Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1534

Ahtapot’un kolları Merkez Asya’yı sardı

0

Kaspersky Lab araştırmacıları Asya’nın merkezindeki diplomatik kaynakları hedef alan yeni bir siber casusluk dalgasını tespit etti. “Octopus” (Ahtapot) adı verilen ve popüler mesajlaşma uygulamasını taklit eden bir Truva atı aracılığıyla yayılan saldırı, bölgede Telegram uygulamasının yasaklanacağı haberleriyle popülerlik kazanmaya çalışıyor. Octopus, kurulduğu bilgisayarın kontrolünün saldırganlar tarafından ele geçirilmesine yol açıyor. 

Siber saldırganlar dünyanın dört bir köşesindeki kullanıcılara ve şirketlere yönelik mahremiyeti ortadan kaldırmak ve hassas bilgilere ulaşmak için yöntemlerini sürekli geliştiriyor.

Bu kez saldırganlar yaygın mesajlaşma uygulaması Telegram’ı taklit eden Octopus (Ahtapot) adlı bir Truva atıyla kurbanlarının bilgisayarlarını ele geçirme yoluna gitti.

Octopus’u Telegram’ın bir sürümü gibi paketleyerek ve ilgili logoları ekleyerek Kazak karşıtı partilerin alternatif iletişim aracı gibi ortaya koyan saldırganlar, paketin içine yerleştirdikleri kodlarla uygulamayı kuran cihazların kontrolünü ele geçiriyor. Truva atı aktif hale geldiğinde bulaştığı bilgisayarlarda dosya silme, erişim engelleme, modifikasyon, kopyalama ve indirme gibi pek çok işlemin uzaktan yapılabilmesini sağlıyor.

Böylece cihazdaki hassas bilgileri çalabiliyor, açtıkları arka kapılarla diğer sistemlerden erişim sağlayabiliyor ve siber casusluk faaliyetleri gerçekleştirebiliyor. Bu yöntem yine Telegram paketlerini kullanan ünlü Zoo Park siber casusluk sistemiyle büyük benzerlik taşıyor.

Kaspersky algoritmalarıyla yazılım kodlarının benzerliğini inceleyen güvenlik araştırmacıları, tehdidin 2014 yılından beri Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliğine dahil Merkez Asya ülkelerini ve Afganistan’ı hedef alan, Rusça konuşan DustSquad ile bağlantılı olabileceğini ifade ediyor.

Geçtiğimiz iki yılda araştırmacılar, bu gruba ait özelleştirilmiş Android ve Windows uygulamalarıyla yayılan ve bireysel ve diplomatik kaynakları hedefleyen dört ayrı saldırı dalgası tespit ettiler.

Şirketlerin yarısı şifre güvenliğini yöntemiyor

0

Şifre güvenliği ile ilgili güncel bir rapor, büyük şirketlerin güvenlik skorunun KOBİ’lere göre daha düşük olduğunu ve en yüksek skorun 100 üzerinden ancak 50’ye çıkabildiğini ortaya koyuyor.

Bitdefender Antivirüs, gelişmiş güvenlik uygulamalarına sahip şirketlerin bile şifre güvenliğini yeterince sağlayamadığını belirterek şifre yönetiminin bir zorunluluk olduğunu hatırlatıyor.

Bir şirketin ilk savunma hattının çalışanlardan oluştuğu ve kurumsal siber güvenliğin başında güvenli şifre kullanımının geldiği hakkında hemfikir olunmasına rağmen pek çok şirket hala şifre kaynaklı hatalardan dolayı siber saldırılara yenik düşüyor.

Çalışan davranışları ve şifre güvenliği ile ilgili çalışmalar, kişisel ve kurumsal hesaplarda aynı kullanıcı bilgilerinin kullanıldığını ve şifrelerin başkalarıyla gereğinden fazla paylaşıldığını gösteriyor. Uzmanların şifre güvenliği ile ilgili uyarılarına rağmen şirketlerin kat etmesi gereken yol uzun gözüküyor. Gelişmiş güvenlik önlemlerini sistemlerine adapte etmeye çalışan şirketlerin bile şifre gibi basit bir konuda sınıfta kaldığını belirten global güvenlik yazılımları şirketi Bitdefender Antivirüs, şifre güvenliği ile ilgili önerilerini paylaşıyor.

Büyük Şirketlerin Güvenlik Skoru KOBİ’lerden Daha Düşük

Değişik sektörlerden farklı büyüklükteki toplam 43.000’i aşkın şirketten toplanan anonim verilerle yürütülen araştırma, şifre yönetimi ile ilgili net tabloyu ortaya koyuyor. En dikkat çekici bulgulardan birini ise büyük şirketlerin güvenlik skorunun KOBİ’lere göre daha düşük olması oluşturuyor.

Araştırma raporuna göre 25’ten az çalışana sahip şirketlerde en yüksek güvenlik skoru 100 üzerinden en fazla 50’ye çıkabilirken bu ortalama, şirketin büyüklüğü arttıkça düşüyor. Çalışan sayısının artması; yanlış şifre seçimi ya da şifre paylaşımı gibi tehlikeli davranışların ve şirket tarafından onaylanmayan uygulamaların kullanımının artması anlamına geliyor. Büyük şirketlerdeki IT ekiplerinin şifre güvenliğini standartların üzerinde tutmasının oldukça zor olduğu görülürken, veriler ayrıca bir çalışanın iş arkadaşlarıyla ortalama 6 şifresini paylaştığını da açığa çıkartıyor.

