Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1856

Veri merkezlerine yönelik siber güvenlik çözümleri

0

Yüksek performanslı siber güvenlik çözümleri sunan Fortinet, genişletilmiş Gelişmiş Tehdit Koruma (ATP) sistemi sayesinde ağ üzerindeki herhangi bir güvenlik açığına karşı tehdit korumasını son kullanıcıdan veri merkezine kadar uçtan uca genişletiyor.

FortiClient çözümünde yapılan yeni geliştirmeler, hem sabit ve lokal hem de uzaktaki ve mobil cihazları her an, her yerde Fortinet’in koruması altına alıyor. Ayrıca FortiGate 3000 serisine ait yüksek performanslı iki yeni güvenlik duvarı da içerideki trafiği korumak ve ağ üzerinde ilerlemeye çalışan tehditleri engellemek için kullanıcılara sunuluyor. Bu güvenlik duvarları, özellikle sistemde en üst sırada yer alan uygulamalar için ideal bir koruma kalkanı oluşturuyor.

Fortinet tarafından sunulan çok katmanlı güvenlik yaklaşımı, günümüzde işletmelerin sıkça karşılaştığı, sınır güvenlik mekanizmalarını aşarak sisteme giriş yapabilen çok yönlü ve karmaşık tehditleri tespit ve bertaraf etmeye yarıyor. Fortinet, megabit’ten terabit’e kadar ölçeklenebilen bir güvenlik platformu üzerinden, en küçük ofisten en büyük veri merkezlerine kadar, bulut altyapısı boyunca kapsamlı bir entegre koruma sistemi sunabilen tek ağ güvenlik şirketi olarak öne çıkıyor.

Gelişmiş Tehdit Koruma sistemi son kullanıcı cihazlarıyla buluşuyor
Manşetlere konu olan veri sızdırma vakalarının yaygınlığı, ağlardaki artan karmaşıklığın ve şirketler tarafından çalışanlara verilen mobil cihazların sayısındaki artışın, saldırı yüzeyini büyük ölçüde genişletebildiğini ortaya koyuyor. Bu güvenlik açıkları da, çoğu zaman ağ üzerinde tehditlerin kolaylıkla sistemlere sızabileceği, korunaksız giriş noktaları oluşturuyor.

Fortinet’in genişletilmiş ATP platformu, yeni nesil FortiClient çözümüyle birlikte kesintisiz bir şekilde FortiSandbox ile entegre edilebiliyor. Bu sayede platform, şirket ağı içinde veya dışında olsun son kullanıcıdaki cihazlara sızmaya çalışan tüm tehditleri anında bertaraf edebiliyor. FortiClient, 2014’ün Aralık ayında yapılan koruma testinde en yüksek değerlendirmeyi aldıktan kısa süre sonra, dosya tespitindeki üstün başarısı nedeniyle AV Comparatives tarafından en yüksek Advanced+ derecelendirmesine layık görülmüştü.

İki milyondan fazla kullanıcıya sahip olan FortiClient yazılımı, virüs ve casus yazılım tespit motorlarının yanı sıra, davranışsal ve repütasyon tabanlı gibi gelişmiş tespit yaklaşımlarıyla da öne çıkıyor. Yazılım bu özellikleriyle herhangi bir cihazda, web sitesinde veya USB sürücü gibi fiziksel olarak sisteme bağlanan araçlarda gizlenen yeni ve gelişmekte olan tehditleri kolaylıkla algılayıp olası tahribatı engelleyebiliyor. FortiClient, FortiSandbox ile entegre edildiği takdirde,  şüphe uyandıran nesneleri hücreler arasında aktararak ayrıntılı bir incelemeye tabi tutuyor.  Bu aşamada yeni çıkan kötü amaçlı yazılımları ve sıfır gün saldırılarını tespit ederek olası tehditlere karşı koruma sağlayan yazılım, aynı zamanda zararlı dosyaları, hatta gerekli olması halinde tüm cihazı, otomatik olarak karantinaya alıyor. İşletmelerin son kullanıcı korumasında büyük ölçekli yapılandırmaları hayata geçirebilmesini, takip edebilmesini ve yönetebilmesini kolaylaştıran yeni bir yönetim bileşeni de yakın zamanda piyasaya sürülecek.

Dahili Ağ Güvenlik Duvarları en değerli verilerinizi koruyor
Günümüzde her geçen gün daha fazla karmaşıklaşan tehditler, ele geçirilen cihazlar aracılığıyla mevcut koruma mekanizmalarını aşarak sisteme giriş yaparken, büyük bölümü de sistem içinde oluşuyor. Tehditler ağ içine girdiği andan itibaren en değerli kurumsal ve kişisel bilgileri de risk altına sokuyor. Buna rağmen bugün piyasadaki güvenlik sistemlerinin çoğu bu tür saldırılara karşı gerekli hazırlığa ve yeterliliğe sahip değil. Oysa bir şirketin kendi ağı içinde güvenlik önlemleri almanın ilk şartlarından biri, yüksek hıza ve performansa sahip çözümler geliştirmektir. Çünkü “doğu-batı” yönünde ilerleyen bu dahili trafik, ağdaki mevcut trafik hacminin dört katı büyüklüğe erişebiliyor.

Fortinet’in duyurusunu yaptığı yeni FortiGate 3000D ve FortiGate 3100D Ağ Güvenlik Duvarları, mevcut sistemler içinde en üst sıralarda yer alıyor. Bu iki çözüm, FortiASIC ile desteklenen Fortinet’in efsanevi yüksek performansını ve bağlantı noktası yoğunluğunu artırırken, aynı zamanda piyasadaki hiçbir şirketin sunamadığı dahili ağ görünürlüğünü ve korumasını sağlıyor.

Kompakt 2U form faktörü dahilinde 32 adet 10-Gigabit’e kadar Ethernet (GbE) bağlantı noktası sunabilen FortiGate 3000D ve 3100D, ağ içindeki trafik ile ilgili içgörüler sunuyor ve kötü amaçlı yazılımların ağ boyunca hareket etmesini engelliyor. Tercihe bağlı olarak FortiSandbox ile entegre edilebilen bu kritik güvenlik katmanı, siber suçluların Ar-Ge, İK, finans ve müşteri veritabanı gibi önemli noktalarda tutulan değerli verileri ele geçirmesine engel oluyor.  FortiGate çözümü, aynı zamanda yeni sıfır gün saldırılarını ve kötü amaçlı kodları keşfedip Fortinet’in FortiGuard Laboratuvalarına anında bildirebiliyor. Burada dosyalar otomatik olarak analiz ediliyor ve Fortinet’in güvenlik sistemleri, bu analizler sonunda güçlendirilip iyileştiriliyor.

Fortinet Pazarlama Ürünleri Başkan Yardımcısı John Maddison, “Gittikçe karmaşıklaşan tehditler ve gelişen teknolojiler, şirketlerin mevcut güvenlik stratejilerini yeniden gözden geçirmeye zorluyor. Artık işletmeler, yalnızca sınır güvenliğine odaklanarak siber tehditlere karşı korunamayacaklarını biliyorlar. Bugün şirketler, yalnızca Fortinet’in sunduğu kapsamlı siber güvenlik platformuyla son kullanıcılarını, bulut sistemlerini ve veri merkezlerini aynı anda ve uçtan uca koruyabiliyorlar. Halihazırda ATP sistemine dahil olan FortiGate ve FortiMail’e ek olarak sunduğumuz FortiClient, güvenlik sektöründeki büyük bir güvenlik boşluğunu daha kapamak üzere işletmelere sunuluyor.”

