Huawei telekom sektörüne yönelik önemli bir karar almıştı. İngiltere Telekom sektöründe Hauwei’den doğacak boşluğu Japon NEC kapatmayı planlıyor.
İngiltere telekom sektöründe yeni dönem
Huawei ile ABD arasında yaşanan gerginlik, sektördeki dinamikleri tamamen değiştiriyor. Telekom sektöründe de Hauwei’den kaynaklı önemli bir değişim başlayacak gibi görünüyor.
ABD ambargosu nedeniyle bazı bölgelerden çekilmeye başlayan Hauwei’inin, İngiltere’de telekom piyasasından da çekilmesi bekleniyor. Bu durum, diğer şirketlerin İngiltere’deki sektöre yönelik daha fazla girişimlerde bulunmasına neden oldu.
Samsung doğacak bu boşluğu tahmin ederek, 5G konusunda Hauwei’ye rakip olmaya çalışıyor. Ancak en önemli adım Japon NEC ve NTT DoCoM ortaklığından gelecek gibi görünüyor.
Hauwei’nin İngiltere’de telekom sektöründe yüzde 35 oranında bir ekipman payının bulunması, olası bir çekilme durumunda yeni şirketler için fırsatlar doğuracak. NEC’in ABD pazarına yönelik girişimlerini artırması da İngiltere pazarına olan ilgisini artırabileceğini gösteriyor. NEC 2030 yılı için yüzde 20 civarında bir Pazar payına ulaşmayı hedefliyor. İngiltere’deki rekabetin kazanını kim olacak şimdiden merak ediliyor.
Apple, bu konuda çok önemli bir teknolojiye sahip; Car Key. Apple’ın CarKey teknolojisi, Apple cihalzarın araba anahtarı olarak kullanılmasını sağlıyor. Bu da kullanıcıların artık araba anahtarı taşıma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.
iOS 14 ile duyurulan Car Key teknolojisini kullanacak ilk otomotiv şirketi belli oldu. BMW tarafından yayınlanan BMW Connected teknolojisi ile CarKey teknolojisi BMW sürücüleri tarafından kullanılabilecek. Bunun için sürücülerin iPhone veya Apple Watch’a sahip olmaları yeterli olacak.
Bununla birlikte BMW ile 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 8 serisiyle birlikte X5, X5M, X6, X6M, X7 ve Z4 modelleri için Car Key kullanmak mümkün olacak.
Apple’ın Car Key teknolojisini önümüzdeki yıllarda daha fazla modelde görmemiz de sürpriz olmayacak. Ancak BMW bu konuda bir ilki gerçekleştirmiş oldu.
Teknoloji dünyasının dev şirketlerinden Sony isim değişikliği kararı aldı. Böylelikle şirket 62 yıl sonra isim değişikliğine gidiyor.
Sony isim değişikliği: Sony Group
Japonya merkezli teknoloji devi Sony, 2021 Nisan’da büyük bir değişikliğe gitmeye hazırlanıyor. Yapılacak bu değişiklik, şirketin marka değerini doğrudan etkileyecek.
Sektörün önemli isimlerinden Sony, 62 yılında ardından isim değişikliğine gidiyor ve şirketin yeni ismi Sony Group oluyor. Sony China tarafından yapılan açıklamada, bu kararın hissedarlar toplantısında verildiği belirtiliyor.
Sony’nin isim değişikliğine gitme nedeni olarak ise daha büyük bir kimlik konumlandırması hedefinden kaynakladığı belirtiliyor. Böylelikle Sony Group ismiyle, teknoloji devi şirket daha geniş bir alanda hizmet verdiğini gösterecek. Bu da şirketin marka konumlandırmasında önemli bir rol üstlenecek.
Sony yeni ismiyle tüketici elektroniği çalışmalarını diğer çalışmalarıyla aynı seviyede önemsediği mesajını verecek. Sony CEO’su Yoshida Kenichiro, alınan yeni kararın Sony için yeni kapıları aralayacağını belirtiyor. 1958 yılından sonra ilk kez değişen Sony isminin, şirkete nasıl bir katkı sağlayacağını hep birlikte göreceğiz.
