Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1456

[Rapor] Hilton: 2119 yılında oteller nasıl olacak?

0

Uluslararası otel zinciri 100 yıl sonrasının otellerine dair görüşlerini paylaşıyor

Hilton yıldönümünü kutlarken önümüzdeki 100 yılda seyahat ve konaklama sektörünün trendlerini bildiriyor. Sürdürülebilirlik, yenilik, tasarım, insan ilişkileri ve beslenme alanlarından uzman görüş ile desteklenen bir raporda yer alan bulgular teknolojideki gelişmenin ve iklim değişikliğinin gelecekte otelcilik sektörünü nasıl etkileyeceğini ortaya koyuyor.

İşte geleceğin otelinden öne çıkan özellikler

Kişiselleştirme kraldır: Anında kimlik değiştiren lobiler, deri altı çipleri…

  • Teknoloji misafirlerin tüm anlık gereksinimlerine cevap vermek üzere her mekanın dönüşmesine olacak sağlayacak. Lobi her konuğa mükemmel ve kişisel bir ağırlama sunmak amacıyla sakin bir spa’dan hareketli bir bara kadar herhangi bir mekâna dönüşebilecek.
  • Deri altına yerleştirilecek mikro çiplerle ısıdan aydınlatmaya, eğlenceden ve diğer her türlü ayrıntıya kadar çevremizdeki her düzeneği istediğimiz anda istediğimiz yerde kablosuz şekilde kontrol etmemizi sağlayacak.

Menü sürprizleri: Deniz yosunu keki, böcekli bolonez, plankton turtası

  • Diyetlerimiz daha fazla bitki bazlı yemek tarifleri ve bazı şaşırtıcı protein kaynaklarını içerecek: Beetle bolognese (böcekli bolonez), Plankton pies (plankton turtası) ve seaweed green velvet cake (deniz yosunu keki) menünün belli başlı öğelerini oluşturacak.
  • 3D-yazıcıdan çıkan akşam yemekleri ve oda servisi benzersiz bir kişiselleştirilmiş deneyim sunacak.
  • Her konuk için şeflere biyometrik veriler sağlanacak, tercihlere ve beslenme gereksinimlerine göre yemekler otomatik olarak hazırlanacak.

Fütüristik fitness: Havuzda sanal bir deniz kaplumbağası, dijital Everest’e tırmanış

  • Havuzda sanal bir deniz kaplumbağası ile birlikte yüzün veya Everest Dağının dijital yamacına tırmanmayı deneyin: Yapacağınız bu rutin egzersiz size özgü olacak.
  • Ayrıca, antrenmanlardan elde edilen enerji otelin beslenmesinde kullanılacak ve dolaşım sistemine hiçbir etkisi olmayacak. Hatta konuklar ulaşılan antrenman hedeflerine bağlı olarak ödüller kazanacaklar.
  • İzlenebilir antrenmanlar ve hologramlı kişisel antrenörlerinizle spora kaldığınız yerden devam edeceksiniz. Teknolojisiz zamanlar arayışı içinde olduğumuz için çevrim dışı olmak yeni bir lüks olacak.

Sürdürülebilir her şey: Okyanustaki plastik atıklardan inşa edilen oteller

  • Gelecek yüzyılda sadece özünde sorumluluk sahibi olan sektörler hayatta kalacak.
  • Sürdürülebilirlik, okyanustan toplanan plastiklerle inşa edilmiş otellerden, her tür hava koşuluna dayanıklı kubbelere pek çok farklı uygulamayla otelcilikteki tasarım anlayışını değiştirecek.
  • Oteller topluluklar için birer “ortak akıl alanı” olarak konumlanacak; yerel kaynakları yöneten, topluma yönelik böcek çiftlikleri ve suda bitki yetiştirilen dikey bahçeler gibi alanlara katkıda bulunan bir belediye binası gibi hareket edecekler…

İnsanî dokunuş

  • Yapay zekânın hâkim olduğu bir dünyada insan teması ve kişisel dokunuş  hiç olmadığı kadar kritik bir öneme sahip olacak.
  • Teknoloji, otel görevlilerinin konukların birbirleriyle temas kurması ve unutulmaz anlar yaşamalarına odaklanabilecekleri gerekli ve önemli olan zamanı yaratacak.

Raporla ilgili değerlendirmelerde bulunan Hilton EMEA Başkanı Simon Vincent 2119’un oteliyle ilgili olarak şunları söyledi: “Hilton 1919 yılındaki kuruluşundan itibaren havalandırma ve odalarda televizyon gibi endüstrideki ilkleri devreye sokarak dünya konaklama sektörüne öncülük yaptı. Geçen yıl çevrede yarattığı etkiyi azaltmak amacıyla bilimsel esaslı hedefleri oluşturan ilk konaklama şirketi oldu. İkinci yüzyılımıza da yenilik taahhüdümüzü, çalışanlarımızın gücünü ve teknolojiyi konukların taleplerine cevap vermeye yönlendirerek giriyoruz. Araştırmamız konaklama sektörü için heyecanlandırıcı bir gelecek çiziyor, teknoloji merkezli bir dünyada artan insan etkileşiminin önemini vurguluyor.”

PayU’dan bir satın alma daha

0

Yakın zamanda iyzico satın almasıyla gündeme gelen PayU bu kez de faaliyet alanını Güneydoğu Asya’ya doğru genişletecek bir satın alma gerçekleştirdi. PayU’nun, online ödeme çözümü Red Dot Payment’ın (RDP) çoğunluk hissesini satın aldığı açıklandı. Şirket, son üç yılda fintech ve birleşme/ satın alımlar için 700 milyon dolardan daha fazla yatırım yapmış oldu.

PayU’dan 65 milyon dolarlık satın alma

Ülkemizde PayU’nun iyzico’yu 165 milyon dolar karşılığında satın alması, girişimler için umut verici bir adım olarak değerlendirildi. Aradan geçen sürenin ardından PayU, 65 milyon dolar karşılığında RDP’inn çoğunluk hissesini satın aldığını açıkladı. Bu satın almanın ardından hissedarların önemli bir kısmı ayrıldı. Kurucunun ise şirkette hisse sahibi olmaya devam edeceği duyuruldu.

Singapur’un önemli şirketlerinden biri olan RDP, online perakende, konaklama, hayır işleri ve yemek teslimatı gibi çok hızlı bir şekilde büyüyen alanlara da odaklanıyor.

