Abdi İbrahim körfez ülkeleri ilaç sektörüne açılıyor

0

Abdi İbrahim, güçlü iş ortaklarına bir yenisini daha ekleyerek Körfez ülkelerinin bulunduğu pazarlara odaklandı. İlaç ve tüketici sağlığı alanında Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin lider şirketi Cigalah Healthcare ile hayata geçen ortaklık kapsamında, Abdi İbrahim’in yenilikçi ilaçları Suudi Arabistan’dan başlayarak bölge ülkelerine ihraç edilecek. Bazı ürünlerin iki yıl içinde Suudi Arabistan’da üretilmesi için teknoloji transferinin yapılmasını ve akabinde yerel üretimi de öngören ortaklığı “tarihi bir başlangıç” olarak niteleyen Abdi İbrahim Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut, “Yenilikçi ilaçlarımızla Suudi halkına ve ihracat yoluyla da ülkemiz ekonomisine katkı sunacak olmanın mutluluğu içindeyiz. Suudi pazarından başlayarak, tüm Körfez Bölgesi’ne yayılacak bir başarı hikâyesini birlikte yazmak için sabırsızlanıyoruz. Bu hikâyenin, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ekonomik ilişkiler için de önemli bir model olmasını hedefliyoruz. Asırlık geçmişe sahip iki büyük şirket olarak bu ortaklığı başarıdan başarıya taşımak için çok kararlıyız” dedi.

İlaç ve tüketici sağlığı alanlarında Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin lider şirketi olan Cigalah Healthcare ile yüzde 50 ortaklıkla kurulan ortak girişim şirketi “Abdi Cigalah Pharma”, 29 Nisan’da Suudi Arabistan-Cidde’de gerçekleştirilen imza töreniyle duyuruldu.

Abdi İbrahim’in, stratejik öncelik olarak değerlendirdiği Körfez bölgesine çok güçlü bir giriş yapmasına olanak sağlayacak ortaklığın imza törenine Abdi İbrahim Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut, Abdi İbrahim CEO’su Dr. Süha Taşpolatoğlu ile Cigalah Healthcare Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Yaser Naghi katıldı.

112 yıllık tarihe sahip Türkiye’nin en köklü ve lider ilaç şirketi ile Suudi Arabistan’ın asırlık şirketi Cigalah Healthcare arasındaki ortaklık, Abdi İbrahim’in yenilikçi ürünlerinin Suudi pazarından başlayarak diğer Körfez ülkelerine ihracatını kapsıyor. Ortaklık kapsamında ayrıca, Türkiye’den ihraç edilecek bazı ürünlerin Suudi Arabistan’da ikincil paketlemesinin yapılması ve önümüzdeki iki yıllık süreçte de bazı ürünlerin Suudi Arabistan’da yerel olarak üretilmesi için teknoloji transferi süreçlerinin tamamlanması planlıyor.

Törende konuşan Nezih Barut sözlerine “Dostum ve ortağım” dediği Cigalah Healthcare Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Yaser Naghi’ye ve tüm ekibine, gösterdikleri misafirperverlik ve yakınlık için teşekkür ederek başladı. Türkiye’nin en köklü ve en büyük ilaç şirketinin başkanı olarak, ortaklığın duyurulduğu günü tarihi bir başlangıç olarak nitelendiren ve Cigalah Healthcare’in Suudi pazarında pek çok sektörde elde ettiği başarıların, ortaklık için kendilerini cesaretlendirdiğini söyleyen Nezih Barut, şöyle devam etti: “Biz 112 yıllık tarihe sahip yüzde yüz yerli bir Türk ilaç şirketiyiz. Ama hedeflerimiz her zaman global. Amacımız, sürdürülebilir, inovatif ve amaç odaklı bir şirket olarak öncelikle dünyanın en büyük 100 ilaç şirketi arasına girmek. Bu nedenle de güçlü uluslararası ilaç şirketleriyle çok değerli iş birliklerimiz ve kurduğumuz ortak şirketler var. Şimdi bu güçlü ortaklıkların arasına Cigalah Healthcare ile kurduğumuz ve bugün sizlere takdim ettiğimiz şirketimiz Abdi Cigalah Pharma da katılıyor. Bu sevinci birlikte yaşıyoruz.’’

Önce ürün ardından da teknoloji transferi

Yüzde 50 Abdi İbrahim ve yüzde 50 Cigalah Healthcare ortaklığıyla kurulan şirket aracılığıyla, Abdi İbrahim’in yüksek kaliteli ve yenilikçi ürünlerini Suudi halkının kullanımına sunacaklarını belirten Barut, ortaklık ile Cigalah Healthcare’e bağlı Alpha İlaç ile üretim alanında, Cigalah Healthcare’in kendisiyle de pazarlama alanında iş birliği yaptıkları bilgisini paylaştı. “Bir yandan Türkiye’den Abdi İbrahim ilaçlarını ihraç edeceğiz. Diğer yandan da Türkiye’den gelecek bazı ürünlerin Suudi Arabistan’da ikincil paketlemesini gerçekleştirerek, Suudi Arabistan’da yerel ilaç üretimini destekleyeceğiz. Ayrıca önümüzdeki iki yıl içinde bazı ürünlerin Suudi Arabistan’da üretilmesi için gerekli teknoloji transferini yapmak üzere yatırımlarımızı da şimdiden planlanmaktayız’’ diyen Nezih Barut, merkezi Cidde’de olan Abdi Cigalah Pharma’nın pazara girişi için çok özenli bir portföy hazırladıklarını vurguladı.

Suudi Arabistan’ın kendileri için ilaçta büyüme potansiyeli olan ve stratejik öncelik taşıyan bir pazar olduğunu da belirten Nezih Barut; pazara en doğru ortakla güçlü bir giriş yaptıklarını ve Suudi Arabistan’ın ilaç alanında en büyük distribütörü olan Cigalah’ın pazar tecrübesinin bu ortaklığa büyük değer kattığını söyledi.

Bölgede pozitif sonuçlar yaratabilecek, sağlam ve uzun vadeli bir iş birliği

Nezih Barut şöyle devam etti: “Güçlü bir grupla iş birliği yaptık. Bu açıdan kendimizi şanslı hissediyoruz. Biz de ürünlerimize çok güveniyoruz. Dünyanın sayılı ilaç şirketlerine üretim yapan tesislerimizden çıkan yenilikçi ürünlerle pazarda kısa sürede çok iyi bir yer edineceğimize yürekten inanıyorum. Pazardaki en iyi oyunculardan biri olmak için canla başla çalışacağız. Sadece burada değil tüm bölgede ilaç pazarında pozitif sonuçlar yaratabilecek, sağlam ve uzun vadeli bir iş birliğini bugün başlatmış bulunuyoruz. Suudi pazarından başlayarak, tüm Körfez Bölgesi’ne yayılacak bir başarı hikayesini birlikte yazmak için sabırsızlanıyoruz. Bu hikâyenin, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ekonomik ilişkiler için de önemli bir model olmasını hedefleyeceğiz. Asırlık geçmişe sahip iki büyük şirket ortaklığıyla buradayız ve başarılı olmak için çok çalışmaya kararlıyız.’’

Orta Doğu’daki ilaç endüstrisinin ilerlemesine katkıda bulunacak

Cigalah Healthcare Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Yaser Naghi ise ortaklıkla ilgili şunları söyledi: “Abdi İbrahim ile stratejik iş birliğimiz, bölge genelinde sağlık standartlarını yükseltme taahhüdümüzü pekiştiren önemli bir adım oldu. Her iki şirketin güçlerini birleştirdiği bu ortak girişim; Ar-Ge, üretim ve pazarlama gibi alanlarda iş birliğini teşvik ederek pazar erişimini kolaylaştıracak, kaliteli sağlık hizmetini teşvik edecek, ekonomik büyümeyi hızlandıracak ve Orta Doğu’daki ilaç endüstrisinin ilerlemesine katkıda bulunacaktır.”

SpaceX Starlink’e rakip geliyor!

Lüksemburg merkezli uydu operatörü SES, rakip firma Intelsat’ı 3,1 milyar dolarlık bir anlaşmayla satın almayı planlıyor. Bu birleşme, iki şirketin SpaceX’in dev Starlink geniş bant ağıyla rekabet etmesine yardımcı olabilir.

Bugün yapılan açıklamaya göre, SES, Virginia merkezli çok uluslu Intelsat‘ı 3,1 milyar dolara satın alacak ve anlaşmanın önümüzdeki yıl tamamlanması bekleniyor.

SES CEO’su Adel Al-Saleh yaptığı açıklamada, “Hızla gelişen ve rekabetçi uydu iletişim endüstrisinde, bu işlem çok yörüngeli uzay ağımızı, spektrum portföyümüzü, dünya çapındaki yer altyapımızı, pazara sunma yeteneklerimizi, yönetilen hizmet çözümlerimizi ve finansal profilimizi genişletiyor” dedi.

Al-Saleh ayrıca, “İki şirketimizi bir araya getirme ve SES’in kendi bilgi tabanını Intelsat meslektaşlarının ek deneyimi, uzmanlığı ve müşteri odaklılığıyla güçlendirme fırsatından heyecan duyuyorum” diye ekledi.

Hem SES hem de Intelsat, Dünya’nın 35.785 kilometre üzerinde bulunan jeostatik yörüngede iletişim uyduları işletiyor. SES ayrıca, yaklaşık 8.000 km yükseklikte orta Dünya yörüngesinde O3b adlı bir takımyıldızı da çalıştırıyor.