Bilişimin geleceğinde kadınlar söz sahibi olacak

0

Birleşmiş Milletler’in 50 ülkede eş zamanlı olarak düzenlediği ‘Bilişimde Kızlar Günü’, Türkiye’de Cisco ve Vodafone Türkiye işbirliği ile gerçekleştirildi. Bu yıl 4’üncüsü düzenlenen etkinlik,  yaşları 13 ile18 arasında değişen kız öğrencilerin bilişim sektöründeki kariyer fırsatlarını daha yakından tanımalarını ve kariyer rotalarını çizerken teknoloji, bilim, mühendislik ve matematik gibi alanlara yönelmelerini amaçlıyor. Cisco’nun 2011 yılından bu yana desteklediği etkinliğe katılan genç kızlar tam bir gün boyunca teknolojinin hayatlarında yaratabileceği farkı uzmanlardan dinleyerek, sorularına cevap buldu. Cisco, bu yılki etkinlik kapsamında 50 ülkedeki 80 ofisinde kız öğrencileri ağırladı. Bu yıl Türkiye’den farklı teknik liselerden 70 kız öğrencinin katıldığı Bilişimde Kızlar Günü’nün ev sahipliğini Vodafone Türkiye üstlendi.

Cisco ve Vodafone Türkiye’deki deneyimli kadın yöneticilerle tanışma fırsatı bulan genç kızlar, sektördeki heyecan verici iş fırsatları ve gelişmeler hakkında ilk ağızdan bilgi aldı.

Sektörde daha çok kadına ihtiyaç var
Bilişimde kariyer fırsatlarının herkese açık olmasını çok önemsediklerini belirten Cisco Türkiye Pazarlama Müdürü Özlem Çalışkan “Her şeyin interneti 21. yüzyılı şekillendirip, dev bir ekonomi oluştururken, Cisco olarak bu ekosistemin ihtiyacı olan yetenek havuzuna destek olmayı çok önemsiyoruz. Genç kızlarımızı küresel olarak desteklemekten gurur duyuyoruz. Eğer, genç kızlarımız sektörde onları bekleyen farklı iş fırsatları hakkında daha iyi bilgilendirilirse çok daha fazla kadın, bilişimde kariyer yapmayı tercih edecektir” dedi.

Kadının ekonomiye katılımının teşvik edilmesine olan ihtiyacı açık ve net bir şekilde gördüklerini bu nedenle sektöre büyük sorumluluk düştüğüne inandıklarını belirten Türkiye Vodafone Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kurumsal İlişkiler Direktörü Gizem Keçeci, “Bugün baktığınızda hemen hemen tüm ülkeler ve toplumlar dijital bir dönüşümün eşiğinde. Biz de Vodafone olarak, Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik etmek istiyoruz. Bu değişim ve dönüşümde en etkili rolü ise kadınlarımızın üstleneceğine inanıyoruz. Bu nedenle Türkiye Vodafone Vakfı çatısı altında geliştirdiğimiz projelerin odağın da kadınlar var. Hayata geçirdiğimiz ‘Vodafone Önce Kadın Programı’ ile kadınlarımızın bilişim teknolojileri ve özellikle mobil iletişim imkânlarından yararlanarak ekonomik hayata katılmalarına destek veriyoruz. Kadınlarımızın hayatlarının her evresinde Vodafone Türkiye olarak yanlarında yer alıyoruz. Vodafone Türkiye çatısı altında düzenlediğimiz Bilişimde Kızlar Günü etkinliği ile de kız öğrencilerimizi, bilişim ve teknolojiyi kariyer planları arasına almalarına teşvik etmek istiyoruz. Kadın çalışan oranı yüzde 23,2 olan telekomünikasyon sektöründe yüzde 42 ile sektörün yaklaşık iki katı kadın çalışana sahip bir kurum olarak Bilişimde Kızlar Günü’ne ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.

Türkiye’de gelişen teknoloji sektörünün her geçen gün daha da dinamik ve heyecanlı hale geldiğini belirten Cisco Kurumsal Sosyal Sorumluluk Yöneticisi Deniz Sungurlu da “Artık mesleklerin büyük bir kısmı teknik yetkinlik gerektiriyor ve teknoloji yepyeni meslekler yaratmaya devam ediyor. Bu nedenle, genç kızlarımızın teknolojiyi sevmelerinin yanı sıra bu alanda kariyer yapmak için heyecan duymalarını çok önemsiyoruz. Avrupa Birliği üyesi ve aday ülkeler arasında kadınların iş gücüne katılma oranının en düşük olduğu ülkenin Türkiye olduğunu görüyoruz. Çalışan kadınlar ise daha çok nitelikli tarım, hayvancılık, avcılık, ormancılık gibi sektörlerde istihdam edilmekte.  Kadınların ekonomiye daha nitelikli görevlerle daha fazla katkı sağlaması ülkemizin geleceği için hayati önem taşıyor” diye konuştu.

Bilişimde yepyeni iş fırsatları doğuyor
Küresel olarak bilişim sektöründe eğitimli iş gücüne talep her geçen gün artıyor. Ağ teknolojileri lideri Cisco da, ‘Bilişimde Kızlar Günü’ ve ‘Networking Akademi’ gibi yetişmiş insan kaynaklarını ön plana alan girişimleriyle bilişim sektöründe artan nitelikli çalışan eksikliği sorununa çözüm bulmayı amaçlıyor.  Öyle ki, Cisco’nun da katkıda bulunduğu Küresel Yetenek Rekabet Endeksi’ne göre bu yıl 1,2 milyonluk uzman IP ağ profesyoneline ihtiyaç duyulacak. Öğrenciler meslek seçimlerini yaparken,  çoğu zaman çevrelerindeki bilgi birikiminden faydalanıyor. Ailede veya çevrede teknik alanlarda yeterince bilgili olan biri olmaması veya mesleklerin ne iş yaptıklarını anlayamamaları ise gençleri alandan soğutan faktörlerin başında geliyor. Cisco çalışanlarının bu alanda mentorluk üstlenmeleri öğrencilerin deneyimlerini zenginleştiriyor, onlara somut örnekler sağlayıp gelecek endişelerini de azaltmaya yarıyor.

İşletmelerde güvenlik algısı ve gerçekler…

0

Siber güvenlik alanında Türkiye’de önemli bir çalışmaya imza atılıyor. TechInside, Deloite ve Trend Micro işbirliğiyle gerçekleştirilen “İşletmelerde Güvenlik Algısı ve Gerçekler Raporu”, Türkiye’de işletmelerin siber güvenliğe bakış açısını ortaya çıkartmayı amaçlıyor.

Metodolojisi Deloitte tarafından belirlenen, teknik çalışmaları ise Trend Micro tarafından gerçekleştirilen araştırmaya ait detayları Deloitte Türkiye Risk Servisleri Direktörü Ali Yılmaz Kumcu ve Trend Micro Akdeniz Ülkeleri Genel Müdürü Yakup Börekcioğlu‘dan aldık.

Avrupa Birliği, sanal medyadan KDV almayacak

0

AvrupaBirligiAvrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaya göre, sunulacak yasa tasarısı ile birlikte üye ülkelerde hayatını devam ettiren online gazeteler katma değer vergisinden muaf olacak. Junkcer’ın dediğine göre AB bu yasayı gelecek yılın ilk yarısında hayata tam anlamıyla geçirebilir. Böylece gazetelerin de dijital hallerinden katma değer vergisi alma geleneği son bulacak.

Alman gazete yayıncılığı federasyonu BDZV ve benzeri organizasyonlar ise geçtiğimiz ay Google gibi ABD teknoloji devlerinin kartelleşmeye engel yasaları hiçe saydığını söylemiş ve AB yetkililerine itirazda bulunmuşlardı. Ayrıca AB’li içerik sağlayıcılarının ABD’nin hükmettiği pazarda daha fazla korunma ihtiyacı olduğu dile getirilmişti.

İki ay önce AB’nin en üst seviyedeki mahkemesi, kitaplara uygulanan KDV’nin dijital e-kitaplar için geçerli olmadığına karar kıldı.

