VakıfBank’ın yazılım konusunda kendini geliştirmek isteyen gençlere eğitim verdiği VakıfBank Fullstack Bootcamp 2023’e başvurular başladı.NET ile geliştirme yapmayı seven ve yazılım kariyeri hedefleyen gençler Fullstack Bootcamp 2023’te bir araya gelecekler.
Üniversitelerin Bilgisayar Bilimleri, Bilgisayar-Yazılım Mühendisliği, Yönetim Bilişim Sistemleri, Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Haberleşme-Elektronik Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği, Matematik Mühendisliği, Matematik, İstatistik bölümlerinden mezun olan gençler, 10 Ağustos’a kadar başvuruda bulunabilecek. Yaşı daha büyük adaylar da ilgili alanlardaki önceki çalışmalarını aynı tarihe kadar ileterek bootcamp’e katılabilecek.
Başvuru kriterlerini sağlayan adaylar arasından teknik test ve video mülakatları başarıyla geçen katılımcılar 9 Eylül-28 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek VakıfBank Fullstack Bootcamp 2023’te, 8 haftalık yoğun bir teknik eğitim alacak. Bu ücretsiz online eğitim programında, genç yazılımcılar .NET, Sql ve Angular teknolojilerindeki bilgi ve becerilerini geliştirme fırsatına sahip olacak. Bootcamp’teki eğitimler sayesinde teknoloji ve network yeteneklerini geliştiren adaylar, geleceğin dijital bankacılık dünyasında söz sahibi olma şansı yakalayacak.
VakıfBank’ın bu yıl ikinci defa düzenlediği bootcamp’in sonunda, adaylar teslim edecekleri bitirme projesi ile öğrendiklerini hayata geçirme fırsatı bulacak ve kariyerlerine VakıfBank yazılım ekibinde başlama imkânı da elde edebilecek. 2022 yılında gerçekleştirilen ilk bootcamp’ta eğitimlerini başarıyla tamamlayan 4 aday VakıfBank yazılım ekibine katılma ve kariyerini inşa etme fırsatı bulmuştu.
Global mobil aksesuar markası Mcdodo, Türkiye’de şarj adaptörlerinde garanti uygulamasını başlatan ilk marka oldu. 100, 120 ve 140W’lık GaN teknolojisine sahip hızlı şarj adaptörleri, 5 yıl sınırsız garantiyle satılacak. Ayrıca Türkiye’de ilk kez adaptörlerin yaratacağı olumsuz durumlar için tüketiciler sigortalanacak.
Global mobil aksesuar markası Mcdodo, Türkiye’de büyümeye ve sektörde ilkleri gerçekleştirmeye devam ediyor. Mcdodo, Türkiye’de ilk olacak iki uygulamayı Ağustos ayı itibariyle başlatıyor. 100, 120 ve 140W’lık GaN teknolojisine sahip hızlı şarj adaptörleri, 5 yıl sınırsız garantiyle sunulacak. Ayrıca Türkiye’de ilk kez, adaptörlerin yaratacağı olumsuz durumlar için tüketiciler sigortalanarak güvence altına alınacak.
Türkiye’de Metro İletişim çatısı altında faaliyet gösteren Mcdodo, bu yıla ait hedeflerini ve sunduğu yenilikleri bir basın toplantısıyla duyurdu. Türkiye’nin en hızlı büyüyen mobil aksesuar markası Mcdodo, bu yıl 4 kat büyüyerek yıllık 450 bin adetlik ürün satışı gerçekleştirecek. Bu rakamla Mcdodo global ülkeler arasında Türkiye, ilk 3’e girecek. Ayrıca bazı Avrupa ülkelerinin satış operasyonları da Türkiye tarafından yürütülecek.
Hedef, pazar liderliği
Mcdodo Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uçurum, Türkiye’de en çok satan üç markadan biri olan Mcdodo’yu 2024’te liderliğe taşıyacaklarını söyledi.
2023 yılını 300 milyon TL’lik ciro ve 450 bin ürün satışıyla tamamlayacaklarını belirten Uçurum şöyle konuştu: “Mcdodo dünyasında Çin ve Endonezya ile birlikte ilk üçte bulunuyoruz. 2022’ye göre 4 kat büyüdük. 150’den fazla ülkede bulunan Mcdodo’nun en hızlı büyüyen ülkelerinden biri olduk. 2024’ten itibaren Almanya başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinin satış operasyonlarını da Türkiye’den yöneteceğiz. Türkiye pazarında da hedefimiz gelecek yıl zirveye çıkmak.”
Tüketiciyi de garanti altına alıyor
Mcdodo, adaptör ve powerbank’ler için garanti zorunluluğu olmayan sektörde bir ilki başlattı. Türkiye’de ilk kez 100 Watt, 120 Watt, 140 Watt GaN teknolojisine sahip telefon ve bilgisayar adaptörleri, ağustos itibariyle 5 yıl sınırsız garantiyle sunulacak.
Mcdodo tasarım ofislerinde üretilen ve “Red Dot Design” ödüllerine sahip olan GaN serisi adaptörler ayrıca sigortayla gelecek. Türkiye’de yine ilk kez 3. şahıs mali sorumluluk sigortası ile adaptör satın alan müşteriler güvence altına alınacak. Kullanıcı hataları dışında üretim hatalarına karşı uğranacak zararlar sigortalanacak.
Mcdodo Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uçurum, bu yıl döviz bazında zam yapmayacaklarını da açıkladı. Ayrıca ürünler, yüzde 18’den yüzde 20’ye çıkarılan KDV artışından da etkilenmeyecek. Firma, söz konusu vergiyi üstlenecek ve fiyatları sabit tutacak.
Türkiye’de üretim için çalışıyor
Son yıllarda salgın ve ekonomik dalgalanmaya rağmen büyümesini sürdüren Mcdodo, yatırım planını da orta vadede gerçekleştirecek. Türkiye’de kurulması planlanan Mcdodo üretim tesisleri için çalışmalar sürüyor. Mehmet Uçurum, Avrupa projesi ile birlikte 2025 yılında Türkiye üzerinden ihracat yapmayı hedeflediklerini de belirtiyor.
Türkiye’de aksesuar pazarı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yaşanan ekonomik durgunluğa rağmen 2023 yılında ilk 6 ayda önceki yıla göre % 35 büyüdü. Teknolojik gelişmeler ve hayatın mobil hale gelmesiyle birlikte her geçen gün büyüyen ‘mobil aksesuar pazarı’ Türkiye’de 40 milyon adet ve 20 milyar TL’lik bir büyüklüğe ulaşacak.
Apple, bu yıl 13 başlıkta 54 Emmy Ödülü adaylığı ile rekor kırdı. Apple Video hizmeti küresel lansmanından bu yana üç yıldan biraz fazla bir süre içinde en çok Emmy adayını çıkarmayı başardı.
Apple‘ın Worldwide Video başkanı Zack Van Amburg,” bu zekice orijinal hikayeler bizi güldürdü, bize daha büyük bir empati duygusu ve birçok farklı hikaye anlatımı türü aracılığıyla dünyamızı yeni bir şekilde anlamamızı sağladı ” dedi.
“Bu fantastik programları dünyanın dört bir yanındaki izleyicilere getiren oyuncuların ve ekiplerin benzersiz yeteneklerine hayran kaldık ve bu onurlar için Televizyon Akademisi‘ne teşekkür ediyoruz.”
