Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 553

Tesla’nın kârı yarıya düştü!

esla, 2024’ün ikinci çeyreğine ait kazanç raporunu açıkladı. Şirket, 25,5 milyar dolarlık gelir elde ederken, net gelirinin 1,48 milyar dolar olduğunu duyurdu. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre gelirde yüzde 2’lik bir artışıancak net kârda yüzde 45’lik bir düşüşü ifade ediyor.

Tesla’nın brüt kâr marjı yüzde 18 olarak raporlandı. Bu oran, bir önceki çeyrekteki yüzde 17,4’ten biraz daha yüksek ancak geçen yılın ikinci çeyreğinden biraz daha düşük. Yatırımcılar, uzun süredir süregelen marj düşüşlerinin ardından iyileşme bekliyordu, ancak fiyat indirimlerisoğuyan talep ve daha düşük finansman maliyetleri, kâr marjlarını son altı yılın en düşük seviyelerine çekti.

Tesla, müşterilerinin elektrikli araçlara olan ilgisinin arttığını belirterek, “Elektrikli araç penetrasyonunun büyümeye geri döndüğünü” vurguladı. Şirket, saf bir EV’nin en uygun araç tasarımı olduğuna ve menzil, şarj ve hizmet konusundaki efsaneler çürütüldükçe nihayetinde tüketicileri kazanacağına inanıyor.

Bu açıklamalar, Tesla’nın bu ayın başlarında beklenenden daha iyi bir teslimat ve üretim raporu sunmasının ardından geldi. Şirket, bir yıl öncesine göre daha az araç üretip teslim etti – sırasıyla yüzde 4,76 ve yüzde 14 – ancak Wall Street’teki kötü performans beklentilerini aştı.

Bu çeyrek, Tesla için zorlu bir dönem oldu. Şirket, uygun fiyatlı “Model 2” üretim planını önce iptal etti, sonra yeniden başlattı. Elon Musk, Ağustos ayında tanıtılması planlanan robot taksi etkinliğini Ekim ayına erteledi. Ayrıca, Tesla büyük çaplı işten çıkarmalar gerçekleştirdi ancak birçok çalışanı yeniden işe aldı. Gelişmiş sürücü destek teknolojisi, önceki geri çağırma nedeniyle sıkı bir incelemeye tabi tutuldu. Tesla hissedarları, Elon Musk için önerilen büyük ödeme paketini onayladı.

Elon Musk’ın Donald Trump’ı başkanlık için desteklemesi, Tesla’nın satışları ve marka itibarı üzerinde potansiyel etkiler yaratan gergin bir siyasi ortamı da beraberinde getirdi.

Dünyanın en iyi video üreten yapay zekası: Kling Global kullanıma açıldı!

Yapay zeka teknolojileri, günlük hayatımızda giderek daha fazla yer buluyor. OpenAI tarafından geliştirilen ChatGPT‘nin popülerliği sonrası, yapay zeka uygulamaları daha geniş bir yelpazede kullanılmaya başlandı. Bu alanda öne çıkan en son yeniliklerden biri ise Çin merkezli Kling adlı yapay zeka uygulaması. Dünyanın en iyi video üretebilen yapay zekası olarak tanıtılan Kling, artık global kullanıcıların erişimine açıldı.

Kling, hem metin tabanlı (Text-to-Video) hem de görüntü tabanlı (Image-to-Video) video üretimi yapabilen bir yapay zeka. Kullanıcılar, metin yazarak veya bir görseli canlı hale getirerek video oluşturabiliyor. Şu an için sadece 5 saniyelik video üretimine izin veren sistem, ileride yapılacak güncellemelerle daha uzun ve yüksek kaliteli videolar oluşturma kapasitesine sahip olacak.

Bu yapay zeka, sadece e-posta adresi ile kayıt olunarak kullanılabiliyor ve günlük giriş yaparak ücretsiz kredikazanma imkanı sunuyor. Her video üretimi 10 kredi gerektiriyor ve bu da kullanıcıların ücretsiz bir şekilde deneme yapabilmesine olanak tanıyor. İlk etapta sadece Çin’de kullanılabilen bu yenilikçi yapay zeka, global piyasaya açılmasıyla birlikte geniş bir kullanıcı kitlesinin ilgisini çekmesi bekleniyor.

Kling‘in sunduğu bu yenilikçi özellikler, video üretiminde devrim niteliğinde olabilir mi? Yapay zeka teknolojisinin hızla gelişimi, bu sorunun yanıtını zamanla daha net bir şekilde ortaya koyacaktır. Kling, özellikle video içerik üretiminde yeni bir çağı başlatabilir. Kullanıcılar, bu gelişmiş yapay zekayı denemek ve kendi videolarını oluşturmak için platformun web sitesine giderek deneyimleyebilirler.

Bu gelişmeyle birlikte, yapay zeka teknolojilerinin medya ve içerik üretiminde oynadığı rolün giderek artacağı ve gelecekte daha da büyük yeniliklere kapı açacağı öngörülüyor. Kling‘in global erişime açılması, bu alandaki rekabeti de kızıştıracak gibi görünüyor.

Samsung ve KRAFTON en iyi oyun deneyimi için birlik oldu!

Samsung Electronics Mobil Deneyim İş Grubu’ndan Jungwoo Kim, “KRAFTON ile yaptığımız bu işbirliği, DARK AND DARKER MOBILE oynayan Galaxy akıllı telefon kullanıcılarına daha derin ve sürükleyici bir oyun deneyimi sunmamızı sağlayacak.” dedi.

“İlerleyen dönemlerde de devam eden teknik işbirliğiyle optimize edilmiş bir oyun ortamı sağlamayı planlıyoruz.”

Samsung ve KRAFTON, DARK AND DARKER MOBILE oyununun en yeni Galaxy katlanabilir akıllı telefonlarında, özellikle de Galaxy Z Fold 6 ve Galaxy Z Flip6’da sorunsuz çalışmasını sağlamak için işbirliği yaptı. 10 Temmuz 2024’te Galaxy Unpacked etkinliğinde tanıtılan bu yeni modellerde oyun, Galaxy Z Fold 6 katlandığında ve açıldığında da kesintisiz devam ediyor. Bu, büyük ekranın sağladığı rahat oyun deneyimi ile birleşerek kullanıcıların memnuniyetini artırıyor.

İşbirliği, Samsung’un Vulkan 3D grafik teknolojisi ile KRAFTON’un en son Unreal Engine teknolojilerini bir araya getirerek son derece gerçekçi ve sürükleyici grafikler oluşturmayı başardı. Ray Tracing gibi en yeni teknolojiler kullanılarak Galaxy akıllı telefonlarda, özellikle Galaxy Z Fold 6 ve Galaxy S24 Ultra’da en iyi grafikler sunulmaya çalışılıyor. DARK AND DARKER MOBILE oynarken Dolby Atmos ses efektleri de desteklenerek kullanıcıların oyun deneyimi daha da zenginleştiriliyor.

