Geceleri de elektrik üretebilen güneş paneli geliştirildi!

Stanford Üniversitesi‘nde bir grup bilim insanı tarafından yapılan çalışma, hem kurumsalda hem de konutlarda güneş enerjisi kurulumlarının sayısının arttığı bir döneme denk geliyor. Applied Physics Letters dergisinde 2 sene önce yayınlanan araştırmaya ek olarak yapılan konuşlandırma deneylerine göre, standart güneş panelleri gün boyunca elektrik sağlayabilirken, bu cihaz “hem gündüz hem de gece için sürekli yenilenebilir bir güç kaynağı” olarak hizmet verebilir.

Cihaz, ortam havası ile güneş paneli arasındaki küçük sıcaklık farkından elektrik çekebilen bir termoelektrik jeneratör içeriyor. Çalışmada, “Yaklaşımımız, güneş paneli hücresi kurulumlarının popülerlik kazandığı şebeke dışı ve mini şebeke uygulamalarında gece bekleme aydınlatması ve gücü sağlayabilir” denildi. Mini-şebeke uygulamaları bağımsız elektrik şebekelerini ifade ediyor ve bunlar, şebekeyi genişletmek için çok küçük olan alanlarda veya şebekeye erişim çok uzak olduğunda kullanılabilir.

Güneş enerjisi kurulumları tüm dünyada hızla artıyor. Örneğin Solar Energy Industries Association (SEIA) ve Wood Mackenzie tarafından yayınlanan verilere göre ABD, güneş enerjisi kurulumlarında 5 milyon sayısını geride bıraktı.  SEIA Başkanı ve CEO’su Abigail Ross Hopper, “Bugün Amerika’daki evlerin %7’sinde güneş enerjisi var ve bu sayının 2030 yılına kadar %15’in üzerine çıkması bekleniyor. Güneş enerjisi, toplulukların daha temiz hava solumasını ve daha sağlıklı yaşamlar sürmesini sağlayarak, şebekedeki baskın elektrik kaynağı haline geliyor,” demişti.

Benzer bir biçimde Türkiye’nin güneş enerjisi sektöründe son dönemde yaşanan hızlı büyüme ve Nisan ayında kaydedilen rekor aylık kapasite artışı, ülkedeki enerji dönüşümü ve sürdürülebilirlik çabalarının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor. Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) verilerine göre, Nisan ayı sonunda ülkenin güneş enerjisi kurulu gücü 13,9 gigavata yükseldi. Bu, Mart ayına göre 1,3 gigavatlık bir artışı temsil ediyor.

Kurumsal binalar ve konutlara yapılan kurulumların yanı sıra, güneş paneli kurulumları çok farklı ve enteresan uygulamalara da sahne oluyor. Örneğin İspanya’nın Valencia şehri hem yaşayanları hem de ebediyete intikal edenleri biraz daha güneşli hissettirecek bir hamleyle, mezarlıklarını yenilenebilir enerjinin hareketli merkezlerine dönüştürmeye başlamıştı. Proje tamamlandığında 6,658 güneş paneli İspanya güneşinin tadını çıkarıyor olacak. Bu donanım belediye binalarına güç sağlamaya ve 1,000 adet düşük gelirli haneye enerjinin dörtte birini sağlamaya yetecek.

Fortnite oyununa Cybertruck geliyor!

Dünyanın en popüler MOBA oyunlarından biri olan Fortnite, yeni bir işbirliği ile oyuncuları heyecanlandırdı. Tesla ve X(eski adıyla Twitter) sahibi Elon Musk, Epic Games’in geliştirdiği Fortnite ile dikkat çeken bir anlaşma yaptı. Ancak bu işbirliğinin merkezinde, Musk’ın kendisi yerine Tesla’nın fütüristik pikap modeli Cybertruck var.

Epic Games ve Tesla arasındaki bu yenilikçi işbirliği sonucunda, Fortnite oyuncuları yakında oyun içinde Tesla’nın Cybertruck’ını kullanma fırsatı bulacaklar. Cybertruck, Tesla’nın en ileri teknolojilere sahip ve futuristik tasarımıyla dikkat çeken bir modeli olarak biliniyor. Bu araç, her türlü arazi ve koşulda kullanılabilirliği ile test edilmiş ve yüksek performansıyla tanınıyor.

Fortnite’ın resmi X hesabından paylaşılan tanıtım videosunda, Cybertruck’ın oyun içi görüntüleri gösterildi. Videoda, Cybertruck’ın diğer araçlarla benzer şekilde kullanılabildiği ancak daha yüksek güç ve hıza sahip olduğu belirtiliyor. Bu özellik, oyuncuların harita üzerinde daha hızlı hareket etmelerini sağlayacak.

Cybertruck’ın Fortnite evrenine dahil edilmesi, oyuncular arasında büyük bir heyecan yaratmış durumda. Epic Games ve Tesla’nın bu işbirliği, oyunun dinamiklerine yenilik katarken, oyunculara da benzersiz bir deneyim sunacak.

Hop Health 1 milyon dolar yatırım aldı!

Sağlık turizminin dijital platformu Hop Health, Mehmet Ali Yalçındağ’ın yöneticiliğini yaptığı MADA VC’nin öncüsü olduğu turda, aralarında Selçuk Esenyel gibi değerli isimlerin ve melek yatırımcıların da bulunduğu iş insanlarından 1 milyon dolar yatırım aldığını açıkladı. Şirket, bu yatırım ile hem pazarlama hem de teknolojik alt yapıya yatırım yaparak Türkiye pazarında güçlenmeyi ve global olarak büyümeyi amaçlıyor. Platformun sunduğu fırsatlar hakkında hastaları bilinçlendirmeye çalışırken, diğer yandan da yurt dışında daha çok müşteriye ulaşmak istediklerini söyleyen Hop Health’in Kurucusu ve CEO’su Dr. Eren Ünal, “Almış olduğumuz yatırım, platformumuzun geliştirilmesinden pazarlama stratejimize kadar birçok açıdan bize hizmet edecek. Bu yatırımı sunduğumuz hizmetin kalitesini hem yerel hem global ölçüde tanıtmak ve platformumuzu daha çok hastaya ulaştırmak amacıyla kullanacağız. Önümüzdeki dönem içinse yeni bir yatırım turuna hazırlanıyoruz ve bu süreçte 5 milyon dolarlık bir yatırım almayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Sağlık turizmini merkeze alan Hop Health, kayıtsızlığın ve takip edilemezliğin getirdiği dezavantajları dijital platformunda çözmeye çalışırken; konaklamadan yeme-içmeye, alışverişe kadar kullanıcıya dokunabilecek her noktayı önererek sağlık turizminden alınan payı dijital platformunda en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor.

