Elektronik haberleşme sektörünün ilk çeyrek karnesi

0

BTK, elektronik haberleşme sektörünün ilk çeyrek verileri duyurdu

 Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) 2019 1Ç dönemine ait elektronik haberleşme sektörü verilerini paylaştı. BTK’nın raporundan başlıklardan bazılarını aşağıda bulabilirsiniz:

-Sektörde faaliyet gösteren işletmecilerin bu yılın ilk çeyreğinde net satış gelirleri toplamı yaklaşık 15,4 milyar TL olarak gerçekleşmişti.

 -Bu dönemde sabit telefon abone sayısı yaklaşık 11,6 milyonu, mobil abone sayısı ise 80,9 milyonu geçti. Mobil penetrasyon oranı yüzde 98,7 olurken makineler arası iletişim (M2M) abone sayısı ve 0-9 yaş aralığındaki nüfusu çıkardığımızda, mobil penetrasyon oranı yüzde 110,9 seviyesinde görünüyor.  Yılın ilk çeyreğinde, 448 dakikalık ortalama aylık mobil kullanım süresi ile Türkiye, önceki dönemde olduğu gibi incelenebilen Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer aldı.  Bu dönemde yaklaşık 3 milyon abone numarasını taşıdı ve bugüne kadar taşınan numara sayısı toplamda yaklaşık 125,9 milyon oldu.

-Genişbant verilerine bakıldığında, 13,6 milyonu sabit abone, 61,1 milyonu mobil abone olmak üzere toplam yaklaşık 74,7 milyon genişbant internet abone sayısına ulaşıldı.  İnternet abone sayısı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,7 arttı. En yüksek artış yüzde 46,4’lük bir oranla Eve Kadar Fiber (FTTH) abone sayısında, müteakiben yüzde 12,8’lik bir oranla da Kablo İnternet abone sayısında gerçekleşti. Sabit genişbant abonelerinin aylık ortalama veri kullanımı ise 107,5 GByte oldu.

-1 Nisan 2016 tarihinde kullanılmaya başlanan 4.5G hizmetinin abone sayısı, 2019 yılı Mart ayı sonunda 72,4 milyonu geçti.  Ancak bazı kullanıcıların cihazı veya SIM kartının 4.5G hizmetine uyumlu olmaması nedeni ile aktif olarak bu hizmeti kullanabilenlerin sayısı ise yaklaşık 41,8 milyon olarak gerçekleşti. Mobil genişbant internet abonelerinin aylık ortalama kullanımı 4,9 GB seviyesinde iken, cihazı ve SIM kartı 4.5G hizmetine uygun olan 4.5G abonelerinin veri kullanımı ise aylık 6,6 GB düzeyindeydi.

-Fiber altyapı açısından ise, bir önceki yılın aynı döneminde 330 bin 623 km olan fiber uzunluğu, 2019 yılı birinci çeyreğinde 360 bin 046 km’ye ulaştı ve yüzde 9 oranında bir artış gerçekleşti.

Görsel: Ömer Abdullah Karagözoğlu / BTK Başkanı

Mastercard marka kimliğine ses ve animasyon ekledi. Ödemelerde Mastercard melodisi duyacaksınız

0

Golfseverler bu hafta düzenlenecek 148. Kuzey İrlanda Açık Golf Turnuvası’nda Mastercard ile ödeme yaptıklarında Mastercard markasını sesli olarak ödeme terminallerinde duyacaklar. Bu uygulama İngiltere’de ilk kez hayata geçiyor.

Mastercard’ın Global Payments ve Ingenico ile gerçekleştirdiği teknoloji şu şekilde çalışıyor: Golfseverler, Mastercard Clubhouse’taki ödeme terminallerinde Mastercard veya Maestro amblemli kartlarıyla yaptıklarında bu terminallerden ödemenin kabul edildiğine dair Mastercard ile ilgili bir ses duyacaklar. Golfseverler ayrıca bu terminallerde Mastercard’ın sesli marka kimliği ile birlikte bir de animasyonu görecekler.

Ödeme kabul edildiğinde Mastercard’a özel melodi duyulacak

Mastercard’ın ödemenin kabul edildiğine dair belirlediği sesi; kısa, benzersiz  ve akılda kolay kalan bir ses olarak tanımlamak mümkün. Bu ses, tüketicilerin Mastercard ile bağ kurmalarını sağlarken, ödemenin de başarılı şekilde yapıldığını anlatıyor.

Mastercard sese dayanan marka kimliğini bu yılın ilk aylarında devreye aldı. Mastercard’ın bu marka kimliği ayırıcı bir melodiyle gelen bir altyapıyla ortaya çıktı ve bu şekilde fiziksel, dijital veya sesli ödeme ortamlarında basit ve sorunsuz bir deneyim hedeflendi.

Mark Barnett: “Melodi, marka kimliğimize güçlü bir boyut katıyor”

Uygulamaya ilişkin bir değerlendirme yapan Mastercard İngiltere, İrlanda, İskandinavya ve Baltık Ülkeleri Başkanı Mark Barnett, “Ses, marka kimliğimize güçlü bir boyut katıyor ve Mastercard’ın günümüzde ve gelecekte tüketiciler tarafından nasıl tanınacağı noktasında önemli bir ipucu sunuyor” dedi. Barnett, “Golfseverlerin sesli markamızı ilk kez İngiltere’deki bu turnuvada deneyimleyecek olmaları bizi çok heyecandırıyor” ifadesini kullandı.

Projenin ortaklarından olan Global Payments Avrupa Başkanı Chris Davies ise “Global Payments’ta müşteri deneyimini zenginleştirecek yazılım odaklı ve teknolojik çözümleri hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Turkcell’den YouTube Premium cevabı gelecek mi? (Röportaj)

1

Turkcell dijital servislerini tek bir çatı altında topladı. Türk mühendisler tarafından geliştirilen platformların hepsi “Türkiye’nin Uygulamaları” çatısı altına dahil edildi. Biz de TechInside olarak, Turkcell’in yerli servislerini Turkcell Dijital Servisler ve Çözümlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ataç Tansuğ ile konuştuk. YouTube Premium için Turkcell’den bir yanıt gelecek mi? Turkcell’in yerli servisleri ne durumda?