Bluehole Studio‘da DARK AND DARKER MOBILE’ın geliştirilmesinden sorumlu olan Joonseok Ahn, “Geliştirme ekibi, Samsung Electronics ile teknik işbirliği yaparak DARK AND DARKER MOBILE’ı en yeni Galaxy akıllı telefonlar, özellikle Galaxy Z Fold 6 için optimize etti. Bu, konsol oyunlarını avucunuzun içinde oynama hissini yaşatacak.” dedi.

“Samsung Electronics ile bu yakın işbirliğine gelecekte de devam etmeyi planlıyoruz.”

Google, AI yatırımlarının dönüşünü aldı! Çeyrek kazanç raporu sevindirdi!

Google, Alphabet’in Salı günü açıkladığı ikinci çeyrek kazanç raporuna göre, Arama ve bulut bilişim işlerinden elde edilen gelirlerin artmasıyla birlikte neredeyse 85 milyar dolar kazandı. Yalnızca Arama, 48.5 milyar dolar gelir sağladı.

Bu arada, Google’ın bulut bölümü, ilk kez 10 milyar dolara ulaşırken, 1 milyar dolarlık işletme karı elde etti. Salı günü yapılan kazanç çağrısında, Google CEO’su Sundar Pichai, Cloud müşterileri için jeneratif yapay zeka çözümlerinin “şimdiden milyarlarca dolar gelir ürettiğini ve 2 milyondan fazla geliştirici tarafından kullanıldığını” belirtti.

Pichai, yatırımcılara yazdığı bir mektupta, “Yapay zeka yığınının her katmanında yenilik yapıyoruz.” dedi.

“Uzun süredir devam eden altyapı liderliğimiz ve iç araştırma ekiplerimiz, teknoloji geliştikçe ve önümüzdeki birçok fırsatı takip ederken bizi iyi bir konuma getiriyor.”

Bu ayın başlarında, Google’ın bulut güvenlik portföyünü güçlendirmek için startup Wiz’i 23 milyar dolara satın almayı düşündüğü bildirildi; ancak Wiz, CNBC’ye göre anlaşmayı reddederek halka arz yapma kararı aldı. Nisan ayında 2 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşan Google, büyük dil modeli Gemini tarafından desteklenen Arama’da AI Özetlerini sunmaya başladı. Ancak kullanıcılar, aracın bazı sorgular için tuhaf yanıtlar verdiğini fark ederek Google’ın bu yanıtları manuel olarak kaldırmasına yol açtı. Yine de Pichai, AI Özetleri’nin “Arama kullanımında artışa ve sonuçlardan kullanıcı memnuniyetinde artışa” yol açtığını belirtti.

Google yapay zeka

Bu hafta Google, Safari ve Firefox’un zaten yaptığı gibi üçüncü taraf çerezlerini varsayılan olarak devre dışı bırakma planlarından vazgeçtiğini de açıkladı. Google Chrome bunun yerine kullanıcılardan “web taramaları boyunca geçerli olacak bilinçli bir seçim yapmalarını” isteyecek. Pichai, kazanç çağrısında, “kullanıcı seçiminin en iyi yol olduğuna inandığını” belirterek şirketin “gizlilik artırıcı teknolojilere yatırım yapmaya” ve “ekosistemdeki oyunculardan gelen geri bildirimleri almaya” devam edeceğini ekledi.

Alphabet’in diğer alanları da büyüme gösterdi. Google’ın reklamcılık işi 64.6 milyar dolara yükselirken, YouTube reklamları yıllık bazda yüzde 13 artarak 8.6 milyar dolara ulaştı.

Abonelikler, platformlar ve cihazları içeren bölüm 9.3 milyar dolar kazandı. Google, Ağustos ayında Pixel 9 ve Pixel 9 Pro Fold’un tanıtılacağı erken donanım etkinliğiyle işlerinde bir başka büyük artış görebilir.

iPhone 17 Slim, incelik için çok şeyden taviz verecek!

0

Kuo’ya göre, iPhone 17 Slim (veya Ultra), ultra-ince bir tasarım elde etmek için önemli özelliklerden taviz verecek.

iPhone 17 Slim nasıl olacak?

Belki de en dikkat çekici olanı, Kuo’nun belirttiğine göre iPhone 17 Slim’in sadece bir arka kameraya sahip olacak olması. Öte yandan, iPhone 17’nin çift kamera tasarımına sahip olması beklenirken, Pro modelleri üç arka kamera ile gelecek.

iPhone 17 Slim’in kamerası, Apple’ın dilinde ana kamera olan “geniş kamera” olacak. Bu kameranın özellikleri hakkında detaylı bilgi verilmemiş, ancak geri kalan modellerin 48MP Ana kamera ile geleceği tahmin ediliyor.

Kuo ayrıca, iPhone 17 Slim’in mevcut Pro ve Pro Max metal çerçevelerine kıyasla daha düşük bir yüzdeyle de olsa titanyumdan yapılacağını belirtiyor.

Kuo Raporundan Diğer Detaylar

  • Ekran boyutu: 6.6 inç
  • Ekran çözünürlüğü: Yaklaşık 2,740 x 1,260
  • İşlemci: A19 çipi
  • Mevcut iPhone modellerine benzer Dynamic Island
  • Qualcomm yerine Apple’ın kendi 5G çipi

Apple, gelecek yıl “iPhone Plus” modelini durdurmayı planlıyor. Bu tabloda, iPhone 17 serisi; 17, 17 Slim, 17 Pro ve 17 Pro Max modellerinden oluşacak. Ancak dün ortaya çıkan bir söylentiye göre, 17 Slim en pahalı model olacak ve tahmini fiyat etiketi 1299 dolar olacak.

iPhone 17 Slim nasıl konumlandırılıyor?

Apple’ın neden 17 Plus’ı bu yeni 17 Slim ile değiştirmeyi planladığı konusunda Kuo şunları belirtiyor:

“Plus modeli, toplam yeni iPhone sevkiyatlarının yalnızca %5-10’unu oluşturuyor. Bu, diğer üç iPhone modelinin (standart, Pro ve Pro Max) yüksek kaliteli pazar segmentlerini zaten yeterince kapsadığı ve Plus modelini gereksiz kıldığı anlamına geliyor.”

Yeni ultra-ince model, Plus’ın yerini almak üzere konumlandırılmadı. Bunun yerine, Apple mevcut iPhone serisinin ötesinde yeni tasarım trendlerini araştırıyor.

Apple’ın bu hamlesi, kullanıcıların dikkatini çekecek gibi görünüyor. Yeni 17 Slim, ince tasarımı ve yüksek fiyat etiketi ile piyasaya yeni bir soluk getirecek mi? Bekleyip göreceğiz.