Şirketlerin %45’i Çok Faktörlü Kimlik Doğrulaması Kullanıyor

Olumlu bir noktaya da yer veren rapora göre çok faktörlü kimlik doğrulamasından faydalanan şirketler, geçtiğimiz yıla göre %24,5 artış göstererek %45’e çıkmış bulunuyor. Şifre güvenliğinde ve çok faktörlü kimlik doğrulamasında lider konumda olan teknoloji sektörünün güvenlik skoru 53 olarak belirtiliyor. Bu sektördeki şirketlerin %31’i, kimlik doğrulama süreçlerinde iki ya da daha fazla kanıt talep ediyor.

Veri güvenliğine ve gizliliğine dair kanunlara eksiksiz uyması gereken şirketlerin başlarında teknoloji şirketlerinin gelmesinden dolayı bu durum bir sürpriz niteliği taşımıyor. Güvenlik için faydalanabilecekleri seçenekler ile ilgili bilinçleri ve diğerlerine göre daha güçlü olan güvenlik kültürleri de teknoloji sektöründeki şirketlerin siber korumayı öncelikli hale getirmesinin nedenleri olarak sayılıyor.

Ancak ne yazık ki araştırma, ağır düzenlemelere tabi tutulan diğer sektörlerin şifre güvenliğinde sınıfı geçemediğini gösteriyor. Bankacılık, sağlık, sigorta ve kamu kuruluşları, rapora göre teknoloji sektörüne benzer bir başarı gösteremiyor.

Tüm Çevrimiçi Hesaplarınızda Aynı Şifreyi Kullanmayın

Global güvenlik yazılımları şirketi Bitdefender Antivirüs’e göre hesaplarınızı ve verilerinizi siber saldırılardan korumak için, aynı şifreyi birden çok hesapta kullanmaya derhal son vermeniz gerekiyor. Tüm hesaplarınızın, özellikle de perakende, finans, seyahat ve devlet kurumları ile ilgili hesapların, güçlü ve benzersiz şifrelerle korunması ciddi önem taşıyor. Güçlü bir şifrenin en az 8 karakter olması ve büyük harf, küçük harf, rakam ve özel karakterlerden oluşan bir karışım içermesi gerekiyor. Bitdefender Antivirüs’ün aynı şifreyi tekrar tekrar kullanma alışkanlığından kurtulmanıza yardımcı olacak bazı ek ipuçları ise şöyle:

İki faktörlü kimlik doğrulamasını etkinleştirin. Tüm çevrimiçi hesaplarda, özellikle hedef kitlesi yüksek web sitelerinde ve sosyal medya ve online bankacılık uygulamalarında, iki faktörlü kimlik doğrulamasını etkinleştirin.

Giriş bildirimlerini etkinleştirin. Şüpheli hesap etkinliğini ve giriş denemelerini proaktif bir şekilde izlemek için giriş bildirimlerini metin veya e-posta yoluyla aktif hale getirin.

Bir şifre yöneticisi kullanın. Uzun ve karmaşık şifreler oluşturmakta ve yönetmekte zorluk çekiyorsanız, Bitdefender Password Manager gibi bir şifre yöneticisi kullanın. Password Manager, parolalarınızı takip etmenizi, gizliliğinizi korumanızı ve güvenli bir tarayıcı deneyimi yaşamanızı sağlar. Kimlik bilgilerinize erişmek için tek bir ana şifre kullanan Password Manager, şifrelerinizi güvende tutmanızı kolaylaştırır. Çevrimiçi etkinlikleriniz için en iyi korumayı sunan Password Manager, Bitdefender Safepay™ ile entegre çalışır ve özel verilerinizin tehlikeye atılacağı çeşitli yollar için birleşik bir çözüm sunar.

Şifrelerinizi yılda iki kez güncelleyin. Güçlü bir parola olsa bile parolalarınızı yılda iki kez güncelleyin. Bir veri ihlali aylar hatta yıllar sonra ortaya çıksa da bu sizi korsanların bir adım önünde tutacaktır.

Microsoft’un kurucusu öldü

0

Teknoloji dünyasının en önemli şirketlerinden, kişisel bilgisayarları ofislerden, şirketlerden çıkarıp oturma odalarına sokarak dijital devrimi başlatan Microsoft’un kurucularından Paul Allen, 65 yaşında hayatını kaybetti.

Kansere yenik düştü

Uzun süredir kanser tedavisi gören Paul Allen, 2009’da kanseri yenmişti ancak kısa süre önce yeniden ortaya çıkan kansere karşı tekrar tedavi almaya başlamıştı.

Microsoft’u 1975 yılında Bill Gates ile kuran Allen’ın şirketin ismini bulan ortak olarak da biliniyordu. Allen ayrıca, Microsoft’un geliştirdiği MS DOS’u, IBM’e pazarlayarak Microsoft’un gelişiminde kilit rol oynamıştı.

Allen 2000 yılına kadar Microsoft’ta full time çalışırken, bu tarihten sonra da şirkette danışman olarak görev yapmaya devam etti.

 

Microsoft’un kurucu ismi Paul Allen hayatını kaybetti

0

Bill Gates ile birlikte Microsoft’un kurucu isimlerinden biri olan Paul Allen hayatını kaybetti. Kansere yenik düşen Paul Allen, yaşamı boyunca teknolojiye yön veren isimlerden biri oldu.

Paul Allen hayatını kaybetti

1953 doğumlu olan Paul Allen, küçük yaşlardan itibaren programlama ve yazılıma merak duymaktaydı. Lise yıllarında Bill Gatesi ile tanışan Allen, gizli bir şekilde okulundaki bilgisayar laboratuvarını kullanmaktaydı. Hatta  bir dönem laboratuvara girme yasağı bile almıştı.