Turkcell’in yerli servislerini konuştuk

Turkcell düzenlediği bir basın toplantısında dijital servislerini tek bir çatı altında topladığı Türkiye’nin Uygulamaları servisini duyurdu. Bizim de TechInside olarak katıldığımız toplantıda Turkcell’in dijital servisleriyle ilgili vizyonu da anlatıldı.

Dilerseniz lafı daha fazla uzatmadan sizleri röportajımızla baş başa bırakalım. İyi seyirler…

Turkcell’in dijital servisleri

Instagram, Twitter ve Facebook gibi milyarlarca indirilme sayısına ulaşan uygulamaların olduğu bir ekosistemde Turkcell de kendi dijital ürünleriyle faaliyet gösteriyor. Turkcell, yaşadığı dijital dönüşüm yolculuğunda en önemli yapı taşlarından birini oluşturan dijital servisleriyle ilgili stratejilerini ve vizyonunu kamuoyuyla paylaştı. Konuyla ilgili basın toplantısına ev sahipliği yapan Turkcell Dijital Servisler ve Çözümlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ataç Tansuğ, Turkcell’in dijital servisleriyle ilgili vizyonunu ve son gelişmeleri aktardı.

Tansuğ, Turkcell’in dijital servislerinin toplamda 200 milyon indirmeye yaklaştığını söyledi. 38 milyondan fazla indirilen BiP’in 192 ülkede kullanıcısı olduğuna değinen Tansuğ, “Günlük 450 milyon mesaj gönderimi gerçekleşiyor, Antarktika’da bile BiP kullanıcımız var” dedi.

Verilere göre, Turkcell’in bulut platformu lifebox’te toplam depolanan dosya sayısı 8 milyon akıllı telefonun hafızasını dolduracak büyüklüğe erişti. Müzik platformu fizy’de yıllık şarkı dinleme sayısı 3 milyara ulaşmışken, Dergilik’te şimdiye kadar indirilen yayın sayısı 211 milyonu buldu. TV+’ta ise günlük mobil TV izleme süresi de 85 dakikaya ulaştı. Arama motoru Yaani’nin indirilme sayısı 9 milyonu buldu.

İlerleyen dönemde Dergilik uygulaması içinde sesli kitap ve e-kitap özelliklerini devreye alacak olan Turkcell, fizy’de de podcast’lere yer vermeye başlayacak. Yaani’nin bir sonraki yeniliği ise YaaniMail ve YaaniAsistan olacak. TV+’a da yıl sonuna kadar farklı dil ve operatör seçenekleri eklenecek.

UiPath, Liderler kategorisinde zirvede yer aldı

0

Gartner, 2019 Robotik Süreç Otomasyonu için Magic Quadrant araştırmasının sonuçlarını yayınladı. Raporun ilk yılında değerlendirilen 18 yazılım firmasından biri olan UiPath, Liderler kategorisinde, üst sırada yer almayı başardı.

UiPath ilk sırada yer aldı

Gartner bu yıl içinde yaptığı 2019 Robotik Süreç Otomasyonu için Magic Quadrant araştırmasını duyurdu. Şirket rapor ile birlikte yaptığı açıklamada robotik süreç otomasyonunun büyümeye devam edeceğini söyledi. Buna sebep olarak ise kuruluşların operasyonel verimliliği artırmanın ve eski sistemleri yeni kurumsal uygulamalar ve dijital işletmelerle entegre etmenin yollarını aramaya devam ettirmeleri gösterildi.

Robotik süreç otomasyonu yazılımlarının değerlendirildiği araştırmada UiPath, ilk sırada kendine yer buldu.

Gartner’ın Magic Quadrant değerlendirmesi, UiPath Kurumsal RPA platformu 2018.3.1 sürümünü ve UiPath Go!’yu temel aldı. Bu arada UiPath Go!’nun yeniden kullanılabilir otomasyon süreçlerinin kullanıcılara sunulduğu çevrimiçi bir pazar yeri olduğunu da belirtelim.

Gartner tarafından yapılan araştırmada bazı kriterler bulunuyordu. Bunlar, pazarı anlama, pazarlama stratejisi, satış stratejisi, sunum (ürün) stratejisi, iş modeli, dikey/endüstriyel strateji, inovasyon ve coğrafi strateji olarak sıralanıyor. Tedarikçinin uygulama kabiliyetine ilişkin kriterler ise ürün veya hizmetin değerlendirilmesi, genel uygulanabilirlik, satış/fiyatlama, pazara cevap verebilme/geçmiş performans, pazarlama, müşteri deneyimi ve operasyonları içeriyordu.

Mahkeme kararı: ABD Başkanı Twitter’da hiç kimseyi engelleyemez

0

Trump’ın Twitter’da başkalarını engellemesi ifade özgürlüğüne karşı olarak değerlendirildi

ABD Federal Temyiz Mahkemesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Twitter’da hiçbir kullanıcıyı engellemeyeceğine hükmetti. Mahkeme, ABD Başkanı veya diğer kamu yöneticilerinin Twitter’da kendilerine yönelik görüş veya eleştiri dile getirenleri engellemesinin ülke anayasasının 1. Ek Maddesine göre ifade özgürlüğü hakkının engellenmesi olarak değerlendirdi.

Hâkim: Kamu görevlileri başkalarını çevrimiçi diyaloğun dışında bırakamaz

Karar 3’a karşı sıfır oyla alındı. Karara ilişkin görüşlerini açıklayan Bölge Hâkimi Barrington Parker, “ABD Anayasası’nın 1. Ek Maddesi, sosyal medya hesabını her türlü resmî amaç için kullanan bir kamu görevlisine kişileri, başka türlü açık bir çevrimiçi diyaloğun dışında bırakmak için izin vermez. Çünkü kişiler resmî olarak aynı fikirde olmayan görüşlerini dile getirdi” ifadesini kullandı.