Samsung Galaxy Tab S10’un detayları ortaya çıktı!

Yeni Samsung tabletlerinin Ekim ayında tanıtılması bekleniyor ve her iki model de geleneksel Snapdragon yongası yerine Dimensity 9300+ ile güçlendirilecek. Evet, “her iki model” çünkü küçük Galaxy Tab S10 modelinin seriden çıkarılacağı bildiriliyor.

Samsung Galaxy Tab S10+ (SM-X828U), Dimensity 9300+ yongası ile Geekbench’te görüldü ve şimdi Galaxy Tab S10 Ultra (SM-X926B) da aynı testi geçti. Anakart satırında “gts10u” yazdığı görülüyor.

8 çekirdekli CPU kümesi ise yalnızca büyük çekirdeklerden oluşuyor: Dört Cortex-X4 çekirdeği (biri 3.4GHz, üçü 2.85GHz hızında), artı 2.0GHz hızında dört Cortex-A720 çekirdeği.

GPU ise (Geekbench tarafından test edilmedi) bir Immortalis-G720. Dimensity 9300+ ayrıca Wi-Fi 7 ve Bluetooth 5.4 bağlantılarına sahip; tabletler, isteğe bağlı 5G bağlantısı sunacak.

Geekbench raporunda dikkat çeken bir diğer satır ise RAM. RAM, 12GB ve Tab S9 serisindeki ile aynı. Ultra modelinin 16GB RAM’e sahip bir versiyonu olması da beklenenler arasında, ancak bu muhtemelen yalnızca bazı bölgelerde ve belirli bellek yapılandırmalarıyla sunulacak; örneğin, Tab S9 Ultra’nın 16GB/1TB varyantı vardı.

Dimensity 9300+ yongasının, Snapdragon 8 Gen 3 for Galaxy yongasından daha iyi performans göstermesi bekleniyor (Tab S10 serisinin, 8 Gen 4’ten sonra çıkma olasılığı düşük olmasına rağmen). MediaTek yongası muhtemelen Qualcomm yongasından daha ucuzdur, bu da Samsung için kazançlı bir durum olarak değerlendirilebilir.

Yeni Galaxy Tab S10 serisi, yüksek performansı ve gelişmiş bağlantı özellikleri ile tablet pazarında dikkat çekecek gibi görünüyor. Samsung’un bu hamlesi, hem kullanıcılar hem de teknoloji dünyası tarafından merakla bekleniyor.

Çin Ay ile Dünya arasında bilgi otoyolu kuruyor

Çin, Dünya ile Ay arasındaki iletişim kapasitesini artırmayı hedefleyen dev bir proje başlattı. Çinli bilim insanları, 30 uydu kullanarak cislunar uzayda kapsamlı bir “bilgi otoyolu” kurmayı planlıyor. Bu projeyle, Ay ve Dünya arasındaki iletişim, navigasyon ve izleme yeteneklerinde büyük bir devrim yaşanması bekleniyor.

Çin Uzay Teknolojisi Akademisi (CAST) ve Pekin Uzay Aracı Sistem Mühendisliği Enstitüsü‘ndeki araştırmacılar, bu bilgi otoyolu ile yüksek hızlı veri ağları oluşturacak ve gerçek zamanlı iletişim ile ses, görüntü ve video aktarımısağlayacak. Proje, 20‘ye kadar kullanıcının aynı anda iletişim kurmasını mümkün kılacak.

Bilgi otoyolu, Dünya-Ay uçuşları ve Ay yüzeyi operasyonları için hassas konumlandırmanavigasyon ve zamanlama (PNT) hizmetleri sunacak. Ayrıca, cislunar uzayda bir metreye kadar küçük hareketli hedeflerin izlenmesi ve takibi yapılabilecek. Bu bölgedeki faaliyetlerin önümüzdeki on yıl içinde hızla genişlemesi ve yeni bir küresel rekabet dalgası yaratması bekleniyor.

Projenin üç aşamada gerçekleştirileceği duyuruldu: İlk aşamada, iki uydu ve bir yer istasyonu kurulacak ve 10kullanıcıya kadar iletişim sağlanacak. İkinci aşamada, uydu sayısı 10‘a çıkarılacak ve veri aktarım hızları saniyede 5 gigabayt‘a yükseltilecek. Ayrıca, ikinci bir Ay istasyonu eklenecek ve navigasyon doğruluğu 100 metreye çıkacak. Son aşamada, uydu filosu 30‘a çıkacak ve son Ay baz istasyonu devreye alınacak. Tüm aşamalar tamamlandığında, ağ saniyede 10 gigabayt veri hızı ve 10 metre navigasyon doğruluğu sunacak.

Çin’in bu projesi, Ay’ın hakimiyeti için stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor ve gelecekteki uzay araştırmaları ve operasyonları için kritik bir altyapı oluşturacak.

Venüs’te yaşam belirtisi: bulutlarda amonyak ve fosfin tespit edildi!

Bilim insanları, Güneş Sistemi’nin ikinci gezegeni olan Venüs‘ün atmosferindeki bulutlarda yaşam belirtisi olabilecek fosfin ve amonyak gibi elementleri tespit etti. Bu keşif, Venüs’ün asidik bulutlarında bakteriler tarafından üretilen fosfingazının varlığını doğruladı ve potansiyel yaşam belirtisi olabileceği düşüncesini gündeme getirdi.

Araştırmalarda, Hawaii’deki James Clerk Maxwell Teleskobu‘nun (JCMT) Venüs projesi ile ABD Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) 1978’de fırlatılan Pioneer Venüs 2 atmosfer sondalarından elde edilen veriler kullanıldı. Bu veriler, Venüs’ün yaklaşık 55 kilometre yüksekliğindeki bulutlarda oksijensiz ortamlarda yaşayan mikroplar tarafından üretilen fosfin ve amonyak moleküllerinin varlığına dair ipuçları sağladı.

Londra Imperial College’dan Dr. Dave Clements ve ekibi, JCMT-Venüs projesi verilerini kullanarak fosfin, kükürtdioksit ve su gibi molekülleri tespit etmeye çalıştı. Clements, Pioneer Venüs sondası verileriyle uyumlu olarak yaklaşık 55-57 kilometre yükseklikte milyonda bir parça düzeyinde fosfin bulduklarını belirtti. Clements, “Venüs’ün atmosferinde bazı tuhaflıklar var. Fosfin yeni ortaya çıkan bir madde. Ayrıca atmosferdeki su ve kükürtdioksit miktarı zamanla değişiyor,” dedi.