18 milyon dolar ciro hedefleniyor

Hop Health’in Kurucusu ve CEO’su Dr. Eren Ünal
Hop Health Kurucusu ve CEO’su Dr. Eren Ünal

Türkiye’de sağlık ile turizmi birleştiren bir anlayışla yurt dışından nitelikliliği yüksek hasta getirerek ülke ekonomisini desteklemek istediklerini söyleyen Dr. Eren Ünal, nihai hedeflerinin Türk sağlık sektörünü ülke ekonomisinin lokomotifi haline getirebilmek olduğunu söylüyor. Sağlık turizminin tedavi hizmetlerinin çok daha ötesinde geniş bir ekosistemi kalkındırdığını aktaran Dr. Eren Ünal, “Ülkemize gelen bir hastanın toplamda harcadığı paranın sadece yüzde 40’ı sağlık alanıyla ilgili. Geri kalan yüzde 60’lık bölümü hastalar, alışveriş, giyim, yemek ve turistik geziler için harcıyor. Bu nedenle sağlık turizmi pek çok sektörü kapsayan, besleyen ve pastayı büyüten bir değer. Biz de Hop Health olarak pastadan pay alan aktörlerden değil de pastayı büyüten bir yapı olmaya çalışıyoruz. 2024 yılı sonunda 18 milyon dolar, 2025 yılında ise 100 milyon dolarlık bir ciro hedefimiz bulunuyor” diyor.

ABD’deki en büyük mahkeme fidye yazılımı saldırısına uğradı!

Los Angeles County Yüksek Mahkemesi yetkililerifidye yazılımı saldırısının ABD’deki en büyük mahkemenin bilgisayar sistemini çökerttiğini duyurdu. Yetkililer, Cuma günü yaptıkları açıklamadasiber güvenlik saldırısınınerken saatlerde başladığını ve dünyanın dört bir yanındaki havayolları, hastaneler ve hükümetleri kesintiye uğratan hatalı CrowdStrike yazılım güncellemesiyle ilgili olmadığını belirtti.

Mahkeme, saldırının fark edilmesi üzerine bilgisayar ağ sistemlerini devre dışı bıraktı ve en azından hafta sonuna kadar kapalı kalacak. Yapılan ön incelemelerde kullanıcıların verilerinin tehlikeye atıldığına dair herhangi bir kanıt bulunmadı.

Los Angeles County Yüksek Mahkemesi, ABD’deki en büyük birleşik yüksek mahkeme olup, 36 adliye binası üzerinden ilçenin 10 milyon sakinine hizmet vermektedir. 2022 yılında yaklaşık 1,2 milyon dava dosyalanmış ve 2.200 jürili duruşma gerçekleştirilmiştir.

Yetkililer, saldırının ardından gerekli güvenlik önlemlerini alarak sistemleri yeniden çalışır hale getirmek için yoğun bir çaba sarf ettiklerini vurguladı. Kullanıcıların verilerinin güvenliği ve mahkeme işlemlerinin aksamadan devam etmesi için en kısa sürede tüm sistemlerin normale dönmesi hedefleniyor.

Metaverse evrenine derinlemesine bir bakış: sanal gerçekliğin yeni boyutu

0

Metaverse, sanal gerçeklik dünyasında devrim yaratıyor. Bu yeni evren, dijital ve fiziksel dünyanın birleşimini ifade ediyor. Metaverse, insanların sanal ortamlarda etkileşimde bulunmalarına olanak tanıyor. Sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik ve blockchain teknolojileri ile destekleniyor.

Metaverse evrenine yolculuk

Metaverse, birçok farklı platform ve uygulamayı içeriyor. Kullanıcılar, bu platformlarda sanal kimlikler oluşturabiliyor. Avatarlar aracılığıyla sanal dünyalarda dolaşabiliyorsunuz ve etkinliklere katılım sağlayabiliyorsunuz. Bu sanal ortamlarda oyunlar oynayabiliyor veya iş toplantılarına katılabiliyorsunuz. Üstelik durum bununla sınırlı kalmayacak. İşletmeler ve hükümetler, bilgi transferi ve hizmet yeterliliği için Metaverse’ü tercih edecek. Daha önce hiç olmadığı kadar iş birliği yapmak için meta evrenin gücüne ve erişimine güvenecek.

Metaverse’in en büyük avantajlarından biri, sınırsız yaratıcılık sunması. Kullanıcılar, kendi dünyalarını inşa edebiliyor. Ayrıca bu dünyalarda, hayal güçlerini sınırsızca kullanabilirler. Sanatçılar, metaverse’de sanal sergiler düzenleyebiliyor. Eğitimciler, sanal sınıflar oluşturabiliyor ve öğrencilerine farklı bir deneyim sunabiliyor.

Meta evrende sürükleyici ve kullanıcı dostu deneyimler yaratmak için kullanıcı deneyimi tasarımından güvenliğe kadar çeşitli unsurların dikkatlice göz önünde bulundurulması gerekiyor. Metaverse evrenine yolculuk için;

  • Kullanıcı Deneyimi Tasarımı
  • Topluluk Oluşturma ve Katılım
  • Güvenlik ve Emniyet
  • Gelir Stratejileri Metverse projelerinin merkezinde yer alıyor. Gelecekteki meta evren gelişimi, gelişen teknolojiler, birlikte çalışma öne çıkan özellikler arasında yer alıyor. Metaverse’ün şu anda dayandığı teknolojilerden bazıları sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR), yapay zeka (AI) ve blok zinciri diyebiliriz.

Metaverse, ekonomi üzerinde de büyük bir etkiye sahip. Sanal yatırınlar, dijital para birimleri ve NFT’ler (non-fungible tokens) gibi yeni ticaret yolları en önemli etkiler arasında. Bu yeni ekonomik modeller, gerçek dünyadaki iş fırsatlarını ve ticaret yöntemlerini değiştiriyor.

Bununla birlikte güvenlik ve gizlilik konuları, önemli endişeler arasında yer alıyor. Kullanıcı verilerinin korunması ve sanal ortamların güvenliği, öncelikli konular arasında diyebiliriz. Ayrıca, metaverse’ün erişilebilirliği de bir diğer önemli konu. Teknolojiye erişimi olmayan kişiler, bu yeni dünyadan uzak kalabiliyor.

