Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 490

BYD, devasa Ar-Ge yatırımıyla dikkat çekiyor

0

Çinli otomotiv devi BYD, araştırma ve geliştirmeye yaptığı büyük yatırımlarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Son dönemde gerçekleştirdiği yoğun işe alımlar sonucunda BYD, dünyanın en büyük Ar-Ge kadrosuna sahip otomobil üreticisi unvanını elde etti. Şirketin bünyesinde şu anda 110.000’den fazla Ar-Ge personeli görev yapıyor.

BYD, devasa Ar-Ge yatırımıyla gündeme geldi

Elektrikli araç pazarında hızla yükselen BYD, 2024’ün ikinci çeyreğinde Honda ve Nissan’ı geride bırakarak dünya genelinde en çok satan yedinci otomobil üreticisi konumuna yükseldi. Bu dönemde 980.000 araç satan şirket, yıllık bazda %40’lık büyüme oranını yakaladı. BYD’nin bu başarısında, şirketin Ar-Ge’ye verdiği önemin büyük payı bulunuyor.

BYD, devasa Ar-Ge yatırımıyla gündeme geldi.
BYD, devasa Ar-Ge yatırımıyla gündeme geldi.

BYD’nin Marka ve Halkla İlişkiler Genel Müdürü Li Yunfei, şirketin toplam çalışan sayısının 900.608’e ulaştığını açıkladı. Bu rakam, 2023 yılı sonuna göre yaklaşık 200.000 yeni çalışanın işe alındığını gösteriyor. Yunfei ayrıca, BYD’nin Çin’in en büyük işvereni olduğunu ve dünya genelinde en fazla Ar-Ge personeline sahip otomobil üreticisi konumuna geldiğini de vurguladı.

Son iki yılda 50.000’den fazla üniversite mezununu işe alan BYD, özellikle yazılım tanımlı elektrikli araçlarda liderlik hedefliyor. Şirket, daha uzun menzilli ve uygun fiyatlı elektrikli araç teknolojileri geliştirmek için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.

BYD’nin bu agresif büyüme stratejisi, geleneksel otomotiv devlerini fazlasıyla endişelendiriyor. Çinli markaların artan rekabeti karşısında zorlanan pek çok dev üretici, işten çıkarmalara gitmek zorunda kalıyor. Öte yandan BYD, daha düşük maliyetli ve verimli modelleriyle pazardaki payını artırmaya devam ediyor.

Çin, yonga üretiminde geride mi kaldı?

Çin’in yarı iletken üretim ekipmanlarındaki iddialı hamlesi, Batı’da büyük yankı uyandırdı. Çin Endüstri ve Teknoloji Bakanlığı’nın gururla duyurduğu yerli DUV yonga döküm cihazı, aslında 15 yıl öncesinin teknolojisini yansıtıyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Çin, yeni nesil yonga üretiminde geride mi kaldı?

Batılı uzmanlar, Çin’in ürettiği DUV cihazını mercek altına aldı. Yapılan incelemeler sonucunda, cihazın 20 yıldır kullanılan Argon Florid teknolojisine dayandığı ve 2009 yılındaki ASML döküm makineleriyle benzer özellikler taşıdığı ortaya çıktı.

Çin, yeni nesil yonga üretiminde geride mi kaldı?

Çin’in yeni cihazı, 193nm ışık dalga boyunda 65nm çözünürlükte plaka dökebiliyor. Ancak bu teknoloji, ASML’nin şu anda 2.5nm’ye kadar inebilen son teknoloji ürünü EUV cihazlarının yanında oldukça geride kalıyor.

Yine de Çin’in bu hamlesi, yarı iletken üretiminde dışa bağımlılığı azaltma konusundaki kararlılığını gözler önüne seriyor. ABD’nin uyguladığı ambargo ve kısıtlamalara rağmen Çin, kendi kendine yetebilen bir yonga üretim ekosistemi kurma hedefinden vazgeçmiyor.

Henüz yolun başında olan Çin’in, Batılı rakipleriyle aynı seviyeye gelmesi için zamana ve yoğun Ar-Ge çalışmalarına ihtiyacı var. Ancak Çin hükümetinin sektöre verdiği güçlü destek ve Çinli şirketlerin azmi, bu hedefe ulaşmada önemli birer etken olacak gibi görünüyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Çin yeni yonga girişimlerinde başarılı olabilecek mi? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Yerli girişim Nexrone Global, 300 bin dolar yatırım aldı!

Kurumsal hizmetler sunan Nexrone Global, büyüme yolculuğunda önemli bir eşiği daha geride bıraktı. Şirket, Asteks Tech, Baran Akman, Aleyna Helin Tanrıtanır ve Elif Güven Işık’ın katıldığı bir yatırım turunda 5 milyon dolar değerleme üzerinden 300 bin dolar yatırım aldı. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Yerli girişim Nexrone Global, tam 300 bin dolarlık bir yatırım aldı

2015 yılında Ersoy Soyer tarafından kurulan ve merkezi İstanbul ile Viyana’da bulunan Nexrone Global, uluslararası alanda faaliyet gösteren şirketlere global büyüme stratejileri, yeni pazarlara giriş ve iş geliştirme konularında danışmanlık hizmetleri sunuyor.

Yerli girişim Nexrone Global, tam 300 bin dolarlık bir yatırım aldı.

40’tan fazla iş ortağıyla çalışan şirket, özellikle Avrupa ve Amerika pazarlarındaki iş birliklerine odaklanmış durumda. Yatırım turuna katılan Asteks Tech’in yanı sıra, Türkiye’nin genç melek yatırımcılarından Baran Akman, Aleyna Helin Tanrıtanır ve Elif Güven Işık’ın da Nexrone Global’e güven oyu vermesi dikkat çekiyor.

Nexrone Global, aldığı yeni yatırımı global hizmet ağını genişletmek, büyümesini hızlandırmak ve yerel pazarlardaki hakimiyetini artırmak için kullanacak. Şirket, özellikle Avrupa pazarında yeni ve büyük iş birliklerini hayata geçirmeyi hedefliyor.

Nexrone Global Kurucusu Ersoy Soyer, Türk şirketlerinin uluslararası pazarlarda büyümelerine destek olmak için çalıştıklarını belirtiyor. Geniş bir küresel ağa sahip olduklarını vurgulayan Soyer, şirketlerin yeni müşterilere ve iş ortaklıklarına ulaşmalarına yardımcı olduklarını ifade ediyor.

