Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1713

TeknoSA, mobil alışveriş deneyiminde birinci oldu

0

mobil_uygulama_gorselAvrupa’nın en önemli mobil teknoloji şirketlerinden Monitise’nin “Türkiye Mobil Uygulamaları Araştırması”nda TeknoSA, elektronik kategorisinde birinci oldu. Türkiye teknoloji perakendeciliğinin lideri TeknoSA, hem kullanıcı deneyimi kategorisinde hem de kullanıcı arayüzü değerlendirmesinde en yüksek puanı aldı. Kullanıcı deneyimi kategorisinde kriterlerin “ilk izlenim, göz atma/arama, satın alma ve marka-kullanıcı etkileşimi” kategorileri altında toplandığı, kullanıcı arayüzü değerlendirmesinde ise “marka kimliği ile mobil uyum, mobil standartlarına uyum, içerik ve görsel uyum, mobile özel deneyimler” olarak sınıflandırıldığı araştırmada 25 ayrı e-ticaret sitesi değerlendirildi ve TeknoSA mobil uygulamaları tüm kriterlerde öne çıktı.

TeknoSA mağazalarında yer alan her ürünü kullanıcıların cebine ve tabletine getiren uygulamaların çok kısa sürede ciddi bir trend yakaladığına dikkat çeken TeknoSA Pazarlama Direktörü Cem Işık; “TeknoSA’nın çoklu kanal stratejisinde mobilin yeri çok önemli. Bu alanda yatırımlara öncelik veriyoruz. Mobil sadece bir kanal değil, alışveriş alışkanlıklarını da değiştiren bir platform. Mobil aplikasyonlarımızın indirilme sayısı 1,5 milyona yaklaştı. Aplikasyonlarımız ve mobil sitemiz, Teknosa.com cirosunun %15’ini gerçekleştiriyor. Mobil alışverişin yükselişi e-ticarete göre çok hızlı olacak.” şeklinde değerlendirmede bulundu.

Intel’den drone’lara 60 milyon dolarlık yatırım

0

Yuneec_Drone-45degree_white_bg+copyİnsansız hava araçları ya da kısa adıyla Drone’ların hayatımıza dahil olması beklenen de hızlı oluyor. Gelecekte pek çok sektörde başrol alacağı düşünülen ürünlerin önde gelen üreticilerinden Şanghay merkezli Yuneec’e Intel 60 Milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdi. Yeni ve önemli bir alanda lider olan bir şirketle işbirliği yapmaktan çok memnun olduklarını aktaran Intel CEO’su Brain Krzanich, “ İnsansız hava araçlarının, tüketim ürünlerini sunmaktan, afet bölgelerinde inceleme yapmaya kadar birçok alanda ve birçok şekilde yaşamlarımızı olumlu yönde değiştirme potansiyeline sahip olduğunu düşünüyoruz. Yuneec’in Intel teknolojisi ile geliştirilecek yeni akıllı, insansız hava araçları inanıyoruz ki çok daha fazla olanaklar sunacak” dedi.

Ürünler kutudan çıktığında kullanıma hazır olacak

“Üretim alanında sahip olduğumuz kapsamlı fikir mülkiyeti ve kontrol mekanizması sayesinde, Yuneec olarak kendimizi tüketicilere yönelik insansız hava aracı pazarını genişletmek üzere konumlandırdık,” açıklamasını yapan Yuneec CEO’su Tian Yu ise İnsansız hava araçlarının, ‘kutudan çıkar çıkmaz’ uçmaya hazır ve stabil video çekimi yapabilecek şekilde tasarlandığını sözlerine ekledi.

Google, Avrupa Birliğine cevap verdi

0

margrethe-vestager-googleGoogle’ın Avrupa Birliği ile arasındaki buz gibi hava giderek keskinleşiyor. Google’ın, ABD istihbarat kurumlarına, AB liderlerinin tüm dijital verilerini teslim ettiğinin ortaya çıktığı Prism skandalı sonrasında iyice gerilen ilişkilerde kavganın dozu, AB Antitröst komisyonunun Google’ı Avrupa’dan atmakla tehdit etmesine kadar gitmişti.

Nisan ayında, Google hakkında bir rapor yayınlayan AB Antitröst komisyonu, internet arama devinin, özellikle alışveriş yapmak üzere arama yapan kullanıcıların karşısına öncelikli olarak kendi mağazalarının sonuçlarını çıkardığını iddia ederek, Google’ın SEO konusunda kendine “torpil” yaptığını, bu nedenle de internetteki diğer e-ticaret şirketlerinin haksız rekabetle karşılaştığını dile getirmişti. Aynı komisyon, Google’ın reklam satış bölümüyle, internet arama bölümünü ayrı şirketler olarak konumlandırması gerektiğini aksi taktirde Avrupa’da operasyon yapmasının imkansız hale geleceğini dile getirerek Google’ı Avrupa’dan atmakla tehdit etmişti.

Google’ın bu rapora cevap vermek için 10 haftalık süresi bulunuyordu ancak Google’ın resmi yanıtı ancak 27 Ağustos’ta yayınlandı.

Google yanıtında kısaca, AB Antitröst komisyonu ile aynı fikirde olmadığını dile getirirken bu savını da örnekler vasıtasıyla ispatlamaya çalışmış görünüyor.

Çeşitli alışveriş sitelerinden ve arama sonuçlarından örnekler veren Google, doğru SEO yapan sitelerin, arama sonuçlarında en yukarıda çıktıklarını da vurgulamış. Ancak Google’ın bu çabasının ve hazırladığı cevabın, Antitröst komisyonunu tatmin etmesini beklemiyoruz zira şirketin AB liderlerinin hedefinde olduğunu ve yasal bir açığının bulunması veya çalışma şartlarının zorlaştırılması suretiyle Avrupa’dan sürülmesi konusunda gizli bir “emir” olduğuna artık herkes emin. Avrupa birliğinin çok uzun yıllardır Avrupa’yı sömüren bir ABD şirketi olarak gördüğü Google’ın Avrupa’daki ipini çeken son gelişme ise Snowden’in ortaya çıkardığı Prism skandalındaki rolüydü.

Google da aslında karşı karşıya olduğu bu çetin savaşın farkında ancak AB’ye yasal bir dayanak vermemek ve Avrupa’daki varlığının süresini olabildiğince uzatmak için her yolu deniyor. Hazırladığı cevabı olabildiğince geciktirmenin yanında, mektubu “…komisyonla aynı fikirde değiliz ancak kullanıcıların daha adil ve başarılı arama sonuçlarına ulaşabilmesi için komisyonla konuyu tartışmaya ve uygun bir çözüm bulmaya hazırız,” gibi bir ifadeyle bitirmiş olması da dikkatlerden kaçmıyor.

Çoğu insana Google’sız yaşamak çok “imkansız” gibi görünse de Avrupa Birliği’nin Avrupa’da Google’dan boşalacak yere kendi teknoloji şirketlerini yerleştirmek konusunda çok hevesli olduğunu da kabul etmek lazım. Sonuçta ortada AB birliğinden Google’a hr yıl akan on milyarlarca dolar değerinde reklam ve pazarlama bütçeleri, mal ve hizmet bedelleri varken, bu boyutta bir parayı AB içinde tutacak ve dünyadan da Avrupa içine para akışı sağlayacak bir teknoloji şirketinin çıkması hiç zor olmayacaktır. Üstelik bu Google alternatifi şirketin arkasına AB devletlerinin açık desteğini de alacağını unutmayalım.

Facebook’ta 1 miyar online insan

0

facebook(12)Facebook, 1 milyar kullanıcı sayısını geçeli çok oldu. Ekim 2012’de ilk defa bir milyar kayıtlı kullanıcı sayısına ulaşan Facebook’un şu andaki kullanıcı sayısı ise 1,5 milyar kişi.

Ancak bu kayıtlı kullanıcılardan bir kısmı fake hesaplardan, bir kısmı da aktif olmayan kullanıcılardan oluşuyor. Dolayısıyla Facebook’un gücünü gösteren en önemli ölçüm, bir ay boyunca kaç gerçek kullanıcının Facebook’ta online olduğu idi. Bu rakam da bir milyar kişiyi kısa süre önce geçmişti. Ancak şimdi çok daha önemli bir istatistik Facebook’un gücünü merak edenlere ipucu veriyor.

27 Ağustos günü ilk defa 1 milyar insan, bir gün içinde online olarak, sosyal medya servisinin eriştiği büyük gücü ortaya koydu. Bu aynı zamanda, Facebook’un rakipsiz bir pazarlama aracı haline dönüştüğünün de ispatlarından biri. Elbette, reklamverenleri kendine çekmeye çalışırken Facebook ile ağır bir rekabet yaşamak zorunda olan Twitter için de kötü bir haber…

Daha kısa söylemek gerekise, dünyanın yedide biri artık hergün Facebook’a giriyor ve Facebook hesabını kontrol ediyor, Facebook kontaklarıyla iletişim kuruyor, Facebook’taki paylaşımları okuyor ve daha da önemlisi Facebook’taki reklamları tıklıyor.

