Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 565

CDK Global, 25 milyon dolar fidye ödedi!

Geçen hafta CDK, ABD genelindeki otomobil bayilerine, iki haftalık bir kesintiye neden olan ve “fidye yazılımı enfeksiyonu” gibi görünen bir “siber olay” sonrasında hizmetlerini yeniden sağladı.

CDK’nın yazılım platformunun kapatılması, Asbury, AutoNation, Group 1, Lithia ve Sonic zincirleri dahil olmak üzere, satışların durmasına ve bazı eyaletlerde kayıtların yapılmamasına neden olarak 15.000’e kadar otomobil bayisi için kaosa yol açtı.

CDK’nın işini nasıl yeniden çevrimiçi hale getirebildiği henüz açıklanmadı; ancak CNN, yazılım firmasının fidye yazılımı operatörlerine 25 milyon dolarlık fidye ödemek zorunda kaldığını iddia eden kaynakları alıntıladı.

Bu arada, kripto adli tıp firması TRM Labs, 387 Bitcoin işleminin; Nisan ayında Octapharma Plasma’yı vuran aynı grup olan BlackSuit olarak bilinen fidye yazılımını dağıtan suçluların kontrol ettiği bir hesaba gittiğini tespit ettiğini söyledi.

Bitcoin‘lerin doğrudan CDK’dan gelmediği, bunun yerine siber fidye talepleriyle ilgilenen bir firmadan geldiği iddia ediliyor. Fidyenin, saldırıdan sadece iki gün sonra ödendiği belirtiliyor. Bu, CDK’nın, fidyecilerin çalınan verileri sızdırmamasını sağlamak ve geri çekilmelerini sağlamak için hemen fidyeyi ödediğini ve ardından hizmetleri yeniden kurmak ve geri yüklemek için birkaç gün gerektiğini gösterebilir. CDK, yedeklerden geri yükleme yapabilmiş olabilir ve/veya fidye yazılımı tarafından şifrelenen bilgisayarlardaki bazı bilgilere ihtiyaç duymuş olabilir, bu da kurtarma süresini uzatabilir. Hala birçok bilinmeyen var.

Genel olarak, ele geçirilmiş makineleri silmek veya değiştirmek iyi bir fikirdir, bu da genellikle operasyonların yeniden başlamasını geciktirir.

Günümüzde, fidye yazılımı kurbanlarının çoğu saldırganlara ödeme yapmamaktadır; geçen yılın dördüncü çeyreğinde sadece %29’u ödeme yapmıştır. CDK’yı sarsan fidye yazılımı saldırganları, Change Healthcare’den 22 milyon dolar fidye alan gruptan daha fazla kazandı.

Yine de, 25 milyon dolar, bu olayın neden olduğu endüstri çapındaki zararların yanında hiçbir şeydir. Anderson Economic Group, kesintinin ilk iki haftasında bayilere verilen toplam finansal zararın 600 milyon doların biraz üzerinde olduğunu ve fidyenin 24 katı olduğunu iddia ediyor. Ve bu, itibar kaybı, kızgın müşteriler ve bu tür bir kesintinin yasal sonuçları gibi hesaplanması zor faktörleri içermediği için etkileri küçümseyebilir.

Ayrıca, Sonic Automotive’in Amerika’nın finans gözlemcisi SEC’e yaptığı 8-K dosyalamasına göre, tüm durum hala çözülmemiş olabilir.

Google, tüm kullanıcılara ücretsiz Dark Web izleme hizmeti sunuyor

Google, bu ayden itibaren tüm Google hesap sahiplerine ücretsiz dark web izleme hizmeti sunacağını duyurdu. Bu sayede kullanıcılar, kişisel bilgilerinin dark web’de sızdırılıp sızdırılmadığını kontrol edebilecek.

Daha önce sadece Google One üyelerine sunulan bu hizmet, artık tüm kullanıcılara ücretsiz olarak sunulacak. Dark web, geleneksel arama motorlarıyla erişilmesi zor olan şifreli çevrimiçi ağları ifade ediyor. Bu ağlar genelde yasa dışı faaliyetler için kullanılıyor ve siber suçlular, çalınan kimlik bilgilerini ve kredi kartı bilgilerini dark web’de satabiliyor.

Google’ın dark web izleme aracı, kullanıcıların adlarını, adreslerini, e-posta adreslerini ve telefon numaralarını dark web’de tarayarak, bu bilgilerin sızdırılıp sızdırılmadığını kontrol ediyor. Bir eşleşme bulunursa Google, kullanıcıyı bilgilendiriyor ve şifrelerini değiştirmek veya çalınan kredi kartlarını bankaya bildirmek gibi gerekli adımları atmaları için uyarıyor.

Dark web raporu, “Sizinle ilgili sonuçlar” özelliğiyle de entegre edilerek kullanıcıların online varlıklarını daha iyi korumalarına yardımcı oluyor. Bu özellik, kullanıcıların kişisel bilgilerini arama sonuçlarından kaldırma imkanı da sunuyor.

Google’ın dark web izleme hizmeti, 48 ülkede, Türkiye de dahil olmak üzere, yakında tüm Google hesaplarında kullanıma sunulacak.

Bu hizmetten nasıl yararlanabilirsiniz?

  • Google hesabınıza giriş yapın.
  • “Hakkınızdaki Sonuçlar” sekmesine gidin.
  • “Dark web raporu”nu seçin.
  • İzleme profilinizi oluşturun ve izlemek istediğiniz bilgileri ekleyin.
  • Google, dark web’i tarayarak bilgilerinizin sızdırılıp sızdırılmadığını kontrol edecek ve sizi herhangi bir eşleşme olması durumunda uyaracaktır.

Kişisel bilgilerinizi korumak için yapabileceğiniz diğer şeyler:

  • Güçlü ve benzersiz şifreler kullanın.
  • Şifrelerinizi düzenli olarak değiştirin.
  • Bilgilerinizi yalnızca güvendiğiniz web sitelerinde paylaşın.
  • Antivirüs ve anti-malware yazılımı kullanın.
  • Hesaplarınızda olağandışı bir etkinlik olup olmadığını kontrol edin.

Dark web’de sızdırılan bilgiler, kimlik hırsızlığı ve diğer dolandırıcılık türlerine yol açabilir. Bu nedenle, kişisel bilgilerinizi korumak için adımlar atmak önemlidir. Google’ın ücretsiz dark web izleme hizmeti, bu konuda size yardımcı olabilir.

