Avrupa akıllı telefon pazarı büyüyor: Zirvede kim var?

Avrupa’nın akıllı telefon sevkiyatları, 2024 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda %10 büyüme gösterdi. Pazar araştırma şirketi Counterpoint Research, bu büyümenin 2021’in üçüncü çeyreğinden bu yana sevkiyatlardaki ilk yıllık artış olduğunu ve akıllı telefon pazarının toparlanma sinyalleri verdiğini belirtti. Ancak, sevkiyatlar hala pandemi öncesi seviyelerin oldukça altında seyrediyor. Zirvedeki firmalar değişmezken, oranlarda bazı farklılıklar yaşandı.

Avrupa akıllı telefon pazarı Samsung, güçlü Galaxy S24 satışlarıyla birlikte 2021’in dördüncü çeyreğinden bu yana ilk kez sevkiyatlarda yıllık büyüme yaşadı. Samsung, 2024’ün ilk çeyreğinde yıllık bazda %7’lik büyüme kaydetti ve bu başarı yapay zeka destekli Galaxy S24 serisine bağlandı. Ayrıca, yeni Galaxy A35 ve A55 akıllı telefonlarının da etkisiyle büyümenin ikinci çeyreğe de taşınması bekleniyor. Samsung’un pazar payı %32 oldu.

Apple‘ın sevkiyatları ise iPhone 15 satışlarının mevsimsellik nedeniyle azalması nedeniyle yıllık bazda %1 düştü. Firmanın pazar payı %25 olarak kaydedildi. 2024 yılında iPhone SE beklenmediğinden, sevkiyatların yılın ilerleyen dönemlerinde iPhone 16’nın lansmanına kadar düşmeye devam etmesi öngörülüyor.

Xiaomi ise yıllık bazda %11 artış göstererek zor geçen birkaç yılın ardından toparlanmaya devam etti. Firmanın pazar payı %18 oldu.

Diğer dikkat çeken oyuncular: Realme ve Tecno

Avrupa akıllı telefon pazarı Realme, %59’luk büyüme ile %4 pazar payına ulaştı. Ayrıca, Transsion’un alt markası Tecno‘nun Doğu Avrupa’da önemli ölçüde büyüdüğü ve %67’lik kayda değer bir artış yaşadığı belirtiliyor. Honor‘un güçlü büyümesi de devam ediyor.

2024 yılının ilk çeyreğindeki bu büyüme, akıllı telefon pazarının toparlanma yolunda olduğunun bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Ancak, firmaların performansı, yeni model lansmanları ve pazar stratejilerine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Avrupa’daki akıllı telefon pazarının dinamik yapısı, önümüzdeki dönemlerde de ilgi çekici gelişmelere sahne olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Çin, Küresel çip savaşında vites yükseltti!

Çin, yarı iletken sektörünü güçlendirmek amacıyla devasa bir yatırım fonu kurdu. Yaklaşık 48 milyar dolarlık bu fon, küresel çip savaşında ülkenin rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

Çin Entegre Devre Sanayi Yatırım Fonu olarak bilinen bu fon, 344 milyar yuan (47,5 milyar dolar) sermaye ile kaydedildi. Bu adım, Başkan Xi Jinping’in ABD’nin ihracat kontrol önlemleri karşısında yarı iletkenlerde kendi kendine yeterlilik sağlama vurgusuyla uyumlu olarak atıldı.

Fonun üçüncü aşaması olan ve “Büyük Fon” olarak da bilinen bu yeni fon, 24 Mayıs’ta kuruldu ve Çin Entegre Devre Sanayi Yatırım Fonu tarafından başlatılan üç fonun en büyüğü konumunda.

Çip üretim ekipmanları gibi alanlara odaklanacak

Çin Maliye Bakanlığı, 60 milyar yuanlık ödenmiş sermaye ile %17 paya sahip en büyük hissedar olarak yer alırken, onu %10,5 payla Çin Kalkınma Bankası Sermayesi izliyor. Aralarında büyük Çin bankalarının da olduğu 17 diğer kuruluş yatırımcılar arasında yer alıyor. Fon, çip üretim ekipmanları gibi alanlara odaklanacak ve üçüncü aşamadan elde edilen sermayeyi yatırım yapmak üzere en az iki kurumla anlaşmayı planlıyor.

Çin’in yarı iletken sektörünü güçlendirme hamlesi, yabancı çip üreticilerine olan bağımlılığını azaltmayı ve yerli AI çip alımlarını artırmayı, teknoloji devlerini yabancı çip üreticilerinden uzaklaşmaya teşvik etmeyi ve daha iyi yerli AI çipleriyle ilerlemeyi hedefliyor. Bu arada, Nvidia gibi yabancı çip üreticilerinin, Çin’deki yerli oyuncuların artan rekabeti karşısında amiral gemisi AI çiplerinin fiyatlarını düşürmekte olduğunu da unutmayalım.

Oyun-eğitim teknolojileri girişimi Piagmo yatırım aldı!

0

Piagmo aldığı tohum öncesi yatırımla eğitim teknolojilerini geliştirmenin yanı sıra, Montessori pedagojisini global ölçekte daha geniş bir kitleye ulaştırmayı hedefliyor.

Okul öncesi çocukların bilişsel ve zihinsel becerilerini geliştirmek için Montessori pedagojisini kullanan bir teknoloji firması olarak 2021 yılında kurulan Piagmo’ya 10 milyon TL değerleme üzerinden yatırım yapan Virgosol, böylece dijital oyun-eğitim sektöründe de var olmayı hedefliyor. Söz konusu tohum öncesi yatırımla Piagmo; eğitim teknolojileri ölçeklendirilip kişiselleştirilirken, aynı zamanda Virgosol’un global pazarlara erişim gücüyle eğitim teknolojilerini daha geniş bir kitleye ulaştıracak.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Virgosol Kurucu Ortağı ve CEO’su Özgür Arzu Er, “Virgosol olarak her zaman insanı odağımıza alarak, toplumsal faydayı göz önünde bulunduruyoruz. Bu bağlamda dijital oyun-eğitim sektöründe güçlü bir potansiyele sahip Piagmo’ya yatırım yapmaktan son derece mutluyuz. Piagmo’ya yatırım yapmakla kalmayıp, büyüme yolculuğuna eşlik edecek ve kendilerini yeni yatırım turlarına hazırlayacağız” dedi. Dünyada gelişmekte olan dijital oyun-eğitim sektöründe Türkiye merkezli bir firmanın global alanda başarı kazanmasının son derece önemli olduğuna dikkat çeken Er, sözlerine şöyle devam etti: “Bu alanda genç ve başarılı girişimcilerin desteklenmesi hem ülkemizin hem de bu sektörde faaliyet göstermek isteyen potansiyel genç girişimcilerin önünün açılması için son derece önemli. Piagmo’ya yaptığımız yatırımı bu anlamda da çok kıymetli buluyorum. Virgosol ve Piagmo olarak hızla gelişmekte olan bu sektörde 2024 yılı sonuna kadar global pazarda önemli bir pay sahibi olmayı amaçlıyoruz. Değer odaklı ve güvene dayalı bir yaklaşımla iş birliklerimizi güçlendirirken, grup şirketi olma yolunda yatırımlarımızı da sürdüreceğiz. İlerleyen dönemde yapay zekâ ve siber güvenlik alanlarındaki girişimlere de yatırım yapmayı hedefliyoruz.”

