmayı sürdürüyor.” dedi.

Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Dünyanın 94 farklı ülkesinde Türkiye’de üretilen Ford hafif ticari araç ve parçalarının kullanımını görmek bizim için kıvanç kaynağıdır. Geçen yıl toplam 6,2 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşarak otomotiv sektörünün ihracat şampiyonu ünvanını devam ettiren Ford Otosan’ı bu başarısından dolayı ayrıca tebrik ediyorum. Otomotiv üretiminde dünya sıralamasında 5 yılda 15’inci sıradan 13’üncü sıraya yükselmiş olmamız doğru istikamette ilerlediğimizi gösteriyor. Türkiye olarak, Togg’un yollara çıkışının tetiklediği ilgiyle hızla gelişen bir elektrikli araç piyasasına sahip olma yolunda ilerliyoruz. Amacımız ülkemizi elektrikli araç ve batarya üretiminde dünyanın önde gelen oyuncularından bir haline getirmek. Özellikle elektrikli araç üretiminde Ford Otosan’ın yaptığı hamleleri yakından takip ediyoruz. Ford Otosan’ın 2022 yılında Kocaeli fabrikasında hattan indirdiği E-Transit ile attığı adımın devamının geleceğine inanıyoruz. Ford Otosan’ın elektrikli araç üretim ve satışında ülkemizin amiral gemisi olmayı sürdüreceğinden şüphe duymuyoruz. Ford Otosan’a destek olmaya devam edeceğiz. Ford Otosan’ın bugün burada açılışını yaptığımız yatırım gibi adımları, Türkiye Yüzyılı’nın şimdiden ortaya çıkan meyveleri olarak değerlendiriyorum.

Geleceğin Fabrikası olarak nitelendirilen Yeniköy; teknolojik ve sürdürülebilir ilerlemeye yapacağı katkılarla Ford Otosan’ın ve Türkiye’deki otomotiv ekosisteminin rekabet gücünü artıracak, ihracat potansiyelini yükseltecek. Ayrıca araç üretimindeki artışa bağlı olarak tedarikçilerin bölgeye taşınması yan sanayi sektöründe büyümeyi teşvik edecek ve istihdam olanakları yaratacak.

Koç Topluluğu ve Ford Motor Company arasındaki köklü ortaklığın simgesi Ford Otosan’ın kurulduğu günden bu yana gelecek odaklı bir vizyonla, ‘ilk’leri başarmaya ve değer üretmeye devam etmekte olduğunu vurgulayan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Y. Koç ise, “Cumhuriyetimizin ikinci asrına girerken, ‘Geleceğin Fabrikası’ olarak adlandırdığımız Yeniköy fabrikamızı yaklaşık dört kat büyüterek ve daha da modernleştirerek hizmete alıyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yılında açılışını yaptığımız bu yeni nesil fabrika, endüstriyel mükemmellik standartları açısından yepyeni bir çağın başlangıcını temsil ediyor. Fabrikamız, ‘Avrupa’nın önde gelen elektrikli ticari araç üreticisi’ konumumuzu pekiştirecek. Doğrudan yaratacağı çok büyük katma değerin yanı sıra, bizi en çok heyecanlandıran husus, tedarik ekosistemimizi geliştirecek olması, dolayısıyla Türkiye’nin otomotiv yan sanayinin ve Türkiye otomotiv ekosisteminin küresel rekabetçiliğini daha da artıracak ve sınırlarımızın ötesine hizmet edecek. Türkiyemizin daha parlak yarınları için Koç Topluluğu ‘Ülkem varsa, ben de varım’ demeye devam edecek” dedi.

Ford Otosan’ın devlet ve özel sektörün omuz omuza verdiği zaman sanayi alanında neleri başarabileceğinin en önemli ispatı olduğunu belirten Ali Y. Koç, “Bu stratejik yatırımları ülkemize çekebilmemiz, devletimizin sağladığı kolaylıklar, destekler ve cömert teşviklerle mümkün oldu. Başta, bu yolculuğumuzun hep bir parçası olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, çok değerli Bakanlarımıza, ilgili devlet kurumlarımızın kıymetli yetkililerine en içten şükranlarımızı sunuyorum. Sizlerin gelecek vizyonumuza olan inancı sayesinde bu yatırımları gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

Ford Pro Avrupa Genel Müdürü Hans Schep ise: “Yeniköy Fabrikası, Avrupa’daki ticari araç operasyonlarımız bir dönüm noktası ve Ford Pro hedeflerimizi gerçekleştirme yolculuğumuzda son derece önemli bir adımı temsil ediyor. Sekiz senedir Ford’u Avrupa’da ticari araç liderliğine taşıyan Transit Custom ailesini en yeni ve tamamen elektrikli versiyonları ile birlikte bu özel tesisin sunduğu kalite, ileri teknoloji ve maksimum verimle üreteceğiz.” diye konuştu.

Ford Transit ailesi Avrupa’da sadece Yeniköy’de üretilecek 

Ford Otosan’ın Kocaeli Fabrikaları, yıllardır Avrupa’nın ve Türkiye’nin en çok satan ticari aracı olan Transit ailesinin Avrupa’daki tek üretim merkezi, Transit Custom’un ise dünyadaki tek üreticisi konumunda. Fabrikada, yenilikçi özellikleri ve akıllı teknolojileriyle daha yüksek verimlilik ve performans sunan yeni nesil Transit ve Tourneo Custom üretiliyor. Yeni nesil Custom serisinin gelecekteki üyeleri arasına 2024 yılında hattan inecek tamamen elektrikli E-Transit Custom da yer alacak. Fabrikada ayrıca Ford ve Volkswagen ortaklığına ait yeni nesil 1 ton Volkswagen ticari araç da üretilecek.

Yeniköy Fabrikası, yeni nesil 1 tonluk araçları üretmek üzere kapasitesini 2025 yılında 405.000 adede ulaştıracak.

Ford Otosan’ın Cumhuriyet’in tüm esaslarını kendine pusula edinerek, 60 yılı aşkın süredir tüm faaliyetlerini ülkeye katkı odağında yürüterek otomotiv sanayisinin dönüştürücü gücü olduğuna dikkat çeken Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt “Gelecek odaklı yatırımlarımızla, ülkemizdeki otomotiv ekosistemi ve tedarikçilerimizle birlikte büyüyoruz. Bugün, Avrupa’nın en büyük ticari araç üssü konumundaki Kocaeli tesislerimiz, akıllı fabrika ve sürdürülebilirlik uygulamalarıyla geleceği şekillendirme konusundaki vizyonumuzun en somut örneğidir.  Cumhuriyetimizin 100. Yılında; inovasyon ve ilerlemenin bir araya geldiği, yeni nesil araçlarla otomotiv ekosisteminin geleceğine açılan bir kapı olarak gördüğümüz Yeniköy Fabrikası’nın açılışını yapmaktan gurur duyuyoruz.” dedi.

Türkiye’de ve Ford dünyasında ilk defa uygulanan verimlilik çözümleri

‘Gelecek Şimdi’ vizyonuyla otomotiv ekosistemini dönüştürmek üzere uzun dönem sürdürülebilirlik hedeflerini belirleyen ve adım adım ‘karbon nötr’ olma yolunda ilerleyen Ford Otosan, Yeniköy fabrikasında devreye aldığı yenilikçi, çevre dostu ve enerji verimliliği yüksek uygulamalarıyla fark yaratıyor. Yeniköy, Ford tesisleri içinde ve Türkiye’nin otomotiv sektöründe birer ilki teşkil eden öncü uygulamalarıyla dikkat çekiyor.

Türkiye otomotiv sektöründe ve Ford fabrikaları arasında ilk olan fabrikanın ön cephesine kurulan ‘Fotovoltaik Cam Duvar’, güneş enerjisini elektrik enerjisine çevirerek Yeniköy fabrikasının enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılıyor. Ford Otosan, yan cephedeki ‘Fotovoltaik Cam’ ve çatılardaki güneş panelleri ile elde ettiği yenilenebilir elektriği bina aydınlatmasında kullanarak elektrik tüketiminden tasarruf ediyor. Bir diğer yenilikçi uygulamalardan biri olan ‘Güneş Takip Sistemleri’ teknolojisi üretim alanlarının maksimum gün ışığından yararlanmasını sağlıyor. Üretim alanındaki ısıtma ihtiyacı ise ‘Güneş Duvarları’ sistemi ile desteklenerek doğalgaz tüketimini azaltıyor. 

Üretimin geleceğini temsil eden son teknolojiler

Kocaeli’ndeki akıllı fabrika uygulamaları ile 2019’da Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Öncü Fabrika Ağı’na (Global Lighthouse Network) girmeye hak kazanan Türkiye’deki ilk, dünyadaki dört otomotiv üreticisinden biri olan Ford Otosan, akıllı fabrika olarak adlandırdığı ‘Endüstri 4.0’ çalışmalarını da Yeniköy ile bir üst seviyeye taşıyor.  

Anlık veri ve yapay zekâ ile uçtan uca yönetilen Yeniköy, yüksek otomasyon seviyesiyle de dikkat çekiyor. Yeniköy’de gelişmiş robotik, makine görüşü ve yapay zekâ uygulamaları ve simülasyon modellerine dayalı operasyonların dijital ikizleri kullanılıyor. Endüstriyel ekipmanlardan sensörlerle veri toplanıyor ve bunlar Nesnelerin İnterneti ile birbirine bağlanıyor.

Akıllı fabrikaların temel özelliği olan kapalı döngü modelinin işletildiği Yeniköy’de üretim planlaması gelişmiş veri analitiği ile gerçekleştiriliyor. Böylece talep, arz ve süreç sapmalarındaki değişiklikler karşısında üretimin optimize edilmesi sağlanıyor.