RSA’den yeni yönetişim çözümü: RSA Via Lifecycle and Governance

0

EMCEMC’nin güvenlik birimi RSA, yaptığı açıklamada Akıllı Kimlik çözümleri ailesi RSA Via’nın en yeni versiyonu RSA Via Lifecycle and Governance çözümünü duyurdu.

Bulut bilişim ve mobilitenin iş süreç ve gereksinimlerini önemli ölçüde dönüştürdüğü, gelişmiş tehdit unsurlarının her geçen gün kimlikleri birincil hedef olarak alıp kötü amaçlı kullandığı günümüz BT ortamında, kimlik yönetimi için gelişmiş yaşam döngüsü yönetimi ve yönetişimi büyük önem taşıyor. RSA Via Lifecycle and Governance (eski adıyla Kimlik Yönetimi ve Yönetişimi ve Aveksa) işletmelerin kullanıcılara uç noktadan, ağa ve buluta kadar her ortamda doğru kaynaklara doğru erişimi güvenlikten, uyumluluktan ya da çeviklikten ödün vermeden etkin ve güvenli biçimde sunmasına yardımcı oluyor.

Erişim kural ve süreçlerini uygulayan yeni, otomatik tespit özellikleri ile RSA Via Lifecycle and Governance çözümü güvenliği, ağ içinde yetkili ve yetkisiz değişikliklere daha fazla görünürlük sağlayarak geliştirmek için tasarlandı. Bu da işletmelere kötü amaçlı ayrıcalık artırımını hızlı şekilde tespit etme, tersine döndürme ve siber saldırı zinciri içindeki gelişmiş tehditlerin arasındaki en önemli olanları bertaraf etme özelliği sunuyor.

GÜVENLİ KİMLİK YÖNETİMİ

Kimlikler ve bu kimliklerde yer alan bilgiler hacker’ların ve siber suçluların birincil hedefi haline geldi. RSA Via Lifecycle and Governance Kimlik ve Erişim Yönetimi çözümüne eklenen yeni özellikler sayesinde, güvenlik ekipleri kurumun siber güvenlik çalışmalarına katkıda bulunabilirken aynı zamanda işletmelerinin kimlikle ilgili gereksinimlerinin verimli ve etkin biçimde karşılanmasına yardımcı olabiliyor. RSA çözümü kural ve süreçlere aykırı tüm kullanıcı erişim değişikliklerini aktif olarak doğrulayarak hızlı biçimde yetkisiz kullanıcı erişim değişiklerini tespit edecek şekilde tasarlandı. Bu değişiklikler arasında kötü amaçlı kişiler tarafından yapılan ayrıcalık artırımları da yer alıyor. Bu özellik ayrıca BT süreçlerini atlayan “bant dışı” erişim onaylarını da tespit ederek güvenlik riskini azaltıyor ve kuralların tutarlı biçimde uygulanmasını sağlıyor.

RSA Via Lifecycle and Governance çözümü gerekli kimlik içeriğini sunarak Güvenlik Operasyonları Merkezi ekiplerinin olayları daha iyi analiz etmesine ve olayları önceliklerine göre sınıflandırmasına yardımcı oluyor. Kullanıcı kimliklerini kullanıcının detaylı görüntüleri, iş tanımları ve uygunsuz her tür erişim hakları ile birlikte analiz edebilen Güvenlik Operasyonları Merkezi ekipleri artık güvenlikle ilgili vakaları daha hızlı inceleyebiliyor ve iyileştirme sürecini hızlandırabiliyor.

GÜÇLÜ, ÖLÇEKLENİR VE GÜVENİLİR KİMLİK YÖNETİMİ

İşletmeler IAM (Kimlik ve Erişim Yönetimi) platformlarının haftanın 7 günü  çalışan global iş ortamını destekleyecek şekilde ölçeklenir ve güvenilir olmasını talep ediyor. RSA Via Lifecycle and Governance çözümü, önemli performans iyileştirmeleri yoluyla daha fazla kurumsal sınıf ölçeklenirlik ve yüksek düzeyde kullanırlık sunacak şekilde tasarlandı. Bu da BT’nin 100’ler hatta 1000’lerce uygulamayı etkin biçimde yönetme ve çalıştırmasını mümkün kılıyor. RSA Via Lifecycle and Governance çözümüne eklenen yeni özellikler ayrıca işletmelerin kimlik verilerini daha sık toplama ve işlemelerine yardımcı olarak, her tür kullanıcı erişim değişikliklerinin daha etkin ve hızlı şekilde görünür olmasını sağlıyor. Tüm bunlara ek olarak, RSA hatalı ya da bozuk uygulama verilerine karşı gelişmiş sistem dayanıklılığına da sahip.

İŞ ÇEVİKLİĞİ

Bilgi Güvenliği ekipleri sıklıkla işletmelerinin talepleri ile- genellikle daha kapsamlı ve hızlı erişimle ilgli talepler- güçlü bir güvenlik ve uyumluluk ihtiyacı arasında denge bulmak için çaba sarfediyor. RSA Via Lifecycle and Governance çözümünün yeni özellikleri ile işletmeler işle ilgili ihtiyaçları hızlı bir şekilde karşılayabilirken, güvenlik ve uyumluluktan da ödün vermek zoruna kalmıyor.  IAM ekipleri artık sihirbaz-tabanlı Kullanıcı Arayüzü sayesinde uygulamaları daha hızlı sisteme yerleştirebiliyor ve iş akışları, form ve uygulama yerleştirme konfigürasyonları için kullanım kolaylığından yararlanabiliyor. Bu özellikler RSA’nın “gereksinime göre uyarlama değil, konfigürasyon” felsefesini pekiştiriyor ve IAM ekiplerinin işletmenin işle ilgili ihtiyaçlarına daha hızlı karşılık vermesini mümkün kılıyor.

ENTEGRE BİR ÇÖZÜM

RSA Via Lifecycle and Governance çözümü RSA’nın akıllı kimlik çözümleri portföyü RSA VIA’yi tamamlıyor. Portföyde ayrıca RSA Via Access ve RSA SecurID gibi çözümlerin yanısıra bu çözümleri tamamlayıcı RSA  Adaptive Authentication gibi çözümler yer alıyor. RSA Via ile işletmeler uç noktadan buluta kimlikle ilgili tüm ihtiyaçlarını yönetmek için kapsamlı bir çözüme sahip oluyorlar.

İşletmeler için tutarlı ve hayata geçirilebilir risk modelini mümkün kılmak için RSA Via Lifecycle and Governance çözümü RSA Via çözüm portföyü dışında RSA Archer  GRC ile de entegre çalışabiliyor. Uygulama riski RSA Archer GRC ve RSA Via Lifecycle and Governance çözümü arasında paylaşılabiliyor ve bu şekilde erişim inceleme sıklığı ve erişim talep onayları iş akışları gibi temel IAM iş süreçlerinin risk düzeylerini uygun şekilde yansıtmasına yardımcı olunuyor. RSA Via Lifecycle and Governance çözümü ayrıca ilgili kural ve kontrol prosedürlerinin uygulanmasına yardımcı olurken aynı zamanda riski azaltıyor ve RSA Archer GRC içinde tanımlanmış olan uyumluluk şartlarını yerine getirmek için de kullanılabiliyor.

RSA Via Lifecycle and Governance çözümünün en yeni versiyon 2015’in 3. çeyreğinde satışa sunulacak.

Mobil reklamlar rekor kırıyor

0

1440747052_ONLINE_ADVERTISINGIAB Avrupa, IAB Amerika ve IHS Technology’nin verilerine göre 2013 yılında 14.6 milyar € (19.3 milyar $) olan mobil reklam yatırımları 2014 yılında %64,8’lik artışla 24 milyar €’ya ulaştı (31.9 milyar $).Bu yükselişin temel nedeni mobil cihazların yaygınlaşması ve mobille ilgili girişimlerinartması olarak görülüyor. 2014’te mobil gösterim bazlı reklam gelirleri%88,1’lik büyüme gösterirken, arama motoru bazlı gelirlerde%55,2,operatörlere bağlı mesajlaşma sistemlerinden uygulama tabanlı mesajlaşma sitemlerine geçişler sayesinde,SMS reklamlarında ise %13’lük artış kaydedildi.

