Samsung’un akıllı cihazlar ekosistemi SmartThings, IFA 2023’te sergilendi

Samsung Electronics, bugün bağlantılı ev cihazlarına yönelik en yeni teknolojilerini sergiledi. Samsung, IFA 2023 Fuarı’nda, SmartThings vizyonunun, enerji tasarrufu sağlamaktan güvenliği artırmaya ve eğlence içeriklerine erişimden günlük yaşamı daha verimli hale getirmeye kadar, tüketicilerin önem verdiği konulara öncelik vermek olduğunu vurguladı. Sürekli büyümeye devam eden SmartThings ekosistemi, 285 milyon kullanıcının, evlerini ihtiyaçlarına göre uyarlayıp kişiselleştirmesine, tek bir uygulama aracılığıyla birden fazla cihazı ve ev aleti arasında kesintisiz bağlantı kurmasına ve bunları kontrol etmesine imkan tanıyor.

Samsung, IFA 2023 etkinliğine, evde kullanılan teknolojilere yönelik artan ihtiyaçları anlamak adına Avrupa çapında yürüttüğü yeni tüketici araştırmasını paylaşarak başladı.

IFA 2023’de tanıttıkları SmartThings vizyonuyla evleri daha akıllı, daha güvenli ve daha verimli hale getirmeye odaklandıklarını söyleyen Samsung Türkiye Tüketici Elektroniği Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mert Gürsoy, “Kullanıcıların ihtiyaçlarını merkeze alarak enerji tasarrufundan güvenliğe kadar farklı alanlarda çözümler sunuyoruz. SmartThings ekosistemi, evleri daha akıllı ve bağlantılı hale getirerek kullanıcıların yaşam kalitesini artırmayı amaçlıyor. Teknolojiyi en verimli şekilde kullanarak bu ekosistemimizi sürekli olarak geliştireceğiz” ifadelerini kullandı.

 “Samsung olarak kullanıcılarımızın en çok önem verdikleri kişilerle, mekanlarla ve en güzel anlarla arasındaki bağı sağlama konusunda kararlıyız” diyen Samsung Avrupa Pazarlama Müdürü Benjamin Braun ise, açıklamalarına şöyle devam etti: “SmartThings ekosisteminin, insanların önemsediği bağlantıları daha da fazla kurmasına imkan tanıyacak şekilde büyümesini ve gelişmesini sağlamak için teknolojideki en son yeniliklerin sunduğu imkanlardan yararlanmaya devam edeceğiz.”

Evinizdeki deneyimleri iyileştirin

SmartThings uygulaması, kullanıcıların her yerden evlerini kontrol etmesini sağlayarak kesintisiz eğlencenin keyfini çıkarmasına yardımcı oluyor ve onları güvende tutuyor. Avrupa genelinde ev yaşamının önemi gün geçtikçe artıyor; ofisten, dinlenme ve eğlence mekanına kadar ev birden fazla göreve hizmet ediyor. Bu nedenle evler, bizim için her zamankinden daha önemli mekanlar olmaya devam ediyor. Her 10 tüketiciden 7’si (%71) teknolojinin, günlük yaşam aktiviteleri üzerinde olumlu bir etkisi olduğu konusunda hemfikir. Bu aktiviteler arasında, arkadaşlarla ve aileyle etkileşim kurmak, ev işlerini yapmak ve hobilerden keyif almak da yer alıyor.

Üst üste 17 yıldır dünyanın bir numaralı TV markası ve 8 yıldır da Türkiye pazarının lideri olan Samsung’un, tüm tüketici ihtiyaçlarını gözeten yaklaşımının yanı sıra eğlenceye olan bağlılığı da rakip tanımıyor. Süper ekran serisini 98″ Neo QLED 8K ve 4K Q80C’nin piyasaya sürülmesiyle tamamlayan Samsung, Micro LED ekran serisinin tamamını ise yıl sonuna kadar Avrupa’ya sunmayı planlıyor. Bu TV’ler, oyun oynarken ya da film izlerken izleyiciyi aksiyonun içine çeken inanılmaz kontrast oranları ve hayrete düşüren detaylar sunuyor.

IFA 2023’te ayrıca İkinci Nesil Freestyle (The Freestyle 2nd Gen) modelinin global lansmanı da yapıldı. Bu çok yönlü ve taşınabilir projektör, kullanıcının seçtiği her yerde, hatta tavanda bile, büyük ekran deneyimi sunuyor. Cihazdaki Smart Edge Blending özelliği, yatay ve dikey ekran deneyimleri sunuyor. Bu özellik sayesinde iki adet İkinci Nesil Freestyle projektörü eşleştirilerek 160 inç panoramik ve 120 inç dikey görüntüleme imkanı elde edilebiliyor. Bunlara ek olarak, Samsung Gaming Hub’a sağlanan tam erişim sayesinde, İkinci Nesil Freestyle kullanıcıları Samsung’un yayın ortakları dahilindeki en iyi oyunlarının keyfini çıkarabiliyor. mXbox ve Bethesda Softworks ortaklığıyla, yıldızlar arasında geçen heyecanlı, yeni nesil rol yapma oyunu Starfield da artık bu oyunlar içinde sunuluyor. Starfield, Xbox Game Pass Ultimate üyeliğiyle, Samsung Gaming Hub üzerinden konsola ihtiyaç duymadan oynanabiliyor. 

Yemek tutkunları, artık, tarif arama, kaydetme ve paylaşma, yemek planlama, hazırlama ve market alışverişi için “hepsini bir arada sunan” yeni uygulama Samsung Food ile yemek hazırlama ve yeme keyfine kendilerini tamamen adayabilecek. IFA 2023’te duyurulan Samsung Food, 104 ülkede ve sekiz dilde kullanılabiliyor ve tüm dünyanın yemek bilgisini kullanıcıların parmaklarının ucuna getiriyor; kullanıcıları kendileri için doğru ve sağlıklı yemekleri seçme ve hazırlama konularında güçlendiriyor. Kullanıcıların mutfaklarıyla bağlantı kuran Samsung Food, uyumlu Samsung fırınlarına doğru zaman ve sıcaklık komutlarını anında gönderebiliyor. Uygulamada sunulan 160.000’den fazla tarifle, her zaman pişirecek yeni bir şeyler bulmak mümkün olacak.

Food AI ile desteklenen Samsung Food, yıl sonuna kadar kullanıcıların diyet gereksinimlerine yanıt veren kişiselleştirilmiş tarifler sunacak. Örneğin, uygulama, tarifleri sadece birkaç dokunuşla vegan bir versiyona dönüştürebilecek. Bu yılın sonlarına doğru yapılacak başka bir geliştirmeyle, Samsung Health ile bağlantı kuracak olan Samsung Food, bu sayede özel yemek planlarını tercihlere ve diyet gereksinimlerine uyacak şekilde dönüştürebilecek ve kullanıcıların sağlık hedeflerine ulaşmasını destekleyecek. Vision AI teknolojisini kullanan Samsung Food, 2024 yılında çekilen fotoğrafları kullanarak besin değerlerini kontrol edecek, malzemeleri tanımlayacak ve bunların kullanılabileceği en iyi tarifleri önerecek.

Gezegenimiz için küçük adımlar atın

Samsung, insanların tasarruf etmesine ve daha iyi bir gezegen için adım atmasına yardımcı olacak ürün ve hizmetler geliştirmeye kendini adadı. Bu konular, tüketicilerin de gündeminde yer alıyor. Araştırmaya katılanların dörtte üçünden fazlası (%77), sadece maddi tasarruf için değil, aynı zamanda çevreye de fayda sağlamak için, enerji tasarrufu sağlayan teknolojik ürünleri araştırdıklarını belirtiyor. Katılımcıların üçte ikisi (%67), bir sonraki cihazlarının enerji tüketim değerlerini takip edip tüketimi azaltmaya imkan veren bir uygulamayla bağlantılı çalışmasının önemli olduğunu düşünüyor.

Avrupa genelinde artan enerji fiyatlarıyla birlikte, ankete katılanların %72’si evlerindeki cihazları çalıştırmanın maliyeti konusunda endişe duyuyor. SmartThings Energy, bu endişeleri gidermeye yardımcı olmak için, kullanıcıların, kendi cihazlarının kullandığı enerjiyi ihtiyaçlarına göre optimize etmesine ve enerji kullanımını azaltmasına yardımcı oluyor. Örneğin, SmartThings Energy’deki Yapay Zeka Enerji Modu, Ecobubble özelliğini devreye alarak çamaşır makinenizin enerji kullanımını izlemenizi ve sıcak yerine soğuk suyla yıkama yaparak %70’e kadar enerji tasarrufu yapmanızı sağlıyor.

Samsung ayrıca mikrofiberlerin doğaya salınması sorununa çözüm bulmak için küresel okyanus koruma kuruluşu Ocean Wise ve giyim üreticisi Patagonia ile iş birliği yaptı. Less Microfiber™ Filtre, çamaşır yıkama programlarından kaynaklanan mikroplastik emisyonlarını %98’e kadar azaltan harici bir çamaşır makinesi filtresi olarak öne çıkıyor. IFA’da konuşma yapan Ocean Wise Mikroplastik Çözümleri Müdürü Charlie Cox, konuyla ilgili şunları söyledi: “Samsung ve Patagonia ile sürdürdüğümüz iş birliğimiz sayesinde, Ocean Wise olarak, okyanuslara mikrofiber salınmasını durdurmada kendi payına düşeni yapması konusunda sektöre yol göstermiş olmaktan gurur duyuyoruz. Less Microfiber™ Filtre gibi inovasyonlar sayesinde, bireylerin ev kaynaklı mikrofiber ayak izini azaltmasını sağlayabiliriz. Bu, okyanuslarımızın bize minnettar olacağı, kolay ve günlük yaşama dayalı bir çözüm.”

Isı pompaları gibi ısıtma teknolojileri, hızla büyüyen bir pazar olarak öne çıkıyor ve Samsung büyümekte olan bu pazarın ön saflarında yer alıyor. Yenilikçi ve akıllı hava kaynaklı ısı pompaları, 2022’den bu yana %97’lik, benzeri görülmemiş bir satış büyümesi kaydetti. Bu cihazlar, hava durumu ne olursa olsun evinizi tüm yıl boyunca konforlu hale getirmek için ev içi sıcak su tanklarıyla veya Samsung’un ClimateHub çözümüyle çalışıyor. Ayrıca SmartThings ekosistemine de bağlanabilen cihazlar, böylece enerji kullanımını takip edebiliyor ve kullanıcının talep ettiği ortam tercihlerine göre uyarlanabiliyor. Yüksek sıcaklıklı monoblok ısı pompası çözümleri yelpazesinin en yeni üyesi EHS Mono R290, Eylül ayında piyasaya sürülüyor. 

