Kıymeti bilinmeyen 5 Windows 11 özelliği

Her işletim sisteminin aslında parlatılan de pek de parlatılmayan bir çok güzel özelliği var. Windows 11’de de hak ettiği övgüyü almayan ve herkesin görmezden geldiği bir çok özellik var. İşte onlardan bazıları:

1- Widget’lar

Windows 11, tek bir fare tıklamasıyla (veya Win + W’ye hızlı bir dokunuşla) zengin bir bilgi sunuyor. Şu anda hava durumu, hisse senedi fiyatları, spor güncellemeleri ve eğlence haberleri alabilirsiniz. Güncel kalmanın tamamen bir tarayıcıya geçip sekmelerinizi dürtmekten daha kolay bir yolu.


2- Hızlı yardım

Sevdikleriniz bir bilgisayarla tanıdık olmayan ancak temel etkileşimleri yönetebiliyorsa, onlara uzaktan destek sağlamak için bir Windows Pro lisansına gerek yok. Bunun yerine Hızlı Yardım’ı kullanmalarını sağlayabilirsiniz.

Programa girdikten sonra, Microsoft hesaplarında oturum açıyor ve ardından size göndermek üzere altı haneli bir kod oluşturuyorlar. Bu kodu bilgisayarınızdaki Quick Assist’e gireceksiniz, bu noktada onların tarafında neler olduğunu görebilir ve hatta bilgisayarlarının tam kontrolünü isteyebilirsiniz.


3- Dosya Gezgini sekmeleri

Microsoft sadece Not Defteri‘ne sekmeler eklemedi. Dosya Gezgini de yükseltmeyi aldı. Özelliği etkinleştirmek için artık üçüncü taraf yazılımlara ihtiyacınız yok. Tüm sayısız Explorer pencereniz artık tek bir kapsayıcıda sekmeler olarak gruplandırılabiliyor. Sadece en üstteki menü çubuğundaki “+” düğmesine tıklayın (veya klavyenizde Ctrl + T tuşlarına basın) her yeni sekme, tıpkı bir web tarayıcısı gibi pencerenin üst kısmında görünecek.

4- Sanal masaüstleri

Bu özellik, Windows’ta en küçümsenenlerden biri olabilir. İlk olarak Windows 10’da başlatılan sanal masaüstü bilgisayarlar, aktif uygulamalarınızı ve pencerelerinizi farklı ana ekranlara yaymanıza olanak tanıyor ve dağınıklığı azaltır ve birincil masaüstünüzü daha az bunaltıcı hale getiriyor.

Bazı insanlar sanal masaüstlerini işi oyundan (veya araştırmayı günlük görevlerden) ayırmak için kullanırken, diğerleri programları kategoriye veya işleve göre ayırıyor. Masaüstü bilgisayarlar arasında gezinmek, Sanal Masaüstü görev çubuğu simgesine tıklamak veya Win + Ctrl + Sol/Sağ Ok’a dokunmak kadar hızlı.

5- Clipchamp

Derin video düzenleme yeteneklerine ihtiyacınız varsa birçok harika uygulama satın alabilirsiniz, ancak Microsoft’un kullanımı daha kolay ve ücretsiz bir seçeneği var. Clipchamp hızlı kesintileri, solmaları ve medya eklemelerini kolaylıkla halledebilir ve arayüz çok daha az korkutucu. Ayrıca YouTube ve TikTok gibi hizmetlere doğrudan yüklemelerin yanı sıra OneDrive, Google Drive ve Dropbox için bulut kayıtlarını da işliyor. Bu programı Windows’taki yerleşik kayıt özellikleriyle (yani, Xbox Game Bar veya Snipping Tool) birleştirerek ve hızlı bir şekilde internet şöhretine doğru yola girebilirsiniz.

Galaxy Unpacked 26 temmuzda!

Samsung bugün, şirketin muhtemelen Galaxy Fold 5 ve Galaxy Flip 5 katlanabilir telefonlarını tanıtacağı bir sonraki Galaxy Unpacked etkinliğini 26 Temmuz’da düzenleyeceğini duyurdu. Şirket, Güney Kore’nin Seul kentinde “On the Flip Side” adlı etkinliğe ilk kez ev sahipliği yapıyor. Bu etkinliği Samsung Newsroom, Samsung.com ve şirketin YouTube kanalında 07:00 ET/ 4 AM PT/ 12 PM BST’de canlı yayınlayacak.

Güney Koreli teknoloji devinin Galaxy Unpacked etkinliğinde Galaxy Watch 6’yı ve Samsung Tab S9 serisi ile yeni tabletlerini da piyasaya sürmesi bekleniyor. Mayıs ayında şirket, Galaxy Watch serisindeki düzensiz kalp ritmi işlevi bildirim özelliği için FDA onayı aldı. Bu özellik, kalp ritimlerini izlemek için Galaxy Watch Active’in Elektrokardiyogram (EKG) işleviyle birlikte çalışıyor.

Samsung, beşinci nesil katlanabilir cihazlarını tanıtmaya hazırlanırken, diğer üreticiler de katlanabilir cihaz pazarına adım atıyor. Son birkaç ayda, Google ilk katlanabilir ürünü olan Pixel Fold’u piyasaya sürdü ve Motorola, Razr Plus’ı piyasaya sürdü. Bu yılın başlarında Oppo, Oppo Find N2 Flip’i Çin dışında da piyasaya sürdü.

Araştırma firması IDC’ye göre, telefon üreticileri bu yıl 21,4 milyon adet katlanabilir telefon sevk ediyor. 2022’de sevk edilen 14,2 milyondan %50 artış görülüyor. Samsung, kullanıcıların bu cihazlar için rezervasyon yapmasına ve ön sipariş verdiklerinde aksesuar satın almaları için 50 ABD doları kredi kazanmalarına izin veriyor.

Papara, Türkiye’nin 7. Unicorn şirketi oldu!

0

Unicorn tabiri genellikle girişim sermayesi yoluyla hızla büyüyen ve değeri 1 milyar doların üzerine çıkan şirketler için kullanılır. Bu şirketler, yeni bir iş modeli veya teknoloji üzerine kurulu bir fikirle ortaya çıkarlar ve kısa sürede büyük bir değer yaratırlar. Ayrıca büyüme potansiyeli, yenilikçilik ve yüksek risk alma kabiliyeti ile öne çıkarlar. Papara da yaptığı yatırımlar sonrasında Türkiye’nin 7. Unicorn şirketi oldu.

Türkiye’nin yeni Unicorn şirketi Papara oldu!

Türkiye’de son yıllarda teknoloji ekosisteminin hızla gelişmesiyle birlikte, Unicorn şirketlerin sayısında da artış yaşandı. Ülkemizdeki teknoloji odaklı şirketler, yaratıcı fikirleri ve girişimci ruhlarıyla birçok alanda başarı elde etti. Bugün itibarıyla Türkiye’de Peak Games, Getir, Dream Games, Hepsiburada, Trendyol, Insider ve Papara (bugün itibariyle) olacak şekilde toplam 7 adet Unicorn şirket bulunmaktadır.

Papara’nın Unicorn oluşu ise İspanya’da yaptığı yatırımlar sonucunda gerçekleşti. Şirket, Madrid merkezli İspanyol şirketi Rebellion’u satın alarak uluslararası hizmetinin temelini atmış oldu. Bu da değerinin artmasını ve 1 milyar dolar seviyesini geçmesini sağladı.

Papara Kurucusu Ahmed Karslı tarafından yapılan açıklamada şunlar söylendi:

Papara, herkes için finansal kapsayıcılık ilkesi üzerine kuruldu ve bu anlaşma, bunun daha da fazla insan için gerçek olmasını sağlamamıza izin verecek. 2023, iddialı uluslararası büyüme stratejimizi uygulamaya başladığımız yıl ve Rebellion’ın küresel erişimimizi genişletmek için mükemmel bir temel olduğuna eminiz.

İşletme ve ekip, başta rakipsiz yerel pazar bilgisi, sınıfının en iyisi ürünleri ve en önemlisi, hedefleri bizimkilerle uyumlu hale getirmesi gibi çeşitli nedenlerle bizim için öne çıktı. Yetenekli ekipleriyle çalışmayı ve Rebellion’un yerel pazar başarısını geliştirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Lamborghini artık içten yanmalı motor üretmeyecek

Lamborghini içten yanmalı motor satışını bitirerek daha önce açıkladığı hedefine erken ulaştı. Şirket, hibrit ve elektrikli araçlara odaklanıyor.