2013-2014 gelir oranları karşılaştırması

Mobil Gelirleri (Milyon €) 2013 2014 Değişim (%)
Gösterim Bazlı (Display) 6.041 11.365 88,1
Arama (Search) 7.123 11.051 55,2
Mesajlaşma 1.399 1.581 13,0
Toplam 14.563 23.997 64,8

2014 yılı için bölgelerin küresel bazdaki payları şu şekilde oldu

Kuzey Amerika : %44,9 (10,8 milyar€ /14,3 milyar $)

Asya Pasifik : %36,5 (8,8 milyar € / 11,7 milyar $)

Avrupa : %16,6 (4 milyar € / 5,3 milyar $ )

Ortadoğu ve Afrika : %1,2 (0,3 milyar € / 0,4 milyar $)

Latin Amerika : %0,8 (0,2 milyar € / 0,2 milyar $)

Kuzey Amerika 2013 yılına göre %76,8’lik büyüme ile öne çıkan bölge oldu. Ayrıca diğer bölgelerde de % 50’nin üzerinde büyüme gerçekleşti.

Diğer bölgelerin büyüme oranları ise şöyle:

Kuzey Amerika : %76,8

Ortadoğu ve Afrika : %68,5

Latin Amerika : %66,1

Avrupa : %58,6

Asya-Pasifik : %54,5

DİJİTAL REKLAM ÖNEMİNİ BİR KEZ DAHA KANITLADI

IAB Avrupa CEO’su TownsendFeehan, ‘’Global mobil reklam gelirleri Avrupa’da ve dünyada mobilinbüyüklüğü ve getirdiği fırsatlarla önemli bir pazarlama platformu olduğunu bir kez daha kanıtladı. Cihazlar arası farkların azalması ve dijital içeriklerle etkileşimim artması sayesinde tüketici davranışları ajanslar, yayıncılar ve reklamverenler tarafından daha iyi gözlemlenir hale geldi. IAB Avrupa olarak dijital büyümeyi desteklemek için araştırma ve eğitim çalışmalarıyla sektörel standartların geliştirilmesine yatırım yapmaya devam ediyoruz.” dedi.

IAB ABD Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Mobil Pazarlama Merkezi Genel Müdürü Anna Bager durumu, “Mobil cihazlar tüm dünyada tüketicilerin hayatlarının merkezine oturdu.Bu rakamlar markaların, mobilin büyük potansiyelinin farkına vardığının göstergesidir. Büyümenin devam edebilmesi için şimdi sıra, tüm sektörün mobil standartlarınındünya çapında oturtulması için bir araya gelmekte.” olarak özetledi.

IAB Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kurşun mobilin Türkiye’deki gelişimini“Mobil Türkiye’de de hızla büyüyor.IAB Türkiye İnternet Ölçümleme Araştırması kapsamında kodlu sitelerde yapılan platform analizine göre mobilin (telefon + tablet) sayfa gösterimlerdeki payı Nisan 2014’de %12,3’den Haziran 2015’de %28,4’e çıkmış durumda. 2014’de Türkiye mobil reklam yatırımlarında gözlenen %30’luk artışın 2015 yılında da sürmesini ve dijital reklam yatırımları içindeki payını artırmasını bekliyoruz.” sözleriyle değerlendirdi.

EIF 2015’te solar cadde kuruluyor

0

logoTüm dünyada olduğu gibi güneş enerjisine olan ilgi ülkemizde de gün geçtikçe artıyor. İlgili mevzuatların yürürlüğe geçmesi ile birlikte Türkiye’de hem lisanssız elektrik üretimi yönetmeliği kapsamında, hem de lisanslı pazarda birçok yatırım hayata geçmeye başladı. Önümüzdeki yıllarda daha da düşecek maliyetlerle bu sınırsız, yerli ve temiz enerji kaynağına olan ilgi çok daha büyük bir oranda artacak. Bu bağlamda, yükselen güneş enerjisi sektörüne dikkatleri çekmek adına, Türkiye’nin güneş enerjisi konusundaki en büyük fuar şirketi DOMİNO FUARCILIK – EIF ile Solarbaba Platformu yepyeni bir konsept yarattı.

ENERJİ PİYASALARININ NABZI BU KONGREDE TUTULACAK!

Global Enerji Derneği Başkanı Avukat Çiğdem Dilek; “Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı/ EIF 2015”, Dünya’da ve Türkiye’de enerji üretimine ilişkin çok çeşitli konuların tartışılacağı bir platform. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle gerçekleşecek kongremizin amacı;  başta elektrik üretim kaynakları olmak üzere Dünya ve Türkiye enerji piyasalarının tüm boyutları ile değerlendirilmesi ve en son gelişmeler ile uygulamaların pek çok açıdan tartışılıp ele alınabileceği bir ortam oluşturmak. Ülkenin önde gelen yerli ve yabancı güneş enerjisi şirketleri Türkiye’de ilk defa oluşturulan “Solar Cadde” üzerinde bir araya gelecek. Bu özel güneş enerjisi etkinliğine şirketlerin sadece bilgisayar, not defteri ve ürün/servis tanıtım broşürlerini getirmesi yeterli. 5-6 Kasım tarihlerinde EIF kapsamında Congresium’da düzenlenecek 2. Solarbaba Güneş Enerjisi Konferansı sahada yaşanan teknik ve hukuki sorunlardan yeni 50kW ufak GES yönetmeliğine, son teknolojilerden tarımsal sulamaya, farklı finans çözümlerinden güneş enerjili binalara, sektördeki insan kaynağı problemine varana kadar ele alınacak” açıklamasında bulundu.

Fujitsu World Tour

0

1440661837_Meltem_Ye__en_3Fujitsu’nun dünyaca ünlü teknoloji turu Fujitsu World Tour, “İnsan Odaklı İnovasyon: Hiper bağlantılı dünyayı deneyimleyin” sloganıyla 17 Eylül’de İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde olacak. Nisan ayında Helsinki’de başlayan Fujitsu World Tour, İstanbul’a kadar 18 kenti dolaşacak, 10 binin üzerinde bilişim ve iletişim sektörü uzmanını farklı etkinlikleri takip etmek için biraraya getirecek. Dünyanın en büyük teknoloji turlarından biri olan Fujitsu World Tour, katılımcılara Fujitsu’nun ileri teknoloji ve çözümlerinin, işlerin büyümesini nasıl sağladığını ve gelecekteki başarının nasıl şekilleneceğini gösteriyor. Etkinlikte yerel ve uluslararası uzmanlar çeşitli sunumlar, atölye çalışmaları, örnek uygulamalar ve yüz yüze görüşmelerle ziyaretçilerle biraraya geliyor.

Fujitsu World Tour 2015, veri merkezi teknolojisi, mobilite, bulut, büyük veri ve sosyal medya gibi alanlardaki son trendleri bir araya getirirken, Fujitsu’nun uçtan uca hizmetleri, çözümleri ve ürünlerinin yarattığı değer zincirini de ziyaretçilerle buluşturacak. Son teknoloji inovasyonlar arasında kullanıcıların dokundukları görseli duyusal olarak da test etmelerini sağlayan haptic tabletten, iris taramalı akıllı telefonlar dek pek çok yeni ürün yer alıyor. Fujitsu’nun Ar-Ge çalışmalarının en önemli ayağı olan Fujitsu Laboratuvarları da insan odaklı inovasyon kavramının yön verdiği geleceğe yönelik ürünleriyle Fujitsu World Tour’un bir parçası olacak.

Etkinlikte; referans proje sunumları ile sektörün önde gelen kuruluşlarının, Fujitsu ürün ve hizmetleriyle iş yaşamlarında nasıl farklılık yarattıklarını aktaracakları sunumların yanı sıra yine sektörün önde gelen profesyonellerinin biraraya geleceği “Dijital Dönüşüm” başlıklı bir panel gerçekleştirilecek ve panelde yeni teknoloji ve kavramlarla, dünyamızın nasıl değiştiği tartışılacak.

Fujitsu’nun hayata geçirdiği bu etkinlik aracılığıyla tüm müşterilerinin bilişim teknolojileri kullanarak işlerini nasıl büyütebileceklerini aktarmayı amaçladıklarının altını çizen Fujitsu EMEA Bölgesi CTO’su Dr. Joseph Reger şunları söyledi: “Günümüz hiper bağlantılı dünyası yaşamımızı ve iş hayatımızı dramatik bir biçimde değiştiriyor. Teknoloji iş yaşamının ve sosyal yaşamın her alanına girmiş durumda ve artık neredeyse her şey dev bir ağın parçası. Bu da çok büyük miktarda veri anlamına geliyor. Fujitsu, insanları bilişim teknolojilerinin yardımıyla bu bilgiyi kullanmak için akıl ve bilgiyle güçlendirmek için çalışıyor”.