Bu değişiklikler büyük ölçüde izlenmiyor ancak zaman dilimlerinde farklılıklar gösterdiği biliniyor. Ekip, Pioneer Venüs 2 sondalarından elde edilen bilgileri teyit etmek amacıyla bulutlarda amonyak bulunabileceğine dair tespitler de yaptı. Kayalık gezegenlerde amonyağın bulunması genellikle güçlü bir biyolojik imza olarak kabul ediliyor. Bu bulgu, Venüs’te yaşam olup olmadığını kesin olarak kanıtlamasa da, bilim insanları amonyağın oluşumunu anlamaya yönelik çalışmalara devam ediyor.

Intel otomotiv endüstrisinde iddialı!

İş modelleri ve tedarik zincirlerinden yapay zekâ da dahil olmak üzere heyecan verici yeni araç içi deneyimlere kadar otomotiv endüstrisinin neredeyse her alanında önemli dönüşümler yaşanıyor. Ne yazık ki otomobil üreticileri için bu değişiklikler, özellikle yüksek performanslı yapay zekâ özellikli çip üzerinde sistemlerin (SoC’ler) ve elektrikli araçlar (EV’ler) için her zamankinden daha büyük ve daha pahalı pillerin maliyeti düşünüldüğünde, genellikle ciddi maliyet artışlarına sebep oluyor. Intel ise bu maliyetleri azaltabileceği görüşünde.

Araç satışlarında ivme yakalayabilmek için sektör muhakkaka maliyetleri düşürmeli. Ancak teknolojinin dur durak bilmeyen ilerleyişi karşısında, tüketicilerin arzu ettiği yeni nesil deneyimleri sunarken bunu nasıl kârlı bir şekilde yapabilirler? Intel’e göre cevap, sistem tabanlı bütünsel bir yaklaşım benimsemek olabilir.

Sayısız maliyet sorunu her seferinde tek bir soketle çözülemez. Intel bunun yerine bütünsel, sistem düzeyinde bir strateji öneriyor. Çip devi daha başarılı bireysel bileşenler üretmek yerine sistem çapında fayda sağlamak için tüm noktaları birleştirmeyi öneriyor. Bunun için de Intel üç temel unsuru entegre etmeye odaklanıyor: yazılım tanımlı kabin içi bilgi işlem, akıllı enerji yönetimi ve veri merkezi benzeri iş yükü yönetimi. Çip devine göre bu bütüncül yaklaşım, aracın herhangi bir yönünü maliyet açısından optimize etmeye çalışmaya kıyasla çarpan etkisi sağlıyor.

Intel, günümüzde mevcut araç mimarilerinin silo halinde olduğu için verimsizliğe yol açtığını düşünüyor. Örneğin günümüzde birçok elektrikli araçta mevcut olan harici kameralar güvenlik tehditlerini izler veya sürücüyü yaklaşırken tanıyan bir özelliği destekler. Bu özellik genellikle aracın kabin içi bilgi işlem alt sisteminde desteklenir ve yüksek güç tüketimi nedeniyle araç kapalıyken bile bataryayı gereksiz yere tüketir.

Intel’e göre bu iş yükünün yazılım tanımlı merkezi bilgi işlem sisteminde yerleşik olarak kalması gerekmiyor. Kamera akışlarını işlemek için Intel’in yazılım tanımlı bölgesel denetleyicilerini kullanmak merkezi bilgi işlem sistemini yalnızca gerektiğinde uyandırabilmeyi dolayısıyla maliyet tasarrufunu sağlıyor.

Ayrıca, akıllı güç politikalarının kontrol sistemleriyle entegre edilmesi araç genelinde enerji kullanımını azaltabilir. Örneğin, araç şarj olurken ADAS ECU’sunun kapatılması veya aracın güç kullanımının çevresel koşullara göre ayarlanması önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlayabilir.

PC sektöründeki deneyimi otomotiv sektörüne taşımak

Çip devine göre bunlar basit örnekler olabilir, ancak sistem düzeyinde bir görünümün bir aracın mimarisine neler yapabileceği konusunda önemli bir fayda sunuyorlar. Üstelik Intel, benzer çözümleri yıllardır PC sektöründe başarıyla uyguladığı ve optimize ettiği için araç sektörüne hızla adapte edebileceğini belirtiyor.

Intel’e göre yazılım tanımlı, sürdürülebilir ve ölçeklenebilir araçlara geçiş yapmak kolay değil. Ancak otomobil üreticileri araç mimarisini her seferinde bir soket geliştirmeye çalışırsa bu daha da zor olacak. Çip devinin önerdiği doğru silikon ve özelliklerin koordineli bir şekilde tasarlandığı bütünsel bir sistem seviyesi bakış açısının benimsenmesi, Intel’in liderlik etmek için benzersiz bir şekilde konumlandığı bir yaklaşım olan karlılığa giden yeni yollar açabilir.

Microsoft: Windows kesintisinin suçlusu Avrupa Komisyonu

Teknoloji devi Microsoft, 19 Temmuz’da yaşanan ve birçok sektörü etkileyen geniş çaplı BT kesintisinin arkasında Avrupa Komisyonu’nun olduğunu iddia ediyor. Şirket, bu tür kesintilerin tekrarlanma riskinin olduğunu ve bunun önüne geçmek için Komisyon’un politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini savunuyor.

Microsoft’un açıklamasına göre, kesintiye neden olan şey 2009’da Avrupa Komisyonu ile yapılan bir anlaşma. Bu anlaşma kapsamında, siber güvenlik alanındaki üçüncü taraf geliştiricilere, Microsoft’un kendi ekibine sunulanla aynı Windows çekirdeğine erişim imkanı tanındı.

Ancak bu durum, CrowdStrike isimli bir güvenlik firmasının Microsoft’un haberi olmadan bir güncelleme yayınlamasına yol açtı. Bu güncelleme ise havalimanları, hastaneler ve televizyon istasyonlarındaki sistemlerde çökmelere neden oldu.

Microsoft, bu politikanın devamının benzer felaketlere yol açabileceği konusunda uyarıyor. Şirkete göre,Komisyon’un dayattığı politikalar üçüncü taraf geliştiricilerin hatalı güncellemeler yayınlamasının önünü açıyor.Bu nedenle, bu politikalar gözden geçirilmediği taktirde küresel BT kesintileri hayatımızı olumsuz etkilemeye devam edebilir.

Yapay zeka defilesi sosyal medyayı salladı!

Elon Musk, sosyal medya platformu X üzerinden paylaştığı yapay zeka (AI) moda videosuyla büyük yankı uyandırdı. Bu video, dünya liderlerinin AI tarafından üretilen kıyafetlerle podyumda yürüdüğü ve gerçeklik ile hayal gücüarasındaki çizgiyi bulanıklaştırdığı bir defileyi sergiliyor.

Tesla CEO’su, Interdimensional TV tarafından oluşturulan AI destekli videoda, Papa FrancisJoe Biden ve Donald Trump gibi ünlü figürleri alışılmadık ve komik durumlarda gösteriyor. Video, Papa Francis’i podyumda öne çıkarırken, Joe Biden’ı tekerlekli sandalyede ve güneş gözlükleriyle sunuyor. Donald Trump ise yapay zekanın etkisiyle mahkumgibi görünürken, kelepçelerinin kendisi tarafından çıkarıldığına dair bir gönderme yapılıyor.