Trump’ın engellediği isimler

ABD Başkanı Donald Trump’ın Twitter’da engellediği kişiler arasında Maryland Üniversitesi Sosyoloji Profesörü Philip Cohen, Ünlü romancılar Stephen King ve Anne Rice, Komedyen Rosie O’Donnell, Model Chrissy Teigen ve Oyuncu  Marina Sirtis bulunuyor.

Beyaz Saray ve Adalet Bakanlığı’ndan karar hakkında herhangi bir değerlendirme gelmedi.

 

Ford otonom alışveriş arabası yaptı

Otonom sürüş teknolojisi sadece otoyollardaki araçları kapsamayacak gibi görünüyor.

Akıllı market arabası

ABD’li otomobil üreticisi Ford, otonom sürüş teknolojileri konusundaki çalışmalarını, şimdi market arabalarına taşıdı ve akıllı market arabası geliştirdi.

Ford’un geliştirdiği yeni market arabası, bir nesneye çarpma riski gördüğünde kendi kendine fren yapıyor, bu sayede market arabalarına binip hız yapmayı seven küçük çocukların markette neden olduğu kazaların da önüne geçilmiş olacak.

Ford’un geliştirdiği market arabasının tanıtımını aşağıda izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=IqrDFWmehDU

 

E-belge zorunluluğu ile yeni bir dönem başlıyor

0

Nisan 2019’da yapılan güncellemelerle birlikte çok sayıda şirket için yeni bir dönem başlıyor. Türkiye’nin mali disiplinini değiştirecek olan e-dönüşüm süreci Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) yönetiyor. GİB tarafından Nisan 2019 ve Haziran 2019’da yapılan güncellemelerle şirketlere e-Fatura, e-Defter, e-Arşiv, e-İrsaliye ve e-SMM gibi e-belgeler için çeşitli zorunluluklar sunulacak. E-belge zorunluluğu ile yeni bir dönem başlıyor.

E-belge zorunluluğu başlıyor

Taslak tebliğ kapsamında 1 Eylül 2019 tarihinden sonra e-Fatura ve e-Defter mükellefi olan 66 bin işletmeye e-Arşiv zorunluluğu getiriliyor. 1 Ocak 2020’den itibaren ise e-Fatura mükellefiyeti için gerekli 10 milyon TL ciro şartı 5 milyon TL’ye indirilmesiyle birlikte 50 bin yeni işletme zorunluluk kapsamına giriyor.

Aynı tarihlerde enerji, maden, alkol ve tütün gibi sektörler için de e-irsaliye dönemi başlıyor. Ayrıca, bugün için akıllı cihazlar üzerinden mpos uygulaması kullanan işletmeler de bu uygulamalardan gerçekleştirdikleri işlemler için e-Belge üretmek zorunda.

eLogo da bu dijital dönüşümde şirketlere uçtan uca hizmet veriyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan eLogo Genel Müdürü Başak Kural, işletmelerin yeni dönem için hazırlıklara başlaması gerektiğinin altını çizdi. Kural “Oluşturduğumuz özel ekiple e-Fatura mükellefi olacak müşterilerimizin ekranlarına uzaktan bağlantı tüm süreci yönetiyoruz. Alanında uzman ekibimiz, geçiş süreciyle ilgili soru işaretlerini ortadan kaldırıyor” diye konuştu.

Kural ülkemizde halihazırda 40 bin e-Arşiv, 85 bin e-Defter, 4 bin e-SMM mükellefi bulunduğuna dikkat çekti. Ancak yeni tebliğin uygulamaya girmesiyle birlikte 105 civarında olan e-Fatura mükellefi bu yıl içinde 150 binin üzerine çıkacak. Aynı zamanda mpos uygulamaları özelinde e-belge üretmek üzere pazara girecek yeni mükellef kitlesini de düşündüğümüzde bu sayının daha da yukarı çıkacağını söyleyebiliriz.

Kural’ın açıklamasına göre firmalar e-Faturaya geçerek matbu fatura bastırma, yazdırma, imzalama, kaşeleme, kargolama, arşivleme ve bunların operasyonel yüklerinden kurtulmuş oluyor. Bu da fatura başına 4,5-5 TL’lik bir maliyetin kuruşlar seviyesine inmesi anlamına geliyor.

Yeni tebliğ ile neler değişiyor?

Nisan 2019’da güncellenerek yeniden yayımlanan taslak tebliğ ile beraber tüm e-Fatura ve e-Defter mükelleflerine 1 Eylül 2019’dan itibaren e-Arşiv zorunluluğu geliyor.
e-Fatura mükellefiyeti için gerekli 10 milyon TL ciro şartı 1 Ocak 2020 itibarıyla 5 milyon TL’ye indiriliyor.
e-Fatura mükellefi olan ve cirosu 25 milyon TL olan firmalar ile enerji, maden, alkol ve tütün gibi belirli sektörlere 1 Ocak 2020’den itibaren e-İrsaliye zorunluluğu geliyor.
e-Serbest Meslek Makbuzu (e-SMM) 1 Ocak 2020’den itibaren zorunlu hale geliyor.
1 Ocak 2020 itibarıyla e-Defterlerin, e-Faturada olduğu gibi özel entegratör tarafından imzalanması mümkün hale geliyor.
Taslak tebliğde ayrıca e-Gider Pusulası ve e-Sigorta Poliçesi tanımları yapıldı. Bu da GİB’in dijitalleşme kapsamını genişletmeye devam edeceğine işaret ediyor.
Aynı zamanda Haziran ayında resmi gazetede yayımlanan Güvenli Mobil Ödeme e-Belge Yönetimi Tebliği kapsamında Finans kuruluşlarının akıllı mobil cihazlar üzerinde çalışan mpos uygulamalarını kullanan işletmelerin, bu uygulamalar üzerinden gerçekleştirdikleri işlemler için e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-SMM gibi e-belge’leri 1 Eylül 2019 itibarıyla üretmesi zorunlu hale geliyor.