Lamborghini CEO’su bir gazeteye verdiği demeçte, lüks otomobil üreticisi saf hibrit seriye geçiş yaparken, Lamborghini’nin içten yanmalı motor modellerinin üretiminin sonuna geldiğini söyledi. Volkswagen yan kuruluşu başkanı Stephan Winkelmann, Hurucan ve Urus modelleri için sipariş defterlerinin dolduğunu ve şirket için yanmalı motorlu araç üretiminin sona erdiğini belirtti.

Lamborghini 2022 Temmuz ayında, 2024 yılına kadar hibrit bir seri üretmek için en az 2 milyar dolar yatırım yapacağını duyurdu. Ayrıca on yılın sonunda tamamen elektrikli modelini çıkarmak için daha fazla yatırım yapma isteğini paylaştı. WELT’e içten yanmalı motor modellerinin 2024 ve 2025’te plug-in hibritlerle değiştirileceğini söyleyen Winkelmann, hibrit Revuelto modelinin 2025’in sonuna kadar satılacağını tahmin ettiğini de sözlerine ekledi. Otomobil üreticisi 2022 yılında rekor satışlar gördü ve bu yıl da “çok iyi bir sonuç” hedeflediğini sözlerine ekledi.

Lamborghini hedefine ilerliyor

İçten yanmalı motor modellerinin 2024 ve 2025’te plug-in hibritlerle değiştirileceğini söyleyen Winkelmann, hibrit Revuelto modelinin 2025’in sonuna kadar satılacağını tahmin ettiğini de sözlerine ekledi. Şu anda Lamborghini’nin satışta olan tek içten yanmalı motorlu modelleri, dört litrelik çift turbo V8 ile sipariş edilebilen V10 motorlu Huracan ve Urus SUV. Lamborghini, ICE V12 amiral gemisini geçen yaz, son Aventador İtalya’da üretim hattından indirdi.

Hibrit güce geçişe hazırlanmak için Lamborghini, 2024 yılına kadar piyasaya sürülmeye hazır bir hibrit araç serisi üretmek için yaklaşık 2 milyar dolar yatırım yaptı. Lamborghini şu anda bu ara geçişi hibrit araçlarla gerçekleştiriyor olacak. İlk tam elektirkli modelin ise 2022’de duyurulan 10 yıllık planlama kapsamında çıkması bekleniyor. Dünya çapında 9.233 otomobilin teslim edildiği tarihindeki en iyi satış yılını geride bırakan Lamborghini, 60. yıl dönümüne Haziran ayı sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artışla 5.341 araç satarak başladı. Winkelmann, müşterilerinin çoğunun Çin, ABD ve Almanya’da olduğunu söylüyor. Revuelto’nun ardından Lamborghini, satılan tüm Lambo’ların yüzde 60’ından fazlasını temsil eden Urus’u da gelecek yıl bir plug-in hibrit güç aktarma organı ile güncelleyece.

Çin devlet medyası, Mark Zuckerberg’i topa tuttu!

0

Çin’de devlet kontrolündeki bir medya kuruluşu, Meta’nın sert bir eleştirisini yayınladı. Beijing Daily‘ye bağlı bir WeChat hesabı tarafından yayınlanan başyazı; The Wall Street Journal’ın, Meta’nın Tencent ile Quest kulaklık serisini Çin’de satmak için sürekli görüşmelerde olduğunu bildirmesinin ardından geldi.

Zuckerberg’in eleştirileri işinin önüne geçebilir

Mandarin’den çevrilen başyazı, Zuckerberg‘in ByteDance’ın TikTok’u da dahil olmak üzere Çinli şirketlere yönelik geçmiş eleştirilerinin Çin’de satış çabalarının kendi kendini sabote etmesi anlamına geldiğini söyledi. Zuckerberg, hem Çin merkezli belirli şirketleri hem de yaygın Çin kurumsal casusluklarını eleştirdi.

Zuckerberg, 2020’de Kongre önünde verdiği ifadede, ”Çin hükümetinin Amerikan şirketlerinden teknoloji çaldığının iyi belgelenmiş olduğunu düşünüyorum.” demişti.

Başyazı Apple’ın ziyaretlerini vurguladı. Tim Cook ve Elon Musk, Çin rejimi ve pazarlarıyla olumlu bir ilişki örneği olarak göstererek Zuckerberg’in şirketinin rakip teknoloji şirketlerinin aksine Çin’de hiçbir zaman ilerleme başaramadığını da sözlerine ekledi.

Google, 2013 yılında Çin’den çekildi; Microsoft’un da orada uzun süredir devam eden operasyonları var ve LinkedIn benzeri uygulamasını Ağustos ayına kadar Çin‘de sonlandıracağını duyurdu.

ZuckerbergTikTok’u kamuoyunda “çok etkili bir rakip” olarak nitelendirdi ve kapalı kapılar ardında şirketin işletmeleri için önemli bir tehdit oluşturduğunu söylediği bildirildi.

Zuckerberg ile görüştükten ve TikTok’u tartıştıktan sonra, The Wall Street Journal’ın bildirdiğine göre; Tom Cotton, ABD istihbarat yetkililerine TikTok hakkında soruşturma talep eden bir mektup yazdı.

Amerikan yönetimi Çin’i tehlikeli görmekte istekli olabilir ama ticari anlamda bunun Zuckerberg’e olumsuz yansıması kaçınılmaz.

Index Grup’tan staj fırsatı

0

Türkiye bilişim sektöründe “geleceğin teknoloji dağıtım grubu” vizyonuyla hareket eden Index Grup, “Anadolu’nun Genç Yüzü Bilişimle Aydınlanıyor” staj programına devam ediyor. Şirket, bu programla depremden etkilenen bölgedeki öğrencilere bilişime erişimde fırsat eşitliği sağlıyor. 

Portföyündeki 200’ü aşkın teknoloji markasının dağıtımını üstlenen ve ülke genelindeki 8000’i aşkın iş ortağı ile Türkiye’nin lider bilişim teknolojileri dağıtım grubu olan Index Grup, “Anadolu’nun Genç Yüzü Bilişimle Aydınlanıyor” staj programıyla deprem bölgesindeki gençleri teknoloji sektörüyle buluşturuyor. 3 Temmuz 2023, pazartesi günü tekrar başlayan programla gençlere bilişimde fırsat eşitliği sağlanıyor.  

2012’de başlayan ve bu yıl dokuzuncusu gerçekleştirilen staj programıyla öğrenciler temmuz ayı süresince teknoloji sektöründe profesyonel hayatı deneyimliyor. İstanbul gibi büyük bir şehirde yaşama imkanıyla birlikte şehrin tarihini ve kültürel zenginliklerini yerinde inceleyebiliyor. 

Geleceğin profesyonellerini teknoloji dünyasına bugünden hazırlayarak kurumsal sürdürülebilirliği ve ekonomik kazanımı desteklemenin yanı sıra çevreye ve topluma değer katmak bilinciyle hareket eden şirket, “Anadolu’nun Genç Yüzü Bilişimle Aydınlanıyor” staj programı ile artık lüks yerine bir ihtiyaç haline gelen bilişimde fırsat ve erişim eşitliği sağlıyor. Böylece teknoloji sektöründe hissedilen yetenek açığının da giderilmesinde rol oynuyor. 

Index AŞ Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Bilecik, programla ilgili şunları söyledi: “Bilişime erişim, özellikle teknoloji içine doğan ve teknolojiyle birlikte büyüyen gençler için temel bir ihtiyaç olarak kabul ediliyor. Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nda da yer verdiği bu konuda Index Grup olarak proaktif bir yaklaşım üstlenmekten her zaman mutluluk duyuyoruz. Dijitalleşme gibi yenilikçi ve vizyoner girişimlerin sektörümüzdeki öncüsü olarak Anadolu’nun Genç Yüzü Bilişimle Aydınlanıyor programına bu yıl da devam ettiğimiz için heyecanlıyız.” dedi. 

iOS 17 Beta 3 geliştiriciler için kullanıma sunuldu

iOS 17 Beta 3 geliştiriciler için kullanıma sunuldu. Apple, uyumlu bir telefonu olan herkesin iOS 17 geliştirici beta sürümünü ücretsiz olarak yüklemesine izin veriyor.