Avrupa X’in dijital hizmetler yasasını ihlal ettiğini tespit etti!

Avrupa Komisyonu, Elon Musk’ın sahibi olduğu X sosyal medya platformunun Avrupa Birliği’nin Dijital Hizmetler Yasası‘nı (DSA) ihlal ettiğini tespit etti ve bu durum cezai tedbirlerin yolunu açtı. Komisyonun bu kararı, X’in AB yasalarına uygun davranmadığına yönelik aylar süren bir soruşturmanın sonucunda alındı. Elon Musk ise bu karara sert tepki gösterdi ve Avrupa Komisyonu hakkında ciddi suçlamalarda bulundu.

Avrupa komisyonu ve X arasındaki mesele

Olayın başlangıcına dönersek, Avrupa Komiseri Thierry BretonAralık 2023’te X’in DSA kurallarını ihlal etme olasılığına ilişkin geniş çaplı bir soruşturma başlatmıştı. Bu soruşturma kapsamında, özellikle nefret söylemiyanlış bilgilendirme ve terörizmin yüceltilmesi gibi konularda X’in mücadele çabaları incelendi. Ayrıca, Komisyon, X’in yanlış bilgilere karşı mücadele etmek için kullanılan ve oldukça beğenilen Topluluk Notları özelliğinin etkinliğini de değerlendirdi. Soruşturma sırasında, X’in kullanıcılarına yönelik yasa dışı ve hassas içerikleri işaretlemek için tasarlanan araçlarının etkinliği de araştırıldı. Ayrıca, X’in ücretli abonelikle birlikte gelen mavi onay işaretlerinin aldatıcı olup olmadığını incelemek istedi.

Bugün erken saatlerde Avrupa Komisyonu, X’in kullanıcılarını aldatmak için “karanlık modeller” kullandığını tespit eden ön araştırma sonuçlarını açıkladı. Ayrıca, reklam şeffaflığı ve araştırmacılar için veri erişimi konusunda endişelerini dile getirdi. Komisyon, X’in mavi onay işaretleriyle belirtilen “doğrulanmış statüsünü kötüye kullanan kötü niyetli aktörler” olduğuna dair kanıtlar olduğuna inanıyor. Ayrıca, X’in DSA kapsamında zorunlu olan “arama yapılabilir ve güvenilir bir reklam deposunu” korumadığını ve AB kurallarına aykırı olarak araştırmacıların kamuya açık verilere erişimini engellediğini bildirdi.

Eğer Komisyonun ön görüşleri nihayetinde doğrulanırsa, platform küresel yıllık satışlarının %6’sına kadar para cezasına çarptırılabilir. Ayrıca, Komisyon, X’in operasyonel prosedürlerinde belirli değişiklikler yapılmasını zorunlu kılabilir.

Elon Musk’tan sert iddialar

Avrupa Komisyonu’nun X aleyhindeki bulgularına yanıt olarak Elon Musk, Komisyonu X’i gizli sansürü benimsemesi karşılığında para cezalarından kaçınmasına izin verecek yasadışı bir gizli anlaşma teklif etmekle suçladı. Musk, diğer platformaların bu anlaşmayı kabul ettiğini, ancak X’in bu anlaşmayı kabul etmediği için Komisyon tarafından suçlu bulunduğunu iddia etti. Musk’un bu ciddi iddiası sonrası nasıl gelişmelerin yaşanacağı merak konusu.

Avrupa Komisyonu’nun bu konuda nasıl bir adım atacağı ve Musk’ın iddialarının nasıl yanıt bulacağı, önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.

Google siber güvenlik devi Wiz’i satın alıyor!

0

Google’ın ana şirketi Alphabet Inc., 23 milyar dolarlık dev bir anlaşma ile siber güvenlik devi Wiz’i satın alma eşiğinde. Konuya yakın kaynaklar, çoğunlukla nakit olarak finanse edilen anlaşmanın son aşamalarında olduğunu doğruladı. Bu satın alma gerçekleşirse, Alphabet’in bugüne kadarki en büyük satın alması olacak.

İsrail’de kurulan ve şimdi New York’ta faaliyet gösteren Wiz, siber güvenlik alanında hızla yükselen bir yıldız olarak dikkat çekiyor. Şirket, yapay zeka destekli gerçek zamanlı tehdit tespiti ve yanıtları sunan bulut tabanlı siber güvenlik çözümleri ile öne çıkıyor. Etkileyici büyüme grafiğiyle Wiz, yazılım startup alanında lider konuma hızla yerleşti.

Google ve Wiz ortaklığı, cesur bir hamle

Alphabet’in Wiz’i satın alması, özellikle ABD Başkanı Joe Biden yönetimi altındaki artan düzenleyici inceleme ortamında dikkat çekici. Düzenleyiciler, büyük teknoloji firmalarının satın almalar yoluyla büyümesine giderek daha temkinli yaklaşıyor. Alphabet’in bu hamlesi, teknoloji endüstrisinde cesur bir açıklama niteliğinde.

Wiz’in finansal performansı, cazibesini daha da artırıyor. 2023 yılında yaklaşık 350 milyon dolar gelir elde eden şirket, Fortune 100 şirketlerinin %40’ını müşterileri arasında bulunduruyor. Şirket, yakın zamanda 12 milyar dolar değerlemeyle 1 milyar dolar özel fon topladı.

Ne Alphabet ne de Wiz, devam eden müzakereler hakkında yorum yapmadı.

Wiz’in Microsoft ve Amazon gibi önde gelen bulut sağlayıcılarıyla güçlü ortaklıkları ve Morgan Stanley ile DocuSign gibi yüksek profilli müşterileri, firmanın sektördeki önemli etkisini vurguluyor. Şirket, ABD, Avrupa, Asya ve İsrail’de 900 çalışanı istihdam ediyor ve 2024’te global olarak 400 çalışan daha eklemeyi planlıyor.

Bu potansiyel satın alma, Alphabet’in yakın zamanda çevrimiçi pazarlama yazılımı şirketi HubSpot’u satın alma teklifini terk etmesinin ardından geldi. Wiz’e yönelmek, Alphabet’in artan dijital tehditler karşısında siber güvenlik yeteneklerini güçlendirmeye yönelik stratejik odaklanmasını gösteriyor.

Yeni uzay giysisi astronotların idrarını içilebilir suya dönüştürecek!