Google ve Temasek tarafından yapılan araştırmaya göre, dünyanın en hızlı büyüyen dijital ödeme pazarlarından biri olan Güneydoğu Asya’daki toplam harcama hacminin 2025 yılına kadar üç kat artarak 240 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Küresel satıcılar için büyük bir potansiyel olan bölgenin en büyük altı ülkesinde 350 milyon internet kullanıcısı bulunuyor.

PayU, bu anlaşmayla RDP platformlarını PayU Hub’a entegre ederek küresel satıcılara kazandıracak teklifler sunuyor.

PayCore, MPTS Turkey’i satın aldı

0

Şirket bu hamleyle Türkiye’nin ve bölgenin en büyük gücü olmayı hedefliyor

Türkiye’de ve dünyada bankalara, finans kuruluşlarına, ödeme servis sağlayıcılarına, telekom operatörlerine 2001 yılından bu yana ödeme teknolojileri konusunda  çözümler sunan PayCore, MPTS Turkey’i satın aldı. MPTS Turkey, 2018 yılının Aralık ayında yapılan şirket satış sözleşmesinin ardından Rekabet Kurumu ve Merkez Bankası onaylarının tamamlanmasıyla 18 Haziran itibarı ile resmen PayCore bünyesine geçti. Geçmişte Provus markası ile 12 ülkede faaliyet gösteren MPTS Turkey, artık faaliyetlerine PayCore Holding çatısı altında PayCore markasıyla devam edecek. Satın alma miktarına ilişkin bilgi verilmedi.

Bu satın alma ile mevcut processing işini büyüten ve güçlendiren PayCore, processing sektöründe bölgenin öncü kurumlarından biri konumuna geldi. (Processing; “bankalar, devlet kurumları, telekom operatörleri ve perakendeciler gibi geniş kapsamlı bir müşteri tabanına POS yönetimi, kredi ve banka kartı yönetimi, ATM yönetimi, otomatik geçiş, ücret toplama, toplu taşıma kart entegrasyonu vb alanlarda verilen operasyonel hizmet” anlamına geliyor.) 

PayCore CEO’su Güney: “Processing alanında Türkiye ve bölgenin en büyük gücü haline gelmeyi hedefliyoruz”

 PayCore CEO’su Turgut Güney satın alma ile ilgili, “MPTS Turkey’i satın almamız, yalnızca processing dünyası için heyecanlı bir gelişme olmadı, aynı zamanda global büyüme vizyonumuzun da bir parçasına hizmet etti. Bu hamle, mevcut processing şirketimiz ile birlikte processing sektöründe Türkiye’nin ve bölgenin en büyük gücü olma hedefimize yönelik bir sıçrama etkisi yarattı” dedi.

Devir ile birlikte PayCore mevcutta sahip olduğu Dış Hizmet Sağlayıcı Lisanslarına ek olarak Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistem İşleticisi faaliyet iznini kapsayan Merkez Bankası Takas ve Mutabakat Lisansına da sahip oldu.

Cardtek, Mart ayında unvanında değişikliğe gitmiş ve PayCore adını almıştı. MPTS Turkey ise Mastercard Payment Transaction Services‘ın kısaltılmış hali.  

Bilişimde Türkiye’ye değer katanlar açıklandı

0

Türkiye’nin gelişimine önemli katkılar sağlayan bilişim sektörünün ilk 500 şirketi açıklandı

Türkiye’de bilişim alanındaki tek kapsamlı araştırma olan İlk 500 Bilişim Şirketi Araştırması sonuçlandı. Bu yıl 20.’si gerçekleşen ve her yıl olduğu gibi bu yıl da birçok yeniliği barındıran araştırma sonuçlarına göre başarılı şirketler 4 Temmuz Perşembe günü İstanbul Grand Pera – Emek Sahnesi’nde düzenlenen törenle ödüllerini aldılar. Sektörün her alanından önemli isimleri ve kurumları buluşturan “İlk 500 Bilişim Şirketi Türkiye 2018” ödül töreninin açılış konuşmalarını Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurul Üyesi Dr. Hakan Yurdakul, ICANN Bölge Müdürü Baher Esmat, Asis Elektronik Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi Hakan Özyürek, KoçSistem Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca ve BTHABER Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe gerçekleştirdi.

İlk 500 Bilişim Şirketi’nin toplam geliri bir önceki yıla göre yüzde 12 arttı

M2S Araştırma ve Pazarlama A.Ş. Genel Müdürü Özlem Unan, 2018 yılında Bilişim 500 sıralamasında yer alan şirketlerin toplam gelirlerini 2017 yılına göre Türk Lirası bazında yüzde 12 oranında arttırdığını belirtti. Unan’ın verdiği bilgilere göre bu yıl en yüksek büyümenin yüzde 317 olduğu sıralamada yüzde 100’ün üzerinden büyüyen şirket sayısı ise 28 oldu.

Törende bilişim sektörüne 35 yıl ve üzerinde emek veren Tuğrul Tekbulut, Hayguyi Antikacıoğlu, Faruk Eczacıbaşı, Osman Helvacı, Melek Bar Elmas, Rahmi Aktepe ve Bekir Erdoğan’a “35 Yıl Emek” ödülleri BTHABER Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe tarafından takdim edildi.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da BThaber Gazetesi üç özel ödül hazırladı. “En İnovatif BT Platform” ödülü Clonera adına Evren Ballı’ya, “Asırlık Teknoloji Şirketi” ödülü NCR adına Işıl Hasdemir’e ve “Yükselen BT Yıldızı” ödülü Secure Future adına Cem Kotanoğlu’na BThaber Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Ayhan Sevgi tarafından teslim edildi.

Değişen ve gelişen kategori yapısıyla her şirketin kendi kulvarında yarıştığı, özel ödüllerle beraber toplam 98 ödülün sahiplerini bulduğu törende; 9 Dağıtıcı, 19 Sistem Entegratörü ve İş Ortağı, 10 Hizmet Sağlayıcı, 8 Uluslararası Üreticinin Türkiye Temsilcisi, 14 Türkiye Merkezli Üretici, 15 PLUS, 4 Ana Kategori ve 9 da Türkiye Ekonomisine Katkı Özel ödülleri verildi.