Şirket, iOS 17‘yi ilk olarak Haziran ayında WWDC’de duyurdu. Açılış etkinliğinden kısa bir süre sonra Apple, iOS 17‘nin ilk geliştirici beta sürümünü yayınladı. Tipik olarak, herhangi bir Apple geliştirici beta yazılımını resmi olarak indirmek ve yüklemek için 99 dolar ödemeniz gerekir, ancak bu yıl şirket, Apple Geliştirici Programına katıldıkları sürece herkesin iOS 17‘yi deneyimlemesine izin veriyor.

iOS 17, kişiselleştirilmiş iletişim posterleri, video mesajları, daha akıllı bir otomatik düzeltme, geliştirilmiş AirDrop seçenekleri ve Journal uygulaması dahil olmak üzere TelefonFaceTime ve Mesajlar uygulamaları için birkaç yeni özellik ile iletişimi vurguluyor.

iOS 17‘yi kurmadan ve yüklemeden önce, bunun gibi geliştirici beta sürümlerinin genel kullanıma yönelik olmadığını bilmelisiniz, çünkü özellikle iPhone’un kullanımını zorlaştırabilecek bitmemiş özelliklere ve sorunlara sahip olabilir.

Bu erken beta sürümleri, günlük kullanım için değil, geliştiricilerin uygulamalarını güncel tutmalarına ve yaklaşan özelliklere erken erişmelerine yardımcı olmak için yayınlanıyor.

Kısacası, geliştirici beta sürümünü birincil iPhone’unuza yüklememelisiniz. Şu anda gerçekten iOS 17 almak istiyorsanız, en son yazılımla çalışmak için yeterince yeni (iPhone XS veya üstü) bir yedek iPhone bulmaya çalışın.


Artırılmış gerçeklik, öğrencilerin yaratıcılığına hayat veriyor

Avustralyalı sanatçılar, iPad Pro ve Apple Pencil tarafından desteklenen, birlikte yeni şeyler yaratmaya ve çevreyle bağlantıya ilham veren artırılmış gerçeklik destekli yeni ve sürükleyici eğitim deneyimi yaratıyor.

Doğal dünyaya duyulan meraktan ilham alan Deep Field, Avustralyalı ünlü sanatçılar ve yaratıcı teknoloji uzmanları Tin Nguyen ve Tin&Ed’den Edward Cutting tarafından iPad Pro ve Apple Pencil kullanılarak oluşturulan yeni ve sürükleyici sanat deneyimi yaratmayı amaçlayan uygulamasıdır. Başlangıçta Sidney’deki Yeni Güney Galler Sanat Galerisi’nde ve Los Angeles’taki Getty Center’da bulunan AR ve sonik deneyim, dünyanın dört bir yanındaki öğrencilerin ve ailelerin dünyayı hep birlikte yeniden tasavvur etmeleri yoluyla gerçek zamanlı olarak birlikte çevreyi yeniden yaratmalarına ve bağlantı kurmalarına olanak tanıyor.

Deep Field artırılmış gerçeklik etkinliği

Artırılmış gerçeklik,

Yaratıcılığı geliştirmek için, iPad Pro’nun gücü ve taşınabilirliği ile Apple Pencil’ın hassasiyetinden yararlanan Deep Field artırılmış gerçeklik etkinliğine katılanlar, canlı renkler, şekiller ve dokular kullanarak istedikleri fantastik bitkiler hakkında fikir üretecekler. Katılımcılar, fantastik bitki parçaları hayal ettikten sonra, Deep Field’ın iPad uygulamasında Apple Pencil’ın yardımı ile tasarımlarının taslağını çiziyor ve ardından bunlar, dünyanın dört bir yanından katılımcılar tarafından gerçek zamanlı olarak çizilen flora ile dolu küresel bir veritabanına eklenerek kaydediliyor ve görünmez dünyaların olduğu yeni bir ekosistem oluşturuluyor. AR’ın büyüsüyle bitkilerin sayısı ortaya çıkar. Katılımcılar, iPad Pro’daki LiDAR Tarayıcıyı kullanarak sanat eserlerinin çevresinde bulunan zeminler, duvarlar ve tavanlar boyunca uzanan muhteşem 3D bitki örtüsüne dönüşmesini izleyerek yeni ve hayal gücü ile yapılan, sürükleyici bir doğal dünya ekosistemi yaratıyor.

 Rehberli deneyim, izleyicileri bin yıldır yaşamakta olan bitkilerden yeni ve hayali türlere kadar yeni bakış açıları üzerinde düşünmeye ve gezegen hakkında farklı düşünmeye teşvik ediyor. Deneyimi başka bir düzeye taşımakta olan uygulamanın UV modu, öğrencilerin ve ailelerin dünyayı bir tozlayıcı olarak deneyimletirken yeni yarattıkları dünyayı farklı biçimlerde ve boyutlarda görmelerini sağlıyor.

Multidisipliner sanatçılar Tin ve Ed, dünya genelinde sanat, tasarım ve teknoloji ile fiziksel ve dijital dünyalar arasındaki birbirine bağlı sınırları keşfeden ve o sınırları zorlayan canlı, eğlenceli ve etkileşimli deneyimler yaratıyor ve katılımcılara sunuyor. Sürükleyici bir simülasyondan daha fazlası olan Deep Field uygulaması, insanlara yaratıcılığı hayata geçirme gücü veren ve aynı zamanda gezegeni korumaya olan ihtiyaca ışık tutan erişilebilir teknolojiyi kullanmaktadır.

Artırılmış gerçeklik,

Tin ve Ed, Deep Field deneyimini bu ölçekte hayata geçirmek için sanat ve tasarımdaki geçmişlerini ve yaratıcı teknolojilere olan tutkularını birden fazla cihazda ustaca çalışacak şekilde birleştirerek hayata geçirdi. MacBook Pro, M1 Ultra çipini içeren Mac Studio ve 3B platform Unity ile birleşen Studio Display’in gücü, daha sonra eş zamanlı olarak optimize edilen karmaşık üç boyutlu dünyaların geliştirilmesini sağladı. Apple’ın ARKit çerçevesini kullanarak tasarlanan Deep Field uygulaması, AR’da muhteşem 3D tesis yapıları üretmek için iPad Pro’daki derinlik algılama özelliklerinin M2 çipiyle entegrasyonuna olanak tanımakta. iPad Pro’daki son teknolojinin ürünü olan LiDAR Tarayıcı, ışık mesafesini ölçmek için son teknoloji derinlik algılama yetenekleri sunar ve daha hızlı ve daha gerçekçi AR deneyimleri sunmak için bir sahnenin piksel derinlik bilgisini kullanır.

Apple Vision Pro iş için kullanılabilir mi?

0

Vision Pro kulaklığının lansmanında Apple, spor oyunlarını izlemekten 3D dinozorlardan kaçmaya kadar çeşitli tüketici eğlencesi kullanımlarını sundu. Ancak Apple özellikle şirketin artırılmış ve sanal gerçeklik için pazarlama terimi olan “uzamsal bilgi işlem” cihazının işyeri için de doğal bir uyuma sahip olduğunu gösterdi.

IDC’nin cihaz ve araştırma grubunun grup başkan yardımcısı Tom Mainelli, “Vision Pro, Apple’ın tüketici kullanım durumları ve eğlence hakkında konuşması bakımından benzersizdir, ancak kısmen çok pahalı bir ürün olduğu için açıkça ticari kullanım durumlarına odaklanmıştır.” dedi

3.500 dolarlık ağır fiyat etiketi yaygın olarak benimsenmesini engelleyebilse bile, Vision Pro 2024’te geldiğinde bir üretkenlik aracı olma potansiyeline sahip.

Bireysel üretkenlik açısından bakıldığında, Apple’ın VisionOS’u, artırılmış gerçeklikte erişilebilen birden fazla sanal ekrana erişim sağlıyor ve bir kullanıcı kulaklığın “geçiş” işlevini kullanarak çevresini görebiliyor. Eye ve hand-tracking ve ses tanıma girişlerinin yanı sıra, Apple’ın kablosuz Magic Keyboard ve dokunmatik yüzeyi uygulamalarla etkileşim kurmak için kullanılabilir.

