Exporgin Ticaret bakanlığı’ndan E-İhracat konsorsiyumu statüsü aldı

0

Exporgin.com Kurucu ortaklarından Mehmet Erdemi konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Aldığımız bu gücü; platformumuza üye markaların, üretim yapan işletmelerin ürünlerini, dünyanın her noktasına eriştirmek, karlı bir şekilde yurt dışındaki tüketiciler ve dağıtıcılar ile buluşturma hedefi için kullanacağız” dedi.

Yerli ürünleri uluslararası pazarlara taşıma misyonuyla hareket ederek Türkiye’nin ihracat potansiyelini arttırmayı amaçlayan Exporgin.com, Ticaret Bakanlığı tarafından sunulan en kapsamlı destek programına dâhil edildi. Bu kararla birlikte Exporgin.com’un e-ticaret alanındaki öncü rolü ve ihracat potansiyeli resmi olarak tescillenmesinin yanı sıra e-ihracat konsorsiyumu statüsü de verilmiş oldu.

Türkiye’nin ekonomik potansiyelini dünya pazarlarına daha sağlıklı taşımak adına atılan bu adımı son derece değerli bulduklarını ifade eder Exporgin.com Kurucu ortaklarından Mehmet Erdemi konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarından biri olan Exporgin.com olarak, Ticaret Bakanlığı’nın bize verdiği bu destekle Türk ihracatçılarının dijital platformlarda daha rekabetçi bir şekilde yer almasını sağlamak için çalışacağız. Bunun için hizmet verdiğimiz müşterilerimiz için güçlü bir iş ortağı olmayı hedefliyoruz”

Konsorsiyuma dahil olarak Türkiye’nin e-ticaret hacmini artıracak

Exporgin.com olarak, Türkiye’nin e-ihracat ile ekonomik büyümesine katkı sağlama vizyonuyla hareket ettiklerini ve etmeye de devam edecekleri noktasının altını çizen Erdemi: “Ticaret Bakanlığı’nın sunduğu en kapsamlı destek programına dâhil olarak ülkemizin ihracat hedeflerine katma değerli daha karlı, etkin ve güçlü bir şekilde katkıda bulunma fırsatını elde etmenin heyecanı içindeyiz. Aldığımız bu gücü; platformumuza üye markaların, üretim yapan işletmelerin ürünlerini, dünyanın her noktasına eriştirmek, karlı bir şekilde yurt dışındaki tüketiciler ve dağıtıcılar ile buluşturma hedefi için kullanacağız” şeklinde konuştu.

İhracata odaklı yapısıyla uluslararası pazaryerlerine de hizmet veriyor

Erdemi, açıklamasını şöyle tamamladı: “Exporgin.com tek başına ihracat odaklı kurulmuş bir pazaryeri olmakla birlikte iş modelinin dinamik temeller üzerine kurulu olmasının sağladığı avantajla küresel alanda faaliyet gösteren pazaryerlerine de hizmet üretmekte. Exporgin.com’un e-ihracat konsorsiyumu statüsünün, yurtdışı pazarlarda daha etkin ve güçlü bir şekilde faaliyet göstermesini sağlayacağını belirten Erdemi, “Bu yetkilendirme Türkiye’nin ihracattaki dijital dönüşüm hedefleriyle de uyumlu bir adım olarak öne çıkıyor.  Yenilikçi yaklaşımımız ve geniş ürün yelpazemizle, uluslararası arenada Türk ürünlerine ve markalarına daha geniş bir erişim sunmayı amaçlıyoruz.”

SolarEX İstanbul Güneş enerjisinin devlerini bir araya getirecek

Güneş enerjisi ve yenilenebilir enerji sektörünün Türkiye’deki ilk ve tek, Avrasya’daki en büyük uluslararası etkinliği SolarEX İstanbul, her yıl artan katılımcı ve ziyaretçi sayısı ile 4-6 Nisan 2024 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde 16.kez kapılarını açmaya hazırlanıyor.

SolarEX İstanbul, güneş enerjisi ve teknoloji sistemlerinin tüm bileşenlerini bir araya getirmeyi hedefliyor ve dünyanın dört bir yanında yaptığı reklam ve tanıtım çalışmaları ile 16.yılındaki katılımcı ve ziyaretçi sayısı ile rekorunu ekarte etmeye hazırlanıyor.

Güneş Enerjisinin İhracat Kapısı SolarEX İstanbul’da açılıyor

Sektörde değer yaratan fırsatların buluşma adresi SolarEX İstanbul, ülkemizde solar endüstrinin en büyük ve en prestijli uluslararası organizasyonu olma özelliğini sürdürmeye ve oluşturduğu iş hacmi ile sektör ihracatına ivme katmaya devam ediyor. Solar sektörünün marka değerine katkı sağlayarak güneş enerjisi sektörünün en iyi oyuncuları tarafından desteklenen SolarEX İstanbul, yerli ürünlerimizin yurt dışına açılan kapısı olmaya, yerli ve yabancı katılımcı ve ziyaretçileri bir araya getirerek ülke ekonomisine katkıda bulunmak için harika bir zemin oluşturuyor. Güneş enerjisi ve teknolojilerine yönelik üretilen çözümleri ile bir araya getiren dünya markaları son inovatif ürünlerini SolarEX İstanbul’da sergileyerek ihracata katkı sağlayarak milyon dolarlık anlaşmalara imza atmaya devam ediyor.

Enerji sektöründeki önemli adımlar

Enerjide dışa bağımlılığı azaltarak, enerji faturalarını büyük ölçüde düşürecek olan yenilenebilir sınırsız ve bedava enerji, yeni yatırım alanlarından çevresel faktörlere, milli gelirden istihdama kadar pek çok alanda büyük fayda sağlıyor. Güneş enerjisi sektöründeki son teknolojileri ve trendleri keşfetmek için mükemmel bir platform sunan fuar, beş kıtadan ve 125’ten fazla ülkeden yatırımcı ve nitelikli ziyaretçiye ev sahipliği yaparak sektöre sağladığı kazanımları ile katılımcı ve ziyaretçilere sektördeki gelişmeleri deneyimleme ve globalde yeni yatırım fırsatları yaratma imkânı sunuyor.

Sektörün en büyük buluşması

Güneş enerjisi sektörünün ilk ve tek uluslararası organizasyonu SolarEX İstanbul, yerli sanayicinin sınırlarını uluslararası arenaya taşımak için 4-6 Nisan 2024 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde 16. büyük buluşmasına hazırlanıyor. SolarEX İstanbul’da katılımcı ve ziyaretçi olmak için; www.solarexistanbul.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Tesla ve Apple’dan dev ortaklık! Apple kullanıcılarına sunulan imkanlar genişletilebilir!

Tesla, araçlarında yakın zamanda yayınladığı bir mobil uygulama güncellemesi aracılığıyla yeni Apple Kısayolları sunmaya başladı. 

Bu özellik, Apple kullanıcılarının Kısayollar özelliğinden ön koşullandırmayı başlatma, aracı kilitleme ve kilidini açma ve kullanıcıların araç için bir iç sıcaklık ayarlamasına ve kontrol etmek için kamera özelliklerini ılımlı hale getirmesine olanak tanıyan köpek modunu etkinleştirme gibi araç ve klima kontrollerine erişmesine olanak tanıyacak.

