Microsoft, yeni Windows 10 cihazlarıyla şov yaptı

1
surface bookMicrosoft, yeni Surface, Lumia ve Microsoft Band cihazlarını New York’ta tanıttı. Oturumların hızlı ve güvenli şekilde açılmasını sağlayan Windows Hello1, Windows 10 cihazlarını birer kişisel asistana dönüştüren yeni Cortana2, Surface üzerinde iyileştirilmiş dokunma ve kalem özelliği ve yeni Lumia 950 ve 950 XL telefonların kişisel bilgisayar gibi çalışmasına imkân veren Continuum gibi yeni Windows 10 deneyimlerini içeren cihazlar ile mobilite yeni bir aşamaya yükseliyor. 110 milyon cihaz Windows 10 kullanıyor Halen dünya çapında 110 milyon cihazdan kullanılan Windows 10, aynı dönem bazında Windows 7’nin üç katına varan yükseltme oranı ile tarihin en hızlı başlangıcını yaptı. Microsoft, 1,25 milyarın üzerinde ziyaretin gerçekleştirildiği Windows Store’da Windows 10 için aralarında Box, Facebook, Instagram, Candy Crush Soda Saga, Flipagram, Uber ve diğerlerinin de bulunduğu tamamen yeni evrensel uygulamaların da çıkışını duyurdu. Bu uygulamalar, yeni Microsoft cihazlarında bulunacak olan mevcut Windows 10 deneyimlerini daha da zenginleştiriyor. “Gerek Windows 10 gerekse yeni Microsoft cihazları ile yepyeni büyülü deneyimlerin tam merkezinde olacaksınız” diyen Microsoft CEO’su Satya Nadella, “İnsanları Windows’a ihtiyaç duymaktan Windows’u seçmeye ve nihayetinde de Windows’u sevmeye doğru taşıyoruz. Bu cihazlar tüm Windows ekosistemi için daha da fazla coşku ve fırsat yaratmayı vaat ediyor” diye ekledi. Surface dizüstünü yeniden tanımlıyor Microsoft, yüksek doğruluk ve hassasiyette kalem ve dokunma desteğine sahip, güçlü, yüksek performanslı yeni dizüstü bilgisayarı Surface Book ile dizüstü bilgisayarı yeniden tanımlıyor. Ultra ince Surface Book, 6. Nesil Intel Core i5 ve Core i7 işlemcilerin etkileyici gücünü 12 saate kadar çıkan pil ömrü ile birleştiriyor. İyileştirilmiş gecikme ve uzaklık açısı ile yüksek kontrastlı bir 267 dpi ekrana sahip olan 13.5 inçlik optik laminasyonlu PixelSense Ekran sadece güzel bir görünüşe sahip olmakla kalmıyor; aynı zamanda üzerinde doğal ve akıcı bir şekilde yazı yazılmasına da imkan veriyor. Yerinden çıkartılabilen ekran, üzerinde çizim yapılabilen, not alınabilen ve Microsoft Edge gibi Windows programlarından yararlanılabilen bir not panosu olarak da kullanılabiliyor. İsteğe bağlı ayrık GPU, Surface Book’un kusursuz video düzenleme, hızlı gerçekleme veya sarmalayıcı oyun için donanım ivmeli grafiklerin tam gücünden yararlanabilmesine imkan veriyor. Dizüstünüzün yerine geçebilen tablet Surface Pro 4 Microsoft aynı zamanda dizüstü bilgisayarın yerine geçebilecek en ince, en hafif ve en güçlü tablet Surface Pro 4’ü de tanıttı. Sadece 8,4 mm kalınlığında olan cihaz, şaşırtıcı 12.3 inçlik PixelSense Ekran’ı ve 6. Nesil Intel Core m, Core i5 ve Core i7 işlemcileri ile öğrencilerden profesyonellere kadar herkesin yolda da daha fazlasını yapabilmesine imkan veriyor. Surface Pro 4 sadece Surface Pro 3’ten yüzde 30 daha güçlü olmakla kalmıyor, aynı zamanda daha sessiz çalışması, daha az ısınması ve dokuz saate varan pil ömrü ile daha yüksek tasarruf da sağlıyor. Yeni Surface Pro 4 Type Cover6 klavyeli kılıf ise hızlı ve akıcı yazım için tuşlar arasında en uygun aralıkların bırakıldığı, yeniden tasarlanan mekanik klavyesi ile Surface Pro 4’ü anında tabletten laptopa dönüştürüyor. Surface Pro 3 ile geriye uyumlu olan yeni Surface Pro 4 Type Cover klavyeli kılıf; isteğe bağlı parmak izi okuyucusu ile Windows Hello’nun rahatlığını ve şirketlerin kullandığı düzeyde güvenlik sunan isteğe bağlı parmak izi okuyucuya da sahip. Yeniden tasarlanan ve 1.024 adet basınç hassasiyet düzeyi bulunan Surface Pen, bir ucundaki hassas mürekkep ve diğer ucundaki silgi ile belgeleri yazmanıza, çizmenize ve işaretlemenize izin veriyor. 7 Ekim’den itibaren belirli pazarlarda ön sipariş verilebilecek olan Surface Book, Surface Pro 4 ve yeni aksesuarlar 26 Ekim’den itibaren Kanada ve Birleşik Devletler’de, sonrasında da diğer pazarlarda satın alınabilecek. Lumia telefonlar Windows 10’un gücünü gözler önüne seriyor Ilk Windows 10 Lumia telefonları olan Lumia 950 ve Lumia 950 XL’in de tantan Microsoft, bu iki amiral gemisi ürün ile cep telefonu alanındaki iddiasını daha da güçlendirmiş oldu. Gitgide daha çok insanın gün boyu birden fazla cihaz kullanmasıyla Windows 10 ister kişisel bilgisayar olsun, ister tablet, isterse de yeni telefonlar, bir cihazdan diğerine pürüzsüz ve verimli geçişe imkan veren tanıdık ve tutarlı bir deneyimsağlıyor. Yeni Microsoft Display Dock ile daha da geliştirilen telefonlara yönelik Continuum özelliği ile, telefonu bir monitöre bağlayarak verimlilik ve eğlence tadını büyük ekran üzerinde sunuyor. Bu aksesuar ile kişisel bilgisayarınız haline gelen akıllı telefonunuzla ister Microsoft Office gibi Windows 10 uygulamalarını bir klavye ve fare ekleyebilip kullanabilir, isterniz de gelen çağrılara bakabilir veya diğer işlerinizi yapabilirsiniz. 20 megapiksel, üçlü LED doğal flaşa ve 4K video kayıt özelliğine sahip en son nesil PureView kameraları ile Lumia 950 ve Lumia 950 XL en zorlu koşullarda dahi daha hızlı odaklama ve daha net fotoğraf ve videolar çekmenize imkan veriyor. Lumia ailesinin bir diğer yeni üyesi ise, Microsoft’un Windows 10 ile çalışan 4G LTE akıllı telefonu Lumia 550 oldu. Erişilebilir fiyat, tavizsiz kalite ve özel Microsoft hizmetlerine değer veren kullanıcılara hitap eden Lumia 550, süper hızlı internet, ultra yüksek LTE hızlarına sahip en son Qualcomm Snapdragon dört çekirdekli işlemci ve en iyi Microsoft hizmetlerini kullanıcılara sunuyor olacak. Formunuza Microsoft Band 2 ile kavuşun Microsoft aynı zamanda daha sağlıklı yaşamaya yardımcı olmak üzere tasarlanan en son giyilebilir fiziksel etkinlik cihazı Microsoft Band 2’nin çıkışını da duyurdu. Yeni Microsoft Band’in sahip olduğu kavisli ekran cihazın daha da rahat giyilmesini sağlarken Cortana8 ise tek bir düğmeye dokunarak metin iletilerini cevaplamanıza veya anımsatıcıyı ayarlamanıza imkan veriyor. Sürekli optik kalp atış hızı ölçer ve tümleşik GPS’e sahip olan akıllı bileklik, yakılan kalorileri, derin egzersiz ve uyku kalitesini takip ettiği gibi –artık çıkılan kat sayısını da kaydediyor- tüm bunları iki güne varan pil ömrü ile yapıyor. iOS ve Android cihazlar için özel bir uygulama olan ve bir Web Panosu üzerinden evrensel bir Windows uygulaması olarak temin edilebilen Microsoft Health ise kullanıcıların sağlık hedeflerini belirlemesine ve pratik içgörüler almasına imkan veriyor. 6 Ekim’de seçili pazarlardan ön siparişi verilebilecek olan Microsoft Band 2, 30 Ekim’de ABD’de, ardından diğer pazarlarda satışa çıkacak. holoGeliştiriciler için Microsoft HoloLens geliyor Windows 10 ile çalışan Microsoft HoloLens dünyanın hiçbir şekilde bağlı olmayan ilk holografik bilgisayarı. İster eğitim için olsun, ister tasarım, ister sağlık hizmetleri, isterse de eğlence, HoloLens başka hiçbir cihaz veya platformda mümkün olmayan yenilikçi deneyimler yaratıyor. 7 Ekim’den itibaren başvuruları alınmaya başlanan Microsoft HoloLens Development Edition’a 2016’nın ilk çeyreğinde kullanıcılar sahip olabilecek.