Paul Allen da birçok yenilikçi girişimci gibi piyasaya atılmak için üniversite eğitimini yarıda bırakan isimlerden biri oldu. 1975 yılında Bill Gates ile Microsoft’u kurmak için Harvard Üniversitesi’ndeki eğitimini bıraktı.

1983 yılında erken yaşta kansere yakalanan Allen şirketten ayrıldı. Microsoft’un hisselerinin yüzde 40’ının sahibi olan Paul Allen, farklı teknoloji şirketleri ve NFL futbol takımını kurdu. 2099 yılında kanseri atlattığı duyurulan Allen, son dönemde tekrar kansere yakalandı ve 15 Ekim’de hayatını kaybetti.

HUAWEI Bulut Kurumsal Zeka hizmet portföyü tanıtıldı

0

HUAWEI CONNECT 2018 etkinliğinde, akıllı şehirler için HUAWEI Bulut EI İkizler çözümü (Could Enterprise Intelligence) tanıtıldı.

HUAWEI Bulut İş Grubu EI Ürün Departmanı Genel Müdürü Jia Yongli, HUAWEI Bulut Kurumsal Zeka (Enterprise Intelligence – EI) hizmetlerinin gelişmiş versiyonunu duyurdu ve hizmetlerin en yeni HUAWEI yapay zeka çiplerine güç katacağını belirtti.

HUAWEI Bulut Kurumsal Zeka tanıtımında yaptığı konuşmada Jia Yongli, “HUAWEI Bulut EI’nin HUAWEI CONNECT 2017 etkinliğinde piyasaya sürülmesinden bu yana HUAWEI Bulut sekiz sektörde, şehirleri, üretimi, lojistiği ve interneti kapsayan 200’ün üzerinde projeyi gerçekleştirdi. Üç önemli bulguya sahibiz: Yapay zeka, Bilgi İletişim Teknolojileri’nin destek sistemlerinden üretim sistemlerine evrilmesine yardımcı oluyor. Bilgi işlem gücü, yapay zeka uygulamalarının karşısındaki en büyük engel.”

HUAWEI Bulut EI endüstriye modernlik kazandırıyor

Yapay zeka ile sanayi anlayışını nasıl birleştireceğinden bahseden Jia, “HUAWEI Bulut EI, tekrar eden ve yüksek hacimli çalışmalar, uzman deneyimi gerektiren görevler ve çok alanlı iş birliğine ihtiyaç duyan çalışmalar dahil olmak üzere üç senaryoda birden endüstri modernizasyonunu geliştiriyor. Verimliliği artırmaya, uzmanlığı geliştirmeye ve insan zekasının sınırlarını aşmaya yardımcı oluyor” dedi.

Yinelenen veya yüksek hacimli işlerde, HUAWEI Bulut EI hizmetleri, kurumsal uygulamalarda sıkça kullanılan veri kümelerini tanımlamaya yardımcı oluyor. Örneğin iki HUAWEI Bulut EI servisi (DLS ve Image Search) TukuChina’nın yüzde 99’dan fazla bir doğruluk oranıyla her gün yüz binlerce telifli görseli ve on milyonlarca görüntüyü İnternet’ten otomatik olarak almasına ve çapraz kontrol etmesine yardımcı oluyor.

Yapay zeka, uzman deneyimi veya endüstri anlayışı ile entegre olduktan sonra uzmanlara yardımcı olabilir. Örneğin, HUAWEI Bulut EI görsel ekibi, tıbbi teşhis testi sağlayan bir şirket olan KingMed Diagnostics ile yakın bir şekilde çalışıyor. AI teknolojilerinden yararlanarak, yüzde 99’un üzerinde bir duyarlılık (gerçek pozitif oran) ve yüzde 80’in üzerinde bir özgüllük (gerçek negatif oran) ile birlikte, rahim ağzı kanserinin patolojik incelemesinde çığır açıyorlar.

HUAWEI Bulut EI yetenekleri hızla gelişiyor

HUAWEI Bulut’un tüm senaryolardaki tam yığın özelliklerini güçlendirmek için HUAWEI, Ascend 310 ve 910 AI çiplerini piyasaya sundu.

Ek olarak, HUAWEI Bulut EI, temel platform hizmetlerini, genel API’leri ve ön entegrasyon çözümlerini kapsayan 45 servis ve 142 işlev sunuyor. Bu servisler ve fonksiyonlar, AI üst düzey veri bilimcileri, veri mühendisleri, BT mühendisleri ve iş personeli dahil olmak üzere farklı grupların ihtiyaçlarını karşılayan, kapsayıcı yapay zekayı mümkün kılıyor.

Blockchain ile telefon görüşmesi yapılacak

Pundi X, blockchain ile telefon görüşmesi yaparak dünyada bir ilki gerçekleştiriyor. Blockchain, daha ilk defa telefon görüşmesinde kullanılıyor.

Blockchain ile telefon görüşmesi: XPhone

Dünyanın ilk blockchain temelli POS cihazını geliştiren Pundi X yenilikçi çalışmalarına devam ediyor. Pundi X, kendisine ait olan tescilli cihazı XPhone ve blockchaini kullanarak  telefon görüşmesi yaptı. Halka açık ilk test XBlockchain Summit‘te gerçekleştirildi. Ayrıca şirketin resmi Twitter hesabı üzerinden de konuyla ilgili paylaşım yapıldı.

 

https://platform.twitter.com/widgets.js

Medium üzerinden yayınlanan bir blog yazısında ise, Pundi X’in Blockchain teknolojisini insanların hayatına entegre etmek istediği vurgulandı.

