Brezilya dijital para birimini erteledi

Digital Real projesiyle ilgili yeni planlara göre, bu yılın sonlarında başlaması gereken testler 2023’e ertelendi. Bunun nedeni, Merkez Bankası’nda orijinal programı etkileyen bir işçi grevi. Brezilya Bankacılık Federasyonu (Febraban) tarafından 30 Pazartesi günü tanıtılan konuyla ilgili bir etkinlikte, banka temsilcileri niyetin pilot uygulamaları yıl sonuna doğru başlatmak olduğunu, ancak zaman çizelgelerinin önemli ölçüde ertelendiğini söyledi. Ancak plan, testleri 2023’te ve 2024’ün ikinci yarısına kadar çalıştırmak. Kurallardan önce, olumlu etkinin yanı sıra veri koruma ve siber güvenlik gibi dijital bir gerçekliğe sahip olmanın içerdiği risklerin yanı sıra düzenleyici sorunları analiz eden bir çalışma yapıldı. Fiziksel para biriminin bir uzantısı olarak, dijital gerçekliğin dağıtımına, Ulusal Finansal Sistem ve Brezilya Ödemeler Sisteminin koruyucuları aracılık edecek ve bu kurumlara herhangi bir ücret ödenmeyecektir. Bankacılık otoritesine göre, kılavuz ilkeler, akıllı sözleşmeler, nesnelerin interneti (IoT) ve programlanabilir para gibi yeniliklere dayalı yeni pazar teklifleri geliştirme olasılığına vurgu yapıyor. Dijital gerçek, perakende ödemelerde de kullanılabilir ve kullanıcıların çevrim içi operasyonlar yürütmesine ve muhtemelen çevrim dışı ödeme yapmasına olanak tanır. Kılavuzlar ayrıca, dijital gerçekliğin sınır ötesi ödemeleri mümkün kılmak amacıyla birlikte çalışabilirlik ve entegrasyona izin vermesi gerektiğini belirtiyor.

Tarım teknolojileri girişimlerinde Letonya fırsatlar sunuyor

0
Letonya, yerel BT yeteneğine güvenerek gelişen ve sürdürülebilir bir teknoloji ekosistemi kurmayı da hedefliyor. Kuzeydoğu Avrupa’daki küçük Baltık ülkesi Letonya, dijital olarak daha gelişmiş komşusu Estonya kadar tanınmasa da, yeni gelişen bir startup ekosistemine ev sahipliği yapıyor. Nüfusu iki milyonun altında olan Letonya, bir avuç başarılı teknoloji şirketine ve ülkenin teknik üniversiteleriyle yapılan girişimler aracılığıyla, yeni başlayanlar ve akademik sektör arasında çeşitli canlı işbirliği programlarına ev sahipliği yapıyor. Letonya’nın ayrıca İkinci Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş’ta istihbarat ajanları tarafından kullanılan minyatür Minox ‘casus kameradan’, ünlüler tarafından yaratılan dünyanın ilk ağır çok motorlu uçaklarına kadar çığır açan yenilikler icat etme ve üretme geçmişi var. 31 yaşındaki girişimci Alfiya Kayumova, Letonya’da tarım teknolojisi alanında ilerleyen ve buradaki ekosistemi özetleyen en iyi isimlerden biri. İş ve yatırım bankacılığı dünyasında yıllarca çalıştıktan sonra, şimdi haritalama teknolojisi girişimi GreenGrowth’un CEO’su olan Kayumova, dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen küresel bir sorunu çözebilme umuduyla agritech’e çekildi. Kayumova, “Çiftçilere tarlaları hakkında ısı haritaları, analizler sağlıyoruz ve gerçek verimin bu tarlalara nasıl dağıldığını gösteriyoruz” diyor. Kayumova: “Bu teknolojiye ihtiyaç duyan çok sayıda küçük, orta ve büyük tarım işletmesi olduğu için Baltıklar ve Letonya’da çok fazla potansiyel var” dedi.

Bağlantılı sağlık hizmeti kullanan kişi sayısı açıklandı

Berg Insight’ın araştırması, 2021’de 8,6 milyon Avrupalının bağlantılı sağlık hizmetleri çözümlerini kullandığını gösteriyor. Bu istatistik, 2021’in sonuyla ilgilidir ve EU27+3 ülkelerindeki geleneksel telebakım, yeni nesil telebakım ve telesağlık çözümlerinden oluşmaktadır. Berg Insight IoT Analisti Samuel Andersson, “Dünyanın her yerinde karantinalar ve karantinalar uygulandıkça, sağlık hizmeti sağlayıcıları uzaktan hasta izleme ve telesağlık çözümlerini benimsemeye motive oldular. Bu, daha önce bu çözümlerin benimsenmesinin önündeki başlıca engeller olan bazı kurumsal tereddüt ve muhafazakarlığın üstesinden gelmeye yardımcı oldu” diyor. Berg Insight, bağlantılı sağlık çözümlerinin mevcut hızlı benimsenmesinin devam etmesini bekliyor. Analistler, 2027 yılına kadar bağlı bakım kullanıcılarının sayısının yüzde 12,1’lik bir bileşik yıllık büyüme oranında (CAGR) artarak 17,1 milyona ulaşacağını tahmin ediyor. Yeni nesil telebakımın, 2027’de yaklaşık 7.7 milyon kullanıcıyla tahmin dönemi boyunca geleneksel telebakımı geçmesi bekleniyor. Geleneksel telebakım, yaklaşık 7.5 milyon kullanıcıyla ikinci sırada yer alacak ve onu tahmini 5.7 milyon kullanıcıyla telesağlık izleyecek. Tunstall ve Legrand’ın neredeyse tüm pazarlarda geleneksel telebakımdaki lider konumlarını korumaları bekleniyor ancak Careium, TeleAlarm ve Chubb gibi oyuncular tarafından zorlanıyor.

