Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 557

Kurban Bayramı’nda dijital ödemeler rekor kırdı!

Kurban Bayramı’nda dijital ödemelerin yükselişi gözler önünde bir kez daha belirginleşti. Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. (BKM) tarafından paylaşılan veriler, bu yıl gerçekleştirilen 132,3 milyar TL’lik kartlı ödeme tutarının, geçen yıla göre %93’lük bir artış gösterdiğini ortaya koydu.

216 milyon kartlı işlemle gerçekleşen bu rekor rakam, Türkiye’de ödeme alışkanlıklarının dijitalleşmesinin hızla ilerlediğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. BKM’nin geliştirdiği yerli ve milli kart şeması TROY, BKM Express dijital cüzdanı ve çevrimiçi ödeme doğrulama sistemleri gibi yenilikçi çözümler bu artışta önemli rol oynuyor.

Arife Günü harcama rekoru kırıldı  

Bankalararası Kart Merkezi raporuna göre, Kurban Bayramı’nda en yoğun gün olan Arife günü, 45,4 milyar TL’lik işlemle toplam harcamaların neredeyse yarısını oluşturdu. En fazla işlem ise akşam saatlerinde, 18:00-19:00 arasında gerçekleşti.

Sektörel bazda incelendiğinde, 29,4 milyar TL ile marketler en fazla harcamanın yapıldığı sektör olarak öne çıktı. Giyim, akaryakıt istasyonları, yemek ve çeşitli gıda sektörleri ise sırasıyla %12, %10, %10 ve %8’lik paylara sahip.

Giyim, akaryakıt istasyonları, yemek ve gıda sektörleri harcamaları

Kuyumcular sektörü önde 

Kurban Bayramı’nda en dikkat çekici artış ise Kuyumcular sektöründe görüldü. Geçen yıla göre %137’lik bir artışla 1,7 milyar TL’lik harcama gerçekleşti. Giyim sektörü %127’lik artışla 15,6 milyar TL’ye ulaşırken, Market sektörü %110’luk artışla 29,4 milyar TL’ye ulaştı.

Kurban Bayramında En Fazla Kartlı
Ödeme Artışı Görülen Sektörler

Kurban Bayramı’nda yapılan harcamaların %94’ü yurtiçinde, %6’sı yurtdışında gerçekleşti. Yurtiçi harcamalar geçen yıla göre %94’lük bir artışla 124,4 milyar TL’ye ulaşırken, yurtdışı harcamalar %84’lük bir artışla 7,9 milyar TL’ye ulaştı. Bu veriler, yerli turizm ve yerli üretime olan ilginin arttığını gösteriyor.

BKM tarafından hazırlanan Kurban Bayramı Kartlı Ödeme Verileri raporunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Samsung, İngiltere merkezli bilgi grafiği girişimini alıyor!

Şimdi Samsung, söz konusu AI tekliflerini güçlendirmek için bilgi grafikleri ekliyor. Koreli teknoloji devi kenar aygıtlarda konuşlandırılabilen bir AI akıl yürütme motoru geliştiren İngiltere merkezli bir bilgi grafiği girişimi olan Oxford Semantic Technologies’i açıklanmayan bir bedel karşılığında satın alacağını söyledi.

Oxford Üniversitesi’nden çıkan girişim, 2017 yılında profesörler Ian Horrocks, Boris Motik ve Bernardo Cuenca Grau tarafından kuruldu. Şirket, bilgi grafiği ve anlamsal akıl yürütme motoru RDFox’un bir organizasyonun verilerini makine tarafından okunabilir bilgiye dönüştürebileceğini; daha sonra kurallara dayalı yapay zeka kullanarak gelişmiş arama sonuçları ve öneriler gibi daha iyi kullanıcı deneyimleri sağlamak için kullanılabileceğini söylüyor.

Bilgi grafikleri, gerçek dünya varlıkları olan insanlar, nesneler, olaylar, senaryolar veya kavramlar hakkındaki verileri organize ve temsil etmek için bir grafik yapısı kullanır; ayrıca bunların ilişkilerini göstermek için de kullanılır. Örneğin Google, arama sonuçlarını, özellikle de bilgi panelini desteklemek için bu teknolojiyi kullanmaktadır.

Oxford Semantic Technologies, yazılımının şirketlerin veri işlemeyi iyileştirmesine ve hem bulutta hem de uç cihazlarda gelişmiş akıl yürütmeyi desteklemesine yardımcı olduğunu söyledi. Girişim, uygulamalarının tıbbi teşhislere yardımcı olmaktan otonom araç güvenliği için haritaları entegre etmeye, mali suçları tespit etmeye ve ürün yapılandırmaları önermeye kadar uzandığını söylüyor.

Bu satın alma Samsung’a, dağınık bilgileri veya farklı hizmet ve uygulamalardan gelen bağlamı bir araya getirerek kişiselleştirilmiş bir kullanıcı deneyimi sunmasını sağlayacak olan girişimin yapay zeka ve kişisel bilgi grafiği motorlarına erişim sağlıyor. Verilerin cihazda güvenli bir şekilde saklanacağı belirtildi. Samsung, bu teknolojinin sadece mobil cihazlara değil, televizyonlar ve ev aletleri gibi tüm ürünlerine uygulanabilir olduğunu ekledi.

Samsung, yatırım kolu aracılığıyla Oxford Semantic’e halihazırda yatırım yapıyor ve 2018’den beri girişimle çeşitli projelerde çalışıyor. Oxford Science Enterprises da firmaya yatırım yapmış durumda.

Oxford Semantic Technologies CEO’su Peter Crocker, yaptığı açıklamada “Samsung ile çalışmaktan mutluluk duyuyoruz. Samsung’un kullanıcı deneyimi ve veri konusundaki uzmanlığını ileri düzey bilgi grafiği ve akıl yürütme teknolojimizle birleştirerek Samsung müşterilerine daha sofistike kişiselleştirme sunacağız. Ayrıca, Samsung ile RDFox geliştirmek ve daha büyük bir grubun parçası olmak, tüm müşterilerimize daha iyi bir ürün, hizmet ve destek sağlayacaktır.” dedi.

İhsan Sabancı kimdir?

0

İhsan Sabancı, Türk iş dünyasında önemli bir yere sahip olan Sabancı ailesinin bir üyesidir. 1931 yılında Kayseri’de doğmuştur. Sabancı ailesi, Türkiye’nin önde gelen sanayi ve ticaret devlerinden biridir. İhsan Sabancı, genç yaşlardan itibaren ailenin iş dünyasındaki faaliyetlerine katılmıştır.

İhsan Sabancı ve çalışma alanları

Eğitimini tamamladıktan sonra Sabancı Holding’in çeşitli kademelerinde görev almıştır. Özellikle tekstil ve ticaret alanlarında önemli projelere imza atmıştır. İhsan Sabancı’nın liderlik ettiği projeler, holdingin büyümesine ve çeşitlenmesine büyük katkı sağlamıştır. Ailenin iş dünyasındaki varlığını güçlendirmiştir.

