Yenilenebilir enerji ve E-Mobilite devleri İstanbul’da buluşacak

Sektörün tek güneş enerjisi ve enerji depolama fuarı Solar+Storage NX ve elektrikli araç şarj altyapısı ile E-Mobilite endüstrisinin gereksinimlerini odağına alan NextGen E-Mobility + Charge Expo & Summit Fuarı ve Zirvesi, 31 Ağustos – 02 Eylül 2023 tarihleri arasında İstanbul’da Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenleniyor. Fuarlar ve zirvenin uluslararası enerji yatırımcılarının yeni buluşma noktası olması hedefleniyor.

Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED), Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD)’ın destekleri ile Solis Fuarcılık ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. tarafından ilk kez düzenlenecek Solar+Storage NX Fuarı ve NextGen E-Mobility + Charge Expo & Summit Fuarı ve Zirvesi, Wyndam Grand İstanbul Levent Otel’de düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyuna duyuruldu. Toplantıya GENSED Başkanı Halil Demirdağ, GENSED Asbaşkanı Tolga Murat Özdemir, TEHAD Başkanı Berkan Bayram, Solis Fuarcılık ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. Genel Müdürü Feraye Gürel ile sektör temsilcileri katıldı.

Yenilebilir enerji sektörün tek güneş enerjisi ve enerji depolama fuarı 

İlk kez düzenlenecek fuarlar ve zirve hakkında bilgi veren Solis Fuarcılık ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. Genel Müdürü Feraye Gürel, “Solis Fuarcılık olarak GENSED ve TEHAD ile güçlerimizi birleştirip iki önemli sektörü aynı çatı altında buluşturacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sektörün Tek Güneş Enerjisi ve Enerji Depolama Fuarı Solar+Storage NX’de 12 ülkeden 100’ün üzerinde katılımcı firmamız yer alacak. 51’i aşkın ülkeden 10.000’den fazla ziyaretçi katılımı bekliyoruz. Alım Heyeti Programımız kapsamında CIS Ülkeleri: Özbekistan, Kazakistan, Gürcistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Rusya (Belirli Bölgeleri), Makedonya, Bosna Hersek, Arnavutluk, Karadağ, Romanya, Bulgaristan, Kuzey Afrika: Fas, Tunus, Cezayir, Mısır, Libya, Sudan, Sahra Altı Afrika: Güney Afrika Cumhuriyeti, Botsvana, Zimbabve, Zambiya ve Doğu Akdeniz: Ürdün ve Lübnan’dan profesyonel satın almacılar Solar+Storage NX’de olacaklar. Ayrıca; başta Çin, Japonya, Güney Kore, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Lübnan, Ürdün, Yunanistan, İtalya, İspanya, Almanya gibi ülkelerin ticari ataşelikleri ile birebir görüşmeler gerçekleştiriyoruz ve bu görüşmeler sonucunda dünyanın dört bir yanındaki kanaat önderlerini fuarda bir araya getiriyoruz.” dedi. 

Dünyanın önde gelen elektrikli araç markaları bu fuarda olacak

Eş zamanlı gerçekleştirilen ve sürdürülebilir mobiliteyi desteklemek adına en yaratıcı çözümleri ve en yeni trendleri bir araya getirme mottosuyla düzenlenen NextGen E-Mobility + Charge Expo & Summit Fuarı ve Zirvesi hakkında da bilgi veren Gürel şöyle devam etti: “Sektörün uluslararası katılımcılı en büyük fuar ve zirvesi olmayı amaçlayan NextGen E-Mobility + Charge Expo & Summit Fuarı ve Zirvesi’nde 70’in üzerinde katılımcı firma yer alırken, Zirve kapsamında gerçekleşecek 20’den fazla oturumda, 50’yi aşkın elektrikli araç sektörünün lider ve uzman isimleri konuşmacı olarak yer alacak ve deneyimlerini katılımcı ve ziyaretçiler ile paylaşacak. E-mobilite’nin yanı sıra şarj istasyon teknolojileri konusunda da lider firmaları ve yetkililerini ağırlayacağız.  Ayrıca dünyanın önde gelen elektrikli araç üretim firmalarını ilk kez Türkiye’de bu fuarda görme imkanımız olacak. Otomobil sektörünün başarılı kadın temsilcileri de konferansımızda yer alarak yeni nesillere esin kaynağı olacak.

Uluslararası enerji piyasası İstanbul’da buluşacak

Fuarların ve zirvenin uluslararası enerji piyasasını buluşturan ortak bir platform olmasını hedeflediklerini ifade eden GENSED Başkanı Halil Demirdağ, “Yeşil ve dijital dönüşümü hem ülkemiz hem de sektörümüz için fırsat olarak görüyoruz. Üyelerimiz geniş katılımla eş zamanlı düzenlenen Solar+Storage NX Fuarı ile NextGen E-Mobility + Charge Expo & Summit Fuarı ve Zirvesi’ne katılacaklar. Hem iç piyasa hem de uluslararası pazarlar için firmalarımıza önemli işbirlikleri ve fırsatlar sunulacak. Zirve ve konferansları da sektörün geleceğine dair gelişmeleri gündeme taşıması açısından çok önemli buluyoruz.” dedi.

GES’de 6, RES’de 2,5 kat büyüme öngörülüyor

Ülkemizin 2035 Ulusal Enerji Planı’na göre; GES Kurulu gücünün 53.000 MWe, RES Kurulu gücünün ise 30.000 MWe olmasının hedeflendiğine dikkat çeken Demirdağ, “Buna göre GES’de önümüzdeki 12 sene içinde yaklaşık 6 kat, RES de yaklaşık 2,5 kat  büyüme öngörülüyor. Yenilenebilir enerji, dijitalizasyon ve EV ile büyüyeceğiz, artık bu belli. Ekonomimizi de yeşil enerji ve enerjideki dönüşüm odaklı büyüme stratejileri ile yeniden yapılandıracağız, istihdam artışlarını teknoloji ile sürdürülebilir kılacağız. Sektör olarak bu konuda öncülük yapıyoruz ve dönüşümün odağında yer alıyoruz; üzerimize düşeni yapmaya da hazırız.” şeklinde konuştu. Demirdağ, artık gemi taşımacıları, havayolu gibi korunan sektörler ile  konut ve işyeri ısıtmasında oluşan CO2 emisyonu hesaplanıp, emisyon salınım bedeli talep edilecek. Emisyon salınımı ticareti yaptırımları ardından yeşil enerji ile taşıma ve ısınma kavramları gündemi daha çok meşgul edecek.

2035 yılına kadar ülkemizin en az 35 GWh’lık şebeke depolama tesisine ihtiyacı var

GENSED Asbaşkanı Tolga Murat Özdemir ise enerji depolama anlamında sektörde önemli gelişmeler yaşandığına dikkat çekti. Türkiye’nin yenilenebilir enerjide çok büyük potansiyele sahip olduğunu belirten Özdemir, sektörün tek güneş enerjisi ve enerji depolama fuarını düzenlemelerinin altında bu potansiyelin en iyi şekilde değerlendirilmesi olduğunun altını çizdi. Özdemir, “Enerji Depolama yatırımı yapıldığı takdirde eğer yanında GES veya RES yatırımı da yapmak isterseniz Lisans alma işleminde yarışma olmadan devletimiz büyük kolaylık sağlıyor. Şu ana kadar 250 GW’ı aşkın depolamalı GES ve RES başvurusu yapıldı. Hatta birkaç hafta evvel EPDK 744 MW’lık ilk parti ve hemen sonrasında 650 MW’lık ikinci parti ön lisans almaya hak kazanan projeleri açıkladı.  2035 yılına kadar ülkemizin en az 35 GWh’lık şebeke depolama tesisine ihtiyacı var. Enerji depolama şebekemizin daha stabil dolayısıyla sürdürülebilirliğini sağlamasının yanında; GES’lerin ve RES’lerin de gelişimini desteklediği için karbon ayak izimizi azaltacak. Örneğin, doğaya en çok zarar veren fosil yakıt kullanımını azaltacak elektrikli araçlarımızı, Elektrikli Araç Şarj istasyonlarında depolamanın sağladığı ekstra güç ile çok daha hızlı şarj edebileceğiz. Aynı şekilde ev sahipleri GES ile depolama entegrasyonu sayesinde kesintisiz enerjiye kavuşacaklar. Yeşil Mutabakat ile ileride fosil yakıtlı dizel jeneratörler tarihe kavuşacak ve yerini yeşil enerjiden şarj edilebilen batarya grupları alacak. Enerji depolama şebekenin stabilitesi sağlar. GES ve RES’ler için sürdürülebilir gelişiminin garantisi enerji depolamadır. GES’ler gecede üretim yapıyorlar. Enerji depolama sayesinde ‘Güneşimiz hiç batmayacak’. Tüm gelişmelerle birlikte, depolama hayatımızı ve dünyamızı daha iyi kılacak. GES’ler gece, RES’ler ise rüzgar esmeden de elektrik üretebilecek. Enerjide oyunun kuralları yeniden belirlenirken, gelecekte enerji alanındaki yatırımlarda, Güneş ve Enerji Depolama teknolojileri birinci sırada yer alacak.” dedi.

2030’da Türkiye yollarında yaklaşık 1 milyon elektrikli otomobil seyredecek

NextGen E-Mobility + Charge Expo & Summit Fuarı ve Zirvesi’nin Yerli ve Yabancı Elektrikli Araç Üreticileri, Tedarikçileri ve Şarj markalarının buluşma adresi olacağını ifade eden TEHAD Başkanı Berkan Bayram ise “Türkiye; elektrikli ulaşım, şarj ağı, batarya ve bağlı teknolojiler bakımından 5 Milyar iş hacmi üretebilecek potansiyele sahip. 2030 yılına geldiğimizde Türkiye yollarında yaklaşık 1 Milyon elektrikli otomobil ve 250 bin adetlik şarj ağı oluşacaktır. Bu gelişimin ülkemiz istihdam sürecine katkısının ise, yeni iş sahibi 1,5 Milyon kişi olacağını tahmin ediyoruz.” dedi. Elektrikli şarj istasyonları konusunda da bilgi veren Bayram, “Türkiye’de şu ana kadar 126 firma şarj ağı lisansı aldı. Lisans şartları gereği bu firmaların 6 aylık süre içerisinde en az 50 adetlik şarj ünitesi kurma zorunluluğu bulunuyor. Diğer taraftan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın açmış olduğu Destek Paketi’nden yararlanan firmalarında 1572 adet, en az 120kW ve üstü güçte şarj ünitesi kurulumları devam ediyor. Ülkemizde şu anda halka açık toplamda 6500 adet şarj ünitesi bulunuyor. Lisanslı – lisanssız toplam şarj ünitesi sayısı ise 20 bin adete ulaşmış durumda. “ diye konuştu. 

