Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1847

BNP Paribas International Hackathon

0

free-trade-agreementsStratejik ortağı BNP Paribas ile bankacılık ve finans dünyası için müşteri deneyiminde fark yaratacak girişimci fikirlere destek olmayı amaçlayan Türk Ekonomi Bankası (TEB), 12-14 Haziran tarihleri arasında İstanbul’da 48 saat sürecek bir yazılım maratonuna ev sahipliği yapacak. San Fransisco, Paris, Brüksel, Roma ve İstanbul olmak üzere 5 farklı şehirde eş zamanlı olarak düzenlenecek global yazılım maratonu BNP Paribas International Hackaton’ın İstanbul ayağı TEB’in Saklıköy’deki TEB Formasyon Akademisi’nde gerçekleşecek.
Finansal yazılımcılara mentorluk desteği

Bankacılık ve finans dünyası için müşteri deneyiminde fark yaratacak, yenilikçi çözümler geliştirme ve girişimcilere destek olma amacıyla düzenlenen BNP Paribas International Hackathon, etkinlik boyunca finansal yazılım yapabilecek girişimci ve girişimci ekiplerini ağırlayacak. Kurgusal bir data seti kullanarak kod yazacak, mobil veya web tabanlı yazılım geliştirecek olan girişimciler, TEB ve diğer sektörlerden gelen uzmanlardan da mentorluk desteği alabilecek.

Aynı anda 5 ülkede

San Fransisco, Paris, Brüksel, Roma ve İstanbul olmak üzere beş farklı şehirde aynı anda düzenlenecek olan yarışmaya katılan girişimcilerin projeleri, teknoloji ve finans dünyasının önde gelen isimleri, melek yatırımcılar, danışmanlar, teknokent temsilcileri, global ödeme sistemi sağlayıcıları ve TEB yöneticilerinden oluşan bir jüri tarafından değerlendirilecek.

Toplam 120 bin TL ödül

Katıldıkları projelerin tüm haklarının yanı sıra toplamda 120 bin TL’lik para ödülü kazanacak olan girişimciler, online eğitim programlarına katılımın yanı sıra Türkiye ve uluslararası mentor network ağına erişim fırsatı yakalayabileceği gibi TEB Girişim Evi’nden de danışmanlık desteği almaya hak kazanacak.

Jüri tarafından belirlenecek iki girişimci ise Ekim ayında Paris’te gerçekleştirilecek Demo Day’e katılarak projesini uluslararası jüri karşısında sunma imkanı bulacak. Ayrıca girişimciler, TEB’in stratejik ortağı BNP Paribas’ın 80’e yakın ülkedeki global ağı sayesinde yeni müşterilere ulaşma ve işbirliği şansına da sahip olacak.

Hızlı ve güvenli kurumsal veri yedekleme

0

backup_gorselİnternet teknolojilerindeki gelişmeler, akıllı cihaz sayısındaki artış ve Nesnelerin İnterneti (Internet of Things – IoT) kavramının ortaya çıkışıyla birlikte, kurumsal dünyada yedeklenen ve kullanılan veri miktarında inanılmaz bir artış yaşandı. Bu ortamda, büyük veri (big data) yedekleme ve analiz çözümleri, şirketlerin hem son derece kıymetli kaynaklarını etkin bir biçimde kullanabilmesi hem de rekabette bir adım öne çıkabilmesi için giderek artan bir öneme sahip oldu. Günümüzde başta finans ve telekom sektörü olmak üzere, gıda sektöründen otomotiv sektörüne, perakende mağazacılıktan toplu üretim hatlarına dek pek çok sektör veri yedekleme ve analiz çözümlerine ihtiyaç duyuyor. 2001 yılında kurulan ve veri yedekleme, sanallaştırma, veri güvenliği ve iş sürekliliği konularında hizmet veren Platin Bilişim ise uzman ekibiyle ve sunduğu çözümlerle kurumsal şirketlere büyük faydalar sağlıyor.

Symantec Netbackup ile hızlı ve etkin bir kurumsal veri yedekleme mümkün
Platin Bilişim, kurumsal veri yedekleme çözümleri konusunda pek çok farklı çözüm sunmakla birlikte, yedekleme servislerinde müşterilerine konumlandırdığı ana ürünlerden birisi “Veritas Netbackup” olarak öne çıkıyor. Özellikle “tekilleştirme” sayesinde, diske verimli bir şekilde yedekleme yapılabildiği için fark yaratan Netbackup yedekleme teknolojileri, tekilleştirme işlemini “Client Deduplication” ile kaynakta veya “Target Deduplication” ile yedekleme sunucusunun üzerinde yapabiliyor. Netbackup’ın bir diğer önemli farkıysa; Windows, Linux, UNIX gibi işletim sistemleri; Exchange, Lotus Domino gibi mesajlaşma istemleri; SQL, Oracle, Sybase, Informix gibi veri tabanları açık ve kullanımda iken yedekleme sağlayabilmesi. Böylece yedekleme için herhangi bir iş gücü kaybı söz konusu olmuyor.

Platin Bilişim hem kurulum hem destek servisinde fark yaratıyor
Son dönemde başta finans sektörü olmak üzere kurumsal firmalarda yedekleme çözümlerine yönelik talebin arttığına ve başarılı projeler gerçekleştirdiklerine dikkat çeken Platin Bilişim Satış Direktörü Pınar Bamyacı konu hakkında şu ifadeleri kullanıyor: “Sunucu tarafında sanallaştırılmış ortamların yaygınlığının artması yedekleme sistemlerinin sanal ortamları da kapsaması gerekliliğini ortaya çıkardığından günümüzde birçok yazılım firması sanal ortamlar ile entegre çalışabilir hale gelmiştir. Bu bağlamda VMware ve HyperV gibi sanallaştıma sistemleri IT dünyasına yeni ufuklar açmıştır. Ancak veri koruma yönünden uzman çözümlere ihtiyaç duymaktadır.

Bizim Platin Bilişim uzmanlığında kurulumunu gerçekleştirdiğimiz ve kurulum sonrası kesintisiz destek sunduğumuz Netbackup yedekleme teknolojileri, özellikle “tekilleştirme” sayesinde, diske verimli bir şekilde yedekleme yapılabildiği için evrimleşmiştir. Tekilleştirme işlemi “Client Deduplication” ile kaynakta veya “Target Deduplication” ile yedekleme sunucusunun üzerinde yapılabilmektedir.

Ayrıca Netbackup’ın en yeni sürümü yani NetBackup 7.6.1.1 versiyonu ile VMware sunucularında hem SAN üzerinden hemde network üzerinden accelerator yedeği alınabilmektedir. Yine bu sürümdeki VMware Instant Recovery özelliği sayesinde VMware sunucu restore edilmeden VCenter üzerinde çalışabilir duruma getirilmekte, MSDP (Media Server Deduplication Pool) yapısındaki değişikliklerle birlikte, 3 kat hızlı backup ve restore öngörülmektedir. SLP dediğimiz datanın birden çok kopyasını tutmamıza olanak sağlayan politika yapısındaki yenilik sayesindeyse istenilen zaman aralığında ( SLP Windows Özelliği ) backup kopyalarının çıkışı sağlanmaktadır. Yine son güncelleme ile Oracle politikaları için NetBackup Konsolunda ek bir alan oluşturulmuştur.

Kısacası, Symantec Netbackup çözümü, kurumsal yedekleme konusunda çığır açan yeniliklere sahip ve hızlı konuşlandırma ile kurulum kaynaklı sorunları da ortadan kaldıran bir çözüm. Biz de uzman kadromuzla ve farklı müşteri ihtiyaçlarına uygun implementasyonlarla, müşterilerinin yaptıkları yatırımların hızlı geri dönüşünü sağlıyoruz. Ayrıca sunduğumuz kesintisiz destek hizmetiyle birlikte implemantasyon sonrası servislerde de fark yaratıyoruz.”