Sabancı ailesi, Türkiye ekonomisinin gelişiminde önemli bir rol oynamıştır. İhsan Sabancı, bu süreçte aktif olarak yer almıştır. 1960’lı yıllarda Sabancı Holding’in hızla büyümesine katkıda bulunmuştur. Aile şirketinin yöneticisi olarak, birçok sanayi tesisinin kurulmasında rol oynamıştır. Bu tesisler, Türkiye’nin sanayi altyapısının güçlenmesine yardımcı olmuştur.

Sabancı, iş dünyasındaki başarılarının yanı sıra sosyal sorumluluk projelerine de önem vermiştir. Sabancı Vakfı’nın kurulmasına katkıda bulunmuş ve vakfın eğitim, sağlık ve kültür alanındaki projelerini desteklemiştir. Vakıf, Türkiye’nin dört bir yanındaki insanlara destek sağlamış ve toplumun gelişimine katkıda bulunmuştur.

Sabancı, iş dünyasında gösterdiği başarılarla birçok ödül almıştır. Türkiye’nin en saygın iş insanlarından biri olarak tanınmıştır. Böylelikle onun liderliğinde Sabancı Holding, ulusal ve uluslararası arenada önemli bir konuma gelmiştir.

Sonuç olarak, Sabancı, Türk iş dünyasında derin izler bırakan bir isimdir. Ayrıca Sabancı ailesinin iş dünyasındaki başarılarına büyük katkı sağlamıştır. Sosyal sorumluluk projeleriyle de topluma değer katmıştır. Sabancı’nın hikayesi, iş dünyasında başarılı olmak isteyenler için ilham kaynağıdır. Onun azmi ve liderliği, genç girişimciler için örnek teşkil etmektedir.

Siber güvenlik uzmanlığı eğitimiyle kariyerinize yatırım yapın!

Teknolojinin gelişimiyle birlikte siber saldırılar ve dijital tehditler de artış gösteriyor. Bu nedenle, siber güvenlik alanında uzmanlaşmak her zamankinden daha önemli hale geldi. Co-Founder Academy, 100 saatlik Siber Güvenlik Uzmanlığı eğitim programı ile katılımcılara hem teorik hem de pratik bilgi kazandırarak profesyonel kariyerlerine destek olmayı amaçlıyor. İlk dersiniz ücretsiz; eğitim programımızı deneyimleyerek kararınızı daha kolay verebilirsiniz!

Eğitim İçeriği

  • Siber Güvenliğin Temelleri: Prensipler, politikalar ve standartlar hakkında kapsamlı bilgi edinin.
  • Ağ Güvenliği: Protokoller, güvenlik duvarları, VPN ve IDS/IPS sistemleri ile ağınızı koruyun.
  • Zararlı Yazılım Analizi: Zararlı yazılım türleri, analiz teknikleri ve etkili karşı önlemler konusunda bilgi sahibi olun.
  • Etik Hacking ve Penetrasyon Testi: Hacking prensipleri, kullanılan araçlar, metodolojiler ve raporlama teknikleri ile pratik yapın.
  • Siber Olay Müdahalesi: Saldırı tespiti, müdahale stratejileri ve kurtarma süreçleri üzerine eğitim alın.

Program Detayları

Program, Linux ve Windows işletim sistemlerinden başlayarak network güvenliği, Fortigate Firewall, siber saldırı önleme, zararlı yazılım tespiti, bilgi güvenliği ve kriptografi gibi geniş bir konuları kapsamaktadır. Bu kapsamlı eğitim, siber güvenlik alanında derinlemesine bilgi ve pratik deneyim kazandırarak sizi sektördeki zorluklara karşı hazırlıklı hale getirecektir.

Kimler Katılabilir?

Bilgi teknolojileri ve güvenlik alanında kariyer yapmak isteyenler, mevcut güvenlik uzmanları ve IT profesyonelleri, IT ve güvenlik departmanlarında çalışan veya çalışmak isteyen bireyler bu programa katılabilirler. Bu program, profesyonel becerilerinizi geliştirerek kariyerinizde fark yaratmanıza yardımcı olacaktır.

Sertifika ve Akreditasyon

Eğitim sonunda, Co-Founder Academy tarafından dijital sertifikalar verilecektir. Ayrıca, uluslararası geçerliliği olan siber güvenlik sertifikalarına hazırlanmış olacaksınız ve sektörde önemli bir avantaj elde edeceksiniz. 🏆

Ödeme Kolaylığı

Peşin fiyatına 3 taksit seçeneği ile ödeme kolaylığı sunulmaktadır. 💳 Bu sayede, eğitim daha erişilebilir hale geliyor.

Son Başvuru Tarihi

Başvurular, 2 Ağustos 2024 tarihine kadar devam edecektir.

Dijital tehditlere karşı güçlü bir savunma kurun ve siber güvenlik alanında lider olun! Şimdi başvurun ve kariyerinizin güvenliğini sağlayın. Eğitim programımızla ilgili daha fazla bilgi almak veya sorularınızı sormak için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin! 🔐

İletişim Bilgileri: [[email protected]]

Meta, tepki aldığı ülkede yapay zeka aracının kullanımını durdurdu!

Bu hamle, Facebook’un Brezilya’da AI ürünlerini geliştirme çabalarına büyük bir darbe vuruyor. Brezilya, 200 milyondan fazla nüfusu ile Meta için önemli bir pazar konumunda.

Resmi belgede belirtilen gerekçeye göre, Brezilya otoritesi bu önleyici tedbirin “temel hakların koruyucularına ciddi zarar ve onarılması zor veya imkansız hasar verme riskinin” aciliyeti nedeniyle alındığını ifade etti. ANPD, Meta’nın uyumsuzluk durumunda günlük yaklaşık 10.000 dolar para cezası ile karşı karşıya kalacağını duyurdu.

Meta, yaptığı açıklamada kararı doğruladı. Bir şirket sözcüsü, yaptığı açıklamada “ANPD’nin genAI ile ilgili sorularını ele almak için Brezilya’da daha önce aktif olan genAI özelliklerini askıya almaya karar verdik.” dedi. Bu karar, Meta’nın Brezilya’daki AI geliştirme planlarına önemli bir darbe vururken, şirketin diğer pazarlardaki faaliyetlerine de etki edebilir.

Meta, yıllardır ABD ve diğer pazarlarda kullanıcı tarafından oluşturulan içerikleri kullanarak yapay zeka eğitimini sürdürüyor. Ancak Mayıs ayında, İrlanda Veri Koruma Komisyonu’nun bu planlara karşı çıkmasının ardından; şirket, Avrupa ve Birleşik Krallık’taki yapay zeka modellerini eğitme planlarını da durdurmak zorunda kalmıştı.

Bu karar, sosyal medya devinin, küresel çapta yapay zeka alanındaki faaliyetlerini sürdürürken veri gizliliği ve kullanıcı haklarına daha fazla önem vermesi gerektiğini gösteriyor. Şirket, Brezilya’daki ANPD ile işbirliği yaparak bu sorunları çözmeyi ve AI araçlarını yeniden kullanıma sunmayı hedefliyor.

Ancak bu süreç, Meta’nın veri gizliliği politikalarını gözden geçirmesi ve olası yasal düzenlemelere uyum sağlaması gerektiğini de ortaya koyuyor. Meta’nın bu tür engellerle başa çıkma stratejisi, gelecekteki AI gelişmeleri için belirleyici olabilir.