Dünya elektrikli ve hibrit pazar 20 milyon araca ulaştı

Dünya rakamlarına da dikkat çeken TEHAD Başkanı Berkan Bayram, dünya elektrikli ve hibrid araç pazarının yaklaşık 20 Milyon adete ulaştığını  belirtti ve oran olarak elektrikli araçların toplam pazarda en yüksek olduğu ilk 3 ülkenin yüzde 86 ile Norveç, yüzde 43 ile İsveç ve yüzde 30 ile Hollanda olduğunu ifade etti. Bayram, NextGen E-Mobility + Charge Expo & Summit Fuarı ve Zirvesi’nin geleceğin iş modellerine, yenilenebilir enerjide değişen yatırımcı ve ihtiyaç profillerine yenilikçi bakış açıları sunarak; Türk enerji sektörünün geleceğine katma değer sağlamayı hedeflediğini ifade etti. Bayram fuarların tüm sektör paydaşlarının hem ticaret ağlarını genişletmesini; hem de ülkemizin yeşil dönüşüm kapsamında iklim değişikliği ile mücadelesinde önemli rol oynayacağını söyledi.

İklim krizine yönelik çözüm önerileri Solar+Storage NX konferanslarında konuşulacak 

Fuara paralel olarak organize edilecek uluslararası teknik ve stratejik konferanslarda, 30’u aşkın konuda Türkiye ve dünyadan uzman isimler güncel konular ve teknolojik gelişmeler hakkında bilgi birikimlerini dinleyicilerle paylaşacak. C-seviye bilgilendirme ve network platformuna dönüşecek Solar+Storage NX Konferanslarında, iklim değişikliğiyle küresel mücadelede güneş enerjisi ve depolama teknolojilerinin önemi tüm detaylarıyla ele alınırken, enerji talebindeki hızlı artışa çözüm olacak temiz ve yenilenebilir diğer enerji kaynaklarındaki gelişmeler ve fırsatlar masaya yatırılacak. Ayrıca, emisyon envanterinin daha sağlıklı olarak hazırlanması ve iklim değişikliği politikalarını tüm paydaşların işbirliği ile geliştirilmesi noktasında gerekli altyapının oluşturulmasına ortam sağlayacak. solar+HUB, storage+HUB, decarb+HUB, business+HUB ve digi+HUB olmak üzere beş ana başlık üzerinden belirlenen teknik konferans konuları, güneş enerjisi ve depolama kullanımına teşvik ederken yaygınlaştırıcı faaliyetlerin gündeme taşınmasını sağlayacak.

SSD veya sabit diskinizi nasıl güvenli bir şekilde silersiniz?

Eski donanımınızı satmanın ya da bağışlamanın zamanı geldi, değil mi? Aman dikkat! Kimlik hırsızlığı kurbanı olmamak için öncelikle SSD veya sabit diskinizdeki verileri güvenli bir şekilde silmeniz gerekiyor.

Verilerinizi silmek onları yok etmiyor!

Sabit diskinizdeki verileri basitçe silmek, tahmin edebileceğiniz gibi onları silmez. Bunun yerine, NTFS (Windows PC’ler tarafından kullanılan dosya sistemi) verileri anlık görünümden gizler ve yeni bir dosya sürücüye yerleştiğinde üzerine yazılmasını sağlar. Bu, günlük kullanım için uygulanabilir bir senaryodur. Ancak eski bir makineden ayrılma zamanı geldiğinde felakete yol açabilir ve kullanımdan kaldırılan yönlendiricilerin hassas iş verilerini sızdırdığına dair yakın tarihli bir raporun da gösterdiği gibi, bazı insanlar artık bilgi kırıntılarının peşine düşmektedir.

Depolama cihazınızdaki verileri gerçekten yok etmek için, sürücü alanınızın üzerine birler ve sıfırlar yazmak üzere daha sert (ve zaman alıcı) önlemler almanız gerekir. İşte bu kılavuz burada devreye giriyor. Kullandığınız sürücü türü ne olursa olsun, USB flash sürücüler dahil her iş için en iyi güvenli silme yardımcı programını belirleyeceğiz. Yalnızca belirli dosyaları silmek istiyorsanız, bunu nasıl yapacağınızı da göstereceğiz.

Verilerinizi yedekleyin!

Bu programlar bir kez çalışmaya başladığında, unutulan bir dosya için geri dönemezsiniz. Bu, veri unutulmasına giden tek yönlü bir yoldur. Ayrıca bir dizüstü bilgisayarın sürücüsünü siliyorsanız, başlamadan önce dizüstü bilgisayarı fişe taktığınızdan emin olun. Disk silme işleminin ortasında pilin bitmesi ve elektriğin kesilmesi sürücü için felaket anlamına gelebilir. Bunu aradan çıkardıktan sonra terminolojiden bahsedelim. Sürücü silme programları yazılımın kaç “geçiş” yapacağını belirlemenize izin verir. Her geçiş, verilerin tamamen üzerine yazılması anlamına gelir. Üç geçiş yapan bir yardımcı program sürücünüzün üzerine üç ayrı kez birler ve sıfırlar yazar. Verilerinizin üzerine ne kadar çok kez yazarsanız, kurtarılma olasılığı o kadar azalır. Bazı yardımcı programlar 35 geçişle “Gutmann” seviyesinde korumayı destekler, ancak üç geçiş ABD Savunma Bakanlığı’nın “Kısa” spesifikasyonu ve dünya çapında çok sayıda ordu için yeterlidir. Verilerinizi bu yöntemlerden herhangi biriyle silmeyi seçerseniz, bunu kendi sorumluluğunuzda yaparsınız – bu nedenle başlamadan önce bir yedekleme yapmanızı öneririz.

Eraser ile belirli dosyaları güvenle silin.

Tüm sürücüler yerine yalnızca belirli dosya ve klasörleri silmeniz gerekiyorsa, açık kaynaklı Eraser sizin için bir araçtır. Programı başlatın, ekranın üst kısmındaki ‘Silme Zamanlaması’ seçeneğinin yanındaki oka tıklayın ve Yeni görev’i seçin. Buradan, görev ve zaman çizelgeleme seçeneklerini içeren bir pencere açılır. Silinecek dosyaları seçmek için Veri Ekle’ye tıklayın ve bir silme yöntemi seçin.
Windows Gezgini’nde bir dosyaya sağ tıkladığınızda da bir Silgi seçeneği belirerek dosyaları hızlı ve kolay bir şekilde kalıcı olarak silmenizi sağlar.

Sabit diskinizdeki belirli dosyaları veya sektörleri düzenli olarak güvenli bir şekilde silmek istiyorsanız, Silgi’nin çok sayıda gelişmiş zamanlama ve dosya seçeneği vardır. Yine de ince ayarları kurcalarken dikkatli olun; yanlışlıkla önemli bir şeyi silmek istemezsiniz. Ayrıca, katı hal sürücülerindeki (SSD’ler) aşınma dengeleme algoritmaları yardımcı programın bilgileri güvenli bir şekilde silme yeteneğini ortadan kaldırdığından, Eraser’ın mekanik sabit sürücüler için tasarlandığını unutmayın.

USB flash sürücünüzü güvenli bir şekilde silin

Erase’i kullanmanın basit olduğunu mu düşünüyordunuz? Roadkil’in Disk Wipe’ı daha da kolay ve geleneksel sabit disklerin yanı sıra USB flash sürücülerde de gayet iyi çalışıyor. Basitçe indirin, açın ve küçük uygulamayı başlatın, ardından bir sürücü seçin ve programın yapmasını istediğiniz geçiş sayısını yazın. (Yine, en az üç tane öneriyoruz.)
Diski silmeyi ya da gereksiz verilerle doldurmayı seçin, Sil’e tıklayın ve işiniz bitti. Roadkil’in Disk Wipe’ı yıllardır güncellenmedi, ancak sadece çalışıyor. Programı indirirken işletim sisteminizi seçtiğinizden emin olun; Windows 10 kullanıcıları Windows 8 seçeneğini tercih edebilirler.

DBAN ile mekanik bir sabit sürücüyü güvenli bir şekilde silin

Tüm diski silme yazılımı hakkında bir not: Tüm sürücüleri silmek, daha önce bahsedilen kullanımı kolay uygulamalardan biraz daha karmaşık çözümler gerektirir. Muhtemelen bilgisayarınızın işletim sistemini barındıran sürücüdeki verileri sileceğiniz için, tüm sürücüleri silen çoğu araç, programı bir flash sürücüye taşımanızı veya bir .iso dosyasından önyüklenebilir bir flash sürücü oluşturmanızı gerektirir. Her şeyin sorunsuz çalıştığından emin olmak için BIOS ayarlarınıza da girmeli ve sürücülerinizin IDE moduna ayarlı olduğundan emin olmalısınız.

Yıllardır güncellenmemiş olmasına rağmen dünyanın dört bir yanındaki meraklılar tarafından sevilen ve HDD’leri silmek için zaman içinde test edilmiş bir seçenek olan DBAN’ı indirin. İndirdikten ve önyüklenebilir bir USB oluşturduktan sonra, sürücüyü bilgisayarınıza takın ve bilgisayarınıza sabit sürücünüz yerine USB sürücüsünden önyükleme yapmasını söyleyin. RAID özellikli bir sabit diski silmeyi umuyorsanız, RAID birimini sökmeniz ve başlamadan önce her diski JBOD moduna ayarlamanız gerekir.
DBAN tüm mavi-beyaz ihtişamıyla çalışmaya başladığında, hangi diski sileceğinizi seçmeniz ve silme yöntemini seçmek için klavyenizdeki M tuşuna basmanız yeterlidir. Her şey iyi göründüğünde silme işlemini başlatmak için F10 tuşuna basın. Seçtiğiniz yönteme ve diskin boyutuna bağlı olarak verilerin silinmesi saatler hatta günler sürebilir. Yanınıza bir sandviç ve telefonunuzu alın ya da daha iyisi, DBAN sihrini yaparken uzaklaşın ve başka bir şey yapın.

