Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1714

IBM SmartCamp, Türk girişimcilere Silikon Vadisi’nin kapılarını açıyor

0

iBMSon beş yıl içinde kurulmuş olan ve bulut üzerinde enerji, sağlık, ulaşım, e-devlet hizmetleri gibi temel alanlarda karşı karşıya olduğu sorunlara çözümler sunan startup’ların danışmanlar ve yatırımcılarla biraraya geldiği IBM SmartCamp 2015, bu yılda yeni nesil girişimcilerin buluşma noktası oluyor.

İstanbul’un da aralarında yer aldığı dünya çapında 30 şehirde gerçekleştirilen IBM SmartCamp 2015’inetkinliğinin Türkiye ayağı için başvurular 2 Eylül 2015 tarihinde son bulacak. ODTÜ TEKNOKENT ve Etohum ortaklığı ile düzenlenen etkinliğin yarı finalleri 7 Eylül’de Ankara ODTÜ TEKNOKENT ve 9 Eylül’de Startershub’da gerçekleştirilirken İstanbul finali ise 16 Eylül tarihinde F.M.V. Işık Üniversitesi ev sahipliğinde yapılacak. 30 şehir birincilerinin ilk 10’a girmek için yarışacağı IBM SmartCamp’in final etkinliği ise Şubat 2016’da Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenecek olan LAUNCH organizasyonunda yapılacak.

IBM SmartCamp  yeni girişimcilerin uluslararası düzeyde bir araya geldiği bir etkileşim ve gelişim ortamı yaratıyor. Yeni girişimciler, kendilerini heyecanla destekleyecek yatırımcılarla tanışmak, kendi becerilerini geliştirmek, ürün ve hizmetlerini geliştirmek imkanlarına kavuşuyorlar. IBM SmartCamp, finaline katılma hakkı kazanan girişimciler ise, şirketlerini uluslararası yatırımcı ekosistemine tanıtma imkanına kavuşuyor.

Girişimcileri, yatırımcıları ve deneyimli danışmanları bir araya getiren çok özel küresel bir program olan IBM SmartCamp, faaliyet süresi 5 yılı aşmamış, küresel vizyonu olan ve akıllı dünya için bulut üzerinde çözüm üreten girişimcilere açık olacak. Bu yıl SmartCamp finalistlerine Silikon Vadisi deneyimi yaşatmak için melek yatırımcı ve seri girişimci Jason Calacanis ve LAUNCH organizasyonuyla işbirliği yapan IBM, finallerin gerçekleşeceği 16 Eylül tarihinde katılımcılara gün boyunca seçkin mentorlardan tavsiyeler alma imkanı da sunacak. Türkiye finalistleri IBM’den senelik 120.000 Dolar’a kadar ücretsiz bulut servisleri    kazanmanın yanı sıra Launch Festival’de canlı sunu yapma fırsatı, IBM Global Entrepreneur of the Year ödülü ve 25.000 Dolar yatırım ile LAUNCH inkübasyonda yer alma şansını da elde edecekler.

Girişimcileri IBM SmartCamp’e katılmaya davet eden IBM Ekosistem Müdürü Jale Akyel “Her sektörden firmalar müşterilerine daha iyi hizmet verebilmek için yeniliğe açlar. IBM Küresel Girişimcilik Programı dahilinde gerçekleştirdiğimiz IBM SmartCamp ile girişimcilerin yeni iş ve yatırım fırsatları yakalamalarına yardımcı oluyoruz” dedi.

IBM SmartCamp 2015 ile ilgili ayrıntılı bilgi almak ve başvuru yapmak için: www.smartcamp2015.com/istanbul/

VMware’a yeni atama

0

vmware_jean-pierre_brulardVMware Başkanı ve Operasyon Direktörü Carl Eschenbach’a bağlı çalışacak olan Brulard, Yazılım Tanımlı Veri Merkezi, Kurumsal Mobilite ve Bulut Hizmetleri gibi VMware’in çalışma alanlarında büyüme ve karlılığı  sürdürürken, aynı zamanda strateji uyumu ve uzun vadeli kurumsal planlamayı yürütecek. Brulard, şu anda VMware Amerika Kıtası Genel Müdürü olarak görev yapan Maurizio Carli’nin yerine geçmiş olacak.

VMware Başkanı ve Operasyon Direktörü Carl Eschenbach, atamayla ilgili olarak, ” Güney EMEA bölgesinde elde ettiği başarılar ile yöneticilik ve yazılım endüstrisinde kapsamlı ve güçlü bir deneyimi olan Jean-Pierre Brulard, VMware’in EMEA bölgesindeki büyüme stratejilerine önemli katkılarda bulunacak. Müşterilerimizin mobil bulut çağına uyum sağlamasını kolaylaştıran yenilikçi teknolojilerimizi geliştirmeye devam ederken, Brulard’ın ticari zekası ve müşteri deneyimi alanındaki başarılı iş performansı, VMware’in bölgedeki varlığını artırması açısından kritik olacaktır” dedi.

Jean-Pierre Brulard, Business Objects/SAP, IBM, Sun Microsystems ve Unisys gibi dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinde edindiği 25 yıldan fazla iş tecrübesiyle sektörün kıdemli isimlerinden biri. 2009’da VMware’e katılan Brulard, VMware’in Güney EMEA bölgesindeki büyümesine son altı yılda büyük bir ivme kazandırdı.

Brulard, “EMEA bölgesinde VMware’i temsil edeceğim ve sektördeki en iyi ekiple çalışacağım için çok mutluyum. VMware yenilikçi bir şirket olma özelliğiyle işletmelerin sahip olduğu değerleri zenginleştiriyor ve kurumsal dönüşümü hayata geçirme konusunda işletmelere her türlü desteği sağlıyor. Müşterilerimiz, iş ortaklarımız ve çalışanlarımızla ortak projelere imza atmayı ve bu projeleri kalıcı kılmayı dört gözle bekliyorum” dedi.

İTÜ’den güneş enerjisiyle çalışan ilk aile otomobili

0
DSC_3640İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca ev sahipliğinde gerçekleşen davete; İstanbul Vali Yardımcısı Engin Durmaz, ana sponsorlardan Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, Galatasaray Genel Sekreteri Fatih İşbecer ve diğer sponsor temsilcileri katıldı.

Davete katılan İstanbul Vali Yardımcısı Engin Durmaz’a ve sponsorlara teşekkür eden Rektör Karaca, “Çoğu İTÜ mezunu olan saygın iş adamlarının sponsorluğunda, İTÜ’nün vizyoner akademik kadrosunun liderliğinde, İTÜ öğrencilerinin elinden çıkan, Türkiye’nin güneş enerjisiyle çalışan ilk aile arabası Aruna ile karşınızda olmaktan mutluyum. Bugün, “Aruna”ya verdiği desteklerden dolayı sponsorlarınıza teşekkür etmek üzere biraraya geldik. Üniversitemiz içinde de “Yeşil Kampüs” anlayışı ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnsana ve doğaya saygı duyan bu anlayışı bilimsel altyapımız, teknolojik olanaklarımız ve güçlü akademik kadromuz ile sürdürüyoruz ve ilk’leri gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Yeşil enerji üzerine çalışan başka takımlarımız ve projelerimiz de var. Bu projelerle de sponsorlarımızın desteği ile yeni başarılar kazanacağımıza inanıyorum” dedi. Davete katılmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getiren Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, “Bir İTÜ’lü olmanın gururunu yaşıyorum. Bizler elimizden geldiğince genç arkadaşlarımıza destek olacağız” dedi.

“En çok kupaya sahip güneş arabası ekibiyiz”

İTÜ Güneş Arabası Ekibini temsilen konuşan Burak Oklar da “İTÜ dem

ek bilim demek, teknoloji demek, teknik imkân ve 242 yıllık birikim demek. Geleceğin alternatif enerjisi ile çalışan araçlar üretmek, yerli otomobil üretimine destek vermek ve alternatif enerjinin günlük hayatta uygulanabilir olduğunu göstermek amacıyla bundan 11 yıl önce ilk arabamızı ürettik. En çok kupaya sahip güneş arabası ekibi olarak ilk hedefimiz, önümüzdeki günlerde çıkacağımız Türkiye turunu başarıyla tamamlamak” dedi. Konuşmaların ardından, Aruna ilk kez davetlilerin huzuruna çıktı.

“Aruna”, kilometrede 1 kuruşluk enerji harcıyor… Ortalama 70 kilometre hızla, 5 liraya, 500 kilometre yol gidecek…

Üniversite öğrencilerinden oluşan ve 11 yılda yaptığı 7 arabayla 19 kupa kazanan İTÜ Güneş Arabası Ekibi, Türkiye’nin güneş enerjisi ile çalışan, ilk 4 kişilik aile arabasını üretmenin gururunu yaşıyor. Aruna, yerli otomobil üretimine destek vermek ve alternatif enerjinin günlük hayatta uygulanabilir olduğunu göstermek amacıyla tasarlandı. İTÜ’nün çeşitli fakültelerinde okuyan 25 kişilik ekip, üniversitenin imkânlarını kullanarak ürettiği ilk aile arabası ile önce, Türkiye turuna çıkacak ardından da Ekim ayında gerçekleşecek “World Solar Challenge” yarışmasına katılmak üzere Avustralya’ya gidecek.

Huawei “Gelecek İçin Tohumlar” Projesi Başarıyla Tamamlandı

0

Huawei+SFF_STUDENTS_BB_24082015_TR_2Huawei’nin küresel kurumsal sosyal sorumluluk projesi “Gelecek İçin Tohumlar” çerçevesinde, Shenzhen ve Pekin’deki programlarını tamamlayan öğrenci kafilesi, Türkiye’ye farklı duygu ve deneyimlerle döndü. 20 Temmuz’da Huawei Kıdemli Başkan Yardımcısı Qu Wenchu ve Türkiye Büyükelçiliği Siyaset Danışmanı Tolga Uçak’ın katılımıyla gerçekleştirilen açılış töreniyle resmi olarak başlayan program, Ağustos ayı başında sona erdi.

Öğrencilerin Gözünden

Gelecek İçin Tohumlar projesinde yer alan öğrenciler deneyimlerini şu sözlerle paylaştılar;

Hasan Burhan Beytur, ODTÜ, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği

Huawei’nin pazardaki diğer şirketlerin aksine kendini farklı alanlarda da geliştirmiş bir şirket olduğunu gördük

Teknik eğitimlerimiz temel olarak 3 kısma ayrılabilir. İlk kısımda mobil ağlar, ikinci kısımda sabit ağlar ve üçüncü kısımda da bulut bilişim üzerine eğitimler aldık. Sabit ağlar ve mobil ağlar için teorik eğitimin yanında, basit bir takım pratik uygulamalar da oldu. Tüm eğitimimiz boyunca da anlatılan teknolojiler için Huawei’nin sunduğu çözümleri ve ürünleri inceledik. Huawei’nin pazardaki diğer şirketlerin aksine kendini farklı alanlarda da geliştirmiş bir şirket olduğunu gördük. Benim en çok ilgimi çeken kısım, mobil ağlarda farklı kullanıcıların aynı anda bir sistem üzerinde çalışması için uygulanan yöntemlerdi. Ayrıca fiber optik kabloyla aynı anda farklı frekanslar kullanılarak yapılan iletişim çalışmaları çok ilgimi çekti.