Yeniköy içerdiği birçok yeni nesil teknolojinin yanı sıra akılcı çözümleriyle de öne çıkıyor. Ford Otosan mühendisleri tarafından sıfırdan tasarlanıp hayata geçirilen çok katlı mimariye sahip kaynak ve montaj atölyeleri ile üretim hatlarının verimi artıyor. Bu yenilikçi mimari, ekipler arası iş birliğini artırırken farklı iş istasyonları arasında bölünmeyi azaltıyor. Ayrıca Ford Otosan montaj hatlarında ilk kez havalı presleme ekipmanı yerine kablosuz ve şarj edilebilir matkaplar kullanarak ‘sessiz fabrika’ düzeyine ulaşıyor.

Flipper Zero iPhone cihazları hedef alıyor!

Ortak bir alanda iPhone’unuz aniden bir dizi pop-up’la ve yeniden başlatmalarla kontrolden çıkarsa, suçlu olabileceği için etrafınızda küçük bir USB bellek benzeri cihaz aramalısınız.

Söz konusu cihaz, kablosuz iletişimle etkileşime geçmek için “bilgisayar meraklıları için çok amaçlı cihaz” olarak tanımlanan bir bilgisayar korsanlığı aygıtı olan Flipper Zero. Cihazın web sitesi, cihazın uzak anahtar görevi görmek veya siber güvenlik sızma testlerine yardımcı olmak gibi her türlü işlev için kullanılabileceğini belirtiyor. Ancak Ars Technica, Flipper Zero‘nun halka açık yerlerde ucuz kahkahalar için TV kanallarını çevirmekten otel anahtarlarını kopyalamak veya otomatik garaj kapılarını açmak için kullanılmaya kadar daha hain amaçlarla kullanıldığına dikkat çekiyor. Şimdi ise araç iPhone’larla uğraşabiliyor.

Flipper Zero iPhone için tehlikeli

Bu durum, Hollanda’daki bir tren yolculuğunda iPhone’unun aniden bir sürü açılır pencere açtığını ve ardından yeniden başlatıldığını ve bunun da kullanımını neredeyse imkansız hale getirdiğini fark eden güvenlik araştırmacısı Jeroen van der Ham tarafından fark edildi.

van der Ham: “Telefonunuz neredeyse kullanılamaz hale geliyor. Hala birkaç dakikalığına bir şeyler yapabilirsiniz, bu yüzden bunu deneyimlemek gerçekten sinir bozucu. Bu saldırıyı duymuş bir güvenlik araştırmacısı olarak bile olup bitenin bu olduğunu anlamak gerçekten çok zor” dedi. Daha sonra suçlunun, menzil içindeki tüm iPhone’lara Bluetooth istekleri gönderen, onlara sürekli olarak bağlantı istekleri gönderen ve böylece hepsini kullanılamaz hale getiren Flipper Zero’yu kullanan bir yolcu olduğunu keşfetti.

Bunun panzehiri, iPhone’un Ayarlar uygulamasında Bluetooth’u kapatmaktır, ancak iPhone sürekli olarak açılır pencereler açıp ardından yeniden başlatıldığında bunu söylemek yapmaktan daha kolay. Etkilenen Android cihazlar için ‘yakındakilerle paylaş’ seçeneğini bulmak ve bildirimleri kapatmak gibi daha fazlası yapılabiliyor. Flipper Zero gibi cihazların ortalığı kasıp kavurduğunu daha önce duymuş olsak da, burada endişe verici olan şey, artık iPhone’ları ve iPad’leri etkileyebileceği için yeteneklerinin artıyor gibi görünmesi.

RF etkinleştirici teknolojisindeki güvenliğin hiçbir zaman bu kadar güçlü olmadığı ve güvenliklerinin daha çok insanların onları hacklemek için çaba harcamamasının bir sonucu olduğu yönünde bir tartışma var. Flipper’ın web sitesinde: “Flipper, günlük kullanımın rahatlığı göz önünde bulundurularak tasarlandı. Sağlam bir kasası, kullanışlı düğmeleri ve şekli var, bu nedenle kirli PCB’ler veya cızırtılı pinler yok” ifadeleri kullanıldı.

Bitcoin açgözlülük endeksi nedir?

Kripto Korku ve Açgözlülük Endeksi, bitcoin duyarlılığını aşırı korkudan aşırı açgözlülüğe kadar kategorize ederek 0 ila 100 arasında bir puan sağlıyor. Birçok kripto tüccarı, piyasaya girip çıkmak için doğru zamanı bulmalarına yardımcı olmak için endeksi kullanıyor. Endeks, bitcoin ve diğer büyük kripto para birimlerine dayalı kripto pazarının genel duyarlılığını belirliyor. Bunun için sosyal sinyalleri ve pazar eğilimlerini kullanıyor. Buna indeks deniyor. Çünkü birden fazla veri kaynağını alıp bunları tek bir şekilde birleştiriyor.

Endeks aşağıdaki dört kategoriye ayrılıyor:

  • 0-24: Aşırı korku (turuncu)
  • 25-49: Korku (kehribar/sarı)
  • 50-74: Açgözlülük (açık yeşil)
  • 75-100: Aşırı açgözlülük (yeşil)

Bitcoin açgözlülük endeksi nedir ve nasıl hesaplanıyor?

Kripto piyasası zaman zaman değişken olabiliyor. Bu kısmen duygusal yatırımcıların piyasaya tepkisinden kaynaklanıyor. İnsanlar piyasa yükselirken FOMO’yu (Fear Of Missing Out) hissedebiliyor ve açgözlü olabiliyor. Ayrıca piyasa düştüğünde korkabiliyor ve paralarını satabiliyor.  Pek çok yatırımcı, endeksi bir piyasa göstergesi olarak, daha akıllıca işlem yapmalarına yardımcı olmak için onlara piyasa hakkında bilgi veren bir araç olarak kullanıyor. Böylelikle genel duyarlılığı ve piyasayı yönlendiren duyguları analiz etmek, birçok yatırımcının piyasadan daha iyi performans göstermesine yardımcı oldu.

Endeksin yaratıcıları, endeksin ticaret yapmanıza yardımcı olmak için kullanılabileceğini şöyle öneriyor:

Aşırı korku bir satın alma fırsatı olabiliyor. Çünkü yatırımcılar çok endişeli.

Aşırı açgözlülük, yatırımcıların çok açgözlü olduğu ve piyasanın bir düzeltmeye ihtiyaç duyabiliyor.

Endeks, Alternate.me tarafından bir dizi kaynak kullanılarak hesaplanıyor: oynaklık, piyasa momentumu/hacmi, sosyal medya, hakimiyet ve trendler. Sinyaller Bitcoin’e dayalı işliyor. Ancak Ethereum gibi diğer büyük kripto paralara da dayanmaktadır.yakında indekse dahil edilebilir.

Kripto Korkusu ve Açgözlülük Göstergesi uzun vadeli boğa koşularına tam olarak karşılık gelmiyor. Daha ziyade, kripto pazarındaki haberlere ve kısa vadeli değişikliklere tepki veriyor. Bu nedenlerden dolayı birçok yatırımcı bunu uzun vadeli bir gösterge yerine öncelikle kısa vadeli bir gösterge olarak kullanıyor. Tahmin edebileceğiniz gibi, özellikle yatırımcılar arasında popüler.

Bayraktar TB3 lodos fırtınasında uçtu!

0

Baykar’ın milli ve özgün olarak geliştirdiği Bayraktar TB3 SİHA, Marmara bölgesini etkisi altına alan ve 130 km/sa hıza ulaşan lodos fırtınasının zorlu koşullarında gerçekleştirdiği 5 saatlik 3. test uçuşunu başarıyla tamamladı.

Bayraktar TB3, 3. uçuş testini tamamladı!

Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen silahlı insansız hava aracı Bayraktar TB3’ün test süreci devam ediyor. Milli SİHA’nın 3. uçuş testi Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Milli SİHA Bayraktar TB3, Marmara bölgesini etkisini alan ve 130 km/sa hıza ulaşan güçlü lodos fırtınasının oluşturduğu zorlu hava koşullarına rağmen 5 saatlik test uçuşunu başarıyla tamamladı. TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motorla uçan Bayraktar TB3, fırtına şartlarında yüksek ve düşük hızda yapılan sistem tanımlama testlerinin de başarıyla tamamlanmasının ardından test uçuşunu sonlandırdı.

Kanatları katlanabilir yapıda tasarlanan Bayraktar TB3 SİHA ve Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar Kızılelma, daha önce dünyanın ilk SİHA gemisi olarak adlandırılan TCG Anadolu’nun uçuş güvertesinde İstanbul ve İzmir’de sergilendi.

Cumhuriyetimizin 100. yılı nedeniyle yapılan törenlerde de TCG Anadolu’nun uçuş güvertesindeki yerlerini alan Bayraktar TB3 ve Kızılelma’yı yüz binlerce vatandaş ziyaret etti. Bugün ise Marmara Bölgesindeki vatandaşlar, gökyüzünde uçuş testi sırasında görebildi.

Bayraktar TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısıyla TCG Anadolu gibi kısa pistli gemilerden kalkış ve iniş kabiliyetine sahip dünyadaki ilk silahlı insansız hava aracı olacak. Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, Bayraktar TB3 için 2024 yılı içinde TCG Anadolu gemisinde testlere başlanmasını planladıklarını açıkladı.

Bayraktar TB3’ün sahip olacağı kabiliyetler bu sınıftaki insansız hava araçları açısından da önemli bir yenilik olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetine de sahip olacak milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi yapacak.

Chrome Android tarayıcısının bilinmeyen özellikleri

Tek bir programda yapılan bazı küçük geliştirmelerin ne kadar fark yaratabileceği şaşırtıcı. Bu, özellikle söz konusu program her türlü siteye, uygulamaya ve bilgiye erişmek için kullandığınız tarayıcı olduğunda doğru. Tıpkı Android için fiili varsayılan tarayıcı olan Google’ın Chrome Android uygulamasında olduğu gibi.