Blockchain teknolojisi ile yapılan telefon görüşmesi hakkında henüz net bir bilgi bulunmuyor. Function X isimli bu özellik hakkındaki detaylar 15 Ekim’de açıklanacak. XPhone satışına ise 2019 yılında başlanacak.

Uçan araba BlackFly satışa çıkıyor

Opener isimli şirket tarafından geliştirilen uçan araba BlackFly 2019’da satışa çıkıyor. Çan araba BlackFly için lisans gerekmeyecek.

Uçan araba BlackFly lisanssız kullanılabilecek

Opener isimli firma 2011 yılında başlattığı BlackFly aracı çalışmaları için şimdiye kadar 1000’den fazla test uçuşu gerçekleştirdi. Satış için artık hazır olan BlackFly, 2019’da piyasaya çıkacak. BlackFly’ı diğer araçlardan farklı kılan özelliği ise sürüş için herhangi bir lisans gerekmiyor olması. Joyistik ile kontrol edilebilen BlackFly’ı kullanmak için ufak bir ön eğitim almak yeterli olacak.

Aracın teknik özelliklerine bakacak olursak; BlackFly 100 km/s hızla hareket edebiliyor. Aracın menzili hakkında henüz bir veri açıklanmasa da 40 km civarında olması bekleniyor. 141 kg ağırlığındaki BlackFly, 113 kg’a kadar yolcu taşıyabiliyor.

İlk olarak kırsal alanlarda kullanılacak olan BlackFly, yasal düzenlemelerden sonra şehirlerde kullanılabilecek.

WhatsApp sohbetlerinizi yedeklerken tuzağa düşmeyin

0

Bir ay sonra, WhatsApp ve Google, Android kullanıcılarının Google Drive’da depolanan eski WhatsApp sohbet yedeklerini silecek. Telefon belleğindeki sohbet geçmişi ve yedekler bundan etkilenmeyecek. Aynı zamanda yedekleri iCloud’da depolanan iOS kullanıcılarının da endişe etmesini gerektirecek bir durum yok. Yani güvendeler. Ancak, Google Drive otomatik olarak bir yıldan uzun süredir güncellenmeyen sohbet yedeklerini silecek. Yani, 12 Kasım’dan önce yedeklerini güncellemeyenler veri kaybına uğrayacaklar.

Android için WhatsApp, sohbetlerinizi Google Drive’a ücretsiz olarak yedekleyecek fakat bu, eski yedeklere zarar verebilir. Kaspersky Lab uzmanları, WhatsApp’ın önde gelen hizmetlerinden olan uçtan uca şifrelenmiş mesajlara alışmış olan kullanıcıların WhatsApp mesajlarının bir kez uygulamadan ayrıldıktan sonra ister Drive’da depolansın ister başka bir yerde, artık bu özellik tarafından korunmayacağı konusunda uyarıyor.  Dolayısyla bu durum güvenlik sorunlarına da neden olabilecek.

Merak edilen sorular

Kaspersky Lab uzmanları buradan hareketle WhatsApp yedeklemelerinin güvenliği ve gizliliği ile ilgili bazı temel soruları yanıtladı.

1. Google neleri depoluyor?

Android için WhatsApp, verilerini Google Drive’a düzenli olarak yedekleyebilir. Bu kopyalar ayarlara bağlı olarak yalnızca metin veya metin, fotoğraf ve video olabilir. Bu yeni bir özellik değil, yedeklemeler senelerdir bu şekilde çalışıyor. Google Drive’a yedekleme ayarlarınızın yapılandırılma durumunu kontrol etmek için Menü -> Ayarlar -> Sohbetler -> Yedekleme adımlarını takip edin.

2. 12 Kasım’da gerçekleşecek değişiklikler nelerdir?

Her dosya Google Drive’da belli bir alan kaplar ve kalan depolama kotanızı düşürür. Ancak, WhatsApp’in sahibi Facebook ve Google, WhatsApp yedeklemelerini kotaya tabi tutmama konusunda anlaştı. Böylece Google Drive’da daha fazla veri depolayabileceksiniz.

3. Peki silinme nedir?

Uzun zamandır Google Drive’a yedekleme yapmıyorsanız ve WhatsApp’ınızda otomatik yedekleme ayarı kapalıysa eski (bir yıldan daha fazla) kopyalarınız otomatik olarak silinir. Verilerinizin güvenliğini sağlamak için 12 Kasım’dan önce en az bir kez WhatsApp verilerinizi manuel olarak yedeklemelisiniz.

4. WhatsApp sohbet geçmişi yedeğimi kaybedersem ne olur?

WhatsApp’ı yeni bir telefona yüklediğinizde hala arkadaşlarınızla sohbet edebilirsiniz ve grup üyeliklerinizi kaybetmezsiniz fakat sohbet geçmişinizi göremezsiniz.

5. Karşılaşabileceğim riskler nedir?

Bazı riskler hep vardı ve olmaya da devam edecek. WhatsApp’te depolanan sohbetler şifrelenmiştir ve sadece sohbetteki kişiler tarafından okunabilir fakat Google sunucularındaki yedekler bu korumadan mahrum. Google Drive’da depolanan veriler ulaşıma açıktır. Bu yüzden, bu tür bir yedekleme, gizliliğinize karşı olası bir tehdit oluşturur.