Elon Musk, videoda kendisini sumo güreşçisinden astronota dönüşürken gösteriyor ve yakın zamanda yaşanan küresel Microsoft kesintisine de dolaylı bir gönderme yapıyor.

Yaklaşık bir buçuk dakika süren video, Musk’ın X hesabında yayınlandığı andan itibaren 100 milyondan fazla izlenmealdı. Videoda Bill GatesMark Zuckerberg ve Barack Obama gibi birçok tanınmış isim de yer alıyor. Bu ilgi çekici yapay zeka üretimi, sosyal medyada geniş bir yankı uyandırdı.

iPhone SE 4’ün özellikleri ve fiyatı hakkında yeni bilgiler ortaya çıktı

0

Teknoloji dünyasının önde gelen isimlerinden Ice Universe, 2025 baharında piyasaya sürülmesi beklenen iPhone SE 4hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Önceki duyumların ardından, yeni modelin ekranıişlemcisi ve fiyatlandırmasıhakkında çeşitli bilgiler ortaya çıktı.

iPhone SE 4 özellikleri

  • Ekran6.06 inç OLED ekran, ancak ekran yenileme hızı 60Hz ile sınırlı olacak.
  • İşlemci: Apple’ın yeni A18 işlemcisi kullanılacak.
  • Bellek6GB veya 8GB RAM seçenekleri mevcut olacak.
  • Arka Kamera48MP çözünürlükte tek bir kamera bulunacak.
  • GüvenlikFace ID biyometrik güvenlik teknolojisi kullanılacak.
  • PortUSB-C bağlantı noktası.

Tasarım olarak, iPhone SE 4’ün iPhone 16 ile benzerlikler taşıması bekleniyor ve alüminyum çerçeve ile geleceği belirtiliyor.

iPhone SE 4 fiyatı

Mevcut iPhone SE, Mart 2022’de 11.000 TL fiyat etiketiyle piyasaya sürülmüştü ve şu anda Apple Store’da 29.000 TL’den satılmakta. Ice Universe’in raporlarına göre, iPhone SE 4’ün fiyatı 120 dolarlık bir artışla piyasaya sürülecek. Bu da modelin yurt dışında bütçe dostu bir seçenek olmasını sağlasa da, ülkemizde yine yüksek bir fiyat etiketiyle sunulması bekleniyor.

Bu bilgiler, iPhone SE 4’ün kullanıcılar için nasıl bir deneyim sunacağı konusunda fikir sahibi olmamızı sağlıyor ve Apple’ın bütçe dostu modelinde yapacağı değişiklikleri merakla beklememize neden oluyor.

Samsung yapay zeka odaklı yeni telefonlar üzerinde çalışıyor

Güney Kore merkezli teknoloji devi Samsung, yapay zeka odaklı tamamen yeni bir telefon serisi üzerinde çalıştığını duyurdu. Şirketin üst düzey yetkilisi TM Roh tarafından yapılan açıklamalara göre, bu yeni Galaxy akıllı telefon modelleri, mevcut Samsung telefonlarından radikal biçimde farklı olacak. Henüz detay verilmemiş olsa da, bu cihazların yapay zeka temelli çok daha farklı bir kullanıcı deneyimi sunması bekleniyor.

Yapay zeka ve yeni telefonlar

TM Roh, bu yeni cihazların daha “mobil” olacağını belirtti, ancak bu ifadeyi de daha fazla açıklamadan bıraktı. Samsung’un araştırma ve geliştirme çalışmalarındaki aslan payının artık yapay zeka odaklı akıllı telefonlara ayrıldığını vurguladı. Bu gelişme, şirketin inovasyon stratejisinde önemli bir değişimi işaret ediyor.

Samsung, ayrıca Ağustos 2024 güvenlik yamasının çok kritik olduğunu belirtti. Bu güncellemenin, başta sadece Pixel cihazlara özel olduğu düşünülen ancak sonrasında tüm Android cihazlarını etkilediği anlaşılan CVE-2024-32896 açığını kapatacağı ifade ediliyor. Güncellemenin, ülkeler ve cihazlara göre çıkış tarihi değişiklik gösterecek, ancak çıktığı anda yapılması büyük önem taşıyor.

One UI 7 iddiaları

Geçtiğimiz hafta, Samsung One UI 7 için bazı bilgiler ortaya çıkmıştı. Ünlü sızıntı kaynağı Ice Universe, One UI 7 ile büyük bir tasarım güncellemesi yapılacağını iddia etti. Android 15 işletim sistemini temel alacak yeni arayüzde simgelerin yenileneceği ve tasarımın Apple iOS 18 ve Xiaomi HyperOS‘ten ilham alınarak hazırlandığı belirtiliyor.

Yeni tasarım ve özellikler

Yeni sürümde, daha yuvarlak hatlara ve macOS/visionOS‘teki gibi 3D derinliğe sahip simgeler bulunacak. Galeri uygulaması için hazırlanan yeni simge tasarımının bir “iOS kopyası” olduğu iddia ediliyor. Bildirim panelinde ise iOS ve HyperOS’ten ilham alınan çiftli yapıya geçilecek; soldaki panelde bildirimler, sağdaki panelde ise hızlı ayarlar yer alacak. Bu panel sayfaları kaydırma hareketiyle değiştirilebilecek.

Samsung One UI 7, ayrıca kamera arayüzünü yenileyecek ve kilit ekranındaki yeni hızlı eylem butonlarını iOS’tanalacak gibi görünüyor. Tüm bu iddialar, Samsung’un yazılım deneyiminde önemli bir değişiklik yapmaya hazırlandığını gösteriyor.

Geceleri de elektrik üretebilen güneş paneli geliştirildi!

Stanford Üniversitesi‘nde bir grup bilim insanı tarafından yapılan çalışma, hem kurumsalda hem de konutlarda güneş enerjisi kurulumlarının sayısının arttığı bir döneme denk geliyor. Applied Physics Letters dergisinde 2 sene önce yayınlanan araştırmaya ek olarak yapılan konuşlandırma deneylerine göre, standart güneş panelleri gün boyunca elektrik sağlayabilirken, bu cihaz “hem gündüz hem de gece için sürekli yenilenebilir bir güç kaynağı” olarak hizmet verebilir.

Cihaz, ortam havası ile güneş paneli arasındaki küçük sıcaklık farkından elektrik çekebilen bir termoelektrik jeneratör içeriyor. Çalışmada, “Yaklaşımımız, güneş paneli hücresi kurulumlarının popülerlik kazandığı şebeke dışı ve mini şebeke uygulamalarında gece bekleme aydınlatması ve gücü sağlayabilir” denildi. Mini-şebeke uygulamaları bağımsız elektrik şebekelerini ifade ediyor ve bunlar, şebekeyi genişletmek için çok küçük olan alanlarda veya şebekeye erişim çok uzak olduğunda kullanılabilir.

