Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1855

Çin’de 4G aboneleri 500 milyona ulaşacak

0

4GABI Research tarafından yapılan bir araştırma, Çin’in en fazla 4G abonesine sahip ülke olacağını ortaya koydu. 2014 sonunda 100 milyon LTE abonesi bulunan ülkede, 2015’in sıçrama yılı olması bekleniyor.

Bu hızlı artıştaki en önemli etken ise Mart 2015’te verilen lisanslar. Ülkenin iki büyük mobil operatörü China Unicom ve China Telecom tarafından alınan lisanslar sonucu yaşanacak hızlı abone artışı, ülkeyi halen en fazla 4G-LTE abonesinin bulunduğu ABD’nin önüne taşıyacak.

Aynı araştırmaya göre, dünyada LTE abonelerinin sayısı sadece 2014’ün son çeyreğinde 149.1 milyon arttı. 3G abone sayısının, 2015-2020 arasında 3.5 milyara çıkacağını öngören araştırmaya göre 2G aboneleri 2020’de 1.69 milyara yükselecek.

4G abonelerinin dünyadaki dağılımına bakıldığındaysa Asya-Pasifik bölgesinin yüzde 48,6’lık payla lider olduğu görülüyor. Bu bölgeyi Kuzey Amerika ve Batı Avrupa takip ediyor.

Tesla’nın ev bataryası 800 milyon dolar topladı

0

tesla_powerwallTesla CEO’su Elon Musk, Bloomberg’e verdiği bilgilere göre, devasa batarya üretim fabrikasını yeterli bulmuyormuş. 30 Nisan’da gerçekleştirilen yeni nesil bataryalar için ilk alıcı rezervasonlarındaysa 800 milyon dolar değerinde sipariş söz konusu olduğunu söyleyen Musk’ın bu açıklaması, Tesla’nın 2015’in birinci çeyreğindeki otomobil satışlarından elde ettiği gelir ile neredeyse eşit.

İşin “unutulmaması gereken kısmı” ise 800 milyon dolarlık bu değerin henüz tam olarak kazanca dönüşmemiş olması. Powerwall ev depolama bataryaları başta olmak üzere, yapılan ön siparişlerin tamamı satışa dönüşmüş olmayacak. Zira arzu eden herkes anlaşma imzalamadan ya da ön ödeme yapmadan bu teknoloji için başvuru yapabiliyor. Tesla Motors’un Model X isimli yeni aracında ise müşterilerin 5 bin dolar depozito ödemeleri gerekiyordu.

Musk, şirketinin 2016 yılı ortasına kadarki bataryaları şimdiden ön siparişe ayırdığını ve bahsi geçen miktarın sadece yüzde 20 civarındaki bir kısmının brüt kâr olacağını söylüyor.

Yenilenebilir enerji kullanımı için önemli bir adım olan bu batarya teknolojisi için Bloomberg Business’ın paylaştığı veriler şu şekilde sıralanıyor;

– Powerwall ev bataryaları mekanların çatı katlarında yer alacak ve şimdiye kadar 38 bin adet ön sipariş almış,
– Bazı müşteriler birden fazla adette batarya talep etmiş.
– Powerall iki ayrı model ve fiyat ile geliyor: 3 bin ve 3 bin 500 dolar.
– Toplam Powerall sipariş değeri 178.8 milyon.

Elon Musk tarafından paylaşılan bilgiler ise şu şekilde;

– Şirket ticari temelli batarya satışı için 2 bin 500 rezervasyon almış, Bu modeller tek bir inşaa için 10 adet Powerpack demek oluyor. 25 bin adet ürün ise 2.5 milyon kilowatt saate eşit.
– Her bir kilowatt/saat için Powerpack ederi: 250 dolar.
– Toplam Powerpack siparişi şimdiye kadar 625 milyon dolar değerine ulaştı.

Üç boyutlu deneyim ile el anatomisinde uzmanlaşın

0

boneboxDassault Systèmes tarafından hazırlanan “Bones Box”, oyuncuların konsantrasyon, bellek, hızlı düşünme ve kıvraklık kabiliyetlerini kullanarak rekor süre içinde eldeki tüm kemikleri doğru şekilde birleştirmelerini isteyen çevrimiçi, 3D ve gerçek zamanlı bir “serious game” (eğitim amaçlı oyun).

Günlük işlevine bakıldığında ne kadar karmaşık olduğunu anlamanın zor olduğu bu önemli insan vücudu parçasının kemik yapısında uzmanlaşmak isteyen herkes, oyunla becerilerini test edebiliyor. İnsan iskeletindeki farklı şekil ve boyutlardaki 206 kemikten 27’si bir araya gelerek parmaklar, avuç içi ve bileği oluşturuyor.

Bones Box, Paris-Descartes Üniversitesi’ndeki dijital teknolojiler ve simülasyonlar üzerinde çalışan tıbbi eğitim amaçlı üniversite laboratuvarı ve European Georges Pompidou Hospital’da el, üst uzuvlar ve periferik sinir cerrahisi bölüm başkanı Profesör Emmanuel Masmejean ve iLumens işbirliği ile geliştirildi.

Vodafone’dan “yarına hoş geldiniz” etkinliği

0

Vodafone’un bu yıl ilk kez düzenlediği Vodafone Dijital Dönüşüm Zirvesi, bugün (14 Mayıs) Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlendi. “Yarına hoş geldiniz” temasıyla gerçekleştirilen zirve; mimariden modaya, spordan müziğe kadar birçok alanda dünyayı dijitalleştiren lider isimleri Türkiye’de ilk kez buluşturdu. “Gelecek Burada”, “Keşfedin”, “Yarını Tasarlayın” ve “Fark Yaratın” ana başlıkları altında 13 farklı oturumda 18 konuşmacıyı ağırlayan zirvede hayatın her alanında dijitalleşmenin etkileri ele alınıyor, Türkiye’den ve dünyadan dijitalleşme örnekleri veriliyor. 3 bini aşkın davetlinin katılımıyla başlayan zirve ile birey ve kurumların dijitalleşmede yeni trendlerle tanışarak geleceğin dünyasına bugünden hazırlanmaları hedefleniyor.

Vodafone Türkiye CEO’su Gökhan Öğüt
Vodafone Türkiye CEO’su Gökhan Öğüt

Gökhan Öğüt: “Türkiye’de dijitalleşme diyaloğunu başlatmak istiyoruz”
Dünyaca ünlü sanatçı Mercan Dede’nin hazırladığı hologram şovu ile başlayan zirvenin açılış konuşmasını ise Vodafone Türkiye CEO’su Gökhan Öğüt yaptı. Konuşmasına Mercan Dede’ye teşekkür ederek başlayan Öğüt, şunları söyledi:

“Tıpkı Mercan Dede’nin dediği gibi, nasıl tasavvuf  onun için zaman ve mekândan bağımsız ise biz de bugün sizlerle ‘zamandan ve mekândan bağımsız olarak geleceği bize bugünden yaşatan’ dijital teknolojileri konuşmak istiyoruz. Ben dijital doğanlardan biri değilim. Bu nedenle, genişbant internet erişiminin, dijitalleşmenin yaşantımızı nasıl değiştirdiğini yakından biliyor ve değerini anlıyorum. Bugün Türkiye’de hayatında daha önce hiç teknoloji kullanmamış binlerce çiftçimiz tarlasını evinde oturduğu yerden sulayabiliyor. Dijitalleşme ile artık ülkemizde binlerce kadın ekonomik hayata kolayca katılabiliyor. Artık, sağlıktan bankacılığa, tarımdan hizmete, her sektörde dijitalleşme yaşamı ve iş yapış şekillerini değiştiriyor.”