Chrome Android tarayıcısı için bilinmeyen özellikler

#1: Basit gönderme

Elbette, Android’in artık Windows bilgisayarlar da dahil olmak üzere farklı cihazlar arasında dosya göndermenize olanak tanıyan yeni ve şık bir Yakın Paylaşım sistemi var. Ancak Chrome’un, oturum açtığınız diğer yerlere sayfaları doğrudan ışınlamanın çok daha kolay bir yolu bulunuyor.

Telefonunuzda Chrome’da bir sayfayı her görüntülediğinizde, uygulamanın sağ üst köşesindeki üç noktalı menü simgesine dokunmanız ve açılan menüden “Paylaş”ı seçmeniz yeterli. Ardından, daha sonra görünen panelde “Cihazlara gönder” seçeneğini arayın.

#2: Sorunsuz senkronizasyon

Cihazlar arasında sayfa göndermek keyifli olsa da, ekranlar arasında geçiş yaparken kaldığınız yerden devam etmek için bunu yapmanıza bile gerek kalmayabilir. Bunları unutmak çok kolay. Ancak Chrome Android uygulaması, oturum açtığınız başka herhangi bir telefon, tablet veya bilgisayarda açtığınız veya yakın zamanda açtığınız sekmelerin tam listesini görmenizi sağlayan basit bir özelliğe sahip.

Uygulamanın üç noktalı menü simgesine bir kez daha dokunun ve bu kez “Son Sekmeler”e dokunun. Ardından, son haftalarda Chrome’u aynı Google hesabıyla kullandığınız tüm cihazların bir listesini göreceksiniz ve bu cihaz adlarından herhangi birine dokunarak açılan sekmelerin tam listesini genişletebilir veya daraltabilirsiniz.

#3: Birinci sınıf çeviri

Sıradaki soru, geçen gün bir okuyucunun sorusu olarak geldi ve sık sık ihtiyaç duymayabileceğiniz ancak doğru türde bir durum ortaya çıktığında takdir edeceğiniz şeylerden biri. Bu, Chrome’un yerleşik çeviri sistemidir ve inanılmaz derecede güçlü ve kullanışlıdır. Ayrıca birkaç farklı şekilde çalışıyor:

Tek bir kelimeyi çevirmek istiyorsanız parmağınızı kelimeye basılı tutup vurgulamanız yeterli. Chrome, ekranın alt kısmında anında bir çeviri açmalı. Çevirmeniz gereken bir cümle veya paragraf varsa cihazınızda Google Çeviri uygulamasının yüklü olduğundan emin olun ve ardından söz konusu bölümü vurgulayın. Açılan menüde “Çevir” seçeneğinin yanında göründüğünü görmelisiniz, ancak bu seçeneğin görünmesi için o menüdeki üç noktalı simgeye dokunmanız gerekebilir. Buna dokunduğunuzda, sizi kopyalama veya yüksek sesle okuma seçeneği de dahil olmak üzere çevirinin bulunduğu bir açılır pencereye götürebilirsiniz.

Görüntülediğiniz sayfanın tamamını çevirmeniz gerekiyorsa Chrome’un sağ üst köşesindeki üç noktalı menü simgesine dokunun ve orada “Çevir” seçeneğini arayın.

#4: Ekstra koruma

Ekranınız kapandığında veya Chrome’dan uzaklaştığınızda, tarayıcı bu tür sekmeleri kilitler ve bunları geri çekmeden önce standart kimlik doğrulama yönteminizi (şifre, PIN, parmak izi veya kullandığınız her şey) istiyor. Chrome’un üç noktalı menü simgesine dokunun, “Ayarlar”ı seçin, ardından “Gizlilik ve güvenlik”i seçin ve etkinleştirmek için “Chrome’dan ayrıldığınızda Gizli sekmeleri kilitle” seçeneğini arayın.

#5: Kısayol

Tarayıcınızın adres çubuğuna chrome:flags yazıp tarayıcınızın adres çubuğuna butonu yazarak manuel olarak etkinleştirebilirsiniz. Açılan ekranda arama kutusunu bulun, ardından “Üst araç çubuğu özelleştirmesinde Uyarlanabilir düğme” etiketli satırı bulun ve ayarını “Varsayılan” yerine “Etkin” olarak değiştirin. Chrome Android tarayıcısı bu şekilde kısayolları daha kullanışlı hale getiriyor.

#6: Sınırsız yakınlaştırma

Chrome’un ayarlarına bir kez daha gidin ve bu sefer “Erişilebilirlik”i seçin. “Yakınlaştırmayı etkinleştirmeye zorla” seçeneğinin yanındaki düğmeyi bulun ve dokunun.

Nicholas Cage “yapay zeka kabus gibi” diyor!

0

Nicolas Cage, yapay zekanın filmlerde kullanımına ilişkin tartışmaya ağırlık verdi. Warner Bros.’daki kısa rolüyle ilgili bazı eleştirel sözler söyledi..

Cage: “Yapay zeka benim için bir kabus. Bu insanlık dışı. Yapay zekadan daha insanlık dışı bir şey olamaz… Eğer insanlar sanatımı alıp benimseseydi çok mutsuz olurdum” dedi.

Ancak Cage, 2022 yazında The Flash’taki küçük rolünün sorumlusunun yapay zeka olmadığını söyledi. Film, daha genç bir Cage’i Superman’in çoklu evren versiyonu olarak tasavvur ediyordu; Tim Burton’ın 1998’de hayata geçmeden önce iptal edildiği ünlü Man of Steel projesi olan Superman Lives’dan ilham alıyordu. The Flash’ta Cage’in Süpermen’i, gözlerinden kırmızı lazerler çıkan büyük bir yaratıkla dövüşüyordu. Ancak oyuncu bunun aslında The Flash için çektiğinden çok farklı olduğunu söylüyor.

Cage yapay zeka kabus gibi dedi

Cage: “Fotoğrafa gittiğimde dev bir örümcekle dövüşüyordum. Ben yapmadım. Benim yaptığım bu değildi. Yapay zeka tarafından yaratıldığını düşünmüyorum. Tim’in (Burton) benim gibi yapay zeka konusunda üzgün olduğunu biliyorum. Yaşımı küçültsünler diye CGI’ydı, tamam, ve ben bir örümcekle savaşıyorum. Ben bunların hiçbirini yapmadım, dolayısıyla orada ne olduğunu bilmiyorum” dedi.

59 yaşındaki aktörün aslında sette olması biraz beklenmedik bir durum çünkü filmi izleyen birçok kişi tüm performansın CG tarafından yaratıldığını varsayıyordu. Cage, gerçekte çekilen şeyin ve sahnede kendisine söylenenin daha ciddi bir şey olduğunu söyledi.

Cage: “Yapmam gereken şey kelimenin tam anlamıyla alternatif bir boyutta durmak ve evrenin yok oluşuna tanık olmaktı. Kal-El bir evrenin sonuna tanıklık ediyordu ve sahip olduğum bu kısa zaman dilimiyle, anlatabileceklerim açısından bunun ne anlama geldiğini tahmin edebilirsiniz. Hiçbir diyaloğum yoktu, bu yüzden duyguyu gözlerimle aktarmam gerekiyordu. Ben de öyle yaptım. Yaklaşık üç saat boyunca setteydim” ifadelerini kullandı. Yine de Cage, yönetmen Andy Muschietti’yi gerçekten beğendiğini ekledi.

Cage şu anda, milyonlarca yabancının aniden onu rüyalarında görmeye başlamasıyla hayatının altüst olduğunu fark eden bir aile babasını konu alan yeni filmi Dream Scenario’nun tanıtımını yapıyor. Film güçlü eleştiriler alıyor; yüzde 91’i Rotten Tomatoes’dan geliyor ve The Hollywood Reporter , Cage’in “hiçbir zaman Dream Scenario’daki kadar komik olmadığını” söylüyor. Film 10 Kasım’da gösterime girecek.

Toyota C-HR üretimi Sakarya’da başladı!

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye (TMMT), üretim faaliyetlerini gerçekleştirdiği Sakarya’daki fabrikasında Türkiye otomotiv endüstrisine ve sürdürülebilir geleceğe yönelik büyük bir adım atıyor. Yeni nesil Toyota C-HR ile Toyota’nın Avrupa’daki tesislerinde ilk şarj edilebilir otomobil ve batarya üreten fabrikası unvanını alan şirket, Türkiye’yi hibrit otomobil üretim üssü haline getiriyor. Tüm proje hazırlık süreci TMMT mühendisleri ve çalışanları tarafından yürütülen ve C-SUV segmentinde Toyota’nın yeni dizayn anlayışını en çarpıcı şekilde yansıtan yeni Toyota C-HR, Toyota Yeni Global Platformu (TNGA-2) üzerinde Hibrit ve Şarj Edilebilir Hibrit (PHEV) versiyonlarıyla üretilmeye başlandı. 308 milyon Euro ilave yatırım ile üretimine başlanan yeni nesil Toyota C-HR ve PHEV batarya üretimi ile Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye’nin ülkemizdeki toplam yatırımı 2,5 Milyar Euro’ya ulaştı. Yeni Toyota C-HR, ihracat pazarlarına Avustralya ve Yeni Zelanda’yı da dahil ederek Okyanusya Bölgesine ihracata başlamış oldu.