Güneş enerjisi kurulumları tüm dünyada hızla artıyor. Örneğin Solar Energy Industries Association (SEIA) ve Wood Mackenzie tarafından yayınlanan verilere göre ABD, güneş enerjisi kurulumlarında 5 milyon sayısını geride bıraktı.  SEIA Başkanı ve CEO’su Abigail Ross Hopper, “Bugün Amerika’daki evlerin %7’sinde güneş enerjisi var ve bu sayının 2030 yılına kadar %15’in üzerine çıkması bekleniyor. Güneş enerjisi, toplulukların daha temiz hava solumasını ve daha sağlıklı yaşamlar sürmesini sağlayarak, şebekedeki baskın elektrik kaynağı haline geliyor,” demişti.

Benzer bir biçimde Türkiye’nin güneş enerjisi sektöründe son dönemde yaşanan hızlı büyüme ve Nisan ayında kaydedilen rekor aylık kapasite artışı, ülkedeki enerji dönüşümü ve sürdürülebilirlik çabalarının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor. Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) verilerine göre, Nisan ayı sonunda ülkenin güneş enerjisi kurulu gücü 13,9 gigavata yükseldi. Bu, Mart ayına göre 1,3 gigavatlık bir artışı temsil ediyor.

Kurumsal binalar ve konutlara yapılan kurulumların yanı sıra, güneş paneli kurulumları çok farklı ve enteresan uygulamalara da sahne oluyor. Örneğin İspanya’nın Valencia şehri hem yaşayanları hem de ebediyete intikal edenleri biraz daha güneşli hissettirecek bir hamleyle, mezarlıklarını yenilenebilir enerjinin hareketli merkezlerine dönüştürmeye başlamıştı. Proje tamamlandığında 6,658 güneş paneli İspanya güneşinin tadını çıkarıyor olacak. Bu donanım belediye binalarına güç sağlamaya ve 1,000 adet düşük gelirli haneye enerjinin dörtte birini sağlamaya yetecek.

Fortnite oyununa Cybertruck geliyor!

Dünyanın en popüler MOBA oyunlarından biri olan Fortnite, yeni bir işbirliği ile oyuncuları heyecanlandırdı. Tesla ve X(eski adıyla Twitter) sahibi Elon Musk, Epic Games’in geliştirdiği Fortnite ile dikkat çeken bir anlaşma yaptı. Ancak bu işbirliğinin merkezinde, Musk’ın kendisi yerine Tesla’nın fütüristik pikap modeli Cybertruck var.

Epic Games ve Tesla arasındaki bu yenilikçi işbirliği sonucunda, Fortnite oyuncuları yakında oyun içinde Tesla’nın Cybertruck’ını kullanma fırsatı bulacaklar. Cybertruck, Tesla’nın en ileri teknolojilere sahip ve futuristik tasarımıyla dikkat çeken bir modeli olarak biliniyor. Bu araç, her türlü arazi ve koşulda kullanılabilirliği ile test edilmiş ve yüksek performansıyla tanınıyor.

Fortnite’ın resmi X hesabından paylaşılan tanıtım videosunda, Cybertruck’ın oyun içi görüntüleri gösterildi. Videoda, Cybertruck’ın diğer araçlarla benzer şekilde kullanılabildiği ancak daha yüksek güç ve hıza sahip olduğu belirtiliyor. Bu özellik, oyuncuların harita üzerinde daha hızlı hareket etmelerini sağlayacak.

Cybertruck’ın Fortnite evrenine dahil edilmesi, oyuncular arasında büyük bir heyecan yaratmış durumda. Epic Games ve Tesla’nın bu işbirliği, oyunun dinamiklerine yenilik katarken, oyunculara da benzersiz bir deneyim sunacak.

Hop Health 1 milyon dolar yatırım aldı!

Sağlık turizminin dijital platformu Hop Health, Mehmet Ali Yalçındağ’ın yöneticiliğini yaptığı MADA VC’nin öncüsü olduğu turda, aralarında Selçuk Esenyel gibi değerli isimlerin ve melek yatırımcıların da bulunduğu iş insanlarından 1 milyon dolar yatırım aldığını açıkladı. Şirket, bu yatırım ile hem pazarlama hem de teknolojik alt yapıya yatırım yaparak Türkiye pazarında güçlenmeyi ve global olarak büyümeyi amaçlıyor. Platformun sunduğu fırsatlar hakkında hastaları bilinçlendirmeye çalışırken, diğer yandan da yurt dışında daha çok müşteriye ulaşmak istediklerini söyleyen Hop Health’in Kurucusu ve CEO’su Dr. Eren Ünal, “Almış olduğumuz yatırım, platformumuzun geliştirilmesinden pazarlama stratejimize kadar birçok açıdan bize hizmet edecek. Bu yatırımı sunduğumuz hizmetin kalitesini hem yerel hem global ölçüde tanıtmak ve platformumuzu daha çok hastaya ulaştırmak amacıyla kullanacağız. Önümüzdeki dönem içinse yeni bir yatırım turuna hazırlanıyoruz ve bu süreçte 5 milyon dolarlık bir yatırım almayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Sağlık turizmini merkeze alan Hop Health, kayıtsızlığın ve takip edilemezliğin getirdiği dezavantajları dijital platformunda çözmeye çalışırken; konaklamadan yeme-içmeye, alışverişe kadar kullanıcıya dokunabilecek her noktayı önererek sağlık turizminden alınan payı dijital platformunda en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor.

18 milyon dolar ciro hedefleniyor

Hop Health’in Kurucusu ve CEO’su Dr. Eren Ünal
Hop Health Kurucusu ve CEO’su Dr. Eren Ünal

Türkiye’de sağlık ile turizmi birleştiren bir anlayışla yurt dışından nitelikliliği yüksek hasta getirerek ülke ekonomisini desteklemek istediklerini söyleyen Dr. Eren Ünal, nihai hedeflerinin Türk sağlık sektörünü ülke ekonomisinin lokomotifi haline getirebilmek olduğunu söylüyor. Sağlık turizminin tedavi hizmetlerinin çok daha ötesinde geniş bir ekosistemi kalkındırdığını aktaran Dr. Eren Ünal, “Ülkemize gelen bir hastanın toplamda harcadığı paranın sadece yüzde 40’ı sağlık alanıyla ilgili. Geri kalan yüzde 60’lık bölümü hastalar, alışveriş, giyim, yemek ve turistik geziler için harcıyor. Bu nedenle sağlık turizmi pek çok sektörü kapsayan, besleyen ve pastayı büyüten bir değer. Biz de Hop Health olarak pastadan pay alan aktörlerden değil de pastayı büyüten bir yapı olmaya çalışıyoruz. 2024 yılı sonunda 18 milyon dolar, 2025 yılında ise 100 milyon dolarlık bir ciro hedefimiz bulunuyor” diyor.