Çevresel etkimizi azaltmak için küçük adımlar atarken insanların günlük yaşamlarını en iyi şekilde geçirmesine yardımcı olan teknolojiler tasarlamayı hedefleyen Samsung’un yolculuğu sürekli gelişim halinde. Galaxy Z Flip5 ve Fold5 ile Galaxy Tab S9 serisi, okyanuslara bırakılmış balık ağları, su varilleri ve PET şişelerden elde edilen geri dönüştürülmüş alüminyum, cam ve plastikler de dahil olmak üzere geri dönüştürülmüş çeşitli malzemeler içeriyor. Galaxy Watch6 serisi de tüketici sonrası geri dönüştürülmüş plastik malzemeler içeren yöntemlerle üretiliyor. Yenilikçi tüm Galaxy cihazları, geri dönüştürülmüş kağıt malzemeler kullanılarak üretilen ambalajlarda satılıyor. 

Akıllı teknolojilerle geleceğe adım atın

Teknolojinin imkanlarına odaklanan bir geleceğe yatırım yapan Samsung’un fark yaratmak istediği alanlardan biri de akıllı ev teknolojilerini daha kullanıma hazır hale getirmek. Yapılan araştırmada, Avrupalıların dörtte biri, bir sonraki evlerinin akıllı teknolojilerle donatılmış olmasını cazip ve önemli bir faktör olarak görürken katılımcıların dörtte üçünden fazlası ise tamamen işlevsel akıllı evlerde yaşamak istediğini belirtiyor (%77).

Söz konusu talepleri ele alan Samsung, belirtilen imkanları gerçeğe dönüştürmek için çalışmaya devam ediyor ve bu vizyonu ileriye taşımak konusunda iş birliğinin gücüne inanıyor. ABB Smart Buildings ve dünyanın önde gelen fotovoltaik ve depolama sistemi teknolojileri sağlayıcılarından SMA ile iş birliği yapan Samsung, akıllı teknolojilerin sunduğu imkanları, evlere satın alınmadan önce yerleştirerek insanların evleriyle daha yakından bağ kurmasını hedefliyor. ABB ve SMA ürünlerinin SmartThings Energy ile entegre edilmesi sayesinde, evler daha güvenli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale gelebiliyor. Örneğin, cihazlar en uygun zamanda çalıştırılabiliyor, enerji fiyatlarına ve kullanım şekillerine göre tüketimi ayarlamak için enerji kullanımı takip edilebiliyor ve güneş enerjisi üretimine göre enerji kullanımları optimize edilebiliyor.

NASA, Mars’tan son bulgularını paylaştı!

NASA bünyesindeki bugüne kadarki teknolojik ve en gelişmiş gezgini olan araç, Şubat 2021’de yüksek çözünürlüklü kameralar tarafından yakalanan nefes kesici bir inişle kırmızı gezegene ulaştı.

Daha önce Twitter olarak bilinen platform olan X aracılığıyla yapılan son paylaşımda Perseverance, son ilgi noktasını gösteren bir görüntü paylaştı. Gezici, gönderisinde “Bu kayayı Jezero Krateri’ndeki antik nehir yatağında buldum.” dedi ve bir örnek almayı ve bilim adamlarının daha yakından bakmasını sağlayacak olan yaklaşan Mars Örnek Dönüş görevinin bir parçası olarak geri göndermeyi planladığını da sözlerine ekledi.

Son olarak, NASA’nın gezgini şu anki konumunun bir resmini ve şu mesajı yayınladı: “Burada antik nehir yatağının etrafında dolaşırken harika zaman geçirdim. Birkaç görevi tamamlayıp yakında yola çıkacağım. Bu bir sonraki yükselişte ne var? Hadi öğrenelim.”

Perseverance, görevinde yalnız seyahat etmiyor. Onunla birlikte, Mars’ı da geçmeye devam eden Ingenuity adlı küçük bir helikopter şeklinde bir arkadaşı var.

Ingenuity bir teknoloji gösterimi olarak başladı, ancak o kadar iyi performans gösterdi ki, şimdi Perseverance ekibine yardımcı oluyor ve yer tabanlı gezici için güvenli ve verimli rotalar planlamak için kullanılan zorlu Mars arazisinin hava görüntülerini yakalıyor.

NASA, drone benzeri uçağın başarısından o kadar memnun kaldı ki (bugüne kadar 56 uçuş gerçekleştirdi) Mars’ta ve muhtemelen diğer gezegenlerde gelecekteki görevler için daha gelişmiş sürümler geliştirmeye karar verdi.

İkili birlikte harika bir ekip oluşturuyor, devam eden görev zaten NASA’nın birçok düzeyde beklentilerini aşıyor.

Apple, yeni Apple Watch modellerini 3D baskı ile üretecek!

0

Teknoloji devi Apple, üretim süreçlerinde büyük bir değişiklik yapmaya hazırlanıyor. Bloomberg’den Mark Gurman’ın son raporuna göre, Apple, yakın bir gelecekte pazara sunmayı planladığı Apple Watch Series 9 modellerinin üretiminde devrim niteliğinde bir adım atmaya hazırlanıyor: 3D baskı teknolojisi. Bu yenilikçi yaklaşım, geleneksel CNC (Bilgisayarlı Sayısal Kontrol) üretim yöntemlerine kıyasla birçok avantaj sunuyor.

Geleneksel üretim süreçlerinde, büyük metal plakalar kullanılarak ürün kasaları oluşturulurken, 3D baskı, malzeme kullanımını azaltacak ve üretim sürelerini kısaltacaktır. Apple’ın bu yeni süreçte kullandığı “bağlayıcı püskürtme” tekniği, toz halindeki malzemeyi ürünün dış hatlarına basma yeteneği sunuyor. Ardından, malzeme ısı ve basınç kullanılarak çelik hissi veren bir maddeye dönüştürülüyor ve son olarak frezeleme ile rafine ediliyor.

Apple analisti Ming-Chi Kuo, bu habere ilişkin daha önce benzer bilgileri paylaşmıştı. Kuo’ya göre, Apple Watch Ultra’nın ikinci nesli, 3D baskılı mekanik parçalar içerecek. Özellikle, titanyum bileşenlerin 3D baskı ile üretileceği iddia ediliyor.

Mark Gurman’ın raporuna göre, Apple’ın bu yeni 3D baskı tekniğini, paslanmaz çelikten yapılan Apple Watch Series 9 modellerinin kasalarında kullanması planlanıyor. Ancak, Gurman’a göre Apple, 2024 yılında titanyum cihazlarını da 3D olarak basmayı hedefliyor.

Bu geçiş, Apple’ın üretim süreçlerini iyileştirmesine ve maliyetleri düşürmesine yardımcı olabilir. Kuo, 2023 yılında Apple Watch modelleri üzerindeki çalışmaların başarılı olması durumunda, Apple’ın 3D baskı teknolojisini gelecekte daha fazla cihaz için kullanacağını öngörüyor.

Dizüstü bilgisayarınızı modeme çevirin! Nasıl yapılıyor?

Bu yöntem, herhangi bir İnternet bağlantısıyla çalışıyor; Windows dizüstü bilgisayarınız, erişim noktasının temeli olarak bir Ethernet bağlantısı veya başka bir Wi-Fi bağlantısı da kullanabilir.

Etkin noktayı kurmak için Windows Başlat menüsündeki “Ayarlar”ı ve ardından “Ağ ve İnternet”i açın. “Mobil Erişim Noktası” için sağa işaret eden oka tıklayın. Bir sonraki pencerede, anahtarı “Açık” olarak ayarlayın ve aşağı kaydırarak “Özellikler”e gidin. Varsayılan ağ adını ve parolasını değiştirmek istiyorsanız “Düzenle”ye tıklayın. Parolanın en az sekiz karakterden olması gerektiğini unutmayın.

Dizüstü bilgisayar erişim noktası sorun giderme

Dikkat! Erişim noktası etkin olur olmaz, “Kendi internet bağlantısını şuradan paylaşın” seçeneği gri renkte ve artık erişilebilir değil durumunda oluyor. Örneğin, bu noktada “WiFi” ayarlanmışsa ve bir Ethernet kablosu bağlarsanız, “İnternet bağlantısı yok, ancak mobil erişim noktası hala açık” mesajı görünüyor.

Daha sonra dizüstü bilgisayardan yayınlanan etkin nokta hala yerel ağınıza erişim sağlarken barındırma hotspot dizüstü bilgisayarıyla İnternet’e erişebilir ve web sitelerini yükleyebilirsiniz. Ancak hotspot üzerinden internet bağlantısı bulunmuyor. Bunu tekrar çalıştırmak için önce etkin noktayı devre dışı bırakmanız, “Kendi internet bağlantısını etkinleştir” ayarını değiştirmeniz ve ardından etkin noktayı yeniden etkinleştirmeniz gerekiyor.

Wi-Fi 6 kablosuz bağlantı

Etkin noktanın çalışmasını engelleyebilecek bir dizi başka hata olasılığı da var. Örneğin, bir erişim noktası kurabilmeniz için Wi-Fi bağdaştırıcısının barındırılan ağları desteklemesi gerekiyor.

Bunu komut isteminde kontrol edebilirsiniz. Görev çubuğundaki arama kutusuna cmd yazın, “Komut İstemi”nin vurgulandığından emin olun ve “Yönetici olarak çalıştır”a tıklayın. Netsh wlan show drivers komutunu ve ardından Enter komutunu yazın. “Desteklenen barındırılan ağlar” satırını bir kontrol edin. Arkasında bir “Evet” olmalı. Durum böyle değilse, bu bağdaştırıcıyla bir erişim noktası ayarlanamaz.

Diğer bir potansiyel hata kaynağı, Wi-Fi adaptörünün sürücüsü. Kontrol Panelini ve ardından “Aygıt Yöneticisi”ni açın. Şimdi “Görünüm” altında “Gizli cihazları göster”e tıklayın. Ana pencerede, “Ağ Adaptörü”nün önündeki küçük oka tıklayın ve “Microsoft Wi-Fi Doğrudan Sanal Adaptörü”ne sağ tıklayın.