Apple, aşağıdakiler de dahil olmak üzere toplam 54 Emmy Ödülü adaylığı elde ediyor:
Ted Lasso üçüncü sezon (21) ● Üstün Komedi Dizisi ● Komedi Dizilerinde En İyi Erkek Oyuncu: Jason Sudeikis ● Komedi Dizilerinde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Phil Dunster ● Komedi Dizilerinde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Brett Goldstein ● Komedi Dizilerinde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Juno Temple ● Komedi Dizilerinde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Hannah Waddingham ● Komedi Dizilerinde En İyi Konuk Erkek Oyuncu: Sam Richardson ● Komedi Dizilerinde En İyi Konuk Kadın Oyuncu: Becky Ann Baker ● Komedi Dizilerinde En İyi Konuk Kadın Oyuncu: Sarah Niles ● Komedi Dizilerinde En İyi Konuk Kadın Oyuncu: Harriet Walter ● Komedi Dizisi İçin En İyi Yönetmen: Declan Lowney ● Komedi Dizisi için En İyi Oyuncu Seçimi ● Komedi Dizilerinde En İyi Senaryo ● Komedi Dizisi için Üstün Tek Kameralı Resim Kurgusu: A.J. Catoline, ACE, Alex Szabo ● Komedi Dizisi için En İyi Tek Kameralı Resim Kurgusu: Melissa McCoy, Francesca Castro ● Çağdaş Anlatı Programı için Üstün Üretim Tasarımı (Bir Saat veya Daha Fazlası) ● Olağanüstü Çağdaş Saç Şekillendirme
● Olağanüstü Orijinal Müzik ve Sözler: “Fought & Lost” ● Olağanüstü Orijinal Müzik ve Sözler: “Güzel Bir Oyun” ● Üstün Müzik Denetimi ● Tek Bölümde Olağanüstü Özel Görsel Efektler
HALA: Bir Michael J. Fox Filmi (7) ● Olağanüstü Belgesel veya Kurgusal Olmayan Özel ● Belgesel/Kurgusal Olmayan Bir Program için En İyi Yönetmenlik ● Kurgusal Olmayan Bir Program için Üstün Sinematografi ● Kurgusal Olmayan Bir Program için Olağanüstü Resim Düzenleme ● Bir Belgesel Dizi veya Özel (Orijinal Dramatik Müzik) için En İyi Müzik Kompozisyonu ● Kurgusal Olmayan veya Gerçeklik Programı için Olağanüstü Ses Düzenleme (Tek veya Çoklu Kamera) ● Kurgusal Olmayan Bir Program için Olağanüstü Ses Miksajı (Tek veya Çoklu Kamera)
Kötü Kız Kardeşler (4) ● Drama Dizilerinde En İyi Kadın Oyuncu: Sharon Horgan ● Drama Dizisi İçin En İyi Yönetmen: Dearbhla Walsh ● Drama Dizisi İçin En İyi Senaryo ● Drama Dizisi için En İyi Oyuncu Seçimi
Kara Kuş (4) ● Sınırlı veya Antoloji Dizisinde veya Filminde En İyi Erkek Oyuncu: Taron Egerton ● Sınırlı veya Antoloji Dizisinde veya Filminde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Paul Walter Hauser ● Sınırlı veya Antoloji Dizisinde veya Filminde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Ray Liotta ● Sınırlı veya Antoloji Dizisi veya Filmi için En İyi Sinematografi
Schmigadoon! İkinci sezon (3) ● Anlatı Programı için Üstün Üretim Tasarımı (Yarım Saat) ● Komut Dosyasılı Programlama için Üstün Koreografi
● Olağanüstü Konuşma Dizisi ● Çeşitli Diziler için En İyi Yönetmenlik ● Özel için Üstün Teknik Yön, Kamera Çalışması, Video Kontrolü
Küçülen (2) ● Komedi Dizilerinde En İyi Erkek Oyuncu: Jason Segel ● Komedi Dizilerinde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Jessica Williams
Anıtta Beş Gün (1) ● Tek Bölümde Olağanüstü Özel Görsel Efektler
Tarih Öncesi Gezegen ikinci sezon (1) ● Bir Belgesel Dizi veya Özel (Orijinal Dramatik Müzik) için En İyi Müzik Kompozisyonu
Selena Gomez: Aklım ve Ben (1) ● Kurgusal Olmayan Bir Program için En İyi Yazma
All Mankind için üçüncü sezon deneyimi (1) ● Olağanüstü Gelişen Medya Programı
Carpool Karaoke: Dizi beşinci sezon (1) ● Olağanüstü Kısa Biçim Komedi, Drama veya Varyete Dizileri
Merhaba Yarın! (1) ● Olağanüstü Ana Başlık Tasarımı
Üstün Ticari Adaylar (4) ● Apple – “En Büyük” – Erişilebilirlik ● “Beni Timothée Chalamet ile Ara” – Apple TV+ ● Apple – “Gürültüyü Sessize Ala” – AirPods ● “R.I.P. Leon” – Apple
San Francisco‘da aktivistler, Waymo ve Cruise‘a ait sürücüsüz araçları devre dışı bırakmanın yeni ve etkili bir yolunu buldular; trafik konilerini kaputlarına yerleştirmek. Bu, “Koni Haftası” adlı bir protesto başlatan Safe Streets Rebel adlı bir grubun eseri.
Safe Streets Rebel‘in protestosu, otomatik araçların otobüse çarpma ve bir köpeğin üzerinden geçirme gibi olaylardan sorumlu tutulmasından sonra geldi. Haziran ayındaki şehir yetkilileri, Ocak ayından bu yana Alphabet’inWaymo ve General Motors’unCruise araçlarını içeren doksan olay olduğunu söyledi.
Safe Streets Rebel‘in öfkesine ek olarak, Kaliforniya kamu hizmetleri komisyonu tarafından otonomaraç şirketlerinin hem San Francisco’da faaliyet gösterdikleri araç sayısını hem de robotaxis’in çalışma saatlerini gece yarısından 7/24’ye kadar genişletip genişletemeyeceğine karar verilecek.
Twitter’da yaklaşık 5 milyon görüntüleme alan gruptan bir video, AV‘lerin otobüsleri, acil durum araçlarını ve günlük trafiği engellediğine işaret ediyor. Ayrıca, kimsenin rızası olmadan herkesi her zaman kaydetmek için polisle ortaklık kurduklarını iddia ediyor.
A group of San Franciscans realized that they can disable Waymo and Cruise robotaxis by placing a traffic cone on the vehicle's hood.
They're now encouraging others to do it: "Hell no, we do not consent to this." pic.twitter.com/ZrYhy4OATy
Video, sadece “her yerde” olan bir trafik konisi bularak ve yavaşça kaputun üzerine yerleştirerek araçlardan birinin nasıl devre dışı bırakılacağını açıklıyor. Grup, insanları AV şirketlerini protestoya tekrar katılmaya ve arabalardan birini devre dışı bırakarak yaklaşan oylamaya teşvik ediyor.
Organizatörlerden biri “Harika bir zaman.” dedi. “Kimsenin mülküne zarar vermiyoruz, çok düzeltilebilir, ancak gerçekten yankı uyandıran komik ve etkili bir taktik.”
Waymo uygulama konusunda daha az hevesliydi. Bir sözcü, koni protestosunun otonom araçların nasıl çalıştığına dair bir anlayış eksikliğini yansıttığını ve “vandalizm olduğunu ve karayollarımızda güvensiz ve saygısız davranışları teşvik ettiğini” söyledi. Waymo, robotaxis filosuna müdahale ederken yakalanan herkes için polisi arayacağını söyledi.
Bu arada Cruise, araçlarının San Francisco sokaklarında 3 milyon mil topladıktan sonra hiçbir zaman tek bir ölüme veya ciddi yaralanmaya karışmadığına dikkat çekti.
Serbest çalışanların global finans ve çalışma partneri Ruul, global büyüme yolculuğundaki yeni iş ortaklıklarının detaylarını düzenlediği basın toplantısında paylaştı. Mayıs ayının başında Türkiye, ABD ve İsveç’teki üç yeni kuruluşunu duyuran Ruul, yakın zaman önce uluslararası ölçekteki stratejik partnerliklerine bir yenisini daha ekleyerek global vergi uyumluluğu uzmanı Sovos ile bir iş ortaklığına imza attı. Bir yandan globalleşirken diğer yandan yerelleşme konusunda attığı adımlar neticesinde kullanıcılarına bağımsız kariyerlerinde en çok ihtiyaç duydukları finansal servisleri en avantajlı fiyatlarla sunan Ruul, pazar yaratıcısı konumunu güçlendirmeye devam ediyor.
Çalışanların kendi çalışma kurallarını belirleyebildikleri bir düzeni mümkün kılmayı ana misyon olarak belirleyen Ruul, sunduğu yenilikçi çözümlerle freelancer’ların dünyanın her yerinde iş yapabilme hayalini gerçeğe dönüştürme hedefiyle yoluna devam ediyor. Ruul sayesinde serbest çalışanlar şirketleşmenin sabit ve düzenli maliyetlerine ve yüksek eforlu evrak işlerine katlanmadan 150’den fazla ülkede kurumsal müşterilerini faturalandırabiliyor; dilediği kur ve ödeme metoduyla ödeme tahsilatı gerçekleştirebiliyor; sözleşme ve diğer yönetim araçlarıyla işlerini daha düzenli ve verimli yönetebiliyorlar. Özgürce çalışmayı merkeze alan bir kültürü inşa etme sürecinde önemli bir bilgi kaynağı olarak sektöre rehberlik eden Ruul ile kurumlar hizmet aldıkları esnek iş gücünün takip, yönetim ve ödeme süreçlerini tek platform aracılığıyla gerçekleştirebiliyor. Global olarak bireylerin istedikleri şirketlerle kolaylıkla çalışabilmesine imkan sağlayan bir platform olarak öne çıkan yenilikçi şirket, sunduğu ek hizmetlerle finansal süreçlerde serbest çalışanların hayatını kolaylaştırıyor. Bu amaçla hayata geçirdiği partnerlikler ile dikkat çeken Ruul, bankacılığa erişimin zor olduğu ülkelerde sanal bankacılık hizmetine de erişim sağlıyor. Bu sayede, bireyler hem global iş pazarında yer edinme imkanı buluyor hem de bankacılık hizmetleriyle kolayca ödeme alma ve bu ödemelere erişim sağlama imkanı elde ediyorlar.
Yeni Akıllı Vergi Asistanı ürünü için pilot ülke olarak Türkiye seçildi
Mayıs ayının başında Türkiye, ABD ve İsveç’teki üç yeni kuruluşunu duyuran Ruul, bunun yanı sıra global ölçekte stratejik partnerliklere imza atarak kurumsal mimarisini de yeniledi. Bu kapsamda Ruul yakın zaman önce global vergi uyumluluğu uzmanı Sovos ile bir iş ortaklığına gitti. Fortune 500 listesinde yer alan şirketlerin yarısının yanı sıra 70’ten fazla ülkede faaliyet gösteren her büyüklükteki işletmeye hizmet sağlayan Sovos, vergilendirme, işlem uyumu için sürekli kontrol, vergi raporlama ve vergiye ilişkin daha pek çok konuda eksiksiz ve bağlantılı çözümler sunuyor. Ruul, Sovos işbirliğiyle geliştirdiği yeni Akıllı Vergi Asistanı ürünü için pilot ülke olarak Türkiye’yi seçti. Hizmeti en iyi şekilde kurgulamak adına öncelikle belli sayıda kullanıcıya sunulan çözüm, Türkiye’de serbest çalışanların vergisel yükümlülüklerini takip etme sürecini, tek bir panelle dijital olarak yönetilebilir hale getirecek.