Windows 10 için geri sayım

0

Windows 10, tüm mobil telefonlarda ve bilgisayarlarda çalışmak üzere tasarlandı. Windows 10, Cortana adını taşıyan sesli rehberi, üretim ve tasarımda çığır açacak Halolens’i destekleyici özelliği ile Microsoft’un en önemli atılımlarından biri olacak. Microsoft Windows İş Grubu Yöneticisi Kadir Şener, Windows 10’un tüm yeniliklerini TechInside mikrofonlarına anlattı.

 “Geleceğin Endüstrisi” Projesi Fransa’da

0

Fransa hükümeti tarafından 18 Mayıs 2015’te ilan edilen “Geleceğin Endüstrisi” inisiyatifi fabrikaların kümelenmesi, bağlı nesneler, zenginleştirilmiş gerçeklik, robot teknolojisi, büyük veri, siber güvenlik ve şirketin 3D tasarım, simülasyon ve üretim alanlarındaki 30 yıllık global teknolojik yenilikçiliği ile uyumlu çeşitli başka teknolojileri içeriyor. .

Dassault Systèmes, Fransa hükümetinin Fransa’da endüstriyi dijital olarak dönüştürme programını destekleme görevine sahip bir dizi teknoloji şirketi, mesleki örgüt ve akademik ortaktan oluşan “Geleceğin Üniversitesi” birliğinin aktif bir üyesi. Dassault Systèmes Başkan ve CEO’su birliğin eşbaşkanları arasında. Dassault Systèmes “Geleceğin Endüstrisinin” arkasındaki dijitalleşme planını hazırlayacak, günümüzün teknolojilerindeki boşlukları doldurmak amacıyla işbirliğine dayalı Ar-Ge projeleri geliştirecek, Fransa ve Avrupa’da küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital üretim yöntemlerini iyileştirecek ve sinerji olanaklarını belirleyerek konu üzerine uluslararası işbirliğini teşvik edecek.

Dassaut Systemes CEO’su Bernard Charlès
Dassaut Systemes CEO’su Bernard Charlès

Dassaut Systemes CEO’su Bernard Charlès şunları söyledi: “Geleceğin Endüstrisi birliği know-how kaynaklarını bir araya getiren ve yatırımları ulusal ölçekte yönlendiren, tamamen yeni bir ölçekte faaliyet gösteren bir grup. Yüz yüze kalınan sorunların hükümet tarafından tanınması ve inovasyon yönünde halihazırda gösterilen çabalar yeni bir coşku yaratıyor. Günümüzde karşı karşıya olduğumuz mesele, Manufacturing 4.0 gibi benzer Avrupalı inisiyatiflerle de işbirliği yaparak endüstride rekabet gücü yüksek performansı mümkün kılan orta ölçekli şirketlerin oluşturduğu ekosistemde dijital dönüşümü teşvik etmek ve yaratmaktır. Geleceğin endüstrisi, son derece esnek ve modüler tedarik zincirleri etrafında yapılandırılmış bir deneyim endüstrisi olacak. Malzeme bilimi, 3D baskı ve fabrika laboratuarlarının yeni ürün ve çözüm tasarlama, üretme ve satma yöntemlerini nasıl radikal bir şekilde değiştirdiğini şimdiden görüyoruz. Endüstri yalnızca ‘dijital ikizinin’, inovasyon ve işbirliği platformları aracılığıyla endüstrinin her alanının dijital hale getirilmesinin sağladığı olanaklardan faydalanarak kendisi için sürdürülebilir bir gelecek yaratabilecektir.”

Sürdürülebilirliğe dair hususlar, fabrikaların modernizasyonu ve global tedarik zincirlerinde daha fazla işbirliği ihtiyacı günümüz endüstrisinde zorunlu ve bir o kadar da devrim niteliğinde değişimler.  Hükümetler ve Almanya, ABD, Japonya ve Hindistan da dahil olmak üzere dünyanın her ülkesinden şirketler, endüstriyi dijital çağa taşıyarak yerel ekonomiyi geliştirecek yerel endüstriyel inisiyatifler yaratmanın potansiyelini görmekte. Endüstriyel inovasyon fabrika duvarlarının çok ötesine geçmekte, mevcut süreçlerde büyük değişiklikler yaratan çok sayıda dijital konsepti entegre etmeyi ve dinamik, bütünlüklü ve daha sürdürülebilir bir üretim modelinin oluşturulmasını gerektiriyor.

Nutanix Türkiye’de ofis açtı

0

Silikon Vadisi’nde 2009 yılında kurulan ve kısa bir süre içerisinde hiper-bütünleşik sistemler pazarında küresel lider haline gelen Nutanix, Türkiye ofisini faaliyete geçirerek ülke pazarına adımını attı.

Yüzde 52 pazar payı
Nutanix, sunucu ve depolama kaynaklarını yalnızca 30 ila 60 dakikalık bir süre içerisinde kurulabilen tek bir platformda birleştirerek veri merkezi altyapılarının yönetimini basitleştiriyor. Daha önce büyük teknoloji şirketlerinde çalışan 5 arkadaşın girişimiyle hayata geçen Nutanix, araştırma şirketi IDC’nin verilerine göre dünya hiper-bütünleşik sistemler pazarında yüzde 52 pazar payı ile lider durumda. Kısa bir süre içerisinde büyük başarılara imza atan ve yatırımcıların da ilgisini çeken Nutanix, toplamda 312 milyon yatırım aldı.

Veri merkezi altyapılarını basitleştirecek
Şirketin, her ölçekte uygulamayla uyumlu çalışan sanallaştırma platformu, işlem yapma, veri saklama, networking ve sanallaştırma servislerinin tümünü barındıran yazılım ve donanım tabanlı ürünü, veri merkezlerinde yüzde 90’a varan oranda enerji tasarrufu sağlıyor. BT ortamlarının ölçeklendirilmesini kolaylaştıran Nutanix, yazılım tabanlı olması sayesinde sürekli güncellemelerle becerilerini artırabiliyor. Kendi kendini iyileştiren bir sisteme sahip olan Nutanix platformu, kapsamlı otomasyonu ve maliyeti yüksek merkezileştirilmiş bellek gereksinimini ortadan kaldıran nitelikleriyle geleceğin veri merkezi altyapı teknolojileri arasında gösteriliyor.

Türkiye büyük potansiyel vaat ediyor
Nutanix’in, Türkiye faaliyetlerine başlaması ile ilgili açıklamalarda bulunan Nutanix Türkiye Ülke Müdürü Mehmet Tarımcı şunları söyledi: “Verinin sürekli arttığı ve dolayısıyla da veriyi saklayıp yönetme maliyetlerinin yükseldiği günümüzde hiper-bütünleşik sistemler geleceği belirleyen teknolojiler olacak. Nutanix bu alanda sunduğu yenilikçi ürünüyle kurulduğu tarihten itibaren BT sektöründe fark yaratan bir şirket oldu. Oluşan büyük ilgi sonucunda Türkiye’de ilk ürünlerimizi 2013 yılında satmaya başladık..2015 Mart ayı itibarıyla Türkiye ofisimizi faaliyete geçirmiş bulunuyoruz. Hedefini küresel pazarlarda genişlemek olarak belirlemiş bir şirketiz. Türkiye, yeni teknolojileri benimseme hızıyla büyük bir potansiyel vaat ediyor. Bu potansiyel bizi Türkiye’ye yatırım yapmaya iten ana etmen oldu. Kanal ortaklığı üzerinden ilerleyen iş modelimiz ve her geçen gün büyüteceğimiz ekibimizle, Türkiye’de her ölçekten veri merkezinde altyapıları basitleştirecek çözümler sunacağız.”

Teknofix teknoloji ihtiyaçlarına cevap verecek

0

Bircom+CEO+Burcin+BircanogluBircom, profesyonel saha hizmetlerini yeni markası Teknofix çatısı altına taşıdı. Teknofix ilk aşamada, konutlarda ve KOBİ’lerde ADSL ve fiber internet kurulumu yapmanın yanı sıra büyük ölçekli şirketlerin iletişim, altyapı ve teknoloji ihtiyaçları için teknik destek ve saha hizmetleri sağlayacak.

