Tedarik zinciri kesintilerinde yapay zekaya iş düşüyor
Deepfake suç tespitinde kullanılabilir
Rockwell Automation, Türkiye’de hızlı büyüme hedefliyor!
2022’nin ikinci çeyreğinde satışlar 1.8 milyar dolara ulaştı
Rockwell Automation Türkiye’de yaklaşık 30 yıldır endüstri ve üretimin sürekliliğini sağlamak, global düzeyde rekabet avantajı yaratarak ihracata ve ekonomiye katkı sunmak hedefiyle çalışmalarına hız verdi. Geliştirdiği otomasyon ve dijitalleşme çözümleriyle Türkiye’nin dört bir yanında endüstrinin her koluna hizmet götüren şirket, 2022 yılında operasyonlarını özellikle Anadolu’da büyütmeyi hedefliyor.
Rockwell Automation EMEA Başkanı Susana Gonzales ve Rockwell Automation Ülke Direktörü Ediz Eren, otomasyon sektöründeki gelişmeleri değerlendirerek Rockwell Automation’un Türkiye’deki yatırım hedefleri hakkında bilgi verdi.
Rockwell Automation EMEA Başkanı Susana Gonzales, Rockwell Automation 2022 ikinci çeyrek sonuçlarına yönelik şu açıklamalarda bulundu: “2022’nin ikinci çeyreğinde satışları etkileyen değişken bir küresel tedarik zinciri ortamına rağmen, dünyadaki tüm büyük son pazarlarda ve bölgelerde son derece güçlü talep görmeye devam ettik.
Sermaye yatırımı, otomasyon ve dijital dönüşümün artan önemi, özellikle yazılım ve hizmetlerdeki benzersiz konumumuz sayesinde ortaya çıkan güçlü talep, hem bu yıl hem de sonraki yıllar için pazardaki hızlı büyüme adına önemli bir potansiyeli işaret ediyor.”
Otomasyonun ağırlıkta olduğu bir gelecek bizi bekliyor
Pandemiyle birlikte artan teknoloji, çeşitlilik ve kişiselleştirilmiş çözüm ihtiyacına bağlı olarak tüm dünyada otomasyon ve Endüstri 4.0’a yatırımların arttığını söyleyen Rockwell Automation Ülke Direktörü Ediz Eren ise, “Dünyada oyunun kuralları baştan yazılıyor. Küresel rekabet, bu yeni oyunun en büyük belirleyicisi. Oyun dışında kalmamak ve rekabet avantajı yakalamak için endüstriyel otomasyona yatırım yapmak artık bir tercih değil zorunluluk haline geliyor. Çünkü üretimde dijitalleşme ve otomasyonun ağırlıkta olduğu bir gelecek bizi bekliyor. Türkiye üretim kasları güçlü bir ülke. Özellikle makina üretim sektörü, Türkiye için çok değerli bir ihracat kaynağı. Ancak ülkemizde teknik alt yapısı çok yüksek makina üreticilerimizin çok azı global pazarda kendilerine yer bulabiliyor. Türkiye sanayinin her alanında dijitalleşme ve otomasyon konusunda sağlam adımlar atarak, 150 milyar dolarlık dünya otomasyon pazarında Çin’in başı çektiği dünya klasmanında yer alabilecek potansiyele sahip. Biz de özel ürün, yazılım, hizmet ve teknolojilerimizle kendilerini geleceğe hazırlamak isteyen üreticilere dönüşümün yolunu açıyoruz” dedi.Ortaklık ve satın almalarla büyüyor
Otomasyon sektörünün en fazla Ar-Ge yapılan sektörlerin başında geldiğine dikkat çeken Ediz Eren, “Biz de alanında asırlık deneyime sahip, uzman mühendisliğiyle gurur duyan, dünyanın lider şirketi olarak Ar-Ge tarafında çok fazla yatırım yapıyoruz. 2021 yılında Ar-Ge yatırımlarımız 400 milyon dolara ulaştı. Üretim yapan fabrikaların ve bu fabrikalara makine ve proses hatları üreten şirketlerin dijital dönüşüm için tüm gereksinimlerini sağlama misyonuyla Ar-Ge yatırımlarımıza ek olarak ortaklık ve satın almalar yoluyla da ilerlemeye ve büyümeye devam ediyoruz. 2021 yılında 2.2 milyar dolarlık bir satın alma ile dijitalleşme yazılımları geliştirme ve uygulama alanında öncü şirketlerden Plex Systems firmasını bünyemize kattık. Öncesinde 1 milyar dolarlık bir yatırımla PTC firması ile bir ortaklık gerçekleştirdik ve mevcut çözümlerimizle PTC IoT Platformunun entegrasyonu ile içerisinde Makine Öğrenmesi, Arttırılmış Gerçeklik, Yapay Gerçeklik, MES Yazılımları gibi geniş kapsamlı bir paketi müşterilerimize sunduk.”Anadolu’da büyüyecek