Ruul Kurucu Ortağı Esen Bulut
Yetenekler ile organizasyonlar arasındaki iş yapma şekilleri değişiyor
Toplantıda konuşan Ruul Kurucu Ortağı Esen Bulut, Ruul olarak, işgücünde gerçekleşen paradigma değişikliğini temel alarak, yetenekler ile organizasyonlar arasında iş yapma şekillerinin değiştiğine inanarak çalışıyoruz.
Amacımız, iki taraf arasındaki işbirliğini yeni ekonomide daha sorunsuz, güvenilir ve uyumlu hale getiren ürün ve hizmetler geliştirmek.
Akıllı Vergi Asistanı da bu vizyonumuz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz yeni hizmetlerimizden biri. 50 binden fazla serbest çalışan ve 10 binden fazla global kuruma faturalandırma, iş sözleşmesi ve 150 kurda global ödeme çözümleriyle hizmet veren bir platform olarak, global pazardaki güçlü oyuncular ile yeni iş ortaklıkları ve hayata geçireceğimiz yenilikçi çözümlerle pazar yaratıcısı konumumuzu güçlendirmeye devam edeceğiz” dedi.
Serbest çalışanların en önemli iş ortağı olmaya devam edeceğiz
Ruul Kurucu Ortağı Mert Bulut
Ruul Kurucu Ortağı Mert Bulut ise şu değerlendirmeyi yaptı; “Esnek çalışma dinamiklerine yetişmeye çalışan yasal düzenlemeler, serbest çalışanların yerel uyum noktasında yalnız kalmasına yol açıyor. Özellikle pandemi sonrasında kalıcı hale gelen yurt dışı şirketlerle uzaktan çalışma ve freelance çalışma trendleri, Türkiye’de çalışanlar için vergi ve yasal uyumluluğa dair kafa karışıklığı yaratabiliyor.
Bu noktada işletmelere yönelik olarak finansal hizmetler sunarak, büyümelerine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Stratejik partnerlikler ile büyüyen ve değişen yüzüyle Ruul, faturalandırma, ödeme ve iş anlaşmaları (hizmet sözleşmesi & gizlilik sözleşmesi) özellikleri yanında finans, vergi ve yasal uyumluluk süreçlerinin tek yerden yönetilebildiği bir platform olarak serbest çalışanların en önemli çözüm ortağı olmaya devam edecek.”
Geçen hafta Çin’in Dongguan kentinde HuaweiGeliştiriciKonferansı’nın açılışında, HuaweiCloud CEO’su Zhang Ping’an, “endişleri yeniden şekillendirmeyi, teknolojileri geliştirmeyi ve başarıyı paylaşmayı” amaçlayan Huawei Cloud Pangu Models 3.0 ve Ascend AI bulut hizmetlerinin lansmanını duyurdu.
Pangu Models 3.0, temel rekabet gücünü artırmaya ve müşterilerin, ortakların ve geliştiricilerin yapayzekayı operasyonel hale getirmelerine yardımcı olmaya odaklanırken, AscendAI bulut hizmetleri milyarlarca parametreli bir model eğitebiliyor. Daha güvenilir AI bilgi işlem gücü sayesinde, bu tür büyük modeller artık endüstri müşterileri için daha erişilebilir durumda.
Zhang, ”Pangu modelleri sektöre özel ihtiyaçlara hizmet etmek için doğdu ve her sektörden müşterilerin sorunlarını daha önce hiç görülmemiş şekillerde çözmek için büyük modeller geliştirmelerine ve kullanmalarına yardımcı olmak için buradayız.” dedi.
Bugüne kadar Çin’deki sekiz kömür madeninde PanguMadencilikModeli kullanıldı. Tek bir model, kazma, sürüş, ekipman kontrolü, nakliye, havalandırma ve kömür yıkama dahil olmak üzere kömür madenciliği için 1.000’den fazla alt senaryoyu destekleyebiliyor.
Meta bugün, Roblox’un Meta Quest VR gözlüklerine geleceğini duyurdu.
Metaverse alanında önemli bir oyuncu olan Roblox’un bu yıl Meta Quest VR kulaklıklarında kullanıma sunulacağı açıklandı. Oyuncular, Quest 2 ve Quest Pro’da Roblox’un Quest sürümüne erişebilecekler. Ayrıca yaklaşan Quest 3 üzerinde de çalışacak.
Meta, beta sürümünün Roblox geliştirici topluluğuna mevcut oyunlarını Quest için optimize etme ve Quest topluluğundan geri bildirim alırken VR için yeni oyunlar oluşturma fırsatı sağladığını söylüyor. Geliştiriciler, Roblox’un Meta Quest Store’da tam olarak yayınlanmasından önce VR deneyimlerini dinleyecek ve üzerinde yineleyebilecek.
Roblox sayesinde VR daha sosyal hale gelecek
Meta bir blog gönderisinde “Roblox, VR cihazlarını desteklemek için varsayılan oynatıcı komut dosyalarını kullanan bazı deneyimleri otomatik olarak yayınlıyor” diye yazdı. “Bu deneyimlerin genellikle VR’da değişiklik yapılmadan iyi çalıştığını keşfettiler, bu nedenle Roblox VR kitaplığını ilk günden itibaren harika içerikle besliyorlar. Roblox platformlar arası olduğu için Xbox, iOS, Android ve masaüstünde arkadaşlarınızla bağlantı kurabilir, oyun oynayabilir ve zaman geçirebilirsiniz – bu da VR’ı her zamankinden daha sosyal hale getirmeye yardımcı olur.”
Bugünün duyurusu sürpriz olmadı. 2021’de Roblox CEO’su David Baszucki, yatırımcılarla yaptığı bir görüşmede Quest’in “Roblox için çok mantıklı” olduğunu söyledi. Baszucki’nin yorumu, şirketin gelecekte Roblox’u Meta Quest’te kullanılabilir hale getirmeyi planladığını belirtti.
Roblox, Oculus Rift ve HTC Vive dahil olmak üzere çeşitli VR kulaklıklarla zaten uyumlu olsa da, oyuncuların şu anda oyun oynamak için bilgisayarlarını bir VR gözlüğe bağlaması gerekiyor. Roblox’un Quest sürümünün yüklenmesi ve erişilmesi çok daha kolay olmalı, özellikle de sonunda onu doğrudan Meta Quest Store’dan indirebileceğiniz için.
Roblox Quest, 13 yaş ve üstü tarafından kullanılabilecek. Meta, beta sürümü yaklaştıkça daha fazla ayrıntı paylaşmayı planladıklarını söylüyor.
Meta, VR gözlüğün yüksek çözünürlüklü renkli karışık gerçekliğe sahip olduğunu ve Quest 2’den %40 daha ince olduğunu söyledi. Ürün, daha yüksek çözünürlüklü ekranlar ve 2x GPU performansı ile birlikte en yeni Snapdragon’a sahip.
Anthropic ChatGPT benzeri Claude 2’yi duyurdu. Claude 2, OpenAI’ın eski çalışanları tarafından geliştirildi.
Anthropic kodlama, matematik ve muhakeme görevlerinde üstün olan gelişmiş bir büyük dil modeli olan Claude 2’yi piyasaya sürdü. Claude 2, yardımcı bir meslektaş veya kişisel asistanla yapılan konuşmaları simüle etmek için tasarlandı. En son sürüm, gelişmiş konuşma becerileri, daha net açıklamalar, azaltılmış zararlı çıktı üretimi ve genişletilmiş bellek ile gelişmiş bir kullanıcı deneyimi sunmak için ince ayarlar içeriyor. Claude 2, kodlama yeterliliğinde öncekinden daha iyi performans gösterir ve Codex HumanEval Python programlama testinde daha yüksek bir puan alır. GSM8k aracılığıyla değerlendirilen ilkokul matematik problemlerini çözmedeki yeterliliği de dikkate değer bir gelişme kaydetti.
Sourcegraph CEO’su ve Kurucu Ortağı Quinn Slack: “Yapay zeka kodlama söz konusu olduğunda, geliştiricilerin benzersiz kod tabanları hakkında bağlama hızlı ve güvenilir erişime ve geniş bir bağlam penceresi ve güçlü genel muhakeme yeteneklerine sahip güçlü bir LLM’ye ihtiyacı var. Geliştirme iş akışının en yavaş ve en sinir bozucu kısımları daha hızlı ve daha keyifli hale geliyor. Claude 2 sayesinde Cody, daha fazla geliştiricinin dünyayı ileriye taşıyan daha fazla yazılım geliştirmesine yardımcı oluyor” dedi.
Claude 2, 100.000 simgeye kadar bilgi istemlerini işlemesine izin vererek, genişletilmiş giriş ve çıkış uzunluğu yetenekleri sunuyor. Bu geliştirme, modelin teknik kılavuzlar veya kitapların tamamı gibi uzun belgeleri analiz etmesini ve çıktı olarak daha uzun kompozisyonlar oluşturmasını sağlıyor.
Mühendislikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Greg Larson: “Geliştirilmiş semantik, güncel bilgi eğitimi, karmaşık istemler için iyileştirilmiş muhakeme ve 3 kat daha geniş bir bağlam penceresiyle mevcut içeriği zahmetsizce yeniden birleştirme yeteneği getiren Claude 2’yi müşterilerimize ilk sunanlardan biri olmaktan gerçekten çok mutluyuz” dedi.
Anthropic, Claude 2 tarafından üretilen zararlı veya rahatsız edici çıktıları en aza indirmeye odaklandı. Bu tür nitelikleri ölçmek zor olsa da dahili bir değerlendirme, Claude 2’nin önceki Claude 1.3’e kıyasla zararsız yanıtlar sağlamada iki kat daha etkili olduğunu gösterdi. Anthropic, Claude 2’nin karmaşık çalışmaları analiz edebilmesine rağmen, dil modellerinin sınırlarını tanımanın hayati önem taşıdığını kabul ediyor. Kullanıcılar dikkatli olmalı ve gerçek referanslar olarak bunlara güvenmemeli. Kullanıcılar Claude 2’nin yeteneklerinden yararlanırken, sınırlamalarını anlamak ve bilgileri özetleme ve düzenleme gibi güçlü yanlarıyla uyumlu görevler için onu sorumlu bir şekilde kullanmak çok önemli.
IMEI kayıt ücretlerinin 6 bin 91 TL’den 20 bin TL’ye çıkarılmasıyla birlikte yaşanan yoğunluk, IMEI kayıt sorununa yol açtı. Bu aksaklık şikayetlerin artmasına da neden oldu. Şikayetvar verilerine göre konuyla ilgili şikayetler bir haftada 93 kat arttı. Yaşanan sorunun yüzde 35’i platform üzerinden çözüldü.
Resmi Gazete’de yayımlanan kararla yurt dışından yolcuların beraberinde getirdikleri telefonlarda kayıt ücretinin 20 bin liraya çıkarılacağı geçtiğimiz günlerde duyurulmuştu. 6 bin 91 liradan kayıtlarını yaptırmak isteyen telefon sahipleri, sınır kapılarında ve ödemelerde yoğunluk yaşadı. Kullanıcıların bir bölümü ücretlerini ödemelerine rağmen “IMEI kayıt bilgisi bulunamamaktadır” hatası aldıklarını belirtti. Bu durum Şikayetvar verilerine de yansıdı.
Platform tarafından yapılan açıklamaya göre, konuyla ilgili özerk kamu kurumunda şikayetler bir önceki haftayla kıyaslandığında 93 kat arttı. GSM operatörlerinde bu artış yüzde 51, cep telefonu markalarında ise yüzde 23 olarak kaydedildi.
Trend olan her şeyden yararlanmayı bilen siber suçlular hemen Threads üzerinden dolandırıcılık faaliyetlerine başladı
5 Temmuz’da piyasaya sunulan Meta’nın yeni mikroblog uygulaması Threads, bir haftada müthiş bir hızla 100 milyon kullanıcıya ulaştı. Dolandırıcılar her zaman olduğu gibi trend konuların popülerliğinden yararlanmakta hiç zaman kaybetmedi.
Kaspersky uzmanları, siber suçluların uygulamanın kullanıcı tabanından yararlanmak için kullandığı birkaç dolandırıcılık faaliyetini keşfetti. Bu faaliyetler, kullanıcıları kandırmak, hesaplarına, kişisel verilerine ve hatta finansal bilgilerini illegal bir şekilde ele geçirmek için sanki Threads uygulamasıymış gibi lanse ediliyor.
Dolandırıcılar, Threads’in aslında hiç var olmayan bir web sürümünü taklit eden kimlik avı sayfaları geliştirdi. Bu yolla kullanıcılar, oturum açma kimlik bilgilerini sisteme girmeleri için kandırılarak kişisel bilgilerini dolandırıcılara kaptırıyor. Threads, diğer Meta hizmetleriyle bağlantılı olduğundan, kullanıcılar Instagram ve Facebook gibi çeşitli sosyal medya hesaplarına erişimi kaybetme riskiyle de karşı karşıya kalabiliyor. Bu sadece kimlik hırsızlığı ve doxing gibi kişisel verilerin ele geçirilmesiyle sınırlı kalmayarak mali riskler de beraberinde getirebiliyor. İşletmeler bu hesapları reklam kampanyaları oluşturmak için kullandığından, kişisel bankacılık ve hatta kurumsal finansman bilgilerinin yanlış ellere geçme ihtimali doğuyor.
Threads Coin sahtekarlığı
Diğer bir aldatmaca da, özellikle Metaverse içindeki fiziksel ve dijital dünyalar arasındaki boşluğu kapatarak gelişmiş olanaklar sunduğunu iddia eden Threads Coin adlı hayali bir hizmeti içeriyor. Kullanıcılar bu coini Ethereum kullanarak satın alma eğilimi gösterebiliyor. Bununla birlikte, uygulamayı kullanan kullanıcıların deneyimleyeceği tek sonuç ise maddi kayıplar olarak öne çıkıyor.
Bir diğer entrika ise, kullanıcılara yeni sosyal medya uygulamasında ücretsiz olarak yeni takipçiler kazanma fırsatı sunuyor. Bu vasıtayla 10.000, 25.000 veya 50.000 takipçi seçilebiliyor. İstenen seçenek seçildikten sonra, kullanıcının bir doğrulama sürecinden geçmesi isteniyor. Bu da kısa mesaj göndermeyi ve potansiyel olarak özel bir ödül kazanmayı vaat eden mevcut seçeneklerden birini seçmeyi içeriyor. Ancak ödülü talep etmek için kullanıcının ödeme yapması gerekebiliyor. Bunun sonucunda ne yazık ki, asla vaat edilen ödül gönderilmiyor ve kullanıcı yaşadığı mali kayıpla baş başa kalıyor. Ayrıca bu faaliyetler, kullanıcıları kısa mesajlar yoluyla bu entrikayı paylaşmaya teşvik ederek dolandırıcılığı yaymak için farkında olmadan birer araç haline getirebiliyor.
Kaspersky güvenlik uzmanı Olga Svistunova, “Dolandırıcıların, trendlere uygun konulardan yararlanma sanatında giderek daha da ustalaşıyor bu da kullanıcıların bu tarz faaliyetlere ilişkin olarak daha da uyanık olması gerektiği anlamına geliyor. Popüler Threads uygulamasını hedefleyen dolandırıcılıkların bu derecede yaygın olması, dijital dünyada karşılaştığımız risklerin ne derecede arttığı gösteriyor. Aldatıcı planlardan veri toplama taktiklerine kadar, bu dolandırıcılar kişisel ve finansal güvenliğinizi tehlikeye atma konusunda hiçbir çabadan kaçınmıyor. Kendimizi bu tehlikelerden korumak için her zaman dikkatli bir şekilde hareket etmeli, şüpheli faaliyetleri incelemeli ve siber güvenlik önlemlerini uygulamaya özen göstermeliyiz. Dijital ortamda güvenle gezinmenin yolu popüler konularla ilgili olarak tedbiri elden bırakmamak” diyor.
Kendinizi nasıl koruyabilirsiniz?
Kaspersky uzmanları, kullanıcıların bu tehditlerden korunması ve yeni teknolojileri güvenli bir şekilde keşfetmeleri için şunları öneriyor:
• Yazılım indirirken dikkatli olun, özellikle de üçüncü taraf bir web sitesinden indiriyorsanız. Şirketin veya hizmetin resmi web sitesinden yazılımı indirmeye çalışın.
• Yazılım indirdiğiniz web sitesinin güvenilir olduğundan emin olun. Adres çubuğunda kilit simgesini bulunmasına ve web sitesinin güvenli olduğundan emin olmak için web sitesinin URL’sinin “https ://” ile başladığından emin olun.
• Hesaplarınızın her biri için güçlü, benzersiz parolalar kullanın ve mümkün olduğunda iki faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin. Bu, hesaplarınızın saldırganlar tarafından ele geçirilmesini önlemeye yardımcı olacaktır. Güçlü parolaları kullanmayı kolaylaştırmak için bir Kaspersky Password Manager gibi güvenilir hizmetler kullanın.
• Bilinmeyen kaynaklardan gelen şüpheli bağlantılara veya e-postalara karşı dikkatli olun. Dolandırıcılar, kullanıcıları bağlantılara tıklamaları veya kötü amaçlı yazılım indirmeleri için kandırmak amacıyla genellikle sosyal mühendislik tekniklerini kullanıyor.
• Güvenilir bir güvenlik çözümü kullanın ve bunun her zaman güncel olduğundan emin olun. Kaspersky Premium, en güncel bilgilerle donatılmıştır ve bilgisayarınızda olabilecek kötü amaçlı yazılımları tespit etmenize ve kaldırmanıza yardımcı olabilir.
Kaspersky tarafından yapılan Dijital Batıl İnançlar adlı yeni bir ankete göre, Türkiye’deki katılımcıların %28’i internette kendileri hakkında hangi verilerin kamuya açık olarak bulunabileceğini bilmiyor.