Ahmet Selman Kurt, İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik Mühendisliği

Karşılaştığım farklı problemlere, farklı çözümler üretebilme becerisi, başka bir kültür ile iç içe yaşama tecrübesi, gördüğüm tarihi, dini ve kültürel mekânlar, Huawei gibi büyük ve küresel bir şirketin işleyiş şeklini görmek önemliydi

GSM, 3G, 4G gibi ağ eğitimleri ile başlayan program, bulut bilişim, yazılım tabanlı ağ, büyük veri gibi kavramların da öğretilmesiyle sona erdi. Öğrendiğimiz bazı teorik bilgiler, pratik kullanımla pekiştirilmeye çalışıldı. Aklımda kalan gördüğüm teknolojik gelişmelerden bazıları; boyutu küçültülmüş sunucular, yüksek işlem kapasitesine sahip büyük veri sunucuları ve akıllı kamera izleme sistemi. Karşılaştığım farklı problemlere, farklı çözümler üretebilme becerisi, başka bir kültür ile iç içe yaşama tecrübesi, gördüğüm tarihi, dini ve kültürel mekânlar, Huawei gibi büyük ve küresel bir şirketin işleyiş şeklini görmek, Çince gibi zor bir dile başlangıç yapmak, elde ettiğim kazanımlardan bazıları.

Ahmet Burak Özyurt, İstanbul Teknik Üniversitesi, İşletme &, Elektronik ve İletişim Mühendisliği

Huawei’deki profesyonel ortamı görünce yurtdışında yüksek lisans yapmaya ve uluslararası bir şirkette çalışmam gerektiğine karar verdim

Shenzhen’de aldığımız eğitim iki kısma ayrılabilir. İlk günler haberleşme sistemleriyle ilgili teorik bilgiler ve Huawei’nin belirtilen durumlar için tasarladığı teknolojik cihazlar anlatıldı. Sonraki günlerde ise öğrendiklerimizin pratikleri laboratuvar ortamında gerçekleştirildi. Huawei’nin teknolojik çözümleri yakından tanıtıldı. Projeden sonra iki önemli karar aldım. Daha önceleri muallakta kaldığım yurtdışında yüksek lisans yapma fikrini, bu proje sayesinde kesinleştirdim. Huawei’deki profesyonel ortamı görünce kesinlikle yurtdışında yüksek lisans yapmalıyım dedim. Ardından kesinlikle uluslararası bir şirkette çalışmam gerektiğine karar verdim. Proje sayesinde ayrıca, Hollandalı arkadaşlarımızla gelecek için sağlam köprüler kurduğumuzu düşünüyorum.

Doruk Balkan, ODTÜ, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği

Proje kapsamında sürdürdüğümüz yakın ilişkilerimizi, profesyonel hayatımızda da devam ettireceğimize inanıyorum

Shenzhen’deki Huawei Genel Merkezi’nde market analizi ile farklı ülkelerin telekomünikasyon alt yapıları ve kullanıcı davranışları hakkında, pratik laboratuvar çalışmaları yaptık. Teknik eğitimlerde fonksiyonlarını öğrendiğimiz teknik elemanların Huawei ürün portföyünden bize tanıtılması, sektörde Huawei ürünlerinin nerelerde kullanıldığını görme şansını verdi. 5G sistemleri ile şu anda hayal bile edemeyeceğimiz miktarda mobil internet erişimdeki hızımız artacak. Katıldığımız proje çerçevesinde, Türkiye’den ve yurtdışından çok seçkin bir öğrenci topluluğu ile tanışma ve bilgi alışverişinde bulunma fırsatı bize sunulmuş oldu. Proje kapsamında sürdürdüğümüz yakın ilişkilerimizi, profesyonel hayatımızda da devam ettireceğimize inanıyorum. Özellikle yurtdışındaki öğrencilerin eğitim ve profesyonel hayatları konusunda edindiğimiz bilgilerin, hem kişisel hem de profesyonel hayatta işimize yarayacağına inanıyorum.

Hakan Altuntaş; Yıldız Teknik Üniversitesi; Mekatronik ve Mekanik Mühendisliği

Huawei’nin öncülük ettiği bu program ile teknolojiye bakış açım değişti

Gelecek İçin Tohumlar Projesi ile tanıştığım anda, bu programa katılmak için heyecanlandığımın ve bu programın kariyerimde önemli bir yer tutacağının farkındaydım. Ayrıca farklı bir kültür ile tanışmanın merakı içerisindeydim. Huawei’nin Shenzhen’deki genel merkezinde; “Mobil İnternet Uygulamaları”, Şebeke Desteği ve Mobil İnternet”, “3G Şebeke ile Sesli Servisler”, “4G Şebeke ile Veri ve Sesli Servisler”, “Akıllı Şebeke Servisleri”, “Bulut Teknolojisi” gibi sektörün önde gelen konuları hakkında eğitimler aldık. Genel merkezde ise Huawei’nin sektördeki ileri teknoloji odaklı ürünlerini tanıdık. Mobil şebekelerde gelinen son nokta ise bende oldukça etkileyici bir izlenim bıraktı. Huawei’nin öncülük ettiği bu program ile teknolojiye bakış açım değişti. Kariyerim ve kişisel gelişimim için katma değeri yüksek ve oldukça faydalı bir program olduğu düşüncesindeyim.

Eren Deniz Tansel, ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği

Çin çok uzak bir ülke olduğu için kültürü de bize uzak gibi geliyordu ama oraya gidince kültürlerimizin de çok yakın olduğunun farkına vardım

İlk aşamada Huawei telekomünikasyon sistemleri mobil bağlantı sistemleri üzerine çalıştık. Wi-Fi ve diğer internet teknolojileri üzerine eğitimler aldık. Ayrıca bilmediğimiz birçok mobil iletişim aracını gördük. En çok aklımda kalan şey 3G, 4G ve birkaç yıl içinde 5G’yi içinde barındıracak olan baz istasyonuydu. Bu projenin bana kattığı en önemli şey, başka kültürden insanlarla tanışmak ve çalışmak oldu. Kişisel olarak da birçok yeni insan tanıma ve farklı bir kültürü gözlerimle görme şansı yakaladım. Çin bize çok uzak bir ülke olduğu için kültürü de bize uzak gibi geliyordu ama oraya gidince kültürlerimizin de çok yakın olduğunun farkına vardım. Bence bu projeyle, Türkiye’deki öğrenciler için bilinmez olarak görülen Çin kültürü, daha bilinir hale geliyor. Bu da iki ülkenin birbirine yakınlaşması için önemli bir faktör olacaktır.

Rümeysa Bodur, Gazi Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği

Projenin kişisel olarak bakış açımı değiştirdiğini ve ufkumu genişlettiğini düşünüyorum

Proje çerçevesinde, bilgi ve iletişim teknolojileri odaklı eğitimler aldık. 2G/3G/4G, LTE, internet uygulamaları, bulut bilişim, GPON gibi konularda, teorik ve uygulamalı dersler gördük. Huawei’nin geniş ürün yelpazesini ve veri merkezlerini yakından görme, üzerinde çalışılan bazı projeler hakkında da bilgi alma şansına eriştik. Bu projenin kişisel olarak bakış açımı değiştirdiğini ve ufkumu genişlettiğini düşünüyorum. İleriki hayatıma da güzel bir şekilde yansıyacağına eminim. Gerek kültürel gerekse teknolojik açıdan, bana olan katkısı yadsınamaz. Bu projeyle giden öğrencilerin, Çin kültürünü tanımasının iki toplum arasındaki ilişkiyi geliştirdiğini düşünüyorum. Projenin, Huawei gibi Çin kökenli ve dünyaca tanınmış bir firma tarafından düzenlenmiş olmasının da özellikle katkısı olduğunu düşünüyorum.

Akın Eker, Gazi Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği

Bu proje, olaylara farklı kültürlere sahip insanlar açısından bakabilmemi, o insanlar ile empati kurabilmemi sağladı

Huawei’nin Shenzhen genel merkezinde; 3G, 4G, 5G, GPON, mobil internet uygulamaları ve geliştirme yöntemleri üzerine eğitimler aldık. Her eğitimin sonunda, Huawei’nin çözüm yöntemlerini ayrıntılı bir şekilde içeren bilgiler de paylaşıldı. Ayrıca bazı yöntemleri de laboratuvar ortamında kurma, test etme ve deneme şansı bulduk. En çok aklımda kalan teknolojik gelişim ise GPON çözümü oldu. Bisiklet simülasyonu ve akıllı buzdolabı aklımda en çok kalan teknolojik gelişmeler oldu. Bu proje, olaylara farklı kültürlere sahip insanlar açısından bakabilmemi, o insanlar ile empati kurabilmemi sağladı. Bu durum ileride, sosyal hayatta ve iş hayatında daha etkin bir iletişim kurmamı sağlayacaktır. Görmüş olduğum teknolojik gelişimler ise ileri teknolojinin aklımda daha gerçekçi bir hal almasını sağladı.

Yunus İpin, Yıldız Teknik Üniversitesi, Mekanik Fakültesi

Bir toplumun karakteristik yapısı o toplumun dilinde gizlidir derler. Çin’e gidip temel Çince eğitimleri,
Çinli öğretmenlerden almak bu bakımdan benim için çok kıymetliydi

Kişisel olarak bu proje sayesinde Çin kültürünü yakından tanıma fırsatı buldum. Bir toplumun karakteristik yapısı o toplumun dilinde gizlidir derler. Çin’e gidip temel Çince eğitimleri, Çinli öğretmenlerden almak bu bakımdan benim için çok kıymetliydi. Ayrıca Çince öğretmenlerimizin biz Türklerle çok iyi anlaştığını görmek gerçekten çok sevindiriciydi. Kendileri bile daha önceki öğrenci gruplarıyla hiç bu kadar iyi ilişkiler kurmadıklarını söylemişlerdi. Ülke olarak Uzak Doğu ülkeleri bizler için gerçekten bir muammadır. Oraya gidip oranın insanını tanıyınca sıcakkanlılıklarını görünce, yabancı insanlara karşı ilgilerini, hissedince, aslında hiç ayrılasınız gelmiyor desem yeridir. Farklı bir kültürü tanımak onların ne hissettiğini düşünmek, onlarla iyi ilişkiler kurmak, göz göze gelip gülüşmek dahi benim için çok güzel hatıralardı. Gerçekten çok güzel geçen bir 15 gündü her bakımdan harikaydı.