Türkiye’deki teknoloji ekosistemi için büyük bir adım

Piagmo Kurucu Ortağı Utku Biçer ise şu değerlendirmede bulundu: “Virgosol’un desteğiyle, Piagmo’nun eğitim teknolojileri alanında global bir oyuncu olma yolunda büyük bir adım attığını düşünüyoruz. Bu yatırım sayesinde, çocukların bilişsel ve zihinsel gelişimlerini destekleyecek yenilikçi çözümlerimizi daha geniş kitlelere ulaştıracağız. İyi eğitimin her çocuk için bir ayrıcalık değil, hak olduğu ilkesiyle hareket ederek, Virgosol’un deneyimi ve geniş ağı ile birlikte, eğitimde dijital dönüşümü hızlandırmayı ve çocuklar için daha iyi bir öğrenme deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Bu iş birliği, sadece Piagmo için değil, aynı zamanda Türkiye’deki teknoloji ekosistemi için de önemli bir adım.”

Aldığı destekler ve ödüllerle adından söz ettiriyor

Yurt dışında Frankfurt Accelator ve UCL Edtech Labs hızlandırıcılarından destek alan sayılı firmadan biri olan Piagmo, yurt içinde de TİM-TEB Girişim Evi, Hello Tomorrow Turkey – Meta ve İzmir NIC gibi hızlandırıcıların programlarına seçildi.

Dünyanın en büyük eğitim teknolojisi yarışması GESAWARDS’ta gelecek vaat eden ilk 15 girişimden biri seçilen Piagmo’nun geliştirdiği çocukların bilişsel ve zihinsel becerilerini Montessori pedagojisine uyumlu gelişimi için var olan mobil oyun platformu Playo, ABD, İtalya ve Fransa’da kullanıcıya çıktığı ilk aylarda %30 organik büyüme ivmesini yakaladı. Cirosunun önemli bir kısmını bu ülkelerden elde eden Piagmo, yakaladığı bu büyüme ivmesi ve stratejik ortaklıklar sayesinde merkezini konumlandırması için Fransa’dan özel davetiye aldı.

iPad, startup tarafından üretilen tablet sayesinde tahtından olabilir!

0

Kullanıcılar işleri için çoğunda iPad kullanmayı tercih ediyor, ancak son zamanlarda yeni bir cihaz öncelik kazandı.

Söz konusu cihaz, son zamanlarda Silikon Vadisi’nde en ses getiren cihazlardan biri. Cihaz, Anjan Katta’nın kendi sorununu çözmek için kurduğu bir startup olan Daylight Computer tarafından yaratıldı. DEHB hastasıydı ve dikkatinin dağılmasına izin vermeyecek; çalışmasına izin verecek bir şey istiyordu.

Bu yeni tablet konusunda heyecanlanmamın nedeni okuma, yazma ve üretkenlik açısından optimize edilmiş olması. Bu, şimdiye kadarki tabletlerden çok farklı.

Şirketin oluşturduğu cihaz, normal bir iPad Air boyutlarında güzel bir tablet. “Beyazdan biraz daha az beyaz” renkte, muhteşem bir ekrana sahip. Çok basit, zarif ve hoş bir tasarımı var.

E-mürekkep ekranı; okumak, yazmak ve not almak için optimize edilmiş mat monokrom kağıt benzeri bir ekran. E-mürekkep ekranlar için oldukça büyük bir avantaj olan 60 kare/saniye hızında yenileniyor.

Şirketin geliştirdiği bu farklı ekran teknolojisine LivePaper adı veriliyor ve iPad’de deneyimlediğiniz kadar hızlı hissediliyor. Bu, diğer e-mürekkep tabletlerden bir adım öne çıkmasını sağlıyor. Yeni Daylight tabletin gözü daha az yormasının ve doğrudan güneş ışığında bile kolayca kullanılabilmesinin tam nedeni bu. 8 GB belleği, yaklaşık 128 GB dahili depolama alanı, 8 çekirdekli işlemcisi, mikrofonları, hoparlörleri ve güçlü bir bataryası var. Kamera ise yok.

Bluetooth ve Wifi, bağlantı seçeneklerine sahip. Hücresel veri ise yok.

Daylight, Android’in bir sürümünü kullanıyor (örneğin Oculus gibi diğer cihazlar gibi) ve Android uygulama ekosisteminden yararlanmanıza olanak tanıyor; böylece sosyal ağ uygulamalarını kullanabilirsiniz, ancak bu oldukça anlamsız olacaktır.

Şimdilik söyleyebileceğimiz tek şey, ekibin şu ana kadar harika bir iş çıkardığı, ancak onları uzun bir yolculuk bekliyor çünkü donanımın zor bir oyun olduğunu hepimiz biliyoruz. iPad karşısındaki bu mücadele, alkışlanmaya değer bir çaba.

Köklü Amerikan kurumu siber saldırıların hedefi oldu!

Siber saldırıların hedefi olan ARRL, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ulusal amatör radyo birliğidir; amatör radyo çıkarlarını hükümetin düzenleyici kurumlarına temsil eder, teknik tavsiye sağlar ve ülke çapındaki meraklılar için etkinlikler ve eğitim programları teşvik eder.

Perşembe günü ARRL, kuruluşun barındırdığı çeşitli çevrimiçi hizmetler de dahil olmak üzere ağını ve sistemlerini bozan bir siber saldırıya uğradığını duyurdu.