Kaspersky tarafından yapılan anket, kendi kişisel bilgilerinin çevrimiçi ortamda mevcut olduğunun farkında olan bazı kişilerin bunları webden tamamen kaldırmayı denediğini de gösteriyor. Ancak Türkiye’den katılanların %59’u bu konuda herhangi bir eylemde bulunmamış, %16’sı kendileriyle ilgili bilgileri internetten kaldırmanın imkansız olduğunu düşünüyor ve her beş kişiden biri (%19) bunu nasıl yapacağını bilmiyor.
Türkiye’deki katılımcılar arasında internette kendileriyle ilgili hangi verilerin kamuya açık olduğunu bilenlere göre en sık gündeme gelen veri türleri arasında isimler (%71), özel fotoğraflar (%74) ve e-posta adresleri yer alıyor (%47). Ayrıca, bazı kişiler telefon numaralarının (%45), iş veya okul adreslerinin (%47) ve ikamet adreslerinin (%53) internette açık bir şekilde görünmesine izin veriyor.
Bununla birlikte, kişisel verilerin veri ihlalleri ve şirketler tarafındaki veri sızıntıları nedeniyle çevrimiçi ortamda açık hale gelmesi de mümkün. Türkiye’deki katılımcıların neredeyse yarısı (%49) böyle bir ihtimalden endişe duyuyor ve başlarının derde girebileceğine inanıyor. %12’si ise sadece banka kartı verilerinin olası sızıntısından endişe duyduklarını belirtiyor. Neredeyse her dört katılımcıdan biri (%23) bu konuda hiçbir endişe duymuyor ve kişisel verilerinin zarar vermek için kullanılamayacağına inanıyor.
Kaspersky Türkiye Genel Müdürü İlkem Özar, şunları söylüyor: “Sızdırılan ya da çalınan verilerin siber suçlular tarafından dolandırıcılık amaçlı kullanılma ihtimaline rağmen, ne yazık ki kullanıcılar kişisel verilerin korunmasını genellikle hafife alıyor. Bu veriler satılabilir, kişisel hesapları hacklemek ya da kimlik hırsızlığı yapmak için kullanabilirler. Bununla birlikte, anketimize göre, katılımcıların %43’ü pasaport ve diğer gizli belgelerin taramalarını anlık mesajlaşma programları ve sosyal ağlardaki yazışmalarda tutuyor. Bunu yapmanızı önermiyoruz. Belirli koşullar altında saldırganlar bu tür bilgileri ele geçirebilir. Bu konuda şu basit kural aklınızda olsun: Diğerlerinin hakkınızda neler öğrenebileceğini kontrol etmek için, İnternet arama çubuğuna adınızı soyadınızı yazın ve sonuçları analiz edin.”
Kaspersky, kişisel verilerinizin doğru şekilde korunduğundan emin olmak için aşağıdaki güvenlik ipuçlarını takip etmenizi öneriyor:
Gizli bilgilerinizi (telefon numarası, pasaport taraması vb.) yazışmalar da dahil olmak üzere sosyal ağlarda saklamayın veya yayınlamayın.
Gizli verileri şifrelenmiş biçimde, parolalı bir arşiv içinde paylaşın.
Hesaplarınızın iyi korunduğundan emin olun. Her hizmet için güçlü ve benzersiz parolalar kullanın (farklı büyüklükteki harfler, sayılar ve özel karakterler içeren, en az 12 karakter uzunluğunda olsun). Bunları parola yöneticilerinde saklayın.
Uygun hizmetlerde iki aşamalı doğrulama ve Kaspersky Premium gibi güvenilir bir güvenlik çözümü kullanın. Bunlar çalınan kişisel veya finansal bilgilerinizin kimlik avcılarının eline geçmesini ve mağdur olmanızı önleyecektir.
Dört kollu cerrahi robot Laparoskopi işlemlerinde bir ilki başarıyor. Cerrahlar bu robotlarla hareket kabiliyeti kazanıyor.
Araştırmacılar, cerrahi inovasyonda çığır açan bir sıçramayla, laparoskopik prosedürler sırasında cerrahları dört robotik kolla güçlendiren olağanüstü bir sistemi ortaya çıkardı.
İsviçre’nin EPFL enstitüsündeki araştırmacılar, cerrahi ilerlemelerin olanaklarını artırarak, dört kollu robotik cerrahi sistemleriyle önemli bir atılım gerçekleştirdi. Dokunsal ayak arayüzlerini kullanıma sunarak, cerrahlar artık bir dizi robotik kolu yönetebilir, el becerilerini dört katına çıkarabilir ve laparoskopik prosedürlerin manzarasını değiştirebilir. EPFL’nin devrim niteliğindeki sistemi, etkileyici bir hareket ve geri bildirim yelpazesi sunan dokunsal ayak arayüzlerini kullanarak, cerrahların kendi kollarının yanı sıra iki ek robotik kolu sorunsuz bir şekilde kontrol etmelerine olanak tanıyor. Bir ayak arabirimi, endoskopik kamera ile donatılmış ikincil bir kolu yönetirken, diğer ayak arabirimi, çalıştırılan bir kıskaçla donanmış bir kolu yönetiyor.
EPFL’deki REHAssist grubunun başkanı Mohamed Bouri, ayak pedallarının aktüatörlerinin cerrahlara ayak hareketlerini görünmez bir güç alanına benzer şekilde yönlendirerek paha biçilmez dokunsal geri bildirim sağladığını açıklıyor. Bu, yalnızca hassas kontrole yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda bir güvenlik mekanizması görevi görerek hastanın refahını tehlikeye atabilecek kasıtsız eylemleri önlüyor. EPFL ekibi, cerrahi çalışma alanında sorunsuz işbirliği ve güvenlik sağlamak için robotik kollar için titizlikle kapsamlı bir kontrol çerçevesi tasarladı. Bu çerçeve, cerrahi hassasiyette devrim yaratarak, laparoskopik cerrahiye özgü karmaşık görev ve güvenlikle ilgili kısıtlamaları ustaca yönlendiriyor.
Özellikle ayaklarla olmak üzere dört kolu aynı anda idare etme yeteneği, hassasiyet ve dikkat gerektiren zorlu bir mücadele sunuyor. Bununla birlikte, EPFL’nin sistemi, tahmine dayalı yetenekleri dahil ederek duruma göre yükseliyor. Sistem, cerrahın temel eylemlerini tahmin ederek hareketlerini ustaca yönlendirerek karmaşık görevleri basitleştiriyor. Örneğin, düğüm atma sırasında endoskop konumunu dinamik olarak ayarlarken kıskaç akıllı bir şekilde kendini yeniden konumlandırarak cerrahın bilişsel yükünü hafifletiyor.
Mohamed Bouri sistemin potansiyeline övgüde bulunuyor ve tipik olarak iki hatta üç kişinin uzmanlığını gerektiren görevleri tek bir cerraha gerçekleştirme yetkisi verdiğini vurguluyor. Bu olağanüstü atılım, dört elli laparoskopik prosedürler için yeni bir verimlilik ve üretkenlik çağını başlatarak benzersiz cerrahi yetenekleri ortaya çıkarıyor.
Eğitimi başarıyla tamamlayan dört kollu robotik cerrahi sistem şimdi Cenevre’de zorlu klinik denemelerden geçiyor. Çalışmada yayınlanan erken sonuçlar, sistemin kapsamlı eğitim gerektirmeden karmaşık dört kollu cerrahi görevleri yerine getirmedeki fizibilitesinin altını çiziyor.
Geleneksel farkındalık eğitimleri davranışsal değişikliklerin kalıcı olmasında yetersiz kalırken, NotiSecure’un yeni nesil dijital farkındalık yaklaşımı, çalışanların kurum kültürüne uyumunu hızlandırıyor ve güvenli çalışma ortamını destekliyor. NotiSecure, e-posta gönderimi öncesinde kurum diline aykırı kelimelerin kullanılması durumunda uyarıda bulunuyor, olası riskleri gözden geçiriyor, ihtiyaca yönelik eğitimler ve kişiselleştirilmiş bildirimler tasarlıyor.
Doğuş Teknoloji’nin kurum içi girişimcilik programı ile geliştirilen NotiSecure, çalışanların uyumluluk gerekliliklerini yerine getirmelerini herkes için kolaylaştırıyor. Yeni nesil farkındalık yaklaşımı sayesinde e-posta gönderimi öncesinde kurum kültürüne aykırı kelimelerin kullanımını uyararak, olası riskleri öngörebiliyor. Şirketlerin, regülatif ve bilgi güvenliği politikalarına uyumunu iyileştirmeye de yardımcı olan NotiSecure, olası risklerin gözden geçirilmesini sağlayarak, çalışanların bireysel ihtiyaçlarına yönelik eğitimlere yönlendirilmesini kolaylaştırıyor ve kişiselleştirilmiş bildirimler tasarlayabiliyor.
NotiSecure veri gizliliğini koruyarak güvenliği sağlıyor
NotiSecure’un merkezi yönetim arayüzü, esnek ve özelleştirilebilir kural setleri sayesinde, çalışanların mahremiyetini korurken kurum politikalarına uyumluluğu iyileştirerek, kurum kültüründe sürekliliğin sağlanmasına yardımcı oluyor.