6. Sohbetlerimi yedeklemek istiyorum ama Google’da değil! Ne yapmalıyım?

WhatsApp telefonunuzun belleğini yedekleyebilir. Bu yedekler sohbetlerinizi yeni bir telefona aktarmak için veya WhatsApp silinip tekrar yüklendiğinde geri yükleme yapmak için kullanılabilir. Fakat telefonunuzu kaybederseniz yedeğinizi de kaybedersiniz. Yani verilerinizi manuel olarak hafıza kartınızdan (\sdcard\WhatsApp\) bir bilgisayara veya şifreli bulut hizmetine kopyalamanız gerekir.

Huawei yapay zekalı bilgi işlem platformunu piyasaya sundu

0

HUAWEI CONNECT 2018’de Huawei, Ascend serisi AI çipleri ve ana akım heterojen bilgi işlem bileşenleri tarafından desteklenen Atlas akıllı bilgi işlem platformunu piyasaya sundu.

Yapay zekalı platform

Atlas akıllı bilgi işlem platformu, uç (edge) cihazları ve bulutları kapsayan bir tüm senaryolar için AI altyapısı oluşturmak için modüller, kartlar, panolar, uç istasyonlar ve cihazlar gibi çeşitli ürünleri entegre ediyor. Huawei’in full-stack AI çözümünün önemli bir parçası olarak, Atlas akıllı bilgi işlem platformu, müşterilerin AI tarafından yönlendirilen bir geleceği kucaklamasına ve akıllı dönüşüm yolculuğunu hızlandırmasına yardımcı olmak için yüksek bilgi işlem gücünün kapısını aralıyor.

Huawei BT Ürünleri Başkan Yardımcısı Joy Huang, ‘Akıllı İnovasyon ile Akıllı Girişimlerin Güçlendirilmesi’ başlıklı bir açılış konuşması yaptı. Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesiyle, AI güdümlü endüstri çözümlerinin de yükselişe geçtiğini söyledi. Huang, “Her cephede inovasyon uygulamak, akıllı bir dünyaya doğru ilerlerken çok önemlidir. Bu arada, hesaplama gücü yeni olanaklar yaratır. Sona, uca ve buluta yönelik tüm senaryolar için AI altyapısı çözümü ile Huawei, müşterilerin iş süreçleriyle esnek bir şekilde başa çıkmalarını ve akıllı çağda daha büyük iş değeri elde etmelerini sağlıyor” dedi.

Atlas akıllı bilgi işlem platformu, 2017’de piyasaya sürülen Atlas akıllı bulut donanım platformunu temel alan yeni bir platform olarak ortaya çıkıyor. Yeni Atlas, terminal özelinde Atlas 200 AI hızlandırıcı modülünü, DC özelinde Atlas 300 AI hızlandırıcı kartını, uç odaklı Atlas 500 AI’yı, uç istasyonu ve tek duraklı AI platformu olan işletmeler için konumlandırılmış Atlas 800 AI cihazını içeriyor.

Atlas 200 AI hızlandırma modülü: Kredi kartı büyüklüğünde bir form faktörü olarak paketlenmiş, 16 kanallı gerçek zamanlı HD video analizini desteklemektedir. Kameralar ve dronlar gibi cihazlara yerleştirilen Atlas 200, sadece 10 W güç tüketiyor.

Atlas 300 ve 600 AI hızlandırma kartı: Yarı yükseklikte bir yarım uzunluklu PCIe standart kart form faktöründe gelir ve veri merkezi ve uç sunucu senaryoları için konumlandırılır. Atlas 600 hızlandırıcı kart, birden fazla veri kesinliğini destekler ve tek bir kartla en fazla 64 TOPS INT8 sunar. Derin öğrenme ve çıkarım için üstün hesaplama gücü sağlar.

Atlas 500 AI uç istasyon: Endüstri lideri uç ürünü, AI işleme yeteneklerini bütünleştirir, set üstü kutu boyutunda 16 kanallı HD video işlemeyi destekler ve pazardaki mevcut ürünlere göre 4 kat daha yüksek performans sağlar. AI uç istasyonu, ulaşım, hemşirelik ve bakım, katılımsız perakende ve akıllı üretim gibi çok çeşitli uygulamalar için çok uygundur.

Atlas 800 AI cihazı: Standart framework ve programlama ortamına göre optimize edilmiş bir AI çalışma ortamı ve önceden yüklenmiş yazılım kütüphanesi sağlar. AI cihazı ek olarak, yönetim yazılımını küme yönetimi ve iş zamanlaması ve sistem düzeyinde performans izleme yetenekleri ile bütünleştirir, kurumsal AI uygulaması için giriş gereksinimlerini büyük ölçüde azaltır.

Flash Player madencilik ile gündeme geldi

Adobe Flash Player madencilik yapıldığı iddialarıyla gündeme geldi. Bu iddiaların ana nedeni ise tespit edilen kötü amaçlı yazılım.

Flash Player madencilik için kullanıldı

Kullanıcıların güvenerek yüklediği popüler uygulamalar ve eklentiler, yasa dışı madencilik yapan kişilerin yeni hedefi haline geldi. Bunlardan sonuncusu da Flash Player oldu. Palo Alto Networks tarafından yapılan araştırmaya göre, Flash güncellemesi yüklemeleri sadece Flash eklentisini yüklemekle kalmıyor, XMRig isimli eklentiyi de ekliyor.

Böylelikle pencere açıldığında Flash Player ile birlikte an XMRig eklentisi de aktif hale geliyor. an XMRig¸bilgisayarın işlemcisi ve ekran kartını kullanarak madencilik yapılmasını sağlıyor. Elde edilen gelir ise Monero cüzdanına aktarılıyor ve takip etmesi imkansız hale geliyor.