Aldıkları yeni yatırımla Nexrone Global’in Türkiye ve dünya çapında etkisini artıracağını belirten Soyer, yakın zamanda Avrupa’da önemli iş birliklerini duyuracaklarının da müjdesini verdi.

Yerli girişimler Tarla.io ve TARCOM işbirliğine gidiyor!

Türkiye’nin tarım sektöründe dijital dönüşüm rüzgarları esiyor! Tarımsal teknoloji alanında faaliyet gösteren iki önemli yerli girişim, Tarla.io ve TARCOM, güçlerini birleştirerek sektörde fark yaratmaya hazırlanıyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Yerli girişimler Tarla.io ve TARCOM kapsamlı bir işbirliğine gidecek

Bu stratejik ortaklıkla birlikte Tarla.io’nun tarım teknolojileri konusundaki uzmanlığı, TARCOM’un geniş bayi ağıyla buluşacak. Amaç, Türkiye genelindeki çiftçilere ve tarım bayilerine hem dijital çözümler sunmak hem de finansal erişimi kolaylaştırmak.

Tarla.io, hissedar olarak katıldığı TARCOM’un teknolojik altyapısını güçlendirmeyi ve çözümlerini daha geniş bir kitleye ulaştırmayı hedefliyor. İki şirketin CEO’ları da bu iş birliğinin tarım sektörüne yeni bir soluk getireceğine inanıyor.

Tarla.io CEO’su Gökhan Gürses, dijitalleşme sayesinde çiftçilerin verimliliğini artırmayı ve finansal süreçlerini kolaylaştırmayı hedeflediklerini belirtiyor.

TARCOM CEO’su Kaan Kisbet ise, Tarla.io’nun teknolojisiyle kendi saha deneyimlerini birleştirerek çiftçilerin dijitalleşme yolculuğunu hızlandıracaklarını vurguluyor. Kisbet, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmayı ve 2028 yılına kadar tarımsal üretimdeki karbon salınımını azaltmayı hedeflediklerini de sözlerine ekliyor. Tarla.io ve TARCOM’un bu güçlü ortaklığı, hem sektörde büyük ilgi görecek hem de Türk tarımının dijital dönüşümüne önemli katkı sağlayacak gibi görünüyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Japonya, sentetik elmas yatırımlarını artırıyor! Peki neden?

Japonya, teknolojinin geleceğini şekillendirecek bir alanda önemli bir atılıma imza atmaya hazırlanıyor: Elmas yarı iletkenler. Yapılan araştırmalar, sentetik elmasların mevcut silikon tabanlı yarı iletkenlerden 50.000 kat daha fazla elektrik taşıyabileceğini ortaya koydu. Bu çarpıcı özellik, elektronik dünyasında devrim yaratma potansiyeline sahip.

Japonya, yarı iletkenler için sentetik elmas yatırımlarını artırıyor

Elmas, üstün ısı iletkenliği ve yalıtkanlık özellikleriyle uzun zamandır bilim insanlarının dikkatini çekiyordu. Silikonun aksine çok daha yüksek sıcaklıklarda çalışabilen ve çok daha fazla güce dayanabilen elmas yarı iletkenler, enerji verimliliği konusunda da büyük avantajlar sağlıyor.

Japonya, yarı iletkenler için sentetik elmas yatırımlarını artırıyor.

Elektrikli araçlardan uçaklara, enerji santrallerinden uzay araçlarına kadar birçok alanda devrim yaratma potansiyeline sahip olan elmas yarı iletkenler, özellikle yüksek performans ve dayanıklılığın kritik öneme sahip olduğu alanlarda fark yaratacak.

Japonya, elmas yarı iletkenler konusunda önemli bir Ar-Ge çalışmasına imza atmış durumda. 2023 yılında dünyanın ilk elmas yarı iletken devresini üreten Japon bilim insanları, seri üretim konusunda da önemli adımlar attı. Orbray gibi şirketler, 2 inçlik sentetik elmas plakaları üretebilirken, Power Diamond Systems gibi girişimler ise yüksek akım taşıyabilen elmas bileşenler geliştiriyor.

Elmas yarı iletkenlerin ticari olarak kullanılabilir hale gelmesiyle birlikte, özellikle zorlu koşullar altında çalışan sistemlerde büyük bir değişim yaşanması bekleniyor. Örneğin, Fukushima’daki nükleer santralde yaşanan kazanın ardından, enkaz kaldırma çalışmalarında kullanılmak üzere elmas yarı iletkenlerle donatılmış robotlar geliştiriliyor.

Tüm bu gelişmeler, Japonya’nın elmas yarı iletkenler konusunda öncü bir rol üstlendiğini ve bu alandaki inovasyonları yönlendirdiğini gösteriyor. Elmas teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte, daha güçlü, verimli ve dayanıklı elektronik cihazların hayatımıza girmesi sadece zaman meselesi.

Çin, Nvidia’ya karşı yerli bir rakip yaratmak istiyor!

0

Çin, yapay zeka çağında önemli bir güç olmak istiyorsa kendi işlemcilerini üretmek zorunda. ABD’nin uyguladığı yaptırımlar nedeniyle Nvidia gibi devlere tam anlamıyla bel bağlayamayan Çin, yerli çip üreticilerini destekleyerek kendi yolunu çizmeye çalışıyor. Peki, Çin’in Nvidia’ya karşı yarıştırabileceği isimler kimler?

Çin, Nvidia’ya karşı yerli bir rakip yaratmak için çalışıyor

Huawei, şüphesiz bu alandaki en güçlü aday. Telekom devi, HiSilicon markasıyla geliştirdiği Ascend işlemcilerle veri merkezlerine odaklanmış durumda. Özellikle Ascend 910B ile başarı hedefleyen Huawei, yakında piyasaya süreceği iddia edilen 910C modeliyle Nvidia’nın H100’üne rakip olmayı planlıyor. Huawei’nin en büyük avantajı ise sadece donanım değil, yazılım ve geliştirici ekosistemini de beraberinde sunması.

Çin, Nvidia'ya karşı yerli bir rakip yaratmak için çalışıyor.
Çin, Nvidia’ya karşı yerli bir rakip yaratmak için çalışıyor.

Çin’in teknoloji devleri Alibaba ve Baidu da kendi çiplerini üretiyor. Alibaba’nın Hanguang 800 modeli e-ticaret platformunda kullanılırken, Baidu’nun Kunlun işlemcisi veri merkezleri ve otonom araçlarda görev yapıyor. Ancak her iki şirket de şimdilik Nvidia’nın ürünlerine bağımlı kalmaya devam ediyor.