11. Kalkınma Planı’ndan dijital yansımalar

0

Planla veri depolamadan yapay zekâya, siber güvenlikten internet girişimciliğine değişen hedeflere yer veriliyor

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı 11. Kalkınma Planı’nı yayımladı. Plan 2019-2023 dönemini kapsıyor ve Türkiye’nin beş yıllık kalkınma vizyonunu ortaya koyuyor. Planda şu beş başlık altında hedeflere yer veriliyor: İstikrarlı ve güçlü ekonomi, rekabetçi üretim ve verimlilik, nitelik insan güçlü toplum, yaşanabilir şehirler, sürdürülebilir çevre, hukuk devleti, demokratikleşme ve iyi yönetişim.

11. Kalkınma Planı’nda bilgi ve iletişim teknolojileri alanındaki hedeflere de yer veriliyor. Rekabetçi üretim ve verimlilik bölümünde yer alan hedeflerden derlediğimiz maddelerden bazılarını aşağıda görebilirsiniz:

.- Türkiye’nin veri depolama, işleme ve iletimi faaliyetlerinde bölgesel veri üssü haline gelmesini sağlamak üzere, gerekli düzenleyici çerçeve ve teşvik mekanizması kurgulanıp uygulamaya konulacak.

-İnternet Değişim Noktası (İDN) kurulmasına yönelik usul ve esaslar belirlenecek, İDN kurulumu gerçekleştirilecek.

-Veri merkezi sektörünün geliştirilmesini sağlayacak düzenleyici çerçeve ve teşvik mekanizması oluşturulacak, Türkiye’nin yoğun ticaret yaptığı ülkelerle bulut hizmetlerinin sunulmasına yönelik işbirlikleri yapılacak.

-Türkiye Açık Kaynak Platformu hayata geçirilecek; kamu ve özel sektörün ihtiyaç duyduğu kritik yazılımların kitle kaynak yoluyla bu platform vasıtasıyla üretilmesi, bu ürünleri ihraç edebilecek hizmet sağlayıcıların oluşması ve ülkemizin yazılımcı havuzunun büyütülmesi sağlanacak.

-Yapay zekâ teknolojileri alanında yerli teknoloji üretme kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve bu teknolojilerin ekonominin genelinde etkin kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik ulusal ölçekteki çalışmalar için yol haritası hazırlanacak.

-Ulusal siber güvenliğin sağlanmasına yönelik düzenlemeler ile kurumsal yapılanma oluşturulacak ve teknik altyapı güçlendirilecek.

-Siber güvenlik ekosisteminin faydalanması ve bu alanda katma değeri daha yüksek ürün ve çözümlerin geliştirilmesi amacıyla kamu araştırma kurumları ile üniversitelerin de dâhil olduğu siber güvenlik ürün ve teknoloji projeleri geliştirilecek ve bu projelerin çıktıları açık kaynak kodlu olarak siber güvenlik ekosistemiyle paylaşılacak.

-Üniversitelerde siber güvenlik lisans ve yüksek lisans programları oluşturulacak, bilişim alanında mevcut lisans programlarının siber güvenlik müfredatı geliştirilecek.

-Dezenformasyon kampanyalarına karşı doğrulama platformları desteklenecek.

-Kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemeler teknolojinin getirdiği yenilikler ve uluslararası platformlarda benimsenen yeni yaklaşımlar doğrultusunda güncellenecek, bu alanda teknolojik gelişme teşvik edilecek.

 -İnternet girişimlerinin ortaya çıkması, olgunlaşması ve yatırımcı ağları ile temas etmesine yönelik hızlandırıcı merkezler kurulacak.

-Yenilikçi internet girişimcilerinin gelişim ve başarı imkânlarını artıran hızlandırıcı merkezler kurularak üniversiteler, yatırımcılar ve iş dünyası arasında işbirlikleri geliştirilecek.

11. Kalkınma Planı için 81 ilde toplam 267 toplantı ve çalıştay düzenlenerek yerel düzeyde yaklaşık 12 bin kişinin katkısı alındı. Ayrıca internet üzerinden gerçekleştirilen “vatandaş anketi” yoluyla 19 bin kişiyi aşkın katılımcıdan plan önceliklerine dair fikir ve öneriler toplandı.

Web siteleri bastığınız her tuşu kaydediyor

0

Dijital güvenlik firması Tripwire, internette pek çok önemli web sitesinin bir tür trojana dönüştüğünü ve ziyaretçilerin bilgisayarında bastığı her tuşu kaydetmeye başladığını belirtti.

Tamamen yasa dışı

Güvenlik firmasının açıklamasına göre web sitelerine yüklenen yeni kodlar, onları birer keylogger’a dönüştürmüş durumda. İnternette bu şekilde ziyaretçilerin bastığı tuşları kaydeden 480 siteyi tespit eden güvenlik firmasının açıklamasına göre, FullStory, SessionCam, Clicktale, Smartlook, UserReplay, Hotjar, Yandex, Telegraph, Samsung, Reuters, Home Depot ve CBS News web sitelerinde de bu keylogger yazılımları çalışıyor. Üstelik bu keylogger’lar, sitelere hacker’lar tarafından değil, ziyaretçilerinin ilgi alanlarını tespit edip onlara paraya dönüşecek reklamlar gösterip daha çok para kazanmak isteyen kurumlar tarafından bilinçli olarak yerleştiriliyor.

Ne yazık ki, normal bir keylooger yazılımı bigisayarlardaki antivirüs yazılımına takılıp engellenebilirken, tarayıcının içine yerleştirilen keylogger’lar, kullanıcı tarayıcının çalışmasına izin verdiği için, otomatik olarak antivirüs yazılımından geçerek çalışmaya devam edebiliyor.