ARRL bir basın açıklamasında “Ağımıza ve merkez tabanlı sistemlerimize erişimi içeren ciddi bir olaya müdahale etme sürecindeyiz. Dünyanın Seyir Defteri ve ARRL Öğrenim Merkezi gibi çeşitli hizmetler etkilendi.” dedi.

Amatör radyo tutkunları, “Q” sinyalleri olarak adlandırılan, amatör radyoda yaygın olarak kullanılan ifadelerin kısaltması görevi gören, Q harfiyle başlayan üç harfli kodlar kullanırlar.

Örneğin, QSO kodu “_________ ile doğrudan iletişim kurabilirim.” ifadesinin kısaltması ve iki istasyon arasındaki doğrudan konuşmayı belirtmek için kullanılıyor. Aynı zamanda QSL, “Alındığını onaylıyorum.” anlamına gelir, yani iletişimin onaylandığı anlamına geliyor.

Dünyanın Seyir Defteri (LoTW), amatör radyo meraklılarının dünya çapındaki diğer kullanıcılar arasındaki başarılı iletişimlerin (QSO) ve onayların (QSL) elektronik kayıtlarını göndermelerine olanak tanıyan çevrimiçi bir veritabanı. Meraklılar, LoTW’deki başarılı iletişimin bu kayıtlarını operatör ödülleri için kullanabilirler.

Cuma günkü güncellemede ARRL, siber saldırı sonrası süreçte üyelerinin verilerinin güvenliği konusundaki endişelerini gidermek için adımlar atarak kredi kartı bilgilerini saklamadıklarını veya sosyal güvenlik numaralarını toplamadıklarını doğruladı.

Ancak kuruluş, üye veritabanının isimler, adresler ve çağrı işaretleri de dahil olmak üzere bazı özel bilgiler içerdiğini doğruladı. E-posta adreslerinin veritabanında saklandığını özellikle belirtmeseler de, kişinin kuruluşa üye olması gerekiyor.

Kuruluşun bir fidye yazılımı saldırısına mı yoksa başka bir siber güvenlik olayına mı maruz kaldığı bilinmiyor.

İsviçreli startup, dünyanın ilk biyolojik işlemcisini geliştirdi!

0

İsviçreli bir biyobilgisayar startup şirketi olan FinalSpark, 16 insan beyin organoidine uzaktan erişim sağlayan bir online platform başlattı. Şirket, Neuroplatform’un “in vitro” biyolojik nöronlara erişim sağlayan dünyanın ilk online platformu olduğunu iddia ediyor. Ayrıca, bu gibi biyolojik işlemcilerin “geleneksel dijital işlemcilere göre milyonlarca kat daha az güç tükettiği” belirtiliyor.

FinalSpark, Neuroplatform’unun bilgi öğrenme ve işleme kapasitesine sahip olduğunu ve düşük güç tüketimi sayesinde bilgisayarın çevresel etkilerini azaltabileceğini söylüyor. Geliştirmeleri hakkında yakın tarihli bir araştırma makalesinde, GPT-3 gibi tek bir Büyük Dil Modelini (LLM) eğitmenin yaklaşık 10GWh enerji tükettiğini, bu da ortalama bir Avrupa vatandaşının bir yılda kullandığı enerjinin yaklaşık 6.000 katına denk geldiğini belirtiyor. Biyolojik işlemcilerin başarılı bir şekilde uygulanmasıyla bu enerji harcamaları büyük ölçüde azaltılabilir.

Neuroplatform’un çalışması, donanım, yazılım ve biyolojinin bir araya gelmesiyle tanımlanabilen bir mimariye dayanıyor. Neuroplatform’un sunduğu ana yenilik, beyin dokusunun 3 boyutlu hücre kümeleri olan organoidleri barındıran dört Çoklu Elektrot Dizisi (MEA) kullanımı.

Her MEA, uyarım ve kayıt için kullanılan sekiz elektrotla arayüzleştirilmiş dört organoid içeriyor. Veriler, 30kHz örnekleme frekansı ve 16 bit çözünürlüğe sahip dijital analog dönüştürücüler (Intan RHS 32 denetleyici) aracılığıyla ileri geri hareket ediyor. Bu temel mimari tasarım özellikleri, MEA’lar için bir mikroakışkan yaşam destek sistemi ve izleme kameraları tarafından destekleniyor. Son olarak, bir yazılım yığını araştırmacıların veri değişkenlerini girmelerini ve ardından işlemci çıktısını okuyup yorumlamalarını sağlıyor.

FinalSpark, biyolojik işlem araştırmalarını ve geliştirmelerini hızlandırmak için uzaktan hesaplama platformuna dokuz kuruma erişim sağladı. Bu kurumların işbirliğiyle, dünyanın ilk canlı işlemcisini yaratmayı hedefliyor. Ayrıca, Neuroplatform erişimine ilgi duyan 36 üniversite de bulunuyor. Neuroplatform’a erişmek için eğitim kurumlarının her kullanıcı için ayda 500 dolar abonelik ücreti ödemesi gerekiyor.

Biyolojik işlemci organoidlerinin ömrü yaklaşık 100 gün

Silikon çipler yıllarca, hatta on yıllarca kullanılabilir. Biyolojik işlemcileri oluşturan sinirsel yapıların da uzun bir ömrü olduğu söyleniyor, ancak FinalSpark, “sadece birkaç ay süren deneyler için uygun olduklarını” belirtiyor. Başlangıçta, şirketin MEA’ları sadece birkaç saat dayanıyordu, ancak sistemdeki iyileştirmeler sayesinde organoid ömrünün şu anda yaklaşık 100 gün olması bekleniyor.

Elon Musk, yapay zekanın işsizliği artıracağını düşünüyor!

Musk, Perşembe günü düzenlenen bir teknoloji konferansında yapay zeka hakkında “Muhtemelen hiçbirimizin işi olmayacak.” ifadesini kullandı.

Musk, Paris’teki VivaTech 2024’te web kamerası aracılığıyla yaptığı konuşmasında, işlerin “isteğe bağlı” olacağı bir geleceği anlattı.

Çılgın iş adamı, “Eğer biraz hobi gibi bir iş yapmak istiyorsanız, çalışabilirsiniz.” dedi. “Ama aksi takdirde, yapay zeka ve robotlar istediğiniz her türlü mal ve hizmeti sağlayacaklar.”

Bu senaryonun işe yaraması için “Evrensel Yüksek Gelir’in” olması gerektiğini, bunun neye benzeyebileceğini paylaşmasa da evrensel temel gelirle karıştırılmaması gerektiğini söyledi. (Evrensel Yüksek Gelir, devletin ne kadar kazanırsa kazansın herkese belli miktarda para vermesini ifade ediyor.)