Sundukları hizmetler ile ilgili bilgi veren Teknofix Müşteri Deneyimi Yönetimi Direktörü Doğan Yılmaz, 80’den fazla nokta ile Türkiye’nin tüm illerinde, ilçe ve köyler dahil olmak üzere hizmet verdiklerini söyledi. “Türkiye’de ulaşmadığımız hiçbir nokta yok” diye konuşan Yılmaz, “Ülkemizin en yaygın hizmet ağlarından birine sahibiz. Telekom operatörleri ve internet servis sağlayıcıları için ADSL ve fiber internet kurulumları gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda, hem evlerde hem de küçük ve orta ölçekli işletmelerde modem kurulumu yapıyoruz ve arıza durumlarında yerinde müdahale ederek çözüm sağlıyoruz. Buna ek olarak, büyük ölçekli kurumsal şirketlerin çok çeşitli iletişim, altyapı ve teknoloji ihtiyaçları için de teknik destek ve saha hizmetleri sağlıyoruz. VoIP Gateway, IP PBX, IP telefon kurulumları, kablolama, IP tabanlı merkezi yayın sistemleri alanında teknik çözümler sağlıyoruz” dedi.

İSS ve Telko operatörlerinin tamamlayıcısı

“İnternet servis sağlayıcıları ve telekom operatörlerinin sunduğu erişim hizmetlerinin kalitesi ve bant genişlikleri her gün artarken, bunların tamamlayıcı unsuru olan saha hizmetlerinin de taleplere uygun şekilde adapte edilmesi gerekiyordu” diye konuşan Doğan Yılmaz şu bilgileri verdi:

“Şu anda ayda 18 binden fazla saha müdahalesi yapıyoruz. Yıl sonuna kadar 200 binden fazla ev ve işyeri ziyareti yapmış olacağız. 2016’da bunu en az 250 bin adet seviyesine getirmek istiyoruz. Aynı dönemde hizmet noktası sayımızı da 200’ün üzerine çıkararak son kullanıcılara daha da yaklaşmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin her yerinde aynı hizmet standartlarını ve kaliteyi sağlayarak hızlı saha müdahalesi yapabilmek anlamında sektörümüzde önemli bir fark yarattık. Üstelik bunu çok büyük adetlerde iş için başarabildik.”

Teknoloji kullanımında da iddialı

Teknofix, teknolojiye yaptığı yatırımlarda olduğu kadar teknolojiyi iyi kullanma konusunda da son derece iddialı. Saha çalışanlarının kullandığı Android tabanlı saha yönetimi uygulamasının gelişmiş özellikleri sayesinde, hizmet kalitesi her zaman en üst seviyede tutulabiliyor. Uygulama ile saha ekiplerinin bulunduğu konum, en yakın işin nerede olduğu, buraya gidilecek en kolay rotanın yönetilmesi gerçekleştirilebiliyor. Bu özellikler ekiplerin en hızlı şekilde müdahalesini sağlarken, çalışma yapılan ortamın öncesi sonrası fotoğraflarının çekilmesi, ekiplerin kıyafet standardına uyumlarının denetlenmesi, servis formlarının dijital ortamda tutulması ve memnuniyet anketlerinin kullanılması da yine uygulama ile mümkün olabiliyor. Güçlü teknoloji altyapısı sayesinde, Türkiye genelinde depo ve envanter yönetimi yapabiliyor olması da Teknofix’i rakiplerinden ayıran artılardan biri olarak öne çıkıyor.

Teknofix’in hizmet yelpazesini genişletmek için çalışmalarının sürdüğüne değinen Yılmaz, “Yeni tamamlayıcı servis ürünleri sunmak üzere çalışıyoruz. Kullanıcıların her türlü teknolojik sorununa çözüm bulabilmeyi hedefliyoruz. Öncelikle gördüğümüz en yaygın birkaç konuyu çözecek servis ürünleri ile ilgili çalışıyoruz. Yıl sonuna kadar beş yeni ürün ekleme hedefimiz var. Bunu yaparken, coğrafi yaygınlığımızı ilçeler seviyesine taşıyacak yeni ‘Teknofix hizmet noktaları’ oluşturacağız. Bizim vizyonumuza inanan, bizimle birlikte dönüşmek ve büyümek isteyen dinamik iş ortakları arayışındayız. Kolay ulaşılır, hızlı ve güvenilir çözüm noktası olacağız” diye konuştu.

Gücünü Bircom’dan alıyor

Teknofix’in, Bircom’un iletişim teknolojileri alanındaki yarım yüzyıla yaklaşan deneyiminden aldığı güçle faaliyetlerine başladığını belirten Bircom CEO’su Burçin Bircanoğlu, “Cihaz tedariği sağlayan ve profesyonel saha hizmetleri sunan bir şirket olarak, gelişen teknoloji ve iletişim ihtiyaçlarının yeni talepler ve sorunlar doğurduğunu fark ettik. Halen sunmakta olduğumuz ve yeni ekleyeceğimiz bu tip hizmetleri pazarda kullanıcılara en iyi şekilde ifade edecek markayı bulmak istedik. Teknofix’i bu amaçla hayata geçirdik. Telefonlardan televizyonlara, akıllı cihazlar hayatımızda günden güne daha çok yer alırken, bulut bilişim imkanları, her gün artan depolama ihtiyaçları ve güvenlik riskleri pek çok sorun ve fırsatı da beraberinde getiriyor. Bugün sahip olduğu cihazların kapasitesi ve özelliklerinin çok düşük bir kısmını kullandığı halde bunlara önemli ölçüde maddi kaynak ayıran bir kullanıcı kitlesi oluşmuş durumda. Teknofix ile biz bu verimsizliği de ortadan kaldıracak hizmetler sunmayı planlıyoruz” dedi.

Sabancı Gönüllüleri’nin web sitesi yayında

0

Sabancı Holding’in kurumsal internet sitesinin altında hizmete giren micro site üzerinden Sabancı Gönüllüleri programına ilişkin tüm gelişmeler takip edilebiliyor. Sayfa üzerinden programa ilişkin güncel bilgiler takip edilirken, gönüllü başvuruları da yapılabiliyor. Ayrıca, yine bu platform üzerinden kullanıcılar programa dair görüşlerini de paylaşabiliyor.

Sabancı Gönüllüleri

Sabancı Holding’in 41 yıldır Sabancı Vakfı eliyle yürütülen hayır işlerinin etki alanını genişletmek ve tüm Türkiye’ye yaymak amacıyla hayata geçirdiği programı, iki ana platform üzerinden ilerliyor. Birincisi online eğitimler, diğeri ise gönüllülük projeleri. Online eğitimler kadın ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunu kapsayacak 5 modülden oluşuyor. Söz konusu eğitim modüllerinin içeriklerinin oluşturulması konusunda Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Forumu’ndan destek alınıyor. Modüller, “Kavramlar ve tanımlar”, “Eğitim ve Toplumsal Cinsiyet”, “İş Dünyası ve Toplumsal Cinsiyet”, “Kadına Yönelik Şiddet” ve son olarak “Erken Evlilik” olarak belirlendi. Kadın ve toplumsal cinsiyet duyarlılığı konusundaki tüm bilgiler online eğitim aracılığı ile 60.000 Sabancı çalışanlarına aktarılacak.