Freeform beyin fırtınası uygulaması, Keynote sunum aracı ve görüntülü toplantılar için FaceTime dahil olmak üzere Apple’ın kendi uygulamalarına ek olarak, kullanıcılar Microsoft’un Excel, Word ve Teams gibi üretkenlik uygulamalarının yanı sıra Cisco ve Zoom’a da erişebilecekler. Gelecek yıl muhtemelen daha geniş bir işbirliği ve üretkenlik uygulamaları kullanıma sunulacak.

Mainelli, diğer işyeri kullanımlarının, tasarımcıların örneğin 3D nesnelerle etkileşim kurma yeteneğinin yanı sıra çalışanların işe alım ve eğitimi ile işbirliğini içerme olasılığının yüksek olduğunu söyledi; her ikisi de VR için erken kurumsal kullanım durumları.

Vision Pro, Apple’ın sanal ve daha da önemlisi artırılmış gerçeklik konusundaki uzun vadeli stratejisinin muhtemelen sadece erken bir aşaması; asıl amaç, ilgi yaratmak ve geliştiricileri daha geniş bir kitleyi çeken uygulamaları çağrıştırmaya teşvik etmek. Geliştirilmekte olduğu düşünülen daha ucuz bir cihaz hakkında söylentiler zaten dolaşıyor.

MediaMarkt ödüllü staj fırsatı sunuyor

0

MediaMarkt Türkiye’nin ödüllü staj programı TalentMarkt’a başvurular başladı. Perakende sektörünün dinamik dünyasında deneyim kazanmak ve kariyerinin ilk adımlarını MediaMarkt’la atmak isteyen genç yetenekler, 13 Ağustos tarihine kadar programa başvurabilecek.

MediaMarkt mentörlük alma fırsatı da sunuyor

Geniş ürün yelpazesiyle teknolojiseverlere konforlu alışverişin keyfini sunan, gençlerin en çok güvendiği ve tercih ettiği marka olan MediaMarkt, Türkiye’de lisans öğrencisi ve yeni mezunlara yönelik staj programı TalentMarkt’a başvuru almaya başladı. MediaMarkt’ın Pazarlama, Finans, Satınalma veya Hukuk gibi farklı departmanlarda gençlere sağladığı staj imkanı, perakende sektöründe kariyer yapmak isteyen yetenekler için önemli fırsatlar sunuyor. 6 farklı aşamadan oluşan süreci başarıyla geçen gençler, aynı zamanda MediaMarkt’ın deneyimli çalışanlarından mentörlük alma fırsatı da yakalayacak.

TalentMarkt programına başvurmak isteyen gençlerde aranan özelliklerse; 

  • Lisans öğrencisi veya yeni mezun olmak,
  • Açık iletişime önem vermek, takım oyuncusu olmak,
  • Dinamik ve aktif olmak,
  • Yeni bilgiler öğrenmeye heyecanlı olmak,
  • İyi derecede İngilizce bilmek,
  • Haftada en az 3 günü staja ayırabilmek.

Avrupa’nın açık ara 1 numaralı elektronik perakendecisi MediaMarkt, TalentMarkt programına 13 Ağustos tarihine kadar MediaMarkt TalentMarkt – Youthall sitesi üzerinden başvuru kabul edecek. TalentMarkt staj programı, Toptalent tarafından düzenlenen ve yılın en iyi yetenek programının belirlendiği “TOP100 Talent Program” oylamasında, Teknoloji Perakende kategorisinde 2 yıl üst üste ödül aldı.

Yapay zeka tarafından oluşturulan Shakira ikizi fenomen oldu

0

Shakira, kariyerinin en başarılı dönemlerinden birinde olmanın tadını çıkarıyor. Son günlerde, TikTok’ta, Kolombiyalı şarkıcıyla neredeyse aynı görünen bir kadının ürettiği içerik gerçek bir sansasyona imza atıyor.

Shakira’nın yapay zeka aracılığıyla “ikizi” üretildi

Hesapta yayınlanan videolarda, bir kadın dans ederken Shakira’ya en az dublörü kadar benzer görünüyor. Gönderilerinin her birindeki yorumlar birçok kişinin Shakira’nın kendisi olduğunu düşündüğünü öne sürse de, her şey göründüğü gibi değil.

@Shakira_ia hesabına göre, bu dikkate değer benzerlik, söz konusu yapay zekanın kullanılması sayesinde elde ediliyor. Bu araçla kullanıcı, Kolombiyalı şarkıcı Shakira ile muazzam bir benzerlik kazandırmak için yüzünü düzenlemeyi başarıyor.

Profilin açıklamasında şöyle yazıyor: “Gerçek değil, AI ile oluşturulan parodi hesabı”. Ayrıca, kullanıcının sunduğu web site bağlantısından yapay zekayı kendiniz deneyebilirsiniz.

Shakira’nın “double” filminin, en viral videosunun toplamda yaklaşık 10 milyon görüntüleme topladığı TikTok’ta 60.000’den fazla takipçisi var.

Threads, Avrupa’da yayınlanamayacak!

Şirkete yakın bir kaynak; Meta‘nın Twitter‘a rakip olmasını amaçladığı yeni Threads uygulamasının, düzenleyici endişeleri nedeniyle Avrupa Birliği‘nde kullanılamadığını söyledi.

Uygulama, Elon Musk‘ın devralmasının politikacılar ve ünlüler arasında son derece popüler olan sosyal medya platformunu kaosa sürüklemesinden bu yana Twitter için şimdiye kadarki en büyük rakip olarak görülüyor.

Meta‘ya yakın bir kaynak Çarşamba günü yaptığı açıklamada, teknoloji devinin bloğun gelecek yıl tam olarak yürürlüğe girecek Dijital Piyasalar Yasası hakkında netlik aradığı için AB’nin 27 ülkesindeki sürümünden uzak durduğunu söyledi. DMA, internetin Avrupa’daki en büyük şirketleri için katı kurallar belirleyen tarihi bir yasa.

Bu düzenlemelerden biri, platformların farklı hizmetler arasında veri paylaşmasını yasaklıyor. Ayrıca platform kullanıcılarını kendi ürünlerine yönlendiren şirketleri de kısıtlıyor.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uygulama mağazalarındaki Threads açıklaması, bir kullanıcının iletişim ve coğrafi konum bilgileri de dahil olmak üzere kişisel verilerinin reklam amacıyla toplanacağını ve kullanılacağını gösterdi.

Meta, Instagram ve Facebook’u güçlendirmek için WhatsApp’tan gelen verileri kullanma girişimleri için zaten AB kurallarıyla çelişiyor, bu da Avrupalı düzenleyicilerin yapmasını yasakladığı bir şey.

İrlanda Veri Koruma Komisyonu sözcüsü, Irish Independent’a Meta’nın uygulamayı “bu noktada” Avrupa’da yayınlamayacağını doğruladığını söyledi.

İrlanda, Meta’nın AB genel merkezine ev sahipliği yapıyor ve ulusal düzenleyici, şirketin Avrupa’daki gözetiminden sorumlu.

Meta, Salı günü AB’ye gelecek yıl yürürlüğe girdiklerinde yeni kuralların altına girme eşiğini karşıladıklarını bildiren Amazon ve Apple da dahil olmak üzere yedi şirketten biriydi.

Sürdürülebilirlik mi Büyüme mi?

Büyümenin kilit noktası: Sürdürülebilir BT inovasyonları

Sürdürülebilirlik; iklim değişikliği, kaynakların tükenmesi ve çevresel bozulmalar karşısında giderek daha önemli ve ön planda olmaya başladı. Sadece üreticilerin, işletmelerin gündeminde olmayıp, son kullanıcı ve tüketicilerin de hizmet ve ürün aldıkları tedarikçilerden en büyük beklentileri haline geldi. Bir taraftan da aşırı rekabetçi olan bir dünyada ekonomik büyüme ve yenilikçi olma dürtüsü gaz kesmeden devam ediyor. İlk görünüşte birbirine karşıt gibi gelen sürdürülebilirlik ve yenilikçi büyüme, daha iyi, innovatif ve güçlü bir gelecek için aslında birbirini dengelerken destekleyen, başarıyı getirecek kavramlardır.