“Mal veya hizmet sıkıntısı olmayacak.” dedi.

Yapay zeka yetenekleri son birkaç yılda düzenleyicilerin, şirketlerin ve tüketicilerin hâlâ teknolojiyi sorumlu bir şekilde nasıl kullanacaklarını bulmalarına yetecek kadar hızlı arttı. Yapay zeka piyasada çoğaldıkça çeşitli sektörlerin ve işlerin nasıl değişeceğine ilişkin endişeler de artmaya devam ediyor.

Ocak ayında MIT’nin Bilgisayar Bilimi ve Yapay Zeka Laboratuvarı’ndaki araştırmacılar, işyerlerinin yapay zekayı bazılarının beklediğinden ve korktuğundan çok daha yavaş benimsediğini buldu. Raporda ayrıca, daha önce yapay zekaya karşı savunmasız olarak tanımlanan işlerin çoğunun, o dönemde işverenlerin otomasyona geçmesinin ekonomik açıdan faydalı olmadığı belirtildi.

Uzmanlar ayrıca ruh sağlığı profesyonelleri, yaratıcılar ve öğretmenler gibi yüksek duygusal zeka ve insan etkileşimi gerektiren birçok işin değiştirilmesi gerekmeyeceğine de büyük ölçüde inanıyor.

Musk, AI ile ilgili endişelerini açıkça dile getirdi. Perşembe günkü açılış konuşmasında, teknolojinin en büyük korkusu olduğunu söyledi. Gelişmiş teknolojiyle yönetilen bir topluma ütopik bir bakış sunan Ian Banks‘in “Culture Book Series” kitap serisini en gerçekçi ve “gelecekteki AI’nin en iyi tasviri” olarak gösterdi.

Ancak işsiz bir gelecekte Musk, insanların duygusal olarak tatmin olup olmayacaklarını sorguladı.

“Soru gerçekten anlamla ilgili olacak: Eğer bilgisayar ve robotlar her şeyi sizden daha iyi yapabiliyorsa, hayatınızın bir anlamı var mı?” dedi. “Bunda belki de insanların hâlâ bir rolü olduğunu düşünüyorum; yani yapay zekaya anlam verebiliriz.”

Ayrıca sahne zamanını ebeveynleri çocukların görebileceği sosyal medya miktarını sınırlamaya teşvik etmek için de kullandı çünkü “çocuklar dopamini maksimuma çıkaran bir yapay zeka tarafından programlanıyorlar.”

Tamamen elektrikli yeni Lexus UX 300e Türkiye’de satışa çıktı!

0

Kendini premium segmente konumlayan Lexus, tamamen elektrikli ilk SUV modeli UX 300e ile Türkiye pazarına giriş yaptı. Lüks, gelişmiş teknolojik özellikleri ve performansı bir araya getiren Lexus UX 300e Türkiye fiyatı ise 1 milyon 750 bin TL. Ayrıca yanında ev tipi şarj ünitesini de hediye geliyor.

Markanın C-SUV platformu üzerine inşa edilen UX 300e, şık tasarımı, konforlu iç mekanı ve yüksek kaliteli işçiliğiyle dikkat çekiyor. 440 km’lik etkileyici menziliyle öne çıkan model, 204 HP güç ve 300 Nm tork üreten elektrik motoru sayesinde performanstan da ödün vermiyor.

0’dan 100 km/s hıza sadece 7,5 saniyede ulaşabilen UX 300e, dinamik sürüş özelliklerini de bünyesinde barındırıyor. Elektrikli motorun sağladığı düşük ağırlık merkezi ve güçlendirilmiş gövde yapısı, keyifli bir sürüş deneyimi sunuyor.

UX 300e’nin 72.8 kWh’lik bataryası, 50 kW DC hızlı şarj ile sadece 1 saat 20 dakikada yüzde 80 seviyesine kadar şarj edilebiliyor. Ayrıca Lexus’un güvenilirlik konusundaki iddiasını bu modelde de sürdürdüğünü görüyoruz.

Geniş iç hacmiyle de öne çıkan UX 300e, 4.495 mm uzunluğa, 1.840 mm genişliğe ve 2640 mm aks mesafesine sahip. 486 litrelik bagaj hacmi ise SUV’nin pratikliğini tamamlıyor. Türkiye’de Executive ve Exclusive olmak üzere iki farklı donanım seviyesiyle sunulan UX 300e’nin Executive versiyonu 1 milyon 750 bin TL’den başlarken, Exclusive versiyonu 1 milyon 920 bin TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

Her iki donanım seviyesinde de zengin bir standart donanım listesine sahip olan UX 300e, Premium ses sistemi, dokunmatik multimedya ekranı, kablosuz şarj ünitesi, ısıtmalı ve elektrikli ayarlanabilir koltuklar gibi özelliklerle konfor ve teknolojiyi bir arada sunuyor.

Lexus Safety System + ile gelen UX 300e, güvenlik konusunda da iddialı. Çarpışma Önleyici Sistem, Kör Nokta Uyarısı, Şerit Takip Asistanı, Adaptif Hız Sabitleyici gibi gelişmiş güvenlik özellikleri, sürücü ve yolculara üst düzey koruma sağlıyor.

Bir Devrin Sonu: Microsoft VBScript’e Veda Ediyor!

0

1996 yılında hafif bir programlama dili olarak tanıtılan Visual Basic Scripting Edition veya bilinen adıyla VBScript, birçok geliştirici için vazgeçilmez olmuştu. Ancak, PowerShell ve JavaScript gibi daha güçlü alternatiflerin yükselişi, VBScript’i günümüzün gelişmiş teknolojik ortamında daha az alakalı hale getirdi.

VBScript aşamalı olarak kaldırılacak

Microsoft’un planı aşamalı bir yaklaşım içeriyor. İlk olarak, VBScript bu yıl piyasaya sürülecek olan Windows 11, sürüm 24H2’de isteğe bağlı bir özellik olarak geçiş yapacak. 2027 yılına kadar araç varsayılan olarak kapatılacak ve gelecekteki Windows sürümlerinden tamamen kaldırılacak.

Microsoft program yöneticisi Naveen Shankar, bu kararın arkasındaki nedeni şöyle açıkladı: “Yıllar içinde teknoloji ilerledi ve JavaScript ve PowerShell gibi daha güçlü ve çok yönlü betik dilleri ortaya çıktı. Bu diller daha geniş yetenekler sunar ve modern web geliştirme ve otomasyon görevleri için daha uygundur.”