Bağdaştırıcı etkin olmayabilir, bu durumda “Aygıtı etkinleştir”e tıklayın. Sürücüleri de kontrol etmelisiniz: Bunu yapmak için aynı bağlam menüsündeki “Sürücüyü güncelle”ye tıklayın. “Bilgisayarımdaki sürücüleri ara” ve ardından “Bilgisayarımdaki mevcut sürücülerin listesinden seçin”. “Sanal Microsoft Wi-Fi Doğrudan Bağdaştırıcı”yı seçin ve “İleri”ye tıklayın.

Birkaç saniye sonra, “Süreçleriniz Windows tarafından başarıyla güncellendi” yazan bir pencere belirecek.

IFA 2023’te sürdürülebilirlik ve toplumsal katılım çağrısı

TCL, küresel çapta yürüttüğü #TCLGreen ve #TCLforHer kampanyalarını dünyanın en büyük tüketici elektroniği ve ev aletleri fuarı IFA 2023 teki benzersiz, interaktif sergilerinde sahneye çıkararak sürdürülebilir uygulamaları teşvik etmek ve toplumdaki mükemmelliği vurgulamak amacıyla gerçekleştirdiği çalışmaları misafirlere aktarıyor.
 
TCL Technology Başkan Yardımcısı ve TCL Yardım Vakfı Başkanı Yuki Wei, “TCL, sosyal değişim ve daha sürdürülebilir, eşit bir gelecek inşa etme konusunda teknolojinin gücüne inanıyor. Yıllardır yenilikçi teknolojimiz, stratejik ortaklıklarımız ve geniş kapsamlı toplumsal girişimlerimizle mükemmelliğe ilham veriyoruz. #TCLGreen ve #TCLforHer’i IFA’da ilk kez sergileyerek TCL’in teknolojiyi iyilik için nasıl kullandığını ve bunun için üstlendiği aktif rolü müşterilerimize ve iş ortaklarımıza gösterdiğimiz bu yıl, bizim için önemli bir kilometre taşı niteliğinde.” dedi.
 
#TCLGreen ve #TCLforHer sergileri sürükleyici bir deneyim sunuyor
TCL, “Geleceğe İlham Ver” teması altında, vizyonunu yansıtmak ve ziyaretçileri iki küresel kampanyası hakkında üst seviye bir görsel-işitsel deneyim aracılığıyla bilgilendirmek için stant tasarımında çeşitli ve yaratıcı unsurlar kullanıyor.
 
#TCLGreen sergisi video, ses ve ışığı bir araya getirerek ziyaretçilerin içine adım atabilecekleri tamamen sürükleyici bir alan yaratıyor. Bunun merkezinde TCL ve ünlü sanatçı Kevin Chu tarafından ortaklaşa yaratılan ödüllü TCLGreen heykelinin sanal gösterimi yer alıyor. TCL tarafından tedarik edilen ileri dönüştürülmüş ve atılmış elektronik devre kartlarından yapılan bu çığır açan eser, TCL’in ÇSY (çevresel, sosyal ve yönetişim) yolculuğunu ve elektronik ürünlerin geri dönüşümünün temel zorluğunu yaratıcı bir şekilde gösteriyor. TCL’in Karbon Nötr Belgesi’nin temmuz ayında duyurulmasının ardından gerçekleştirilen bu sergi aynı zamanda şirketin 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını azaltma ve 2050 yılına kadar operasyonlarında karbon nötr olma konusunda verdiği taahhüdünü ve eylem planını da yansıtıyor.
 
#TCLforHer sergisinde ise TCL’in kız çocuklarını ve kadınları sınırları aşmaya ve güçlerini yeniden keşfetmeye teşvik etmeyi amaçlayan geçmiş girişimlerinden videolar ve materyaller de sergileniyor. Ziyaretçiler, #TCLforHer tasarım öğeleriyle kişiselleştirilmiş fotoğraflar oluşturarak etkinlikten bir hatıra parçasını yanlarında götürebiliyor. TCL, bu deneyim sayesinde daha fazla kadına potansiyellerini açığa çıkarmaları için ilham olmayı amaçlıyor.

TCL sürdürülebilirliğe ve toplumsal katılıma destek vermeye devam ediyor

TCL, yıllardır sürdürülebilirlik ve toplumsal katılım alanlarında değişimi teşvik etmek için küresel ağını ve inovasyon gücünü kullanıyor. 2022 yılında başlatılan #TCLGreen, sürdürülebilirliği TCL’in işinin merkezine koyarak herkes için daha sürdürülebilir bir gezegeni desteklemeyi amaçlıyor. TCL Technology, geçtiğimiz yıl itibarıyla çevrenin korunması için toplam 1,04 milyar dolar yatırım da yaptı.
 
Üretim süreçleri, ürünler, endüstriler ve endüstri zincirlerinin yanı sıra değerlerini ve kültürünü içeren kapsamlı bir sürdürülebilirlik uygulamasına sahip olan TCL Technology, sürekli çabaları sayesinde sadece 2022 yılında 229,53 milyon ton su tasarrufu sağlarken 54,64 milyon ton su kaynağını ve 81.865 ton atığı geri dönüştürdü.
 
Bir diğer büyük kampanya olan #TCLforHer, dünya çapında kadınların kişisel gelişimini teşvik etmek ve kendi kendini idame ettiren ilham verici bir ekosistem yaratılmasına yardımcı olmak amacıyla 2021 yılında başlatıldı. Geçtiğimiz ay, yılın en büyük kadın spor etkinliklerinden biri sırasında TCL, futbol gibi güzel bir oyuna yeni standartlar getiren ve yeni kuralları yazan kadınları kutlayan entegre bir yaratıcı pazarlama girişimi olan #OurBeautifulGame’i tanıttı. Benzer şekilde, FIBA Global Ortağı olarak TCL, kadın ve kız basketbolunu teşvik etmek için de “Her World, Her Rules” projesini destekledi. TCL, sporun yanı sıra imkânları kısıtlı ailelerden, gelecek vaat eden bine yakın genç kadına lise ve yüksek öğrenim hayatlarında destek oldu.
 
TCL, “Büyüklüğe İlham Verme” vizyonuyla uyumlu olarak, bu yılki IFA etkinliğine, tüketici elektroniğinden gelişmiş ekran teknolojisine kadar uzanan geniş ürün portföyünü günlük yaşamda daha fazla ilham vermek için getiriyor. IFA 2023 sırasında ziyaretçiler, Messe Berlin’de Salon 21A’daki #TCLGreen ve #TCLforHer sergilerini ziyaret ederek TCL’in sürdürülebilir kalkınma yolculuğunu ve toplumsal katılıma yönelik taahhütlerini, yenilikçi teknolojilerini ve ürünlerini ilk elden keşfetme fırsatını yakalıyor.

Xiaomi Redmi 12 Türkiye’de satışa sunuldu!

0

Xiaomi, uygun fiyatıyla maksimum değer, mükemmel eğlence deneyimi ve akıcı bir işletim sistemi arayan kullanıcılara yönelik üst düzey teknik özelliklerle donatılan giriş düzeyi yeni akıllı telefonu Redmi 12’yi tanıttı.

Yalnızca 8,17 mm kalınlığında, birinci sınıf cam arka yüzey ve yepyeni kamera tasarımına sahip olan Redmi 12, şık görünümünün yanı sıra kullanıcılara rahat bir tutuş sağlıyor. IP53 derecesiyle günlük kullanımda toz ve su sıçramalarına karşı dayanıklı olan cihaz, kullanımı daha da rahat hale getirmek için 18W Type-C hızlı şarj bağlantı noktası ve 3,5 mm kulaklık girişi içeriyor. Hem işlevsel hem de çekici bir tasarıma sahip olan Redmi 12’nin gece siyahı, gök mavisi ve kutup gümüşü olmak üzere üç farklı renk seçeneği bulunuyor.

Xiaomi Redmi 12 ekranıyla öne çıkıyor

Cihaz, 90 Hz Adaptif Senkronizasyon özelliğine sahip 6,79” FHD+ Nokta Ekranıyla öne çıkıyor. Aynı zamanda Redmi serisindeki şimdiye kadar en büyük ekran olma özelliğini taşıyan 2460 x 1080 piksel çözünürlüğe sahip bu ekran, okuma, video izleme, oyun oynama ve daha fazlası için üst düzey görüntüleme deneyimi sunuyor. SGS Düşük Mavi Işık Sertifikasına sahip cihaz, Okuma Modu 3.0 (Reading Mode) ile gözleri için ekstra yorgunluğa neden olmadan kullanıcıların içeriklerin keyfini daha uzun süre çıkarmalarına olanak tanıyor. 

Xiaomi Redmi 12 üçlü kamera kurulumunun 50 MP ana kamerası tüm ayrıntıların en net ve hassas bir şekilde yakalanmasını sağlıyor. Bu güçlü kamera kurulumuna 8 MP ultra geniş kamera ve 2 MP makro kamera eşlik ediyor. Cihaz ayrıca piksel düzeyinde hesaplamalar ve gerçek zamanlı ön izlemelerle fotoğrafçılık deneyimini en üst düzeye çıkaran 7 popüler filmCamera filtresi içeriyor.

Gücünü MediaTek Helio G88 işlemciden alan Redmi 12, bellek genişletmeyle 2. GHz’ye kadar saat hızına kadar destekliyor ve kullanıcılara keşfedilecek birçok fırsat sunuyor. 1TB genişletilebilir depolama alanıyla fotoğraf çekmekten en beğenilen müzik parçalarına kadar her şeyin kullanıcıların parmaklarının ucunda olmasını sağlıyor. Yüksek kapasiteli 5.000 mAh pili, şarj düzeyinin azalmasıyla ilgili tüm endişeleri ortadan kaldırarak 133 saate kadar müzik dinleme, 26 saate kadar okuma veya 16 saate kadar video izleme süresi sunuyor. Redmi 12, hızlı ve kolay erişim için yan tarafında bulunan kullanıcı dostu bir parmak izi sensörüyle birlikte geliyor. Cihaz ayrıca, evdeki elektronik cihazları kontrol etmek için kızılötesi (IR) uzaktan kumanda olarak da kullanılabiliyor. Eğlence deneyimini en üst düzeye çıkaran cihaz, büyüleyici ve dinamik bir işitsel yolculuk için güçlü bir hoparlör içeriyor.

Apple sosyal medyadan desteği kesiyor!

