Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 291

Yapay zekaları kıyaslamak için Super Mario kullanıldı!

Yapay zeka modellerinin performansını değerlendirmek için farklı kıyaslama yöntemleri kullanılsa da, son dönemde dikkat çeken yeni bir yaklaşım öne çıkıyor: Super Mario Bros. oynatarak test etmek. Kaliforniya Üniversitesi’ne bağlı Hao AI Lab adlı araştırma kuruluşu, en popüler yapay zeka modellerini bu klasik oyunla sınayarak ilginç sonuçlara ulaştı. Yapılan testlerde Anthropic’in Claude 3.7 modeli en başarılı yapay zeka olurken, onu Claude 3.5 takip etti. Google’ın Gemini 1.5 Pro ve OpenAI’ın GPT-4o modelleri ise beklenenden düşük performans göstererek şaşırttı.

Yapay zekaları kıyaslamak için Super Mario kullanılıyor

Bu deneyde kullanılan Super Mario Bros. oyunu, 1985’te piyasaya sürülen orijinal versiyonun birebir aynısı değildi. Yapay zekalar, GamingAgent adlı özel bir framework ile entegre edilen emülatör üzerinden Mario’yu kontrol etti. Sistem, “engel veya düşmanlardan kaçınmak için zıpla” gibi temel komutlar ve ekran görüntüleri sunarak modellerin aksiyon almasını sağladı. Yapay zekalar, Python kodları üreterek Mario’nun hareketlerini yönlendirdi. Araştırmacılara göre bu test, modellerin karmaşık manevraları planlama ve oyun içindeki stratejileri oluşturma yeteneğini ölçmek açısından oldukça önemliydi.

Beklenmedik bir şekilde, adım adım mantık yürütmeye dayalı çalışan “düşünen” modellerin sezgisel hareket edenlere göre daha başarısız olduğu görüldü. Özellikle OpenAI’ın güçlü performans sergileyen o1 modeli, bu testte başarısız oldu. Bunun başlıca nedeni, gerçek zamanlı oyunlarda karar verme sürecinin hızının kritik bir faktör olması. o1 gibi modeller, hamle yapmadan önce belirli bir süre boyunca analiz yapmaya ihtiyaç duyuyor. Ancak Super Mario Bros. gibi reflekslere dayalı bir oyunda, saniyelik bir gecikme bile karakterin kaybetmesine neden olabiliyor.

Oyunlar, onlarca yıldır yapay zekaların test edilmesi için kullanılan bir alan olsa da, bazı uzmanlar bu tür testlerin modellerin genel zekasını ölçmek açısından ne kadar doğru bir yöntem olduğu konusunda soru işaretleri taşıyor. Çünkü oyunlar genellikle belirli kurallara dayalı, soyut ortamlar sunuyor ve teorik olarak sonsuz miktarda veriyle eğitilebiliyor. Bu nedenle, bir yapay zekanın Super Mario Bros.’ta gösterdiği performansın, gerçek dünyadaki problem çözme yeteneğini ne kadar yansıttığı halen tartışmalı bir konu.

Google, Taara çipi ile ışık hızında internet sunacak!

0

Google, uzun süredir geliştirdiği Taara çipiyle kablosuz ve ışık hızında internet dönemini başlatmaya hazırlanıyor. Alphabet’in X birimi tarafından yedi yıldır üzerinde çalışılan bu silikon fotonik çip, ışık demetleri kullanarak 20 Gbps’ye varan hızlarda veri iletimi yapabiliyor. Google, bu yeni teknolojiyle geleneksel kablolara olan ihtiyacı ortadan kaldırarak internet bağlantılarında devrim yaratmayı hedefliyor.

Google, Taara çipi ile ışık hızında internet sağlayacak

Taara çipi, geleneksel fiber optik kabloların sağladığı hızları kablosuz olarak sunuyor. Yeni çip, öncekine kıyasla on kat daha küçük olup, önceki nesilde kullanılan karmaşık aynalar yerine yazılım tabanlı ışık yönlendirme teknolojisini kullanıyor. İlk versiyonunda trafik ışığı boyutlarında olan Taara, artık bir parmak ucu büyüklüğüne indirgenmiş durumda. Işığın yönlendirilmesi için gelişmiş yazılım kullanılarak bağlantı daha verimli hale getirilmiş. Çip, başlangıçta Project Loon’un internet balonları için geliştirilmişti ancak Alphabet, 2021’de bu projeyi sonlandırarak Taara çipi üzerine yoğunlaşmaya karar verdi.

Taara, görünmez ışık dalga boylarını kullanarak 20 kilometre mesafeye kadar saniyede 20 Gbps hızında veri iletebiliyor. Fiber optik altyapıların kurulum süresinin uzun olduğu düşünüldüğünde, birkaç gün içinde devreye alınabilen bu sistem büyük bir avantaj sağlıyor. Laboratuvar testlerinde, iki Taara çipi kullanılarak 1 kilometre mesafeye kadar 10 Gbps hızında veri aktarımı başarıyla gerçekleştirildi. Şimdi Google, binlerce ışık yayıcı içeren yeni bir versiyon geliştirerek çipin kapasitesini ve menzilini artırmayı planlıyor. Aynı zamanda, hava koşulları ve fiziksel engeller gibi veri iletimini zorlaştırabilecek faktörleri aşmak için çalışmalar sürdürülüyor.

Google, yeni Taara çipinin 2026’dan itibaren kullanılabilir olmasını hedefliyor. Ancak, bu teknolojinin küresel ölçekte yaygınlaşması zaman alabilir. Dünya genelinde halen 3 milyar insanın internete erişimi olmadığı düşünüldüğünde, Taara’nın sunduğu bu kablosuz yüksek hızlı internet teknolojisi, bağlantı imkanı olmayan bölgeler için devrim niteliğinde bir çözüm olabilir.

Nvidia, siyah ekran sorununu yine çözemedi!

0

Nvidia, RTX 50, RTX 40 ve RTX 30 serisi ekran kartlarında yaşanan siyah ekran sorununa çözüm sunmayı amaçlayan bir sürücü güncellemesi yayınladı. Ancak, güncelleme beklenen etkiyi yaratmadı ve birçok kullanıcı için sorun devam etti. Hatta bazı kullanıcılar, güncellemenin ardından sorunun daha da kötüleştiğini bildirdi.

Nvidia, siyah ekran sorununu bir türlü çözemiyor

Nvidia’nın 572.60 numaralı sürücüsü, özellikle DisplayPort bağlantısı ve BIOS ile ilgili sorunları çözmeyi vaat ediyordu. Fakat, güncelleme sonrasında kullanıcılar, çoklu kare üretimi (Multi-Frame Generation – MFG) destekleyen oyunlarda çökme olaylarının arttığını belirttiler. Siyah ekran sorunları yalnızca MFG destekli oyunlarda değil, diğer oyunlarda da daha sık görülmeye başladı. Nvidia, durumu hızla ele alarak 572.65 “hotfix” güncellemesini yayınladı, ancak bu sürüm de problemi kesin bir şekilde çözebilmiş değil.

Nvidia, yaygınlaşan siyah ekran sorununu bir türlü çözemiyor.
Nvidia, yaygınlaşan siyah ekran sorununu bir türlü çözemiyor.

Bu gelişmelerin ardından, bazı kullanıcılar Nvidia’nın en son sürücüsünü kaldırıp, önceki sürümlere geri dönmeyi tercih ettiler çünkü eski sürümlerle hatalar daha az meydana geliyordu.