Yapay zeka ile sürekli trafik izleme sistemi güçlendiriliyor

0
Central Nippon Expressway Company (NEXCO Central), Japonya’daki araç modellerini optimize etmek için yapay zeka destekli trafik izleme sistemini kullanan ilk operatör. NEC Corporation, NEXCO Central için hız, konum ve seyahat yönünü tahmin etmek için AI teknolojisinden ve fiber optik algılamadan yararlanan bir analitik sistem geliştirdi. Karayolu taşıtlarından gelen titreşimler, trafik koşullarını tahmin etmek için sürekli veriler sağlar. Algılama cihazları, otoyollar boyunca iletişim için kullanılan mevcut fiber optik ağa bağlanır. Mevcut otoyol kontrol sistemleri, olayları ve trafik sıkışıklığını sürekli olarak izlemek için yetersiz çevresel görüşe sahip kameralar veya nokta sensörleri kullanır. Pahalı olabilen sürekli gözlem için bu sensörlerin büyük bir miktarı gereklidir. Şirketin analitik yapay zeka platformu, yörüngeleri tahmin etmek için araç modellerini ve hızlarını gözlemleyerek doğru trafik izleme gerçekleştirir. Prob ışıkları, titreşim üretimi ve fiber optik algılama, trafik modellerinin gerçek zamanlı bir resmini yakalamaya yardımcı olan faktörlerdir. Algoritma, otoyolun her mili için araç hızlarını tahmin edebilir. Bu, trafik akışının ve kazaların daha net bir şekilde tahmin edilmesini sağlar.

Ally Robotics restoran sektörüne ekonomik çözümler getiriyor

0
Akıllı ve uygun fiyatlı robotik silahlar üreten Miso Robotics destekli bir girişim olan Ally Robotics, 8,5 milyon dolara kadar bir sermaye toplama kampanyası başlattı. Fonlar, genellikle bu otomatik çözümleri karşılayamayan düşük gelirli sektörlerdeki kişilere yönelik robotik silah boru hattını ilerletmek için kullanılacak. Ally Robotics’in teknolojisi, kod içermeyen bir yazılıma sahiptir ve ekip, bota çevresi hakkında daha iyi bir anlayış ve farkındalık kazandırmak için tasarlanan sensör kontrolünü geliştirme sürecindedir. Ally Robotics’in CEO’su ve kurucusu Mitch Tolson: “Ally, teknolojimizi bir laboratuvarda geliştirmek ve test etmekle yetinmiyor. Robotik kollarımızı müşterileri için değişim yaratan gerçek şirketlerin ellerine teslim etmek istiyoruz. Ally’nin herkes için uygun fiyatlı perakende düzeyinde robotik çözümler sağladığı ve her insanı ve robotu birlikte daha fazlasını yapması için güçlendirdiği bir gelecek görüyoruz” diyor. ABD’nin pandemi sonrasında rekor düzeyde işgücü sıkıntısı görmesiyle birlikte, robotik çözümlerin operasyonlara entegre edilmesi, kalan personelin iş yükünü hafifletmenin ve işverenler için maliyetleri düşürmenin çok önemli bir yolu haline geldi. Ally Robotics gibi girişimler yoluyla bu araçların maliyetinin düşmesiyle birlikte, yalnızca büyümeye devam edecek bir çözümdür.

IoT Sensörleri pazarı olağanüstü şekilde büyüyor

Küresel IoT sensörleri pazarının 2021’de 21.8 milyar dolara karşılık 2022’de 27.4 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. 2021-2022 için öngörülen yıllık büyüme oranı yüzde 25,7’dir. Yapay zeka, makine öğrenimi ve bağlantı gibi teknolojilerin yakınsaması, tüm alanlarda büyümeyi artırıyor. Otomotiv, EV’ler ve AV’lerde 5G’nin artan dağıtımı ve artan elektronik içeriği ve akıllı evlerde IoT ekipmanının genişletilmesi, küresel IoT sensörleri pazarının yükselen trendleridir. Yalnızca ABD’nin 2032 yılına kadar 33.8 Milyar dolar gelir elde etmesi bekleniyor. ABD’nin dünyanın en güçlü oyuncusu olarak ortaya çıkması bekleniyor. Bu, Honeywell gibi seçkin oyuncuların varlığına bağlanabilir. Ayrıca San Francisco gibi diğer şehirler, sensörlerle donatılmış 8.200 park yeri arasından sürücülerin park yeri bulmasına yardımcı olan akıllı park sistemlerine öncülük etti. Ayrıca Chicago, selleri veya trafiği tespit etmek ve bunlara müdahale etmek için çeşitli sensörler kurdu. Ayrıca, New York, Chicago ve San Francisco, kentsel çevre için ışık direklerine sensör düğümleri yerleştiren, sıkışık alanlarda hava kalitesini düzenleyen ve tahmine dayalı analitik kuran ABD’deki şehirlerden bazılarıdır. Bu tür faktörler nedeniyle, Kuzey Amerika’daki pazarın önümüzdeki yıllarda gelişmesi muhtemeldir. Bölgeler arasında Endüstri 4.0 girişimleri; Çin ve Avrupa, IoT uygulamasının temel itici güçleridir ve bu nedenle tahmin döneminde pazardan yararlanmaktadır. Accenture’a göre, üretim kuruluşlarının yüzde 60’ı halihazırda IoT projelerinde yer alıyor ve yüzde 30’dan fazlası yeni bir aşamada. Ayrıca, IoT sensörlerinin düşük maliyeti, gelecekte pazarı körüklemesi muhtemel olan önemli nedenlerden biridir.

5G’de 1 yıl gecikmenin maliyeti 120 milyar TL!

0
Vodafone, Türkiye’de 5G ve fiber teknolojilerinin yaratacağı ekonomik etkileri ortaya koyan iki ayrı araştırmaya imza attı. 5G etki analizine göre, 5G’nin ülkemizde hayata geçmesiyle 15 yılda 1 trilyon TL’yi aşkın gelir artışı ve 479 milyar TL GSYH artışı sağlanabilecek. 5G’nin 1 yıl gecikmesi ise 120 milyar TL’lik bir faydadan mahrum kalmak anlamına geliyor.