“Geleceği bugünden yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğiz”
Dijitalleşme vizyonları doğrultusunda Kasım 2013’te Dijital Dönüşüm Hareketi’ni ilan ettiklerini belirten Öğüt, şöyle devam etti:
“Misyonumuzu dünyanın en ileri genişbant teknolojileri ile Türkiye’de herkese daha iyi bir gelecek için ilham vermek olarak belirledik. Bu amaçla, özellikle hem sabit hem de mobil genişbant yatırımlarımızı artırdık. 2014 yılında 5 milyon abonemizi dijitalleşmeyle tanıştırdık, ‘Yarına Hazırım’ programımız ile tam 770 bin şirket ile dijitalleşme diyaloğunu başlattık. Vodafone Grubu da dünya çapında 450 milyon bireye ve 20 milyon işletmeye hizmet veriyor, onların dijitalleşmesi için önemli yatırımlar yapıyor. Geçen Aralık ayında Berlin’de düzenlediğimiz konferans ile Avrupa’nın dijitalleşme ihtiyaçlarını Grup CEO’muz Vittorio Colao ve Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in katılımıyla tartışmıştık. Bundan kısa bir süre sonra Avrupa Komisyonu da aksiyon aldı ve ‘Dijitalleşen Avrupa’ için yol haritası yaratmak için harekete geçti. İşte bu çalışmalardan esinlenerek, biz de bu yıl ilk kez bu zirveyi düzenliyoruz. Bugün burada sizlerle Türkiye’de dijitalleşme diyaloğunu başlatmak istiyoruz. Vodafone olarak, geleceği bugünden yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğiz.”

Türk iş dünyası dijitalleşmeyi konuştu
Vodafone Dijital Dönüşüm Zirvesi 2015, Türk iş dünyasının liderlerini de dijitalleşmede buluşturdu. Vodafone Türkiye CEO’su Gökhan Öğüt’ün yönettiği ve Doğan TV Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes, ING Bank Genel Müdürü Pınar Abay ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin katılımıyla düzenlenen “Türkiye’de Dijitalleşme” konulu açılış oturumunda, Türkiye’nin dijitalleşme performansı masaya yatırıldı. İş dünyası, medya, ticaret ve bankacılık alanlarında dijital dönüşümün öneminin tartışıldığı oturumda, dijitalleşmenin toplumsal ve ekonomik kalkınmadaki rolü incelendi.

Finalde dijital defile ve parti var
Vodafone Dijital Dönüşüm Zirvesi 2015, Türkiye’nin ilk dijital defilesine de ev sahipliği yapacak. “Yaşamın Kaynağı” adlı defilede, ünlü tasarımcı Arzu Kaprol’un geleceğin tasarım kodlarını barındıran “Arzu Kaprol 2016 Kış Koleksiyonu” sunulacak. Zirve kapsamında ayrıca, Arzu Kaprol’un Vodafone mobil iletişim teknolojilerini de kullanarak hazırladığı, dört mevsim giyilebilir özel tasarım ceket de son yıllarda moda dünyasında hızla yaygınlaşan “işlevsel akıllı giyim” teknolojisinin Türkiye’deki ilk örneği olarak sergilenecek.

Teknoloji şirketlerinin politikayla imtihanı

0

data_privacyKişisel mahremiyet ve veri gizliliği konularında teknoloji şirketlerinin adı, ülke yönetimleri ve gizli servislerke birlikte anılıyor. The Guardian’da konuyla ilgili bir makale hazırlayan Tom Liacas, dünyanın farklı yerlerinden verdiği örneklerle konuyu özetliyor. Liacas’ın yazısındaki örnekler ve yorumları şu şekilde;

“Bu yılın başlarında Suudi Arabistan yönetimi, blogger Raif Badawi’nin kırbaçlanma cezasına çarptırıldığını duyurduğunda, adamın eşi ve kız kardeşi Movements.org üzerinden özel bir kampanya başlatarak seslerini tüm dünyaya duyurmayı başarmıştı. Sitedeki diğer kimseler ücretsiz çeviri yapmış, Kanada’dan Irwin Cotler ise Badawi’nin uluslararası temsilcisi olmayı kabul etmişti. Dünya çapında yankı bulan olayın ardından blogger’ın cezası silinmişti.

Google tarafından da desteklenen Movements.org, şirketin özgür düşünce ve kişisel haklar konusunda destek olacak bir platform oluşturma amacıyla doğdu. Bu ve benzeri atılımlar ilginç bir şekilde, Google ve diğer ünlü isimlerin “hükümetlere bilgi sağlaması” aşamasından sonra gerçek oldu. Peki bu zorunlu adım niçin atıldı?

Yahoo, Google ve Microsoft, 2006 yılında kendilerini Çin hükümeti ile karşı karşıya bulmuştu. Çinli gazeteci Shi Tao’nun bazı devlet bilgilerini sızdırması sebebiyle tutuklanması ise Yahoo’nun bilgileri hükümete vermesiyle gerçekleşmişti. Benzeri olayların ardı arkası kesilmedi, teknoloji devleri kullanıcıların özel bilgilerini hükümetlere “mecbur oldukları” gerekçesiyle sundular.

2013’te patlak veren Edward Snowden skandalında ise NSA’in, Google, Yahoo, Microsoft ve Facebook’tan düzenli olarak bilgi aldığı ortaya çıkmıştı. Tüm dünya bu gerçekle çalkalanırken, bahsi geçen firmaların şöhreti de düşüşe geçti. Öte yandan Fransız şirketi Amesy’nin de 2011 yılında ortaya çıkan bilgilere göre Kaddafi’ye vatandaşları hakkında bilgi verdiği gündeme geldi. 2013’teyse İngiliz – Alman ortak markası FinFisher’ın da 25 ülkede yazılımlarıyla kullanıcıların ve hükümetlerin gizli bilgilerini topladığı öğrenildi.

Bu süreçte ünlü markalar ne yapacağını düşünürken, bazı isimler de akıllı stratejiler geliştirdi. Örneğin ülkemizde gerçekleşen Twitter sansürü döneminde, bazı VPN servisleri, üyelerine ücretsiz hizmet sundu. Bu sayede hem şirketin ünü artış oldu hem de marka ismi tanınır oldu.

Son olarak Amnesty International’ın teknoloji ve insan hakları takımından Tanya O’Carroll da bu durumun şirketler için zor olduğunu dile getirdi. Zira markalar ya hükümetlerin isteklerini yapacaklar ve kulanıcı kitlesini karşılarına alacaklardı ya da kullanıcı gizliliğini ön plana çıkartarak pekçok büyük ülke ile kanlı bıçaklı hale gelecekti. Kısacası dünyanın önde gelen teknoloji şirketleri ne yapacakları konusunda olumlu adımlar atmakla birlikte tam olarak nasıl hareket etmeleri gerektiğini henüz netleştirmiş değiller.”

Silikon Vadisi şirketleri “anne rolüne” soyunuyor

0

ladySilikon Vadisi girişimcilerinin yeni girişim projeleri ortaya akla kolay gelmeyecek çözümler getiriyor. Üstelik bunlardan bazıları, annelerin üşenmeden yaptığı ya da yapmak mecburiyetinde kaldığı işler. Business Insider, anneler gününün hemen ertesinde bu tip girişimleri ve sundukları hizmetleri listelemiş.