Yapay zeka ve etik arasındaki ince çizgi teknolojinin ahlaki sınırlarını belirliyor

0

Yapay zeka, hayatımızın birçok alanında devrim yaratıyor. Ancak, bu hızlı gelişim beraberinde etik soruları da getiriyor. Yapay zeka ve etik arasındaki ince çizgi, teknolojinin ahlaki sınırlarını belirlemekte önemli bir rol oynuyor. Yapay zeka uygulamaları, sağlık, eğitim, savunma ve finans gibi birçok sektörde kullanılıyor. Ancak, bu kullanım alanları etik tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Yapay zeka ve etik endişeleri

Öncelikle, yapay zekanın karar verme süreçlerindeki şeffaflık önemli bir konu. Yapay zeka sistemlerinin nasıl ve neden belirli kararlar aldığı anlaşılır olmalı. Bu şeffaflık, kullanıcıların ve denetleyicilerin yapay zekasistemlerini daha iyi anlamalarına yardımcı olur. Ayrıca, yapay zekanın adil ve tarafsız olması gerektiği de vurgulanmalıdır. Yapay zeka algoritmaları, veri setlerindeki önyargılardan etkilenebilir. Bu da ayrımcılığa yol açabilir.

IBM, Google ve Meta gibi büyük teknoloji şirketleri, büyük miktarda veri toplamaktan kaynaklanan etik sorunları ele almak için ekipler kurdu. Aynı zamanda, hükümet ve hükümetler arası kuruluşlar, akademik araştırmalara dayalı düzenlemeler ve etik politikaları geliştirmeye başladı. Aralık 2022’de Lensa AI uygulaması, insanların normal görüntülerinden havalı, çizgi film görünümlü profil fotoğrafları oluşturmak için yapay zekayı kullandı. Etik bir bakış açısından, bazı kişiler uygulamayı, AI’nın eğitildiği orijinal dijital sanatı yaratan sanatçılara kredi vermediği veya yeterli para vermediği için eleştirdi.

Bir diğer önemli etik konu, gizlilik ve veri güvenliği. Yapay zeka sistemleri, büyük miktarda veri kullanıyor ve işliyor. Bu verilerin gizliliği ve güvenliği korunmalıdır. Kişisel bilgilerin izinsiz kullanımı, ciddi etik ihlallerine yol açabiliyor. Ayrıca, yapay zekanın istihdam üzerindeki etkileri de dikkatle ele alınmalıdır. Otomasyon, bazı işlerin ortadan kalkmasına neden olabiliyor. Bu durum, işsizlik ve ekonomik eşitsizlik gibi sosyal sorunlara yol açabiliyor.

Daha etik yapay zeka yaratmak, politika, eğitim ve teknolojinin etik etkilerine yakından bakmayı gerektiriyor. Düzenleyici çerçeveler, teknolojilerin topluma zarar vermek yerine fayda sağlamasını sağlayabilir. Küresel olarak, hükümetler, önyargı veya başka zararlar ortaya çıkarsa şirketlerin yasal sorunlarla nasıl başa çıkması gerektiği de dahil olmak üzere etik yapay zeka için politikaları uygulamaya başlıyor.

Yapay zeka ve etik arasındaki ince çizgi, teknolojinin ahlaki sınırlarını belirleyecek. Şeffaflık, adalet, gizlilik ve insan kontrolü gibi etik prensipler, yapay zekanın sorumlu bir şekilde kullanılmasını sağlıyor. Bu prensipler, teknolojinin insanlara fayda sağlamasını ve toplumsal güvenin korunmasını destekliyor.

CrowdStrike’ın küresel kesintisinin maliyeti ne kadar oldu?

Geçtiğimiz Cuma günü dünya genelinde yaşanan büyük teknoloji kesintisinin arkasında siber güvenlik firması CrowdStrike olduğu ortaya çıktı. Ancak, bu kesintiden kaynaklanan zararların kim tarafından karşılanacağı sorusu hala belirsizliğini koruyor.

Kesinti, dünya çapında 5.000’den fazla uçuşun iptaline ve birçok işletmenin faaliyetlerinin durmasına neden oldu. Bu kesinti, perakende satışlardan paket teslimatlarına, hastane işlemlerine kadar birçok sektörü etkiledi. CrowdStrike’ın bir yazılım güncellemesindeki hatalı kodlar bu kesintiye sebep oldu. Hataları düzeltmek ise beklenenden çok daha uzun sürdü ve tüm sistemlerin normale dönmesi günler aldı.

CrowdStrike, Pazar günü yaptığı açıklamada, etkilenen 8,5 milyon cihazın çoğunun tekrar çalıştığını belirterek özür diledi. Ancak, etkilenen müşterilere tazminat verilip verilmeyeceği konusunda herhangi bir açıklama yapılmadı. CNN’in tazminat vermeyi planlayıp planlamadığı sorusuna ise yanıt verilmedi. Uzmanlar, tazminat talepleri ve muhtemelen davalar olacağını öngörüyor.

Wedbush Securities’te teknoloji analisti Dan Ives, “Eğer CrowdStrike’ın avukatıysanız, muhtemelen yazınızın geri kalanından keyif almayacaksınız” dedi. Bu, CrowdStrike’ın önümüzdeki dönemde ciddi hukuki zorluklarla karşı karşıya kalabileceğine işaret ediyor.

CrowdStrike’ın küresel kesintisinin maliyeti ne kadar oldu?

Uzmanlar, bu kesintinin maliyetini kesin olarak belirlemek için henüz erken olduğunu kabul ediyor. Ancak bu maliyetlerin 1 milyar doları aşabileceğini belirtiyorlar. Anderson Economic Group CEO’su Patrick Anderson, bu tür olayların ekonomik maliyetlerini hesaplama konusunda deneyimli bir araştırma şirketinin başında. Anderson, bu kesintinin maliyetlerinin grevler ve diğer iş kesintileri gibi olaylarla kıyaslanabileceğini söylüyor.

ABD araba bayilerine hizmet veren bir yazılım firması olan CDK Global’ın yakın zamanda hacklenmesinin 1 milyar dolarlık maliyete ulaştığını belirten Anderson, “Bu kesintiler çok daha fazla tüketiciyi ve işletmeyi rahatsızlıktan ciddi aksaklıklara kadar varan bir şekilde etkiliyor ve kolayca geri alamayacakları masraflarla sonuçlanıyor” dedi. Özellikle iptal edilen uçuşlardan kaynaklanan gelir kaybı ile uçuş yapan ancak gecikmelerle karşılaşan uçaklar için aşırı işçilik ve yakıt masraflarının havayolları için önemli maliyetler oluşturduğunu belirtti.