Bu yazılımlar kullanıcıların ilgi alanlarını tespit etmek için kullanılsa da, insanların özel hayat gizliliğini ve iletişim mahremiyetlerini ortadan kaldırdığı için yasa dışı uygulamalar olduğunu hatırlamak gerekiyor.  Ayrıca kullanıcıların bilgisi dışında gizlice veri toplamanın da pek çok ülkede yasak ve güvenlik firmalarının yeni tespit ettiği bu etik dışı girişimin yakında pek çok dev kurumun başını derde sokacağını görmek sürpriz olmayacak.

AB Siber Güvenlik Tüzüğü ve Siber Güvenlik Sertifikasyonu neler getiriyor?

0

Yazarımız Av. Dr. Başak Ozan Özparlak kısa süre önce yürürlüğe giren AB Siber Güvenlik Tüzüğü’nün neler getirdiğini inceliyor

Avrupa Birliği (AB) Dijital Tek Pazar hedefleri doğrultusunda, tüm AB üyesi ülkelerde geçerli olacak bir siber güvenlik sertifikasyon sisteminin kurulması hedefini de içeren Siber Güvenlik Tüzüğü 7 Haziran 2019 tarihli AB Resmî Gazetesi’nde yayımlanarak 27 Haziran itibarıyla yürürlüğe girdi. Peki bu tüzük, siber güvenlik açısından neler getiriyor?

2019/881 No.lu AB Siber Güvenlik Tüzüğü’nün en önemli tarafı, ortak AB siber güvenlik araçları ve siber güvenlik sertifikasyon sisteminin yasal altyapısı niteliğinde olmasıdır. Bu tüzükle, 2013 yılındaki siber güvenliğe ilişkin tüzük yürürlükten kaldırılıyor. Daha önce AB ülkelerinde BT cihazlarının, servis ve işlemlerinin güvenliğine yönelik ülke bazında araçlar kullanılıyor olsa da, “Dijital Tek Pazar” hedefi doğrultusunda tüm AB üye ülkelerinde geçerli ortak bir sertifikasyon sistemi kurulmasının pek çok olumlu etkisi olması bekleniyor. Örneğin, her AB ülkesinden ayrı ayrı sertifika almanın hem finansal hem de bürokratik zorluğunun ortadan kalkacak olması, özellikle start-up seviyesindeki şirketler için avantaj sağlayacak.

Farklı dayanıklılık seviyeleri için standart sertifikaları planlanıyor

Ayrıca, AB ortak siber güvenlik politikası oluşturulması, tüzük gerekçesinde de belirtildiği üzere sınırlar ötesi özellik taşıyan ve her geçen gün etkisi ve sayısı artan siber saldırılar ile ülke bazında mücadelenin yeterli olamaması açısından oldukça önemli. Ayrıca bu sistem, 5G sonrası Nesnelerin İnterneti (IoT) ve endüstriyel nesnelerin interneti (IIoT) araç ve sistemlerinin güvenliğinin sağlanmasını daha etkili ve güvenli kılacak. AB sınırlarında geçerli olacak bu ortak siber güvenlik sertifikasyon sisteminde siber dayanıklılık seviyesine göre temel (basic) veya yüksek (high) standart sertifikaları çıkarılması planlanıyor.

Her ne kadar şimdilik bu sertifikasyon hukuken zorunlu olmasa da, bunun nedeni tüzükte de belirtildiği üzere “yumuşak geçiş” sağlanması. İlerleyen yıllarda özellikle belirli alanlarda siber güvenlik sertifikası zorunlu hale getirilebilir. Görüşümüze göre hassas altyapı sistemlerinde kullanılacak sistemlerde yüksek seviye sertifikasyon ilerleyen yıllarda zorunlu tutulabilir.

ENISA’nın yetkileri artırılıyor

AB Siber Güvenlik Tüzüğü kapsamında Avrupa Siber Güvenlik Ajansı’nın (ENISA) yetkileri de artırılıyor ve ENISA hukukî kişiliği olan bir AB organı olarak kabul ediliyor. Bu da siber güvenliğe AB tarafından verilen önemin bir göstergesi olarak yorumlanabilir. ENISA’ya siber güvenlik ile ilgili olarak AB üyesi olmayan (Türkiye gibi) ülkeler ile işbirliğine yönelik çalışmalar yapma yetkisi de tüzük kapsamında veriliyor. AB sınırları içerisinde BT ürün ve hizmetleri pazarlayan Türk şirketleri açısından da tüzüğün yakından takibi hem yasal uyum hem de rekabet açısından önemli.

Av. Dr. Başak Ozan Özparlak

Fransa’da GAFA vergisi kabul edildi

0

Fransa yoğun tartışmaların ardından internet devlerinin vergilendirilmesi için ilk adımı attı ve vergi tasarısını kabul etti

Fransa Meclisi ‘GAFA vergisi’ olarak da bilinen yasa tasarısını onayladı. Tasarıya göre, Google, Apple, Facebook ve Amazon (GAFA) gibi şirketler Fransa’da vergi ödemeye başlayacak.

Yasa kapsamında GAFA türü şirketler yüzde 3 vergi ödemeye başlayacak. Burada göz önünde bulundurulacak ölçüt ise şu:  Bu şirketlerin Fransa’da yılda 25 milyon ve dünyada 750 milyon Euro gelir elde etmesi. Vergi tahsilatı için 2019 başı göz önünde bulundurulacak.

Bu yıl 400 milyon Euro vergi geliri elde edilecek

Konuya ilişkin bir değerlendirme yapan Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Maire, “Fransa bağımsız bir ülkedir. Vergi ve diğer konularda da bağımsızdır ve böyle kalmaya devam edecektir” değerlendirmesini yaptı. Fransa’nın devreye aldığı yeni vergi uygulamasıyla bu yıl 400, 2020’de ise 650 milyon Euro ek vergi geliri elde edeceği ifade ediliyor.