5G ile rekor gelir artışı bekleniyor!

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 5G ve fiber teknolojilerinin ülke ekonomisine katkılarını analiz eden iki farklı çalışmaya imza attı. Vodafone’un Deloitte işbirliğiyle hazırladığı “Yeni Nesil Bağlantının Gücü: 5G Teknolojisinin Türkiye İçin Ekonomik ve Sosyal Faydaları” isimli çalışma, Türkiye’de 5G’nin yaratacağı ekonomik etkileri ortaya koyuyor. Alanında bir ilk olan ve daha önce yapılmamış analizler içeren araştırmaya göre, 5G teknolojisinin Türkiye’de hayata geçmesiyle 15 yılda 1 trilyon TL’yi aşkın gelir artışı ve 479 milyar TL GSYH artışı bekleniyor. 5G’nin 1 yıl gecikmesi ise 120 milyar TL’lik bir faydadan mahrum kalmak anlamına geliyor. Vodafone’un Politika Analiz Laboratuvarı (PAL) işbirliğiyle hazırladığı etki analizi çalışmasına göre ise fiber kablo uzunluğunu 4 kat artıracak yatırımlar ile 2030 yılına kadar her yıl GSYH’de %2,2 artış yakalanabilir. 2023’e kadar tüm işletmelere hızlı geniş bant erişimi sağlanabilirse, 2023 yılı GSYH’sinde %1’lik ilave artış sağlanabilecek. Bu ilave artış, 2023 GSYH tahminlerine göre 8,1 milyar dolara denk geliyor. Vodafone’un yayınladığı ekonomik etki analizleri, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ve Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel’in katılımıyla düzenlenen toplantıda tanıtıldı. Toplantıda, Vodafone’un sektörde yaşanan sorunlara yönelik çözüm önerileri de paylaşıldı. Vodafone CEO’su Engin Aksoy, telekom sektörünün ve geniş bant altyapılarına yapılan yatırımların, ülke ekonomisi ve sosyal dayanıklılık için kritik olduğunu vurguladı. Paylaşılan istatistiklere göre bireylerin internet kullanım oranı 2021’de %79’dan %82,6’ya yükseldi. Toplantıda Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel de 5G ve fiber teknolojilerinin arzu edilen ekonomik etkiyi ortaya çıkarabilmesi için atılması gereken politika adımlarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Elektronik ticaret işlemleri, büyük teknoloji şirketlerinin faaliyetleri ve makinelerarası iletişim gibi unsurlardan oluşan dijital ekonomi çerçevesinde veri trafiği sürekli artıyor. Operatörler olarak, yaptığımız şebeke ve frekans yatırımlarıyla bu trafiğin aksamadan sürmesini sağlayan temel aktörler konumundayız. Zorlayıcı makroekonomik koşullarda bu yatırımları sürdürebilmek için sektörde süregelen sorunların çözülmesine ve yatırımları destekleyici politikalara ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.”

Fimple, 2 Milyon USD yatırım aldı!

0
Finansal sektörün dijital bankalar, e-para kuruluşları, tüketici finansman şirketleri ve benzeri birçok yeni oyuncu tipleri ile çeşitlendiği ve rekabetin arttığı günümüzde, ekosistemle kazan-kazan ekseninde ve paylaşım esaslı iş birlikleri her zamankinden daha çok önem kazandı. Finansal oyuncular güvenilirlik ve yerel/global regülasyona uyum gibi temel ihtiyaçlardan taviz vermeden, açık bankacılık, servis bankacılığı, ekosistem iş birlikleri ve hızlı ürün geliştirme yapabilmek için güncel teknolojik çözümlere ve yeni destek modellerine ihtiyaç duyuyor. Yeni nesil teknoloji ve iş modeli yaklaşımı ile finans sektörünün ihtiyaçları ve sorunlarına yönelik modern çözümler sunmak amacıyla 2022 yılı Ocak ayının başında sektördeki yolculuğuna başlayan Fimple, odağına yalın finansal sistemleri ve yurt dışı pazarını alarak tecrübeli kurucu ekibiyle yoluna devam ediyor.

Fimple yatırım turuna Apy Ventures liderlik etti!