Mehmet Emre Aktaş, Gazi Üniversitesi, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği

Bu tarz projeler, iki ülke insanlarının birbirlerinin yaşam tarzlarını daha iyi tanımasına olanak sağlıyor. Ayrıca gelecekte olası bir ortaklık durumda daha rahat bir şekilde işlerin yürütülmesinde katkı sağlayacağını düşünüyorum

Huawei’nin genel merkezinde mobil veri teknolojileri (2G/3G/4G/5G) ve fiber optik ağ (GPON) teknolojisi üzerine eğitimler aldık. Ayrıca ICT’nin gelişimi ve geleceği hakkında da eğitimler aldık. Huawei’nin Cloud, Pipe and Device alanlarındaki ürünlerini gördük. En çok aklımda kalan teknolojik gelişimler; eş zamanlı kullanıma izin veren yazı alanı, sunucu ve veri merkezi dizaynları ve akıllı video gözlem sistemi oldu. Bu tarz projeler, iki ülke insanlarının birbirlerinin yaşam tarzlarını daha iyi tanımasına olanak sağlıyor. Ayrıca gelecekte olası bir ortaklık durumda daha rahat bir şekilde işlerin yürütülmesinde katkı sağlayacağını düşünüyorum. Benim açımdan yararlı ve eğlenceli bir eğitim oldu. Eğitimde ayrıca, gelecekte Çince öğrenme konusunda yararlı olacak bilgiler de aldık.

Doğuhan Yeke, ODTÜ, Bilgisayar Mühendisliği

Huawei’nin inanılmaz potansiyelini gördüm. Mezun olduğumda ya da gelecek senedeki stajımda aklımdaki ilk firma. Umarım ilerde yolumuz kesişir

Bu projeyle, öğrenciler Huawei ile tanışma fırsatı buluyorlar. Türkiye-Çin ilişkisi de bu anlamda güçlenmiş oluyor. Benim de böyle bir şirketim olsa ben de bu tarz bir proje yapmak isterdim. Gelen öğrencilerle tanışmak için bile toplantılar düzenlerdim. Shenzhen şehrinde teknik eğitim aldık. Derslerde network yapıları, 3G, 4G, bulut bilişim üzerine eğitimler aldık. Kendi adıma aklımda kalan teknoloji, 5G ve önümüzdeki senelerde karşılaşacağımız teknolojiler kısmı hoşuma gitmişti. 10 -20 sene içinde hayatımızda nelerin değişeceği, teknolojiyle ne kadar iç içe yasayacağımızın anlatıldığı kısımlar da hayal gücümün gelişmesine de katkı sağladı. Öncelikle Çin ve Huawei ile tanışma fırsatı buldum. Huawei’nin inanılmaz potansiyelini gördüm. Mezun olduğumda ya da gelecek senedeki stajımda aklımdaki ilk firma. Umarım ilerde yolumuz kesişir.

Huawei Gelecek İçin Tohumlar projesine, bugüne kadar dünya çapında 30’dan fazla üniversiteden 10 binden fazla öğrenci katıldı. Projenin temel amaçları arasında; genç nüfusa farklı bir kültürel bakış açısı kazandırmak, iş odaklı bir eğitim programının uygulanması, gençlerin kariyer hedeflerine katkı sağlamak, Türkiye’de Huawei teknoloji elçileri yaratmak ve bilişim alanında nitelikli bir insan kaynakları profili oluşturulması yer alıyor.

Türkiye’nin bilgi teknolojileri alanındaki istihdamına katkı sağlamak amacıyla başlatılan ve bugüne kadar çok sayıda ülkede başarıyla uygulanan -Seeds For Future (Geleceğe Yatırım)- projesi, “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı”, “Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı”, “Milli Eğitim Bakanlığı”, “Orta Doğu Teknik Üniversitesi”, “İstanbul Teknik Üniversitesi”, “Gazi Üniversitesi” ve “Yıldız Teknik Üniversitesi” işbirliği ile hayata geçirildi.

Vodafone’dan diyabet ve tansiyon hastalarına takip

0

vdfDijital bağlantılı yaşamı bireyler için kolay ve erişilebilir kılmayı hedefleyen Vodafone, Türkiye’nin en kapsamlı ilk ve tek mobil sağlık platformu “Vodafone Cep Sağlık” kapsamında sunduğu yenilikçi hizmetlere bir yenisini daha ekledi. Türkiye’de ilk kez bir mobil operatör aracılığıyla sunulan ve KadıköyŞifa Sağlık Grubu ve Artı Sağlık işbirliğiyle geliştirilen “Vodafone Cep Sağlık Teletıp Uygulaması” ile diyabet ve tansiyon hastalarının uzaktan takip edilmesi mümkün olacak. Buna göre, hastalar kendilerine verilecek mobil sağlık ölçüm cihazını kullanarak yapacakları ölçümleri “Vodafone Cep Sağlık” platformu üzerinden KadıköyŞifa Hastaneleri’nde bulunan doktorlarının yanı sıra yakınları ile de paylaşabilecek. Böylece, milyonlarca tansiyon ve diyabet hastasının uzaktan takip edilerek gerektiğinde tıbbi müdahalede bulunulması mümkün olacak.

Nasıl kullanılıyor? 

Diyabet ve tansiyon rahatsızlıkları olan hastalar, KadıköyŞifa Hastaneleri tarafından kendilerine verilecek ve içindeki Vodafone M2M (makinelerarası iletişim) hattı sayesinde “Vodafone Cep Sağlık” platformuyla entegre çalışacak mobil sağlık ölçüm cihazları ile her gün düzenli olarak tansiyon ve şeker değerlerini ölçebilecek. Açlık ve tokluk şekerini ayrı ayrı ölçebilen bu elektronik cihazla, şeker ölçüm çubuğu takıldığında şeker ölçümü, çıkarıldığında ise tansiyon ölçümü yapılabilecek. Bu veriler, KadıköyŞifa Hastaneleri doktorları tarafından “Vodafone Cep Sağlık” web portalı aracılığıyla görüntülenecek. Böylece, hastasının durumunu uzaktan takip etme imkânı bulacak olan KadıköyŞifa Hastaneleri doktorları, olağandışı durumlardan anında haberdar olabilecek ve gerekli tıbbi müdahalenin yapılabilmesi için hastasıyla temasa geçebilecek. Mobil sağlık ölçüm cihazlarıyla toplanan veriler, “Vodafone Cep Sağlık” akıllı telefon uygulaması üzerinden hasta yakınları tarafından da takip edilebilecek.

Ender Buruk: “Kronik hastalık takibini kolaylaştırıyoruz”

Sağlıktan tarıma her alanda dijitalleşmenin öncüsü olma hedefiyle faaliyet gösterdiklerini belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ender Buruk, şunları söyledi:

“Vodafone olarak, abonelerimize ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerine her an her yerden erişebilme olanağı sunan ‘Vodafone Cep Sağlık’ platformumuz ile sağlıkta başlattığımız dijital dönüşümü Türkiye’de ilk olan yenilikçi uygulamalarımız ile daha da ileriye taşıyoruz. Daha önce ‘Vodafone Göz Sağlığı’ uygulamamız ile göz hastalarının sağlık verilerinin mobil iletişim teknolojileri sayesinde uzaktan değerlendirilmesine yönelik örnek teşkil edecek bir hizmete imza atmıştık. Şimdi de KadıköyŞifa Sağlık Grubu ve Artı Sağlık işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz ‘Vodafone Cep Sağlık Teletıp Uygulaması’ ile diyabet ve tansiyon hastalarının uzaktan takibini mümkün kılıyoruz. Bugün 23 milyon hipertansiyon ve 7 milyon diyabet hastasının bulunduğu ülkemizde, bu tür kronik hastalıkların yakından takip edilmesinin önem taşıdığına inanıyoruz. Özellikle hızla gelişen mobil iletişim ağ ve cihazları sayesinde sağlık masrafları düşürülürken, evde sağlık hizmetleri ve teletıp çözümleri ile tedavi süreçleri daha verimli ve kaliteli hale getirilebiliyor. Biz de Türkiye’de ilk kez bir mobil operatör aracılığıyla sunulan teletıp uygulamamız sayesinde sağlıkta dijitalleşme yönünde önemli bir adım daha atarak kronik hastalıkların takibinde kolaylık sağlıyoruz. Güçlü mobil iletişim altyapımız ve yenilikçi mobil teknolojilerimiz ile sağlıkta dijital dönüşümün öncüsü olmaya devam edeceğiz.”

1 milyonu aşkın kişiye mobil sağlık hizmeti

Türkiye’nin en kapsamlı ilk ve tek mobil sağlık platformu “Vodafone Cep Sağlık”, tüketicilerin sağlıkla ilgili güvenilir bilgi ve hizmete kolayca ulaşmasını sağlıyor. “Vodafone Cep Sağlık” ile sağlıklı beslenmeden kişisel gelişime, diyabetten hipertansiyona geniş bir yelpazede sunulan temel sağlık bilgi ve danışma hizmetlerine 1120 kısa numarası ile Türkiye’nin her yerinden 7/24 erişilebiliyor. “Vodafone Cep Sağlık” akıllı telefon uygulaması ve VodafoneCepSaglik.com.tr internet sitesi üzerinden de erişilebilen platformla, acil bilgiye ihtiyaç duyulduğunda sağlık danışma hizmetleri, kişisel sağlık koçluğu, sağlıklı yaşam bilgi servislerine erişim tek numara kolaylığıyla sunuluyor. Kişiye özel sağlık verilerinin çip üzerinde saklandığı “Vodafone Cep Sağlık Kartı” ile de sağlık bilgilerinin dijital ortamda güvenle saklanması kolaylaşıyor. Mart 2013’te hizmete sunulan Vodafone Cep Sağlık, bugüne kadar 1 milyonu aşkın kişinin hayatına dokundu.

Google, tweet’leri göstermeye başlıyor

0

twitter-google-logos1-1920-800x450Twitter içinde arama yapmak her zaman çok zor olmuştur. Yüz milyonlarca insanın sürekli arama yaparak sunucuların performansını olumsuz etkileyeceğinden korkan Twitter, aynı Facebook’un yaptığı gibi, çok kısıtlı arama özellikleri sunmasıyla tanınıyordu. Öyle ki, belli bir kelimeyi ve kişiyi aramanız mümkünken, çapraz arama yapmanız mümkün değildi. Yani, X kişisinin, Y tarihindeki tweet’lerini veya X kişisinin Y-Z tarihleri arasında T ifadesini içeren tweet’lerini aramanızı sağlayacak bir arama arayüzü yayına alınmıyordu. Bu da, geçmişte kimin ne söylediğini, ne yazdığını merak eden, araştırmak isteyenler için işi çok zorlaştırıyordu.