Şu an için büyük bir krizden bahsetmek için erken olsa da, ilk raporlar, Nvidia’nın sürücü tarafında önemli bir sorunla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Bu durum, hem oyuncular hem de içerik üreticileri için ciddi bir sorun teşkil ediyor ve Nvidia’nın çözüm süreci dikkatle izleniyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Sohbet robotları yayıncılara zarar veriyor

OpenAI ve Google gibi şirketlerin sohbet robotları, web sitelerinin çok ihtiyaç duyduğu trafiği çekiyor ve bu süreçte yayıncılara büyük zararlar veriyor gibi görünüyor. Forbes’in haberine göre, içerik lisanslama platformu TollBit’ten gelen yeni veriler, yapay zeka sohbet robotlarının yayıncıların web sitelerine geleneksel arama motorlarına kıyasla yüzde 96 daha az trafik gönderdiğini gösteriyor. OpenAI ve Perplexity gibi şirketler, kendileriyle ortaklık kuran medya şirketlerine somut kazanımlar vaat ediyor.

Sohbet robotları yayıncılara olumsuz yansıyor

TollBit, 160 haber ve blog yayıncısının metriklerine baktığında, AI şirketlerinin botlarının 2024’ün dördüncü çeyreğinde bu siteleri ortalama iki milyon kez taradığını buldu. Her sayfa ortalama yedi kez tarandı. Bir nevi tıklama çalma planı , yani söz konusu yayıncılar için sıfır reklam geliri ile sonuçlanan, bot tıklamaları reklamverenler için herhangi bir para üretmediği içindi.

TollBit CEO’su Toshit Panigrahi, Forbes ile yaptığı bir röportajda: “Kullanıcılar soru sorduğunda bu sitelere saldıran bir bot akını görüyoruz. Yayıncı içeriğine olan talep miktarı önemsiz değil” dedi. Sohbet robotları, geleneksel bir arama motoruna yöneltilecek sorulara yanıt verirken orijinal kaynak sitelere bağlantılar eklese de, bu AI hizmetleri ayrıca bu sitelerden toplanan bilgileri özetler. Bu nedenle, kullanıcıların bağlantıları ziyaret etmesinin bir nedeni yoktur çünkü yanıt zaten oradadır.

Ders kitabı pazar yeri olan ve eğitim teknolojisi şirketi haline gelen Chegg gibi bazı yayıncılar, çalışmalarının yapay zeka sonuçları olarak yeniden kullanılmasından kaynaklanan mali sıkıntıyı şimdiden hissediyor ve bununla mücadele ediyor.

Chegg, yeni açılan bir davada Google’ın yayıncının reklam gelirine, içeriğini arama devinin AI Genel Bakış özelliğine dahil ederek “derinden” zarar verdiğini iddia ediyor. Chegg CEO’su Nathan Schultz, yakın zamanda yapılan bir kazanç görüşmesinde yayıncının kârına verilen zararın o kadar ciddi olduğunu itiraf etti ki, şirket özel şirket olmayı veya satın alınmayı düşünüyor.

Schultz: “Ne yazık ki, Google’ın AIO’su ve ziyaretçileri kendi platformlarında tutmak için Chegg’in içeriğini kullanması nedeniyle, Chegg’e gelen trafiğin hiçbir zaman engellenemeyeceğini” söyledi.

Taara kablosuz optik iletişim ile hızlı internet sağlayacak

0

Küçük çip, ışık huzmeleri aracılığıyla kablosuz, hızlı internet erişimini mümkün kılıyor. Yıllardır, Alphabet’in Taara bölümü, ışık huzmeleri kullanarak uzun mesafelerde iletişim kuran trafik ışığı büyüklüğündeki vericilerle uzak bölgelere internet bağlantısı sağlıyor. Arkasındaki ekip artık bu teknolojiyi bir tırnak büyüklüğündeki çipe indirdi.

Taara kablosuz optik iletişim için yeni bir aşamada

Taara, yetersiz hizmet alan uzak topluluklara, zahmetli fiber optik bağlantıları yönlendirmeye gerek kalmadan internet erişimi sağlama vizyonundan doğdu. Taara Lightbridge, kablosuz optik iletişim sistemleriyle bunu çözdü. Işığın fiber optik kablolar aracılığıyla veriyi taşımasına benzer şekilde, Taara’nın sistemi, aralarında kablo olmadan aynalar ve sensörler kullanarak birbirlerine ışık göndermek için yüksek direklerin veya bina çatılarının tepesine monte edilmiş hassas bir şekilde hizalanmış vericiler kullanır.

Tam boyutlu Lightbridge sistemi, 12,4 mil (20 km) mesafeye kadar 20 Gbps’lik fiber benzeri hızları yönetir. Bunların yerini alabilecek minik silikon fotonik çipler şu anda 0,62 mil (1 km) mesafeye kadar 10 Gbps hızında havadan veri iletebilir. Taara kablosuz optik sistem tam olarak çalıştığında, hız ve mesafe bakımından büyük bir avantaja sahip olabilir.

Krishnaswamy: “Taara Lightbridge ışığı fiziksel olarak yönlendirirken, Taara’nın çipiyle mekanik bileşenlerin çoğunu kaldırdık ve otomatik ışın yönlendirmesi için katı hal çözümü tasarladık. Bu yeniliğin kalbinde, ışığı olağanüstü bir hassasiyetle yönlendiren, izleyen ve düzelten gelişmiş bir sistem olan optik faz dizisi yer alıyor. Her Taara çipinde yüzlerce küçük ışık yayıcısı var. Her birinin ne zaman ışık yaydığını kontrol etmek için yazılım kullanarak ışığın dalga cephesini manipüle edebilir ve gitmesi gereken yere yönlendirebiliriz” diyor.

Eğer bu çip, Lightbridge vericileri gibi çalışacak şekilde mükemmelleştirilirse, Taara’nın uygun maliyetli, bakımı kolay teknolojisinin dünyanın ulaşılması zor bölgelerine konuşlandırılması daha da kolaylaşabilir.

Yapay zeka şirketleri bilimsel soruları yanıtlamak istiyor

Yapay zeka şirketleri ile ABD hükümeti arasındaki ortaklıklar genişliyor, ancak yapay zeka güvenliğinin ve düzenlemelerinin geleceği henüz belirsizliğini koruyor. Anthropic, OpenAI ve diğer AI şirketleri, en son modellerini test etmek için 1.000 bilim insanını bir araya getirdi. Yapay zeka şirketleri bilimsel çözümler sunabilmek için yoğun çaba sarf etmektedir. OpenAI tarafından düzenlenen ve AI Jam Session olarak adlandırılan etkinlik, dokuz laboratuvardaki bilim insanlarına, araştırmalarını ilerletmek için OpenAI’nin o3-mini ve Anthropic’in son sürümü olan Claude 3.7 Sonnet dahil olmak üzere çeşitli modelleri kullanma fırsatı verdi.

Yapay zeka şirketleri bilimsel sorularla test edilmek isteniyor

Anthropic, kendi duyurusunda oturumun “Yapay Zeka’nın bilimsel araştırmanın karmaşıklıklarını ve nüanslarını yönetme potansiyeline dair daha gerçekçi bir değerlendirme sunduğunu ve ayrıca yapay zekanın genellikle önemli zaman ve kaynak gerektiren karmaşık bilimsel zorlukları çözme yeteneğini değerlendirdiğini” söyledi. Bu, yapay zeka şirketleri bilimsel ilerlemelerin peşinde olduğunun bir göstergesidir.