Büyüme iştahı, genellikle sürdürülebilirlik hedefleriyle çelişir; aşırı kaynak tüketimi, çevresel etkiler vb sorunlara yol açabilir. İşte bu sorunları ele almak, kaynak verimliliği veya çevresel etki yaratmak ya da performans iyileşmesi görmek isteniyorsa teknolojiyi büyüme stratejilerinin merkezine koymak ve sürdürülebilir BT stratejisi ve yatırımları ile ilerlemek gerekir.

Sürdürülebilir BT İnovasyonları: Bu iki kavramın artık tek bir tanımda birleştirilmesine çok güzel örnekler vermek mümkün. Birçok sektörde örneklerini görüyoruz; Sağlık, enerji, tarım, ulaşım hatta moda. Atık meyve kabukları ya da zeytin çekirdeklerinden üretilen deri veya plastikler gibi. Ya da akıllı şehir uygulamalarıyla teknoloji sürdürülebilirlik hedeflerine hizmet ederken- daha temiz hava, atık yönetimi gibi- bir yandan da verilen hizmet kalitesi artıyor. Tıpkı Brezilya’nın Curitiba şehri örneğinde olduğu gibi; Şehrin entegre yönetimi (enerji, ulaşım, atık yönetimi, şehir ve kırsal arazi planlama, hava kirliliği yönetimi vb.), teknoloji ve yenilikçi büyümeyi, sürdürülebilirlikle nasıl el ele gidebileceğinin parlak bir örneği haline getiriyor.

Birçok güzel örnek olsa da duruma bir de global ölçekte bakmakta fayda var. Tüm işletmeler durumun farkında mı? Kendi müşterilerinin, ekosistemlerinin talepleri ne yönde; bu konularda harekete geçmeleri için bir baskı hissediyorlar mı? Gelin, bu resmi görebilmek için Dell Technologies 2023 İnovasyon Endeksi’nden yararlanalım. 45’ten fazla ülkede, 14’ten fazla sektörde çalışan 6600 yöneticiyle yapılmış bu araştırma sonuçlarına kısaca bir bakacak olursak:

Öncelikle beklendiği üzere, işletmeler dünyanın her yerinde sürdürülebilir olma konusunda müşterilerinin ve tedarik zincirinin giderek artan baskısıyla karşı karşıya. Müşteriler çalışacakları markalar, yatırım yapacakları kurumlar konusunda daha titiz ve detaycı bir yaklaşım sergilerlerken, tedarikçilerinden ve ekosistemlerinden de daha fazla sorumlu tutulur hâle geliyorlar. Kimse artık bu benim problemim değil deyip işin içinden kolayca sıyrılamıyor. Bu nedenle de işletmeler, ekosistemlerini ince eleyip sık dokumaya başladı. Daha etik iş yapmak, daha az karbon ayak izi üretmek, vb. konularda kendi sürdürülebilir büyüme hedefleriyle paralel tedarikçi ve iş ortağı ağı oluşturmak istiyorlar.

Yine bu rapora göre; yükselen teknoloji odaklı sürdürülebilirlik inovasyonları trendi sebebiyle; işletmeler, bir nevi yara bandı işlevi görecek sürdürülebilirlik önlemleri almak yerine, kalıcı ve devamlılığı olan sürdürülebilirlik odaklı innovatif atılımları benimsiyorlar.

Bu raporun Türkiye detayına baktığımızdaysa; Özellikle iklim değişikliği konusunda destek olabilmek (%22); daha verimli ve karbon ayak izinin azaltıldığı veri alt yapısı kurabilmek (%34) için sürdürülebilir teknolojik innovasyonlara hız verildiğini görüyoruz. Sürdürülebilir enerji verimliliği konusunda; veri işleyip öngörü oluşturabilmek için de yapay zeka, makine öğrenimi ve edge computing (uç hesaplama) teknolojilerine yatırım %52 ile teknoloji alt gruplarında başı çekiyor.

Tüm bunlar salt teknoloji yatırımları gibi görünse de aslında yeni teknolojilerden ve sahip oldukları potansiyelden, BT’nin gücünden yararlanarak daha fazla kurumsal inovasyon yapmaya ve strateji oluşurmaya yarıyor. Bununla birlikte ekosistemi de bu yenilikçi büyüme stratejilerinin parçası haline getiriyor.

Bu araştırmada da ortaya konulduğu gibi; İşletmelerin uzun vadeli dönüşüm başarısının temelini oluşturan sürdürülebilir BT, yüksek performanslı bilgi işlem, yapay zekâ ve makine öğrenimi gibi yenilikçi teknolojileri kullanıyor olsa da merkezine altyapının kendisini koyuyor. Hedeflenen kazanımlara ulaşabilmek için altyapının sürekli olarak iyileştirilmesine odaklanmak gerekiyor. Buna örnek olarak yeni nesil veri merkezlerinde yer alan akıllı soğutma sistemleri verilebilir. Artırılmış hava akışı, sıvı soğutma, termal tasarım sağlayan yenilikçi akıllı soğutma sistemleriyle enerji verimliliği en üst düzeye çıkarılırken, aynı zamanda yüksek performanslı fanlar ve CPU soğutucu sistemleri ile de enerjiden ve enerji giderlerinden tasarruf sağlamak mümkün oluyor.

Bununla birlikte günümüzde dünya çapında 50 zettabyte’ı geçmiş (2025 yılında 175 zettabyte’a ulaşması bekleniyor), artık bazılarının deyimiyle yeni petrol ya da altın, değerli ne varsa onunla yer değiştirmiş olan verileri işleyebilmek, onu işleyecek analitik metodlardan yararlanmak da olmazsa olmazların içinde. Üretilen verilerin işlenip, öngörü olarak sisteme geri eklenmesi durumunda; Örneğin nakliye, depolama, lojistik gibi konuları optimize edip sürdürülebilirlik hedeflerine, azalan karbon emisyonu, enerji tüketimi vb. konularla hizmet etmek kaçınılmaz.

Ve tabi ki teknolojiye erişimimizde arayüz olan cihazlar, onları da unutmamak lazım. Kullanılan cihazların tümünün, sürdürülebilirlik hedeflerine uyum sağlamaya yardımcı olacak ürünlerden seçilmesi; belirlenen sürdürülebilirlik stratejisinin sağlam ve hedef odaklı olduğu anlamına gelecektir. BT satın alımlarında en hafife alınan bir konudan bahsediyorum. Genellikle fiyat ve tasarım üzerinden verilen kararlar genellikle belirlenen sürüdürülebilirlik stratejisi ile maalesef çok da uyuşmaz. Bu nedenle kullanılacak cihazları seçerken dikkat edilmesi gereken konular ve sorulması gereken sorular olmalı. Neler mi? Örneğin: Ürünler yenilenebilir, sürdürülebilir kaynaklı veya geri dönüştürülmüş malzemelerden mi üretiliyor? Hizmet dışı bırakıldıklarında kolayca yeniden kullanılabiliyor veya geri dönüştürülebiliyorlar mı? Ambalajları geri dönüştürülmüş materyallerden mi üretilmiş; maksimum enerji verimliliği için tasarlanmışlar mı? Performans veya üretkenlikten ödün vermeden kolayca tamir edilebiliyorlar mı? Parçaları kolayca erişilebilir ve değiştirilebilir mi? Performansı artırırken, enerji kullanımını azaltıyor mu? vb.

Çünkü teknoloji ve cihaz kullanımı arttıkça, elektronik atıklar da katlanarak büyüyor. Sadece 2021 yılında dünya genelinde üretilen e-atık miktarı 57 milyon tonun üzerindeydi. Bu miktarın gözünüzde canlanması için 82.000 okul servisi düşünün; işte bunların toplam ağırlığına eşit bir miktardan bahzediyoruz ve sadece bunların  %17’si toplanıp uygun şekilde geri dönüştürülebilmiş durumda. Döngüsel teknolojinin yani yenilenebilir ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanıldığı teknoloji ürünlerinin kullanımının sürdürülebilir BT stratejisini oluşturan en önemli maddelerden olması karbon ayak izinin azaltılmasına ve kaynakların korunmasına yol açacaktır.