Yeni Nesil Toyota C-HR’ın hattan çıkış töreni Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Japonya Büyükelçisi Takahiko Katsumata, Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Toyota Avrupa (TME) Başkanı Yoshihiro Nakata, İcradan Sorumlu Genel Müdür Matthew Harrison, Üst Düzey Başkan Yardımcısı Marvin Cooke, Kıdemli Başkan Yardımcısı Kazunori Takagi, Baş Mühendis Toshio Kanei, tedarikçi firmaların üst yöneticileri, Otomotiv Endüstrisi STK yöneticileri,  ulusal ve yerel basın ile TMMT çalışanlarının katılımıyla 4 Kasım 2023’te Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye AŞ. (TMMT) CEO’su Erdoğan Şahin’in ev sahipliğinde Sakarya’daki fabrikanın tesislerinde gerçekleşti. Ayrıca, Toyota Japonya Tsutsumi Fabrikası (TMC) Genel Müdürü Mitsuhiro Morita, video mesaj yoluyla katılım gösterdi.

Elektrifikasyon Dönüşüm Merkezi Sakarya

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, öncü fabrika rolünü daha da pekiştirmeye devam ediyor. Yeni nesil Toyota C-HR’ın üretimiyle birlikte, Toyota Avrupa tesislerinde ilk ve tek şarj edilebilir otomobil üretimini gerçekleştirerek bu alandaki liderliğini bir kez daha kanıtlıyor. Ayrıca, Sakarya’daki tesis bünyesinde kurulan yıllık 75 bin adet kapasiteli yeni batarya üretim hattı ile şirket, Toyota’nın Avrupa operasyonlarında elektrifikasyon dönüşümünün merkezi haline geliyor.

Son teknoloji ve güvenlik sistemleriyle donatılmış olan yeni batarya hattında, alanında uzmanlaşmış çalışanlar tarafından üretilen bataryalar yeni nesil Şarj Edilebilir Hibrit Toyota C-HR’a hayat veriyor. TMMT, bu alandaki yetişmiş nitelikli iş gücü ve sahip olduğu bilgi birikimi ile diğer Toyota fabrikalarının elektrifikasyon dönüşümünü destekleyerek Toyota Avrupa’nın hedeflerine ulaşmasında önemli bir rol üstlenecek.

Çevre Dostu Fabrika ve Otomobil

Dünyaya ve insana saygı anlayışı ile sürdürülebilir çevreci üretimi benimseyen Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, Yeni Nesil Toyota C-HR için ileri teknoloji çevreci üretim yöntemleri ile donatılmış yeni boya tesisini de devreye alarak Toyota’nın Avrupa tesislerinde 2030 karbon nötr, 2040 karbon sıfır hedefleri doğrultusunda emin adımlarla ilerliyor. Ürettiği çevre dostu hibrit teknolojisine sahip otomobiller ile üretimin yanı sıra her alanda sürdürülebilir çevre hedeflerine de katkı sağlayan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, sınıfının en iyisi konumundaki Şarj Edilebilir Hibrit yeni nesil Toyota C-HR ile sunmuş olduğu 66 km batarya menzili ve 19 gr/km CO2 emisyonu ile karbon dioksit azaltımına önemli oranda katkı sağlıyor.

1,8 Hibrit, 2,0 Hibrit, 2,0 Hibrit 4 Çeker ve 2,0 Şarj Edilebilir Hibrit versiyonları ile müşterilerine 4 farklı elektrifikasyon çözümü sunan yeni Toyota C-HR’da eskisine göre geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı iki katına çıkarılırken araç içi pek çok kaplama malzemesi ve plastik parçalardan oluşan 100’den fazla parça geri dönüştürülen malzemelerden üretiliyor. Hayvansal deri ürünleri kullanımı en aza indirilen yeni Toyota C-HR’da tasarım ve yeni teknoloji ile araç ağırlığı azaltılarak iklimlendirme ihtiyacı da en aza indirgendi. Tüm bu özellikleri ile yeni Toyota C-HR çevre dostu bir otomobil olarak öne çıkıyor ve Toyota’yı 2030 karbon nötr hedeflerine bir adım daha yaklaştırıyor.

Herkes için Mobilite, Herkes için Mutluluk

Sakarya’daki fabrikasında üretim faaliyetlerini gerçekleştiren Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, Toyota’nın ‘’Herkes için Mobilite, Herkes için Mutluluk’’ misyonuna tam uyumlu şekilde otomobiller üretiyor. Yeni Nesil Toyota C-HR, tamamen müşterilerin istekleri ve beklentileri doğrultusunda Avrupa’da tasarlandı. C-SUV segmentindeki yeni dizayn anlayışını yansıtan etkileyici dış tasarımının yanı sıra, kullanıcı dostu dijital uygulamaları, performansı ve kaliteyi üst düzeyde sunan iç tasarımıyla dikkat çekiyor. Dünyada ilk defa Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye tarafından üretilecek olan bu model, geniş bir müşteri kitlesine hitap ediyor.

Lider Fabrika

Yeni Toyota C-HR’ın üretim hattından çıkış töreninde yaptığı konuşmada Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye Genel Müdür ve CEO’su Erdoğan Şahin, ‘’Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye olarak, Cumhuriyetimizin 100. yılını yeni Toyota C-HR ile taçlandırmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu, sadece Türkiye için değil, aynı zamanda Toyota’nın Avrupa operasyonlarında elektrifikasyon dönüşüm merkezi haline gelmesine olanak sağlıyor. Bu başarı, Türkiye’nin otomotiv alanındaki liderliğini ve stratejik rolümüzü bir kez daha vurguluyor. Yenilikçi ve sürdürülebilir üretim yöntemlerimizle, lider fabrika rolümüzü daha da pekiştirerek hem yerel hem de küresel ölçekte sürdürülebilirlik hedeflerimize katkı sağlıyoruz,’’ dedi.

Toyota Motor Avrupa Başkanı Yoshihiro Nakata
Toyota Motor Avrupa Başkanı Yoshihiro Nakata

Toyota Motor Avrupa Başkanı Yoshihiro Nakata yaptığı konuşmada “Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye’nin ileri mühendislik kabiliyeti, yüksek üretim kalitesi ve iş birliği ile hayata geçirilen yeni Toyota C-HR’ın üretime başlamasının büyük heyecanı içindeyiz. Şarj Edilebilir Hibrit versiyonları ve TMMT’de üretilen bataryaları ile birlikte yeni nesil Toyota C-HR, Toyota’nın 2035 yılında Avrupa’da Sıfır Karbondioksit hedefine katkı sağlayacak” dedi.

FTX kurucusu Sam Bankman-Fried için yolun sonu! Suçlu bulundu!

New York jürisi Sam Bankman-Fried‘ı müşterilerden ve yatırımcılardan en az 10 milyar dolar çalmaktan dolayı dolandırıcılıktan suçlu buldu.

Bir ay süren duruşmanın ardından jüri üyeleri, Bankman-Fried‘ın Manhattan federal mahkemesindeki ifadesinde, bir zamanlar dünyanın en büyük ikinci kripto borsası olan FTX‘in bir yıl önce iflasa sürüklenmesinden önce asla dolandırıcılık yapmadığı veya müşterileri aldatmak niyetinde olmadığı yönündeki iddiasını reddetti.

Yargıç, “Bankman-Fried, lütfen ayağa kalkın ve jüriyle yüzleşin.” diye emretti. Bankman-Fried’ın 28 Mart’taki ceza setinde muhtemelen maksimum cezanın çok altında bir cezayla karşı karşıya kalması bekleniyor.

Karar okunurken, Bankman-Fried şaşkına dönmüş, taş bir yüz ifadesine sahip, ellerini önünde kavuşturmuş görünüyordu. Avukatı Mark Cohen daha sonra mahkeme dışında “jürinin kararına saygı duyduklarını” belirten bir açıklama okudu.

Cohen, “Bankman Fried masumiyetini koruyor ve kendisine yöneltilen suçlamalarla güçlü bir şekilde mücadele etmeye devam edecek.” dedi.

Karar sırasında seyirci bölümünün ön sırasında oturan ABD Başsavcısı Damian Williams, adliye binasının dışındaki kameraların önünde durdu ve Bankman-Fried’ın “Amerikan tarihinin en büyük mali dolandırıcılıklarından birini ve milyarlarca dolarlık bir planı gerçekleştirdiğini” söyledi.

Jüri, Bankman-Fried’ın üç günlük ifadesinde “hiçbir zaman dolandırıcılık yapmadığı veya müşterilerden, yatırımcılardan ve borç verenlerden hırsızlık yapma planı yapmadığı ve Ekim 2022’ye kadar şirketlerinin en az 10 milyar dolar borcu olduğunun farkına varmadığı” yönündeki ısrarını reddetti.

FTX iflas

Duruşma, Ponzi planıyla binlerce yatırımcıyı yaklaşık 20 milyar doları aldatan Bernard Madoff’un 2009’da yargılanmasından bu yana görülmemiş ölçekte bir dolandırıcılığa odaklanması nedeniyle yoğun ilgi gördü. Madoff suçunu kabul etti ve 150 yıl hapis cezasına çarptırıldı, ardından 2021’de öldü.

31 yaşındaki Bankman-Fried’ın kovuşturması, gelişmekte olan kripto para endüstrisine ve Bahamalar’da 30 milyon dolarlık lüks bir dairede birlikte yaşayıp dünyanın en güçlü oyuncusu olmayı hayal eden 20’li yaşlarındaki bir grup genç yöneticiye dikkat çekti.

Savcılar, jüri üyelerinin, mahkemede gördükleri kısa saçlı ve takım elbiseli sanığın, 2017 yılında kripto para hedge fonu Alameda Research’ü ve FTX’i kurduktan sonra kendine özgü görünümü haline gelen, dağınık saçlı ve şortlu adam olmadığını bilmelerini sağladı.

Jüriye Bankman-Fried’in özel bir jette uyuduğu, elinde bir deste iskambil kağıdıyla oturduğu ve Super Bowl’da aralarında şarkıcı Katy Perry’nin de bulunduğu ünlülerle buluştuğu fotoğrafları gösterdiler. ABD Başsavcı Yardımcısı Nicolas Roos, Bankman-Fried’ı “ünlü peşinde koşmaktan” hoşlanan biri olarak nitelendirdi.