Sabancı Gönüllüleri platformunun ikinci ayağı olan gönüllülük projelerinde de 7 merkezde toplam 40 şehirde eğitimler gerçekleştirilecek. Eğitimcilerle birlikte gönüllülük dinamikleri her ilde 500 gönüllü takım liderine aktarılacak. Daha sonra bu takım liderlerinin kendi şehirlerinde ve iş yerlerinde 10’ar kişilik ekipler kurarak bölgelerindeki kadına yönelik ihtiyaçları belirlemeleri istenecek. Böylece 5000 kişilik gönüllü ordusu oluşturulacak. Diğer yandan oluşturulacak proje havuzunda da projeler bir araya getirilecek ve bir sinerji yaratılacak. 9 yılın sonunda ise kadınlar, gençler ve engelliler olmak üzere bu üç konuda topluma kalıcı değerler yaratan 45.000 kişilik Sabancı Gönüllüsü meydana gelmiş olacak.

NASA Drone’ları takip edecek!

0

BurrardLucas_Drone_2783693aDrone’lar önceleri sadece “uzaktan kumandalı uçan oyuncaklar” olarak algılandı. Ancak bu teknolojinin çok önemli kullanım alanları olabileceği keşfedildiğinden beri hem ticari kurumlar hem de amatör fotoğraf / video meraklıları, drone’lara servet yatırmaya başladılar.

Google’ın ve Amazon’un tamamen Drone teknolojilerine dayalı ticari servisleri bulunuyor ve yenileri de hizmete girmek için gün sayıyor. Ancak teknolojinin bir sorunu var. Bu küçük uçan robotlar, hava sahasını kirletip çok büyük hava kazaları yaşanmasına yol açabilecek tehditler oluşturuyorlar.

Dolayısıyla NASA şimdi, tüm drone’ların hava trafik kontrol sistemleri tarafından izlenmesine yardımcı olacak bir çözüm üretebilmek için ABD’nin büyük GSM operatörü Verizon ile bir araya geldi. Google ve Amazon da GSM şebekeleri üzerinden bir kontrol sisteminin devreye girmesine destek veriyor.

Yeni sistemin 2017 yılında devreye girmesi bekleniyor. Böyleec ABD üzerinde uçan en ufak Drone’un bile konumu hakkında bilgi sahibi olunacak ve bu Drone’un tehlike yaratması halinde sahibine uyarı gönderilecek. 500 bin dolar bütçeye sahip proje ile ayrıca Drone’ların, ABD üzerindeki hassas bölgelere girmeleri de önlenecek. Yani bir drone sahibi, drone’ununu ABD başkanlık sarayının üzerine yönelttiğinde, Drone bu alana girmeyi red ederek geri dönecek. Veya meraklı bir drone sahibi Drone’ununu 150 metrenin üzerine çıkarmak istediğinde Drone bu yüksekliğe çıkmayacak.

NASA’nın yeni sistemini uygulamaya gönüllü olan GSM şirketleri arasında şimdilik AT&T ile Verizon olduğu görülüyor. Diğer operatörlerin de kısa süre sonra sisteme dahil olması bekleniyor.

Pentagon’un büyük robot yarışı başlıyor!

0

Darpa-robots-660x350Robotların, geleceğin dünyasında çok büyük rol oynayacakları artık inkar edilemeyecek bir gerçeğe dönüştü. Otomobiller, uçaklar robotlar tarafından kullanılacak; fabrikalar, işletmeler robotlar tarafından çalıştırılacak; günlük rutin işler robotlar vasıtasıyla halledilecek.

Robotların şimdilik en önemli kullanım alanı olarak savaş alanları veya nükleer kazalar, depremler, yangınlar gibi felaket noktaları öne çıkıyor. Japonya’daki nükleer santral kazasının daha büyük bir felakete yol açmaması için santraldaki nükleer çekirdeklerin yanına giderek önlem almak gibi “intihar” görevleri için Japonya’daki yaşlıların gönüllü olduklarını hala hatırlıyoruz. Oysa bu tür tehlikeli görevleri yerine getirecek robotların varlığı, kimsenin intihar etmesine gerek kalmadan, büyük felaketleri önlemeyi ve insan hayatını kurtarmayı mümkün kılacak.

Pentagon şimdi bu amaçla, robot araştırmalarını desteklemek için bir yarışma düzenliyor ve yarışmaya dünyanın her yerinden 24 farklı robot araştırma ekibi katılıyor.

Pentagon’un ünlü DARPA araştırma departmanı tarafından organize edilen yarışmaya katılanlar arasında Google da bulunuyor. Google, web teknolojileri geliştirdiği gibi bir süredir robot teknolojilerine de yatırım yapıyordu. Zaten sürücüsüz otomobil araştırmaları da bunun bir parçası. Yine de Google, Pentagon’un askeri amaçları ile ilişkilendirilmemek için özel dikkat gösteriyor ve yarışmaya sadece insanı amaçlarla kullanılacak bir robot projesi ile katılıyor. Yani Google, bir deprem sırasında göçük altında kalan canlıları arayacak robotlarını yarışmaya sokacak.

Yarışmaya katılacak robotların şu sekiz görevi yerine getirmesi gerekecek.

  • Bir arabayı sürebilmesi.
  • Arabadan çıkabilmesi.
  • Bir kapıyı açıp içeri girebilmesi.
  • Bir valfı açabilmesi
  • Duvarda bir delik açabilmesi.
  • Yıkıntılarla dolu bir arazide ilerleyebilmesi.
  • Merdivenleri çıkabilmesi.
  • Henüz açıklanmayan gizli bir görev!

 

DARPA’nın yıllar önce düzenlediği sürücüsüz otomobil yarışmasına katılan ekipleirn bugün dünya otoyollarında test sürüşü yapan robot otomobilleri ürettiklerini düşünürsek, bugün DARPA’nın yarışmasına katılacak robotların on sene sonra günlük hayatımızın birer parçası olup bizim için otomobilmizi sürmesi, evimizde hizmet etmesi, hastanelerde hastaları taşıması, sokaklarda görev alıp temizlik yapması gibi işlerde ortaya çıkmaları sürpriz olmayacak.

 

NetApp’tan bulut tabanlı yedekleme ve geri yükleme

0

MG_2560aGünümüzün iş dünyasında geleneksel yedekleme yavaş, riskli, pahalı ve karmaşık. Kullanıcılar veri kayıplarını minimum seviyeye düşürmeyi ve verileri hızlı bir şekilde kurtarmayı istiyor. Ancak BT, eski yedekleme ve geri yükleme stratejilerini kullanarak bu değişime ayak uydurmakta zorlanıyor. Bu talepleri karşılamak için NetApp daha önce SteelStore olarak bilinen AltaVault bulut tabanlı depolama çözümleri ve hizmetlerini tanıttı. AltaVault ile müşteriler verilerini dahili çözümlerine kıyasla yüzde 90’a kadar daha az maliyetle herhangi bir bulut sistemine hızla yedekleyebilecek.

Kurumsal yedeklemede depolama alanı büyürken bütçe ve edinme maliyetleri yatay seyrediyor. Bant genişliği maliyetleri ile kısıtlamalar büyüyen veri tabanları nedeniyle daha da ağırlaşıyor. Bu zorluklara ek olarak birçok kurum hala teyp yedeklemeye bel bağlıyor. Böylece aktarım sırasında medya kaybı riski, kesintiler ve veri kayıpları artıyor. Bu kurumlar acil onarım prosedürlerini yeterince test etmekte de eksik kalıyorlar.

NetApp Bulut Çözümleri Grup Başkan Yardımcısı Phil Brotherton konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “NetApp AltaVault çözümlerini kapsayan hibrid bulut yedekleme stratejisi etkili ekonomi, hız ve güvenlik sunuyor. Böylece kurumlar yedekleme ve geri yükleme hizmetlerinin seviyelerini karşılayabiliyor.” dedi. AltaVault gibi veri kullanım ömrü çözümlerinin NetApp’ın veri inşası için ortaya koymuş olduğu vizyonun kilit elementleri olduğunu söyleyen Brotherton, “Bu da verilerinin nerede olduklarına bakmaksızın müşterilere bu verileri kontrol ve entegre edebilecekleri, taşıyabilecekleri, güvenliğini sağlayabilecekleri ve sürekli yönetebilecekleri güvenini veriyor” ifadelerini kullandı.