Yeni bir uzay giysisi tasarımı, atılan idrarı özel bir filtreleme sistemiyle geri dönüştürerek astronotların uzay görevlerini daha uzun ve hijyenik hale getirebilir. Weill Cornell Tıp ve Cornell Üniversitesi’ndeki bilim insanları tarafından geliştirilen giysi, idrarın özel bir sırt çantasındaki filtrelerle arıtılmasını sağlıyor.

Nasa ve Axiom Space tarafından Ay görevleri için onaylanan mevcut uzay giysisi tasarımına ek olarak, yeni filtreleme sisteminin de kullanılması planlanıyor. Bu giysiler, önümüzdeki yıllarda Ay görevleri ve 2030’larda planlanan insanlı Mars misyonu için de potansiyel olarak kullanılabilecek.

Sofia Etlin‘in açıklamalarına göre, yeni giysiler aynı zamanda astronotların hijyen seviyelerini artırarak idrar yolu enfeksiyonları gibi tıbbi sorunları da azaltabilir. Geleneksel NASA uzay kıyafetlerinde kullanılan eski atık yönetim sistemi ise sadece idrarı emerek depoluyordu, bu da bazı hijyen ve sağlık sorunlarına yol açıyordu.

NASA’nın yeni uzay giysisi tasarımını gelecekteki uzay görevlerinde kullanıp kullanmayacağı ise henüz netlik kazanmış değil.

Bu yenilikçi tasarım, astronotların uzaydaki sürdürülebilirlik ve performansını artırmayı hedefliyor, aynı zamanda uzun süreli uzay görevlerinde suyun verimli kullanımını sağlayarak önemli bir adım olabilir.

Tesla’nın sanal enerji santrali doğalgaz santrallerine rakip oluyor!

az aylarında artan klima kullanımı, elektrik şebekelerini zorluyor ve doğalgaz santrallerinin devreye girmesine yol açıyor. Tesla, bu sorunu çözmek için çatı güneş panelleri ve Powerwall bataryalarını bir araya getirerek sanal enerji santralleri (VES) kuruyor. Bu santraller, şebekenin ihtiyaç duyduğu zamanlarda dağıtılmış enerji kaynaklarından güç sağlayarak doğalgaz kullanımını azaltıyor.

Nasıl çalışıyor?

Tesla, ilk olarak 2021 yılında Kaliforniya’da bir pilot program başlattı. Pilot programa katılan Powerwall sahipleri,şebekenin ihtiyaç duyduğu zamanlarda bataryalarından güç çekilmesine izin verdi ve herhangi bir tazminat almadılar.Programın başarısının ardından Tesla ve PG&E, Tesla uygulaması üzerinden ilk resmi sanal enerji santrali hizmetini başlattı.

Bu yeni programda, Powerwall sahipleri, acil durum yük azaltma durumlarında şebekeye katkıda bulundukları her kWh için 2 dolar ödeme alıyor. Ev sahiplerinin her olay başına 10 ila 60 dolar arasında kazanç elde etmeleri bekleniyor.

Tesla'nın

Başarılar ve gelecek planları

Tesla, sanal enerji santrallerini Güney Kaliforniya’ya kadar genişletti ve geçtiğimiz günlerde 100 MW’ın üzerinde kapasite sağlayarak şebekeyi rahatlattı. Şirket, programı kademeli olarak daha fazla eyalette ve ülkede sunmayı ve Powerwall kurulumları arttıkça ölçeği büyütmeyi planlıyor. Tesla, şu ana kadar dünya çapında 600.000’den fazla Powerwall batarya sistemi kurulumu gerçekleştirdi.

Tesla’nın sanal enerji santralleri, şebekeleri doğalgaza olan bağımlılıktan kurtarmaya ve temiz enerjiye geçişi hızlandırmaya yardımcı olma potansiyeline sahip. Bu yenilikçi çözüm, hem çevreye hem de ekonomiye fayda sağlayarak enerji sistemimizi dönüştürmeye katkıda bulunabilir.

ABD’nin yeni gizemli İHA’sı XRQ-73 ilk kez görüntülendi!

Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA) tarafından geliştirilen ve Northrop Grumman tarafından üretilen XRQ-73 insansız hava aracı (İHA) ilk kez görüntülendi. X-Prime programı kapsamında geliştirilen bu prototip, son derece verimli ve sessiz hibrit-elektrik tahrik sistemiyle dikkat çekiyor.

9 metrenin üzerinde kanat açıklığı ve 567 kilogram ağırlığa sahip olan XRQ-73, şu anki İHA’lara kıyasla oldukça büyük. 463 km/saate ulaşabilen ve 5.500 metre irtifaya çıkabilen İHA, 180 kg’a kadar yük taşıyabiliyor. İlk uçuşunun 2024’ün sonlarında yapılması beklenen iha, hibrit-elektrikli tahrik sistemi sayesinde daha uzun menzil ve daha yüksek verimlilik sunuyor.

Düşük gözlemlenebilirlik ve çeşitli görevler

Düşük gözlemlenebilirlik özelliklerine sahip olan XRQ-73, radarlar tarafından tespit edilmeyi zorlaştırıyor. Önceden belirlenmiş rotaları takip edebilen veya insan operatör tarafından kontrol edilebilen İHA, istihbarat, gözetleme, keşif (ISR), silahlı saldırı ve elektronik harp gibi çeşitli görevlerde kullanılabiliyor.

Görüntüler gizemi arttırıyor

Northrop Grumman tarafından paylaşılan ilk fotoğraflar, XRQ-73’ün gizemli tasarımını gözler önüne seriyor. Uçan kanatlı tasarıma sahip olan İHA, gövde ve kanatlarında keskin hatlara sahip. Bu tasarım, XR-73’ün havadaki manevra kabiliyetini ve sessizliğini artırıyor.

XRQ-73, havacılık teknolojisinde önemli bir adım olarak görülüyor. Hibrit-elektrikli tahrik sistemi, düşük gözlemlenebilirlik özellikleri ve geniş görev yelpazesi ile XRQ-73, gelecekteki askeri havacılığın önemli bir parçası olmaya aday.

X’de mavi rozet satışı ve gizli reklamlar soruşturma altında!

Avrupa Komisyonu, Elon Musk‘ın X platformunda mavi rozet aboneliği satışında kullandığı ikna yöntemleri, gizlenmiş reklamlar ve araştırmacılara API sınırlaması gibi uygulamalar nedeniyle şeffaflığı ihlal ettiği gerekçesiyle soruşturma başlattığını duyurdu.