AI Jam Session, ABD hükümeti, Anthropic ve OpenAI arasındaki mevcut anlaşmaların bir parçasıdır. Nisan ayında Anthropic, Claude 3 Sonnet’i kırmızı takıma almak için Enerji Bakanlığı (DOE) ve Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA) ile ortaklık kurarak tehlikeli nükleer bilgileri ortaya çıkarıp çıkarmayacağını test etti. Yapay zeka şirketleri bilimsel soruları cevaplamak için sürdürdüğü çalışmalarla dikkat çekiyor. 30 Ocak’ta OpenAI, “en son akıl yürütme modellerimizi kullanarak bilimsel araştırmalarını güçlendirmek” için DOE Ulusal Laboratuvarları ile ortaklık kurduğunu duyurdu. Ülke genelinde yayılmış 17 bilimsel araştırma ve test merkezinden oluşan bir ağ olan Ulusal Laboratuvarlar,  nükleer güvenlikten iklim değişikliği çözümlerine kadar birçok konuyu araştırıyor.

OpenAI, etkinlik duyurusunda , katılımcı bilim insanlarının ayrıca modellerin yanıtlarını değerlendirmeye ve şirketlere “gelecekteki AI sistemlerini, bilim insanlarının ihtiyaçları göz önünde bulundurularak oluşturulacak şekilde iyileştirmek için geri bildirimde bulunmaya” davet edildiğini söyledi. Şirket, bilim insanlarının AI modellerini nasıl daha iyi kullanabileceklerine ilişkin oturum bulgularını paylaşacağını belirtti. Bu nedenle, yapay zeka şirketleri bilimsel araştırmalar doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.

Penta Teknoloji’nin 2024 yılı cirosu 23,9 milyar TL’ye ulaştı! 

Penta Teknoloji, 2024 yılı boyunca gösterdiği güçlü finansal performansla dikkatleri üzerine çekti ve önemli bir büyüme kaydetti. Şirket, geniş müşteri portföyü ve sunduğu uçtan uca bilişim çözümleriyle sektördeki liderliğini pekiştirdi. 2024 yılı itibariyle Penta Teknoloji’nin konsolide cirosu, önceki yıla göre yüzde 32 oranında bir artış göstererek 23,9 milyar TL’ye ulaştı. Bu artış, şirketin etkin iş stratejilerinin ve genişleyen iş hacminin bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Aynı dönemde, brüt kârı da önemli bir yükseliş göstererek yüzde 27 artışla 1,7 milyar TL’ye çıktı.

Penta Teknoloji’nin 2024 yılı cirosu 23,9 milyar TL oldu

Penta Teknoloji’nin faaliyet kârı da büyüme ivmesini sürdürerek FAVÖK (faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr) yüzde 3 artışla 1 milyar TL’ye ulaştı ve bu da şirketin verimlilik ve kârlılık açısından güçlü bir performans sergilediğini ortaya koydu. FAVÖK marjı ise yüzde 4,3 seviyesinde gerçekleşti. Şirket ayrıca, vergi öncesi kârda 387,7 milyon TL’lik bir artış sağladı ve bu da şirketin mali yapısının sağlamlığını bir kez daha gösterdi.

Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, şirketin 2024 yılı performansına dair yaptığı açıklamalarda, dijitalleşme ve iş süreçlerindeki optimizasyon adımlarının şirketin sektördeki konumunu güçlendirdiğini belirtti. Erünsal, hız, verimlilik ve iş geliştirme konularında iş ortaklarıyla kurdukları güçlü iş birliklerinin ve geliştirdikleri projelerin şirketin büyümesine önemli katkılar sağladığını vurguladı. Ayrıca dijitalleşmeye yönelik yatırımlarının, lojistikteki yetkinliklerinin ve müşteri memnuniyetine odaklanan hizmet anlayışlarının Penta Teknoloji’yi sektördeki en güvenilir iş ortaklarından biri haline getirdiğini ifade etti. Şirket, dijitalleşme alanında sürekli yenilenen çözümleriyle, iş ortaklarının değişen ihtiyaçlarına hızlı ve etkili yanıtlar vererek sektörde fark yaratan uygulamalara imza atmaya devam ediyor.

Fatih Erünsal, dijital dönüşümü şirketin stratejik öncelikleri arasında en üst sıraya yerleştirerek, bu alandaki yatırımlarını ve projelerini arttırmayı sürdüreceklerini belirtti. Erünsal, Penta Teknoloji’nin güçlü finansal yapısı ve teknolojiye yapılan yatırımlar sayesinde, Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecine önemli katkılarda bulunduğunun altını çizdi. 2025 yılı için de dijital dönüşüm alanındaki kararlı adımlarını sürdürerek, iş süreçlerinde mükemmeliyet hedefleyen stratejilerle büyümeyi ve sektördeki öncü konumlarını güçlendirmeyi planladıklarını ifade etti. Penta Teknoloji, dijital dönüşümdeki öncelikli hedeflerinin yanı sıra, iş ortaklarıyla birlikte geliştirdiği projelerle sektördeki rekabet gücünü artırmayı ve iş süreçlerini daha verimli hale getirmeyi amaçlıyor. 2025 yılında da dijitalleşme odaklı projeleriyle sektörün öncü firmalarından biri olmaya devam edeceği öngörülüyor.

Opera Browser Operator aracını duyurdu

Opera web tarayıcısının arkasındaki ekip, kullanıcılar için tarama görevlerini gerçekleştirebilen Browser Operator adlı yeni bir AI aracı duyurdu. Bu yeni aracı tarama, web tarayıcılarının bir sonraki evrimini işaret edebilecek bir paradigma değişimini işaret ediyor.

Opera’da EVP olan Krystian Kolondra: “Tarayıcı 30 yıldan uzun süredir size web’e erişim sağladı, ancak sizin için hiçbir zaman bir şeyler yapamadı. Şimdi yapabiliyor. Bu, bugüne kadar gördüğümüz veya piyasaya sürdüğümüz her şeyden farklı. Bugün sunduğumuz Tarayıcı Operatörü, tarayıcının rolünü bir görüntüleme motorundan, aracı olan ve kullanıcıları için görevler gerçekleştiren bir uygulamaya kaydırma yolunda atılan ilk adımı temsil ediyor” dedi.

Opera Browser Operator özellikleri

Yapay zeka ajanslarının temel özellikleri şunlardır:

  • Özerklik
  • Algı
  • Karar verme
  • Eylemin Yürütülmesi
  • Öğrenme ve Uyum Sağlama

Yapay Zeka araçlarıyla, Tarayıcı Operatörü kullanıcıya büyük bir verimlilik artışı sağlamak için tasarlanmıştır. Bu, kullanıcının ne yapması gerektiğini doğal dilde açıklamasına izin verilerek gerçekleştirilir ve tarayıcı daha sonra gerekli görevleri gerçekleştirir.

Örneğin, Tarayıcı Operatöründen size Nike’tan 8.5 numara pembe bir koşu ayakkabısı almasını isteyebilirsiniz. Tarayıcı Operatörü daha sonra görevi gerçekleştirir. Tarayıcı Operatörü görevi gerçekleştirirken, kullanıcı sürecin herhangi bir noktasında ne olduğunu görebilir, böylece tüm zaman boyunca kontrol onda olur.