Başta bankalar olmak üzere tüm finansal kurumlara, bulut üzerinden fonksiyon grupları seviyesinde hizmet verecek olan Fimple, Albaraka Portföy liderliğinde KT Portföy, Tera Portföy ve geniş tabanlı üst düzey melek yatırımcılardan yatırım alarak çekirdek yatırım turunu geçtiğimiz hafta başarıyla tamamladı. Sektörün ihtiyaçları modern yöntemlerle karşılanacak Fimple; tak-çıkar özellikli, her biri ayrı ölçeklenebilir, ekosistem iş birliklerine hazır, kurumun kendi dinamiklerine göre bağımsız bir şekilde özelleştirmeler ve eklemeler yapabileceği, yalın ve parametrik fonksiyon grupları ve platform hizmeti sunarak sektör oyuncularının işlerini basitleştirmeyi hedeflemektedir. Sürdürülebilir hizmet modeli ile Fimple, ürünün teknolojik ve fonksiyon seti olarak sürekli rekabetçi tutulması ve regulasyona uyum gibi temel ihtiyaçları çözerken, finansal kuruluş ise odağını tamamen kendi iş modeline, ürünlerine ve müşterilerine çevirebilecektir. Tecrübeli kadrosu ile tohum yatırım sonrası daha da güçlenerek yoluna devam edecek olan Fimple, ürün geliştirme çalışmalarını hızla tamamlayarak, ürünü yılın son çeyreğinde piyasaya sunmayı hedeflemektedir. Yatırım turuna ilişkin görüşlerini aktaran Fimple Genel Müdürü Mücahit Gündebahar, “Fimple hikayemizin genlerini oluşturan iki temel bileşen bulunmaktadır. Birincisi tüm dünyada ve ülkemizde finans endüstrisinin temelden bir değişim ve dönüşüm süreci yaşaması, İkincisi ise ülkemizde yoğunlaşagelmiş derin finansal teknoloji deneyimi bulunmasıdır. Fimple takımı olarak bu iki değişkeni birleştirerek tamamen global pazarı hedefleyen, modern teknoloji ve iş yaklaşımı ile yola çıkmış bulunmaktayız. Bizler açısından böylesine bir yolculukta yatırım kadar, yatırımın ‘smart’ olması da çok önemli idi.  Bu açıdan Albaraka Portföy, KT Portföy ve Tera Portföy ile güzel bir sentez yakaladığımıza inanıyorum. Hedefimiz; ülkemize bu alanda global bir marka değeri kazandırmak olacaktır. “ dedi. Girişimleri desteklemeye devam edeceğiz Fimple’nin yatırım turundan dolayı mutluluk duyduğunu belirten Albaraka Portföy Genel Müdürü Emin Özer, “Fimple’ın yatırım turuna liderlik etmekten, bu denli tecrübeye sahip kurucu ekibin çıktığı yolda onların yanında yer almaktan ve yazacakları başarı hikayesinin parçası olmaktan dolayı memnuniyet duyuyoruz. APY Ventures olarak AlbarakaTürk Katılım Bankasının yatırımcısı olduğu ve sadece finansal teknolojiler dikeyinde yatırım yapan Fintech fonumuz ile gerçekleştirdiğimiz 7. Yatırımımız oldu. Fintech girişimlerini desteklemeye 2022 yılında da devam edeceğiz.” dedi. KT Portföy Genel Müdürü Hamit Kütük, “Yönettiğimiz girişim sermayesi yatırım fonlarından Lonca GSYF’nin yatırım odaklarından biri de finansal teknolojiler. Lonca GSYF’nin ana yatırımcısı Kuveyt Türk, finansal teknolojiler alanındaki tecrübesi ve öncü rolüyle fintech temalı yatırımlara ayrı bir önem atfediyor. Fimple, bu alanda büyük deneyime sahip kurucuları ile global bir oyuncu haline geleceğine inandığımız çok değerli bir girişim. Kendilerine yatırım yapmaktan mutluluk duyuyoruz“ dedi. Tera Portföy Genel Müdürü Oğuz Büktel,  “Yeni kurduğumuz ve yatırım aldığımız  Tech Invest Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun ilk yatırımını bu alanda çok tecrübeli ve yenilikçi bir ekip tarafından kurulan ve finans sektörü paydaşlarının ihtiyaçlarını ve çözümlerini bilen bir şirkete yapmak bizim için çok önemli.  Aynı zamanda ikisi kurumsal olmak üzere üst düzey melek yatırımcılardan oluşan bir konsorsiyumun üyesi olmaktan ayrıca gurur ve heyecan duyuyoruz.  2022 ve sonrasında bu yatırımı diğer girişim sermayesi yatırımlarımız ve fonlarımızın izleyeceği bilgisini paylaşmaktan ve ülkemizin teknolojik alandaki gelişimine katkıda bulunmaktan son derece mutluyuz.” dedi.

ASUS, ExpertCenter PN64 ve PN52 mini PC modellerini duyurdu

0

ASUS, performans ve estetiği bir araya getiren ExpertCenter PN64 Mini PC ve ExpertCenter PN52 Mini PC modellerini duyurdu. Fitilli kasaya ve eğik kesimli kenarlara sahip olan modeller her tür kurumsal ortama kolayca uyum sağlayabiliyor. 1 litrelik PC segmentinde performanslarıyla dikkat çeken ExpertCenter PN64 ve PN52 modelleri, en yeni Intel ve AMD işlemcilerin kararlı çalışmasını sağlayan termal tasarıma ve kompakt yapıya sahip. Yalnızca 120 x 130 x 58 mm boyutlarındaki bu modeller dört adet ekrana destek veriyor ve kapsamlı bağlantı seçenekleri sunuyor.

ExpertCenter PN64 mini PC özellikleri

MyASUS yazılımı ise İKi Yönlü Yapay Zeka Destekli Gürültü Engelleme teknolojisiyle kristal netliğinde sesli iletişim sağlıyor ve akıllı fan kontrolü, sistem hata tespiti gibi işlevler sunuyor.

ExpertCenter PN64 Mini PC gücünü 12. Nesil Intel Core işlemciden ve DDR5-4800 RAM’den alıyor. Üründe bir adet PCIe 4.0 x4 M.2 SSD yuvası, beş adet USB bağlantı noktası bulunuyor. Bu USB bağlantılarından biri DisplayPort 1.4 desteğiyle ekran bağlanabilen USB 3.2 Gen 2 Type-C özelliğine sahip. Bunların haricinde üründe dört adede kadar ekrana destek veren iki adet HMDI bağlantı noktası yer alıyor.

Ayrıca farklı kullanım senaryoları için bir adet de yapılandırılabilir giriş bulunuyor. PN64’ün ekstra esneklik sağlayan tasarımı, kolayca yenileme için depolama cihazları ve bellek modüllerine hızlı erişim sağlıyor.

12. Nesil Intel Core işlemciler bir önceki nesle göre 2 kata kadar daha yüksek performans sunuyor. Bu gelişmiş işlem gücü sayesinde yoğun iş operasyonları daha verimli bir şekilde yapılabiliyor. Üründeki bir diğer kullanışlı teknoloji olan DDR5 bellekler ise DDR4’e göre daha yüksek veri hızı sunmasının yanı sıra daha yüksek performans ve daha verimli çalışma olanağı sağlıyor.