Al-Saleh’in belirttiği gibi, bu uyduların sağladığı hizmetler için giderek artan bir rekabet var. SpaceX’in düşük Dünya yörüngesindeki mega uydu takımyıldızı Starlink şu anda 5.800’den fazla aktif uydudan oluşuyor ve sürekli büyüyor; SpaceX bu yıl 28 parti Starlink uzay aracı fırlattı ve daha birçok fırlatma planlanıyor.

Intelsat CEO’su David Wajsgras, aynı açıklamada, “Finansal gücümüzü ve dünya standartlarındaki ekibimizi SES ile birleştirerek, yıkıcı bir değişim geçiren bir sektörde daha rekabetçi, büyümeye yönelik bir çözüm sağlayıcısı yaratıyoruz” dedi.

Wajsgras ayrıca, “Birleşik şirket, dünya çapındaki müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak ve beklentilerini aşmak için konumlandırılacak” diye ekledi.

PayTR’da Üst Düzey Atama

0

Ödeme teknolojileri alanındaki 15 yıllık tecrübesiyle “çok kanallı ödeme deneyimi” sunan ve bugün 110 binden fazla KOBİ’nin işlerini büyütmesine destek olan PayTR’ın yeni Finanstan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Özge Döner Avşar oldu. 

2021 yılında Türkiye’nin en büyük özel sermaye fonu Actera ile yaptığı yatırım ortaklığıyla büyüme hedeflerini hızlandıran ve fintek sektörünün en köklü ödeme kuruluşlarından biri olan PayTR, güçlü yönetim kadrosuna yeni bir kadın lideri daha dahil etti. Mali İşler, Kurumsal Finans ve Stratejik Planlama alanlarında önemli bir birikime sahip Özge Döner Avşar, PayTR’ın Finanstan sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı (CFO) görevine getirildi.

Özge Döner Avşar Hakkında

İş hayatına 2001 yılında denetçi olarak Doğuş Holding’de başlayan Özge Döner Avşar, 2005 yılından itibaren Doğuş Otomotiv’de Kontrol Müdürü olarak çalışmalarına devam etti. 7 yıl boyunca Doğuş Media Group bünyesinde sırasıyla Finans Direktörü ve CFO olarak görev yaptı. 2016 yılında ise Doğuş Teknoloji’de Mali İşler ve İş Geliştirme bölümlerinden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışmaya başladı. Türkiye’nin öncü fintek şirketleri arasında yer alan PayTR’ın güçlü yönetim kadrosuna Nisan ayı itibarıyla katılan Özge Döner Avşar, şirketin gelecek vizyonunun şekillendirilmesine katkıda bulunacak. 

Volvo Car Turkey’nin Genel Müdürü Alican Emiroğlu oldu!

0

Uzun yıllar Volvo Car Turkey’de görev yaptıktan sonra son olarak Volvo Car Çek Cumhuriyeti Genel Müdürlüğü’ne atanarak uluslararası deneyim kazanan Alican Emiroğlu, Volvo Car Turkey’nin Genel Müdürü görevine getirildi.

Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olan Emiroğlu, 2001 yılında Volvo yetkili servisinde kariyerine başladı. Daha sonra 2004 yılında Volvo Car Turkey’e geçen Emiroğlu lojistik, planlama, servis, satış gibi ticari operasyonların çeşitli alanlarında yöneticilik yaptı. Volvo Car Turkey bünyesinde satış direktörü olarak görev almasının ardından ticari operasyonların birçok alanında deneyim kazanmış ve 2018 yılında Volvo Cars EMEA Importers’da Ticari Operasyonlar Direktörü olarak görev yapmıştır. 2020 yılında Volvo Car Çek Cumhuriyeti Genel Müdürülüğü görevine atanan Alican Emiroğlu, Türkiye’den bir başka ülkeye atanan ilk genel müdür olarak bir ilke imza attı.

Volvo Car Turkey’e başarılı birikimiyle Genel Müdür olarak geri dönen ve 15 Temmuz itibariyle görevine başlayacak olan Alican Emiroğlu evli ve bir çocuk babası.

Magnus Boman ise Türkiye’deki görevinden sonra Göteborg’a geri dönecek. İsveç dışında geçirdiği 21 yıllık Volvo kariyerinin ardından kısmen emekliliğe ayrılacak olan Boman, aynı zamanda Volvo Cars bünyesinde lider gelişim programında danışman olarak çalışarak faaliyetlerini sürdürecek.

Techinside StartupTeknoloji girişimcilik etkinliğinde ödüllendirildi!

Girişimcilik ekosistemi, StartupTeknoloji’nin düzenlediği etkinlikte bir kez daha buluştu. Cube Incubation’da gerçekleşen etkinlik, girişimcilik dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi ve nitelikli iş birliklerine zemin hazırladı. Co-Founder Academy ve TechInside olarak bizler de bir süredir destek olduğumuz bu etkinlik serilerinde bu hafta kurucumuz Hakkı Alkan ile beraber katılım sağladık, etkinliğe özel verdiğimiz röportajı izlemek için:

Etkinlik, ekosistem paydaşlarının kahvaltısıyla başladı. Girişimcilere, yatırımcılara ve diğer tüm paydaşlara kapılarını açık tutan StartupTeknoloji, girişimcilik dünyasını desteklemeye devam ediyor.

Açılış konuşmasını, Kulüp Garajı’ndan Neslihan Kaplan yaptı. Ardından ev sahipliği ve sunum için sözü alan Cube Incubation girişimcilik merkezinin müdürü Ahmet Kerim Nalbant, katılımcılara Cube incubation hakkında çok değerli bilgiler verdi.

Etkinlikte sponsor olarak yer alan markalar arasında SharingoTürkiye, egaranti, DinamikCRM, PitGrowth, ve Walkers girişimcileri, sahnede sunumlarını gerçekleştirdiler. Her biri kendi alanında başarılı girişimleri ve yenilikçi projeleriyle dikkat çekti.

Girişim sponsorları Mistikist, QarkOptical, ve Hydrolyx ise sahneye çıkarak girişimleri hakkında bilgi verdiler. Yenilikçi fikirleri ve potansiyel yatırım olanaklarıyla ilgili değerli bilgiler paylaştılar.

Etkinliğin en önemli bölümlerinden biri, yatırım paneliydi. Girişimcilik ekosisteminde önemli yatırımlara imza atan Tunç Berkman ve Hande Enes, Selma Bahçıvanoğlu ve Anıl Gökçen Körpınar girişimciliğin geleceği ve yatırım olanakları hakkında katılımcılarla değerli görüşler paylaştılar.

Tunç Berkman, kurumsal geçmişine ve girişimciliğe adım atış sürecine değinerek kurumsal tarafın girişimciliğe bakışını ve gelişim sürecini aktardı. 

Hande Enes ise girişimcilikte duygu-insansı sezgilerin önemine vurgu yaparak, bunun gelecekte yapay zeka modellemelerinde çığır açacağını ifade etti. Ayrıca yerel bilgelik ve kültürel mirasın girişimciliğe nasıl katkı sağladığını anlattı.

Anıl Gökçen Körpınar ise, idacapital’in Türkiye’de olmayan ama olması gereken debt financing (borç finansmanı) modelini aktardı. Girişimcilerin hisse vermek yerine borçlanma yolunu tercih edebilecekleri bir finansman modelinin eksikliğine dikkat çekti ve bu konuda farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

Selma Bahçıvanoğlu, ekosistemdeki 10 yıllık deneyimine dayanarak son 5 yılda girişimcilik ekosistemindeki değişimi ve gelecekteki olası değişimleri anlattı. Ekosistemdeki gelişim sürecine dair değerli gözlemlerini paylaştı ve gelecekteki eğilimleri öngörmeye yönelik değerli önerilerde bulundu.

Son olarak, SimyaVC’nin hangi alanlara odaklandığına dair bilgileri katılımcılarla paylaşarak, girişimcilik ekosistemine katkı sağlamak için yapılan çalışmalara değindi.

Genç girişimci yetiştirme platformu olan Fikir Değirmeninden çocuk girişimciler, etkinliğe katılarak renk kattılar. Genç girişimciler, geleceğin liderleri olarak dikkat çektiler.

Etkinlikte ayrıca, StartupTeknoloji’nin medya destekçilerine özel ödüller takdim edildi. BrandingTürkiye adına Mürsel Ferhat Sağlam, TeknoTalk adına Behti Soykan, TechInside adına Hakkı Alkan, Technologic adına Melih Bayram Dede ve diğer medya kuruluşlarının temsilcileri, StartupTeknoloji’nin önemli bir parçası oldukları için teşekkür edildi.

Etkinlikte ayrıca StartupTeknoloji adına İlker Elal ve Teknopark İstanbul adına Ümran Demirel birlikte bir iş birliği anlaşmasına imza attı. 

Networking etkinliğiyle sona eren 9. Girişimcilik Ekosistemi Buluşması, katılımcılarına değerli bağlantılar kurma ve işbirlikleri oluşturma fırsatı sundu. Etkinlik toplu fotoğraf çekimi ve networking etkinliğiyle sona erdi.

IoT sensörlerine pilsiz güç sağlamak mümkün mü?

Değişen ortam sıcaklığına dayanan küçük ısı pompası, IoT cihazlarına ve sensörlere pilsiz güç sağlamanın anahtarı olabilir. Bilim insanları, geliştirdikleri yeni bir teknikte nanopartiküllerin süreç için kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor

IoT teknolojisi ilerledikçe, özellikle güvenilir elektrik kaynaklarının az olduğu yerlerde bu cihazlara nasıl güç sağlanacağı sorusu önemli bir zorluk teşkil etmekte. Utah Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ndeki araştırmacılar, bu ikilemi çözmeye yardımcı olabilecek yeni bir pil türüne öncülük ettiler. Henüz kavram kanıtlama aşamasında olan çözüm, bir piroelektrokimyasal hücre (PEC) biçiminde geliyor.