Hamdi Ulukaya ve girişimcilik hikayeleri

0

1972 yılında Erzincan’da doğmuştur. Erzincan’da bir çiftlikte büyüyen Ulukaya, aile mesleği olan peynircilik ile genç yaşlarda tanışmıştır. 1994 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne göç ederek iş hayatına atılmıştır.

Ulukaya, ABD’de küçük bir peynir fabrikası kurarak iş dünyasına ilk adımını atmıştır. 2005 yılında New York’ta iflas eden bir yoğurt fabrikasını satın almıştır. Burada Chobani markasını yaratmıştır. Chobani, kısa sürede Amerika’nın en popüler yoğurt markalarından biri olmuştur. Ulukaya, “yoğurt devrimi” olarak adlandırılan bu başarıyla büyük takdir toplamıştır.

Hamdi Ulukaya kimdir?

Chobani, sadece lezzetiyle değil, üretim süreçlerindeki kalite ve yenilikçi yaklaşımıyla da dikkat çekmiştir. Ulukaya, doğal ve sağlıklı ürünlere odaklanarak geniş bir tüketici kitlesi edinmiştir. Ayrıca, işçilerine sağladığı adil çalışma koşulları ve sosyal sorumluluk projeleriyle de öne çıkmıştır. Çalışanlarının yüzde 10’una Chobani hissesi vermesi, iş dünyasında takdirle karşılanmıştır.

Hamdi Ulukaya, iş dünyasındaki başarısının yanı sıra sosyal sorumluluk alanında da aktif bir rol üstlenmiştir. Ayrıca 2016 yılında “Ulukaya Girişimi”ni kurarak mültecilere ve göçmenlere yardım etmeye başlamıştır. Bu girişim, mültecilerin iş hayatına kazandırılması ve entegrasyonlarına destek olmayı amaçlamaktadır. Ulukaya, Forbes dergisinin “Dünyanın En Güçlü İşadamları” listesinde yer almış ve birçok ödül kazanmıştır.

Sonuç olarak, Hamdi Ulukaya, girişimcilik ruhu, iş dünyasındaki başarıları ve topluma olan katkılarıyla örnek bir isimdir. Chobani markası ile elde ettiği başarı, onun azmi ve yenilikçi yaklaşımının bir göstergesidir. Ulukaya’nın hikayesi, genç girişimciler için ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Mültecilere ve göçmenlere yönelik çalışmaları, toplumsal sorumluluk bilincinin güzel bir örneğidir.

  • 2016 yılında mültecilere ve göçmenlere yardım etmek amacıyla kuruldu.
  • Mültecilerin iş hayatına kazandırılması ve entegrasyonlarına destek sağlamayı hedefledi.
  • Girişim kapsamında çeşitli projeler ve destek programları hayata geçirildi.

Tesla’da 4680 hücreli pil krizi

Elon Musk’ın liderliğindeki Tesla, firmanın kendi bünyesinde geliştirdiği 4680 hücreli bataryalarda nihai üretim miktarına ulaşmakta zorlanıyor. Elektrikli otomobillerin uzun yolculuklar için yeterli enerjiyi sağlaması, kapasitesini koruması ve hızlı şarj olabilmesi için bataryaların kritik öneme sahip olduğu biliniyor. Tesla’nın bu sorunları çözmeyi hedeflediği 4680 hücreli bataryalar, geliştirilme aşamasında çeşitli zorluklarla karşılaşıyor.

Tesla, 4680 bataryalarını ilk olarak 2020 yılında tanıttı ve bu bataryaların daha düşük maliyet, daha fazla menzil ve daha hızlı şarj sağlayacağını vaat etti. Ancak, aradan geçen süreye rağmen firma, hedeflenen üretim miktarlarına ulaşamadı. Şu anda 4680 hücreleri yalnızca 100.000 dolarlık Cybertruck modellerinde kullanılıyor ve üretim kapasitesi gigawatt-saat ölçeğinde artsa da planlanan hacmin çok altında kalıyor.

4680 batarya hücreleri, adını 46 milimetrelik çapı ve 80 milimetrelik uzunluğundan alıyor. Musk, Tesla’nın batarya ekibine yıl sonuna kadar sorunları çözmeleri için talimat verdi. Ekipten, maliyetleri düşürmeleri ve önemli inovasyonlardan birini ölçeklendirmeleri bekleniyor. Ayrıca, bataryaların kullanım sırasında kendi üzerlerine çökmesine neden olabilecek teknik soruna da çözüm bulunması gerekiyor.

Eğer Tesla’nın 4680 ekibi bu sorunları çözemezse ve maliyet etkin bir şekilde bataryaları ölçeklendiremezse, Musk’ın projeyi sonlandırabileceği belirtiliyor. Bu durum, Tesla için büyük bir geri adım anlamına gelebilir. Şirket, 2019 yılında Maxwell Technologies’i satın alarak kuru kaplama süreci gibi devrim niteliğindeki teknolojilere önemli yatırımlar yapmıştı.

Tesla, yıl sonundan önce tamamen kuru elektrot kullanan 4680 bataryayı seri üretime geçirmeyi ve pazara sunmayı hedefliyor. Ancak, bu hedeflere ulaşılabilmesi için önlerindeki zorlukların aşılması gerekiyor. Tesla ve Elon Musk, elektrikli araç sektöründeki öncü konumlarını koruyabilmek için bu önemli adımı başarıyla tamamlamak zorunda.

OTO, 8 milyon dolar yatırım aldı!

0

Türkiye ve MENA bölgesinin önde gelen kargo yönetim platformu OTO, Sanabil Investments liderliğinde gerçekleştirilen Seri A finansman turunda 8 milyon dolarlık yatırım aldı. Bu turda Sadu Capital, Iliad Partners, Propeller ve Soma Capital da yer aldı. Daha önce MEVP, Derayah Ventures ve 500 Global gibi risk sermayesi fonlarından ve melek yatırımcılardan 3,3 milyon dolar yatırım alan OTO, bu yeni finansman ile büyüme yolculuğunu hızlandırıyor.

OTO, bu yatırımı Türkiye, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki faaliyetlerini genişletmek ve güçlendirmek için kullanmayı hedefliyor. Platform, KOBİ’ler ve online perakende firmalarına sunduğu yeni özellikler ve geliştirmelerle, daha hızlı ve verimli gönderi deneyimleri sunmayı amaçlıyor.

OTO’nun sunduğu teknolojik çözümler paketi, firmaların kargo ve depolama süreçlerini sorunsuz bir şekilde yönetmelerini, kargolarını göndermelerini, takip ve analiz etmelerini sağlıyor. Platform, 250’den fazla yerli ve uluslararası kargo şirketi ve e-ticaret platformu ile doğrudan entegrasyon sağlıyor. Bu entegrasyon sayesinde, kargo sürecinin her aşaması senkronize edilip otomatikleştiriliyor ve operasyonlar kolaylaştırılarak verimlilik artırılıyor. Firmalar, kendi kargo sözleşmelerini OTO hesaplarına bağlayabiliyor veya OTO’nun rekabetçi fiyatlarıyla doğrudan kargo etiketi satın alabiliyorlar.