Apple, iPhone ve diğer ürünlerinin kullanıcılarına sosyal medya üzerinden verdiği destek hizmetlerini sonlandırarak otomatik yanıt sistemiyle müşterilere yardım sağlayacak. Şirket, Twitter (@AppleSupport) ve YouTube kanalındaki destek danışmanlarını işten çıkarmak suretiyle sosyal medya üzerinden yardım vermeyi sonlandırıyor.

Apple kullanıcıları artık iPhone, iPad ve Mac gibi ürünlerle ilgili sorunları için Twitter ve YouTube gibi platformlar üzerinden destek alamayacaklar. Apple, müşterilere artık kendi web sitesi ve diğer iletişim kanalları aracılığıyla yardım sağlayacak.

Twitter üzerindeki @AppleSupport hesabı, 1 Ekim itibarıyla kullanıcılara otomatik yanıt verecek. Kullanıcılar, doğrudan sorunlarıyla ilgili Apple ile nasıl iletişime geçebileceklerini belirten otomatik mesajlar alacaklar. Bu sayede, Apple müşterilerinin sorunlarına hızlı şekilde yanıt verebilecek.

Apple ayrıca, YouTube kanalına yüklenen destek videolarına gelen sorulara da yanıt verilmeyeceğini duyurdu. Bu değişiklikle birlikte, Apple Destek Topluluğu sitesi ve diğer kaynaklar üzerinden kullanıcılara destek sağlanmaya devam edecek.

Şirketin sosyal medya destek hizmetlerini kesmesinin ardında, müşterilerin telefondan destek alma talebinin artması olduğu iddia ediliyor. Apple, sosyal medya danışmanlarına telefon desteği verme seçeneği sunsa da, çalışanların bu fırsata sıcak bakmadığı belirtiliyor.

Apple’ın sosyal medyada destek hizmetlerini sonlandırarak otomatik yanıt sistemine geçmesi, müşterilere hızlı ve etkili bir şekilde yardım sağlama amacını taşıyor. Şirket, Twitter ve YouTube gibi platformlardan destek almak isteyen kullanıcılarına otomatik mesajlarla doğru yönlendirmeler yapacak. Bu değişiklik, Apple’ın müşteri deneyimini geliştirmeye yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Trugo uygulaması için beklenen güncelleme çıktı!

İlk cihazlarını Bolu’da kuran Trugo; şu anda 81 ilde istasyona sahip. Bu durum ise uygulamaya yönelik ihtiyacı artırdı. Trugo uygulaması için yeni bir güncelleme paylaşıldı.

Trugo uygulaması, Android ve iOS‘ta yeni özelliklerle güncellendi

Trugo, Android ve iOS’ta sürücü deneyimini iyileştirmek için önemli güncellemeler yaptı. Yeni güncellemeyle kullanıcılar artık filo araçlarının şarj işlemlerini ve filo bakiyesi üzerinden ödemeleri yönetebilecek.

Böylece sürücüler, şarj istasyonlarında filonun şarj olma sürelerini ve masraflarını daha verimli bir şekilde takip edebilecek.

Ayrıca Trugo’nun kullanıcı arayüzü de yenilendi. Artık daha kullanışlı ve sade bir arayüz sunan uygulama, sürücülerin platformu daha hızlı ve sorunsuz bir şekilde kullanmasını sağlayacak.

Dakikalar içinde yüzde 100 şarj: Togg kaç adet Trugo istasyonu kurduğunu açıkladı!

Dakikalar içinde yüzde 100 şarj: Togg kaç adet Trugo istasyonu kurduğunu açıkladı!

Togg için kurulan Trugo şarj istasyonlarının sayısı kaç? Şirketten gelen açıklama, 150 kW ve üstü istasyonlarda rekor kırıldığını gösterdi.

Yeni güncelleme Google Play Store ve App Store’dan erişime açılmış durumda. Şirketin paylaştığı güncelleme notları şu şekilde;

Trugo, sürekli olarak geri bildirimleri dikkate alarak yenilenmeye devam ediyor. Yeni versiyon ile kullanımınıza sunulanlar;

  • Filo Yönetimi özelliği sayesinde filo araçlarının şarj işlemlerinin yönetilmesi ve filo bakiyesi üzerinden ödeme
  • Kullanıcı deneyimini geliştirmek amacıyla yenilenen kullanıcı arayüzü,
  • Performans iyileştirmeleri ile daha hızlı ve sorunsuz bir deneyim

Dassault Systèmes sürdürülebilir inovasyona odaklanıyor

Dassault Systèmes, Türkiye’de sürdürülebilir büyümeyi ve çeşitliliği teşvik etme taahhüdünü yeniledi. Şirket, havacılık, ulaşım, imalat, sağlık bilimleri, enerji ve tüketim malları gibi ana sektörlerde faaliyetlerini genişletiyor.

Sürdürülebilirlik, Dassault Systèmes’in misyonunun merkezinde yer alıyor. 3DEXPERIENCE platformu aracılığıyla, şirket işletmelerin ve tüketicilerin ürün, doğa ve yaşamı uyumlu hale getirebilecek sürdürülebilir inovasyonlar tasarlamalarını sağlamayı hedefliyor. Güçlendirilmiş bölgesel liderlik ve 3DEXPERIENCE platformu ile Dassault Systèmes, yerel pazarda sürdürülebilir inovasyonun önemli bir tedarikçisi olmaya devam ediyor.

Hakan Kul / Dassault Systèmes Türkiye Ülke Müdürü
Hakan Kul / Dassault Systèmes Türkiye Ülke Müdürü

Bu bağlamda, şirketin Türkiye operasyonlarına liderlik edecek olan yeni Ülke Müdürü Hakan Kul’un atanması da oldukça anlamlı. Hakan Kul, 23 yılı aşkın teknoloji ve yazılım endüstrisi deneyimiyle, stratejik ortaklıklar kurma ve işletmelerin başarısını artırma konusunda önemli bir figür. Kul, daha önce Rockwell Automation gibi teknoloji firmalarında çeşitli görevlerde bulunmuş ve birçok sektörde dijital dönüşüme başarıyla liderlik etti. Firma, Kul’un liderliği altında, Türkiye’deki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

Şirket, işbirliği yapmanın ve üretmenin yeni yollarını teşvik ederek, pazara çıkış süresini kısaltacak, üretim ve bakım maliyetlerini düşürecek ve üreticiler için yeni iş modelleri yaratacak. Bu süreçte Dassault Systèmes, Yeşilova Group, SGN, Özler Plastik, A-Plas gibi birçok müşterisine sağladığı teknoloji ile tüm pazar sektörlerinde öncü bir rol oynamayı hedefliyor.

Dassault Systèmes hakkında daha fazla bilgi için: https://www.3ds.com

Gözyaşıyla şarj olan akıllı lensler geliyor!

1

Akıllı lenslerin gelişimi sürekli olarak ilerlemekte ve Singapur’dan bir araştırma ekibi, akıllı kontakt lenslerin gözyaşıyla şarj edilebilmesi için yeni bir teknoloji geliştirdi. İnsan gözünden elde edilen doğal su olan gözyaşı, akıllı kontakt lenslerin kablosuz şarj olmadan sürekli olarak şarj edilmesini sağlayacak bir enerji kaynağı olarak kullanılıyor. Bu gelişme, akıllı lenslerin daha yaygın kullanılabilmesi için önemli bir adım.

Nanyang Teknoloji Üniversitesi’ndeki bilim insanları tarafından geliştirilen yeni bir pil, gözyaşında bulunan sodyum ve klorür iyonlarıyla reaksiyona girerek elektrik üretiyor. Bu pil, biyouyumlu malzemelerden yapılmış olup, gözyaşından elde edilen bu iyonlar ile enerji üretebiliyor. Yapılan testlerde, bu pilin 201 mikrowatt maksimum çıkışta 45 mikroamper üretebildiği kanıtlanmıştır. Bu da akıllı kontakt lenslerine yeterli güç sağlamak için önemli bir adım.

Ancak, bu yeni çözümün bazı sınırlamaları bulunmaktadır. Araştırmacılar, yapılan testlerde pilin 200 defa şarj ve deşarj edilebildiğini göstermiştir. Şarj döngüsünün artırılması için daha fazla çalışmalar yapılması gerekmektedir. Ayrıca, pilin tamamen gözyaşıyla sürekli ve tamamen şarj edilmesi de bazı zorluklarla karşılaşmaktadır. Yapılan simülasyonlarla, pilin her 12 saatlik kullanım döngüsü için bir saat daha uzun süre dayandığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, batarya harici bir güç kaynağı kullanılarak da geleneksel yöntemlerle şarj edilebiliyor

Geliştirilen bu teknoloji, sınırlamaları olsa da gözyaşlarından enerji alan akıllı kontakt lenslerin gerçek olabileceğini göstermektedir. İnsanların akıllı kontakt lenslere daha fazla ilgi gösterip kabul etmesiyle birlikte, bu yeni teknolojinin gelecekte daha geniş bir kullanım alanı bulabileceği düşünülmektedir. Özellikle, göz sağlığı konusunda hassas olan kişilerin bu teknolojiye ilgi göstereceği ve gözlerini daha rahat bir şekilde koruyabilecekleri düşünülmektedir. Ayrıca, bu gelişme, tıp alanında da kullanılabilecek olanaklar sunabilir ve göz hastalıklarının teşhis ve tedavisinde yeni bir yaklaşımın kapısını açabilir.

Gözyaşıyla şarj olan akıllı kontakt lenslerin geliştirilmesi, teknolojinin insan yaşamına daha fazla entegre olmasını sağlayabilir. Bu teknolojinin ilerleyen dönemlerde daha güçlü ve dayanıklı hale getirilerek kullanıcılara daha fazla kolaylık sağlaması hedeflenmektedir. Gözyaşıyla şarj olan akıllı kontakt lensler, insanların hayatını daha konforlu ve pratik hale getirme potansiyeli taşımaktadır.

KOBİ’ler tehdit altında!

İlkem Özar – Kaspesky Türkiye Genel Müdürü

Bilgiye sahip olan dünyaya sahip olur diye bir söz vardır… Ancak bilgi güvenliğinden bahsederken, tüm “dünyaya” sahip olmak da yetmiyor. Bu nedenle siber suçluların ihtiyaçları başkalarının verileriyle, paralarıyla, sonuçta işle sınırlı. Saldırganların sürekli büyük servetlerin ya da magazin sayfalarını süsleyecek skandalların peşinde olduğunu düşünmeyin. İstatistiklerin de gösterdiği üzere, 2022 yılı boyunca tüm küçük ve orta ölçekli işletmelerin %60’ından fazlası siber saldırılara maruz kaldı.

Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) küresel ekonomiye büyük katkı sağlıyor. Dünya Ticaret Örgütü’ne göre KOBİ’ler dünya genelindeki tüm işletmelerin %90’ından fazlasını temsil ediyor. Siber saldırılar nedeniyle bu işletmeler gizli bilgilerini, mali yapılarını, değerli pazar paylarını kaybedebilirler. Bunu gerçekleştirmek adına siber suçluların hedeflerine ulaşmak için denedikleri pek çok yöntem var. Yapabileceğimizin en azı bunları sıralamak, böylece KOBİ sektörünün maruz kalabileceği tehditleri ve bunları tespit edilip önleyebilecekleri yolları tanımlamaktır. Ne de olsa küçük işletmelerin siber güvenlik olaylarını en zorlu kriz türlerinden biri olarak gördüklerini unutmamak lazım.

Kaspersky uzmanları, bu listeyi hazırlarken KOBİ’lerin sahip olabileceği hassas noktaları analiz etti ve girişimciler için farkında olmaları gereken önemli siber tehditleri özetledi.

1.Çalışanların neden olduğu veri sızıntıları

Şirket verilerinin sızdırılmasının farklı yolları vardır. Bazı durumlarda bu durum istemeden de gerçekleşebilir.

Pandemi sırasında uzaktan çalışan pek çok kişi kurumsal bilgisayarlarını çevrimiçi oyun oynamak, film izlemek veya e-öğrenme platformlarını kullanmak gibi kişisel amaçlar için de kullandı. Bu durum kuruluşlar için tehdit oluşturmaya devam ediyor. Üstelik görünen o ki bu eğilim kalıcı olacak. 2020’de çalışanların %46’sı daha önce hiç uzaktan çalışmamışken, şimdi çalışanların üçte ikisi ofise geri dönmeyeceklerini, geri kalanı ise daha kısa bir ofis çalışma haftasına sahip olacaklarını belirtiyor.

Pandemiden sonra siber güvenlik bilinci ve uzaktan çalışmanın kuruluşlar tarafından kitlesel olarak benimsenmesi birlikte hareket etti. Bununla birlikte, eğlence ve kişisel amaçlı kullanılan kurumsal bilgisayarlar, şirketin ağlarına ilk erişimi elde etmenin en önemli yollarından biri olmaya devam ediyor. Sevdikleri dizinin bir bölümünü veya yeni çıkan bir filmi indirmek için alternatif kaynakların peşinde koşan kullanıcılar, Truva atları, casus yazılımlar ve arka kapıların yanı sıra reklam yazılımları da dahil olmak üzere çeşitli kötü amaçlı yazılım türlerini cihazlarına bulaştırabiliyor. Kaspersky istatistiklerine göre, yayın platformları görünümü altındaki tehditlerle karşılaşan kullanıcıların %35’i sistemlerine Truva atı bulaştırmış. Bu tür kötü amaçlı yazılımlar kurumsal bir bilgisayara bulaşırsa, saldırganlar kurumsal ağa bile sızabilir ve hem iş geliştirmeye dair sırlar hem de çalışanların kişisel verileri dahil olmak üzere hassas bilgileri toplayıp ele geçirebilir.

Bunun yanı sıra olası veri sızıntılarından eski çalışanları sorumlu tutma eğilimi de mevcut. Ancak yakın zamanda yapılan bir ankete katılan şirket liderlerinin yalnızca yarısı eski çalışanların bulut hizmetlerinde depolanan şirket verilerine erişemediğinden veya kurumsal hesapları kullanamadığından emin olduğunu söylüyor. Eski bir meslektaş, önemli bir kaynağa erişimi olduğunu hatırlamıyor dahi olabilir. Ancak aynı düzenleyiciler tarafından yapılacak rutin bir kontrol, yetkisiz kişilerin gizli bilgilere erişimi olduğunu ortaya çıkarabilir ve bu da para cezasıyla sonuçlanabilir.

Herkesle yollarınızı iyi bir şekilde ayırdığınızdan kesinlikle emin olsanız bile, bu tehlikeyi atlattığınız anlamına gelmez. Kritik sistemlerinize erişmek için saldırganların kaba kuvvet teknikleri uygulayabileceğini, ilgisiz bir sızıntı sırasında karşılaşabilecekleri zayıf veya benzersiz olmayan bir parolayla sisteminize giriş yapamayacaklarını kim garanti edebilir? İster ortak çalışma ortamı, ister iş e-postası veya sanal makine olsun, sisteme yönelik fazladan erişim saldırı yüzeyini artırır. Çalışanlar arasında işle ilgili olmayan konular hakkında yapılan basit bir sohbet bile sosyal mühendislik saldırıları için kullanılabilir.

2.DDoS saldırıları

Dağıtık Ağ Saldırıları genellikle Dağıtılmış Hizmet Engelleme (DDoS) saldırıları olarak adlandırılır. Bu saldırı türü, şirketin web sitesinin hizmet vermesini mümkün kılan altyapının kapasite sınırlarını aşacak ölçüde trafik yaratma prensibine dayanır. DDoS saldırısı sırasında saldırganlar, web sitesinin aynı anda karşılayabileceği talep kapasitesini aşmak ve web sitesinin düzgün çalışmasını engellemek amacıyla hedeflenen web kaynağına çok fazla sayıda talep gönderir.

Saldırganlar, DDoS saldırılarında sıklıkla hedef alınan bankalar, medya şirketleri ve perakendeciler gibi kurumlara yönelik eylemlerini gerçekleştirmek için farklı kaynaklara başvurur. Kısa bir süre önce siber suçlular Alman yemek dağıtım hizmeti Takeaway.com’u (Lieferando.de) hedef alarak trafik akışını durdurmak için iki Bitcoin talep etti. Ayrıca çevrimiçi perakendecilere yönelik DDoS saldırıları, müşterilerinin en aktif olduğu tatil sezonlarında artma eğiliminde.

Oyun şirketlerinin büyümesiyle birlikte bu alana yönelik artan bir eğilim de mevcut. Final Fantasy 14’ün Kuzey Amerika veri merkezleri Ağustos ayı başında saldırıya uğradı. Bu nedenle oyuncular bağlantı, oturum açma ve veri paylaşımı sorunları yaşadı. Blizzard’ın çok oyunculu oyunları – Call of Duty, World of Warcraft, Overwatch, Hearthstone ve Diablo: Immortal – da DDoS saldırısına uğrayanlar arasındaydı.

Unutulmaması gereken bir diğer nokta da birçok DDoS saldırısının açıklanmamasıdır. Çünkü ödenen miktarlar genellikle çok büyük değildir.

3. Tedarik zinciri

Tedarik zinciri üzerinden saldırıya uğramak, genellikle bir süredir kullandığınız hizmet ya da programın kötü amaçlı hale geldiği anlamı taşır. Bunlar, şirketin satıcıları veya tedarikçileri aracılığıyla gerçekleştirilen saldırılardır. Örnekleri arasında finans kurumları, lojistik iş ortakları ve hatta yemek dağıtım hizmetleri dahi yer alabilir. Bu tür eylemler, ne kadar karmaşık ve yıkıcı oldukları açısından da farklılık gösterir.

Örneğin saldırganlar daha önce ExPetr’i (diğer adıyla NotPetya) kullanarak M.E.Doc adlı muhasebe yazılımının otomatik güncelleme sistemini değiştirdi ve tüm müşterilere fidye yazılımı göndermeye zorladı. Sonuç olarak ExPetr, hem büyük şirketlere hem de küçük işletmelere bulaşarak milyonlarla ifade edilen zarara neden oldu.

Ya da sistem kayıt defteri temizliği için kullanılan en ünlü programlardan biri olan CCleaner’ı ele alalım. Bu program hem bireysel kullanıcılar hem sistem yöneticileri tarafından yaygın olarak kullanılıyor. Bir noktada saldırganlar, program geliştiricisinin derleme ortamını ele geçirerek çeşitli sürümleri özel bir arka kapıyla donattılar. Bir ay boyunca bu ele geçirilmiş sürümler şirketin resmi web sitelerinden dağıtıldı ve 2,27 milyon kez indirildi. İndirilen bu kopyaların en az 1,65 milyon tanesi suçluların sunucularıyla iletişim kurmaya çalıştı.

Dikkatimizi çeken son örnekler Güneydoğu Asya’da gerçekleştirilen DiceyF olayları oldu. Burada ana hedef Ocean 11 tarzında saldırıya uğrayan bir çevrimiçi kumarhane çözüm geliştiricisi ve operatörünün yanı sıra müşteri destek platformuydu. Yine SmudgeX olayında bilinmeyen bir APT (gelişmiş kalıcı tehdit), dağıtım sunucusunu ele geçirdi ve meşru yükleyiciyi Truva atı haline getirilmiş bir yükleyiciyle değiştirerek kötü niyetli PlugX’i Güney Asya ülkelerinden birinde aracı indirmek ve yüklemek zorunda olan tüm federal çalışanlara bulaştırdı. Bundan dağıtım sunucusunu yöneten BT desteği ve geliştiricileri de etkilendi.

4.Kötü Amaçlı Yazılım

Kötü amaçlı dosyalarla her yerde karşılaşabilirsiniz. Bu nedenle yasal olmayan dosyaları indirecekseniz, size zarar vermeyeceklerinden emin olun. Bu alanda en çok ortaya çıkan tehditler, bir şirketin verilerini, parasını ve hatta sahiplerinin kişisel bilgilerini takip eden şifreleyicilerdir. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin dörtte birinden fazlasının maliyetleri düşürmek için korsan veya lisanssız yazılımları tercih ettiğini belirtirsek tehdidin ciddiyetini daha iyi anlayabilirsiniz. Bu tür yazılımlar, kurumsal bilgisayarları ve ağları istismar etmeyi amaçlayan bazı kötü niyetli veya istenmeyen dosyalar içerebilir.