Makine mühendisliği doçentleri Roseanne Warren ve Shad Roundy tarafından geliştirilen entegre cihaz, ortamdaki termal enerjiyi topluyor ve depolanmış elektrokimyasal enerjiye dönüştürüyor. Böylece IoT ve sensör uygulamaları için ideal olabilecek bir süper kapasitör ya da pil ortaya çıkıyor.

Üretilebilen enerji son derece küçük ama yeterli olabilir

Söz konusu cihaz, ister bir aracın, ister bir uçağın içinde, hatta tarımsal bir ortamda toprağın altında bulunsun, çevresindeki sıcaklık değişimleriyle şarj olarak çalışıyor.

Roseanne Warren “Burada büyük ölçekli değil, çok düşük seviyelerde enerji hasadından bahsediyoruz” diyor ve ekliyor: “Ancak dağıtılabilen ve sahada yeniden şarj edilmesi gerekmeyen sensörlere sahip olma yeteneği projenin ana avantajı. Bunun temel fiziğini araştırdık ve sıcaklıktaki bir artış veya sıcaklıktaki bir düşüşle küçük miktarlarda da olsa bir şarj üretebileceğini gördük. IoT sensörleri için bu yeterli olabilir”

Güneş pilleri IoT cihazları için alternatif bir güç kaynağı sağlayabilirken, pratikte çoğu zaman sorunlar ortaya çıkmaktadır. Roundy, “Pek çok ortamda iki sorunla karşılaşıyorsunuz” diyor ve ekliyor: “Birincisi, güneş panelleri zaman içinde kirleniyor. Güneş pillerinin temiz tutulması gerekiyor. Bir de tabi güneş ışığının olmadığı pek çok uygulama alanı var. Örneğin, toprağın üst yüzeyinin hemen altına yerleştirdiğimiz toprak sensörleri üzerinde çalışıyoruz.”

Pil veya güç kaynağı gerektirmeyen çözüm

Elektrokimyasal bir hücrede ayırıcı olarak gözenekli poliviniliden florür (PVDF) ve baryum titanat nanopartiküllerinden yapılmış bir piroelektrik kompozit malzemenin kullanılmasıyla, cihazın elektriksel özellikleri ısıtıldıkça veya soğutuldukça değişiyor. Bu eylem piroelektrik ayırıcının polarizasyonunu değiştiriyor. Bu sıcaklık değişimi de hücre içinde bir elektrik alanı yaratarak iyonların hareket etmesini ve hücrenin enerji depolamasını sağlıyor.

Tek bir ısıtma/soğutma döngüsünden santimetrekare başına sadece 100 mikro jul üretilmesine rağmen, bu bazı IoT uygulamalarının ihtiyaçları için yeterli olabilir. ABD Ulusal Bilim Vakfı tarafından finanse edilen çalışma, Royal Society of Chemistry tarafından yayınlanan Energy & Environmental Science dergisinin 21 Mart tarihli sayısında kapak konusu olarak yer alıyor.

Excel artık el yazısını metne dönüştürebiliyor!

Excel, veri girişi ve temel olarak e-tablo içeren her şey için en iyi araçlardan biri ve her alanda popüler olarak kullanılıyor. Excel kullanırken, çoğunlukla tercih edilen giriş yöntemi bir klavye.  Sonuçta, genellikle sayılar ve formüller gibi şeylerle uğraşıyorsunuz, dolayısıyla en etkili veri girişi yöntemi klavye ile yazmak. Ancak yalnızca metin veya sayı girmeniz gerekiyorsa artık desteklenen bir kalem ve dokunmatik ekranlı cihazla Excel’e bilgi girmek mümkün olacak.

Microsoft, daha önce Windows için Word, OneNote ve PowerPoint’te sunulan Ink to Text  Pen aracının artık Excel’e de geleceğini duyurdu. Bu özellik, dijital bir kalem veya ekran kalemi kullanarak el yazısını metne dönüştürmenize ve verileri basitleştirmenize olanak tanıyor. Hücre içeriğini seçmek ve silmek için Excel’deki Eylem Kaleminin işlevselliğini değiştirerek kalem hareketleri de kullanılabilecek.

Excel formüllerini girmek o kadar kolay değil

Bu özellik formülleri girerken zorlayıcı olabilir ve formüllerle uğraşmanız gerekiyorsa yine de bir klavyeyi yanınızda bulundurmanız gerekli. Ancak basit veri girişi yapıyorsanız, işinize oldukça yarayabilir. Büyük bir tableti klavyesiz kullanıyorsanız dokunmatik klavye hantal olacağından dolayı yazarak girmek en rahat seçenek olabilir.

Excel’de Ink to Text Pen aracını kullanmak için bu aracı Çizim sekmesinden seçmek gerekiyor. Dokunmatik özellikli cihazlar için Çizim sekmesi otomatik olarak etkinleştirilirken diğerleri için ayarlar aracılığıyla etkinleştirilebilir. Seçim yapıldıktan sonra, etkin sayfa, belirli hücreleri hedeflemeyi kolaylaştırmak için yakınlaştırır. Mevcut içeriği değiştirmek için hücrelerin üzerine yazmaya başlayabilir veya metni seçip silmek için hareketleri kullanabiliyorsunuz.   Ink to Text Pen özelliği şu anda Microsoft 365 Insider programındaki herkes tarafından kullanılabiliyor ve tüm hatalar giderildikten sonra önümüzdeki haftalarda veya aylarda Excel’in normal kararlı sürümünde de sunulacak. İşletim sisteminin ise 31 Ekim 2023 güncellemesinin (KB5031455) yüklü olduğu Windows 11 23H2 olması gerekiyor.

AB Meta’ya dezenformasyon soruşturması açmaya hazırlanıyor!

Avrupa Birliği, Haziran ayındaki AB seçimleri öncesinde Rus dezenformasyonuna karşı yeterince çaba göstermediği endişesiyle Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta’ya karşı resmi işlem başlatmaya hazırlanıyor. Brüksel’in bu hafta içinde Facebook ve Instagram’ın sahibine karşı aldatıcı reklam ve siyasi içerik politikaları nedeniyle harekete geçeceği bildiriliyor.

Komisyonun ayrıca seçim içeriğinin etkili bir şekilde izlenmemesi ve yasadışı içeriğin işaretlenmesine yönelik potansiyel olarak yetersiz bir mekanizma konusundaki endişelerini de dile getirmesi bekleniyor. Avrupa Komisyonu’nun Meta’nın moderasyon sisteminin, sahte haberlerin potansiyel yayılımını ve engelleyecek kadar sağlam olmadığından endişe duyduğu anlaşılıyor. Yetkililerin özellikle bir sosyal medya algı yöntemiyle Rus müdahalesinden çekindikleri ancak işlemlerde Kremlin’e atıfta bulunmaktan kaçınacakları düşünülüyor

AB’de teknoloji şirketlerini kendi içeriklerini yasalara uygunluk açısından düzenlemeye zorlayan kapsamlı yeni yasalar uyarınca, herhangi bir seçim kampanyası süresince ilgili seçime müdahale riskine karşı Facebook ve diğer sosyal ağların koruma sağlayacak sistemlere sahip olmaları gerekiyor. Meta’dan bir sözcü şunları söyledi: “Platformlarımızdaki riskleri tespit etmek ve azaltmak için köklü bir sürece sahibiz. Avrupa Komisyonu ile işbirliğimizi sürdürmeyi ve onlara bu çalışmayla ilgili daha fazla ayrıntı sunmayı dört gözle bekliyoruz.”

Sosyal ağlarda dezenformasyon stres testleri yapıldı

Meta’ya yönelik hamle doğrulanırsa, Komisyon’un Rus dezenformasyonuna karşı yeterli önlemlerin alınıp alınmadığını belirlemek üzere tüm büyük sosyal medya platformlarına stres testleri uygulamasından sadece birkaç gün sonra gerçekleşmiş olacak. Stres testleri, seçimleri etkilemeye yönelik tarihsel girişimlerin yanı sıra siber destekli bilgi manipülasyonuna dayanan bir dizi hayali senaryo içeriyordu. Bu senaryolar arasında deepfake’ler ve çevrimiçi taciz ve tehditler yoluyla gerçek görüşleri bastırma girişimleri de yer alıyordu.

Komisyon, “Amaç, platformların seçimler öncesinde ortaya çıkabilecek manipülatif davranışları, özellikle de farklı manipülatif taktik, teknik ve prosedürleri ele almaya hazır olup olmadıklarını test etmekti” dedi. Bu sayede sosyal medyanın, siyasetçilerin önümüzdeki altı hafta içinde yoğunlaşacağını tahmin ettikleri manipülasyona karşı dayanıklılığı test edilmiş oldu.

Avrupa Parlamentosu seçimleri 6-9 Haziran tarihlerinde, Rusya – Ukrayna savaşı sürerken ve blok genelinde dezenformasyonun arttığı bir ortamda gerçekleştiriliyor. Pazartesi günü parlamento, oy pusulalarında sadece belirli renk mürekkepli kalemlerin kabul edileceği iddiaları da dahil olmak üzere pek çok dezenformasyon tekniğinin nasıl işlediğini gösteren bir listeyi seçmenler için ipucu olması amacıyla yayınladı.

Slovakya, İspanya, Finlandiya ve Estonya’daki seçimlerde, oy kabinlerinde mürekkebi kaybolan kalemler bulunduğuna dair hikayeler sosyal medyada yayılırken, geçen yılki İspanya seçimlerinde seçmenlere oy kullanma merkezlerinde bombalar da dahil olmak üzere fiziksel tehditlerden bahsedilmişti.