Programcılar tepkili

Haber, geliştirici topluluğu içinde nostalji ve kabullenmenin karışımıyla karşılandı. Birçok kişi VBScript ile betik yazmanın ilk günlerini hatırlarken, diğerleri mevcut teknolojik taleplerle uyumlu daha gelişmiş araçları kullanmayı dört gözle bekliyor.

Bundan sonra ne olacak?

VBScript veda etmeye hazırlanırken, geliştiriciler daha çağdaş betik dillerine geçmeye teşvik ediliyor. Microsoft, bu geçiş sürecinde geliştirici topluluğunu desteklemeye devam ederek modern araçlara geçişin sorunsuz olmasını sağlıyor.

Yıllar boyunca VBScript’e güvenenler için bu, programlama tarihinde ikonik bir bölümün sonunu işaret ediyor ve yenilik ve verimliliğin yeni bir çağını başlatıyor.

Elektrikli araç bataryaları için iyi haber!

Elektrikli araç teknolojisi giderek yaygınlaşırken, potansiyel alıcıların en büyük endişelerinden biri batarya ömrü olmaya devam ediyor. Elektrikli otomobillerin en pahalı bileşeni olan bataryaların ne sıklıkla değiştirilmesi gerektiği konusu, Recurrent Auto’nun gerçekleştirdiği son araştırma ile aydınlatıldı.

Yapılan araştırmada, 20.000’den fazla elektrikli aracın incelenmesi sonucunda, araçların ortalama %2,5’inin bataryalarını değiştirdiği tespit edildi. Ancak, bu oranın yeni elektrikli araçlarda daha düşük olduğu ortaya çıktı. Recurrent’in daha önceki bir çalışmasında, bu oranın %1,5 olduğu belirlenmişti.

Araştırma, 2015’ten önce üretilen elektrikli araçlarda batarya değiştirme oranının %13 olduğunu, ancak 2016 ve sonrası araçlarda bu oranın %1’in altında olduğunu gösterdi. Bu durumun bir nedeni, yeni araçların daha gelişmiş termal yönetim sistemlerine ve dayanıklı pil kimyasına sahip olmalarıydı. Ayrıca, batarya paketlerinin boyutlarının %122 oranında büyüdüğü de belirlendi. Bu, yeni araçların başlangıçta daha fazla pil kapasitesine sahip olduğu ve bu kapasitelerini zamanla kaybetseler bile değiştirme ihtiyacı duymadan daha uzun süre dayanabilecekleri anlamına geliyor.

Uzmanlar, termal yönetim sistemlerinin ve pil kimyalarının gelişmesiyle birlikte batarya ömrünün artmaya devam edeceğini belirtiyor. Ayrıca, lityum demir fosfat piller gibi daha uzun ömürlü ve katı hal pilleri gibi yeni teknolojilerin piyasaya sürülmesinin bu gelişimi hızlandırabileceği vurgulanıyor.

Elektrikli araç teknolojisinin gelişmesiyle birlikte, batarya değiştirme maliyetlerinin azalması ve batarya ömrünün artmasıyla ilgili endişelerin giderek azalması bekleniyor.

Toyota’dan temiz enerjiye büyük yatırım: 300 milyon dolar!

Toyota temiz enerji, yapay zeka ve iklim teknolojileri alanında büyük bir yatırım atağına kalkıyor. Japon otomobil devi, temiz enerji, yapay zeka ve robotik alanlarında faaliyet gösteren erken aşama girişimlere tam 300 milyon dolarlık yatırım yapacağını duyurdu.

Toyota Ventures aracılığıyla yapılacak olan bu yatırım, iki yeni fon üzerinden gerçekleştirilecek: Toyota Ventures Climate Fund II ve Toyota Ventures Frontier Fund II. Her iki fon da 150 milyon dolarlık bütçeye sahip olacak. Bu fonların amacı, iklim teknolojilerini ve iş modellerini hızla piyasaya sürmek. Özellikle atmosferden karbondioksit yakalamaya yönelik ölçeklenebilir teknolojilere odaklanılacak.

Toyota temiz enerji ve yenilikçi teknolojiler

Toyota temiz enerji için, sadece araçlarının çevresel etkilerini azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda temiz enerji, batarya teknolojisi yenilikleri ve uzun menzilli elektrikli araçlar gibi alanlarda da öncülük etmeyi hedefliyor. Yapay zeka, temiz enerji, hidrojen çözümleri, karbon kirliliği yakalama, elektrikli araçlar, enerji depolama ve genel sürdürülebilirlik gibi çeşitli iklim teknolojisi konularında büyük adımlar atılması planlanıyor.

Toyota Ventures’ın kurucusu ve genel ortağı Jim Adler, “Toyota, startup topluluğunda bizimle aynı hedefleri kovalayan şirketlere bakmamızı istiyor: Karbon ayak izini azaltmak ve karbon nötr olmak.” dedi.

Toyota temiz enerji Bu iklim teknolojilerine yapılacak yatırım, Toyota’nın karbon nötr olma hedeflerine ulaşma yolunda attığı önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Toyota’nın yapay zeka ve robotik dahil olmak üzere yapacağı dev iklim yatırım haberi, LinkedIn kullanıcıları arasında da büyük ilgi gördü. Bir kullanıcı, “Geleceğimiz ve gezegenimiz için harika bir adım!” derken, bir diğeri “İklim yenilikçileri için harika haber, başarılar!” yorumunu yaptı.

Google Kaliforniya eyaletini tehdit ediyor!

Google, Kaliforniya’da kabul edilen yeni bir yasa tasarısının ABD’deki haber endüstrisine yapacağı yatırımları tehlikeye attığı gerekçesiyle ABD’deki Google News Initiative fonlarını durdurmakla tehdit ediyor. Axios’a konuşan kaynaklar, Google’ın kar amacı gütmeyen haber merkezlerini bu yasa tasarısının etkileri konusunda uyardığını belirtti.

Google, geçtiğimiz ay Kaliforniya’da kabul edilen bu yasa tasarısının ardından haber yatırımlarını durduracağını duyurmuştu. Bu durum, Kaliforniya’daki yeni bir düzenlemenin yanı sıra diğer eyaletlerde de benzer düzenlemelerin gündeme gelmesiyle endişe yaratıyor.