Araştırma şirketi ESG’nin veri koruma kıdemli analisti Jason Buffington ise konuyla ilgili yorumunda “Kurumların yaklaşık yarısı sil baştan başlayabilselerdi veri korumaya yaklaşımlarını değiştireceklerini söylüyor” tespitinde bulundu. Buffington sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Birçoğu ‘bulut’ sisteminin veri koruma yönünde yapacakları bu değişimin bir parçası olacağını da belirtiyor. Hatta, ESG’nin son yaptığı araştırmaya katılanların yüzde 88’i ‘bulut esnekliğinin’ gelecekteki veri koruma stratejileri için önemli, çok önemli ya da hayati olduğunu kaydetti. NetApp’ın AltaVault hizmeti gibi özellikle veri koruma senaryoları için tasarlanmış bulut geçitlerine baktığımızda tüm çaptaki müşteriler mevcut (ya da yeni) veri koruma topolojisine bulut-depolamayı kolayca eklemeyi amaçlıyor.”

Fiziksel, sanal (VMware ESX ve Microsoft Hyper-V) ve bulut-tabanlı (AWS ve Azure araçları içeren yeni AltaVault çözümü müşterilerin önceki yatırımlarını koruyarak mevcut yedekleme yazılımlarına entegre sırasında yaşanan zorlukları da ortadan kaldırıyor. AltaVault’un yararları:

• Sektöründe Öncü Veri Azaltımı: Yedeklerken veri tekilleştirme ve sıkıştırma ile 30:1 oranında veri azaltımı. Bu da buluta daha az veri yedeklenmesi anlamına geliyor. Müşteriler böylece buluta daha hızlı veri gönderime imkanı buluyor.
• Genişletilmiş Seçim: AltaVault kendinize uygun olanı seçebileceğiniz yeniden ölçeklenebilir seçenekler sunar: Fiziksel, sanal ya da AWS veya Azure bulutlarında bulut-tabanlı çözümler. AltaVault çözümleri bulut-tabanlı depolama pazarındaki diğer tüm rakiplerinin çözümlerinden altı kattan fazla yeniden ölçeklenebilir. Bu da kurumların daha fazla kritik öneme sahip veriyi depolayabileceği ve ihtiyaç duyulduğunda bu verileri daha hızlı geri yükleyebileceği anlamına gelir.
• Eşsiz Bütünleşme: AltaVault, NetApp SnapProtect ve müşterinin tercih edeceği yedekleme yazılımı ile kolayca entegre olur. AltaVault çözümleri ve hizmetleri; yedeklenmiş verileri, bulut depolama alanı sunan halka açık ya da özel önde gelen bütün sağlayıcılara gönderebilir.

Yeni AltaVault çözümlerimiz; bilgi transferi, yerinde ve uzaktan sorun giderme, isteğe uyarlanmış proaktif hizmet ile yedekleme ve ortam arşivlemesi için performans desteği sağlayarak BT operasyonlarını optimize etmeye yardımcı olacak genişletilmiş hizmetleri de içerecek. Ayrıca NetApp uzmanları müşterilere veri koruması için iş ihtiyaçlarına ve gerekliliklerine uygun yol haritası çizmelerine ve bulut için uygun verilerin belirlenmesinde ve önceliklendirilmesinde yardım edecek. Sonuç, genel bulut stratejisine bağlı hayata geçirilebilir önerilerin olduğu temelinde çözüm olan bir teklif.

NetApp ve ortaklarının sunduğu hizmetler müşterilere AltaVault’un bulut imkanlarının avantajlarını kullanmalarına yardımcı olur. Buna; tasarım, uygulama ve destek hizmetleri ile birlikte genel veri koruma sürecini, yedekleri optimize etme ve arşivlendirme performansını basitleştirecek bulut strateji atölyeleri de dahil.

Japonya merkezli teknoloji şirketi Konica Minolta’nın Üst Düzey Yöneticisi ve Kurumsal BT Planlama Birimi Genel Müdürü Akira Tai yaptığı yorumda, “Konica Minolta’da, Japonya’da yaşanabilecek büyük bir felaket durumunda hayati öneme sahip sistemlerimiz için güvenilir veri kurtarma çözümü arayışı içerisinde idik. NetApp AltaVault [önceki ismi ile “NetApp SteelStore”] acil kurtarma kapasitemizi güçlendirdi ve dahası hayati öneme sahip veri yedekleme hedefini herkese açık denizaşırı bir buluta yönlendirerek maliyetlerimizi de düşürdü. Mevcut sistemimizde herhangi bir değişiklik yapmadan NetApp AltaVault’u kullanmaya başladık. Şimdi ihtiyaca göre verilerimizi herkese açık bulut ile yerleşik sistem arasında hızlıca taşıyabiliyoruz.” dedi.

İnşaat şirketi Blach Construction’ın BT Direktörü Dominic Silvia ise “Veri depolama herkese açık buluta girişimizdeki ilk adım oldu. Birbirinden uzak şantiyelerimiz dikkate alındığında bulutu yedekleme havuzu olarak kullanmak mantıklıydı. Herkese açık buluta geçerek artan depolama alanı ihtiyacımızı karşılamak için daha fazla donanıma yatırım yapmak zorunluluğumuz ortadan kalktı.” şeklinde konuştu. AltaVault seçimlerinin diğer çözümlere kıyasla uzun vadede kendilerine daha fazla değer katacağını bildiklerini söyleyen Silvia, “Şimdi zamandan tasarruf ederek şantiyelerde BT altyapımızı geliştirmeye daha fazla vakit ayırabiliyoruz. Böylece şantiye dışındaki çalışanlarımız ileri teknoloji çözümlerine de erişebiliyor.” dedi.

Satın Alınabilecek Yerler
NetApp AltaVault AVA400 fiziksel çözümler ve ESX ve Hyper-V üzerinde AVA-8, AVA-16 ve AVA-32 sanal çözümleri NetApp ve NetApp yetkili satıcıları üzerinden satın alınabilir. Şu an AWS mağazasından satın alınabilen AltaVault bulut-tabanlı çözümlerin 2015 yılında Azure mağazasından da satışı yapılması planlanıyor. AVA800 fiziksel çözümlerin ise 2015’in 3. çeyreğinde satışı planlanıyor.

Veri depolamayı önemsemeyen sınıfta kalıyor

0

Her+yerden+erisimVerilerin depolanması, yönetimi ve güvenliği iş süreçlerindeki önemini giderek artırıyor. Kurumlar ve bireyler, veri depolama sistemlerinin sadece depolama değil, kolay erişim seçeneği sunmasını da talep ediyor. Son teknolojilerden yararlanarak veri depolama alanında yenilikçi dönüşüm gerçekleştiren kurumlar, kullanıcılarına ayrıcalıklı deneyimler sunabiliyor. İşletmeler, artan verilerini uzun vadeli olarak güvenli şekilde depolayıp mekândan bağımsız biçimde erişim sağlayarak maliyet avantajı sağlamak ve iş süreçlerini kesintisiz şekilde sürdürebilmek gibi önemli avantajlar elde edebiliyor.

İhtiyaç ve önceliklere uygun veri depolama yatırımı yapan firmalar kazanıyor

Veri yönetiminin ve depolamanın önemine değinen Synology Türkiye Ürün Müdürü Volkan Yiğit, “Tüm sektörler için veri depolamadaki ana öncelik, iş sürekliliği. Veri miktarı her geçen gün inanılmaz bir şekilde artıyor. Fotoğraflar, videolar ve müzik dosyalarının hacmi sürekli artış gösterirken, sosyal medya platformları, bu artışın ivmesini daha da artırıyor. Veri depolama, yönetimi ve güvenliğini sağlama, iş süreçlerinde ön plana çıkan değerler arasında yer alıyor. Verileri, doğru ve güvenilir platformlarda saklayıp yönetmek, kurumlar ve bireyler için vazgeçilemez bir öneme sahip. Büyük kurumlar ve KOBİ’ler, hızlı bir şekilde durmaksızın büyüyen veriyi kontrol altına alamamaları durumunda, maliyet ve iş sürekliliği açısından büyük zarara uğrama riski ile yüzleşebilirler.” dedi.