Uzman konuşmacılar, uzman oturumları ve sergi

Fujitsu World Tour 2015 programında, Fujitsu ve partnerleri, müşterilerinin iş yaşamlarında ve sosyal yaşamlarında bilişim teknolojilerini nasıl yeniden şekillendirebileceklerini aktaracak.

Fujitsu, sergi alanında bilişim teknolojilerinin karmaşıklığında kurtulmanın nasıl mümkün olduğunu ve tüm şirket için gerçek anlamda inovasyonun nasıl hayata geçirileceğini sergileyecek. Fujitsu World Tour’un tüm rotasında olduğu gibi İstanbul’da Fujitsu; Intel, Microsoft, Brocade, Citrix ve SuSE gibi partnerleriyle ürün ve çözüm portföyünü sergileyecek. İşte sergilenecek ürünlerden bazıları:

1.İstemci sunucu cihazları: Fujitsu; yeni lansmanı yapılan LIFEBOOK notebook ve en son 5. Nesil Intel Core vPro işlemci ailesini barındıran, 8-inç endüstriyel tableri STYLISTIC V535 ve güçlü 1U raf tipi iş istasyonu CELSIUS C740’ı sergileyecek.

2.Güvenlik: Günümüzde 200 milyondan fazla insan yüksek seviyede güvenli ve hijyenik PalmSecure kimlik doğrulama sistemini kullanıyor. İnovatif iki faktörlü kimlik doğrulamanın ön planda yer almasının yanı sıra FUJITSU, PalmSecure ile kimlik kartlarını ve yaka kartlarını bir araya getiren FUJITSU PalmSecure ID Match çözümünü ve bu çözümün perakende sektöründe kullanımını ve mobil ve iş istasyonlarına entegrasyonunu anlatacak.

3.Fujitsu Sunucular: Fujitsu; endüstriyel standartlardaki x86 PRIMERY sunucular, kritik görevler için UNIX özellikleriyle x86’nın maliyet avantajlarını bir araya getiren PRIMEQUEST ve UNIX/SPARC tabanlı en fazla ölçeklenebilir sunucusu Fujitsu M10’u sunuyor.

4.PRIMEFLEX Entegre Sistemler: Enterge sistemler, şirketlere işlerini büyütme olanağı sağlarken karmaşıklıktan kurtarıyor ve daha güçlü veri merkezlerinin daha hızlı bir biçimde entegre edilmesiyle riski azaltıyor. PRIMEFLEX, operasyonel masrafları azaltarak şirketlere büyük bir hız avantajı sağlıyor.

5.Depolama çözümleri: Fujitsu, iş odaklı depolama sistemleri, büyük ölçekli depolama çözümleri, veri koruma cihazları ve müşterilerin sürekli büyüyen veri miktarını yönetmelerine olanak sağlayan sistemler sunuyor.

6.SAP çözümleri: 40 yılı aşkın bir süredir güvenilir bir küresel SAP ortağı olarak Fujitsu; binlerce müşterisinin işlerini basitleştirmesine, inovasyon yapmasına ve büyümesine destek oldu. Fujitsu’nun uzmanlığı, farklı endüstrilerdeki bilgi birikimi ve teknoloji deneyimi, müşterilerinin iş hedeflerine ulaşmasına ve rekabette önemli bir avantaj elde etmesine yardımcı oluyor.

PayPal ‘One Touch’ Türkiye’de!

0

paypal-mpayments-featurePayPal’ın hızlı ödeme uygulaması One Touch Türkiye’ye geliyor. İnternet üzerinden alışveriş yapan PayPal kullanıcıları One Touch özelliği sayesinde, ister sabit ister mobil cihazlarından, tek bir tıkla daha hızlı ve daha kolay ödeme yapabiliyor. Toplam 16 ülkede hayata geçirilen One Touch’tan Türkiye’deki PayPal kullanıcıları 26 Ağustos itibariyle yararlanmaya başlayacak.

PayPal güvencesiyle internetten ürün ve hizmet satın alanların, One Touch sayesinde bilgilerini sadece bir kez girmeleri ve “oturum açık kalsın” seçeneğini tıklamaları yeterli. Sonrasında, aynı cihaz ve tarayıcıyı kullanmaları şartıyla, altı ay boyunca PayPal ile ödeme kabul eden tüm sitelerde tek tıkla ödemelerini gerçekleştirebiliyorlar. Ayrıca One Touch websiteleri ve aplikasyonlardan çıkmayı da çok daha kolay hale getiriyor.

Hesabında değişikliğe gitmek ya da One Touch özelliğini sürekli kullanmak istemeyenlerin ise tek yapması gereken oturumu kapatmak ya da cihazındaki çerezleri silmek.

PayPal anlaşmalı, Express Checkout entegrasyonuna sahip online mağaza sahipleri ise One Touch için herhangi ek bir entegrasyon yapmadan kullanıcılarına bu hizmeti sunabilecekler. Tüketicilerin işlemlerini hızlı ve rahat bir şekilde tamamlayabilmelerini sağlayan One Touch, alışveriş sırasında tarayıcı ya da cihazdan kaynaklanan aksaklıklar yaşanmasınında önüne geçiyor.

PayPal Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü Kıvanç Onan şöyle dedi: “ABD’de 2014 yılının Eylül ayında hizmete alınan One Touch uygulaması, hem tüketiciler hem de PayPal anlaşmalı siteler tarafından büyük ilgi gördü. Başta Türkiye olmak üzere, tek tuşla alışveriş özelliğini uygulamaya soktuğumuz tüm ülkelerdeki PayPal kullanıcıları, her zamanki PayPal güvencesiyle ama artık çok daha hızlı ve rahat bir şekilde alışveriş yapmanın keyfini sürecek.”

Yaz dönemi, online alışverişte dengeleri değiştirdi.

0

1440660102_Gorsel_1kliksa.com, yaz mevsimi boyunca internet üzerinden en çok tercih edilen ürünleri açıkladı. Kliksa.com verilerine göre, Haziran, Temmuz ve Ağustos ayının son günlerini de içine alan dönemde; akıllı telefon, bilgisayar ve televizyon gibi elektronik ürünlere olan rağbet devam ederken bebek bezi, oto lastiği ve parfüm en çok tercih edilen diğer ürünler olarak öne çıktı. Altın, takı ve mücevherat ürünleri, oyun ve oyun konsolu ile kozmetik ürünleri ise geçen yıllara göre online alışverişte öne çıkan ve önemli oranda talep artışı gören diğer ürünler oldu. Türkiye genelinde en çok online ürün satın alınan iller; İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Kocaeli’nin ardından sırasıyla Antalya, Konya, Adana, Balıkesir, Mersin, Muğla, Tekirdağ ve Gaziantep olarak sıralandı.

Bebek bezi, kadın ve erkeklerin ilk tercihleri arasında yer aldı

Yaz döneminde kadınlar en çok bebek bezi, parfüm, akıllı telefon, elektrikli süpürge, parfüm ve ütü satın alırken, kadınların en çok alışveriş yaptığı iller sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Bursa, Antalya, Adana, Balıkesir, Konya ve Muğla oldu. Erkeklerin en çok rağbet ettiği ürünler ise akıllı telefon, bebek bezi, USB bellek, oto lastik ve televizyon olarak sıralandı. Erkeklerin en çok alışveriş yaptığı iller ise sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Antalya, Konya, Adana, Mersin ve Balıkesir oldu.

TELKODER’den 4.5G ihalesi hakkında önemli açıklama!

0

TELKODER+Yon.Kr.+Bsk.+Yusuf+Ata+AriakElektronik haberleşme alanında Türkiye gündeminin en önemli maddesi olan 4.5G ihalesine yönelik TELKODER’den bir açıklama yapıldı. Türkiye’deki mevcut fiber altyapısının bu yeni teknolojiye ne ölçüde hazır olduğu konusunda açıklama yapan TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak, 4.5G teknolojisini tam anlamıyla kullanabilmek için mevcut fiber altyapısının 5-6 kat artırılması gerektiğini, mevcut açığın kısa sürede kapatılmasının çok zor olduğunu dile getirdi.