Kullanıcılar bu işlevlere ana ekranlarındaki bir widget düğmesine dokunarak veya Siri’yi kullanarak erişebilirler. Kullanıcılar ayrıca bir şarj limiti belirleyebilir ve şarjı durdurup başlatabilir.

Geçmişte Tesla kullanıcıları, Tesla uygulamasını veya Tessie gibi üçüncü taraf uygulamalarını kullanarak bu özelliklerin bazılarına erişebiliyordu. Artık kullanıcılar daha iyi kullanım kolaylığı için işlevselliği iPhone kısayollarına entegre edebiliyor. 

Bu özellik Apple kullanıcıları için kullanışlı olsa da geliştirilmesi gereken bazı sınırlamalar var. Kısayol otomasyonunu Siri aracılığıyla tetiklemek için kullanıcıların Siri’nin gerçekleştirmesini istedikleri talimatları ezberlemesi ve tekrarlaması gerekiyor. 

Ancak Kısayollar, tek bir tuşa tıklayarak bağlantı zinciri talimatlarına kolay erişim sağlıyor. Örneğin kullanıcılar Kısayollarını Tesla bir aracı kilitlemek ve camları kapatmak üzere programlayabilirler. 

Ayrıca kullanıcılar, günün belirli bir saati veya aracın belirli bir konumda olması gibi  belirli koşullar karşılandığında Kısayollar oluşturan Otomasyonlar özelliğini kısayollarla etkinleştirebilirler.

Bu Apple özelliğinin, telefon kritik pil düzeyine ulaştığında Düşük Güç Modunu otomatik olarak açmak gibi Tesla ile bağlantılı olmayan kullanıcılar için de başka pratik kullanımları da var. 

Kısayollar özelliği Tesla ve Apple arasındaki eşleştirilmiş işlevselliği artıracak. Ayrıca, eve geldikten sonra arabasını kilitlemeyi unutan veya elleri yiyecek doluyken arabanın bagajını açmak zorunda kalan kişiler için özellikle yararlı olacak.

Parmak iziyle kimlik doğrulama sayısı 2 milyonu aştı!

E-kimlik ve e-imza alanında Ar-Ge çalışmaları yapan EGA, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüyle yaptığı işbirliği kapsamında 2 bin biOnay cihazıyla parmak izi ile kimlik doğrulama yapıyor. Kimlik doğrulama işlemlerinde yaşanabilecek mağduriyetlerin önüne geçmek için çözümler sunan biOnay ile 973 tapu müdürlüğünde 10 ayda 2 milyonun üzerinde vatandaş herhangi bir sahtecilik veya mağduriyet yaşamadan işlemlerini güvenle gerçekleştirdi.

Mağduriyet önleniyor ve kurumların itibarı güçleniyor

EGA iştiraki olan biOnay’ın Kurucu Ortağı Ümit Yaşar Usta, “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüyle işbirliğimiz kapsamında kısa sürede oldukça güzel sonuçlar aldık. Bugüne kadar 973 tapu müdürlüğünde 185 iş günü gibi kısa bir sürede 2 milyondan fazla kişi işlemlerini herhangi bir sahtecilik veya mağduriyet yaşamadan gerçekleştirdi. Tapu müdürlüklerimiz kaliteli ve güvenle hizmet veriyor” dedi.

Hızlı ve doğru bir şekilde kimlikler doğrulanıyor

Elektronik Kimlik Doğrulama Cihazı’nın sahteciliğin önüne geçmek için çok önemli olduğunu dile getiren Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri Daire Başkanı Cevdet Ekmel Hatipoğlu, “Vatandaşlar tapuya geldiklerinde parmak izlerini cihaza okutuyorlar, kimlik bilgileri ile parmak izleri karşılaştırılıp doğruluğu teyit ediliyor. Böylelikle daha hızlı ve doğru bir şekilde kimlikler doğrulanıyor. Cihazlar 10 aydır tüm tapu müdürlüklerinde başarılı bir şekilde kullanılıyor” ifadelerini kullandı.
  
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, EGA’nın sağladığı Bionay Kimlik Doğrulama Hizmet Sağlayıcı (KDHS) platform yazılımlarıyla Türkiye genelinde 973 tapu ve kadastro müdürlüğünde 2 bin biOnay cihazıyla hizmet vermeye devam ediyor. Türkiye’nin ilk onaylı mobil kimlik doğrulama cihazı biOnay ile tapularda kimlik doğrulama işlem sayısı gün geçtikçe artıyor. Son 10 ayda iki milyonun üzerinde vatandaş tapu işlemlerinde biOnay kimlik doğrulama cihazını kullanarak işlem gerçekleştirdi.
 
E-kimlik ve e-imza alanında Ar-Ge çalışmaları yapan EGA, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüyle yaptığı işbirliği kapsamında 2 bin biOnay cihazıyla parmak izi ile kimlik doğrulama yapıyor. Kimlik doğrulama işlemlerinde yaşanabilecek mağduriyetlerin önüne geçmek için çözümler sunan biOnay ile 973 tapu müdürlüğünde 10 ayda 2 milyonun üzerinde vatandaş herhangi bir sahtecilik veya mağduriyet yaşamadan işlemlerini güvenle gerçekleştirdi.

Mağduriyet önleniyor ve kurumların itibarı güçleniyor

EGA iştiraki olan biOnay’ın Kurucu Ortağı Ümit Yaşar Usta, “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüyle işbirliğimiz kapsamında kısa sürede oldukça güzel sonuçlar aldık. Bugüne kadar 973 tapu müdürlüğünde 185 iş günü gibi kısa bir sürede 2 milyondan fazla kişi işlemlerini herhangi bir sahtecilik veya mağduriyet yaşamadan gerçekleştirdi. Tapu müdürlüklerimiz kaliteli ve güvenle hizmet veriyor” dedi.

Hızlı ve doğru bir şekilde kimlikler doğrulanıyor

Elektronik Kimlik Doğrulama Cihazı’nın sahteciliğin önüne geçmek için çok önemli olduğunu dile getiren Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri Daire Başkanı Cevdet Ekmel Hatipoğlu, “Vatandaşlar tapuya geldiklerinde parmak izlerini cihaza okutuyorlar, kimlik bilgileri ile parmak izleri karşılaştırılıp doğruluğu teyit ediliyor. Böylelikle daha hızlı ve doğru bir şekilde kimlikler doğrulanıyor. Cihazlar 10 aydır tüm tapu müdürlüklerinde başarılı bir şekilde kullanılıyor” ifadelerini kullandı.
 

iPhone 15’in kendisi gelmeden, aksesuarları geldi!

0

Heyecanla beklenen iPhone 15’ten önce Türkiye’ye gelen son teknoloji Mcdodo aksesuarlar, hem ergonomik hem de estetik tasarımlarıyla, telefonunuzla bütünleşerek kablosuz ve özgür şarj imkanı sunacak!

Dünyanın lider mobil aksesuar üreticilerinden Mcdodo, Türkiye’ye kendisi gelmeden heyecanı gelen iPhone 15 serisi için özel tasarlanan aksesuarlarıyla, başka bir heyecan daha yarattı. MagSafe Kılıf ve Cam Koruyucu, MagSafe Wireless Charger, 3 in 1 Wireless Şarj Standı, yüksek hızlı GaN Şarj Adaptörleri ve Yeni Nesil Akıllı Araç Kitleriyle; 13 ve 14 serilerinde olduğu gibi iPhone 15 serisi kullanıcılarına şarj konusunda bambaşka bir deneyim yaşatacak. iPhone 15 Türkiye’ye gelmeden önce satışa sunulan aksesuarlar; teknoloji marketlerinde ve www.mcdodo.com.tr ’de satışa sunuldu.  