“Türkiye Ekonomisine Katkı Özel Ödülleri” kategori başlığı altında “Ar-Ge Yatırımı” kategorisinde Logo Yazılım, “Yapay Zekâ” kategorisinde Emfa Yazılım, “Türkiye Merkezli Üretici IoT ve M2M” kategorisinde Arvento ödüle layık görüldü. “Donanım İhracatı” kategorisinde Corning Optik İletişim, “Hizmet İhracatı” kategorisinde NETAŞ, “Yazılım İhracatı” kategorisinde de Ekin Teknoloji ödül aldı. “Türkiye Merkezli Üretici Donanım” kategorisinde Karel Elektronik, “Türkiye Merkezli Üretici Hizmet” kategorisinde STM Savunma Teknolojileri ve “Türkiye Merkezli Üretici Yazılım” kategorisinde de Intertech ödül alan diğer firmalar oldular.

 

Dünyanın en pahalı şehirleri belli oldu

0

209 şehir arasında Hong Kong birinci olurken, İstanbul 154. sırada yer alıyor

Dünyanın en pahalı şehrinin Hong Kong olduğu açıklandı.  İnsan kaynakları danışmanlığı şirketi Mercer’ın araştırmasına göre, dünyanın en pahalı şehri Hong Kong olurken, en ucuz şehrin de Tunus olduğu belirlendi.

100 puana sahip New York’un referans alındığı Mercer Yaşam Maliyeti Araştırması’nda veri toplama evresinde dünyadaki ekonomik ve politik dalgalanmalar, döviz kurlarındaki hareketlilik, enflasyon ve konaklama ücretlerindeki değişiklikler de dikkate alınıyor.

İstanbul 154. sırada yer alıyor

Yurtdışındaki çalışanlara ödenecek ücretler konusunda hükümetler ve çokuluslu şirketlere rehberlik eden ‘Mercer Yaşam Maliyeti Araştırması’, 5 kıtada 209 şehirde gerçekleştirildi. Mercer Yaşam Maliyeti Araştırması, özellikle küresel çapta iş yapan şirketlerin mobil iş gücünü yönetme stratejilerini belirleme aşamasında en önemli referanslarından biri olarak görülüyor ve her şehirde, konut, ulaşım, gıda, kıyafet, ev eşyaları ve eğlence gibi 200’den fazla unsurun karşılaştırmalı maliyetini ölçüyor.

Her şehirde konut, ulaşım, yiyecek, giyim, ev eşyası ve eğlence dahil olmak üzere 200’den fazla kalemin karşılaştırmalı maliyetlerinin ölçüldüğü araştırma sonuçlarına göre, 2019 yılının en pahalı şehri Hong Kong, yaşam maliyeti en düşük şehir ise Tunus oldu. Hong Kong’un ardından Tokyo, Singapur, Seul ve Zürih en pahalı şehirler; Tunus’un ardından Taşkent ve Karaçi ise en ucuz şehirler olarak sıralandı. Bu sonuçlarla beraber en pahalı 10 şehirden 8’ini oluşturan Asya şehirleri, yurt dışında çalışanlar için dünyanın en pahalı şehirleri unvanını sürdürdü. Geçtiğimiz yıl aynı araştırmada 163’inci sırada yer alan İstanbul ise, bu yıl listede 154’üncü sıraya yerleşti.

İlk 10’da sadece bir Avrupalı bulunuyor

Yaşam Maliyeti Araştırması’nın 2019 sonuçlarına göre, sadece bir Avrupa şehri en pahalı şehirler arasında ilk 10 sırada yer aldı. 5’inci sırada yer alan Zürih Avrupa’daki en pahalı şehir unvanını korurken, onu 12’inci sıradaki Bern takip etti. Doğu ve Orta Avrupa şehirleri arasında iki sıra gerileyen Cenevre 13’üncü, yirmi altı sıra gerileyen Moskova 27’inci, on dört sıra gerileyen Prag 97’inci ve on dokuz sıra gerileyen Varşova 173’üncü sırada yer aldı.

Avrupa şehirlerinin çoğundaki orta düzey fiyat artışlarına karşın, Avrupa’nın para birimlerinin ABD doları karşısında zayıflamasıyla Avrupa şehirleri listede geriledi. Yakın zamandaki güvenlik sorunları ve ekonomik gelecek hakkındaki endişeler de bölgeyi etkileyen faktörler arasında yer aldı.

Batı Avrupa şehirlerinden on iki sıra gerileyen Milano 45’inci, on üç sıra gerileyen Paris 47’inci, on dört sıra gerileyen Oslo 61’inci ve on sekiz sıra gerileyen Madrid ise 82’inci sırada yer aldı. Almanya’nın şehirlerinden Berlin 81, Dusseldorf 92 ve Stuttgart 126’ıncı sırada kendisine yer buldu. Hafif düşüş gösteren Birleşik Krallık şehirlerinden dört sıra gerileyen Londra 23’üncü, yedi sıra gerilen Birmingham 135’inci ve altı sıra gerileyen Belfast 158’inci oldu.Öte yandan Ortadoğu’nun en pahalı şehri Tel Aviv olarak karşımıza çıktı.

 

Sıralama

Şehir

Ülke

2018

2019

1

1

HONG KONG

Çin

2

2

TOKYO

Japonya

4

3

SİNGAPUR

Singapur

5

4

SEUL

Güney Kore

3

5

ZÜRİH

İsviçre

7

6

ŞANGHAY

Çin

43

7

AŞKABAT

Türkmenistan

9

8

PEKİN

Çin

13

9

NEW YORK

Amerika Birleşik Devletleri

12

10

SHENZHEN

Çin

 

Chicago ve Minneapolis’te 5G servisi başlıyor

0

ABD Başkanı Trump, GSM şirketlerine 5G bağlantıyı 2018 içinde ABD’de hizmete almaları için emir vermişti ancak başkanın isteğini gerçekleştirmek mümkün olmadı. 

Kilit tarih 2019

Yine de GSM şirketleri 5G’yi 2020 öncesinde, göstermelik de olsa, hizmete almak için büyük çaba sarf ediyor. Şimdi AT&T’nin 2019 içinde Chicago ve Minneapolis’te 5G hizmetlerini başlatmak için hazırlık yaptığı duyumları ortaya çıktı.

Bu iki şehir aslında ABD’nin en büyük ve en zengin şehirleri değil ama ABD’li GSM şirketlerinin 5G konusunda yarışmak için hazırlık yaptığı 5 büyük şehre Chicago ve Minneapolis de eklendiğinde, ABD’deki 5G abonelerinin sayısının milyonlara ulaşması bekleniyor. Kapsama alanının ise on milyonlarca kişinin yaşadığı alanları içerecek olması önemli bir gelişme.