Şirketin endişesi, bu yeni vergi düzenlemelerinin Google News Initiative gibi haber yatırımlarını etkilemesi ve yüzlerce küçük haber kuruluşunu finanse eden hibelerin geleceğini tehlikeye atması. Ancak, kâr amacı gütmeyen haber kuruluşları, daha önce yapılan taahhütlerin güvende olduğunu ve bu programlardan yararlanmaya devam edebileceklerini belirtiyor.

Google’ın bu adımıyla birlikte, haber endüstrisini finanse etmek amacıyla büyük teknoloji firmalarına yönelik vergi düzenlemeleri ABD genelinde gündeme gelmeye başlıyor. Bu durum, haber endüstrisinin dijital platformlardan adil gelir elde etmesi için yeni yasal düzenlemelerin tartışılmasına neden oluyor.

Şu anda Kaliforniya Senatosu’nda bulunan reklam vergisi yasa tasarısının önümüzdeki günlerde oylanması bekleniyor. Benzer şekilde, bağlantı vergisi tasarısı da Kaliforniya Meclisi’nde gündemde. Google ve Kaliforniyalı kanun yapıcılar, her iki tasarı için de bir çözüm bulmak amacıyla görüşmelerini sürdürüyor.

Birleşik Krallık, dijital devleri mahkeme olmadan cezalandıracak!

Birleşik Krallık, dijital pazarlarda rekabeti artırmayı hedefleyen yeni bir yasayla büyük teknoloji şirketlerini denetlemeyi amaçlıyor. Perşembe günü milletvekilleri, düzenleyicilerin mahkemelerin yardımı olmadan kuralları uygulamasına izin verecek olan Dijital Piyasalar, Rekabet ve Tüketici Yasa Tasarısı’nı (DMCC) Parlamento’dan geçirdi.

DMCC, şirketlerin küresel gelirlerinin yüzde 10’una kadar para cezasına çarptırılmasını sağlayacak. Ayrıca sahte incelemeleri yasaklayacak, şirketleri abonelik sözleşmeleri konusunda daha şeffaf olmaya zorlayacak, ikincil bilet satışlarını düzenleyecek ve gizli ücretleri ortadan kaldıracak. Bununla birlikte, bazı şirketleri birleşmelerini Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Kurumu’na (CMA) bildirmeye zorlayacak.

DMCC, CMA’ya bir şirketin bir yasayı ihlal edip etmediğini belirleme, yasaya uyulmasını talep etme ve para cezası verme yetkisi verecek – tüm bunları mahkeme sistemine gitmeden yapacak. Yeni kuralları ihlal eden şirketlere, bir işletmenin küresel gelirinin yüzde 10’una kadar para cezası verilebilecek.

Bu girişim, Avrupa Birliği’nin benzer bir yasa olan Dijital Piyasalar Yasası (DMA) ile paralellik gösteriyor. Ancak DMCC, daha özelleştirilmiş bir yaklaşım sunarak her bir şirketin karşılaması gereken gerekliliklere odaklanıyor.

Bazı şirketler, özellikle Spotify ve Epic Games gibi isimler, Apple gibi şirketlerin uygulama mağazası ücretlerine karşı mücadele etmek için uzun süredir devlet müdahalesi çağrısında bulunuyor. Spotify CEO’su Daniel Ek, DMCC’nin, gerçek rekabeti ve büyümeyi teşvik etme potansiyeline sahip olduğunu belirterek, “Apple Birleşik Krallık’ta sorumlu tutulmalı çünkü bunu doğru yapma fırsatını kaçıramayız” dedi.

Apple, Avrupa Birliği’nin DMA’ya verdiği yanıt nedeniyle eleştirilere maruz kalmış ve bölgenin yeni kurallarına uyup uymadığını değerlendirmek üzere bir soruşturma başlatılmıştı.

Acer kiosk ve bilgilendirme ekranı pazarında iddialı!

0

Dijital ortamın hızla geliştiği bir çağda işletmeler, hedef kitleyle etkileşime geçmek için giderek daha dinamik, duyarlı ve etkileşimli yollar arayışındalar. Dijital bilgilendirme ekranları ve interaktif kiosklar bu dönüşümün ön saflarında yer alıyor. Dijital bilgilendirme ekranları pazarının önümüzdeki birkaç yıl içinde güçlü bir büyüme görmesi bekleniyor. Bu konuda önemli adımlar atan cihaz üreticileri de pazardaki konumlarını güçlendirmeye çalışıyorlar. Bu hamlelerin sonuncusu ise PC ve notebook üreticisi Acer firmasından geldi.

 Acer, dijital bilgilendirme ekran sistemlerini yönetmek için Acer Chromebox Mini CXM1’i tasarladı. Bu mini bilgisayar, 2 adet HDMI 1.4b ve çeşitli ekran yapılandırmalarına çok yönlülük katan 1 adet USB Tip C bağlantı noktası sayesinde aynı anda üç adede kadar video çıkışını işleyebiliyor. Kompakt ve şık tasarımı, izinsiz girişlere müsaade etmeyecek şekilde herhangi bir dijital bilgi ekranı kurulumuna sorunsuz entegre edilebilmesini sağlarken fansız mimari, sürekli ve kesintisiz kullanım için kritik önemde olan sessiz ve güvenilir çalışmaya katkıda bulunuyor.

Cihaz ayrıca, güçlü ağ performansı sağlayabilmek için Wi-Fi 6E, BluetoothTM 5.2 ve Gigabit Ethernet bağlantı noktası dahil en yeni bağlantı seçeneklerine sahip. Farklı kurulumlara uyum sağlamak için Acer Chromebox Mini CXM1, Chrome USB klavye ve fare gibi isteğe bağlı aksesuarlara ek olarak her türlü LFD (endüstriyel) ekran ve dijital bilgilendirme ekran sistemiyle tam uyumluluğu garanti altına alan VESA montaj kitiyle birlikte geliyor. 

Acer cihazlarla entegrasyon ve yönetim

ChromeOS destekli Acer Chromebox Mini CXM1, yüksek trafikli perakende satış alanlarından etkileşimli eğitim ortamlarına kadar çeşitli uygulamalar için çok yönlü bir seçim olarak karşımıza çıkıyor. ChromeOS, hızlı devreye alma, her 4-6 haftada bir otomatik güvenlik güncellemeleri ve tutarlı güvenilirlik ve performans sağlamak için uzun vadeli destek sunuyor. Ayrıca bulut tabanlı Google Yönetici konsolu, uzaktan yönetime yönelik yapılandırılabilir politikalarla kapsamlı özelleştirmeye olanak tanıyor. Acer Chromebox Mini CXM1, Kiosk ve Dijital Bilgilendirme Ekranı Yükseltmesi ile eşleşerek gelişmiş güvenlik kontrolleri, kolaylaştırılmış yönetim ve ölçeklenebilir BT izleme olanağı sunuyor.