ABD’deki en büyük mahkeme fidye yazılımı saldırısına uğradı!

Los Angeles County Yüksek Mahkemesi yetkililerifidye yazılımı saldırısının ABD’deki en büyük mahkemenin bilgisayar sistemini çökerttiğini duyurdu. Yetkililer, Cuma günü yaptıkları açıklamadasiber güvenlik saldırısınınerken saatlerde başladığını ve dünyanın dört bir yanındaki havayolları, hastaneler ve hükümetleri kesintiye uğratan hatalı CrowdStrike yazılım güncellemesiyle ilgili olmadığını belirtti.

Mahkeme, saldırının fark edilmesi üzerine bilgisayar ağ sistemlerini devre dışı bıraktı ve en azından hafta sonuna kadar kapalı kalacak. Yapılan ön incelemelerde kullanıcıların verilerinin tehlikeye atıldığına dair herhangi bir kanıt bulunmadı.

Los Angeles County Yüksek Mahkemesi, ABD’deki en büyük birleşik yüksek mahkeme olup, 36 adliye binası üzerinden ilçenin 10 milyon sakinine hizmet vermektedir. 2022 yılında yaklaşık 1,2 milyon dava dosyalanmış ve 2.200 jürili duruşma gerçekleştirilmiştir.

Yetkililer, saldırının ardından gerekli güvenlik önlemlerini alarak sistemleri yeniden çalışır hale getirmek için yoğun bir çaba sarf ettiklerini vurguladı. Kullanıcıların verilerinin güvenliği ve mahkeme işlemlerinin aksamadan devam etmesi için en kısa sürede tüm sistemlerin normale dönmesi hedefleniyor.

Metaverse evrenine derinlemesine bir bakış: sanal gerçekliğin yeni boyutu

0

Metaverse, sanal gerçeklik dünyasında devrim yaratıyor. Bu yeni evren, dijital ve fiziksel dünyanın birleşimini ifade ediyor. Metaverse, insanların sanal ortamlarda etkileşimde bulunmalarına olanak tanıyor. Sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik ve blockchain teknolojileri ile destekleniyor.

Metaverse evrenine yolculuk

Metaverse, birçok farklı platform ve uygulamayı içeriyor. Kullanıcılar, bu platformlarda sanal kimlikler oluşturabiliyor. Avatarlar aracılığıyla sanal dünyalarda dolaşabiliyorsunuz ve etkinliklere katılım sağlayabiliyorsunuz. Bu sanal ortamlarda oyunlar oynayabiliyor veya iş toplantılarına katılabiliyorsunuz. Üstelik durum bununla sınırlı kalmayacak. İşletmeler ve hükümetler, bilgi transferi ve hizmet yeterliliği için Metaverse’ü tercih edecek. Daha önce hiç olmadığı kadar iş birliği yapmak için meta evrenin gücüne ve erişimine güvenecek.

Metaverse’in en büyük avantajlarından biri, sınırsız yaratıcılık sunması. Kullanıcılar, kendi dünyalarını inşa edebiliyor. Ayrıca bu dünyalarda, hayal güçlerini sınırsızca kullanabilirler. Sanatçılar, metaverse’de sanal sergiler düzenleyebiliyor. Eğitimciler, sanal sınıflar oluşturabiliyor ve öğrencilerine farklı bir deneyim sunabiliyor.

Meta evrende sürükleyici ve kullanıcı dostu deneyimler yaratmak için kullanıcı deneyimi tasarımından güvenliğe kadar çeşitli unsurların dikkatlice göz önünde bulundurulması gerekiyor. Metaverse evrenine yolculuk için;

  • Kullanıcı Deneyimi Tasarımı
  • Topluluk Oluşturma ve Katılım
  • Güvenlik ve Emniyet
  • Gelir Stratejileri Metverse projelerinin merkezinde yer alıyor. Gelecekteki meta evren gelişimi, gelişen teknolojiler, birlikte çalışma öne çıkan özellikler arasında yer alıyor. Metaverse’ün şu anda dayandığı teknolojilerden bazıları sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR), yapay zeka (AI) ve blok zinciri diyebiliriz.

Metaverse, ekonomi üzerinde de büyük bir etkiye sahip. Sanal yatırınlar, dijital para birimleri ve NFT’ler (non-fungible tokens) gibi yeni ticaret yolları en önemli etkiler arasında. Bu yeni ekonomik modeller, gerçek dünyadaki iş fırsatlarını ve ticaret yöntemlerini değiştiriyor.

Bununla birlikte güvenlik ve gizlilik konuları, önemli endişeler arasında yer alıyor. Kullanıcı verilerinin korunması ve sanal ortamların güvenliği, öncelikli konular arasında diyebiliriz. Ayrıca, metaverse’ün erişilebilirliği de bir diğer önemli konu. Teknolojiye erişimi olmayan kişiler, bu yeni dünyadan uzak kalabiliyor.

Yapay zeka ve etik arasındaki ince çizgi teknolojinin ahlaki sınırlarını belirliyor

0

Yapay zeka, hayatımızın birçok alanında devrim yaratıyor. Ancak, bu hızlı gelişim beraberinde etik soruları da getiriyor. Yapay zeka ve etik arasındaki ince çizgi, teknolojinin ahlaki sınırlarını belirlemekte önemli bir rol oynuyor. Yapay zeka uygulamaları, sağlık, eğitim, savunma ve finans gibi birçok sektörde kullanılıyor. Ancak, bu kullanım alanları etik tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Yapay zeka ve etik endişeleri

Öncelikle, yapay zekanın karar verme süreçlerindeki şeffaflık önemli bir konu. Yapay zeka sistemlerinin nasıl ve neden belirli kararlar aldığı anlaşılır olmalı. Bu şeffaflık, kullanıcıların ve denetleyicilerin yapay zekasistemlerini daha iyi anlamalarına yardımcı olur. Ayrıca, yapay zekanın adil ve tarafsız olması gerektiği de vurgulanmalıdır. Yapay zeka algoritmaları, veri setlerindeki önyargılardan etkilenebilir. Bu da ayrımcılığa yol açabilir.

IBM, Google ve Meta gibi büyük teknoloji şirketleri, büyük miktarda veri toplamaktan kaynaklanan etik sorunları ele almak için ekipler kurdu. Aynı zamanda, hükümet ve hükümetler arası kuruluşlar, akademik araştırmalara dayalı düzenlemeler ve etik politikaları geliştirmeye başladı. Aralık 2022’de Lensa AI uygulaması, insanların normal görüntülerinden havalı, çizgi film görünümlü profil fotoğrafları oluşturmak için yapay zekayı kullandı. Etik bir bakış açısından, bazı kişiler uygulamayı, AI’nın eğitildiği orijinal dijital sanatı yaratan sanatçılara kredi vermediği veya yeterli para vermediği için eleştirdi.