İş sürekliliği yüksek performanslı ve güvenilir ürünlerle mümkün

Şirketlerin ihtiyaçlarını doğru belirleyip, rekabet ortamına uygun teknolojileri tercih etmeleri gerektiğini belirten Yiğit, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kurum bünyesinde konumlandırılacak doğru teknolojik çözüm ve altyapılar, iş süreçlerinin hızlı, verimli ve tasarruflu olmasını sağlıyor. Veri depolama ihtiyaçlarını karşılayacak donanım ve yazılımın iş sürekliliğine olan etkisini göz ardı etmemek gerekiyor. Kullanıcılar, veri depolama çözümlerinin çok fonksiyonlu, yüksek performanslı ve aynı zamanda güvenilir olmasını istiyorlar. Özelikle KOBİ sektöründe bu türden bir değişim yaşanıyor. Bring Your Own Device (BYOD), büyük veri, bulut ve mobilite gibi güncel eğilimleri kapsayan ve bu eğilimlerin getirdiği yeni teknolojilerle uyumlu çalışan ürünler, rekabette firmaları öne taşıyor.”

Veri yönetimini tek elden yapan kurumlar sürpriz masraflardan kurtuluyor

Veri düzenli bir şekilde artarken, veri depolamanın ve yönetmenin şekli de değişiyor. Firmaların bu alanda uygun maliyetli, performansı yüksek çözüm ve ürünleri tercih etmeleri kaçınılmaz oluyor. Kurumlar, artık yazılım ve donanım gibi bileşenlere ayrı ayrı odaklanmaktan ziyade uçtan uca çözümlere yöneliyorlar. Tümleşik bir hizmet alarak servis kalitelerini ve performanslarını artırmayı, veri yönetiminde kolaylık ve süreklilik elde etmeyi hedefliyorlar.

Performans ustası MX Master tanıtıldı

0

Logitech Türkiye Ülke Müdürü Mustafa Uyar’ın ev sahipliğindeki toplantıda, endüstriyel tasarım alanında Türkiye’nin en önemli isimlerinden  Sertaç Ersayın da teknoloji dünyasındaki son tasarım trendlerini katılımcılar ile paylaştı.

Hassasiyet, hız ve konfor açısından sektörün en üstün faresi olarak tanımlanan MX Master’ın çoklu ekranlar, cihazlar ve işletim sistemlerinde kullanım kolaylığı sunduğunu belirten Mustafa Uyar, “Şık tasarımı ile dikkat çeken MX Master, çok sayıda navigasyon seçeneği ve gelişmiş özellikleri ile bugüne kadar tasarlanan en iyi fare” dedi.

Logitech MX Revolution ve Logitech Performance MX’den oluşan serinin son üyesi Logitech MX Master Wireless Mouse ele uygun şekilde, konfor, hız ve kontrol için tasarlandı. Elinizi ve bileğinizi doğal pozisyonda kavrayan mouse, ergonomik tuşları ve kaydırma tekerleği ile akıcı bir kullanım deneyimini sunuyor.

Tarama yaparken tekerleği çevirme hızınıza göre otomatik olarak tıklatmalı kaydırma modundan yüksek-hızlı kaydırma moduna otomatik geçiş yapabilen, hıza duyarlı tekerleğe sahip Logitech MX Master Wireless Mouse sayesinde tek çevirme hareketiyle sayfalar arasında kolayca geçiş sağlayabilirsiniz.  Windows  ya da Mac  bilgisayarınıza, Logitech Unifying  alıcı veya  Bluetooth Akıllı Teknoloji ile bağlanan MX Master, aynı anda masaüstü bilgisayar, laptop ya da tablet gibi üç farklı cihazla eşleşebiliyor ve Easy-Switch tuşu aracılığıyla tek dokunuşla cihazlar arasında kolayca geçiş imkanı sunuyor. Ayrıca mouse üzerinde Mac bilgisayarınızdaki dokunmatik hareketleri atayabileceğiniz özelleştirilebilir bir tuş da bulunuyor.

Logitech Options yazılımı MX Master’ın tuşlarını ihtiyaçlarınız doğrultusunda özelleştirme imkanı sağlarken, Logitech Darkfield Laser  özelliği neredeyse her yüzeyde, camda veya parlak zeminlerde bile üstün takip özellliği sunuyor.

Şarj edilebilir bataryası bulunan MX Master, full şarj ile 40 gün kullanım; dört dakika şarj ile  bir günlük kullanım sağlıyor. Işık göstergesi ile şarjın miktarını kontrol edebilir, şarj ederken de mouse’unuzu kullanmaya devam edebilirsiniz.

Gençler dünyayı Facebook’tan öğreniyor

0

gen-ySosyal medyanın bu kadar büyük bir devrim yaratacağını kimse tahmin edemezdi. Birkaç gencin, kendilerine sevgili bulmak için üye olduğu, ardından da birbirlerine dijital çimdikler attıkları bir sosyal medya sitesi, kısa sürede yüz milyonlarca insanın internetteki en büyük uğraşı haline geldi.

Bugün, yeni nesile Millenyaller deniliyor. Bir diğer ismiyle Y Jenerasyonu… Yani 80’lerin ortası ve 2000’lerin başında doğan nesil… Kısacası, internetin içine doğan çocuklar…

Dünyadaki toplumsal olaylarda, sosyal medya üzerinden hızla organize olup, milyonlarca kişilik kalabalıklara dönüşerek sokaklara akabilen bu yeni nesil hakkında yapılan bir araştırma çok ilginç bir sonucu ortaya çıkardı. Millenyallerin siyasi görüşleri, politik duruşları tamamen Facebook üzerinde okuduklarına dayanıyor.

Önceki neslin politik görüşleri, okudukları kitaplara, izledikleri programlara, kantinlerde, toplantılarda yaptıkları tartışmalar sonucunda edindikleri deneyime dayanırken, yeni nesil için bu kaynak büyük oranda Facebook.

Pew Research Center tarafından, ABD’deki siyasi gündeme dair yapılan araştırmada, Millenyallere yöneltilen sorularda, politika haberlerini nereden izledikleri sorulmuş ve gençlerin %61’i en çok Facebook’tan yararlandıklarını dile getirmişler. İkinci kaynak ise CNN.

Gerçi “yaşlılar” da çok farklı değil. Bir önceki nesil, yani bugün 40’lı yaşlarında olan Jenerasyon X de, %50 oranında Facebook’u takip ederek politik haberleri alıyor. TV kanallarını takip edenlerin oranı ise çok düşük.

Kısacası görünen köy kılavuz istemiyor. Güvenilir medya formatı olarak TV giderek gözden düşerken, sosyal medya ve internet hızla yükseliyor.

Bir sonraki seçimlerde siyasilerimizi meydanlarda veya TV’lerde değil de, Facebook’ta canlı yayın yaparken görürsek, şaşırmayacağım.

 

Müşterinize buluttan erişin

0

Türkiye’de hayat sigorta satış süreçlerini ilk kez tablet üzerinden gerçekleştiren Aegon Emeklilik ve Hayat, müşterilerine kaliteli ve hızlı hizmet verebilmek amacıyla teknoloji yatırımlarına önem veren bir marka olarak haklı bir üne sahip. Aegon geçtiğimiz günlerde bu yaklaşım doğrultusunda aktif satış ekipleri ve poliçe kabul departmanlarının doğru bilgiye daha çabuk erişimini desteklemek amacıyla Paritus Adres Doğrulama ve Geocoding Sistemi’ne yatırım yapmayı tercih etti.