Secure Erase veya Parted Magic ile bir hibrit sürücüyü veya SSD’yi güvenli bir şekilde silin

Bir SSD ‘den veri silmek, SSD ‘ye eşit veri yazmak için kullanılan aşınma dengeleme algoritmaları sayesinde bir HDD’den veri silmekten biraz farklıdır. Bir SSD’deki tüm verileri güvenli bir şekilde silmek için, modern SATA ve NVMe SSD’lerin ve eski PATA/IDE sürücülerin ürün yazılımında yerleşik olarak bulunan ve ATA Secure Erase ya da NVMe Secure Erase olarak adlandırılan bir komut kullanırsınız.

Çoğu modern SSD güvenli silme işlemini başlatma özelliğine sahiptir ya da üretici Crucial, Samsung, SanDisk, Seagate ve Western Digital gibi özel bir araç sağlamaktadır. Sürücü üreticiniz güvenli silme çözümü sunmuyorsa ya da üretici çözümü önyükleme sürücülerini yeniden biçimlendirme işlemini gerçekleştiremiyorsa iki seçeneğiniz vardır. Sürücü çıkarılabilir ise, harici bir sürücü kutusuna yerleştirebilir ve USB aracılığıyla başka bir bilgisayara bağlayarak oradan silebilirsiniz. Daha kolay bir seçenek ise üçüncü parti yardımcı program olan Parted Magic’tir. Ancak bu noktada bir ödeme duvarıyla karşılaşıyoruz. Bu yazı yazılırken, Parted Magic yazılımın bir kopyası için 11 $ veya ömür boyu abonelik için 39 $ ‘dır, yani sürekli güncellemeler alırsınız.

Ödeme yaptıktan sonra Parted Magic .iso dosyasını indirin ve önyüklenebilir bir flash sürücü oluşturun. Sürücüyü önyüklediğinizde Windows benzeri bir masaüstü ekranına ulaşacaksınız. Masaüstünde bir Erase Disk başlatıcısı var. Şimdi tek yapmanız gereken talimatları takip etmek. Parted Magic’in yardım sayfalarında hem normal SSD ‘ler hem de NVMe sürücüler için ne yapılması gerektiğine dair talimatlar da bulunmaktadır.

Parted Magic sürücünüzün donmuş olduğu uyarısını verirse, önerildiği gibi bilgisayarınızı uyku moduna alın, tekrar açın ve yardımcı programı yeniden çalıştırın. Gelişmiş Güvenli Silme işlemini çalıştırmak isteyip istemediğiniz sorulursa Hayır seçeneğine tıklayın; denenmiş ve güvenilir standart sürüme bağlı kalmak isteyeceksiniz.

Bir WhatsApp hesabı artık dört farklı cihazda kullanılabilecek

Anlık mesajlaşma platformu WhatsApp Salı günü yaptığı açıklamada, şirketin kullanıcıların birden fazla cihaz üzerinden giriş yapmasına izin vermeye başlayacağını duyurdu. Basitçe söylemek gerekirse, artık bir telefon numarası için aynı hesabı dört farklı akıllı telefonda kullanılabilecek.

Meta, WhatsApp kullanıcıları için faydalı bir yeniliği duyurdu.

Artık WhatsApp hesabını aynı anda iPhone da dahil olmak üzere dört akıllı telefonda (bir ana cihaz ve üç ek cihaz) kullanabiliyoruz. Dünyanın dört bir yanındaki kullanıcılar yeniliği almaya başladı bile. Bu, kullanıcıların aynı hesapla farklı cihazlar arasında geçiş yapmalarına ve farklı cihazlarda aynı anda oturum açmalarına olanak tanıyacak.

Bu özellik, kullanıcıların hesaplarını tıpkı WhatsApp web’i masaüstlerinde kullandıkları gibi dört ek cihaza bağlamalarına olanak tanıyacak. Bağlanan her akıllı telefon WhatsApp’a bağımsız olarak bağlanacak. Tüm bu cihazlar uçtan uca şifrelemeye sahip olacak ve mesajları, aramaları ve verileri koruma altında tutacak. Bu da farklı telefonlardan gönderilen mesaj, fotoğraf ve videoların her iki uçta da şifrelendiği anlamına geliyor. Birincil cihaz 14 gün boyunca etkin değilse, WhatsApp ek cihazlardaki hesaptan otomatik olarak çıkış yapacak.

WhatsApp hesabınızı ek akıllı telefonlara bağlamak için, QR kodunu birincil cihazınızdan taramanız gerekiyor. Bu yardımcı cihazlar akıllı telefonlar, tabletler ve benzeri diğer cihazlar olabilir.

Bu yardımcı telefonları bağlama yöntemlerinden bir diğeri de kod kullanmaktır. Kullanıcıların tek seferlik bir kod almak için WhatsApp Web’e telefon numaralarını girmeleri gerekecek. Kodu aldıktan sonra, bunu etkinleştirmeye çalıştığınız telefona girin.

Bu özellik uzun zamandır beklenen güncellemelerden biriydi ve yakında tüm kullanıcılara sunulacak. WhatsApp’tan yapılan açıklamada, “Bugün, aynı WhatsApp hesabını birden fazla telefonda kullanma olanağını sunarak çoklu cihaz teklifimizi daha da geliştiriyoruz” denildi.

Sonuç olarak, aynı hesabı dört farklı cihazda kullanma özelliği, kullanıcıların daha fazla esneklik ve kolaylık sağlamasını sağlayacaktır. Bu gelişme, şirketin kullanıcı tabanının artmasına ve uygulamanın daha fazla kullanıcı tarafından tercih edilmesine yol açabilir.

En iyi ebeveyn kontrolü uygulamaları

Ebeveyn kontrolü uygulamaları artık aileler için zorunluluk haline geliyor. iPhone ve Android için en iyi uygulamaları listeledik.

21. yüzyılda ebeveynliğin en zor yanı, çocuğunuza hem fiziksel alanda hem de siber alanda göz kulak olmak. Çocuklar artık önceki tüm nesillerden daha fazla çevrimiçi ve bu pek çok fayda sağlasa da bununla ilgili tehlikeler ve sorunlar da var. Çocuğunuzun internette ne yaptığını kontrol etmek her zaman kolay değil. Ancak görevi daha az zorlaştırmak için kullanabileceğiniz çeşitli araçlar var. Ebeveyn kontrolü uygulamaları, çocuğunuzun internette vakit geçirirken güvende olduğundan emin olmanın en iyi yoludur ve çoğu, çocuklarınızın ekranda ve internette geçirdikleri süreyi izlemenin ve sınırlamanın yollarını da sunuyor. Ebeveyn kontrol uygulamaları çocukların ve ailenin güvende kalmasını sağlıyor.

Qustodio Parental Control App

Qustodio, her yaştan çocuğa uyacak şekilde değiştirilebilen ve değiştirilebilen kapsamlı kontrollerle, piyasadaki en iyi hepsi bir arada ebeveyn kontrolü uygulamalarından biri. Çocuğunuzun faaliyetleri hakkında 30 günlük raporlar gönderir ve hatta SMS kullanımını ve çağrıları takip edebilir. Çocukları hareket halindeyken takip eder ve bir yerde buluşmanız gerekirse konumunuzu paylaşabilir. Ayrıca oyunlar ve uygulamalar da engellenebilmektedir.

Microsoft Family Safety

Evde bir Xbox’ınız varsa olmazsa olmazınız olan Microsoft’un Aile Koruması uygulaması diyebiliriz. Bu uygulama cep telefonu güvenliğini konsol ve dizüstü bilgisayar güvenliği ile tek bir temiz küçük pakette birleştiriyor. Microsoft’un aile uygulaması Windows, Android ve Xbox’a yayılarak size tek bir düzgün küçük uygulamada neredeyse eksiksiz kapsama alanı sunuyor.

Nintendo Switch Parental Control

Nintendo Switch, çocuklar arasında en popüler konsollardan biri. Bu nedenle Nintendo’nun bir ebeveyn izleme uygulaması da sunması harika diyebiliriz. Uygulama, büyük ölçüde çocuğunuzun Switch’inde ne oynadığını takip etmenin yollarını sunuyor ve size belirli oyunları oynamak için ne kadar zaman harcadıklarını günlük ve aylık etkinliklerinin özetleriyle gösteriyor.

Apple Screen Time

Bu uygulama ile App Store’dan indirmeler, içerik ve uygulama içi davranışlar (uygulama içi satın almalar dahil) üzerinde kısıtlamalar belirleyebilirsiniz. Belirli uygulamalar için kontroller de dahil olmak üzere, cihazı kullanarak geçirilen süre de kısıtlayabilirsiniz.

Google Family Link

Family Link ile artık çocukların konumlarını ve cihaz pilini takip edebilirsiniz. Ayrıca coğrafi çit içeriyor, böylece bir çocuk belirli bir yere girdiğinde veya belirli bir yerden çıktığında bildirim alabilirsiniz.

FamiSafe

Gerçek zamanlı konum (geçmişle birlikte), coğrafi sınırlar, uygulama engelleyiciler, programlar, web filtreleri, etkinlik raporları ve çok daha fazlasını sunuyor.

OurPact

Mesajlaşmayı, uygulamaları ve internet erişimini engellemenize olanak tanır, ayrıca ekran süresini ayarlayabilirisiniz. Çocuğunuzu izleyebilir, gitmemesini tercih ettiğiniz bir yere gittiklerinde gerçek zamanlı uyarılar almak için coğrafi sınırlar ayarlayabilir ve yeni uygulamalar yüklediklerinde uyarılar alabilirsiniz.