CrowdStrike’ın Yasal Durumu

CrowdStrike’ın yıllık geliri 4 milyar doların biraz altında. Ancak, CrowdStrike’ın müşteri sözleşmelerinde kendisini sorumluluktan korumak için yasal koruma tedbirleri olabilir. Center for Strategic and International Studies’te araştırmacı James Lewis, “Sanırım sözleşmeler onları koruyor” dedi. Lewis, Perşembe günü başka bir yazılım şirketi olan SolarWinds lehine verilen bir davaya işaret etti. Bir yargıç, SolarWinds’e karşı Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun 2020 yılının sonlarında federal hükümet kurumlarını Rusya’nın hacklemesiyle ilgili suçlamalarınıreddetti. Lewis, bu davada SolarWinds’in sadece sisteminin dışarıdan bir hack’e karşı açığını ifşa etmemesi nedeniyle suçlanmakta olduğunu, kendi eylemlerinden kaynaklanan hasar için suçlanmadığını söyledi. Ancak yine de davanın reddedilmesine karar verildi.

Sigorta durumu

Sigorta Bilgi Enstitüsü’nden Mark Friedlander, kesintiden etkilenen işletmelerin geleneksel iş kesintisi sigortasınınzararlarını karşılamayacağını belirtti. Bu poliçeler, genellikle tazminatın ödenebilmesi için bir işletmenin mülkünde bir tür fiziksel hasarın olmasını gerektirir. Bu durum, etkilenen birçok işletmenin zararlarını kendi imkanlarıyla karşılamak zorunda kalabileceği anlamına geliyor.

CrowdStrike’ın karşılaştığı bu büyük kesinti, siber güvenlik dünyasında önemli bir örnek teşkil ediyor. Hem maliyetlerin hem de hukuki sorumlulukların nasıl yönetileceği, gelecekte benzer olaylar için önemli dersler sunabilir.

BKM haziran raporu yayınlandı!

0

Türkiye’deki kart kullanımı Haziran 2024 itibarıyla büyük bir artış göstererek çeşitli kart tiplerinde önemli gelişmeler yaşandı. Toplam kart sayısı yüzde 12 artarak 366,8 milyondan 411,9 milyona yükseldi. Bu büyümede, kredi kartı sayısının yüzde 15 artışla 108,3 milyondan 124,1 milyona, banka kartı sayısının yüzde 7 artışla 178,7 milyondan 191,8 milyona ve ön ödemeli kart sayısının yüzde 20 artarak 79,8 milyondan 96 milyona çıkması etkili oldu.

BKM Haziran 2024 raporu yayınlandı! Kartlı ödeme artışı devam ediyor

Kartla yapılan toplam ödeme hacmi de yüzde 98 artış göstererek 638,7 milyar TL’den 1.267,6 milyar TL’ye ulaştı.

Bu hacimde, kredi kartlarıyla yapılan ödemeler yüzde 105 artarak 514,9 milyar TL’den 1.056,8 milyar TL’ye, banka kartlarıyla yapılan ödemeler yüzde 65 artarak 113,2 milyar TL’den 186,2 milyar TL’ye ve ön ödemeli kartlarla yapılan ödemeler yüzde 132 artarak 10,6 milyar TL’den 24,6 milyar TL’ye yükseldi.

İnternet üzerinden yapılan kartlı ödemeler ise yüzde 101 artışla 174,4 milyar TL’den 349,7 milyar TL’ye çıkarken, bu ödemelerin toplam kart ödemeleri içindeki payı yüzde 26’dan yüzde 27’ye yükseldi.

Ayrıca, kartla yapılan işlem sayısı da yüzde 17 artış göstererek 1,326,6 milyondan 1,552 milyona çıktı. Bu işlemlerde, kredi kartlarıyla yapılan işlemler yüzde 21 artarak 735,6 milyondan 887,8 milyona, banka kartlarıyla yapılan işlemler yüzde 9 artarak 509,9 milyondan 553,7 milyona ve ön ödemeli kartlarla yapılan işlemler yüzde 36 artarak 81,1 milyondan 110,5 milyona yükseldi.

Mağaza içi kartlı ödemelerde temasız ödeme kullanımı da dikkate değer bir artış gösterdi. Temasız ödeme adedi yüzde 28 artarak 804,9 milyondan 1.027,5 milyona çıkarken, temasız ödeme tutarı yüzde 125 artışla 182 milyar TL’den 409,4 milyar TL’ye yükseldi. Bu artışla birlikte, mağaza içi ödemelerdeki temasız ödemelerin payı yüzde 73’ten yüzde 79’a çıktı.

Rekabet Kurumu’ndan şarj istasyonu soruşturması!

0

İstanbul-İzmir Otoyolu üzerindeki elektrikli araç şarj istasyonlarının kurulumu ve işletilmesi, Rekabet Kurumu’nu harekete geçirdi. Otoyol üzerindeki Oksijen isimli hizmet tesislerinin tek işletmecisi olan Otoyol İşletme ve Bakım AŞ ile ZES Dijital Ticaret AŞ, şarj ağı işletmeciliğinde rekabet ihlali iddialarıyla soruşturuluyor.

Soruşturmanın odak noktasında Otoyol İşletme ve Bakım AŞ’nin belirli bir firma ile iş birliği yaparak otoyol üzerindeki şarj istasyonu kurulumunu ve işletmesini tekelleştirdiği iddiaları yer alıyor. Bu durumun elektrikli araç şarj istasyonu kurmak için uzun süredir bekleyen Shell gibi enerji devlerinin önünü kapattığı düşünülüyor.

Rekabet Kurumu’nun olası müdahalesi elektrikli araç şarj altyapısı alanında önemli değişiklikler getirebilir. Soruşturma sonucunda otoyol üzerindeki şarj istasyonu sayısının artması ve farklı firmaların da bu alanda hizmet vermeye başlaması, ayrıca kurulduğu halde açılmayan istasyonların da faaliyete geçmesi bekleniyor.

Zira Shell gibi geniş bir istasyon ağına sahip şirketlerin devreye girmesi elektrikli araç kullanıcıları için büyük kolaylık sağlayabilir. Daha fazla şarj istasyonu seçeneği sunulması da sürücülerin menzil endişesi yaşamadan daha uzun mesafeler kat etmesini mümkün kılabilir.

Hatta öyle ki rekabetin artmasıyla birlikte şarj hizmetlerinde fiyat rekabeti de gündeme gelebilir. Bu durum da elektrikli araç kullanımının daha da cazip hale gelmesini ve yaygınlaşmasını destekleyebilir.

Gerçek zamanlı trafik uygulaması 2024 Paris Olimpiyatlarında sıkışıklığı azaltacak!

