Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1846

Tesla’nın spor aracı geliyor

0

Roket tasarlayan, süper araçlar görücüye çıkaran ve uydu işine giren Elon Musk için bu yıl çok yoğun geçti. Öyle ki milyarder mucit neredeyse geçtiğimiz Haziran ayında verdiği, üstü açık spor aracı ile ilgili 2014 yılı sonuna kadar yapacağı güncelleme hakkındaki sözünü tutamayacaktı. Görünen o ki Musk sözünü tutmayı başardı, Tesla CEO’su bir tweetinde şirketin ilk elektrikli aracı hakkında “oldukça heyecan verici bir güncellemeyi” bu hafta içinde yapacağını paylaştı.

Screen Shot 2014-12-23 at 13.33.24

Musk planlanmış güncellemeden ilk olarak Tesla’nın yıllık olağan hissedar toplantısında bahsetmişti ancak bazı krizler – muhtemelen Ağustos ayındaki SpaceX Falcon 9 roketinin patlaması gibi – araç hakkındaki bilgilendirmenin yapılmasını geciktirmiş gözüküyor. Mayıs ayında konuşan Musk Tesla’nın ilk seri üretilecek otoyol aracı olan Roadster modelinin şirketin hedefleri için ilk adım olduğunu ve diğer şirketlerin aracın sadece “teknoloji heveslileri” için olduğunu düşünerek hata yaptıklarını söylemişti.

 

2014 “Sarsılan Güven Yılı” ilan edildi

0

McAfee Labs, 2015 yılı tehdit panoramasının bu standartları istismar eden daha fazla saldırı, mobil cihazlarda ve Nesnelerin İnternetinde (IoT) yeni saldırı yüzeyleri ve sandboxing tespit teknolojilerinden kaçabilen teknikler dâhil giderek artan ölçüde karmaşıklaşan sanal casusluk kabiliyetleri ile şekilleneceğini tahmin ediyor.

McAfee Labs’in 2015 yılı için tehdit öngörüleri:

Siber savaş ve casusluk taktiklerinin kullanımının artması. Uzun vadeli oyuncular daha sinsi bilgi toplayıcılara dönüşeceğinden, siber casusluk saldırılarının sıklığı artmaya devam edecek; öte yandan siber saldırı kabiliyetlerini yeni kazananlar ise hassas bilgi çalmanın ve rakiplerini alt üst etmenin yollarını arayacaklardır.

Nesnelerin İnterneti saldırılarının sıklık, kârlılık ve şiddetinde artış görülecek. Güvenlik kontrolleri en baştan mimarilerine bütünleşik değilse, ölçekte IoT cihazlarını kullanma konusundaki telaş karşısında, güvenlik ve gizlilik öncelikleri geride kalacaktır. Bu telaş ile bu cihazlar tarafından toplanan, işlenen ve paylaşılan verilerin değerinin artması, 2015 yılında ilk dikkat çekici IoT paradigma saldırılarına neden olacaktır.

Gizlilik tartışmaları yoğunlaşıyor. Hükümetler ve şirketler tutarsız şekilde tanımlanan “kişisel bilgi”lere adil ve yetkili erişimin ne olduğuyla ilgili mücadele etmeye devam ettikçe veri gizliliği sıcak bir gündem maddesi olmayı sürdürecek.

Fidye yazılımlar buluta geçiyor. Fidye yazılımlar yayılma, kriptolama yöntemlerini ve aradıkları hedefleri geliştirecekler. Daha fazla cihazın bu tür saldırılara uğrama olasılığı var.

Yeni mobil saldırı yüzeyleri ve kabiliyetleri. Mobil saldırılar, yeni teknolojiler saldırı yüzeyini genişlettikçe hızla büyümeye devam edecektir.

POS saldırıları, dijital ödemelerle birlikte artıyor ve gelişiyor.  Satış Noktası (POS) saldırıları kârlı olmaya devam edecek ve tüketicilerin mobil cihazlarda dijital ödeme sistemlerini benimsemesinde görülen ciddi artış siber suçluların istismar edeceği yeni saldırı yüzeyleri sağlayacaktır.

Shellshock, Unix, Linux saldırılarını patlatıyor. Windows dışı kötücül yazılım saldırıları, Shellshock açıkları nedeniyle artacaktır.

Yazılım kusurlarının daha fazla istismar edilmesi Popüler yazılım ürünlerinde yeni kusurlar keşfedildikçe, açıkların istismar edilmesinde artış görülmesi muhtemel.

Sandboxing için yeni kaçış taktikleri Sandbox’tan kaçış, bilişim güvenliğinde önemli bir mücadele alanı olacaktır.

McAfee 2015 Tehdit Öngörüleri
İnfografik için üzerine tıklayın.

2015’te sağlık verilerine dikkat

0

Perakende zincirlerinde yaşanan dev veri sızıntıları, bulutta depolanan veriye yapılan saldırılar ve eski kodlarda görülen tehlikeli açıklarla birlikte siber güvenlik, 2014’ün önemli sorunlarından biri olarak manşetlere çıktı. Websense Güvenlik Laboratuvarı’nın siber güvenlik araştırmacıları küresel işletmelere yönelik inovatif ve sofistike saldırı eğilimlerini yorumlamak, tahmin etmek ve kuruluşları bu tehditlere karşı korumak için 2015 güvenlik öngörülerini paylaştı.

“Siber suçlular, birçok yöntem ve metoda sürekli adapte oluyorlar. Bu nedenle onları durdurmaya yönelik güvenlik sistemlerini kolayca atlatabiliyorlar” diyen Websense Güvenlik Laboratuvarları Başkan Yardımcısı Charles Renert, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Son zamanlarda siber suç eğilimlerini ve yöntemlerini baştan sona analiz ederek bu tahminlerin her birinin arasında bir zincir oluşturduk:  tehditlerin sıklığı ve karmaşık yapısı giderek artıyor.”

Websense Baş Güvenlik Uzmanı Carl Leonard ise şu eklemeleri yaptı:
“Yeni yılın tehditlerine yönelik tahminlerle, şirketlerdeki BT ekiplerini tehditler ve öngörülen zayıflıklar hakkında uyararak bir adım önde olmalarını hedefliyoruz. Güvenlik araştırmacılarımız, müşterilerimize yarının tehditlerine karşı korumada en etkin çözümleri sunabilmek adına analizlerini sürdürüyor.”

Raporda öne çıkan noktalar şu şekilde sıralandı:
1- Sağlık sektörü veri hırsızlığı saldırılarının artmasına tanık olacak.
Sağlık hizmetleri, değişik türdeki dolandırıcılıkta ve çok sayıda saldırıda kullanılabilecek kişisel kimlik bilgilerinin ortaya çıkarılabileceği adeta bir hazine gibidir. Bu sektörde hala milyonlarca hastanın kaydı fiziksel evraklardan dijital ortama aktarılırken, birçok kuruluş konu kişisel kimlik verilerini korumaya gelince güvenlik eğilimlerini yakalamaya çalışıyor.  Bu sektöre karşı siber saldırılar daha da artacak.