NotiSecure’un kurum kültürüne adaptasyonu hızlandırmasındaki önemine değinen Doğuş Teknoloji İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Aslı Barış, “Kurum ihtiyaçlarına göre esnek olarak yapılandırılabilen NotiSecure’u, Doğuş Teknoloji’nin toplumsal cinsiyet eşitliği değerlerini desteklemek için deneyimliyoruz. Eşitlikçi bir kurum kültürünü sürekli kılabilmenin ilk adımı olarak günlük hayatta kullandığımız dilde farkındalık kazanmak için bir süredir çalışmalar yürütüyoruz. Bu amaçla NotiSecure’e eşit dil yaklaşımımıza uygun olmayan 100’ün üzerinde kelimeyi tanımlayarak, Outlook hesaplarımıza entegrasyonunu gerçekleştirdik. NotiSecure, mail yazışmalarında cinsiyetçi kelimeleri tespit ederek bir pop-up penceresi içerisinde kullanıcılara uyarıda bulunuyor. Pop-up ile eş zamanlı olarak Teams uygulaması üzerinden de bildirim göndererek, cinsiyetçi ifade barındırabilecek kelimeleri ve yerine kullanabileceğimiz alternatiflerin listesini bizimle paylaşıyor. NotiSecure kullanmaya başladığımızdan beri, mail yazışmalarımızda cinsiyetçi söylemleri minimuma indirdik. Örneğin, proje eforlarımızda kullandığımız “adam/gün” ifadesini “insan/gün” olarak önce e-posta yazışmalarımızda sonra da konuşma dilimizde 2 ay kadar kısa bir sürede Notisecure’un de desteği ile dönüştürmeyi başardık.” dedi.
Nükleer enerji girişimi OpenAI CEO’su Sam Altman tarafından destekleniyor. Oklo isimli girişim, araştırma ve ölçeklendirme için çalışıyor.
Nükleer fisyon teknolojisi girişimi olan Oklo, eski şirketin nükleer fisyon mikroreaktörlerinin araştırma ve geliştirmesini ölçeklendirmeye yardımcı olmak için Sam Altman tarafından kurulan SPAC ile birleşecek.
OpenAI kurucusu Sam Altman’ın da dahil olduğu bir nükleer fisyon mikroreaktör girişimi olan Oklo, başka bir girişimi olan AltC Acquisition Corporation ile birleşecek. İkincisi, aynı zamanda Oklo’nun yönetim kurulu başkanı olan OpenAI CEO’su Sam Altman tarafından ortaklaşa kurulan özel amaçlı bir satın alma şirketi. Bu SPAC’ın gelecek yılın başlarında kapanması planlanıyor ve nükleer enerji başlangıcı için 500 milyon dolara kadar para toplaması bekleniyor.
Gelecek mikro nükleer
Altman, bu fonların araştırma ve geliştirmeyi büyütmek için kullanılabileceğini ve potansiyel olarak tedarik zincirlerini ve pilot üretim tesislerini geliştirmek için kapıyı açabileceğini açıkladı. Duyuru, gelişmiş nükleer fisyon mikroreaktörlerinde uzmanlaşmış bir girişim olan Oklo’nun AltC Acquisition ile birleşerek halka açılacağını açıkladığında geldi. Bu, OpenAI CEO’su Sam Altman tarafından ortaklaşa kurulan özel amaçlı bir satın alma şirketidir. Oklo’nun yönetim kurulu başkanı olarak da görev yapıyor.
Altman, özellikle Microsoft OpenAI’ye milyarlarca dolar yatırım yaptıktan sonra, yapay zekaya yaptığı katkılardan dolayı geniş çapta tanınıyor. Şirketin ChatGPT sohbet robotu, geçen yılın sonlarına doğru halkın büyük ilgisini çekti. Bununla birlikte, Altman’ın daha iyi bir gelecek vizyonu, aynı anda gelişen yapay zeka ve enerji teknolojilerine dayanıyor. Altman: “Bütün dünya görüşüm, geleceğin kökten daha iyi olabileceği ve bunun için gerçekten ihtiyacımız olan iki şey, enerji maliyetini düşürmek ve istihbarat maliyetini düşürmek. Bunları alırsak, geleceğin ne kadar farklı ve ne kadar iyi olduğuna oldukça şaşıracağız” dedi.
Altman’ın gelecek vizyonuna göre, yapay zeka kullanımının artması önemli miktarda enerji gerektirecek. 2013’te Altman, Oklo’nun kurucu ortaklarıyla karşılaştı ve onları, 2014’ten 2019’a kadar başkanlık yaptığı Silikon Vadisi’ndeki bir başlangıç merkezi olan Y Combinator’a katılmaya davet etti. Caroline Cochran ve Jacob DeWitte daveti kabul etti ve 2014’te Y Combinator’ın bir parçası oldu. Altman daha sonra 2015’te Oklo’nun ilk turunu yönetti ve yönetim kurulunun Başkan rolünü üstlendi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayınlanan karara göre pasaport ve vize harçlarına yüzde 50 oranında zam yapıldı.
Temmuz ayı ile birlikte her geçen gün yeni bir zam haberi ile uyanıyoruz. Döviz kurunun artmasının ardından KDV’ye yapılan zamlar ile yeni fiyatlara alışmaya çalışırken, bir zam da pasaport ve vize ücretlerine geldi.
Pasaport ve vize harçlarına yüzde 50 zam
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayınlanan karara göre pasaport ve vize harçlarına yüzde 50 oranında zam yapıldı. Resmi Gazete’de belirtilen rakamlara göre 6 aya kadar pasaport için harç tutarı bin 34 lira 50 kuruş olmuş durumda. Diğer yandan 1 yıla kadar pasaport harcı bin 512 lira 45 kuruş, 2 yıllık pasaport harcı 2 bin 469 lira 15 kuruş, 3 yıllık pasaport harcı ise 3 bin 507 lira 75 kuruş olarak belirlendi.
Karayolları Genel Müdürlüğü’nden köprü geçiş ücretlerine zam geldi! KDV zammı köprü geçiş ücretlerine yansıdı. İşte detaylar…
Resmi Gazete’nin aynı sayısında yapılan bir diğer açıklamada ise vize harçlarına da zam gelmiş durumda. Buna göre tek giriş fiyatı 3 bin 456 lira 30 kuruş olarak belirlendi. Müteaddit giriş için vize ücretinin fiyatı ise 11 bin 578 lira 5 kuruş olarak ifade ediliyor.
Vize harç ücreti
Giriş vizeleri
Harç ücreti
Tek giriş
3.456,30 TL
Müteaddit giriş
11.578,05 TL
Transit vizeleri
Harç ücreti
Tek transit
3.456,30 TL
Çift transit
6.934,95 TL
Döviz kurunun yükselmesi ile yurt dışına çıkışların iyice zorlaşmasının ardından gelen pasaport zamları ile yurt dışı hayali kuranlara bir kötü haber daha gelmiş oldu. Peki siz Resmi Gazete’de yayımlanan yeni pasaport ve vize ücretleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, AuthPoint Total Identity Security çözümünü kullanıma sunduğunu duyurdu. Şirketin yeni çözümü, kurumsal kimlik bilgilerinin korunmasına yardımcı olmak için gelişmiş parola yönetimi özellikleri ve dark web izleme özelliği sunuyor. WatchGuard’ın Bütünleşik Güvenlik Platformu® mimarisinin sıfır güven risk tabanlı politikalarıyla eşleştirilen bu yeni ürün, yönetilen hizmet sağlayıcıların (MSP’ler) WatchGuard Cloud’dan optimum modern siber güvenlik desteği almasına olanak tanıyor.
Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, AuthPoint çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ile dark web kimlik bilgileri izleme yeteneklerini ve kurumsal şifre yöneticisini bir araya getiren AuthPoint Total Identity Security’yi tanıttı. Yeni çözüm, MSP’lerin müşterilerine kimlik bilgileri izleme, proaktif dark web maruz kalma uyarıları ve kimlik bilgilerinin ele geçirilmesiyle ilgili sorunları azaltmak için parola yönetimi sunmalarını sağlıyor. AuthPoint, kullanıcılarına Microsoft Edge, Google Chrome, Apple Safari ve Firefox için tarayıcı uzantıları aracılığıyla otomatik olarak doldurulan ve bir ana kasa parolasıyla korunan karmaşık parolalar oluşturmak için de yönetimi kolay bir araç sunuyor.
Kurumsal kimlik bilgileri gelişmiş parola yönetimiyle korunuyor
Çalınan veya sızdırılan kimlik bilgilerinin, veri ihlallerinin başlıca nedeni olduğunu söyleyen WatchGuard Kimlik Biriminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Carla Roncato, “Parolalar kuruluşlar için en yaygın kullanıcı kimlik doğrulama yöntemi olmaya devam ediyor. Çok faktörlü kimlik doğrulama, kurumlar için zorunlu bir gereklilik haline gelmiş olsa da çoğu hala zayıf ve tekrar kullanılan parolalar, paylaşılan yönetici parolaları, dark web’deki kimlik bilgisi sızıntıları ve sınırlı MFA desteği olan kurumsal uygulamalarla uğraşmak zorunda. AuthPoint Total Identity Security, MFA ve tek oturum açma web erişimine ek olarak kurumsal kimlik bilgilerinin korunmasına yardımcı olmak için gelişmiş parola yönetimi özellikleri ve dark web izleme sağlıyor.” açıklamalarında bulundu.