MagSafe powerbank’lerde tasarım ve hız yarışıyor

iPhone 14’ten sonra iPhone 15’in de en çok tercih edilecek aksesuarı olan; 20.000 mAh’a kadar yüksek hızda kablosuz şarj imkanı sunan, zarif ve ince tasarımıyla telefonunuzla bütünleşip güçlü mıknatısıyla asla ayrılmayan MagSafe Powerbank’ler; ultra ince tasarımıyla ısınmaya karşı özel korumaya da sahip. Mcdodo MagSafe ayrıca POD koruması, akıllı yabancı cisim tespiti, otomatik kapanma koruması ile akıllı ve daha güvenli bir şarj fırsatı sunuyor.

Dünyanın en hızlı telefonuna yakışır adaptör

Dünyanın en hızlı telefonu için dünyanın en hızlı şarj adaptörünü üreten Mcdodo, 140W’a kadar hızlı şarj destekli GaN teknolojili adaptörler ile sadece iPhone 15 için değil, tablet ve dizüstü bilgisayarlar için de bugüne kadarki en yüksek şarj hızını sunuyor. 

iPhone 13,14 ve 15 serisi için özel olarak üretilen ve MagSafe ile de uyumlu Wireless Şarj ünitesi ise şarj deneyimini bambaşka bir seviyeye taşıyor. 25W’a kadar hızlı şarjı destekleyen yeni Mcdodo 2 in 1 ve 3 in 1 şarj üniteleri; zarif tasarımıyla telefon, kulaklık ve saat için aynı anda kablosuz ve özgür şarj fırsatı sunuyor.

Aracınız da iPhone 15 kadar akıllı olsun!

Mcdodo’nun iPhone 15’in sunduğu sınırsız teknoloji, hız ve mobiliteyi bir adım ileri taşıdığı araç kitleri ise aracınızı bir anda ‘akıllı’ hale getiriyor. Mcdodo Bluetooth Receiver Aux Wireless Araç Kiti ve Dijital göstergeli çift USB girişli araç şarjları, arabanıza binlerce lira ödeyerek alacağınız ek paketlerin konforunu sağlıyor. Ayrıca 100W 3 portlu hızlı araç şarjı ve 100W hızlı şarj kablosu da aracınızda bambaşka bir şarj deneyimi yaşamanıza imkan veriyor.

iPhone 15 uyumlu Mcdodo aksesuarlara; www.mcdodo.com.tr nin yanı sıra Amazon, Hepsiburada, N11, Trendyol  ve Gürgençler Mağazaları üzerinden ulaşabilirsiniz.

SpaceX’te sanal bir gezinti yapmak ister misiniz?

SpaceX, Tesla ve Twitter’ın da sahibi olan Elon Musk’ın vizyonu doğrultusunda uzay faaliyetleri icra eden ticari bir kuruluş.

Geçtiğimiz birkaç yıl içerisinde şirket öyle bir ivmelenme yakaladı ki geçmişte NASA ile özdeşleşen uzay faaliyetlerinin ana aktörü olarak anılıyor. Ve hatta yakın gelecekte NASA’yı geri planda dahi bırakabilir.

Eğer uzayla ilgiliyseniz ve SpaceX ismini daha önce duyduysanız, şirkette sanal bir tur yapmak ve daha yakından tanımak isteyebilirsiniz.

“SpaceX, insanlığın yıldızları keşfettiği bir geleceğin, bizim olmadığımız bir gelecekten temelde daha heyecan verici olacağı inancıyla kuruldu.” 

Elon Musk

Şirket, açık ofis planına sahip yüksek teknolojili bir çalışma alanına sahip. Ancak burada Occupy Mars yemek alanı ve barista kahve alanı bulunduğunu görmek sizi şaşırtabilir.

Toplantı odalarına büyük roket mühendislerinin, uzay bilimcilerin ve astronotların adını verdiğini biliyor muydunuz?

Tesisler

SpaceX tesisleri birkaç konuma yayılmıştır:

  • SpaceX Masseys Test Tesisi
  • SpaceX Fırlatma Kontrol Merkezi
  • SpaceX Takip İstasyonu
  • SpaceX Fırlatma Tesisi

Bu havacılık noktaları Amerika Birleşik Devletleri’nin Teksas eyaletinin Brownsville şehrinde bulunuyor. Ad Astra Okulu’nda eğitim görebilir veya yakınlarda kalabilirsiniz.

Ayrıca Hawthorne, Kaliforniya’daki genel merkezinde yeniden kullanılabilir roketler ve uzay araçları üretiliyor. 

Florida’da Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu’nu ve Kennedy Uzay Merkezini bulacaksınız. Kaliforniya, Vandenberg Hava Kuvvetleri Üssü’ne ev sahipliği yaparken, Teksas’ta da Starüs bulunuyor.

“Sabah uyanmak ve geleceğin harika olacağını düşünmek istiyorsunuz; uzay yolculuğu yapan bir medeniyet olmanın anlamı da budur. Geleceğe inanmak ve geleceğin geçmişten daha iyi olacağını düşünmektir. Oraya çıkıp yıldızların arasında olmaktan daha heyecan verici bir şey düşünemiyorum.” 

Elon Musk

Şirket kendini nasıl tanıtıyor?

SpaceX dünyanın en gelişmiş roketlerini ve uzay araçlarını tasarlar, üretir ve fırlatır.

Burada, Dünya ve ötesindeki yaşamın gidişatını değiştirme potansiyeline sahip teknolojileri aktif olarak geliştiriyoruz. Sıkı çalışmanın ve yenilikçi çözümlerin büyük kazanımlarla sonuçlanacağına inanıyoruz, bu nedenle en iyi yetenekleri işe almaya ve liyakate dayalı bir kültür geliştirmeye öncelik veriyoruz.

Gezegenlerarası ulaşım sistemimizi oluşturmaktan astronotlarla çalışmaya ve Starlink geniş bant internet sistemimizi uygulamaya kadar tüm şirket çalışanları, insanlığı çok gezegenli hale getirme misyonumuzu gerçeğe dönüştürmeye doğrudan katkıda bulunuyor.

Kuantum bilgisayarlar için çip tabanlı termiyonik soğutmanın kilidi açılıyor!

0

Araştırma ekibi, soğutmanın tamamen elektronik bir şekilde gerçekleşmesine olanak tanıyan vakum tüpü benzeri bir cihaz tasarladı; bu, seyreltme ile soğutulan kuantum bilgisayarların soğutma maliyetlerini on kat azaltmanın olası bir yolu. Araştırmacılar, yaptıkları deneyde tasarımlarının sıcaklıkların %40’a kadar düşmesine izin verdiğini buldu. 

Bu kuantum bilgisayarlar, yararlı hesaplama çalışmaları gerçekleştirmek için çoğunlukla süper iletken transmon kubitlerinden yararlanıyor. Ancak bu süper iletken kübitlerin çalışabilmesi için uzayın mutlak sıfır sıcaklığına (~ 1 Kelvin) yakın bir sıcaklığa soğutulmaları gerekiyor. Bu ideal çalışma sıcaklıklarına ulaşmak için farklı helyum izotoplarının karıştırılmasının gerekliliği, işleyişi çok daha karmaşık bir boyuta taşıyor.