Chromebox Mini CXM1’in teknik özellikleri ise şöyle:

CPUIntel® Celeron™ N serisi işlemciler
İşletim SistemiChromeOS
Bellek kapasitesi16 GB’ye kadar Dual Channel LPDDR4X
Depolama kapasitesi128 GB’ye kadar eMMC
Boyutlar161,26 x 119,85 x 33,9 mm ​
Grafik kartıEntegre Intel UHD Graphics
BağlanabilirlikGigabit Ethernet Wi-Fi 6 BluetoothTM 5.2
Giriş ve çıkışlar3x 4K video çıkışı (aynı anda) 2x HDMI 1.4b 5 x USB 3.1 Gen 1 tip A 1x USB Tip C (DisplayPort & Power Delivery destekli) 1x Audio jakı (kombo)
Aksesuarlar (Opsiyonel)VESA Klavye Fare
SertifikalarEPEAT® Silver MIL-STD 810H

Yeni Chromebox Mini CXM1, geniş bir endüstriyel ekranlar (LFD) yelpazesi de dahil olmak üzere, pazarın dinamik ihtiyaçlarını karşılamak için Acer’ın mevcut dijital bilgilendirme ekranı çözümleri serisine katılıyor. Acer, yüksek çözünürlüklü 4K LFD ekranlar ve geniş video duvarlarından etkileşimli beyaz tahtalara kadar çok sayıda iş ortamına uygun LFD çözümleri sunuyor. VESA montaj kiti aracılığıyla her türlü ekranla sorunsuz bir şekilde entegre olacak şekilde tasarlanan Acer Chromebox Mini CXM1, Acer’ın en son teknolojiyi pratik uygulamalarla birleştirme konusundaki kararlılığını simgelemekte.

iOS 17.5’te silinen fotoğraf sorunu: Apple açıklama yaptı!

pple, iOS 17.5 güncellemesiyle ortaya çıkan ve kullanıcıların silinen fotoğraflarla karşılaşmasına neden olan sorunu çözmek için iOS 17.5.1 güncellemesini yayınladı. Sürüm notlarına göre, sorunun kökeni veritabanı bozukluğundan kaynaklanıyordu.

Apple, yapılan açıklamada, sorunun iCloud Fotoğraflar hizmetinden değil, cihazın dosya sisteminde bulunan bozuk veritabanı girişlerinden kaynaklandığını belirtti. Bu nedenle, silinen fotoğrafların iCloud Fotoğraflar ile senkronize edilmediğini, ancak cihazda tutulduğunu ifade etti.

Firma, kullanıcıların iOS 17.5.1 güncellemesini yüklemelerini ve Fotoğraflar uygulamasını kontrol etmelerini öneriyor. Ancak, Apple’a göre, sorunun az sayıda kullanıcıyı ve az sayıda fotoğrafı etkilediği ve kullanıcıların fotoğraf veya videolara erişimlerinin olumsuz etkilendiği belirtiliyor.

Öte yandan, Reddit’te yapılan bir gönderide belirtilen iddianın yanlış olduğu, çünkü Apple’ın belirttiği adımlar (Ayarlar – Genel – Aktar ve Sıfırla – Tüm İçeriği ve Ayarları Sil) kullanılarak cihazın tamamen silinmesi durumunda, dosyaların ve içeriğin kalıcı olarak silindiği vurgulanıyor.

Apple, sorunun çözümü için hızla harekete geçtiği ve iOS 17.5.1 güncellemesiyle kullanıcıların endişelerini gidermeye çalıştığı belirtiliyor.

Askeri telsiz Efes-2024 tatbikatı’nda canlı yayın aracı oldu!

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler‘in de katılımıyla gerçekleştirilen EFES-2024 Birleşik, Müşterek, Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Tatbikatı‘nda, ASELSAN Elektronik Harp Korumalı El Askeri telsiz (EHKET) ve ASELSAN 9661 Askeri telsiz kritik bir rol oynadı. Tatbikatta, denizde mayın arama ve imha faaliyeti icra eden birliği görev alanına götüren Atak 5 hücum botundaki su altı taarruz timi personelinin denize atlama anları, ASELSAN EHKET’ye bağlı kameralar aracılığıyla canlı olarak aktarıldı.

Canlı yayın teknolojisi ile anlık operasyon takibi

Botta bulunan kamera, “Geniş Bant Dalga Şekli Frekans Atlama” modu kullanılarak, görüntüleri seyir yerinde bulunan ASELSAN 9661 telsizine iletti. Böylece, operasyonun kritik anları, tatbikat alanındaki komuta merkezinden anlık olarak takip edilebildi.

Sabah bölümünde ise Askeri telsiz TCG Anadolu gemisinden sahile yapılan çıkarma faaliyetinde Zırhlı Amfibi Hücum Aracı (ZAHA) ile meskun mahal muharebesine katılan Amfibi Deniz Piyade unsurlarının görüntüleri, yine EHKET’ye bağlı kameralar aracılığıyla 9661 telsizine canlı olarak iletildi. Bu sayede, operasyon an be an izlenerek komuta merkezine bilgi sağlandı.

ASELSAN’ın ileri teknolojisi ile güvenli ve kesintisiz iletişim

ASELSAN’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, tatbikatta kullanılan bu ileri teknolojiler, operasyonların güvenli ve kesintisiz bir şekilde takip edilmesine imkan tanıdı. Bu sayede, saha ile komuta merkezi arasındaki iletişim en üst düzeyde sağlanarak operasyonun başarıyla yürütülmesi desteklendi.

ASELSAN’ın gelişmiş telsiz sistemleri, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin etkinliğini artırarak, sahadaki birliklerin güvenli ve koordineli bir şekilde görev yapmasına katkı sağlıyor. EFES-2024 Tatbikatı’nda da görüldüğü üzere, ASELSAN’ın yenilikçi çözümleri, askeri operasyonlarda önemli bir fark yaratıyor.

Katlanabilir ekranlı MacBook geliyor!