Opera aslında tarayıcıyı, kullanıcı gizliliğini korurken görevleri tamamlamak için yerel istemci tarafı çözümlerini kullanan, daha kullanıcı odaklı bir ekosisteme dönüştürüyor.bTarayıcı Operatörü tarayıcının içinde doğal olarak çalışır ve bağlamı elde etmek için DOM Ağacı ve tarayıcı düzen verilerini kullanır. Opera’ya göre bu, çözümü daha hızlı hale getirir çünkü tarayıcının piksellerinden ekranda ne olduğunu “görmesi” ve anlaması veya fare işaretçisiyle gezinmesi gerekmez. Tarayıcı Operatörü, kaydırmaya gerek kalmadan bir sayfanın tamamına aynı anda erişebilir, bu da ek yükü ve gereken zamanı azalttığı anlamına gelir. Ve her şey tarayıcının içinde doğal olarak gerçekleştiği için Tarayıcı Operatörü sanal bir makine veya bulut sunucusu gerektirmez.

Hava taksi filosu Abu Dhabi’de çalışacak

Abu Dhabi Aviation, bu yılın ilerleyen zamanlarında yolcu uçuşları gerçekleştirmeyi planlayarak Launch Edition’ın ilk müşterisi olmak için anlaşma imzaladı. Hava taksi şirketi Archer Aviation, hava taksisi için bir lansman ticarileştirme programı duyurdu ve ilk filoyu bu yılın ilerleyen zamanlarında Abu Dabi Havacılık’a konuşlandırmayı planlıyor. Archer, bu yılın sonlarında Federal Havacılık İdaresi tarafından EAV’nin sertifikalandırılmasının beklenmesi öncesinde elektrikli hava aracı Midnight’ı düzinelerce pazara sunmak için tekrarlanabilir bir ticarileştirme süreci kurmayı planlıyor.

Hava taksi filosu Abu Dhabi’de uçuşa başlıyor

Archer, Abu Dhabi Aviation’ın Launch Edition’ın ilk müşterisi olmak için anlaşma imzaladığını ve bu yılın ilerleyen dönemlerinde yolcu uçuşları gerçekleştirmeyi planladığını söyledi. Hem Archer hem de diğer büyük uçan taksi şirketi Joby Aviation , özellikle son bir yıldır Birleşik Arap Emirlikleri’nde oldukça aktifti. Açıklamada, Archer ile Abu Dhabi Havacılık’ın pilot eğitimi, operasyon ve toplum katılımı konularında birlikte çalışmayı planladığı belirtildi.

Archer’ın CEO’su ve kurucusu Adam Goldstein duyuruda: “Launch Edition programımızın duyurulması Archer için bir sonraki bölümün başlangıcını işaret ediyor. Midnight’ı üretim hattından ilk müşterilerimize bu şekilde getireceğiz ve bu, operasyonlarımızı küresel olarak ölçeklendirirken tekrar tekrar uygulayacağımız bir oyun kitabı” dedi.

Archer, yakın zamanda pilot eğitim akademisini başlatmak için FAA’dan sertifika aldı ve FAA Bölüm 141 sertifikası Archer’a ticari uçan taksi hizmetleri planlarken pilotları eğitme ve yeterliliklerini sağlama yetkisi veriyor.

Archer Midnight, dört yolcu, bir pilot ve el bagajı taşıyabiliyor ve uçuşlar arasında 10 dakikalık pil şarj süresiyle 20 ila 50 mil arası yolculuklar hedefliyor. Archer, savunma sanayi için hibrit uçak platformunun geliştirilmesini hızlandırmak amacıyla yakın zamanda 300 milyon dolar topladı ; finansman, BlackRock tarafından yönetilen fonlar da dahil olmak üzere kurumsal yatırımcılardan geldi. Archer , savunma uygulamaları için yeni nesil hibrit tahrikli dikey kalkış ve iniş araçları geliştirmek amacıyla geçen yılın sonlarında  Archer Defense’i kurdu. Finansman, piller ve kompozitler de dahil olmak üzere üretim kabiliyetlerinin geliştirilmesine yöneliktir.

TSMC ABD yatırımı ile neyi hedefliyor?

ABD Başkanı Donald Trump ile dünyanın en büyük çip üreticisi olan Taiwan Semiconductor Manufacturing Company (TSMC), Beyaz Saray’da düzenledikleri basın toplantısında, TSMC’nin önümüzdeki yıllarda ABD’de halihazırda taahhüt ettiği 65 milyar dolarlık yatırıma ek olarak, ülkede birden fazla çip fabrikası kurmak için 100 milyar dolar harcayacağını duyurdu.

TSMC ABD ilişkilerini kuvvetlendirecek

TSMC, bir basın açıklamasında, toplam 165 milyar dolarlık yatırımı “ABD tarihindeki en büyük tek seferlik doğrudan yabancı yatırım” olarak nitelendirdi. Harcamaların, büyük ölçüde TSMC’nin Tayvan fabrikalarında yaptığı yapay zeka çiplerini de kapsayacak şekilde “ileri teknolojilere” odaklanması bekleniyor. TSMC, Nvidia’nın AI için en güçlü çipleri olan Hopper ve Blackwell GPU çipleri de dahil olmak üzere dünyadaki hemen hemen her çip üreticisine hizmet veriyor.

Bloomberg’in haberine göre Trump, bu adımın “Dünyanın en güçlü yapay zeka çiplerinin tam burada, Amerika’da üretileceği” anlamına geldiğini söyledi. Şirket: “TSMC, bu genişleme sayesinde AI ve diğer son teknoloji uygulamaları için yarı iletkenlerde yüzlerce milyar dolar değer yaratmayı bekliyor. TSMC’nin genişletilmiş yatırımının önümüzdeki dört yıl içinde 40.000 inşaat işini desteklemesi ve gelişmiş çip üretimi ve Ar-Ge’de on binlerce yüksek ücretli, yüksek teknoloji işi yaratması bekleniyor” dedi.

TSMC’nin, geçen yıl çip üretmeye başlayan ve 1.100 dönümlük arazide 3.000’den fazla kişiyi istihdam eden Phoenix, Arizona’da halihazırda bir fabrikası bulunuyor. TSMC, şirketin üç ABD fabrikası ve bir Ar-Ge merkezi daha eklemeyi planladığını söyledi.

TSMC’nin duyurusu, yıllardır satışlarının düşmesi ve pazar payının azalmasıyla boğuşan çip üreticisi Intel’in ABD’deki kendi fabrikaları için müşteri aramasının ardından geldi. Reuters’ın pazartesi günkü haberinde , Intel’in rakipleri olan dünyanın en büyük yapay zeka çip üreticilerinden ikisi olan Nvidia ve Broadcom’un, isimlerini açıklamayan iki kaynağa dayanarak, çiplerini üretmek için Intel’in fabrikalarını test ettikleri belirtildi.

Singapur çip kaçakçılarını yakaladı

0

Singapur, iddia edilen Nvidia çip kaçakçılarını tutukladı. Çin’in ABD’nin sıkı ihracat kontrollerine rağmen gelişmiş Nvidia yongaları elde etmesiyle ilgili çok sayıda inceleme var. Çinli tüccarların Nvidia’nın güçlü Blackwell GPU’larını sipariş ettiği bildiriliyor.