Herhangi bir yüksek seviyeli hesaplamanın temel sınırlamalarından biri soğutma kapasitesi; yani hesaplamayla üretilen ısıyı çalışma devrelerinden uzaklaştırma yeteneği. 

Ancak kuantum bilgisayarlar geleneksel elektroniklerden çok daha hassas; dış müdahalelere daha yatkınlar ve hangi tür müdahalelerin yararlı, çalışan kübit durumlarını çökertebileceği konusunda daha kararsızlar. Bu nedenle, daha basit, daha verimli soğutmaya olanak tanıyan yeni tekniklere çok ihtiyaç var. 

Yeni soğutma tekniklerinde bazı ilerlemeler elde edilmiş olsa da hepsi çoğunlukla aynı şekilde çalışıyor: ısı taşıyan bir ortamın (su veya hava gibi) ısı kaynağından uzağa yönlendirilmesi.

Ancak VTT’deki Finlandiyalı bilim adamları tamamen farklı bir yol izliyorlar: Isıyı elektron şeklinde yayan bir termiyonik cihaz geliştirdiler. Ancak en önemlisi, bu cihaz soğutmanın neredeyse en uç noktaya kadar alınmasına izin veriyor: Araştırmacılar, elektronikleri 1,5 K ile 0,1 K arasındaki bir aralığa kadar soğutmayı bekliyorlar; bu, “mutlak sıfır” için temel bir soğutma mekanizması olarak hizmet etmek için fazlasıyla yeterli.”. Ve bu teknik, sıvı bazlı soğutmaya kıyasla hem lojistik hem de operasyonel açıdan çok daha küçük, daha ucuz ve hataya daha az eğilimli olmalı.

Finlandiya’nın Espoo’daki VTT Teknik Araştırma Merkezi’nden Mika Prunnila, “Teknolojimiz, endüstrinin genel kuantum bilgisayar sistemi boyutunu küçültmesine yardımcı olabilir.” dedi.

Ancak termiyonik soğutucularla ilgili bir sorun, elektron aktivitesinin temel ısının tek kaynağı olmaması. Diğer parçacıklar, yarı parçacıklar ve yarı parçacıklar da birbirleriyle etkileşime girer; ve elektron saçılması yoluyla elde edilen soğutmanın, diğer parçacıkların (bu durumda fononların) “geri gelmesi”, önceden soğutulmuş malzeme içindeki parçacıklarla etkileşime girip onu ısıtması sonucunda kaybolması nadir değil. En önemlisi, araştırmacıların termiyonik cihazı hem elektronları yönlendirebiliyor hem de geri dönen fononların önceden soğutulmuş yüzeyle etkileşime girmesini (ve ısınmasını) engelleyebiliyor.

Araştırmacıların termiyonik cihazı, ısıyı farklı ortamlardan birleşme noktalarında kanalize ederek çalışıyor. Bu durumda, ısı süperiletken ortamdan yarı iletken ortama çekilir ve ısı en hassas bitlerden daha az hassas olanlara doğru itilir. Bu şekilde soğutma etkisi maksimuma çıkarılabilir.

Teknoloji için henüz erken ama kuantum bilgisayarlar ve klasik bilgisayarlar yararlı bir hızda gelişmeye devam edeceklerse, ısı yönetiminde temel atılımlar yapılması gerekiyor. Belki de Finli araştırmacıların termiyonik cihazı cevap olabilir. En azından daha küçük, daha yetenekli soğutma çözümlerine doğru bazı bilinmeyenleri ortadan kaldırıyor.

Unity geri adım attı, programcılar rahat bir nefes alabilir!

Geçtiğimiz hafta, Unity oyun motoru için her oyun kurulumunda ücret alacağını açıklayan yeni bir çalışma zamanı ücreti politikası, geliştiriciler arasında büyük bir şok etkisi yarattı. Bir geliştirici tarafından “tam anlamıyla felaket bir karar” olarak nitelendirilen bu politika, şirket tarafından değiştirileceği vaadiyle geri adım atmış görünüyor.

“Size duyduk. Salı günü açıkladığımız çalışma zamanı ücreti politikasının yarattığı kafa karışıklığı ve endişe için özür dileriz,” dedi Unity şirketi X platformu üzerinde yaptığı bir paylaşımda. “Dinliyoruz, ekip üyelerimizle, topluluğumuzla, müşterilerimizle ve ortaklarımızla konuşuyoruz ve politikada değişiklikler yapacağız. Birkaç gün içinde bir güncelleme paylaşacağız. Dürüst ve eleştirel geri bildirimleriniz için teşekkür ederiz.”

Unity geliştirici topluluğunu öfkelendirmişti!

Ücret yapısının duyulması, geliştirici topluluğunda büyük bir öfkeye yol açtı. Slay the Spire’ın geliştiricisi Meta Crit, “Daha önce hiç kamu açıklaması yapmadık. İşte ne kadar kötü bir karar aldınız,” dedi. Rami Ismail ise, “Unity’nin bunu başlatmadan önce tek bir geliştiriciyle bile konuşmadığı kesin,” diye ekledi. Birçok geliştirici protesto olarak Unity reklamlarını kapattı, diğerleri ise dava açmayı düşündü.

Unity, Apple’ın gizlilik değişikliği nedeniyle reklam gelirlerinin büyük bir kısmını kaybettikten sonra zor birkaç yıl geçirdi. Geçen yıl şirketin hisse fiyatı düştü ve %8’lik bir personel kesintisiyle 600 çalışanını işten çıkardı. Ayrıca, CEO John Riccitiello’nun monetizasyonu düşünmeyen oyun yapımcılarını “aptal” olarak nitelendirmesi de tartışmalara yol açmıştı.

Başlangıçtaki büyük tepkilerin ardından Unity, politikasını açıklığa kavuşturmayı denedi. Sadece ilk kurulumlar için ücret alınacağını, hayır kurumlarının muaf tutulacağını ve demoların sayılmayacağını belirtti. Abonelik servislerinin sahipleri, ücreti geliştiriciler değil, kendileri ödeyecekti.

Ancak, Unity’nin önceki fiyatlandırma yapısına bağlı kalan bazı geliştiriciler, hala büyük sorunlar yaşadıklarını belirtiyorlar. The Falconer’in geliştiricisi Tomas Sala, “Yıllarca emek verdim. Basit bir koltuk lisansı için mutluyum ve ödemekten mutluyum. Şimdi, yakın bir zamanda çıkarken yeni bir şey dayatıyorlar. Seçeneğim yok, geri dönemem, sadece ödemek zorundayım” dedi.

Unity’nin yapacağı değişikliklerin geliştiricileri tatmin edip etmeyeceği henüz belli değil. “Sadece dürüst, açık, güvenilir olun. İstikrar ihtiyacımız var,” dedi bir geliştirici şirketin paylaşımına yanıt olarak.

Elon Musk, İzmir’de yapılacak Teknofest etkinliğinde yer alabilir!

0

Ülkemiz dünya basınında yer almasıyla birlikte yabancı teknoloji devleri tarafından da fark ediliyor. Ayrıca bu fark ediliş yeni fırsatlar yaratılması anlamına da geliyor. Bu kapsamda dünyada elektrikli otomobil ve tekrar kullanılabilir roketler üretmesi ile tanınan Elon Musk, Teknofest daveti aldı.