0

Apple’ın yıllardır katlanabilir iPhone modeli üzerinde çalıştığı biliniyor, ancak yeni raporlar katlanabilir ekranlı MacBook modelinin de geleceğini ortaya koyuyor. Apple tedarik zinciri analisti Ming-Chi Kuo’nun iddialarına göre, 2026 yılında 18.8 inç veya 20.2 inç katlanabilir ekranlı bir MacBook modelinin piyasaya sürülmesi bekleniyor. Ekran üretim endüstrisinde oldukça deneyimli bir isim olan Ross Young da bu iddiaları doğruladı.

18.8 inç ekrana sahip olacak olan bu yeni MacBook’un, katlanmış durumda iken geleneksel 13 inç veya 14 inç MacBook modellerine benzer bir görünüme sahip olacağı söyleniyor. Katlanabilir ekranlı MacBook’un sanal klavyeli tam ekran tasarımına sahip olması bekleniyor, ancak detaylar henüz paylaşılmadı. Yalnızca ekranın mümkün olduğunca katlama yerini belli etmeyecek şekilde tasarlanacağı biliniyor. Bu özellikler, elbette bilgisayarın fiyatını önemli ölçüde artıracak.

Yeni nesil Apple M5 çip ile donatılacak

Katlanabilir MacBook’un yeni nesil Apple M5 çip ile donatılması bekleniyor. Bu çip, performans ve enerji verimliliği açısından büyük yenilikler sunacak.

Katlanabilir ekranlı MacBook’un ekran panellerinin LG tarafından üretileceği belirtiliyor. LG, ekran teknolojileri konusundaki deneyimi ile bu projede önemli bir rol üstlenecek.

Fiyat ve çıkış tarihi

Katlanabilir MacBook’un 2026 yılında tanıtılması bekleniyor. Bu yenilikçi cihazın başlangıç fiyatının 3500 dolardan başlayacağı söyleniyor.

Apple, kullanıcılarına sunduğu yeniliklerle teknoloji dünyasında adından söz ettirmeye devam ediyor. Katlanabilir MacBook, hem işlevselliği hem de tasarımı ile teknoloji tutkunlarının ilgisini çekecek gibi görünüyor. Bu heyecan verici gelişmeyi yakından takip edeceğiz.

Samsung Galaxy Ring siparişleri iki aşamada gerçekleşecek!

0

Samsung’un merakla beklenen akıllı yüzük modeli Galaxy Ringin sipariş süreci ile ilgili yeni detaylar ortaya çıktı. Yaz ortalarında piyasaya sürülmesi beklenen Galaxy Ring, 9 farklı boyutta tüketiciye sunulacak. Bu nedenle, firma müşterilerin parmak ölçülerini alarak yüzükleri sonrasında kargolamayı planlıyor.

Samsung Galaxy Ring’in sipariş süreci, kullanıcıların doğru parmak ölçüsünü bilmeleri gerektiği için biraz daha karmaşık olabilir. Parmak boyutunu tam olarak bilen tüketiciler, hızlı bir şekilde sipariş verebilecekler. Ancak, parmak boyutundan emin olmayanlar için Samsung, siparişin ardından bir ölçüm seti gönderecek. Kullanıcılar bu seti kullanarak parmak ölçülerini alacak ve ilgili sipariş sayfasına girdikten sonra yüzük siparişlerinin ikinci aşamasına geçilecek. Bu aşamada yüzük, kullanıcının belirttiği ölçülere göre hazırlanıp kargoya verilecek.

Özellikler ve fiyat

Samsung Galaxy Ring, özellikle sağlık verilerini takip etmeye odaklanacak. Kullanıcıların çeşitli sağlık değerlerini izlemelerine yardımcı olacak bu akıllı yüzük, 9 güne kadar kullanım süresi sunacak. Yüzüğün fiyatının ise 300$ ile 350$ arasında olması bekleniyor.

Piyasaya çıkış tarihi

Yaz ortalarında piyasaya sürülmesi planlanan Samsung Galaxy Ring, kullanıcıların sağlık takibi konusunda yeni bir seçenek sunarken, sipariş süreciyle de dikkat çekiyor. Parmak ölçümü ve kişiye özel hazırlık aşamaları ile biraz uzun sürebilecek olan sipariş süreci, doğru ölçülerde yüzük almak isteyenler için önemli bir adım olacak.

Samsung Galaxy Ring’in piyasaya çıkışı ve sipariş süreci ile ilgili daha fazla detayın önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor.

Google, e-ticaret devine 350 milyon dolar yatırım yapıyor!

Bengaluru merkezli Flipkart, cuma günü yaptığı kısa açıklamada; Android üreticisi Google ile yaptığı anlaşmanın bir parçası olarak kendilerine bulut teklifleri de sunulacağını söyledi.

Google yatırımı, Flipkart’ın 2023’te başlattığı yaklaşık 1 milyar dolarlık finansman turunun bir parçası. Walmart, geçen yılın sonlarında 600 milyon dolar yatırım yaparak bu tura öncülük etti. (Microsoft aynı zamanda Flipkart’ın da yatırımcısı.)

Yeni yatırımın değeri 36 milyar dolar olan Flipkart, küçük şehir ve kasabalarda yüz milyonlarca tüketiciye hizmet verdiği Hindistan’da e-ticaret pazarına liderlik ediyor. Moda e-ticaret girişimi Myntra’nın da sahibi olan girişim, Bernstein’a göre Hindistan e-ticaret pazarının yaklaşık %48’ine hakim.

Flipkart, Reliance Retail, Amazon, SoftBank destekli Meesho ve giderek artan sayıda hızlı ticaret uygulamaları ile rekabet ediyor. Asya’nın en zengin adamı Mukesh Ambani tarafından yönetilen Reliance Retail, Hindistan’daki en büyük perakende zincirini işletiyor ve gün geçtikçe e-ticaret alanında da yer almaya çalışmakta. Reliance Retail, geçen yıl QIA, ADIA ve KKR tarafından yapılan yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla 100 milyar dolar değerinde olarak değerlendirildi.

Axion

Bernstein’a göre Hindistan’ın e-ticaret pazarının gelecek yıl 133 milyar dolar değerinde olacağı tahmin ediliyor.

Hindistan’da yarım milyardan fazla insana ulaşan Google, Güney Asya ülkesini önemli bir denizaşırı pazar olarak tanımlıyor. Şirket, 2020 yılında Hint işletmelerine 10 milyar dolar yatırım yapma planlarını açıkladı. (O zamandan bu yana telekom operatörü Jio Platforms’a 4,5 milyar dolar ve Airtel’e 1 milyar dolar daha yatırım yaptı.)