Kapanış konuşmasında Cohen, savcıların Sam’i “bir tür kötü adama, bir tür canavara” dönüştürmeye çalıştıklarını söyledi.

Bu hem yanlış hem de adaletsiz; umarım ve inanıyorum ki bunun kesinlikle doğru olmadığını görmüşsünüzdür.” dedi. “Hükümete göre Sam’in dokunduğu ve söylediği her şey sahteydi.

Hükümet, Bankman-Fried’ın FTX’teki müşteri hesaplarından milyarlarca doları hortumlamak için Alameda Research’ü nasıl kullandığını açıklamak için Bankman-Fried’in yakın çevresinden üç eski üyesinin, eski kız arkadaşı Caroline Ellison’un da aralarında bulunduğu üst düzey yöneticilerinin ifadelerine büyük ölçüde güvendi.

Savcılar, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü mezununun bu parayla yatırımlar, katkılar, on milyonlarca dolarlık siyasi katkılar, Kongre tanıklığı ve komedyen Larry David ve futbol oyun kurucusu Tom Brady gibi ünlülerin yer aldığı bir tanıtım kampanyası yoluyla etki ve güç kazandığını söyledi.

28 yaşındaki Ellison, Bankman-Fried’in, Alameda Research’ün genel müdürü olduğu sırada, büyük şirketlere liderlik etme, etkili bir şekilde para harcama ve bir gün ABD başkanlığına aday olma hırslarının peşinde koşarken kendisini dolandırıcılık yapmaya yönlendirdiğini ifade etti.

FTX’in baş teknoloji sorumlusu olan FTX kurucu ortağı Gary Wang, ifadesinde Bankman-Fried’ın kendisine, Alameda Research’ün FTX’ten sınırsız para çekebilmesi ve 65 milyar dolara kadar kredi limitine sahip olabilmesi için FTX’in operasyonlarına kod eklemesi talimatını verdiğini açıkladı. Wang, paranın müşterilerden geldiğini söyledi.

FTX’in eski mühendislik başkanı Nishad Singh, bir zamanlar hayranlık duyduğu bir adamın dolandırıcılığın boyutunu gördüğünde eylemlerinin sonucunda “körleştiğini ve dehşete düştüğünü” ifade etti. Geçen Kasım ayındaki çöküşün kendisini intihara meyilli hale getirdiğini söyledi.

Ellison, Wang ve Singh dolandırıcılık suçlamalarını kabul ettiler ve cezanın hafifletilmesi umuduyla Bankman-Fried aleyhinde ifade verdiler.

Bankman-Fried geçen Aralık ayında Bahamalar’da tutuklandı ve Amerika Birleşik Devletleri’ne iade edildi; burada elektronik izleme ve ailesinin Palo Alto, Kaliforniya’daki evinde kalması şartıyla 250 milyon dolarlık kişisel teminat karşılığında serbest bırakıldı.

Gazeteciler ve internet fenomenleriyle yaptığı yüzlerce telefon görüşmesinin yanı sıra e-postalar ve mesajlar da dahil olmak üzere iletişimleri, hakimin müstakbel duruşma tanıklarını etkilemeye çalıştığı sonucuna varması ve Ağustos ayında hapse atılması emrini vermesiyle sonunda başını belaya soktu.

Roos kapanış konuşmasında Bankman-Fried’ın ifadesiyle alay etti ve avukatının sorgusunda sanığın sözlerinin “birkaç kez prova edilmiş gibi pürüzsüz” olduğunu söyledi.

Ancak savcı çapraz sorguda “farklı bir kişiydi” dedi. “Çapraz sorguda birdenbire şirketi ya da kamuoyuna söylediği şeyler hakkında tek bir ayrıntıyı hatırlayamadı. Bunu duymak rahatsız ediciydi. Doğrudan muayenesi sırasında hatırlamadığını asla söylemedi ama çapraz sorgusu sırasında bu 140’tan fazla kez oldu.

Eski federal savcılar, yalnızca yarım gün süren müzakerelerin ardından verilen hızlı kararın, hükümetin davayı ne kadar iyi denediğini gösterdiğini söyledi.

Pallas Partners LLP’nin ortağı ve eski Manhattan savcısı Joshua A. Naftalis, “Hükümet davayı beklediğimiz gibi denedi” dedi ve şöyle devam etti: “Bu büyük bir dolandırıcılıktı, ancak bu karmaşık bir dolandırıcılık olması gerektiği anlamına gelmiyor. ve sanırım jüri bu iddiayı anladı.

Okta’ya yapılan saldırı, müşterileri tehlikeye attı!

Okta, geçen ay müşteri destek sistemini ihlal eden saldırganların 134 müşteriye ait dosyalara erişim sağladığını, bunlardan beşinin daha sonra çalınan oturum tokenları yardımıyla oturum ele geçirme saldırılarının hedefi olduğunu söyledi.

Okta: “28 Eylül 2023’ten 17 Ekim 2023’e kadar bir tehdit aktörü, Okta’nın müşteri destek sistemi içindeki 134 Okta müşterisiyle veya Okta müşterilerinin %1’inden azıyla ilişkili dosyalara yetkisiz erişim elde etti. Bu dosyalardan bazıları, oturum ele geçirme saldırıları için kullanılabilecek oturum belirteçleri içeren HAR dosyalarıydı. Tehdit aktörü, bu oturum belirteçlerini, 3’ü kendi oturumunu paylaşan 5 müşterinin meşru Okta oturumlarını ele geçirmek için kullanabildi” dedi.

Okta ihlali için açıklama

Şirketin Ekim ayı güvenlik ihlali nedeniyle hedef alındıklarını açıklayan üç Okta müşterisi 1Password, BeyondTrust ve Cloudflare Hepsi, şirket içi Okta yönetici hesaplarına izinsiz giriş yapma girişimlerini tespit ettikten sonra  şüpheli etkinlik konusunda Okta’yı bilgilendirdi. 29 Eylül’de oturum ele geçirme girişimleri konusunda uyarılmasına rağmen Okta’nın, etkilenen üç müşteriyle yaptığı çok sayıda toplantının ardından destek sistemindeki ihlali resmi olarak onaylaması iki haftadan fazla zaman aldı.

Tehdit aktörleri, Okta’nın destek sistemini ihlal etmek için, Okta tarafından yönetilen bir dizüstü bilgisayar kullanarak kişisel Google profiline giriş yapan bir çalışanın kişisel Google hesabından çalınan bir destek hizmeti hesabının kimlik bilgilerini kullandı. Okta, saldırganların hizmet hesabı kimlik bilgilerini nasıl çaldığını paylaşmasa da şirket, “bu kimlik bilgilerinin açığa çıkmasının en olası yolu, çalışanın kişisel Google hesabının veya kişisel cihazının ele geçirilmesi” dedi.

İhlale yanıt olarak Okta, gelecekte benzer olayları önlemek için, ele geçirilen hizmet hesabının devre dışı bırakılması, kişisel Google profillerinin Okta tarafından yönetilen cihazlarda Google Chrome ile kullanılmasının engellenmesi, müşterisi için ek algılama ve izleme kuralları dağıtılması da dahil olmak üzere çok sayıda önlem aldı. Makale yayınlandıktan sonra Okta: “Bulgularımızı tüm müşterilerimize bildirdik ve tüm müşterilerimizi korumak için iyileştirmeleri tamamladık. Kimlik sağlayıcıları olarak Okta’ya güvenen tüm müşterilerimizden özür dileriz” dedi.

Huawei’den elektrikli araçlar için hızlı şarj teknolojisi geliyor

FusionCharge dijital güç teknolojisi, elektrikli araçların daha yüksek performans sergilemelerine ve daha iyi şarj deneyimi ile çalışmalarına yardımcı oluyor.

Huawei, sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen ve yeni nesil teknolojileri teşvik etmeye odaklanan akıllı şarj ürünleriyle, elektrifikasyon sürecini hızlandırmayı hedefliyor. Şirket, bu kapsamda geliştirdiği yeni nesil sıvı soğutmalı ultra hızlı güç ünitesi ile akıllı e-mobilitenin dijitalleşmesine öncülük ediyor. FusionCharge sıvı soğutmalı yüksek hızlı şarj ünitesi, kullanıcılara güvenilir ve daha verimli bir deneyim sunmayı hedeflerken, şarj noktası operatörleri için de daha iyi bir yatırım fırsatı sunuyor.

Hedef, yenilikçi bir şarj ekosistemi oluşturmak

Huawei, düşük karbon stratejisinin merkezinde yer alan esnek ve verimli bir dijital güç ekosistemi oluşturmak için iş ortaklarıyla birlikte çalışmaya devam ediyor.  Ürünün tanıtıldığı Elektrikli Araç Şarj Teknolojileri Ekipmanları Fuarı’nda bir değerlendirme yapan Huawei Dijital Enerji İş Grubu Genel Müdürü Guanliang Zhao, bu ürünün artık Türkiye’de kullanıma hazır olduğunu söyledi. Zhao; “Türkiye’de e-mobilitenin gelişmesinden heyecan duyuyoruz. Büyüyen elektrikli araç pazarına güvenilir ve verimli ürünler sunmak için yenilikçi teknolojiler geliştirmeye devam ediyoruz. Bu süreçte iş ortaklarımızla birlikte yenilikçi bir şarj ekosistemi oluşturmaya ve daha iyi şarj deneyimi getirmek için çalışmayı sürdürüyoruz. Gerçekleştirdiğimiz çalışmalar süresince bize destek olan tüm iş ortaklarımıza teşekkür ederiz.”