Pasaport ve ehliyetlerin tamamen dijitalleşmesine yönelik birçok çalışma yapılıyor. Peki fiziksel pasaportlar ve ehliyetler artık tarih mi oluyor?
Apple fiziksel pasaportlar için dijitalleşme çalışmaları yapıyor
Her şeyin dijitalleştiği bugünlerde, artık pasaportlar ve ehliyetler için de benzer bir dönemden geçtiğimizi söyleyebiliriz. ancak güvenliğin üst seviyede olması gereken bu belgeler için dijitalleşme çalışmaları kısmen yavaş ilerliyor diyebiliriz.
Apple, fiziksel pasaportların ve ehliyetlerin tamamen kullanımdan kalkması için yeni bir patent üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Apple’ın aldığı kullanıcı kimliği için doğrulama talebi sağlama isimli patent, iPhone cihazların neler yapabileceğini gösteriyor.
Şu anda sadece patent dahilinde olan sistemin geliştirilip geliştirilmeyeceği konusunda net bir bilgi bulunmuyor. Sunucudan bağımsız bir şekilde doğrulama işlemi yapabileceği belirtilen sistem hayata geçerse, gelecek yıllarda Apple Watch cihazlarda da çalışması sürpriz olmayacaktır.
Aslında Apple’ın bu çalışmalarını pek de gizli yürüttüğünü söyleyemeyiz. Daha önce İngiliz ve Alman hükümetleri ile bu konuda iş birliğine de gidilmişti. Apple’ın sistemi geliştirmesi ve hükümet onayları sonrasında, artık birçok resmi fiziksel belge yerine dijital belge ile hayatımıza devam edebileceğiz.
Bir artırılmış gerçeklik uygulaması olan Sodar şimdilik sadece bir web uygulaması olarak çalışıyor. Yani kullanıcı uygulamanın sitesine girerek sosyal mesafesini ölçebiliyor.
Google, GSuite abonesi profesyonel kullanıcıların, Gmail içinden başka kullanıcılara sesli arama göndermesine izin verecek.
Daha hızlı iletişim için
GSuite kullanımının daha pratik hale dönüşmesini isteyen Google, böylece bir profesyonelin, bir e-mail’i okurken, hemen e-mail uygulaması içinden ilgili kişiye sesli arama göndermesine imkan tanıyacak.
Apple Card web portalı ile kullanıcılara birçok yeni kolaylık sağlanıyor. Böylelikle kullanıcıların Apple Wallet’a duydukları ihtiyaç da azalıyor.
Apple Card web portalı ile kolaylık sunuyor
Teknoloji dünyasında yaşanan gelişmelerle birlikte artık ödeme sistemlerinde dijitalleşme kaçınılmaz hale geldi. Apple bu amaçla 2019 yılında kendi dijital ödeme hizmeti olan Apple Card’ı kullanıma sunmuştu.
Bununla birlikte Apple, kendi hizmetinin birçok banka kartına kıyasla daha fazla avantaj sunduğunu iddia ediyordu. Apple Card için sürekli iyileştirme çalışmalarına devam eden Apple, bu kez de kendi hizmeti için yeni bir web portalı oluşturdu. Bu portal ile kullanıcıların mümkün oldukça Apple cihazları ile Apple Wallet kullanma ihtiyaçları azaltılmaya çalışıldı.
Ancak web portalı, kullanıcılar için Apple Wallet bağlılığını tamamen ortadan kaldırmıyor diyebiliriz. Portal üzerinden kullanıcılar, Apple Card’ları hakkında detaylı bilgilere erişebiliyor ve ödeme yapabiliyor. Yani şimdilik portal fatura ekstresi görüntüleme ve fatura ödeme için kullanılıyor. Web portalında yapılacak iyileştirmelerle Apple Card’ın hangi seviyeye ulaşacağını hep birlikte göreceğiz.