OTO Kurucu Ortağı ve CEO’su Mohammad AlRazaz, “Bu finansman, ekibimizin adanmışlığı doğrultusunda kargo ve lojistik sektörünü dönüştürme vaadimizin bir kanıtıdır. Firmaların operasyonlarını kolaylaştırmalarına ve lojistik operasyonlarını benzersiz bir verimlilikle yönetmelerini sağlayan yenilikçi çözümler sunmaya odaklandık,” dedi.

Sanabil Investments sözcüsü ise, “OTO, son birkaç yılda kargo sektöründe önemli bir etki yarattı ve akıllı sevkiyat çözümlerine olan talebi artırdı. OTO, her büyüklükteki şirketin lojistik ihtiyaçlarını karşılamasına yardımcı olmak için tam entegre işlevlere sahip bir platform oluşturdu. Bölgedeki büyüme planlarını desteklemek için onlarla ortaklık yapmaktan heyecan duyuyoruz,” şeklinde konuştu.

OTO, müşteri kitlesini önemli ölçüde büyüterek şu anda platformunda 10.000’den fazla yerel ve uluslararası markayı destekliyor. Şirket, bir önceki yıla göre gelirini iki katına çıkardı ve gerçekleştirdiği siparişlerde önemli bir büyüme kaydetti.

OTO’nun Kurucu Ortağı ve CTO’su Furkan Uzar ise, “Bu finansman bizi internetin kargo gönderi platformu olma vizyonumuza doğru ilerletiyor. Yeni finansmanla satış kanalları ve kargo tedarikçileri arasındaki teknoloji açığını kapatarak büyümemizi hızlandıracak ve müşterilerimize daha da kolaylaştırılmış kargo çözümleri sunacağız,” dedi.

Gulf Cooperation Council (GCC) e-ticaret pazarı, 2025 yılına kadar 50 milyar dolara ulaşması beklenen projeksiyonlarla önemli bir büyümeye hazırlanıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere bu bölgede yıllık ortalama %17,8’lik bir büyüme oranı öngörülüyor. Aynı şekilde, Türkiye e-ticaret pazarının da 2024’ten 2029’a kadar yıllık %11,58’lik bir artışla güçlü bir büyüme göstermesi bekleniyor. 2029 yılına kadar pazar büyüklüğünün 49,5 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu dinamik pazarlar, 2030 yılına kadar 150 milyar doları aşma yolunda ilerliyor ve bölgenin artan dijital ticaret potansiyelini gözler önüne seriyor.

M5 MacBook Pro’lar ince çerçeve ile gelecek!

0

Apple’ın 2025 yılında piyasaya sürmeyi planladığı M5 MacBook Pro modellerinde, daha ince çerçevelere imkan tanıyan yeni bir “Kompakt Kamera Modülü” (CCM) kullanılacağı iddia ediliyor. Bu değişiklik, Apple’ın 11 inç ve 13 inç iPad Pro modellerinde başlattığı ve iPhone 17 Slim ile devam ettirileceği düşünülen incelik trendini MacBook Pro’lara da taşımasını sağlayabilir.

Sektör analisti Ming-Chi Kuo’nun verdiği bilgilere göre, Apple bu yeni CCM’ler için Sunny Optical isimli bir tedarikçiyle anlaşma imzaladı. Vietnam’da seri üretimine başlanacak modüller, kamera modülü ve lensi tek bir pakette sunarak daha kompakt bir form faktörü sağlayacak. Bu sayede Apple, MacBook Pro’larda çerçeveleri küçülterek ekranı daha geniş hale getirebilecek.

Şu anda Apple’ın kamera modülleri LG Innotek ve Sharp tarafından sağlanıyor. Sunny Optical’ın ise hem CCM’yi hem de lensi tek bir pakette sunması, firmaya rekabette önemli bir avantaj sağlayabilir. Kuo, Apple’ın M5 MacBook Pro modellerinde yüksek satış rakamlarına ulaşması halinde Sunny Optical’ın gelecekte iPhone ve iPad modelleri için de ana CCM tedarikçisi olabileceğini öngörüyor.

Ancak analist, CCM’nin eklenmesinin Apple’a M5 MacBook Pro’lara Face ID bileşenleri ekleme imkanı verip vermeyeceğine dair bir bilgi vermiyor.

Eğer bu iddialar doğruysa, M5 MacBook Pro modelleri tasarımda önemli bir değişiklik gösterecek ve daha ince çerçevelere sahip olacak. Bu da kullanıcılara daha geniş bir ekran deneyimi sunacaktır.

M5 MacBook Pro’ların 2025 yılında piyasaya sürülmesi bekleniyor.

OpenAI, yeni uygun fiyatlı yapay zeka modeli GPT-4o mini’yi tanıttı

OpenAI, GPT-4o Mini isimli yeni yapay zeka modelini duyurdu. Bu model, GPT-3.5’in yerini alarak daha yetenekli ve uygun fiyatlı bir seçenek sunuyor. GPT-4o Mini, maliyeti düşük tutarken, performans açısından da GPT-3.5’ten üstün özellikler taşıyor.

Tam boyutlu modellere kıyasla çok daha düşük maliyetli olan GPT-4o Mini, Google’ın Gemini 1.5 Flash‘ı ve Anthropic’in Claude 3 Haiku‘su gibi rakip mini modellerle rekabet edecek. OpenAI, GPT-4o Mini’nin geliştiriciler için milyon jeton (token) girdi başına 15 sent ve milyon jeton çıktı başına 60 sent fiyatlandırmasına sahip olduğunu belirtti. Bu, GPT-3.5 Turbo’ya göre %60 daha düşük bir maliyet anlamına geliyor.

Bugünden itibaren, ücretsiz, Plus ve Team planlarına sahip ChatGPT kullanıcıları, GPT-3.5 Turbo yerine GPT-4o Mini’yi kullanabilecek. Kurumsal kullanıcılar ise önümüzdeki hafta bu yeni modele erişim sağlayabilecek. Bununla birlikte, geliştiriciler API aracılığıyla hala GPT-3.5’i kullanma seçeneğine sahip olacaklar.

Yeni model, API’de metin ve görüntü desteği sunmanın yanı sıra, yakında video ve ses gibi tüm çok modlu girdileri de işleyebilecek. Ayrıca, 128 bin jeton bağlam penceresi ve istek başına 16 bin jetona kadar çıktı destekleyecek. Bilgi güncellemeleri ise Ekim 2023‘e kadar olan bilgileri kapsayacak.

OpenAI, GPT-4o Mini’nin rakiplerinden daha iyi performans gösterdiğini vurguluyor. Model, 57 akademik konuda yaklaşık 16.000 çoktan seçmeli sorudan oluşan Measuring Massive Multitask Language Understanding (MMLU)kıyaslama sınavında 100 üzerinden 82 puan aldı. Aynı testte, GPT-3.5 70 puan alırken, GPT-4o 88,7 puan elde etti. Google’ın Gemini Ultra modeli ise 90 puanla zirvede yer aldı. Rakip modellerden Claude 3 Haiku 75,2 puan alırken, Gemini 1.5 Flash 78,9 puan aldı. OpenAI, GPT-4o Mini’nin diğer birçok karşılaştırma testinde de rakiplerinden daha iyi performans gösterdiğini iddia ediyor.