Rockwell Automation için Türkiye’nin önemli bir pazar olduğunu söyleyen Eren, Türkiye’nin 2020 yılında EMEA bölgesinde en hızlı büyüyen ülke olmayı başardığına dikkat çekerek, “Tüm bölgesel ve global etkenlere rağmen 2020 gibi 2021 yılını da hedeflerimizi aşarak kapattık ve Euro bazında büyümeyi başardık. Bu süreçte dünyada yaklaşık yüzde 20 daralan makine pazarının Türkiye’deki daralması sadece yüzde 5 seviyesinde kaldı. Türkiye bu anlamda sahip olduğu potansiyeli fırsata çevirebilir. Biz de bu doğrultuda Türkiye yapılanmamızı özellikle fabrikaların dijitalleşme, siber güvenlik ihtiyaçlarına yönelik satış ve yerli mühendislik hizmetleri tarafında genişletiyoruz. Müşterilerimize daha ulaşılabilir teknik ve ticari hizmet desteği sağlayabilmek için Tek Distribütör modeline geçtik. Distribütörümüz AB Market Otomasyon ile operasyonlarımız İstanbul, Bursa, Gaziantep ve İzmir’de devam ediyor. 2022 yılının sonuna kadar Ankara, Konya illerindeki yapılanmalar da tamamlanmış olacak. Hedefimiz distribütörümüz ile özellikle Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinde hızlı ve sürdürülebilir şekilde büyümek” diye konuştu.Dijital yetkinlik gelişimi platformu Forward’a kayıtlar başladı
McKinsey & Company’nin işimizin geleceği üzerine yaptığı araştırmalar; otomasyon, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin yarattığı yeni iş potansiyelinin beraberinde getirdiği yeni yetenek ihtiyaçlarını da ortaya koyuyor. Günümüzde her 10 yöneticiden 9’u, organizasyonlarında belli bir görevin yerine getirilmesi için gerekli becerilerde boşluklar olduğunu ya da yakın gelecekte olmasını beklediğini belirtiyor.
İşimizin geleceğinde başarı için gerekenlere odaklı bir yetenek gelişimi programı olarak McKinsey uzmanları tarafından hazırlanan Forward programı, genç profesyonelleri hem kendilerine hem de çevrelerine liderlik edebilmelerini sağlayacak yetenek setleriyle donatmayı amaçlıyor.
McKinsey’nin dijital yetkinlik gelişimi platformu
Temel, ileri ve network olarak adlandırılan ve birbirini takip eden 3 seviyeden oluşan program çerçevesinde; katılanların dijital, analitik yeteneklerinin yanı sıra sosyal ve duygusal becerilerinin de gelişimine katkı sağlamak hedefleniyor.
En az 1 ve en fazla 5 yıl arası iş tecrübesine sahip, üniversite mezunu, İngilizce bilen genç profesyonellerin katılabildiği Forward programını tamamlayanlara sertifika veriliyor.
Türkiye, Orta Doğu ve Afrika’da bugüne kadar 33 binin üzerinde genç profesyonel Forward yolculuğuna katıldı. Bu gençlerden biri olan Nazlı, Forward ile ilgili yaptığı açıklamada; “Bu program güçlü yönlerimi belirlememe ve geliştirmeme yardımcı oldu. Bana enerjimi nasıl yöneteceğimi ve nasıl daha üretken olabileceğimi öğretti.
En önemlisi de kariyerimde büyük faydasını göreceğime inandığım, pratik problem çözme teknikleri ve düşünme biçimleri konularında kendimi daha da geliştirmeme imkan sundu” dedi.