2- Saldırılar kullanıcı ürünlerine değil işletmelere odaklanacak.
Nesnelerin interneti kavramının yaygınlaşmasıyla her cihazın bağlantıya kavuşması; buzdolapları, termostatlar ve arabalara karşı gerçekleştirilen saldırıların da sıkça gündeme gelmesine neden oldu. Yine de, nesnelerin internetiyle birlikte gelecek asıl tehdit muhtemelen iş ortamındaki kullanıcılar üzerinden olacak. İş ortamındaki her yeni internet bağlantılı cihaz, kurumsal saldırı ihtimalini artırıyor. Bu bağlantılı cihazlar yeni protokoller kullanıyor ve doğru tehditleri tanımlamak için tam olarak filtrelenmesi gereken karmaşayı arttırarak zararlı yazılımların gizlenmesine yol açar. Saldırılar genellikle işletme içerisindeki basit bağlantılı cihazların kontrolünü ele geçirip değerli verileri çalmak için teşebbüste bulunur. Yeni yılda özellikle üretim ve endüstriyel alanlarda saldırı hacmindeki muhtemel genişleyecek.

3- Kredi kartı hırsızları ‘’Bilgi Tacirleri’’ne dönüşecek.
Perakende sektörü, yonga ve PIN teknolojileri gibi zorunlu kılınan savunmalarını ve güvenlik önlemlerini arttırırken, siber suçlular da kredi kartı veri hırsızlığı faaliyetlerini hızlandırıyor. Ek olarak, bu suçlular mağdur ile ilgili daha geniş çapta veriler aramaya başlayacaklar. Buna zengin, bireysel kullanıcıların kişisel kimlik bilgileri, çoklu kredi kartı bilgileri, bölgesel ve coğrafik veriler ve kişisel davranışları da dâhil edilerek kredi kartlarında olduğu gibi bu alanların da ticareti yapılacak.

4- Mobil tehditler cihaz içerisindeki verilerden çok kimlik bilgilerini hedef alacaklar.
Mobil cihazlar, uygulamalar üzerinde otomatik oturum açma yetenekleri sayesinde daha geniş çaplı kimlik hırsızlığı ve daha sonraki bir tarihte kullanılacak kimlik doğrulama saldırıları için hedef haline gelecekler. Bu saldırılar mobil cihazı, cihazın kolayca ulaşabildiği veri kaynaklarına ve bulut tabanlı uygulamalara sızmak için bir erişim noktası olarak kullanacak.

5- Eski kaynak kodlardan yeni zayıf noktalar ortaya çıkacak.
OpenSSL, Heartbleed ve Shellshock gibi önemli açıkların hepsi bu sene ortaya çıktı ancak açık kaynak kodların içerisinde yıllardır istismar etmeyi bekliyordu. Yazılım geliştirmenin hızlı yeni uygulamaların açık kaynak ya da ticari kaynak kodlarda yapılandırılmasına ihtiyaç duyuyor. Yeni özellikler ve entagrasyonlar bu temel kodlara yazıldıkça, zayıflıklar gözden kaçmaya devam etti. Yeni yılda, bu uygulamaların paylaştığı eski kodlarda bulunan açıklar üzerinden saldıranlar kolaylıkla saldırılar düzenleyebilecekler.

6- E-posta tehditleri kapsam ve hile konusunda yeni bir seviye atlayacak.
İşletmelere karşı yapılan en geniş saldırı kanalı Web olarak kaldığı için, e-posta kaçamak teknikleri son derece karmaşık ve en gelişmiş savunmaları atlatmak üzere tasarlanacak. Eski saldırı senaryolarında geleneksel olarak bir yem olarak kullanılan e-posta, keşif aşaması dâhil olmak üzere saldırıların her aşamasına yayılan bir araç haline gelecek.

7- Şirketlerin bulut ve sosyal medyaya erişimi arttıkça, saldırıların komuta ve kontrol yönergeleri hızla bu yöne kayacak.
Suçlular kendi komuta ve kontrol merkezlerinin altyapısını oluşturmak için daha yaygın bir şekilde sosyal ağları kullanmaya başlayacaklar. Şirketlerce yasal olarak erişimine izin verilen hatta desteklenen Twitter ve Google Docs, kötü niyetli yazılım trafiğinde şirketlere saldırılardan korunmak açısından zor zamanlar yaşatacak.

8- Dünya çapında siber savaş ve casusluk alanında yeni oyuncular ortaya çıkacak.
Ulusal devletlerin siber casusluk ve siber savaş teknik ve taktikleri, genel olarak başarılı sonuçlar aldı. Sonuç olarak bu savaşa henüz katılan ülkeler, özellikle ekonomik olarak yüksek gelişim öngörüleri olanlar, kendilerine ait siber casusluk programlarını geliştirmeye başlayacaklar. Buna ek olarak, geleneksel casusluk ve savaş maliyetlerine kıyasla siber faaliyetlerin giriş bariyeri çok daha aşağıda olduğu için Websense olarak, ülkelerden bağımsız ama ülkelerden güç alarak siber terörizmi ve siber savaş inisiyatiflerine yön veren küçük oluşumların artacağını öngörüyoruz.

Turkcell ve Microsoft’tan eğitimde işbirliği

0

Turkcell ve Microsoft, Turkcell’in eğitimde teknolojinin etkin kullanılarak daha başarılı öğrenciler yetiştirilmesi amacıyla hayata geçirdiği ‘Akıllı Eğitim Platformu’nda işbirliğine gitti. Eğitim kurumlarının dijitalleşmelerine katkı sağlayacak platformda, bundan böyle Microsoft işletim sistemi yer alacak. İki kurum arasındaki bu stratejik işbirliğiyle,  öğretmenler Microsoft Educator Network’e üye olabilecek. Teknoloji ile eğitim, 21. yüzyıl eğitim modelleri, dijital okuryazarlık, sınıflarda Windows 8 kullanımı gibi birçok pedagojik ve teknolojik eğitimden ücretsiz yararlanabilecek. Platform ayrıca tüm Microsoft eğitim tabletlerinin içerisine entegre edilerek öğretmen ve öğrencilerin kullanımına sunulacak.

Turkcell ve Microsoft bu işbirliğinin yanı sıra eğitimde teknolojinin kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla bir de insiyatif başlattı. Yeni eğitim teknolojileri ve eğilimlerin anlatıldığı “Eğitimde Teknoloji Kullanımı” başlıklı toplantıların ilki İstanbul’da yapıldı. Toplantıda eğitim sektörünün temsilcileri ve eğiticileri, mobil nesillerin eğitiminin dijital teknolojiler kullanılarak nasıl güçlendirileceği konusunda bilgiler alarak, fikir alışverişinde bulundular.

Sınıf içine kurulan akıllı tahta üzerinden öğrencilerin tablet cihazlarla dersi takip etmesine olanak sağlayan Turkcell Akıllı Eğitim Platformu, eğitim kurumlarının dijital dönüşümlerini kolayca yapabilmelerine fırsat sağlıyor. Platformla interaktif bir eğitim sağlanırken, öğretmen ve öğrencilerin okulda, evde diledikleri her yerde 3G ile hızlı, güvenli ve kesintisiz internetle bilgiye her yerden ulaşmalarına imkan tanıyor. Eğitimde teknolojiyi daha etkin kullanmaları için hayata geçirilen Microsoft Educator Network’le de eğitimciler profesyonel anlamda kendilerini geliştirebilecekleri eğitimleri online olarak alabiliyor. Ağ sayesinde eğiticiler oyunlarla öğrenme stratejileriyle ilgili bilgilere de kolayca ulaşabiliyor. Forumu kullanan eğiticiler ise kendi arasında ya da dünya üzerindeki meslektaşlarıyla istedikleri konuyu da tartışma imkanı buluyor. Ayrıca öğretmenler, Office Mix, OneNote, Office 365 gibi Microsoft programlarından da faydalanabiliyor.