ExpertCenter PN52 Mini PC

ExpertCenter PN52 Mini PC, entegre AMD Radeon grafikli en yeni AMD Ryzen 5000H Serisi mobil işlemcilerle geliyor. Üründe iki adet PCIe 3.0 x4 M.2 2280 SSD yuvasının yanı sıra 2,5 inç SATA veya SSD için de bir adet 6 Gb/s SATA bağlantısı yer alıyor. PN52’de ayrıca iki adet HDMI bağlantı noktası yedi adet USB girişi var. Bu USB girişlerinin arasında DisplayPort 1.4 özelliğine sahip bir USB 3.2 Gen 2 Type-C bağlantı noktası yer alıyor.

Bir önceki nesilden PN51 modeliyle kıyaslandığında, PN52 tek iş parçacığı performansında %27’ye kadar ve çok iş parçacığı performansında ise %19’a kadar performans artışı sağlıyor . PCMark10 Essentials grup testlerinde PN52, internette dolaşma, video konferans ve uygulama başlatma sürelerinde %11 performans artışı sergiledi. Üretkenlik test grubu sistem performansını tablolar ve yaz yazma işleri gibi günlük ofis uygulamalarını kullanarak ölçüyor. PN52, bu testlerde PN51’den %22 daha yüksek performans sundu.

Yukarıda bahsedilen özelliklerin yanı sıra ExpertCenter PN64 Mini PC ve PN52 Mini PC modellerinde soğutmayı geliştiren çeşitli teknolojiler bulunuyor. Ayrıca her iki model de dört adede kadar 4K ekrana veya bir adet 8K ekrana destek veriyor. Ürünlerde ayrıca daha iyi iletişim kurmayı sağlayan yapay zeka destekli gürültü engelleme teknolojisinden de yararlanılıyor.

  • Gelişmiş soğutma: Özel bir ısı borusuyla donatılmış yeni bir termal modülle ısıyı daha iyi dağıtan PN64 ve PN52, kompakt tasarımla masaüstü düzeyinde performans sunmak için alüminyum soğutma bloğuyla daha verimli ısı iletimi sağlıyor.
  • Dört adet 4K veya bir adet 8K ekran desteği: Her iki model de iki adet standart HDMI bağlantı noktası, DisplayPort özellikli USB-C ve yapılandırılabilir giriş ile toplam dört adet 4K ekrana ve bir adet 8K ekrana destek veriyor. Dört adet 4K ekrana destek özelliği mağazalarda, restoranlarda, otellerde veya halka açık alanlardaki video duvarlarında ideal çözüm sunuyor. Ayrıca ofis kullanımında da çalışma alanını genişletme imkanı veriyor.
  • İki Yönlü Yapay Zeka Destekli Gürültü Engelleme: Entegre yapay zeka destekli gürültü engelleme teknolojisi kristal netliğinde iletişim için hem girişte hem de çıkışta gürültüyü engelliyor. Bu özellik öğrenciler, ofis çalışanları ve evden çalışanlar için ideal.
  • Akıllı fan denetimi: Özel akıllı fan denetim teknolojisi sayesinde kullanıcılar fan modlarını kullanıcı dostu bir arayüz üzerinden kendi ihtiyaçlarına göre ayarlayabiliyor. Sessiz mod gürültü düzeyini düşürürken Standart mod ise veri işlerken sürekli en yüksek performans alınmasını sağlıyor.
  • USB Güç Dağıtımı desteği: Cihazların arkasında yer alan Type-C bağlantı noktası Güç Dağıtımı desteğine sahip. Böylece kullanıcılar, Güç Dağıtımı uyumlu bir monitörden PN64 ve PN52’ye güç aktarabiliyor. Bu da güç kablosu ihtiyacını ortadan kaldırarak çalışma alanını daha sade hale getirmeyi sağlıyor.
  ASUS ExpertCenter PN64 ASUS ExpertCenter PN52
İşletim Sistemi Windows 11 64-bit Windows 11 Pro 64-bit veya işletim sistemi olmadan
CPU (cTDP: 35 W) Intel® Corei7-12700H Intel® Corei5-12500H Intel® Corei3-1220P AMD Ryzen9 5900HX AMD Ryzen7 5800H AMD Ryzen5 5600H
Yonga seti Entegre
Grafik işlemci Entegre Intel® UHD (i3) veya Intel® Iris® Xe (i5, i7) Entegre AMD Radeon™
Bellek 2 x SO-DIMM DDR5-4800 MHz (1 x 8 GB ila 2 x 32 GB) 2 x SO-DIMM DDR4-3200 MHz bellek (1 x 4 GB ila 2 x 32 GB)
Depolama 1 x SATA 6 Gb/s 1 x M.2 2280 for PCIe® 4.0 x4* *NVMe® desteği verir 1 x SATA 6 Gb/s 2 x M.2 2280 for PCIe® Gen 3×4* ** *NVMe® desteği verir ** SATA bağlantısı kullanılıyorsa ikinci M.2 yuvası yalnızca PCIe® 3.0 x2 desteği verir.
Kablosuz Ağ Intel® AX211 WiFi 6E veya MediaTek MT7922 WiFi 6E   Bluetooth® 5.2 (2×2) AMD RZ616 WiFi 6E veya MediaTek MT7921 WiFi 6 B   Bluetooth® 5.2 (2×2)
LAN 10/100/1000/2500 Mbps Intel® I225V 10/100/1000/2500 Mbps RTK8125B veya RTK 8125BG
Arayüz Ön Giriş Çıkışlar 1 x USB 3.2 Gen 2 Type-C® 2 x USB 3.2 Gen 2 1 x ses jakı (Hat çıkışı,  Mikrofon girişi,  Kulaklık çıkışı) 1 x USB 3.2 Gen 1 Type‑C® 2 x USB 3.2 Gen 1 1 x ses jakı (Hat çıkışı,  Mikrofon girişi,  Kulaklık çıkışı)
Yan Giriş Çıkışlar 1 x Kensington Kilit yuvası 1 x Kensington Kilit yuvası
Arka giriş çıkışlar 1 x USB 3.2 Gen 2 1 x USB 3.2 Gen 2 Type‑C® (DisplayPort 1.4, PD girişi desteği) 2 x HDMI® 2.0 bağlantı noktası 1 x yapılandırılabilir giriş (seçenekler: HDMI® 2.1, DisplayPort 1.4, VGA, COM, Intel® 2.5 Gbps LAN) 1 x Intel 2.5 Gbps RJ45LAN 1 x kilit halkası 1 x DC girişi 1 x USB 3.2 Gen 2 2 x USB 3.2 Gen 1 1 x USB 3.2 Gen 2 Type-C® (DisplayPort 1.4, PD girişi desteği) 2 x HDMI® 2.1* 1 x yapılandırılabilir giriş (seçenekler: DisplayPort 1.4 or 1.2, HDMI® 2.1, COM/ VGA, Intel® 2.5 Gbps LAN) 1 x Realtek 2.5 Gbps RJ45 LAN 1 x kilit halkası 1 x DC girişi *HDMI bağlantı noktası 60 Hz’de 4K çözünürlüğe destek verir, HDCP 1.4 ve 2.3 olmak üzere tam HDR desteği sunar
TPM fTPM 2.0 veya yerleşik TPM 2.0 modülü (tercihe bağlı)
Güç 120 W Güç Adaptörü (i7-12700H, i5-12500H) 90 W Güç Adaptörü (i3-1220P) 120 W güç adaptörü
Fiziksel Boyutlar 120 x 130 x 58 mm (0,9 litre)
Ağırlık 1 kg (2,5 inç HDD dahil)