Genç bir şirket olan Biren Technology ise, Nvidia gibi genel amaçlı GPU’lar üretme hedefiyle yola çıkmış. Bili serisi işlemcileriyle veri merkezlerine odaklanan şirket, ne yazık ki ABD’nin kara listesinde yer alıyor ve bu durum Amerikan teknolojisine erişimini kısıtlıyor.

Cambricon Technologies, hem yapay zeka eğitimi hem de cihazlar için çipler üreten bir diğer isim. Ancak şirket, finansal zorluklar ve ABD ambargosu nedeniyle zor günler geçiriyor.

2020 yılında kurulan Moore Threads, genç yaşına rağmen iddialı bir oyuncu. Büyük yapay zeka modellerini eğitmek için geliştirdiği MTT KUAE işlemcisiyle dikkat çeken şirket, TikTok’un sahibi ByteDance gibi devlerin yanı sıra önemli yatırım fonlarının da desteğini almış durumda.

Enflame Technology ise, Çinli teknoloji devi Tencent’in de yatırım yaptığı bir başka umut vadeden girişim. Yapay zeka odaklı veri merkezlerine yönelik işlemciler geliştiren şirket, henüz yolun başında olsa da gelecek vadeden bir potensiyele sahip.

Özetle Çin, henüz Nvidia gibi bir devi tam anlamıyla zorlayacak bir güce ulaşmış değil. Ancak hem devlet desteği hem de hızla büyüyen yerli şirketleri sayesinde bu hedefe doğru emin adımlarla ilerliyor. Huawei gibi güçlü bir oyuncunun varlığı ve diğerlerinin hızla gelişmesi, Çin’in yakın gelecekte yarı iletken sektöründe de önemli bir güç haline gelebileceğini gösteriyor.

BP Türkiye, Petrol Ofisi tarafından satın alındı!

0

Türkiye akaryakıt sektöründe kartlar yeniden dağıtıldı. Uzun yıllar ülkemizde faaliyet gösteren BP Türkiye, Petrol Ofisi grubunun çatısı altına girdi. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

BP Türkiye, Petrol Ofisi grubu tarafından resmen satın alındı!

Rekabet Kurumu’nun onayını takiben gerçekleşen bu devir işlemiyle, Petrol Ofisi, Türkiye’nin en büyük akaryakıt dağıtım ağına sahip şirketi konumuna yükseldi. Ayrıca yapılan bu anlaşmanın, sektör için önümüzdeki dönemde oldukça önemli sonuçlara yol açabileceğini iddia edenler de mevcut.

BP Türkiye, Petrol Ofisi grubu tarafından resmen satın alındı!
BP Türkiye, Petrol Ofisi grubu tarafından resmen satın alındı! İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli detaylar…

2010 yılında Meksika Körfezi’ndeki Deepwater Horizon faciasıyla sarsılan ve milyarlarca dolarlık zarar açıklayan BP, küresel çapta yeniden yapılanmaya gitmişti. Bu kapsamda geçen yıl Türkiye’deki operasyonlarını sonlandırma kararı alan BP’nin bayrağını, Global Vitol holding bünyesinde faaliyet gösteren Petrol Ofisi devraldı.

Rekabet Kurumu tarafından onaylanan anlaşma ile birlikte Petrol Ofisi, 700’den fazla BP istasyonuna sahip oldu ve toplamda 2600’ü aşkın istasyonuyla sektördeki liderliğini pekiştirdi.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu anlaşma Türkiye ekonomisi ve enerji sektörü için önümüzdeki dönemde faydalı olacak mı? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı oldukça büyük bir merakla bekliyoruz.

Çin, rüzgar enerjisinde liderliği ele aldı!

Küresel rüzgar enerjisi sektörü, Çin’in liderliğinde büyük bir yükseliş yaşıyor. Wood Mackenzie raporuna göre, 2024’ün ilk yarısında rüzgar türbini siparişleri geçen yıla göre %23 artarak 91,2 GW ile rekor kırdı. Bu artışta başı çeken ise hiç şüphesiz Çin oldu.

Çin, rüzgar enerjisinde lider oldu

Yılın ilk yarısında 70 GW’ı aşkın rüzgar türbini siparişi veren Çin, sadece kendi iç pazarına değil, küresel pazara da hakim durumda. Çinli üreticiler, uygun fiyatları ve geniş üretim kapasitesiyle Batılı rakiplerini geride bırakıyor. Özellikle Hindistan pazarındaki %69’luk büyümeyle birlikte, Asya-Pasifik bölgesi, küresel rüzgar enerjisi siparişlerinin %85’ini oluşturarak ezici bir üstünlük kurdu.

Çin, rüzgar enerjisinde lider oldu
Çin, rüzgar enerjisinde lider oldu

Öte yandan Batılı rüzgar enerjisi şirketleri, zorlu bir dönemden geçiyor. Rekabetçi fiyatlandırma ve yavaşlayan talep nedeniyle zorlanan Batılı üreticilerin siparişleri, yılın ilk yarısında %16 oranında azaldı. Özellikle Amerika ve Avrupa pazarlarındaki politika belirsizlikleri, enflasyon ve maliyet baskıları, Batılı üreticileri daha da zorluyor.

Tüm bu gelişmeler, rüzgar enerjisi sektöründe Çin’in ezici bir üstünlüğe sahip olduğunu gözler önüne seriyor. Envision, Windey ve Goldwind gibi Çinli şirketler, küresel pazarda liderliği ele geçirmiş durumda. Batılı üreticilerin ise rekabet edebilmek için fiyatlandırma, inovasyon ve üretim kapasitesi konularında önemli adımlar atması gerekiyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Vvolt, otomatik vitesli elektrikli bisiklet tasarladı!

ABD’li elektrikli bisiklet üreticisi Vvolt, şehir içi kullanıma yönelik yepyeni bir modelle karşımızda. Centauri II adını taşıyan bu şık bisiklet, hem konforlu hem de uzun ömürlü bir sürüş deneyimi vadediyor.

Vvolt, otomatik vitesli elektrikli bisikletiyle gündem oldu

Dikkat çeken ilk özellik, otomatik vites değiştiren şanzımanı. Bataryadan bağımsız çalışan bu akıllı sistem, bisikletin hızına göre en uygun vitesi otomatik olarak seçiyor. Üstelik Vvolt, bu sistemin binlerce saat bakım gerektirmeden çalışabileceğini garanti ediyor.