 

BTS’ye yeni iş geliştirme yöneticisi

0

Figen Ergin, BTS de bu görevi yanısıra Yönetim Kalite Temsilciliği; ilaç sektörü ve yan sanayinde faaliyet gösteren şirketlerin GMP, GLP, Validasyon (Analitik Metot, Proses, Temizlik), Fason Üretim Yönetimi, Ürün Transfer Yönetimi, Risk Yönetimi, Kök Neden Analizi, Stabilite Faaliyetleri, Tasarruf Projeleri, QMex projelerinde eğitim ve danışmanlık çalışmaları da yürütecek.

 

Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü mezunu olan Ergin’in, ilaç sektörünün önde gelen firmalarında Kalite Kontrol Müdürlüğü, Kalite Güvence Müdürlüğü, Kalite Grup Müdürlüğü ve Mesul Müdürlük görevlerinde 20 yıl üzerinde tecrübesi bulunuyor.

Novigo’dan Türk bilişimcilere kariyer fırsatı

0

Tüm dünyada dijital dönüşümün hız kazanmasıyla birlikte, lojistik yönetimi ve tedarik zinciri uygulama süreçleri de ciddi bir dönüşüm geçiriyor. Bu konudaki uzmanlığı ile öne çıkan Novigo da stratejik bir hamle yaparak Türkiye operasyonlarını genişletme kararı aldı. Altı küresel ofisini Türkiye’de açan Novigo, genç bilişimcilere yatırım yapmayı ve global ölçekte kariyer imkanı sunmayı planlıyor. İstanbul ofisini kısa süre önce hizmete alan firma, kendi ekibine yetiştirecek ve yurtdışına beyin ihracatı yapacak.

Genç bilişimcilere kaçırılmayacak kariyer fırsatı
Novigo, Türk bilişimcilere yatırım yapma kararı aldı. 2008 yılında kurulan ve küresel ölçekli firmalara tedarik zinciri yönetiminde optimizasyon ve danışmanlık hizmetleri sunan Novigo, Türkiye ve Orta Doğu pazarına daha iyi hizmet sunabilmek için İstanbul’da bir ofis açtı. Türkiye’nin bölgede ciddi bir liderlik potansiyeli olduğunu düşünen firma, bu ofiste yurt dışından gelen ekipler kullanmak yerine Türk bilişimcilere de kariyer fırsatları sunuyor.

Novigo Başkan Yardımcısı Dr. Osman Bayraktar, Türkiye de aradıkları insan kaynağına ulaşacaklarından ve genç Türk bilişimcileri 5 ay boyunca yetiştirdikten sonra sadece yerel operasyonlarda değil uluslar arası projelerde de değerlendirebileceklerinden emin.  Dr. Osman Bayraktar, özellikle Türk bilişimcilere kariyer imkanı sağlama konusuna biraz da milli bir mesele olarak baktığını ve Alman CEO’yu ikna etmek için çaba sarf ettiğini söylüyor ve şu ifadeleri kullanıyor:

“Novigo olarak İstanbul’da bir ofis açarak hem Türkiye hem de Orta Doğu pazarındaki faaliyetlerimize hız vermeyi planladık. Ancak bu projeye sadece yeni bir ofis açılışı olarak bakmamak gerekiyor. Novigo olarak aynı zamanda Türkiye’de yatırım yapmaya ve yetenekli genç bilişimcilere küresel ölçekte kariyer fırsatları sunmaya hazırız. SAP TM üzerine sertifika olanağı da sunulan 5 aylık bir eğitim süreci sonrasında genç bilişimcilerimizin uluslararası projelere hazır olacağını düşünüyoruz. Bizim için şimdi önemli olan bilişim konusunda uluslararası kariyer planlaması yapan gençlere ulaşmak.”

Gelecek hızla yaklaşıyor

0

Tasarım ve üretim süreçlerinde 150’ye yakın yazılım çözümü bulunan Autodesk, mimar ve mühendisler başta olmak üzere sektör çalışanlarının hayatını kolaylaştırıyor. Autodesk’in sunduğu çözümler işi üretmek olan insanlara yıllardır hizmet ediyor.

Tasarım ve üretim için yazılım ürünleri ve hizmetler sunan Autodesk’in iş süreçlerinde sunduğu çözümleri ve gelecek vizyonunu teknoloji evangelisti Lynn Allen‘a sorduk.

2015 mobil yılı olacak

0

Citrix, 2015’te bilişim teknolojilerinin iş yapma şekillerinde büyük çaplı değişimlerin yaşanmasına yine önayak olacağını öngörüyor. Cihaz, lokasyon ve uygulamalardan bağımsız olarak her şey yazılım tabanlı olmaya başlayacak. Bu eğilim, çalışanların iş yapış şekillerini adeta yeniden keşfetmesine zemin hazırlıyor ve özellikle mobil çalışma stillerinde önemli değişiklikler bekleniyor.

Mobilite 2014 yılında da iş ve teknoloji dünyasının en önemli kavramlarından biri oldu. 2014 yılında her zamankinden daha çok insan ofislerinden çıkıp daha fazla mobil çalışmayı tercih etti. Bu mobil çalışma eğilimi beraberinde yeni ihtiyaçları da getirdi. Bu ihtiyaçları adreslemek ve bunları mümkün olan en güvenli şekilde gerçekleştirmek için yepyeni servis ve uygulamalar geliştirildi. 2014’te BT endüstrisi önemli şeyler başardı ama bu 2015’te durma lüksü var anlamına gelmiyor. İş dünyası hızla gelişmeye ve dönüşmeye devam ederken, 2015’te beklentiler yine büyük. 2015, iş dünyasında mobilite ve yazılım alanındaki yenilikler sayesinde önemli dönüşümlere gebe.

Çalışanların mobil olması artık bir ‘olmazsa olmaz’ olacak
Yenilikçi firmalar için ‘uzaktan çalışma’ yeni bir konu değil. Analistlerce yapılan bir araştırmaya göre, beyaz yakalıların yüzde 61’i ofis dışında çalışmakta. Yine diğer bir araştırmaya göre ise önümüzdeki 5 yıl içinde evden çalışanların sayısının yüzde 63’e yükseleceği öngörülüyor. İnsanlar artık işlerini en iyi şekilde yapmalarına imkân sağlayacak yerlerde çalışmayı talep ediyor. Bu sayede hem çalışan memnuniyeti artıyor hem de firmalar daha esnek olabiliyor. Böylece iş dünyasındaki hızlı değişiklere adapte olabilme imkânı yakalıyorlar.

Cihaz yönetimi yerini çalışma alanına bırakacak
Günümüz çalışanlarının işlerini halletmek için kişisel veya kurumsal en az 3 cihaz kullanmaları gerekiyor. Tüm bu cihazlar farklı donanımlar tarafından yönetiliyor. Farklı donanımlar kullanan çok sayıda cihazla başa çıkmak ise gittikçe zorlaşıyor. 2015’te, bilişim teknolojileri cihazdan bağımsız olarak akla gelebilecek herhangi bir cihaza hizmet götürebilmek üzerine yoğunlaşacak. Bilişim teknolojileri sayesinde, çalışanlara güvenli bir biçimde uygulama ve verilerin diledikleri cihazdan ve mekândan erişilebilir kılındığı yeni çalışma alanı konseptleri firmalara büyük katma değerler katacak.