Araştırmalarda 100’ün üzerinde sahte yükleme gerçekleştirildiği tespit edildi. Bunun için kullanıcıların, resmi internet siteleri dışında yükleme yapmaması tavsiye ediliyor.

Apple’dan 600 milyon dolarlık satın alma

0

Apple, iPhone işlemcilerini kendi başına üretebilmek için başlattığı hazırlıklara, İngiliz Dialog firmasını satın aldı.

Toplam 600 milyon dolar bütçe

300 çalışanı olan firmaya ortak olan Apple şirketin hisseleri için 300 milyon dolar öderken, 300 milyon dolarlık da sipariş verdiğini açıkladı.

Ayrıca Apple Dialog’a güç yönetimi, şarj sistemleri ve ses çipleri üretmesi için de sipariş vereceğini duyurdu.

Facebook Groups 250 kişilik sohbeti destekliyor

0

Facebook, grup sayfalarında açılan alt sohbet gruplarında kişi limitini 250’ye çıkardığını duyurdu.

Ses ve video mesajı

Ayrıca yeni güncellemeyle beraber Facebook gruplarındaki sohbetlerde artık sesli mesaj ve video mesajı göndermek de mümkün olacak.

Facebook daha önce de Messenger uygulaması üzerinde, 250 kişilik sohbet gruplarına izin vermişti.

Facebook gruplarında şu anda aktif olarak 1.4 milyar insan kayıtlı görünüyor.

Nissan elektrikli SUV çıkarak

Nissan elektrikli SUV modeli ile elektrikli araç piyasası için yeni bir seçenek sunacak. Nissan elektrikli SUV, özellikle menziliyle dikkat çekecek.

Nissan elektrikli SUV 355 km menzil sunacak

Nissan bundan sekiz yıl önce Leaf model aracıyla elektrikli otomobil piyasasına giriş yapmıştı. Aradan geçen uzun zamana rağmen yeni bir araç çıkarmayıp, sadece Leaf’in bir üst modeli tanıtılmıştı. Yeni nesil Leaf ile özellikle menzil konusunda iyileştirmeler yapıldı.

Diğer otomotiv şirketlerinin de bu alanda oldukça iyi araçlar çıkarması, Japon otomotiv devi Nissan’ı farklı model çıkarmaya yöneltti. Yeni bir elektrikli SUV modeli çıkaracak olan Nissan, özellikle menzil konusunda odaklanıyor.

Clean Technica tarafından yayınlanan raporlarda, yeni elektrikli SUV modelinin 355 km menzile sahip olacağı iddia edildi. Ayrıca tasarım yönünden de IMx Kuro ile benzerlik gösterecek. Aracın fiyatının ise 45 bin dolar olması bekleniyor.

Terminatör’e bir adım daha yaklaştık

0

Robot geliştiricisi Boston Dynamics, uzun süredir geliştirdiği robotları rahatça koşacak, zıplayacak ve engelleri aşacak şekilde güncelledi.

Yarışmada rezil oldular ama…

Birkaç yıl önce yapılan robot yarışmasında tüm robotlar, kapıları bile açamazken veya düz yolda adım atarken devrildiği için alay konusu olurken, Boston Dynamics’in ulaştığı seviyeyi göstermesi, ünlü bilim kurgu filmi Terminatör’deki asker robotların gerçek olmasına çok az zaman kaldığı şüphesini doğurdu.

Şirketin, roboton yeteneklerini göstermek için yayınladığı videoyu aşağıda izleyebilirsiniz.

 

App Store geliri Google Play’e fark attı

2018 üçüncü çeyrek verilerine göre App Store geliri, Google Play’e adeta fark attı. Böylelikle App Store geliri, yükselişini sürdürdü.

App Store geliri Google Play’den yüzde 93 fazla

Apple, üçüncü çeyrek 18,2 milyar dolarlık mobil uygulama gelirinin yaklaşık yüzde 66’sını elde etti. Mağaza, geçen yılın aynı döneminde elde ettiği 9.7 milyar dolar geliri yüzde 23.3 artırarak 2018 üçüncü çeyrekte 12 milyar dolar kazandı. Google Play, ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21.5 büyüme ile 6,2 milyar dolarlık bir dolar kazandı.

App Store geliri

Mobil oyun harcamaları da çeyrek dönem boyunca yıllık yüzde 14,9 artışla 13,8 milyar dolara ulaşarak gelir artışına katkıda bulundu.

App Store geliri

En çok indirilen uygulamaların sıralamasında ise çeyrek boyunca Bytedance’in kısa video uygulaması olan TikTok’un yükselişi dikkat çekti.

App Store geliri

Orta Doğu’yu hedefleyen virüs Türkiye’ye sıçradı

0

İlk kez 2017 yılında Irak ve Suudi Arabistan’da görülen Muddy Water aktivitesini takip eden Kaspersky Lab araştırmacıları, söz konusu tehdidin Ürdün, Türkiye, Azerbaycan, Pakistan ve Afganistan’daki kamu kurumlarını da tehdit ettiğini ortaya çıkardı. Yayılmak için yüksek düzeyde özelleştirilmiş oltalama mesajlarını kullanan Muddy Water, içine özel makrolar yerleştirilmiş ofis dosyalarını kullanıyor. 

Oltalama yöntemi

2017 yılında keşfedilen ve nispeten yeni bir tehdit olan Muddy Water, ilk olarak Irak ve Suudi Arabistan’daki kamu kurumlarına saldırırken tespit edilmişti. Kaspersky Lab araştırmacıları bu yılın başlarında tehdidin çok daha geniş bir coğrafyayı hedef alan oltalama mesajlarıyla yayılmaya çalıştığını keşfetti. 2018 yılı Mayıs ve Haziran aylarında etkinliği doruğa çıkan tehdidin etkisi halen sürüyor.