2024 Olimpiyatları için milyonlarca sporsever ve sporcu Paris’e akın ederken, TomTom, şehirdeki yol koşulları hakkında gerçek zamanlı ve ayrıntılı bilgiler sunan özel bir trafik endeksini tanıttı. Bu yeni araç, hem sporcuların hem de taraftarların hem de yerel halkın Paris’in yoğun yollarında daha kolay ve sorunsuz bir şekilde gezinmesine yardımcı olacak.

Paris Trafik Endeksi, yalnızca trafik sıkışıklığı seviyelerini izlemekle kalmıyor, aynı zamanda toplam trafik sıkışıklığı sayısını da takip ederek hareketli şehirdeki herkes için daha sorunsuz bir navigasyon sağlıyor. İnteraktif bir harita, kullanıcılara şehirdeki trafik akışının ayrıntılı görünümlerini sunuyor ve bir yol kullanıcısının 6 mil seyahat etmesi için gereken süre hakkında doğru bilgiler içeriyor.

Gerçek zamanlı trafik aracı Ayrıntılı grafikler, son 48 saat ve yedi güne ait trafik sıkışıklığı verilerini göstererek sürücülerin şehirdeki yolculuklarını planlamak için yolların ne zaman daha sakin olduğunu daha iyi anlamalarına yardımcı oluyor. Olimpiyatlar kadar büyük ölçekli bir etkinlik olmasa bile Paris, Avrupa’nın en sıkışık şehirlerinden biri olarak biliniyor. Mobilite yazılımı sağlayıcısı Inrix, Paris’i kıtanın en sıkışık şehri olarak sıralıyor ve sürücüler her yıl ortalama 70 saatlerini trafikte harcıyor.

TomTom’un ortaklıkları ve hedefleri

Gerçek zamanlı trafik aracı Olimpiyatlar öncesinde TomTom, gerçek zamanlı ayrıntılı trafik bilgileri sağlamak için Fransa Ulaştırma Bakanlığı ve Paris trafik yetkilileriyle ortaklık kurdu. Bu işbirliği sayesinde, TomTom’un haritaları mümkün olduğunca güncel ve doğru olacak. Paris karayolu otoritesi, yol kullanıcılarının trafik koşulları ve yol kapanmaları hakkında en güncel bilgileri almalarını sağlamak için oyunlar boyunca TomTom’un verileriyle desteklenen PTV Group’un bir trafik veri platformundan yararlanacak.

TomTom’un iletişim müdürü Sandra Zialcita, bir blog yazısında şunları söyledi: “TomTom’un Trafik Endeksi Paris Özel Sürümü ile hem işletmeler hem de sürücüler normal koşullara kıyasla sıkışıklık seviyelerini kolayca görüntüleyebilir ve gerçek zamanlı yolculuk sürelerine erişebilir. Her şey, Olimpiyatlar sırasında Paris’in sorunsuz bir şekilde ilerlemesini sağlamakla ilgili.”

2024 Paris Olimpiyatları sırasında TomTom’un yeni trafik endeksi, şehirdeki tüm yol kullanıcılarının daha rahat ve hızlı bir şekilde hareket etmelerini sağlayarak büyük bir kolaylık sunacak.

17 Yaşındaki girişimci, Tuvaletten başlayan yolculuğunda 2,3 Milyon dolar yatırım aldı!

Eric Zhu, 17 yaşında genç bir girişimci, Carmel, Indiana’daki lisesinin tuvaletinde başlayan kariyer yolculuğuyla dikkat çekiyor. Zhu, şu anda analitik bir özel piyasa veri platformu olan Aviato’yı kurarak 2,3 milyon dolarlık yatırımaldı. Aviato, Crunchbase ve PitchBook gibi platformlarla rekabet ediyor ve finansman turları ile çalışan sayısını takip ediyor. Ayrıca şirket kredi kartı gelir verileri ve çalışan yatırım takvimleri gibi ek metrikler de sunuyor. Zhu, Aviato’nun amacının, SignalFire’ın kurucusu Walter Kortschak ile iş birliği içinde geliştirdiği bir platforma benzemesi olduğunu belirtiyor.

17 Yaşındaki girişimci Zhu’nun girişimcilik serüveni, pandemi sırasında Discord sohbet gruplarında sektörü öğrenmesiyle başladı. 2021’de okullar için dijital bir platform olan Esocial’ı kurdu ve 10 ay sonra bu şirket satıldı. Ardından, erken aşama şirketlerine yatırım yapan Bachmanity Capital‘a katıldı ve burada Aviato fikri ortaya çıktı.Aviato’yu kurarken Zhu, lise tuvaletinden yeşil perde ve halka ışık kullanarak görüşmeler yaptı. Okuldan atılmasına rağmen NEA, Republic Capital ve 8VC gibi önemli müşterilere ulaşmayı başardı.Aviato’nun 2,3 milyon dolarlık tohum finansmanı 8VC, Soma Capital ve SoftBank‘tan geldi. Hustle Fund’ın ortak kurucusu Eric Bahn, Zhu ile tanıştığında onun genç yaşına rağmen olgun bir girişimci olduğunu fark etti.

Zhu şimdi San Francisco’ya taşındı ve lise diplomasını online olarak tamamlamak için çalışıyor. Zhu, ailesinin hala ne yaptığını tam olarak anlamadığını ve annesinin doktor olmasını istediğini belirtiyor, ancak kendisi bu durumu pek umursamıyor.

“Bir ürün inşa ettik ve birçok insan bunu beğendi,” diyen Zhu, Aviato’nun müşteri tabanının girişim fonları ve özel sermaye fonlarından oluştuğunu ve PitchBook’un yerini almak istediklerini söylüyor.

Intel 13. ve 14. nesil işlemcilerdeki kararsızlık sorununun kaynağı bulundu!

0

Intel, uzun süredir tartışılan 13. ve 14. Nesil işlemcilerdeki kararsızlık sorunlarının kaynağını nihayet belirledi. Şirketin yaptığı açıklamada, bu sorunların yüksek çalışma voltajından kaynaklandığı belirtildi.

Intel, oyun geliştiricileri, sistem entegratörleri, sunucu sağlayıcıları, oyuncular ve teknoloji tutkunları tarafından merakla beklenen açıklamayı yaptı. Şirket, Core 13. ve 14. Nesil üst seviye işlemcilerdeki yaygın kararsızlık sorunlarınınyüksek çalışma voltajı nedeniyle meydana geldiğini açıkladı. Intel’in açıklamasında, “Yüksek çalışma voltajının bazı 13. ve 14. Nesil masaüstü işlemcilerde kararsızlık sorunlarına yol açtığını tespit ettik,” denildi.