İş dünyası Çırağan’da buluşacak

0
BABA-Works’ün 10. yılına özel olarak hayata geçirilen uluslararası konferansta yerli ve yabancı yüzlerce profesyonel iş analizi odağında bir araya gelecek. Şirketlerin iş birimleri ve BT ekiplerinin iş ve teknoloji hedeflerini, en son iş analizi teorilerini, kendi tecrübe ve case-study’lerini tartışacağı oturumlarda sektörün lider şirketlerinden konuşmacılar yer alacak. Bu yılki konuklar arasında McKinsey&Company’de kıdemli uzman görevinde bulunan Oliver Bossert, Bank Of America’da İş Analizi Müdürü olan Özge Doğuç ve Hotels.Com’un teknoloji direktörü olan Narek Alaverdyan bulunuyor. Bu yıl konferansta ayrıca “Dijital Çağda İş Analizi ve İnovasyon” ile “Finans ve Sigortacılık Sektörlerinde İş Analizi” konularının tartışılacağı paneller de yer alıyor. “İş Analizi Teknikleri ve Araçları”, “İş Analizi Yönetiminde Agile ve Lean Yaklaşımlar”, “Bilgi ve Kurumsal Mimari” gibi merak edilen konular da diğer oturumlarda konuşulacak. BA-Works tarafından Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin CEO’ları, CIO, İş Birimi ve İş Analizi Yöneticilerinin katkılarıyla hazırlanan “Türkiye İş Analizi Raporu”, konferansın açılışında açıklanacak. Medya sponsorları arasında TechInside’ın da yer aldığı ve 3 Kasım 2015 tarihinde Çırağan Sarayı’nda düzenlenecek olan etkinliğe buradan kayıt olabilirsiniz.

“Big Data” önemli ama kuşku uyandırıyor

0
Üstüne tıklayarak büyütebilirsiniz.
Üstüne tıklayarak büyütebilirsiniz.
Xerox, ünlü Forrester Consulting araştırma şirketine yaptırdığı firmaların Büyük Veriye bakışını ve ne düzeyde faydalandığını sorgulayan araştırma sonuçlarını açıkladı. İngiltere, Fransa, Almanya, Hollanda ve Belçika’da perakende, bilişim, üretim ve finans sektörlerinde çalışan 330 üst düzey yönetici ve birim direktörü ile yapılan araştırma önemli sonuçlar ortaya çıkardı. Büyük Veri için büyük planlar Büyük Veri analizlerine dayanan başarılı müşteri hizmetleri uygulamaları günümüzde her sektörden işletmenin ilgisini çekiyor. Büyük Veri; günümüzde müşteri deneyimi optimizasyonu, doküman analizi, ürün geliştirme ve risk yönetimini de içeren 15’ten fazla alanda kullanılıyor. Araştırmaya katılan ve bu alanlarda çalışan yöneticilerin çoğu Büyük Veri metodlarını iş yerlerinde uyguluyor veya 12 ay içinde uygulamayı düşünüyor. Şirketler Büyük Veri metodlarını kullanarak iş verimliliğini ve müşteri memnuniyetini artırmayı amaçlıyor. Araştırma sonuçlarına göre, şirketlerin yüzde 76’sı Büyük Veri stratejilerinin rakip firmalarla olan rekabetlerinde faydalı olacağını düşünüyor. Araştırma katılımcılarının yüzde 39’u Büyük Veri yatırımları ile farklı ve özgün bir hizmet vermeyi başaracaklarından, yüzde 24’ü ise yeni bir iş modeli ile iş hedeflerine daha kolay ulaşacaklarından emin. Büyük Veri stratejileri iş dünyasında büyük heyecan ve beklenti yaratsa da araştırmaya katılan yöneticilerin hepsi Büyük Veri analizlerinden başarılı bir şekilde faydalanmanın zorluğu konusunda hemfikir. Büyük Veri’den uzun süredir faydalanan katılımcılar bile bu alanda gidilmesi gereken daha çok yol olduğunu söylüyor. Büyük Verinin kalitesi ve doğruluğu ölçülemiyor Yöneticilerin yüzde 55’i Büyük Veri analizlerinden elde edilen verilerin niteliğini ölçecek bir yöntemin olmayışından yakınıyor. Büyük Veri’ye en çok güvenen yöneticilerin bile yüzde 45’i aynı sorunda hem fikir. Elde edilen verilerin niteliğinin düşük oluşu, idari kararlar verileceği zaman Büyük Veri’ye olan güvenin azalmasına yol açıyor. İşletmeler şu an Büyük Veri analizlerine güvendikleri kadar, geçmiş deneyimlerine ve içgüdülerine de güvenmeye devam ediyor. Yöneticilerin yarısından fazlası verilerin niteliğinden emin olma konusunda henüz zamana ihityaç olduğunu söylese de önümüzdeki bir yıl içinde alınan iş kararlarının başarı oranını yükseltmek için Büyük Veri ile ortaya çıkan sayısal bilgi ve analizlerden daha çok faydalanılması bekleniyor. İşletmeler danışmanlık hizmeti almaya hazır Büyük Veri’nin önemi arttıkça, bilgi ve veri analizini yapmanın zorlukları daha iyi anlaşıldıkça, iş dünyası için dışarıdan danışmanlık hizmeti almak kaçınılmaz hale geliyor. Katılımcıların dörtte biri halihazırda Büyük Veri projeleri için danışmanlar ile çalışıyor ve yüzde 30’luk bir bölümü de bir yıl içinde danışmanlık hizmeti almayı planlıyor. Yüzde 12’lik kısmı ise dışarıdan alınacak bir danışmanlık hizmetine şu an için sıcak bakmıyor. Şirketler danışmanlık hizmeti aldığı firmaların, ölçülebilir Büyük Veri analiz sonuçları sunmalarına, sektörel deneyimlerine ve teknik uzmanlık yeterliliklerine dikkat ediyor. Müşteriler kişisel bilgiler konusunda endişeli Katılımcılara göre Büyük Veri stratejilerini iş yerinde uygulama konusundaki en büyük zorluklar veri güvenliği sağlamak ve nitelikli veri elde etmek. Son dönemdeki Avrupa Birliği düzenlemeleri ve veri güvenliğine dair büyüyen müşteri endişesi gösteriyor ki; işletmelerin müşterileri ile aralarında güven ilişkisi kurmak için bir an önce veri güvenliğini sağlayacak çözüm yolları geliştirmeleri gerekiyor. Telefon, tablet, bilgisayar gibi kişisel cihazlar müşterilere ait her türlü veri için önemli bir kaynak oluştursa da, müşterilerin özel bilgilerine yönelik güvenlik kaygıları bu cihazlardan gelen veri akışını aksatıyor. Dolayısıyla müşterilerin Büyük Veri’yi oluşturan bilgi ve içerik taleplerini bir güvenlik tehditi olarak görmesi, gerekli önlemler alınmadığı takdirde Büyük Veri’nin gelişmesini ve yaygınlaşmasını engelleyebilir. İşletmeler zorlukların üstesinden geleceklerinden emin Yöneticilerin yüzde 74’ü Büyük Veri stratejilerinin uygulanmasının yaratacağı zorlukların üstesinden gelinebileceğini düşünüyor. Ayrıca yöneticilerin önemli bir kısmı Büyük Veri analizlerini, şirket içinde yaşanan rekabette öne çıkmak için kullanıyor. Yöneticiler şirketlerinde kendi departmanlarının diğer departmanlardan daha üstün ve şirkete daha yararlı olması için bir yarış içinde. Yöneticilerin önemli bir bölümü de, Büyük Veri analizlerini rekabette öne çıkmak ve daha başarılı kararlar almak için kullanıyor. Araştırmaya katılan yöneticiler, başarılı bir yönetim sergilemek için şirketlerin hizmet kalitesini artırmaları ve yeni iş modelleri geliştirmeleri gerektiğini söylüyor. Bunun için Büyük Veri analizlerinden doğru bir şekilde faydalanmak ve Büyük Veri analizlerine dayalı yeni iş stratejileri geliştirmek, yöneticiler için büyük önem taşıyor. Aksi takdirde günümüz rekabet ortamında rakip şirketlerin geliştirdiği inovatif hizmetleri geriden takip etmek işten bile değil.