Listede market alışverişini sizin yerinize yapıp kapınıza getirenlerden, çamaşırlarınızı kapınızdan alıp temizledikten sonra geri getiren ilginç örnekler de yer alıyor.

Homejoy adlı girişim üzerinden ev temizliği için personel çağırabiliyorsunuz.
Sprig, SpoonRocket ve Munchery adlı markalar talebiniz üzerine evinize yemek getiriyor, yemekler şefler tarafından hazırlanıyor.
Kichit ile kendi şefinize sahip olabilirsiniz!
Uber, Lyft, Sidecar gibi uygulamalar ile kapınıza araç getirebilirisiniz. Flywheel ise kapınıza taksi getirmek için hazır bekliyor.
Washio ve Rinse, çamaşır işlerinizi hallediyor, üstelik 7/24 hizmet sunuyorlar.
Shyp sizin için paketinizi alıyor ve postaya veriyor.
Le Tote sizin için aylık üyelik karşılığı özel bir stilist belirliyor, düzenli olarak seçenekler sunuyor.
Postmates aklınıza gelen her şeyi size getiriyor. Magic ise hem istediğinizi getiriyor, isterseniz sizin için uçak bileti ayarlıyor.
Instacart ve Google Shopping Express market alışverişinizi anneniz yerine yapıyor, size teslim ediyor.
Dufl ise annenizi yormayın diye, istediğiniz bir otele içi lüks kıyafetler ile dolu bir bavul yolluyor.

Bu ve benzeri San Francisco merkezli girişimler annelerin yükünü hem hafifletiyor, hem de gelecekte onların yerine geçecek kadar detaylı hizmetler sunuyor.

Huawei’den bulut zirvesi

0

“Huawei İş Ortakları ve Cloud Congress HCC 2015”, 13 Mayıs 2015 tarihinde Grand Tarabya Otel’de gerçekleştirildi. Etkinlik çerçevesinde, Huawei’nin en yeni ürün ve çözümleri sektörle buluştu. Biz de sizler için Huawei Global Kanal Başkanı Raymond Lau ve Huawei Enterprise Kanal ve Pazarlama Direktörü Eren Serçe ile sohbet ettik.

“Genç ama deneyimli bir şirketiz”

0

Akkök Holding bünyesinde yer alan Aktek Bilgi İletişim Teknolojisi, Ar-Ge faaliyetlerini artırmak, sektörel yazılım ve çözümleri üretmek amacıyla merkez ofisini taşıdığı YTU Davutpaşa Teknopark Yerleşkesi’nde hizmet veriyor. Şirketin gelecek vizyonunu Aktek Genel Müdürü Dr.Reha Çetin ile konuştuk.

NGN, Star of Bosphorus ile IDC’de

0

StarofBosphorus_datacenterNGN, IDC’nin 14 Mayıs tarihinde İstanbul’da gerçekleşecek “Veri Merkezi” etkinliğinin ana sponsoru oldu. NGN, yatırımı devam eden ve tamamlandığında Türkiye’nin en iddialı veri merkezlerinden biri olacak “Star of Bosphorus Veri Merkezi” ile bu dev etkinliğe katılıyor. NGN’in çatısı altında bulunduğu Rusya’nın lider BT şirketi CROC’un veri merkezleri konusunda uzman üst yöneticisi Ruslan Zaedinov ise veri merkezleri konusunda “CIO’ların öncelikleri” konusunda bir sunum yapacak. En önemli karar verme kriterlerini bu sunumda vurgulayacak olan Zaedinov, konuya sistematik bir yaklaşım için rehberlik edecek bilgileri katılımcılarla paylaşacak.

Zaedinov etkinlikte, son çeyrekte faaliyete geçmesi beklenen Star of Bosphorus yatırımının yanı sıra CROC’un tüm dünyaya yayılmış veri merkezleriyle ilgili geniş deneyimini anlatacak. Veri merkezi yatırımlarında adeta bir üsse dönüşen ve yerli, yabancı yatırımcıların büyük ilgisini çeken İstanbul için büyük önem taşıyan bu etkinliğe, bilişim sektörünün önemli oyuncularının yanı sıra finans, lojistik, telekom ve kamu gibi diğer alanlardan da karar vericiler ve fikir önderlerinin de katılacağı vurgulanıyor.

Son çeyrekte faaliyete geçecek
IDC tarafından bu yıl gerçekleştirilen CIO anketinin sonuçlarının da değerlendirileceği buluşmada, veri merkezi özelinde felaket kurtarma ve veri merkezi yatırımları değerlendirilecek. Akıllı veri merkezleri, büyük veri ve mobil temelli altyapı mimarisi, yazılım tanımlı veri merkezi stratejileriyle veri merkezi enerji verimliliğinin masaya yatırılacağı bu büyük etkinlikte, Türkiye’de Uptime Enstitüsü Tier III tasarım ve tesis sertifikasına sahip “operatör bağımsız” bir ticari veri merkezi olacak Star of Bosphorus da başrolde olacak.

İstanbul Tuzla’da teknolojinin ulaștığı son noktada veri merkezi yatırımını sürdüren NGN, 2015’in son çeyreğinden itibaren bu veri merkezinde Türkiye’nin en büyük firmalarına, maliyetleri azaltan ve verimliliği artıran uçtan uca veri merkezi çözüm ve hizmetleri sunarak sektörde önemli bir boșluğu dolduracak. Yaklaşık 24 bin metrekare kapalı alanıyla Türkiye’nin en büyüğü olmayı hedefleyen merkezde, 2 binin üzerinde standart kabinetin ișletimi gerçekleștirilecek.

Uber bu kez ayaklarınızı yerden kesecek

0

UberBazı iş modelleri gerçekten iki ucu keskin bıçak gibi. Kimi ülkelerde büyük beğeni toplayan, kimindeyse bizzat yönetimler tarafından yasaklanan Uber’in iş modeli de bu sınıfta yer alıyor.

Lüks otomobillerle özel taksi hizmeti veren bir platform oluşturan Uber, buna rağmen son yıllarda yatırımcıların en gözde şirketlerinden biri olmayı başardı. Piyasa değeri 50 milyar dolara çıkan şirket, son olarak Nokia’nın harita servisi Here için 3 milyar doları gözden çıkarmasıyla adından söz ettirmişti.

Yeni servis: UberCopter

Özellikle yerel taksi organizasyonlarının “işimizi baltalıyor” diyerek eleştirdiği şirket bu kez çıtayı biraz daha yükseltmişe benziyor. Dünyaca ünlü Cannes Film Festivali için UberCopter isimli özel bir servis başlatan şirket, festivale katılan dünyaca ünlü isimleri festival alanına taşıyacak.

Toplamda 125 bin kişinin ziyaret etmesi beklenen Cannes Film Festivali’nde bu ziyaretçilerin kaçı UberCopter’i tercih eder bilemiyoruz elbette.  Uber’in Nice Havalimanı ile Cannes arasında belirlenen karayoluyla ulaşım tarifesi aracına göre 60 ila 80 Avro arasında değişiyor. Şirket, UberCopter için bu tarifeyi 160 Avro olarak belirlemiş.

Alcatel-Lucent’ten operatörlere VoLTE desteği

0

Alcatel-Lucent, Hollanda’nın önde gelen telekomünikasyon şirketlerinden KPN’e ses, video ve mesaj servislerini uygulamalara entegre eden, maliyetleri düşüren ve yeni uygulamaların yaratılmasına olanak sağlayan Rapport çözümünü sundu.