New Intel Core 14th Gen HX-series mobile processors are built for gamers, creators and professionals who need the highest levels of compute performance and require the mobility a laptop provides. Led by the Intel Core i9-14900HX, featuring eight Performance-cores and 16 Efficient-cores, the new HX-series combines best-in-class connectivity with incredible single- and multi-thread performance. Intel introduced the Intel Core 14th Gen HX-series mobile processors at CES 2024 on Monday, Jan. 8, 2024. (Credit: Intel Corporation)

Intel işlemcilerdeki kararsızlık sorununu, iade edilen işlemciler üzerinde yapılan incelemelerde sorunun, yüksek çalışma voltajını işlemciye yanlış voltaj talepleri gönderen bir mikrokod algoritmasından kaynaklandığını doğruladı. Şirket, analizlerine devam ederken, anakart üreticileri için Ağustos ayının ortasına kadar bir mikrokod yaması yayınlamayı planladığını duyurdu. Ayrıca, Intel, bu sorunu yaşayan tüm kullanıcıların firmanın destek birimiyle iletişime geçmeleri gerektiğini vurguladı.

Intel, ilk olarak Nisan ayında Core i9-13900K ve i9-14900K sahiplerinden sık sık çökme sorunları yaşadığına dair çok sayıda rapor aldıktan sonra bu sorunu araştırmaya başlamıştı. Ancak, yapılan BIOS güncellemeleri, kararsızlık sorunlarını çözemedikleri için bu sorunun ölçeği büyük bir problem haline geldi. Gamers Nexus gibi bazı yayınlar, bu sorunlar nedeniyle Intel işlemcileri şu anda tavsiye edemeyeceklerini belirtiyor. Şirket, aynı sorunu yaşadığı iddia edilen mobil işlemcilerle ilgili ise herhangi bir açıklama yapmadı.

Toyota, Türkiye’de kısa süreliğine üretimi durduruyor!

0

Toyota, Sakarya’daki fabrikasında gerçekleştirdiği üretime, 29 Temmuz – 17 Ağustos tarihleri arasında planlı bakım ve revizyon çalışmaları sebebiyle üç hafta ara verecek. Bu dönemde gerçekleştirilecek olan çalışmalarla fabrikanın gelecekteki performansı ve verimliliği artırılacak.

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, ileri teknolojilere sahip üretim hatları ve yüksek kalite standartlarıyla tanınıyor. Bu planlı bakım ve onarım süreci de fabrikanın üretim kapasitesini ve operasyonel etkinliğini en üst düzeye çıkarmak için gerçekleştiriliyor. Yani gelecekte daha verimli ve kaliteli üretim süreçleriyle devam edilecek.

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye’nin Sakarya’daki fabrikasında üretilen modeller arasında iki önemli araç öne çıkıyor: Corolla ve Toyota C-HR. Bu modeller fabrikanın üretim kapasitesini ve kalitesini yansıtan dünya çapında tanınan araçlar.

Toyota’nın en ikonik modellerinden olan Corolla, onikinci jenerasyonuyla Türkiye’de üretiliyor. Toyota’nın kendi kendine şarj edebilen hibrit teknolojisine sahip olan yeni Corolla, sarsıntısız ve sessiz bir sürüş deneyimi sunarken, yüksek verimliliği ile de dikkat çekiyor.

Toyota’nın Global Mimarisi (TNGA) platformu kullanılarak üretilen bu model kaliteli malzemeler ve yenilenmiş iç tasarımı ile kullanıcılarına yeni bir deneyim sunuyor. Ayrıca Corolla, dünya genelinde 150’den fazla ülkeye ihraç edilerek Toyota Türkiye’nin küresel başarısının sembolü haline gelmiş durumda.

Toyota C-HR 2016 yılından bu yana Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye tarafından üretiliyor. C segmentine yeni bir bakış açısı getiren bu crossover model, aynı zamanda Türkiye’de üretilen ilk hibrit araç. Toyota C-HR’in hem hibrit hem de benzinli motor versiyonları bulunuyor ve düşük yakıt tüketimi ile performansı bir arada sunuyor.

C-HR, Avrupa başta olmak üzere yüzde 90 oranında ihraç ediliyor ve dünya genelinde büyük beğeni topluyor. Ayrıca C-HR güçlü ve sağlam duruşunu yansıtan Elmas mimarisi tasarımı ve Toyota’nın Keen Look felsefesi ile de dikkat çekiyor.

Elon Musk xAI İçin dünyanın en güçlü yapay zeka eğitim kümesini kurdu!

Elon Musk, çok sayıda teknoloji şirketinin başında bulunan bir isim olarak, son olarak yapay zeka şirketi xAI için dünya çapında bir yeniliğe imza attı. Musk, xAI’nın geliştirdiği yapay zeka eğitim kümesi olan Memphis Supercluster‘ın kurulduğunu ve eğitime başladığını duyurdu. Bu küme, dünyanın en güçlü yapay zeka eğitim altyapısı olarak nitelendiriliyor.

Musk, xAI’yi OpenAI’ın doğrudan rakibi olarak konumlandırıyor ve amacı, en gelişmiş yapay zekayı yaratmak. Memphis Supercluster, bu hedef doğrultusunda devreye alınıyor.

Elon Musk xAI için Yeni kurulan eğitim kümesi, 100.000 sıvı soğutmalı Nvidia H100 GPU’dan oluşuyor. RDMA (uzaktan doğrudan bellek erişimi) yapılarıyla birbirine bağlı olan bu GPU’lar, şu anda teknoloji dünyasında altın değerinde ve talep oldukça yüksek. Nvidia’nın daha güçlü H200 çiplerini bu yıl piyasaya sürmesi ve gelecek yıl Blackwell tabanlı B100 ve B200 GPU‘ların üretime geçmesi bekleniyor.

Memphis Supercluster, Musk’a göre, her ölçütte dünyanın en güçlü yapay zekasını eğitmek için kullanılacak. Grok 1.5‘in piyasaya sürülmesinin ardından, Grok 2’nin yakın zamanda çıkması ve Grok 3’ün 2024 sonunda piyasaya sürülmesi planlanıyor. Musk, Memphis Supercluster’ın Aralık ayında eğitimini tamamlamış olacağını belirtti.

Bu yeni süper bilgisayar, Top500 listesindeki diğer tüm sistemleri geride bırakıyor. Listenin zirvesindeki Frontier, 37.888 AMD GPU kullanırken; Aurora, 60.000 Intel GPU’ya ve Microsoft Eagle, 14.400 Nvidia H100 GPU’ya sahip. Memphis Supercluster, bu sistemlerden çok daha üstün bir işlem gücü sunuyor.

Kamala Harris teknoloji ve yapay zeka üzerine ne düşünüyor?