Almanya’da baslı yayınlar diğer mecralardaki yüzde 19’luk KDV yerine yüzde 7’lik bir ödeme yapıyor. İngiltere’de ise gazeteler katma değer ödemezken, online hizmetlerden yüzde 20 talep ediliyor.

Örümcekler en güçlü fiberi üretti

0
Görsel: Donald Jusa, Flickr
Görsel: Donald Jusa, Flickr

Doğa ve teknolojinin birleşimi adeta sınırları zorluyor. Popular Science’ta çıkan bir habere göre, şimdilik pek de etik görünmeyen bir yönteme başvuran bilim insanları, örümceklerin dünyanın en güçlü fiber ağ iplerini örmesini sağlamış. Bir grup örümceğe su, karbon nanotüp ve grafenden oluşan bir karışım püskürten ekip, ürettikleri ipliklerin kalitesini test etmiş.

Sonuçlar ise bir hayli şaşırtıcı görünüyor. Kimyasal karışıma bulanan örümcekler, kevlar malzemeden daha dayanıklı fiber iplikler örmeyi başarmış.

Bilim insanları şimdilik bu gelişmenin tam olarak nasıl gerçekleştiğinden emin değil. Bir başka deyişle, örümceklerin nasıl grafen ve nanotüpleri enzim haline getirerek, ipliklerine işlediklerini bulamadılar. Ekibin konu üzerindeki tahmini, bahsi geçen karışımı içmeyi başaran örümceklerin bedenlerinin geri kalan her şeyi otomatik olarak tamamladığı yönünde.

Üretilen bu ipliklerin gelecekte medikal dikiş iplikleri, elektronikler ve hatta sinir yapılandırması gibi alanlarda kullanılabileceği tahmin ediliyor.

Bu şaşırtıcı sistemin tam anlamıyla nasıl işlediği, ileride hangi bitki ya da hayvanların bu projede verimli olup olamayacağı ise gelecekte gerçekleştirilecek araştırmalarla belli olacak.

Nanoteknolojili tenis raketi

Karbon nanotüplerin nerelerde kullanıldığına baktığımızda ise karşımıza ilginç sonuçlar çıkıyor. Örneğin bu malzemenin kullanıldığı tenis raketleri, topun rakette daha fazla kalmasını sağlayarak daha iyi ve isabetli vuruşlar yapılmasını sağlıyor. İlgili patentlere baktığımızda özellikle Japonların konuyla yakından ilgili olduğu görülüyor. Bu malzemenin, kullanıldığı ürünlerin dayanıklılık süresini de artırması nedeniyle pek çok araştırmada ve nanoteknoloji temelli üründe tercih edildiği göze çarpıyor. 90’lı yıllarda bir Japon bilim insanı tarafından ‘tesadüfen’ bulunan karbon nanotüplerle ilgili ilk patentlerin 2000’lerin başlarında alındığını da ekleyelim.

Akıllı şebekeler sahne aldı

0

kongre1Ericsson, geçtiğimiz haftalarda İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen 3. Uluslararası İstanbul Akıllı Şebekeler Kongresi ve Fuarı’nın bu yılki platin sponsoru oldu. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen etkinlikte ziyaretçiler özellikle enerji sektöründe kullanılan teknolojiler, akıllı şebeke ağı ve ölçme çözümleri alanlarında Ericsson’un yenilikçi teknolojilerini yakından tanıma fırsatını buldu.

Fuar ziyaretçileri, iki gün süren etkinlik süresince Ericsson standında bulunan enerji sektöründeki kuruluşların karşılaşabileceği potansiyel ihtiyaçlara yönelik çözümleri uygulamalı olarak inceleme şansını yakaladı. Paylaşılan uygulamaların arasında şebeke alanına yeni bir zekâ getiren akıllı şebeke ağları, akıllı şebeke yönetimi, akıllı ölçüm kullanılan şebeke takip sistemi,  gaz sayaç uygulamaları ve abone ve müşteri bilgi yönetim sistemi yer aldı.

Ericsson Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Özlem Tibet konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
“Uçtan uca bilişim ve iletişim teknolojileri yaklaşımı ve enerji sektöründeki varlığı ile birlikte Ericsson, bu etkinlikte enerji sektöründeki  kuruluşların bağlantılı toplumun (networked society) bir gereği olarak yeni alanlarda ve yeni iş modelleriyle ilerlemesine destek olmak amacıyla akıllı şebeke bağlantılı teknoloji çözümlerini sundu. Akıllı şebeke çözümlerimizin, sürdürülebilirlik için bağlanabilirliği artırma ve akıllı ölçümleri sayesinde kurumların karbon ayak izini azaltmaya yardımcı olacağına inanıyoruz. Ericsson olarak 2020 yılına kadar, sokak lambalarından ev aletlerine, güç transformatörlerinden güneş ve rüzgar tribünlerine kadar milyarlarca cihazın akıllı enerji şebekelerine bağlanacağı görüşündeyiz.”

Robotlar sayesinde doktor hastanın ayağına gelecek

0

SaglikBilisimZirvesiSektörün gündemini ve geleceğini belirleyen Uluslararası Sağlık Bilişim Zirvesi, 8-9 Mayıs 2015 tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Zirvede, sağlık bilişimi alanında dünyadaki yeni gelişmeler, sağlık ve bilişim sektörü profesyonelleri ile paylaşıldı.

Sağlıkta robot devrimi zirvenin öne çıkan konusu oldu. Dijital Hastane Platformu’nun ünlü konuğu, Memorial Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, hasta ile doktorun ülkelerarası iletişimini sağlayan hasta vizit robotu ilk kez denedi. “Yeni teknolojilerin önemli bir bölümünü oluşturan robotlar sayesinde artık doktor, iyi olacak hastanın ayağına gelecek” diyen Prof. Dr. Sönmez, hasta ile doktor arasındaki sürekli iletişim kurabilen, hastanın durumunu anlık takibini sağlayan ve doktora hassas teşhis ayrıcalığı sunabilen teknolojilerin, gelecekte sağlık sektöründe çok önemli bir yer tutacağını söyledi.

Uluslararası Sağlık Bilişim Zirvesi’15 kapsamında sağlık ve bilişim sektörünün ortak çalışması olarak hayata geçirilen yeni projeler, dünyadaki bu alandaki en son uygulamalar, sektörün geleceği ve özellikle “Dijital Hastane” projesi gibi konularda sektörün kanaat önderlerinin görüşlerinin paylaşıldığı çok önemli panel ve konferanslar da gerçekleştirildi.

Zirve kapsamında dünyanın ilk ve tek Dijital Hastane Platformu da kapılarını yeniden dünyaya açtı. Sağlık bilişimi alanında yeni gelişmeleri ve son teknolojileri tek bir çatı altında toplayan, 1000 m2’lik alanda gerçek zamanlı çalışan bir hastane kompleksi olan Dijital Hastane Platformu’nda özellikle geleceğin hastanelerinde kullanılacak robot teknolojileri tanıtıldı.

Sağlık ve bilişim dünyasını buluşturan Sağlık Bilişim Zirvesi’15 kapsamında, bu üçüncüsü düzenlenen “Altın Steteskop Ödülleri” de sahiplerini buldu.

Akıllı, kağıtsız ve yeşil hastane konsepti…

Dijital hastane teknolojilerini bu yıl; akıllı, kağıtsız ve yeşil hastane konseptlerinden oluşan üç ayrı başlıkla sunacaklarını ifade eden Sağlık Bilişim Derneği Başkanı Yasin Keleş, altyapısı hazırlanmış olan ve çok yakında hayata geçirilecek dijital hastane teknolojilerini anlattı.

İğnesiz kan alma: Kan alınması gerektiği durumlarda kola takılan ve üzerinde hiçbir iğne ya da şırınga görünmeyen cihaz, 2 dakika içinde vakum yolu ile gerekli olan kanı alacak.