Komisyon’un raporunda, X platformunun mavi rozet programını kullanıcılara satmak için çeşitli “karanlık yöntemler” kullandığına dair bulgular yer alıyor. Bu yöntemler arasında şunlar var:

  • Agresif pazarlama taktikleri: X platformu, kullanıcılara mavi rozet almaları için sürekli pop-up reklamlar ve bildirimler gönderiyor. Platform ayrıca, mavi rozetli hesapların diğer hesaplardan daha fazla görünür olacağına dair yanıltıcı iddialarda bulunuyor.
  • Yapay hesaplar: Komisyon, X platformunun mavi rozet satmak için sahte hesaplar oluşturduğuna dair kanıtlar buldu. Bu hesaplar, gerçek kullanıcılara mavi rozet almaları için teşvik edici mesajlar gönderiyor.
  • Veri manipülasyonu: X platformunun, kullanıcıların mavi rozet alma olasılığını artırmak için kişisel verilerini kullandığına dair şüpheler mevcut.

Komisyon ayrıca, X platformunda yaygın olarak kullanılan gizlenmiş reklamlara da dikkat çekiyor. Bu reklamlar,gönderiler veya haber makaleleri gibi meşru içeriklere benziyor, ancak aslında ticari bir mesaj içeriyor. Komisyon, bu tür reklamların kullanıcıları yanıltıcı olduğunu ve reklam şeffaflığını zedelediğini savunuyor.

Son olarak, Komisyon, X platformunun bilim insanları ve araştırmacılara yönelik API erişimini sınırlamasını da eleştiriyor. Daha önce sınırsız olan bu erişim, platformdaki verilerin bağımsız araştırmacılar tarafından incelenmesini ve analiz edilmesini sağlıyordu. Komisyon, Musk’ın bu adımıyla adil kullanım sözleşmelerini ihlal ettiğini ve araştırma özgürlüğünü kısıtladığını savunuyor.

Avrupa Komisyonu’nun soruşturması sonucunda X platformuna para cezası verilmesi veya platformun bazı uygulamalarını değiştirmesi istenmesi gibi yaptırımlar uygulanabilir. Soruşturmanın ne kadar süreceği ve ne gibi sonuçlar doğuracağı ise henüz bilinmiyor.

GeForce RTX 50 ne kadar güç isteyecek?

0

Nvidia tarafından piyasaya sürülecek olan ve RTX 40 sonrası piyasanın yeni amiral gemileri olması beklenen RTX 40 serisiyle ilgili yepyeni bilgiler elimize ulaştı. Buna göre yeni nesil GeForce RTX 50 serisi, güç tüketimi açısından gelmiş geçmiş en talepkâr ekran kartı serisi olmaya hazırlanıyor. İşte detaylar…

GeForce RTX 50, 40 serisinden fazla güç isteyecek

Seasonic’in PSU watt hesaplayıcısı, son dönemde PSU satın almak ve yeni ekran kartı almak isteyen kullanıcıların oldukça ilgisini çekiyor. Firma, yeni dönemde piyasaya sürülecek olan RTX 50 serisinin güç değerlerini uygulamaya eklemesiyle birlikte, Nvidia tarafından piyasaya sürülecek olan serinin güç tüketimi de ortaya çıktı.

geforce-rtx-50-ne-kadar-guc-isteyecek-2

RTX 4090’un yerini alacak olan yeni amiral gemisi Nvidia GeForce RTX 5090, listenin en üstünde 500W TDP ile yer alıyor. Bu, yeni nesil amiral gemisinin mevcut modelden (450W) daha yüksek bir TDP’ye sahip olacağı anlamına geliyor.

Nvidia GeForce RTX 5080 ise 350W güç tüketimiyle dikkat çekiyor. Bu değer, GeForce RTX 4080 ve 4080 Super’dan 30W daha fazla. Sıradaki kart olan GeForce RTX 5070, 220W TDP ile listelenmiş durumda. Bu, RTX 4070 Super’ın TDP’sine benzer ancak 20W daha yüksek.

Orta segment GeForce RTX 5060 kartı ise beklendiği gibi çok daha düşük bir TDP’ye sahip: 170W. Bu değer, 4060 Ti’dan 10W ve RTX 4060’tan 55W daha fazla. Mevcut seride RTX 4050 bulunmadığından, 100W olarak listelenen GeForce RTX 5050’nin RTX 4060’ın yerini alacağını varsayabiliriz.

Seasonic’e göre, GeForce RTX 50 serisindeki tüm kartlar 16 pinli bir konektöre sahip olacak. Bununla birlikte, Nvidia’nın RTX 4090 ile birçok soruna yol açan 12VHPWR tasarımı yerine yeni ve geliştirilmiş 12V-2×6 adaptörünü kullanması bekleniyor.

Nvidia’nın tüketici grafik kartlarını Ekim ayında piyasaya sürmesi ve ilk olarak üst segment RTX 5090 ve RTX 5080 kartlarıyla piyasaya giriş yapması bekleniyor.

Samsung’dan Apple’a rakip: XR başlık ekim ayında geliyor!

Apple’ın Vision Pro‘u piyasaya sürmesiyle AR/VR pazarında derin izler bırakan şirket, şimdi de Samsung’un yeni nesil karma gerçeklik cihazıyla rekabete hazırlanıyor. Samsung’un bu alandaki yeniden atağı, geçmişte Gear VR ile adım attığı sanal gerçeklik pazarına dönüş olarak görülüyor.

2015 yılında Gear VR başlığıyla sanal gerçeklik dünyasına adım atan ancak daha sonra bu alandan çekilen Samsung, Apple’ın Vision Pro ile AR/VR pazarını yeniden şekillendirmesinin ardından yeni bir strateji izliyor. İddialara göre, Samsung’un yeni XR başlığı, teknoloji dünyasında merakla beklenen bir tanıtım öncesinde sızıntılarıyla gündemde.

Samsung Mobil’in Başkanı TM Roh, son Unpacked etkinliğinde, şirketin karma gerçeklik platformunun yıl bitmeden tanıtılacağını duyurdu. Qualcomm ile ortaklaşa geliştirilen bu yeni XR platformu, Android işletim sisteminden güç alacak ve Apple’ın Vision Pro ile doğrudan rekabet edecek potansiyele sahip.