Oltalama mesajlarının içeriği özellikle kamu ve askeri kurumların, telekom şirketlerinin ve eğitim kurumlarının hedeflendiğini gösteriyor. Söz konusu e-posta mesajları MS Office 97-2003 dosyalarını ekinde barındırıyor ve kullanıcıları makroları aktif hale getirmeye zorluyor. Hemen arkasından bulaşma gerçekleşiyor.

Kaspersky Lab araştırmacıları saldırıya dair ilk analizleri gerçekleştirerek sonuçları korunmak isteyen kurumların ilgisine sundu. Saldırganların kullandıkları PowerShell, VBS, VBA, Python ve C# scriptleri, RAT (Remote Access Trojans – Uzaktan Erişimli Truva Atı) ve diğer araçlara dair analizler sürüyor.

Enfeksiyon gerçekleştiğinde zararlı yazılım, beraberindeki listede yer alan internet adreslerinden birini seçerek komuta merkeziyle iletişime geçiyor. Sistemde güvenlik yazılımı olduğunu algılarsa bir dizi script çalıştırıyor ve son bir PowerShell paketiyle sistemde suistimale açık bir arka kapı bırakıyor. Gerçek MS dosyaları kullanması nedeniyle kara listelerden kolayca sıyrılan tehdit, beraberindeki PowerShell koduyla makro uyarılarını ve korumalı görünüm seçeneklerini devre dışı bırakabiliyor. Böylece takip eden saldırılara karşı sistemi korumasız hale getiriyor.

Tehdidin şimdiye dek tespit edilen hedefleri arasında Türkiye, Ürdün, Azerbaycan, Irak, Suudi Arabistan, Mali, Avusturya, Rusya, İran ve Bahreyn yer alıyor. Muddy Water operasyonunun arkasında kim olduğu net olmamakla birlikte, kullanılan saldırı teknikleri jeopolitik bir amaç için saldırıların gerçekleştirildiğine dair ipuçları veriyor. Yine kullanılan kodlar araştırmacıları yanıltmayı hedefleyen unsurlar barındırıyor. Örneğin kodlarda Çince yazılar, Leo, PooPak, Vendetta ve Turk gibi isimler geçiyor.

Facebook’u resetleyin uyarısı

0

Facebook, 28 Eylül Cuma günü sosyal medya platformunun ‘Farklı Görüntüle’ özelliğindeki bir güvenlik açığını kullanan kötü niyetli kişilerin en az 50 milyon kullanıcı hesabının erişim bilgilerini ele geçirdiği yönünde açıklamada bulunmuştu.Olay sonrasında Facebook yalnızca bu hesapları değil, risk altında olduğu belirlenen 40 milyon kişinin daha hesaplarını askıya aldı. Olayla ilgili çekincelerin büyük bir kısmı, çalınan giriş bilgilerinin yalnızca kullanıcıların Facebook hesaplarında değil, Facebook’un tek tuşla giriş özelliğinin kullanıldığı farklı sitelerdeki hesaplarda da kullanılabilecek olmasından kaynaklanıyor.

Erişim bilgilerinin kullanıldığına dair kanıt yok

Facebook; “Geçen hafta saldırı sırasında giriş yapıldığını veya yüklendiğini tespit ettiğimiz tüm üçüncü parti uygulamaların loglarını analiz ettik. Soruşturma sonucunda şu ana kadar saldırganların Facebook Login kullanarak herhangi bir uygulamaya eriştiğine yönelik bir kanıt bulunamadı” açıklamasını yaptı.

Chicago Illinois Üniversitesi’ndeki araştırmacılara göre, en az 42 bin web sitesi Facebook Login kullanıyor. Bu da güvenlik ihlalinin potansiyel etkilerinin ne kadar büyük olabileceğini gösteriyor.Bu sorun aynı zamanda Spotify, Tinder, AirBnb ve Facebook’un sahibi olduğu Instagram gibi kendi alanlarında dev firmaları da kapsıyor.

Facebook sızıntıyı engellemek için güncelleme yaptı

Gelişmeler üzerine Facebook son güncellemesinde, Facebook’un yazılım geliştirme araçlarını kullanan veya kullanıcıların erişim bilgilerini düzenli olarak kontrol eden web sitesi geliştiricilerine “kişilerin erişim bilgileri resetlendiğinde otomatik olarak korunacakları” yönünde bilgi verdi.

Çıkış-giriş yapın

ESET Araştırmacısı Tomas Foltyn, bu çerçevede tüm Facebook kullanıcılarını çıkış-giriş yapmaya çağırdı.Sosyal medya hesaplarının genellikle cihazlarda açık şekilde bırakıldığına dikkat çeken Foltyn, “Çıkış yaparak tekrar girmek yeterince kolaydır ve bu şekilde erişim bilgileriniz resetlenecektir. Ayrıca güvenlik seçeneklerinizi, özellikle de Giriş yaptığınız yer bölümünü gözden geçirmek için bir dakikanızı ayırın. Yeniden girmişken, parolanızı da değiştirin. Başka hesapta kullanmadığımız, size özel, yeni bir parola oluşturun“ tavsiyesinde bulundu.

Facebook, Avrupa’da ağır cezalar alabilir

Bu arada, Avrupa Birliği vatandaşlarının kişisel verilerini korumak amacıyla oluşturulmuşGenel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında, Facebook’un resmi bir soruşturmayla karşı karşıya kalarak ağır cezalar alabileceği belirtiliyor.