Yüzük şeklinde ateş ölçer: Portatif termometre çocuğun ateşinin alnından ölçülmesini sağlayacak. Böylece kulağına cisim sokulmasına gerek kalmayacak.

Her organın sesine duyarlı steteskop: Elektronik steteskop; kalbin, midenin, karaciğerin, böbreğin sesini dinleyerek, doğru ve uygun bir tedavi sağlayacak.

Deri üzerinden anjiyo: Mobil inovatif cihaz kalbin üzerine konulduğunda, tıkalı olan kalp damarlarını tespit edebilecek.

Elektronik çatalla zayıflama: Çatal alınan besinlerin kalorilerini anında hesaplayarak diyetisyene bir veri olarak aktaracak ve hastanın kalori sınırını aşması önlenecek.

Tümörü bulan lazer kalem: Beyin tümörünün yerini belirleyebilen kalem şeklindeki lazer, sağlıklı ve kanserli dokuyu ayırt ederek, operasyon süresini 3 saatten 30 dakikaya indirecek.

Giyilebilir ultrason ile 24 saat bebek takibi: Giyilebilir ultrason cihazı ile anne adayları evlerinde de bu cihaz sayesinde bebeklerinin hareketlerini 24 saat izleyebilecek.

Dijital sistem ile diz ağrılarının kontrolü: Özel dijital portatif cihazlar dizdeki ağrı noktasını tespit edilerek o bölgeye verdiği elektro magnetik dalgalarla ağrıları ortadan kaldıracak.

Beyin depolayıcısı ile Alzheimer tedavisi: Hastaların vücuduna yerleştirilen bir cihaz ile geçmişte olaylar depolanarak, beyne gönderilen sinyaller sayesinde unutulması önlenecek.

Gerçeğe yakın el ve ayaklar: Uzuv kayıplarında kullanılacak yeni protezler dışarıdan uygulanan basıncı hissedecek ve kişi gerçek bir el ya da ayak hissi yaşayacak.

Placecam görüntülü hasta ziyareti: Yoğun bakımlarda hastanın yakınları ile uzaktan konuşması sağlanarak, enfeksiyon riski sıfıra indirilecek.

Dijital migren tedavisi: Cihaz alnı çepeçevre saracak şekilde takılarak, elektronik dalgalar yayacak. Ağrının tetik noktalarını bulup hafiflemesini sağlayacak.

Gece görüşü lensler: Lens kullanımının özellikle akşam ve gece saatlerinde zorlaşıyor. Yeni teknoloji gece görüş lensler ile kişi rahatsızlık yaşamayacak.

İlaç dozlarını ayarlayabilen robotlar: İlaç Yönetim Robotu ampul, flakon, tablet (Blister içindeki ilaçları blisterinden çıkarmadan otomatik olarak keserek) cinsindeki ilaçları otomatik olarak birim dozlara ayırıp paketler ve entegre deposunda depoluyor. Birim doz paketlenmiş ilaçlar, robot kolları tarafından toplanarak hasta bazlı tedavi halkası oluşturuluyor. Tedavi halkasında bulunan ilaçların tüm bilgileri, tedavi zamanları ve hasta bilgileri ayrıca halkaya eklenen etikete yazdırılıyor.

Reklam mesajlarını engellerken aldatılmayın

0

TrendMicro_SMStehlikeTürkiye’de yürürlüğe giren yeni kanunla şirketlerin tüketiciye yönelik izinsiz SMS ve e-posta mesajlarıyla birlikte telefon aramalarının yasaklanmasından sonra kullanıcıların telefonlarına ve e-posta adreslerine, gönderimin durdurulmasına yönelik birçok onay mesajı gelmeye başladı.

Her gün birçok izinsiz gönderimi durdurma mesajıyla karşılaşan kullanıcılar ise genellikle fazla incelemeden ve kaynağından emin olmadan bu mesajlara onay veriyor ve içindeki bağlantıları açıyorlar. Bununla beraber gelen bazı mesajlarda gönderime onay verildiği takdirde çeşitli hediyeler vaat edilerek kullanıcılar bağlantıya tıklamaları için ikna edilmeye çalışılıyor. İnternet ve veri güvenliğinde küresel çözüm sağlayıcı Trend Micro, kötü niyetli kişiler tarafından taklit edilen onay mesajlarının, kullanıcıların cep telefonlarına ve bilgisayarlarına zararlı yazılımlar bulaştırılma riskine karşı uyarıyor.

Siber suçlular tarafından yapılan olta saldırıları ve uygulanan sosyal mühendislik yöntemleri kapsamında SMS’lere ve e-postalara eklenen zararlı bağlantılar, dosyalar ve uygulamalar, özellikle Android platformundaki cep telefonları için ciddi tehlikeler içeriyor. Kullanıcı eğer sahte bir onay mesajıyla karşı karşıyaysa, “İzinsiz gönderimi durdurmak için aşağıdaki bağlantıya tıklayın” ya da “Hediyenizi almak için aşağıdaki bağlantıyı açın” gibi yönlendirmelere tıkladığı durumda zararlı yazılımlarla karşı karşıya kalabiliyor. Dünya çapında yaşanmış birçok örneği inceleyen Trend Micro, SMS ve e-postalardaki tehlikelere dikkat çekiyor.

Dakikada 3 bin merdiven altı SMS gönderimi

Trend Micro’nun, Çin’in mobil siber suç altyapısı üzerine hazırladığı raporda incelenen Android tabanlı bir saldırıda, istenmeyen SMS’ler üzerinden kullanıcıların cep telefonlarına bulaştırılan zararlı yazılımla alınan her bir SMS için fazladan ücretlendirme yapıldığı belirlendi. Çin Kamu Güvenliği Bakanlığının verilerine göre bu saldırı 3 bin 540 kişiyi etkiledi. Bu saldırıyı düzenleyen grubun ise bugüne kadar zararlı bağlantı içeren 200 milyonun üzerinde istenmeyen SMS gönderimi yaptığı düşünülüyor. 16 SIM kart yuvalı tek bir GSM modeminin saat başı 9 bin 600, bilgisayar üzerinde kurulan sahte SMS sunucularının ise dakikada 3 bin istenmeyen kısa mesaj gönderimi yapabildiği düşünülürse bu alanda ciddi bir tehlike potansiyeli bulunuyor. Üstelik siber suçlular bu illegal düzenekleri ortalama 7 bin 500 dolar gibi bir maliyetle kurabiliyorlar.

Trend Micro kullanıcıların bu mesajlarla gelen internet bağlantılarını açmamalarını ve bu mesajlar aracılığıyla herhangi bir program ve uygulama indirmemelerini tavsiye ediyor. Ayrıca kullanıcılara, istenmeyen SMS’leri engelleyen filtre özelliğine sahip ve sürekli güncellenen bir mobil veri güvenliği ürünü kullanmalarını öneriyor.

Market alışverişleri artık sanal dünyadan yapılıyor

0

eticaretNielsen’ın kısa süre önce paylaştığı araştırmaya göre, katılımcıların büyük kısmı market alışverişini online dünyada yapabileceğini dile getirmiş. Bu kitlenin sadece çeyreği ise şimdiden online alışveriş anlayışına girmiş. 60 ülkeden 30 bin kişinin katıldığı araştırmada katılımcıların yüzde 55’i bu yeniliğe evet derken, yüzde 25’i hali hazırda gündelik alışverişini internet üzerinden yapıyor.

Kuzey Amerika’da, yüzde 55 eve teslim şartı ile online market alışverişine olur verirken, sadece yüzde 12 bu işlemi yapıyor. Online sipariş verip, mağazadan ürünlerini teslim alabileceğini söyleyenlerin oranı yüzde 57 ve bunu şimdiden gerçeğe dönüştürenlerin seviyesi sadece yüzde 9 civarında.