GAFA türü şirketlerin AB’deki ortalama vergi oranı yüzde 14

Bu arada, Fransa’nın AB çapında GAFA vergisini uygulama çabası olduğu da biliniyor. Fakat bu çaba İrlanda, Danimarka, İsveç ve Finlandiya’nın muhalefetiyle karşılamıştı. Bununla birlikte, Avusturya, İngiltere, İspanya ve İtalya’nın da dijital vergi planlarının bulunduğunu not edelim. Ayrıca Reuters’da yayımlanan bir veriye göre, AB Komisyonu, AB’de yatırımı bulunan çokuluslu dijital firmaların AB’deki vergilendirme oranlarının ortalama yüzde 14 olduğunu ortaya koyuyor.   

Elektrikli Harley Davidson 230 km gidecek

0

ABD’nin efsanevi Cruiser/Chopper motosiklet üreticisi Harley Davidson, fanatiklerini çok şaşırtan bir karar alarak elektrikli motosiklet üretmeye karar vermişti.

Elektrikli Harley mi olur?

Güçlü motor sesi ve yüksek motor gücü ile ünlenmiş olan markanın, sessiz ve düşük güçte bir motor üretecek olması tartışma konusu olmuşken, aynı motorun menzili de merak konusu olmuştu. Harley Davidson kullanıcılarının, motorlarıyla, şehirler arası yollarda uzun mesafeler kat ederek yolculuk etmeyi sevdikleri de bilindiğinden, kısa menzilli bir Cruiser modelinin anlamı olmayacağı iddia edilmişti.

Ancak Harley Davidson şimdi o iddialara cevap verdi ve elektrikli motor modelinin 230 km menzile sahip olacağını açıkladı. Bu mesafe, uzun yol yolculuklarını seven Harley sürücüleri için çok yüksek olmasa da şehir içinde günlük kullanımlar için yeterli olacak gibi görünüyor. Ancak elektrikli otomobillere olan ilginin ve desteğin aksine, elektrikli Harley Davidson modellerine tepkinin dinmesi yakın zamanda pek beklenmiyor.

Google Fit uygulamasına puan yarışı geliyor

0

Google’ın sağlıklı yaşam ve fitness uygulaması Fit, kullanıcıların puan rekabeti yapabilmesini sağlayan bir güncelleme aldı.

Kim daha çok puan alacak

Kullanıcılar artık, 30 gün sürecek periyotlarda, topladıkları puanlarla birbiriyle yarışabilecekler.

Uygulamada, spor yaparak, hareket ederek, koşarak veya yürüyerek, mesafe kat ederek toplanan puanlar, müsabakaya katılan diğer kullanıcılarla karşılaştırılacak. Kullanıcılar dilerlerlse, yakın arkadaşlarıyla karşılaştırma yapabilecekler.

Böylece, Google’ın fitness uygulaması artık, sosyal özellikler kazanmış olacak.

ABD bu iki Çinli’yi arıyor

0

ABD Adalet Bakanlığı, ülkeye karşı gerçekleştirilen bazı ağır hacking saldırıları hakkındaki soruşturmasını tamamladı ve saldırılardan sorumlu tuttuğu iki Çinli’yi aramaya başladı.

CIA ve Interpol peşlerinde

Bakanlığın yaptığı duyuruya göre, Zhang Shilong ve Zhu Hua isimli iki Çin vatandaşının bu saldırılarla bağlantısını tespit edildiğini ve yakalanmaları için gerekli düzenlemelerin yapılacağı vurgulandı.

İki Çin vatandaşının Advanced Persistent Threat 10 (the APT10) isimli hacker grubunun üyesi olduğu ve saldırıları bu hacker grubu ile düzenledikleri vurgulanıyor.

Skype, Web servisini geliştiriyor

0

Microsoft’un popüler görüntülü görüşme servisi Skype, Web üzerinden verdiği servisi HD görüntü ve çeşitli sohbet yetenekleriyle geliştiriyor.

Her şey mobil değil

Tarayıcı üzerinden çalışan Skype Web servisinde artık kullanıcılar grup görüşmeleri yapabilirken bunu HD video ile yüksek kaliteli şekilde gerçekleştirebilecekler. 

Kullancılar ayrıca birbirlerine yazılı mesaj atarken, @Kullanıcıİsmi ile mention gönderebilecekler, böylece sohbeti takip etmek daha kolay olacak. Ayrıca yapılan görüşmeleri kaydetmek ve daha sonra yeniden dinlemek/oynatmak da mümkün olacak.

 

 

[Flaş] Sinemia kapandı

0

Yeni sinema yasasının yürürlüğe girmesiyle zor durumda kalan girişim, kapanma kararı aldı

Sinemia yaptığı açıklamayla kapandığını duyurdu. Girişim, kapanmaya en büyük gerekçe olarak 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe giren yeni Sinema Yasası’nı gösteriyor. Zira, yeni yasa toplu bilet satışını yasaklıyor. Sinemia’nın iş modeli ağırlıklı olarak toplu bilet satışına dayandığı için bu yasadan zarar gördü ve kapanmak zorunda kaldı.