Siber mücadele başlıyor

0
stmSavunma Sanayii Müsteşarlığı iştiraki olup, Siber Güvenlik alanındaki büyük yatırımlarıyla dikkat çeken Savunma Teknolojileri ve Mühendislik A.Ş. (STM), Türkiye’nin en kapsamlı siber etkinliklerinden birine imzasını atıyor. Bilkent Üniversitesi Merkez Spor Salonu’ndaki yarışmada çok sayıda siber güvenlik uzmanı kıyasıya bir mücadele için ilk kez bir araya geliyor. STM, Capture the Flag (CTF) adı verilen yarışmada siber güvenlik uzmanlarını buluşturuyor. Kamu kurum ve kuruluşlarını, özel sektörü ve gönüllüleri bir araya getiren bu etkinlik Türkiye’de bu alanda yapılmış en kapsamlı yarışmalardan biri olacak. Sistemdeki açıkları bulacaklar Siber güvenlik profesyonelleri tarafından yaratılan sistem açıklarını bularak yarışmayı kazanmaya çalışacak uzmanlar kendilerini geliştirme fırsatı yakalayacak. CTF etkinliğinde, güvenlik uzmanları ve programcılar kriptoloji, tersine mühendislik, Wi-Fi gibi dallarda belirlenen hedeflere diğer katılımcılardan önce ulaşmak için sistemlerdeki güvenlik açıklarından yararlanarak bayrağı yakalamaya çalışacaklar. Ücretsiz ve gönüllülük esasına göre yapılacak olan etkinlikte kamu, özel sektör ve üniversiteler gibi geniş bir yelpazenin ortak bir çatı altında bir araya gelmesi ve bu alandaki bilgi paylaşım ağının oluşturulması amaçlanıyor Açıklar da görülecek yetenekler de Yarışmaya katılacak kurum ve kuruluşlar, kendi siber güvenlik ekiplerini deneme fırsatı yakalayarak eksiklerinin detaylı bir şekilde görecek. Yarışmaya bireysel katılacaklar ile üniversite öğrencileri ise siber güvenlik alanında çalışan firmalara ve kamu kuruluşlarına kendilerini gösterme şansı yakalayacaklar. Yarışmada dereceye girenlere de çeşitli ödüller verilecek. Öte yandan “Bayrağı Yakala” yarışması öncesinde sektörün önde gelen güvenlik uzmanları siber güvenlik alanındaki güncel gelişmeler hakkında konuşmalar yapacak. Ayrıntılı Bilgi ve Başvuru için: www.ctf.stm.com.tr

Sosyal Fayda Zirvesi İstanbul’da düzenlendi

0
SGSSponsoru olduğumuz ve ana başlığı “2030 yılında nasıl bir dünyada yaşamak isterdiniz” sorusu olan zirvenin açılış konuşmasını Türk Telekom Grubu Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Dr. Coşkun Şahin yaptı. Şahin yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin kalkınmasına destek olmak amacıyla dijital ekosistemi büyütecek çalışmalar yapıyor, internet erişimini ve kullanımını yaygınlaştıracak adımlar atmaya devam ediyoruz. 2030 itibarıyla ülkedeki herkesin dijital dünyanın fırsatlarından yararlanabileceği yakın bir gelecek hayal ediyoruz” dedi. BM Mukim Koordinatörü ve UNDP Mukim Temsilcisi Kamal Malhotra da zirveye bir video mesaj ile katılarak, teknoloji ve yeni medyanın 2030’a kadar herkes için eşitliği ve toplumsal faydayı nasıl sağlayacağının yanıtının zirvede aranacağına dikkat çekti. Zirve için özel olarak paylaşılan başka bir video mesajda ise dünyanın önde gelen evrenbilimcisi İngiliz Profesör Stephen Hawking’in değişen dünya üzerine görüşleri paylaşıldı. Türkiye’nin iletişim teknolojileri lideri Türk Telekom Grubu’nun katkılarıyla Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından düzenlenen Sosyal Fayda Zirvesi birçok önemli isme ev sahipliği yaptı. Bu yıl düzenlenen buluşmanın konuşmacıları arasında Türk Telekom Grubu Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Dr. Coşkun Şahin, Türkiye Mukim Koordinatörü ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Mukim Temsilcisi Kamal Malhotra, UNDP Avrupa ve BDT İstanbul Bölgesel Merkezi Sürdürülebilir Kalkınma Ekip Lideri George Bouma, Twitter Kamu Politikalarından Sorumlu Türkiye Koordinatörü Emine Etili, aktör ve ihtiyacharitasi.org Kurucusu Mert Fırat, Facebook Türkiye Kamu Politikaları Sorumlusu Nilay Erdem başta olmak üzere çok sayıda gazeteci ve aktivist yer aldı. Teknoloji insanlar için hayati öneme sahip Türk Telekom Grubu Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Dr. Coşkun Şahin, zirvede yaptığı konuşmada Türk Telekom Grubu için büyük önem taşıyan ve Birleşmiş Milletler tarafından dünyaya örnek gösterilen ‘İnternetle Hayat Kolay’ projesinin detaylarını katılımcılarla paylaştı. Şahin konuşmasında şunları söyledi: “Türk Telekom Grubu olarak teknolojik gelişmişliği, sadece ülkelerin zenginliğini ve refahını artırmalarının bir yolu olarak görmüyoruz. Bize göre teknoloji, kişilerin ve kurumların daha önce yapamadıklarını yapmalarına ve sınırlarını zorlamalarına olanak sağlayan, onları hayallerini gerçekleştirme yolunda cesaretlendiren bir güce ulaştı. Grup olarak, özellikle dezavantajlı vatandaşlarımız için sosyal sorumluk projeleri geliştiriyoruz. Onlar için sadece engelleri kaldırmıyor, aynı zamanda lider birer birey olmaları adına onları her alanda destekliyoruz. Her birey bizim için çok önemli. Onlar için engelleri kaldırmak için buradayız. Telekomünikasyon sektörünün böyle bir etkisi var ve biz bu etkiyi artırmak için var gücümüzle çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi. Yatırımlarımızla geleceğe hazırız Türk Telekom Grubu olarak sahip oldukları teknoloji ve bilgi birikimiyle bugüne kadar toplumun dezavantajlı kesimlerinin önündeki fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmaya yönelik pek çok projeye imza attıklarını ifade eden Şahin, “Telefon Kütüphanesi, İnternetle Hayat Kolay, Türk Telekom Okulları, Günışığı, Engelsiz Tivibu ve daha birçok ulusal ölçekte sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdik. Bu yöndeki girişimlerimizi aynı azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. Türkiye’nin lider telekom şirketi olarak, Türkiye’nin kalkınmasına destek olmak amacıyla dijital ekosistemi büyütecek çalışmalar yapıyor, internet erişimini ve kullanımını yaygınlaştıracak adımlar atmaya devam ediyoruz. 2030 itibarıyla ülkedeki herkesin dijital dünyanın fırsatlarından yararlanabileceği yakın bir gelecek hayal ediyoruz” şeklinde konuştu. UNDP Avrupa ve BDT İstanbul Bölgesel Merkezi Sürdürülebilir Kalkınma Ekip Lideri George Bouma ise zirvede gerçekleştirdiği konuşmada “Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Birçok konunun eğitim üzerine konumlandırılması gerektiğine inanıyor, tüm iş ortaklarımızla birlikte bu programı 2030 yılına kadar devam ettirmek için çalışıyoruz. Teknolojik anlamda ileri seviyeye ulaşan toplumlar inovasyona çok daha yatkın oluyorlar ve bu yatkınlıklarını ortaya koyabiliyorlar. İnovasyon geleceği şekillendirecek” dedi. BM Mukim Koordinatörü ve UNDP Mukim Temsilcisi Kamal Malhotra da zirveye Türk Telekom’a teşekkür ettiği bir video mesajla katılarak şunları söyledi: Değişen dünyanın dinamikleriyle beraber, teknoloji ve yeni medyanın 2030’a kadar herkes için eşitliği ve toplumsal faydayı nasıl sağlayacağının yanıtı bu zirvede aranacak.” Zirve’de ayrıca, dünyanın önde gelen evrenbilimcisi fizikçisi İngiliz Profesör Stephen Hawking’in değişen dünya üzerine görüşleri Zirve’ye özel bir video ile katılımcılara aktarılırken, Türk Telekom tarafından hayata geçirilen, Telefon Kütüphanesi, Sesli Adımlar, Günışığı ve Engelsiz Tivibu projeleri de zirve boyunca örnek projeler olarak ele alındı. Türk Telekom Grubu Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projeleri Hakkında: Telefon Kütüphanesi: Boğaziçi Üniversitesi Görme Engelliler Teknoloji ve Eğitim Laboratuvarı (GETEM) ortaklığında gerçekleştirilen Telefon Kütüphanesi Projesi ile görme engelliler ev telefonu üzerinden ücretsiz kitap dinleyebiliyorlar. Türkiye’nin ilk Telefon Kütüphanesi sayesinde görme engelli kullanıcılar Türkiye’nin neresinde olursa olsun romandan şiire, tasavvuftan tarihe, çocuk kitaplarından kişisel gelişim kitaplarına pek çok farklı türdeki yüzlerce kitaba ücretsiz ulaşabiliyor. Telefon Kütüphanesi bugüne kadar 3.457.436 dk (567.240 saat ) dinlendi, 164.508 kere arandı. Sesli Adımlar Uygulaması: İletişim teknolojileri kullanılarak görme engellilerin AVM gibi karmaşık yapılı kapalı alanlarda yardım almaksızın dolaşabilmesi, görme engellilerin başkalarının yardımına gerek duymaksızın hareket edebilme yeteneğini artırmayı sağlayan proje, popluma ve hayata entegre olmalarının önündeki engellerin kaldırılması yönünde önemli bir adım niteliği de taşıyor. Bugüne kadar toplam 15.000 kişi  uygulamayı indirdi. Engelsiz Tivibu: Bilgiye erişimde herkesin eşit imkânlara sahip olması vizyonuyla görme ve işitme engelli vatandaşlara erişilebilir TV deneyimi sunmayı amaçlayan proje, ayrıca tüm görme ve işitme engelli vatandaşların TV yayına en kolay ulaşabilecekleri teknoloji ve hizmeti sağlamayı da hedefliyor. Günışığı: Günışığı Projesi kapsamında az gören çocuklara teknolojik imkânlar sunularak, erken müdahale eğitimini uzaktan alabilmeleri de sağlanıyor. Verilen eğitim, çocukları başkalarına bağımlı olmadan hareket edebilen ve normal eğitime uyum sağlayan bireyler haline getiriyor. Proje kapsamında, görme engelli çocukların görme dereceleri tespit edilip, yeterli görme kalıntısı olan 100 çocuk, 7 ay boyunca “az gören eğitimi”ne tabi tutuluyor ve görme yetilerini kullanma konusunda bilinçlendiriliyor. 2015’te toplam 350; 2016’da toplam 500 çocuğa ve ailesine daha erken müdahale eğitimi verilecektir.