Telefon içine gömülecek iş uygulamaları çalışanların bağlantı oranlarını artıracak
Her geçen gün artan mobil veri kullanımıyla, şirketler farklı coğrafyalardan gelen çalışanlarını nasıl bir arada ve uyumlu bir şekilde tutacak? Bu çok temel bir soru. Mobil uygulamalara eklenecek “sosyalleşme” özelliği 2015 yılının en önemli konularından biri olacak.  Örneğin Evernote geçtiğimiz ayda uygulamaya “chat” özelliği eklediğini duyurdu. Bir e-posta uygulaması tek bir tuşla anında video araması başlatıyor veya bir toplantıda görüşlerinizi iş arkadaşlarınızla paylaşmanız için tek tuşla onlara canlı bağlanıp fikirlerinizi paylaşmanızı sağlıyor.  2015 yılında çalışanlar ve müşterilerle anında iletişime geçmek için kullanılacak araçlar ön planda olacak ve bu araçlar her gün kullandığımız uygulamaların içine gömülecek.

‘OK Google’ Chromebook’lara geliyor

0

Nexus 5 ve diğer Android telefonlarda olan, herhangi bir ekranda ‘Ok Google’ diyerek Google araması yapmaya olanak sağlayan özellik artık Chromebook’lara da geliyor.

Google’dan François Beaufort, bir Google+ gönderisinde özelliği birkaç farklı stilde çalıştığını ve şimdilik sadece geliştirici kanalında olmasına karşın Google son ayarlamaları da yaptıktan sonra özelliğin beta kanalına verileceğini söyledi. Yeni özellikte şimdilik sadece ‘OK Google Open Gmail’ veya ‘OK Google chat with Josh’ gibi basit komutlar çalışıyor.

Özelliği erkenden denemek isteyen Chromebook sahiplerinin geliştirici kanalına geçmesi gerekiyor.

 

vfxhc4sxmlzyhzajb3ro

Uzaya ilk dijital ‘ingiliz anahtarı’ gönderildi

0

Uluslararası Uzay İstasyonu’nundaki (ISS) astronotlar geçtiğimiz Eylül ayından beri kullanabilecekleri özel bir 3 boyutlu yazıcıya sahiplerdi. SpaceX Dragon kapsülü ile istasyona ulaştırılan yazıcıda bugüne kadar test objeleri bastırılmıştı. NASA geçtiğimiz günlerde ISS’ye ilk defa gerçek manada kullanışlı bir obje yolladı: bir İngiliz anahtarı. Kulağa çok önemli bir şeymiş gibi gelmese de astronotların uzayda İngiliz anahtarı satın alabileceği bir yer olmadığı düşünüldüğünde oldukça faydalı bir teknoloji olduğu anlaşılabilir.

Bir İngiliz anahtarı bile olsa uzaya herhangi bir obje çıkarmak oldukça pahalı bir işlem. Görev planlayıcıları mürettebatın ihtiyacı olması muhtemel her şeyi hesaplamak zorundalar. Yörüngeye yeni bir destek paketinin iletilmesi aylar sürebilir ancak eğer bir 3 boyutlu yazıcı ve biraz da plastik hammadde gönderilirse ihtiyaç olan her şey basılabilir. Mesela bir İngiliz anahtarı gibi.

fetch

ISS komutanı Barry Wilmore özel bir İngiliz anahtarına ihtiyaç duyduğunu belirtti ve NASA da California merkezli Made in Space’e bir tane tasarlattı. Bu şirket aynı zamanda ISS’deki 3 boyutlu yazıcının üretilmesinden sorumlu. Mühendisler bir CAD yazılımında (Autodesk Inventor) ihtiyaç duyulan İngiliz anahtarını oluşturduktan sonra bunu yazıcı tarafından okunabilecek G-code dosyasına dönüştürdüler.

Dosya gönderilmeye hazır hale getirildiğinde NASA’nın Huntsville Operasyon Destek Merkezi’ne gönderildi. Burada veri dünyadan istasyona iletildi. Yazıcı NASA tarafından uzaktan kontrol edilecek şekilde tasarlandığından G-code dosyası direkt olarak yazıcıya yüklendi ve obje plastik yapı maddesi kullanılarak katman katman basıldı. Tamamlandığında bir astronot objeyi yazıcıdan çıkartıp temizleyerek kullanıma hazır hale getirdi.

Elbette plastik bir İngiliz anahtarı metal olana tercih edilmeyebilir ancak komutan Wilmore yeni teknoloji sayesinde bir İngiliz anahtarı için aylarca beklemek zorunda kalmayıp anında istediği özelliklerde bir tanesini elde edebildi. Teknolojinin henüz erken aşamasında olunsa da tesis içi yapılan üretimler gelecekteki uzun vadeli uzay görevlerinin bir parçası olacak gibi gözüküyor.

BiTaksi ile hayat Ankaralıya güzel

1

Taksicilerle yolcuları buluşturarak hızlı, kolay ve güvenli seyahat ortamı sunan BiTaksi, Ankara’da yılsonuna kadar sürecek bir kampanyaya imza atıyor, günlük limit uygulanmadan tüm taksimetre açılışlarını BiTaksi ödüyor.

Daha önce Ankaralılara pek çok kampanya sunan BiTaksi, 23 Aralık Salı günü başlayıp yılsonuna kadar sürecek bir kampanya başlatıyor. Kredi kartlı ödemelerde geçerli olacak kampanyada, taksi açılış ücreti olan 3.10 TL yolculardan alınmayacak, BiTaksi ödeme ekranında otomatik olarak düşülecek. Örneğin 8.10 TL tutan bir taksi yolculuğunda kredi kartı ile taksi çağıran BiTaksi yolcusu 5 TL ödeyecek.

Kampanya 23 Aralık Salı günü saat 00:01’de başlayacak 31 Aralık Çarşamba günü 23.59’da son bulacak.

Etiya, teknoloji ile “ulaştıracak”

0

İstanbul’da toplu ulaşımın tek adresi olan İETT tarafından bu yıl 7’inci kez düzenlenen “Transist 2014, Uluslararası Ulaşım Sempozyumu ve Fuarı”, 19-20 Aralık tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Türkiye’nin en büyük kurumsal yazılım şirketlerinden Etiya’nın da yer aldığı bu fuarda, değişen dünyada ulaşım teknolojileri trendleri masaya yatırıldı.

Gelişen teknolojiyle birlikte toplu ulaşımda akıllı, güvenli, kolay ve sürdürülebilir uygulamaların tartışıldığı fuarda Etiya da, bu konudaki en yeni çözümlerini ziyaretçilere tanıtma fırsatı yakaladı. Rekabet avantajı sağlayan yeni ve inovatif ürünlerin ulaşım sektörüne ilk kez tanıtıldığı bu fuarda, Etiya’nın ulaşım sektöründe 2015 hedefleri de ortaya konuldu.

Etiya Kurucu Ortağı ve Genel Müdür Yardımcısı Aslan Doğan, fuarla ilgili yaptığı açıklamada, şöyle konuştu: “2015 yılı için hem yurt içi hem de yurtdışında büyüme hedeflerimiz bulunuyor. Telekom, ulaşım ve enerji odak sektörlerimizin başında geliyor. Bu sektörlerde CRM, kampanya yönetimi ve sipariş yönetimi çözümleri sunan bir şirket olarak yola devam edeceğiz. Aynı zamanda önümüzdeki yıl kobilere uygun maliyette bulut üzerinden de bu hizmetleri sunuyor olacağız.”