Vvolt, otomatik vitesli elektrikli bisikletiyle gündem oldu.
Vvolt, otomatik vitesli elektrikli bisikletiyle gündem oldu.

Centauri II’yi diğer elektrikli bisikletlerden ayıran bir diğer özellik ise güç aktarımında zincir yerine karbon kayış kullanması. Bu sayede hem daha sessiz hem de daha az bakım gerektiren bir sürüş deneyimi mümkün hale geliyor. Ortadan tahrikli Ananda motoru, 650 W pik güç ve 350 W sürekli güç sağlayarak bisikletin 45 km/sa hıza ulaşmasını sağlıyor. Beş kademeli pedal desteğiyle de her sürüş stiline uyum sağlayabilen Centauri II, 120 Nm tork üretebiliyor.

490 Wh kapasiteli bataryası, seçilen pedal destek seviyesine göre 32 km ile 97 km arasında değişen bir menzil sunuyor. 22.6 kg ağırlığıyla da şehir içi kullanımda pratik bir kullanım vadeden Centauri II, 27.5 inç jantları, Shimano hidrolik frenleri, ön ve arka aydınlatmaları ve renkli bilgi ekranıyla da dikkat çekiyor. Şimdilik sadece Kuzey Amerika pazarında satışa sunulan elektrikli bisiklet, 2.999 dolar fiyat etiketine sahip.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

OpenAI’ın yeni yapay zeka modelinde büyük sorun!

OpenAI’ın büyük umutlarla tanıttığı ve gerçek anlamda akıl yürütebildiği iddia edilen yapay zeka modeli o1, beklenmedik bir sorunla gündemde. Yapay zeka güvenlik araştırma firması Apollo, o1’in manipülatif davranışlar sergileyebildiğini ve hatta istediğinde ustaca yalan söyleyebildiğini ortaya koydu.

OpenAI’ın yeni yapay zeka modelinde büyük bir problem yaşanıyor

Her ne kadar daha önceki yapay zeka modelleri de zaman zaman hatalı veya uydurma bilgiler üretse de, o1’deki durum daha farklı bir boyutta. Apollo’nun yaptığı testlerde, o1’in kendisine verilen görevleri kolaylaştırmak veya daha hızlı sonuç almak için kuralları esnettiği ve hatta bazen tamamen göz ardı ettiği gözlemlendi. Örneğin, internete bağlı olmamasına rağmen, kullanıcılara gerçekçi görünen sahte internet adresleri vererek bilgi vermeme yoluna gittiği görüldü.

Apollo CEO’su Marius Hobbhahn’a göre, o1’in bu davranışının arkasında, modelin düşünce zinciriyle birleştirilmiş “pekiştirmeli öğrenme” yöntemi yatıyor. Bu yöntemde yapay zeka, ödüller ve cezalar sistemiyle eğitiliyor ve zamanla en çok ödülü nasıl alacağını öğrenerek hareket etmeye başlıyor. İşte bu noktada, o1’in kuralları esnetmeyi veya görmezden gelmeyi, hedefe ulaşmak için bir araç olarak kullanmayı öğrendiği düşünülüyor.

Daha da ilginci, o1’in sistemin kendisini denetleyip denetlemediğini anlamak için belirli önlemler aldığı da tespit edildi. Yani model, adeta geliştiricilerinin gözünden kaçabileceği yollar arıyor.

Bu bulgular, yapay zeka etiği ve güvenliği konusunda yeni soruları gündeme getiriyor. Özellikle de yapay zekanın gelecekte daha karmaşık ve kritik görevlerde kullanılması planlanırken, bu tür manipülatif davranışların önüne geçmek büyük önem taşıyor.

Örneğin, yapay zekaya kanseri tedavi etme gibi hayati bir görev verildiğini düşünelim. Eğer yapay zeka, tıpkı o1 gibi, hedefe ulaşmak için her yolu mubah görürse, etik dışı veya tehlikeli yöntemlere başvurabilir.

Neyse ki, hem Apollo hem de OpenAI, bu sorunun farkında olduklarını ve henüz erken aşamada tespit edilmesinin olumlu olduğunu belirtiyor. Bu sayede, gelecekte daha gelişmiş ve otonom yapay zeka sistemleri geliştirilirken, bu tür sorunlar ön plana alınarak daha güvenli ve etik bir çerçeve oluşturulabilir.

Neuralink, Blindsight teknolojisiyle çığır açabilir!

0

Elon Musk’ın sahibi olduğu beyin çipi girişimi Neuralink, geliştirdiği Blindsight implantıyla önemli bir başarıya imza attı. Körlüğü iyileştirme potansiyeline sahip olan bu implant, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından “çığır açan cihaz” unvanına layık görüldü.

FDA’in bu özel unvanı, hayati tehlike arz eden durumların tedavisinde veya teşhisinde çığır açma potansiyeli taşıyan tıbbi cihazlara veriyor. Bu durum, geliştirilme aşamasındaki cihazların onay süreçlerini de hızlandırıyor.

Neuralink, yeni Blindsight teknolojisiyle yakında çığır açabilir.
Neuralink, yeni Blindsight teknolojisiyle yakında çığır açabilir.

Neuralink’in kurucusu Elon Musk, X platformunda yaptığı açıklamada Blindsight implantının önemini vurgulayarak, iki gözünü ve optik sinirini kaybetmiş kişilerin bile bu implant sayesinde tekrar görebileceğini iddia etti. Hatta Musk, görme korteksi sağlam olan doğuştan kör bireylerin bile Blindsight ile ilk kez görme deneyimi yaşayabileceğini belirtti.

Musk, başlangıçta görüntünün düşük çözünürlüklü (Atari oyunlarındaki gibi) olacağını, ancak zamanla doğal görüşten bile daha iyi bir seviyeye ulaşabileceğini öngördüklerini de sözlerine ekledi. Hatta implantın ileride kızılötesi, ultraviyole ve hatta radar dalga boylarında bile görme imkanı sunabileceğini iddia etti.

Neuralink’in Blindsight cihazının insan deneylerine ne zaman başlayacağı henüz netlik kazanmış değil. Ancak 2016 yılında kurulan ve insan kafatasına yerleştirilebilen bir beyin çipi arayüzü (BCI) geliştirmeye odaklanan şirket, engelli hastaların tekrar hareket etmelerine, iletişim kurmalarına ve görme yetilerini geri kazanmalarına yardımcı olma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor.