Tesla son çeyrekte 95 bin otomobil sattı

0

Elektrikli otomobil üreticisi Tesla, 2019 yılına iyi başlamasa da, ikinci çeyrekte otomobil satışlarını 95 bin adete yükseltti.

Üretim kapasitesi yükseldi

Geçtiğimiz yıl ciddi üretim problemleri yaşayan ve bu nedenle şirketin batacağına dair söylentilere konu olan Tesla, nihayet çok güçlü bir üretim kapasitesine sahip olduğunu kanıtlayabildi ve bahar ayları boyunca rekor seviyede üretim yaparak, 95200 adet otomobili sahiplerine ulaştırdı.

Şirket bir yıl önce aynı dönemde sadece 53 bin adet otomobil üretebilmişti.

ABD, Facebook’tan Libra’yı durdurmasını istedi

0

Facebook’un kripto para macerasında beklenen oldu.

Uzun süredir kripto para geliştirmeye çalıştığı bilinen Facebook, kısa süre önce Libra ismini verdiği kripto para birimini medyaya tanıtmıştı. Ancak ABD yöneticileri bu yeni gelişmeden pek memnun olmadı.

Dünyanın parasını Facebook mu basacak?

ABD merkez bankasının para basma gücünün elinden alınması anlamına gelebilecek alternatif alışveriş yöntemi olarak değrlendirilen Libra konusunda endişeli olan ABD yönetimi, senato alt kurullarında yaptığı değerlendirme sonucunda Facebook’a Libra çalışmalarını durdurması konusunda çağrı yapılması kararını aldı.

Buna göre, Libra’nın ABD ve dünya ekonomisine olası etkileri iyice araştırılmadan ve ABD ekonomisine katkıları somuşturulmadan Libra’nın kullanılmasının sakıncalı olduğu vurgulandı.

ABD yönetimi, Facebook’un 2 milyar kullanıcıya sahip olması nedeniyle Libra’nın dünyadaki en yaygın kullanılan para birimi olarak, Dolar’ın yerini alabileceğine dair endişe taşıyor. Bu endişeler ise senatodaki Libra tartışmalarında yüksek sesle dile getiriliyor. 

Bosch Türkiye’nin cirosu 19 milyar TL’yi aştı

0

Bosch Türkiye 2018 finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket bu yıl 1 milyar TL yatırım yapacak

Bosch, Türkiye’deki cirosunu 2018 yılında yüzde 25’lik artışla 19,2 milyar TL’ye yükseltti. Şirket, konsolide satışlarda 2018 mali yılını yaklaşık 6,5 milyar TL ile kapattı ve böylece bir önceki yılın satışlarına göre yüzde 13’lük sağlıklı bir büyüme kaydetti.

Bosch’un geçen yılki ihracat rakamı 12,13 milyar TL’ye ulaşırken, şirket, Türkiye genel ihracat hacmine yaptığı yüzde 1,5’lik katkıyla lider ihracatçılar arasındaki yerini korudu. Türkiye’de yaklaşık 17 bin çalışanı bulunan Bosch, geçtiğimiz yıl 1 milyar TL’nin üzerinde yatırım yaptı. Yatırımlar, şirketin üretim faaliyetlerinin geliştirilmesine odaklandı. Bosch Türkiye ve Orta Doğu Başkanı Steven Young, “İlk çeyrekteki gelişmemize dayanarak, zorlu ekonomik ortama rağmen 2018 yılındaki satışları geçmeyi hedefliyoruz” dedi.

Geleceğin mobilitesi için Tasarım Merkezi faaliyete geçirildi

Bosch’un İstanbul’daki genel merkezinde, geçtiğimiz yılın sonunda bir Tasarım Merkezi kuruldu. Merkez, yakıt enjeksiyonu, fonksiyonel emniyet gibi araç alt sistemlerinin kalibrasyonu ve uygulanması konusunda dünya genelinde önde gelen otomobil markalarına destek sağlıyor. Türkiye’deki ekip, binek otomobillerden ağır ticari araçlara kadar farklı araç sınıfları için global ölçekte başarılı bir çalışma yürütüyor. Merkez 14 mühendis ile kuruldu ve 2020 yılına kadar bu sayının 40’a çıkması hedefleniyor. Steven Young, “Tasarım Merkezimiz, Bosch Türkiye’nin genç yetenekler için bir cazibe merkezine olmasına da katkıda bulunuyor” derken, merkezin hızlı büyümesine dikkat çekti.

Bosch, Türk sanayisi için Endüstri 4.0 projeleri sağlıyor

Endüstri 4.0 çözümleri, üretimi ve lojistiği çok daha basit, verimli ve esnek hale getiriyor. Dünya genelinde kendisine ait 270 fabrikada Endüstri 4.0 ile ilgili öncü projeler yürüten Bosch Grubu, bu alandaki uzmanlığını Türkiye’deki diğer şirketlerle de paylaşıyor. Steven Young, “Bosch, Endüstri 4.0’a geçiş sürecinde hem önde gelen bir kullanıcı hem de önde gelen bir sağlayıcı olarak, Türkiye’de bu konuda itici güç olmaya hazır. Endüstri 4.0 ekibimiz, bu dönüşüm sürecinin bir parçası olmak isteyen diğer şirketler için son derece saygın bir destekçidir” dedi. Bosch, 2016 yılından beri hem danışmanlık hem de uygulama hizmetleri sunarak otomotiv, tekstil, beyaz eşya ve çelik sanayisi gibi çeşitli sektörlerden şirketlerin dijital projelerini destekliyor.

Bosch iş sektörlerinde olumlu gelişmeler

Hidrolik uygulamalara yönelik ağır ekipmanlarda kullanılan yeni nesil pompa ve motorun üretimi, Bursa’daki Bosch Rexroth fabrikasında başladı. Bosch Rexroth, eski ürün serisini önümüzdeki beş yıl içerisinde bu yeni nesil ile tamamen değiştirmeyi planlıyor. Bursa geliştirme ekibi, projenin kapsamı dahilinde özel versiyonlar tasarlıyor.