Dünya genelinde ise ağırlıklı olarak 2000 sonrası doğan kesimden oluşan genç katılımcılar otomobil ile markete gitmeyi tercih ettiğini söylüyor. 21 – 34 yaş aralığındaki bu katılımcı kitlesi eve teslim online alışverişe yüzde 30 oranında onay veriyor.

Verilere göre bu sistemi kabul edenlerin büyük kısmı Asya’dan. Özellikle de Çin başta olmak üzere katılımcıların yüzde 46’sı online market alışverişi yaptığını söylemiş. Nielsen Başkan Yardımcısı James Russo, online market alışveriş pazarının Asya, Afrika, Orta Doğu ve Latin Amerika’da yükselişe geçebileceğini ve insanların bu anlayışı kabullenebileceğini dile getiriyor.

ABD ve Kanada’da ise müşterilerin bu konuda daha istekli olduğunu ancak ağırlıklı olarak market ziyareti yaparak alışveriş yaptıklarını not düşen araştırma için konuşan isim, Kuzey Amerikalıların dijital dünyayı daha çok arama, araştırma konularında kullandığını, online alışverişe sıcak baksalar da ağırlıklı olarak birebir alışveriş yöntemini tercih ettiklerini belirtiyor.

Kariyer ve girişimcilik festivali Newco Türkiye’de

0

newco_istanbulDuyurulduğu ilk günden bu yana gerçekleştirildiği tüm ülkelerde büyük ilgi çeken NewCo Festivali; bugünün kariyer ve girişimcilik anlayışına farklı bir bakış açısı getiriyor. Markaların hikâyelerini, gelişim süreçlerini ve felsefelerini, konferans salonlarında değil, şirketlerin çalışma ortamlarında deneyimleme fikrinden yola çıkan NewCo, genç girişimcilere, üniversite öğrencilerine, yeni mezunlara ve kariyer değişikliği düşünenlere bir fırsat sunuyor.

50 farklı markanın ev sahipliği yapacağı NewCo Türkiye festivaline katılanlar, yakından tanımak istedikleri markaların ofislerini ziyaret etme, şirket CEO’ları ile tanışma ve merak ettikleri kariyer hikâyelerini kurucularından dinleme imkânı bulacak.

Daha önce San Francisco, New York, Amsterdam, Londra gibi dünyada onlarca büyük şehirde gerçekleştirilen NewCo, 10 Haziran 2015’te Türkiye’de olacak.

ist.newco.co sitesi üzerinden başvurulabilen festival çerçevesinde, 50 farklı şirket, 10 Haziran 2015 günü takvimde gösterilen saatlerde “1 Saatliğine” kapılarını festival katılımcılarına açacak. Her marka, kendi saat diliminde farklı etkinliklere ev sahipliği yapacak.

NewCo Türkiye’ye katılan firmalar

NewCo Festivali’ne ev sahipliği yapacak şirketlerse şöyle sıralanıyor; “3Dörtgen, Bankalararası Kart Merkezi, BiTaksi, BlaBlaCar, Dekatlon Buzz, Dora Telekomünikasyon, FIT Solutions, Ford Otosan, Galata Business Angels, Garanti Bankası, GittiGidiyor, Havas, Hürriyet, Ideasoft, ITU ARI Teknokent, iyzico, Kariyer.net, Logo Business Solutions, Markafoni, Mentornity, mobilike, Mobven, Monitise, Mutlu Mikrop, n11.com, Netmarble Turkey, Paraşüt, Pharos Digital, Project House, Promoqube, Riot Games Türkiye, Shopi go, Sociomantic Labs, Superonline, Tasit.com, tmob, TOBB İstanbul Genç Girişimciler Kurulu, Türk Ekonomi Bankası, Türk Hava Yolları, Uber, Userspots, Vestel LED Aydınlatma, Vestel Teknoloji Çözümleri, Vodafone, Volt, Webrazzi, Yemeksepeti ve Zomato.”

Bulut dünyasının yeni milyar dolarlık şirketi

0

TwilioBulut üzerinde çözüm sunan şirketlerin değeri hızla yükseliyor. Son olarak Forbes’un paylaştığı bilgilere göre Twilio aldığı 100 milyon dolarlık yatırımla birlikte 1 milyar değerindeki şirketler arasına katıldı. Bulut üzerinde iletişim çözümleri sunan şirket, yaklaşık 2 yılın ardından ilk kez Nisan ayında yatırım almış oldu. Bu yatırımla toplamda 8 milyon 841 bin 730 yeni hisse payı, adedi 11.31 dolardan değerlendirilen şirketin değeri 1.1 milyar dolar seviyesine yükselmiş oldu.

Yeni yatırımcıların kim olduğu şirket tarafından açıklanmazken, şirketin sözcüsü yorum yapmaktan kaçındı. Şirket 2008 yılının ardından böylece değerini ikiye katlamış oldu. Twilio daha önce ise yaklaşık 500 milyon seviyesinde bir değere sahipti.

San Francisco’lu Twilio, bulut tabanlı iletişim sistemi ile iş dünyasının müşterileri ile iletişimde olmasını sağlıyor. Markanın birlikte çalıştığı isimler arasında ise Uber, Box, eBay, Hulu, Sony gibi tanınmış firmalar bulunuyor.

Geçtiğimiz Şubat ayında Wall Street Journal’a konuşan Series D yatırımcısı Scott Raney ise, 2014 yılından itibaren gelir miktarını 100 milyon seviyesinde tuttuğunu ve her hafta 1 milyon eklediğini dile getiriyor. Bu dönemden itibaren Twilio, video desteği veren ve iki aşamalı onay startup’ı Authy’i aktif hale getirmiş. Öte yandan yatırımcının verdiği bilgiye göre 500 binin üzerinde geliştirici Twilio’nun API’lerini kullanıyor.

Twilio’nun kısa sürede bu seviyeye gelmesinde yönetim ekibinin önemli bir rolü var. Örneğin şirketin CEO’su Jeff Lawson uzun yıllar girişimci dünyasının önemli isimlerinden biri olmuştu. Keza COO Roy NG ise SAP’nin 3.4 milyar dolara satın aldığı SuccessFactors’te başkan yardımcısı konumundaydı. Yönetimdeki diğer isimlerin geçmişlerine bakınca Kodak Digital, Zynga, BEA ve Microsoft’ta önemli kademelerde görev almış isimlere rastlamak mümkün. Bu ekipte, işin mühendislik tarafının Skype’ın ilk çalışanları arasında bulunan Ott Kaukver‘e emanet edildiğini de söylememiz gerek.

Güney Kore’nin yeni resmi hedefi: Nanoteknoloji

0

nanobotGüney Kore, orta ve uzun vadeli hedeflerinde nanoteknolojiyi ayrı bir yerde tutuyor. Business Korea’nın haberine göre Güney Kore hükümeti bu yıl nanoteknoloji alanında endüstrileşme amacıyla 177.2 milyar Won (164.2 milyon dolar) yatırım yapacak.

Bütçe, akıllı robotlarda ve giyilebilir teknoloji ürünlerinde kullanılacak 3D nano-elektronik içeriği üretmek ve bununla birlikte toplamda 7 alanda yürütülecek çalışmalar için harcanacak. Stratejik ürünler ise küçük çaplı firmaların odak noktası olacak, sektörün yüzde 90’ına hükmeden bu şirketler küresel pazarda daha rahat rekabet edebilecekler.

Bilim Bakanlığı ile Ticaret, Endüstri ve Enerji Bakanlığı’nın ortaklaşa yaptığı duyuruya göre, 2020 yılında küresel bazda nanoteknoloji pazarının 3 trilyon dolar seviyesine yükseleceği ve Güney Kore’nin ise bunun yüzde 20’sini ele geçirmek istediği açıklandı.