Ayrıca işletme sahipleri erişim simsarlarının farkında olmalı, çünkü bu tür gruplar 2023 yılında KOBİ’lere çeşitli şekillerde zarar verecek. Bu grupların yasadışı erişim müşterileri arasında cryptojacking müşterileri, bankacılık şifre hırsızları, fidye yazılımları, çerez hırsızları ve diğer kötü amaçlı yazılımlar yer alıyor. Bunun en iyi örneklerden biri, bankacılık kimlik bilgilerini çalan ve dünyanın dört bir yanındaki kuruluşları hedef alan kötü amaçlı yazılım Emotet. Küçük ve orta ölçekli işletmeleri hedef alan bir diğer grup ise yasal, finansal ve seyahat kuruluşlarına yönelik saldırılarıyla bilinen DeathStalker. Grubun ana hedeflerini VIP’leri ve büyük finansal varlıkları içeren yasal anlaşmazlıklar, rekabetçi iş istihbaratı ve birleşme ve satın almalara ilişkin içgörülerle ilgili gizli bilgileri yağmalamak oluşturuyor.

5.Sosyal Mühendislik

COVID-19 salgınının başlangıcından bu yana, birçok şirket iş akışlarının çoğunu çevrimiçi ortama taşıdı ve yeni işbirliği araçlarını kullanmayı öğrendi. Özellikle Microsoft Office 365 paketi çok daha yaygın şekilde kullanılmaya başlandı. Bu nedenle kimlik avı saldırılarının artık giderek daha fazla bu kullanıcı hesaplarını hedef alması şaşırtıcı değil. Dolandırıcılar, bunu yaparken kurumsal kullanıcıların parolalarını Microsoft’un oturum açma sayfası gibi görünen bir web sitesine girmelerini sağlamak için her türlü hileye başvuruyor.

Kimlik avı dolandırıcılarının işletme sahiplerini nasıl kandırmaya çalıştığına dair birçok yeni yöntem ortaya çıkardık ve bunlar bazen oldukça ayrıntılı olabiliyor. Bazıları sahte web sitelerini paylaşarak veya sahte muhasebe belgeleri içeren e-postalar göndererek kredi veya teslimat hizmetlerini taklit ediyor.

Bazı saldırganlar kurbanlarından gelir elde etmek için meşru çevrimiçi platformlar gibi davranıyor. Bu Wise Transfer gibi popüler para transferi hizmetleri de olabiliyor.

Kaspersky uzmanları tarafından keşfedilen bir diğer önemli gösterge Google Translate kullanılarak çevrilmiş sayfa bağlantıları. Saldırganlar, siber güvenlik mekanizmalarını atlamak için Google Translate’i kullanıyor. E-postayı gönderenler, ekin yalnızca alıcıya sunulan ve “sözleşme toplantısı sunumu ve sonraki ödemeler” için incelenmesi gereken bir tür ödeme belgesi olduğunu iddia ediyor. Açma bağlantısı Google Translate tarafından çevrilmiş bir siteye işaret ediyor. Ancak bu bağlantı, tıklayanı aslında saldırganların kurbanlarından para çalmak için açtıkları sahte bir siteye yönlendiriyor.

Özetle, siber suçlular kurbanlarına mümkün olan her yolu kullanarak ulaşmaya çalışacaktır. Lisanssız yazılımlar, kimlik avı web siteleri veya e-postalar, işletmenin güvenlik ağındaki ihlaller ve hatta büyük DDoS saldırıları buna dahil. Bununla birlikte Kaspersky tarafından yakın zamanda yapılan bir anket, KOBİ’lerin %41’inin bir kriz önleme planına sahip olduğunu gösteriyor. Siber güvenliği önemsemek ve BT güvenlik olaylarının düzeltilmesinin ne kadar zor olabileceğinin bilincinde olmak, bu kuruluşlarda güvenilir koruyucu önlemlerin uygulanmasıyla sonuçlanacağını umduğumuz olumlu bir eğilim.

Siber saldırılardan korumak için şunları öneriyorum:

  • Standart bir kullanıcı hesabının parolasında en az sekiz harf, bir sayı, büyük ve küçük harfler ve bir özel karakter olmasını gerektiren güçlü bir parola politikası uygulayın. Parolaların ele geçirildiklerine dair herhangi bir şüphe varsa parolaların değiştirildiğinden emin olun. Bu yaklaşımı ek çaba sarf etmeden uygulamaya koymak için kapsamlı yerleşik parola yöneticisine sahip bir güvenlik çözümü kullanın.
  • Yazılım ve cihaz sağlayıcılarının yayınladığı güncellemeleri göz ardı etmeyin. Bunlar sadece yeni özellikler ve arayüz geliştirmeleri getirmekle kalmaz, aynı zamanda ortaya çıkarılan güvenlik açıklarını da giderir.
  • Çalışanlarınız arasında yüksek düzeyde güvenlik farkındalığı sağlayın. Çalışanlarınızı mevcut siber tehditler ve kişisel ve profesyonel yaşamlarını koruma yolları hakkında daha fazla bilgi edinmeye ve ilgili ücretsiz kursları almaya teşvik edin. Çalışanlar için kapsamlı ve etkili üçüncü taraf eğitim programları yürütmek, BT departmanına zaman kazandırmanın ve iyi sonuçlar almanın iyi bir yoludur.
İlkem Özar
Kaspersky Türkiye Genel Müdürü

İlkem Özar Kimdir?

İlkem Özar, BT ve siber güvenlik alanlarında sektörde global ölçekte köklü bir deneyime sahiptir. Unilever, Microsoft, CA Technologies ve Intel Security (McAfee) gibi birçok küresel endüstri lideri şirkette çalışmış olan Özar, kamu ve özel sektörde üst düzey ve stratejik pozisyonlarda görev alarak kayda değer başarılar sergiledi.

İlkem Özar’ın Kaspersky’deki hedefleri arasında müşteri memnuniyetine odaklanmak, kurumsal sektörde büyümeyi teşvik etmek, şirketin sektördeki etkisini daha da artırmak, daha fazla iş ortağı edinmek ve B2B portföyü genelinde daha fazla müşteriye ulaşmak yer alıyor.

Yapay zekanın yalan söylediğini nasıl anlarız?

İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte, gerçek ve yanlış bilgiler arasındaki ayrımı yapmak giderek zorlaşıyor. Özellikle yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin artması, bu sorunu daha da karmaşık hale getiriyor. Siyasi reklamlardan sanal Papa görüntülerine kadar yapay zeka ile üretilen yanlış bilgilerin nasıl çalıştığı ve tespit edilebileceği konusu, günümüzde ciddi bir endişe kaynağı haline geldi.

Yapay zeka ile üretilen yanlış bilgilerin çalışma mekanizması

Yapay zeka (AI), büyük veri setlerinden öğrenme yeteneğine sahip bilgisayar programlarıdır. Üretken yapay zeka araçları, metin, görüntü, ses ve diğer medya biçimlerinde içerik üretebilmektedir. Bu araçlar, belirli yönlendirmelere dayalı olarak çeşitli içerikler üretebilirler. Örneğin, siyasi bir komite, istediği bir hikayeyi veya durumu anlatan videolar üretmek için yapay zekayı kullanabilir. Yapay zeka, görsel ve yazılı içerikleri manipüle edebilir, hatta gerçekmiş gibi göstererek insanları yanıltabilir.

Yapay zeka yanlış bilgilerinin tespit edilmesi

Yapay zeka tarafından üretilen yanlış bilgileri tespit etmek için bazı yöntemler kullanılabilir:

  1. tuhaflıkları arayın: AI tarafından üretilen içerikler genellikle ince tuhaflıklar veya tutarsızlıklar içerebilir. Tuhaf ifadeler, alakasız cümleler veya mantıksız bağlantılar, içeriğin tarafından oluşturulduğunun işaretleri olabilir. Görsel ve videolarda da ışıklandırma, hareketler veya arka planın garip bir şekilde düzenlenmesi gibi tuhaflıklar fark edilebilir.
  2. Kaynağı kontrol edin: İçeriğin kaynağına dikkat edin. Saygın ve güvenilir kaynaklardan mı yoksa şüpheli sitelerden mi geldiğini değerlendirin. Bilgiyi doğrulamak için güvenilir haber kuruluşlarını tercih edin.
  3. Kendi araştırmanızı yapın: İnternette gördüğünüz şüpheli içerikleri doğrulamak için araştırma yapın. İçeriği arama motorlarında aratın ve daha fazla bilgi edinmeye çalışın. Viral olmuş aı içerikleri gerçekmiş gibi gözükebilir, bu nedenle bağımsız kaynaklardan bilgi edinmek önemlidir.
  4. Gerçeklik kontrolü yapın: Şüphe duyduğunuz içerikler hakkında güvendiğiniz kişilerle konuşun. Sosyal çevrenizden farklı bakış açıları alarak, içeriğin gerçekliğini değerlendirebilirsiniz.
  5. Paylaşmadan önce dikkatli olun: İçeriği paylaşmadan önce içeriğin gerçekliğinden emin olun. Yanlış bilgiyi yaymak, daha fazla insanın bu yanıltıcı içeriklere maruz kalmasına neden olabilir.

Yapay zeka tarafından üretilen yanlış bilgilerin tespiti ve önlenmesi, günümüzde büyük bir önem taşımaktadır. İnsanlar olarak, tuhaflıkları arayarak, kaynağı kontrol ederek, kendi araştırmalarımızı yaparak ve gerçeklik kontrolleri yaparak bu tür yanıltıcı içeriklere karşı daha dikkatli olabiliriz. Teknoloji şirketlerinin de bu alanda çalışmalar yapması ve güvenilir içerik üretme konusundaki taahhütleri, yapay zeka yanlış bilgilerinin etkilerini azaltmada önemli bir rol oynayabilir.

Baidu yapay zeka sohbet robotu Ernie Bot’u herkese açtı!

0

Çin merkezli arama motoru ve yapay zeka şirketi Baidu, Perşembe günü yapay zeka destekli sohbet robotu Ernie Bot’u halka açtığını duyurdu. Bu adım, şirketin hisse senedi fiyatını %3’ün üzerinde artırdı.

Çin hükümeti, yapay zekanın önemli bir endüstri olduğunu ve 2030 yılına kadar küresel bir lider olmayı hedeflediğini belirtiyor. Bu nedenle, Çinli teknoloji şirketleri ABD merkezli OpenAI’nin popüler dil modeli ChatGPT’ye benzer jeneratif yapay zeka modellerini piyasaya sürmeye yönelik yarış içerisindeler.