ABD Başkanı Joe Biden’ın adaylıktan çekilmesinin ardından, Demokrat Parti’nin yeni başkan adayı olarak öne çıkan Kamala Harris, teknoloji ve yapay zeka konusundaki görüşleriyle dikkat çekiyor. San Francisco’nun eski bölge savcısı ve Kaliforniya başsavcısı olarak teknoloji sektörüyle yakın ilişkiler kurmuş olan Harris, teknoloji devlerinin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini savunuyor.

Senatörlük döneminde sosyal medya devlerine yönelik yanlış bilgi yayma konusundaki sert eleştirileriyle tanınan Harris, bu şirketlerin toplum üzerindeki etkilerinin sınırlandırılması gerektiğini vurguladı. Harris, teknoloji şirketlerinin karlarının, toplum güvenliği ve demokrasinin istikrarından önce gelmemesi gerektiğini belirtti.

Yapay zeka düzenlemeleri

Harris, yapay zeka ve teknoloji şirketlerinin daha sıkı düzenlemelere tabi tutulması gerektiğini düşünüyor. 2020 başkanlık kampanyası sırasında, Elizabeth Warren’ın teknoloji devlerinin bölünmesini savunmasının aksine, Harris bu şirketlerin düzenlenmesine yönelik politikalar önerdi. Başkan Yardımcısı olarak, yapay zeka geliştirme süreçlerinde yeni standartlar belirlenmesini öngören bir yürütme emrini destekledi. Harris, bu gönüllü taahhütlerin güvenli bir yapay zeka geleceği için bir başlangıç olduğunu ve daha fazla düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti.

TikTok üzerindeki tutum

TikTok’un ulusal güvenlik endişeleri nedeniyle ele alınması gerektiğini belirten Harris, ancak TikTok’un yasaklanmasına karşı olduğunu söyledi. “TikTok’un sahibiyle ilgili ulusal güvenlik endişelerimiz var, ama TikTok’u yasaklama niyetimiz yok” şeklindeki açıklamasıyla, platforma yönelik düzenlemelerin daha dengeli bir şekilde ele alınması gerektiğini savundu.

Kamala Harris’in teknoloji ve yapay zeka konusundaki tutumları, ABD’nin dijital dünyası ve teknoloji devleriyle ilişkileri açısından önemli bir rol oynayabilir. Başkan adayı olması durumunda, Harris’in bu alanlardaki politikaları ve kararları büyük bir merak konusu olacak.

Titreşim sönümleyici mıknatıs hassas cihazlarda kullanılacak!

0

Düşük ışık koşullarında uzun pozlama için kamerayı sabit tutmaya çalışan herkes genellikle ne olduğunu bilir: kamera sallanır ve bulanık bir görüntüye neden olur. Aynı sorun teleskop görüntülerinde veya diğer uzun mesafe görüntüleme ekipmanlarında da ortaya çıkabilir. Çok küçük yer titreşimleri bile son derece hassas optik sistemlerde sonuçları bozabilir. Sorunu çözmek için Viyana Teknoloji Üniversitesi’ndeki (VUT) bilim adamları, elektro-kalıcı mıknatıslar kullanan yeni bir tür titreşim sönümleme teknolojisi geliştirdiler.

Titreşim sönümleyici mıknatıs

Sıradan kalıcı mıknatıslar gibi bu mıknatıslar da bir güç kaynağına ihtiyaç duymadan mıknatıslıklarını kalıcı olarak korurlar. Ayrıca bir bobinle donatılmışlardır, böylece bir elektrik darbesi mıknatıslanmalarını son derece hızlı bir şekilde değiştirebilir. Bu, büyük teleskopların aynalarındaki titreşimlerin etkin bir şekilde bastırılmasını ve dolayısıyla performanslarının önemli ölçüde arttırılmasını mümkün kılar.

VUT’un titreşim sönümleme sistemi, kalıcı olarak monte edilmiş bir taban ve bunun üzerinde serbestçe yüzen bir platformdan oluşur. Platform havada asılı duruyor ve güçlü manyetik kuvvetler tarafından yerinde tutuluyor. Daha sonra birkaç elektromanyetik aktüatör ince ayar yapabilir.

Üzerine birkaç kilogramlık bir yük monte edildiğinde bile platformun konumunu saniyeden çok daha kısa bir sürede yüksek hassasiyetle ayarlayabilirsiniz. VUT Otomasyon ve Kontrol Teknolojisi Enstitüsü’nden Ernst Csencsics: “Ayna bölümlerinin konumlandırılması gibi hassas uygulamalarda, bu platformun konumunun birkaç on nanometre dahilinde sabit tutulması gerekiyor” dedi.

VUT direktörü Prof. Georg Schitter, “Elektromıknatıslar genellikle bu tür aktif titreşim sönümleme için kullanılıyor Manyetik alandaki bobinlerden bir akım akar ve bu akımın ne kadar güçlü olduğuna bağlı olarak farklı kuvvetler üretilebilir. Bu çok hızlı ve hassas bir şekilde çalışıyor” dedi. Fakat, bu teknolojinin en büyük dezavantajlarından biri akımın sürekli akması gerektiğidir; aksi takdirde manyetik kuvvetler anında kaybolacaktır.

Öte yandan, kalıcı bir mıknatıs, çok güçlü bir manyetik alan onu mıknatısladığında, herhangi bir harici enerji kaynağı olmadan manyetik özelliklerini herhangi bir süre boyunca koruyabilir. Manyetik panolarda veya buzdolabı mıknatıslarında kullanılanlar gibi günlük kalıcı mıknatıslar da bu şekilde yaratılıyor.

Windows 11 yeni bir problem ile yine gündemde!

Microsoft, kullanıcıları rahatsız eden açılır pencereleriyle bir kez daha gündemde. Bu sefer, kapatılamayan açılır pencereler, birçok kullanıcı için kabul edilemez bir durum haline geldi.Microsoft, kullanıcıları rahatsız etmek ve canlarını sıkmak için yeni yollar bulmaya devam ediyor. Bu kez, kapatılmaz bir açılır pencere bildirimi şeklinde kullanıcıların karşısına çıkıyor. Özellikle Windows 11 kullanıcıları, sistemlerinin yerleşik Windows yedekleme çözümü ile yedeklenmediği konusunda bilgilendiriliyor. Bu mesajda, “PC’ye bir şey olması durumunda” tüm verilerin saklanması için yedekleme yapmanın en iyisi olduğu tavsiye ediliyor.