Norton Family Premier

Family Premier‘in en dikkate değer özellikleri arasında, siteleri tamamen engellemenize veya yalnızca ziyaret edilen sitelerin günlüğünü tutmanıza izin veren güçlü web denetimi yer alıyor.

Kidslox

Kidslox temel olarak ebeveynlerin 10 cihaza kadar uygunsuz içeriği (uygulamalar ve web siteleri) engellemesine olanak tanıyan, Android ve iOS uyumlu bir ebeveyn denetimi uygulaması olarak görev yapıyor. Bu uygulama, çocuğunuzun her gün telefonunda ne kadar zaman harcadığını kontrol etmenizi sağlıyor. Böylece ödev yapması gerekirken sosyal medyada gezinmesini engelleyebilirsiniz.

İngiltere’den yapay zekaya fonlama

0

İngiltere yapay zeka fonu ile küresel rekabetçi hale gelmeyi hedefliyor. 1 milyar sterlinlik yatırım yapay zeka ve süper bilgisayarlar için yapılacak.

İngiltere Başbakanı Rishi Sunak ve Bilim ve Teknoloji Bakanı Michelle Donelan, İngiltere’nin egemen yapay zekasını geliştirmeye yönelik bir programa 100 milyon sterlinlik fon sağlanacağını duyurdu.

Süper bilgisayarlar ve yapay zeka için ayrı ayrı planlama

Hükümet, bir çalışma grubu kurmak ve yapay zeka geliştirmeye başlamak için 100 milyon sterlinlik yatırım yapacak. Egemen yapay zekayı geliştirecek olan uzmanlar, projenin ilerleyişi hakkında doğrudan İngiliz hükümetinin başına rapor verecek. Çalışma grubu başkanı önümüzdeki yaz seçilecek.

Birleşik Krallık hükümeti yapay zeka algoritmasının ekonomiyi canlandıracağına inanıyor. İngiltere ayrıca bir süper bilgisayar inşa etmek ve yapay zeka ile ilgili deneyler yapmak için 900 milyon sterlin yatırım yapıyor.

Yapay zekanın ayrıca on yıl içinde küresel GSYİH’yı yüzde 7 artıracağı ve bunun benimsenmesini Birleşik Krallık ekonomisini büyütmek için hayati bir fırsat haline getireceği tahmin ediliyor. Başbakan Rishi Sunak: “Yapay zekanın potansiyelinden yararlanmak , ekonomimizi büyütmek, daha iyi ücretli işler yaratmak ve sağlık ve güvenlik alanındaki ilerlemelerle daha iyi bir gelecek inşa etmek için muazzam fırsatlar sunuyor. Yeni uzman görev gücümüz aracılığıyla gelişmekte olan teknolojilere yatırım yaparak, daha yenilikçi bir Birleşik Krallık ekonomisini şekillendirmenin bir parçası olarak güvenli ve güvenilir yapay zeka geliştirmeye öncülük etmeye devam edebiliriz” dedi.

Yeni yatırım, egemen yetenekleri ve güvenli ve güvenilir temel modellerin geniş çapta benimsenmesini sağlamak için yeni hükümet-sanayi görev gücünü finanse edecek ve 2030 yılına kadar Birleşik Krallık’ın bir bilim ve teknoloji süper gücü olarak konumunu sağlamlaştırmaya yardımcı olacak.

Türkiye’nin ilk uydu kuluçka merkezi Cube Beyoğlu girişimciler için açıldı

Beyoğlu Belediyesi, Teknopark İstanbul işbirliğiyle Türkiye’nin ilk uydu kuluçka merkezi olan Cube Beyoğlu’nu girişimciler için açmaya hazırlanıyor. Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi gibi güçlü paydaşlarla birlikte oluşturulan merkez, Yapay Zeka, Dijital Sanat, Oyun, Artırılmış Gerçeklik, VR ve Mobil Uygulama temalarını kapsıyor.

Genç girişimciler için 7/24 açık modern çalışma alanları, mentorluk desteği, akademik ve teknik danışmanlık, ulusal ve uluslararası yatırımcılara erişim, TTO desteği ve teknopark vergi avantajları gibi birçok imkan sunan merkez, ön kuluçka ve kuluçka hizmetleri de sunacak. 2023 Ocak ayında hizmete açılması planlanan Cube Beyoğlu, ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi için akademik/teknik destek ve eğitim imkanları da sunacak.

Mi s Sokak’ta bulunan 5 katlı tarihi bir bina, tamamen Beyoğlu Uydu Kuluçka Merkezi’ne ayrıldı. Giriş katında genç girişimciler için hazırlanan tanıtım alanı bulunurken, 1. ve 2. katlar kuluçka aşamasındaki girişimlerin çalışabileceği alanlar olacak. 3. ve 4. katlar post kuluçka aşamasındaki girişimler için çalışma alanları sağlayacakken, 5. kat ön kuluçka aşamasındaki girişimler için çalışma ve sosyalleşme alanları sunacak.

320.000 konut dijital olarak yönetiliyor

Ofis, konut, site benzeri çoklu operasyon gerektiren yapılarda aidat takibi, varlık yönetimi, personel kontrol sistemi gibi ihtiyaçları tek merkezden yöneten Senyonet 320.000 kuruluma ulaştı.

Dijitalleşme, tesis yönetimi dünyasını yönlendirerek istikrarlı bir şekilde büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Sensör teknolojisinden veri analitiğine, bulut tabanlı veri toplamadan uzaktan izleme özelliğine kadar birçok inovasyonu birlikte sunan Senyonet, ofis, konut, site benzeri çoklu operasyon gerektiren yapılarda aidat takibi, varlık yönetimi, personel kontrol sistemi gibi ihtiyaçları tek merkezden yönetiyor. Bir apartmandan şehir hastanesine kadar oldukça geniş bir ölçekte tesis yönetim çözümleri sunan Senyonet’in CEO’su Mehmet Yıldızdoğan, yöneticilerin iş yükünü azaltan ve önemli bir maliyet avantajı sağlayan Senyonet’in bu yıl 320 bin konuta ulaştığını belirtti. 

Son yıllarda fiziksel altyapı, yatırım ve kullanım özellikleri açısından çok geniş hacimli ve karmaşık tesisler revaçta Tesis yönetim yazılımları kullanıclara kişiselleştirilmiş çözümlerle birlikte konutlarını farklılaştırma, işlerini en akıcı şekilde ilerletme seçeneği sunarken harcanan toplam enerjiden %15 ile %40’ı arasında tasarruf imkanı sağlıyor. Bu kolaylığı sağlayan ve tek başına bir apartmanın ya da binlerce konutlu sitelerin yönetimini tek merkezden yürütebilme imkanı sağlayan tesis yönetim yazılımı Senyonet, yönetim operasyonlarını kolaylaştırıyor ve iş yükünü azaltıyor. Tesislerin Senyonet sayesinde muhasebe, aidat takibi, talep yönetimi, güvenlik ve teknik bakım denetimleri ya da personel devam kontrol sistemi gibi daha birçok ihtiyacının tek kaleme indirgenerek dijitalleştiğini söyleyen Senyonet CEO’su Mehmet Yıldızdoğan, bu yıl Senyonet’in 320 bin konuta ulaştığını belirtiyor.  

Akıllı ve sürdürülebilir tesis yönetimi 

Esnek ve modüler yapısı sayesinde tüm tesisi dünya standartlarında, dijital bir platform üzerinden, etkin, verimli ve site sakinleri ile etkileşimli bir şekilde yönetme imkanı sunan Senyonet, alanında sektörün öncü markası konumunda. SaaS (Software as a Service) yöntemi ile cloud üzerinden hizmet veren Senyonet, site yönetimlerinin lisanslama, kurulum, destek ve bakım maliyetlerini optimize ederek tek bir yazılım ile tüm tesisin ihtiyaçlarını uçtan uca yöneterek iş gücünde ve maliyette önemli bir avantaj sağlıyor. Siteler, iş merkezleri, AVM’ler, fabrikalar ve hastanelere hizmet sağlayabilen Senyonet, 320 bin konutun hayatını kolaylaştırıyor.

Türkiye’de geliştirilen sosyal medya platformu: Touchapp

Türkiye’de geliştirilen, kişiselleştirilebilir bir sosyal medya platformu yaratmayı hedefleyen sosyal medya uygulaması Touchapp, 100 binden fazla üyeye ulaştı

Touchapp ile ilgili kurucuları Islam Faisal ve Mohamad Faisal, şu bilgileri verdi: “Kaliteli paylaşımların yer aldığı bir platform olarak kullanıcısına zamanını faydalı bir şekilde geçirmeyi taahhüt ediyoruz. Şu anda kullanıcıların büyük bölümü Türkiye’den. Önce MENA pazarına, ardından gelecek 5 yılda dünya geneline yayılmak istiyoruz. Merkezimiz Alanya’da bulunuyor. Alanya’da olmak bizler için büyük bir şans. Her yıl milyonlarca turistin ağırlandığı bu bölge sadece turizmle değil gelecekte teknolojiyle de anılabilir. Alanya Türkiye’nin Silikon Vadisi olabilir.”

Dünyada son yıllarda internet kullanımı hızla artıyor. Telefonlardan elektrikli ev eşyalarına, otomobillerden fabrikalara kadar her şey ile internet üzerinden haberleşiliyor. Kullanıcılar da akıllı telefonları üzerinden toplantılara katılıyor, küçük ekrandan bir tıkla dünyanın herhangi bir yerine ulaşabiliyor. Tüm bunların dışında zamanın büyük çoğunluğu da geliştirilen sosyal medya uygulamalarında geçiriliyor. Sosyal medya uygulamalarına artan ilgi de yatırımcıları bu yöne çevirdi. Popüler uygulamalar özellikle ABD ve Çin gibi ülkelerde ortaya çıkarken, Türkiye’den de bu yönde bir hamle geldi.

touchapp

Uzun yıllar önce Türkiye’ye yerleşen ve farklı alanlarda yatırımlar yapan Filistinli iki kardeş Islam Faisal ve Mohamad Faisal, Alanya’da sosyal medya platformu Touchapp’i kurdu. Türkiye’den doğan Touchapp ile dünya çapında sosyal iletişim anlayışını değiştirmeyi, kişiselleştirilebilir bir sosyal medya platformu yaratmayı amaçladıklarını ifade eden Touchapp Kurucu Ortağı Islam Faisal, “Kaliteli paylaşımların yer aldığı bir platform olarak kullanıcısına zamanını faydalı bir şekilde geçirmeyi taahhüt ediyoruz. Ortak fikirli insanları buluşturan ve bugüne kadarki sosyal medya platformlarından ayrışarak fark yaratan bu uygulamayı, Türkiye’den dünyaya tanıtmış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi. 