Bir diğer önemli etik konu, gizlilik ve veri güvenliği. Yapay zeka sistemleri, büyük miktarda veri kullanıyor ve işliyor. Bu verilerin gizliliği ve güvenliği korunmalıdır. Kişisel bilgilerin izinsiz kullanımı, ciddi etik ihlallerine yol açabiliyor. Ayrıca, yapay zekanın istihdam üzerindeki etkileri de dikkatle ele alınmalıdır. Otomasyon, bazı işlerin ortadan kalkmasına neden olabiliyor. Bu durum, işsizlik ve ekonomik eşitsizlik gibi sosyal sorunlara yol açabiliyor.

Daha etik yapay zeka yaratmak, politika, eğitim ve teknolojinin etik etkilerine yakından bakmayı gerektiriyor. Düzenleyici çerçeveler, teknolojilerin topluma zarar vermek yerine fayda sağlamasını sağlayabilir. Küresel olarak, hükümetler, önyargı veya başka zararlar ortaya çıkarsa şirketlerin yasal sorunlarla nasıl başa çıkması gerektiği de dahil olmak üzere etik yapay zeka için politikaları uygulamaya başlıyor.

Yapay zeka ve etik arasındaki ince çizgi, teknolojinin ahlaki sınırlarını belirleyecek. Şeffaflık, adalet, gizlilik ve insan kontrolü gibi etik prensipler, yapay zekanın sorumlu bir şekilde kullanılmasını sağlıyor. Bu prensipler, teknolojinin insanlara fayda sağlamasını ve toplumsal güvenin korunmasını destekliyor.

CrowdStrike’ın küresel kesintisinin maliyeti ne kadar oldu?

Geçtiğimiz Cuma günü dünya genelinde yaşanan büyük teknoloji kesintisinin arkasında siber güvenlik firması CrowdStrike olduğu ortaya çıktı. Ancak, bu kesintiden kaynaklanan zararların kim tarafından karşılanacağı sorusu hala belirsizliğini koruyor.

Kesinti, dünya çapında 5.000’den fazla uçuşun iptaline ve birçok işletmenin faaliyetlerinin durmasına neden oldu. Bu kesinti, perakende satışlardan paket teslimatlarına, hastane işlemlerine kadar birçok sektörü etkiledi. CrowdStrike’ın bir yazılım güncellemesindeki hatalı kodlar bu kesintiye sebep oldu. Hataları düzeltmek ise beklenenden çok daha uzun sürdü ve tüm sistemlerin normale dönmesi günler aldı.

CrowdStrike, Pazar günü yaptığı açıklamada, etkilenen 8,5 milyon cihazın çoğunun tekrar çalıştığını belirterek özür diledi. Ancak, etkilenen müşterilere tazminat verilip verilmeyeceği konusunda herhangi bir açıklama yapılmadı. CNN’in tazminat vermeyi planlayıp planlamadığı sorusuna ise yanıt verilmedi. Uzmanlar, tazminat talepleri ve muhtemelen davalar olacağını öngörüyor.

Wedbush Securities’te teknoloji analisti Dan Ives, “Eğer CrowdStrike’ın avukatıysanız, muhtemelen yazınızın geri kalanından keyif almayacaksınız” dedi. Bu, CrowdStrike’ın önümüzdeki dönemde ciddi hukuki zorluklarla karşı karşıya kalabileceğine işaret ediyor.

CrowdStrike’ın küresel kesintisinin maliyeti ne kadar oldu?

Uzmanlar, bu kesintinin maliyetini kesin olarak belirlemek için henüz erken olduğunu kabul ediyor. Ancak bu maliyetlerin 1 milyar doları aşabileceğini belirtiyorlar. Anderson Economic Group CEO’su Patrick Anderson, bu tür olayların ekonomik maliyetlerini hesaplama konusunda deneyimli bir araştırma şirketinin başında. Anderson, bu kesintinin maliyetlerinin grevler ve diğer iş kesintileri gibi olaylarla kıyaslanabileceğini söylüyor.

ABD araba bayilerine hizmet veren bir yazılım firması olan CDK Global’ın yakın zamanda hacklenmesinin 1 milyar dolarlık maliyete ulaştığını belirten Anderson, “Bu kesintiler çok daha fazla tüketiciyi ve işletmeyi rahatsızlıktan ciddi aksaklıklara kadar varan bir şekilde etkiliyor ve kolayca geri alamayacakları masraflarla sonuçlanıyor” dedi. Özellikle iptal edilen uçuşlardan kaynaklanan gelir kaybı ile uçuş yapan ancak gecikmelerle karşılaşan uçaklar için aşırı işçilik ve yakıt masraflarının havayolları için önemli maliyetler oluşturduğunu belirtti.

CrowdStrike’ın Yasal Durumu

CrowdStrike’ın yıllık geliri 4 milyar doların biraz altında. Ancak, CrowdStrike’ın müşteri sözleşmelerinde kendisini sorumluluktan korumak için yasal koruma tedbirleri olabilir. Center for Strategic and International Studies’te araştırmacı James Lewis, “Sanırım sözleşmeler onları koruyor” dedi. Lewis, Perşembe günü başka bir yazılım şirketi olan SolarWinds lehine verilen bir davaya işaret etti. Bir yargıç, SolarWinds’e karşı Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun 2020 yılının sonlarında federal hükümet kurumlarını Rusya’nın hacklemesiyle ilgili suçlamalarınıreddetti. Lewis, bu davada SolarWinds’in sadece sisteminin dışarıdan bir hack’e karşı açığını ifşa etmemesi nedeniyle suçlanmakta olduğunu, kendi eylemlerinden kaynaklanan hasar için suçlanmadığını söyledi. Ancak yine de davanın reddedilmesine karar verildi.

Sigorta durumu

Sigorta Bilgi Enstitüsü’nden Mark Friedlander, kesintiden etkilenen işletmelerin geleneksel iş kesintisi sigortasınınzararlarını karşılamayacağını belirtti. Bu poliçeler, genellikle tazminatın ödenebilmesi için bir işletmenin mülkünde bir tür fiziksel hasarın olmasını gerektirir. Bu durum, etkilenen birçok işletmenin zararlarını kendi imkanlarıyla karşılamak zorunda kalabileceği anlamına geliyor.

CrowdStrike’ın karşılaştığı bu büyük kesinti, siber güvenlik dünyasında önemli bir örnek teşkil ediyor. Hem maliyetlerin hem de hukuki sorumlulukların nasıl yönetileceği, gelecekte benzer olaylar için önemli dersler sunabilir.