Sinemia ayrıca Kasım 2016’da ABD’de operasyona başlamış ve Nisan 2019’da iş modelini değiştirerek bireysel pazardan çekilmiş ve kurumsal pazara geçiş yapmıştı. Sinemia’nın sitesinden yapılan açıklamayı paylaşıyoruz:

Sevgili Sinema Severler,

Yenilikçi bir fikir ve bu fikre açık bir sektörün, yatırımcılarımızın ve en önemlisi müşterilerimizin katkıları ile Sinemia 4 yılda bizim dahi tahmin edemediğimiz kadar hızlı büyüdü. Sinemia olarak Amerika’ya açılmamızın ardından Amerika ve dünya basınında en çok yer edinen Türk girişimi olduk. Bunu, sürekli geliştirdiğimiz yeni ürünler ve inanılmaz bir takım ile başardık. Sinemia’yı kurduğumuz ilk günden bugüne kadar tek hayalimiz, insanları sinemayla daha sık buluşturmak ve bunu en az maliyetle gerçekleştirmekti. Geçtiğimiz 4 yıl boyunca boş salonların daha fazla seyirciyle dolmasını sağlayarak ve gişesi olmayan filmlerin bile daha çok izleyici ile buluşmasına yardımcı olarak başta Türk sineması olmak üzere, tüm sinema dünyasına sağladığımız katkıdan dolayı gurur ve mutluluk duyuyoruz. Şirketimizle gerek müşterisi gerek iş ortağı olarak ilişkisi olan herkese, yaşadığımız süreci ve gelinen noktayı büyük bir açıklık ve şeffaflıkta izah etmek isteriz.

Türkiye’deki başarılı gidişattan ve müşterilerimizin olumlu yorumlarından cesaret alarak kamuoyunca da yakından takip edildiği üzere Türkiye dışında, Amerika Birleşik Devletleri pazarında hepimizin göğsünü kabartacak bir Türk şirketimizin olması niyetiyle bir süredir çalışmalar yürütmekteydik. Fakat pek çok kurumsal yatırımcı ve ülkemizin önde gelen iş insanlarından 2,5 milyon dolar yatırım almış bir Türk şirketi olarak, Amerika’ya açıldığımızda bizden küçük olan rakibimiz, bizim Amerika’ya girişimizin hemen 2 ay sonrasında halka açık bir şirkete satılarak 300 milyon doların üzerinde bir yatırım almasına tanık olduk. İlerleyen dönemde rakibimiz bize karşı açtığı davalar ile yeni yatırım olanaklarımızın önünü kesse de biz Sinemia olarak yeni ürünlerimiz ve sürdürülebilir fiyat politikamız ile Amerika’ya girişimizden bir yıl sonra rakibimizden daha fazla üyeye sahip olduk. Her ne kadar bunu başarmış olsak da tek rakibimizin, 300 milyon doların üzerinde olan finansal gücünü bizden çok daha ucuza üyelik satarak harcaması ve sonunda da başarısızlık yaşamasının oluşturduğu tablo, Sinemia olarak bizim de yeni yatırımlar almamızı zorlaştırdı.

Bu süreçte, rakibimiz finansal durumunun verdiği gücü kullanarak dayanaktan yoksun ve yıkıcı saikle sarf edilmiş yasal yollar ile üzerimize gelmeye devam etti ve biz Sinemia olarak, dava başına savunma masrafı 1 milyon doları bulan bu meblağları karşılayamayacak duruma geldik. Tüm bunların sonucunda üzülerek de olsa kaçınılmaz olarak Amerika’dan çekilme kararını almak zorunda kaldık. Amerika’da yaşadığımız süreçleri tüm girişimlerin faydalanması için farklı kaynak ve yollar ile daha detaylı olarak anlatmaya devam edeceğiz. Bu yolda edindiğimiz tecrübe, yararlanmak isteyen her girişimcinin erişimine açık olacaktır.

Amerika’dan çekilme sırasında Türkiye’de de bazı finansal ve teknik sorunlar yaşıyor olsak da bu sorunların teknik kısmını kısa süre içerisinde çözüme kavuşturduk, fakat Türkiye’de 4 yılı aşkındır, her yıl yüksek büyüme ile sürdürdüğümüz girişimimizin kontrolümüz dışında değişen sektör dinamiklerinden büyük ölçüde etkilenmesinin önüne maalesef ki geçemedik.

Türk pazarında şirketimiz için en yıkıcı gelişme, şüphesiz 7163 sayılı kanunun yasalaşmasıdır. Amerika’dan çekilme kararımız ile aynı döneme denk gelen bu durum, sinema salonlarından toplu bilet alarak sinema severlerin daha fazla sinemaya gitmesini sağlayan Sinemia için bu indirimlerin tamamen son bulması ve hatta yasa yürürlüğe girmeden 4 ay önceden başlamak üzere sektör tarafından bu indirimlerin tüm paydaşlar için kaldırılmasına yol açarak şirketimizin temel iş modelini kaçınılmaz olarak uygulanamaz hale getirmiştir. Sinemia olarak son dönemde katkı payı gibi modeller tasarlayarak bu indirimli abonelik modelini devam ettirmeyi mümkün kılacak bir çözüm geliştirmeye çalışsak da yasanın getirdiği yeni şartların önüne geçmeyi başaramadık.

İlgili yasanın değişmesi, toplu bilet alımlarında indirimin tekrar gündeme gelmesi veya belirli teknolojik altyapılar kontrolünde girişimlere verilecek istisnalar olması durumunda, Sinemia üyeliklerini tekrar sunmaya başlayabileceğimizi biliyoruz. Fakat, mevcut durumda her türlü fikri denememize ve tüm uğraşlarımıza rağmen bu hizmeti artık sürdüremiyoruz. Bu sebeple, büyük bir üzüntüyle, yeni yasanın yürürlüğe girdiği 1 Temmuz 2019 tarihi itibariyle Sinemia üyelik satışlarını durdurduğumuzu, aynı tarih itibariyle Sinemia tarafından herhangi bir üyelik satışı yapılmadığını ve şirketimizin indirimli sinema biletlerini yasa nedeniyle temin edemiyor olması nedeniyle bugünden itibaren de tüm Sinemia üyeliklerinin askıya alındığını duyururuz.

Üyelik ücretlerini ödemiş ancak hizmet alamadığı için iade almak isteyen üyelerimiz, ödeme yapmış oldukları bankalarına ulaşarak hizmet alımını sürdüremediklerini belirterek kayıt oluşturabilir ve bankalarının ilgili kaydı incelemesinin ardından iade alabilmektedirler.