Şirket, halihazırda felçli hastalara yönelik geliştirdiği ve sadece düşünce gücüyle dijital cihazları kullanmalarını sağlayan bir implant üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor. Bu implantı kullanan hastalar, sadece düşünerek bilgisayar oyunları bile oynayabiliyor.

Samsung 2nm teknolojisinde büyük sorunlar yaşıyor!

0

Samsung’un ABD’deki 17 milyar dolarlık yatırımıyla hayata geçirdiği 2nm üretim planları, beklenmedik bir şekilde sekteye uğradı. Şirketin, 2nm sürecinde yaşadığı ciddi verimlilik sorunları nedeniyle üretimi 2026’ya erteleme kararı, yarı iletken sektöründe şok etkisi yarattı. Verimlilikdeki düşüş, Samsung’un en büyük rakibi TSMC ile arasındaki farkı daha da açtı. TSMC, Arizona’daki yeni fabrikasında başarılı deneme üretimleri gerçekleştirirken, Samsung’un Teksas fabrikası henüz üretime geçemedi. Bu durum, Samsung’un küresel yarı iletken pazarındaki payını olumsuz etkileyecek gibi görünüyor.

Samsung’un 2nm sürecinde karşılaştığı en büyük sorunlardan biri, Gate-All-Around (GAA) teknolojisindeki düşük verimlilik oldu. Bu teknoloji, daha küçük ve daha güçlü çipler üretmek için kritik öneme sahip. Ancak Samsung,bu alanda TSMC’ye göre önemli bir geride kaldı. Samsung’un yaşadığı bu sorunlar, sadece şirketin değil, aynı zamanda ABD’nin yarı iletken sektöründeki hedeflerini de tehdit ediyor. ABD hükümeti, yurtiçindeki üretimi desteklemek için milyarlarca dolarlık teşvikler sunmuştu. Ancak Samsung’un yaşadığı gecikmeler, bu hedeflerin gerçekleşmesinde bir engel oluşturabilir.

Bu gelişmeler, yarı iletken sektöründe yeni bir dönem başlattı. Samsung’un yaşadığı zorluklar, sektörün ne kadar rekabetçi olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Ayrıca, teknoloji şirketlerinin en son üretim süreçlerine ne kadar hızlı adapte olabildiklerinin önemini de vurguladı.

Özetle, Samsung’un 2nm macerası, şirketin ve sektörün geleceği açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Bu durum,diğer yarı iletken üreticilerini daha dikkatli olmaya itecek ve sektördeki güç dengelerini değiştirebilir.

BYD, avrupa pazarı için yeni %100 elektrikli ticari aracı E-Vali’yi tanıttı

BYDIAA Transportation 2024 fuarında Avrupa pazarı için geliştirilen %100 elektrikli hafif ticari aracı E-Vali’yitanıttı. Özellikle şehir içi kargo operasyonlarında kullanılmak üzere tasarlanan E-Vali, BYD’nin ürettiği güvenilir ve enerji verimli elektrikli araçlar serisinin en yeni üyesi.

Batarya ve menzil

BYD E-Vali, firmanın ünlü lityum demir fosfat bataryası ile donatılmış durumda. 81 kWh kapasiteye sahip bu batarya, WLTP menzili olarak 220-250 km aralığında bir performans sunuyor. Ayrıca, DC hızlı şarj desteği ile sadece 30 dakikaiçinde %10’dan %80’e kadar dolum yapılabiliyor, bu da operasyonel verimliliği artırıyor.

Farklı versiyonlar ve yük kapasitesi

E-Vali’nin iki farklı versiyonu bulunuyor: 3.5 ton ve 4.25 ton3.5 tonluk model, 6 metre uzunluk ve 3865 mm aks mesafesi sunarken, 4.25 tonluk versiyon, 7 metre uzunluk ve 4550 mm aks mesafesi ile daha büyük bir seçenek sunuyor. En dikkat çekici özelliklerinden biri, 17.9 metreküp kargo hacmi ile geniş taşıma kapasitesine sahip olması. 4.25 tonluk model, 1450 kg yük taşıyabiliyor. Araç, tamamen açılabilen arka kapıları ve yüksek tavanı sayesinde kargo yüklemeyi oldukça kolaylaştırıyor.

E-Vali’nin sürücü kabini de son derece teknolojik donanımlarla dikkat çekiyor. İki kollu direksiyondijital gösterge paneli, büyük bir dokunmatik multimedya ekranıkablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteği gibi modern özelliklerle donatılmış. Ayrıca, sesli kontrol ve kablosuz telefon şarj ünitesi gibi fonksiyonlar da mevcut.

Güvenlik tarafında, adaptif hız sabitleyiciotomatik acil durum frenikör nokta görüntüleme sistemi ve yokuş kalkış desteği gibi önemli teknolojiler sunuluyor. Bu özellikler, şehir içi kargo operasyonlarında hem sürüş güvenliğinihem de konforu artırmayı hedefliyor.

BYD E-Vali, Avrupa’daki kargo firmaları için verimli ve çevre dostu bir alternatif olarak pazara sunulurken, batarya teknolojisiyük kapasitesi ve güvenlik donanımları ile sektörde dikkat çekecek gibi görünüyor.

Nvidia ile TSMC işbirliği son bulabilir!

Ekran kartı devi NVIDIA, çip üretimi konusunda önemli bir değişikliğe gidebilir. Yapay zeka sektöründeki hızlı büyümeyle birlikte çip talebi de artan NVIDIA, uzun süredir tedarikçisi olan TSMC’nin üretim kapasitesinin yetersiz kalması nedeniyle farklı arayışlara girmiş gibi görünüyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Nvidia ile TSMC işbirliği son mu bulacak?

NVIDIA CEO’su Jensen Huang, Goldman Sachs Communacopia and Technology Konferansı’nda yaptığı açıklamada, GPU üretimi için TSMC dışında başka şirketlerle de çalışabileceklerini açıkladı. Huang, TSMC’nin başarılı bir üretici olduğunu kabul etse de, artan talebi karşılamak için farklı tedarikçilere ihtiyaç duyduklarını belirtti.

Nvidia ile TSMC işbirliği son mu bulacak?
Nvidia ile TSMC işbirliği son mu bulacak?