Meta ve diğer sosyal medya platformları özellikle Ekim 2023’te gerçekleşen Hamas saldırısı ve ardından İsrail’in Filistin’e yönelik başlattığı saldırılar sırasında dezenformasyon yaymakla suçlanmış ve firmalar konuyla ilgili açıklamalar yapmıştı.

Yapay zekâ ürünü deepfake suçları artıyor!

Yapay zekâ içeren en son deepfake suç vakası geçen hafta ABD Maryland’deki bir lisede ortaya çıktı; polis, bir okul müdürünün sahte bir ses kaydıyla ırkçı olarak suçlandığını söyledi. Uzmanlar, bu vakanın sadece politikacıların ve ünlülerin değil, herkesin giderek güçlenen deepfake teknolojisi konusunda endişe duyması için bir başka neden olduğunu söylüyor.

Kaydedilmiş ses ve görüntülerin manipüle edilmesi yeni bir şey değil. Ancak birilerinin bilgileri kolayca değiştirebilmesi yeni bir olgu. Sosyal medyada dezenformasyonun hızla yayılabilmesi de öyle. Berkeley’deki California Üniversitesi‘nde profesör olan ve dijital adli tıp ve dezenformasyon konularına odaklanan Hany Farid, “Herkes saldırıya açıktır ve saldırıyı herkes yapabilir” diyor.

Okul müdürünü taklit eden sahte ses klibi, yapay zekânın ChatGPT, CoPilot ve Gemini gibi üretken yapay zekâ olarak bilinen alt kümesinin bir örneği. Bu sohbet robotları giderek daha kabiliyetli hale gelirken her türlü gerçekçi görüntüyü, videoları ve ses kliplerini yaratabiliyor. Son yıllarda daha ucuz ve kullanımı daha kolay hale gelen üretken yapay zekâ araçları deepfake yüzünden giderek korkutucu bir hale dönüşüyor.

Berkeley profesörü Farid, “Özellikle son bir yıldır, hemen herkes çevrimiçi bir hizmete girebilir ve ücretsiz olarak ya da ayda birkaç dolar karşılığında, birinin sesinin 30 saniyesini yükleyebilirler” diyor. Farid, bu saniyelerin bir sesli mesajdan, sosyal medya gönderisinden ya da gizli kayıttan gelebileceğini söyledi. Makine öğrenimi algoritmaları bir kişinin sesinin nasıl olduğunu yakalıyor ve klonlanmış konuşma daha sonra bir klavyede yazılan kelimelerden aynı seslendirme ile kolayca üretilebiliyor.

Son deepfake örneğinde neler yaşandı?

Son deepfake örneğine dönecek olursak, ABD Baltimore County’deki yetkililer, Pikesville Lisesi’nde spor direktörü olan Dazhon Darien’in Müdür Eric Eiswert’in sesini klonladığını söyledi. Polis, sahte kaydın ırkçı ve antisemitik yorumlar içerdiğini söyledi. Ses dosyası, sosyal medyada yayılmadan önce bazı öğretmenlerin gelen kutularında bir e-postada ortaya çıktı.

Polis, Eiswert’in Darien’in iş performansı ve okul fonlarının kötüye kullanıldığı iddialarıyla ilgili endişelerini dile getirmesinin ardından kaydın ortaya çıktığını söyledi. Yetkililer, sahte ses kaydının Eiswert’i izne çıkmaya zorladığını ve polisin evini koruduğunu söyledi. Okula öfkeli telefonlar yağarken, sosyal medyada da nefret dolu mesajlar birikti.

Dedektifler dışarıdan uzmanlardan kaydı analiz etmelerini istedi. Mahkeme kayıtlarına göre, uzmanlardan biri kaydın “yapay zekâ tarafından üretilen içeriğin izlerini taşıdığını ve sonradan insan tarafından düzenlendiğini” söyledi. Kayıtlara göre Berkeley profesörü Farid’in ikinci görüşü ise “birden fazla kaydın birbirine eklendiği” yönünde oldu.

Uzmanlar son dönemde bazı kişilerin ailelerden fidye parası almak için telefonda sözde kaçırılan çocukların seslerini klonladığını söylüyor. Bir başka yöntem ise acilen paraya ihtiyacı olan bir şirketin genel müdürü gibi davranarak para istemek.

Tuzağa düşmemek için ne yapılabilir?

Öncelikle, kullanıcıların duydukları her ses klibine doğrululuğunu sorgulamadan körü körüne inanmamaları gerekiyor. Bununla birlikte şirketler de yapay zekânın kötüye kullanımını engellemek için somut adımlar atmalı.

Yapay zekâ ses üretme teknolojisi sağlayıcılarının çoğu, araçlarının deepfake gibi zararlı kullanımlarını yasakladıklarını söylüyor. Ancak kendi kendine uygulama değişkenlik gösteriyor. Bazı tedarikçiler bir tür ses imzası gerektiriyor ya da bir sesin klonlanabilmesi için kullanıcılardan benzersiz bir dizi cümle kurmalarını istiyor.

Facebook’un ana şirketi Meta ve ChatGPT üreticisi OpenAI gibi daha büyük teknoloji şirketleri, kötüye kullanım riskleri nedeniyle yalnızca küçük bir grup güvenilir kullanıcının teknolojiyi denemesine izin veriyor.

Bilim adamları ucuz ve pratik bir süper pil tasarladı!

Bu devrim niteliğindeki pil prototipi, geleneksel pillerin ana bileşeni olan lityumdan (Li) 1000 kat daha bol ve daha ucuz bir kimyasal element olan sodyum (Na) kullanıyor.

Genel olarak sodyum iyon piller, daha düşük güç çıkışı, sınırlı depolama özellikleri ve uzun şarj süreleri gibi kısıtlamalarla karşı karşıya.

KAIST Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Bölümü’nden Profesör Jeung Ku Kang liderliğindeki yenilikçi pil tasarımı, geleneksel pillerde kullanılan anot malzemelerini süper kapasitörler için kullanılan katotlarla hibrit bir sisteme entegre ederek sodyum iyon bataryaların mevcut sınırlamalarıyla mücadele ediyor. Sonucun yüksek depolama kapasitesi ve hızlı şarj-deşarj oranları sağladığı bildiriliyor.

Hibrit bataryanın geliştirilmesi, pil tipi anotların enerji depolama oranının iyileştirilmesine ve süper kapasitör tipi katot malzemelerinin nispeten düşük kapasitesinin arttırılmasına dayanıyordu.

KAIST’teki araştırma ekibi, hibrit bataryaların optimize edilmiş bir sentezini oluşturmak için iki farklı metal-organik çerçeveden yararlandı ve bunun sonucunda gelişmiş kinetiğe sahip anot malzemesi ve yüksek kapasiteli bir katot malzemesi elde edildi.

Elektrik araç pil hacmi

Tamamen monte edilmiş hibrit sodyum iyon enerji depolama cihazının, ticari lityum iyon bataryaların enerji yoğunluğunu aştığı ve süper kapasitörlerin güç yoğunluğu özelliklerine uyduğu bildiriliyor. Profesör Kang, 247 Wh/kg enerji yoğunluğuna ve 34.748 W/kg güç yoğunluğuna sahip bu yeni pilin elektrikli araçlar, akıllı elektronikler ve havacılık teknolojileri de dahil olmak üzere çok çeşitli endüstrilerde kullanılabileceğini söylüyor.

KAIST doktora adayları Jong Hui Choi ve Dong Won Kim’in ortak yazdığı bu araştırmanın bulguları, uluslararası Energy Storage Materials dergisinde yayınlandı. 

Sürücüsüz araçlar Abu Dabi Otonom Yarış Ligi’nde yarıştı

Almanya’nın Münih Teknik Üniversitesi’nden (TUM) bir ekip, otonom sürüş teknolojisinin sınırlarını zorlayarak “yarış pistine bir bilim deneyi getirmek” olarak tanımlanan bir etkinlikte Yas Marina pistinde zafer kazandı. Yarışı takip edenler son derece sıkıcı geçtiğini söylese ve bu yarışların Formula 1 ya da NASCAR’ın sunduğu gösterilerle rekabet edebilmesi için önünde uzun bir yol olduğu açık olsa da organizatörler A2RL‘yi ciddi bir başarı olarak görüyor.

ABD, Almanya, İsviçre, Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Macaristan, Singapur ve İtalya gibi farklı ülkelerden grupları temsil eden sekiz takım 2,25 milyon dolarlık ödül fonu için yarıştı. Tüm takımların kullandıkları araç standart haliyle bir F1 otomobilinden sonra dünyanın en hızlı açık tekerlekli yarış otomobili olarak kabul edilen, 550 bhp güç üreten ve 186 mph’ye kadar hız yapabilen 2023 Dallara Super Formula oldu. Ekipler arasındaki fark ise, yapay zekâya nasıl araç sürüleceğini öğretmek için kullandıkları farklı kodlama becerileri, kullandıkları yapay zeka algoritmaları ve makine öğrenimini yetenekleri oldu.

Yapay zekanın ustalaşması gereken unsurlar arasında yol tutuş seviyelerini anlamak, lastik sıcaklıklarını yönetmek, rakip araçların hareketlerini tahmin etmek ve sollama yapmak yer alıyor.Daha önce başka yerlerde otonom yarışlar görmüş olsak da, A2RL ilk kez dört yapay zeka güdümlü yarış aracının aynı anda piste çıkmasına sahne oldu. Sekiz turluk bir zamana karşı yarış formatında düzenlenen etkinlik, katılımcıların spin atma ve rastgele durma gibi bazı dengesiz davranışlarıyla noktalandı.