Dünyanın en büyük bağımsız atölye zinciri olan Bosch Car Service, artık İstanbul Havalimanı’nda hizmet veriyor. Binsat Grup tarafından işletilecek olan Bosch Car Service, İstanbul Havalimanı’nda araç sahiplerine otomotiv servis sektöründeki en benzersiz müşteri deneyimini sunuyor. Sürücüler, uçuşlarından önce araçlarını Bosch Car Service’ye bırakıyor ve geri döndüklerinde ise bakımı yapılmış olarak araçlarını alıyor. Müşterilere vale hizmeti de sunuluyor.

Ulaşım, Sanayi ve Sağlık sektörlerine odaklanan Bosch Bina Çözümleri, tüm güvenlik gereksinimlerini karşılayan entegre ürün portföyü ile müşterilerin ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyor. Adana, Bursa, Konya, Manisa ve Kayseri’deki Entegre Sağlık Kampüslerinde video gözetim sistemleri, kartlı geçiş ve kontrol sistemleri, yangın algılama sistemleri ve acil anons sistemleri başta olmak üzere Bosch güvenlik çözümlerini kullanıyor.

Genç yeteneklere gelecek konusunda destek

Bosch, Endüstri 4.0 dönüşüm süreci için gerekli olan bilgi ve uzmanlığı artırmak üzere liseler ve üniversiteler ile iş birliği yapıyor. Bosch, lise öğrencilerinin kendi geliştirdikleri robotlarla yarıştıkları global First Robotics yarışmasına katılacak bazı okullara destek sağlıyor. Ayrıca şirket, lise ve üniversite öğrencilerinden ve ayrıca şirketlerden gelen başvuruları kabul eden Mini Otonom Araç Yarışmasını (OpenZeka MARC) da destekliyor. Bu etkinlikte, sensörler ve yapay zeka algoritmaları kullanılarak geliştirilen otonom araçlar birbirleriyle yarışıyor. Ayrıca Bosch, Formula Student, Shell Eco Marathon ve TÜBİTAK Elektrikli Araç Yarışları gibi projeleri desteklemek için üniversitelerle iş birliği yapıyor. Şirket, sektörde vasıflı teknik personel ihtiyacını karşılamaya katkıda bulunmak üzere Borsa İstanbul Başakşehir Mesleki ve Yakacık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi gibi mesleki liselerini de destekliyor.

 

 

Great Place to Work Avrupa’nın en iyi 25 şirketini açıkladı

0

Great Place to Work Enstitüsü, Avrupa’nın En İyi İşverenleri araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya 19 ülkeden 2 binden fazla şirket katıldı

Great Place to Work Enstitüsü, Avrupa’nın en iyi çok uluslu işverenlerini açıkladı. En az 3 ülkede faaliyet gösteren, minimum 1.000 çalışanı genel merkezinden farklı bir ülkede çalışan şirketlerin dahil edildiği araştırmada; güvenilirlik, saygı, hakkaniyet, gurur ve takım ruhundan oluşan boyutlar analiz edildi.  

Birinci Salesforce, ikinci The Adecco Group, üçüncü Workday oldu

Listenin ilk sırasında 4 bin 947 çalışanı bulunan Salesforce yer aldı. İkinci sırada 19 bin 521 çalışan sayısıyla The Adecco Group gelirken, üçüncü sıraya bin 570 çalışana sahip Workday yerleşti. AbbVie dördüncü, Cisco beşinci, Mars altıncı oldu. Admiral Group’un yedinci olduğu listede, American Express sekizinci, Sas Institute dokuzuncu, Hilton ise onuncu oldu.

Bilgi teknolojileri ve finansal hizmetler sektörleri ön planda

  1. sıradaki Volkswagen Financial Services AG’yi, Cadance Design Systems Inc ve EY takip etti. Stryker’ın 14. olduğu listede, SC Johnson kendine 15. sırada, Kantar ise 16. sırada yer buldu. Amgen Inc 17. olarak listeye girmeye hak kazanırken, DHL Express 18., SAP SE 19., W. L. Gore & Associates 20. olarak listeye girdi. Infenion Technologies AG’nin 21. sırada olduğu Avrupa’nın en iyi çok uluslu şirketleri listesinde, Bristol-Myers Squibb 22.,Indeed 23., Hilti 24. ve Cofidis ise 25. oldu.

Türkiye’nin en iyi 2 işvereni listede

Geçtiğimiz Mayıs ayında açıklanan Türkiye’nin En İyi İşverenleri listesinde yer alan Türkiye’nin en iyi işverenleri arasında 250-500 çalışan sayısı kategorisinin birincisi olan AbbVie, 2.000 üzeri çalışan sayısı kategorisinin ikincisi Hilton Avrupa’nın en iyi çok uluslu şirketleri arasına girmeyi başardı.

Takım ruhu %84 ile ön planda

 Avrupa bölgesinde faaliyet gösteren çok uluslu şirketlerin analizlerinde en yüksek Great Place to Work boyutu, yüzde 84 ile takım ruhu oldu. Bu boyutu yüzde 82 ile gurur izledi. Çalışanların yüzde 79’u ise yöneticilerin kendilerine güvendiğini, yine aynı oranda da saygı duyduklarını ifade ettiler. Araştırma doğrultusunda çalışanların yüzde 78’i ise iş yerlerinde kendilerine adil davranıldığını, yeteneklerinin yöneticiler tarafından hakkaniyet doğrultusunda değerlendirildiğini düşünüyor. 

 

Netflix, Türkiye’de iki PR ajansıyla çalışacak

0

İnternet yayıncılık devi ülkemizdeki iletişim çalışmalarını iki PR ajansına emanet etti

 Netflix ülkemizdeki halkla ilişkiler faaliyetleri için iki ayrı PR ajansıyla çalışma kararı aldı. Daha önce eski adıyla Leo PR, yeni adıyla MSL Group ile çalışan Netflix Türkiye’nin yeni ajansları Communication Partner ve  Golin İstanbul oldu.

Kurumsal iletişim ve orijinal diziler için iki ayrı ajans

Communication Partner, Netflix’in ülkemizdeki marka ve kurumsal iletişim çalışmalarını üstlenecek. Bağımsız ajanslar ağı aracılığı ile İstanbul’un yanı sıra sekiz ilde daha hizmet sunan Communication Partner’ın portföyünde 22 marka bulunuyor.

Golin İstanbul ise Netflix’in orijinal içeriklerinin iletişim çalışmalarını yürütecek. Ajans, “Netflix Originals” başlığı altında üretilen küresel ve Türk orijinal prodüksiyonların tanıtımı için iletişim danışmanlığı hizmeti verecek.