Google şimdi, Twitter’ın yapmadığını yapabilecek bir yeteneği devreye soktu. Artık Twitter veri tabanındaki sonuçları da masa üstü arama sonuçlarınad gösterecek. Google’ın gelişmiş arama özelliklerini kullanarak bu sonuçları biraz daha kısaltmak mümkün olacağından, Twitter üzerinde uzun zamandır istenen detaylı, çapraz aramaları yapmak artık mümkün olacak. Ancak elbette bu işlem için Google üzerinde gelişmiş arama yeteneklerini kullanmayı bilmek gerekiyor.

 

Sahibinden.com’dan Apple Watch desteği geldi

0

GORSEL+1sahibinden.com, mobil platformdaki yeniliklerine 2015 yılında da hız kesmeden devam ediyor. iOS uygulamasının 2.4.1 versiyonunu hayata geçiren sahibinden.com, Apple Watch desteği de sunan yeni uygulamasıyla kullanıcılarına mobil dünyada daha kolay erişim imkânı sunuyor.

sahibinden.com’un Apple Watch uygulaması, üyelerin ilanları ve GeT satışları ile ilgili bilgilendirmeleri almalarına ve kendilerine diğer üyeler tarafından gönderilmiş mesajlara konuşarak yanıt gönderebilmelerine imkan tanıyor.

Dünyanın en büyük Türkçe içerikli web sitesi olma özelliği taşıyan sahibinden.com, mobilde de Türkiye’nin en çok tercih edilen uygulamaları arasında yer alıyor. Temmuz 2015 verilerine göre iOS’ta 1.3 milyon aylık aktif kullanıcıya ulaşan sahibinden.com, mobil uygulamalardaki trafiğiyle de sektörde öncü konumda.

3 boyutlu tasarım dünyayı değiştirecek

0

Dünyada faaliyete geçtiği yıllarda kişisel bilgisayarların hayatımıza girmesiyle birlikte öne çıkan bilgisayar destekli teknik çizim ihtiyacına AutoCAD isimli yazılımıyla yanıt veren Autodesk, yerel faaliyetlerini de hızla artırıyor. Şirketin kuruluşunda bu yana boyunca AutoCAD’e ilave olarak birçok farklı yazılım geliştirildiğini belirten Autodesk Türkiye Ülke Lideri Murat Tüzüm, “Eğlence, üretim ve mimari-inşaat sektörlerinde yazılımlarla portföyünü geliştiren şirketimiz bugün de 3 boyutlu tasarım ve mühendislik yazılımları alanında önde gelen markalardan biri haline geldi. Türkiye’de is 25 yıldır temsilcilerimizle ve yaklaşık on seneyi aşkın zamandır da kendi ofisimizle yer alıyoruz. Ben de son altı aylık dönemde şirketin ülke lideri görevini sürdürüyorum ve geçmişten gelen pozitif grafiğimizi devam ettiriyoruz” dedi.

Murat Tüzüm‘le gerçekleştirdiğimizi röportajın detaylarını videomuzdan takip edebilirsiniz.

Twitter reklamverenler için yeni araçlar tanıttı

0

twitter3Twitter, geçtiğimiz ay başında istifa eden CEO’su ile yoğun olarak gündeme gelmişti. İstifa eden CEO, Twitter’ın ürün ve hizmet çeşitliliğine odaklanarak daha fazla kullanıcı çekmesi gerektiğini düşünürken, şirketin hissedarları Twitter’ı daha hızlı para kazanan bir makineye dönüştürmesi gerektiğini dile getirerek CEO’ya baskı yapıyorlardı.

Şimdi, aynı zamanda Twitter’ın kurucusu olan yeni CEO ile Twitter, reklamverenleri daha mutlu etmek ve dolayısyla Twitter’a daha fazla para yatırmalarını sağlamak için yeni bir adım attı. Şirket, reklamverenlerin kullanıcıları ve izlenme faaliyetlerini analiz etmesini kolaylaştıracak yeni araçlar yayınladı.

Twitter’ın konu ile ilgili basına yaptığı açıklama, tam olarak şöyle:

 

İlk olarak mobil uygulamaların ötesine geçerek genişliyoruz. Bunun için reklam verenlere Twitter İzleyici Platformu sayesinde kullanabilecekleri iki ilave uygulama sunuyoruz: Tweet görünürlüğü ve video izlenme sayıları. İkisi de şu an ilk defa dünya çapında bütün müşterilerimiz için erişilebilir durumda. İkinci olarak, reklam verenlerin uygulama içi kitlelerine daha iyi bağlanabilmeleri için yeni yaratıcı formatlar sunuyoruz.

Video izlenme sayılarını görün ve Tweet’lerle görünürlük sağlayın

Artık sadece tek bir tık ile Tweet’le görünürlük kampanyalarınızı ve promoted videolarınızı Twitter İzleyici Platformu’na kolayca taşıyabilirsiniz. Twitter üzerinde kullanılan kullanıcı adı ve anahtar kelimeler gibi hedefleme işaretleri mobil uygulamalar yoluyla kampanyalarınıza eklenebilir. Twitter’da olduğu gibi Twitter İzleyici Platformu’ndaki videolarda herhangi bir cihazda otomatik olarak oynatılır ve rahatlıkla izlenebilir.

Yeni kreatif özellikler

Twitter İzleyici Platformu’nda, promoted edilmiş tweetinizi video, yerli reklamlar, interstisyel ve bannerların da dahil olduğu sarmal reklam biçimimize dönüştürüyoruz. Örneğin,

• Twitter’da Tweet görünürlük kampanyaları interstisyel özellikli yerli reklamlara dönüşüyor

• Tanıtılan Video kampanyaları in-app video reklamlara dönüşüyor

• Uygulama yükleme veya yeniden görünürlük kampanyaları interstisyel veya banner reklamlarına dönüşüyor

Ayrıca interstisyellere kreatif özellikler ekleyerek size en iyi içeriğinizi Twitter’ın da iletmenize yardımcı olduk. Birincisi, Twitter kullanıcıları artık Twitter İzleyici Platformu reklamlarında doğrudan sizi Retweet edebilir ve favoriye ekleyebilir. Biz ayrıca aksiyon düğmelerine istediğinizi daha verimli bir şekilde sağlamanız için kişiselleştirilebilir arama da ekledik.

Marka Başarısı

Geçtiğimiz birkaç ay süresince Twitter İzleyici Platformu’nun reklamverenlerimize mobil uygulama indirme ve tekrar görünürlük kazanma, daha yüksek görünülürlük oranları ve inanılmaz erişim sağlama konusunda çok memnun edici yardımlarda bulunduğu geribildirimini aldık. Özellikle gördük ki, hem Twitter hem de Twitter İzleyici Platformu’nda reklam kampanyaları yürüten marka reklamverenlerimiz erişimlerini ikiye katlıyor ve CPE’lerini %30 oranında indirmeyi başarıyor. Ek olarak, MediaScience’tan edindiğimiz Haziran 2015 tarihli bir çalışma da tüketicilerin geleneksel mobil interstisyel reklamlarla kıyaslandığında aktif veya inaktif Twitter kullanıcılarının Twitter İzleyici Platformu’nu %123 oranında daha fazla kullandığını gösterdi. Araştırma aynı zamanda Twitter kullanıcısı olmayan ama bir Twitter İzleyici Platformu reklamı görmüş insanların reklam veren markaya karşı %11 oranında daha pozitif yaklaştığını ortaya koydu.

Beta partnerlerimizden birkaç örnek:

Temmuz’da, Macy’s (@Macys) marka farkındalığını arttırmak adına Twitter İzleyici Platformu’nda bir kampanya yürüttü ve muhteşem sonuçlarla karşılaştı:

“Reklam kampanyamızı Twitter’dan mobil uygulamalara gidecek şekilde genişlettiğimizde, kademe kademe artan bir erişim, güçlü performans ve gelişen verimlilik sonuçları aldık. %7.85 oranında görünülürlük kazandık, bu da bizim mobil görünümlü kampanyalarımızın endüstri değerlendirmelerini geçmemizi sağladı. Twitter İzleyici Platformu gün boyunca kitlemizle kolaylıkla iletişime geçmemizi sağladı. Promoted Tweet’lerimizin erişimini mobil uygulamalara da kaydırmak, markamızı daha fazla görünür kılan eşsiz bir reklam ünitesi kazanmamıza olanak verdi.”

JBL (@JBLaudio) fazla sayıdaki müşterileri arasında marka bilinirliği oluşturmak amacıyla Twitter İzleyici Platformu’nu kullanıyor

Twitter İzleyici Platformu’nun kavramı oldukça basit: Tweet atmayı sürdürmek. Şimdi de elimizde görünürlüğümüzü müşterilerimizin değerli bir kısmı ve potansiyel müşterilerimiz nezdinde arttırabilmemize olanak sağlayan, yepyeni bir platform mevcut. Twitter İzleyici Platformu’nu yürüten kampanyalar sektör normallerinin 15 katı oranında görünürlük sağlamanın yanı sıra % 70’lere ulaşan bir erişim artışına sahip. Böyle bir görünürlülük üzerine böyle bir artış bizim için oldukça şaşırtıcıydı. Harika bir ürünümüz ve çok kuvvetli bir markamız var. Ayrıca böyle bir platform doğru yerde doğru kişilerle doğru bağlantıları kurmamıza vesile oldu.

@SamsungMobileUK’a İngiltere’nin Promoted video’dan Twitter İzleyici Platformu’na ilk geçiş yapan reklamvereni olmasına ve gün boyu hedef kitlelerine ulaşabilmelerine yardımcı olmak bizi çok heyecanlandırdı.

“Video, Twitter İzleyici Platformu’nda ilk kez yayınlandığında, özelliklerinden faydalanan ilk İngiliz reklamvereni olmak için can atıyorduk. Twitter İzleyici Platformu2ndaki video izlenme oranlarında %365 düzeyinde bir artış gördük. CPV’ler de %84 oranında azaldı.”

Kullanılabilirlik
Twitter İzleyici Platformu, artık dünya çapındaki bütün müşterilerimiz için Tweet’lerle katılım ve video izlenme sayılarını görebilme özellikleri kullanılabilir durumda. Aynı zamanda mobil uygulama yüklemeleri ve yeniden görünürlük kazanma amacı güden seçilmiş müşteriler tarafından da test ediliyor. Gelecek birkaç ayda programı daha çok geliştirmeyi planlıyoruz. Şimdiki planlarımız arasında web site tıklama sayıları ve dönüşümler yer alıyor.