İtalya’nın Polimove şirketine ait bir aracın spin atması, hızın 25 mil/saate düşürüldüğü “sarı bayrak” koşulları ve bir dizi teknik sorunun ardından yarış toplamda yaklaşık bir saat sürdü. TUM yarışçısı, öndeyken yavaşlayan ve ardından durma noktasına gelen İtalyan Unimore’u geçtikten sonra zafere ulaştı.

Etkinlik Abu Dabi İleri Teknoloji Araştırma Konseyi’nin (ATRC) bir yan kuruluşu olan ASPIRE tarafından düzenlendi ve yaşanan son derece bariz bazı sorunlara rağmen CEO Stephane Timpano ortaya çıkan sonuçtan memnun kaldı.  Timpano, yarışla ilgili olarak “A2RL’nin lansmanı spor ve teknoloji dünyasını yeniden şekillendirdi ve gelecek yıllar için kalıcı bir etki bıraktı,” dedi ve ekledi: “İleriye dönük olarak, odağımızı farklı araç türlerini içerecek şekilde genişletirken, dünya çapındaki en iyi yetenekleri cesaretlerini sergilemeleri için aktif olarak çekiyoruz.”

Yas Marina’da yaklaşık 10.000 seyirci hazır bulundu. Bu arada ana destek yarışı, eski Formula 1 yarışçısı Rus Daniil Kvyat’ın “AI vs Human” mücadelesinde otonom bir araçla bir gösteri yapmasına sahne oldu. Kyvat açıkça daha hızlı olmasına ve kolayca kazanmasına rağmen, daha sonra otonom sürüş teknolojisini övdü.

Bu arada, otonom sürüş teknolojisi gerek robotaksi firmalarının karıştığı kazalar ve iptal edilen lisanları gerekse de Ford ve Tesla’nın yaşadığı sorunlar nedeniyle oldukça zor bir dönemden geçiyor.

30 dakikada 10 girişim SDN Summit sahnesine çıktı!

Türkiye’nin en büyük teknoloji zirvesi SDN Summit, 27-28 Nisan tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. İki gün süren etkinlikte, telekom, mobilite, savunma sanayi, otomotiv, yenilenebilir enerji ve tüketici elektroniği gibi çeşitli sektörlerden öncü şirketler en yeni teknolojilerini ve inovatif ürünlerini sergiledi.

SDN Summit, 10.000’den fazla katılımcıyı ağırladı ve teknoloji dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Etkinlik, yeni ürün lansmanları, panel tartışmaları ve interaktif demo alanları ile ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim sundu. Etkinlikte, 30’dan fazla girişimci ve şirket temsilcisi, sektördeki güncel konuları ve geleceğin teknoloji trendlerini tartışmak üzere sahne aldı.

SDN Summit’te ayrıca, teknoloji dünyasının yenilikçi ruhunu yansıtan özel bir girişimler alanı da katılımcıları karşıladı. Bu alanda, teknoloji ve inovasyon odaklı birçok yeni girişim, kendi standlarında ziyaretçilere kendilerini ve ürünlerini tanıtma fırsatı buldu. Etkinliğin bu bölümü, başarılı olmak isteyen yeni şirketler ve girişimciler için değerli networking imkanları sunarken, ziyaretçiler de bu yeni fikirlerle doğrudan etkileşimde bulunarak ilham aldılar. SDN Summit, girişimcilik ekosistemine katkıda bulunmayı ve yenilikçi fikirleri desteklemeyi hedefleyen bu özel alanda birçok yeniliğe ev sahipliği yaptı.

SDN Summit girişimler sahnesinde yer alan 10 girişim

Navlungo: Türkiye’den dünya genelinde 3000’den fazla rotaya lojistik teklifi alma imkanı veren Navlungo; hava, kara, deniz ve tren yolu taşıma alternatiflerini saniyeler içinde kullanıcılarına sunarak ekonomik kazanımın yanı sıra, zamandan da tasarruf sağlıyor.

Helimore: 10 litrelik ilaçlama kapasitesine sahip, belirlenen noktalarda otonom uçuş sağlayan, görev yapacağı alandaki zararlı otları anlık görüntü işleme teknikleri ile fark eden ve ilaçlama yapan drone geliştirmektedir.

Coridor: Gençlerin oyunlaştırma ile kurumsal sosyal sosyal sorumluluk projelerine katılmasını sağlarken; kurumlara müşteri sadakati kazanma, deneyimsel gençlik pazarlaması ve ölçümleme imkanı sunan deneyim ve analiz yazılımıdır.

Utilify: Blokzincir tabanlı topluluk etkileşim platformudur.

Wisersense: Wisersense, makinalarınızda bir arıza oluşmaya başladığında uyarılmanızı ve önlemenizi sağlayan akıllı bir kestirimci bakım sistemidir.

Newky: Patentli IOT cihazı ve uygulaması üzerinden kullanıcının biyometrik verileri ile cep telefonunu güvenli dijital anahtara dönüştürerek araç, kapı, cihaz ve dosyalarla eşleştirip kullanıma erişim izni sağlamaktadır.

Octovan: Android ve iOS marketlerde yayında olan Octovan, telefonunuz üzerinden 79 TL’den başlayan fiyatlarla nakliye aracınızı bulmanızı, ihtiyacınıza yönelik araçla beraber ekstra taşıyıcı hizmeti alabilmenizi, eşyalarınızı sigortalamanızı ve tüm bu hizmeti kredi kartınızla ödeyebilmenizi sağlıyor.

esular: Kablosuz ve pilli tam otomatik IoT yapılı akıllı sulama sistemi alt yapısı ile çiftçileri, uygulayıcıları ve üreticileri bir araya getirirken, etkin akıllı sulama çözümü sunuyor.

Wyseye: Araç hasarlarını hızlı, hassas ve objektif bir şekilde değerlendirmeye olanak tanıyan yapay zekâ destekli bir platform sunmaktadır.

Tamamliyo: Sigorta şirketler ile sigorta ürünü satmak isteyen şirketleri birbirine entegre eden embedded insurance girişimidir.

SDN Summit’in büyük ilgi görmesi üzerine, ShiftDelete.Net 2025 yılı için daha büyük bir etkinlik planlıyor.

Merakla beklenen iPad lansmanında neler olacak?

0

Etkinliğin iPad’e odaklanması muhtemel. Söylentilerin çoğu bunun başrolde olacağına işaret ediyor; hatta davetiyede bile bir Apple Pencil yer alıyordu, bu da neyin başrolde olacağına dair neredeyse doğrudan bir onay.

Apple ayrıca geçen yıldan bu yana iPad’lerinden hiçbirini güncellemedi, bu da artık hepsinin gecikmiş olduğu anlamına geliyor.

Bu nedenle etkinlikte yeni Mac’ler veya iPhone’lar gibi başka büyük duyuruların görülmesi pek olası değil, ancak yine de bazı sürprizler içerebilir. İşte önümüzdeki hafta 7 Mayıs’ta gerçekleşecek etkinlikten beklediğimiz her şey.

iPad Air

İPad Air bir güncelleme bekliyor. İki yıldan fazla bir süredir yenileme yapılmadı ve kendini göstermeye başlıyor.

Apple’ın şu anda çalıştırdığı M1’den M2 çipini eklemesi bekleniyor. Ve ilk kez daha büyük bir boyutta gelebilir; şu anda daha büyük 12,9 inç ekrana sahip olmak için iPad Pro’ya ekstra ödeme yapmanız gerekiyor.

iPad Pro

iPad serisinin premium üyesinin premium yükseltmeler alması bekleniyor. Bunların arasında yeni bir OLED ekran, dizüstü bilgisayar yatay olarak kullanıldığında doğru yerde olacak şekilde kamera yerleşiminde bir değişiklik ve yapay zekaya odaklanabilecek tamamen yeni bir çip yer aldığı söyleniyor.

Dış tarafta da daha belirgin tasarım değişiklikleri olabilir. Kısmen OLED ekranın daha ince olabilmesi nedeniyle boyutun küçültülmesi bekleniyor ve çerçeveler daha küçük olabilir.

iPad ve iPad Mini

iPad Mini ve iPad hakkında daha az söylenti vardı. iPad Mini, mevcut serinin en uzun süre güncelleme yapılmadan kalan üyesi. Eylül 2021’den bu yana bu tabletin yeni bir sürümü çıkmadı; bu da tabletin artık iki yıl yedi aylık olduğu anlamına geliyor.

iPad biraz daha yeni ve son güncellemesini Ekim 2022’de aldı. Ancak güncelleme olmadan bu süre normalden çok daha uzun; ondan önceki sürüm de Eylül 2021’de yayınlandı ve genellikle kabaca yıllık bir döngüye sahip.

Dolayısıyla bu tabletlerin hiçbiri güncelleme almazsa iPad Air ve Pro karşısında çok eski görünebilirler. Basitçe daha küçük çip güncellemeleri veya benzer yükseltmeler alabilirler veya Apple onları serinin daha ucuz ucu olarak bırakabilir ve daha yeni teknoloji arayan herkesi daha kaliteli Air ve Pro’ya ödeme yapmaya teşvik edebilir.

Apple Pencil

Bu, davetin yıldızıydı ve muhtemelen etkinliğin merkezinde yer alacak. Apple’ın yepyeni bir Apple Pencil’ı tanıtacağı yönünde yaygın söylentiler var.

Güncellemenin ne getireceği tam olarak belli değil. Ancak söylentiler, güncellemenin ilk kez MacBook’un trackpad’inin sanki basıyormuş gibi hissetmesini sağlayan küçük titreşimlere benzer dokunsal geri bildirim içerebileceğini öne sürüyor.