Farklı markaların da iki ajansı var

Öte yandan, markaların birden fazla reklam veya PR ajansı ile çalışması son dönemde artmaya başlayan bir yöntem oldu. Örneğin, Vodafone Türkiye ve Garanti BBVA sponsorluk, STK ve kurumsal iletişim gibi segmentleri için farklı PR ajanslarıyla çalışan iki farklı marka olarak akla geliyor.

Netflix’in 2019 1Ç itibarıyla 148,8 milyon abonesi bulunuyor.

Fujitsu Türkiye yeni iş modelini paylaştı

0

 

Fujitsu Türkiye yeni dönemde hayata geçireceği iş modelini düzenlediği bir basın etkinliğinde duyurdu. Katılımcılara Fujitsu’nun ülkemizdeki yeni iş modeli detaylarıyla anlatıldı. Etkinliğe Fujitsu Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Meltem Yeğen ve Fujitsu Türkiye Satış Öncesi Destek ve Kanal Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emin Çalıklı ev sahipliği yaptı.

Fujitsu Türkiye ‘Yaza merhaba’ dedi

Fujitsu aslında EMEIA (Avrupa, Orta Doğu, Hindistan ve Afrika) bölgesindeki pazarlar için hazırladığı dönüşüm projesini geçen mayıs ayında duyurmuştu. Düzenlenen buluşmada bu modelin ayrıntıları konuklara aktarıldı, keyifli bir ortamda karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.

Şirket belirtelen pazarlardaki pazarlardaki operasyonel performansını, kârlılığını ve rekabetçiliğini artırmak amacıyla hizmet odaklı bir şirkete dönüşümünü bu etkinlikle birlikte resmen başlatmış oldu.

Düzenlenen ‘Yaza merhaba’ etkinliğinde konuşan Fujitsu Türkiye Satış Öncesi Destek ve Kanal Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emin Çalıklı konuşmasında; “Fujitsu kaynaklarını sürdürülebilir rekabetçi ortam yaratmak üzere kullanmaya karar verdi. Bu amaçla Fujitsu, Türkiye’deki kurulu kanal ortakları ağını güçlendirecek ve müşterilerine ürün ve ürünle ilgili hizmetler portföyünü sunmaya devam edecektir. Yani bizler kanal iş modeli ile Türkiye’deki varlığımızı sürdüreceğiz” dedi.

Lyft, felakete müdahele politikasını değiştirdi

0

Araç paylaşım platformu Lyft, faliyet gösterdiği bölgelerde yaşanabilecek felaket senaryolarına müdahale politikasını revize etti.

Ücret alınmadan taşınacak

Buna göre, deprem, yangın, terör olayları gibi durumlarda, bölgedeki insanların ücretsiz olarak taşınması ve taşıdıkları kişilerin sağlık durumları/lokasyonları hakkında internette bilgi vermek gibi aksiyonlar alacak olan Lyft şoförleri de bu yeni politikaya uygun davranacak.

Lyft ayrıca, felaketten sonra barınacak yer sorunu yaşayan yolcularını, bölgedeki Airbnb uygulamasında deklare edilen Open Homes lokasyonlarına da ulaştıracak.

Honda yeni elektrikli prototipini tanıttı

0

Japon otomotiv devi Honda, şehir içinde yoğun kullanımı yeni kompakt elektrikli otomobil prototipini tanıttı.

Honda e

“Honda e” ismini taşıyan prototip küçük boyutlarına rağmen işlevsel özellikleriyle dikkat çekti.

35.5 kWh Lithium-ion pille gelecek olan otomobilin, dış aynaları yerine de iki küçük kamera kullanılmış. Araç tek şarjla 200 km yol gidebiliyor. Rakiplerine oranla yarı yarıya düşük olan bu menzil rakamı Honda için bir problem teşkil etmiyor zira firmanın düşük maliyetli bir elektrikli otomobil üretmek için pil kapasitesinden kıstığı ve aracın yoğun olarak şehir içi kullanım için üretildiği vurgulanıyor.

Araç sahiplerinin seyrek olarak şehir dışında uzun mesafeler katetmek istemesi halinde, 200 km’de bir mola verip şarj yapması gerekecek. Araç yarım saatlik şarjla 160 km daha gidebilecek kadar şarj oluyor.

 

Kimlikler kredi kartı yerine ödemelerde kullanılabilecek

0

E-kimlikleri doğrulayan cihazlar ve e-imza ile vatandaş, kimlik kartlarıyla alışveriş, para transferi ve kredi kullanımına kadar pek çok işlemi banka ya da kredi kartına ihtiyaç duymadan gerçekleştirebilecek

Yeni kimlik duyurusuyla birlikte milyonlarca kişi başvurularını tamamladı ve bugüne dek 40 milyon vatandaş çipli kimliklerin sahibi oldu. Kurumlar da elektronik kimlik doğrulama sistemine geçmeye hazırlanıyor.  Mobil kart erişim cihazı biOnay’ın Kurucu Ortağı Ümit Yaşar Usta, bankaların uzaktan kimlik doğrulama yapabildiği her noktada kimliklerin para transferi veya kredi işlemleri için de kullanılabileceğini belirtti.

 Bankaların yeni müşteri kazanabilmesinin önünü açabilecek yasal bir çözüm

Orta vadede her vatandaşın cebinde olan kimlik kartlarının diğer tüm kartların yerini alacağını söyleyen Usta, “Bankalar müşterileri olmayan vatandaşlara dahi uzaktan kimlik doğrulanabilen her noktada para transferi veya kredi kullanımı gibi uygulamalar sunabilir. E-kimlik ve e-imza kullanımıyla artık yasal süreçlerle uyumlu olarak uzaktan müşteri edinebilmek mümkün. Müşteriler, alışveriş esnasında herhangi bir bankanın sunduğu avantajlı ödeme koşulları içeren bir kredi teklifi varsa kimlik doğrulama ve anlık e-imza kullanımı sayesinde kredi çekebilecek. Kimlikle ödeme sistemi, bankaların yeni müşteri kazanabilmesinin önünü açan güvenli ve yasal bir çözüm. Yani her üye iş yeri, bankaların bir şubesi gibi olacak. Şu anda anında kredi başvurusu gibi çözümler için bankalar üye iş yerlerinde bir görevli bulunduruyor; kâğıt, ıslak imza, kurye, arşiv gibi masrafların yüksek olduğu manuel bir operasyon yürütüyor. Kimlikle ödeme sistemi sayesinde kart komisyonları, kart dağıtım ve operasyon masrafları, yurtdışına ödenen paralar tarih olabilir” dedi.