Bitlo’dan Türkiye’de bir ilk; Sepet Token!

0
Türkiye’de kripto dünyasına yeni soluk getirebilecek potansiyele sahip Sepet Token’lar, tek bir kripto varlığa yatırım yapmak yerine bir araya getirilmiş dijital varlıklar koleksiyonuna yatırım yapma imkanı sağlıyor. Defi, Metaverse, NFT, oyun gibi alanlardan seçilmiş kripto para birimlerini içeren sepetlerin yanı sıra, gelecek vaat eden projelere küçük bütçeler ile yatırım yapabileceğiniz sepetler de bulunuyor.

Emtia Rezerv ve Bitlo Token da yolda! 

Her bir sepet, yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmelerini ve yatırımlarını yakından ve şeffaf bir şekilde takip etmelerini sağlayacak. Türkiye’de bir ilk olan Sepet Token’lar, haziran ayı içerisinde Bitlo kripto varlık platformunda listelenecek. Bitlo altın, gümüş ve platine yatırım yapmaya olanak sağlayan değerli madenlere endeksli teminatlı stabil coin’ler sunuyor. Bir fiziksel grama oranlı tokenlar ile yatırımcılara, bir kripto varlığının esnekliği ile birlikte temel emtianın tüm avantajlarını sağlıyor. Gram Gold Token sahipleri yalnızca tokenin değil, aynı zamanda token’in da karşılığı olarak saklanan temel fiziksel altının da sahibidir. Değer artışı da altına oranla gerçekleşecek olan Gram Gold, kripto fiyat dalgalanmalarından etkilenmez. Yani fiziksel altını temsil ettiğinden dolayı, değeri doğrudan fiziksel altının gerçek zamanlı piyasa değerine bağlıdır. Gram Gold’un yanı sıra Gram Gümüş ve Gram Platin ürünlerini de geliştiren Bitlo diğer değerli madenleri de herkes için erişilebilir, kolay takas edilebilir hale getiriyor. Teknoloji ve alt yapı yatırımlarına devam eden Bitlo yakın zamanda kendi tokenini çıkarmaya da hazırlanıyor. Blok zincir tabanlı girişimler için kullanılacak Bitlo Token’in sunacağı avantajlar ve çözümler yakın zamanda tüm detayları ile duyurulacak.

Teknopark İstanbul’un yeni ofislerinde yerinizi alın!

0
Teknopark İstanbul, 65 bin m2 alan içerisinde yer alan, içinde bulunduğu güçlü ekosistem, sunduğu sektörel ve akademik iş birliği fırsatlarının yanı sıra, ıslak hacimli ve çeker ocaklı laboratuvarları, depo alanı, çok amaçlı salon, konferans salonları gibi sosyal imkanları ve AR-GE firmalarının farklı mekânsal ihtiyaçlarını karşılayacak esnek tasarım ilkeleriyle oluşturulmuş dönüştürülebilir ofislerini kiralamak isteyen AR-GE firmalarını bekliyor. İşte ayrıntılar…

Güçlü bir ekosisteme giriş imkanı

Sabiha Gökçen Havalimanı’na komşu Teknopark İstanbul bünyesinde; çok amaçlı ve dönüştürülebilir modüler yapıya sahip ofisleri kiralayacak olan AR-GE firmaları, sadece ofis kiralamış olmakla kalmayıp, aynı zamanda güçlü bir ekosisteme de giriş imkanı sağlayacak.
Teknopark İstanbul’da ofis kiralamak isteyen AR-GE firmalarının yetkilileri, [email protected] e-posta adresi üzerinden Teknopark İstanbul yetkililerine ulaşabiliyor.