Sinemia olarak ayrıca belirtmek isteriz ki, üyelerimizin sinemaya gitme sıklığını arttırmak ve sanatı herkes için erişilebilir kılmak için geliştirdiğimiz sistemimizde, aldığımız tüm yatırımlarımız sinemaya gidişi arttırmaya ve yeni ürünlerimize harcanmış olup, en büyük giderimiz her zaman sinema biletlerinin tedariği olmuştur. Sinemia ekibi ve yöneticileri kendi alacaklarını alamadıklarında bile sinema bileti en öncelikli durumda tutulmuş, kazanılan tüm gelir hizmetin sürdürülmesi ve sinema bileti tedariği için harcanmış, kazanılan gelir kişisel çıkarlar yahut benzeri bir gerekçe için asla dışarıya çıkarılmamıştır. Her yıl sektörün en büyük denetleme firmaları tarafından denetlenmiş olan girişimimizde, çalışanlarımız veya herhangi bir yöneticimiz fazla kaynak almak bir yana, pek çok zaman kendi maaşlarını dahi aylarca almamış ve girişimin yaşatılabilmesi için büyük fedakarlıkla bu alacaklardan feragat ederek sinema bileti alımına daha fazla kaynak ayrılmasını sağlamışlardır. Her ne kadar böyle bir izahta bulunmaktan dahi hicap duysak da maalesef kamuoyundaki asılsız söylenti ve iftiralara karşı bir red beyanında bulunmak zorunda bırakıldık.

Sinemia ekibi olarak, ileride şartların tekrar oluşması durumunda sizlerle tekrar buluşmayı, sinema sevgisini tekrar birlikte pekiştirmeyi canı gönülden isteriz

Sinemia açıklamasında  toplu bilet alımlarında yeniden indirimin gündeme gelmesi durumunda yeniden üyelik satışa başlayacaklarını not ediyor. Girişim, üyelik ücreti ödeyip hizmet alamayan ve ücret iadesi isteyen üyeler için ise ödeme yaptıkları bankalarına ulaşarak hizmet alımını sürdüremediklerini belirterek kayıt oluşturabileceklerini ve bankalarının ilgili kaydı incelemesinin ardından iade alabileceklerini not ediyor.

Amazon Music, Spotify’dan daha hızlı büyüyor

0

Müzik servisleri arasındaki ücretli abone yarışı hızla büyüyor. 

Amazon müzik piyasasında da lider olmak istiyor

Spotify kısa süre önce yaptığı açıklamayla 100 milyon ücretli abone sayısına ulaştığını açıklamıştı. Amazon Music ve Apple Music’i geride bırakan bu rakamla, Spotify piyasanın lideri konumunda bulunuyor. 

Ancak Amazon Music’in büyüme hızı da Spotify’ı korkutuyor. Amazon Music’in bir senede %70 büyüyerek ücretli abone sayısını 32 milyona çıkarması, hem Spotify hem de 60 milyon ücretli abonesi olan Apple Music için dikkat çekici bir gelişme oldu.

Amazon Music’in yarışa sadece 2016 yılında katıldığını da hatırlamak gerekiyor zira Apple Music 2014’de ilk abonelerini kabul etmeye başlamıştı. Spoify ise 2006’dan beri piyasada varlığını sürdürüyor.

 

[Son dakika] Facebook’a 5 milyar dolar ceza

0

FTC soruşturmasını tamamladı ve Facebook’a bir teknoloji şirketine verilen en büyük cezayı verdi

ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC), Facebook’a 5 milyar dolar ceza verdiğini açıkladı. Washington Post’ta yayımlanan habere göre, ceza Facebook’un Cambridge Analytica skandalı sonrası açılan soruşturmaya dayanıyor.

Hatırlalanacağı gibi, Cambridge Analytica skandalı Facebook’un 87 milyon kullanıcının verilerini Cambridge Analytica şirketine izinsiz şekilde erişmesini sağlayarak bu kullanıcıların davranış profillerinin çıkarılmasına dayanıyordu. Skandal Mart 2018’de patlak vermişti.

Bir teknoloji şirketine verilen en büyük ceza

FTC’nin Facebook’a verdiği ceza bugüne kadar bir teknoloji şirketine verilen en büyük ceza olduğu belirtiliyor. Zira, FTC Mart 2012’de Google’a 22 milyon dolarlık bir ceza kesmişti. FTC ceza kararının 3’e karşı 2 oyla kabul ettiğini not edelim.

Bu arada cezanın kesinleşmesi için Adalet Bakanlığı’nın onay vermesi gerekiyor. Bununla birlikte, Adalet Bakanlığı, FTC’den gelen değerlendirmeleri genellikle kabul ettiğini belirtmekte fayda var.

NOT: Haberi yeni gelişmeler geldikçe güncelleyeceğiz.

1000 dolara LIDAR ürettiler

Otonom sürüş sistemlerinin en önemli bileşeni olan LIDAR (laser pulse-based radar), sürücüsüz otomobiller üretebilmek için kilit pozisyonda bir teknoloji.

Diğer araçları ve insanları gören radar

Karmaşık bir sensör sisteminden oluşan LIDAR’ı üretebilmek hiç kolay değil ve bu yüzden sadece LIDAR üretimine odaklanmış şirketler, otomobil şirketlerine kendi LIDAR ürünlerini satmak için yarışıyorlar.

Luminar ise şimdi yeni geliştirdiği LIDAR ile otonom otomobillerin çok düşük maliyetle üretilebilmesinin önünü açacak.

Sadece 1000 dolara satışa çıkardığı yeni LIDAR ürünü bugüne dek 75 bin doları geçen LIDAR fiyatlarını dramatik şekilde aşağı çekecek. Luminar ayrıca, full kapasite LIDAR’a ihtiyaç duymayan daha sınırlı hareket kabiliyetine sahip araçlar için yeteneleri kırpılmış 500 dolarlık bir LIDAR’ı da satışa çıkardı.