FusionCharge sıvı soğutmalı yüksek hızlı şarj, hizmet verilen şarj seanslarının sayısını artırarak, yeni bir şarj altyapısı oluşturmayı mümkün kılıyor.

Sıvı soğutmalı güç ünitesi ile 720 kW gibi yüksek bir güç çıkışı üretilebiliyor. Kabin, güç havuzu ve güç paylaşım matrisi sayesinde, yüksek hızda şarj gerçekleşiyor. AC/DC ve DC/DC modüllerinin ayrılması, güç ünitelerini DC ESS bağlantısı için daha erişilebilir hale getirir ve güç kapasitelerinden daha fazla yararlanılmasını sağlar. Ünite, 12 adede kadar çıkışı destekleyebilir ve 600 kW’a kadar çıkış gücü tek bir konektörle işlenebilir. DC veri yolu ile tamamen sıvı soğutmalı olarak geliştirilen mimari, geleneksel mimariye kıyasla üstün kalite, daha fazla esneklik ve gelişmiş bir şarj deneyimi sunar

FusionCharge sıvı soğutmalı yüksek hızlı şarj ünitesi, 500 amperlik gücüyle yüksek hızlı şarj deneyimine imza atıyor. %95,5 verimlilik ve son derece düşük arıza oranına sahip olan ürün ayrıca, tamamen sıvı soğutmalı teknolojisi sayesinde 60dB’nin altında çalışarak, gürültü bariyerini de ortadan kaldırıyor.

İş Bankası’na 250 milyon dolar finansman!

0

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings tarafından “BB+” notu verilen, 5 yıl nihai vadeli ve 4 dilimden oluşan işleme, ticari bankalar ve yatırımcıların yanı sıra Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) da yatırımcı olarak katıldı. EBRD tarafından sağlanan 100 milyon ABD Doları tutarındaki kaynağın 80 milyon ABD Doları tutarındaki kısmı deprem bölgesine hizmet ve ürün sağlayan firmaların finansman gerekliliklerinin karşılanmasında, 20 milyon ABD Doları tutarındaki kısmı ise kadınların yöneticisi/sahibi olduğu işletmelerin finansmanında kullandırılacak.

İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Gamze Yalçın
İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Gamze Yalçın

İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Gamze Yalçın, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, yurt dışından gelen havale akımlarına dayalı seküritizasyon işlemlerinin Türk bankalarının uluslararası fonlama kaynakları arasında önemli bir yer tuttuğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “2000 yılından bu yana havale akımlarına dayalı seküritizasyon işlemleri ile uzun vadeli kaynak sağlıyoruz. Başarıyla sürdürdüğümüz seküritizasyon işlemleri ile Türkiye ekonomisine kaynak sağlamaya devam ederken, sürdürülebilirlik alanında da depremden etkilenen bölgenin yeniden inşası ile kalkınmasına yönelik faaliyetleri ve ekonomik hayatta kadınları desteklemeyi sürdüreceğiz.”

StartupTeknoloji 5. girişimcilik ekosistemi buluşması gerçekleştirildi

0

StartupTeknoloji girişimcilik ekosistemine katkı sunma vizyonuyla düzenlediği kahvaltı buluşmalarının beşincisini gerçekleştirdi. Bu özel etkinlik, sektörün öne çıkan isimlerini, yeni fikirleriyle parlayan girişimcileri ve ekosistemin destekçilerini bir araya getirdi.

StartupTeknoloji

Daha önceki buluşmalarında olduğu gibi, bu buluşma da enerji dolu, bilgi paylaşımının ön planda olduğu ve iş birliği fırsatlarının doğduğu bir ortamda gerçekleşti. Katılımcılar, deneyimlerini paylaşma, yeni projeler için ortaklık kurma ve ekosistemin genel gelişimi hakkında fikir alışverişinde bulunma imkânı yakaladılar.

Fintechlerin Girişimcilik Ekosistemindeki Önemi

Etkinlikte ayrıca bir fintech paneli de gerçekleştirildi. Panelin moderatörlüğünü Magnus İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı İskender Ada yaptı. Panelde Sipay CEO’su Semih Muşabak, Turan CEO’su Özgür Bayraktar ve CraftGate CEO’su Hakan Erdoğan ‘’Fintechlerin Girişimcilik Ekosistemindeki Önemi’’ ile ilgili konuştular.

StartupTeknoloji

Windows 11’in 2023 güncellemesi ile gelen yenilikler

Microsoft , Windows 11 kullanıcıları için Windows 11 sürüm 22H2’ye çok sayıda yeni özellik ve iyileştirme ekleyen Moment 4 Güncelleştirmesi’ni yayımladıktan sadece birkaç gün sonra, devasa yıllık Windows 11 2023 Güncelleştirmesi’ni kullanıma sundu.

Microsoft, “Windows 11, sürüm 23H2, Windows 11, sürüm 22H2 ile aynı kod tabanını ve hizmet dalını paylaştığından, bu özellik güncellemesi, hızlı kurulumu mümkün kılmak için (aylık güncelleme sürecinde olduğu gibi) Windows Update aracılığıyla teslim edilecek” diye açıkladı.

Windows 11’in 2023 güncellemesi ile yeni gelenler

Windows 11 kullanıcıları, Windows 11 sürüm 23H2’nin yeni özelliklerinin çoğunu, KB5031455 aracılığıyla ön izleme güncellemesi olarak zaten mevcut olan Windows 11 için Moment 4 Güncelleştirmesi sürüm 22H2 ile alacaklar. Yüklemek için Windows Update ayarlarında “En son güncellemeleri mümkün olan en kısa sürede al” seçeneğinin etkinleştirilmesi gerekiyor. Önümüzdeki birkaç hafta içinde, Windows 11’in sürüm numarasını Windows 11 sürümünden artıracak başka, daha küçük bir güncelleme olacak. 22H2’den Windows 11 sürüm 23H2’ye geçiş yapın ve bir dizi başka özellik ekleyebilirsiniz.

Windows 11’in 2023 Güncellemesi aynı zamanda düzenli kalmanıza yardımcı olabilecek önemli bir ayar da içeriyor. Ayarlar -> Uygulamalar -> Yüklü Uygulamalar bölümünde yalnızca sizin yüklediğiniz uygulamalar ve oyunlar gösteriliyor. Windows 11 tarafından yüklenen ve gerekli olan tüm bileşenler, Ayarlar -> Sistem -> Sistem Bileşenleri’ne bölünecek. Windows 11 2023 Güncelleştirmesi’nin çoğunu oluşturan “Moment 4” güncelleştirmesi, Windows 11’in yayımlanmasından bu yana yapılan en kapsamlı güncelleştirme diyebiliriz. Microsoft’un bu destek makalesine bakıldığında , güncelleştirmenin ne kadar kapsamlı olduğu ve tüm önemli noktaların ayrı ayrı listelendiği görülüyor.

Yeni gelen özellikleri aşağıdaki şekilde listeleyebiliriz.

  • “rar”, “7z” ve “tar” paket formatları için yerel destek
  • Başlat menüsünde iyileştirmeler
  • “Ctrl + Windows tuşu + V” ile çağrılabilen güçlendirilmiş bir ses karıştırıcısı
  • Dosya gezginindeki “Kataloglar”
  • yeni Windows Yedekleme uygulaması
  • geçiş anahtarları desteği (şifrelerin yerini alması gerekir)
  • genişletilmiş kimlik avı koruması
  • sağ alt köşedeki saat göstergesini gizleme imkanı
  • “Ayarlar”ın tamamen revize edilmiş başlangıç ​​sayfası
  • Dinamik aydınlatmaya sahip cihazların kontrolü (fare, klavye vb.)

Çinli insansız hava araçları yasaklanacak mı?

ABD Temsilciler Meclisi’nin Çin komitesinin üst düzey üyeleri, ABD hükümetinin Çin insansız hava araçlarını satın almasını yasaklamayı amaçlayan bir yasa tasarısı sunuyor.

Komitenin Cumhuriyetçi başkanı Mike Gallagher ve üst düzey Demokrat Raja Krishnamoorthi, Kasım ayı başında “Amerikan Güvenlik Drone Yasası”nı uygulamaya koyacaklarını söyledi. Gallagher: “Bu tasarı, federal hükümetin bu ekipmanı Çin gibi ülkelerden satın almak için Amerikan vergi mükelleflerinin dolarlarını kullanmasını yasaklayacak. ABD çıkarlarını ve ulusal güvenlik tedarik zincirimizi korumak için Kongre’nin bu iki partili tasarıyı geçirmesi zorunlu” dedi.

Çinli insansız hava araçları için karar verilecek

Tasarı aynı zamanda yerel ve eyalet hükümetlerinin federal bağışlar kullanarak Çin insansız hava aracı satın almasını da yasaklayacak ve federal departmanlar ve kurumlar tarafından Çin’den temin edilen yabancı ticari kullanıma hazır insansız hava aracı ve insansız hava aracı sistemlerinin miktarını ayrıntılı olarak gösteren bir federal rapor gerektirecek.

Krishnamoorthi, tasarının “devlet kurumlarımızın yabancı üretim drone teknolojisine olan bağımlılığından kaynaklanan her türlü güvenlik açığına karşı korunmaya yardımcı olacağını ve ABD drone endüstrisinde büyümeyi teşvik edeceğini” söyledi. Ayrı bir gelişmede Ekim ayı sonunda ABD Senatosu, Cumhuriyetçi Senatör Marsha Blackburn ve Demokrat Mark Warner tarafından önerilen ve Federal Havacılık İdaresi’nin (FAA) Çin, Rusya, İran, Kuzey Kore’de üretilen drone’ları işletmesini veya federal fon sağlamasını yasaklayacak bir değişikliği oybirliğiyle onayladı.