Elon Musk’ı Teknofest’e bekliyoruz!

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan, Amerika’da bulunan Türk Evi’nde Elon Musk’ı kabul etti. Türk misafirperverliğinin Elon Musk’a gösterilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Teknofest davetinde bulundu. Elon Musk bir sonraki Teknofest etkinliğinde yer alabilir. Bu da Tesla, SpaceX gibi teknolojilerin ülkemizle daha hızlı buluşması anlamına gelmekte.

İkili yaptıkları basın açıklamalarının ardından basına poz verdi. Elon Musk’tan davete bir karşılık geldi mi henüz bilinmiyor fakat 27 Eylül – 1 Ekim tarihlerinde İzmir Çiğli Havalimanı’nda gerçekleşecek olan Teknofest etkinliğinde Elon Musk’ta yer alabilir. Tabi bununla birlikte birer Tesla ve SpaceX standlarını da etkinlik alanında görmemiz mümkün.

Elon Musk için Türkiye her zaman gündemde olmuş olan bir konu. Hatırlarsınız geçtiğimiz yıllarda Ankara’ya gelmiş ve Anıtkabir ziyaretinde bulunmuştu. Daha sonra Elon Musk, Anıtkabir içinden ve dışından fotoğraflar paylaşmış, Gazi Mustafa Kemal Atatürk için “Çiçekler koydum. Üç kırık kaburga, delik bir akciğer ve yine de savaştı.” ibarelerine yer vermişti.

Bu Teknofest daveti ile ilerleyen dönemlerde bir Tesla veyahut SpaceX fabrikasının Türkiye’de kurulmasına ön ayak oluşturulmak isteniyor olabilir. Dünya genelinde de lojistik yolları üzerindeki konumu, uygun işçilik maliyetleri ve hammadde açısından Türkiye, yeni bir fabrika kurulması açısından oldukça avantajlı bir ülke.

AMD Radeon RX 7600 XT onaylandı!

0

Oyun dünyasının heyecanla beklediği AMD Radeon RX 7600 XT ekran kartı, sonunda resmi şekilde doğrulandı Bu yeni ekran kartı, Nvidia’nın popüler GeForce RTX 4060 serisi ile ciddi bir rekabet içine girecek gibi görünüyor.Günümüze kadar gelen söylentiler ve beklentiler, AMD’nin RX 7600 XT’yi piyasaya sürmeye hazırlandı. Ancak, resmi açıklamaları beklememiz gerekiyor. İşte bu heyecan verici gelişmeler hakkında daha fazla ayrıntı:

Avrasya Ekonomik Komisyonu (EEC) kayıtlarında, PowerColor’un RX 7000 serisi ekran kartlarına dair bilgiler ortaya çıktı. Ancak, bu kartlar arasında en fazla ilgi çeken, uzun zamandır beklenen AMD Radeon RX 7600 XT oldu. EEC dosyaları teknik özellikler hakkında net bilgiler içermese de, kartın 10GB ve 12GB VRAM kapasitesine sahip olacağı doğrulandı. Bu, oyunseverlerin gelecek nesil oyunlarda yüksek çözünürlüklerde ve yoğun grafiklerde sorunsuz bir deneyim yaşamalarını sağlayacak.

Özellikle, GeForce RTX 4060 ve Radeon RX 7600 için yapılan eleştirilerden biri, 8GB VRAM kapasitesinin yetersizliğiydi. Oyun dünyası, gittikçe artan VRAM ihtiyaçlarıyla karşı karşıya ve bu noktada AMD’nin RX 7600 XT’sinin 10GB ve 12GB seçenekleri, oyunculara daha fazla esneklik sunabilir.

Ancak, bu heyecan verici ekran kartının çıkış tarihi hakkında hala net bilgiler bulunmuyor. AMD’nin resmi açıklamalarını beklememiz gerekecek. AMD, yeni ekran kartının çıkışıyla ilgili olarak detayları gizli tutarken, oyunseverler ve teknoloji tutkunları bu gelişmeleri sabırsızlıkla bekliyor.

Bu önemli gelişmelerin ardından, AMD Radeon RX 7600 XT’nin ne zaman piyasaya sürüleceği ve fiyatlandırma detaylarının ne olacağı gibi konularda resmi açıklamaların gelmesi bekleniyor. Teknoloji dünyasındaki bu rekabeti yakından takip edeceğiz ve sizleri güncel tutmaya devam edeceğiz.

iPhone 15 ve 15 Pro’nun USB-C bağlantı hızları açıklandı!

0

Apple, merakla beklenen iPhone 15 ve iPhone 15 Pro modellerini tanıttıktan sonra, yeni cihazların USB-C bağlantı noktası hızları hakkında önemli bilgiler paylaştı. Özellikle, iPhone 15 ve iPhone 15 Pro’nun USB-C bağlantı noktasının ne kadar hızlı şarj ve veri aktarımı sağladığı merak konusuydu.Daha önceki duyurularla, düz iPhone 15’lerin USB 2 ve iPhone 15 Pro modellerinin USB 3 hızlarında veri aktarımına izin verdiği ortaya çıkmıştı. Şimdi ise güncellenen Apple destek sayfası, tüm modellerin USB-C portu üzerinden bağlı cihazları ne kadar hızda şarj edeceği hakkında bilgi veriyor.

Apple, tüm iPhone 15 modellerinin USB-C portu üzerinden Apple Watch, AirPods şarj kutusu ve diğer küçük aksesuarları 4.5W hızında şarj edeceğini açıkladı. Ancak, watt bilgisi henüz paylaşılmış değil.

iPhone 15 Pro ve 15 Pro Max USB 3.2 Gen 2 desteği sunuyor

Özellikle iPhone 15 Pro ve iPhone 15 Pro Max modelleri, 10 Gbps’e kadar veri aktarım hızları sağlayan USB 3.2 Gen 2 desteği sunuyor. Apple daha önce Pro modellerin USB 3’ü desteklediğini belirtmişti, ancak bu teknik özellikler şimdi doğrulandı. Bu, kullanıcıların daha yüksek hızlara ulaşmak için USB 2 hızlarını desteklemeyen bir USB-C kablosu kullanmak gerekiyor.

Harici monitör ve TV’ye 4K HDR kalitede video yansıtma

Apple’ın ayrıca, tüm iPhone 15 modellerinin desteklenen USB-C DisplayPort kablosu veya bir adaptörle harici monitöre veya TV’ye 4K HDR kalitede video yansıtma sağlayan DisplayPort’u desteklediğini vurguladı . Ancak, iPad modellerinin aksine, iPhone’larda genişletilmiş ekran modu desteklenmiyor.

Ayrıca, iPhone 15 Pro modellerinin ProRes video formatının doğrudan harici bir depolama aygıtına 4K 60 fps kalitesinde kaydedilmesini desteklediği de belgelerde yer alıyor.

Apple, iPhone 15 serisiyle getirdiği USB-C bağlantı noktası ile kullanıcılara daha hızlı veri aktarımı ve şarj imkanı sunarken, teknik özelliklerin ve aksesuar gereksinimlerinin dikkate alınması önemlidir. Yeni iPhone modelleri, kullanıcıların ihtiyaçlarına daha iyi cevap vermek için tasarlanmış gibi görünüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Elon Musk’a davet: Türkiye’de üretim yap!