Soruşturma, Facebook’u AB adına denetleyen İrlanda Veri Koruma Komisyonu (DPC) tarafından yürütülecek. Şirket, sızıntının ardından halihazırda ABD’de yürütülen bir grup davasıyla da karşı karşıya bulunuyor.

Audi ve HUAWEI otonom sürüşte ortaklık yapacak

HUAWEI ve Audi, Şangay’da gerçekleştirilen HUAWEI CONNECT 2018’de yeni Audi Q7 modelini de içeren akıllı bağlantılı araçlar (ICV) alanında iş birliği planlarını açıkladılar.

Audi Q7 ile başlıyor

Audi Çin Ar-Ge Genel Başkan Yardımcısı Saad Metz, Alman otomobil üreticisinin planlarını şöyle açıkladı: “Yüksek otomasyonlu sürüş fonksiyonlarının ve geleceğe yönelik araç-altyapı iletişiminin ortak gelişimini değerlendirdik. Audi, yüksek otomatize sürüş alanında teknoloji liderlerinden biri olmak için dünya çapında kendini kanıtladı. Gelecekte HUAWEI ile olan ortaklığı yoğunlaştırmak için sabırsızlanıyoruz çünkü şirketlerimiz arasında daha yakın bir iş birliğinin her iki taraf için de önemli faydalar sağlayacağına inanıyoruz”.

HUAWEI’nin Yönetim Kurulu Başkanı ve Strateji Pazarlama Direktörü William Xu da yaptığı açıklamada, “Otomobiller daha akıllı hale geldikçe, otomatik sürüşe öncülük etmek için dünyanın en başarılı premium otomobil markalarından biri olan Audi ile önde gelen BT teknolojilerimizden yararlanıyoruz. Tüketiciler çok yakında daha güvenli, rahat, kullanışlı ve akıllı otonom sürüş özelliğinin keyfini çıkartacaklar” dedi.

HUAWEI’nin Mobil Veri Merkezi (MDC), kentsel otomatik sürüş ortamları için Audi Q7’ye entegre edildi. Otomobilin çalışır durumdaki bir prototipi HUAWEI CONNECT 2018’de tanıtıldı.

10 Temmuz 2018’de HUAWEI ve Audi, akıllı bağlantılı araçların birlikte geliştirilmesi için Berlin’de stratejik iş birliği konusunda bir mutabakat imzalamışlardı. Ortaya çıkan prototip otomobil ile bu önemli iş birliği, stratejik olarak da ileri bir boyuta taşınmış oldu.

Yapay zekalı hoparlör Kakao Mini testleri başladı

0

Kakao’nun yapay zekalı hoparlör testleri başladı. Beta aşamasında olan çalışma, kullanıcılara kişiselleştirilmiş bir deneyim sunacak.

Yapay zekalı hoparlör ile kişiselleştirme

Akıllı hoparlör piyasasında yaşanan gelişmeler, bu cihazların kullanıcılara yardımcı olmasının çok ötesine geçiyor. Çeşitli kişiselleştirme özellikleri, günü daha kolay ve keyifli hale getiriyor. Güney Kore merkezli sohbet devi Kakao, şirketin yapay zeka çalışmalarında bu alana odaklanıyor.

Voice Profile adı verilen özellik, Kakao Mini’nin konuşmacıyı tanımasını ve hizmetlerini kullanıcı zevkine göre ayarlamasını temel alıyor.

Henüz beta aşamasında olan ve testleri devam eden Voice Profile özelliği için kullanıcıların Hey Kakao uygulamasını indirmesi gerekiyor. Uygulama, konuşmacının ses ve diğer özelliklerinin kaydedilmesini sağlıyor. Böylelikle kullanıcının sesi yapay zekalı asistan tarafından tanınabiliyor. Bu sayede gürültülü ortamlarda bile sorunsuz bir iletişimin kurulabilmesi hedefleniyor.

Ayrıca Kakao Mini geçmiş konuşmaları da hatırlayarak, bir nevi referans sunabilecek. Geliştirme çalışmalarının ardından müzik vb. hizmetlerde kullanıcıya kişiselleştirilmiş öneriler sunacak.

Walmart para çekme hizmetini aktif ediyor

Walmart para çekme hizmeti ile mağazalarındaki müşterilerine birçok kolaylık sunacak. Bunun için PayPal ile bir anlaşma yapıldı.

Walmart para çekme hizmeti

Her ne kadar nakitsiz bir toplum için yeni teknolojiler duyuruluyor olsa da bugün birçok işlem için nakit ödemeye ihtiyaç duyuyoruz. Walmart bu ihtiyacı karşılamak için yeni bir adım attı. Böylelikle ABD’de Kasım ayı itibariyle müşteriler Walmart mağazalarından nakit para çekebilecek.

Bu hizmetin kullanılabilmesi için PayPal mobil uygulamasına ya da temelde PayPal bağlantılı bir banka kartı olan PayPal Cash Mastercard’a sahip olunması gerekiyor. Nakit para çekme ve para yatırma işlemleri, mağazanın servis bölümlerinde, ATM’lerinde veya yazarkasalarında yapılabilecek.

PayPal başkanı ve CEO’su Dan Schulman, Walmart ile birlikte insanların nakit kullanma ihtiyacını daha kolay karşılamak istediklerini söyledi. ABD’nin birçok yerinde Walmart mağazası bulunması, PayPal’ın bu ortaklık için Walmart’ı seçmesinin asıl nedeni olarak görülüyor.