Teknoloji dünyasında “Moohan” kod adıyla anılan bu yeni cihazın, ekim ayında geliştiricilere sunulması planlanıyor. Kullanıcılarla buluşması ise Mart 2025 olarak öngörülüyor. Detayların merakla beklenildiği bu cihazın teknik özelliklerinin önümüzdeki haftalarda netlik kazanması bekleniyor.

Apple’ın AR/VR alanındaki öncülüğüne karşılık Samsung’un yeniden bu alana odaklanması, tüketiciye daha geniş seçenekler sunabilecek bir rekabet ortamının oluşmasını sağlayabilir.

Trump, sosyal medyaya geri döndü!

Meta, Facebook ve Instagram platformlarında Donald Trump’a uygulanan kısıtlamaların kaldırıldığını duyurdu. Eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçilerin başkan adayı Trump’ın hesapları, 2021 yılında destekçilerinin Kongre binasına baskın düzenlemesinin ardından yaptığı paylaşımlar nedeniyle askıya alınmıştı.

İki yıl süren bu kısıtlamaların ardından Meta, Trump’ın hesaplarını geri getirdi. Ancak, Trump’a hizmet şartlarını ihlal ettiği takdirde daha katı cezalarla karşılaşabileceği bir statü tanındı. Son yapılan açıklamada ise bu statünün kaldırıldığı ve Trump’ın artık herkesle aynı standarda tabi olacağı belirtildi.

Meta’nın Küresel İlişkilerden Sorumlu Başkanı Nick Clegg, şirketin blog yazısında, “Siyasi ifadeye izin verme sorumluluğumuzu değerlendirirken, Amerikan halkının başkan adaylarından aynı temelde haber alabilmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi. Ayrıca, Trump’ın hesaplarına yönelik önceki kısıtlamaların aşırı ve olağanüstü koşullara bir yanıt olduğunu ve devam ettirilmesinin gerekmediğini vurguladı.

Trump, 30 Haziran’dan bu yana Facebook’ta düzenli paylaşımlar yapmaya başladı. Özellikle Joe Biden’ı hedef alan paylaşımlar yapan Trump’ın Facebook’ta 34 milyon, Instagram’da ise 25 milyon takipçisi bulunuyor. Biden’ın takipçi sayıları ise Facebook’ta 11 milyon, Instagram’da 17,1 milyon olarak kaydedildi.

Meta’nın bu kararı, sosyal medya platformlarının siyasi ifade özgürlüğü konusundaki duruşu ve eski başkanların dijital mevcudiyeti üzerine yapılan tartışmaları yeniden alevlendirebilir.

Apple Vision Pro yeni ülkelerde satışa sunuluyor: Türkiye var mı ?

Apple’ın geçen yıl tanıttığı karma gerçeklik gözlüğü Vision Pro, çok yakında daha fazla ülkede satışa sunulacak. Vision Pro’nun dünya genelindeki satışa sunulduğu ülke sayısı 10’a çıkacak. Ancak, bu ülkeler arasında Türkiye yer almıyor.

Apple Vision Pro, ilk kez ABD dışına çıkarak geçtiğimiz ay düzenlenen WWDC 2024 kapsamında dünya çapında satışa çıkacağı duyurulmuştu. Bu duyurunun ardından cihaz, Çin, Hong Kong, Japonya ve Singapur’da satışa sunuldu.Şimdi ise Almanya, Avustralya, Birleşik Krallık, Fransa ve Kanada olmak üzere beş ülkede daha resmen satışa çıkıyor. Bu ülkelerde ön sipariş süreci 28 Haziran’da başlamıştı ve cihaz, 12 Temmuz itibarıyla mağazalardan erişilebilir hale geldi.

Apple’ın yaptığı açıklamaya göre, Vision Pro, tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi Apple mağazalarında görüp satın alınabilecek ve demolar yoluyla deneyimlenebilecek. Bu yeni ülkelerin eklenmesiyle birlikte cihaz, ABD dahil 10 ülkede erişilebilir olacak. Ancak, Türkiye’ye ne zaman geleceği konusunda henüz bir bilgi bulunmuyor. Vision Pro’nun şu an için satıldığı ülkeler şöyle:

  • Avustralya
  • Kanada
  • Çin
  • Fransa
  • Almanya
  • Japonya
  • Singapur
  • Güney Kore
  • Birleşik Krallık
  • ABD

Apple Vision Pro, hem artırılmış gerçeklik hem de sanal gerçeklik özellikleri sunuyor. Cihaz, gözleriniz, elleriniz ve sesinizin kombinasyonu ile kontrol edilebiliyor. Vision Pro hakkındaki geri bildirimler karışık. Birçok kullanıcı, cihazın gelişmiş donanımını ve teknolojisini takdir ederken, kontrollerin kullanım kolaylığı ve cihazın uzun süreli kullanımı ve rahatlığı konusunda bazı şikayetler dile getiriyor.

OpenAI yapay zeka ölçeğiyle AGI’ye bir adım daha yakın!

OpenAI, yapay zeka modellerinin insan benzeri zekaya doğru ilerleyişini ölçmek amacıyla yeni bir ölçek geliştirdi. Bu ölçek, yapay zekanın gelişimini beş aşamada değerlendirerek yapay genel zekaya (AGI) ulaşma sürecini takip etmeyi hedefliyor.

Ölçeğin ilk seviyesinde mevcut dil modelleri gibi yapay zekalar bulunurken, ikinci seviyede insan zekasıyla eşdeğer sorun çözme yeteneğine sahip yapay zekalar yer alıyor. Üçüncü seviyede ise kullanıcı müdahalesi olmadan görevleri yerine getirebilen yapay zeka hedefleniyor. Dördüncü seviyede yeni fikirler ve kavramlar üretebilen yapay zeka bulunurken, beşinci ve son seviyede ise tüm organizasyonların görevlerini üstlenebilecek yapıda olan yapay zeka öngörülüyor.

OpenAI CEO’su Sam Altman, yapay zeka ölçeğinde ikinci seviyeye ulaşma konusunda yakın olduklarını ve bu seviyeyi GPT-5 ile gerçekleştirebileceklerini belirtti. Ancak, bu ilerleme beraberinde bazı etik ve güvenlik sorularını da gündeme getiriyor.