Şimdi Kullanmaya Başlayın
Twitter İzleyici Platformu’nu kullanmaya başlamak için Twitter müşteri ekibine ulaşın. Twitter Reklamlar hesabı oluşturmak içinads.twitter.com/getstarted adresini ziyaret edin. Bunun yayımcılar için ne ifade ettiğini öğrenmek içinse lütfen MoPub blog adresini ziyaret edin.

Uber halka açılıyor

0

AP_uber_ml_150203_16x9_992Uber, son yılların en çok konuşulan mobil uygulamalarından biri oldu. Kullanıcıların taksi çağırması ve uygulamaya kayıtlı kredi kartı üzerinden otomatik ödeme yapmasını sağlayan servis kısa sürede dünyanın bütün büyük şehirlerine yayıldı ve bulduğu milyarlarca dolarlık fonlarla teknoloji dünyasının en büyükleri arasına girdi.

Ancak şirket içinden sızan yeni belgeler, Uber’in 12-18 ay içinde borsaya açılmayı planladığını gösteriyor. Şirket’in hisse satışı yoluyla edindiği büyük fonla daha da büyümek için yatırım yapması bekleniyor. Ayrıca, merak edilen konulardan biri de, Uber’in hangi fiyatla halka açılacağı. Facebook’un halka açılması sırasında değeri 100 milyar dolar olarak belirlenmişti.

Uber’in borsaya girme sırasında Facebook’tan daha şanslı olacağı da anlaşılıyor zira şirketin kasasına çok büyük miktarda sıcak para akıyor. 2013 yılında 618 milyon dolarlık kazanç elde ettiği anlaşılan şirketin sızan belgelere före 2014 kazancı 2.4 milyar dolar olarak gerçekleşmiş. 2015 beklentisi 10.6 milyar dolar, 2016 gelir beklentisi ise 26.12 milyar dolar. Facebook’un 100 milyar dolar değerlendirmeye borsaya açıldığı dönemde kazancının sadece bir kaç milyar dolar olduğunu hatırlarsak, yatrırımcıların her yıl kazancını iki üç kat katlayarak onlarca milyar dolar kazanç sağlayan bir şirketin hisselerine büyük ilgi göstereceği tahmin ediliyor.

 

Cep telefonu pazarında deniz bitiyor mu?

0

mobileDünyadaki her insanın elinde artık bir cep telefonu bulunuyor.  Çok geri kalmış birkaç küçük bölgede yaşayan az sayıdaki insanı saymazsak, bu telefon kullanıcılarının büyük bölümü de akıllı telefon sahibi. Elbette bu sonuca ulaşmak için cep telefonu üreticilerinin dünya gezegeninde yaşayan insanlara milyarlarca telefon üretmesi ve satması gerekti. İşte bu süreç, Samsung, Apple, Huawei, ZTE, LG, HTC, Sony gibi telefon üreticilerinin altın çağını oluşturdu. Yıllar boyunca, giderek artan bir ivmeyle, “bize yeni telefonlar verin,” diyerek kapılarında bekleyen insanlara akıllı telefonlar sattılar.

Ancak Gartner’ın yeni raporuna göre, bu trend artık geride kalmış olabilir.  Rapora göre, cep telefonu pazarındaki büyümenin hızı yavaşlıyor. Bu yavaşlamada en büyük kurbanın Samsung olduğu anlaşılıyor. Samsung’un 2015’in ikinci çeyreğindeki pazar payı %4.3 oranında düşmüş bulunuyor. Aynı dönemde, geçen yılın aynı dönemine oranla 4 milyon daha az telefon sattığı da anlaşılıyor. Samsung’tan 4 milyon daha az telefon satın alan kullanıcıların ise  Huawei, Xiaomi ve Lenovo (Motorola)’dan yeni telefonlar satın aldıkları anlaşılıyor. Bir diğer şanslı üretici ise Apple. Apple’ın satışlarını 12 milyon adet artırdığı gözden kaçmıyor.

Ancak tüm bu rakamlara rağmen, üreticilerin endişeli olduğunun altını çizmek gerekiyor.

Yanlış anlaşılmasın, büyüme hala sürüyor ancak eskisi kadar hızlı değil. Rapora göre, büyümenin hızı 2013 seviyesine inmiş durumda. Önümüzdeki yıllarda büyüme daha da yavaşlayacak ve sonunda da durma riski bulunuyor. Yani bir noktadan sonra insanlar her yıl yeni cep telefonu almak yerine, eski telefonlarıyla “birkaç uzun sene” geçirmeyi tercih edecekler.

Bu yavaşlamanın en büyük sebeplerinden biri olaraksa, Çin işaret ediliyor. Son birkaç senedir ceplerine para giren Çinli kullanıcılar prestij göstergesi olan yeni ve pahalı akıllı telefonlarına hücum etmişken artık bu prestij sembolüne doymuş oldukları anlaşılıyor ve telefonları bundan sonra “ihtiyaçları” doğrultusunda alacaklarının işaretini veriyorlar. Yani, yeni bir iPhone çıktığında mağazalara koşturmak yerine, ellerindeki eski iPhone’un pilinin ölmesini, işletim sisteminin yetersiz kalmasını, ekranının kırılmasını, düğmelerinin bozulmasını bekleyecekler. Kısaca söylemek gerekirse, Çinli tüketici de artık normalleşiyor ve klasik, mantıklı, aklı başında tüketici çizgisine geri dönüyor.

Elbette dünyadaki diğer pazarlarda da aynı eğilimi görmek zor değil. İnsanlar artık sadece prestij için yeni bir telefon almayı çok umursamıyor. Kaldı ki, yeni “prestij” telefonları, artık eski modellerin arasında kendini o kadar çok da fark ettirmiyor. Yani elinde iPhone 5 ile iPhone 6 olan iki kullanıcının farkı eskisi gibi 100 metre öteden kendini göstermiyor. Telefon kullanıcıları artık kılıflarla, kaplarla, katlanır, kıvrılır alacalı bulacalı kapaklarla kendi tarzlarını ve “prestijlerini” göstermenin daha “ucuz” bir yolunu buldular. Dolayısıyla, eskisi gibi, prestij amacıyla telefon almak için mağazaların önünde kuyruk olma dönemi bitti ve genel olarak da telefon pazarındaki büyüme hızla yavaşlıyor.

Kullanıcıların artık asıl ilgi noktası, içeriğe dönmüş durumda. Yani kullanıcı elindeki telefonuyla “hava atmak” yerine, telefonuyla neler yapabildiğini daha fazla önemser hale geldi. Dolayısıyla doğru uygulamaları kurmaya, hayataını mobil cihazı sayesinde kolaylaştırmaya, telefonu üzerinden haberlere, sosyal medyaya, sohbet yazılımlarına, videolu görüşmelere ulaşmayı daha fazla önemsiyor. Bu da, artık mobil pazarda paranın donanımdan yazılıma akmaya başlayacağının işareti olarak kabul edilebilir. Eksiden bir iPhone için 3 bin lira ödemeye hazır olan kullanıcılar artık başarılı, kaliteli, hızlı ve orijinal uygulamalar için 5 lira, 10 lira, 20-30 lira ödemekten kaçınmayacaklar. Üstelik artık mobil kullanıcılar, sanal kredi kartları, Paypal, Google, Windows ve Apple hesapları üzerinden güvenli online alışveriş yapabileceklerini de keşfetmiş durumdalar. Mobil cihazların yaygınlaştığı ilk dönemlerde karşılaştığımız online ödeme korkusu artık büyük oranda atlatıldı.

Dolayısıyla, rüzgar artık uygulama geliştiricilerin lehine dönmüş durumda. Bu yeni süreçte, hem yerli kullanıcılara, hem de yabancı kullanıcılara hitap edecek orijinal, başarılı, kaliteli uygulamalar geliştirebilen ekipler, eskisine oranla başarıya çok daha yakın olacaklar.

Microsoft’tan VeriPark’a büyük onur

0

Asli+Derbent+OzkanBankacılık, sigorta ve emeklilik sektörlerine yönelik yazılım çözümleriyle Türkiye’de ve EMEA bölgesinde saygın bir yere sahip olan ve dünya finans devleri için hayata geçirdiği başarılı projelerle küresel pazarda dikkatleri üzerine çeken VeriPark, dünyanın önde gelen Microsoft tarafından Orta Doğu ve Afrika bölgesinin “Yılın İş Ortakları” ve “Yılın Microsoft Dynamics Bağımsız Yazılım Üreticisi” finalistlerinden biri olarak seçildi.

Microsoft ile gerçekleştirdikleri küresel işbirliğinin ödüllerle devam etmesinden dolayı duydukları mutluluğu ifade eden VeriPark Genel Müdürü Aslı Derbent Özkan, şunları söyledi: “VeriPark olarak böyle önemli iki ödülde finalist olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Microsoft Dynamics, müşteri yönetimi, satış, servis ve pazarlama alanında daha akıllı ve etkili çözümler ortaya koymak isteyen şirketler için müşteri deneyimini farklılaştıran ve sürekli geliştiren bir platform sağlıyor. Biz de Microsoft’un yazılım konusundaki uzmanlığını ve dünya genelindeki yaygın kullanıcı ağını sahip olduğumuz finans odaklı tecrübeyle bir araya getirerek, tüm dünyada kurumların verimliliğini artırma fırsatı yakaladık. Microsoft ile olan iş ortaklığımızın uzun yıllar boyunca bu şekilde başarılı ilerlemesini temenni ediyorum.”

VeriPark bu gurur verici ödüle, yenilikçi çözümleri geliştirme ve hayata geçirmede gösterdiği üstün başarı, Microsoft Dynamics dünyasında yarattığı yüksek katma değer, Microsoft Dynamics ürün ve servislerinde sahip olduğu teknolojik uzmanlık, sıradışı iş ve satış performansı, yüksek müşteri memnuniyeti sağlamadaki istikrarı nedeniyle layık görüldü.

Çalışanlar tatile bavulunda işle gidiyor

0

Globalleşen dünyada, teknolojinin baş döndüren hızla geliştiği günümüzde, teknolojik ürünler artık işte, evde, yolda tatilde, kısaca hayatımızın her alanında yaşamımızın her anında yanımızda. Teknolojinin gelişimi yaşam şeklimizin yanı sıra iş hayatımızı, iş yapış şeklimizi de değiştirdi. Avansas.com da hem kurumsal hem de bireysel teknolojik ürün siparişlerini analiz etti ve 1440069044_Avansas_teknolojikurunler__1_çarpıcı sonuçlara ulaştı.