GPT-4o Mini’nin kullanıma sunulmasıyla, düşük maliyetli yapay zeka uygulamaları geliştirmek isteyenler için yeni ve yetenekli bir alternatif ortaya çıkmış oldu. Bu model, hem maliyet avantajı sunuyor hem de performansıyla dikkat çekiyor, böylece geliştiricilere daha geniş bir kullanım alanı ve esneklik sağlıyor. OpenAI’ın bu yeni hamlesi, yapay zeka teknolojisinin daha geniş kitlelere yayılmasında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Melisa Tapan ve girişimcilik ekosistemi

0

Melisa Tapan, Türk iş dünyasının genç ve başarılı girişimcilerinden biridir. İstanbul doğumlu olan Tapan, eğitim hayatını yurt dışında tamamlamıştır. Üniversite eğitimini Amerika Birleşik Devletleri’nde işletme ve finans üzerine almıştır. Eğitimi boyunca girişimcilik ruhunu geliştiren Tapan, mezuniyetinin ardından Türkiye’ye dönerek iş hayatına atılmıştır.

Melisa Tapan ve girişimcilik faaliyetleri

Tapan, kariyerine aile şirketinde başlamış ve burada önemli projelere imza atmıştır. Aile şirketinin farklı sektörlerdeki faaliyetlerine yenilikçi bakış açıları kazandırmıştır. Melisa Tapan, özellikle teknoloji ve yenilikçilik konularında öncülük yapmıştır. Şirketin dijital dönüşüm süreçlerini başarıyla yönetmiş ve rekabet gücünü artırmıştır.

Melisa Tapan’ın en dikkat çekici girişimlerinden biri, teknoloji alanındaki yatırımları olmuştur. Özellikle start-up ekosistemine olan ilgisiyle bilinir. Genç girişimcilere mentorluk yaparak onların projelerine destek vermektedir. Tapan, inovasyon ve teknolojiye yaptığı yatırımlarla tanınmaktadır. Aynı zamanda, kadın girişimcilerin iş dünyasında daha aktif rol almasına katkıda bulunmaktadır.

Melisa Tapan, sosyal sorumluluk projelerine de büyük önem vermektedir. Eğitim ve sağlık alanında birçok projeye destek vermiştir. Özellikle dezavantajlı grupların eğitimine yönelik çalışmalar yapmaktadır. Bu projelerle, toplumun farklı kesimlerine dokunarak fark yaratmayı amaçlamaktadır.

Tapan, iş dünyasındaki başarıları ve sosyal sorumluluk projeleriyle çeşitli ödüller almıştır. Forbes dergisinin “30 Yaş Altı 30” listesinde yer alarak genç yaşta büyük bir başarı elde etmiştir. Ayrıca, çeşitli ulusal ve uluslararası kuruluşlar tarafından da takdir edilmiştir.

Sonuç olarak, Melisa Tapan, iş dünyasında yenilikçi yaklaşımları ve sosyal sorumluluk bilinciyle öne çıkan bir girişimcidir. Genç yaşına rağmen önemli başarılara imza atmış ve ilham verici bir kariyere sahiptir. Tapan’ın hikayesi, genç girişimciler için ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Onun azmi ve başarıları, iş dünyasında fark yaratmak isteyen herkes için örnek teşkil etmektedir.

Hüsnü Özyeğin kimdir?

0

Hüsnü Özyeğin, Türkiye’nin önde gelen iş insanlarından biridir. 1944 yılında İzmir’de doğmuştur. Eğitim hayatına Robert Koleji’nde başlamış, ardından Oregon Eyalet Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi almıştır. Harvard Üniversitesi’nde işletme yüksek lisansı yaparak akademik kariyerini tamamlamıştır.

Hüsnü Özyeğin hayatı ve çalışmaları

Özyeğin, iş hayatına Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nda başlamıştır. Burada kazandığı deneyimle kendi işini kurma kararı almıştır. 1987 yılında Fiba Holding’i kurarak girişimcilik serüvenine adım atmıştır. Fiba Holding, kısa sürede Türkiye’nin en büyük holdinglerinden biri olmuştur. Bankacılık, enerji, inşaat ve perakende gibi çeşitli sektörlerde faaliyet göstermektedir.

Hüsnü Özyeğin, 1987 yılında Finansbank’ı kurarak bankacılık sektörüne girmiştir. Finansbank, kısa sürede büyük bir başarı elde etmiş ve Türkiye’nin önde gelen bankalarından biri olmuştur. Ayrıca 2006 yılında Finansbank’ı Yunanistan’ın en büyük bankalarından biri olan National Bank of Greece’e satmıştır. Böylelikle bu satış, Türkiye’de o döneme kadar yapılan en büyük banka satışı olmuştur.

Özyeğin, iş dünyasındaki başarılarının yanı sıra sosyal sorumluluk projeleriyle de tanınır. 1990 yılında Hüsnü M. Özyeğin Vakfı’nı kurarak eğitim ve sağlık alanında birçok projeye imza atmıştır. Özyeğin Üniversitesi’nin kuruluşuna öncülük ederek gençlerin kaliteli eğitim almasına katkı sağlamıştır. Üniversite, kısa sürede Türkiye’nin önde gelen eğitim kurumlarından biri olmuştur.

Hüsnü Özyeğin, iş dünyasındaki başarıları ve topluma olan katkılarıyla birçok ödül almıştır. Forbes dergisinin “Dünyanın En Zengin İnsanları” listesinde yer almıştır. Ayrıca, çeşitli ulusal ve uluslararası kuruluşlar tarafından yılın iş insanı seçilmiştir. Özyeğin, iş dünyasındaki başarısını topluma olan katkılarıyla taçlandıran örnek bir iş insanıdır.

Sonuç olarak, Hüsnü Özyeğin, girişimcilik ruhu, iş dünyasındaki başarıları ve topluma olan katkılarıyla öne çıkan bir isimdir. Onun hikayesi, genç girişimciler için ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.

Instagram mavi tik satın al işlemi nasıl yapılıyor?

Instagram rozeti, profil adınızın yanındaki mavi bir onay işareti. Onay, bir hesabın gerçek bir kişi veya işletmeye ait olduğunu kanıtlıyor. Instagram rozetleri “kayda değer bir hesabın o kişi veya marka için gerçek bir varlık olduğunun” teyidi olarak tanımlıyor. Diğer sosyal medya platformları gibi Instagram da doğrulama rozetinin anlamını geliştirdi. Önceleri bu sembol, bir hesabın çok aranan bir kişi ya da şirkete ait olduğunu gösteriyordu. Bu anlam devam etmekle birlikte, Instagram onay işaretleri artık bir hesabın gerçekliğini teyit etmek gibi daha genel bir amaca hizmet ediyor.

