Apple’da inovasyon bitti mi?

0

Steve Jobs döneminden beri Apple’ın iPhone modellerini tasarlamayla ilgili yol haritası değişmemişti; bir yıl büyük değişiklikler içeren ana model piyasaya sürülür, ertesi yıl ise sonunda “S” takısı bulunan bir ara model çıkarılırdı. Ne var ki WSJ kaynakları, bu iki yıllık döngünün 2016 yılında yayınlanacak yeni modelle birlikte kırılacağını öne sürüyor.

Adı iPhone 7 mi olacak, yoksa iPhone 6.5S mi bilmiyoruz, ancak habere göre bu yıl tanıtılacak olan iPhone modelleri son çıkan iPhone 6S ve 6S Plus’tan çok da farklı olmayacak. Cihaz ekranı yine sırasıyla 4,7 inç ve 5,5 inç boyutlarında olacak. Yeni iPhone’un tek kayda değer değişikliği, kulaklık girişinin komple kaldırılması ve böylece cihazın daha da ince ve suya dayanıklı hale getirilmesi olacak.

Tıpkı yeni MacBook’ta kullanılan tek USB Type-C giriş gibi bu kulaklık girişi kararı da Apple’ın başını ağrıtacak gibi görünüyor. Büyük ihtimalle basın dünyası ikiye bölünecek; kulaklık girişinin aslında ne kadar önemsiz olduğunu ve Apple’ın yine müthiş bir inovasyona imza attığını düşünenler ve ellerinde 300 dolarlık Beats kulaklıklarıyla ortada kalanlar… Elbette Apple bunun da önlemini almış ve cihazı piyasaya Lightning girişi 3,5 mm kulaklık girişine çeviren bir aparatla sürecek.

Apple bu yılı neden komple pas geçmedi?

Yeni iPhone modelinin çıkış tarihinden ziyade, başta bahsettiğimiz döngü daha fazla zihinleri kurcalıyor. Çünkü eğer gerçekten yeniliklerle gelecek model için inovasyon periyodu iki yıldan üç yıla çıktıysa, arada kalan iki yılda bir yerine iki cihaz çıkarmak (üreticinin yapacağı pazarlama sonucunda elde edeceği tonla para dışında) kullanıcılar açısından çok anlamlı gelmiyor. İki ara model yaparak üç yıl arka arkaya cihaza pazar sürmek yerine, bir ara model ve çok daha iyi bir yeni cihaz daha mantıklı görünüyor.

Öte yandan, tic-toc olarak bilinen iki yıllık döngünün sadece akıllı telefon pazarında değil, işlemcilerden televizyonlara kadar teknolojinin her alanında kullanıldığı düşünülürse, Apple’ın bu zinciri kırması aslında bir yandan “akıllı telefonda (ya da Apple’da) inovasyon ateşi sönüyor mu?” sorularını beraberinde getiriyor.

Son 2-3 yılda hem Apple hem Samsung hem de diğer Android markaları tarafından geliştirilen teknolojilere baktığımızda, parmak izi okuyucu ve köşeleri de ekrana dahil edilmiş telefonlar dışında elle tutulur bir yenilik, bir devrim göremiyoruz. Kamera çözünürlükleri, işlemci hızları ve RAM büyüklüklükleri, kısacası “rakamlar” artıyor o kadar… Apple’ın çıkardığı son ana model olan iPhone 6’daki en büyük “inovasyon” ekran boyutunun 4,7 inç ve 5,5 inç şeklinde artmasıydı. Android cihazlar yıllardır bu boyutlarda piyasaya sürülüyor.

Kısacası, gerek Apple gerek diğer şirketler için akıllı telefon özelinde konuşacak olursak inovasyon trendinin sonuna yaklaştığımızı söylemek çok da yanlış olmaz. Bundan sonra cihazlar değil, yazılımlar konuşacak. Farkı iPhone ve Galaxy değil, iOS ve Android belirleyecek.

Bir ihtimal daha var…

Şirket bu yıl iPhone 7’yi tanıtsaydı, önümüzdeki yıl bir iPhone 7S ile karşımızda olacaktı. Oysa 2017 yılı, iPhone’un 10. yılını temsil ediyor. Küçük bir ihtimal de olsa, 10. yılda “S” takılı bir ara model yayınlamak istememiş ve sadece tek seferliğine iki yıllık model döngüsünü kırmış olabilir. Ancak durumun gerçekten bu olduğunu öğrenmek için 2019’a kadar beklememiz gerekebilir.

Yorum Ekle

Posta adresiniz, gizli kalacaktır.

İzin verilen HTML tagları, <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>