Blackburn, “Vergi mükelleflerinin dolarları asla ulusumuza düşman olan bölgelerde üretilen insansız hava araçlarını finanse etmemeli” dedi.              DJI’ın yasaya karşı çıkma çabalarına geçmişte yurt içinde benzer uygun maliyetli insansız hava araçlarının bulunmadığını savunan ABD polis teşkilatları da yardımcı olmuştu.

Virginia Cumhuriyetçi Rob Wittman ve Connecticut Demokrat Joe Courtney tarafından ortaklaşa imzalanan tasarı, yerel ve eyalet hükümetlerinin federal hibelerle Çin insansız hava araçlarını satın almasını da yasaklayacak. Uluslararası Mürettebatsız Araç Sistemleri Derneği’nin savunuculuk başkanı Michael Robbins, milletvekillerinin özellikle Ukrayna’daki savaş alanında ortaya çıktıktan sonra Çin dronlarından kaynaklanan güvenlik tehdidinin daha fazla farkında olduklarını söyledi. DJI drone’ları ile ABD arasındaki teknolojik uçurumun daraldığını ancak Amerikalı şirketlerin Çinli rakiplerinin Pekin tarafından sübvanse edilmesi nedeniyle dezavantajlı durumda olduğunu söyledi.

Yapay zeka sektörleri nasıl dönüştürüyor?

Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi, yapay zekâ ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Zirvede, “Her Şey Bir Soruyla Başlar” teması ile başarılı sonuçların temelinde yenilikçi düşünme ve bilinmeyene duyulan merak olduğuna dikkat çekilerek inovasyon ve dönüşüm lideri şirketlerin başarılı yapay zekâ uygulamaları incelendi.

Türkiye’deki yapay zekâ farkındalığını artırmak ve ekosistemi geliştirmek amacıyla 2017 yılında kurulan Türkiye Yapay Zekâ İnisiyatifi (TRAI)’nin düzenlediği Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi’nin bu yıl altıncısı gerçekleşti. Zirvenin fiziksel olarak yapılan ilk günü binin üzerinde profesyonelin katılımıyla gerçekleşti. Ana Sahne’de ve Yapay Zekâ İnovasyon Sahnesi’nde (AI Innovation Stage) bankacılık ve finans, üretim, sağlık, enerji, sivil savunma, e-ticaret, perakende, otomotiv gibi pek çok farklı sektörün öncü şirketlerinden yeni yapay zekâ uygulamaları ve ekosistemdeki en güncel yenilikler katılımcılarla paylaşıldı.

Etiya, Ford Otosan, Hewlett Packard Enterprise, NVIDIA, Meta, Sambanova, Exodus, Turkcell ve Turkcell Global Bilgi, Artivise, Cypien.ai, Google Cloud, Deloitte, Intel, Robusta, Ron Digital, Wiro’nun desteğiyle hayata geçirilen zirvede Yapay Zeka uygulamaları ve tabii ki günümüzün en popüler konusu olan Üretken Yapay Zekâ (Generative AI) iş dünyası kullanım alanları işlendi. Robotik, dijital dönüşüm, otonom araçlar, siber güvenlik, global yapay zekâ ekosistemleri, ekosistemin ihtiyaçları ve çözümleri, fırsatlar ve riskler önemli deneyim aktarımlarıyla ve başarılı yapay zekâ startuplarının sunumlarıyla incelendi.

TRAI Kurucusu Halil Aksu
TRAI Kurucusu Halil Aksu

Zirve, TRAI Kurucusu Halil Aksu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Konuşmasında günümüzde artık her alanda yapay zekâ olduğunu belirten Aksu şunları söyledi: “Yapay zeka medeniyetimizin işletim sistemi haline gelmiştir. Pek yakında yapay zeka en ince kılcal damarlarımıza kadar ilerlemiş olacak; yapay zekasız bir hayat mümkün olmayacak. Elektrik, içten yanmalı motor, buhar makinesi, internet ve cep telefonu gibi hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelecek.”

Şirketlerin odağında yapay zekâyı rekabetçi üstünlük olarak kullanmak var

Yapay zeka şirketlere çok ciddi rekabet gücü sağlamaktadır. TRAI kurucusu Halil Aksu açılış konuşmasında 2014’ten bu yana bu konuyu vurguladıklarını, önümüzdeki 10 yıl boyunca da vurgulamaya devam edeceklerini ifade etti ve şu sözlerini ekledi: “Yapay zekayı hangi alanlarda kullanacaksınız? Yapay zeka için gerekli veri ve altyapınız var mı? En önemlisi de yapay zeka yetenekleriniz var mı? Bu yetenekler için dünya çapında bir rekabet söz konusu. TRAI 2017’den beri yanınızda, TRAI Akademi, TRAI Consulting ve TRAI Labs ile şirketlere destek olmaya devam edeceğiz.”

TRAI Üretken Yapay Zekâ Raporu

Zirvede, ayrıca TRAI Üretken Yapay Zekâ Raporu’nun yayınlandığı bilgisi verildi. Rapor, yapay zekâ farkındalığıyla şirketlerin üretken yapay zekâyı tanımasını, yenilikleri, güncel gelişmeleri, araştırma sonuçlarını, sunduğu fırsatları takip ederek stratejik öneme sahip kararlar almasını sağlıyor. https://turkiye.ai/trai-uretken-yapay-zeka-raporu-ekim-2023/

Katma değeri yüksek işbirlikleri

Yapay zekâ startup ekosisteminden başarılı startupların projelerini, vizyonlarını ve sektöre yön verecek yeniliklerini sergiledikleri zirve; startuplar, yatırımcılar ve sektör profesyonellerine katma değeri yüksek işbirlikleri, yatırım fırsatları ve TRAI ekosistemi ile bütünleşme fırsatı verdi.

TRAI açık kaynak eğitimler ve oturumlar Zirvenin ikinci ve üçüncü günleri çevrimiçi olarak devam etti. İkinci gün küresel yapay zekâ ekosisteminden konuşmacılarla en yeni teknolojiler, farklı sektörlerden inovatif projeler ve önemli deneyim aktarımları canlı olarak çevrimiçi etkinliklerle sağlandı. Zirvenin final günündeyse TRAI Akademi, Microsoft, Ford Otosan, Google ve Amazon Web Services’ten  yapay zekâ eğitimleri verildi. Açık kaynak olarak paylaşılan oturum ve eğitimlere TRAI Youtube kanalından ulaşmak mümkün: https://www.youtube.com/@TurkiyeYapayZekaInisiyatifi

Toyota 1,8 milyon aracı geri çağırmak zorunda kaldı!

0

Elektrikli otomobiller ve batarya yangınlarının potansiyel riski hakkında çok fazla korku, belirsizlik ve şüphe var ancak Toyota‘nın bu hafta 1,8 milyondan fazla otomobili geri çağırmasının sorumlusu ise eski 12 V bataryalar.

Toyota, sorunun, yedek akülerin boyutlarındaki farklılıklardan ve stop aküsünün kelepçe tarafından düzgün bir şekilde tutulmamasından kaynaklandığını, akünün sert virajlarda hareket ederek pozitif terminalin kelepçeye temas edip kısa devreye ve olası yangın riskine neden olabileceğini söylüyor.

Toyota’ya göre sorun 2013-2018 RAV4’leri (yaklaşık 1.854.000 adet) etkiliyor. Resmi Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi güvenlik geri çağırma bildirimi henüz yayınlanmadı, ancak NHTSA Kusur Araştırma Ofisi, motorda başlayan “kaza dışı termal olaylar” ile ilgili 11 şikayetin ardından Şubat 2021’den bu yana sorunu inceleyen açık bir davaya sahip.

Toyota yeni bir tutma kelepçesi, akü tepsisi ve pozitif terminal kapağı üzerinde çalıştığını söylüyor. Bunlar hazır olduğunda otomobil üreticisi bu bileşenleri ücretsiz olarak değiştirecek. Otomobil üreticisi, geri çağırma konusunda araç sahipleriyle Aralık ayı sonuna kadar iletişime geçilmesi gerektiğini söyledi.

Son noktada bu sürecin nasıl ilerleyeceğini zaman gösterecek. Ancak, motor sağlığı ve mekanik anlamda verdiği güvenle tanınan Toyota’dan gelen böyle bir haber markanın prestijini hayli olumsuz etkiledi.

Sürecin nasıl yönetileceği gelecekte marka değerinin nereye konumlanacağını gösterecek. Şimdilik süreç olumlu bir şekilde yürütülmeye çalışılıyor.

Kabus gibi bir yıl geçiren Qualcomm, gelecekten ümitli

0

Çip üretiminde dünya devleri arasında yer alan Qualcomm, 2023 mali yıl son çeyrek rakamlarını açıkladı. Firma için 24 Eylül’de sona eren mali çeyrekte toplam gelir bir önceki seneye kıyasla %24 oranında düşerek 8,63 milyar dolara, net kâr ise %48 oranında azalarak 1,48 milyar dolar seviyesine geriledi. Buna karşın, firmanın açıkladığı rakamlar analist beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Qualcomm da özellikle yapay zekâ teknolojisinin çip tedariğine olan talebi artırmasını beklediklerini açıkladı.

Yapılan finansal rapor açıklamasına göre Qualcomm, otomotiv pazarı hariç hizmet verdiği tüm pazarlarda gelir düşüşü yaşadı. Firmanın gelirleri El Cihazları bölümündeki yüzde 27’lik düşüşle 5,45 milyar dolara, IoT (nesnelerin interneti pazarı) yüzde 31’lik düşüşle 1,38 milyar dolara ve lisanlama bölümünde yüzde 16,5’luk düşüşle 1,34 milyar dolarak geriledi. Firma için nispeten küçük olan Otomotiv iş biriminde ise satışlar yüzde 15’lik büyümeyle 535 milyon dolara ulaştı.