Bu bildirim, neredeyse dolaylı bir tehdit gibi görünüyor. Ancak Microsoft aslında sadece dosya yedeklerini kendi OneDrive bulut hizmetinde saklama seçeneğine işaret ediyor. Ayrıca daha fazla depolama alanının da reklamını yapıyor. Ancak, daha fazla bulut depolama alanının bir bedeli var. OneDrive‘ın ücretsiz sürümü, yedeklemeler için 5 GB depolama alanı sağlar. Ancak bu alan hızla tükeniyor ve Microsoft, kullanıcılara daha fazla depolama alanı satın almalarını öneriyor.

Kullanıcıları OneDrive’a yönlendirme

Microsoft‘un Windows 11 kullanıcıları OneDrive‘a ittiği, bulut yedekleme bildiriminin devre dışı bırakılamamasından açıkça anlaşılıyor. Bu bildirimi ortadan kaldırmanın tek yolu onu kullanmaktır. Bildirime tıklayıp bir süreliğine devre dışı bırakabilirsiniz, ancak kısa süre sonra tekrar karşınıza çıkacaktır. Bu, Microsoft‘un kullanıcıları reklamlar ve hatırlatıcılarla rahatsız ettiği ilk sefer değil ve son da olmayacak.

Alternatif yedekleme çözümleri

Windows Yedekleme kötü bir fikir değildir. Ancak Windows sisteminiz için Microsoft‘un OneDrive‘ını kullanmak zorunda değilsiniz. Bulut depolamaya ihtiyaç duymadan dosyalarınızı çevrimdışı olarak yedekleyebilen çok sayıda ücretsiz yedekleme yazılımı seçeneği de vardır. Daha fazla bilgi edinmek için favori Windows yedekleme yazılımlarımıza göz atabilirsiniz.

Google, yeni akış cihazında Chromecast’den uzaklaşıyor!

0

9to5Google tarafından yayınlanan görüntülere göre, yeni ürün “Google TV Streamer” olarak adlandırılacak. Yani Chromecast’lerin sadece görünümü değil, adı da değişiyor.

Yeni cihazın üst kısmı eğimli ve genel tasarım, Google’ın diğer yeni donanımlarıyla uyumlu. İçerisinde gelen uzaktan kumanda, önceki nesil Chromecast ile birlikte gelen kumandaya oldukça benziyor, ancak bu model daha uzun ve yüzeyinde bir ses seviyesi düğmesi bulunuyor.

Google TV Streamer’ın, Pixel 9 Pro, Pixel 9 Pro XL, Pixel 9 Pro Fold, Pixel 9, Pixel Watch 3, Pixel Watch 3 XL gibi birçok ürünün yanı sıra bazı sürprizlerle birlikte şirketin 13 Ağustos’taki donanım etkinliğinde tanıtılması bekleniyor.

Google’ın, Apple TV 4K’ya güçlü bir rakip olabilecek daha güçlü bir akış cihazı üretmesi uzun zamandır bekleniyordu. 2020’de tanıtılan Google TV’li Chromecast bu seviyeye ulaşamamıştı ve Nvidia Shield, performans açısından en iyi alternatif olarak kalmıştı. Birkaç hafta içinde, Google TV Streamer’ın beklentileri karşılayıp karşılamadığı ya da Google’ın alışıldık 100 dolar altı fiyat noktasına ulaşmak için özellikleri sınırlı tutup tutmadığı konusunda daha iyi bir fikrimiz olacak.

Google'ın

Yeni cihazın performansı ve özellikleri, Google’ın piyasadaki rakipleriyle nasıl başa çıkacağını belirleyecek. Google TV Streamer’ın, yüksek çözünürlüklü video akışı ve hızlı kullanıcı arayüzü sunarak Apple TV 4K ve Nvidia Shield gibi güçlü rakiplerle rekabet edebilmesi gerekiyor.

Bunun yanı sıra, Google’ın bu yeni cihazla birlikte sunduğu içerik ve hizmetlerin de kullanıcılar için ne kadar cazip olacağı önemli olacak.

Samsung Mesajlar tarih oluyor!

Ancak, Samsung yeni bir ön yüklü mesajlaşma uygulamasına geçiş yapacağını duyurarak bu tabloyu değiştiriyor.

Haber, Samsung Members uygulaması aracılığıyla duyuruldu ve analist Max Weinbach tarafından fark edildi. Duyuruya göre, Google Mesajlar artık Galaxy telefonlarda varsayılan mesajlaşma uygulaması olacak.

Paylaşılan ekran görüntüsünde, “Flip 6, Fold 6 ve daha yeni modellerden başlayarak Samsung Mesajlar uygulaması artık ön yüklü gelmeyecek.” ifadesi yer alıyor.

“Bunun yerine, Google Mesajlar, duygularınızı ifade etmenin yeni ve gelişmiş bir deneyimini sunacak; iletişimi güvenli ve eğlenceli hale getirecek.”

Ayrıca, kullanıcıların Samsung Mesajlar uygulamasını Galaxy Store‘dan hala indirebileceği, ancak “bazı özelliklerin dahil edilmeyeceği” belirtiliyor. Hangi özelliklerin etkilendiğine dair herhangi bir bilgi verilmedi.

Samsung Mesajlar, Kanada ve Avrupa’daki Z Fold 6 ve Z Flip 6 modellerinde hala varsayılan uygulama. Bu da değişikliğin şimdilik sadece ABD cihazları için geçerli olduğunu gösteriyor.

Samsung Mesajlar’ı terketmek için erken mi?

Bu haber, Google Mesajlar’ın RCS üzerinden gönderilen görüntüleri aşırı derecede sıkıştırdığının keşfedilmesinden birkaç hafta sonra geldi. Testler, 50MP ve 6MB boyutundaki bir görüntünün RCS ile 3.1MP ve 404KB boyutunda gönderildiğini ortaya koydu. Buna karşın, Samsung Mesajlar, RCS üzerinden sıkıştırılmamış görüntüleri gönderebiliyor.

Neyse ki, Google’ın RCS üzerinden çok daha büyük görüntüler gönderebilme yeteneği üzerinde çalıştığına dair kanıtlar keşfedildi. Bu nedenle, bu önemli sorunun yakın gelecekte ele alınması muhtemel görünüyor. Ancak, Güney Koreli teknoloji üreticisinin varsayılan mesajlaşma uygulaması olarak kendi uygulamasını bırakmadan önce bu sorunun çözülmesini beklemesi daha iyi olabilirdi.

Sonuç olarak, Google Mesajlar’ın varsayılan mesajlaşma uygulaması olarak kullanılması, Samsung kullanıcıları için yeni ve gelişmiş bir iletişim deneyimi sunacak. Ancak, bu geçişin getirdiği bazı eksiklikler ve kullanıcı alışkanlıkları üzerindeki etkileri zamanla görülecek.