Bu aynı zamanda Apple’ın kafa karıştırıcı Pencil serisini temizlemesine de yardımcı olabilir. Şu anda Apple, Pencil’ın üç farklı versiyonunu sunuyor; özelliklerin ve uyumlulukların çözülmesi biraz kafa karıştırıcı.

Bazı söylentiler, Pencil‘ın yeni versiyonunun Vision Pro ile çalışabileceğini öne sürdü, ancak hemen işe yaramayabilir.

Yeni klavye

Apple’ın başka bir büyük aksesuar üzerinde çalıştığı da söyleniyor: iPad için güncellenmiş bir klavye. Bazı söylentiler bunun metal olabileceğini ve iPad’in daha çok dizüstü bilgisayar gibi bir şeye dönüşebileceğini öne sürüyor.

Yazılım

Yeni iPad Pro yapay zekaya odaklanacaksa muhtemelen üzerinde çalışacak yeni bir yapay zeka yazılımına ihtiyaç duyacaktır. Apple, mevcut ürünlerinin çoğuna yapay zeka araçlarını dahil etse de, bunların mevcut donanımda gayet iyi çalıştığı aşikar.

Ancak Apple genellikle yeni özellikleri ve önemli yazılım güncellemelerini başlatmak için Haziran ayındaki Dünya Çapında Geliştiriciler Konferansı etkinliğini kullanıyor. Bu yılki etkinliğin bazı yapay zeka güncellemelerini içereceği zaten söylendi.

Peki yeni lansman yeni yapay zeka araçlarını veya en azından bunların ne olabileceğine dair bazı ipuçlarını içerecek mi? Yoksa bu kez donanımı alıp, oluşturulan yazılımın çalışması için Haziran ayına kadar mı bekleyeceğiz?

Apple’dan yeni bir şeyler daha gelir mi?

Etkinlik iPad’lere odaklanmış gibi görünüyor ve Apple’ın çok fazla yeni ürün tanıtarak dikkatleri üzerine çekmesi pek olası değil. Bu nedenle muhtemelen herhangi bir sürpriz ya da başka bir duyuru olmayacak gibi görünüyor.

Ancak en büyük soru, Apple’ın Vision Pro kulaklığını diğer ülkelerde ne zaman tanıtacağı. ABD’de piyasaya sürüldüğünde bu yılın sonlarında diğer ülkelere de geleceğini söyledi ancak o zamandan beri hiçbir şey söylemedi.

Apple aynı etkinlikte daha geniş çapta satışa sunulacağını duyurmayı seçebilir mi? Henüz buna işaret eden hiçbir söylenti yok, ancak bu hala mümkün.

Bulutistan, Avrupa pazarında büyümeyi hedefliyor!

0

Turcorn 100 Programı’na kabul edilen Türkiye’nin ilk ve tek bulut hizmet sağlayıcısı Bulutistan, uluslararası teknoloji şirketi olma hedefiyle yurt içi ve yurt dışındaki büyüme yolculuğunu sürdürüyor.

İstanbul’da düzenlenen basın toplantısına katılan Bulutistan kurucusu ve CEO’su Begim Başlıgil, Bulutistan Türkiye Genel Müdürü Gökhan Gençtürk ve CTO Hakan İnanır, global ve Türkiye bulut pazarıyla ilgili büyüme beklentilerini yanı sıra, sektörlerin bulut saklama trendleri ve Bulutistan’ın yurt içi ve yurt dışı pazardaki büyüme hedeflerini paylaştı.

Toplantıda konuşan Bulutistan Kurucusu ve CEO’su Begim Başlıgil, dünyada dijital dönüşümün hız kazanmasının bulut bilişim çözümlerine ihtiyacı artırdığını belirterek, 2023 yılı itibarıyla yaklaşık 600 milyar dolar olan küresel bulut pazarı büyüklüğünün 2027 yılında yaklaşık 900 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini söyledi. Başlıgil, Türkiye’de ise henüz olgunlaşma aşamasında olan bulut pazarının 500 milyon dolar civarında olduğunu birkaç yıl içerisinde 1 milyar dolar seviyesine ulaşmasını tahmin ettiklerini vurguladı.

Bulutistan’ın Türkiye ve yurt dışındaki yapılanmasıyla ilgili bilgi veren Begim Başlıgil, ana firmanın ICT Bulut Bilişim A.Ş olduğunu, Bulutistan’ın ise Türkiye ve Azerbaycan’da kullanılan bir isim olduğunu ifade etti. Başlıgil, Avrupa pazarında ise ICT Cloud markasıyla faaliyet gösterdiklerini bu şirketin geçen yıl Almanya’nın finans ve telekomünikasyon merkezi Frankfurt’ta kurulduğuna dikkat çekti. Avrupa pazarında faaliyet gösteren ICT Cloud GmbH’nin ana firma olan ICT Bulut Bilişim A.Ş’nin yüzde 100 iştiraki olduğunu dile getirdi. 

Avrupa pazarında yüzde 100 Türkiye sermayeli bir yatırımcı

Başlıgil, Bulutistan’ın büyüme ivmesine dikkat çekerek; “Geçmiş yıllarda Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketi olmanın gururunu yaşadık ve Avrupa’da da bu başarıyı sürdürdük. Yatırımcılarımızla birlikte ivmemizi artırdık ve büyümeye devam ettik. Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin %76’sına ve 20 holdingin %80’ine hizmet veriyoruz. Pazar payı geliri olarak dördüncü, müşteri sayısı olarak birinci olduğumuza inanıyoruz. Türkiye’de hiper ölçekli firmalarla rekabet edebiliyorsak, yurtdışında da edebiliriz. Samimiyet endeksi aracılığıyla Azerbaycan’dan başlayarak müşteri tabanımızı genişletiyoruz. Özellikle devlet hizmetleri için girişimlerde bulunuyor ve yeni pazarlara yatırım yapıyoruz. 

Frankfurt’ta şirket kurduk ve hızlı bir şekilde büyümeye devam ediyoruz. Almanya, İsviçre, Hollanda ve sonrasında Londra ve Dubai’de de faaliyet göstermek için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Avrupa pazarında yüzde 100 Türkiye sermayeli yatırımcıyız. Uluslararası gelirlerimizi %200 artırdık. Bununla birlikte değerlerimiz de önemli ölçüde arttı ve şirket değerlememiz unicorn seviyesine yaklaşıyor. Ancak, tek bir hedefe odaklanmak yerine uluslararası bir teknoloji şirketi olmayı hedefleyerek, gençlerin tercih ettiği bir iş ortamı yaratmak istiyoruz. Bu hedefimiz oldukça umut verici ve vizyonumuzu gerçekleştirmek için kararlıyız” dedi.

Yapay zeka şu anda sektörün önde gelen trendi

Teknoloji alanında Türkiye’nin devasa bir potansiyeli olduğuna dikkat çeken Başlıgil; “Türkiye’nin ilacı teknoloji yatırımı yapmak. Burası sektörde hızlı sonuçlar alabileceğimiz ve büyük etki yaratabileceğimiz bir yer. Yapay zeka, şu anda sektörün önde gelen trendi. Kurumlar, iş süreçlerinde yapay zekayı nasıl kullanacaklarını henüz tam olarak bilmiyorlar ve bu alanda yapay zeka danışmanlığına olan ihtiyaç artıyor. Danışmanlık sonrasında, çözümleri üreten yazılım şirketleri devreye giriyor. Yapay zekada üç temel alan var: eğitim, optimizasyon ve çıkarım. Bu alanda farklı iş süreçlerinin otomasyonu her geçen gün daha fazla konuşulmaya başlanıyor. Yapay zekanın gelişimine dünya genelinde karşı durmak mümkün değil; bu yüzden tüm dünyada yapay zeka tartışılıyor ve gelişimi devam edecek” açıklamasında bulundu. 

Devlet tarafında bir teknoloji politikası olması gerekli

Teknoloji alanındaki teşviklerle de görüş paylaşan Başlıgil, “Konu sadece finansla sınırlı değil. Birçok ülkede, ülkeler kendi şirketlerini tercih ediyorlar, özellikle teknoloji alanında. Satın almacılar ve IT uzmanları açısından bakıldığında, bir perspektif değişikliğine ihtiyacımız var. İyi işler yapıyoruz, ancak bunları sahiplenme konusunda geri kalıyoruz. Teknolojik açıdan geride değiliz, sadece kurumsal olarak daha ileri gitmemiz gerekiyor. Bu nedenle teşviklerden öte, kendi markalarımızı sahiplenmeyi öğrenmeliyiz. Devletin de bir teknoloji politikasına ihtiyacı var. Bu politika, sadece teknolojiye odaklanan, net hedefleri olan bir yapıya sahip olmalı. Finansal destek önemli, ancak asıl kritik olan bu değişimi sağlamak” diye konuştu. 

Yönetim kurullarında bir sandalye yapay zekaya ayrılacak

Bulutistan Türkiye Genel Müdürü Gökhan Gençtürk, şu anda hem dünyada hem Türkiye’de her sektörde yapay zeka furyası yaşandığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Her sektörde insanlar “yapay zekayla ne yapabilirim” diye sormaya başladı. Çünkü büyük bir furya geliyor. Örneğin GPU, yapay zeka işlemcileri ve diğer görselleştirme teknolojileri üreten Amerikan teknoloji şirketi Nvidia bir anda dünyanın en değerli markaları arasına girdi. 

Bize de gittiğimiz her müşteri bu konuyu soruyor. Özellikle GPU (Graphics Processing Unit) ile donatılmış sunucuları soruyorlar. Çünkü yapay zekayla çalışabilmesi için mevcuttaki donanım alt yapısı, teknolojisi yetmiyor. Daha gelişmiş bir teknoloji gerekiyor. GPU tabanlı donanımlar şu anda tercih ediliyor ve bekleniyor. Biz orada da öncü davrandık.”