Sosyal iletişim ihtiyacını karşılıyoruz

Touchapp’in kuruluş hikayesini anlatan Islam Faisal, “Bir akşam kendime; dünyanın herhangi bir yerindeki kişilerle din, dil, ırk, maddi durum, sosyal durum fark etmeksizin, sadece insani açıdan herhangi bir dış etken olmadan samimice deneyimlerimizi, düşüncelerimizi, duygularımızı nasıl paylaşabileceğimizi sordum. Mevcut sosyal ağlarda bunu bulamadım. Ben de insanların sosyal iletişim ihtiyaçlarını karşılayan bir sosyal ağ kurmaya karar verdim. Bu esnada tüm dünyaya hayatta kalabilmek için dayanışmak gerektiği dersini veren pandemiyi yaşıyorduk. Birbirimizle iletişimimizin değerini artırmak, kendimiz ve gelecek nesiller için daha iyi şeyler inşa etmek için insanlığımızı her şeyin önüne koymamız gerektiğini biliyordum. Türkiye’de Alanya’dan kardeşim ve ben, insanlık ve değer mesajının, dünyanın gelecekte karşılaşabileceği zorluklar ve sınavlar karşısında hayatta kalmamızı sağlayabileceğine inandık.” diye konuştu.

ALANYA ‘Silikon vadisi olabilir

Kuruluşlarından bu yana 100 bin aboneye ulaştıklarını dile getiren Islam Faisal, şunları söyledi: “Bunların büyük bölümü Türkiye’den. Önce MENA pazarına, ardından gelecek 5 yılda dünya geneline yayılmak istiyoruz. Merkezimiz Alanya’da bulunuyor. Şu anda bünyemizde 45 kişiyi istihdam ediyoruz. Artan üye sayılarımızla birlikte çalışan sayımız da her geçen gün artıyor. Alanya’da olmak bizler için büyük bir şans. Her yıl milyonlarca turistin ağırlandığı bu bölge sadece turizmle değil gelecekte teknolojiyle de anılabilir. Alanya Türkiye’nin Silikon Vadisi olabilir.” Uygulamanın güvenliğinden de bahseden Islam Faisal, “Veriler, Google’ın bulut hizmetlerinde saklanıyor. Önlem amaçlı olarak da Touchapp kullanıcılarının hassas verilerini talep ve takip etmiyoruz. Ayrıca, Touchapp’ın kodlaması güvenli bir şekilde oluşturuldu ve korumayı iyileştirmek için de düzenli olarak kontrol ediyor ve güncelliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Dünyayı küçük bir kasaba haline getirmek istiyoruz

İki kardeş olarak finans ve hemşirelik alanlarında eğitim gördüklerini söyleyen Touchapp Kurucu Ortağı Mohamad Faisal, “Türkiye’de ailelerimiz müteahhitlik, otomotiv, otelcilik alanlarında yatırımlar yaptı. Biz de Türkiye’de kazandığımız yüz binlerce dolarlık kaynağı, yine Türkiye’de teknolojiye yatırmış olduk. Touchapp sosyal iletişim konsepti, kullanıcıların herhangi bir coğrafi sınırlama olmaksızın dünyanın her yerindeki benzer fikre sahip insanlarla bağlantı kurma imkanı vererek, insanların birbirleriyle iletişim kurma ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde oluşturuldu. Her kullanıcı yer fark etmeksizin soru sorabilir, fikrini paylaşabilir, ilgilenen topluluklara yeteneklerini sergileyebilir. Böylelikle bir değer üretilebilir ve topluluk üyeleri arasında entelektüel iletişim geliştirilir. Sosyal medyayı zaman kaybetmek için değil, fayda sağlamak için kullanabilirsiniz. Dünya, kullanıcının konumları ve toplulukları arasında sınırlar olmaksızın serbestçe hareket edebileceği küçük bir kasaba haline gelir ve aynı zamanda büyük topluluktan en çok paylaşımda bulundukları kişileri ekleyerek kendi toplumlarını kurmaya başlayabilirler.” diye konuştu.

Influencer yok, topluluk lideri var

Touchapp’ın, her kullanıcı için ortak zihne sahip insanlara ulaşmak için benzersiz bir çözüm sunduğunun ve aralarındaki değerli iletişimi teşvik ettiğinin altını çizen Mohamad Faisal, “Toplulukla paylaşılan tüm içerikler, herhangi bir nefret söylemi, zorbalık veya ırkçılık taşımadığından emin olmak için Touchapp tarafından gözden geçirilir ve topluluk üyelerinin birbirleriyle etkileşime girmesi için temiz ve güvenli bir ortam sağlanır. Öte yandan Touchapp sosyal medyada mahremiyetin anlamını değiştirmiş, mevcut sosyal ağlarda özel hayatın sahteliği ve teşhiri kullanıcılar için büyük sorun oluşturduğundan, Touchapp özel hayat içeriklerini kullanıcıların mahremiyetinin korunmasını artırmak için sadece aile ve arkadaşlardan seçilmiş kullanıcılarla paylaşılmak üzere ayırmaya imkan verir. Ayrıca, Touchapp platformu içinde ‘influencer’ yoktur. Paylaştıkları değerli içerikler ve bilgilerle her toplum için fayda sağlayan topluluk liderleri vardır. Bununla birlikte, algoritmanın takipçi sayısı ve popülerliğe göre tercihleri olmaksızın, tüm kullanıcılar topluluğa eşit erişim şansına sahiptir. Kullanıcılar her zaman sadece kendi ilgi alanlarına yönelik içerikleri algoritma müdahalesi olmadan görme ayrıcalığına sahipler ve bu tercihlerini de istedikleri zaman değiştirebiliyorlar.” ifadelerini kullandı.

Gelir getiren modeller yaratıldı

Touchapp kullanıcılarına gelir getirici modeller de yarattıklarını ifade eden Mohamad Faisal, sözlerine şöyle devam etti: “Touchapp kullanıcıları pek çok şekilde para kazanabilir. İlk olarak, topluluk için değerli içerik yaratarak Touchapp’ten doğrudan destek alabilir. Touchapp şu anda 500’ün üzerinde topluluk liderini destekliyor. Akıllı pazarlama özellikleri sayesinde normal kullanıcılar dahi Touchapp ile para kazanabilir. İhtiyaç ve ilgilerine göre reklamları izleyerek doğrudan gelir elde edebilirler. Kullanıcılar ayrıca, görmek için üyelik gerektiren ve özel seçilmiş premium içerikler barındıran işletme hesapları oluşturabilir. Ayrıca, Touchapp olarak, toplulukla paylaşılan tüm içeriği incelerken yalan haberlerin yayılmasını önlemek için elimizden geleni yapıyoruz. Gelecekte haber paylaşımı, güvenilir haber kaynağı olan gazetecilere özel olacaktır. Bu kapsamda gazetecilerin ‘basın hesabı’ adıyla özel bir hesapları olacak ve içerikleri diğer içeriklerden farklı görünecek. Böylece, kullanıcılar yayıncının güvenilir bir haber kaynağı olduğunu anlayabilecek.”

Yenilenmiş akıllı telefon pazarında Apple lider

Counterpoint verilerine göre Apple yenilenmiş akıllı telefon pazarında lider oldu. Apple’ı yüzde 26’lık pay ile Samsung izledi.

Araştırma şirketi Counterpoint’in verilerine göre Apple, 2022’de küresel yenilenmiş akıllı telefon pazarının yaklaşık yarısını ele geçirdi. Apple satışlarını yüzde 26’lık pay ile Samsung izledi.

Bulgular ayrıca, yenilenmiş akıllı telefon gönderilerinin dünya çapında her yıl yüzde5 arttığını ortaya koydu. Araştırma şirketi IDC’ye göre bu, 2022’de yüzde 11,3’lük bir düşüş gören yeni telefon sevkiyatıyla dikkate değer bir zıtlık oluşturuyor. Counterpoint, küresel rakamın Çin’in yenilenmiş akıllı telefon satışlarındaki yüzde 17’lik düşüşle bastırıldığını söyledi.

Cihazlar temizlenmiş ve yeni olarak geliyor

Counterpoint yaptığı açıklamada, “Apple’ın küresel satış hacmi 2022’de yıllık bazda yüzde 16 büyüyerek ikincil pazar payını yüze 49’un üzerine çıkardı” dedi. Teknoloji devinin şu anda kullanılmış ve yenilenmiş sektörlerde en hızlı büyüyen marka olduğunu ekledi.

Ancak Counterpoint kıdemli analisti Glen Cardoza, insanlar akıllı telefonlarını daha uzun süre elinde tuttuklarından, yenilenmiş cihazların tedarikinin kısıtlı kaldığını belirtti. pple’ın çevrimiçi mağazasından satın alınan yenilenmiş iPhone’lar yeni bir pil, yeni bir dış kabuk, yeni değiştirilen parçalar (gerekirse) ve bir yıllık garanti ile geliyor. Cihazlar gönderilmeden önce iyice temizleniyor ve test ediliyor. Hatta yeni kablolar ve aksesuarlarla birlikte yepyeni bir kutuda gönderiliyor.

Bununla birlikte Samsung’un yenilenmiş telefonlar satan bir çevrimiçi mağazası bulunuyor. Bazı üst düzey Galaxy cep telefonlarında benzer şekilde büyük indirimler sunuluyor.

Microsoft yapay zeka düzenlemesine dikkat çekti

0

Microsoft yapay zeka düzenlemesindeki gerekliliğe dikkat çekti. Microsoft da bu alandaki çalışmalardan endişe duyuyor.