Bu konuda vizyoner ürün ve çalışmalara meraklıysanız, Dell Technologies’in

Concept Luna,’sını mutlaka inceleyin derim. Atıklardan ve yeniden kullanılmış malzemelerden üretilmiş, yapıştırıcı ve kablo ihtiyacını ortadan kaldırmış, vida kullanımını en aza indirmiş, bileşenleri hızlı bir şekilde erişilebilir, değiştirilebilir ve yeniden kullanılabilir hâle getirip geleceğin bilgisayarlarını yaratmak için üzerinde çalışılan bir tasarım, bir konsept bilgisayar.

Özetle sürdürülebilirlik ve yenilikçi büyüme arasındaki doğrudan ilişki, geleceğin anahtarını elinde tutuyor. Sürdürülebilirlik için gayret göstermek, Dünyamız ve işletmeler için kazan-kazan durumu oluşturuyor. İşletmeler sürdürülebilirliği bir öncelik hâline getirdiklerinde, daha fazla verimlilik ve maliyet tasarrufu sağlayacak yeni çalışma yöntemlerinin geliştirilmesini sağlıyor ve inovasyon alanında yeni fırsatları takip etmeleri için mevcut kaynaklarına zaman yaratıyor ve büyüme gösterebiliyor.

Artık beklenen: Her şeye (çevreye, iklim krizine, enerji sorununa, kaynak azalmasına) rağmen büyüme değil, teknoloji ve inovasyonla beraber her şeye iyi gelen büyüme!

Işıl Hasdemir
Dell Technologies Türkiye Genel Müdürü
Işıl Hasdemir
Dell Technologies Türkiye Genel Müdürü

Işıl Hasdemir
Dell Technologies Türkiye Genel Müdürü

Dell Technologies Türkiye’de iş strateji ve yönlendirmeden sorumlu olan Işıl Hasdemir, Temmuz 2020’de görevine başladı.

Hasdemir; Türkiye’de satış, servis ve destek fonksiyonlarını birbirinden ayıran ve şirketin, kuruluşların dijital dönüşüm gündemlerini hızlandırmalarına yardımcı olma misyonunu başarıyla yürüten bir ekibe liderlik ediyor. Hasdemir’in liderliğindeki Dell Technologies, Türkiye’nin ICT sektöründeki güçlü konumunu korumaya devam ediyor.

Türkiye’nin öne çıkan teknoloji liderlerinden biri olan Hasdemir, aynı zamanda Dell Technologies bünyesinde “teknolojiyi dünyanın daha iyi bir yer haline getirilmesi adına kullanma” misyonuyla çeşitli projelere imza atıyor.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Elektrik ve Elektronik Mühendisliği lisans derecesine sahip olan Hasdemir, Dell Technologies’e katılmadan önce 2005’te Cisco Ülke Lideri ve ardından 2009’da Genel Müdür Yardımcısı olarak atanmış ve kariyerinin öncesinde ise NCR Türkiye’de çeşitli liderlik görevlerinde bulunmuştur.

Meta: Threads yoksa Instagram da yok!

Meta, Threads profilinizi silerseniz Instagram hesabınız da kapatılır diyor

Meta’nın kurucu ortağı ve CEO’su olan Mark Zuckerberg’e göre, Meta’nın Twitter’a rakip olan sosyal medya platformu Threads’e yalnızca yedi saat içinde 10 milyon kullanıcı kayıt olarak eşi benzeri görülmemiş bir hızda kullanıcıları kendine çekiyor. Ancak platforma kayıt olmak için bir Instagram hesabınızın olmasını gerektiren bu uygulamanın çok ilgi çekici bir şart içeriyor: Bir Threads hesabını silmek, aynı anda onunla bağlantılı olan Instagram hesabını da sonlandırıyor.

Bir ‘Ek Gizlilik Politikası’nda Meta şöyle diyor: “Threads profilinizi istediğiniz zaman kapatabilirsiniz, ancak Threads profiliniz yalnızca Instagram hesabınızı silerek silinebilir.” Daha sonra politika sayfasında Meta, bir Threads profilinin kullanıcının Instagram hesabı ile bir bütün olduğunu açıklamakta.

Google “verilerinizi istediğim gibi kullanırım” diyor

0

Google gizlilik politikasının son güncellemesi, şirketin yapay zeka araçlarını oluşturmaya ve geliştirmeye fayda sağlayabilecek herhangi bir içerik için web’i kazıma imkanına sahip olmasını sağlıyor.

Yeni Google politikası, ”Google, hizmetlerimizi geliştirmek ve kullanıcılarımıza ve halka fayda sağlayan yeni ürünler, özellikler ve teknolojiler geliştirmek için bilgileri kullanıyor.” diyor.

“Örneğin, Google’ın AI modellerini eğitmeye ve Google Translate, Bard ve Cloud AI yetenekleri gibi ürünler ve özellikler oluşturmaya yardımcı olmak için herkese açık bilgileri kullanıyoruz.”

Google Bard mantık soruları

Yukarıda belirtilen ifadeler, yalnızca Google ekosistemindekileri şu veya bu şekilde tanımlamakla kalmıyor, aynı zamanda markanın web’in herhangi bir yerinden bilgilere erişebileceği şekilde ayrıntılı olarak açıklanıyor gibi görünüyor.

Yapay zekanın kitlesel gelişimini çevreleyen başlıca konular gizlilik, intihal ve yapay zekanın doğru bilgileri dağıtıp dağıtamayacağı ile ilgili sorulardır. ChatGPT gibi sohbet robotlarının ilk sürümleri, eğitim verileri olarak ortak tarama web arşivi, WebText2, Books1, Books2 ve Wikipedia gibi zaten herkese açık kaynakları kullanan büyük dil modellerine (LLM’ler) dayanıyor.

Erken ChatGPT, 2021’den sonra bilgilere takılıp kalması ve ardından yanıtları yanlış verilerle doldurmasıyla oldukça hatalı. Bu, Google‘ın Bard gibi araçları, AI modelleri için gerçek dünya ve potansiyel olarak gerçek zamanlı eğitim almak için web verilerine sınırsız erişim istemesinin nedenlerinden biri.

Google yeni alan adları

Güncel bilgilerin önemli kaynakları olan Twitter ve Reddit de dahil olmak üzere birçok sosyal medya platformu, AI chatbot popülerliğinin ardından halka açık erişimlerini tüm topluluklara hayal kırıklığı yaşatma pahasına sınırladı.

Her iki platform da API’lerine ücretsiz erişimi kapattı ve bu da kullanıcıların fikri mülkiyetlerini koruma adı altında sınırlayıp başka yerlerde gizlice satılması ihtimal anlamına geliyor.

Türkiye’de yazılım pazarı 600 milyon dolara ulaşacak

Statista verilerine göre 2023 sonuna kadar global yazılım pazarı geliri 700 milyar dolara yaklaşacak. Yazılım sektöründeki en büyük payı ise 271,8 milyar dolar ile kurumsal yazılımlar alıyor. Türkiye’de ise pazarın geliri 600 milyon dolar seviyelerinde. Türkiye’nin dünya ekonomisindeki payının %0,85 olduğu düşünüldüğünde yazılım pazarındaki %0,08’lik pay, yazılım liginde geride olduğumuzu gösteriyor. Kodlama ve yazılım konusunda ustalaşmak isteyenlere eğitimler veren bir Laba markası geleceğin okulu robot_dreams’in Türkiye Ülke Müdürü Elif Tuzlakoğlu, sektörün pazar payının 2030 yılına kadar 1 trilyon dolara ulaşacağını vurgulayarak Türkiye’nin yazılımcı yetiştirmeye ve yazılım sektörüne yönelik yatırımlarına hız kesmeden devam ederek geleceğin dünyasını şekillendirecek yazılım pazarında daha da büyümesi gerektiğini söylüyor. 