Müşteri siparişlerinin analizine göre; en çok USB bellekler, klavyeler, piller, mini scanner’lar, taşınabilir depolama ürünleri, taşınabilir şarj cihazları ve CD’ler sipariş ediliyor. Kurumsal müşteriler en fazla bilgisayar, mouse, klavye, taşınabilir projeksiyon, CD ve USB bellek sipariş ederken bireysel müşteriler en fazla harici diskler ve taşınabilir şarj cihazları alıyor. Bu ürünlerin yanı sıra mikrofon, kulaklık, uzatma kabloları, projeksiyon cihazları, hoparlörler satın alma sıklığı olarak en çok tercih edilen ürünlerin arasında yer alıyor.

Tatile USB bellek ile gidiyoruz

Teknolojik ürünlerin satın alma sıklıkları, siparişlerde artışın yaşandığı dönemler, teknolojiyle birlikte değişen iş hayatına ilişkin de önemli ipuçları veriyor. Teknoloji ürünlerinin en çok tercih edildiği dönem yaz tatilinin sona erdiği ekim, kasım ve aralık ayları. Ofis dışında çalışanlar elbette ki tüm ürünlerde taşınabilir olanları tercih ediyor. Özellikle firmaların satış ekipleri başta olmak üzere dışarıda çalışanlar en fazla laptop, tablet, taşınabilir şarj cihazı, USB Bellek, harici hard disk, pil, taşınabilir projeksiyon ve taşınabilir vantilatörleri sipariş ediyor. Ürünlere göre baktığımızda ise USB bellek, taşınabilir şarj cihazları ve CD’ler daha çok ilkbahar ayları olan nisan, mayıs ve haziran aylarında alınıyor.

Siparişler özellikle tatil dönemlerinde yoğunlaşıyor. Bu da gösteriyor ki; çalışanlar tatile giderken mobil teknoloji ürünlerini ve datalarını yanlarına alıyorlar. Harici diskler genelde ocak-şubat ile kasım-aralık aylarında alınıyor. Klavye tüketimi sene sonuna doğru artış gösteren ürünler arasında yer alıyor. Hava sıcaklıkları da teknolojik ürün siparişlerine yön veriyor. Haziran, temmuz ve ağustos aylarında klima ve vantilatör satışları artarken, ekim ve sonrasında ise yağlı radyatör ve elektrikli ısıtıcı satışlarında önemli oranda artış yaşanıyor.

Ofisler mobilleşiyor, tablet satışları hızla artıyor

Teknolojik ürün siparişleri meslek gruplarına göre de değişiklik gösteriyor. Avukatlar, muhasebeciler, bankacılar ve mimarlar en fazla USB bellekler, harici diskler alırken pazarlama, tanıtım ve reklam sektöründe çalışanlar en çok taşınabilir şarj cihazları ve taşınabilir projeksiyon cihazları sipariş ediyor. Laptop ve laptop çantaları özellikle ajanslar tarafından en yoğun sipariş edilen ürünler arasında yer alıyor. Avukatlık, mimarlık ve bankacılık ofisleri genellikle masaüstü bilgisayarları ve harici hard diskleri tercih ediyor. USB Bellek ve CD’ler tüm meslek grupları içinde en yoğun sipariş edilen ürünler.

Şu anda laptop ve masaüstü bilgisayar satışları tablet satışlarının önünde gidiyor. Ancak tablet satışları hızla artıyor. Meslek gruplarına göre farklılık gösterse de çalışanların her geçen gün daha mobil oldukları 2015 yılının ilk yarısında, tablet satışları PC ve Notebook satışlarının yarısına yaklaşmış durumda. Tablet alanların oranı ise 2015 yılının ilk yarısında 2014 yılına göre 3,5 kat artış gösterdi. Tablet kılıfları, taşınabilir şarj cihazları ve telefon aksesuarları da bu satışlara paralel olarak artış gösteriyor. Akıllı cep telefonları da Avansas.com üzerinden en fazla satışı yapılan teknolojik ürünler arasında önemli bir orana sahip.

 

Nakit ihtiyacı tarihe karışıyor

0

Türkiye‘de kredi kartı kullanımında önemli hamleler gerçekleştiren Bankalar Arası Kart Merkezi (BKM) ile kredi kartlarının geldiği nokta ve gelecekte vaat ettikleri konusunda samimi bir söyleşi gerçekleştirdik. BKM Genel Müdürü Soner Canko‘nun da belirttiği gibi, Türkiye kredi kartı ödemeleri konusunda birçok ülkeden çok daha ileri bir konumda. Canko‘nun söylemleri doğru çıkarsa, bundan birkaç sene sonra ülkemizdeki nakit ihtiyacı tamamen ortadan kalkmış olacak.

Türkiyenin yüzde 56’sı internet kullanıyor

0

woman-happy-internetTürkiye’de internet kullanımının 2015 yılına ait verileri Türkiye İstatistik Kurumu tarafından analiz edilerek yayınlandı.

Buna göre, bilgisayar ve internet kullanım oranları 2015 yılı Nisan ayında 16-74 yaş grubundaki bireylerde sırasıyla yüzde 54,8 ve yüzde 55,9 oldu. Bu oranlar erkeklerde yüzde 64 ve yüzde 65,8 iken, kadınlarda yüzde 45,6 ve yüzde 46,1’dir. Bilgisayar ve internet kullanım oranları, 2014 yılında yüzde 53,5 ve yüzde 53,8’di.

On hanenin yedisi internet erişim imkanına sahip
Türkiye genelinde İnternet erişim imkanına sahip hanelerin oranı 2015 yılı Nisan ayında yüzde 69,5 oldu.

Evden internete erişimi olmayan hanelerin yüzde 59,5’i evden internete bağlanmama nedeni olarak internet kullanımına ihtiyaç duymadıklarını belirtti. Bunu yüzde 44,7 ile internet kullanımının yeterince bilinmediği, yüzde 38,5 ile bağlantı ücretlerinin yüksekliği takip etti.

Genişbant internet erişim imkanına sahip hanelerin oranı yüzde 67,8 oldu. Buna göre hanelerin yüzde 37,4’u sabit genişbant bağlantı (ADSL, kablolu internet, fiber vb.) ile internete erişim sağlarken, yüzde 58,7’si mobil genişbant bağlantı ile internete erişim sağladı. Darbant bağlantı ise hanelerin yüzde 2,7’sinde internet erişimi için kullanıldı.

Hanelerin yüzde 96,8’inde cep telefonu var
Hanelerin 2015 yılı Nisan ayında yüzde 96,8’inde cep telefonu veya akıllı telefon bulunurken, sabit telefon bulunma oranı yüzde 29,6 oldu. Aynı dönemde hanelerin yüzde 25,2’sinde masaüstü bilgisayar, yüzde 43,2’sinde taşınabilir bilgisayar ve yüzde 20,9’unda İnternete bağlanabilen TV bulunmaktadır.

İnternet kullanım amaçları arasında sosyal medya ilk sırada yer aldı
İnternet kullanım amaçları dikkate alındığında, 2015 yılının ilk üç ayında internet kullanan bireylerin yüzde 80,9’u sosyal medya üzerinde profil oluşturma, mesaj gönderme veya fotoğraf vb. içerik paylaşırken, bunu yüzde 70,2 ile online haber, gazete ya da dergi okuma, yüzde 66,3 ile sağlıkla ilgili bilgi arama, yüzde 62,1 ile kendi oluşturduğu metin, görüntü, fotoğraf, video, müzik vb. içerikleri herhangi bir web sitesine paylaşmak üzere yükleme, yüzde 59,4 ile mal ve hizmetler hakkında bilgi arama takip etti.

Temel göstergeler, 2007-2015

İnternet en çok evde kullanıldı
İnterneti 2015 yılının ilk üç ayında kullanan 16-74 yaş grubu bireylerin yüzde 87,1’i evde kullandı. Bunu yüzde 42,5 ile işyeri, yüzde 37,7 ile akraba, arkadaş evleri, yüzde 29,2 ile alışveriş merkezi, havaalanı, vb. kablosuz bağlantının yapılabildiği yerler takip ederken, internet kafede kullanım oranı yüzde 10,6 oldu.

Ev ve iş yeri dışında internet kullanımı için taşınabilir cihaz kullanımı arttı
İnterneti 2015 yılının ilk üç ayında kullanan bireylerin yüzde 74,4’ü ev ve işyeri dışında internete kablosuz olarak bağlanmak için cep telefonu veya akıllı telefon kullanırken, yüzde 28,9’u taşınabilir bilgisayar (dizüstü, netbook, tablet vb.) kullandı. Bu oranlar 2014 yılının aynı döneminde sırasıyla yüzde 58 ve yüzde 28,5 idi.

İnternet kullanan bireylerin %53,2’si e-devlet hizmetleri kullandı
İnterneti 2014 yılı Nisan ayı ile 2015 yılı Mart aylarını kapsayan on iki aylık dönemde kullanan bireylerin kişisel amaçla kamu kurum/kuruluşları ile iletişime geçmek veya kamu hizmetlerinden yararlanmak için interneti kullanma oranı yüzde 53,2 oldu. Bu oran önceki yılın aynı döneminde (2013 Nisan-2014 Mart) yüzde 53,3’tü. Kullanım amaçları arasında kamu kuruluşlarına ait web sitelerinden bilgi edinme yüzde 50,5 ile ilk sırayı aldı.

İnternet üzerinden alışveriş arttı
İnternet kullanan bireylerin internet üzerinden kişisel kullanım amacıyla mal veya hizmet siparişi verme ya da satın alma oranı yüzde 33,1 oldu. Önceki yıl İnternet üzerinden alışveriş yapanların oranı ise yüzde 30,8’di.

İnternet üzerinden alışveriş yapan bireylerin 2014 yılı Nisan ile 2015 yılı Mart aylarını kapsayan on iki aylık dönemde yüzde 57,4’ü giyim ve spor malzemesi, yüzde 27’si seyahat bileti, araç kiralama vb, yüzde 25,5’i ev eşyası (Mobilya, oyuncak, beyaz eşya vb), yüzde 22,4’ü elektronik araçlar (Cep telefonu, kamera, radyo, TV, DVD oynatıcı vb.), yüzde 18,4’ü kitap, dergi, gazete (e-kitap dahil) aldı.

İnternet üzerinden 2014 yılı Nisan ile 2015 yılı Mart aylarını kapsayan on iki aylık dönemde satın alış ya da sipariş veren bireylerin yüzde 23,2’si sorun yaşadı. En çok karşılaşılan sorun türleri teslimatın belirtilenden daha yavaş olması yüzde 47 ve yanlış veya hasarlı ürün veya hizmetin teslim edilmesi yüzde 45,4 oldu.