Forward, pratik becerilere odaklanan ve tamamen dijital bir modelle verilen az sayıdaki kapsamlı programlardan birini sunarak geleneksel gelişim ve liderlik geliştirme programlarının arasından sıyrılıyor. Programda, gelecekte iş dünyasında gerekli olacak temel beceriler göz önüne alınarak McKinsey ve sektör uygulayıcıları tarafından geliştirilen içerik sunuluyor.
Forward programı, genç liderlere şu yetkinlikleri kazandırmayı hedefliyor:
- Yapılandırılmış ve yaratıcı düşüncelerden faydalanarak işlerindeki karmaşık zorlukları fırsatlara çevirmek
- Net ve etkili iletişim kurmak
- Çevik çalışma biçimleri uygulamak, veri ve teknolojiyi kullanmak için fırsatları tespit etmek
- Özellikle değişim dönemlerinde hem birey hem ekip olarak başarılı işler çıkarmak için uyumlu olmak, dayanıklılığı ve duygusal farkındalığı geliştirmek
Forward başvuruları 20 Haziran 2022 tarihine kadar açık olacak. İlgilenen adaylar bu adres üzerinden başvurabilecek: https://www.mckinsey.com/forward/locations/turkey
Google, 3. nesil AMD EPYC işlemciler ile güvenliği artırdı!
3. Nesil AMD EPYC işlemcili N2D ve C2D VM’ler neler sunuyor?
- AMD Güvenlik İşlemcisi tarafından oluşturulan ve yönetilen, sanal makine başına özel bir örnek anahtarıyla VM belleğini şifreli tutan AMD SEV’i etkinleştirme.
- Aynı fiziksel ana bilgisayardaki diğer sanal makinelerden ve ayrıca hiper yöneticinin kendisinden kaynaklanan saldırılara karşı güçlü koruma özellikleri sağlar.
- CPU platformu olarak “AMD Milan veya daha yenisini” seçerek en son donanıma sahip Gizli N2D VM’lere basit yükseltme.
Google Cloud Grup Ürün Müdürü Nelly Porter ise “Müşterilerimize 3. Nesil AMD EPYC işlemcilerden gelişmiş güvenlik teknolojisi sağlayarak, performansı yükseltmekle kalmıyor, aynı zamanda daha fazla iş yükü için Gizli Bilgi İşlemi de optimize ediyoruz.
Google Cloud’da, AMD gibi iş ortaklarıyla Gizli Bilgi İşlem gibi gelişmekte olan teknolojilere yatırım yapmanın, müşterilerimizin gizlilik endişelerini gidermemize yardımcı olacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. Türk Telekom’dan enerji verimliliğini artıracak yerli platform
Enerji tasarrufu sağladı, karbon salınımını azalttı
Jeneratör, klima, doğru akım (DC) güç kaynağı, yenilenebilir enerji kaynakları gibi tüm enerji ekipmanlarının çalışma performanslarını proaktif olarak izleyen ve analiz eden platform, Türk Telekom şebekesinin enerji verimliliğini artırarak karbon emisyonunun düşürülmesine katkı sağlıyor. Marka ve modelden bağımsız olarak tüm enerji cihazlarını tek bir uygulama ile gözlemleme ve yönetme imkânı sunuyor. Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç, projeye dair şöyle konuştu: “Enerji kaynaklarının verimli kullanılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması ve karbon salınımının azaltılması konularında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda Netaş ve Servisnet ile birlikte hayata geçirdiğimiz yapay zekâ destekli akıllı enerji yönetim platformunu, Türk Telekom şebekesinde ticari olarak kullanmaya başladık. Teknolojiyi toplumun iyilik ve faydasına hizmet edecek şekilde geliştiren bir kurum olarak, yerli ve millî imkânlarla hayata geçirdiğimiz ürün ve hizmetleri ülkemiz için üretmeye devam edeceğiz.”
Netaş CEO’su Sinan Dumlu; ‘Akıllı enerji yönetim platformu’ projesini, Türk Telekom ve yerli çözüm ortağımız Servisnet ile birlikte hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Sürdürülebilirliği teknolojinin dönüştürücü gücü ile desteklemek ‘akıllı dijitalleşme akıllı dönüşüm’ yaklaşımımızın en önemli hedeflerinden birisi.”