Teknoloji devinde dönüşüm tamamlandı

0
Dominic Orr ve Güngör Kaymak
Dominic Orr ve Güngör Kaymak
Hewlett Packard Enterprise markasıyla kurumsal alandaki faaliyetlerini sürdürecek şirketin yeni logosu da 2 Kasım itibariyle kullanılmaya başlanacak. Türkiye’de şirketin genel müdürü Güngör Kaymak olurken küreseldeki HP CEO’su Meg Whitman da Hewlett Packard Enterprise CEO’su olarak görevini sürdürecek. Whitman, ayrıca bireysel tarafta faaliyet gösterecek diğer şirkette de yönetim kurulu üyesi olarak görev alacak. Yeni şirketin tanıtımı dünya genelinde yapılmaya devam ediyor. Avrupa’da ise sadece Milan ve İstanbul’da yapılan tanıtımlarda şirketin yeni vizyonu iş ortakları ve basınla paylaşıldı. Toplantıda sohbet ettiğimiz Hewlett Packard Enterprise Türkiye Genel Müdürü Güngör Kaymak, hem kendileri hem de sektör için heyecanlı bir döneme başladıklarının altını çizdi. Düşünce ekonomisi çağında yaşıyoruz Bugün düşüncenin hiç olmadığı kadar kolayca yeni bir ürün veya hizmete dönüştürüldüğü Düşünce Ekonomisi çağında yaşıyoruz. Düşünce Ekonomisinde hiçbir sektör, dijital bozulmadan kaçınma lüksüne sahip değil. Hem piyasaya yeni giren küçük şirketler hem de büyük oyuncular, rekabette geri kalmamak için vizyonlarını teknolojik kıvraklıkla bir araya getirerek yeni düşünceleri hayata geçirmek zorunda… Bu durum birçok şirket için hem fırsatları hem de bir zorlukları beraberinde getiriyor. Bulut, mobil, büyük veri ve analitik gibi uygulamalar sayesinde şirketler yaptıkları yatırımın karşılığını daha kolay ve daha kısa sürede almalarını sağlayacak araçlara kavuşuyor. Uygulama ve verilerin bir araya gelmesiyle yeni deneyimler, hatta yeni pazarlar yaratılıyor. Öte yandan, pek çok organizasyon geleneksel ve katı bir BT altyapısına sahip. Yüksek bir işletme maliyetine sahip olan bu altyapıların bir diğer dezavantajı, yeni fikirleri hayata geçirmeyi çok zor, kimi zaman ise neredeyse imkânsız kılmaları… Ancak bugün sağlam fikirlere sahip bir girişimci, Fortune 1000 sıralamasındaki herhangi bir şirkette kullanılan tüm altyapı ve kaynaklara, yalnızca kredi kartıyla ödeme yaparak erişebiliyor. Bugün Fortune 1000’de yer alan şirketlerinin tümü, yeni bir pazar fırsatını kaybetme, yatırımlarını koruyamama ve yeni bir fikir veya iş modelinin yıkıcı etkisiyle yüzleşme riskiyle karşı karşıya. Bu mücadelenin kazananları ise, ölçeği ne olursa olsun, BT’nin gücünü kavrayıp, düşüncelerini hızla hayata geçirebilen şirketler olacak. Düşünce Ekonomisi çağında hayatta kalıp gelişmenin yolu, yeni bir iş anlayışı geliştirmekten geçiyor. Bu yeni iş anlayışı da, yeni bir BT anlayışı gerektiriyor. Hewlett Packard Enterprise ise gelenekselle yenilikçi arasında köprü kurarken; BT ortamlarını daha verimli, etkin ve güvenli hale getiriyor. Yeni çözümler, deneyimler ve iş modelleri yaratarak, tüketerek ve yeniden yapılandırarak şirketlerin fikirlerini hızla uygulamaya koymalarına yardımcı oluyoruz. Sunduğumuz altyapıların bileşenleri hızlı ve kolay bir şekilde bir araya getirilebiliyor ve yeniden düzenlenebiliyor. Diğer şirketler altyapı yatırımlarını azaltırken biz ise bu alandaki girişimlerimizi iki katına çıkaracağız. Neden mi? Çünkü uygulamalar ve verinin ortaya çıkışı ve yükselişi, BT’ye yeni zorunluluklar yüklemiş durumda. Bunun sonucunda ise, artık herkese uygun tek bir altyapıdan söz etmek mümkün değil. Herkese açık bulut, özel bulut ve geleneksel BT’yi bir araya getiren karma bir altyapı sayesinde performansı artırarak iş teslimini kesintisiz kılmak, verimliliği artırmak ve maliyeti optimize etmek mümkün.

Google Translate için büyük hamle

1
translateGoogle Translate, dijitalleşen dünyada insanların birbirini daha rahat anlaması için önemli bir servis. Her ne kadar Türkçe çevirileri şimdilik “Tarzanca” gibi olsa da hiç dil bilmeyen birinin, yabancı dildeki bir web sayfasında, bir metinde neler anlatıldığını anlamasına yardımcı olduğu da açık. Üstelik, Türkçe için henüz çok düzgün bir çeviri dili kullanmıyor olsa da İngilizce-Almanca-Fransızca-Çince-Rusça gibi yaygın diller arasındaki çevirilerin çok daha başarılı olduğu biliniyor. Dolayısıyla, bu dillerden birini bile bilmek, diğer dillerdeki metinleri de anlamak için yeterli oluyor. Google şimdi bu başarılı tercüme servisini Android Marshmallow sürümünün içine gömmeye hazırlanıyor. Bu da şu anlama geliyor: Artık uygulamalar, Google Translate’i otomatik olarak kullanabilecekler. Eğer yüklediğiniz uygulama Türkçe desteği sunmuyorsa ve arayüz dilini anlamakta zorluk çekiyorsanız, uygulamanın Google Translate desteği sayesinde metinleri anladığınız dile çevirmeniz mümkün olacak. Örneğin, Çin’e yapacağınız bir ziyaret için otel seçimi yaparken Trip Advisor uygulamsındaki Çince veya başk dildeki kullanıcı tavsiyelerini de okumanız mümkün olacak.