Nanoteknoloji; biyoteknoloji, bilişim teknolojileri, çevre teknolojisi ve diğer alanlarda önemli yeniliklerin kapısını aralıyor. Güney Kore hükümeti de bütçesinin 122.4 milyar Won (113.4 milyon dolar)’lık miktarını yedi farklı başlık için ayırırken, 32.5 milyar Won (30.1 milyon dolar)’ı şirketlerin desteği ve 22.3 milyar Won (20.7 milyon dolar)’ı da altyapı yenilemeleri için ayıracak.

Turkcell, T60’la daha da iddialı

0

Turkcell_T60Turkcell, kendi markasıyla çıkardığı T serisi akıllı telefonlara bir yenisini daha ekledi. 8 çekirdekli işlemcisi, 13 MP’lik kamerası ve akıllı sensörleri ile Turkcell T60, T serisinin en gelişmiş ve en yeni üyesi.

150 Mbps hız kapasitesiyle 4G teknolojisine uyumlu olan T60’ın 16 GB’lık dahili hafızası, SD kart ile 32 GB’a kadar artırılabiliyor.

Turkcell’in yeni genel müdürü Kaan Terzioğlu tarafından tanıtılan T60, Haziran ayının ikinci yarısında raflarda yerini alacak. T serisi üyesi telefonların 2 milyondan fazla kullanıcıya ulaştığına dikkat çeken Terzioğlu, bu sayede cari açığın kapatılmasına 1 milyar TL’lik katkı sağladıklarını ifade ederken, T60 ile bu değeri daha da yükseltmeyi amaçladıklarını dile getirdi.

Yazılımcılar için yeni fırsatlar

Turkcell T60’ın en önemli özellikleri arasında gösterilen gelişmiş sensörleri, ortamdaki sıcaklık, nem ve basıncı ölçebiliyor. Kullanıcılarının gün içinde kaç adım attığını da sayabilen T60, mobil uygulama geliştirenlere yeni kapılar açacak.

13 megapiksellik otomatik odaklamaları arka kamerasının yanında, 5 megapiksellik ön kamerayla da kaliteli çekimler yapılabilmesini sağlayan T60, ayrıca telefona temas etmeden sesli komut ve el işaretiyle de kumanda edilebiliyor. Bu sayede sadece gülümseyerek “selfie” çekmek veya bir aramayı kabul ya da reddetmek mümkün.

Ön sipariş fiyatı 799 TL

15 Mayıs’tan itibaren ön siparişte bulunulabilecek olan T60, bu dönem boyunca 799 TL’lik fiyatla alınabilecek. 2400 mAh batarya ve Android Lollipop sürümüyle gelecek olan T60’ın ön sipariş sonrasındaki fiyatı ise 999 TL.

Dijital devrimin geleceği burada konuşulacak

0

Gelecekhane_Dijital20Yaşamın her alanı, her sektör peyderpey dijitalleşiyor. Peki, bu dijitalleşme sürecinde birey ya da kurumlar olarak hangi noktadayız, hangi noktaya gidiyoruz? GelecekHane, Vodafone’un sponsorluğunda gerçekleştirilecek olan Dijital 2.0 etkinliğiyle bu soruların yanıtını arıyor. Geçmişte Finans 2.0, Ticaret 2.0 ve Şehir 2.0 etkinliklerine imza atan GelecekHane, bu defa dijital devrimi masaya yatıracağı Dijital 2.0 ile dijitale dair farklı deneyimleri paylaşıyor.

Etkinliğe katılacak isimler arasında bulunan Chris Skinner, uzmanları arasında gösterilen dijital bankacılığı anlatırken; üretim sektörünün dijitalleşmesini ise SAP’nin Chief Storyteller’ı Julia Roehm aktaracak.

Etkinliğin diğer konuşmacıları ise Hürriyet’ten Reha Argaç, Migros’tan Rıza Görler ve Vodafone’dan Ebru Özgüç olacak. Gelecekhane’nin kurucusu ve başdüşünürü Halil Aksu ise etkinliğin açılış ve kapanış kısmında ilginç ve ilham verici öngörülerini paylaşacak.

4 Haziran 2015 tarihinde, fuaye alanında pek çok ilginç teknoloji ve girişimin sergileneceği etkinlik, Bahçeşehir Üniversitesi, Beşiktaş kampüsünde gerçekleştirilecek.

Samsung SSD depolama ürünleri Türkiye’de

0

Samsung_T1Gelişmiş bellek teknolojisinin önde gelen şirketlerinden Samsung Electronics, CES 2015 Fuarı’nda “cebe sığabilecek kadar küçük harici SSD ürünler” olarak tanıttığı Samsung T1 ürün serisini Türkiye’de satışa sundu.

Kartvizit boyutunda bir sürücüye 1 terabyte’a kadar veri depolayabilen Samsung T1 ürünleri veri okuma/yazma hızıyla da dikkat çekiyor. 3D V-NAND adı verilen teknolojiyle desteklenen ve bu sayede geleneksel harici sabit disklerin dört katı veri okuma/yazma hızına sahip olan Samsung T1 ürünleri, 3GB’lık bir film dosyasını 8 saniye kadar kısa bir sürede kaydetmeyi mümkün kılıyor.

Yalnızca 28 gramlık bir ağırlığa sahip olan Samsung T1’in dikkat çeken bir diğer özelliği ise güvenlik desteği. T1, gelişmiş donanım kriptolama, şifre yazılımı, darbeye dayanıklılık ve dinamik termal koruma gibi özellikleri barındırıyor. T1 serisi, 1 TB’lık üst modelin haricinde 250 GB ve 500 GB’lık kapasitelerle de satın alınabiliyor.

Cibali’de bir akıllı kampüs

1
Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü
Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü

Vodafone, global inovasyon şirketi OKSİJEN aracılığıyla Kadir Has Üniversitesi ile yeni bir projeye imza attı. OKSİJEN mühendisleri tarafından Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’ne yerleştirilen Beacon temassız Bluetooth cihazlarıyla, kampüs içinde yön ve konum belirlemeyi kolaylaştıran bir altyapı kuruldu.

Toplam 170 Beacon cihazının kullanıldığı altyapı sayesinde, mobil kullanıcılar, kampüs içinde gitmek istedikleri noktaya kaybolma riski olmadan kolay ve hızlı bir şekilde ulaşabilecek.

Kurduğu Beacon altyapısıyla Cibali Kampüsü’nü bir laboratuvar ortamına dönüştüren Vodafone, Kadir Has Üniversitesi öğrencilerine konum belirleme alanında gerçekleştirilen araştırma-geliştirme projeleri için kullanılabilecek bir platform da sundu. Buna göre, kapalı alanda hassas konum belirlemeye yönelik algoritma çalışmaları, Vodafone Beacon altyapısı üzerinden yürütülecek.

Yeni Beacon altyapısı, Kadir Has Üniversitesi’nde günlük hayatı da önemli ölçüde kolaylaştıracak. Üniversite duyuruları ve günlük etkinlikler öğrencilere bu altyapı üzerinden iletilirken, karşılama mesajları, dersliklerde yapılan yoklamalar, kantin ve kafeterya alanlarında çeşitli promosyon ve yeni ürün bilgilendirmeleri için de Beacon altyapısından yararlanılacak.

5G’de saflar netleşiyor

1

4G_dunyaDünyada 5G’nin devreye alınması için yapılan çalışmalar gittikçe hızlanıyor. Mart ayında Barselona’da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde de kendine yer bulan 5G için, bu alanda teknoloji geliştiren büyük şirketler adeta bir patent yarışına girdi.

Financal Times’da Daniel Thomas imzasıyla yayınlanan bir makale, 5G yarışındaki durumun bir özeti olma niteliği taşıyor. 2020 yılının vurgulandığı makalede, 5G sonrası özellikle IoT, yani nesnelerin interneti alanında, otonom sürüşe sahip otomobillerin ihtiyaç duyacağı veri hareketliliğinde ve akıllı şehir teknolojilerinde önemli bir dönüşüm olacağına vurgu yapılmış.