Yapay zeka sohbet robotları ve ChatGPT’nin yetenekleri büyük ölçüde merak ve korkuya neden oluyor. Ancak ilginç bir şekilde, Microsoft bile artık hükümetleri harekete geçmeye ve işler tehlikeli bir şekilde kontrolden çıkmadan önce yapay zekayı düzenlemeye çağırıyor.

İtiraz; Microsoft, Adobe, Dropbox, IBM ve Zoom dahil olmak üzere çok sayıda iş yazılımı şirketini temsil eden bir ticaret grubu olan BSA tarafından yapıldı. CNBC’ye göre grup, ABD hükümetinin yapay zeka kullanımını yöneten kuralları ulusal gizlilik mevzuatına entegre etmesini savunuyor.

Yapay zekanın kontrol altına alınması gerekiyor

Daha spesifik olarak, BSA’nın argümanının dört ana ilkesi var. Bunlar; Kongre’nin şirketlerin yapay zekanın potansiyel etkisini belirlemesi gerektiğinde açıkça belirtmesi gerektiği ve bu gereksinimlerin, Kongre’nin de tanımlaması gereken “sonuçsal kararlara” yol açtığında bu gereksinimlerin yürürlüğe girmesi gerektiği iddialarını içeriyor. BSA ayrıca, Kongre’nin mevcut bir federal kurumu kullanarak şirket uyumunu sağlaması gerektiğini ve risk yönetimi programlarının geliştirilmesinin, yüksek riskli yapay zeka ile uğraşan herhangi bir şirket için bir gereklilik olması gerektiğini belirtiyor.

BSA’da ABD hükümet ilişkileri başkan yardımcısı Craig Albright: “Kongre’nin bu yasayı geçirmesini isteyen bir endüstri grubuyuz, dolayısıyla bu fırsata daha fazla dikkat çekmeye çalışıyoruz. Olabileceği ya da olması gerektiği kadar ilgi görmediğini düşünüyoruz” dedi. BSA, henüz yasalaşmamış iki partili bir yasa tasarısı olan Amerikan Veri Gizliliği ve Koruma Yasası’nın, AI düzenlemesi konusundaki fikirlerini düzenlemek için doğru yasa olduğuna inanıyor. Ticaret grubu, tasarıyı ilk kez sunan organ olan House Energy and Commerce Committee ile görüşleri hakkında zaten temasa geçti.

BSA, AI kötüye kullanımına karşı daha sert korkulukları savunan ilk kurum değil. Mart 2023’te bir grup önde gelen teknoloji lideri, yapay zeka şirketlerini GPT-4’ten daha gelişmiş herhangi bir şey üzerindeki araştırmayı durdurmaya çağırdı. Grup bunun gerekli olduğunu, “insan-rekabet zekasına sahip yapay zeka sistemlerinin toplum ve insanlık için derin riskler oluşturabileceğini” ve toplumun genel olarak yapay zeka gelişiminin medeniyetin geleceği için ne anlama gelebileceğini anlaması gerektiğini belirtti.

Çip savaşı teknoloji endüstrisi için ne anlama geliyor?

0

Çip savaşı devam ederken Çin ve Batı arasındaki gerginlik de büyüyor. Bu çatışma teknoloji tedarik zincirini şekillendiriyor.

ABD Ticaret Bakanlığı kararıyla, şirketlerin Çin’e en gelişmiş yongaları ihraç etmesini önlemek için yeni kısıtlamalar yürürlüğe girmişti. Bu da küresel yarı iletken tedarik zincirinde bir şok dalgası yarattı.

1970’lerin ortalarından beri küresel hiyerarşiyi yeniden şekillendiren Çin’in hem askeri hem de ekonomik bir süper güç olarak yükselişine bir yanıt oldu. Londra’daki City Üniversitesi’nde operasyonlar ve tedarik zinciri yönetimini araştıran Profesör ManMohan S Sodhi: “Zirvedeyken ve arkanızda ikinci adam varken, biraz sürtüşme olması kaçınılmazdır” diyor. Çip savaşı artık Çin ve Batı arasında bir kırılma noktasına doğru gidiyor.

Çatışan iki süper güç

1970’lerden bu yana, Çin’in büyük ölçüde tarım ekonomisinden üretim ve daha sonra yüksek teknoloji gücüne dönüşmesi sayesinde küresel GSYİH kısmen dört kat arttı. Bugün Çin, dronlardan Nesnelerin İnterneti (IoT) cihazlarına kadar çok geniş ölçekli bir cihaz üretimi yapıyor.

Modern silah sistemlerindeki kritik bileşenler olan yarı iletkenler, bu küresel güç oyununun merkezinde yer alıyor. Bir yarı iletken analiz firması olan FutureHorizons’ın kurucusu ve CEO’su Malcolm Penn: “Bu gelişmiş çiplerin gelişmiş yapay zeka bilgisayarlarında ve askeri donanımda ve kendi kendini yönlendiren roketlerde kullanılabileceği gerçeğinden endişe ediyorlar” diyor.

Apple’ı açıkta bırakmak

Artan gerilimlerin bir sonucu olarak, Batılı teknoloji şirketlerinin Çin’de iş yapması çok daha zor olacak. Çin’de kullanılan çiplerin sadece yaklaşık yüzde 16’sı Çin yapımı. Ancak Çin, Intel, Nvidia , en gelişmiş çipleri yapmak için kullanılan ekipmanı üreten Hollandalı firma ASML ve Çin’de fabrikaları olan TSMC gibi şirketlere bağımlı. İngiliz XMOS CEO’su Mark Lippett, “Şu anda bir dengelenme var çünkü insanlar Çin’de operasyonlarına devam etmenin devam eden riskinden endişe ediyorlar. Bu nedenle bu operasyonların bir kısmı şimdi Güneydoğu Asya’nın diğer bölgelerine taşınıyor” diyor.

Çin yakalayabilir mi?

Pek çok Batılı şirketin şu anda karşı karşıya olduğu mücadelenin diğer yüzü, Çin’in karşı karşıya olduğu zorluktur. Kendi yerli yarı iletkenleri Batı’nın en iyilerini yakalayabilecek mi, yoksa Başkan Biden Çin’in çip yapma yeteneklerini engelleyecek mi? Lippett: “Batı oldukça önemli ölçüde ileride. Çin, en son teknolojiler açısından, yerel üretimi destekleme yeteneği açısından tipik olarak birkaç teknoloji geride kalıyor” diyor.

Penn, Çin’in halen tek bir seçeneği olduğunu ve bunun artık çok daha riskli olduğunu söyleyerek aynı fikirde. Penn, “Kendi fabrikalarını inşa etmek isteseler ve bir şekilde ihtiyaç duyulan ekipmanı satın alabilseler, kopyalayabilseler veya tersine mühendislik yapabilseler, bu tür şeylerin ciddi bir etki yaratması için en az on yıllık bir zaman ölçeğinden bahsediyoruz” diyor. Birkaç yıl sonra, bir sonraki dizüstü bilgisayarınız “Çin’de üretilmeyip” başka bir yerde kullanılabilir diyor.

Hyundai Ay keşif aracı geliştirecek

0

Hyundai Ay keşif aracı ile uzay sektöründeki rekabeti kızıştıracak. Hyundai, otonom araç teknolojilerini bu araçta da kullanacak.

Hyundai Motor Group, Ay’ı keşfetmek için otonom bir araç geliştirmeye çalışıyor. Güneş enerjisiyle çalışan ay keşif aracının ilk geliştirme modeli, 2024 yılının ikinci yarısında ortaya çıkacak. Aracın 2027’de lansman için tam olarak çalışır durumda olması hedefleniyor.

Şirkete göre otonom araç, kameralar ve lidar dahil olmak üzere Hyundai ve Kia otomobillerinin gelişmiş robotik ve otonom sürüş teknolojilerinin yanı sıra motorlar, tekerlekler ve süspansiyon parçaları gibi sürüş sistemlerinin unsurlarını kullanacak. Keşif aracı ayrıca, Hyundai’nin güneş panelleri ve piller gibi otomobillerindeki şarj teknolojisinin yanı sıra, holdingin başka bir bölümü olan Hyundai Rotem’in robot üretim uzmanlığını da kullanacak.

Otonom şekilde çalışan keşif aracı

Projenin onaylanması, 2022’de havacılık sektöründeki altı Koreli araştırma enstitüsü ile ay yüzeyi keşfi için bir hareketlilik çözümü geliştirmek üzere ortak bir çok taraflı araştırma anlaşmasının imzalanmasını takip ediyor.

Otonom aracın alt bölümü, grubun arabalarından alınan bileşenleri kullanarak hareketliliğe odaklanırken, üst bölüm kazma ve kazıyı mümkün kılacak teknoloji de dahil olmak üzere, Ay yüzeyi keşfi için bilimsel yükler taşıyacak. Araç ayrıca, aşırı ay ortamıyla başa çıkmasına izin vermek için bir termal yönetim işlevi ve radyasyon kalkanı ile gelecek.

Ay keşif aracı inşa etme yarışı, California’da start-up olan Astrolab’ın kısa süre önce Elon Musk’ın SpaceX şirketi ile gezici tarzı yarı otonom aracını muhtemelen 2026’ya kadar Ay’a taşımak için bir anlaşma yaptığını duyurmasıyla kızışıyor.

Bu projede İlgili diğer kuruluşlar Kore Astronomi ve Uzay Bilimleri Enstitüsü (KASI), Elektronik ve Telekomünikasyon Araştırma Enstitüsü (ETRI), Kore İnşaat Mühendisliği ve Bina Teknolojisi Enstitüsü (KICT), Kore Havacılık ve Uzay Araştırma Enstitüsü (KARI), Kore Atom Enerjisi Araştırma Enstitüsü (KAERI) ve Kore Otomotiv Teknolojisi Enstitüsü (KATECH) ile çalışılacak.

İşe alım süreçlerinde dijitalleşme dönemi

0

Geliştirdiği doğal dil işleme teknolojisi ile şirketlerin işe alım süreçlerini dijitalleştiren ve aday mülakatlarının analizini cümle bazında yapan VireUp girişimi ilk yatırım turunu Startup Wise Guys’ın katılımıyla tamamladı.