4.5G teknolojisi için fiber altyapının olmazsa olmaz olduğunu belirten Yusuf Ata Arıak, 4.5G ile ortaya çıkacak olan büyük kapasitenin taşınabilmesi için her baz istasyonunun fiber ile merkez santrallere bağlanması gerektiğini, yeni ihale ile hali hazırda 65000 civarında olan baz istasyonu sayısının çok daha artacağını, bu sebeple fiber şebekelerin hızla yaygınlaştırılmasının şart olduğunu söyledi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yayınlanan 2015 ilk çeyrek verilerine göre hali hazırda Türkiye’de toplam 250.614km uzunluğunda fiber altyapı bulunuyor. BTK’nın raporunda mevcut altyapının 197.262km’lik bölümünün Türk Telekom’a ait olduğu, geri kalan 53.352km’lik bölümün ise alternatif işletmeciler arasında dağıldığı görülüyor. “4.5G için fiber altyapının tahminen 5-6 kat artırılması gerekiyor. BTK raporlarını incelediğimizde son beş yılda fiber altyapının yıllık artış hızının yaklaşık  %23 olduğunu görüyoruz. Yani beş yılda ancak iki katına çıkabilmiş. Aynı artış hızıyla devam edilirse fiber altyapı açığının bu kadar kısa sürede kapatılamayacağı açıkça görülüyor.” şeklinde konuşan Yusuf Ata Arıak sektörün önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini belirtti.

Fiber Şebekeler Nasıl Hızla Yaygınlaşır?

Fiber şebekelerin yaygınlaşması için “Geçiş Hakkı” ve “Tesis Paylaşımı” olmak üzere iki yol bulunduğunu belirten TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak, bu iki yolun da henüz Türkiye’de verimli şekilde kullanılamadığını söyledi. Bir işletmecinin kendi şebekesini (fiber kablo, kanal, göz) kurabilmesi ve kamu/özel mülkiyet altındaki arazilerden geçebilmesi için kazı yapma izni alması olarak tanımlanabilecek “Geçiş Hakkı” izni konusunda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemelerin beklenen sonuçları vermediğini söyleyen Arıak, “Tesis Paylaşımı” konusunun da çok farklı olmadığını dile getirdi. Arıak, “Tesis paylaşımı yoluyla her işletmecinin kendi kazısını yapmasının yerine, mevcut kurulmuş fiber şebekesinin herkes tarafından kullanılması sağlanıyor. Bu sayede fiber şebekelerin yaygınlaşması büyük hız kazanabiliyor. BTK’nın ilgilendiği tesis paylaşımı konusunda da çok gecikmeli olarak yapılan düzenlemeden beklenen sonuç alınabilmiş değil. Ayrıca BTK’nın 2011 yılında aldığı karar ile Türk Telekom’u fiber yatırımı yapması halinde 5 yıl boyunca tüm düzenlemelerden muaf tutmasının da rekabeti engellemek dışında bir şeye hizmet etmediği açıkça görülüyor. Yatırımların artması için bu kararın ortadan kaldırılması gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Yusuf Ata ARIAK, 4.5G ihale şartnamesinde yer alan kademeli kapsama alanı şartına da dikkat çekerek, fiber altyapı kurulmasının önündeki engellerin süretle ortadan kaldırılmasıyla sorun yaşanmasının önüne geçilmesinin mümkün olabileceğini de sözlerine ekledi.

GSM şirketleri 4.5G ihalesinde ter döküyor!

0

WirelessFast_051313-617x4164,5G ihalesi bugün yapılıyor ve ihaledeki tüm paketlerin satışı tüm gün boyunca sürecek oturumlar sonunda gerçekleşecek.

İhalede Avea, Turkcell, Vodafone ve Netgsm yarışırken ilk paketin satışı tamamlandı ve paketi satın almaya Vodafone hak kazandı. 800 MHZ frekans bandının A1 paketi için en yüksek teklifi 390 milyon Euro ile Vodafone verdi.

BTK Başkan Yardımcısı Deniz Yanık 800 MHZ frekansında,  A1 A2 A3 paketlerinin bulunduğunu açıklamıştı. Yanık’ın ifadelerine göre, “A1 paketini alan yerleri de seçecek. A2’yi alan iki yerden birini tercih edecek” demişti.

Turkcell sadece 377 milyon Euro yazılı teklif verip, sözlü teklif aşamasına katılmadı.

Vodafone’un yazılı teklifi 380 milyon 100 Euro Avea’nın teklifi 381 milyon 400 bin 1 Euro idi.

Sözlü teklif aşamasında Vodafone 390 milyon Euro’ya çıkarak A1 Paketini satın aldı.

 

Güncelleme

A2 paketini 380 milyon euro ile Avea, A3 paketini ise  372 milyon 926 bin 13 avro ile Turkcell aldı.

B1 paketini 216 milyon 819 bin 184 euro ile Avea kazandı.

B2 paketi için Vodafone ve Turkcell kapalı teklifte eşit fiyat verdiler. 39 milyon 940 bin 375 euro teklif için kura çekildi. Kura sonucunda B2 paketinin kazananı 39 milyon 940 bin 376 euro ile Vodafone oldu.

1800 MHZ C1 paketini Turkcell, 430 milyon euro ile satın aldı.

C2 paketi için Avea, 310 milyon euro ile en yüksek teklifi veren isim oldu.

C3 paketi ise 95 milyon 104 bin 623 euro ile Vodafone’da kaldı.

2100 MHz D1 paketi için Turkcell 36 milyon euro, Avea ve Vodafone ise 35 milyon 664 bin 234 euro teklifle başladı. Sözlü tekliflerdeki çekişmeyle D1 Paketi, 160 milyon euro ile Turkcell’de kaldı.

2600 MHZ E1 paketi için Turkcell 65 milyon euro, Avea ve Vodafone ise 64 milyon 647 bin 293 euro teklifle başladı. Sözlü teklif aşamasındaki açık artırmada ise Turkcell 384 milyon euro’ya çıkarak E1 paketini satın aldı.

 

Elektrikli otomobil ile rekor kırdı: 728 Km

1

hero-09Norveçli bir otomobil kullanıcısı, elektrikli otomobiller dünyasında giderek ünleniyor. Norveç’in soğuk, buzlu ve karanlık yollarında elektrikli otomobil kullanma ısrarıyla gündeme taşınan  Bjorn Nyland isimli kullanıcı, ayrıca 10 arkadaşını da Tesla’nın Model S otomobillerinden almaya ikna edince Tesla şirketi  Bjorn’e, yeni otomobillerinden olan Tesla Model X armağan etmişti.

Bjorn Nyland, şimdi yeni bir rekorla gündeme taşındı. Otomobilini hiç şarj etmeden 728 Km kateden  Bjorn Norveç’te medyanın gündemine oturduğu gibi, elektrikli otomobillerin geleceği hakkındaki endişelere de cevap vermiş oldu.

Elektrikli otomobillerin, şehirler arası uzun yollar için uygun olmadığı inancını kırmak isteyen  Bjorn Nyland’ın bu amaçla çıktığı yolda, akıllı bir sürüş yöntemi kullanarak, aracın enerjisini boşa harcamadan tüm enerjiyi daha fazla mesafe kat etmeye odaklamasıyla 728 Km yol kat etmeyi başardı.

Tesla Model S ile daha 2013 yılında yapılan rekor denemesinde Amerikalı bir çift 680 Km yol kat etmeyi başarmıştı.

Zararlı sitelere 6.7 milyon kez tıkladık

0

TrendMicro2015Q2_2Trend Micro, 2015’in ikinci çeyrek döneminde tüm dünyada yaşanan veri güvenliği tehditlerini değerlendirdiği güvenlik raporunu yayınladı. Trend Micro’nun araştırma birimi TrendLabs tarafından “Yükselen Dalga: Kamu Teknolojilerini Tehdit eden Saldırılar” başlığı altında yayınlanan raporda siber suçluların özellikle havaalanları, ev ağları, PoS cihazları, televizyon kanalları ve kamu kurumları gibi günlük hayatımızı etkileyecek teknolojileri hedef aldıkları vurgulanıyor. 2015’in Nisan, Mayıs ve Haziran aylarını kapsayan raporda Türkiye ile ilgili çarpıcı veriler de yer alıyor.

Dünyada en çok zombi bilgisayar olan dördüncü ülke Türkiye

Siber suçlular dünya çapında yaptıkları saldırılarda kendi izlerini kaybettirmek için zombi bilgisayarları kullanıyorlar. Zararlı yazılım bulaşmış bilgisayarlar siber suçlular tarafından komuta kontrol merkezine bağlanarak birer zombi bilgisayara dönüştürülüyorlar. Sonra ise bunları birer zıplama tahtası olarak kullanarak saldırılar bu makinelerden gerçekleştirilmiş gibi gösteriyorlar. Türkiye ise dünyadaki komuta kontrol merkezi bağlantılı bilgisayarların yüzde 5’ini barındırıyor. Türkiye, ABD, Hindistan ve Japonya’nın ardından dördüncü sırada.