0

Türkiye yerli ve milli savunma sanayi hamlesinin dışında birçok farklı sanayi alanında da atılımlar yapmak istiyor. Bu kapsamda yapılan çalışmalarla birlikte bazı yabancı şirketlerin CEO’larına da Türk misafirperverliği gösterilerek ülkemizde üretim yapmaları için davet ediliyorlar.

Elon Musk için önce Teknofest daha sonra fabrika kurma daveti!

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan, Amerika’da bulunan Türk Evi’nde yabancı basın ile birlikte Elon Musk’ı ağırladı. İkili yaptıkları ufak görüşmede Türkiye’nin ve dünyanın teknoloji gündeminin yanı sıra teknoloji üretimine de değindi. Ayrıca bunların yanı sıra Elon Musk’a bir davette de bulunuldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Elon Musk’a bir sonraki fabrikasını Türkiye’de kurması ve üretim yapması için açık davette bulundu. Konuyla ilgili ikiliden bir açıklama gelmedi. Fakat Türkiye’nin lojistik yolları üzerindeki konumu ve işçilik maliyetleri göz önüne alındığında bir Tesla üretim hattı kurulmaması için sebep yok.

Teknofest’te sürpriz isim: Elon Musk katılabilir!

Şu an için herhangi bir açıklama gelmemiş olsa da Elon Musk’ın ilerleyen günlerde bir açıklama yapması bekleniyor. Özellikle otomobil üretimi hususunda Türkiye, Çin ve Almanya karşısında maliyetler açısından oldukça avantajlı bir konumda. Yapılan bu tarz davetler ve teşvikler ile birlikte Türkiye’de yapılan yatırımların arttırılması hedefleniyor.

Ayrıca Türkiye’de kurulacak olan bir Tesla fabrikası ile hem Türk mühendisliği deneyimi arttırılacak hem de Togg gibi yerli markalara yerli rekabet ortamı oluşacak. Bu sayede daha kaliteli ve ucuz otomobiller üretilecek ve halkın beğenisine sunulacak. Peki siz bu davet hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında belirtmeyi unutmayın…

E-ticaretin devleri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile buluştu!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünyanın önde gelen şirketlerinden Alibaba Grup’un Türkiye’ye yönelik kapsamlı yatırım planlarını öğrenmekten mutluluk duyduğunu söyledi.

Alibaba Grup Başkanı Michael Evans Türkiye’de yapmayı planladıkları yatırımlara ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bilgi vererek, bu kapsamda, Ankara’daki veri merkezi ile lojistik merkezi ve İstanbul Havalimanı’nda hayata geçirdikleri ihracat operasyon merkezi gibi yeni yatırımlara ilişkin detayları paylaştı.

Türkiye’ye 1,4 milyar dolar yatırım

Türkiye’ye duydukları güven neticesinde bugüne kadar Trendyol aracılığı ile Türkiye’ye 1,4 milyar dolarlık yatırım yaptıklarını anlatan Alibaba Grup Başkanı Michael Evans, Trendyol’un uluslararası büyüme stratejisini desteklediklerini aktardı. Evans Türkiye’nin, dünyanın lider e-ihracat ülkesi olma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Evans, Türkiye’ye gelecek dönemde 2 milyar dolarlık yatırım planlarını olduğunu kaydetti.

TEKNOFEST ve Filenin Sultanları’na övgü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Trendyol’un da sponsorları arasında yer alması dolayısıyla Türkiye’nin ilk ve tek havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’i de yakından takip ettiğini dile getiren Evans, bu organizasyonu Türkiye’nin dünya arenasında söz sahibi bir teknoloji oyuncusu olduğunun ispatı olarak gördüğünü belirtti.

Aynı zamanda altın madalya sahibi bir olimpiyat sporcusu olan Evans, Türkiye A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın dünya çapındaki başarılarını da yakından takip ettiğini belirterek Trendyol’un spora ve sporculara verdiği destekten de son derece memnun olduklarını dile getirdi.

Uzaya Türk imzası: Türksat 6A SpaceX ile yolculuğa hazır!

Türksat’ın yerli imkanlarla geliştirdiği Türkiye’nin ilk haberleşme uydusu Türksat 6A için heyecan verici bir gelişme yaşandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yeni uydu için fırlatma tarihini açıkladı. Türksat 6A, SpaceX’in sahibi olan Elon Musk tarafından üretilen Falcon roketiyle yörüngeye taşınacak.

Türksat 6A ne zaman fırlatılacak?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu’nun açıklamasına göre, yeni uydu, Mart 2024’te teslim edilecek. Ardından SpaceX ile yapılan anlaşma doğrultusunda fırlatma alanına gönderilecek ve Haziran 2024’te Falcon 9 roketiyle fırlatılacak. Bu önemli adım, Türkiye için büyük bir başarı ve gurur kaynağı olacak.

Türksat 6A’nın özellikleri

Türksat 6A tamamlandığında, 42 doğu boylamında hizmet verecek ve 35 bin 786 kilometre uzaklıkta, yer merkezli bir yörüngede bulunacak. 7,5 kilovat güce sahip olacak bu haberleşme uydusu, 20 aktarıcı ile donatılmış durumda. Ku bantta hizmet sunacak olan uydu, önceki uydularının erişemediği Güney-Doğu Asya’da da hizmet verebilecek.

Uraloğlu, uydunun 15 yıl boyunca görevde kalacağını belirtirken, önemli bileşenlerinin tamamen yerli imkanlarla üretildiğini vurguladı. Ayrıca, Türksat 6A uydusunun montaj, entegrasyon ve test aşamalarının başarıyla sürdüğünü açıkladı.

Şu anda “Isıl Yapısal Yeterlilik Modeli,” “Mühendislik Modeli,” ve “Uçuş Modeli” olmak üzere 3 ayrı model üretimi için çalışmalar devam ediyor. Testler, termal vakum testi, titreşim testi, akustik test ve elektromanyetik uyumluluk testleri gibi bir dizi kritik adımdan geçiyor. Kompakt alan anten testi (CATR) hazırlıkları ise şu anda başlamış durumda.

Tüm bu testlerin şubat ayına kadar tamamlanması ve mart ayında yer tesliminin gerçekleşmesi hedefleniyor. Türksat 6A’nın başarılı bir şekilde yörüngeye fırlatılması, Türkiye’nin haberleşme uydusu üretebilen sadece 11 ülkeden biri olmasını sağlayacak, bu da ülkemiz için büyük bir başarı anlamına geliyor. Türkiye, uzaya yönelik yeteneklerini her geçen gün daha da ileri taşıyor ve bu, uluslararası arenada da büyük bir öneme sahip.

Çin üçüncü Exascale süper bilgisayarı kullanmaya başladı

0

Süper bilgisayar teknolojisinin hızla geliştiği bir dönemde, Çin, exascale sınıfı süper bilgisayarlarla yarışın öncüsü olmaya devam ediyor. Turing ödülü sahibi ve süper bilgisayar alanının önde gelen isimlerinden Jack Dongarra’ya göre, ABD, Çin’in gerisinde kalabilir. ABD yaptırımlarının etkisi nedeniyle uzun süredir durdurulduğu düşünülen üçüncü bir Çin exascale süper bilgisayarının devreye girdi. Şu an ABD’nin yalnızca iki exascale bilgisayar faaliyette bulunuyor.