Şirketlerin uzun zamanını alan ve her zaman istenilen karşılığı veremeyen işe alım süreçlerinin yarattığı hem maddi hem de manevi birçok zarar var. Şirketin büyüklüğüne ve role göre değişmekle birlikte, US Department of Labor’ın istatistiği yanlış işe alım ve aday seçiminin şirketleri $17.000’den $240.000’a kadar maddi zarara uğrattığını ortaya koyuyor.

VireUp, işe alım süreçlerindeki verimsizliği ve şeffaflık eksikliğini başvuru yapan bütün adayların mülakatlarının analizini mümkün kılan doğal dil işleme teknolojisi ile çözüyor. Şirketlerin her bir pozisyon için aradıkları en uygun adayı en kısa sürede bulmalarını sağlarken bir yandan da adaylar için kendilerini geliştirebilecekleri bir platform sunuyor.

VireUp, aktif olarak Türkiye, Amerika ve İngiltere’de faaliyetlerine devam ederken, perakende, FMCG, hizmet ve teknoloji gibi birçok sektörden şirketin işe alım sürecini optimize ediyor. Özellikle turizm, ulaşım ve bankacılık gibi yoğun iş başvuruları alan diğer sektörler de VireUp’ın hedeflediği dikeylerin başında geliyor.

2019 yılında Efe Pazarçeviren ve Arda Çelebi tarafından kurulan VireUp, şu anda 5 kişilik ekibiyle çalışmalarına devam ediyor.

Amaç: Hedeflenen pazarlarda daha fazla müşteriye ulaşmak

Efe Pazarçeviren ve Arda Çelebi

VireUp’ın yeni yatırım turuna 3.25 milyon pound şirket değerlemesi üzerinden Startup Wise Guys, Naseem Malik ve bir Türk melek yatırımcı katıldı. VireUp ekibi aldığı yatırımı varolan ürünün algoritmasını geliştirerek kapasite arttırmak ve pazarlama faaliyetlerini genişleterek hedeflenen pazarlarda daha fazla müşteriye ulaşmak için kullanacak.

VireUp kurucusu ve CEO’su Efe Pazarçeviren’in yatırım ve süreç hakkındaki yorumu şu şekilde: “Startup Wise Guys networküne dahil olmaktan çok mutluyuz. B2B SaaS alanına odaklanan Startup Wise Guys, VireUp’ın global bir oyuncu olma hedefini fazlasıyla destekleyen altyapı ve mentorluğu sağlıyor.”

VireUp girişimine gerçekleştirdikleri yatırımla ilgili olarak Startup Wise Guys Partner’i Günce Önür ise şunları ekledi: “Günümüzdeki hem yeni iş gücüne katılım hem de bireylerin artık daha sık iş değiştirmesi, geleneksel işe alım süreçleriyle yönetilemeyecek boyuta geldi. Bu noktada Efe Pazarçeviren ve Arda Çelebi tarafından kurulan VireUp girişiminin pazarda ciddi bir fark yaratacağına olan inancımız tam.”

Google güvenlik araçları entegrasyonlara açıldı

0

Google güvenlik araçları rakip platformların kullanımına açıldı. bu araçlar yeni eklentilerle farklı şirketlerin ürünlerine entegre olacak.

Google Cloud ve geçen yıl satın aldığı tehdit istihbaratı birimi Mandiant, bugün San Francisco’daki RSA Konferansı’nda güvenlik ürünlerini rakiplerin entegrasyonlarına açtıklarının yanı sıra yeni Google eklentileri sunduklarını açıkladı.

Google güvenlik konusunda yeni bir adım attı

Bu gelişme, Google müşterilerinin artık Google’ın araçlarını CrowdStrike, Trellix ve SentinelOne gibi ortak şirketlerin ürünlerine entegre etmek için daha fazla seçeneğe sahip olacağı anlamına geliyor. Google güvenlik araçları entegrasyonu ile şirketlere önemli bir kolaylık sağlamış olacak.

Accenture ve giriş yönetimi şirketi Okta gibi diğer şirketler de planın bir parçası olarak ürünlerini Google’a entegre edecek. Google güvenlik yetkilileri, güvenlik amaçlı birlikte çalıştıkları satıcıların sayısını azaltmak ve güvenlik programlarını basitleştirmek için böyle bir yönteme geçtiklerini söyledi.

Google Cloud’da bulut güvenliğinden sorumlu mühendislikten sorumlu başkan yardımcısı Eric Doerr: “Nihayetinde, daha fazla iş ortağıyla çalışabilirsek ve bu kazan-kazan durumlarına gerçekten bakabilirsek, dünyanın daha büyük bir kısmına ulaştığımızı düşünüyoruz” dedi.

Google yöneticileri, ürün entegrasyonlarına yönelik çabalarının, rakiplerin benzer yaklaşımlarından daha derinlemesine olduğunu savunuyor. Üçüncü taraf satıcıları bir şirketin güvenlik operasyonlarına entegre etmek, bilgisayar korsanlarının başka bir satıcıdaki bir zayıflık aracılığıyla bir ağa erişim sağladığı tedarik zinciri saldırıları için ek risk getirir. Google bu riskle ilgili olarak ise güvenliği ciddiye almayan bir tarafla çalışmayacaklarını söyledi.

E-ticarete nasıl başlarım? Neler satabiliriz?

0

E-ticarete başlamak istiyorsunuz fakat hangi ürünleri satmanın daha avantajlı olabileceği noktasında bir fikriniz yoksa bu videomuzda tüm sorularınızın cevabını bulacaksınız. Bu nedenle akıllıca yapılmış bir araştırma ve ürün tedariği, gelecekteki başarınız için kritik öneme sahip olacaktır.

E-ticaret ile ilgili merak ettiğiniz tüm soruları yorumlara yazabilirsiniz. Biliyorsunuz ki online alışverişin artmasıyla e-ticaret girişimleri de hızla artmaya başladı.

Önceleri online alışveriş güvenilir bulmazken pandemi dönemi ile beraber bu durum tamamen değişti. Pandemi döneminde online alışveriş hayatımıza hızlı bir giriş yaptı. Ve tüketiciler evlerinden dışarı çıkmadan ürün veya hizmet almak hem çok kolay hem de hızlı olduğu için kolaylıkla alışveriş yapabilme alışkanlığı kazandırdı. Böyle olunca e-ticaret girişimleri hızla artmaya başladı. Pazaryerlerinin gördüğü ilgi sayesinde yeni e-ticaret girişimcileri fazlalaştı.

Bitexen’den İTÜ Robot Olimpiyatları’na destek

0

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Robot Olimpiyatları, Bitexen’in altın sponsorluğunda bu yıl 25-26 Nisan tarihlerinde düzenleniyor. Etkinlik kapsamında, akademisyenlerin mentorluğunda öğrenciler ve robotik alanda çalışmalar yürüten endüstri temsilcileri projelerini sergiliyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kontrol ve Otomasyon Kulübü tarafından bu yıl 15’incisi organize edilen İTÜ Robot Olimpiyatları, 25-26 Nisan tarihlerinde İTÜ Ayazağa Kampüsü Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştiriliyor. Olimpiyatlarda, Türkiye’nin en geniş ürün yelpazesine sahip dijital varlık alım-satım platformu Bitexen, Cumhuriyetin 100. Yılına özel açılan ‘Çizgi İzleyen: Cumhuriyet Yolu’ kategorisi’ni sahiplendi. Bitexen’in altın sponsorluğunda düzenlecek olan etkinlik kapsamında, robotik alanında çalışma yapan öğrenciler, akademisyenler ve endüstri temsilcileri bir araya geliyor. 

Üniversiteler düzeyindeki en kapsamlı robotik organizasyon

Her yıl Türkiye’nin dört bir yanından binlerce lise ve üniversite öğrencisi İTÜRO’ya yarışmacı veya izleyici olarak katılıyor. Proje kayıtlarının internet üzerinden yapıldığı İTÜRO’da robotlar Drone, Trafik, İnşaat, Renk Seçen, Merdiven Çıkan, Mikro Sumo, Çizgi İzleyen Minikler, Çizgi Futbol, Senaryo(Lojistik) ve Serbest Kategori olmak üzere on farklı yarışmada yer alıyor.  Aynı zamanda organizasyon katılımcıları Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde kurulan masalarda robotlarını sergileme fırsatı buluyor.  

İTÜ Robot Olimpiyatları kapsamında akademisyenler, sanayi katılımcıları ve deneyimli öğrenciler tarafından, robotik ve kontrol bilimi gibi alanlarda seminerler, söyleşiler, paneller ve sergiler düzenleniyor. Yarışmalarla eş zamanlı olarak düzenlenen bu etkinlikler, bu alanda çalışmalar yapmakta olan katılımcılara yol göstermekte ve katılımcıların bakış açılarını genişletiliyor. 

Spotify’dan depremzede öğrencilere burs

0

Müzik akış platformu Spotify, ülkemizde yıkıcı depremlerden etkilenen bölgelerdeki üniversite öğrencilerini desteklemek amacıyla Spotify Gençliğin Sesi Programını duyurdu. Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) iş birliğiyle yürütülen program, bölgede deprem felaketinden etkilenen 200 üniversite öğrencisinin bir yıl boyunca desteklenmesine katkıda bulunmak üzere tamamen Spotify tarafından karşılanan bir burs paketinden oluşuyor. 

Spotify, deprem felaketinin hemen ardından şirket içinde bir bağış programı başlatmış ve ek olarak Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) ihtiyaç duyulan bölgelerde yürüttüğü yardım çabalarına odaklanma çağrısını desteklemişti. Hayata geçirilen Gençliğin Sesi Bursu ile Spotify, depremden etkilenen illerdeki üniversite öğrencilerinin akademik eğitimlerine devam edebilmelerini sağlayarak destek vermeye devam ediyor. 