Şu anda Apple Card’ın kullanıcılar için sunduğu en büyük avantajlar arasında nakit para iadesi imkanı yer alıyor. Apple sitesinden alışverişlerde yüzde 3, Apple Pay alışverişlerinde yüzde 2, titanyum kredi kartları ile yapılan alışverişlerde ise yüzde 1 nakit para iadesi imkanı bulunuyor.
Güney Koreli elektronik devi Samsung, sokak kedileri için ilginç bir kampanya başlattı.
Geri dönüşüm için yeni bir fırsat
Samsung’un dev TV kutuları artık kedi evine dönüşecek şekilde tasarlanacak. Böylece TV satın alan müşteriler, dev karton kutuları çöpe atmadan, evlerinde veya bahçelerinde besledikleri kediler için, sıcak bir kedi evi yaratabilecekler. Elbette sokak kedileri için, karton kutuları yağmurda ıslanmayacak bir noktaya konuşlandırmak önemli.
Ancak kutular sadece kedi evine de dönüşmüyor. Projenin amacı, yeniden kullanılabilir bir kutu üretmek ve böylece daha çevreci bir yaklaşım sergilemek.
Dileyen kullanıcılar, bu kartonlardan evde kullanabilecekleri gazetelik, fotoğraf/resim çerçevesi gibi eşyalar da yapabilecek. Kutuların üzerinde, bu eşyaları üretmek için gerekli çizim, kesim ve kıvrım noktaları da işaretlenecek.
Bilim insanları, 3D baskı süreçlerini saniyeler seviyesine indirecek yeni bir yöntem geliştirdiler.
Saniyeler içinde tıbbi materyaller
Daha önce baskı süreci, günler süren işlemler için artık çok kısa süreler yeterli olacak ve bu durum özellikle acil tıbbi uygulamalarda, 3D baskı ile gerekli tedavi materyallerinin üretilmesini mümkün kılacak.
İsviçre’deki Ecole polytechnique fédérale de Lausanne (EPFL) üniversitesinde yapılan çalışma şimdilik ticari bir uygulama dönüşmüş değil. Ancak patentinin paylaşılması ile beraber, 3D printer üreticilerinin çok daha hızlı yazıcıları piyasaya çıkarması mümkün olacak.
Steve Ballmer’ın “dokunmatik ekranları” düşünerek tasarlattığı Windows 8’in kare butonlu tasarımından vazgeçen Windows 10’da, menü öğeleri artık renkli kare arka planlar olmadan, doğrudan minik ikonlar ve linkler olarak yer alacak.
ABD’nin dört dev teknoloji şirketinin CEO’ları, anti-tekel soruşturması kapsamında “davet edildikleri” senatoda ifade vermeye gidecekler.
Canlı yayında azarlanacaklar mı?
Apple, Amazon, Google ve Facebook’un CEO’ları, teknoloji şirketlerinin pazarda bir tekel oluşturmadıklarına dair komisyon üyelerini ikna etmeye çalışacaklar.
Senatodan CEO’ları bu duruşmaya davet eden komisyon başkanı ise davete katılmanın gönüllü bir karar olacağını açıklamasıyla dikkat çekmişti. Ancak daveti reddeden CEO’ların mahkeme kararıyla getirtileceklerinin altı çizilmişti.
Teknoloji şirketleri ise, ifadeye katılmayı düşünmeyen Apple CEO’su Tim Cook’un da katılması haline geleceklerini açıklamışlardı. Tim Cook’un ifade vermeyi kabul etmesi nedeniyle diğer CEO’lar da şimdi oturuma katılacaklarını açıkladılar.
Bu ifadeler pek “kolay” geçen süreçler değil. Komisyon üyeleri, daha önce Mark Zuckerberg’i bir ifade sırasında canlı yayında tüm dünyanın gözü önünde çok sert şekilde azarlamalarıyla hatırlanıyorlar.