HP OpenSwitch topluluğunu duyurdu

1
openswitchDaima açık ve çalışır durumda bulunmak zorunda olan dijital çağın web servisleri, hafta içi dokuz-altı işlem yapan klasik şirketlerden çok farklı sorunları ve dinamikleri gözetmek zorundalar. Devasa boyutlardaki veri akışını sağlıklı biçimde yönetmek ve işlemek durumunda olan dijital servisler, giderek artan boyuttaki trafik ve veri miktarı karşısında yeni durumlara hızla adapte olabilen esnek çözümlere ihtiyaç duyuyor. HP bu noktada bir girişimde bulunarak, dijital servislerin ihtiyacı olan ağ çözümlerine yönelik açık kaynak kodlu bir ağ işletim sistemi ve çalışma grubu kurduğunu açıkladı. Basın tanıtımına Türkiye’den sadece TechInside’ın davetli olduğu HP’nin dünya çapındaki bu önemli girişimi, network teknolojileri alanında büyük bir dönüşümü hedef alıyor. Linux tabanlı, açık kaynak kodlu network işletim sistemi (NOS) duyurusu yapan HP, açık kaynak  kodu çalışmalarında yeni bir kapı açmış bulunuyor. Geleneksel ağ yapılarının kapalı ve lisans ücreti gerektiren yazılımlarına karşı açık kaynak kodlu bir sistemle ortaya çıkan HP’nin dünyada büyük önem kazanan veri merkezi teknolojilerinde önemli bir fark yaratması bekleniyor. HP, bu teknolojiyi geliştirmek için OpenSwitch isimli yeni bir açık kaynak topluluğunun da duyurusunu yaptı. OpenSwitch, geliştiriciler için sanal bir merkez işlevi görecek. Geliştiriciler, bu merkezdeki tartışmalar ve ortak çalışma grupları sayesinde, daha güvenli, hızlı, efektif ağ işletim sistemleri oluşturma fırsatı bulacaklar. Projeye, Broadcom, Intel ve VMware da destek veriyor. HP’nin açık kaynak kodlu OpenSwitch NOS sistemi, geliştirici sürümüyle şimdiden yayına girdi. HP’nin Altoline açık kaynak kodlu switchleri de bu yeni işletim sistemini destekliyor. HP ayrıca, OpenSwitch’e dayanan ağ sistemleri kuracak girişimlere destek servisleri sağlayacağını da duyurdu. Ya da başka bir örnek vermek gerekirse, Andorid telefonunuzda WhatsApp’ı çalışıtırp, farklı dillerden konuşan kontaklarınızla daha rahat iletişim kurabileceksiniz. Kontaklarınızın size kendi dillerinde yazıp gönderdiği metinler Google Translate sayesinde anlayabileceğiniz dile çevrilecek ve sizin de kendi dilinizde yazdığınız mesaj, karşı tarafa onun diliyle iletilmiş olacak. Yeni sistem Android Marshmallow sistemiyle beraber yayına girecek.  

U2, EMC flash teknolojileriyle dünyayı salladı

0
u2emcEMC, dünyaca ünlü müzik grubu U2’nun dünya turnesi kapsamında tamamı flash teknolojileriyle yanında yer aldı. Dört kıtada yüzbinlerce insana ulaşan U2, 400 ton ağırlığındaki ve 360 derece sahnesiyle dünyanın en büyük video ekranını kullandı. Canlı performansı boyunca özel efektler ve eşsiz bir ses sitemiyle desteklenen U2 konserlerinin arka planında EMC’nin flash depolama ve yedekleme sistemi kullanıldı. Müzisyenlerin albüm satışlarındaki gelirlerin düşmesi, turneleri hiç olmadığı kadar önemli hale getirdi. Daha önceleri sanatçıların gelirlerinin yüzde 25’i albüm satışlarından gelirken, artık YouTube üzerinde 20 kez çalınan şarkı karşılığında yalnızca 1 dolar seviyelerine kadar indi. Özetle 25 bin kez oynatılan bir YouTube videosu ancak bir tişört satışı kadar gelir elde edilmesini sağlar hale geldi. EMC’nin desteğiyle yola çıkan U2, bu turnesinde iki yıl içerisinde 22 milyon dolardan fazla gelir sağladı. U2’nun dünyayı sarsan bu turnesinde EMC, tamamı flash depolama çözümlerini kullanarak yaratıcı ekibin USB tabanlı flash’dan sabit disklere, kişiselden genel depolama çözümlerine kadar her verinin kusursuz şekilde saklanmasına olanak tanıdı. Kurumların depolama çözümlerini en kolay şekilde yönetebilmesi için özel olarak üretilen EMC VNXe 3200, U2’nun yaratıcı ekibinin tüm süreçlerinde hem MAC hem de PC’lerde en üst düzey performans sundu. Tamamı flash VNXe 3200 sayesinde yaratıcı ekip, devasa verileri depolama birimlerinden dev ekranlara aktarmakta, oynatmakta ve düzenlemekte hiçbir zorluk yaşamadı. Her şov için özel olarak yaratılan ışık ve ses gösterileri EMC’nin esnek depolama çözümleri sayesinde hayat buldu. 20 yüksek çözünürlüklü kamera görüntüsü EMC çözümlerine kaydedildi Konser sırasında canlı olarak en hızlı çözümü sunmanın yanı sıra tüm yaşananları kaydetmek de önemli bir süreci kapsıyor. Tüm grup üyelerinin her anını, seyircilerin coşkusunu yakalamak üzere tasarlanan 20 yüksek çözünürlüklü kamera, tüm turne boyunca binlerce saatlik yüksek çözünürlüklü video kaydetti. Turne boyunca süren her konserde her kameradan alınan görüntüler EMC VNXe 3200’de depolanarak o anda binlerce izleyiciyle buluştu. Bununla birlikte her akşamın arşivi VNXe 3200’den EMC Data Domain 2500’e (DD2500) aktarılarak tüm içeriğe her an erişim imkanı bulunan kusursuz bir arşiv oluşturuldu. EMC’nin DD2500 çözümü değerli veriyi korumakla kalmıyor ve depolama ihtiyaçlarını 30 kata kadar azaltıyor. Her kameranın gece başına 1 TB veri kaydetmesi ve grubun tüm görüntülere tek bir cihaz üzerinden ulaşma ihtiyacı göz önünde bulundurulduğunda gereksiz taşıma sürecinden de kurtulmak hayati önem taşıyor. DD2500 saatte 13,4 TB akışıyla 6,6 petabayta kadar veriyi saklayabiliyor.

Kadınlar üst düzey görevlere aday olmalı

0
g20_filiz_akdede1Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı G20 Liderleri toplantısı öncesinde hükumet liderlerine kadınların iş gücüne ve toplumsal yaşama katılımına yönelik önemli mesajların öne çıktığı etkinlikte HP Türkiye Genel Müdürü Filiz Akdede konuşmacı olarak yer aldı.    Teknoloji geliştikçe kadının işgücüne katılımı artıyor Bir teknoloji şirketinin genel müdürü olarak, teknolojinin iş dünyasının genel çehresinde yarattığı değişimler ve bu değişikliklerin kadının işgücüne katılımına sağladığı faydaları vurgulayan Akdede, “Mobil çalışma sisteminin sağladığı esneklik sayesinde kadınlar hem anneliğin getirdiği sorumluluklar nedeniyle iş hayatından uzaklaşmıyor hem de kadın istihdamını artıran yeni iş kolları doğuyor” dedi. Teknoloji ve mobil çalışma şartlarının doğurduğu iş olanaklarının her geçen gün daha fazla kadın tarafından değerlendirildiğinin altını çizen Filiz Akdede, “Şirketler de teknolojinin yarattığı esneklik sayesinde çalışanlarına yeni şartlar sağlayabiliyor. Böylelikle çalışan bağlılığı ve verim artıyor” ifadelerini kullandı.  HP Türkiye’de kadın çalışan oranı yüzde 60 düzeyinde Dünyanın en büyük teknoloji firmalarından HP’nin tüm dünyada kadın istihdamına yönelik uygulamalarına da değinen HP Türkiye Genel Müdürü Filiz Akdede, “Kadınların işgücüne katılımı konusunda tüm dünyaya örnek olacak bir yaklaşımı benimsemek bizim için öncelikli amaçlardan biri. HP’nin yaratığı olumlu iş ortamı sayesinde hayli yüksek bir çalışan kadın oranına sahibiz. Türkiye’deki yapılanmamızda kadın çalışan oranının %60’lar seviyesine çıktığını söyleyebilirim. Dünyada ise ortalama %33 civarında kadın çalışan oranına sahibiz. HP Türkiye’de kadın yönetici oranı ise %55 gibi sektör ortalaması göz önünde bulundurulduğunda oldukça yüksek bir oran” dedi. HP’nin standart çalışma kuralları içerisinde yer alan evden çalışma, esnek çalışma saatleri ve mobil çalışma gibi avantajların bu oranların yüksek olmasında oldukça etkili olduğunu söyleyen Akdede, “Ayrıca HP, kadın çalışanlara yönelik koçluk ve mentorluk çalışmalarına da destek veriyor. Bu amaçla dünyada düzenlenen “Women International Network organizasyonunun önemli paydaşlarından biri olan HP, dünya genelinde pek çok kadının buluşarak iş dünyasında daha kuvvetli bağlantılar kurmalarına ve başarılı is örneklerini paylaşmalarına olanak sağlıyor” dedi.  Kadınlar üst düzey görevlere aday olmaktan çekinmemeli “Teknoloji ve kurumlar altyapıyı şekillendirirken, kadınlar da cesaretle üst düzey görevler için aday olmalı” diyen Akdede, HP içinde yapılan araştırmaların kadınların ancak yüzde 100 uygun olduklarını düşündükleri işlere başvurduklarını, erkeklerinse yüzde 60 oranında uygunluk gördükleri işlere talip olduğunu söyledi ve kadınların daha çok sorumluluk ve risk alma konusunda teşvik edilmeleri gerektiğinin altını çizdi. G(irls) 20 Zirvesi’nin önemine değinen Filiz Akdede, “Kadınların olumlu örnekleri görüp şartları zorlama konusunda ilham alması ve şirketlerin kadın istihdamını artırmak için uygun şartlar ortaya koyması açısından bu zirve önemli roller oynayacaktır” diye konuştu.  Kadınların İnovasyon Konseyi HP, kadın istihdamına yönelik projeleriyle dünya çapında teknoloji sektörünün örnek firmaları arasında yer alıyor. Her yıl HP ofislerinde ailelere yönelik çeşitli etkinlikler düzenliyor. Çalışanların ofiste çocukları ile birlikte kurabiye yapımı, eğlenceli oyunlar oyun, palyaço gösterisi ve film izleme gibi etkinliklerde bulunmalarını sağlıyor. ABD’de her yıl geleneksel olarak “Kadınların İnovasyon Konseyi” başlıklı etkinliği düzenleyen HP, dünyada teknoloji konusunda söz sahibi olan kadın yöneticileri bu konferansta bir araya getiriyor.