Rapport ile operatörler VoLTE gibi birçok ses servisini tek platforma taşıyabilme kolaylığına kavuşuyor. Alcatel-Lucent’in IP Multimedia Subsystem yazılımının yeniden düzenlenmiş bir versiyonu olan yazılım, gömülü olan Uygulama Programlama Arayüzü (API) üzerinde çalışacak yeni uygulamaların ve servislerin yaratılması için anahtar rol oynayacak. Arayüz sayesinde, KPN’nin tüm IP ağları üzerinden web iletişim servislerine çok fonksiyonluluk özelliği de eklenebilecek.

Alcatel-Lucent, bu çözümü global olarak 69’dan fazla operatöre sağlayarak LTE ve VoLTE’yi de içeren gelecek nesil IP ağlarına iletişim çözümleri sunuyor.

Alcatel-Lucent Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölge Müdürü Willem Hendrickx, konuyla ilgili şunları söyledi:
“Alcatel-Lucent Rapport’un portfolyosu KPN’nin mobil ve sabit şebekelerinin yakınsamasını en iyi şekilde gerçekleştiriyor; zaman ve mekan fark etmeksizin, herhangi bir cihazdaki uygulama ve web sitesi kullanılarak, iletişime fonksiyonellik ve yeni hizmetler kazandırıyor. KPN müşterileri, bu sayede daha çok iletişim imkanına kavuşacak. Örneğin, gelen aramayı yanıtlarken ya da telefondayken bir tablet uygulamasına ya da web sitesine direkt giriş işlemlerinde sorunsuz bir şekilde her an sesten video verisine geçiş yapabilecekler.”

KPN Network ve Servis Geliştirme Müdürü Andre Beijen, “Bu anlaşma KPN için, VoIP rasyonalizasyonu gibi birçok ses servisinin çeşitlendirilmesi ve VoLTE gibi yeni ses servislerinin Hollanda’daki müşterilerimizle paylaşılması için çok önemli bir adım” dedi.

İş süreçleri LAPIS ile daha kolay yönetilecek

0
Logo Yazılım CEO’su Mehmet Buğra Koyuncu
Logo Yazılım CEO’su Mehmet Buğra Koyuncu

Logo Yazılım’ın kendine özgü olarak hayata geçirdiği ve iş süreçlerinde kullandığı ürün geliştirme sistemi LAPIS (Logo Agile Process Improvement System), 15. Uluslararası Spice 2015 konferansında tanıtılacak.

16-17 Haziran tarihlerinde İsveç’te yapılacak konferansta sunulacak sistem; kalite artışını, şirket içerisinde zaman yönetim kültürünün yerleştirilmesini ve geliştirilmesini, risklerin analitik veriler sayesinde öngörülebilir ve yönetilebilir hale getirilmesini sağlıyor.

LAPIS, tüm çalışanların kolay uyum sağlayabileceği, çevik ve yalın süreçler tasarlıyor. Böylece proje sürelerindeki sarkmaların önüne geçilirken; kapasite planlama, maliyet hesaplama, teslimat tarihi belirleme gibi konular analitik olarak hesaplanıyor. Ayrıca sistemden alınan sürekli geribildirimler sayesinde otokontrol ve motivasyon artışı sağlanıyor.

Ana faaliyet alanı yazılım geliştirmek olan şirketler için masrafların yaklaşık yüzde 80’inin geliştirme faaliyetlerinden oluştuğunu, bu nedenle geliştirme süreçlerindeki en ufak iyileştirmenin dahi çok büyük katkısı olduğunu belirten Logo Yazılım CEO’su Mehmet Buğra Koyuncu; çözüm hakkında şunları söylüyor: “LAPIS, farklı metodolojilere dayanan ürün geliştirme yönetim modellerinden ve yalın felsefeden etkilenmiş, tarifinde Logo’un tüm ürün geliştirme personelinin katkı sağladığı bir proje yönetim modeli. Bu sistemi kullanmaya başladıktan sonra yanıt verme süresinden kaynaklanan müşteri memnuniyeti arttı. Sistemli çalışma kültürünün iş ortakları üzerinden müşterilere yansıması, rekabet gücümüzü olumlu yönde etkiledi. Sadece Logo tarafından kullanılan bu sistemi, uluslararası teknoloji konferanslarında anlatmak bizim için büyük bir gurur.”

Apple, Çin’de daha çevreci olmayı amaçlıyor

0

China_DragonApple oldukça uzun bir süredir üretim aşamasında doğaya minimum zararı vermek ve çok daha “doğaya saygılı” ürünler yaratmak hedefinde olduğunu dile getiriyor. Şirket kısa bir süre önce ise yeni bir atılım yaparak birden fazla Çinli çevreci girişimle bağlantıya geçti ve kağıt, tahta ve benzeri fiber yapıları kullanmaya gerek kalmayacak çözümler üzerinde düşünmeye başladı.

Yenilenebilir enerji hedefi ile gündeme oturan Apple, bu kez uzun yıllar boyu sürecek olan projesi ile World Wildlife Fund’a (WWF) da katkıda bulunacak, bir yandan da farkındalığı artırmaya çabalayacak. Üzerinde çalışılan bu program sayesinde Çin’deki devasa büyülüğe sahip ormanlık alanlar da kurtulmuş olacak. Halihazırda bu topraklardaki ağaçlar Apple’ın ürünleri için kullanılmakta.

Şirket yenilenebilir enerjiyi ön plana alarak kaynak tüketimini iyice azaltmak istediğini de dile getirirken, Çin’in Apple’ın bu konuda önemli bir yer tuttuğu belirtiliyor. Ünlü marka Sichuan bölgesinde oldukça büyük güneş enerjisi merkezleri kurmuş, ülkedeki ofisleri ve dükkanlarının enerjisini buralardan sağlamayı hedeflemişti.

Öte yandan çeşitli enerji şirketleriyle de anlaşan Apple, iki adet 20 megawatt’lık güneş enerjisi çiftliği kuruyor. Buradan gelecek olan temiz enerji sayesinde 61 bin Çinli ev elektriğe kavuşacak.

Kaynak: ShiftDelete.Net

Girişimcilik potansiyeli taşıyan öğrenciler aranıyor

0

girvakÜniversitede okuyan gençlerin girişimcilik ruhunu keşfetmelerini sağlamak ve onlara bu süreçte rehberlik etmek amacıyla düzenlenen Girişimcilik Vakfı Fellow Programı, başvuru sürecini başlattı. “Farkınız özgürlüğünüz, cesaretiniz girişiminiz olsun” mottosu ile yola devam eden Girişimcilik Vakfı, yenilikçi ve bilimsel yöntemler aracılığıyla adayların motivasyonunu ve girişimcilik potansiyelini ölçen seçim süreci sonunda Türkiye’nin genç girişimci adaylarını belirleyecek.

12 Haziran’a kadar başvuru formunu doldurup Girişimcilik Vakfı’na gönderen öğrenciler, bir sonraki aşamaya geçme hakkına sahip olacak. Altı adımdan oluşan seçim süreci, yenilikçi ve bilimsel yöntemler aracılığıyla adayların motivasyonunu ve girişimcilik potansiyelini ölçen özel kişilik testlerinden ve seçim komitesiyle yapılacak online ve yüzyüze mülakatlardan oluşuyor.