Bazı yorumlara göre, ABD seçimleri sırasında Trump’a karşı kampanyalara dahil olmaları beklenen sosyal medya ve teknoloji şirketlerinin en üst yöneticilerinin canlı yayında azarlanıp küçük düşürülerek, halkın gözündeki etkilerinin kırılması planlıyor. Ayrıca suçlamalara konu olan tekelcilik meselesi de, halkın gözündeki imajlarına ağır darbe vuracak bir detay. Dolayısıyla, bu ifade süreçlerinin tüm dünyada büyük ilgi görecek olaylara gebe olduğu tahmin ediliyor.
Facebook’un “ırkçı söylemleri” kaldırmadığını savunan bir grubun başlattığı kampanya ile sosyal medya devi ağır bir reklam boykotuna maruz kaldı. Dev şirketler birbir reklam boykotuna katıldığına açıklarken, şimdi Sony de Playstation reklamlarını Facebook’tan çektiğini açıkladı.
Peki neler oluyor?
ABD’de başkanlık seçimleri yaklaşırken, dev sosyal medya ve internet şirketleri, Trump’ın hesaplarını kapatıp Trump yanlısı grupların aktivitelerini engellerken Zuckerberg’in Trump karşıtı şirketlerin kampına katılmadığı dikkat çekmişti.
Bu gelişmenin ardından Facebook hızla ırkçılıkla suçlanıp reklam boykotuna maruz kaldı. Ve şimdi Coca Cola’dan Starbuck’a, Trump karşıtı olduğu bilinen yüzlerce şirket reklamlarını Facebook’tan çekmeye başladı. Facebook’un kısa vadede milyalarca doalr reklam kaybı yaşayacağı hesaplanıyor.
Bakalım Zuckerberg bu dev maddi baskıya rağmen, politik söyleminde ısrarcı olmayı sürdürebilecek mi?
Apple’ın, kullanıcılarını abonelik ücretlerine bağlama stratejisi, tüm ekonomiye yayılmaya başlıyor.
İhtiyacın olduğu zaman kullan, kullandığın kadar öde
Alman otomotiv devi BMW de, bazı servislerini ve donanımlarını araç sahiplerine, esnek ödeme planları ile satma kararı aldı. Bu “esnek” ödeme planları içinde ise abonelik modeli de bulunacak.
Örneğin, ısıtıcılı koltuklar satın almak isteyen ama bunun için topluca bir bedel ödemek istmeyen kullanıcılar, ısıtıcı sistemini sadece kış ayları için, abonelik sistemiyle kiralayabilecek.
Benzer pek çok hizmet ve donanım, abonelik sistemine entegre edilebilecek. Böylece BMW müşterileri çok daha uygun fiyatlar “baz” aracı satın alıp daha sonra bu araca, abonelik modeliyle ihtiyaç duyduğu donanımları ekletebilecek.
Genel tabloya baktığımızda, maden işleme şirketlerinin büyük bir belirsizlikle boğuşmakta olduğunu görüyoruz. Bu dönemde yapay zeka, maden şirketleri için kurtarıcı rol üstleniyor.
Koronavirüs döneminde yapay zeka maden işlemede kurtarıcı oldu
Birçok maden işleme şirketi, piyasalardaki hammadde dalgalanmalarıyla başa çıkmak için çeşitli adım atmaktaydı. Ancak işgücü, tedarik zincirleri ve talepteki zorlukları tetikleyen koronavirüs salgını, kısa sürede daha yüksek düzeyde operasyonel esnekliğe ihtiyaç duyulmasına neden oldu. Yapay zekadaki (AI) son gelişmeler, bu esnekliğin sağlanmasına yardımcı oldu. Özellikle farklı senaryolara ait, uzun yıllara dayanan terabayt boyutlarındaki veri, bu konuda yapay zekanın işini daha kolaylaştırıyor. Bu yazımızda iki vaka ile durumu analiz ettik.