Fuarda öne çıkan Etiya ürün ve çözümleri:
Somemto; iş süreçlerini sosyal medyaya bütünleştirmeye ve  sosyal medyanın dönüştürücü gücünü rekabet avantajına çevirmeye olanak sağlayan bir sosyal medya yönetim uygulamasıdır.
Telaura CCM: Telaura Müşteri Şikâyet Yönetimi geniş müşteri kitlesine hitap eden ve müşteri memnuniyetini önemseyen  kurumlar için bir şikâyet yönetimi aracıdır.
Telaura CRM: Şirketlere müşterilerini 360 dereceden görme imkânı sağlayan “Müşteri İlişkileri Yönetimi” sistemidir.
Big Data: Firmaların CRM sistemleri, sosyal medya kanalları ve diğer kanallardan elde ettiği büyük veriyi işleyerek anlamlı raporlar sunan ve analizler yapan Etiya çözümüdür.

Lidya Grup son çeyrek raporunu açıkladı

0

Son on yılda katlamalı büyüyen ve güçlü finans yapısıyla dikkat çeken Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Öz’e göre başarısının arkasında yatan “yerel yapılanma modeli”  Türkiye genelinde beş Bölge Müdürlüğü ve bayii ağı ile  hizmet veren Lidya Grup, bölgelerinin bulunduğu Ticaret Odaları’na kayıtlı olma ve yatırımını o bölgeye yapma prensibiyle hareket ediyor.

2014 yılı son çeyreğinin geçmiş dört yılın en başarılı çeyreği olduğunun altını çizen Öz “Hedef ciromuzun yüzde 35’ini son çeyrekte yaptık. Başarımızı Anadolu’ya yaptığımız yatırıma borçluyuz. İstanbul’dan sonra 2014 yılının en başarılı şehri ise cirodaki payını yüzde 19’lara çıkaran İzmir oldu” dedi.

“Biz küresel kurallara göre strateji belirleyen yerele uygun taktiklerle iş geliştiren finansal yapısı güçlü yüzde 100 Türk sermayeli bir firmayız” diyerek Anadolu genelinde kurduğu satış ve servis ağına dikkat çeken Bekir Öz “Gücümüzü sahip olduğumuz güçlü markalar kadar,  başarılı organizasyon yapımız ve yetişmiş insan kaynağımızdan alıyoruz” dedi.

Türkiye’de yatırım yapmak isteyen ya da geçmişte iş yapmış global firmalara seslenen Bekir Öz,“Markanın güçlü olması kadar arkasındaki servis ağı da bir o kadar güçlü olmalı. Yeni nesil girişimciler iki şeye dikkat ediyor: Kullanım maliyeti ve servis gücü. Kendisine doğru çözümü sunacak ve yanında yürüyecek hizmet firmasını bulduğunda korkmadan her türlü yatırıma imza atıyor” dedi.

Türkiye genelinde hizmet veren Lidya Grup, bölge merkezlerinin bulunduğu illerin Ticaret Odası’na kayıt olma ve yatırımını o bölgeye yapma prensibiyle hareket ediyor. Hangi ürünü satarsanız satın o bölge insanını tanımanın önemine vurgu yapan Öz “Değil Avrupa’da bir şehirden İstanbul’dan bile Anadolu’yu yönetemezsiniz. O bölgenin içinde faaliyette bulunarak, ticaretine katkı sağlamalı, insanına yatırım yapmalısınız. Bizim misyonumuz, sektörün geleceğine katkı sağlayan ve uzun soluklu bir iş sürecinin etkin yöneteni olmak. Bunu da başardığımıza inanıyorum” dedi.

Avrupa’da yaşanan krizlere, Türkiye içindeki seçim sürecinin yarattığı dönemsel durgunluğa rağmen 2014 yılını %20 büyüme ile kapatacak olan Lidya Grup 2015 yıl sonu hedefini ise yüzde 35 büyüme olarak açıkladı.

E-Defter ile e-dönüşümde yeni bir dönem

0

Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile E-Faturaya geçmek zorunda olan mükelleflere 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren elektronik defter tutma zorunluluğu getirildi. E-Deftere geçmek zorunda olan mükellefler, 1 Ocak 2015 tarihine kadar E-Defter başvurusu yapmalı ve 31 Mart 2015 tarihine kadar da ilk E-Defterlerini oluşturmalılar.

E-Defter uygulaması, maliyetlerinin azaltılması, iş süreçlerinin hızlandırılması, verimliliğin artırılması, vergi denetimlerinin etkinleştirilmesi, kayıtlı ekonominin ve yeşil bilişimin desteklenmesi gibi ciddi katkılar sunuyor. GİB tarafından yetkilendirilen TÜRKKEP , tüm muhasebe ve ERP yazılımlarıyla uyumlu platform bağımsız E-Defter çözümü sağlıyor. E-dönüşümün öncü kurumu olarak kağıda dayalı işlemlerden kaynaklanan yüksek maliyetler ile çevresel zararları en aza indiren TÜRKKEP, doğayı koruyarak iş süreçlerinde verimlilik, hız ve kolaylık sunuyor.

E-Defter düzenlemesinin, Vergi Usul ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince tutulması zorunlu olan yevmiye defteri ile büyük defterin, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan mevzuatta belirlenen format ve standartlara uygun biçimde elektronik dosya biçiminde hazırlanması, bastırılmaksızın kaydedilmesi, değişmezliğinin, bütünlüğünün, kaynağının doğruluğunun garanti altına alınması ve ilgililer nezdinde ispat aracı olarak kullanılabilmesine imkân tanıyan, hukuki-teknik düzenlemeler bütünü olduğunu söyleyen TÜRKKEP Genel Müdürü Yüksel Samast, “Türkiye’de yeni bir dönemin kapıları aralanıyor” dedi.

Yaklaşık 20 bin şirketi zorunlu olarak kapsayan E-Defter uygulaması, aynı zamanda isteyen defter mükelleflerin geçebileceği önemli bir e-dönüşüm uygulamasıdır. E-Deftere geçmek zorunda olan mükellefler, 1 Ocak 2015 tarihine kadar E-Defter başvurusu yapmalı 31 Mart 2015 tarihine kadar da ilk E-Defterlerini oluşturmalılar. E-Defter ile mükellefler artık kâğıt üzerinde defter tutmayacak, notere tasdik ettirmeyecek, muhafaza ve ibraz yükümlülüklerini elektronik ortamda gerçekleştirebilecek. Bu uygulamayla Türkiye ekonomisine 500 milyon TL’lik tasarruf sağlanacağı öngörülüyor. E-Defter kullanan şirketler, kâğıda dayalı baskı, noter onayı ve saklama masrafı olmamasından dolayı yüzde 50 ila yüzde 90 arası tasarruf sağlayabilecek.” dedi.

TÜRKKEP’in hızlı, kaliteli, güvenilir, katma değerli hizmetler sağlayıp kayıtlı e-posta, E-Fatura, E-Defter, E-Fatura, E-İmza, E-Mutabakat, E-Tebligat ve E-Saklama gibi yasal geçerli hizmetlerin hepsini bir arada, tek elden sunan ülkemizin ilk ve tek güven kurumu olduğuna dikkat çeken Samast, “TÜRKKEP E-Defter çözümü, muhasebe veya ticari paket yazılımları ile uyumlu çalışabilmektedir.