Program, 17-24 yaşında, T.C. vatandaşı olan, Türkiye’de ikamet eden, Türkiye’de bir üniversiteye girmeye hak kazanmış ve kayıt yaptırmış olan, hâlihazırda Türkiye’deki üniversitelerin 1, 2, 3 ve 4. sınıflarında okuyan tüm üniversite öğrencilerine açık.

Geleceğin girişimci adayları neler kazanacak?

Fellow Programı’na katılma fırsatını yakalayan gençler, program dâhilinde ulusal ve uluslararası bir ağın parçası olacak. Her iki ayda bir rol model alabilecekleri başarılı girişimcilerle bir araya gelerek onların hikâyelerinden ilham alma şansını elde edecek olan başarılı gençler, üniversitelerinde girişim elçileri olarak görev yapacak. En önemli misyonlarından biri ise, kendi çevrelerinde girişimcilik kültürünü yaymak, çarpan etkisi yaratmak ve Girişimcilik Vakfı’nın “giveback” felsefesi doğrultusunda toplumdan aldığı destek ile kazandığı başarıyı yine toplumla paylaşarak başarıyı çoğaltmak olacak. Seçim sürecini başarıyla tamamlayan üniversite öğrencileri, aynı zamanda program kapsamında 12 ay boyunca aylık 500 TL burs almaya hak kazanacaklar.

Girişimcilik Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra, yalnızca ilham mekanizmasını kullanarak yetenekli gençleri girişimciliğe teşvik etmenin önemine değinerek, girişimcilik kültürünü geliştirmek için altyapı oluşturmak gerektiğini ve bunun için en doğru başlangıç noktasının da üniversiteler olduğunu belirtiyor. Bu yıl Fellow Programı’na 15 binden fazla başvuru beklediklerini dile getiren Afra, yeni dönemle ilgili şunları söylüyor:

“2014 seçim süreci duyurulduğunda, beklentilerimizin çok üstünde bir başvuruyla karşılaştık: Programa 81 ilden 6 bin 400 üniversite öğrencisi, 170’den fazla üniversiteden başvurdu. Sonuç olarak 20 kız – 20 erkek öğrenciden oluşan 40 Fellow seçtik ve onlarla birlikte Girişimcilik Vakfı Fellow Programı başlamış oldu. Bu daha ilk adım… Kaliteyi yüksek tutmak için bu yıl yine 40-50 arası bir Fellow sayısını bünyemize katacağız. Girişimcilerle buluşmaların yanı sıra Fellow’larımızı Türkiye ve dünyadaki önde gelen konferanslara ve San Francisco veya Tel Aviv gibi girişimcilik anlamında örnek teşkil eden merkezlere götürmeyi de planlıyoruz. Girişimcilik önümüzdeki yıllarda Türkiye’yi en çok değiştirecek akımlardan biri çünkü girişimcilik yenilik demek, AR-GE demek, istihdam demek. Biz de uzun vadeli girişimcilik kültürünü geliştirme hedefimizle 2015 Fellow Programımıza büyük hedeflerle başlıyor, küçük adımlar atıyoruz. Bundan beş yıl sonrasını düşünürsek, yüzlerce Fellow’un Girişimcilik Vakfı programından geçeceğini söyleyebiliriz. Gitmek istediğimiz nokta ise girişimciliğin gençler arasında ciddi bir kariyer alternatifi olması. Bu yolda yürürken, Türkiye’nin özellikle kadın girişimcilere çok ihtiyacı olduğunun da altını çizmek isterim.”

Telekom’da vergi sektör büyüklüğüne kafa tutuyor

0

TELKODER, 2014 yılına dair sektörel değerlendirmeleri, sorunları ve çözüm önerilerini bir araya getirdiği “2014 Yılı Sektör Düzenlemelerine Yönelik Değerlendirmeler” raporunu yayınladı. TELKODER tarafından yapılan çalışmada,  Türkiye’de telekomünikasyon sektörünün dolar bazında büyümediği, işletmecilerin kârlılıklarının önemli oranda düştüğü, sektör üzerindeki maliyet yükünün giderek arttığı ve eşit rekabet koşullarının oluşmadığı gibi dikkat çekici sonuçlar ortaya kondu. Hazırlanan raporda, telekomünikasyon sektörünün içinde bulunduğu durumun düzeltilmesi için atılması gereken adımlar da açıklandı.

TELKODER tarafından düzenlenen raporda Türkiye’de telekomünikasyon sektörünün 2014 yılındaki toplam büyüklüğü 16,21 milyar dolar olarak belirtildi. 2013 yılında 16,78 milyar dolar büyüklüğünde olan sektörün 2008 yılından bu yana 16 – 17 milyar dolar aralığında kaldığına dikkat çekildi.

Sektörün büyümemesinin yanı sıra işletmecilerin kârlılıklarını da hazırladığı raporda ortaya koyan TELKODER, sektör toplam kârlarının 2010 yılından 2013’e kadar yüzde 43 oranında azaldığına dikkat çekerek bu durumun sektörün geleceği açısından bir tehdit olduğunu belirtti. Raporda üzerinde durulan bir diğer nokta ise serbestleşme sürecinin üzerinden 13 yıl gibi uzun bir süre geçmesine rağmen yeni nesil işletmecilerin gelirlerinin toplam gelirin yüzde 6’sı seviyesinde kalması oldu.

Sektörün büyüklüğü kadar vergi ve maliyet yükü
Sektörün büyümesinin önündeki en büyük engeller arasında yüksek maliyet yükünün olduğunun dile getirildiği raporda, KDV, ÖİV, Hazine Payı, Kurum Masraflarına Katkı Payı, Evrensel Hizmet Fonu, Kurumlar Vergisi ve cezalar şeklinde sektörden devlete ödenen para kalemleri sıralandı ve bu miktarın 14 milyar dolar olduğuna dikkat çekildi. Raporda, 16 milyar dolar olan Telekomünikasyon sektör büyüklüğüne yakın bir rakamın devlete ödenmekte olduğuna ve bu tutarı doğrudan veya dolaylı olarak tüketicilerin ödemekte olduğuna dikkat çekildi. İşletmecilerin devletin vergi toplama aracı haline getirildiğinin vurgulandığı raporda, yüksek vergilerin sektöre yeni yatırımların yapılmasını zorlaştırdığı da dile getirildi.

Genişbant internet abone sayısındaki artış yavaşladı
Sabit, mobil, kablo ve fiber dahil olmak üzere toplam genişbant abone sayısında yaşanan artışın yavaşlamaya başladığının ifade edildiği raporda, 2014 dördüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre toplam genişbant abone sayısının sadece yüzde 3,6 oranında arttığı belirtildi. TELKODER raporda mobil genişbant ve fiber abone sayısındaki artışların yavaşladığını, kablo İnternet abone sayısının düştüğünü ve xDSL abone sayısında ise bir ilerleme kaydedilmediğini açıkladı. Yaşanan bu durumun nedeni olarak; sektörde eşit rekabet şartları gelişmediğinden,  kullanıcıların talebini artıracak, farklı kalite, hız ve kotalardan oluşan bir hizmet çeşitliğinin sunulamaması gösterildi.

Son 1 yıl içinde 10 Mbps – 30 Mbps aralığındaki hızlarda abone sayısının artmış olmasının Türkiye’de veri talebinin giderek arttığı yönünde yorumlandığı raporda, 2013 yılında yüzde 18 orana sahip olan 10Mbps – 30 Mbps abonelerinin 2014 yılında yüzde 45,5’e ulaştığı belirtildi. Raporda ayrıca mobil İnternet kullanımın da yüzde 115 seviyesinde arttığı açıklandı.