Global yazılım pazarı 700 milyar dolara ulaşacak

Statista verilerine göre 2023 sonuna kadar global pazarda gelir 700 milyar dolara yaklaşacak. Yazılım sektöründeki en büyük payı ise 271,8 milyar dolar ile kurumsal yazılımlar alıyor. Kodlama ve yazılım konusunda ustalaşmak isteyenlere eğitimler veren bir Laba markası geleceğin okulu robot_dreams’in Türkiye Ülke Müdürü Elif Tuzlakoğlu, sektörün pazar payının 2030 yılına kadar 1 trilyon dolara ulaşacağını vurgulayarak Türkiye’nin yazılımcı yetiştirmeye ve yazılım sektörüne yönelik yatırımlarına hız kesmeden devam ederek geleceğin dünyasını şekillendirecek yazılım pazarında daha da büyümesi gerektiğini söylüyor. 

Türkiye’de yazılım pazarı geliri 600 milyon dolar ile dünyada %0,08 paya sahip

Araştırmaya göre Türkiye’deki yazılım sektörü geliri ise 600 milyon dolar seviyesinde. IMF’ye göre Türkiye’nin dünya ekonomisindeki payının %0,85 olduğu göz önünde bulundurulduğunda yazılım sektöründeki %0,08’lik payın oldukça düşük olduğunu vurgulayan robot_dreams Türkiye Ülke Müdürü Elif Tuzlakoğlu, yazılım liginde üst sıralara çıkmak ve teknolojiyi tüketen değil üreten bir ülke olmak için bu alandaki yatırımların artırılması gerektiğinin altını çiziyor.

1 Milyon yazılımcı hedefinden vazgeçilmemeli

Bir Laba markası robot_dreams’in Türkiye Ülke Müdürü Elif Tuzlakoğlu, Türkiye’nin yapay zeka ve sanal gerçeklikle şekillenecek geleceğin dünyasına giden treni kaçırmaması için 1 milyon yazılımcı hedefinin olması gerektiğini söylüyor. Şu an Türkiye’de 150 bin yazılımcı istihdam edildiğini belirten Elif Tuzlakoğlu, “Üniversitelerdeki ilgili bölümlerin artırılmasına paralel olarak hem bu alandaki girişimlerin teşvik edilmesi hem de yazılımcı eğitimi seferberliğinin başlatılması gerekiyor.” ifadelerinde bulunuyor.

Disney Plus Crater içeriğini kaldırdı!

Disney Plus Crater içeriğini platformdan kaldırdı. Crater çok kısa bir sürede platformdan kaldırılarak kötü bir rekor elde etti.

Disney Plus, akış hizmetine katıldıktan iki aydan kısa bir süre sonra en yeni orijinal filmlerinden birini kaldırdı. Sadece 12 Mayıs’ta Disney Plus çıkışını yapan Crater, yayıncı tarafından belirsiz bir şekilde yayından kaldırıldı. Digital Spy da dahil olmak üzere birden fazla satış noktası tarafından bildirildiği üzere, bilim kurgu macera filmi, Disney Plus’ın film kitaplığından çekilmeden önce platformda yalnızca yedi hafta kaldı. Disney Plus’ın son filmi Crater, kimsenin istemediği üzücü bir rekor kazandı.

Crater’in dünyanın en iyi akış hizmetlerinden birinden şok bir şekilde ayrılması için hiçbir neden belirtilmedi. Crater’in kaldırılma nedeninin lisanslama anlaşmalarıyla ilgili maliyetleri düşürme girişimi olduğuna inanılıyor. 30 Haziran’da gerçekleşen hamle, aynı adlı 1988 filminin bir yan ürünü olan son Willow serisinin kaldırılmasını takip ediyor . Brian K Vaughan’ın Y: The Last Man uyarlaması ve Jeff Goldblum’a Göre The World adlı belgesel dizisi de hizmetten çıkarıldı.

Crater konusu

Crater’da Isaiah Russell-Bailey, 2257 yılında bir ay madenciliği kolonisinin genç bir üyesi olan Caleb’i canlandırıyor. Babası bir maden kazasında öldüğünde, Caleb’e Dünya benzeri bir gezegen olan Omega’ya transfer edileceği söylendi. Ayrılmasına sadece 72 saat kala Caleb, aya giden son bir macera için en iyi üç arkadaşını yanına alıyor. Caleb’in babasının zamansız ölümünden önce ona söz verdiği, olağanüstü manzaralara sahip bir kratere gidiyor.

İnceleme web sitesinde Rotten Tomatoes, Crater eleştirmenlerden ve günlük izleyicilerden sırasıyla yüzde 64 ve 63 puan aldı.

Bu film ve TV programı kaldırma işlemleri, Disney’in genel olarak maliyetleri düşürme isteğiyle birlikte geliyor. Eğlence devi, parasal harcamalarının çoğu akış bölümünden geldiği için birkaç yıldır kan kaybediyor. Disney’in mali sorunlarının o kadar sorunlu olduğu bildiriliyor ki, CEO Bog Iger önümüzdeki beş yıl içinde 5.5 milyar dolar tasarruf etmek istiyor.

Personel işten çıkarmalar ve gereksiz görünen filmlerin ve dizilerin akış hizmetlerinden kaldırılması, maliyetleri engellemede ana etken olarak kullanılıyor. Disney ayrıca izleyicileri sinemalara geri döndürmek ve gişede milyarlar kazanmak için Marvel , Star Wars ve Toy Story gibi destek direği serilerine aktif olarak eğiliyor .

ChatGPT web tarama özelliği kapandı

0

ChatGPT web tarama özelliği ile 2021 sonrası için internet taramasıyla bilgi paylaşabiliyordu. Ancak bu özellik geçici olarak kapandı.

ChatGPT geliştiricisi OpenAI, web’de gezinme özelliği olan “Browse with Bing”in fişini çekti. ChatGPT kullanıcılarının web tarama özelliğini kötüye kullanması nedeniyle OpenAI bu özelliği kapattı.

Mart ayında OpenAI, özellikle güncel olaylar hakkında bilgi vermek için ChatGPT’ye Bing tarayıcı desteği ekledi. O zamana kadar yapay zeka algoritması yalnızca 2021 sonbaharına kadar eğitilmişti. Örneğin, yakın tarihli bir spor etkinliğinin sonucunu sorarsanız, ChatGPT bununla ilgili bir bilgiye sahip değildi.

OpenAI açıklama yaptı

Bing desteği eklendiğinde, ChatGPT bu yanıtları ortaya çıkararak ya güncel ya da yalnızca bir günlük ya da çok eski yanıtlar sağlıyor. Ancak OpenAI, Bing’in işinde çok iyi olduğunu keşfetti. Şirket bir blog gönderisinde “ChatGPT Göz Atma beta sürümünün içeriği bazen istemediğimiz şekillerde görüntüleyebileceğini öğrendik. Örneğin, bir kullanıcı özellikle bir URL’nin tam metnini isterse, istemeden bu isteği yerine getirebilir” dedi. Ancak ChatGPT’den bir makaleyi özetlemesi istendiğinde artık: “Karışıklık için özür dilerim, ancak OpenAI tarafından geliştirilen bir yapay zeka olarak, internette gerçek zamanlı olarak gezinme veya belirli URL içeriğine erişme yeteneğim yok. Ancak Eylül 2021’e kadar olan eğitim verilerime dayanarak kesinlikle konu hakkında genel bilgi verebilirim” cevabını veriyor.

OpenAI’ye 13 milyar doların üzerinde yatırım yapan Microsoft, Şubat ayında ChatGPT’yi Bing Tarayıcısına entegre etti. Mart ayında OpenAI, GPT-4’ü piyasaya sürdü ve Mayıs ayında chatbot’a göz atma yeteneği eklendi. OpenAI’nin Bing ile Göz Atmayı devre dışı bırakmasına rağmen, birkaç GPT-4 eklentisi, kullanıcıların sohbet robotundan URL’leri ve PDF’leri okumasını istemesine ve sağlanan bağlantının içeriği hakkında sorular sormasına olanak tanıyor. OpenAI, Bing ile Gözat’ın ne zaman tekrar açılacağına dair bir zaman çizelgesi vermedi. Ancak özelliği mümkün olan en kısa sürede tekrar çevrimiçi hale getirmek için çalıştıklarını söyledi. OpenAI, “Tarama özelliğini test etmemize yardımcı olan ChatGPT Plus abonelerine çok minnettarız. İşte bu yüzden bir beta ile başladık; son derece değerli geri bildirimler aldık, çok şey öğrendik ve yakında geri getireceğiz” dedi.