Başarılı bir fidye yazılımı saldırısıyla karşı karşıya kalmak için yalnızca bir kimlik bilgisinin ele geçirilmesinin yeterli olduğunu söyleyen Art in Systems Genel Müdürü Ata Gürün, “WatchGuard’a bir teknoloji ortağı olarak değer vermemizin birçok nedeninden biri, müşterilerimize daha iyi hizmet sunabilmemiz için Bütünleşik Güvenlik Platformu mimarisini yeni hizmetler ve bulut teklifleriyle sürekli olarak genişletmesidir. Yeni AuthPoint Total Identity Security paketi, parola yönetimi ve çok faktörlü kimlik doğrulama ile iki kimlik güvenliği kategorisini bir araya getiriyor ve müşterilerimizi yaygın kimlik bilgisi tabanlı risklerden korumak için kimlik bilgisi izlemeyi etkinleştirerek daha da fazlasını yapıyor. Herkesi etkileyen bu riskler dolayısıyla AuthPoint, kuruluşların şu anda ve öngörülebilir gelecekte ihtiyaç duyacağı türden bir ürün.” ifadelerinde bulundu.
AuthPoint Total Identity Security’nin temel özellikleri
1. AuthPoint MFA Hizmeti: WatchGuard Cloud aracılığıyla sunulan AuthPoint MFA, uç noktalar, VPN’ler ve web uygulamaları genelinde çevrimdışı ve çevrimiçi doğrulama yöntemlerini ve erişim politikalarını yapılandırmayı, yönetmeyi ve birden fazla müşteri dağıtımında tek oturum açmak için portalları kurmayı kolaylaştırır.
2. Dark Web Monitoring Hizmeti: AuthPoint’in Dark Web Monitoring hizmeti, yeni edinilen kimlik bilgisi ihlali veritabanlarında üç adede kadar izlenen etki alanında tehlikeye atılmış kimlik bilgileri bulunduğunda, müşterileri proaktif olarak bilgilendirir. Uyarılar, etkilenen yöneticilere ve son kullanıcılara gönderilir, böylece hızlı bir şekilde ve hesap ele geçirilmeden önce yeni parolalar oluşturabilirler.
3. Parola Yöneticisi: İş amaçlı kullanım göz önünde bulundurularak tasarlanan AuthPoint’in Kurumsal Parola Yöneticisi, parolalar için daha yüksek bir standart uygular ve parola sıfırlama taleplerini azaltır. Parolaların hatırlanması gerekmez ve bir ana parola ile kasada korunur. Kullanıcılar uygulamalarına erişmeleri gerektiğinde, güçlü parolalar kullanarak daha sorunsuz bir tek oturum açma deneyimi için kimlik bilgilerini otomatik olarak doldurmak üzere iOS ve Android için AuthPoint mobil uygulamasını veya tarayıcı uzantısını kullanarak parolalarını alabilirler. Parola yöneticisi şunları sağlar:
– Kurumsal kasa: Tek oturum açmanın etkinleştirilmediği işyeri uygulamaları için kimlik bilgileri eklenir ve güçlü parolalar oluşturulur. Ayrıca, yöneticiler bir uygulamanın ortak kullanımı için kimlik bilgilerini paylaşabilir.
– Özel kasa: Kişisel ve sosyal uygulamalar için kimlik bilgileri eklenir ve güçlü parolalar oluşturulur. Çalışan kuruluştan ayrılırsa, bu kişisel kimlik bilgileri dışarı aktarılabilir ve başka bir parola yöneticisinde kullanılabilir.
Yapay zeka teknolojileri, interneti kasıp kavurmaya devam ediyor. Yazılımcısından tutun da mühendisine kadar herkes, gündelik işlerini kolaylaştırmak için AI’dan destek alıyor. Bu durum, pek çok teknoloji devinin de yapay zekaya yatırım yapmasına neden oluyor. Her ne kadar OpenAI tarafından geliştirilen ChatGPT şimdilik bu yarışı önde götürse de rakipleri de boş durmuyor. Örneğin Google, bugün yayınladığı bir güncelleme ile kendi AI sohbet botu olan Bard’ı çok daha akıllı hale getirdi. İşte ayrıntılar…
Bard ile hayal gücünüzün sınırlarını zorlayın
Bard, bundan sadece birkaç ay önce ChatGPT’nin popülerliğinin önüne geçmek için Google tarafından apar topar tanıtıldı. Ne yazık ki bu acele, AI modelinin sorunlu bir başlangıç yapmasına neden oldu ve şirkete değer kaybettirdi. Neyse ki tüm bunlar zaman içerisinde düzeltildi ve Bard, bugün ilk büyük güncellemesini aldı. Şirketin yapay zekası artık çok daha akıllı ve çok daha fazla dil desteğine sahip.
Bard bugünden itibaren 40’tan fazla dil seçeneğine sahip. Bu özelliğin, doğru telaffuzu duymak veya metni sesli olarak dinlemek isteyenler için oldukça yararlı olduğunu söyleyebiliriz. Seslendirmeyi kullanmak için ise tek yapmanız gereken ses simgesini tıklamak. Üstelik desteklenen diller arasında Türkçe de var.
Bildiğiniz üzere Bard, bugüne kadar konuşulanları kaydetse de geçmişe erişmenize izin vermiyordu. Neyse ki bu yeni sürümle beraber bu da düzeldi ve eski sohbetler artık erişilebilir ve yeniden kullanılabilir durumda. Bu sayede araya başka şeyler girse bile AI ile olan konuşmanıza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Bu yenilik, özellikle de uzun soluklu projeler üzerinde çalışan kullanıcılar için ideal.
Lens’in gücü yakında Bard’a entegre edilecek. Bildiğiniz gibi AI halihazırda yanıtlarına görsel ekleyebiliyor. Örneğin, “İstanbul’da nereleri gezebilirim?” diye sorduğunuzda, yapay zeka metinle birlikte görsel öneriler de sunuyor. Ancak artık, görsel atabilecek ve bu görseller üzerinde sorular sorabileceksiniz.
Ne yazık ki bu özellik şu anda sadece İngilizce’de var ve yakında diğer dillere de gelecek. Google, aynı zamanda Python kodlarını Replit’e aktarmanıza izin veren yeni bir özelliği de platforma ekledi. Tüm yenilikleri başlıklar altında özetleyecek olursak:
Özelleştirilmiş yanıtlar alın
Yanıtları dinleyin:
Bazen bir şeyi yüksek sesle duymak, fikrinize farklı bir yaklaşım sağlayabilir. Bu yüzden bugünden itibaren Bard’ın yanıtlarını dinleyebilirsiniz. Özellikle bir kelimenin doğru telaffuzunu duymak veya bir şiiri veya senaryoyu dinlemek isterseniz bu özellik yardımcı olacaktır. Sadece bir ipucu girin ve ardından ses simgesini seçerek Bard’ın yanıtlarını dinleyebilirsiniz. Bu özellik şu anda 40’tan fazla dilde kullanılabilir durumda.
Bard’ın yanıtlarını kolayca ayarlayın:
Bard’ın yanıtlarının tonunu ve stilini artık beş farklı seçenekle değiştirebilirsiniz. Bunlar sırasıyla basit, uzun, kısa, profesyonel veya gündelik. Örneğin, Bard’dan eski bir koltuk için bir pazar yeri ilanı yazmanıza yardımcı olmasını isteyebilir ve ardından açılır menüyü kullanarak yanıtı kısaltabilirsiniz. Bu özellik şu anda İngilizce’de kullanılabilir durumda ve yakında yeni diğer diller için de sunulacak.
Üretkenliğinizi artırın
Konuşmaları sabitleyin ve yeniden adlandırın:
İpucunu tekrar ziyaret etmek istiyorsanız Bard’a eklenen konuşmalarınızı sabitleme ve yeniden adlandırma yöntemlerini kullanabilirsiniz. Artık bir konuşma başlattığınızda, kenar çubuğunda sabitleme, yeniden adlandırma ve son konuşmaları almanız için seçenekler göreceksiniz. Örneğin, Bard’dan yaz ayları için açık hava sporlarını karşılaştırmanıza yardımcı olmasını istediğinizde, daha sonra ipuçlarına tekrar göz atabilirsiniz. Bu özellik şu anda 40’tan fazla dilde kullanılabilir durumda.
Kodu daha fazla yere aktarın:
Bard’ı kodlama görevleri için kullanma isteği her geçen gün artıyor. Bu yüzden Python kodunu Google Colab’a ek olarak Replit’e aktarmanıza olanak sağlayan yeni bir özellik eklendi. Bu özellik şu anda 40’tan fazla dilde kullanılabilir durumda.
Yanıtları arkadaşlarınızla paylaşın:
Bard, sohbetinizin bir bölümünü veya tamamını ağınızla paylaşmayı daha da kolay hale getirdi. Paylaşılabilir bağlantılarla fikirlerinizi ve oluşturduğunuz içerikleri başkalarıyla paylaşabilirsiniz. Bu özellik de 40’tan fazla dilde kullanılabilir durumda.