Çin, bu bilgisayarlarını dünya işlem kapasitesi açısından Top500 listesine sunmuyor. Ancak Dongarra, Çin’in bu alandaki liderliğine dikkat çekerek, bu makinelerin yetenekleri hakkında genel bir fikre sahip olduklarını belirtiyor.Şu an için TOP500’e göre Çin, 7. ve 10. sırada bulunuyor, bu da ABD merkezli Frontier exascale bilgisayarı ile büyük bir farklar var.

Çin, exascale sınıfı süper bilgisayarlar kurduğunu biliyoruz, ancak bu makineleri Top500 listesine sunmuyorlar. Bununla birlikte, Çin’in önde gelen süper bilgisayarlarından biri olduğuna inanılan üçüncü bir makinenin artık çevrimiçi.

Çin ayrıca Gordon Bell Ödülü için iki makine sunmuştu: Sunway OceanLight ve Tianjin Ulusal Süper Hesaplama Merkezi’nden bir diğeri. Üçüncü bir isimsiz süper bilgisayarın ise Shenzhen’deki Ulusal Süper Bilgisayar Merkezi’nde geliştirildiği iddia ediliyor.

Süper bilgisayar teknolojisinin bu hızla ilerlemesi, jeopolitik etkileri de beraberinde getiriyor. Dongarra, Çin’in en iyi süper bilgisayara sahip olmasının ABD’nin Çin’e karşı daha sıkı teknoloji kısıtlamaları getirmesine neden olabileceğini belirtiyor.

Sonuç olarak, süper bilgisayar yarışı hem teknoloji hem de jeopolitik açıdan büyük öneme sahip bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Her iki ülke de bu alanda liderlik mücadelesi verirken, yaptırımların gerçek etkileri ise hala net değil.

Apple Watch Series 10 söylentileri çıkmaya başladı

0

Apple Watch Series 9’un tanıtımı henüz taze olsa da, Apple’ın bir sonraki nesil akıllı saati, yani Apple Watch Series 10 hakkında heyecan verici söylentiler ortaya çıkmaya başladı. Bloomberg’den Mark Gurman ve teknoloji analiz firması Omdia’nın raporlarına göre, Series 10, büyük değişikliklere sahip olacak gibi görünüyor.

Adı değişiyor Apple Watch X veya Series X

Mark Gurman’ın Power On bültenine göre, yeni Apple Watch’un adı muhtemelen “Apple Watch X” veya “Series X” gibi bir isim olacak. Bu, Apple’ın ürünlerindeki isimlendirmeyi yeniden düşündüğünü ve biraz farklı bir yaklaşım benimseyecek.

Daha ince tasarım

Gurman’a göre, Apple Watch X daha ince bir kasaya sahip olacak ve kordonların saat kadranına nasıl takıldığına ilişkin büyük bir değişikliğe gidebilir Geleneksel sürgülü ve kilitli mekanizma yerine, manyetik bir sistem kullanarak daha fazla iç mekan yaratma düşüncesi üzerinde çalışılıyor. Bu, potansiyel olarak daha büyük bir pil veya diğer donanımsal iyileştirmeler için yer açabilir.

Bir diğer büyük değişiklik, Apple’ın geleneksel OLED saat ekranlarını microLED teknolojisiyle değiştirmeyi düşünmesi. MicroLED, daha canlı renkler, daha uzun pil ömrü ve daha yüksek kontrast sağlayabilen bir teknoloji olarak öne çıkıyor. Bu, Apple Watch’un görüntü kalitesini büyük ölçüde artırabilir.

Apple Watch Series 10’un sağlık özellikleri arasında bahsedilen ilk yenilik, bir kan basıncı monitörü. Bu özellik, kullanıcıların kan basıncını izlemesine ve sağlıkları hakkında daha fazla bilgi edinmelerine yardımcı olacak.

Piyasaya sürülme tarihi

Ancak, heyecan verici yeniliklere rağmen, Apple Watch X’in piyasaya sürülme tarihi hala belirsiz. Mark Gurman’a göre, en erken 2024’e kadar beklememiz gerekebilir, hatta muhtemelen 2025’e kadar çıkabilir. Sabırsızlıkla beklenen bir ürün, ancak sonucun ne kadar etkileyici olacağını görmek için biraz daha sabır gerekebilir.

Raspberry Pi Pico hava kalitesi ölçüyor!

Raspberry Pi Pico mikrokontrolcüsü kullanışlı küçük bir kart ve boyutu göz önüne alındığında oldukça yetenekli. Üreticiler, doğru donanımla eşleştirildiğinde şaşırtıcı derecede karmaşık sistemler oluşturabiliyor. Yapımcı ve geliştirici Ensar Karabudak’ın bir araya getirdiği basit ama kullanışlı bir projeyi bu kart ile yapılabileceklere yeni bir örnek oluyor. Sixfab’ın Pico LTE kartını ve Telegram kullanarak bildirim gönderen bir hava kalitesi monitörü geliştirdi.

Proje, Thingspeak adlı bir aracı entegre ediyor. Bu, Karabudak’ın faydalandığı ve Telegram’ı kullanmasını sağlayan açık kaynaklı bir sistem. Bilgiler MQTT aracılığıyla Pico’dan Thingspeak’e aktarılıyor. Hava kalitesi sensörünün tespit ettiği ayrıntılar daha sonra Telegram’a iletiliyor. Sensörün kaydedebildiği hava kalitesinin üç ana yönü var. Sensör, toplam uçucu organik bileşikleri (TVOC), eşdeğer CO2’yi (eCO2) ve hava kalitesi indeksini (AQI) bildirir. Karabudak’a göre bu projenin ardındaki fikir, hem hava kalitesini izlemek hem de genel olarak hava kalitesi ve bunun halk sağlığını nasıl etkilediği konusunda farkındalık yaratmaktı.

Raspberry Pi Pico ile hava kalitesi

Sistem, sensör modülü için araçlar içeren ENS160 kütüphanesi ile birlikte MicroPythong kullanılarak programlandı. Telegram ile iletişim kurmak için API’sine erişerek Thingspeak ile birlikte çalışıyor. Yazılımın nasıl çalıştığı ve nasıl kurulacağı hakkında daha fazla bilgiyi Hackster ile paylaşılan proje sayfasından okuyabilirsiniz.

Bu Raspberry Pi projesine daha yakından bakmak istiyorsanız Hackster’daki proje sayfasına göz azabilirsiniz.

Bu projede Pico LTE kartı ve SparkFun ENS160 İç Mekan Hava Kalitesi sensörüyle çevresel izleme ve IoT dünyasına giriyoruz. Toplam Uçucu Organik Bileşikler ( TVOC ), Hava Kalitesi Endeksi ( AQI ) ve Eşdeğer CO2 ( eCO2 ) seviyelerine ilişkin verileri Thingspeak platformuna gönderen gerçek zamanlı bir hava kalitesi izleme sistemi oluşturuyoruz. Bu proje sadece teknolojiyle ilgili değil; hava kalitesi sorunlarına ilişkin farkındalığın artırılması ve halk sağlığının geliştirilmesiyle ilgili. IoT cihazlarının potansiyelini öğrenirken bunu nasıl başarabileceğimizi keşfedelim. Çalışma için ihtiyaç duyacağınız bileşenler ise şu şekilde:

  • Sixfab Pico LTE
  • SparkFun İç Mekan Hava Kalitesi Sensörü – ENS160 (Qwiic)
  • Qwiic Kablosu
  • Mikro USB kablosu

Yukarıda bahsedilen Sixfab Pico LTE, Nesnelerin İnterneti (IoT) cihazlarının yapımına yönelik özel bir kart. İki önemli şeyi bir araya getiriyor: Raspberry Pi Pico W ve Quectel BG95-M3 modem. Bu karışım, onu IoT projelerini denemek ve oluşturmak için gerçekten yararlı bir araç haline getiriyor.