Thomas, otomobillerin ihtiyaç duyduğu veriyi Google’ın sürücüye ihtiyaç duymadan kendi kendine gidebilen, direksiyonsuz tasarıma sahip aracıyla örnekliyor. Bu aracın veri iletişimi için 10 Gbps’lik bir hıza ihtiyaç duyduğuna dikkat çekilmiş. Ek bilgi olarak, bu aracın sensörler, kameralar ve diğer araç içi elektronik sistemlerle 1 dakikada 1 GB veri ürettiğini de biz söyleyelim.

Ancak 5G yarışı elbette sadece bu tip araçları ya da telekom operatörlerini ilgilendirmiyor. Arka planda, bu yüksek hızlı veri iletiminin sorunsuz olmasını sağlayacak ürün ve çözümlerin de geliştirilmesi gerektiğini söylemek gerek. Şu an yarışta öne çıkan isimler arasında bulunan Ericsson, 2022’de 50 milyar adet birbirine bağlı cihaz olacağı öngörüsünden hareketle çalışmalarını sürdürüyor. Kısa bir süre önce Alcatel-Lucent’ı alan Nokia 5G’de önlerde yer alan bir başka şirket. Kuzey Avrupa merkezli bu iki şirkete yanıt uzakdoğudan geliyor: Güney Kore’den Samsung ve Çin’den Huawei. Tüm bu isimler özellikle yeni ürün geliştirme ve bunların patentlerinin alınması noktasında ciddi bir yarış içinde.

Diğer yandan, 5G teknolojisi geliştirme noktasında akademik dünyayla da ortak çalışmalar gerçekleştiriliyor. Daniel Thomas, buna örnek olarak Vodafone ve BT’nin (British Telecom) üniversitelere yaptığı yüklü bağışları veriyor.

2018’den önce test yok

Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 4G’yi boşverip iki yıl sonra 5G’ye çıkışını gündemi takip eden herkes hatırlayacaktır. Erdoğan daha sonra ikna edilmiş ve 4G ihalesinin iptal edilmesi ihtimali -bir son dakika değişikliği olmazsa- ortadan kalkmıştı.

Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’nin (ITU) 5G için belirlediği yol haritasına göre ITU, 2016 ortasında geliştirilecek ürünlerin test standartlarını belirlemek için toplanacak. Kurum, 5G’nin günlük yaşama dahil olması içinse en erken 2020 tarihini vermişti. Sektörün ve bu alanda çalışan akademik dünyanın tahmini, 2018’de teknolojinin testlerinin başlayabileceği yönünde.

5G için Avrupa ve Çin işbirliği

5G için atılan önemli adımlardan biri Avrupa’daki telekom şirketlerin temsilen Avrupa Komisyonu ile Huawei arasındaki anlaşma oldu. Kısaca PPP (Public and Private Partnership – Kamu Özel Sektör İşbirliği) olarak tanımlanan yöntemle tam 1.4 milyar Avro’luk bir bütçe 5G’nin geliştirilmesi için ayrılacak. Bunlara yenileri katılır mı, zamanla göreceğiz.

Türkiye’de 5G hazırlıkları

4G baz istasyonu ve yan ürünlerinin geliştirilmesi noktasında Türkiye’de yapılmış önemli çalışmalar mevcut. Hatta bununla ilgili 4G ihalesinin neden daha fazla ertelenmediği eleştirileri de kamu kurumlarının yöneticileri arasında tartışma konusu olmuştu. Savunma Sanayi Müsteşarlığı ve BTK arasındaki kısa süreli sözlü ve yazılı atışma şimdilik durulmuş görülüyor.

Bir başka adım ise 7 Mayıs itibariyle İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından atıldı. Bilişim, elektronik ve telekomünikasyon alanında uzman akademisyenlerden oluşan “İTÜ 5G Çalışma Grubu” resmen duyuruldu. Keşke, gönderilen duyuru metninde yazdığı gibi Cumhurbaşkanı’nın gündeme getirmesi/talimatı sonrasında değil de, dünyadaki teknoloji trendlerinin gelişimine uygun bir şekilde daha önceden başlatılmış olsaydı. Yine de, sebebi ne olursa olsun bu tür bir hazırlığın olduğunu görmek gelecek adına olumlu.

HP’den 3D ve lazer yazıcı hamlesi

0

HP_LaserJetM277HP Türkiye yetkilileri, şirketin pazar hedeflerini, piyasaya çıkacak yeni teknolojileri ve teknoloji sektörünün genel durumunu değerlendirdi. Etkinlikte ayrıca kurumların daha verimli çalışabilmesi için tasarlanan yeni LaserJet yazıcı serisi tanıtıldı.

Toplantıda konuşan HP Türkiye Baskı ve Kişisel Sistemler Grubu Ülke Direktörü Filiz Akdede, HP’nin Türkiye pazarındaki durumu, şirketin ikisi bir arada bilgisayar alanında sergilediği başarılar ve geleceğin üç boyutlu teknolojilerinin temelini oluşturacak olan HP Sprout platformu hakkında bilgiler verdi. IDC’nin en son verilerine göre HP’nin Türkiye pazarındaki konumunu değerlendiren Filiz Akdede, HP’nin kişisel sistemler pazarında yüzde 23, masaüstü bilgisayar pazarında yüzde 32, yazıcı pazarında da yüzde 50 oranlarla lider olduğunu vurguladı.

Kişisel sistemler ürün grubu içerisinde mobilite, masaüstü ve dizüstü bilgisayar ürün gruplarının başarısını vurgulayan Filiz Akdede, hem tablet hem de dizüstü bilgisayarın rahatlığını sunan X360 dönüştürülebilir bilgisayar modellerinin satış rakamlarından duydukları memnuniyeti ifade etti. Ekranının ana gövdeden ayrılarak bir tablet olarak kullanılabildiği HP X2 ürün ailesinin özellikle kurumsal tarafta iş verimliliğini artırdığına dikkat çeken Filiz Akdede, Android ya da Windows tabanlı 8 farklı modelle özgün kurumsal ihtiyaçları karşılama becerisine sahip olduklarını belirtti.

Farklı bir masaüstü: Sprout

HP’nin fiziksel ve dijital dünyalar arasındaki sınırları kaldıran Sprout bilişim platformundan da bahseden Filiz Akdede, “23 inç dokunmatik ekranlı Sprout, bir bilgisayarın çok ötesine geçerek dahili projektörü sayesinde önüne konulan kitap, defter gibi nesneleri bilgisayar ortamına aktarabiliyor. Bu sayede önceden fiziksel olan her türlü obje dijitalleşiyor ve Sprout’un yaratıcılık uygulamaları sayesinde başka objelere dönüştürülebiliyor” açıklamasını yaptı. HP Sprout’un kullanıcı deneyimini yeniden tanımlayacağını ve geleceğin üç boyutlu teknolojileri için de bir temel oluşturacağını söyleyen Akdede, Sprout’un bu yönüyle türünün tek örneği bir bilişim platformu olduğunu vurguladı.

3D baskıda hedef endüstri

2D baskı alanında son 30 yılın dünya lideri olduklarını hatırlatan Filiz Akdede, 3D alanında da HP MultiJet Fusion teknolojisi ile devrim yaratacaklarını ifade etti. “3D yazıcıların ticarileşmesi ve bireysel kullanıma açılması için hız, kalite ve maliyet unsurlarını çözen MultiJet Fusion teknolojisiyle, mevcut en hızlı 3D baskı teknolojisinden 10 kat daha hızlı baskı alınabilmesini sağlayacağız” dedi.

3D baskı teknolojilerinde HP’nin kendi geliştirdiği teknolojilerle endüstriyel kullanımı hedeflediğini belirten HP Türkiye Baskı Sistemleri Kategori Müdürü Serkan Bayır, ürünün 2016 yılında satışına başlanacağını kaydetti.