Singapur çip kaçakçıları operasyonunu başarıyla yönetti

Singapur polisi Nvidia çiplerini kaçakçılıkla suçlanan üç kişiyi tutukladı. Channel News Asia bildirdi tutuklama haberini bildirdi. İki Singapurlu ve bir Çin vatandaşı olan bu kişiler, sunucu tedarikinde dolandırıcılıkla suçlandı. 41 yaşındaki Aaron Woon Guo Jie ve 49 yaşındaki Alan Wei Zhaolun adlı iki Singapurlu, bir sunucu tedarikçisine karşı dolandırıcılık yapmak için suç ortaklığı yapmakla suçlandı. İddianamede, 2024 yılında eşyaların “son kullanıcıların yetkili nihai alıcısı” dışındaki bir kişiye devredilmeyeceği yönünde yanlış beyanlarda bulunulduğu belirtildi. 51 yaşındaki Çin uyruklu Li Ming, sahte beyanda bulunarak dolandırıcılık yapmakla suçlandı.  İddianamede, 2023 yılında eşyaların son kullanıcısının Luxuriate Your Life isimli bir şirket olacağını iddia ettiği belirtiliyor.

Bloomberg’in haberine göre Singapur, Dell ve Supermicro tarafından üretilen sunucuların kısıtlı Nvidia çipleri içerip içermediğini ve resmi varış yerleri olan Malezya dışında bir yere yönlendirilip yönlendirilmediğini araştırıyor.

Nvidia’nın son yıllık raporu, Singapur’a satış yaptığını gösteriyor. Ülke, 2025 mali yılı gelirinin %18’ini temsil ediyordu ancak Singapur’a yapılan gerçek sevkiyatlar satışların %2’sinden azını oluşturuyordu.

Dell, TechCrunch’a yaptığı açıklamada, sıkı bir ticaret uyumluluk programına sahip olduklarını ve uymayan tüm müşterileri araştırdıklarını söyledi. Nvidia yorum yapmayı reddetti, Supermicro ise yorum talebine hemen yanıt vermedi.

ABD Ticaret Bakanlığı’nın, teknoloji dünyasını sarsan yapay zeka (YZ) modeliyle tanınan Çinli şirket DeepSeek’in , Çin’e gönderilmesi yasak olan ABD çiplerini kullanıp kullanmadığını araştırdığı bildirildi. Singapur Ticaret ve Sanayi Bakanlığı, 1 Şubat’ta ülkedeki ABD şirketlerinin hem ABD hem de Singapur yasalarına uymasını beklediğini söyledi.

Turkcell ve NETAŞ’tan sunucu altyapısında stratejik iş birliği

0

Turkcell ve NETAŞ, sunucu altyapısında yeni nesil teknolojilerin entegrasyonu ve yerlileştirme çalışmalarını hızlandırmak amacıyla stratejik iş birliklerini güçlendiriyor. Yapılan çalışmalar kapsamında, Turkcell’in ağ performansını artırmak, enerji verimliliğini optimize etmek ve altyapıda üretici bağımlılığını azaltmak için yeni nesil işlemciler ve gelişmiş ağ çözümleri devreye alınıyor.

NETAŞ, Turkcell’in Telco Cloud altyapısına yeni nesil işlemciler entegre ederek, ağ ölçeklenebilirliğini artırırken enerji tüketimini azaltacak. SmartNIC teknolojisinin kullanımıyla 5G için düşük gecikme süreleri sağlanırken, kritik IoT ve yapay zeka uygulamaları için daha güçlü bir altyapı oluşturuluyor. Gerçekleştirilen performans testlerinde, 2U raf ünitesinde 900 Gbps işlem hacmine ulaşıldı.

Şirketin yeni nesil optik dönüştürücüleri ile bölgesel ısı yönetimi geliştirilirken, akıllı fan güç kontrolü sayesinde %10 enerji tasarrufu sağlandı. Ayrıca, NETAŞ tarafından geliştirilen 1U kompakt sunucu yapılandırması, Turkcell’in uç bilişim uygulamaları için optimize edilerek, içerik dağıtımı, gerçek zamanlı analiz ve IoT ağ geçitleri gibi hizmetlerin performansını artırıyor.

NETAŞ, Turkcell’in yerli üretime öncelik verme stratejisi doğrultusunda İstanbul’daki üretim kapasitesini iki katına çıkardı. Yerel üretime ağırlık vererek küresel tedarik bağımlılığını azaltmayı hedefleyen şirket, Turkcell’in altyapı ihtiyaçlarını daha hızlı karşılamayı amaçlıyor. Bu çalışmalar, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık vizyonuna katkı sağlarken, yerli bileşenlerin kullanımını artırarak ülkenin telekomünikasyon sektöründeki rekabet gücünü yükseltiyor.

Turkcell Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. V. Çağrı Güngör, yeni nesil işlemcilerin ve gelişmiş sunucu teknolojilerinin entegrasyonunun Turkcell’in ağını daha güçlü ve ölçeklenebilir hale getirdiğini belirtti.

NETAŞ Telekom İş Birimi Genel Müdürü Bülent Elönü ise, Turkcell ile yapılan iş birliğinin Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığına katkı sağladığını ve üretim kapasitesini genişleterek sektörde inovasyonu desteklediklerini ifade etti.

Turkcell, 2025’i yatırım yılı ilan etti: En az 28 milyar dolar!

0

Turkcell, 2024 yılı operasyonel ve finansal sonuçlarını değerlendirdiği ve 2025 yılı stratejik hedeflerini açıkladığı toplantıyı Barselona’daki Mobil Dünya Kongresi’nde gerçekleştirdi. Genel Müdür Dr. Ali Taha Koç, Turkcell’in bugüne kadar Türkiye’ye toplam 28 milyar dolar yatırım yaptığını ve 2025’in şirket için bir yatırım yılı olacağını duyurdu.

5G, fiber, veri merkezi ve enerji alanlarında büyük yatırımlara odaklanacaklarını belirten Koç, 2025 yılı için operasyonel yatırım harcamalarının gelirler içindeki payının yüzde 24 seviyesine ulaşmasını beklediklerini açıkladı.

2024 yılında Turkcell, gelirlerini yüzde 7,8 artırarak 166,7 milyar TL seviyesine yükseltti. Vergi öncesi kâr yüzde 88 büyüme ile rekor seviyeye ulaştı. Şirketin telekom hizmetleri dışında veri merkezi ve yenilenebilir enerji yatırımları da büyümeye devam etti.

2024’te 1,9 milyon yeni faturalı abone kazanan Turkcell, son 15 yılın en yüksek faturalı abone artışına ulaştı. Bireysel fiber abonelerinin yüzde 85’inin 12 ay taahhütlü olduğu ve 233 bin yeni haneye fiber erişim sağlandığı açıklandı.

Turkcell, 2025 yılı için yüzde 7 ila 9 arasında gelir büyümesi, yüzde 41 ila 42 arasında FAVÖK marjı hedefliyor. Şirketin veri merkezi ve bulut bilişim yatırımlarıyla bu alanlardaki gelirlerini yüzde 32 ila 34 arasında artırması bekleniyor. 5G ve fiber yatırımları yılın en önemli gündem maddeleri arasında yer alırken, veri merkezi ve yenilenebilir enerji projeleri de hız kazanacak.

Türkiye’de 5G ihalesinin 2025’te gerçekleşeceğini belirten Ali Taha Koç, Turkcell’in 5G altyapısı için en fazla yatırım yapan operatör olduğunu vurguladı. Frekans tahsisleri tamamlandıktan sonra Turkcell’in en kaliteli 5G deneyimini sunan operatör olmayı hedeflediğini belirtti. Bu kapsamda, ULAK ile yapılan iş birliğiyle Turkcell’in 3 bin 250 sahasında yerli ve milli baz istasyonlarının kullanılacağını açıkladı.