Müşterilerimiz defter verisini oluşturduğu muhasebe veya ERP programı ne olursa olsun, yevmiye defteri ile büyük defteri TÜRKKEP E-Defter çözümü veya hizmetimizden yararlanarak kullanabilmektedirler. TÜRKKEP yetkili kurum olarak, E-Defter oluşturma çözümü sağlamanın yanında, oluşturulan E-Defterlerin hem Vergi Usul hem de Ticaret Kanunu’na uyumlu şekilde mükellefin muhafaza ve ibraz yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ve geleceğe dönük ihtiyaçlara kolay uyum sağlayabilmesi için, yasal geçerli ve güvenli şekilde elektronik ortamda saklama hizmeti de sağlamaktadır.” açıklamasında bulundu.

 

 

Avea “Fırsat Eşitliği Ödülü”ne layık görüldü

0

Engelli vatandaşların istihdamı ve sosyal, ekonomik ve kültürel yaşama dahil olmaları gibi konularda yenilikçi ve sürdürülebilir çalışmalara imza atan Avea, bu yıl 6.sı düzenlenen, Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Pazaryeri etkinliğinden, Yılın Kurumsal Sosyal Sorumluluk Çözümü “Fırsat Eşitliği Ödülü” ile döndü.

Bu yıl “İşletme 2023: Akıllı, Sürdürülebilir ve Kapsayıcı Çözümler” temasıyla düzenlenen Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Pazaryeri’nde; “Kurumsal Hesap Verebilirlik, Çevre, İnsan Hakları, Toplum, İş Uygulamaları, İstihdam Uygulamaları, Tüketici” başlıkları altında, uluslararası alanda örnek teşkil eden projeler ödüllendirildi.

Avea’nın Fiziksel Engelliler Vakfı (FEV) işbirliği ve İŞKUR desteği ile gerçekleştirdiği Türkiye’nin en büyük engelli kariyer planlaması unvanını taşıyan “Özümüzle Üretiyoruz” projesi kapsamında, bugüne dek, engellilerin toplum ile iş hayatına daha çok katılımını sağlayan pek çok çalışma hayata geçirildi. Avea, Özümüzle Üretiyoruz projesi sayesinde 9 yılda 3 bin 402 engellinin iş sahibi olmasına katkıda bulundu.

Avea’nın ödüle layık görülen diğer projesi ise görme engellilerin sosyal hayatlarını kolaylaştırmak üzere ECE Türkiye ile birlikte hayata geçirdiği “Sesli Adımlar Uygulaması” oldu. Görme engelli bireyleri özgürleştirmeyi amaçlayan Sesli Adımlar uygulaması, operatör bağımsız olarak tüm görme engellilere akıllı telefonlar üzerinden ücretsiz sesli konum belirtme ve mağaza/konum sorgulama hizmeti veriyor. Şu anda Türkiye’de altı alışveriş merkezinde hizmete sunulan Sesli Adımlar’ın hastane, havaalanı, otel ve devlet binaları gibi kompleks yapılarda da kullanılarak yaygınlaşması hedefleniyor.

 

Rockwell’den yeni ürün

0

Pano üreticileri gittikçe artan global bir müşteri kitlesine sahip ve bu da uyulması gereken çok fazla standart ile sonuçlanıyor. Rockwell Automation ise tasarım karmaşıklığını azaltmak için yeni universal devre kesici şalteri duyuruyor.

Rockwell Automation, tasarım karmaşıklığını minimuma indiren ve UL, CSA, CE ve CCC global derecelendirmelerine sahip devre kesici şalterini çıkardı. 1494U serisi şalterler şu an 30, 60, 100 Amperlik uygulamaları karşılarken önümüzdeki sene 600 ampere kadar yükselerek serisini tamamlamış olacak.

1494U serisinin devre kesici şalter görünür bıçaklarıyla besleme devresinden motoru, motor kontrol birimlerini ve diğer yükleri birbirinden ayırarak şalterin “açık” veya “kapalı” pozisyonda olduğu bilgisinin gözle görülmesine olanak sağlıyor. Şalter, stok sayısını azaltacak bütün uygulamaları kapsıyor. Kullanıcılar kısa devreye karşı koruma sağlayan sigortalı ya da sigortasız versiyonlar da dahil olmak üzere birkaç model ve seçenek arasından ihtiyaçlarını karşılayanı seçebilirler. Şalter aynı zamanda kol veya kablo ile de bağlanabilir özellikte. Kablolu seçenekte, kullanıcılar, kol konumuna bakılmaksızın şalteri panelin herhangi bir noktasına monte etme esnekliğine sahip.

Rockwell 3129 görselDevre kesici şalter NFPA 70 uyumlu
Pano üreticileri, müşteriler için kontrol sisteminin durum bilgisini paylaşan yardımcı kontakların yanı sıra hat ve yük tarafları için isteğe bağlı sunulan koruyucu kapaklar ile gelişmiş güvenlik sağlayabilirler. Panel kapısı açık ya da kapalı olsa da şalter, işletme mekanizması ve kol sürekli bağlı olduğundan devre kesici şalter NFPA 70 uyumludur. 1494U şalter, önceki serilere oranla kullanıcı panel alanını yüzde 30 küçültmektedir.

Elektrik elektronik sektörü dünyayı turladı

0

Elektrik elektronik sektöründen 82 Türk firması, ihracatlarını artırmak için 2014 yılında yollara düştü, Filipinler’den Ekvador’a 10 ülke dolaştı.  TET tarafından düzenlenen ticaret heyetlerine katılan firmaların yıl boyunca yaptığı kilometre 52 bine ulaştı.

Türkiye’nin teknolojideki gücünü temsil eden Elektrik Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği (TET), Ekonomi Bakanlığı tarafından uygulanan Hedef Ülkeler ile Ticari ve Ekonomik İlişkileri Geliştirme Stratejisi çerçevesinde 2014 yılında dünyayı turladı. Elektrik elektronik sektör temsilcileri, TET öncülüğünde yapılan ticaret heyetleri kapsamında Tayvan-Filipinler, Meksika, Kamerun, Paraguay-Uruguay, Kazakistan-Azerbaycan pazarları ile buluştu. Sektörün son durağı ise Ekvador ve Kolombiya pazarı oldu. 19 Türk firmasının Ekvador ve Kolombiyalı 88 firmayla görüştüğü heyete ilgi yoğundu.

 

Yıl genelinde gerçekleştirilen heyetlere elektrik, elektronik, kablo ve bilgi teknolojileri, elektrik üretim ve dağıtım ekipmanları ve beyaz eşya alanında faaliyet gösteren 82 firma katıldı. Gerek yatırımcılar, gerekse elektrik elektronik sektörü için önemli fırsatlar barındıran bu pazarlar sektörün yakın takibinde yer alıyor.

 

Elektrik Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği (TET) Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu, elektrik elektronik sektörünün 2014 yılında ticaret hacmini yukarıya taşıyacak pazar araştırmalarına ağırlık verdiklerini ifade ederek şunları söyledi: “Elektrik elektronik sektörü açısından Güney Amerika, Afrika ve Türki Cumhuriyetler önemli ihracat potansiyeli taşıyor. Türk elektrik-elektronik firmalarımızın bu coğrafyalarda şansı oldukça yüksek. Pazarı tanımak ve kendimizi tanıtmak adına firmalarımız yıl içinde bu ülkelerin en önemli sektör firmalarıyla verimli görüşmeler gerçekleştiler. 2015 yılında ise Etiyopya – Sudan, Kamboçya – Laos – Myanmar, Venezuela – Panama ve İsveç – Norveç’e ticaret heyetleri düzenleyeceğiz. Attığımız adımların önümüzdeki yıl ve sonrasında ihracatımıza etkilerini göreceğiz.