Ülke genelindeki üniversite öğrencilerinin yüzde 17,5’i etkilendi 

Deprem, yaklaşık 13,5 milyon kişinin yaşadığı Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu Bölgeleri’ndeki 11 ili ağır şekilde etkiledi. Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) verilerine göre depremden etkilenen 630.000’den fazla öğrenci bulunuyor. Yapılan açıklamaya göre bu 11 ilde 376.770 öğrenci depremden doğrudan etkilendi. Öte yandan 11 ilde ikametleri olup Türkiye’nin başka illerinde eğitim alan 299.397 üniversite öğrencisi bulunuyor. YÖK’ün açıkladığı veriler, bölgede ikametgahı olan veya bölgede eğitim alan toplam 631.430’un üzerinde öğrenci olduğunu gösteriyor ki tüm Türkiye’deki öğrenci sayısına kıyasla bu oran yüzde 17,5’e denk geliyor.* 

Spotify’ın Global Eşitlik ve Sosyal Etki Başkan Yardımcısı Elizabeth Nieto konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “TOG ile birlikte yıkıcı depremlerin ardından yardıma ihtiyaç duyan üniversite öğrencilerine destek sağlayabilmenin gururunu yaşıyoruz. Spotify Gençliğin Sesi Programı kapsamında sağladığımız burs fonuyla, öğrencilerin akademik yolculuklarının devamını getirebilmeleri için gereken yardım ve desteği sağlamayı amaçlıyoruz.” 

Toplum Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Ayşe Kırımlı, “TOG olarak 21 yıldır gençleri güçlendirerek eğitimlerine ve gelecek hayallerine katkı sağlıyoruz. Depremin hemen ardından oluşturduğumuz Afet Burs Fonuyla da depremden etkilenen gençler için harekete geçerek onların eğitim hayatlarına destek olmayı amaçladık. Spotify; başlatmış olduğu program kapsamında Afet Burs Fonu’na katkıda bulunarak 200 gence burs desteği vermemize olanak sağladı. Spotify gibi gençlere ve eğitime inanan değerli paydaşlarımızla birlikte, gençler için değer yaratmak gurur verici” açıklamasını yaptı. 

Daha fazla bilgi almak ve Toplum Gönüllüleri’nin projelerine başvurmak için TOG’un bağış kampanyası sayfasını ziyaret edebilirsiniz. 

YASED Deep Tech Enhancer Projesi tamamlandı

0

Türkiye’de yükselen startup ekosistemini desteklemek, deep tech girişimler ve potansiyel son kullanıcılar arasında teknoloji transferine olanak sağlamak, yenilikçi ve çevik çözümler ile yeşil ve dijital dönüşümü desteklemek amacıyla;

YASED’in başlattığı Deep Tech Enhancer Projesi 25 Nisan’da İstanbul Kolektif House Levent’te gerçekleşen Demo Day etkinliği ile tamamlandı.

ABD Başkonsolos Yardımcısı Fleur Cowan’ın katılımı ile gerçekleşen toplantıda proje boyunca yapılan faaliyetler değerlendirildi. 

Üyeler ve startuplar arasında kurulan 180’i aşkın olası eşleştirmenin arasından gerçekleşen 43 görüşmenin 9’u somut projeye dönüştü ve Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Kocaeli ve Eskişehir illerindeki ekosistem partnerleri ile iş birlikleri sağlandı.

Eylül 2021’de başlayan proje kapsamında bugüne kadar çeşitli eğitim programları, bilgilendirici ve iyi örneklerin sunulduğu webinar programları, eşleştirme toplantıları ve fiziki networking buluşmaları gerçekleştirildi. ABD Büyükelçiliği Hibe Programı tarafından desteklenen proje için ABD Başkonsolos Yardımcısı Fleur Cowan şunları söyledi;

“ABD Dışişleri Bakanlığının en önemli önceliklerinden biri, her biri müşterek ekonomik refah düzeyini arttıran teknoloji, inovasyon ve girişimciliği desteklemektir. Bu nedenle, Amerika Birleşik Devletleri, bu hedefe katkıda bulunan Deep Tech Enhancer Projesine maddi destek sağlamaktan gurur duymaktadır. Bugün aramızda olan girişimcilerin ilginç ve ilham veren çalışmalarına bakınca açıkça görülmektedir ki, inovasyon, deneyleme ve yaratıcılığa desteğimiz bu kritik ve yükselen teknolojilere ilgimizle birleştiğinde birlikte daha güçlüyüz.”  

Projenin sona ermesi ile ilgili yaptığı açıklamada YASED Genel Sekreteri Serkan Valandova şunları aktardı;

YASED’in ve üyelerinin ülkemizin girişimcilik ekosistemi ile olan bağlarını güçlendirmeyi amaçlayan Deep Tech Enhancer Projemizin öngörülen tüm hedeflerini gerçekleştirerek neticelenmesinden büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Projemizin başarısının arkasında yatan iki temel varsayımımız; büyük bir potansiyeli olan ve son yıllardaki başarı hikayeleri ile bizleri gururlandıran ve cesaretlendiren start-uplarımızın, küresel ölçekte iş ve ürün üreten bir seviyeye çıkmasında YASED üyeleri ile gerçekleştirilecek iş birliklerinin çok büyük avantajlar sağlayacağı ve üye firmalarımızın Deep-Tech alanındaki ihtiyaçlarının ülkemiz start-upları ile en hızlı ve verimli bir şekilde karşılanacağıydı.

Her iki varsayımda da ne kadar haklı olduğumuzu Projemiz süresince gerçekleştirdiğimiz tüm çalışmalarda bir defa daha gördük. Projemiz kapsamında hedef ve ihtiyaç odaklı firma/start-up eşleştirmeleri gerçekleştirmekten daha da önemlisi bu tür iş birliklerini sürekli kılacak sürdürülebilir bir sistem ve network inşa etmekten de çok memnunuz.

Projemizi destekleyen ABD Büyükelçiliğine, çözüm ortağımız Viveka’ya, tüm YASED üyesi firmalarımıza, değerli start-uplarımıza ve proje süresince yapısal iş birlikleri kurduğumuz ülkemizin önde gelen teknokentleri, hızlandırıcıları ve girişimcilik ekosisteminin tüm değerli paydaşlarına teşekkür ederiz. Önümüzdeki dönemde de iş birliklerinin sayısını artıracak ve daha fazla start-upımızı küresel rekabet seviyesine çıkaracak faaliyetlerimize devam edeceğiz.”

YASED Teknoloji ve İnovasyon Çalışma Grubu Başkanı Şirin Aktaş da açılış konuşmasında şu ifadelere yer verdi;

“Deep Tech Enhancer Projesinin hayata geçirilmesine vesile olan ABD Başkonsolosluğu’na katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz. Bugün katılımcı startuplarımızdan çözümlerine yönelik çok değerli sunumlar da dinleyeceğiz. Bu proje kapsamında, CIO olarak görev yapmakta olduğum Edenred bünyesinde de ihtiyacımıza yönelik çözümleri olan birkaç startup ile görüşme imkânım da oldu.

Uygun olanlarla önümüzdeki dönem iş birliklerinde bulunmayı arzu ediyoruz. Aynı zamanda mentör olarak da programa katılan startuplara destek olmaktan çok büyük mutluluk duydum.”

Döngüsel Ekonomi, Yeşil Dönüşüm ve Karbonsuzlaşma Yatırımları ve Girişim Sermayesi Fonları ile Yatırım Yolları temalı panellerin gerçekleştirildiği Demo Day etkinliğinde bugüne kadar gerçekleşen faaliyetler hakkında bilgi paylaşımı yapıldı. Proje hızlandırıcısı Viveka iş birliğinde düzenlenen “Corporate-Startup Synergize (CS-S)” programının çıktıları sunuldu.

Programda üyeler, start-uplar ve ekosistem partnerleri arasında networking imkânı sağlanırken, programa katılan start-uplar tarafından YASED üyelerine ve yatırımcılara yönelik tanıtım sunumları gerçekleştirildi. Demo Day etkinliği ile proje dönemi tamamlanan Deep Tech Enhancer Projesi sonrası da YASED tarafından girişim ekosistemini destekleyecek birçok faaliyete 2023 yılında devam edilecek.

Twitter, U dönüşü yapan ünlülere ‘mavi tik’i ücretsiz olarak geri getiriyor

Ücretli kullanıcıları ücretsiz kullanıcılardan ayırmadan ‘doğrulanmış’ durumunu eski durumuna getirme kararı, ‘yanlış reklam’ eleştirisine yol açıyor. Twitter, doğrulama politikasını bir kez daha U-döndürdü ve sosyal ağın ünlü kullanıcılarına mavi tik’i ücretsiz olarak geri getirdi.

Ancak sitenin, ücretli ve ücretsiz kullanıcılar arasında ayrım yapmadan “doğrulanmış” statüsünü eski haline getirme kararı, bu kullanıcılara yönelik ortak sorumluluk reddi beyanında, durumlarının, Twitter Blue’ya abone oldukları için” verildiği şeklinde yanlış bir şekilde tanımlandığından, yanlış reklamlar için eleştirilere yol açtı. 20 Nisan Cuma günü eski doğrulama sistemini sonlandırdı ve bu süreçte tüm “eski” kullanıcıların hesaplarının gerçek olduğunu gösteren mavi onay işaretini kaldırdı .

Yalnızca Twitter’ın abonelik hizmeti için ödeme yapan kullanıcıları bir onay işaretiyle bırakan hareket, sosyal ağın sahibi ve CEO’su Elon Musk için öngörülemeyen sonuçlar doğurdu.

Önceden doğrulanmış kullanıcıları ayda 8 dolardan başlayan abonelik ücretini ödemeye teşvik etmek yerine, ezici çoğunluk siteyi kullanmaya devam etti. Herkese açık veriler, 400.000 eski kullanıcıdan 500’den azının kaydolduğunu ve neredeyse aynı sayıda kullanıcının, ayda 300 dolardan az net gelir artışı karşılığında aboneliklerini aynı anda iptal ettiğini gösteriyor.

Sonuç olarak, sosyal ağdaki bir mavi tik, bir kullanıcının ayrıcalık için ödeme yaptığını hızla işaretledi ve bu da, kullanıcıların görünürde aboneleri engelleme taahhüdünde bulunduğu, “mavi olanı engellemek” için bir taban kampanyasına yol açtı. Cuma günü Musk, üçünün ücretsiz olarak bir tane aldığını açıkladı. Stephen King, LeBron James ve William Shatner. Hafta sonu boyunca, bu sayı büyük ölçüde arttı ve 1 milyondan fazla takipçisi olan hemen hemen her ünlü kullanıcı yeni bir mavi tik aldı.