Düzenli internet kullanıcısı arttı
Son 3 ay içerisinde internet kullanan bireylerden interneti hemen her gün veya haftada en az bir defa kullanan bireylerin oluşturduğu düzenli internet kullanıcı oranı 2015 yılının ilk üç ayında yüzde 94,2 oldu.

Huawei Global Enerji Sektörü Zirvesi 2015 Kazakistan’da gerçekleşti

0

Huawei_ENERGYSUMMIT105_20082015_2200’den fazla katılımcıyla gerçekleştirilen zirvede; enerji sektöründe inovatif bilişim teknolojilerinin kullanımıyla verimliliğin artması ve bilimsel yönetimle operasyonel güvenlik konuları ön plandaydı. Çin Halk Cumhuriyeti Başkonsolosu, KazEnergy Birliği, Huawei’nin Çin, Mısır, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Kazakistan’dan gelen enerji alanındaki müşterileri, CNPC Richfit, Çin Petrol Hattı, Engineering Corporation (CPPE), Honeywell ve ABB gibi global iş ortakları, uzmanlar ve sektör medyası da zirvenin katılımcıları arasında yer aldı.

Forrester Başkan Yardımcısı Bobby Cameron zirvede yaptığı konuşmada şöyle dedi; “Gelecekte bilgi teknolojileri, petrol ve gaz sektöründe köklü değişikliklerin gerçekleşmesini sağlarken, iş stratejilerinin ve verimli üretim yöntemlerinin de yeniden tanımlanmasının yolunu açacak. Sektör bugün farklı zorluklarla mücadele ediyor. Sabit boru hatlarının güvenliği, gerçek zamanlı veri sondajının yetersizliği, düşük operasyonel verimlilik ve ürünlerdeki düşük olgunluk seviyesi, bu zorluklardan bazıları. Bu temel sorunlar, petrol ve gaz şirketlerini olumsuz etkiliyor.”

Sinopec Group Eski Teknoloji Direktörü ve Başkan Yardımcısı Zhang Zhilin ise konuşmasında şunları söyledi: “Bahsi geçen tüm bu zorlukların temel nedeni olarak uluslararası yakıt fiyatlarındaki dalgalanma gösterilebilir. Bu da köklü bir inovasyon eşliğinde, maliyetlerin düşürülmesi ve verimliliğin artırılması ile ek olarak da rekabetin devamlılığı ile aşılabilir. Bilgi ve iletişim teknolojilerine dayalı bir enerji sektörü; nesnelerin interneti, büyük veri, bulut bilişim, mobilite, koordinasyon ve dijital enerjiden akıllı enerjiye geçişe odaklanacaktır” dedi.

Honeywell Kıdemli Danışmanlarından Phil Millette ise şöyle dedi; “Petrol ve gaz şirketleri güvenlik ve verimliliğe odaklanmalı. Ürün süreç optimizasyonunun temelinde, çalışanların güvenliği ve çevrenin korunmasına dayalı çalışmalar yatıyor. Gerçek zamanlı video ile gözlem ve uzaktan izleme teknolojileri, güvenlik operasyonları açısından önem kazanmaktadır.”

Huawei Kurumsal İş Grubu Enerji Sektörü Başkanı Jerry Ji ise -İnovatif Bilgi Teknolojileri Akıllı Enerjinin Yolunu Aydınlatıyor- başlıklı sunumunda şu konulara vurgu yaptı: “İnovatif Bilgi Teknolojileri, enerji sektöründeki büyümenin itici gücü olacaktır. 2025 yılına kadar dünyada sektörler arasında 100 milyar data bağlantısı olacağını öngörüyoruz. Petrol ve gaz endüstrisi bugüne kadar görülmemiş ölçüdeki bir büyüklükle, akıllı cihazların yükselişine ve veri artışına tanıklık edecek. Bu veriler mutlaka depolanmalı ve analiz edilmelidir. Huawei, gelişmekte olan trendler çerçevesinde, ‘yenilikçi bulut-boru hattı-cihaz’ mimarisini bilgi teknolojileri çözümleriyle hayata geçiriyor. Bu mimari, bulut veri merkezi, büyük veri, esnek ağ sistemleri, LTE, nesnelerin interneti ve açık kaynak nesnelerin interneti işletim sistemi ‘LiteOS’’u içeriyor. Bu teknolojileri, petrol ve gaz üretim süreçlerinde uygulayarak, sektörün dönüşümüne önemli oranda katkı sağlanabilir.”

“Bugün içinde yaşadığımız dünyada, ham petrolün %85’i ve doğalgazın %70’i, dünya çapındaki binlerce mil uzunluğundaki boru hatlarıyla taşınıyor. Petrol ve gaz şirketleri için, bu uzun soluklu yolun güvenli bir şekilde ve verimli operasyonlarla yönetilmesi oldukça önemli. Bu zirvede Huawei, CNPC Richfit, CPPE, ABB ve Honeywell ile birlikte, entegre servislerle uçtan uca bir dijital boru hattı çözümüne ve danışmanlığına da imza atıyor.”

Huawei zirvede ayrıca; dijital boru hattı, dijital üretim, bulut veri merkezi ve mobil ofisten oluşan yeni nesil enerji çözümlerini de sergiledi. Bu çözümler, keşif, üretim, bilgi yönetimi ve ulaşım da dâhil olmak üzere tüm operasyonel süreçleri kapsıyor. Katılımcılar aynı zamanda Almatı merkezde yer alan, ‘Huawei ve Asya Gaz Boru Hattı Almatı Kontrol Merkezi’ prototipini de ziyaret etme fırsatı buldular. Merkez, Kazakistan boyunca devam eden boru hattını izleme imkânı sunuyor. Ziyaret esnasında Huawei ayrıca, Gözetimsel Kontrol ve Veri Yönetim (SCADA) sistemleri ile birlikte, boru hattına ait video ve uydu görüntülerinden de örnekler sundu.

Huawei Orta Asya ve Kafkasya Kurumsal İş Birimi Başkanı Mike Han, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Orta Asya dünyanın üçüncü en büyük petrol yataklarından biri ve global petrol-gaz sektöründe önemli bir yere sahip. 1997’de Orta Asya’da iş birimlerimizi kurduğumuzdan bu yana, rekabetçi bir ortamda, telekom taşıyıcıları, kurumsal şirketler ve tüketicilere en yüksek iletişim teknolojilerini ve ürünlerini sunuyoruz.”

Huawei Orta Asya’da aralarında Kazakistan AGP, Kazakistan Beineu Bozoi Shymkent Gaz Boru Hattı (BSGP), PetroKazakistan, KazMunaiGas (KMG), Özbekistan Asya Trans Gas, Türkmenistan Amu Darya, CIK ve Sinopec Kazakistan’ın da bulunduğu birçok şirkete çözüm ve hizmet sağlıyor. Huawei’nin Dijital Boru Hattı Çözümü, Kazakistan – Çin doğalgaz AB hattı da dâhil (Dünyanın ilk ve en büyük dijital doğalgaz hattı) olmak üzere, bugüne kadar Orta Asya’da toplam 4.623 kilometrelik gaz boru hattı üzerinde uygulamaya konuldu. Huawei gelecekte Orta Asya’da bilgi teknolojileri alanındaki katkısını artırarak; verimlilik, enerji tüketiminin dengelenmesi, operasyonel güvenlik ve dijital transformasyon konularında, bölgedeki müşterilerin yanında olmayı sürdürecek.

Huawei bugün 20’den fazla küresel enerji şirketi için ürün ve çözüm sağlıyor. Huawei Norveç’te dünyanın ilk açık deniz petrol alanı tarama amaçlı LTE ağ sistemini kurdu. Böylelikle üretim verimliliği %30 artarken, maliyetlerde de %20’lik tasarruf sağlandı. Huawei Çin’de CNPC BGP ile birlikte çalışarak, terabayt düzeyinde depolama ve 300 Mbit/s işleme kapasitesiyle, Çin’in en büyük profesyonel veri yönetim merkezini hayata geçirdi. Huawei Ortadoğu’da dünyanın en büyük petrol şirketlerinden Saudi Aramco ile birlikte, firmanın iletişim sistemlerini yükseltmek amacıyla, dijital ve analog yakınsama teknolojilerini mobil ve sabit şebeke yakınsama teknolojileriyle birleştirerek operasyonel verimliliği artırdı.

Yönetim 2.0 Konferansı 1 Ekim’de

0

halil_aksu1+%282%29Dünya hızla değişiyor. Dijital teknolojilerde baş döndürücü ilerlemeler yaşanıyor. Her şey dijitalleşiyor. Yaşam bilimleri, malzeme bilimleri, yapay zeka, akıllı cihazlar gibi farklı alanlarda eksponansiyel ilerlemeler oluyor. Bu gelişmelerin, politika ve ekonomi üzerinde, insanlar ve toplumlar üzerinde dönüştürücü etkileri de çok güçlü hissediliyor. Her yöneticinin bu değişimin farkında olması ve hazırlıklı olması gerekiyor.

Her şeyin hızla değiştiği günümüzde yönetim anlayışının değişmemesi mümkün değil elbette. Önceki yüzyıldan kalmış teknik ve yöntemleri halen kullanan yönetim sistemleri yeni çalışanları tatmin etmeyecek. Yeni gençleri, eski yöntemlerle yönetemeyeceksiniz!

Türkiyenin önde gelen şirketlerinin CEOları, Yönetim 2.0 Konferansı’nın CEO Panelinde bir araya gelecekler. HP Türkiye Genel Müdürü Güngör Kaymak, SAP Türkiye Ülke Müdürü Zeynep Keskin, General Electric CEOsu Canan Özsoy, Migros Genel Müdür Yardımcısı Demir Aytaç, BKM CEOsu Soner Canko, yeni çağın değişen çalışan profilinde yönetimin geleceğini konuşacaklar.

Yönetim 2.0 Konferansı’nın ilk bölümünde ise yerli ve yabancı uzman konuşmacılar yönetimin geleceğine dair düşüncelerini paylaşacaklar:

McKinsey & Company firmasının partneri Matthias Daub, konuşmacı olarak yer alacağı etkinlikte Yönetim 2.0’ın Nedenlerini ele alacak. Konferansa Hollandadan katılacak olan Avrupa Komisyonu e-Yönetim uzmanı Niels van der Linden, Yönetimde Oyunlaştırma (Gamification) konusunda bilgiler aktaracak.