Ses hızında yolculuk geliyor!

1

2013 yılının yaz ayında SpaceX’in CEO’su Elon Musk hem mükemmel hem de çılgın bir taşıma sistemi olan Hyperloop’u sunmuştu. Yerden yüksek bir vakum tüpü şeklinde tasarlanan sistem San Fracisco ve Los Angeles arasını 30 dakikanın altında kat edebilme potansiyeline sahipti. Fakat Musk maalesef planlarını 57 sayfalık bir tanıtım yazısı olarak sunmuş ve işi orada bırakarak dünyaya adeta ‘hadi gidip bunu yapın’ mesajı vermişti. Görünen o ki 100 kişilik bir grup bu mesajı alıp Hyperloop üzerinde ciddi ciddi çalışmaya başlamışlar – üstelik ilerleme de kaydetmişler.

Musk’ın Hyperloop yazısının ardından Eylül ayında Hyperloop Transportation Technologies Inc. adında bir şirket kurulmuş. Normal şirketlerden farklı olarak işleyen şirket, JumpStartFund adında bir model üzerinde işliyor: her çalışan sadece şirket kar ederse ücretlerini alabilecek. Sonuç olarak çalışanların tümü bir yandan Boeing, NASA ve SpaceX gibi firmalarda çalışırken bir yandan da gelecekte büyük bir getirisi olacağını umdukları bu ileri teknoloji sistemi hayata geçirmek için çaba sarf ediyorlar. Haberlere göre projede tam 100 mühendis çalışıyor ve herkesin girebileceği tarzda bir yapısı yok, zira 100’den fazla başvuru da geri çevrilmiş. Biraz daha seçici bir kitle kaynaklı çalışma denilebilir.

 

Geçtiğimiz sene boyunca sessizliğini sürdüren Hyperloop Transportation Technologies (HTT) artık şimdiye kadar kat ettiği ilerlemeyi genele açabilecek hale gelmiş.

hl1

hl2

hl3

 

Elbette projede daha yapılacak çok iş bulunuyor. Görünen o ki şimdiye kadar yapılan çalışmaların çoğu UCLA’dan 25 kişilik tasarım ve mimarlık öğrencileri grubu tarafından yapılmış. Kendi işlerinde çalışan mühendis grubu ise teknik yapılabilirlik çalışmalarını sürdürüyorlar ve bu çalışmaların 2015 yılının ortasında sonlanacağını öngörüyorlar.

 

HTT mühendisleri teknik yapılabilirliğin yanı sıra neredeyse ses hızında ilerleyebilen yer üstü tüpünün (1220 km/sa) hangi noktalar arasında çalışabileceğinin üzerine de kafa yoruyorlar. Musk makalesinde San Francisco ve Los Angeles’ı arasını işaret etmişti ancak politik ve coğrafi sorunlar sebebiyle bu biraz zor gözüküyor, dolayısıyla HTT bunun yanı sıra Los Angeles – Las Vegas güzergahını da değerlendiriyor. Uzun vadede tüm Amerika Hyperloop ağlarıyla sarılabilir. Tabii ilk etapta hedef böyle bir teknolojinin üretilebildiğini göstermek için sadece bir adet de olsa üretebilmek.

hl4

 

Mühendisler Musk’ın orijinal kapsül tasarımını da geliştirmişler: kapsülün yukarı doğru açılan kapıları yerine yeni versiyonda iç kısımda bir adet ‘baloncuk’ ve dış kısımda bu baloncuğun oturduğu daha sert bir kabuk bulunacak. Bu dış kabuk vakum tüpüyle birlikte hareket edebilmesi için hava kompresörü, piller ve diğer gerekli parçalar ile donatılacak.

 

Şirket şu an çalışan bir prototip üretme aşamasında. CEO’su Dirk Ahlborn’un yaptığı açıklamaya göre vakum tüpünün üretilmesi ve sütunlara yerleştirilmesi yönündeki problemler giderilmiş durumda. Ahlborn ayrıca Musk’ın 650 kilometrelik Hyperloop sistemi için öngördüğü 6-10 milyar dolarlık fiyat tahmininin yaptıkları araştırmalarla uyuşuğunu söylüyor. ‘‘Bu prototip bittikten, nasıl yapabileceğimizi kavradıktan ve ekonomik olarak da karlı olduğu ortaya çıktıktan sonra eminim ki yatırım alacağız’’ diye ekliyor.

 

Projenin teknik yapılabilirlik raporu muhtemelen 2015 yılının ortasında tamamlanacak ve sonra ilk kısa mesafeye sahip sistem için çalışmalara başlanacak. Teknoloji eğer başarıya ulaşırsa yüksek hızlı trenler ve hava ulaşımının yerini ucuz bir şekilde alabilir.

hl5

Güvenli online alışverişin dokuz altın kuralı

0

Yılbaşı hediyeleri için online alışverişin giderek daha fazla kullanılıyor olması, kredi kartı ya da hesap bilgileri peşindeki siber suçluların iştahını kabartıyor. ESET Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Alev Akkoyunlu, online alışverişte sanal kart kullanılmasını tavsiye etti. Akkoyunlu, güvenli online yılbaşı alışverişi için 9 ipucu paylaştı.

  1. Alışverişe başlamadan önce bilgisayarınıza bakım yapın: Bilgisayarınızın korumasını güçlendirin. Alışverişten önce tarayıcınızı güncelleyin, işletim sisteminizi ve antivürüs programınızı gözden geçirin. Bu güncellemeler zararlı yazılımlara ve dolandırıcılıklara karşı sizi koruyacaktır. Ayrıca sisteminizi alışveriş öncesinde virüslere karşı taratabilirsiniz.
  1. Bildiğiniz yerden alışveriş yapın: Ürünler hakkında doğru açıklamalar sağlayan, ürünleri sağlam ve zamanında teslim eden ve iyi bir üne sahip olan internet sitelerinden alışveriş yapın (kullanıcı yorumları bunun için yol gösterici olur). Eğer alışveriş sitesini tanımıyorsanız, temkinli olun!
  1. Güvenli transferler yapın! İnternetten sipariş verirken, internet sayfasının SSL kullandığına emin olun. Genel olarak tarayıcınızda küçük bir kilit sembolü olarak gözükür. Eğer bu sembolü göremiyorsanız, URL (adres çubuğunu) kontrol edin. İnternet sitenizin önünde http yerine https ya da shttp görmeniz gereklidir.
  1. Sanal kart kullanın! Bankanızdan kendinize, limiti çok yüksek olmayan ve/veya zaman kısıtı olan bir sanal kart tanımlayın. Bunu online bankacılık kanallarından yapabilirsiniz. Alışverişinizi bu kart üzerinden yapın. Böylece herhangi biçimde bu kart bilgileri ele geçirilmiş olsa bile, sadece o düşük limit kadar kayba uğrarsınız.
  1. Ürünlerin fiyatları mantıksız ise uzak durun! Size inanılmaz derecede ucuz hatta imkansız fiyata ürün, servis ya da hediye kartı sunan linklerden kaçının. Bu linkler son derece risklidir. “Yarın bitiyor“, “Acil fırsatlara dikkat“ şeklinde gelen e-postalara ya da sosyal ağlarda arkadaşlarınızdan gelen tekliflere dikkat edin. Bunlar, sizin bilgilerinizi toplamak amacıyla düzenlenmiş sahte internet sitesine yönlendiren dolandırıcılık linkleri olabilir.
  1. Halka açık Wi-Fi noktalarında alışverişten kaçının! Genel Wİ-Fİ bağlantısı olan yerlerdeyken alışveriş yapmayın. Bu tür ücretsiz bağlantılar üzerinden kredi kartı bilgileriniz çok kolay görüntülenir ve bu da başınıza gelmesini hiç istemeyeceğiniz bir hırsızlığa dönüşebilir.
  1. Çok fazla bilgi vermekten korkun! Bazı kötü amaçlı yazılımlar soru formları hazırlayabilirler. Basit bir çiçek siparişi için gereğinden fazla tüm kişisel bilgileriniz isteniyorsa hemen işlemi durdurun ve antivirüs programınız ile tarama başlatın.
  1. Alışveriş sonrası kredi kartı ekstrelerinizi ve hesap hareketlerinizi kontrol edin! Dolandırıldıysanız ilk olarak ekstreden fark edebilirsiniz. Size yabancı gelen harcamalara dikkat edin. İlgisiz bir harcama görürseniz, bankanız ile hemen irtibata geçin.
  1. Başkasının eline geçmeden verilerinizi yedekleyin! Bilgisayarınızın virüs saldırısı sonucu çökmesi ya da verilerinizin kötü amaçlı olarak şifrelenmesi gibi tehlikelere karşı bilgilerinizi düzenli olarak yedekleyin!