Son zamanlarda yaşanan bazı olaylar ise AGI hedefine doğru adım atarken güvenlik ve etik sorunları da beraberinde getiriyor. Mayıs ayında, şirketin güvenlik kültürünün yeterince vurgulanmadığı gerekçesiyle bazı üst düzey araştırmacıların görevlerinden ayrıldığı bildirildi.

OpenAI’nin geliştirdiği bu yeni ölçek, yapay zekanın teknik ilerlemesini izlemek ve değerlendirmek için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak, yapay zekanın toplum üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak, bu ilerlemenin etik ve güvenlik standartları açısından da dikkatlice ele alınması gerekiyor.

NVIDIA’nın AI GPU tedarik zinciri büyük ölçüde iyileşti

NVIDIA’nın yapay zeka (AI) özellikli GPU tedarik zinciri, son birkaç çeyrekte önemli ölçüde iyileşti ve şirket, önümüzdeki çeyreklerde piyasaya bol miktarda ürün sunmayı hedefliyor. DigiTimes tarafından yayımlanan yeni bir rapor, NVIDIA’nın nihayet sağlam bir tedarik zinciri kurabildiğini ve ek ortaklar çekebildiğini belirtiyor. Bu gelişmelerin, şirketin finansal performansını önemli ölçüde artıracağı tahmin ediliyor.

Bir yıl önce durum tamamen farklıydı. Pazarın NVIDIA hızlandırıcılarına, özellikle de H100‘e çok ihtiyacı vardı ancak şirket talebi karşılayamıyordu. Şimdi ise bekleyen siparişlerin sayısı önemli ölçüde düştü. Geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 40’lık orana kıyasla, 2024’ün ikinci çeyreğinde bu oran yüzde 10’dan daha azdıBlackwell serisi piyasaya sürüldüğünde birikmiş siparişlerin neredeyse sıfır olması muhtemel.

NVIDIA'nın

Analistler, NVIDIA’nın yakında çıkacak olan B200 yapay zeka hızlandırıcılarının bir milyondan fazla sipariş alacağını ve bunun da üreticiye iyi kar getireceğini tahmin ediyor. Blackwell GPU’ların NVIDIA’nın en başarılı ürünü olması ve yapay zeka endüstrisi üzerinde büyük bir etkiye sahip olması bekleniyor.

NVIDIA’nın, son yıllarda tedarik zinciri sorunlarıyla boğuşan birçok teknoloji şirketine kıyasla, hızlı bir iyileşme göstermesi dikkat çekici. AI GPU’lar, yapay zeka ve makine öğrenimi uygulamalarının kalbi olarak kabul ediliyor ve bu alandaki güçlü tedarik zinciri, NVIDIA’yı rakiplerinin önüne geçirebilir.

Şirketin, tedarik zincirindeki bu olumlu gelişmelerin ardından finansal performansında ciddi bir artış bekleniyor. Yapay zeka hızlandırıcıları alanında lider konumunu pekiştiren NVIDIA, piyasadaki bu avantajını sürdürebilirse, önümüzdeki yıllarda sektördeki hakimiyetini daha da artırabilir.

Teknoloji devlerinden Trump saldırısına tepki!

0

Eski Başkan Donald Trump’ın karıştığı silahlı saldırı, teknoloji dünyasının önde gelen isimlerini derinden sarstı. Trump saldırısı sonrasında Apple, Google, Microsoft ve diğer teknoloji devlerinin CEO’ları, sosyal medyada tepkilerini dile getirerek Trump’ın hızlı bir şekilde iyileşmesi için dualarını paylaştı.

Apple CEO’su Tim Cook, “Şiddetin toplumumuzda yeri yok. Bu zor zamanda Başkan Trump ve ailesiyle birlikteyim.” mesajını paylaştı. Cook, birlik çağrısında bulunarak şiddeti kınadı.

Google CEO’su Sundar Pichai, benzer duygularla, “Bu anlamsız şiddet eylemi derin üzüntü verici. Böyle olaylara karşı birlikte durmalıyız. Başkan Trump’a acil şifalar diliyorum,” diye tweet attı.

Microsoft CEO’su Satya Nadella da desteğini ifade ederek, “Düşüncelerimiz ve dualarımız Başkan Trump ve ailesiyle birlikte. Bu tür şiddet eylemleri kabul edilemez ve kınanmalıdır,” dedi ve teknoloji topluluğunun şiddete karşı birleşmiş duruşunu vurguladı.

Facebook CEO’su Mark Zuckerberg ve Twitter CEO’su Jack Dorsey gibi diğer önemli teknoloji liderleri de Trump saldırısı sonrasında endişelerini dile getirdi. Zuckerberg, “Başkan Trump ve ailesiyle birlikteyiz. Şiddet asla çözüm değildir,” dedi. Dorsey ise, “Bu olay, herkes için güvenlik ve emniyetin önemini bir kez daha hatırlatıyor,” diye ekledi.

Teknoloji topluluğunun birleşik tepkisi, şiddeti kınama ve barışı teşvik etme taahhütlerini ortaya koyuyor. Soruşturmalar devam ederken, bu etkili liderlerin desteği, toplum üzerindeki geniş çaplı etkisini gözler önüne seriyor.

Dünya, eski Başkan Trump‘ın tıbbi bakım almasını yakından izliyor. Teknoloji liderlerinden gelen destek dalgası, şiddete karşı durma ve zor zamanlarda birbirine destek olma taahhütlerini gösteriyor.

Huawei HarmonyOS NEXT için ikinci beta süreci başladı

Huawei, HarmonyOS işletim sisteminin bir sonraki sürümü olan HarmonyOS NEXT için ikinci beta sürecini başlattı. Bu yeni işletim sistemi, Google/Android ile olan bağlantıyı tamamen kopartarak Huawei’nin bağımsız bir ekosistem oluşturma çabalarını sürdürüyor.

HarmonyOS NEXT’in özellikleri ve performans iyileştirmeleri

Android tabanlı olmayan ve aynı zamanda tamamen Linux‘tan bağımsız olan HarmonyOS NEXT, Huawei’nin Hongmeng çekirdeği üzerine kurulu tamamen bağımsız bir mimari kullanıyor. Bu nedenle, artık APK uygulamaları desteklenmiyor. Huawei, yeni işletim sisteminin %30 performans iyileştirmesi ve %20 güç tasarrufu sunduğunu belirtiyor.