Gençtürk, yapay zekanın şirketlere katkısının genel anlamda süreçte, kaynakta, işlem hızında ve karar mekanizmasında olacağını belirterek, “Hatta bir süre sonra şirketlerin yönetim kurullarında bir sandalye yapay zekaya ayrılacak. Çünkü hiç kimse yapay zekanın eriştiği dataya erişemiyor. Onun kadar hızlı düşünemez. Onun gibi farklı algoritmalardan çözüm öneremez.” dedi.

CTO Hakan İnanır: “2023 yılında kabinet sayımızı yüzde 71, tükettiğimiz enerjiyi yüzde 75 artırdık”

Bulutistan Teknolojiden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi (CTO) Hakan İnanır, Bulutistan’ın işlem rakamlarıyla ilgili şu bilgileri paylaştı: “2023 yılında kabinet sayımızı yüzde 71, tükettiğimiz enerjiyi yüzde 75 artırdık.   Bu alt yapımızdaki büyümenin ve çeşitliliğin çok önemli bir göstergesi. Yine SAP Hana Cloud pazarındaki altyapımızı yüzde 40 büyüttük ki, SAP Hana alt yapımızın ayakta kalma süresi %100. Bununla birlikte süreklilik de çok önemli, sistemlerimizi yedekliyoruz ve günde 1 milyona yaklaşan back-up aldık. Bunlar çok büyük işlem hacimleri anlamına geliyor. Tüm bunları yaparken günde 2 milyonun üzirinde değeri ölçüyor ve kendimizi de analizlerimizle geliştiriyoruz.”  

Samsung, AI bellek yongası tedarikini üç katına çıkaracak!

Bu amaçla Samsung, bu aydan itibaren sekiz DRAM bellek yongasını üst üste istifleyen HBM3E adlı beşinci nesil HBM yongasını üretmeye başladı ve ikinci çeyrekte 12 katmanlı bir HBM3E’nin seri üretimini yapmayı planlıyor.

Duyuru, şirketin ilk çeyrekte, yarı iletken ve akıllı telefon işlerinin etkisiyle 2023’ün aynı dönemine göre yüzde 931,87 artışla 6,61 trilyon won (4,78 milyar dolar) işletme karı elde etmesinden sonra geldi. Samsung, yıllık yüzde 12,82 artışla 71,92 trilyon wonluk satış elde etti.

Samsung, 2024’te AI bellek yongası tedarikini üç katına çıkarma sözü verdi.

Samsung’un bellek iş biriminin icra başkan yardımcısı Kim Jae-june, yatırımcılara birinci çeyrek kazanç çağrısı sırasında “Bu yılın HBM tedarik hacmi, geçen yıla göre üç katından fazla artmaya devam edecek ve müşterilerle zaten görüşülüp anlaşıldı.” dedi.

“Gelecek yıl, bu yılın en az iki katı kadar tedarik etmeyi planlıyoruz.”

Teknoloji devi, satış ve faaliyet kârındaki artışları, artan bellek yongaları fiyatlarına ve amiral gemisi akıllı telefonu Galaxy S24 serisinin güçlü satışlarına bağladı.

Spesifik olarak, Samsung’un bellek yongası işinden sorumlu Cihaz Çözümleri bölümü, 1,91 trilyon wonluk işletme kârı elde ederek beş çeyrekte ilk kez kâr elde etti. Çip bölümü, 2022’nin dördüncü çeyreğinde 270 milyar won işletme kârı kaydettikten sonra 2023’ün dört çeyreğinin tamamında faaliyet zararı yaşadı.

Akıllı telefonlar ve ev aletleriyle ilgilenen Device eXperience (DX) bölümü, 4,07 trilyon won işletme karı bildirdi. Samsung, Galaxy S24 serisinde yüklü olan Galaxy AI özelliğinin müşteriler tarafından oldukça beğenildiğini vurguladı.

Samsung Galaxy S24

Samsung’un ev aletleri iş kolu, 75 inç veya daha büyük TV’ler, birinci sınıf klimalar ve yapay zekalı ev aletleri gibi yüksek fiyatlı ürünleri satmaya odaklandığı için güçlü talep gördü.

Öte yandan Samsung Display’in faaliyet kârı, yoğun satış rekabeti nedeniyle yıllık yüzde 56,4 düşüşle 340 milyar won’a geriledi.

Samsung, ikinci çeyrekte olumlu iş koşullarının devam etmesini beklediğini söyledi.

Sunucular ve depolama için bellek yongalarının satışlarının, üretken yapay zekadan gelen talebin devam etmesi nedeniyle artması beklenirken, yonga fiyatlarının da artması bekleniyor.

Kim, “Son zamanlarda üretken yapay zeka modelleri gelişmeye devam ettikçe, SSD tedarikine yönelik taleplerde de bir artış oldu.” dedi. “Bu yıl sunucular için SSD sevkiyat hacminin geçen yıla göre yüzde 80 oranında artması bekleniyor.”

Akıllı telefon bölümü, bu yılın ikinci yarısında piyasaya sürülecek olan gelecek nesil katlanabilir cihazları için yapay zeka kullanıcı deneyimini geliştirmeyi hedefliyor. Ayrıca Samsung, aynı dönemde Galaxy Ring akıllı cihazını tanıtmak için yaptığı hazırlıklarını doğruladı.

Yonga tasarım şirketleri için yonga üreten dökümhane işletmesiyle ilgili olarak Samsung, ABD’nin Teksas eyaletinde şu anda inşaat halinde olan Taylor fabrikasının 2026 yılında seri üretime başlamasının beklendiğini duyurdu.

ChatGPT Plus’a yeni hafıza özelliği geldi!

0

OpenAI tarafından geliştirilen üretken yapay zekâ sohbet robotu ChatGPT kısa süre önce önemli bir güncelleme aldı. Bu güncelleme kapsamında yapay zekâ aracına, hafıza özelliği geldi. Hem ücretsiz hem de ücretli sürümlerinde birkaç ay süren testlerin ardından OpenAI, Kore ve Avrupa hariç tüm bölgelerde şimdilik sadece ödeme yapan müşteriler için bu özelliği etkinleştirmeyi seçti.

ChatGPT Plus, yapay zekâ ile komutla yönlendirilen “konuşmalar” sırasında, sizinle ilgili ayrıntılar da dahil olmak üzere konuşmalarla ilgili önemli gerçekleri hatırlayabilir ve ardından bu bilgileri gelecekteki etkileşimlere uygulayabilir. Başka bir deyişle, ChatGPT Plus biraz ilgisiz bir tanıdıktan, doğum gününüzün önümüzdeki hafta olduğunu veya yakın zamanda bir köpek satın aldığınızı hatırlayacak kadar önemseyen bir arkadaşa dönüştü. Sisteme bir şeyi dolaylı olarak hatırlamasını söyleyebilir veya sadece hatırlamasını istediğiniz şeyleri net olarak kendiniz belirtebilirsiniz.

Bu yeni özellik ilk bakışta çok büyük bir adım gibi gelmese de aslında ChatGPT gibi yapay zekâ araçlarını çok daha kullanışlı ya da tamamen korkutucu hale getirebilecek türden bir şey. Şimdiye kadar çoğunlukla her açılışında sıfırdan konuşmaya başladığımız adeta kısa süreli hafıza kaybı yaşayan üretken yapay zekâ sohbet robotlarıyla uğraştık. ChatGPT, Gemini, Grok veya Microsoft CopIlot bağlamı korumak için iyi bir iş çıkardıkları uzun konuşmalar sürdürebilse de bir konuşmayı bitirip başka bir konuşmaya başladığınızda, sizin hakkınızda ya da üç dakika önce yaptığınız konuşma hakkında hiçbir şey bilmeyen tamamen farklı bir kişiyle karşılaşmış gibi oluyordunuz. Şimdi bu değişiyor.

ChatGPT Plus hafızasını kontrol etmek

Yeni güncelleme, yapay zekâ sohbet robotlarının bir anlamda birer web tarayıcısı gibi işlev görmesini sağlayacak. Google Chrome, Safari ve Opera gibi Web tarayıcılar, siz Gizlilik Modu’nu aktif etmediğini veya tarayıcı geçmişini temizlemediğiniz sürece, tüm tarayıcı geçmişinizi kaydederler. Buradaki amaç hem kullanıcıya ilgi alanları dahilinde sonuçlar göstermek hem de kullanıcı verisini (anonimleştirildiği iddia edilmekle birlikte) satarak hedefli reklamcılık vs ile para kazanmaktır.

Şimdi ChatGPT Plus’a da kendiniz hakkında hatırlamasını istediğiniz şeyleri söyleyerek Hafızasını oluşturmasına yardımcı olabilirsiniz. Bunu yaptığınızda, örneğin yaşınızı veya nerede yaşadığınızı sorduğunuzda, size söyleyebileceğini fark edeceksiniz. ChatGPT ayrıca bu ayrıntıları alacak ve bunları gelecekteki sorgularla birleştirecek, bu da konuşmanızı kısaltabilir ve sonuçları daha doğru ve kullanışlı hale getirebilir.

Güncelleme sonrasında aktif hale gelen hafıza özelliği, varsayılan olarak etkindir. Bunu Ayarlar/Kişiselleştirme altında bulabilirsiniz. Bu ayarlarda hafızayı kapatabileceğiniz bir geçiş anahtarı  da mevcut.