Son yıllarda, piyasa fiyatlarında yapılan sık değişiklikler, uzun vadeli karlılığı en üst düzeye çıkarmak için yeni maden işleme stratejileri gerektiren gübre şirketlerini güçlendirdi. İlk adım yapay zekayı farklı işletim modellerinde piyasa fiyatları ve karlılık arasındaki korelasyonları anlamak için kullanmaktı. Özellikle, üretimi (anlık karları) veya getiriyi (uzun vadeli karları) maksimize etmenin, madenin ekonomik ömrü ile etkilerini karşılaştırdı. Ayrıca, zenginleştirilmiş maden sınıfını en üst düzeye çıkarmanın etkilerini ve farklı cevher özelliklerinin alt maliyetler üzerindeki etkisini de incelemiştir.
Bu durumu daha iyi anlamak için yapay zeka modelleri oluşturarak şirket daha kârlı stratejiler belirleyebildi ve bazı şaşırtıcı görüşler ortaya çıkardı.
Madende şu anda hangi cevheri üretiyorsa onu işlemek yerine, optimum cevher özelliklerini belirleyin ve maden planlarında dinamik değişikliklere yol açın.
yapay zeka maden
Baz metal üreticisi: Kriz yoluyla yönetmek
Mevcut kriz, bazı şirketler için yeni becerileri test etme şansı sundu. Entegre baz metal üreticisi için yapılan çalışmaya göre durum böyleydi. Şirket, COVID-19 ortaya çıktığında çevik ve yapay zeka yetenekleri geliştirme yolculuğunda zaten çok ilerliyordu. Yeni yeteneklerini kullanarak, bazı uzun vadeli operasyonel varsayımları ortadan kaldırırken üretimi ve verimi artırabildi. Sonuçlar, işletme genelinde yapay zeka ve çevik yöntemlere daha fazla güven duyulmasına yardımcı oldu.
Kriz, baz metal üreticisi için nihai piyasalardaki pazar talebini ve fiyatlandırmayı hızla etkiledi. Ayrıca şirketin bir takım varlıklarını işletme yeteneğini de etkiledi. İlk yanıt olarak, operatör maliyetleri düşürmek, operasyonları kısmak ve daha karlı cevherleri hedeflemek için mayın planını gözden geçirmek de dahil olmak üzere bir dizi geleneksel kriz müdahale stratejisini ele aldı.
Ancak, kullanabileceği birkaç yeni araç da vardı. İlk olarak şirket, metal üretimi için verim, maliyet veya her ikisini de optimize etmeye kadar yapay zeka modellerini yeniden eğitmeye başladı. Şirket ayrıca yapay zekayı farklı üretim seviyelerindeki potansiyel karlılığı belirlemek ve senaryo planlamasını desteklemek için geleneksel maden planlama çabalarını tamamlamak için kullandı.
İkinci kuruluş ise kısa süre önce oluşturduğu çevik ekiplerini, krizden sonra yeni yollarla konuşlandırdı. Takımlar problem çözme, iki haftalık planlar ve mükemmel çözümler üzerinde çalışmak yerine tekrar tekrar test etmek, öğrenmek ve iyileştirmek için minimum uygulanabilir ürünler uygulamak için radikal yeni yaklaşımları benimsemişti.
Sorunları azaltmaya veya üretimi optimize etmeye odaklanan çevik ekipler, COVID-19 dönemine hızlı yanıt vermek için çalıştı. Bir örnekte, çapraz işlevli bir çevik ekip, çekici kamyon operatörleri için maruz kalma riskini nasıl önemli ölçüde azaltabileceğine odaklandı. Ekip, mürettebatının güvenliğini artırmak ve operasyonel hedefleri desteklemek için sabah gruplarını değiştirmek için yaratıcı yollar geliştirdi. Diğer çevik ekipler dikkatlerini maliyetleri nasıl azaltabileceklerine başarıyla çevirdiler.
Dijital dönüşüme nasıl başlamalıyım?