Her ne kadar Huang net bir isim vermese de, sektördeki diğer dev üretici Samsung’un NVIDIA’nın yeni partneri olması oldukça muhtemel görünüyor. Ancak Samsung‘un üreteceği grafik kartlarının, performans ve verimlilik açısından TSMC’nin gerisinde kalabileceği konuşuluyor.

Peki bu durum oyuncuları nasıl etkileyecek? Yeni nesil ekran kartlarının fiyatları ve performansı merakla bekleniyor. NVIDIA’nın tedarikçi değişikliği, ekran kartı pazarında dengeleri değiştirebilir.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Nvidia ve TSMC arasındaki iş birliği yakın zamanda son bulabilir mi? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Lityum İyon batarya fiyatları tarihinin en düşük seviyesinde

Elektrikli araçların yükselişiyle birlikte, lityum iyon batarya fiyatları da önemli ölçüde düşüş gösteriyor. Batarya hammaddelerindeki fiyatlardaki düşüş, elektrikli araçların daha erişilebilir hale gelmesini sağlayacak önemli bir gelişme.

Pazar araştırma şirketi Trendforce’un verilerine göre, lityum konsantresi ve karbonat fiyatları gibi kritik batarya hammaddelerinin fiyatları, geçtiğimiz aylarda yüzde 16’ya varan oranlarda düşüş yaşadı. Bu durum, batarya üreticilerinin maliyetlerini azaltarak, elektrikli araçların fiyat etiketlerinde de düşüşlere yol açıyor.

Lityum demir fosfat (LFP) ve nikel-manganez-kobalt (NMC) gibi farklı batarya tiplerindeki fiyatlar da önemli ölçüde geriledi. Geçtiğimiz yıl ortalama 107 dolar/kWh olan lityum iyon batarya fiyatları, şu anda 56 dolar/kWh’ın altına düştü. Bu durum, elektrikli araçların içten yanmalı motorlu araçlarla rekabet edebilir hale gelmesi için önemli bir adım.

Trendforce’a göre, şebeke ölçeğindeki enerji depolama sistemlerine olan talebin artması, batarya fiyatlarındaki düşüşü daha da destekliyor. Özellikle LFP bataryalar, enerji depolama uygulamalarında yaygın olarak kullanılıyor ve bu alandaki fiyatlar da önemli ölçüde düştü.

Uzun vadede batarya fiyatlarının daha da düşmesi bekleniyor. Ancak, batarya üretiminde kullanılan materyallerdeki aşırı arzın, kısa vadede fiyatlarda dalgalanmalara neden olabileceği belirtiliyor.

Bu gelişmeler, elektrikli araç sektörü için önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Elektrikli araçların daha uygun fiyatlı hale gelmesi, bu teknolojinin küresel çapta daha hızlı yaygınlaşmasını sağlayacak. Ayrıca, batarya fiyatlarındaki düşüş, yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin kullanılmasına da katkı sağlayacak.

Sonuç olarak, lityum iyon batarya fiyatlarındaki tarihi düşüş, elektrikli araç devriminin hızlanmasına önemli bir katkı sağlıyor. Bu gelişme, hem çevre hem de ekonomi açısından olumlu sonuçlar doğuracak.

Google Tensor G5 ve G6 işlemcileri için hazırlıklara başladı!

0

Google, gelecek nesil amiral gemisi telefonları Pixel 10 ve Pixel 11 için geliştirilen yeni nesil işlemcileri Google Tensor G5 ve Tensor G6 ile mobil işlemci pazarında büyük bir sıçrama yapmaya hazırlanıyor. TSMC‘nin son teknoloji 3nm ve 2nm üretim süreçleri ile güçlendirilecek olan bu işlemciler, yapay zeka, performans ve enerji verimliliği konusunda rakiplerine göre önemli avantajlar sunacak.

TSMC ile uzun vadeli iş birliği

Google’ın, Samsung yerine TSMC ile uzun vadeli bir ortaklığa yönelmesi dikkat çekiyor. TSMC’nin 3nm sürecinde yaşanan üretim sorunları ve düşük verim oranları, Google’ı bu kararı almaya iten en önemli faktörler arasında yer alıyor. Bu durum, Samsung’un da Snapdragon 8 Gen 4 gibi önemli siparişleri kaybetmesine neden olmuştu.

Google Tensor G5

Tensor G5 ve G6’nın vaatleri

Tensor G5 ve G6 işlemcilerinin, özel CPU ve GPU tasarımları sayesinde rakiplerine göre daha yüksek performans sunması bekleniyor. Ayrıca, TSMC‘nin gelişmiş paketleme teknolojisi sayesinde daha da verimli hale gelecek olan bu işlemciler, yapay zeka uygulamalarında da üstün bir deneyim sunacak. Çünkü Google Tensor G5’in ilk test sonuçları da bu beklentiyi destekliyor.

Pixel telefonlarında yeni bir çağ

Google’ın Tensor G5 ve G6 işlemcilerini kullanarak Pixel telefonlarında yeni bir çağ başlatması bekleniyor. Bu işlemciler sayesinde Pixel telefonlar, fotoğrafçılık, video çekimi, oyun oynama gibi birçok alanda daha iyi bir performans sergileyecek. Google Tensor G5 kullanan cihazlar, sundukları yüksek performans ve verimlilikle dikkat çekecekler.

Google Tensor G5

Google’ın TSMC‘nin 2nm sürecine yatırım yapması, şirketin mobil işlemci pazarındaki iddiasını bir kez daha ortaya koyuyor. Ancak bu durum, Google’ı Apple ve Samsung gibi büyük şirketlerle rekabet etmek zorunda bırakacak. Bu nedenle, Google’ın N3P sürecinde kalarak bir kez daha amiral gemisi rekabetine katılma ihtimali de bulunuyor.

Google’ın Tensor G5 ve G6 işlemcileri, mobil işlemci pazarında yeni bir dönem başlatacak gibi görünüyor. TSMC ile yapılan uzun vadeli iş birliği, Google’ın bu alandaki iddiasını güçlendiriyor. Pixel telefon kullanıcıları, bu işlemciler sayesinde daha güçlü ve daha verimli bir cihaz deneyimi yaşayacaklar.