İpucu olarak resimler kullanın:
Hayal gücümüzü nasıl kullanacağımızda resimler büyük bir rol oynar. I/O’da Google Lens’in yeteneklerinin Bard’a getirildiği söylendi. Bir resim hakkında daha fazla bilgiye ihtiyacınız varsa veya sadece bir başlık bulmak için yardıma ihtiyacınız varsa, artık ipuçlarıyla resimleri yükleyebilirsiniz. Bard fotoğrafı analiz ederek yardımcı olacaktır. Bu özellik şu anda İngilizce’de kullanılabilir durumda ve yakında yeni dillere genişleyeceğiz.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Konuyla ilgili düşüncelerinizi yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Deepfake hafıza çarpıtma ve aldatma konusunda başarılı sonuçlar veriyor. Doğru ile yanlışı ayırma konusunda deepfake karışıklık sağlıyor.
Yapay zeka kullanımındaki patlama, önemli sayıda kişi arasında medyada doğruyu yanlıştan ayırt etme konusunda kafa karışıklığına neden oldu. Deepfake’ler, sahte olayların görüntülerini oluşturmak için derin öğrenme adı verilen bir yapay zeka biçimi kullandıkları için Photoshopping’e 21. yüzyılın yanıtıdır, dolayısıyla ‘deepfake’ adı veriliyor. Son zamanlarda, bir araştırma ekibi deepfake videolar hakkında bir araştırma yaptı ve gerçekte var olmayan film yeniden yapımlarının deepfake kliplerinin, katılımcıların var olmayan filmleri yanlış bir şekilde hatırlamalarına neden olduğunu belirledi. Bununla birlikte, çalışma, sahte filmlerin basit metin açıklamalarının da benzer yanlış hafıza oranlarına yol açtığını belirtiyor.
Araştırma, University College Cork, İrlanda’dan Gillian Murphy ve Science Foundation Ireland Yazılım Araştırma Merkezi Lero ve meslektaşları tarafından yürütüldü. Araştırmacılar: “Deepfake videolar, bir kişinin sesini veya yüzünü farklı bir kişinin sesiyle değiştirmek için yapay zeka teknolojisi kullanılarak değiştirilmiş kliplerdir” diyor. Araçların video yapımcıları için daha erişilebilir olmasını sağlayan satın alınabilirlikleri nedeniyle deepfake’lerin küratörlüğünü yapma kolaylığıyla ilgili endişelerini dile getiriyor.
Araştırmacılar, katılımcılarla ampirik bir çalışma başlatarak derin sahtekarlıkların potansiyel risklerini ve faydalarını keşfetmeyi amaçladılar. Bu yaratıcı uygulamaların potansiyeline ve derin sahtekarlık oluşturmanın getirdiği risklere ilişkin konuşmaları artırmaya çalııyor. Araştırmacılar, deepfake’lerin yanlış bilgi yayabileceği ve izleyicilerin anılarını manipüle edebileceği konusundaki endişelerini dile getiriyor.
Bilim adamları, teorilerini kanıtlamak için 436 kişiyi, katılımcıların farklı aktörlerin oynadığı sahte film yeniden yapımlarının derin sahte videolarını izlemelerini gerektiren çevrimiçi bir anketi doldurmaya davet etti. Araştırmacılar, Will Smith’in The Matrix’te Neo karakterini, aslen Keanu Reeves tarafından canlandırılan, tasvir ettiğini söyledi.
Başka bir film uyarlaması, The Shining’de Brad Pitt ve Angelina Jolie’yi canlandırdı. Ek sahte filmler Indiana Jones ve Captain Marvel’ı içeriyordu. Karşılaştırma yapmak için katılımcılara Charlie & The Chocolate Factory, Total Recall, Carrie ve Tomb Raider gibi orijinal yeniden yapımların klipleri de gösterildi. Deneklere ayrıca deepfake’leri izlemek yerine yeniden yapımların metin açıklamalarını okumaları sağlandı.
Sonuç etkileri
Analize göre, deepfake videoların ve beraberindeki metin açıklamalarının katılımcıların hafızası üzerinde dolaylı bir etkisi olduğu ve uydurma içerikle ilgili yanlış anılar ürettiği tespit edildi. Ortalama olarak, katılımcıların yaklaşık yüzde 49’u her bir sahte uyarlamanın gerçek olduğuna inanıyor.
Ek olarak, birçok katılımcı sahte yeniden yapımların orijinallerinden daha iyi olduğunu hatırladığını belirtti. İlginç bir şekilde, deneklere metin açıklamaları gösterildiğinde yanlış hafıza oranları eşit derecede yüksekti. Analiz, deepfake teknolojisinin hafızayı bozmada diğer geleneksel yöntemlerden daha etkili olmadığını gösteriyor.
Sonuç olarak, katılımcıların çoğu, filmleri yeniden canlandırmak için derin sahte teknoloji kullanmaktan rahatsızlık duyduklarını ve sanatsal bütünlüğe saygısızlık ve filmlerin paylaşılan sosyal deneyimini bozma konusundaki endişelerini dile getirdi.
Araştırmacılar, bulguların deepfake teknolojisinin gelecekteki tasarımını ve düzenlemesini belirlemeye yardımcı olabileceğini belirtiyor.
Evofone güvencesiyle Türkiye’de satışa çıkan Nothing Ear (Stick), farklı çizgilere sahip olan tasarım anlayışının yanı sıra kullanıcıların ihtiyaçlarına yönelik özellikleriyle birlikte geliyor.
Tüm dünyada ürünlerinin tasarımlarıyla dikkat çeken Londra merkezli global teknoloji markası Nothing’in kulaklık modeli Ear (Stick), kullanıcıların ihtiyaçlarına yönelik özelliklerinin yanı sıra sıra, dış tasarımıyla da ön plana çıkıyor. Evofone distribütörlüğünde satışa çıkan kulaklık; zengin dip sesleri, net tizler ve dengeli yapısıyla her frekansta dinlediğiniz sesleri hayata geçiriyor.
Ear (Stick) sahip olduğu ses kalitesi ile hissedebileceğiniz ve duygularınızı harekete geçirecek bir teknoloji sunuyor. Rahat kullanımıyla fark edilmeyecek derecede ergonomik bir deneyim sunan Ear (Stick) ile ister müzik dinleyin, ister oyun oynayın, her zaman sesi yanınızda hissedin. Gün boyu farklı ortamlarda kullanacağınız düşünülerek konforlu kullanım rahatlığıyla tasarlandı.
Özel sürücü ile çok daha net ses deneyimi
12.6 mm dinamik özel sürücüsü ile kablosuz kulaklıklarda en hassas sürücülerden birine sahip olan Ear (Stick), güçlü ve net bir ses deneyimi sunuyor. Tüm sesleri tam olarak duymanız gerektiği şekilde ayarlıyor ve kulaklığı taktığınız anda bas kaybını algılayarak ekolayzer seviyesini en uygun ayara getiriyor.
Dip sesleri ve tiz performansıyla da öne çıkan kulaklık modelinde üç adet yüksek çözünürlüğe sahip mikrofon bulunuyor. Sahip olduğu akıllı algoritmalar ile rüzgarlı anlarda, kalabalık ortamlarda ve farklı senaryolarda bir milyondan fazla sesi anında analiz ederek ortam sesinden temizliyor ve çok daha net görüşmeler yapmanıza olanak sağlıyor.
Ülkemizde satışa çıkan Nothing Phone (1) ile tam uyumlu çalışan ve ses deneyimini bir adım ileri taşıyan Ear (Stick), Hızlı Eşleme özelliği ile tüm Android ve iOS modellerinde hızlı ve kolay bir kullanım imkanı sunuyor. Telefonunuzda oyun oynarken otomatik olarak düşük gecikme moduna giriyor ve telefondaki görselliğe uygun olarak hassas derecede ses iletimi sağlıyor.
Kusursuz bir kullanım deneyimi için hareket kontrollerini de özelleştirebildiğiniz kulaklık modelinde hızlı ayarlar sayesinde orta ve yüksek frekans seviyeleri gibi ekolayzır ayarları ve çok daha fazla ince ayarlar Nothing X uygulaması üzerinden kolayca yapılabiliyor.
Tüm gün süren pil performansı
7 saate kadar dinleme süresi ile harika bir performans sunan Ear (Stick), sadece 10 dakikalık şarj ile yaklaşık 2 saat kullanım sağlıyor. Ayrıca şarj kutusuyla birlikte 12 saat, sadece kulaklıklarla 3 saat konuşma süresi sunuyor. Bir kez şarj ile tüm gün rahatça kullanabileceğiniz kulaklık modeli, benzersiz bir ergonomiye sahip olan kılıfı ile ceplere rahatça giriyor.
Şimdi Türkiye’de!
IP54 sertifikası sayesinde toza, suya ve terlemeye karşı dayanıklı olan Ear (Stick), 2.999 TL tavsiye edilen fiyatıyla satışa çıktı. Nothing markasının bir diğer ürünü olan ve tasarımıyla dikkat çeken, beyaz ve siyah olmak üzere iki renk seçeneğiyle gelen Nothing Phone (1) ise 15.999 TL tavsiye edilen fiyatıyla satışta. Evofone ayrıca Nothing Phone (1) alan herkese Nothing markalı şeffaf telefon kılıfı hediye ediyor.
Nothing markalı ürünler Evofone.com sitesinden ve tüm yetkili teknoloji marketlerinin web sitelerinden satın alınabilir. Evofone ayrıca son yaptığı açıklamada Nothing markasının yeni ürünlerinin de Türkiye’ye geleceğini duyurmuştu.