Baidu, Ernie Bot adını verdiği yapay zeka destekli sohbet robotunu kullanıcıların sorularına ve isteklerine metin ve görüntülerle cevap vermek üzere tasarladı. Ernie Bot, resmi web sitesi ve yalnızca Çin’in uygulama mağazalarında bulunan bir uygulama aracılığıyla herkese açık hale getirildi. Uygulama kısa sürede Çin’in iOS uygulama mağazasında ücretsiz uygulamalar listesinde en üst sıraya yükseldi.

Baidu’nun CEO’su Robin Li, Ernie Bot’un halka açılmasının, gerçek dünyadan büyük ölçüde insan geri bildirimi toplamalarına ve Ernie ile diğer temel yapay zeka modellerini geliştirmelerine yardımcı olacağını belirtti.

Bu gelişmenin yanı sıra, Çin hükümeti son aylarda jeneratif yapay zeka endüstrisini düzenlemek için adımlar atmıştır. 15 Ağustos’ta yayınlanan yönetmeliklere göre, şirketler ürünlerini halka açmadan önce güvenlik incelemesine tabi tutulmalı ve onay almalıdır. Ayrıca, üretken yapay zeka hizmetleri sunan şirketlerin hükümetin teknoloji ve veri taleplerine uyum sağlamaları gerekmektedir.

Bu gelişmelere paralel olarak, Baidu’nun CEO’su Li, Çin’in yapay zeka düzenlemelerini inovasyonu destekleyen düzenlemeler olarak değerlendirdi. Bu adımın, Baidu’nun yanı sıra diğer Çinli yapay zeka şirketleri Baichuan ve Zhipu AI tarafından da benimsendiği belirtilmiştir.

StartupTeknoloji, girişimcilik ekosistemini buluşturdu

StartGate ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte müşterilere güvenli bir biçimde online alışveriş yapmalarını sağlayan ve sanal POS – ödeme çözümleri hizmeti sunan PayTR ana sponsor olarak yer aldı. Altın sponsorlar ise ürün ve hizmet üretimini planlayanların ihtiyaç duyduğu finansal kaynakların toplanmasını amaç edinen fonangels.com, girişimcileri Finlandiya’da projelerini yürütmelerini sağlayan Girişimci Göçmen ve hızlıca ilan vererek ev arkadaşı veya ev bulmaya yardımcı olan Roombadi oldu.

Girişimci sponsorları arasında ise reklam ve medya sektöründe açık hava reklam alanında
öncü bir ekip olan Baft Medya, İngilizce konuşma pratiği imkânı sunma felsefesi ile kurulmuş sosyal bir platform Bukytalk, seçkin öğretmen topluluğu ile online özel ders hizmeti sunan Classest.com, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini hızlandıran ve kullanıcı dostu teknoloji çözümleri sunan NoCodeTime, otel misafirlerinin günlük ihtiyaçlarını hızlı ve güvenilir bir şekilde karşılayan Papyon ve firmaların satış pazarlama ekiplerinin verimliliklerini analizlemelerini ve satışlarını arttırmalarını sağlayan yeni nesil bir platform olan WNetwork yer aldı. Hatıra NFT sponsoru ise Web3 ve NFT girişim uygulaması Utilify oldu.

StartupTeknoloji girişimcilik ekosistemi kahvaltı buluşması ile 200’den fazla paydaş Bir araya geldi

Girişimcilik Ekosistemi, iş dünyasının yaratıcı zekasını bir araya getirerek yeni fikirlerin
yeşermesine, iş birliklerinin doğmasına ve ilham verici deneyimlerin paylaşılmasına olanak
sağlayan StartupTeknoloji, bu tür organizasyonlarına devam edeceğini duyurdu. İlk kahvaltı etkinlikleri 2023 Şubat ayında 23 kişiyle gerçekleştirilmişti. Bugün ise 200’den fazla davetli ile katlanarak büyümeye devam ediyor. Kahvaltı ile başlayan etkinlik StartupTeknoloji Managing Partneri Hande Kaya’nın sunumuyla sponsor firma konuşmaları ve girişim sponsorları sunumları ile devam etti. Büyük ilgiyle takip edilen sunumlar sonrasında ise Uzman Psikolog Ömer Eker “Zinde Ol Zinde Kal” etkinliği ile sahnede yer aldı. Son olarak networking etkinliğinde sektör paydaşları bir araya geldi. Kahve ikramı eşliğinde bilgi birikimlerini, düşüncelerini ve olası iş birlikteliklerini konuşarak oldukça verimli, bir o kadar da keyifli bir gün geçirerek etkinlikten ayrıldılar.

Intel’den yeni RISC işlemci

0

Intel, Hot Chips 2023 konferansı kapsamında, 8 çekirdekli ve 528 iş parçacıklı RISC mimarili işlemcisini sergiledi. Bu özel işlemci, her çekirdek için tamı tamına 66 iş parçacığıyla dikkat çekiyor. Intel, bu çip tasarımını geliştirirken özellikle yüksek paralel hesaplama ihtiyaçlarına yönelik bir çözüm sunmayı amaçlıyor. Aynı zamanda, özellikle önbellek kullanımında sıkıntı yaşanan belirli iş yüklerinin üstesinden gelmeyi hedefliyor.

Bu yeni işlemci tasarımı, DARPA’nın büyük veri analizi gerektiren petabayt ölçekli iş yüklerine yönelik bir çözüm olma potansiyelini taşıyor. Özellikle DARPA’nın HIVE programı gibi yoğun iş yükleri, bu işlemcinin hedef kitlesini oluşturuyor. İşlemcinin çekirdek başına düşen 192 KB önbellek ve 4 MB SRAM gibi özellikleri bulunuyor. Bununla birlikte, dikkat çekici bir diğer nokta ise işlemcinin RISC mimarisine dayanıyor olması.

Ağ iletişimi için silikon fotonik teknolojisinin kullanıldığı bu işlemci tasarımı, optik yongaları ana CPU kalıbına bağlamak için EMIB ara bağlantısı kullanıyor. İşlemci, TSMC’nin 7nm FinFET üretim süreciyle üretiliyor ve toplamda 27,6 milyar transistöre ev sahipliği yapıyor. Her bir çekirdek için yaklaşık 1,2 milyar transistör ayrılmış durumda.

Bu özel işlemci, 3275 BGA soket platformunu destekliyor ve 16 sokete kadar ölçeklendirme imkanı sunuyor. Bu da toplamda 120 çekirdek ve 8448 iş parçacığına kadar genişletilebileceği anlamına geliyor. Ayrıca, platform 512 GB’a kadar DRAM desteği sunuyor.

Intel’in sunduğu demo verilerine göre, işlemci 75W TDP değeriyle çalışıyor ve özellikle fotoniklerin büyük bir güç bütçesini kullanıyor. Intel’e göre çekirdekler, toplam enerji bütçesinin yüzde 21’ine denk gelen yaklaşık 16W’ı tüketiyor. İşlemcinin güç tüketimi, 35-55W aralığında değişirken, saat hızı 3.35-3.5 GHz civarında dengelenmiş durumda. Intel, çekirdek sayısının 10 kat artmasıyla doğrusal performans artışı elde ettiklerini öne sürüyor.

Fotoğraf çekerek para kazanmak için neler yapılmalı?

Fotoğraf çekerek para kazanmak günümüzde önemli bir iş kolu haline geliyor. Dijitalleşme bu alanda yeni fırsatlar yaratıyor.

Aslında fotoğraf çekerek para kazanmak konusunda dijitale geçiş öncesinde daha önemli bir fırsat olduğu yönünde yanlış bir algı var. Dijital platformlar sayesinde bu alandaki iş fırsatları artış gösteriyor.

Fotoğrafçılık teknikleri konusunda güçlü bir anlayışa sahipseniz uzun vadeli bir kariyere dönüştürmeyi düşünebilirsiniz.

Fotoğraf çekerek para kazanmak için yöntemler

Etkinlik fotoğrafçılığı

Bu alandaki iş fırsatları için hizmetlerinizi hem bireysel hem de ticari müşteriler de dahil olmak üzere etkinlik organizatörlerine sunmanız gerekiyor. Bu tür işler, akşamları ve hafta sonları düzensiz saatlerde gerektirecek. Sunduğunuz hizmetlerin etrafında güçlü bir marka oluşturmalısınız. Bu, size büyük bir gelir kaynağı sağlayacak. Örneğin düğünlerde, doğum günü partilerinde ve cinsiyet açıklamalarında çalışabilirsiniz.

Fotoğraf lisanslama yöntemi

Lisanslama yoluyla çalışmanızı müşterilerinize bir ücret karşılığında sunabilirsiniz. Genellikle ücretin büyüklüğü müşterilerin fotoğraflarınızı nasıl kullanmak istediğine bağlı. Örneğin, bir ürünün tanıtımını yapacak bir üretici, çalışmanızı sergileyecek ve basmak isteyecek özel bir müşteriden daha fazla lisans ödeyecek.

Fotoğrafçılık eğitimi

Başkalarına becerilerini ve yaratıcılıklarını nasıl kullanacaklarını öğretmeyi düşünebilirsiniz. Durumunuza göre yüz yüze fotoğrafçılık dersleri düzenleyebilir veya öğrencilerle çevrimiçi olarak buluşabilirsiniz. Bu konuyla ilgilenen herkesin satın alabileceği çevrimiçi bir kurs oluşturmak da mümkün.

Rötuşçu olarak çalışabilirsiniz

Bir süre fotoğrafçı olarak çalıştıktan sonra muhtemelen düzenleme ve rötuş sanatına aşina olacaksınız. Ekstra gelire ihtiyacınız varsa, ham fotoğrafları rötuşlama yeteneğinizi kullanabilirsiniz. Hizmetlerinizi dergilere veya reklam ajanslarına sunabilirsiniz. Günlük ve haftalık yayınların çoğu genellikle tam zamanlı fotoğraf editörleri arıyor. İşinizde daha fazla istikrar istiyorsanız bu sizin için harika bir geçici veya kalıcı çözüm olabilir.

Sergiler düzenleyebilirsniz

Çalışmanıza gerçekten güven duyduğunuzda, kendi fotoğraf sergilerinizi düzenlemeyi düşünebilirsiniz. Bunun için genellikle projeyi planlamanız ve bir açılış etkinliği düzenlemeniz gerekecek. Öncelikle yerel bir sanat galerisiyle ortak olmalısınız. Çalışmanızı sergilemenin yanı sıra, ziyaretçilere orijinal baskılarınızı satın alma şansı da verebilirsiniz.