Beta sürecine katılım ve uygulama geliştirme

İkinci beta süreci için başvurular 26 Temmuz tarihine kadar sürecek ve yalnızca Çin’e özel olacak. HarmonyOS NEXT, Mate 60 serisi akıllı telefonlarMate X5 katlanabilir telefonlar ve MatePad Pro 13.2 tabletler ile uyumlu olarak test edilebilecek. Genel beta süreci Ağustos ayında başlayacak ve 2024’ün son çeyreğinde tüm uyumlu modeller için sunulacak.

Huawei, HarmonyOS NEXT için halihazırda 4.000’den fazla yerel uygulamanın geliştirildiğini ve daha fazlasının yolda olduğunu duyurdu. Şirketin resmi hedefi ise, 2024’ün sonuna kadar 5.000 yerel uygulamaya ulaşmak ve uzun vadede bu sayıyı 500.000’e çıkarmak.

HarmonyOS NEXT alacak cihazlar

HarmonyOS NEXT güncellemesini alacak cihazlar arasında şunlar yer alıyor:

  • Huawei Mate 60 serisi
  • Huawei Mate X5 serisi
  • Huawei Pura 70 serisi
  • Huawei Pocket 2 serisi
  • Huawei FreeBuds Pro 3
  • Huawei MatePad Pro 13.2
  • Huawei MatePad Pro 11 2024
  • Huawei Nova 12 serisi
  • Huawei MatePad 11.5 inç S serisi
  • Huawei Watch Ultimate
  • Huawei Watch Ultimate Design Edition
  • Huawei Watch GT 4 serisi
  • Huawei FreeClip
  • Huawei Smart Glasses 2

Huawei’nin HarmonyOS NEXT ile Google/Android ekosisteminden tamamen bağımsız bir yol izlemeye başlaması, şirketin kendi ekosistemini güçlendirme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Bu yeni işletim sistemi, hem performans hem de enerji verimliliği açısından önemli iyileştirmeler sunarak kullanıcıların ilgisini çekmeyi hedefliyor.

Almanya çinli teknoloji şirketlerini dışlıyor!

Almanya, ulusal güvenlik endişeleri nedeniyle Çinli telekomünikasyon devleri Huawei ve ZTE’nin ekipmanlarını 2029 yılına kadar 5G ağlarından aşamalı olarak kaldırmayı planladığını duyurdu. Bu hamle, Avrupa’nın en büyük ekonomisinin kritik altyapısını potansiyel bir casusluk ve sabotaj riskinden korumayı amaçlıyor.

İçişleri Bakanı Nancy Faeser, anlaşmanın Avrupa’nın en büyük ekonomisi için dijital güvenlikte “çok önemli bir adım” olduğunu söyledi. Faeser, Çin’in konuyla ilgili bilgilendirildiğini ve Pekin’den herhangi bir misilleme beklemediklerini de ekledi.Anlaşmaya göre, Alman telekomünikasyon şirketleri Deutsche Telekom, Vodafone ve Telefonica Deutschland, 2026 yılına kadar 5G veri merkezlerinin çekirdek ağlarından Çinli üretimli ekipmanları çıkarmaya başlayacak. İkinci aşamada ise 2029 yılına kadar antenler, iletim hatları ve kuleler gibi altyapı bileşenlerinde kullanılan Çinli markaların parçaları da kaldırılacak.

Bu hamle, Avrupa’da Huawei ve ZTE’ye karşı artan bir tepkinin parçası. İngiltere, Danimarka, İsveç, Letonya,Estonya ve Litvanya gibi ülkeler de daha önce benzer yasaklar uygulamaya koymuştu. Amerika Birleşik Devletleri ise 2019’dan beri Huawei’yi ulusal güvenlik riski olarak nitelendirerek ürünlerinin kullanımını yasaklamış durumda.Çin hükümeti ise bu tür adımları siyasi müdahale ve haksız rekabet olarak nitelendirerek kınıyor. Huawei, Almanya’nın planının “acımasız bir girişim” olduğunu ve ağ güvenliğine yönelik iddiaların “bahane” olarak kullanıldığını savunuyor.Almanya’nın bu kararı, 5G ağlarının geleceği ve küresel teknoloji jeopolitiğinde önemli bir dönüm noktası olabilir.Bu durum, telekomünikasyon altyapısında Çin’e olan bağımlılığı azaltmak ve potansiyel güvenlik risklerini azaltmak için diğer ülkeleri de benzer adımlar atmaya teşvik edebilir.

Ancak, bu hamle aynı zamanda bazı zorlukları da beraberinde getiriyor. Almanya’nın 5G ağlarını dönüştürmek için alternatif tedarikçiler bulması ve yeni altyapı kurması gerekiyor. Bu da önemli maliyetler ve gecikmelere yol açabilir.

Almanya’nın Huawei ve ZTE’yi 5G ağlarından çıkarma kararı, küresel teknoloji dünyasında yankı uyandıracak ve önümüzdeki yıllarda önemli siyasi ve ekonomik sonuçlara yol açması muhtemel.

AMD Ryzen 9 9950X: rakiplerini geride bırakan güçlü bir performans!

0

AMD, yeni Zen 5 mimarisine dayalı Ryzen 9000 serisi işlemcilerini tanıttı ve bu serinin en güçlü modeli olan Ryzen 9 9950X, üst düzey performansıyla dikkatleri üzerine çekiyor. İşlemci, 5.7GHz saat hızı, 6 çekirdek ve 32 iş parçacığı ile donatılmış olup, toplamda 80 MB önbellek sunuyor; bunun içinde 64 MB L3 ve 16 MB L2 önbellek bulunuyor.

AMD’nin verilerine göre, Ryzen 9 9950X, Intel Core i9-14900K’ya göre %56’ya kadar daha fazla üretkenlik performansı (%29.8 ortalama artış) ve %23’e kadar daha fazla oyun performansı (%13.2 ortalama artış) sağlıyor. İşlemcinin performansı, farklı güç seviyelerinde yapılan testlerle de kanıtlanmış durumda. 120W güç seviyesinde Ryzen 9 9950X, 5.555 MHz saat hızına ulaşarak rakiplerini geride bırakıyor.

AMD Ryzen 9 9950X’in Anandtech forumlarında paylaşılan görüntülerine göre, işlemci Intel Core i9-14900K ve Ryzen 9 7950X ile kıyaslandı. Test sonuçlarına göre, Monster testinde 319,7 puanJunkshop testinde 205,8 puan ve Blender’daki Classroom testinde 152,5 puan elde eden Ryzen 9 9950X, performansını ortaya koyuyor.