Huawei Türkiye Enterprise Ülke Müdürü Serdar Yokuş Oldu

0
1444204243_serdar_yokusHuawei Türkiye, Enterprise Ülke Müdürü olarak Serdar Yokuş’u görevlendirdi. Yokuş, 2011 yılında, Huawei Türkiye’de Satış Direktörü olarak başladığı görevini bugüne dek sürdürdü. İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Bölümü mezunu olan Serdar Yokuş, kariyerine Empa’da, Satış Mühendisi olarak başladı. Sonrasında sırasıyla; Intertech’te Sistem ve Network Uzmanı; Vestel’de Sistem ve Network Mühendisi; Vestelnet’te IT Müdürü; Lucent Technologies’de Çözüm Danışmanı ve Teknoloji Müdürü, Intrakets’de Satış Geliştirme Müdürü; Alcatel – Lucent Türkiye’de Grup Satış Müdürü ve Müşteri İlişkileri Yöneticisi; Datateknik’te Satış Direktörlüğü görevlerini üstlendi. Serdar Yokuş, Huawei Enterprise Ürün Grubu Genel Müdürlüğü görevinde; satış, kanal yapısının yönetimi, satış sonrası servis, ticari, finans, çözüm yönetimi operasyonlarından sorumlu olacak. Huawei Türkiye Enterprise Ülke Müdürü Serdar Yokuş yaptığı açıklamada; “Huawei Enterprise birimi olarak; son 4 senedeki hızlı gelişim ile kurumsal pazarda ilk 3’teki yerimizi aldık. Bu büyümenin sürdürülebilirliğini sağlamak için yeni dönemdeki önceliklerimiz, belirli sektörlerde sağlanan başarının tüm dikey pazarlara yaygınlığını sağlamak, iş ortaklarının çalışma etkinliğini arttırmak, pazara sunduğumuz ürün grup ve çeşitliliğini artırmak, iş süreçlerinin daha açık, basit, esnek ve verimli hale getirilmesini sağlamak, satış sonrası servis yetkinliğinin tüm Türkiye’ye yaygınlaşmasını sağlamak olacaktır. Bu planlama ile ana hedefimiz, kurumsal alanda Huawei Enterprise’ı lider konuma getirmektir” dedi.

Bu hikaye Türk girişimcilere örnek olacak

0
Geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirilen ISCSI 2015 etkinliğinin konuk konuşmacısı Türk girişimci Murat Kıran’dı. Bu etkinlikte tanışma fırsatı bulduğumuz Kıran, kalbinin sesini dinleyip Hollanda’ya gitmiş ve sonrasında da harika bir başarı hikayesine imza atmış. Biz daha fazla uzatmayalım, bu hikayeyi onun sesi ve görüntüsüyle öğrenmeniz için aradan çekilelim.

TP-LINK’in gece de çekim yapabilen ‘bulut’ kamerası

0
NC220(UN_02-kKablosuz ağ pazarının dünya lideri TP-LINK, ‘bulut’ (cloud computing) destekli yeni IP kamerasını satışa sundu. NC220 model kamera 300Mbps yüksek kablosuz hızı ve gece/gündüz çekim yapabilmesi ile güvenlik konusundaki tüm ihtiyaçları karşılayabiliyor. Tam karanlık ortamda bile 18 metreye kadar çekim yapabilen TP-LINK’in yeni IP kamerası, hareket algılama özelliği ve buna bağlı olarak e-posta ya da FTP ile bildirim yapma özellikleriyle güvenlik açısından önemli avantajlar sunuyor. Ev ya da ofisin dışındayken o noktalarda olup bitenleri gerçek zamanlı olarak takip etmeyi sağlayan NC220 ile uzaktayken de bilgisayar ya da akıllı telefon/tabletten kamera görüntülerine ulaşılabiliyor. TP-LINK’in özel ve ücretsiz uygulaması olan TpCamera App (IOS ve Androd uyumlu), akıllı telefon ya da tablete yüklenerek NC220’in gece/gündüz çektiği görüntüler her yerden, her zaman izlenebiliyor. 7/24 Güvenlik ve Uyarı Sistemi Gece görüş fonksiyonuna sahip olan NC220 ile 7 gün 24 saat güvenlik sağlanıyor. Olağandışı bir hareket olduğunda kamera, e-posta ile anlık bildirim yapıyor. Bu sayede kullanıcı hem kötü niyetli kişilerin görüntülerine sahip oluyor ve yasal süreçte kullanabiliyor, hem de güvenlik güçlerini anında bilgilendirerek müdahale olanağı elde ediyor.

Twitter’ın yeni şefi yine Jack Dorsey

0
jack-dorseyJack Dorsey’i, Twitter’ın kurucusu ve ortağı olarak tanıyoruz. Ancak 2008’de kendi kurduğu şirketten kovulan Jack Dorsey, 2015’te Twitter’e yeniden CEO olarak geri döndü. Twitter yönetiminin, onu şirketten ayırmakla hata yaptığını düşünmesi aslında tesadüf değil. Jack Dorsey elini attığı her işi başarıya ulaştıran bir yetenek ve ona şimdi Silikon Vadisi’nin yeni Steve Jobs’ı olarak bakılıyor. Jack Dorsey, Twitter’ın ilk mesajını atan kişi. Twitter’da çok ünlü olan “just setting up my twttr” geyiğinin çıkış noktası, Jack Dorsey’in Twitter’ı yayına açtığında attığı ilk mesaja bir gönderme. Ancak Dorsey’in Twitter CEO’su olarak şirkette şansı çok yaver gitmedi. Yogaya ve resim derslerine çok vakit ayırdığı için şirket içinde tepki alan Dorsey, kendi kurduğu şirketten 2008 yılında kovuldu. Bu öykü bize biraz da Steve Jobs’ı anımsatıyor. Jobs’ın da Apple’dan kovulduğunu biliyoruz. Şimdi Dorsey, Seteve Jobs’ın hayat öyküsüne benzer biçimdi, daha önce kovulduğu şirketine kurtarıcı olarak yeniden çağrıldı. Yaz başında Twitter CEO’su Dick Costello’nun şirketten istifa etmesiyle yönetim kurulu hissedar Jack Dorsey’i geçici olarak göreve atamıştı ancak geçici statüsü artık ortadan kalktı çünkü yönetim kurulu görevi kalıcı olarak kendisine teslim etti. Twitter’ın Dorsey’den beklentisi ise büyük. Şirketi Facebook ile yarışabilen dünya çapında ve çok karlı bir sosyal medya servisine dönüştürmesi gerekiyor. Dorsey 2008’den bu yana çok yol katetti. Şirketten atıldıktan sonra Jack kendine yeni bir şirket kurdu. Square isimli bu şirket, cep telefonu üzerinden herkesin kredi kartı ile ödeme almasını sağlıyordu. Bugün Türkiye’edek Ödeal isimli hizmete benzer şekilde çalışan Square’ın tek farkı, kredi kartını okutmak için telefonun kulaklık çıkışına bir kredi kartı okuyucusu takmasıydı. ABD’de çok popüler olan bu uygulama sayesinde arkadaşlar masrafları ortak karşılamaya, küçük esnaf veya öğrenciler yaptıkları iş için kolayca ödeme almaya başladı. Square o akadar popüler oldu ki şirketin değeri şu anda 6 milyar doları geçmiş durumda. Şimdi Jack Dorsey, sıradışı yeteneklerini Twitter’ı yeniden çok popüler ve tercih edilen bir mecra haline getirmek için kullanacak. Yaratıcı ve sürpriz fikirleri ve bu fikirleri hayata geçirebilme başarısıyla Jack Dorsey’in Twitter için büyük bir kazanım olduğu açık ama bakalım Facebook’un yüz milyar dolar barajını geçtiği yeni düzende Dorsey’in yetenekleri Twitter’ı kurtarmak için yeterli olacak mı?