Avrupa’da benzin istasyonu marketleri otonom oluyor

0
Portekizli start-up Sensei, Avrupa’nın benzin istasyonlarındaki ilk otomatik marketini devreye alıyor. Start-up mağazayı Lizbon’daki benzin istasyonlarından birinde açmak için Portekizli petrol ve gaz şirketi Galp ile ortaklık kurdu. 323 metrekarelik mağaza, alışveriş yapanlara kasiyersiz bir ödeme deneyimi sunuyor. Akıllı telefonlarına indirdikleri bir uygulamayı taradıktan sonra, mağazadan istedikleri her şeyi alıp dışarı çıkabiliyorlar. Tavana yerleştirilmiş kameralar ve raflardaki sensörler aracılığıyla yapay zeka bilgisayar görüşü, alışveriş yapanların seçtikleri veya bıraktıkları ürünleri tanımlıyor. Otonom yazılım, sanal alışveriş sepetlerini takip ediyor ve ücretlendiriyor. Sensei’nin otomatik marketi, benzin istasyonu sahibinin herhangi bir inşaata ihtiyaç duymadan yerinde kurabileceği mobil bir kapsül olarak geliyor. Ürünlerin yeniden stoklanmasını daha verimli hale getirmek için müşteri verileri ve envanterin gerçek zamanlı takibi toplanıyor. Galp COO Teresa Abecasis yaptığı açıklamada, bu insansız kapsüllerin, trafiğin daha az olduğu bölgelerdeki daha küçük benzin istasyonlarının müşterilere akaryakıt dışı ürünleri karlı bir şekilde sunmasını sağlayacağını söyledi.

Uzaktan çalışma BT’de sürdürülemezliğe neden oluyor

Uzaktan çalışma birçok teknoloji çalışanı için avantaj sağlarken, arka planda bunu yöneten BT ekipleri büyük zorluklar yaşıyor. Hatta BT ekiplerinin bu nedenle yaşadıkları yıpranma, tehlikeli seviyelere ulaşmış durumda. End Node’ları Hindistan’da olan BT şirketleri için yıpranma oranları, menşe ülke ne olursa olsun dünyanın çoğu yerinde yüzde 20 ile 30 arasında bir seviyeye ulaştı. Örneğin Infosys,  geçen yıl Mart ayında sona eren çeyrekte yüzde 10,9’dan bu yıl Mart sonunda yüzde 27,7’ye ulaşan bir yıpranma yaşadı. Benzer şekilde, TCS geçen yıl Mart ayındaki yüzde 7.2’lik yıpranma oranından bu yıl yüzde 17,4’e çıktı. Kısa vadede, BT uzmanları üzerinde işverenleri ofise dönmeye ikna etmeleri için baskı var. Küresel müşterilere hizmet vermek, Fersht’in de belirttiği gibi, iş gücünüzün üçte biri sürekli olarak iş değiştiriyorsa mümkün değildir. Bu, ev ofis konforuna alışmış bugünün ve yarının teknoloji çalışanını da rahatsız etmesi gereken bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.

Akıllı telefonlar PC’lere kıyasla daha çok tercih ediliyor

0
Yeni araştırmaya göre, Brezilya’da kullanılan akıllı telefon sayısı, aktif cihazların yüzde 52’sini temsil ederek ülkedeki kişisel bilgisayar tabanını aşmaya devam ediyor. Şu anda Brezilya’da kullanılan 242 milyon akıllı telefon varken, kişisel bilgisayarlar (masaüstü bilgisayarlar, dizüstü bilgisayarlar ve tabletler) 210 milyon cihazı temsil ediyor. Araştırmaya öncülük eden FGV profesörü Fernando Meirelles: “Akıllı telefonlar tüm sosyal sınıfların istek nesnesidir ve nüfusun büyük çoğunluğu için kişisel bilgisayardır” diyor. PC segmentinde kurumsal alanda tablet satışlarının yatay seyrettiğini, son tüketici segmentinde ise dizüstü bilgisayarların masaüstü bilgisayarlardan daha fazla arandığını belirtiyor. Araştırmaya göre Brezilya’da her TV için üç akıllı telefon satılıyor. Taşınabilir söz konusu olduğunda, Brezilya’da 352 milyon cihaz kullanılıyor. 2650 Brezilyalı firmayla yapılan çalışma, 2021’in sektör için iyi bir yıl olduğunu ve PC segmentinde 14 milyon adet satılarak yüzde 27’lik bir artış görüldüğünü ortaya koyuyor.

Üretim için Endüstri 4.0’da en iyi seçimler

Endüstri 4.0 alanındaki kuruluşlar, daha hızlı, daha akıllı ve daha üretken olmak için sürekli taleplerle karşı karşıyalar. Akıllı şehirleri ve akıllı evleri hepimiz biliyoruz, ancak tamamen bilgisayarlı ve IoT destekli akıllı işleme tesisi çok uzakta değil. Nesnelerin İnterneti, tüm sektörlerin potansiyelinde değişen organizasyonları gösterdi. Doğru bir şekilde yürütüldüğünde, süreçleri yumuşatabilir, navigasyonu daha da geliştirebilir ve ortaklar, suç ortakları ve müşteriler için aynı şekilde ek teşvikler sağlayabilir. “Dördüncü modern” huzursuzluk olarak tasvir edilen Endüstri 4.0’ın arkasındaki asıl itici güç ve bu büyük bir sürpriz değil. İyi bir endüstri 4.0 uygulaması için odaklanılması gereken bazı ana konular var. Bu konular ise şu şekilde; ♦ Büyük Veri ve Analitik ♦ Otonom Robotik ♦ Simülasyonlar ve Dijital İkizler ♦ Yatay ve Dikey Sistem Entegrasyonu ♦ Endüstriyel IoT (IIoT) ♦ Siber Güvenlik Teknolojisi ♦ Bulut ♦ Eklemeli İmalat (AM) ♦ Yapay Zeka ve İmalat ♦ Artırılmış Gerçeklik ve Sanal Gerçeklik