Instagram mavi tik satın al işlemi

Instagram’ın hesapları nasıl doğruladığı bir sır değil. Yönergeleri, hesabınızın karşılaması gereken uygunluk gereksinimlerini belirtiyor:

Gerçek bir kişi, kamuya mal olmuş bir kişi veya kayıtlı bir ticari kuruluş olmalısınız. Bunu kanıtlamak için resmi iş belgelerine ve kimliğe ihtiyacınız olacak.

Aynı kişi veya işletme için birden fazla hesabınız olamaz (dile özgü hesaplar olmadıkça). Instagram ayrıca genel ilgi alanlarını (memler gibi) veya hayran hesaplarını doğrulamaz.

En azından Instagram profilinizin herkese açık olması, bir Instagram biyografisine ve profil resmine sahip olması ve başvurduğunuzda aktif olması gerekir. “Aktif” tanımlanmamıştır, ancak düzenli olarak içerik yayınladığınız, paylaştığınız veya yorum yaptığınız anlamına gelebilir.

Bu, çoğu kişinin zorlandığı kısım. Kayda değer olmak, hesap adınızın “iyi bilinen, çok aranan” bir kişi veya markayı temsil ettiği anlamına geliyor. Instagram, birden fazla haber kaynağında yer alan hesapları inceliyor. Ancak ücretli veya tanıtım amaçlı içerikleri incelemeye almaz.

Instagram mavi tik satın al işlemi için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:

  • Uygunluk koşullarını karşıladığınızdan emin olun
  • Mobil uygulamanızda Meta Verified’a gidin
  • Doğrulamak için bir profil seçin
  • Ödeme sayfasına gidin
  • Profil bilgilerinizi onaylayın
  • Hesabınızı doğrulayın

Instagram’da doğrulama rozeti almanın ikinci bir yolu daha var: uygun kullanıcılar Instagram profilleri için Meta Verified’a abone olmak için ödeme yapabilirsiniz. Aboneliğinizin bir parçası olarak, bazı ek özelliklerle birlikte mavi bir onay işareti alacaksınız.

Neslihan Canpolat kimdir?

0

Neslihan Canpolat, edebiyat dünyasında adını duyuran yetenekli bir yazardır. İstanbul doğumlu olan Canpolat, genç yaşlarından itibaren yazmaya ilgi duymuştur. Eğitim hayatını İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde tamamladıktan sonra edebi kariyerine odaklanmıştır. İlk kitabı “Gölgelerin Ardında” ile büyük beğeni toplamış ve geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır.

Neslihan Canpolat kitapları ve yaşamı

Canpolat’ın yazım tarzı, derin karakter analizleri ve sürükleyici hikaye kurgusuyla dikkat çeker. Okuyucularını adeta esir alan anlatımı, duygusal ve düşündürücü bir etki yaratır. “Gölgelerin Ardında” adlı kitabı, karanlık ve gizemli bir atmosferde geçer. Ana karakterlerin içsel yolculukları ve karşılaştıkları zorluklar, okuyucuyu derinden etkiler.

Neslihan Canpolat’ın ikinci kitabı “Rüzgarın Fısıldadığı” da büyük bir başarı yakalamıştır. Bu kitapta, doğa ve insan ilişkisi üzerinde duran yazar, çevre bilinci temasını işler. Canpolat, sade ve akıcı diliyle okuyucularına çevreye duyarlılığı aşılar. Ayrıca, karakterlerinin doğayla olan bağını ustalıkla betimler.

Canpolat’ın eserleri, sadece hikaye anlatmakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal meselelere de ışık tutar. Kadın hakları, çevre sorunları ve insan psikolojisi gibi konuları işler. Bu nedenle eserleri, edebi değerin ötesinde toplumsal bir sorumluluk taşır. Okuyucularına yeni perspektifler sunar ve farkındalık kazandırır.

Neslihan Canpolat, yazarlık kariyerinin yanı sıra çeşitli edebiyat atölyelerinde dersler vermektedir. Genç yazarlara rehberlik ederek onların gelişimine katkıda bulunur. Bu yönüyle de edebiyat dünyasında saygı ve takdir toplar.

Sonuç olarak, Neslihan Canpolat, derinlikli karakterleri, sürükleyici hikayeleri ve toplumsal mesajlarıyla edebiyat dünyasında önemli bir yere sahiptir. Her yeni kitabıyla okuyucularını etkilemeye devam eden Canpolat, günümüzün en yetenekli yazarlarından biridir. Eserlerini okurken hem duygusal bir yolculuğa çıkar hem de düşünsel bir zenginlik kazanırsınız. Bu nedenle, onun kitapları her edebiyatseverin kitaplığında yer almalıdır.

Crucial, kompakt boyutlu NVMe SSD’sini tanıttı

0

Micron’un bağlı markası Crucial, yeni M.2 NVMe SSD’si P310‘u piyasaya sürdü. Kompakt 2230 form faktörüyledikkat çeken bu SSD, taşınabilirliği ve performansı bir arada sunarak kullanıcılarına üstün bir deneyim vaat ediyor.

Crucial P3101 TB ve 2 TB kapasite seçenekleriyle geliyor. PCIe Gen 4 x4 arayüzünü kullanan ve DRAM’siz bir kontrolcüye sahip olan bu SSD, yüksek hızlı veri transferleri ve düşük gecikme süreleri sunuyor. Özellikle taşınabilir oyun konsollarımini konsollar ve ultra hafif dizüstü bilgisayarlar için ideal bir seçenek olan P310, Valve Steam Deck, ASUS ROG Ally, belirli Microsoft Surface modelleri ve Gigabyte Aorus Mini gibi popüler cihazlarla uyumlu olarak tasarlandı.

Performans ve teknoloji

Crucial P3107.100 MB/s’ye kadar okuma ve 6.000 MB/s’ye kadar yazma hızı sunarak, kullanıcılarına üst düzey performans sağlıyor. Rastgele okuma ve yazma IOPS değerleri ise sırasıyla 1 milyon ve 1.2 milyon olarak belirtilmiş. Bu performans değerleri, SSD’nin özellikle yüksek hız ve performans gerektiren oyun ve uygulamalarda üstün bir deneyim sunmasını sağlıyor.

Micron’un kendi geliştirdiği 232 katmanlı 3D QLC NAND flash bellek teknolojisini kullanan SSD, veri güvenliği ve uzun ömürlülük açısından da dikkat çekiyor. 440 TB yazma ve 220 TB yazma ömrüne sahip olan P310, uzun süreli kullanım için dayanıklılık sunuyor. Ayrıca 5 yıl garanti süresiyle kullanıcıların güvenini kazanmayı hedefliyor.

Crucial P310, özellikle taşınabilir oyun konsolları ve mini PC’ler için ideal bir seçenek olarak öne çıkıyor. Kompakt 2230 form faktörü sayesinde, bu cihazların içine kolayca entegre edilebiliyor. Valve Steam Deck ve ASUS ROG Allygibi popüler oyun konsollarıyla uyumluluğu, oyunseverler için önemli bir avantaj sağlıyor. Ayrıca belirli Microsoft Surface modelleri ve Gigabyte Aorus Mini gibi ultra taşınabilir dizüstü bilgisayarlarla da uyumlu olması, P310’u çok yönlü bir seçenek haline getiriyor.