İşletmeler “Uygulama Ekonomisini” inovasyonun itici gücü olarak kabul etmeli?

0
mobile-business-appsTürkiye’deki işletmelerin ilgiyi canlı tutmak için mobil uygulamalardan, hizmetlerden, reklamcılıktan ve bunlara güç sağlayan müşteri verilerinden yararlanarak yeni bir “uygulama ekonomisinde” pazar payını artırmaya yatırım yapması gerekiyor. Bu durum, perakendecilerden bankalara, telekomünikasyon şirketlerinden kamu sektörüne kadar tüm sektörler için geçerli. IBM Genel Müdür Yardımcısı, Telekom Sektörü Ülke Lideri Ozan İnan Türkiye’deki kuruluşların, mobil uygulama ve hizmet geliştiricileri haline gelerek müşteri memnuniyetini artırabileceklerini, müşteri hizmetlerinin maliyetini düşürebileceğini ve müşterilerin elde tutulması ile çalışan üretkenliği açısından önemli ölçüde verimlilik artışları elde edebileceklerin dile getiryor. Türkiye diğer daha gelişmiş dünya pazarlarına kıyasla “mobile-first” inovasyonunda hızını artırırken ve mobil inovasyonunda diğer pek çok gelişmiş pazarı geride bırakırken, bu işletmeler de en ön saflarda kendilerine yer bulabilir. Yeni ekonomi, yeni kurallar Örnek olarak Türkiye’nin telekomünikasyon sektörünü ele alalım. Türkiye’deki telekomünikasyon şirketlerinin mobil abone sayısındaki hızlı artıştan avantaj elde etmiş olması şaşırtıcı değil. Ancak geleneksel telekomünikasyon işletmeleri tipik olarak ses ve mesajlaşma hizmetlerine yönelik yüksek talebe bağımlı durumda ve bu talep, geleneksel olarak gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasını oluşturuyor. Bölgedeki mobil veri kullanımının hızla artmasıyla birlikte, telekomünikasyon şirketleri de internet üzerinden mesajlaşmaya ve VoIP çağrılarına yönelik ücretsiz uygulamalar sağlayan oyuncuların giderek artan rekabetiyle karşı karşıya kalıyor. Telekomünikasyon sektörü ise düzenin değiştiği tek sektör değil. Perakendecilerin de uçtan uca satış gibi ülke çapındaki pazarları dönüştüren ve zenginleştiren yeni eğilimler dahil olmak üzere, mobil ticaretteki değişimin yüksek hızına kısa sürede uyum sağlaması gerekiyor. Devletler bile özel sektörün sunduğu kullanım kolaylığını, rahatlığı ve esnekliği sağlayan mobil hizmetler ve uygulamalar sunmaları konusunda vatandaşların giderek artan baskılarıyla karşı karşıya kalıyor. Türkiye’deki işletmeler, ancak yeni inovasyon ortamı olarak mobil aygıtlara odaklanmaları durumunda pazar paylarını koruyabilir veya artırabilir. Bu işletmelerin, mobil dünyada başarılı inovasyon için uygulama ekonomisinin yeni ve potansiyel olarak daha önce benzerini görmedikleri kurallarla işlediğini anlaması gerekiyor. Endüstriler ile sektörler arasındaki eski farklılıkların çoğu artık geçerli değil; rakipler, genellikle birbirleriyle işbirliği yapmanın veya birbirlerini desteklemenin daha avantajlı olduğunu görüyor. Bir başka deyişle, Türkiye’deki sektör liderlerinin mobil söz konusu olduğunda inovasyona bakış açılarını değiştirmeleri, daha önce başarıya ulaşmak için ilgili olduğunu düşünmedikleri geliştiricilerden ve girişimcilerden dersler almaları ve bunlarla yeni bağlantılar kurmaları gerekiyor. Mobil düşünce yapısının benimsenmesi Mobil aygıt, bu gibi bir aygıta sahip olan çoğu Türk tüketicisi için birincil teknoloji platformu olarak görev yapıyor ve bu da işletmelerin herhangi bir inovasyonu müşteri istekleri ve gereksinimleri doğrultusunda şekillendirmesi gerektiği anlamına geliyor. Türk telekomünikasyon şirketlerinin, 2013 yılında kontörlü mobil abone sayısının faturalı abone sayısının iki katına yakın olduğunu göz önünde bulundurması önem taşıyor. Kontörlü müşteriler, özellikle de akıllı telefonlar kullanan ve orta ile yüksek arası harcama düzeyine sahip olanlar, tipik olarak hizmet tüketimleri açısından esneklik istiyor. Belirli bir eşiğe ulaşıldığında bir müşterinin kontörlü hesabına mobil cüzdanından otomatik olarak kontör yükleyen basit bir akıllı telefon uygulaması, her iki gereksinimi de karşılayabilir. Ayrıca tipik olarak kontör satan aracı-perakendecilere giden önemli ölçüde kâr marjının da telekomünikasyon şirketlerinde kalmasını sağlayabilir. Bu tür hizmet inovasyonu, telekomünikasyon şirketinin yeni hizmetin müşterilere doğru işlevi sunduğundan emin olmak için diğer sektörlerle birlikte çalışmasını gerektiriyor. Aynı zamanda, kontörlü kullanıcıların veriyle bağlantılı hizmetlere harcama yapma eğiliminin artmasından kâr elde edecek internet üzerinden hizmet sunan sağlayıcılar gibi geçmişte rakip oldukları şirketlerle her iki tarafın yararına olacak ortaklıklar kurma imkanını yaratıyor. Ayrıca, müşteri davranışlarına ve bireysel tercihlere ilişkin yüksek miktarda “Büyük Veri” gibi ek fırsatlar da oluşturuyor. IBM İş Değerleri Enstitüsününanketine katılan her 2 üst düzey yöneticiden 1’i, örneğin, veriyi ve analitiği müşteriye odaklı kurumsal davranış için en önemli itici güç olarak görüyor. Küresel düşün, yerel hareket et Türk işletmeler, şu anda rakip gibi görünen ancak düzeni değiştirebilecek yeni kuruluşlarla işbirliği yapmaya başlayarak önemli avantajlar elde edebilir. Giderek büyüyen geliştirici ve girişimci topluluklarıyla rekabet etmeye çalışmak yerine, finansal kaynaklar (geliştirme hizmetleri gibi), altyapı veya yeni yazılımlara erişim aracılığıyla bunlara destek sunmayı düşünmeleri gerekiyor. Örneğin IBM, hizmet olarak sunulan mobil ve bulut geliştirmeye yönelik kurumsal platformu Bluemix’in kullanımına ilişkin olarak yerel geliştiricilerle atölye çalışmaları gerçekleştiriyor. Yerel geliştiriciler ve kuruluşlar tarafından üretilen çözümlerin çoğu, yalnızca Türkiye’de değil aynı zamanda tüm dünyada güçlü bir taleple karşılaşabilir. Uygulama ekonomisi yalnızca yerel bir kavram değil, aslında çok daha büyük küresel bir kavramın parçası ve bununla birlikte Türk kuruluşlarının bundan sonraki adımı hemen atmaları için çok büyük bir küresel fırsat var.