TELKODER 2014 Değerlendirme Raporu’nda belirtilen diğer önemli bulgular şu şekilde sıralandı:

  • Güvenlik gerekçeleriyle yapılan çok sayıdaki kanun değişiklikleri ile getirilen yasal dinleme ve erişim engelleme yükümlülükleri sektörde yer alan işletmecilere zorluk yaratmakta, işletmeci sayısının azalmasına yol açmaktadır.
  • Hızlı İnternet ve 4G, 5G için gerekli olan Fiber şebekeler yeteri kadar hızlı yaygınlaşamıyor, bu alandaki engeller giderilmelidir. BTK fiber muafiyet kararı kaldırılmalıdır.
  • Sektör üzerinde aşırı düzenleme ve denetleme bulunmaktadır, özellikle tüketici düzenlemelerindeki iki başlı yönetim tüketicilere zarar vermeye başlamıştır.
  • 2014 yılında serbestleşme ve rekabeti arttıracak önemli 21 düzenlemeden 2 tanesi tamamlanmış, 5 tanesi kısmen tamamlanmış, 14 düzenleme ise tamamlanmamıştır.

Xerox, New York sağlık sistemini modernize edecek

0

Xerox+Medicaid+gorsel+2Xerox, sağlık sektöründe önemli bir anlaşmaya imza attı. New York Eyaleti Sağlık Departmanı ile yaklaşık 564.9 milyon dolar değerinde 5 yıllık hizmet anlaşması imzalayan Xerox, Medicaid sağlık sigortası taleplerini ve bu hizmetler kapsamında yapılan ödemeleri yönetecek. Xerox, New York’ta 6 milyon yoksul kişinin yararlandığı sağlık sigorta sistemi Medicaid hizmetlerini, günümüz teknolojisine uygun olarak modernize edecek.

New York Eyaleti Medicaid Program Müdürü Jason Helgerson anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada “Xerox’un, sağlıklarını bize emanet eden vatandaşlarımıza sağlık görevlilerimizin daha iyi hizmet vermesini sağlayacak şekilde Medicaid programını geliştireceğine ve sistemin daha iyi yönetilmesine yardımcı olacağına dair güvenimiz tam” dedi.

Xerox’un Medicaid sisteminin geliştirilmesi için hazırladığı sağlık çözümü New York’ta uygulanan Medicaid programına şu yenilikleri kazandıracak:

Daha hızlı güncellemeler: Bugüne kadar Medicaid’in  geleneksel merkezi veri sistemi üzerinden idare edilen Medicaid Yönetim Bilgi Sistemi (MMIS) üzerinde bir değişiklik yapmak için önemli miktarda zaman ve maddi kaynak gerekiyordu. Xerox’un sunduğu Sağlık Çözümü ise Medicaid yöneticilerine esnek bir program yönetimi imkanı sunarak görevlilerin hızlı bir şekilde güncelleme yapabilmelerini sağlayacak. Sistem üzerinde hasta bakımı ve tedavisini kolaylaştıracak yeni özelliklerle, yeni ödeme ve tahsilat yöntemleri sunulacak.

Modülarite ve İş birliği: Xerox Sağlık Çözümü ile New York Sağlık Departmanı diğer eyaletlerle veri alışverişi yapabilecek, güvenli bir bilgi ağında hızlı ve uyumlu bilgi transferi gerçekleşecek.

Mobil Erişim: Medicaid programından faydalanan tüm vatandaşlar Xerox Sağlık Çözümü ile ilk kez bir web sitesi üzerinden Medicaid program hizmetlerine ulaşıp talepte bulunabilecek, Android ve iOS tabanlı mobil cihazları üzerinden sisteme bağlanabilecek; tıbbi geçmişlerine erişim de dahil olmak üzere çeşitli hizmetler alabilecekler.

Toplum Sağlığı Yönetimi: Sistem New York Medicaid programını kullanan kişilerin verilerini otomatik inceleyerek, bölgede sağlık ve bakım ihtiyacı bulunan riskli gruptaki insanları tespit edecek. Böylece New York Sağlık Departmanı yetkilileri bu insanlarla kolayca iletişime geçme, kontrol etme ve önceden müdahale etme şansı elde edecek.

AOL, 4.4 milyar dolara Verizon’ın

0

verizon2015’teki yüklü miktar içeren satın almalara bir yenisi eklendi. ABD’nin en büyük telekom operatörlerinden biri olan Verizon, yine ABD’nin en önemli medya kuruluşlarından biri olan AOL’ü bünyesine kattığını açıkladı.

Yapılan resmi açıklamada bahsedilen tutar tam 4.4 milyar dolar. Ancak bu tutarın içinde yalnızca AOL şirketinin olmadığını, iştiraklerinin de dahil olduğunu söylememiz gerek.

Bir medya kuruluşu için yüksek denebilecek bir tutar gibi görünse de işin arkasında sadece haber siteleri değil, AOL adı altında sunulan dijital reklam platformu da bulunuyor.

Verizon’ın alışveriş sepetindeki markaların neler olduğuna baktığımızda alanlarında dünyanın en tanınmış siteleri karşımıza çıkıyor. Bunlar arasında teknoloji dünyasının yakından tanıdığı TechCrunch ve yeni nesil habercilik alanında örnek gösterilen Huffington Post da bulunuyor.

Açıklanan tutar, hisse başına 50 dolarlık bir bedelin belirlendiği anlamına geliyor. AOL, 2013’te 2.3 milyar dolarlık gelir elde etmiş, net kazancı ise 92,4 milyon dolar olarak gerçekleşmişti.

İddialar gerçek çıktı

Verizon’ın AOL’u satın alacağı dedikoduları 2015 başında da gündeme gelmişti. O dönem bir açıklama yapan Verizon CEO’su Lowell McAdam bu açıklamasında iddianın kesinlikle doğru olmadığını dile getirmiş ve şu açıklamayı yapmıştı: “AOL ve benzeri medya kuruluşları ile ortaklık yapmak gibi girişimler olası. Buna rağmen bizim bu şirket ile ciddi bir görüşme içerisinde olduğumuz bilgisi geçersizdir”.

Hackerlar hızlandı!

0

hacker-attack-hackGünümüzün en yaygın siber saldırı şekli olan, şirketlerin İnternet sistemini çökerterek İnternet üzerinden işleyen tüm süreçleri ve sundukları hizmetleri engellemeye yönelik DDoS saldırıları, 2015’in ilk çeyreğinde yine saldırganların ilk tercihi oldu.

Amerikan siber güvenlik kuruluşu Arbor’ın dünya çapında 330’u aşkın İnternet servis sağlayıcısı şirketin trafik verilerinden yola çıkarak tüm siber saldırıların anlık olarak izlenmesine olanak tanıdığı ATLAS isimli istihbarat ağı, saldırıların ulaştığı yeni boyutları ortaya koyuyor. Son verilere göre, büyük hacimli saldırıların çoğun bilgisayarları dünya saatleriyle uyumlandıran Ağ Zaman Protokolu (NTP), ağdaki diğer aygıtların algılanmasını sağlayan Basit Hizmet Algılama Protokolu (SSDP) ve alan adı sistemleri (DNS) kullanılarak yapıldı.