Fiyatlandırma ve satış

Crucial P3101 TB modeli 115 dolar2 TB modeli ise 215 dolar fiyat etiketiyle satışa sunulmuş durumda. Kompakt boyutu, güçlü performansı ve geniş uyumluluk seçenekleriyle dikkat çeken bu SSD, taşınabilir cihaz kullanıcıları için ideal bir seçenek olarak öne çıkıyor. Yüksek hız, güvenilirlik ve uzun ömürlülük gibi özellikleriyle Crucial P310, kullanıcıların veri depolama ihtiyaçlarını en üst düzeyde karşılamayı hedefliyor.

Crucial’ın yeni P310 M.2 NVMe SSD’si, taşınabilir cihazlar için güçlü bir performans ve taşınabilirlik sunarken, kullanıcılarına güvenilir bir depolama çözümü sağlıyor. Bu yeni SSD’nin, özellikle taşınabilir oyun konsolları ve ultra hafif dizüstü bilgisayar kullanıcıları arasında büyük ilgi görmesi bekleniyor. Crucial P310, ileri teknoloji ve uygun fiyatıyla, depolama çözümleri arasında önemli bir yer edineceğe benziyor.

Caroline Koç kimdir?

0

Caroline Koç, Türkiye’nin önde gelen iş insanlarından ve sanat destekçilerinden biridir. 1966 yılında doğan Caroline, Koç ailesinin üyesi olarak iş dünyasında ve sosyal sorumluluk alanında aktif bir rol oynamaktadır. Eğitimini İsviçre’de tamamladıktan sonra İngiltere’de sanat tarihi üzerine yüksek lisans yapmıştır.

Caroline Koç vizyonu ve hayatı

Caroline, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç’un eşi olarak, holdingin kültür ve sanat alanındaki projelerini yönetmektedir. Sanatın toplumsal gelişime katkısına olan inancıyla biliniyor. Ayrıca Vehbi Koç Vakfı’nın başkanlığını da yürütmektedir. Vakıf, eğitim, sağlık, kültür gibi alanlarda birçok projeye destek vermektedir.

Sanat dünyasındaki etkinliğiyle tanınıyor. Caroline, Pera Müzesi’nin kurucu yönetim kurulu başkanı olarak müzenin uluslararası alanda tanınmasına büyük katkı sağlamıştır. Ayrıca, sanatseverler için düzenlenen çeşitli sergi ve etkinliklere de destek vermektedir. Koç ailesinin sanata ve kültüre verdiği önem, Caroline’nin liderlik tarzını yansıtıyor. Ayrıca toplumsal sorumluluğa olan bağlılığını yansıtmaktadır.

Caroline’nin yönetimindeki Koç Holding, Türkiye’nin önde gelen sanat destekçisi olarak biliniyor. Bununla birlikte kültürel mirasın koruyucusu olarak kabul edilmektedir. Şirketin sosyal sorumluluk projelerine ve sürdürülebilirlik çabalarında yer alıyor. Katkıları, Caroline’nin liderlik vasıfları ve vizyoner yaklaşımının bir göstergesidir.

Sonuç olarak, CarolineTürkiye’nin sanat ve kültür hayatına büyük katkı sağlayan önemli bir figür diyebiliriz. Sanatın ve kültürün toplumsal dönüşüme olan etkisine olan inancıyla biliniyor. Caroline , liderlik ve sosyal sorumluluk alanında önemli bir rol modeldir.

Hacı Sabancı kimdir?

0

Hacı Sabancı, Türkiye’nin köklü iş dünyası ailesi Sabancılar’ın bir üyesi olarak tanınıyor. Ayrıca iş hayatına yön veren önemli isimlerden biri. İş dünyasına olan ilgisi ve liderlik vasıflarıyla tanınan Sabancı, Türkiye ekonomisinin gelişimine büyük katkı sağladı.

Hacı Sabancı eğitimini Türkiye’de tamamlamış ve ardından iş dünyasına adım atmıştır. Sabancı Holding’in çeşitli sektörlerdeki yatırımlarını yöneten Sabancı, holdingin büyümesine ve uluslararası alanda tanınmasına önemli katkılar yapmıştır. Holdingin tekstil, enerji, finans, perakende gibi alanlarda faaliyet gösteren birçok şirketi bulunmaktadır.

Hacı Sabancı hayatı ve kariyeri

Sabancı’nın liderlik tarzı, şeffaflık, yenilikçilik ve sürdürülebilirlik üzerine odaklanmıştır. Şirketler arası işbirliği ve stratejik ortaklıkların geliştirilmesi konularında öncü rol oynamıştır. Aynı zamanda, sosyal sorumluluk projelerine de önem veriyor. Sabancı, eğitim, sağlık ve kültür alanlarında yapılan birçok projeye destek olmuştur.

Sabancı’nın yönetimindeki Sabancı Holding, Türkiye’nin en büyük sanayi ve finans kuruluşlarından biri. Halen hızlı bir şekilde büyümesini de sürdürüyor. Şirketin büyüklüğü ve başarıları, Hacı Sabancı’nın iş dünyasındaki etkinliğini ve liderlik vasıflarını gözler önüne sermektedir.

Sonuç olarak, Sabancı Türkiye’nin köklü iş ailelerinden birinin temsilcisi olarak biliniyor. Ayrıca iş dünyasındaki başarıları ve toplumsal katkılarıyla önemli bir isim olarak tanınmaktadır. Sabancı Holding’in büyümesine ve gelişimine yaptığı katkılar, Sabancı’nın liderlik ve vizyoner yaklaşımının bir yansımasıdır. Sabancı şirketler grubu hızlı bir şekilde büyümesine sürdürürken, aile üyeleri bunda önemli bir rol oynuyor. Aile üyelerinin farklı şirket gruplarında rol alması, vizyonun tüm şirketlere doğru bir şekilde yansımasını sağlıyor.

Samsung’dan devrim yaratacak katlanabilir telefon patenti!

Samsungkatlanabilir akıllı telefon sektöründe yenilikçi adımlar atmaya devam ediyor. Yakın zamanda ortaya çıkan yeni bir rapora göre, teknoloji devi Samsung, katlanabilir telefonlar için devrim niteliğinde bir menteşe tasarımının patentini aldı. Bu yeni tasarım, LG Wing modeline olan benzerliğiyle dikkat çekiyor.

Yeni menteşe tasarımı detayları

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’nün (WIPO) internet sitesinde yayınlanan patent çizimlerine göre, Samsung’un yeni menteşe tasarımı, cihazın 180 derece dönebilen ikincil bir ekrana sahip olmasını sağlıyor. Bu tasarım sayesinde, ekran bir menteşe yardımıyla bükülebiliyor ve cihaz dönüş noktasına kadar LG Wing modeline benzer şekilde çalışabiliyor. Ancak, Samsung’un yeni tasarımı bunun ötesine geçerek, menteşe mekanizması sayesinde daha esnek bir kullanımsunuyor.

Samsung'dan katlanabilir telefon

Patent görsellerine bakıldığında, cihazın sağ üst köşesinde bir kamera adası, alt tarafta ise şarj portumikrofon ve hoparlörler yer alıyor. Yeni menteşe tasarımı ile birlikte, kullanıcılar altta daha küçük bir alan ile kontrol sağlayarak, üstte tam boyutlu bir ekranla çalışabilecekler. Bu da kullanıcılara hem pratiklik hem de geniş bir kullanım alanı sunuyor.