Fotoğraf yarışmalarına katılabilirsiniz

Her organizatör yarışmacılara farklı ödüller sunsa da prestijli bir yarışmayı kazanabilirsiniz kendiniz için faydalı bir reklam olacak. Ayrıca bu yarışmadan elde edebileceğiniz gelir ile yeni ekipmanlar satın alabilrsiniz.

TikTok’tan nasıl para kazanılır?

Sosyal medya devi, 2017’deki küresel lansmanından bu yana ilgi odağı oldu. Popülaritesi arttıkça, birçok içerik oluşturucu için geçerli bir gelir kaynağı haline geldi. Peki TikTok’tan nasıl para kazanılır?

Aralık 2021’e kadar TikTok’tan para kazanmanın önündeki engel çok daha yüksekti. Hesabınızdan para kazanmak için en az 18 yaşında olmanız gerekiyor. Daha önce 10.000’den fazla takipçinizin olması gerekiyordu. Ayrıca son 30 günde en az 100.000 video görüntülemesine sahip olmalıydınız.

Bu kriterleri karşılıyorsanız TikTok’un İçerik Oluşturucu Fonu’na başvurabilirsiniz. İzleme başına ödeme rakamları hiçbir zaman kamuya açıklanmadı. Dolayısıyla ‘1.000 görüntüleme = X $’ demek o kadar pek mümkün değil.Kabaca, İçerik Oluşturucu Fonu’na kaydolduktan sonra her 1000 görüntüleme için 2 ila 4 sent arasında kazanç elde edebileceğiniz tahmin ediliyor.

Adım adım TikTok’tan nasıl para kazanılır

Ancak ödemeler, görüntülemelerin sayısına ve gerçekliğine, videolara katılım düzeyine de bakmak gerekiyor. Ayrıca içeriğin TikTok’un Topluluk Kuralları ve Hizmet Koşullarına uygun olup olmadığı da önemli bir etken.

2021’in sonlarına doğru TikTok yeni bir özelliği tanıttı. Creator Next adlı bir para kazanma merkezi. Platformun tüm para kazanma seçeneklerini tek bir çatı altında toplayarak TikTok’ta kazanç elde etmeyi daha erişilebilir hale getirdi.

Bunun için son 30 gün içinde en az 1.000 görüntülemeye sahip olmanız gerekiyor. Bu zaman diliminde en az üç gönderi paylaşmış olmanız ve ayrıca bölgenizdeki minimum takipçi şartını karşılamanız gerekiyor. Takipçi sayısına TikTok’un takdirine göre karar veriliyor. Ancak genellikle 1.000 veya daha fazla takipçi şartı aranıyor. Peki Creator Next’e nasıl kadolabilirsiniz?

  • TikTok mobil uygulamanızı açın ve ardından sağ alttaki ‘Profil’ düğmesine tıklayın.
  • Profilinize ulaştığınızda sağ üstteki ‘üç çizgi’ simgesini tıklayın.
  • ‘İçerik Oluşturucu Araçları’nı tıklayın ve ardından Yaratıcı Sonraki banner’ında ‘Katıl’a dokunun.
  • Ekrandaki talimatları izleyin, uygulayın ve onay bekleyin.
  • TikTok kullanıcılarının %65’i orijinal sesler kullanan markaların içeriklerini tercih ediyor. Aşağıdakilerden kendinize bir dilim alın.

Özetle TikTok’tan nasıl para kazanılır konusunda Creator Next şartlarını karşılayabilmeniz gerekiyor. Daha sonra ise video stratejinizi başarıyla uygulamalısınız. Tüm bunlarla birlikte gelir kendiliğinden gelecek.

Warren Buffett sözleri

Warren Buffett, tam adıyla Warren Edward Buffett 30 Ağustos 1930 doğumlu Amerikalı iş adamı. Buffett dünyanın en zengin insanlarından biri. Forbes’un milyarderler listesinde sürekli olarak üst sıralarda yer alıyor. Dünyanın en başarılı yatırımcılarından biri olarak biliniyor. Bu nedenle Warren Buffett’ın yatırım stratejisinin efsanevi boyutlara ulaşması şaşırtıcı değil. Buffett, eğitimine Pennsylvania Üniversitesi Wharton School’da başladı. Ardından işletme alanında lisans derecesi aldığı Nebraska Üniversitesi’ne geri döndü. Buffett daha sonra Columbia Business School’a gitti ve burada ekonomi alanında yüksek lisans derecesini aldı.

Buffett, kariyerine 1950’lerin başında yatırım satış elemanı olarak başladı. Ancak 1956’da Buffett Associates’i kurdu. 10 yıldan kısa bir süre sonra, 1965’te Berkshire Hathaway’in kontrolüne geçti. Haziran 2006’da Buffett, tüm servetini hayır kurumlarına bağışlama planlarını duyurdu. 2010 yılında Buffett ve Bill Gates , diğer zengin bireyleri hayırseverlik yapmaya teşvik etmek için Giving Pledge kampanyasını kurduklarını duyurdu.

Warren Buffett sözleri stratejisini ortaya koyuyor

  • Bir işletme satın alın, hisse senedi kiralamayın!
  • Bir işadamı olduğum için daha iyi bir yatırımcıyım, daha iyi bir yatırımcı olduğum için de daha iyi bir işadamıyım.
  • Fiyat ödediğin miktardır. Değer ne elde ettiğindir.
  • Risk, ne yaptığını bilmemekten kaynaklanır.
  • Birisi bugün gölgede oturuyor çünkü biri uzun zaman önce bir ağaç dikti.
  • En iyi getirilerin elde edildiği şirketler genellikle bundan beş on yıl önce de aynı işi yapan şirketlerdir.
  • Sadece uzun dönem kârlılık geçmişi olan ve pazarda hakim konumda olan şirketleri alın.
  • İlk kural para kaybetmemektir. İkinci kural da birici kuralı unutmamaktır.
  • Neden varlıklarınızı gerçekten çok sevdiğiniz işletmelere yatırmıyorsunuz? Mae West’in dediği gibi: İyi şeylerden çok fazla olması muhteşem olabilir.
  • Hisse senedi yatırımının en önemli unsurlarından biri de hissenin gerçek değerini belirlemek ve onu uygun ya da kelepir fiyat ödeyerek satın almaktır.
  • Eğer bir işletme iyi gidiyorsa, hisse senedi eninde sonunda onu takip eder.
  • Muhteşem bir şirketi makul bir fiyata almak, makul bir şirketi muhteşem bir fiyata almaktan çok daha iyidir.
  • Çok borcu olan, özellikle uzun dönemli şirketlere yatırım yapmayı sevmem. Uzun dönemli borç faiz ödemeleri yüzünden kârı düşürür ve uzun dönemli gelirin tahmin edilmesini zorlaştırır.
  • Kısa dönemli fırsatları çok borç almamak için reddeceğiz.
  • Dibe vuran şirketler çok nadir olarak dipten döner.

Twitter para kazanma nasıl açılıyor?

Diğer birçok sosyal medya kanalı gibi X (eski adıyla Twitter) artık sadece kendinizi ifade edebileceğiniz bir platform değil. Aynı zamanda bir gelir kaynağı da sağlıyor. X, gönderilerinizden para kazanabilmeniz için kullanabileceğiniz çeşitli seçeneklere sahip.

Yapmanız gerekenler – Twitter para kazanma nasıl açılıyor?

X reklam geliri paylaşımı

Elon Musk, aktif kullanıcıları ödüllendirme ve teşvik etme kampanyasının bir parçası olarak X’in reklam geliri paylaşım programını başlattı. Bu ortam aracılığıyla hem X hem de platformdaki içerik oluşturucular reklamlardan elde edilen getirileri paylaşacak. Peki nasıl çalışıyor?

X, gösterimlere göre her kullanıcıyla paylaşılan geliri hesaplıyor. İçerik oluşturucunun yanıtında bir reklam göründüğünde, doğrulanmış hesaplardan gelen gösterimlerin sayısı, hesaba ne kadar ödeme yapılacağını belirliyor.

Ancak X Ads Gelir Paylaşımına hak kazanmak için en az 18 yaşında olmanız gerekiyor. Ayrıca en az 500 takipçiniz olması şartlar arasında yer alıyor. X Premium’a (eski adıyla Twitter Blue) abone olmanız veya doğrulanmış bir kuruluş veya bağlı kuruluş olmanız gerekiryo. Ayrıca son üç ay boyunca tüm gönderilerinizin her ay en az beş milyon organik gösterime sahip olması gerekecek. Tüm bu şartları karşılıyorsanız programa başvurabilirsiniz. Onay aldıktan sonra kazanmaya başlayabilirsiniz.

X Tips

X Tips,  TikTok’un canlı hediyelerine benzer şekilde çalışıyor. Sosyal medya platformunda para kazanmanın başka bir yolu diyebiliriz. Bu para kazanma seçeneği, içeriğinizi takdir eden ve sizi desteklemek isteyen kullanıcılardan nakit hediyeler almanızı sağlıyor.

Bir profilde İpuçları özelliği etkinleştirildiğinde, kullanıcıların yalnızca yaratıcının profil sayfasındaki Para simgesine dokunması yeterli. Böylece ödeme platformuna yönlendiriliyor. Ancak şu anda web’de mevcut olmadığından simgeyi yalnızca iOS ve Android sürümlerinde görebilirsiniz

X Tips’in belli bir yüzdesini almıyor. Ancak kullanmaya karar verdiğiniz üçüncü taraf ödeme hizmetinden yine de ücret alabilirsiniz. Ayrıca, X halen bir yaş sınırlaması uyguluyor. 18 yaşın altındaki kişilerin bahşiş vermesine veya kabul etmesine izin verilmiyor.

X Abonelikler

X Abonelikleri, içerik oluşturuculara içeriklerinden sürekli gelir sağlıyor. Sadık takipçiler, ek tweet’lere ve yalnızca abonelere özel etkinliklere erişim için bir içerik oluşturucunun hesabına abone olabiliyor..

X Abonelikleriyle birlikte gelen ilginç bir özellik de Abonelik rozeti. Aboneler, abone oldukları bir profile yanıt verdiklerinde adlarının yanında bir rozet görecek. Bu da onları tanımlamayı ve onlarla etkileşime geçmeyi kolaylaştıracak. Ayrıca yalnızca abonelere özel Alanlar barındırabilirsiniz. Herkese açık tweetler gönderebilirsiniz ancak bunlara yalnızca aboneler yanıt verebiliyor.