Uygulama için gerekli olan berileri, yeterli yetkinlikte bir takım kurarak başlamak en doğrusu olacaktır. Bu ekip ile makine öğrenimi aracı oluşturmak, veri bilimcileri ile verileri yapılandırmak ve temizlemek, dijital dönüşüm yol haritanızda kritik bir öneme sahip olacaktır. Bununla birlikte takımın başında dijital dönüşüm koçunun bulunması, tesis ve çalışanlar arasında bir köprü oluşturması da oldukça kritiktir.
Tespit edilen yeni Facebook hatası kullanıcı verilerini tehlikeye attı. Hata nedeniyle, kullanıcılar uygulamayı bıraktıktan 90 gün sonra bile veriler paylaşıldı.
Facebook hatası kullanıcı verilerini etkiledi
Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla, dünyanın en değerli kaynağı artık veri haline geldi. Bu nedenle kullanıcı verileri, artık şirketler için birçok kaynaktan daha değerli.
Sık sık kullanıcı verilerinin güvenliğini sağlayamadığı gerekçesiyle gündeme gelen Facebook, yeni bir skandala daha karıştı. Facebook’un yayınladığı yeni bir blog yazısında, bu hatayla ilgili bilgiler paylaşıldı.
Tespit edilen hatayla kullanıcılar uygulamayı kullanmayı bıraktıktan 90 gün sonra bile, geliştiricilerle kullanıcı verilerinin paylaşılmaya devam edildiği öğrenildi. Bu açıklamayla Facebook, hata kaynaklı olduğunu iddia ettiği kullanıcı verisi ihlalini kabul etmiş oldu. Kullanıcı verilerinin yaklaşık 5 bin geliştirici ile 90 gün sonra bile paylaşılması, Facebook’un güvenilirliği konusunu tekrar gündeme getirdi.
Geliştiricilerle paylaşılan bilgiler arasında ise dil, cinsiyet gibi temel verilerin yer aldığı belirtiliyor. Facebook tarafından yapılan açıklamada, kullanıcı verilerini koruma konusunda şeffaf bir politika izleneceği belirtildi. Ayrıca bu verilerin korunması konusunda geliştiricilerin de önemli bir payının olduğu belirtildi.
ABD’nin ünlü yayın kuruluşu New York Times, Apple News üzerindeki yayınlarını ve abonelik uygulamalarını durduracağını açıkladı.
Apple hegemoyasına son
Abonelik ücreti üzerinden Apple’a %30 komisyon ödeye yayıcı kuruluş, artık doğrudan kendi web servisleri üzeriden abonelik işlemlerini yürüteceğini açıkladı.
Kararı bir nedeni de, Apple News uygulamasının okurları uygulama içinde tutması ve yayıncının web sayfasına göndermemesi.
Rekabet Kurulu otomotiv devlerine soruşturma açarak, haklarındaki iddiaları inceleyecek. Bu şirketlerin rekabeti engelleyici stratejiler izlediği iddia ediliyor.
Rekabet Kurulu otomotiv şirketleri için hazırlanıyor
Günümüzde şirketler her ne kadar kıyasıya bir rekabet halinde olsa da Rekabet Kurulu bunu etik şartlarda sürdürebilmek için çeşitli önlemler alıyor. Rekabet kurallarına uymayan şirketler ise çok ciddi maddi cezalarla karşı karşıya kalabiliyor.
Otomotiv sektörünün dev isimleri Audi, Porsche, Volkswagen, Mercedes-Benz ve BMW için kurul yeni bir soruşturma başlatmaya hazırlanıyor. Bu 5 otomotiv devinin hakkındaki iddialar için yeterli delile sahip olunduğu da belirtiliyor.
Türkiye’deki etkileri incelenecek araştırma da, SCR yazılımı ve dozlama stratejisinin yanı sıra AdBlu depo boyutuna yönelik de çeşitli incelemeler yapılacak.