Dekarbonizasyon için Microsoft ve Motorola işbirliği yapıyor

0
Itron, daha geniş bir müşteri yelpazesine ulaşmak için şebeke uç çözümlerini genişletmek için Microsoft ve Motorola ile işbirliği yapacak. Microsoft ile genişletilmiş ortaklık kapsamında Itron, enerji yönetim sistemlerini Microsoft’un Azure bulut platformuyla birleştirerek, kamu hizmetleri ve akıllı şehirler endüstrileri için bulutun benimsenmesini ve yeni nesil tüketici ve şebeke ucu çözümlerini hızlandırmak için çalışıyor. Gerilim izleme, elektrikli araç ve güneş enerjisi farkındalığı ve konum farkındalığı gibi çözümler sunan Itron, karbon izleme, veri erişilebilirliği ve temiz enerji eşleştirme konularında endüstri sorunlarını çözmeyi umduğunu söyledi. Itron’un sonuçlardan sorumlu ürün yönetiminden sorumlu başkan yardımcısı Stefan Zschiegner: “Yönetim altında yaklaşık 75 milyon uç noktamız var ve buna hızla daha fazlasını ekliyoruz. Ayrıca, bu uç noktalara müşterilerimiz adına yönettiğimiz daha fazla hizmeti ekliyoruz” diyor. Benzer şekilde, Motorola ile yapılan işbirliğinin, müşterilerin ağ erişimlerini genişletmelerine, mobil ağın 4G ve 5G teknolojisinden yararlanarak kamu hizmeti şirketleri gibi büyük ölçekli müşterilere daha fazla erişim sağlaması bekleniyor.

3D baskı ev sektörü büyüyor

0
Üç boyutlu baskı ve robotik girişimi Diamond Age, 72 ev  inşa etmek için ulusal ev inşaatçısı Century Communities ile bir anlaşmaya vardı. Diamond Age’in otomatik 3D yazıcısı, bir ana sitenin tüm temelini kapsayan taşınabilir bir portal sistemi temel alıyor. Yapıdan sarkan bir kol ucu robotik araç, beton pedin etrafında hareket ederek evin dış ve iç duvarlarını kompozit malzemelerle “basıyor”. Age kurucu ortağı ve CEO’su Jack Oslan: “Teknoloji operasyonuna ve ev inşaatının bitirme tarafına daha fazla odaklanacak ve bugün bildiğimiz gibi ev inşaatının yorucu kısmının çoğunu değiştirecek yeni bir inşaat işleri çağı yaratmanın ön saflarında olmaktan gurur duyuyoruz” diyor. Otomasyon sistemi, aynı anda birkaç ev inşa edebilen yedi üniteli “gruplar” halinde dağıtılır; Diamond Age’e göre, bir grup bir yılda tahmini 250 ev inşa edebilir. Şirket, sistemin yeni bir ev inşa etmek için gereken el emeğinin yüzde 55’ini dengeleyebileceğini ve inşaat döngüsünü dokuz aydan 30 güne indirebileceğini söylüyor.

Akıllı sokak aydınlatmasında yeni projeler devam ediyor

0
RealTerm Energy, akıllı sokak altyapı grubu Ubicquia ile birlikte 25 akıllı sokak aydınlatma projesini tamamladı. Proje için ek olarak beş şehirde daha denemeler devam ediyor. Proje, sokak lambalarının LED lambalara dönüştürülmesini ve lambaların belirli zamanlarda kısılıp söndürülmesini sağlayan entegre kontrol özelliklerini içeriyor. Sonuç olarak RealTerm Energy, şehirlerin enerji tüketimini her yıl yaklaşık yüzde 67 oranında azaltabileceğini söyledi. Şu anda, ABD şehirlerinin yarısından fazlasında LED sokak lambaları var, ancak yüzde 10’dan azında aydınlatma kontrolleri ve karartma programları yer alıyor. RealTerm Energy’nin satış ve pazarlama başkan yardımcısı Mike Coyle: “Piyasa geliştikçe ve belediyeler LED sokak lambası teknolojisini anlamaya başladıkça, sürecin başında akıllı kontrollerin benimsendiğini görüyoruz” dedi. Ubicquia, proje için üç platformunu sağlıyor; akıllı sokak lambası denetleyicisi UbiCell, bulut tabanlı veri toplama platformu UbiVu ve UbiSmart Air Quality Monitor Plus, kullanıcılara çevre ve hava kalitesi izleme de sunuyor. RealTerm Energy ayrıca kamu güvenliğini artırmak için hava kalitesi izleme, halka açık WIFI ve video analitiği için diğer Ubicquia sokak lambası platformlarını da devreye aldı.

İngiltere’den otonom otobüsler için yatırım

İngiliz Hükümeti, Birleşik Krallık’ta ticari otonom araçların gelişimini hızlandırmak için 50 milyon dolarlık finansman sağladı. “Bağlantılı ve Otomatik Mobiliteyi Ticarileştirme” adlı bir yarışma, 2025’ten itibaren İngiltere genelinde kendi kendine sürüş hizmetlerinin sağlanmasına yardımcı olacak hibe başvurularını teşvik ediyor. Projenin, sürdürülebilir iş modellerinin ulusal çapta uygulanabilmesi ve küresel olarak ihraç edilebilmesi için şirketleri ve yatırımcıları bir araya getirmeye yardımcı olacağı umulmaktadır. Yarışmanın ayrıntılarını açıklayan hükümet açıklamasına göre, hibeler için değerlendirilecek sürücüsüz araç türleri arasında “teslimat minibüsleri, yolcu otobüsleri, servisler ve bölmeler ile havaalanlarında ve konteynerlerde insanları ve bagajları taşıyan araçlar yer alıyor. 1,89 milyon dolarlık fon, kendi kendini süren araçların diğer trafikten ayrılan güzergahlarda, demiryolu hatları gibi mevcut toplu taşıma toplu taşıma sistemlerine alternatif olarak potansiyel kullanımını araştırmak için ayrılacak. Kendi kendine sürüş teknolojisini benimsemede henüz Amerika Birleşik Devletleri veya Çin kadar gelişmiş olmasa da, Birleşik Krallık muazzam potansiyelinin farkında. Hükümet, sürücüsüz teknolojinin 2035 yılına kadar ülke ekonomisine 53 milyar dolar değerinde olabileceğini ve potansiyel olarak 38.000 yeni vasıflı iş yaratabileceğini tahmin ediyor.