Fidye yazılımları Türkiye’yi esir aldı

2015’in ikinci çeyrek dönemi siber saldırılar açısından Türkiye için yine hareketli geçti. TorrentLocker isimli fidye yazılımı Türkiye’yi esir aldı. Özellikle Haziran ayında tavan yapan TorrentLocker saldırıları, siber saldırganlar tarafından hazırlanan cep telefonu faturalarının içine gizlenerek yapıldı. Kullanıcıların tıkladıkları zararlı siteler ve sahte e-postalarla yapılan yönlendirmeler de bilgisayarlarına fidye yazılımı gibi zararlıların bulaşma riskini artırıyor. Türkiye’deki kullanıcılar zararlı sitelere toplamda 6 milyon 709 bin 683 kez tıkladılar.

Online bankacılık yine tehdit altında

Türkiye’yi hedef alan saldırılar daha önceki dönemlerde olduğu gibi yine online bankacılık uygulamalarını hedef almaya devam ediyor. TrendLabs’ın verilerine göre Türkiye’deki online bankacılık uygulamalarını hedef alan zararlı yazılımlar ise Nisan ayında tavan yaparak 2 bin 540 cihazı etkiledi.

231 binden fazla zararlı mobil uygulama indirdik

Türkiye’de Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında toplam 231 bin 406 bin zararlı mobil uygulama indirildi. Bu uygulamaların içinde mobil cihazları hedef alan 4 bin 24 adet virüs saptandı.

Dünyaya son üç ayda KOBİ’lere ve kamuya yapılan saldırılar damgasını vurdu

TrendLabs’ın verilerine göre bu dönemde dünyada gerçekleşen saldırılardaki genel eğilim küçük ve orta ölçekli işletmeler ve kamusal bilişim altyapılarına yönelik oldu. Özellikle ABD’yi hedef alan saldırılar birçok vatandaşın kişisel verilerini tehlikeye attı.2015’in ikinci çeyreğinde dünyada meydana gelen siber saldırılarından satır başları ise şöyle:

· Fransız TV kanalı TV5MONDE’a yapılan siber saldırıda kanalın yayını tam dört saat boyunca kesildi. Ayrıca kanalın içindeki bilgi işlem sistemleri de çökertildi. Bu saldırıdan kanalın sosyal medya hesapları da nasibini aldı.

· Haziran ayında Polonya’nın LOT Airlines isimi havayolu şirketine yapılan siber saldırı nedeniyle onlarca uçuş iptal edildi. Saldırıdan dolayı 1400’den fazla yolcu mağdur oldu.

· HawkEye isimli bir klavyeden girilen tuşları takip ederek şifreleri çalan keylogger yazılımını kullanan siber saldırganlar, Hindistan, Mısır, İran, Pakistan, Tayvan ve ABD’deki birçok KOBİ’yi hedef aldılar.

· Kullanıcıların DNS ayarlarını değiştirerek zararlı sitelere yönlendiren DNS Changer saldırıları Brezilyada patlama yaptı. Brezilyalı kullanıcılar saldırıların yüzde 80’ine maruz kaldı. Özellikle ev kullanıcılarını hedef alan bu saldırılar ev ağlarındaki yönlendirici cihazları hedef alıyor.

· ABD’nin bir kamu kuruluşu olan Personel Yönetim Ofisi’nin (OPM) bilişim altyapısında meydana gelen bir sızıntıda siber saldırganların, kamudan emekli ve halen çalışan 21 milyon kişinin sosyal güvenlik numaraları, iş geçmişi ve kişisel bilgilerinin yer aldığı formlara erişim sağladıkları ortaya çıktı.

· Yine ABD’de gerçekleşen bir diğer saldırı ise Gelirler İdaresi’ni (IRS) hedef aldı. Bu saldırıda 100 bine yakın vergi mükellefinin bilgileri çalındı.

· Geçtiğimiz Nisan ayında PoS cihazlarını hedef alan FighterPoS isimli bir zararlı yazılım ortaya çıktı. Bu zararlı yazılım çoğunluğu Brezilyada olan 100’den fazla PoS cihazına bulaşarak yaklaşık 22 bin tekil kredi kartının şifresini çaldı.

· Haziran ayında ortaya çıkan MalumPOS isimli başka bir zararlı yazılım ise Microsoft Oracle üzerinde çalışan sistemleri hedef alarak çoğunluğu ABD’de olmak üzere 33 bine yakın konaklama, restoran ve perakende işletmesini hedef aldı.

· 2015’in ilk çeyreğinde PoS cihazlarına yönelik zararlı yazılım çeşitlerinin sayısı dünya genelinde 259 iken bu sayı 2015’in ikinci çeyreğinde 183’e geriledi.

· 2015’in ilk çeyreğinde dünya genelinde 16 bin olan fidye yazılımları 2015’in ikinci çeyreğinde 13 bine geriledi. Haziran ayında CryptoWall ve TorrentLocker şeklinde iki farklı fidye yazılımı versiyonu görüldü. Özellikle CryptoWall saldırılarının yüzde 66’sı KOBİ’leri hedef aldı.

Siber saldırıların şirketlere maliyeti çok ağır

0

aaaRapora göre KOBİ’lerin deneyimi kurumsal şirketlerle aynı. Ortalama olarak KOBİ’ler, fiziksel altyapılarına yapılan bir saldırı için 26.000 $ değerinde hasar bildiriyor. Bununla birlikte sanal altyapıya yapılan güvenlik ihlali maliyeti 60.000 $ eşiğine yaklaştırıyor.

Sanal ortamları etkileyen bir güvenlik ihlalinde maliyetin artmasının ana nedeni, şirketlerin çoğunun en önemli işleri için sanal altyapıları kullanıyor olması. Sanal platformları halihazırda benimsemiş olan şirketlerin %62’si en kritik iş süreçlerini sanal altyapıya emanet etmeye çekinmiyor.

Fiziksel düğümlere yapılan saldırılar bildirilen vakaların %36’sında iş açısından kritik bilgilere geçici erişim kaybıyla sonuçlanırken bu rakam, bir ihlal sanal sunucular ve masaüstlerini etkilediğinde %66’ya yükseliyor. Sanal ortamları etkileyen saldırılar ayrıca, üçüncü şahıs uzmanlığına daha sık ek bütçe ayrılmasına neden oluyor. Şirketler sadece BT danışmanlarından değil, aynı zamanda avukatlar, risk yönetimi uzmanları ve diğerlerinden yardım talep etmek zorunda kalıyor.

Sanal bir ortamda güvenlik ölçümlerinin karmaşıklığı ve tehdit ortamının yanlış algılanması, sanal ortamda kurtarma maliyetini artıran iki ek unsur. Kaspersky Lab’ın raporu şirketlerin %42’sinin sanal ortamdaki güvenlik risklerinin ‘fiziksel’ ortamlardan çok daha düşük olduğuna inandıklarını göstermekte. Şirketlerin %45’i sanal ortamlarda güvenlik yönetimini bir sorun olarak gördüklerini belirtmiş. Dahası şirketlerin sadece %27’si, özel olarak sanal ortam için tasarlanmış bir güvenlik çözümü uyguluyor.

ASTEL’den, devrim niteliğinde yeni bir görüntü çözümü

0

spaceplayer_museumHem aydınlatma, hem de projeksiyon işlevlerine sahip olan ve yepyeni bir “ortam aydınlatma” çözümü sunan “Space Player”in öne çıkan özelliklerinin başında, spot ışığı şeklindeki yenilikçi tasarımı geliyor. Üretiminden satışına tüm süreçlerinde büyük bir titizlikle çalışılan “Space Player”, bulunduğu mekanların görsel cazibesini arttıran aydınlatma tasarımlarıyla birlikte geniş projeksiyon içerikleri de sağlıyor.

“Space Player” ile perakende sektörü; restoranlar, mağazalar, müzeler ve diğer birçok mekan, bugüne dek ellerinde bulunmayan yepyeni ve farklı imkanlara sahip bir görüntü çözümüne kavuşuyor.

Kurulumu, taşıması ve bakımı çok kolay!

Bulunduğu ortama doğal bir şekilde uyum sağlayan tasarımıyla “Space Player”,  kablo borulu özel askı aparatı ile kurulum ve yer değişikliklerini de son derece kolaylaştırıyor.

“Space Player”in hareketli yuva tasarımı ve köşe düzeltme özelliği sayesinde, geleneksel cihazlarla mümkün olmayan; istenilen açıda ve istenilen yerde kolayca ve muntazam bir şekilde projeksiyon yapılabilme özgürlüğü sağlanıyor.

Lazer aydınlatma teknolojisi ile 20,000 saat kesintisiz projeksiyon!

Işık gücünü; aydınlatma ve projeksiyon dünyasının geleceği olan uzun ömürlü lazer aydınlatma teknolojisinden alan “Space Player” tam 20,000 saat boyunca 7/24 kesintisiz projeksiyon yapabilmenin yanısıra bakım masraflarını minimuma indirirken, bakım kolaylığını ise maksimuma çıkarıyor. Space Player; SD kart, PC ve tablet gibi birçok kaynaktan da içerik aktarımı yapmayı da mümkün kılan özellikler taşıyor.