ChatGPT Plus’ın tüm anılarını görmek için, Hafıza açıklaması ve geçişinin hemen altında bulunan Yönet düğmesini seçebilirsiniz. Başlangıçta hafıza boşken, her sohbetin ardından “bellek güncellemesi” yapılır ve sohbetinizin ana hatları kayda alınır. Bu sayede örneğin yapay zekâ sohbet robotuna ev bitkilerini çok sevdiğinizi söylerseniz, daha sonra başka bir sohbette evimi nasıl yeniden dekore edebilirim diye sorduğunuzda size “Evinize birkaç ev bitkisi eklemek evinizi canlandırmak için harika bir yoldur! Sadece mekanı güzelleştirmekle kalmaz, aynı zamanda hava kalitesini artırır ve ruh halinizi iyileştirebilir. Ev bitkilerini sevdiğiniz için…. sahip olduğunuz türleri çeşitlendirmeyi düşünebilirsiniz” yanıtını verecektir.

Bu özellik şimdilik sadece ücretli aboneler için sunuluyor. GPT-4 modeline erişim sağlayan bir ChatGPT Plus aboneliği aylık 20 dolar civarında.  

Tesla araçlar otopilot ile ilgili inceleme altında!

Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), Cuma günü otomobil üreticisinin Otopilot gelişmiş sürücü destek sistemlerine sahip neredeyse her Tesla aracını geri çağırmasının ardından bir soruşturma başlatıldığını duyurdu.

İlk olarak Aralık ayında bir yazılım güncellemesi olarak uygulanan geri çağırma, 2 milyondan fazla Tesla aracını kapsıyordu ve sistemin “sürücülerin yanlış kullanımını” ele almayı amaçlayarak sürücülerin Otopilot kullanırken dikkatli kalmasını sağlayan özelliklerin dahil edilmesini gerektiriyordu. NHTSA şimdi Tesla’nın geri çağırmanın ardından aldığı düzeltici önlemlerin yetersiz olduğunu ileri sürüyor.

NHTSA’nın raporuna göre, Arıza Araştırmaları Ofisi, güncellenmiş Otopilot yazılımıyla donatılmış araçların potansiyel olarak sürücü dikkatsizliğinden kaynaklanabilecek kazalara karıştığı örnekleri gösteren “çözüm sonrası kaza olayları” ile ilgili endişeleri dile getirdi.

Ek olarak NHTSA, Tesla’nın geri çağırma çözümünün “sahibin dahil olmasını gerektirdiğini ve sürücünün bunu kolayca tersine çevirmesine olanak tanıdığını” açıkladığını vurguladı.

Ayrıca NHTSA, yalnızca kaza olaylarından değil aynı zamanda “tedavi edilen araçlara” ilişkin kendi değerlendirmelerinden kaynaklanan endişelerini de dile getirdi.

Üç yıl önce başlatılan ilk soruşturma sırasında NHTSA, “bir veya daha fazla ölümle sonuçlanan ve çok daha fazlasının, sürücünün sistemi öngörülebilir şekilde yanlış kullanmasının belirgin bir rol oynadığı ciddi yaralanmaları içeren” en az 13 Tesla kazası tespit etti.

Tesla, NHTSA’nın son eylemlerine yanıt olarak henüz herhangi bir açıklama yayınlamadı.

Tesla’nın Otopilot sürücü destek yazılımı ve Tam Otomatik Sürüş (FSD) otonom yazılımıyla ilgili zorlukları, otonom sürüş teknolojisine yatırım yapan bir şirket için önemli engeller oluşturuyor.

Musk kısa süre önce 8 Ağustos’ta bir robotaksinin yakında tanıtılacağını duyurdu ve Tesla robotaksinin şirketin geleceğini temsil ettiğine ve geniş bir pazar fırsatının kilidini açtığına olan inancını yeniden doğruladı.

Seviye 2 otonom yazılım olarak sınıflandırılan Otopilot ile ilgili sorunlar, Seviye 4 ve Seviye 5 otonomi olarak sınıflandırılan tam otonom sürüş kabiliyetine ulaşma konusunda şüpheleri artırıyor. Söylentiler, Tesla’nın robotaksisinin direksiyon simidi veya pedallardan yoksun olabileceğini ve bu da tam Seviye 5 özerkliğine işaret ettiğini öne sürüyor.

Tesla, tamamen otonom sürüş sorununu çözmeyi başarsa bile uygulanabilir bir çözüme hâlâ yıllar var olabilir.

Google’ın eski CEO’su John Krafcik, “Tesla, sekiz yıl önce tüm arabalarının tamamen otonom olacağına söz verdi ve bu dönemde yaklaşımlarını birkaç kez değiştirmiş olsalar da, pek çok kişi hala tam otonomi elde etmekten yıllar uzakta olduklarına inanıyor.” dedi.

Roblox ve Walmart’tan E-ticaret hamlesi!

Sanal dünyanın dev ismi Roblox, gerçek dünyayla sınırlarını kaldırıyor! Artık oyuncular, Walmart’ın Roblox içindeki mağazasından alışveriş yapabilecek ve ürünleri gerçek hayatta kapılarında bulabilecek.

Walmart, Roblox evrenindeki varlığını bir adım öteye taşıyarak, oyunculara gerçek ürünler satmaya başlıyor. “Walmart Land” içinde yer alan yeni mağazada, seçili Walmart ürünlerinin sanal versiyonlarını deneyimleyebilir, beğendiğiniz ürünleri gerçek hayatta satın alabilirsiniz.

Roblox İçinden Walmart.com’a Giriş

Sistem, Roblox içinde açılan bir tarayıcı penceresi aracılığıyla çalışıyor. Oyuncular, sanal mağazada ürünleri denedikten sonra, Walmart.com‘a benzer bir arayüzle alışverişlerini tamamlayabiliyor. Ödeme ve kargo işlemleri ise Walmart tarafından güvenli bir şekilde gerçekleştiriliyor.

Pilot Uygulama Mayıs Ayı Boyunca Devam Edecek

Bu devrim niteliğindeki proje, Mayıs ayı boyunca pilot uygulama olarak devam edecek. Bu süreçte elde edilen veriler ve kullanıcı geri bildirimleri, gelecekteki e-ticaret deneyimlerini şekillendirmede kullanılacak.

Roblox’un e-ticarete adım atması, şirketin sadece bir oyun platformu olmaktan çıkıp, çok yönlü bir dijital platforma dönüşme hedefini gösteriyor. Bu adımla birlikte, Roblox’un Facebook ve Amazon gibi devlerin izinden giderek, farklı alanlarda da büyümesi bekleniyor.

Markalar ve İçerik Üreticileri İçin Yeni Fırsatlar

Roblox’taki e-ticaret imkanı, sadece Walmart gibi perakende devleri için değil, aynı zamanda markalar ve içerik üreticileri için de yeni fırsatlar sunuyor. Kendi Roblox dünyalarına sahip olan markalar, bu sayede ürünlerini doğrudan oyunculara ulaştırabilecek.

Walmart, pilot uygulamanın başarılı olması durumunda, Roblox içindeki e-ticaret varlığını genişletmeyi planlıyor. Hatta şirketin hedefi, platform genelinde varsayılan e-ticaret sağlayıcısı olmak.

G7 Ülkeleri Kömüre Veda Ediyor!

Bu karar, fosil yakıtlardan uzaklaşma yolunda atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. İtalya Enerji Bakanı ve G7 Bakanlar Toplantısı Başkanı Gilberto Pichetto Fratin, “Teknik bir anlaşmaya varıldı, nihai siyasi anlaşmayı Salı günü imzalayacağız” şeklinde açıklamada bulundu.

Bakanlar, ekonomilerini karbondan arındırmaya yönelik G7 taahhütlerini detaylandıran nihai bir bildiri yayınlayacak.

Rus Gazına Kısıtlama Gelebilir

Pichetto, bakanların ayrıca Avrupa Komisyonu’nun kısa vadede önermesi beklenen, Rusya’dan Avrupa’ya sıvılaştırılmış doğal gaz ithalatına olası kısıtlamaları da değerlendirdiğini belirtti.

Bakan, gazetecilerle yaptığı brifingde “Konu, G7’nin teknik ve siyasi gündeminde. Üzerinde çalışıyoruz, daha fazlasını söyleyemem… Nihai bir karar çıkarsa bunu duyuracağım” dedi.

Kömür ve Nükleer Enerji

Kömürle ilgili anlaşma, geçen yıl COP28 Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde belirtilen, en kirletici fosil yakıt olan kömürden aşamalı olarak çıkış yönünde önemli bir adım olarak nitelendiriliyor.

İtalya, geçen yıl toplam elektriğinin %4,7’sini bir avuç kömürlü termik santralden üretti. Roma şu anda, son tarih 2028 olan Sardunya adası hariç, santrallerini 2025 yılına kadar kapatmayı planlıyor.

Almanya ve Japonya’da kömür daha büyük bir role sahip; geçen yıl bu yakıtla üretilen elektriğin payı toplamın %25’inden fazla.

Geçen yıl Japonya’nın başkanlığında G7, belirli bir son tarih belirtmeden kömürle çalışan enerji üretimini aşamalı olarak sonlandırmaya yönelik somut adımlara öncelik verme sözü verdi.

Nükleer enerji ve biyoyakıtlar, İtalya’nın toplantı gündeminin başında gelen diğer iki konu. Pichetto, her ikisinin de G7 ülkelerinin enerji üretimi ve taşımacılığında karbondan arındırma için seçebileceği seçenekler arasında nihai bildiride yer alacağını söyledi.

Bir kaynağa göre, G7 bloğu ayrıca, kesintili olan yenilenebilir enerjiyi depolamak için kritik öneme sahip batarya kapasitesinin 2030 yılına kadar 2022 seviyelerinden altı kat artırılması gerektiğini de belirtebilir.