Konferansta, jenerasyonel sistemler konusunda Türkiyenin önde gelen isimlerinden, Dinamo Danışmanlık kurucu ortağı Evrim Kuran, Müşteri İlişkileri Yönetimi ve Müşteri Tecrübesi Yönetimi konularında Türkiyenin otorite ismi ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Uğur Özmen, Deneyim Ekonomisi konusunda Türkiyenin marka isimlerinden, Strateji, Pazarlama ve Değişim Uzmanı Dr. Hakan Tetik, Deneyim, İş ve Strateji Tasarımcısı Baran Korkut da sunumları ile yer alacaklar.

GelecekHane tarafından ilki geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen Yönetim 2.0 Konferansı, yönetimde alışkanlık haline geldiği için vaz geçilemez olarak algılanan ancak şirketlere zarar veren bir kısım kötü alışkanlıkları, kötü kalıpları kırmayı ve daha çok işletmeyi, daha çok yöneticiyi, yönetimin geleceği ile, yeni yönetim anlayışları ile tanıştırmayı hedefliyor. Yerli ve yabancı birçok uzman ve otorite ismi bir araya getiren Yönetim 2.0 Konferansı, konuşmalarını 15er dakika ile kısıtlı tutması ile kendisi de ‘kalıp kıranbir etkinlik.

Modüler telefon Project Ara neden erteleniyor?

0

paraGoogle iki yıl önce Project Ara ismini verdiği modüler telefon projesini duyurduğunda herkesin büyük ilgisini çekmişti. Bu projeye göre, kullanıcılar artık telefonlarını bütün halinde satın almak zorunda kalmayacaklar, aksine, teknoloji geliştikçe yeni modüller alıp, eskiyen modülün yerine takacaklardı. Örneğin, daha güçlü bir işlemci, daha hızlı bir Ram, daha iyi bir grafik işlemcisi, daha kuvvetli bir anten gibi, ihtiyaca göre ve farklı firmalar tarafından üretilecek modüllerden, kendi arzularına göre bir telefon üretebileceklerdi.

Ancak telefonun piyasaya çıkış tarihi sürekli ertelendi. En son, geçtiğimiz hafta yeni bir duyuru yapan Project Ara ekibi, piyasaya çıkışın 2016 ilk çeyreğine ertelendiğini duyurdu.

Projedeki sorunların sebebi merak edilirken Project Ara ekibinin resmi Twitter hesabından yapılan açıklama sorunun çok büyük olduğunu ortaya koydu.

Açıklamaya göre telefondaki problem, modüllerin birbirine “yapışmamasından” kaynaklanıyor. Ekip “Electropermament” ismini verdikleri manyetik bir birleştirme yöntemi sayesinde modüllerin birbirini tutmasını ve dağılmamasını sağlıyordu. Ancak açıklamaya göre, bu manyetik birleştirme yöntemi modülleri bir arada tutmak için yeterince güçlü değil. Yani telefonunuzu biraz hızlı sallayacak olursanız, yüzlerce dolar verdiğiniz modüller telefondan fırlayarak çevreye saçılabilir.

Dolayısıyla Project Ara ekibinin tasarımı yenileyerek, modülleri bir arada tutacak yeni bir kilit sistemi geliştirmesi gerekiyor.

Bu yeni kilit sisteminin muhtemelen mekanik bir “çıt çıt” sistemi olabileceği de tahmin ediliyor. Yani Google, Project Ara için bilim kurgu filmlerinden çıkan “hokus pokuslu” elektromanyetik bir kilitleme sistemi yaratmaya çalışmış olsa da, başarılı olamayıp yine eski usul mekanik kilitlere dönmek zorunda kalmış gibi görünüyor. Kısaca söylemek gerekirse, Project Ara piyasaya çıktığında modülleri telefona takıp çıkarmak için eski usul kızak, çıt çıt, kapak gibi mekanik kilit yöntemleriyle karşılaşacağız. Aslında modüllerin telefona nasıl kilitlendiği çok da önemli değil. Yeter ki bir an önce “modüler” telefonu görelim. Bu yeni modüllerin oluşturacağı ekosistemin, mobil cihaz pazarında büyük bir devrim yaratmasını da umuyoruz. Ancak elbette Project Ara’nın içi boş bir balon değil, pratik, hızlı, güçlü ve ekonomik bir cihaz olduğunu kanıtlayarak beğeni toplaması gerekiyor. Aksi halde Project Ara’yı da, on yıl sonraki “teknoloji tarihinde karşılaştığımız en garip cihazlar” makalelerindeki garip maddelerden biri olarak göreceğiz.

Dikkat aracınızın kontrolü artık sizde değil

0

 

Vizyon ARGE Satış Müdürü Sinem Tirkeş
Vizyon ARGE Satış Müdürü Sinem Tirkeş

Araç alırken yakıt tüketimi, dayanıklılık, konfor, performans, tasarım gibi kriterlerin dışında bilişim güvenliği de artık önemli bir kriter haline geldi. Geçtiğimiz ay Fiat Chrysler’in piyasadaki yaklaşık 1,4 milyon aracını internet korsanlarının aracın yazılımlarına müdahale edebileceği nedeniyle geri çağırması, araba üreticileri ve kullanıcıları için yeni bir endişeyi daha gündeme getirdi.

Teknolojinin gelişimi paralelinde araba üreticileri internete bağlanabilen akıllı tasarımlarla rakiplerini geride bırakabilmek için milyonlarca dolarlık Ar-Ge yatırımları yaparken; şimdi gözler yapılan güvenlik ve çarpışma testlerinde üst düzey sonuç alan bir aracın aslında pek güvenli olmayabileceğini de gösterdi. Herhangi bir akıllı aracın neredeyse bütün kontrolünün bilgisayarlı sistemlerle yönetilmesi, ister istemez sistemin güvenlik açıkları nedeniyle aracın kötü amaçlı kişiler tarafından uzaktan kontrol edilip, felaketlere neden olabileceğinin bir göstergesi. Artık 10 bin kilometre

bakımı dışında üreticilerin yayınladıkları yeni sistem güncellemeleri de takip etmek gerekiyor.

Geçtiğimiz hafta Las Vegas Defcon hackerlar konferansında BT güvenlik uzmanları Marc Rogers ve Kevin Mahaffey bu gerçeği ufak bir gösteriyle kanıtladılar. Dünyada çığır açan teknolojileriyle yüksek performanslı elektrikli araçlar üreten Silikon Vadisi merkezli Tesla Motors’un Tesla S modelinde ki bir güvenlik açığıyla aracı uzaktan kontrol eden Rogers ve Mahaffey bir komut ile seyir halindeki aracın motorunu kapatmak, kapıları kilitleyip açmak gibi araca uzaktan birçok müdahalede bulundular. Tesla’nın aslında kötü niyetli saldırılara karşı çok iyi şekilde korunduğunu ve güvenlik sistemini geçmenin çok zor olduğuna değinen uzmanlar, detaylı olarak yaptıkları araştırmalarda hiç beklemedikleri bir açık sayesinde olayı gerçekleştirdiklerini belirttiler. Tesla Motors internet üzerinden hemen yeni bir güncelleme yayınlayarak sorunu çözdü. Şüphesiz bu tarz zafiyetleri bulmak için Tesla gereğinden fazla itina ve titizlik gösteriyordur, fakat ister istemez bu açığı güvenlik uzmanları değil de kötü niyetli kişiler fark etseydi ne olurdu diye düşünmek bile istemiyoruz.

Bilişim güvenliğinin bugün otomotiv sektörü dahil bir çok farklı alanda önemli olduğunu vurgulayan Vizyon ARGE Satış Müdürü Sinem Tirkeş; “IOT (Nesnelerin İnterneti) kavramı yani temelde birçok cihazın internet ve birbiriyle etkileşimde olması hayatı kolaylaştıran birçok avantajı beraberinde getirse de güvenlik problemleri düşünüldüğünde aslında çok hassas olarak titizlikle üzerinde durulması gereken küresel bir konu. Otomotivden, tekstile, sağlık sektöründen beyaz eşyaya kadar birçok farklı alanı ilgilendiren bu konuda maalesef dünya genelinde uygulanan standartlaşmış bir kontrol mekanizması yok. Firmalar zafiyet testlerine ağırlık vererek belli kontrolü kendi içlerinde sağlasalar bile, güvenliğin sürekliliğini sağlayacak düzenli bir kontrol mekanizması olmalı. Tüketiciler muhakkak bu alanda bilinçlendirilmeli. Bu standartlaşmadığı sürece maalesef ürünlerde bulunan güvenlik açıkları nedeniyle felaket senaryolarına açık bir ortamda yaşıyoruz” dedi.

 

Dropbox artık URL kaydediyor

1

Birden çok cihazla çalışan profesyonellerin en çok zorluk çektiği noktalardan biri, bir cihazla gezindiği web sayfasının linkini, diğer cihazlarında da hızlıca açmak istediğinde, URL’yi diğer cihazlarına gönderme sorunudur.

Bu çok basit ancak acil durumlarda büyük sorun çıkarabilen ihtiyaç nedeniyle kullanıcılar URL adresini bazen kendine e-posta atmayı seçebiliyor, bazen Facebook veya Twitter gibi sosyal medya hesaplarından yine kendine mesaj atabiliyor veya Evernote gibi bulut üzerinde çalışan bir not deferi/ajanda uygulaması kullanıyorlarsa adresi bu uygulamaya kaydedip sonra diğer cihazdan aynı uygulamayı açarak, ilgili notu bularak kayıt edilen URL’yi tıklamayı seçebiliyorlar. Ancak tüm bu yöntemlerin kendine has sakıncaları bulunabiliyor. e-posta atmak veya almak durumun aciliyetine göre yavaş kalabiliyor, iş arkadaşlarıyla bir toplantı esnasında Facebook veya Twitter gibi özel hesapların mesaj kutularını arkadaşların yanında açmak, bazı özel mesajlaşmaların ortaya çıkması riskini taşıyabiliyor, keza e-posta veya Evernote gibi uygulamalar da aynı mahremiyet riskini barındırıyor.

Dropbox şimdi bu problemi çözmek üzere, URL paylaşım hizmetini devreye soktu. Buna göre, kullanıcılar bir URL adresini Dropbox uygulamasının içine sürüklediğinde, aynı adres diğer cihazlarında da beliriyor. Üstelik Dropbox hesabınızı başkalarının yanında açtığınızda, klasörlenmiş veriler, özel/mahrem bilgilerinizin yanınızdaki insanlar tarafından görülmesi riskini de ortadan kaldırıyor. Kaldı ki, çoğu zaman iş arkadaşları ortak Dropbox klasörleri üzerinden proje yürütebiliyor. Bu durumda URL’yi ortak klasörlerin içine taşımak, aynı URL’ye, diğer iş arkadaşlarının da kolayca erişmesini sağlıyor.

Yeni özelliğin iş dünyasında, toplantılarda, proje buluşmalarında çok popüler olması bekleniyor.