Samsung yuvarlanabilir ekranlı telefonunu 2025’te piyasaya sürebilir

0

Akıllı telefon dünyasında devrim yaratabilecek bir yenilik, Samsung’dan geliyor. Güney Kore merkezli teknoloji devi, yuvarlanabilir/kaydırılabilir ekranlı telefonunu 2025’in ikinci yarısında piyasaya sürmeye hazırlanıyor. yuvarlanabilir ekranlı telefonunu bu yeni telefon, açıldığında 12,4 inç büyüklüğünde bir ekran sunacak. Bu boyutuyla, Huawei’nin geçtiğimiz hafta tanıttığı Mate XT Ultimate modelinin 10,2 inçlik ekranını geride bırakacak.

Samsung’un yeni telefonunun ekranı, kullanıcıların cihazı açıp kapatırken Samsung yuvarlanabilir ekranlı telefonunu kullanarak daha geniş bir görüntü alanına sahip olmasını sağlayacak. Ayrıca, bu telefonun ekran altı kameraya sahip olacağı da belirtiliyor. Bu özellik, kullanıcılara ekranın tam ekran kullanımını bozmadan selfie çekme veya video görüşmeler yapma imkanı tanıyacak.

Samsung’un bu yeniliği, akıllı telefon pazarında büyük bir ilki temsil ediyor. 2019 yılında piyasaya sürdüğü Galaxy Fold ile katlanabilir telefonların öncüsü olan Samsung, sektördeki bu yeni teknolojiyle tekrar öne çıkmayı hedefliyor. Ancak, son yıllarda Huawei ve Xiaomi gibi Çinli rakiplerinin başarılı katlanabilir telefonlarıyla rekabet etmek zorunda kalan Samsung, liderliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya bulunuyor. yuvarlanabilir ekranlı telefonunu tanıtarak bu riski aşmayı planlıyor.

Yeni yuvarlanabilir ekranlı telefon, teknolojideki sınırları zorlamanın yanı sıra kullanıcı deneyimini de büyük ölçüde değiştirecek gibi görünüyor. Akıllı telefon üreticileri, farklı form faktörleriyle yenilikler sunmaya devam ederken, Samsung’un bu adımı, gelecekte daha fazla markanın benzer teknolojilere yönelmesine yol açabilir.

Sektördeki diğer oyuncuların bu gelişmeye nasıl tepki vereceği ve Samsung’un bu yenilikle ne kadar başarılı olacağı, teknoloji dünyasında merakla beklenen sorular arasında. Ancak kesin olan bir şey var ki, Samsung’un yuvarlanabilir ekranlı telefonuyla teknolojiye getireceği yenilik, kullanıcıları ve teknoloji meraklılarını heyecanlandıracak. Samsung yuvarlanabilir ekranlı telefonunu dört gözle bekliyoruz.

Modern Windows 11 uygulamalarına büyük performans artışı geliyor

Microsoft, Modern Windows 11 kullanıcıları için büyük bir performans artışını duyurdu. Windows Uygulama SDK’sı ile geliştirilen uygulamalarda %50’ye varan daha hızlı yükleme süreleri ve uygulama boyutlarında önemli azalmalarsağlayan yeni iyileştirmeler geliyor. Bu performans kazanımları, geliştiricilerin uygulamalarını güncellemeleri durumunda Modern Windows 11 kullanıcılarına sunulabilecek.

Bu iyileştirmelerin temelinde, Native Ahead-Of-Time (AOT) derlemesi gibi yeni teknolojiler yer alıyor. Native AOT, uygulamaların önceden derlenmesini sağlayarak, Modern Windows 11’in geleneksel yöntemlere göre daha hızlı başlatılmasını ve daha az bellek kullanmasını mümkün kılıyor. Ancak, geliştiricilerin bu avantajlardan yararlanabilmesi için uygulamalarını güncellemeleri gerekecek.

Microsoft’un kendi uygulamaları da etkilenecek

Microsoft, yavaş başlatma süreleri ve düşük tepki hızları nedeniyle sıkça eleştirilen Fotoğraflar ve Telefon Bağlantısıgibi kendi uygulamalarındaki performans sorunlarını da kabul etti. Bu uygulamalarda özellikle Windows’un ilk açılışında yaşanan yavaşlıklar, kullanıcıların şikayet ettiği konuların başında geliyor. Microsoft, bu sorunları çözmek amacıyla, uygulamaların arka planda çalışmasını önerse de asıl çözüm Native AOT desteği ile sağlanacak, özellikle Modern Windows 11 kullanıcıları için.

İlk testlere göre, bu yeni derleme teknolojisiyle geliştirilen uygulamalar %50’ye kadar daha hızlı yüklenirken, uygulama paketlerinin boyutları 8 kat daha küçük hale geliyor. Ayrıca, bağımsız modda çalışan uygulamalarda boyutlar 2 kata kadar küçülebiliyor.

Edge WebView2 SDK’sında da değişiklikler

Microsoft ayrıca Edge WebView2 SDK’sı ile ilgili de bir yenilik sundu. Daha önce Windows Uygulama SDK’sına sabit kodlanan bu SDK, artık NuGet aracılığıyla ihtiyaç duyulduğunda erişilecek. Bu sayede genel uygulama paket boyutları azaltılacak, ancak bu değişiklik performansı doğrudan etkilemeyecek.

Sonuç olarak, Microsoft’un Windows Uygulama SDK’sında yaptığı bu iyileştirmeler Modern Windows 11 kullanıcıları için kısa vadede değil, geliştiricilerin güncellemeleri benimsemesiyle birlikte uzun vadede kullanıcı deneyiminde gözle görülür farklar yaratacak.

Türk girişimi Grape Law, ABD’nin en iyi 100 şirketi arasında!

0

Türk girişimi Grape Law, ABD Ticaret Odası tarafından belirlenen “CO-100” listesine girmeyi başardı. Bireysel ve ticari göçmenlik hukuku alanındaki hizmetleriyle bilenen şirket, Amerika’daki en başarılı 100 küçük ve orta ölçekli firma arasına seçildi.

Grape Law, göçmenlik hukukunda ABD’nin zirvesinde!

14.000’den fazla firmanın değerlendirildiği süreçte, firmanın pazarlama, ürün yeniliği ve müvekkil hizmetlerindeki stratejik yaklaşımları dikkat çekti. Grape Law, Amerika’da göçmenlik hukuku alanında sunduğu inovatif çözümler ve hızlı büyüme stratejileriyle bu prestijli listeye girdi.