Servisnet Genel Müdürü Serdar Toros şöyle ifade etti: “Enerjiyi verimli kullanmak ve yönetebilmek tüm modern ekonomilerde temel arayış ve odak noktalarından biridir. Bu gerçeklikten yola çıkarak Türk Telekom ve Servisnet mühendisleri, ‘akıllı enerji yönetim platformu’nu geliştirdiler. Kendi kendine öğrenebilen yapay zekâ algoritmalarının çalıştığı, zero-touch teknolojilerinin kullanıldığı yazılım, Türk Telekom’un operasyonel mükemmelliği ve enerji verimliliğini hedefleyen dijital dönüşüm yolcuğunda büyük bir adım olarak görülmelidir.”
Türk Telekom, 2021 yılında, abone başına düşen elektrik tüketimini bir önceki yıla göre azaltmayı başardı. Sabit ve mobil şebekede toplam elektrik tüketimini son 5 yılda yüzde 3 düşüren Türk Telekom, yıllık ortalama 31 milyon kilovat saat (kwh) enerji tasarrufu sağlarken, son 5 yılda yıllık ortalama 15 bin ton karbon emisyonunu da engelledi. Türkiye’de her iki bankacılık işleminden biri online gerçekleşiyor
Türk Telekom yeni nesil Uç Nokta Güvenliği’ni hayata geçirdi.
Türk Telekom ile uçtan uca güvenlik çözümleri
Türk Telekom Ürün ve Servis Yönetimi Direktörü Fatih Türkoğlu, “Türkiye’nin en büyük siber güvenlik merkezine sahip telekom operatörü olarak, hayata geçirdiğimiz Paylaşımlı EDR+ servisimizle uç nokta olarak tanımladığımız bilgisayar, sunucu, istemci gibi cihazlardan verileri yönetmek için gerekli lisansları bulut altyapımız ile sağlıyoruz. EDR+ servisimizle müşterilerimizin altyapılarının daha verimli olması ve gerektiğinde sorunlara müdahale edebilmek için 7/24 izleme, yönetim ve müdahale hizmetlerini bir arada sunuyoruz” dedi. Diğer yandan Türk Telekom, analiz ve müdahale imkânı sunan bir modeli de hayata geçirdi. Bu kapsamda; son kullanıcı cihazları üzerindeki olası güvenlik ihlallerini gerçek zamanlı tespit eden, engelleyen ve saldırılar hakkında analiz sunan EDR (Uç nokta Tehdit Algılama ve Yanıt) ile tehditlere karşı tespit, müdahale ve iyileştirme süreçlerini kapsayan MDR (Yönetilen Tespit ve Müdahale) servisleri bir araya getirilerek, kullanıcıların faydasına yönelik yeni bir servis oluşturuldu.Ducati, SAP inovasyonu ile teknoloji yatırımlarını artırıyor!
Ducati, teknoloji inovasyonu için SAP ile ilerliyor
Dijital dönüşüm konusunda çalışmalarını hızlandıran Ducati, SAP Commerce Cloud çözümünü ve çevik tedarik zinciri planlaması için SAP Entegre İş Planlaması’nı (IBP) benimseyecek. Böylelikle şirket, genişletilmiş ve entegre bir dijital tedarik zinciri elde edecek. Konuyla ilgili açıklama yapan Ducati CEO’su Claudio Domenicali şu iş birliği için şu ifadeleri kullandı:
Biz de sizler için Ducati ve SAP arasındaki iş birliğinin duyurulduğu etkinliği yerinde takip ettik.
Tutkulu müşterilerimiz, her zaman şirket stratejisinin merkezinde olmuştur. Bu nedenle onlara iki tekerlek dünyasında mümkün olan en iyi deneyimi sunmaya çalışıyoruz. Ürün geliştirme sürecinde ise büyük ölçüde teknolojiye güveniyoruz. Tedarik zincirleri giderek daha karmaşık hale geliyor ve son yıllarda dönüşüme maruz kalıyor. Ancak yanımızda SAP gibi bir ortağa sahip olduğu sürece, Ducati’nin tedarik zinciri daha esnek, reaktif ve işlerimize entegre olacak.İki şirket arasındaki işbirliği, teknolojik gelişme ve inovasyonun her zaman mükemmelliğe yönlendirildiği bir alan olan yarış dünyasına da uzanıyor. SAP, 2022 sezonu için MotoGP’de Ducati Lenovo Takımı’nın resmi iş ortakları arasına katıldı.