Oyun performansıyla ilgili detaylar önümüzdeki günlerde netleşecek olsa da, Ryzen 9 9950X şimdiden önemli bir rekabetçi potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Ryzen 9000 serisi işlemcilerin yakın zamanda piyasaya sürülmesi bekleniyor ve bu işlemcilerle uyumlu yeni X870E/X870 anakartlar da birlikte gelecek. 600 serisi bir AM5 anakartkullanıyorsanız, yeni işlemcileri BIOS güncellemesi ile uyumlu hale getirebilirsiniz.

Neuralink 1000 beyin çipi takacak!

Ünlü girişimci Elon Musk, beyin-bilgisayar arayüzleri geliştiren şirketi Neuralink ile yine dikkatleri üzerine çekti. Musk2026 yılına kadar 1.000’den fazla kişiye Neuralink beyin çipi takmayı hedeflediklerini duyurdu.

Büyük hedef: 1.000’den fazla hasta

şirketin, 2026 yılına kadar 1.000’den fazla hastaya çip yerleştirmek gibi iddialı bir hedef belirledi. Elon Musk’ın bu konudaki açıklamaları, şirketin geleceğe yönelik son derece iyimser olduğunu gösteriyor. Şu an dünya genelinde beynine Neuralink çipi yerleştirilmiş sadece bir kişi var ve ikincisi de yoldaMusk, kişisel X (Twitter) hesabındanyaptığı açıklamada, iki yıl içinde dünyada Neuralink’e sahip 1.000’den fazla insan olacağını belirtti. Bu yılın sonuna kadar ise birkaç kişiye daha çip takılmasının planlandığı ifade edildi.

Akıllı telefonların yerini alacak

çipi, ilk olarak 8 yıldır boynundan aşağısı felçli olan 29 yaşındaki Noland Arbaugh’a umut ışığı oldu. Arbaugh, çip sayesinde zihin gücünü kullanarak bilgisayar oyunları oynamayı başardı. Bu başarı, şirketin potansiyelini gözler önüne serdiNeuralink çipleri, felçli hastaların zihinleriyle mekanik uzuvlarını kontrol etmelerini sağlayarak hareket kabiliyetlerini geri kazanmalarına yardımcı olacak. Elon Musk, daha önceki bir açıklamasında gelecekte akıllı telefonların yerini Neuralink beyin implantlarının alacağını söylemişti.

Neuralink’in bu iddialı hedefi, beyin-bilgisayar arayüzleri teknolojisinin gelecekteki potansiyel kullanım alanlarına ve insan hayatını nasıl dönüştürebileceğine dair büyük bir merak uyandırıyor.

Samsung’un Galaxy AI Kullanıcı Verileri Açıklandı!

Samsung, yapay zekaya ilişkin tüketici pazarlama analizlerinin sonuçlarını yayınladı. Özellikle Güneydoğu Asya ve Okyanusya bölgesinde en çok kullanılan Galaxy AI özelliklerinin detayları açıklandı. Raporda, Samsung’un yapay zeka alanındaki ilerlemelerinin Samsung dışındaki cihazları kullanan her beş kullanıcıdan dördünün ilgisini çektiği belirtiliyor. Ayrıca kullanıcıların üçte ikisinin Galaxy AI kullandığı vurgulanıyor.

One UI 6.1.1 Tabanlı Galaxy AI

Çalışma, One UI 6.1.1 tabanlı Galaxy AI’ın tanıtılmasından önce gerçekleştirildi ve tüketiciler, One UI 6.1 ile yaşadıkları deneyimleri paylaştı. En çok kullanılan Galaxy AI özellikleri arasında Circle to Search, Sohbet Yardımı (Chat Assist) ve Generative Edit yer alıyor.

Circle to SearchGalaxy S24 ile gelen ve parmak veya S Pen ile basit bir hareketle fotoğraflar, videolar veya yazılar dahil olmak üzere ekranda görülenlere ilişkin hızlı bilgi almayı sağlayan Google destekli bir özellik. Galeri uygulamasında, webde ve sosyal medyada kullanılabiliyor.

Sohbet yardımı (Chat Assist)

Sohbet Yardımı, gelen ve giden aramaları gerçek zamanlı olarak çeviriyor. Samsung, bu özelliğin üçüncü parti uygulamalarla sorunsuz çalışacak şekilde tasarlandığını belirtiyor. Chat Assist, dünya genelinde kullanıcılara 13 dildeetkili iletişim ve destek sağlıyor.

Generative Edit, yapay zekayı kullanarak kullanıcının çektiği görüntülerde düzeltmeler ve iyileştirmeler yapmasını sağlıyor. Kötü açıyla çekilmiş fotoğrafları düzeltme ve fotoğraflardan istenmeyen nesneleri kaldırma gibi işlemler, Samsung’un üretken yapay zeka destekli fotoğraf düzenleme özelliği ile kolaylaşıyor.

Galaxy AI destekli cihazlar

Samsung’un web sitesine göre, Galaxy AI uyumlu telefonlar, tabletler, bilgisayarlar ve diğer ürünler şu şekilde sıralanıyor:

Galaxy S serisi

  • Galaxy S24 Ultra, S24+, S24
  • Galaxy S23 Ultra, S23+, S23, S23 FE
  • Galaxy S22 Ultra, S22+, S22

Galaxy Z serisi

  • Galaxy Z Fold 6
  • Galaxy Z Flip 6
  • Galaxy Z Fold 5
  • Galaxy Z Flip 5
  • Galaxy Z Fold 4
  • Galaxy Z Flip 4

Tabletler

  • Galaxy Tab S9 Ultra, Tab S9+, Tab S9
  • Galaxy Tab S8 Ultra, Tab S8+, Tab S8

Dizüstü bilgisayarlar

  • Galaxy Book 4 Edge 16”
  • Galaxy Book 4 Edge 14”

Kulaklıklar

  • Galaxy Buds 3 Pro, Buds 3
  • Galaxy Buds 2 Pro, Buds 2
  • Galaxy Buds FE

Akıllı saatler

  • Galaxy Watch Ultra
  • Galaxy Watch 7

Yüzük

  • Galaxy Ring

Samsung2024 yılı sonuna kadar 200 milyondan fazla cihazda Galaxy AI’ın kullanılacağını belirtiyor.