Katlanabilir telefonlarda yeni bir dönem

Samsung’un bu yenilikçi menteşe tasarımı, katlanabilir telefon teknolojisinde yeni bir dönemin habercisi olabilir. Kullanıcıların cihazlarını daha esnek ve fonksiyonel bir şekilde kullanmalarını sağlayacak bu tasarım, Samsung’un sektördeki liderliğini pekiştirecek gibi görünüyor.

Bu yeni patentle birlikte, Samsung’un katlanabilir cihazlar konusundaki kararlılığı ve yenilikçi yaklaşımı bir kez daha gözler önüne seriliyor. Katlanabilir telefon teknolojisinin geleceği, Samsung’un bu tür yenilikçi tasarımları ile şekillenmeye devam edecek.

FBI, Trump’a saldırı düzenleyen kişinin telefonuna erişmek için hangi teknolojiyi kullandı?

Geçtiğimiz hafta eski ABD Başkanı ve 2024 Başkanlık seçimleri için aday olan Donald Trump‘a bir miting sırasında saldırı düzenlenmişti. FBI’ın Trump’ı vuran kişinin telefonuna erişebilmek için henüz yayınlanmamış bir teknolojiyi kullandığı ortaya çıktı. Bu yeni yazılım Cellebrite tarafından üretildi.

Soruşturmaya dair bilgilere sahip olan kaynaklara göre, FBI, 14 Temmuz Pazar günü Trump’ı kulağından yaralayan saldırgan Thomas Matthew Crooks‘un telefonuna erişebilmek için İsrail merkezli dijital istihbarat şirketi Cellebrite’tan destek aldı. FBI, hâlihazırda Cellebrite’ın lisanslı bir yazılımını kullanıyor olmasına rağmen, saldırganın yeni bir Samsung marka Android cihazına sahip olduğu ve mevcut yazılımın cihazın şifresini kıramadığı belirtildi. Bunun üzerine Cellebrite, FBI’a teknik destek verdi ve halen geliştirilmekte olan yeni bir yazılımı aktardı.

FBI Trump'a saldırı düzenleyen kişinin telefonuna erişmek için yeni bir teknoloji kullandı

Yeni Cellebrite yazılımı sayesinde telefonun kilidinin açılmasının yaklaşık 40 dakika sürdüğü bildiriliyor. Cellebrite yazılımı, bir telefonun tekrarlanan şifre denemelerini engelleyen yerleşik mekanizmalarını devre dışı bırakıp, aynı zamanda giriş denemesi için milyonlarca kod üretmeyi içeren çeşitli yöntemlerle telefona erişim sağlıyor. Cihazın kilidinin açılması için hangi yöntemin kullanıldığına dair ise bir detay bulunmuyor.

Cellebrite, daha önce yazılımının aktivistlere karşı kullanıldığını savunan gizlilik savunucularının eleştirileriyle karşı karşıya kalmıştı. Firma, 2021 yılında bu endişeler nedeniyle Çin ve Hong Kong da dahil olmak üzere belirli bölgelerde faaliyet göstermeyi durdurduğunu açıklamıştı. Cellebrite, yazılımının yalnızca yasal olarak onaylanmış durumlarda el konulan telefonların kilidini açmak için kullanıldığını ve asla gözetleme amacıyla kullanılmadığının da altını çiziyor.

OptoGPT optik katman tasarımı yapıyor

Michigan Üniversitesi mühendisleri OptoGPT’yi geliştirdi. OptoGPT, malzemeleri ve kalınlıkları “kelimeler” olarak, optik özelliklerini ise girdi olarak kodluyor. Daha sonra korelasyonlara dayalı bir tasarım “cümlesi” oluşturarak bir sonraki kelimeyi tahmin ediyor. Optik çok katmanlı film yapılarını hızlı bir şekilde tasarlamak için ChatGPT’nin arkasındaki mimariden yararlanan bir yapay zeka algoritmasıdır.

OptoGPT optik katman tasarımı

Farklı malzemelerden oluşan ince katmanlardan oluşan bu yapıların güneş pilleri, teleskoplar, yarı iletken imalatı ve akıllı pencerelerde uygulamaları var. Çalışma, mevcut ters tasarım yöntemlerinin farklı tasarım hedeflerine veya çeşitli yapı türlerine uyum sağlamada zorluk çektiğini belirtiyor.

OptoGPT optik katman, tasarımları yalnızca 0,1 saniyede üreterek tasarım sürecini önemli ölçüde kolaylaştırır ve geleneksel yöntemlere göre önemli ölçüde daha hızlı hale getiriyor. OptoGPT’nin en önemli avantajlarından biri, önceki modellere göre daha az katmana sahip tasarımlar üretme yeteneğinde yatmakta. Bu basitleştirme yalnızca üretim karmaşıklığını azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda üretim maliyetlerini de düşürerek gelişmiş optik teknolojileri daha erişilebilir hale getiriyor.

U-M elektrik ve bilgisayar mühendisliği profesörü L. Jay Guo: “Bu yapıların tasarlanması genellikle kapsamlı eğitim ve uzmanlık gerektirir, çünkü en iyi malzeme kombinasyonunu ve her katmanın kalınlığını belirlemek kolay bir iş değildir” dedi. OptoGPT, tasarımı otomatikleştiren kullanıcı dostu bir araç sağlayarak bu süreci demokratikleştiriyor. araştırmacıların ve mühendislerin yeni olasılıkları keşfetmesini kolaylaştırıyor.

OptoGPT’nin özü, doğal dil işlemedeki etkinliğiyle tanınan bir makine öğrenimi çerçevesi olan bir transformatör mimarisi. Açıklamada:  “Büyük dil modellerinin herhangi bir metin tabanlı soruya nasıl yanıt verebildiğine benzer şekilde, OptoGPT de büyük miktarda veri üzerinde eğitilmiştir ve sahadaki genel optik tasarım görevlerine iyi yanıt verebilmektedir” diyor. OptoGPT, malzemeleri ve kalınlıklarını kelime olarak ele alarak ve optik özelliklerini girdi olarak kodlayarak bu “kelimeler” arasındaki kalıpları ve ilişkileri tanımlıyor.

OptoGPT’nin doğruluğunu değerlendirmek için araştırmacılar onu bilinen 1.000 tasarım yapısından oluşan bir veri kümesiyle test etti. Sonuçlar etkileyiciydi; OptoGPT’nin tasarımları doğrulama setinden yalnızca yüzde 2,58 saparak olağanüstü hassasiyetini vurguladı. Yerel optimizasyon yoluyla daha fazla iyileştirme, doğruluğu yüzde 24 oranında artırdı.

Araştırmacılar ayrıca OptoGPT’nin işleyişini haritalandırmak için istatistiksel teknikler kullandılar. Metaller ve dielektrikler gibi malzemelerin doğal olarak türlerine göre kümelendiğini ve kalınlıkları 10 nanometreye yaklaştıkça tüm dielektriklerin birleştiğini keşfettiler.