17 bin İSO üyesinin sadece yarısı dijitalleşti

0
digital-business[1]İşletmelerin dijital haritasını çıkararak ihtiyaçlarını belirlemek ve büyüme hedeflerine katkı sağlayacak çözümler geliştirmek üzere Yarına Hazırım Platformu‘nu geliştiren Vodafone Türkiye,sanayicileri dijital geleceğe hazırlamak amacıyla İstanbul Sanayi Odası (İSO) ile stratejik bir işbirliğine imza attı. İşbirliği kapsamında, İSO üyesi 17 bin firmanın ortalama %56 olarak belirlenen dijitalleşme endeksinin, Vodafone tarafından hazırlanan dijital harita ile sunulacak teknoloji çözümleri sayesinde artırılması hedefleniyor. İSO üyeleri verimliliklerini artıracak çözümlere ihtiyaç duyuyor İSO üyesi firmalarla yapılan araştırmalar, şirketlerin büyük çoğunluğunun verimliliklerini artıracak dijital çözümler kullanmadığını gösteriyor. Buna göre, her 10 işletmeden 8’inin müşteri yönetimini ve bağlılığını artıracak çözüme ihtiyacı var ve sadece %40’ı bu yazılımları kullanarak %35’e varan oranda daha fazla müşteri adayına erişebiliyor. Her 10 işletmeden 6’sı sahada araç kullanıyor, ancak %15’e varan yakıt tasarrufu yapmalarını sağlayan Araç Takip Çözümünü bu işletmelerin %52’si kullanmıyor. Her 10 işletmeden 7’sinin ürün yönetimini artıracak çözüme ihtiyacı var, ancak %51’i bu yazılımları kullanmayarak %28’e varan oranda satışlarını artırma fırsatını kullanmıyor. Özellikle 100 ve üzeri çalışanı olan büyük işletmelerde ise sahada çalışanı olan her 4 işletmeden 3’ü saha çalışanlarına akıllı cihaz sağlıyor. Ancak, bu işletmelerden 3’te 2’si şirket cihazlarındaki verilerin güvenliğini çalışanlara bırakıyor. Her 5 şirketten biri müşterilerine yönelik mobil uygulama sahibiyken, en yüksek mobil uygulama sahiplik oranı bankacılık, sigorta ve ulaştırma sektörlerinde bulunuyor. Kurum içi mobil uygulama kullanımı %20 iken, hızlı tüketim sektöründe bu oran %40 olarak görülüyor. Her 3 şirketten 2’si şirket bilgilerinin şirket dışına çıkarılmasını ve izinsiz kullanımını engellemek için herhangi bir önlem almazken, her 2 şirketten biri şirket sunucu altyapısı için profesyonel bir veri merkezinden barındırma hizmeti alıyor. İSO üyesi 17 bin firmanın bu fırsatlardan yararlanması ve yarına bugünden hazırlanmaları, Vodafone’un sunduğu dijital çözümler ile sağlanacak. İşbirliği süresince Vodafone, İSO üyelerinin dijital koçluk sürecini üstlenecek ve yıl içinde gösterilen gelişim, üye firmalara ara değerlendirme raporları ile sunulacak.

Alcatel-Lucent Teletaş’ta yeni atama

0
Ugur_TerziogluAlcatel-Lucent Teletaş, Türkiye ve Azerbaycan Bölgesi Kurumsal Müşteriler Satış Direktörlüğü’ne Eylül 2015 itibarıyla atanan Uğur Terzioğlu, kariyerine Turkcell’de başladı. Turkcell’de yazılım mühendisliği, iş analizi, ürün geliştirme ve proje yönetimi alanlarında gerçekleştirdiği çalışmalardan sonra, sırasıyla Turkcell Superonline’da İş Geliştirme Yöneticisi, Cisco’da Türkiye ve Doğu Avrupa Bölgesi’nden sorumlu Strateji Danışmanı ve DataTeknik’te Pazarlama ve İş Geliştirme Grup Başkanı görevlerini üstlendi. Terzioğlu, Alcatel-Lucent Teletaş’taki yeni görevine başlamadan önce Türk Telekom International, Samsung Enterprise ve Ernst&Young gibi sektörünün önde gelen şirketleri ile danışmanlık projeleri gerçekleştirdi. Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde Mühendislik ve Teknoloji Yönetimi yüksek lisansı yapan Uğur Terzioğlu, doktorasını Marmara Üniversitesi’nde Mühendislik Yönetimi programında sürdürüyor.

Yazılım endüstrisine HDRoot tehdidi

0
software“HDRoot”, ilginç bir zararlı yazılım örneği. Kaspersky Lab’ın Global Araştırma ve Analiz Ekibi’nin (GReAT) dikkatini çeken; dosyaların sistem yöneticilerinin programı saldırı amaçlı olarak ifşa etmesi riskini düşürmek için Microsoft’un Net Command net.exe dosyası gibi görünecek şekilde düzenlenmiş olmasıydı. Daha sonra yapılan analizler, HDRoot bootkit’inin bir sistemde sürdürülebilir ve tutarlı bir görünüm için evrensel bir platform olduğunu gösterdi. Şirketin araştırmacıları, bu platformun yardımıyla çalıştırılan iki tür arka kapı tespit etmeyi başardılar ve bunların sayısı daha fazla olabilir. Bu arka kapılardan biri, Güney Kore’de iyi tanınan antivirüs ürünleri olan AhnLab V3 Lite, AhnLab V3 365 Clinic ve ESTsoft’s ALYac incelemelerini atlatmayı başardı. Dolayısıyla Winnti, bunu Güney Kore’deki hedef makinelerde zararlı yazılım ürünlerini çalıştırmak için kullandı. Kaspersky Security Network verilerine göre, Güney Kore Winnti grubunun Güneydoğu Asya’daki en çok ilgi duyduğu ülke. Bu bölgedeki şirketlerin dahil olduğu diğer hedef ülkeler arasında ise Japonya, Çin, Bangladeş ve Endonezya yer alıyor. Kaspersky Lab, HDRoot virüslerini İngiltere’deki ve Rusya’daki birer şirkette de tespit etti, bu şirketlerin her ikisi de önceden Winnti grup tarafından hedef alınmıştı. Kaspersky Lab GReAT Ekibi Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Dmitry Tarakanov, “Herhangi bir APT oyuncusu için en önemli hedef, radara yakalanmamak, gölgede kalabilmektedir. Bu nedenle karmaşık kod şifrelemelerini nadiren görüyoruz çünkü bunlar dikkati çekebilirdi. Winnti grubu bir risk aldı çünkü şirketler daima bütün en iyi güvenlik ilkelerini uygulamadığı için muhtemelen hangi işaretlerin örtülmesi gerektiğini ve hangilerinin görmezden gelinebileceğini kendi deneyimlerinden biliyorlar. Sistem yöneticilerinin pek çok şeyden haberdar olması gerekiyor ve eğer ekip küçükse, siber suç faaliyetlerinin fark edilmemesi riski daha da yüksek oluyor,” şeklinde konuştu. HDD Rootkit’in geliştirilmesinin Winnti grubu kurulduğu zaman onlara katılan birinin işi olması muhtemel. Kaspersky Lab, Winnti’nin 2009 yılında bir grup oluşturmaya çalıştığını, bu yüzden 2006’da var olmadığını düşünüyor. Ancak Winnti’nin üçüncü taraf yazılımlarından faydalanmış olması ihtimali de var. Belki bu yardımcı program ve kaynak kodu, Çin ya da başka ülkelerdeki siber suç karaborsasında mevcut olabilir. Tehdit hala etkin durumda. Kaspersky Lab, tespitler eklemeye başladığı için, saldırıların arkasındaki grup saldırılarını bunlara uyarlamaya başladı: Bir aydan kısa bir zamanda yeni bir değişim tespit edildi.

TechInside’ın 14. sayısını okuyabilirsiniz

0
kapak yatayDeğerli TechInside okurları, TechInside’ın yeni sayısında şirketlerin en büyük endişesi haline dönüşen güvenlik uygulamalarının biyometrik sistemlerle entegrasyonunu kapağa taşıdık. Biyometrik sistemler sayesinde güvenlik uygulamaları hız kazanırken şirketlerin kendilerini daha fazla emniyette hissedebileceği bir çalışma ortamı yaratmak da mümkün oluyor. Kamu kurumlarının da büyük ilgi gösterdiği biyometrik sistemler arık sadece kapılardan geçiş için kullanılmıyor, veri güvenliği gibi alanlarda da yetkisiz kişilerin kritik verilere erişmesi riskini bertaraf etmek için de tercih ediliyor. Dosya konumuzda biyometrik sistemlere dair merak ettiğiniz her şeyi bulacaksınız. Dergimizde yine farklı konuları da doyurucu detaylarla okuyabileceksiniz. Teknoloji dünyasından ve şirketlerden önemli haberlerin, farklı görüş ve köşe yazılarının yanında BT çalışanları nasıl sorunlar yaşıyor, robotlar yüzünden ilk hangi sektörlerde iş kayıpları yaşanacak gibi analizleri de yen sayımızda bulabilirsiniz. Web sitemiz üzerinden ücretsiz olarak okuyabileceğiniz dergimiz sayfaları arasında teknoloji ve iş dünyasına ilişkin çok sayıda haber, analiz ve köşe yazıları sayesinde teknoloji dünyasına dair farklı görüş ve yorumlarla oluşmuş zengin bir içerikle karşılaşacaksınız. Eğer herhangi bir işletmede yönetici, medya veya PR ajansı çalışanı iseniz, bu formu doldurarak dergimize ücretsiz aboneliğinizi başlatabilirsiniz. Henüz kaydolmadıysanız haftalık e-posta bültenimize de dahil olmanızı tavsiye ediyoruz. İçeriğimizle ilgili görüşlerinizi her zaman olduğu gibi bekliyoruz.
TechInside dergimizin dijital kopyasını bu linkten her zaman olduğu gibi ücretsiz okuyabilir ve indirebilirsiniz.