Parmak izi sayesinde ödemeler daha güvenli hale gelecek

80 milyonun kimlik kartı olacağı için kimlikle ödeme sisteminin vatandaşın finansal özgürlüğüne de katkı sağlayacağını belirten Usta, “Kimlik kartının yetkili kurum tarafından verilip verilmediğini, kişiye ait olup olmadığını tespit eden biOnay cihazları yeni çipli kartlarda yer alan parmak izi, dijital fotoğraf, PIN ve dijital sertifika unsurlarını kullanarak 3-faktör kimlik doğrulama gerçekleştirebiliyor. Ayrıca kimlik doğrulamayı yapan görevlinin de kimliği eş zamanlı olarak kontrol ediliyor. Bu durumda herhangi bir POS cihazında PIN girerek yaptığımız kartlı ödeme işleminden çok daha güvenli bir ödeme işlemi gerçekleşmiş oluyor” ifadesini kullandı.

Usta, “Kartınızın şifresini bilen ve kartınızı ele geçiren kişiler sizin adınıza işlem yapabilir” uyarısında bulunan Usta, “Ancak e-Kimlik kartında parmak izi doğrulama işlemi için kart sahibinin mutlaka ödeme noktasında olması gerekir” diyerek açıklamasına devam etti.

e-Kimlik kartlarıyla millî ödeme sistemleri kurgulanabilir

Öte yandan, Türkiye’de bugün kredi veya banka kartı olmak üzere kullanımda olan 210 milyon adet kart olduğunu ifade eden Usta, “e-Kimlik kartlarıyla milli ödeme sistemleri kurgulanabilir. Böylece hem yabancı ödeme altyapıları nedeniyle yaşanan yurtdışı bağımlılığı azaltılır hem de her banka kendi kartını dağıtmak zorunda kalmaz. Ayrıca insanların ceplerinde birden fazla banka kartı taşıdığı dönem de geride kalır” diye konuştu.  

SAP Türkiye’de kamu ilişkileri direktörlüğü görevine atama

0

Dr. Onur Yıldırım SAP’nin Türkiye’deki kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile ilişkilerinden; kamu politikası ve regülasyonlar ile ilgili çalışmalarından sorumlu olacak

SAP Türkiye’nin Kamu İlişkileri Direktörlüğü görevine Dr. Onur Yıldırım getirildi. SAP EMEA’nın Dijital Kamu yapılanması içerisinde göreve başlayan Yıldırım yeni görevinde, SAP’nin Türkiye’de kamu politikası ve regülasyonlar ile ilgili çalışmalarından; kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile ilişkilerinden sorumlu olacak. SAP’ye katılmadan önce son olarak McKinsey & Company’nin Türkiye Kamu ve Sosyal Sektör İş Geliştirme Lideri olarak görev yapan Yıldırım, kamuda kariyerine 2005 yılında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nda  başladı. Daha sonra Philip Morris Sabancı’da Kurumsal İlişkiler Müdürü ve Intel Corporation’da Kurumsal ve Kamu İlişkileri Direktörü olarak görev yaptı.

Onur Yıldırım’ın Harvard Üniversitesi’nde 2008-2010 yılları arasında tamamladığı Kamu Yönetimi / Uluslararası Ekonomik Kalkınma master derecesi öncesinde, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’den İnşaat Mühendisliği lisans, Hacettepe Ünivesitesi’nden İşletme Yönetimi alanında yüksek lisans ve Ankara Ünivesitesi’nden İşletme Bölümü’nde doktora dereceleri bulunuyor.

[Araştırma] Türkiye, siber güvenlikte kırılmanın eşiğinde

0

VMware’in yeni araştırması, Türk şirketlerinin, dijital çağda geleneksel ve eski araçlarla gelişmiş siber tehditlerle nasıl mücadele etmeye çalıştığını ortaya koyuyor

Kurumsal yazılım şirketi VMware’in Forbes Insight işbirliğiyle düzenlediği yeni araştırmaya göre, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’daki iş liderlerinin yalnızca yüzde 25’i şirketlerindeki mevcut siber güvenlik uygulamalarına güveniyor. EMEA bölgesinde faaliyet gösteren 650 kurumun katıldığı araştırma, Avrupa Birliği verilerinin 2013’ten bu yana siber suçların ekonomik etkisinin beş kat arttığını göstermesine rağmen, kurumlarda en yeni siber tehditlerle mücadelede gecikmeli ve yetersiz uygulamaların geçerliliğine yönelik endişe verici eğilime ışık tutuyor.

Araştırma kapsamında, Türkiye’deki iş liderlerinin ve BT güvenlik uzmanlarının yaklaşık yüzde 73’ü, kurumlarındaki güvenlik çözümlerinin eski olduğunu düşünürken, yüzde 70’i potansiyel güvenlik sorunları için geçtiğimiz yıl içerisinde yeni güvenlik araçları satın aldıklarını söylüyor. Katılımcıların yüzde 67’si ise saldırıların tespit edilmesi ve tanımlanması için daha fazla harcama yapmayı planladıklarını, yüzde 17’si kurumları genelinde 26 ve üzeri güvenlik ürününün kurulu olduğunu ifade ediyor.

Siber saldırılara gerçek zamanlı cevap gerekiyor

İşletmelerin güvenlik yatırımlarını artırmaya devam etmesine rağmen, Türkiye’den araştırmaya katılan BT güvenliği uzmanlarının yüzde 43’ü, bir siber güvenlik sorununun çözümünün neredeyse bir hafta sürebileceğini söylüyor. Gerçek zamanlı bilgi işlem çağında, her gün bir milyondan fazla yeni kullanıcının internete girmesi  ve uygulamalar aracılığıyla saniye başına düşen iş hacmi göz önünde bulundurulduğunda, bu gecikmeli cevap süresi büyük bir sorun yaratıyor.

Öte yandan işletmelerin siber güvenlik krizlerini atlatmak için harcama yapma rutinine sıkışıp kalmış olması endişe verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan işletmelerin yüzde 77’si önümüzdeki üç yıl içinde yeni siber güvenlik ürünlerinin satın alımını ya da kurulumunu artırmayı planladıklarını beyan ediyor.