“Space Player portalı ile kullanıcılara on-line içerik; doğru çözümler!

“Space Player”, aydınlatma için videoların kullanıldığı, “projeksiyon aydınlatma” adlı yeni bir pazar yaratırken, yansıtılacak içeriklerin ve kurulum ortamının aydınlatmasının da mekana göre özelleştirilmesi gerekiyor.

Panasonic tarafından oluşturulan uzman bir ekip, video ve ortam aydınlatma konularında içerikler üreterek, on-line bir portal ile kullanıcılara hizmet verecek. Ismarlama içerik üretiminin yanı sıra “Space Player” sahipleri, kendilerine sunulan ücretsiz yazılımlar sayesinde bu içerikleri kolaylıkla düzenleyip yeni içerikler oluşturabileceği gibi; belli bir ücret karşılığında sitede sunulan video ve fotoğrafları da mekanlarında kullanabilecek.

Space Player ile geniş yelpazede dikkat çekiği görsel uygulamalar!

“Space Player PT-JW130 Serisi” ile herhangi bir objeye spot aydınlatma yapılabildiği gibi; bir objeye veya etrafına video ve foto içerik yansıtması da yapılabiliyor. Aydınlatma ve projeksiyon teknolojilerinin bu etkili ortaklığı perakendeden restoranlara, geniş bir yelpazede ilgi çekici görsel uygulamaların müjdesini veriyor. “Space Player PT-JW130 Serisi” ile yapılabileceklere birkaç örnek vermek gerekir ise;

·         Restoranlarda gelen yemekleri cazip bir şekilde aydınlatılıp; menü, yemeklerin içeriği veya manzara görüntüleri masaya/tabaklara yansıtılabiliyor.

·         Müzelerde ve galerilerde sergilenen sanat eserleri ile ilgili bilgiler, eserlerin yanına yansıtılabiliyor.

·         Perakende alanlarında ürünler doğal ışık ile sergilenebilirken ürün bilgileri ve diğer promosyonel içerikler de yansıtılabiliyor.

iLab Holding’te yeni atamalar

0

Online emlak seri ilan platformu iLab Holding Yatırımı Emlakjet.com’un Genel Müdürlük görevini Gizem Moral Kunter üstlendi. Kunter daha önce hızlı tüketim ürünleri ve telekomünikasyon sektörünün lider firmalarında yöneticilik pozisyonlarında bulundu. 18 yıllık iş tecrübesine sahip Kunter,1997 yılından bugüne kariyerini hızlı tüketim ürünleri, telekomünikasyon, pazarlama, marka ve ürün yönetimi, farklılaşma stratejileri, tüketici araştırmaları ve CRM alanları üzerinde ilerletti.

Hangikredi.com

Online kredi ve hizmet karşılaştırma platformu iLab Holding yatırımı Hangikredi.com ile Hangisi.net‘teki direktörlük görevlerini sürdüren Yılmaz Sonışık, Hangikredi.com Genel Müdürlük görevine terfi etti. Sonışık, bilişim teknolojileri, ödeme sistemleri, telekomünikasyon ve finans sektörlerinde bilişim, pazarlama, yeni iş geliştirme ve proje yönetimi konularında uzman bir girişimci olarak 19 yıllık iş tecrübesine sahip.

Yılmaz Sonışık, 1996 yılından başlayarak elde ettiği 19 yıllık iş tecrübesini bilişim teknolojileri (yazılım), kartlı ödeme sistemleri, (UMTH) telekomünikasyon hizmetleri, internet, dijital pazarlama, proje yönetimi, yeni iş geliştirme alanlarında oluşturdu. Profesyonel tecrübesinin yanında girişimci ruhuyla çeşitli girişimlerde aktif olarak yer aldı.

 

Gizem Moral Kunter kimdir?

Gizem_Moral_Kunterİş hayatına Türk Henkel’ de stratejik pazarlama göreviyle başlayan Kunter, bu şirkette elde ettiği 7 yıllık deneyimin ardından Türkcell’de yine aynı görevi üstlendi. Kunter 11 yıllık Turkcell kariyerinde; stratejik pazarlamanın ardından satış ve pazarlama departmanında bilgi yönetimi ve bütçelemeden sorumlu olarak şirketin gelir ve gider bütçelerinin hazırlanması ve planlanması süreçlerini yürüttü. Daha sonra, pazarlama öngörüleri ve müşteri bilgileri yöneticisi olarak yaptığı çalışmalar ile şirketin pazarlama stratejileri geliştirmesine ve karar verme süreçlerine katkıda bulundu.

Davranışsal Ekonomi alanında çalışmalar yapan Kunter,  dünyaca ünlü kültürel antropoloji uzmanı Dr. Rapaille ile “Türkiye’de Telekomünikasyon Sektörünün Kültürel Kodları” çalışmasını hazırladı. 2012 yılında Turkcell’ in genç segment için oluşturduğu Gnctrkcll’ in marka konumlandırması, CRM ve marka sadakat stratejileri geliştirme görevini üstlendi. 2013 yılında Turkcell’ in kurumsal mobil internet bölümünde, marka ve ürün yönetimi, farklılaşma stratejileri geliştirme görevlerinde yer aldı. İzmir Amerikan Koleji ve Marmara Üniversitesi Ekonometri bölümü mezunu olan Kunter, Yeditepe Üniversitesi’nde pazarlama alanında MBA eğitimi aldı. Kunter, evli ve bir çocuk annesidir.

Yılmaz Sonışık kimdir?

Yilmaz_Sonisikİş hayatına bilişim teknolojileri firmalarında başlayan Sonışık, yazılım geliştirme konusunda uzmanlaşarak Türkiye’nin önde gelen banka, sigorta, perakende, telekomünikasyon, taşımacılık, eğitim gibi sektörlerinde birçok şirkete önemli projeler geliştirdi. Akıllı kart ödeme sistemleri konusundaki tecrübesiyle, sektörün önemli şirketlerinde yazılım (POS yazılımları, CRM, İnternet)  ve teknoloji (donanım, network) altyapısının geliştirilmesinde yönetim kademesinde görev aldı. Telekomünikasyonun özelleşmesiyle C Tipi UMTH kapsamında konuşma kartları satan şirketin kurulumu aşamasında görev alarak yaptığı altyapı çalışmaları ve inovatif projeler ile şirketin gelişmesine önemli katkılarda bulundu. iLab Holding’deki yolculuğu 2006 yılında Treda Bilişimde başlayan Sonışık, 2009’da Sigortam.net’e, 2011’de ise Hangikredi.com’a atanmdı. Sonışık yönetimindeki Hangikredi.com, üç yıl içinde tekil ziyaretçi adedini 10 kat, lead adedini 35 kat arttırarak, yüzde 425 büyüme oranı ile Ağustos 2015’de TOBB’un düzenlediği Türkiye’nin en hızlı büyüyen “Türkiye 100” şirketinden biri oldu. İş hayatı boyunca çeşitli ar-ge projelerinde yer alan Sonışık, Tübitak Ar-Ge proje yönetimi konusundaki tecrübesiyle görev aldığı şirketlerin Teydeb Ar-Ge desteklerinden faydalanmasını sağlayarak önemli maddi katkı sağladı. Sonışık, sırasıyla Aydın Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı, İTÜ Bilgisayar Mühendisliği ve Anadolu Üniversitesi İşletme bölümünde eğitim aldı. Evli olan Sonışık, iki çocuk babasıdır.

 

Giyilebilir sağlık çipleri ile hastalara anında müdahale

0

giyilebilir+saglik+cipleri+2Akıllı gözlük ve saat gibi cihazlarla hayatımıza giren giyilebilir teknolojiler, sağlık ve tıp alanında da karşımıza çıkmak üzere. Giyilebilir teknolojilerin sağlık alanındaki ilk uygulamalarından biri de, Xerox PARC ile Smart Design adlı şirketin birlikte yürüttüğü bir çalışma. Xerox PARC’ın kamuoyu ile paylaştığı sağlık alanındaki konsept projeleri, öngördükleri gelecek vizyonları daha sağlıklı ve kontrollü yaşanacak bir hayatın bizleri beklediğini gösteriyor.

Xerox PARC bilim insanlarının uluslararası bir kongrede açıkladıkları konsept projelerine göre, basılı elektronik (printed electronics) devreler içeren giyilebilir sağlık çipleri insan vücuduna bir yara bandı gibi yapıştırılarak kullanılacak. Giyilebilir sağlık çipleri tedavi sürecinde kişinin yaşamsal verilerini mekandan bağımsız her ortamda kontrol edecek. Çipler, hasta kişilerin sağlık verilerini anlık olarak doktoruna iletecek, acil durumları önceden sezerek kişiyi uyaracak, istenirse düzenli kullandığı ilaçları vücuduna enjekte edecek.