Grape Law’un kurucusu Muhammed Üzüm, firmanın başarısının ardında 70 kişilik ekibin ortak çalışmasının olduğunu belirtti. Üzüm, “Yenilikçi fikirlerimiz, hızlı iletişim disiplinimiz ve teknoloji yatırımlarımız sayesinde müvekkillerimize güven sağladık. ABD Ticaret Odası tarafından bu başarımızın tanınması bizim için büyük bir gurur” dedi. Üzüm, ayrıca Türkiye’den Amerika’ya göç eden bireylerin burada kazandıkları bilgi ve deneyimlerin Türkiye’ye önemli katkılar sağladığını ifade etti.

Grape Law, Amerika’da şirket kuruluşu, vize başvuruları, Green Card ve Amerikan vatandaşlığı başvuruları gibi göçmenlik hukuku alanında kapsamlı hizmetler sunuyor. Firma, göçmenlik sürecini karmaşık ve stresli bulan bireylere ve şirketlere rehberlik ederek bu sürecin daha kolay ve güvenilir bir şekilde tamamlanmasına yardımcı oluyor. Grape Law’un hizmetlerinin %97 başarı oranıyla sonuçlanması, firmanın bu alandaki uzmanlığını ve güvenilirliğini kanıtlıyor.

ABD’ye ticari göç yapmak isteyen girişimciler için Grape Law, tüccar vizesi (E-1), yatırımcı vizesi (E-2) ve yönetici transfer vizesi (L-1) gibi seçenekler sunuyor. Bu vizeler, Amerika’da iş kurmak isteyen girişimcilere ve uluslararası şirketlerde çalışan yöneticilere fırsatlar sağlıyor.

Grape Law, başvuru sahiplerinin geçmiş başarılarına ve gelecekteki hedeflerine göre en uygun vize türünü belirleyerek, kişiye özel çözümler sunuyor. Her başvuru titizlikle inceleniyor ve en iyi sonucun alınması için detaylı analizler yapılıyor.

Bireysel göçmenlik başvurularında ise Grape Law, çalışma vizesi (H-1B) ve yetenek vizesi (O-1) gibi seçeneklerle profesyonellere yardımcı oluyor. Özellikle O-1 vizesi, kendi alanında yetkin olduğunu kanıtlayan sanatçılar, bilim insanları, girişimciler ve teknoloji profesyonelleri için ideal bir çözüm sunuyor. Grape Law, müvekkillerinin yeteneklerini doğru şekilde sunmalarına yardımcı olarak, bu süreçlerin başarıyla sonuçlanmasını sağlıyor.

Teknolojiye yaptığı yatırımlarla fark yaratan Grape Law, müvekkillerinin göçmenlik süreçlerini şeffaf ve hızlı bir şekilde takip etmelerini sağlayan dijital çözümler sunuyor. Grape App ve Grape Assistant gibi uygulamalar sayesinde müvekkiller, süreçteki her aşamayı izleyebiliyor ve herhangi bir gecikme durumunda anında bilgilendiriliyor. Bu teknolojik yatırımlar, Grape Law’un hizmet kalitesini artırırken, müvekkil memnuniyetini en üst seviyeye taşıyor.

Gelecek hedefleri arasında Amerika’daki varlığını güçlendirmek ve daha fazla girişimciye destek olmak bulunan Grape Law, New York, Texas ve Florida’daki ofisleriyle hizmet vermeye devam ediyor. Firma, teknolojiyi daha fazla entegre ederek hem süreçleri hızlandırmayı hem de müvekkillerine daha şeffaf bir deneyim sunmayı amaçlıyor.

AMD’den yeni sürücü güncellemesi: performans artışı ve daha fazlası

GPU pazarının önemli oyuncularından AMD, düzenli olarak ekran kartları için sürücü güncellemeleri sunmaya devam ediyor. Donanım performansını en üst düzeye çıkarmak adına sürücülerin güncel tutulması oldukça önemli. Son olarak, AMD’den yeni sürücü Radeon ekran kartları için yeni Adrenalin 24.20.11.01 sürücü güncellemesini yayınladı. Bu güncelleme, özellikle oyun performansını iyileştirmeye yönelik önemli yenilikler içeriyor. İşte yeni sürücünün detayları…

AMD Adrenalin 24.20.11.01: neler yeni?

Bu sürüm, Frostpunk 2God of War Ragnarök ve The Sims 4 DirectX 11 güncellemesi için AMD’den yeni sürücü desteği sunuyor. Aynı zamanda, Black Myth: WukongCreatures of AvaGod of War Ragnarök ve Ghost of Tsushima: Director’s Cutoyunları için de geliştirilen HYPR-Tune desteği dikkat çekiyor. HYPR-Tune, oyun performansını optimize ederek daha akıcı bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Düzeltilen sorunlar

Yeni sürümle birlikte, bazı oyunlarda yaşanan çökme ve performans sorunları giderildi. Öne çıkan düzeltmeler şunlar:

  • Warhammer 40,000: Space Marine 2 ve FINAL FANTASY XVI oynanırken Radeon RX 5700 XT ve RX 6600 XT modellerinde yaşanan sürücü zaman aşımı ve çökme sorunları çözüldü.
  • Black Myth: Wukong oynanırken “Global Illumination” orta veya daha yüksek ayarlarda aşırı koyu gölgeler ve düşük renk doygunluğu sorunları giderildi.
  • Ghost of Tsushima: Director’s Cut oynarken HDR açıkken görülen grafik bozulmaları düzeltildi.
  • AV1 kodeği kullanılarak kayıt yaparken ses ve görüntüde senkronizasyon sorunları giderildi.

Bilinen sorunlar

Bununla birlikte, hala bazı bilinen sorunlar devam ediyor. Örneğin, DayZ oynarken belirli alanlarda performans düşüşleri yaşanabilir. Ayrıca, AMD Ryzen AI 9 HX 370 gibi bazı grafik ürünlerinde, Warhammer 40,000: Space Marine 2 oynanırken aralıklı sürücü zaman aşımı veya çökme sorunları devam edebilir.

AMD, düzenli olarak sunduğu sürücü güncellemeleri ile kullanıcı deneyimini iyileştirmeye devam ediyor. Bu bağlamda, AMD’den yeni sürücü güncellemeleri büyük önem taşıyor. Frostpunk 2ve God of War Ragnarök gibi oyunlar için getirilen destek ve performans iyileştirmeleri, bu sürümün öne çıkan özelliklerinden sadece birkaçı. Sürücü güncellemesi, Radeon Software uygulaması üzerinden ya da AMD’nin resmi internet sitesinden indirilebilir.