Hayat sigortası, emeklilik ve fon yönetimi alanlarında dünyanın önde gelen finans kuruluşlarından olan Hollanda merkezli Aegon Grup, 200 yıla yakın süredir finans sektörü içerisinde faaliyet gösteriyor. Bugün ise Aegon, 20’ten fazla ülkede 40 milyonu aşkın müşterisinin finansal geleceklerini güvence altına almalarına yardımcı olurken sektörün kurallarını değiştiren yenilikçi kimliği ile örnek oluşturuyor.

En yeni teknolojileri kullanarak üstün hizmet kalitesine odaklanan Aegon, kendi uygulamalarına entegre ettiği Paritus Akıllı Çözümleri ile direkt satış ekipleri ve poliçe kabul departmanlarının daha iyi hizmet verebilmesini hedefliyor. Paritus, Aegon satış temsilcilerinin hızlı bir şekilde ve genelde eksik ya da hatalı olarak tabletine girdiği adres bilgisini yaptığı yeni öneriler ile ve otomatik olarak düzeltilmesini sağlıyor.

Saniyede yüzlerce adres işleyebilen Paritus’un müşterileri, bu hizmete bulut üzerinden güvenli bir şekilde erişebildikleri gibi söz konusu uygulamayı kendi firmalarında (on-premise) platform bağımsız olarak da çalıştırabiliyor.

Müşteri adres verisine hızlı erişim ile müşteri memnuniyetinde artış sağlayan Paritus Akıllı Arama Çözümleri kurumlara ulaşılabilir ve sürekli güncellenen bir adres bankası sağlıyor. Ayrıca adres iyileştirme kültürünün kurum içinde yaygınlaşması ve kullanıcıların uygulamalar üzerinden doğru adrese erişim güvencesi çalışma ortamının da kalitesini artırıyor.

Microsoft’tan kablosuz bağlantı hamlesi

0

Wi-fi_bench_5_940x4701Microsoft, Skype ve Office 365 kullanıcıları için dünyanın pek çok yerinde yaygın olarak bulunabilecek kablosuz internet bağlantısı hizmete sokmak için hazırlıklara başladı.

Microsoft aslında bu servisi uzun zamandır veriyor ancak kapasama alanı çok yaygın değildi. İlk aşamada 2,5 milyon hot spot’u devreye sokarak dünya çapına yayılması beklenen Microsoft’un bu servis için yerel internet sağlayıcılarla görüşmeleri sürüyor.

iOS, Android, OS X ve Windows uygulamaları için geçerli olacak Wi-Fi hizmeti ücretsiz olmayacak. Servisi kullanmak isteyenlerin, ücretli Skype kullanıcıları olması veya Office 365 programına üye bir iş yerinde çalışıyor olmaları gerekecek. Böylece Skype ve Office 365 kullanıcıları, büyük şehirlerin yoğun noktalarında, toplantı yaparken, gezip tozarken, Wi-Fi bağlantısı kullanabilecekler, sörf yapabilecekler, Skype üzerinden konuşabilecek veya ofisteki arkadaşlarının gönderdikleri e-postaları ya da raporları okuyabilecekler.

Avrupa Birliği Bakanlığı desteğiyle INTOUCH-ICT

0

Avrupa Birliği Bakanlığı’nın desteğiyle iş dünyasının profesyonellerine rutin olmayan becerileri eğlenceli bir öğrenme yoluyla kazandırmak için, 2013’de Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) ortaklığında başlanan INTOUCH-ICT projesi Ekim ayında tamamlanmış olarak Bilişim Kobilerinin kullanımına sunulacak.

Avrupa Birliği Bakanlığı, AB Egitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı tarafından hayata geçirilen, Avrupa Komisyonu hibelerinden Hayat Boyu Ögrenme Programı (LLP) tarafından fonlanan INTOUCH- ICT, Türkiye Bilişim Vakfı liderliğinde çalışmalarını sürdürüyor.

Bilgi ve İletişim Teknolojileri sektöründe faaliyet gösteren KOBİ’lerde çalışan profesyonellerin, iletişim, ekip çalışması, planlama, öğrenme ve gelişim, değişime açık olma, yaratıcılık, anlaşılabilirlik, karar verme, yenilikçilik ve esneklik gibi rutin olmayan becerilerini artırmak için öğretici mobil oyun ve içerikler geliştiren INTOUCH- ICT projesi, Türkiye’den Enocta ve Okan Üniversitesi’nin yanı sıra İtalya, Macaristan ve İsveç’ten ortaklarla uluslararası bir yapıya sahip.

Akıllı telefon ve tabletler üzerinden kullanılabilen INTOUCH-ICT projesi kapsamında hazırlanan mobil oyunlarla, BİT sektöründe yer alan profesyoneller, bilgi ve becerilerini eğlenceli yollarla geliştirerek, iş hayatında karşılarına çıkacak rutin olmayan durumlara yönelik her daim hazırlıklı olacak. TBV’nin liderlik ettiği INTOUCH-ICT projesine ilişkin detaylı bilgi için www.intouch-ict.eu adresine göz atabilirsiniz.

Instagram doğrudan satış modeline geçiyor!

0

instagram-ad-imageInstagram, yüz milyonlarca kullanıcısıyla, son dönemin en büyük fenomeniydi. Öyle kalmaya da devam ediyor. Facebook tarafından satın alındıktan sonra da büyümeye hızla devam eden Instagram için en çok merak edilen detaylardan biri, nasıl bir gelir modeli oluşturacağıydı.

Öyle görünüyor ki, Instagram’ın gelir modeli belli oldu. Fotoğraf paylaşım ağı çok yakında, reklam verenleri için fotoğrafların altında, SATIN AL, İNDİR veya ÜYE OL gibi üç farklı buton göstermeye başlayacak. Bu sayede reklam verenler ürünlerini doğrudan Instagram üyelerine satabilecekler. Elbette Instagram da bu alışverişten ‘sakal’ını alacak.

Ancak bu butonlar ile kullanıcının uygulama dışına gönderilmesi beklenmiyor. Yani reklam verenler, kullanıcıya yine Instagram uygulaması içinde açılan bir pencereden satış yapacaklar. Çoğu reklam veren ise bu satış modelinden rahatsız oluyor çünkü reklamlara tıklayıp sitesine gelen kullanıcıya sitesinde başa ürünler de satma imkanı buluyor. Ancak dijital reklamcılıkta yükselen yeni trend, reklam alan servisin kullanıcısını dışarı göndermeden kendi uygulaması içinde satış işlemini gerçekleştirmesi yönünde…

Şimdi popüler fotoğraf paylaşım ağındaki reklamların rahatsız edici boyuta ulaşıp ulaşmayacağı merak ediliyor. Eğer reklam üzerinde satış stratejisi başarılı olursa, Instagram’da kullanıcı fotoğraflarından çok reklam veren fotoğrafları görmeye başlayacağımızdan korkmak, yerinde olacaktır.

 

İstifa etmeden önce bu sorulara cevap bulun!

0

istifa_10_soruGünümüzde girişimcilik artık bir hayal ya da hevesin ötesinde, son yıllarda birçok başarılı örneğin çıktığı ciddi bir ekosistem haline geldi. Gelecekte girişimciliğin ekonomilere yön verecek bir güç olmaya devam edeceğini söylemek yanlış olmaz. Yani günün birinde riske girecek, çılgınca görülen hedeflerin peşinden gidecek girişimciler, geleceğin büyük şirketlerini yaratacak.

Girişimciler genelde genç yaşta, üniversite günlerinde harekete geçiyor olsalar da aslında bunun için bir yaş ya da eğitim sınırlaması yok. Ancak belirli bir tecrübe sahibi olmak, iş hayatının ve ekonomiyi yönetmenin inceliklerini öğrenmek için başlarda iş hayatına atılmak oldukça mantıklı bir karar olacaktır. Esas soru ise işten ne zaman ayrılıp tam zamanlı bir şekilde kendi projenize yoğunlaşacağınız. Bunun için ideal bir formül sunmak pek mümkün değil. Öncelikle gerçekten işlerin yarı zamanlı yürüyemeyecek kadar büyüdüğünü görmelisiniz. Ardından da sıra bu 10 soruya yanıt aramaya gelecek:

1. Bu beni daha mutlu yapacak mı?
İstifanızı vermeden önce yeni düzenin sizi daha çok mutlu edeceğinden emin olmalısınız. Birçok insan için standart mesai düzeni bir işkence gibidir. Ama kendi işinizi yürütmenin de farklı zorlukları olacağını unutmayın.