Uzay aracı Ay’da deprem oluşturuyor

Yeni bir araştırmaya göre, ABD’li astronotların ay yüzeyinde bıraktığı bir uzay aracı, ay depremleri olarak bilinen küçük sarsıntılara neden olabilir. Araştırmacılar, modern algoritmalar kullanarak Apollo dönemi verilerinin analizi yoluyla, aydaki daha önce bilinmeyen sismik aktivite biçimini ilk kez ortaya çıkardı.

Rapor, Ay’da meydana gelen büyük sıcaklık dalgalanmalarının, insan yapımı yapıların bu titreşimleri üretecek şekilde genleşip büzülmesine neden olabileceğini öne sürüyor. Çalışmayla ilgili bir haber bültenine göre, ay yüzeyi, karanlıkta eksi 208 Fahrenheit (eksi 133 santigrat derece) ile doğrudan güneşte 250 Fahrenheit (121 santigrat derece) arasında salınan ekstrem bir ortam.

Ay’da deprem ve sismik hareketler

Jeofizik Araştırmalar Dergisi: Gezegenler dergisinde 5 Eylül’de yayınlanan çalışmaya göre, aslında ayın tüm yüzeyi soğukta ve sıcakta genişleyip daralıyor. Ancak bilim insanları, Apollo dönemi verilerini öylesine derinlemesine anlamak için bir çeşit yapay zeka kullanabildiler ki, ay depremlerini kaydeden cihazlardan birkaç yüz metre uzakta bulunan Apollo 17 aya iniş modülünden yayılan hafif sarsıntıları tespit edebildi. Analiz, ayın çevresine nasıl tepki verdiğine ve sismik faaliyetlerini nelerin etkileyebileceğine dair yeni bilgiler sunuyor. Gümbürtüler tehlikeli değildi ve muhtemelen ay yüzeyinde duran insanlar tarafından algılanamayacaktı.

Uzmanlar, NASA ve ortaklarının ay yüzeyinde kalıcı bir karakol inşa etmesi durumunda, ay depremlerini anlamanın gelecekteki keşifler için gerekli olabileceğini söyledi.

Uzay aracı Ay’da deprem tetikliyor

Marusiak, her Apollo misyonunun ay depremlerini tespit etmeye yönelik araçlar taşıdığını kaydetti. Ancak 1972’de başlatılan Apollo 17 misyonu dikkat çekiciydi çünkü arkasında termal ay depremlerini veya ay yüzeyinin şiddetli ısınması ve soğumasının neden olduğu sarsıntıları tespit edebilen bir dizi sismometre bıraktı.

Araştırmacılar: “Bu sinyallerin binlercesi, Apollo 17 Ay Sismik Profil Oluşturma Deneyi sırasında yerleştirilen dört sismometrede 1976’dan 1977’ye kadar 8 aylık bir süre boyunca kaydedildi. Ancak verilerin düşük kalitesi analizi zorlaştırıyor. Dalgaların varış zamanlamasını doğru bir şekilde belirlemek, sismik sinyalin gücünü ölçmek ve ay depremi kaynağının yönünü bulmak için algoritmalar geliştirdik” dedi. Bilim insanları on yıllardır ilk kez verileri yeniden inceledi. Yeni analiz, araştırma ekibinin, ani termal ay depremi adı verilen belirli bir tür ay depreminin doğal kaynaklardan değil, yakındaki uzay aracının ısıtılması ve soğutulmasından kaynaklandığı sonucuna varmasına olanak sağladı.

Caltech’te jeofizik araştırma profesörü olan çalışma yazarı Allen Husker: “Her ay sabahı güneş iniş aracına çarptığında patlamaya başlıyor. Her beş ila altı dakikada bir, beş ila yedi Dünya saatlik bir süre boyunca bir tane daha vardı. İnanılmaz derecede düzenli ve tekrarlıydı” dedi.

Araştırmacılar, gelecekteki ay misyonlarının bu olayın daha bütünsel bir resmini sunacağından umutlu olduklarını söyledi. Termal depremlerin yanı sıra Ay’da derin ve sığ sarsıntıların olduğu ve gök taşı çarpmasından kaynaklandığına inanılan faaliyetlerin olduğu da biliniyor. Ay ve Dünya arasındaki önemli bir farklılığa dikkat etmek önemlidir: Ay yüzeyinde felaket olaylarına neden olabilecek değişen tektonik plakalar yoktur . Ancak Ay’ın aktif bir iç yaşamı var.

Multipl Skleroz ve Otoimmün hastalıklar için yeni “ters aşı”

0

Chicago Üniversitesi Pritzker Moleküler Mühendislik Okulu’ndaki araştırmacılar, otoimmün hastalıkları tedavi etme potansiyeline sahip yeni bir aşı türü geliştirdi. Bu heyecan verici gelişme, multipl skleroz ve tip 1 diyabet gibi otoimmün hastalıklara umut ışığı olabilir.

Geleneksel aşılar, bağışıklık sistemine bir tehdidi tanıtmayı amaçlıyor. Ancak Chicago Üniversitesi’nin bu yeni “ters aşı” yaklaşımı, bağışıklık sisteminin hedef aldığı moleküllere karşı hafızasını sıfırlayarak çalışıyor. Bu, multipl skleroz gibi otoimmün hastalıklarda bağışıklık sisteminin kendi vücut dokularına saldırmasını durdurmasına sağlıyor .

Moleküler mühendislikle geliştirilen ters aşı

Nature Biomedical Engineering dergisinde yayınlanan bir çalışmada, araştırmacılar, karaciğerin hasar görmüş hücrelerden gelen molekülleri tolere etmesini sağlayan bir mekanizmayı keşfettiler. bu “periferik bağışıklık toleransı” olarak bilinir ve bağışıklık sisteminin istenmeyen reaksiyonları engellemesine yardımcı oluyor.

Ters aşının temelinde, bağışıklık sisteminin hedef aldığı molekülleri tolere etmesini öğretmek için kullanılan bir antijeni, karaciğerin düşman yerine dost olarak tanıyacağı yaşlı bir hücrenin parçasına benzeyen bir molekülle birleştirmek yer almakta.

Araştırmacılar özellikle multipl skleroz benzeri bir hastalığa odaklandılar ve ters aşının bu hastalığı durdurma potansiyelini incelediler. Deneyler, bağışıklık sisteminin sinirlerin koruyucu kaplaması olan miyeline saldırmayı durdurduğunu ve hastalık belirtilerini azaldığını gözlemlendi.

Şu anda, otoimmün hastalıklar genellikle bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlarla tedavi edilmekte. Ancak bu yeni ters aşı, daha spesifik bir yaklaşım sunarak yan etkileri azaltma potansiyeline sahip. İlk faz güvenlik denemeleri, bu ters aşının çölyak hastalığı gibi bir otoimmün hastalıkta test edildi ve multipl sklerozda da denemeler devam etmektedir.

Bu önemli keşif, otoimmün hastalıkların tedavisi konusunda umut verici bir adım olabilir. Bilim dünyası ve hastalar, bu gelişmeleri dikkatle takip etmekte.