Qualcomm CEO’su Cristiano Amon analistlerle yaptığı bir konferans görüşmesinde yonga seti işinden elde edilen satışların “artık oturmuş bir Android telefon ortamını yansıttığını” söyledi. Qualcomm CFO’su (mali işlerden sorumlu en üst yönetici)  Akash Palkiwala ise IoT talebinin endüstriyel müşterilerden gelen “talep düşüklüğünden” muzdarip olduğunu, ancak Otomotiv’in üst üste 12. çeyrekte çift haneli kazançlar elde ettiğini belirtti. Palkiwala  “Snapdragon platformumuz rakiplerinden oldukça farklılaşmış durumda. İlk olarak, sınıfının en iyisi NPU, CPU ve GPU’muzun güç verimliliğinde AI işleme performansını önemli ölçüde artırdık” diyor ve ekliyor: “İkinci olarak ise platformumuzda yerel olarak çalışan bir dizi tüketici üretkenliğine dayalı yapay zekâ modelini etkinleştirmek için ekosistemlerde birden fazla ortakla işbirliği yapıyoruz. Üçüncü olarak, multimodal dahil olmak üzere çoklu kullanım durumları için milyarlarca parametre Gen AI modellerinin sürekli ve eşzamanlı olarak çalışmasını sağlıyoruz.”

Qualcomm, Snapdragon X Elite’ten ümitli

Yakın zamanda Qualcomm, Snapdragon X Elite platformunu PC üreticilerine satma niyetini açıklayarak Intel ve AMD için bir tehdit oluşturdu. Snapdragon X Elite, kendi sınıfındaki herhangi bir x86 veya ARM rakibinin çok iş parçacıklı CPU performansını aşan özel Oryon CPU’nun ilk uygulamasını içeriyor. Ayrıca, önde gelen x86 CPU rakiplerinin tek iş parçacıklı CPU tepe performansını yüzde 70 daha az güçle eşleştiriyor.

Qualcomm bir önceki çeyrekte daha zayıf ticaret koşullarının maliyetleri azaltması gerektiği anlamına geldiğini açıklamış ve geçen ay 1.200 personeli işten çıkaracağını doğrulamıştı. Önümüzdeki çeyrek için satışların 9,1 milyar ila 9,9 milyar dolar arasında veya orta noktada 9,5 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Bu rakam analistlerin tahminlerinden daha yüksek.

Ünlü sağlık grubu, BlackCat fidye yazılım çetesinin son kurbanı oldu!

0

Henry Schein, 32 ülkede faaliyet gösteren ve 2022 yılında 12 milyar doların üzerinde gelir elde eden bir sağlık çözümleri sağlayıcısı ve Fortune 500 şirketi olarak dikkat çekiyor. Firma 15 Ekim’de, bir gün önce üretim ve dağıtım işletmelerini etkileyen bir siber saldırıyı kontrol altına almak için bazı sistemleri çevrimdışı duruma getirmek zorunda kaldığını açıkladı. BlackCat fidye yazılım çetesinin saldırısına uğrayan firmanın web sitesi hala tam olarak çalışmıyor ve şirket siparişlerini telefon üzerinden ve ikinci bir site üzerinden sağlamakta. Firmadan yapılan açıklamada şu ibareler yer alıyor:

“Henry Schein, belirli sistemlerin çevrimdışı hale getirilmesi ve Henry Schein’in bazı ticari faaliyetlerinin geçici olarak aksamasına yol açan olayı kontrol altına almayı amaçlayan diğer adımlar da dahil olmak üzere derhal ihtiyati tedbirler almıştır. Şirket durumu mümkün olan en kısa sürede çözüme kavuşturmak için çalışmaktadır”

Bazı iş operasyonları kesintiye uğramış olsa da, şirket Henry Schein One uygulama yönetimi yazılımının etkilenmediğini söylüyor. Henry Schein ayrıca olayı ilgili kolluk kuvvetlerine bildirdiğini ve o zamandan beri saldırıdan kaynaklanan olası bir veri ihlalini araştırmak için harici siber güvenlik uzmanlarıyla çalıştığını duyurmakta.

Buna karşın, BlackCat/ALPHV fidye yazılım grubu Henry Schein’ı karanlık web sızıntı sitesine ekleyerek şirketin ağını ihlal ettiklerini ve 35 TB’lık hassas dosyayı çaldıklarını iddia etti. Çete, Henry Schein’in devam eden görüşmelerin başarısız olması nedeniyle tüm sistemlerini geri yüklemeyi neredeyse bitirdiği sırada şirketin cihazlarını tekrar şifrelediklerini iddia ediyor. Tehdit aktörleri, “Henry Schein ekibiyle devam eden görüşmelere rağmen, kendi ağlarını korumak bir yana, müşterilerinin, ortaklarının ve çalışanlarının güvenliğine öncelik vermeye istekli olduklarına dair herhangi bir belirti almadık” diyor ve ekliyor: “Bugün gece yarısından itibaren, iç bordro verilerinin ve hissedar klasörlerinin bir kısmı tahsilat blogumuzda yayınlanacaktır. Her gün daha fazla veri yayınlamaya devam edeceğiz.”

Henry Schein’in BlackCat’in veri sızıntısı sitesindeki girişi kısa süre içinde silindi ve bu da şirketin müzakereleri yeniden başlattığını veya fidyeyi ödediğini akla getirmekte.  BlackCat fidye yazılımı operasyonu Kasım 2021’de ortaya çıktı ve kötü şöhretli DarkSide/BlackMatter grubunun yeniden markalaşması olduğundan şüpheleniliyor. Başlangıçta DarkSide olarak bilinen siber suç çetesi, Colonial Pipeline’a sızdıktan sonra küresel çapta dikkat çekmiş ve dünya çapında kolluk kuvvetleri soruşturmalarına yol açmıştı.

Daha yakın zamanda, Scattered Spider olarak izlenen bir BlackCat üyesi, MGM Resorts’un fidye görüşmelerini reddetmesi ve iç altyapısını kapatmasının ardından 100’den fazla ESXi hipervizörünü şifrelediği iddia edilen MGM Resorts ihlalinin sorumluluğunu üstlendi. Grup ayrıca bir diğer kumarhane devi Caesars’a da saldırı düzenledi. Nisan 2022’de FBI, grubu Kasım 2021 ile Mart 2022 arasında dünya çapında 60’tan fazla kuruluşa yapılan başarılı saldırılarla ilişkilendirdi.

Samsung gelirlerinin ve kârının düştüğünü açıkladı!

0

Samsung 30 Eylül’de sona eren 2023 yılı üçüncü çeyreğine dair finansal raporunu yayınladı. Firmanın geliri, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 12,2 düşerek 49,67 milyar dolara geriledi. Güney Koreli firmanın faaliyet kârı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 77,6’lık büyük bir düşüşle 1,77 milyar dolara geriledi. Ancak buna karşın hem toplam gelir hem de faaliyet kârı rakamlarının 2023 ikinci çeyrek sonuçlarına kıyasla çift haneli rakamlarda (sırasıyla %12,3 ve %13,2) artmış olması cep telefonu ve ekran satışlarındaki güçlenmeye işaret ediyor.

Samsung bu çeyreğin genel olarak kayda değer olmayan performansını “savaşlar ve jeopolitik riskler, kademeli talep toparlanması ve devam eden müşteri envanter ayarlamalarının” neden olduğu piyasa belirsizliklerine bağladı. Ancak söz konusu bellek olduğunda Samsung, yatırımcılara geleneksel sunuculara yönelik zayıf talebe rağmen tüketicilerin yüksek yoğunluklu PC ve mobil ürünleri benimsemesiyle talebin arttığını söyleyerek bir miktar avantaj elde etmiş görünüyor. Müşteri envanter ayarlamalarının sona ermesi ve yapay zekâ odaklı ürünlerin ortaya çıkması da bellek hareketlerindeki yukarı yönlü sıçramaya yardımcı oldu.

Samsung çeyrek boyunca karlılığı artırmak için, eski ürünlerini azaltırken DDR5 ve Universal Flash Storage 4.0 sağlayan gelişmiş üretim düğümlerinin satışlarını artırmaya odaklandı. Samsung gelişmiş yapay zeka çip üretim kapasitesini iki katından fazla artırmayı planladığından bu eğilim 2024 yılına kadar devam edecek. Samsung yaptığı açıklamada, “Genel olarak büyüme beklentilerin altında gerçekleşti ancak hem DRAM hem de NAND’ın ortalama satış fiyatında (ASP) bir önceki çeyreğe kıyasla makul artışlar görüldü” dedi. Şirket, bellek endüstrisinin, endüstri çapındaki üretim kesintilerinin ardından genel olarak “dibe vurduğunu” ifade etti. Beklenti, fazla envanterin ortadan kalkması ve daha gelişmiş ve daha yüksek yoğunluklu ürünlerin pazarlara ulaşmasıyla bellek pazarının toparlanmaya başlayacağı yönünde.

Bellek satışları dibi gördü, fiyatlar artabilir

Bellekten sorumlu başkan yardımcısı Jaejune Kim, kazanç çağrısında, genel endüstri daha da iyileştikçe fiyatların artmaya devam etme olasılığı olduğunu ifade etti. Kim, “Tabii ki bu her ürüne göre değişecektir çünkü talep ve arz durumu farklılık gösterecektir” dedi.

Samsung, dördüncü çeyrek talebinin yıl sonu promosyonları, yeni ürün lansmanları ve üretken yapay zekaya yönelik güçlü taleple iyileşmesini bekliyor. 2024 yılında, sunucu talebi kademeli olarak toparlanırken ve yüksek yoğunluklu bellekler trend olmaya devam ederken, cihaz üzerinde yapay zekanın yaygınlaşmasının “ek ivme” sağlayacağı öngörülüyor.