Eczaneler yeni bir işlev kazanacak

Geliştirilen bu teknolojinin yakın gelecekte nasıl hayata geçirileceğini örneklerle anlatan Xerox PARC bilim insanları, doktorların içeriğini belirlediği ve programladığı basılı elektronik devre reçetelerini, eczanelerin 3D yazıcılarıyla basarak hastanın vücutlarına yerleştireceğini söylüyor. Eczanelere de yeni bir işlev kazandıracak olan bu teknoloji, ilaç kullanımlarındaki insan hatasını da minimuma indirecek. Özellikle antibiyotikler gibi doğru zamanlama ile alınması gereken ilaçların kullanımında ortaya çıkan sorunlar da çözülecek.

Doktor hastanın durumunu uzaktan gözlemleyebilecek

Xerox PARC bilim insanlarının üzerinde çalıştığı giyilebilir sağlık çiplerini hastaların kendisi bile vücutlarına yerleştirebilecek. Akıllı sağlık çipleri, örneğin kalp ritim bozukluğu (Aritmi) olan bir hastanın kalp atış hızını ve EKG’sini (Elektrokardiyografi) doktorların anlık olarak uzaktan takip etmesini sağlayacak. Kişi hastaneye yatmadan evinden takip edilirken, anlık meydana gelen bir sağlık bozukluğunun ilk belirtileri de basılı elektronik çip tarafından anında hastanın doktoruna uyarı olarak gönderilecek. Günümüz şartlarında, böyle bir hastanın hastane ortamından ayrıldıktan sonra gözlemlenebilmesi ve sağlık verilerinin takip edilebilmesi mümkün olmuyor.

Şeker, tansiyon, kalp hastalarının hayat kalitesi artacak

Günümüzde, şeker hastaları insulin değerlerini belli bir seviyede tutabilmek için sıkıntılı bir uğraş veriyor. Hastalar günün belirli saatlerinde parmaktan alınan kanın şeker seviyesini dijital bir ölçüm cihazı ile kontrol ediyor ve çıkan değerlere göre vücuduna insulin iğnesi vuruyor. Xerox PARC ve Smart Design’ın üzerinde çalıştığı basılı çiplerle, farklı işlemler yapmadan vücudun o anki şeker seviyesi tespit edilerek insüline ihtiyaç duyuluyorsa insulin otomatik olarak hastanının vücuduna zerk ediliyor olacak. Hasta şekerini düzenli takip etmeyecek ve şeker yükselme ve alçalma hareketlerinden belki haberi bile olmayacak.

Xerox PARC ve Smart Design’ın üzerinde çalıştığı giyilebilir basılı sağlık çipleri, önemli hastalıkların, krizlerin oluşmadan önceki gelişim aşamasının uzaktan kontrol edilmesini de sağlayacak. Böylece bir kalp krizi, beyin kanaması gibi yaşamsal olayların gelişimi önceden görülebilecek ve doktorlara erken müdahale edebilme imkanı verecek.

Xerox PARC bilim insanlarına göre basılı elektronik çipler, hastanın yaşamsal verilerini anlık olarak kontrol ederken, tele tıbbı ve uzaktan tedaviyi yeni bir boyuta taşıyacak. Ayrıca kamu sağlık harcamalarında da çok önemli tasarrufların yapılmasını sağlayacak.

Basılı teknolojiler pazarı günümüzde yaklaşık 1 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip ve Xerox PARC ile Smart Design’ın öngörülerine göre 2016’ya kadar 45 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşacak.

MIT’ten yeni 3D yazıcı teknolojisi

0

Screen+Shot+2015-08-24+at+1.55.14+PM[1]3D yazıcılar, teknolojinin önemli nimetlerinden biri. Hala emekleme sürecinde olan teknolojinin yaygınlaşmasıyla ticaretin, mal sirkulasylonunun ve lojistik hizmetlerin büyük bir değişim göstermesi bekleniyor.

Ancak teknolojinin bir handikabı var: Mevcut 3D yazıcılar sadece tek bir materyal üzerinden baskı yapabiliyor. MIT, şimdi bu handikabı kırabilmek için önemli bir eşiği atlamışa benziyor.

MIT laboratuvarlarında geliştirilen yeni 3D yazıcı, aynı anda 10 farklı materyali birleştirerek 3D tasarımları gerçeğe dönüştürebiliyor. Mevcut teknolojiyle, 250 bin dolar fiyat seviyesindeki gelişmiş endüstriyel 3D yazıcılar en fazla 3 farklı materyali birleştirebiliyor.

MIT’in Computer Science and Artificial Intelligence Laboratory (CSAIL) bölümünde geliştirilen yeni yazıcı merkezi bir bilgisayar tarafından kontrol ediliyor ve 40 micron çözünürlüğünde hassasiyetle baskı yapabiliyor. MIT’in henüz prototip aşamasındaki yeni yazıcısı, bilim insanlarına ve tasarımcılara yeni ve daha gelişmiş 3D baskı imkanı sunacak.

4.5 G ihalesinin kazananı Türkiye olacak

0

Vodafone+Turkiye+CEO%27su+Gokhan+OgutHalihazırda 5 kıta ve 12 ülkede 4.5G olarak adlandırılan IMT Advanced hizmetlerini sunan Vodafone’un Türkiye CEO’su Gökhan Öğüt, yarın (26 Ağustos) Ankara’da yapılacak frekans ihalesini değerlendirdi:

“Vodafone Grubu olarak, dünyada yeni nesil genişbant teknolojilerinin gelişimine liderlik eden operatörlerden biri olarak faaliyet gösteriyoruz. Türkiye’de Kasım 2013’te ilan ettiğimiz ‘Dijital Dönüşüm Hareketi’mizin ana eksenlerinden birini bu teknolojilerin yaygın olarak kullanılması oluşturuyor. Bu çerçevede önemli yatırımlar yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Mobil iletişimi 3G’nin en az 10 katı hıza taşıyacak olan 4.5G’ye geçmeye ve en ileri mobil genişbant teknolojisini sunmaya hazırız. Bu kapsamda, 26 Ağustos’ta yapılacak frekans ihalesinin genişbant teknolojilerindeki global birikimimizi Türkiye’ye taşımak için önemli bir fırsat olduğuna inanıyor ve ihale gününü heyecanla bekliyoruz. Tüketicilerimize uluslararası standartlarda en kaliteli hizmeti sunmamızı sağlayacak en uygun frekansları almayı hedefliyoruz. Vodafone olarak, önceki genişbant teknolojilerde olduğu gibi 4G ve üstü teknolojilerde de Türkiye pazarına yön veren operatör olmayı ve abonelerimize ilk günden itibaren son teknolojilerle hizmet sunmayı sürdüreceğiz.”

Öğüt: İhalenin kazananı Türkiye olacak

Tüm dünyada genişbant erişim teknolojilerinin yaygınlığı ve kullanım yoğunluğunun uluslararası sıralamalarda ülkelerin gelişmişlik göstergelerinden biri olarak kabul edildiğine dikkat çeken Öğüt, şunları kaydetti: “Yeni frekanslar, yeni yatırımların da önünü açacak, ek istihdam yaratacak ve en önemlisi, ülkemizin Dijital Dönüşüm sürecini hızlandırarak dijitalleşmede öncü ülkeler arasında yer almamızda etkili olacak. Türkiye’nin Dijital Dönüşümü’nü hızlandıracağına inandığımız bu ihale, ülkemizde önemli bir ihtiyaç olan genişbant atılımının gerçekleşmesinde rol oynayacak. Genişbant yatırımı ile Türkiye dijital ekonomi liginde önemli rekabet fırsatı yakalayacak. Dolayısıyla, 26 Ağustos 2015, Türkiye’nin dijital tarihinde bir dönüm noktası olacak ve ihalenin esas kazananı tüm Türkiye ve elbette tüketicimiz olacak.”

Nisan 2016’da hizmete sunulacak

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 26 Ağustos’ta yapılacak 4.5G ihalesi, BTK toplantı  salonunda saat 10.30’da gerçekleştirilecek. İhaleye çıkılacak 20 ayrı frekans paketi üzerinden 1 Nisan 2016’dan itibaren yeni teknolojiyle hizmet sunumuna başlanabilecek. Yetkilendirme süresi, 30 Nisan 2029’a kadar devam edecek. İhale sonrasında söz konusu frekanslar kullanılarak tüketicilere 5G de dahil yeni teknolojiler sunulabilecek.