Kurumsal baskı çözümlerine kapsamlı yaklaşım

HP’nin kurumsal baskı alanında sadece ürün değil, servis ve hizmet noktasında da çözümleri olduğunu belirten Bayır, şifreli baskı, cihaz ya da bulut üzerinde veri saklama, sadece kayıtlı cihazdan veya istenilen yerden baskı alabilme gibi güvenliği ön planda tutan çözümleri olduğunu da kaydetti. Bayır, tanıtılan üç yeni ürün haricinde Eylül ayında portföylerine yeni lazer yazıcılar dahil edeceklerini de sözlerine ekledi.

HP’nin yeni yazıcıları

HP, etkinlikte üç yeni modelini tanıttı. bunlardan LaserJet Pro M252 serisi kompakt yapısı ve enerji verimliliğiyle dikkat çekerken, mobil baskı seçenekleri ve kendi sınıfında ilk sayfayı en hızlı basan yazıcı olma özellikleriyle de farklılaşıyor.

İkinci model olan LaserJet Pro MFP M277 ise en küçük çok işlevli yazıcı olma ünvanını elinde bulunduruyor. Kendi sınıfında en hızlı çift taraflı baskı alan yazıcı da olan M277 verimliliği artırmayı vaat ediyor.

Lanse edilen diğer yeni ürünler olan LaserJet Enterprise M552 ve M553 serileri ise 5 ila 15 kullanıcının bulunduğu büyük çalışma grupları için ideal bir çözüm olarak sunuluyor. Bu ürünler, Google’ın Chromebook’lar ve Chrome işletim sistemli uygulamalar için yerel baskı standardı olan Google Cloud Print 2.0’ı destekleyen ilk yazıcılar olma niteliği de taşıyor.

Yeni ürünlerin fiyatları ise KDV hariç 211 dolar ile 485 dolar arasında değişiyor.

GD Holding’ten 2 milyon TL’lik yatırım desteği

0
GD Holding Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Duyarlar
GD Holding Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Duyarlar

Bilişim sektörünün yeni markası GD Holding’in başarı hikâyesinin arkasındaki isim olan Gökhan Duyarlar’ın bir seri girişimci misyonuyla 2.2 milyon TL’lik yatırımla geliştirdiği “Kuluçka Merkezi”, hayata geçirdiği projeler aracılığıyla gelişimini sürdürüyor. Melek Yatırımcı tanımını değiştiren bir yaklaşım sunan “Kuluçka Merkezi”nin olgunlaşan ilk projeleri çalışanları internet üzerinden takip etmeyi sağlayan “Mobil Takip”, sadece satış odaklı sosyal paylaşım platformu olan “Çek Sat” projeleri oldu.

GD Holding’in marketing, yazılım, donanım, operasyon, lojistik, hukuk, vergi, muhasebe, ve PR hizmetinden faydalanılarak, geliştirilen projelerin olgunlaşma süresi boyunca girişimcilerin GD Holding’in bir çalışanı gibi Holding’den maaş alması, Kuluçka Merkezi’ni melek yatırımcı tanımından farklılaştıran en önemli etken. GD Holding Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Duyarlar, merkezin girişimcilere sunduğu fırsatlar ve geliştirilen projeler hakkında şu bilgileri verdi:

“Yarım milyon TL’lik yatırım desteği ile geliştirilen ilk projemiz, mobil takip projesi. Bugüne kadar özellikle sahada çalışanların takibi ve iletişimi noktasında geliştirilen projelerden farklı bir proje geliştirdik. Mobil takip aracılığıyla cep telefonları ve tabletlere indirilen bir uygulama ile çalışanların nerede olduğunu görebiliyoruz. Proje ile sahada çalışanların zaman ve emek kaybını ortadan kaldırmayı hedefledik. Özellikle büyük şehirlerde yaşanan trafik kaosu, saha çalışanlarını olumsuz etkiliyor. Mobil takip ile çalışanlar kendi aralarında lokasyona göre iş bölümü yapabilme fırsatı yakalayabiliyorlar. Bunu gerçekleştirdiğimiz saha analizlerinde okuyabiliyoruz.

Merkezde henüz olgunlaşma aşamasında olan “Çek Sat” projesinin önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesine yönelik çalışmalarımız sürüyor. Proje, kullanıcıların satışa sunmak istedikleri her şeyi, fotoğrafını çekerek anında internetten satişa sunmalarını sağlayacak bir proje. Kullanıcılar, tıpkı fotoğraf ve video paylaşım sitesi İnstagram gibi, cep telefonu ve tabletlere indirilen bir uygulama aracılığıyla satışa sunmak istedikleri her şeyi bu platformda sosyal medya ile paylaşabilecekler. Uygulama aracılığıyla tüm paylaşımlar Facebook, Twitter gibi sosyal ağlarda aynı anda yayınlanabilecek. Yine Kuluçka Merkezi’nde, uluslararası ölçekte 2 projemizi de hayata geçirme noktasinda ilerliyoruz. Bu projeler olgunlaştığında detaylı olarak paylaşacağız.”

OBASE, RichRelevance ile iş ortaklığı yaptı

0
OBASE Genel Müdürü Dr. Bülent Dal
OBASE Genel Müdürü Dr. Bülent Dal

Sunduğu çözümlerle alışveriş ortamı ve müşterinin dijital dokusuna uyumlu hizmetler sunan OBASE, kendi çözümlerini tamamlayan RichRelevance ile işbirliği yaptı.

OBASE, müşteri verilerini iş değerine dönüştüren karar destek sistemi alanlarındaki deneyimlerini, Amazon’un akıllı öneri sistemini inşa eden David Selinger ve ekibinin kurduğu RichRelevance ile birleştirdi. Şirket, RichRelevance’ın e-ticaret ve perakende kuruluşlarına kişiye özel akıllı öneri operasyonunu kesintisiz yürütme imkanı sağlamayı amaçlıyor.

OBASE Genel Müdürü Dr. Bülent Dal, 4. E-Ticaret Konferansı’nda yaptığı konuşmasında Türkiye’deki omni-channel uygulamalar ve RichRelevance iş ortaklığı ile ilgili şunları söyledi:

“Müşterinin tüm geçmiş deneyimini ve anlık etkileşimlerini izleyip en özel öneriyi sunmak günümüzde dünyadaki tüm şirketlerin önceliğidir. Türkiye’de ise bu anlamda kişiselleştirme ve akıllı öneri sistemlerini kullanan firmalar henüz oldukça az. Şirketler pazarlarını büyütmek, hatta varlıklarını devam ettirebilmek için operasyonlarını ve pazarlama stratejilerini kişiye özel öneriler sunan uygulamalarla genişletmek zorundalar. Temmuz sonunda yayınlanan L2 Intelligence Report, Omni-Channel raporuna göre dijital kanallar tarafından etkilenerek yapılan fiziksel mağaza satışları 2012’de yüzde 14 iken, 2013’de yüzde 36’ya çıkmış bulunmakta. Lüks ürünler, elektronik ve otomobil ürünlerinde bu oran yüzde 50’ye ulaşmış durumda. Alanında dünya lideri olan RichRelevance ile gerçekleştirdiğimiz iş ortaklığı ile Türkiye’deki e-ticaret ve perakende kuruluşlarının da online ve offline’ın etkileşiminin yarattığı bu sinerjiden en verimli şekilde faydalanmaları ve büyümelerine katkı sağlamayı istiyoruz.”

RichRelevance CEO’su Eduardo Sanchez ise işbirliğine dair şu yorumu yaptı: “Kişiselleştirmiş uygulamalar global firmalar için en önemli stratejik zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. OBASE ile iş ortaklığımız, OBASE’in üstün kaynakları ve uzmanlığı ile Türkiye’deki perakende firmalarının da tüketicilerine özel taleplerine göre ileri bir müşteri deneyimi yaşatmalarını sağlamaktadır.”