Bu mevcut güvenlik yaklaşımı, siber hijyen söz konusu olduğunda şirketlerin güven kaybı yaşamalarına neden oldu. Türkiye’den katılımcı olan şirketlerin yalnızca yüzde 30’u bulut kurulumlarının güvenlik düzeyine güvendiklerini, yüzde 17’si de güvenlik endişelerini gidermek için insan kaynağının hazır olduğu konusunda kendilerine güvendiklerini belirtiyor.

Siber güvenlikte ilerleme için işbirliği şart

Araştırma bulguları, iş liderleri ve güvenlik ekiplerinin siber güvenlikte ilerleme ve iş birliği yaklaşımı arasında bir uçurum olduğunu gösteriyor. BT ekiplerinin yalnızca yüzde 27’si iş liderlerinin siber güvenlik konusunda iş birliğine açık olduğunu düşünüyor. Öte yandan, BT güvenlik uzmanlarının yüzde 16’sına karşılık üst düzey yöneticilerin yüzde 27’lik kısmı siber güvenlik sorunlarının çözümünde iş birliği anlamında önemli bir katkıda bulunduğunu söylüyor.

 

Sahte baskı ürünleri 3 milyar dolarlık zarara yol açıyor

0

 

HP ve Harris Interactive yaptıkları araştırmayla sahte baskı ürünleri ile ilgili eğilimi gözler önüne serdi. Satıcı ekosisteminin gün geçtikçe büyümesi, konuyla ilgili farkındalığın az olması ve alıcıların orijinal ürün alıp almadığından emin olamaması sahte baskı ürünlerinin çoğalmasına neden oluyor.

Sahte ürünler ekonomiye yılda 3 milyar dolar zarar veriyor

Yapılan araştırmayla, sahte baskı ürünleri satın alma riskinin önceki yıllara göre çok daha yüksek oranda olduğu gözler önüne serildi. Sahte baskı ürünlerinin küresel ekonomiye yılda 3 milyar dolar değerinde zarar verdiği belirtiliyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan HP Sahtecilik Karşıtı Programı Küresel Direktörü Glenn Jones, sahte baskı ürünlerindeki riskin giderek arttığına değindi. Jones sözlerine “Kullanıcı tarafından bakıldığında ise sahte ürünler baskı hatalarının artmasına ve çıktı alınan sayfadan verim alınamamasına, kartuşun akmasına, yazıcıda mürekkep ve toner kaynaklı tıkanmalara ve donanım garantisinin iptal olmasına sebep oluyor” diyerek devam etti.

Son dört yılda güvenilir bir tedarikçiyle çalışan şirket sayısında yüzde 30’luk bir azalma yaşandığı açıklandı. Ayrıca, baskı malzemesi seçiminde kalite yerine ürün tedariğinde hızı seçen şirketlerin sayısı da yüzde 27 oranında arttı. Daha az güvenilir tedarikçilerden oluşan geniş ağ, KOBİ’lerin satın aldıkları kartuşların orijinalliğinden tam olarak emin olamamasına neden oluyor.

Sahte ürünlere karşı üreticiler de harekete geçmiş durumda. HP, geçen beş yılda tüm Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinde yaklaşık 12 milyondan fazla sahte ürün ve bileşenin yerel merciler tarafından ele geçirilmesinde etkili rol oynadığını açıkladı. HP, aynı zamanda müşterileri için satıcı stoklarına ve şüpheli teslimatlara yönelik 4.500’den fazla inceleme gerçekleştirdi.

Otonom araçlar esmer insanları tespitte sorun yaşıyor!

Otonom araçlar esmer tenli insanları tespit ederken sorun yaşıyor. Bu durum, sürüş güvenliğinin tehlikeye girmesine neden oluyor.

Otonom araçlar esmer tenli insanlarda verimli çalışmıyor

Otonom araçlardaki nesne tanıma teknolojisinin, aslında yüz tanıma teknolojisiyle benzer bir çalışmaya sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bu iki teknolojinin de ortak sorunu, esmer tenli insanları tanımada sorun yaşaması. Georgia Tech Üniversitesi tarafından yapılan son çalışmalar da otonom araçların esmer tenli insanları tespit etmede yaşadığı sorunu ortaya koyuyor.

Fitzpatrick ölçeğinin kullanıldığı çalışmaya göre, otonom araçlar esmer tenli insanları tespit etmede yüzde 5 oranında daha az başarılı. Bu oran her ne kadar küçük bir fark olsa da trafik güvenliğini düşündüğümüz oldukça hayati bir öneme sahip.

Yayınlanan araştırma raporunda, geliştirme çalışmaları için daha büyük veri setlerinin kullanılması ve daha fazla veri analizinin yapılması gerektiği belirtildi.

BSH Grubu’na yeni CEO: Uwe Raschke

0

2013 yılından beri CEO olarak görev yaptığı BSH Grubu’ndan ayrılan Dr. Karsten Ottenberg’in görevini Uwe Raschke devraldı

Uwe Raschke, BSH Grubu’nun yeni CEO’su olarak atandı. Uwe Raschke bu görevi, BSH eski CEO’su Dr. Karsten Ottenberg’den devraldı. BSH Ev Aletleri ve Bosch Grubu’nu şekilde birleştirdikten sonra kendi isteğiyle şirketten 30 Haziran itibarıyla kişisel nedenlerle ayrılan Ottenberg, 2013 yılından bu yana BSH Grubu CEO’su olarak görev yapmaktaydı.

Uwe Raschke yönetim kurulundaki görevine devam edecek

Uwe Raschke, BSH Yönetim Kurulu Başkanı olarak atanmasından sonra da Robert Bosch GmbH Yönetim Kurulu üyesi olarak kalmaya devam edecek. Bu görevi ile Raschke, BSH’nin yanı sıra Robert Bosch Power Tools GmbH’yı da içeren Bosch Ticaret Sektörü Tüketici Malları’ndan sorumlu olacak. Bunlara ek olarak Raschke, grubun Avrupa ve Afrika’daki faaliyetlerinin koordinasyonunu da yürütecek.

CFO Johannes Närger emekliye ayrıldı

Ayrıca, Haziran sonu itibarıyla BSH Grubu CFO’su Johannes Närger emekliliğe ayrıldı. Närger, 2009 yılından bu yana BSH Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktaydı. Johannes Närger’in görevini devralacak kişi açıklanana kadar görevi, BSH Grubu CMO’su Matthias Ginthum geçici olarak üstlenecek.