Konuyla ilgili yapılan açıklama ise şu şekilde:
Yapılan ön araştırmada elde edilen bilgi, belge ve yapılan tespitleri 11.06.2020 tarihli toplantısında müzakere eden Rekabet Kurulunca, Beşli Grup arasındaki güvenliğe ilişkin iş birliği kapsamında; radar hız kontrol sisteminin çalışacağı maksimum hız sınırının ve araçların tavanlarının en fazla hangi hızda açılıp kapanabileceğinin belirlenmesini, çevreyle ilgili iş birliği kapsamında benzin partikül filtrelerinin kullanımının önlenmesini ve piyasaya sürümünün geciktirilmesini, SCR teknolojisi (sertifikasyon ve maliyet unsurları da dahil SCR yazılımı ve dozlama stratejisi) bakımından rekabete hassas bilgilerin paylaşılmasını ve AdBlue deposunun boyutunun belirlenmesini içeren iddialara ilişkin bulgular ciddi ve yeterli bulunarak bahsi geçen karar ve eylemler yoluyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin ve iddia konusu eylemlerin Türkiye’de etki doğurup doğurmadığının tespitine yönelik olarak; Audi AG, Dr. Ing. h.c. F. Porsche AG, Volkswagen AG, Mercedes-Benz AG, Bayerische Motoren Werke AG hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi uyarınca, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 2. maddesi uyarınca, “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar” anılan Kanun’un kapsamını oluşturmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye piyasasında rekabeti kısıtlayıcı bir ihlalden söz edebilmek için teşebbüslerin mutlaka Türkiye’de yerleşik olması şartı aranmamaktadır. Yurt dışında rekabeti kısıtlayıcı davranış içine giren teşebbüslerin faaliyetlerinin de Türkiye piyasalarını etkilemesi söz konusu olduğunda Rekabet Kurumu 4054 sayılı kanundaki yetkilerini kullanır.
Covid-19 pandemisi nedeniyle 2020’deki fuarların neredeyse hepsi iptal edilmişken, umutlar 2021 yılına kalmıştı.
Fuarlar 2022’ye mi kaldı?
Ancak pandeminin 2021 yılında da geçmeyeceği artık anlaşıldıktan sonra 2021 yılında düzenlenecek fuarlar için de iptal haberleri gelmeye başladı.
İlk iptal haberi ise dünyanın en büyük otomobil fuarı olan Cenevre fuarından geldi. Her yıl mart ayından düzenlenen fuarın, Mart’ta pandeminin bitmeyeceğinin anlaşılması üzerine iptal edilmesi de kaçınılmaz oldu.
İsviçre hükumeti, 1000’den fazla kişinin kapalı veya açık bir alanda toplanmasını yasakladığı için de, pandemi süresince, maskelerle bile olsa bu fuarın yapılması imkansız görünüyor.
Google akıllı gözlük piyasasında iddialı girişimlerine devam ediyor. Bu amaçla Google, sektörde adından söz ettiren North markasını satın aldı.
Google akıllı gözlük sektöründe yer alacak
Akıllı gözlük piyasasında, son birkaç yıldır önemli bir hareketlilik yaşanıyor. Bununla birlikte teknoloji devi şirketler de yeni girişimler satın alarak çalışmalarını genişletmek istiyor.
Bu alanda öncü çalışmalara imza atan Google, yeni girişimler satın alarak akıllı gözlük geliştirme çalışmalarını daha ileriye taşımayı hedefliyor. Bu amaçla Google, North isimli akıllı gözlük markasını satın aldı.
2012’de kurulan Kanada merkezli North şirketi, Focals isimli akıllı gözlük modeliyle piyasada adından bir hayli bahsettirmişti. 999 dolarlık satış etiketine sahip olan Focals gözlüğün sap kısmında mini projeksiyon yer alıyor. Bu projeksiyon ilgili verileri gözlük camına yansıyıro.
Geçtiğimiz dönemlerde 200 milyon dolarlık yatırım almayan başaran North şirketi için Google’ın ödeyeceği bedelim 180 milyon dolar seviyelerinde olacağı tahmin ediliyor. Google ilk etapta North’un teknolojik alt yapısından yararlanacak. Bununla birlikte North faaliyetlerini Google bünyesinde Kanada’da sürdürmeye devam edecek.