2015’in ilk çeyreğinde tarihin en büyük DDoS saldırısı kaydedildi. Bu saldırı Asya’daki bir ağ operatörüne yönelik olarak saniyede 334 Gb büyüklüğünde oldu. 2015’in ilk çeyreğinde saniyede 100 Gb’ı aşan saldırı sayısı ise 25 oldu.

Türkiye’ye yönelik saldırılarda ise 2015 yılının ilk çeyreğinde yapılan en büyük DDoS atağı saniyede 77 Gb ölçeğindeydi. Ortalama DDoS saldırı büyüklüğü ise saniyede 0,63 Gb oldu. 50Gb’ten büyük atakların yüzde 17’si, 10 Gb’tan büyük saldırıların yüzde 26,4’ü HTTP ataklarıydı.

Siber güvenlik çözümleriyle birlikte saldırganların da teknikleri gelişiyor. Bilgisayarların ağdaki diğer aygıtlarını algılamalarını sağlayan Basit Hizmet Algılama (SSDP) Protokolu kullanılarak “SSDP yansıtma” tekniği ile gerçekleştirilen saldırı sayısı 2014’ün ilk çeyreğinde 3 iken, 2015’in aynı döneminde 126 bin oldu.

2015’in ilk çeyreğinde gerçekleştirilen saldırıların yüzde 90’ı bir saatten daha kısa sürerken etkileri arttı. Saldırganların artık çok daha kısa sürede etki gösterebilen teknikler geliştirdiklerine değinen Arbor Türkiye Ülke Müdürü Serhat Atlı, “Saniyede 200 Gb’ın üzerindeki saldırılar ağ operatörleri için oldukça tehlikeli olabiliyor ve hizmet sağlayıcılar, bulut barındırma hizmetleri ve kurumsal ağlar üzerinde büyük zararlara yol açabiliyor. Bugünün DDoS tehditleriyle başa çıkılabilmesi için çok katmanlı bir savunma, uygulama katmanı saldırılarına karşı yerinde koruma ve daha yüksek etkili hacimsel saldırılara karşı bulut tabanlı koruma kullanılmasını önemle tavsiye ediyoruz. Kuruluşlar sadece bu şekilde günümüzün DDoS saldırılarına karşı tam koruma sağlayabilir.” dedi.

 

Yeni başlayanlar için fatura

0
Paraşüt Kurucu Ortağı Sean X. Yu
Paraşüt Kurucu Ortağı Sean X. Yu

Kendi işini kurmak isteyen girişimciler için en önemli konulardan biri, gelir faturası kesme işlemidir. Geçmiş iş hayatında ön muhasebe konusunda bilgi sahibi olmayan bir kişi, kendi işini kurduğunda en çok nasıl yanlış yapmadan fatura keseceğini düşünüyor.

İş hayatına San Fransisko’da Lehman Brothers’da ve bir özel sermaye şirketinde uzun bir süre finansal analist olarak çalışarak başlayan Paraşüt Kurucu Ortağı Sean X. Yu, kendi işini kurmak isteyenler için doğru fatura kesme yöntemleri hakkında ipuçları verdi.

Fatura her yerde bastırılmaz
Fatura kıymetli ve resmi bir evraktır. Maliye Bakanlığı tarafından fatura basma yetkisi verilmiş matbaalarda fatura bastırılabilir.

Kolay fatura yazdırmanın yolu, faturanızın boyutunda gizlidir
Fatura formatınızın A4 boyutunda olması uygulama açısından size kolaylık sağlar. Bu sayede piyasadaki birçok standart yazıcıdan çıktı alabilirsiniz.

Her bir faturanın en az üç nüsha kopyası olmalıdır
İlk nüsha müşteriniz, ikincisi muhasebeciniz üçüncüsü de şirket dosyanızda arşivlenmek içindir. Kağıt tasarrufu için bir A4 boyutundaki kağıda yan yana ya da alt alta 3 kopya bastıracak şekilde faturanızı tasarlatabilirsiniz. Daha hızlı tahsilat için müşterinizin ödeme yapacağı banka hesap numaralarını da faturanızda bastırmayı ihmal etmeyin.

Fatura seri ve sıra no takibi yapmak önemlidir
Seri-sıra no’nun nerden başladığı önemli değildir. Fatura basmaya yetkili matbaalar, belirli seri-sıra no aralığındaki faturaları basma yetkisini alırlar. Müşterilerinden talep geldikçe, bu aralıkta yer alan belirli bir bloğu müşterilerine atarlar. Ancak, faturalarınızı seri-sıra no takip ederek yazdırmalısınız.

Vadeli bir satış yapıldığında faturanın üst kısmına kaşe vurulup imzalanır
Bu tip faturalara “Açık Fatura” denir. Peşin ödemeli satış yapıldığında ise fatura bedelinin peşin olarak alındığını göstermek için faturanın alt kısmı kaşelenip imzalanır. Bu da “Kapalı Fatura” olarak ifade edilir. Ticari hayatta uygulaması olan açık ya da kapalı ayrımı vergi kanunlarında yoktur. Vergi kanunlarına göre kaşenin faturada nereye vurulduğunun bir önemi ya da hukuki olarak tahsilata ilişkin ispat gücü de yoktur.

Faturanın dili Türkçe olmalıdır
Vergi kanunlarına göre tüm muhasebe işlemleri Türkçe tutulur. Bu sebeple fatura da Türkçe düzenlenir. Ancak, yurtdışına kesilecek bir fatura var ise bu faturada açıklama kısmına ilgili dilde açıklamalar yazabilirsiniz. Muhasebe işlemlerinde Türk Lirasının kullanılması gerekir.

Dövizli fatura kesiminde detaylar önemlidir
Dövizli tutarda fatura kesecekseniz fatura açıklamasına kullanılan kur bilgisi, faturada hesaplanan KDV’nin TL karşılığını yazın. Mali Müşavirinizin onayını da almayı ihmal etmeyin.

Faturalar çöpe atılmamalıdır
Fatura kaybolur ise vergi dairesine bildirimde bulunun. Yanlışlık yaptığınız faturayı ise kesinlikle çöpe atmayın. Tüm nüshaların üzerine “iptal” yazın ve saklayın. Faturalar vergi kanunları açısından 5 yıl saklanmakla yükümlüdür.

Faturanın kesilme süresi bir haftayı geçmemelidir
Malın ya da hizmet verildikten sonra 7 gün içinde fatura kesilmelidir. Eğer bu 7 günlük süre ile bir sonraki aya geçiş var ise fatura kesimi için 7 günlük süre beklenmeden o ay içinde düzenlenmelidir. Çünkü faturanın ilgili ayın KDV beyannamesinde yer alması gerekir.

Faturanın ikinci ve üçüncü nüshası saklanmalıdır
Faturaların fotokopileri ve proforma faturalar mali açıdan geçersizdir. Faturanın aslı yani ilk nüshası kaybolmuş ise ikinci ya da üçüncü nüshadan fotokopi alın ve aslı gibidir kaşesi basarak yetkili kişiler tarafından imzalatın. Yurtdışından gelen faturalarda orjinallik aranmaz.

e-Fatura hayatınızı kolaylaştırır
e-Fatura’ya geçiş yaparak, kağıt fatura ile gelen tüm operasyonel yükten kurtulabilir, maliyetlerinizi düşürebilirsiniz.