Bilimsel yayıncılıkta tehlike çanları

1

Anadolu Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Nazmi Kozak tarafından hazırlanan Türkiye Akademik Dergiler Rehberi-2014 başlıklı bir kitap yayınlandı. Detay Yayıncılık tarafından basılan kitapta ülkemizde halen yayınlanmakta olan 1679 bilimsel/akademik derginin bilgileri yer alıyor.

Türkiye Akademik Dergiler Rehberi-2014 başlıklı kitabı hazırlayan Anadolu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nazmi KOZAK, bu alandaki ilk kitabını 1997 yılında Başkent Üniversitesi’nde görev yaparken yayınladığını, daha sonra her beş yılda aynı araştırmayı yeniden gerçekleştirdiğini söyledi. Prof. Dr. Kozak, bu çalışma ile Türkiye’de yayımlanan bütün bilimsel/akademik dergilerin eksiksiz bir envanterini ortaya çıkarmanın yanı sıra, dergiler ve dolayısıyla ülkemizdeki bilimsel gelişmeyi de incelemeyi amaçladığını vurguladı. Hazırladığı kitabın üniversitelerdeki öğretim üyelerinin bilimsel/akademik dergilerle ilgili ihtiyaç duydukları bilgileri sağlamasını umduğunu söyleyen Prof. Dr. Kozak, dünyada benzeri olmayan bu araştırma dizisinin ileride Türk bilim tarihini yazacaklar için de katkı sağlayacağını düşündüğünü belirtti.

Bilimsel dergilerin yarısı sosyal alanlarda yayınlanıyor
Prof. Dr. Nazmi KOZAK tarafından hazırlanan Türkiye Akademik Dergiler Rehberi-2014 başlıklı kitapta yer alan bilgilere göre bilimsel/akademik dergilerin yüzde 50,8’i (861 dergi) sosyal bilimler alanlarında yayınlanıyor. Sağlık bilimleri yüzde 25,4 (430 dergi), teknik bilimler yüzde 7,9 (154 dergi) ve matematik ve fen alanlarında yayınlanan dergilerin oranı ise yüzde 4,7 (79 dergi).

Bilimsel/akademik dergilerin yüzde 43,4’ü (736 dergi) Türkçe-İngilizce olmak üzere iki dilli yayınlanıyor. Türkçe yayınlanan dergilerin oranı yüzde 30,5 (517 dergi), dergilerin yüzde 14,7 (249 dergi) ise İngilizce yayınlanıyor (249 dergi).

Araştırma sonuçlarına göre bilimsel/akademik dergilerin yalnızca yüzde 22,8’i (387 dergi) kağıda basılı olarak yayınlanıyor. Öte yandan, bilimsel dergilerin yüzde 49,3’ü (835 dergi)  hem kağıda basılı ve hem de online ortamda yayınlanırken, dergilerin yüzde 19,2’si (325 dergi) tümüyle online ortamda yayınlanıyor.

En fazla dergi Ankara’da
Araştırma bulgularına göre en fazla bilimsel/akademik dergi Ankara’da (511 dergi) yayınlanırken, Ankara’yı 459 dergi ile İstanbul izliyor. En çok bilimsel/akademik derginin yayınlandığı diğer iller şu şekilde sıralanıyor: İzmir (75 dergi), Konya (43 dergi), Elazığ (27 dergi), Bursa yüzde (26 dergi), Isparta (25 dergi), Eskişehir (25 dergi), Erzurum (22 dergi), Sakarya (20 dergi), Malatya (16 dergi), Diyarbakır 17, Mersin (16 dergi) ve Antalya (15 dergi) dergi. Bu arada 62 derginin ise yayımladığı yer belirlenemedi.

İstanbul Üniversitesi 56 dergi ile önde
Bilimsel/akademik dergilerin yüzde 43,5’i üniversitelerce yayınlanırken, yayınevleri tarafından yayınlanan dergilerin oranı yüzde 15,5, derneklerin oranı yüzde 19,4 ve özel kişilerin oranı ise yüzde 4,2 şeklinde sıralanıyor. En çok dergi 56 dergi ile İstanbul Üniversitesi tarafından yayınlanırken, bu üniversiteyi sırasıyla 44 dergi ile Ankara Üniversitesi, 30 dergi ile Hacettepe izliyor. En çok bilimsel dergi yayınlayan diğer üniversiteler ise şu şekilde sıralanıyor: Gazi Üniversitesi (29 dergi), Süleyman Demirel Üniversitesi (24 dergi), Selçuk Üniversitesi (20 dergi), Dokuz Eylül Üniversitesi (19 dergi), Marmara Üniversitesi          (18 dergi), Atatürk Üniversitesi (17 dergi), İnönü Üniversitesi (13 dergi), Cumhuriyet Üniversitesi (12 dergi), Ege Üniversitesi (12 dergi), Fırat Üniversitesi (11 dergi) ve Düzce Üniversitesi (10 dergi).

Bilimsel dergi alanı bütünüyle denetimsiz
1997 yılından bu yana bilimsel/akademik dergiler konusunda beşer yıllık aralıklarla dört ayrı araştırma gerçekleştirilen Prof. Dr. Nazmi Kozak, bilimsel dergi yayımcılığının dergi sayısının artmasıyla denetimi zor bir alan haline geldiğini açıkladı. Bilimsel dergi yayını ile ilgili uygulamaların Türkiye ve dünyada akademik çevrelerin iç denetimine bırakıldığı açıklayan Prof. Dr. Kozak, 2002 yılından sonra bilimsel makalelere akademik yükseltmelerde yüklenen işlevin bu alandaki keyfiyetin inanılmaz boyutlara ulaşmasına yol açtığını söyledi. Bilimsel süreli yayıncılık alanında ULAKBİM tarafından 1990’ların başından itibaren Türk Tıp Dizini ile başlayan önemli birtakım çalışmaların yapıldığını, ancak bu çalışmaların dergiler üzerindeki yaptırım gücünün kapsadıkları dergilerle sınırlı kaldığını açıklayan Prof. Dr. Kozak, bilimsel dergilerin nitelikleri ilgili olarak akademik yükseltmelerde görev alan jüri üyelerine önemli bir sorumluluk düştüğünü belirtti.