Turkcell, 5G’nin erişilebilirliğini artırmak amacıyla Samsung ile yaptığı anlaşma kapsamında 2025 yılı içinde 100 bin adet Turkcell’e özel üretilen Samsung 5G destekli akıllı cihazı avantajlı teklifler ile satışa sunacak.

Şirket, fiber altyapı alanında da önemli bir rol üstlenmeye hazır olduğunu duyurdu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın fiber altyapı ihalesi planına tam destek verdiklerini belirten Koç, Turkcell’in fiber ağın genişletilmesi konusunda sorumluluk almaya hazır olduğunu vurguladı.

2024 yılında ulusal verilerin Türkiye’de kalmasını sağlamak amacıyla kurulan TDC Veri Hizmetleri şirketi ile Turkcell, Türkiye’nin en büyük veri merkezi işletmecisi haline geldi. Bu alanda 467 milyon euro yatırım yaparak 4 yeni nesil veri merkezi kuran şirket, Türkiye’yi küresel bir veri üssü haline getirmeyi hedefliyor.

Turkcell’in enerji alanındaki yatırımları da hız kesmeden devam ediyor. Şirket, tükettiği elektriğin tamamını yenilenebilir enerji sertifikalı kaynaklardan sağlıyor. 18 MW kapasiteli rüzgar santrali ile Uşak ve Van’daki güneş enerjisi santralleri 2024’te üretime başladı. 2026’ya kadar güneş enerjisine toplam 240 milyon dolar yatırım yapılması planlanıyor. Turkcell’in “yeşil baz istasyonları” konseptiyle güneş panelleriyle desteklenen baz istasyonlarının sayısı 2024 yılı sonu itibarıyla 2 bin 410’a ulaştı.

Son 10 yılda 12 milyar TL’yi aşan toplumsal katkı çalışmalarıyla Turkcell, eğitim, sanat, spor ve sosyal projelere desteğini sürdürüyor. Özellikle Milli Takım sponsorlukları ve spor federasyonlarıyla iş birlikleriyle Türkiye’de sporun gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor.

Turkcell ve ULAK’tan yerli 5G altyapısı!

0

Turkcell ve ULAK Haberleşme, İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC), Türkiye’nin 5G ve yeni nesil iletişim teknolojilerinde söz sahibi olması için stratejik bir protokole imza attı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen törende, Turkcell’in Türkiye genelinde 3 bin 250 sahasında, ULAK’ın 4.5G ve 5G destekli baz istasyonlarını kullanması hedeflendiği açıklandı.

Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, yapılan anlaşmanın Türkiye’nin yeni nesil iletişim teknolojileri alanında üretici bir ülke olma yolunda önemli bir adım olduğunu vurguladı. Türkiye’nin sadece teknoloji kullanıcısı değil, aynı zamanda yerli ve milli çözümlerle dünyada söz sahibi bir konuma gelmesini amaçladıklarını belirten Koç, Turkcell’in 10 yıldan uzun süredir ULAK ile iş birliği yaptığını ifade etti.

Anlaşma kapsamında, Türkiye’nin farklı bölgelerinde mevcut ULAK 4.5G sahaları yeni nesil ürünlerle modernize edilecek ve 3 bin 250 yeni ULAK baz istasyonu devreye alınacak. ULAK’ın geliştirdiği yeni nesil baz istasyonları, Açık Radyo Erişim Şebekesi (Open RAN) mimarisini destekleyerek, Turkcell’in 5G şebekesini daha esnek ve verimli bir şekilde kurmasını sağlayacak.

ULAK Haberleşme Genel Müdürü Dr. R. Ruşen Kömürcü, yapılan yatırımların ve Ar-Ge çalışmalarının ürüne dönüşmesinin Türkiye için büyük bir kazanım olduğunu belirterek, ULAK’ın 5G ve ötesi teknolojilerde Türkiye’nin markası olmayı hedeflediğini söyledi.

Ekosistemiyle birlikte yeni nesil milli haberleşme ürünleri geliştirmeye devam edeceklerini ifade eden Kömürcü, Turkcell’in desteğinin bu süreçte kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Metan tespiti şehirlerde neden önemli?

Washington DC ve çevresinde gönüllüler ve aktivistler havanın ne kadar sağlıklı olduğunu görmek için sokaklarda ve evlerde yürüyüş yapıyor.

Birkaç gazın varlığını tespit eden endüstri sınıfı monitörlerle donatılmışlar. Cihazlar biraz telsizlere benziyor. Ancak metan gazının miktarını ortaya çıkaran sensörlerle donatılmışlar ve bu görünmez gazı ekranda somut sayılara dönüştürüyorlar. Bu sayılar endişe verici olabilir. 25 saatlik bir süre zarfında, mahalle araştırmacıları alt patlama sınırını aşan konsantrasyonlarda 13 açık hava metan sızıntısı buldular. Ayrıca evlerin içinde metan sızıntıları da buldular.

Metan tespiti için neler yapılıyor?

Temel endişelerden biri sağlık. Metan ve diğer gazlar, özellikle gaz sobalarından çıkan azot oksit, astım riskinin artmasıyla bağlantılı. Montgomery’deki Action adlı toplum örgütünde sağlık çalışanı ve kiracı lideri olan Djamila Bah, örgüt tarafından test edilen evlerdeki her üç çocuktan birinin astım hastası olduğunu bildirdi. Bayan Bah: “Testleri yaparken bazı insanların şu an için değiştiremeyecekleri koşullarda yaşadıklarını öğrendiğinizde çok yürek parçalayıcı ve endişe verici oluyor.” diyor. Metan insan sağlığına zararlı olabilir, ancak aynı zamanda güçlü bir sera gazıdır.

Atmosferdeki ömrü karbondioksitten (CO2) çok daha kısa olmasına rağmen metan, ısıyı hapsetmede çok daha iyi ve sanayileşmeden bu yana küresel sıcaklıktaki artışın yaklaşık dörtte birinden sorumlu. Metan emisyonları çeşitli sektörlerden kaynaklanır. Bunların başında fosil yakıtlar, atık ve tarım gelir. Ancak metanı fark etmek her zaman kolay olmayabilir.

Topluluk araştırmacıları tarafından kullanılanlar gibi elde taşınan gaz sensörleri kullanılarak tespit edilebilir. Metan kızılötesi ışığı emdiği için kızılötesi kameralar kullanılarak da görselleştirilebilir. İzleme, araç üstü cihazlar dahil olmak üzere kara tabanlı veya drone tabanlı ölçüm dahil olmak üzere havadan yapılabilir. Teknolojileri birleştirmek özellikle faydalıdır.

BM’nin girişimi olan Uluslararası Metan Emisyonları Gözlemevi’nde program yönetim görevlisi olan Andreea Calcan, “Mükemmel bir çözüm yok” diyor. Teknolojilerin maliyeti ile binlerce tesise yayılabilecek analiz ölçeği arasında bazı dengeler bulunmaktadır.

Neyse ki, son on yılda uygun fiyatlı metan sensörlerinin yaygınlaştığını gördü. Bu nedenle, herhangi bir ölçekte metanın izlenmesi için beklemenin bir nedeni yok. Ve dünyanın hem küçük sızıntılarla hem de yüksek emisyonlu olaylarla mücadele etmesi gerektiğini söylüyor.