Veri merkezlerine yönelik siber güvenlik çözümleri

0

Yüksek performanslı siber güvenlik çözümleri sunan Fortinet, genişletilmiş Gelişmiş Tehdit Koruma (ATP) sistemi sayesinde ağ üzerindeki herhangi bir güvenlik açığına karşı tehdit korumasını son kullanıcıdan veri merkezine kadar uçtan uca genişletiyor.

FortiClient çözümünde yapılan yeni geliştirmeler, hem sabit ve lokal hem de uzaktaki ve mobil cihazları her an, her yerde Fortinet’in koruması altına alıyor. Ayrıca FortiGate 3000 serisine ait yüksek performanslı iki yeni güvenlik duvarı da içerideki trafiği korumak ve ağ üzerinde ilerlemeye çalışan tehditleri engellemek için kullanıcılara sunuluyor. Bu güvenlik duvarları, özellikle sistemde en üst sırada yer alan uygulamalar için ideal bir koruma kalkanı oluşturuyor.

Fortinet tarafından sunulan çok katmanlı güvenlik yaklaşımı, günümüzde işletmelerin sıkça karşılaştığı, sınır güvenlik mekanizmalarını aşarak sisteme giriş yapabilen çok yönlü ve karmaşık tehditleri tespit ve bertaraf etmeye yarıyor. Fortinet, megabit’ten terabit’e kadar ölçeklenebilen bir güvenlik platformu üzerinden, en küçük ofisten en büyük veri merkezlerine kadar, bulut altyapısı boyunca kapsamlı bir entegre koruma sistemi sunabilen tek ağ güvenlik şirketi olarak öne çıkıyor.

Gelişmiş Tehdit Koruma sistemi son kullanıcı cihazlarıyla buluşuyor
Manşetlere konu olan veri sızdırma vakalarının yaygınlığı, ağlardaki artan karmaşıklığın ve şirketler tarafından çalışanlara verilen mobil cihazların sayısındaki artışın, saldırı yüzeyini büyük ölçüde genişletebildiğini ortaya koyuyor. Bu güvenlik açıkları da, çoğu zaman ağ üzerinde tehditlerin kolaylıkla sistemlere sızabileceği, korunaksız giriş noktaları oluşturuyor.

Fortinet’in genişletilmiş ATP platformu, yeni nesil FortiClient çözümüyle birlikte kesintisiz bir şekilde FortiSandbox ile entegre edilebiliyor. Bu sayede platform, şirket ağı içinde veya dışında olsun son kullanıcıdaki cihazlara sızmaya çalışan tüm tehditleri anında bertaraf edebiliyor. FortiClient, 2014’ün Aralık ayında yapılan koruma testinde en yüksek değerlendirmeyi aldıktan kısa süre sonra, dosya tespitindeki üstün başarısı nedeniyle AV Comparatives tarafından en yüksek Advanced+ derecelendirmesine layık görülmüştü.

İki milyondan fazla kullanıcıya sahip olan FortiClient yazılımı, virüs ve casus yazılım tespit motorlarının yanı sıra, davranışsal ve repütasyon tabanlı gibi gelişmiş tespit yaklaşımlarıyla da öne çıkıyor. Yazılım bu özellikleriyle herhangi bir cihazda, web sitesinde veya USB sürücü gibi fiziksel olarak sisteme bağlanan araçlarda gizlenen yeni ve gelişmekte olan tehditleri kolaylıkla algılayıp olası tahribatı engelleyebiliyor. FortiClient, FortiSandbox ile entegre edildiği takdirde,  şüphe uyandıran nesneleri hücreler arasında aktararak ayrıntılı bir incelemeye tabi tutuyor.  Bu aşamada yeni çıkan kötü amaçlı yazılımları ve sıfır gün saldırılarını tespit ederek olası tehditlere karşı koruma sağlayan yazılım, aynı zamanda zararlı dosyaları, hatta gerekli olması halinde tüm cihazı, otomatik olarak karantinaya alıyor. İşletmelerin son kullanıcı korumasında büyük ölçekli yapılandırmaları hayata geçirebilmesini, takip edebilmesini ve yönetebilmesini kolaylaştıran yeni bir yönetim bileşeni de yakın zamanda piyasaya sürülecek.

Dahili Ağ Güvenlik Duvarları en değerli verilerinizi koruyor
Günümüzde her geçen gün daha fazla karmaşıklaşan tehditler, ele geçirilen cihazlar aracılığıyla mevcut koruma mekanizmalarını aşarak sisteme giriş yaparken, büyük bölümü de sistem içinde oluşuyor. Tehditler ağ içine girdiği andan itibaren en değerli kurumsal ve kişisel bilgileri de risk altına sokuyor. Buna rağmen bugün piyasadaki güvenlik sistemlerinin çoğu bu tür saldırılara karşı gerekli hazırlığa ve yeterliliğe sahip değil. Oysa bir şirketin kendi ağı içinde güvenlik önlemleri almanın ilk şartlarından biri, yüksek hıza ve performansa sahip çözümler geliştirmektir. Çünkü “doğu-batı” yönünde ilerleyen bu dahili trafik, ağdaki mevcut trafik hacminin dört katı büyüklüğe erişebiliyor.

Fortinet’in duyurusunu yaptığı yeni FortiGate 3000D ve FortiGate 3100D Ağ Güvenlik Duvarları, mevcut sistemler içinde en üst sıralarda yer alıyor. Bu iki çözüm, FortiASIC ile desteklenen Fortinet’in efsanevi yüksek performansını ve bağlantı noktası yoğunluğunu artırırken, aynı zamanda piyasadaki hiçbir şirketin sunamadığı dahili ağ görünürlüğünü ve korumasını sağlıyor.

Kompakt 2U form faktörü dahilinde 32 adet 10-Gigabit’e kadar Ethernet (GbE) bağlantı noktası sunabilen FortiGate 3000D ve 3100D, ağ içindeki trafik ile ilgili içgörüler sunuyor ve kötü amaçlı yazılımların ağ boyunca hareket etmesini engelliyor. Tercihe bağlı olarak FortiSandbox ile entegre edilebilen bu kritik güvenlik katmanı, siber suçluların Ar-Ge, İK, finans ve müşteri veritabanı gibi önemli noktalarda tutulan değerli verileri ele geçirmesine engel oluyor.  FortiGate çözümü, aynı zamanda yeni sıfır gün saldırılarını ve kötü amaçlı kodları keşfedip Fortinet’in FortiGuard Laboratuvalarına anında bildirebiliyor. Burada dosyalar otomatik olarak analiz ediliyor ve Fortinet’in güvenlik sistemleri, bu analizler sonunda güçlendirilip iyileştiriliyor.

Fortinet Pazarlama Ürünleri Başkan Yardımcısı John Maddison, “Gittikçe karmaşıklaşan tehditler ve gelişen teknolojiler, şirketlerin mevcut güvenlik stratejilerini yeniden gözden geçirmeye zorluyor. Artık işletmeler, yalnızca sınır güvenliğine odaklanarak siber tehditlere karşı korunamayacaklarını biliyorlar. Bugün şirketler, yalnızca Fortinet’in sunduğu kapsamlı siber güvenlik platformuyla son kullanıcılarını, bulut sistemlerini ve veri merkezlerini aynı anda ve uçtan uca koruyabiliyorlar. Halihazırda ATP sistemine dahil olan FortiGate ve FortiMail’e ek olarak sunduğumuz FortiClient, güvenlik sektöründeki büyük bir güvenlik boşluğunu daha kapamak üzere işletmelere sunuluyor.”