2. Harcamalarımı nasıl karşılayacağım?
Unutmayın ki yeni düzende size maaş veren kimse olmayacak. Mevcut harcamalarınız ve iş giderlerinizi karşılamak üzere bir birikiminiz var mı? Eğer birikiminiz yoksa bile yeni iş düzeni bu giderleri bir an önce karşılamaya başlayabilecek mi?

3. Zamanlamam doğru mu?
Eşiniz hamile ve annenizin de sağlık masraflarını üstlenmiş durumdasınız. Bu yeni bir şirket kurmanın stresini kaldırmak için pek de doğru bir zaman olmayacaktır. Bir girişimcinin zihni ve cebi yorgun düşmemeli. Ayrıca başlarda işinizi yarı zamanla şekilde yürütmeyi de denemelisiniz. Çok yorulup, gecelerinizi işe ayırmanız gerekebilir. Ama işleri ilerletip gerçekten iki işi aynı anda yürütemeyeceğinizi görmeden maaşlı işinizi bırakmamalısınız.

4. Ailem ve arkadaşlarımdan bu konuda destek görecek miyim?
Aile ve arkadaşların tüm olumsuz yorumlarına rağmen başarılı olabilirsiniz. Ancak onlarla konuşmak farkındalığınızı arttırmak için doğru olabilir. Gerçekten istediğiniz bir şeyin peşinden mi gidiyorsunuz yoksa sadece var olan zor durumdan bir kaçış mı hedeflediniz? Elbette sizi hayallerinizden uzaklaştırmalarına müsade etmeyin. Ama onların desteğiyle de çok daha çabuk şekilde başarıya ulaşabileceğinizi unutmayın.

5. Yaşam tarzımı değiştirmek istiyor muyum?
Maaşlı bir iş ile kendi işinin sahibi olmak arasında büyük farklar vardır. Çok çalışmaktan şikayetçi olup kendi işinizi kurduğunuzda rahat edeceğinizi düşünüyorsanız, kararınızı gözden geçirmenizde fayda var. İş sahibi olarak inovatif, yaratıcı ve proaktif olmanız gerekir. Maaşlı işinizde kendinizi garanti altında, güvende hissedersiniz. Girişimcilik ise heyecanı, aksiyonu bitmeyen bir serüvendir.

6. Kendi işimin patronu olacak kadar disiplinli miyim?
Birisi size sabah 8’de işinizin başında olmanızı söylemediğinde de işinizin başında olacak mısınız? Bir işin bitmesi gereken zamanı belirlerken kriterleriniz neler olacak? Plazadaki güzel ofisi bırakıp home office çalışırken de motive olabilecek misiniz?

7. İşimden istifa etmeden yeni düzeni nasıl denerim?
İşiniz ile ilgili bir “beta” çalışma yapmalısınız. Kendinize yeni düzeni keşfedecek kadar bir deneme süreci tanımalısınız. Bir kafe açma planınız varsa öncelikle bir kafede part time çalışmak mantıklı olabilir.

8. Bu iş için geliştirmem gereken özelliklerim var mı?
Yapmayı planladığınız iş ile uyuşuyor musunuz? Yoksa henüz yeterli olmadığınız alanlar mı var? Çabuk değişen ekosistemlere uyum sağlayıp güncel kalmak, başarı için oldukça önemli.

9. İş fikrim gerçekten de değerli mi?
Para kazanma amacı taşıyan ne iş yaparsanız yapın bunun pazarlanabilir olması gerekir. İş modeliniz güncel mi ve güncel kalacak mı? Hedeflediğiniz müşterilerin size para vermeye istekli olacağı bir iş mi planladınız? Bu sorulara cevap bulmadan adım atmayın.

10. İş planım var mı?
Bir roman kadar uzun bir plana ihtiyacınız yok. Ancak ne iş yapacak olursanız olun bir iş planına ihtiyacınız var. Satış ve pazarlama çalışmalarınızı içeren bir plan sizin için bir yol haritası olacak.

ekin Technology Intertraffic’te ilgi odağı oldu

0

EkinTürkiye’de MOBESE sistemini ilk kez kuran ve bugün Türkiye’deki MOBESE kameralarının yüzde 75 oranında pazar payına sahip olan ekin Technology, geliştirdiği akıllı kent ve trafik sistemleri ile dünya liginde önemli bir oyuncu haline geldi. Bu yıl İstanbul Fuar Merkezi’nde 8.’si düzenlenen Intertraffic İstanbul Fuarı’nda, en son teknolojilerle geliştirdiği Akıllı Trafik Sistemleri olan TEDES uyumlu ekin Plate Scanner, ekin Speed Scanner ve ekin Safe Tower gibi akıllı trafik teknolojilerini ziyaretçilerle buluşturdu. Dünyanın İlk Akıllı Devriyesi ‘ekin Patrol’ ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.

Dünyanın birçok ülkesinden gelecek katılımcı ve ziyaretçilerin ağırlandığı fuara katılan ekin Technology Yönetim Kurulu Başkanı Akif Ekin, yaptığı değerlendirmede trafiğin zaman kaybını en aza indirmesi ve güvenli olması gerekliliklerinin altını çizdi; akıllı trafik kavramının önemine dikkat çekti.

Ekin: “Günümüzde şehir hayatının hızı ve artan nüfus, hepimizi yoğun trafikle baş başa bırakıyor ve büyük bir zamanı trafikte kaybetmemize sebep oluyor. Üstelik güvenlik açısından trafik akışı hayati önem taşıyor. Ölüm ve yaralanmaların en önemli sebebi olan trafik kazalarının azaltılmasının ilk şartını akıllı trafik sistemleri olarak görüyoruz” dedi.

Akıllı trafik sistemlerinin daha az enerji tüketimi sayesinde de doğal kaynakların verimli bir şekilde kullanılmasını ve karbon salımının azalmasını sağlayarak yeşil bir gelecek sunduğunu da ifade eden Akif Ekin: “Hız tespit sisteminden kırmızı ışık ihlal sistemine kadar onlarca teknolojiyi entegre bir yapıda sunuyoruz. Bu sistemler sayesinde trafik ihlalleri ve dolaylı olarak kazaların da azalması en önemli hedefimiz” dedi.

Şehrin coğrafi koşulları ve kültürüne göre tasarlanabilen ekin safe Traffic ürünleri; kırmızı ışık ihlal tespiti, hız ihlali tespiti ve plaka tanıma sistemleri ile çalışıyor ve daha güvenli bir trafik akışı sağlanmasında yüzde 40 oranında iyileşme sağlayabiliyor. Tamamen ekin Technology tarafından geliştirilen ve bu yıl Dünya Teknoloji Ödülleri’nin finalistleri arasında yer alan ekin Patrol ise akıllı devriye sınıfında dünyanın ilk ve tek ürünü olma özelliği taşıyor. Araç dururken de hareket halindeyken de plakaları ve hızı okuyabilen, durağan veya haraketli iki nokta arasında da takip yapabilen ekin Patrol, merkeze anlık bilgi iletebiliyor.

 

Epson’dan kurumsal gözlük

0

Epson özellikle kurumsal müşterileri hedeflediği gözlüğü MOVERIO BT-200’ü tanıttı. Sektörlere özel yazılım çözümleriyle bir çok alanda verimliliği artıran ve yeni bir bakış açısı sağlayan MOVERIO BT-200’ü ve Epson’un giyilebilir teknolojilere olan yatırımlarını Epson Türkiye Ülke Müdürü Sevil Kanat ile değerlendirdik.