Türk Telekom, 5G’de yerli ekosistemi güçlendiriyor

0

Türk Telekom, 5G teknolojilerinde yerli ve milli çözümleri artırmak için GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde stratejik iş birlikleri duyurdu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen imza töreninde, Türk Telekom iştiraki Argela yerli teknoloji şirketleri Etiya ve i2i Systems ile 5G ve yeni nesil teknolojilere yönelik ortak çalışmalar yapacağını açıkladı.

GSMA 2025’te 5G için stratejik iş birlikleri duyuruldu

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, törende yaptığı konuşmada Türk Telekom’un öncülüğünde yerli firmaların 5G’ye geçiş sürecinde kritik rol üstlendiğini vurguladı. Türkiye’de geliştirilen ve üretilen ürünlerin kullanımını artırmayı hedeflediklerini belirten Uraloğlu, 5G test süreçlerinin başladığını ve önümüzdeki yıl bu teknolojinin sinyallerinin alınacağını söyledi.

Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, şirketin uzun yıllardır 5G’ye uyumlu yatırımlar yaptığını belirterek Türkiye’yi bir teknoloji üssüne dönüştürme hedefi doğrultusunda çalıştıklarını ifade etti. 5G’nin yerlilik oranını artırmak ve milli teknolojileri geliştirmek için durmaksızın çalıştıklarını dile getiren Önal, bu alandaki iş birliklerinin Türkiye’nin dijital dönüşümüne önemli katkılar sunduğunu belirtti.

İmza törenine Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, Argela Genel Müdürü İsmail Emanet, Etiya CEO’su Aslan Doğan ve i2i Systems CEO’su Ayhan Kapusuz katıldı.

Türk Telekom, endüstrilerin 5G’ye olan talebini karşılamak ve özel bağlantı hizmetleri sunmak amacıyla Argela ve Etiya ile birlikte yerli 5G Şebeke Dilimleme (Network Slicing) teknolojileri geliştireceğini duyurdu.

Huawei, MWC 2025’te yapay zeka destekli telekom çözümlerini tanıttı!

0

Huawei, Mobil Dünya Kongresi (MWC) Barselona 2025’te, telekomünikasyon sektöründe yapay zeka ile dönüşüm sağlayan yeni çözümlerini tanıttı. 5G ve yapay zekânın entegrasyonuna odaklanan etkinlikte, şirketin AI-to-X, AI-Centric Network ve yapay zeka destekli operasyon çözümleri öne çıktı.

Huawei, küresel operatörler ve sektör temsilcileriyle bir araya gelerek, 5G ve yapay zekânın nasıl yeni iş fırsatları sunduğunu ele aldı. “Akıllı Dünyayı Hızlandırmak” temasıyla gerçekleştirilen sunumlarda, bireyler, evler ve işletmeler için geliştirilen dijital altyapılar ve hizmetler sergilendi.

Huawei’in AI-to-X çözümü, operatörlerin yapay zeka tabanlı hizmetlerle iş modellerini dönüştürmesine olanak tanıyor. AI-Centric Network çözümü ise kesintisiz bağlantı sağlayan bir ağ altyapısı oluşturmayı hedefliyor. Yapay zeka destekli operasyon ve bakım (O&M) çözümleri sayesinde operatörler, tamamen otonom ağlara (L4 AN) geçiş yaparak daha verimli operasyonlar gerçekleştirebiliyor.

2024 itibarıyla dünya genelinde 2,1 milyardan fazla 5G kullanıcısı bulunuyor. Huawei, mobil internetten mobil yapay zeka dönemine geçiş sürecinde operatörlerle iş birliği yaparak, 5G-Advanced (5G-A) teknolojisinin yaygınlaşmasına katkıda bulunuyor. 200’den fazla şehirde ticari olarak kullanılan 5G-A ağı, özellikle canlı yayın, oyun ve iş seyahati gibi alanlarda kullanıcı deneyimini geliştiriyor. Huawei, Çin, Avrupa, Orta Doğu ve Asya Pasifik’teki operatörlerle yeni gelir modelleri oluşturmak ve kullanım senaryolarını genişletmek için ortak projeler yürütüyor.

Huawei, 5G-A, bulut ve yapay zeka entegrasyonuna yönelik AI-Centric Network çözümünü duyurdu. Bu teknoloji, operatörlerin altyapılarını modernize ederek, geleneksel bağlantı sağlayıcılarından dijital hizmet sağlayıcılarına dönüşmesini hızlandırmayı amaçlıyor. Şirket, bu süreçte üç katmanlı bir teknoloji mimarisi sunarak operatörlere destek sağlıyor.

Huawei Enterprise İş Grubu, etkinlikte endüstriyel yapay zeka referans mimarisini tanıttı. Farklı sektörlerde yapay zeka kullanımını artırmaya yönelik çözümler geliştiren şirket, 83 sektör için 10 yeni çözüm sundu. Bu projeler, iş ortaklarıyla birlikte akıllı dönüşümü hızlandırmayı amaçlıyor.

Huawei Tüketici Elektroniği Birimi, etkinlikte katlanabilir telefonlar, fitness ve sağlık çözümleri, fotoğrafçılık ve yaratıcı teknoloji alanlarındaki yeniliklerini sergiledi. Şirket, 2025 yılı için tüm kullanım senaryolarına uygun akıllı çözümler geliştirmeyi hedeflediğini duyurdu.

Sodyum iyon depolama yatırım alıyor

0

Moonwatt, sodyum iyon depolama ile güneş enerjisinin kalıcılığını artırmak için 8,3 milyon dolar sağladı. Elektrifikasyon ve temiz enerji yoluyla ekonomilerimizi karbondan arındırma çabası, depolama yeşil dönüşümü sağlamada önemli bir rol oynadığı için pil teknolojileri etrafında ivme yaratmaya devam ediyor. Yenilenebilir enerji kaynakları, fosil yakıtların yakılmasına kıyasla temiz enerji kaynakları olsa da, güç çıkışları her zaman tutarlı değil. Son yıllarda dağıtımlarında büyük bir artış görülen güneş enerjisi durumunda, güneş fotovoltaik hücrelere parlamayı bıraktığında, elektrik üretimi durdurulur.

Sodyum iyon depolama

Güneş santrallerinin değişkenliğini düzenlemenin bir çözümü, bolluk olduğunda (gün ışığı saatlerinde) enerji depolamaktır. Bu şekilde, depolanan güç, daha yüksek talep dönemleri de dahil olmak üzere diğer zamanlarda kullanılabilir hale getirilebilir. Bunlar da genellikle, etrafta daha az güneş ışığının olduğu günün ilerleyen saatleridir.

Geçtiğimiz yılın eylül ayında Hollanda’da kurulan temiz teknoloji girişimi Moonwatt, bu değişkenliği yönetmelerine yardımcı olmak için güneş enerjisi santralleriyle birlikte konumlandırılmış ve onlar için optimize edilmiş pil tabanlı bir enerji depolama sistemi üzerinde çalışıyor. Ekip, özel pil muhafaza donanımı, şebekeye bağlanmak için invertör güç elektroniği ve depolama sistemini entegre etmek ve yönetmek için gereken yazılımı tasarladı.

Girişim, yaklaşımının güneş enerjisi santrallerinin daha fazla güneş enerjisi satabilmeleri ve santral düzeyinde maliyetleri düşürebilmeleri sayesinde gelirlerini artırmalarını sağlayacağını söylüyor çünkü tasarım elektrik altyapısının bir kısmını karşılıklı hale getiriyor. Hedef güneş enerjisi santralleri en azından birkaç yüz kilowatt enerji üretenler. Yani temelde konut fotovoltaik dağıtımları dışındaki her şey.