Cisco iş hayatını yapay zekâ ile yeniden tasarlamayı hedefliyor

0

Cisco’nun iş birliği ve güvenlik portföylerindeki yeni üretken yapay zekâ özellikleri, üretkenlik ve sadelik vadediyor. Cisco Webex’teki yapay zekâ destekli yeni özetleme yetenekleri, üretkenliği artıracak ve kullanıcıların işlerini en iyi şekilde yapmalarına yardımcı olacak. Cisco Security Cloud’daki yeni yapay zekâ yetenekleri, en karmaşık tehditlere müdahaleyi geliştirecek.

Cisco, yeni ve güçlü yapay zekâ teknolojisiyle çalışma şeklini yeniden tasarlıyor. Cisco, İş Birliği ve Güvenlik portföylerinde büyük dil modellerinden (LLM’ler) yararlanarak kuruluşların iş gücü için üretkenlik ve basitlik sağlamalarına yardımcı olacak.

Beklentiler tüm zamanların en yüksek seviyesinde. Kuruluşlar bir yandan işletmelerini sofistike siber tehditlere karşı korurken diğer yandan hibrit çalışanlarına nasıl rakipsiz deneyimler sunacakları konusunda kafa yoruyorlar.

Cisco’nun 2023 Küresel İnovasyon Durumu Çalışması’na göre, BT uzmanları üretken yapay zekâyı, işletmeleri üzerinde önemli etkiye sahip olma olasılığı en yüksek teknoloji olarak görüyorlar. %85’i de bunun etkisine hazır olduklarını söylüyor. Üretken yapay zekânın işin geleceğinde oynayacağı önemli rolün farkında olan Cisco da daha verimli, daha güvenli ve daha üretken bir iş deneyimi sağlamak için gerekli adımları atıyor.

Cisco’nun Güvenlik ve İş Birliğinden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Jeetu Patel, yeni üretken yapay zekâ çözümleri için şunları söyledi: “İşletmelerin ve çalışanların daha üretken olmak için teknolojiyi benimsemelerine bağlı olarak, üretken yapay zekâ hızla yaygınlaşacak. Cisco’da yapay zekâyı yıllardır kullanıyoruz. Cisco Live’da açıkladığımız üretken yapay zekâ ürünlerimizle müşterilerimizin, mümkün olan en güvenli ve rakipsiz iş deneyimini ortaya çıkarmak için gerçek değer yaratmalarına yardımcı oluyoruz.”

Cisco Webex’te Yeni Özetleme Yetenekleri

Her iş etkileşimi hibrit hale gelirken, çalışanlar ve müşteriler işlerini en iyi şekilde yapmalarını sağlayacak iş birliği deneyimlerine ihtiyaç duyuyorlar. Webex Suite dahilindeki yeni özetleme yetenekleri şunları içerecek:

  • “Catch Me Up”, kullanıcıların toplantılar, aramalar, sohbetler ve daha fazlası dahil olmak üzere kaçırılan etkileşimleri hızlı bir şekilde yakalamalarına olanak tanıyacak.
  • Önemli noktaları ve eylem öğelerini içeren akıllı toplantı özetleri. Kullanıcılar, bir Webex toplantısının en önemli unsurlarını otomatik olarak oluşturmayı, kilit noktaları seçebilecekler. Bu, katılımcılar ve toplantıya katılamayan kişiler için kayıt dinleme ya da metin kopyaları okuma ihtiyacını ortadan kaldırarak büyük bir zaman tasarrufu sağlayacak.
  • Şirketin video mesajlaşma aracı olan Vidcast’teki özetler. Bu özellik, ana başlıklar ve bölümler oluşturacak izleyicilerin hızlı bir şekilde videonun en önemli bölümlerine geçebilmelerine olanak tanıyacak.
  • Webex Contact Center’daki yeni görüşme özetleri, müşteri temsilcilerine, müşterilerle yapılan dijital sohbetlerdeki uzun metinleri, hızlı ve otomatik şekilde değerlendirme imkânı verecek, görüşme sonrası özetleme ve çözüm çalışmalarını kolaylaştıracak. Müşteriler müşteri temsilcilerinin, yaşadıkları sorun konusunda bilgi sahibi olmasını ve sorunun çözüme kavuşmasını beklerler. Sohbet özetleri, müşteri temsilcisine self servis aracılığıyla halihazırda araştırılmış olan sorunların ve çözümlerin net bir açıklamasını ve hem müşteri temsilcisine hem de müşteriye çağrının bir özetini sunar.

Karmaşıklık Güvenlikten, Diyaloğa Dayalı Bir Güvenliğe Geçiş 

Cisco, operasyonları basitleştirerek ve etkinliği artırarak yapay zekâ ve makine öğrenmesi alanında, güvenlik personelini destekleyecek üstün teknoloji ürünü yeniliklere yatırım yapıyor. Cisco, Security Cloud vizyonunu daha da ileri götürerek (1. Gün sürümüne bağlantı), politika yönetimini basitleştirecek ve tehditlere müdahaleyi iyileştirecek yeni üretken yapay zekâ yeteneklerinin ön izlemesini sunuyor.

Etkili güvenlik politikası oluşturmak ve yönetmek, siber güvenlik uygulamalarının çoğu zaman son derece karmaşık ancak kritik bir işlevidir. Hataya çok az yer vardır ve önceki kurallara müdahale etmeyecek veya onları geçersiz kılmayacak basit düzenlemeler yapma süreci son derece zaman alıcı ve teknik olarak zordur. Bu politikaların tümünü tüm bu sistemler genelinde sürdürmenin oluşturduğu hacim, tutarsızlık ve karmaşıklık, saldırılara kapı açan önemli bir risk oluşturur.

Cisco Security Cloud, güvenlik ve BT yöneticilerinin ayrıntılı güvenlik politikaları tanımlamalarını ve bunları güvenlik altyapılarının farklı yönlerinde en iyi şekilde nasıl uygulayacaklarını değerlendirmelerini sağlayarak, bu sorunu çözmek için üretken yapay zekâ destekli Policy Assistant (Politika Asistanı) özelliğinden yararlanacak.

Analistlerin Makine Hızı ve Ölçeği ile Desteklenmesi

Tehdit tespiti ve müdahalesi, zamanın çok önemli olduğu ve analistlerin makine ölçeğinde karmaşık sistemleri hızla anlamaları gereken yüksek riskli  bir güvenlik operasyonları alanıdır.

Cisco’nun SOC Assistant (Güvenlik Operasyonları Merkezi Asistanı) özelliği, güvenlik analistlerine doğru zamanda doğru kararlar almalarını sağlayacak bağlamı sunacak. SOC Assistant, Cisco Security Cloud platform çözümleri genelinde istihbaratı ilişkilendirecek, potansiyel etkileri aktaracak ve önerilen eylemleri paylaşacak. Bu da SOC ekiplerinin potansiyel tehditlere müdahale etmeleri için gereken süreyi önemli ölçüde azaltacak.

Cisco, Cisco LIVE 2023’te, Webex ve Security Cloud için üretken yapay zekâ çözümünün ön gösterimini de yaptı. Webex özetleri, politika yönetimi ve SOC Assistant Özetleri 2023 takvim yılı sonuna kadar kullanıma sunulacak. Ek SOC Assistant özellikleri ise 2024 takviminin ilk yarısında kullanımda olacak.

Cisco’nun Üretken Yapay Zekâ Yaklaşımı

Cisco, yıllardır Cisco’nun dünyaca bilinen güvenliği ile Webex kullanıcıları için rakipsiz deneyimler yaratmak üzere ses, video, doğal dil anlayışı ve analitik ile yapay zekâdan yararlanıyor. LLM ve üretken yapay zekâdaki yeni gelişmeler, rakipsiz hibrit iş deneyimleri sunmak için bunu daha da ileriye taşıyor. Webex, kurumsal düzeyde yapay zekâ için çok modlu destek, izinler, gizlilik ve doğruluktan oluşan bir dizi ilke belirledi. Bu, ilgili veri kaynağının gizlilik ve güvenlik kurallarına dayalı olarak yalnızca kişilerin halihazırda erişim iznine sahip oldukları verilerin kullanılmasını içeriyor.