Özellikle, Moonwatt’ın sistemi güneş enerjisini depolayacak piller için sodyum iyon hücreleri etrafında inşa ediliyor. Teknoloji, lityum iyona cazip bir alternatif sunuyor çünkü üretim daha ucuz ham maddelere dayanıyor ve maliyetleri düşük tutmaya yardımcı oluyor.

Sodyum iyon piller, lityum iyon hücrelere göre daha düşük yoğunlukta olmaları nedeniyle boyut ve ağırlık sorunlarına yol açabilir ve bu da belirli uygulamaları zorlaştırıyor. Ancak bu teknoloji, kurulum kiti için bolca alan bulunan sabit tesislerde koşulların daha uygun olduğu yenilenebilir enerji kaynakları için daha düşük maliyetli bir depolama seçeneği olarak ilgi görmektedir.

Samsung, Turkcell için 5G’li telefon üretecek!

0

Turkcell ve Samsung, Türkiye’de 5G teknolojisinin yaygınlaştırılmasına yönelik önemli bir iş birliği anlaşmasına imza attı. Bu anlaşmaya göre, 2025 yılı içinde Samsung, Türkiye’de 100 bin adet 5G destekli akıllı telefon üretecek. Üretilen bu cihazlar, yalnızca Turkcell müşterilerine özel olacak ve Turkcell bayilerinde avantajlı fiyatlarla satışa sunulacak. Hangi 5G’li telefon modellerinin üretileceği henüz netleşmiş olmasa da, bu üretimle ilgili bazı detaylar ve beklentiler bulunuyor.

Samsung, Turkcell için 5G’li telefon üretmeye hazırlanıyor

Anlaşma, sadece telefon üretimiyle sınırlı kalmayacak; aynı zamanda Turkcell ve Samsung, 5G ekosisteminin geliştirilmesine yönelik ortak pazarlama çalışmaları yürütecek ve test aşamalarında da iş birliği yapacaklar. 5G ağ altyapısının gelişmesi ve bu teknolojinin Türkiye’de yaygınlaşması adına yapılan bu iş birliği, iki şirketin bu alandaki deneyimlerini ve kaynaklarını birleştirerek önemli bir adım atmalarını sağlayacak.

Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, bu anlaşma hakkında yaptığı açıklamada, 2025 yılı içerisinde 100 bin adet Samsung 5G’li akıllı telefonun, Turkcell müşterilerine özel avantajlı teklifler ile sunulacağını duyurdu. Koç, Turkcell olarak 5G ekosisteminin gelişimine katkı sağlamak için çalışmalarına devam edeceklerini ve müşterilerine en iyi dijital deneyimi sunmayı hedeflediklerini belirtti. Ayrıca, bu iş birliği ile 5G teknolojisinin Türkiye’de daha geniş kitlelere ulaşmasının sağlanacağı vurgulandı.

Bu anlaşma, Samsung’un Türkiye’deki üretim kapasitesini artırırken, yerel ekonomiye de katkı sağlamayı hedefliyor. Ayrıca, bu tür üretim faaliyetleri Türkiye’nin teknoloji sektöründe daha fazla yerli üretim yapabilmesine olanak tanıyacak. Samsung’un, yerel üretimle Türkiye’deki pazar ihtiyaçlarına daha hızlı ve uygun fiyatlarla cevap verebilmesi, 5G’nin yaygınlaşmasını destekleyecek.

Türkiye’deki 5G ağının 2026’da devreye girmesi bekleniyor ve bu iş birliği, o tarihe kadar 5G’nin altyapısının geliştirilmesinde önemli bir rol oynayacak. Turkcell, 5G teknolojisinin yaygınlaştırılması konusunda ciddi bir adım atarken, bu telefonların üretimi ve satışına dair detaylar önümüzdeki dönemde netleşecek. Bu iş birliği, Türkiye’nin dijital dönüşümüne büyük katkı sağlayacak ve Türk kullanıcılarına uygun fiyatlı 5G cihazları sunarak 5G’nin erişilebilirliğini artıracak.

Canoo iflas sonrası ne olacak?

0

Modüler EV girişimi Canoo, son birkaç yıldır zorlu bir süreçten geçiyor ve yolculuğu acı bir sona yaklaşıyor olabilir. CEO Anthony Aquila, iflas etmiş firmanın varlıklarını uygun bir fiyata satın almaya hazırlanıyor. Şirket, ABD hükümet programı ve ismi açıklanmayan yatırımcılar aracılığıyla finansman sağlayamayınca Ocak ayında iflas başvurusunda bulundu ve faaliyetlerini sonlandırdı.

Canoo iflas ile zor zamanlardan geçiyor

Bir ay önce, birkaç çalışanı ücretsiz izne çıkarmış ve birçoğunu da “zorunlu ücretsiz izne” çıkarmıştı. Şirketin kendi raporları, 2017’deki kuruluşundan bu yana 595 milyon ABD doları toplamasına ve 2 milyar ABD doları tutarında sipariş almasına rağmen toplamda yalnızca 19 araç ürettiğini gösteriyordu.

Canoo’yu yakından takip eden TechCrunch’tan Sean O’Kane, bu dosyaya göre Aquila’nın şirketin neredeyse tüm varlıklarını sadece 4 milyon dolar nakit karşılığında satın almak için bir teklifte bulunduğunu belirtti . Canoo’nun 145 milyon dolar varlığı ve 12 milyon dolar nakiti var, bu da Aquila’nın gerçek bir pazarlık yapabileceği izlenimi veriyor.

Bu üzücü, çünkü Canoo gerçekten de elinde harika bir şey tutuyordu. Modüler araç platformu, bir insan taşıyıcı, bir pikap, kargo vanları ve hatta NASA için özel bir sürüş için belirgin bir tasarım diliyle bir dizi gövde stiline olanak sağladı. Anlaşılan o ki, elektrikli araçlarını verimli bir şekilde üretmedeki zorluklar ve yatırımcıları etkilemedeki zorluklar Canoo’nun sonunu getirdi.

Trump yönetiminin ülkedeki EV altyapısını desteklemeye pek de istekli görünmemesi de yardımcı olmuyor. Bir ay önce, eyaletlere şarj istasyonları kurmaları için fon sağlamak üzere 5 milyar dolarlık bir programı askıya aldı. Ayrıca, Genel Hizmetler İdaresi iki hafta önce ülke çapındaki federal binalardaki 8.000 elektrikli araç şarj istasyonunu kapatacağını ve kendi yetki alanındaki hükümet filolarından yeni satın alınan elektrikli araçları elden çıkaracağını duyurdu.

Canoo 2025’e kadar varlığını sürdürseydi, muhtemelen bu EV odaklı kesintilerin hedefi olacaktı: NASA, ABD Posta Servisi ve Savunma Bakanlığı’na araç tedarik etmek için sözleşmeler imzalamıştı. O’Kane’in belirttiği gibi, CEO’sunun devreye girip varlıklarını satın almasına rağmen, şirket için işler kesinlikle kötü görünüyor. Aquila bunlar için kesin niyetlerini belirtmemiş olsa da O’Kane, EV dünyasında bu tür işlemlerin genellikle şirketlerin günün sonunda parçalar için satılmasıyla sonuçlandığını belirtiyor.