Google gizlilik politikasının son güncellemesi, şirketin yapay zeka araçlarını oluşturmaya ve geliştirmeye fayda sağlayabilecek herhangi bir içerik için web’i kazıma imkanına sahip olmasını sağlıyor.
Yeni Google politikası, ”Google, hizmetlerimizi geliştirmek ve kullanıcılarımıza ve halka fayda sağlayan yeni ürünler, özellikler ve teknolojiler geliştirmek için bilgileri kullanıyor.” diyor.
“Örneğin, Google’ın AI modellerini eğitmeye ve Google Translate, Bard ve Cloud AI yetenekleri gibi ürünler ve özellikler oluşturmaya yardımcı olmak için herkese açık bilgileri kullanıyoruz.”
Yukarıda belirtilen ifadeler, yalnızca Google ekosistemindekileri şu veya bu şekilde tanımlamakla kalmıyor, aynı zamanda markanın web’in herhangi bir yerinden bilgilere erişebileceği şekilde ayrıntılı olarak açıklanıyor gibi görünüyor.
Yapay zekanın kitlesel gelişimini çevreleyen başlıca konular gizlilik, intihal ve yapay zekanın doğru bilgileri dağıtıp dağıtamayacağı ile ilgili sorulardır. ChatGPT gibi sohbet robotlarının ilk sürümleri, eğitim verileri olarak ortak tarama web arşivi, WebText2, Books1, Books2 ve Wikipedia gibi zaten herkese açık kaynakları kullanan büyük dil modellerine (LLM’ler) dayanıyor.
Erken ChatGPT, 2021’den sonra bilgilere takılıp kalması ve ardından yanıtları yanlış verilerle doldurmasıyla oldukça hatalı. Bu, Google‘ınBard gibi araçları, AI modelleri için gerçek dünya ve potansiyel olarak gerçek zamanlı eğitim almak için web verilerine sınırsız erişim istemesinin nedenlerinden biri.
Güncel bilgilerin önemli kaynakları olan Twitter ve Reddit de dahil olmak üzere birçok sosyal medya platformu, AI chatbot popülerliğinin ardından halka açık erişimlerini tüm topluluklara hayal kırıklığı yaşatma pahasına sınırladı.
Her iki platform da API’lerine ücretsiz erişimi kapattı ve bu da kullanıcıların fikri mülkiyetlerini koruma adı altında sınırlayıp başka yerlerde gizlice satılması ihtimal anlamına geliyor.
Statista verilerine göre 2023 sonuna kadar global yazılım pazarı geliri 700 milyar dolara yaklaşacak. Yazılım sektöründeki en büyük payı ise 271,8 milyar dolar ile kurumsal yazılımlar alıyor. Türkiye’de ise pazarın geliri 600 milyon dolar seviyelerinde. Türkiye’nin dünya ekonomisindeki payının %0,85 olduğu düşünüldüğünde yazılım pazarındaki %0,08’lik pay, yazılım liginde geride olduğumuzu gösteriyor. Kodlama ve yazılım konusunda ustalaşmak isteyenlere eğitimler veren bir Laba markası geleceğin okulu robot_dreams’in Türkiye Ülke Müdürü Elif Tuzlakoğlu, sektörün pazar payının 2030 yılına kadar 1 trilyon dolara ulaşacağını vurgulayarak Türkiye’nin yazılımcı yetiştirmeye ve yazılım sektörüne yönelik yatırımlarına hız kesmeden devam ederek geleceğin dünyasını şekillendirecek yazılım pazarında daha da büyümesi gerektiğini söylüyor.
Global yazılım pazarı 700 milyar dolara ulaşacak
Statista verilerine göre 2023 sonuna kadar global pazarda gelir 700 milyar dolara yaklaşacak. Yazılım sektöründeki en büyük payı ise 271,8 milyar dolar ile kurumsal yazılımlar alıyor. Kodlama ve yazılım konusunda ustalaşmak isteyenlere eğitimler veren bir Laba markası geleceğin okulu robot_dreams’in Türkiye Ülke Müdürü Elif Tuzlakoğlu, sektörün pazar payının 2030 yılına kadar 1 trilyon dolara ulaşacağını vurgulayarak Türkiye’nin yazılımcı yetiştirmeye ve yazılım sektörüne yönelik yatırımlarına hız kesmeden devam ederek geleceğin dünyasını şekillendirecek yazılım pazarında daha da büyümesi gerektiğini söylüyor.
Türkiye’de yazılım pazarı geliri 600 milyon dolar ile dünyada %0,08 paya sahip
Araştırmaya göre Türkiye’deki yazılım sektörü geliri ise 600 milyon dolar seviyesinde. IMF’ye göre Türkiye’nin dünya ekonomisindeki payının %0,85 olduğu göz önünde bulundurulduğunda yazılım sektöründeki %0,08’lik payın oldukça düşük olduğunu vurgulayan robot_dreams Türkiye Ülke Müdürü Elif Tuzlakoğlu, yazılım liginde üst sıralara çıkmak ve teknolojiyi tüketen değil üreten bir ülke olmak için bu alandaki yatırımların artırılması gerektiğinin altını çiziyor.
1 Milyon yazılımcı hedefinden vazgeçilmemeli
Bir Laba markası robot_dreams’in Türkiye Ülke Müdürü Elif Tuzlakoğlu, Türkiye’nin yapay zeka ve sanal gerçeklikle şekillenecek geleceğin dünyasına giden treni kaçırmaması için 1 milyon yazılımcı hedefinin olması gerektiğini söylüyor. Şu an Türkiye’de 150 bin yazılımcı istihdam edildiğini belirten Elif Tuzlakoğlu, “Üniversitelerdeki ilgili bölümlerin artırılmasına paralel olarak hem bu alandaki girişimlerin teşvik edilmesi hem de yazılımcı eğitimi seferberliğinin başlatılması gerekiyor.” ifadelerinde bulunuyor.
Disney Plus Crater içeriğini platformdan kaldırdı. Crater çok kısa bir sürede platformdan kaldırılarak kötü bir rekor elde etti.
Disney Plus, akış hizmetine katıldıktan iki aydan kısa bir süre sonra en yeni orijinal filmlerinden birini kaldırdı. Sadece 12 Mayıs’ta Disney Plus çıkışını yapan Crater, yayıncı tarafından belirsiz bir şekilde yayından kaldırıldı. Digital Spy da dahil olmak üzere birden fazla satış noktası tarafından bildirildiği üzere, bilim kurgu macera filmi, Disney Plus’ın film kitaplığından çekilmeden önce platformda yalnızca yedi hafta kaldı. Disney Plus’ın son filmi Crater, kimsenin istemediği üzücü bir rekor kazandı.
Crater’in dünyanın en iyi akış hizmetlerinden birinden şok bir şekilde ayrılması için hiçbir neden belirtilmedi. Crater’in kaldırılma nedeninin lisanslama anlaşmalarıyla ilgili maliyetleri düşürme girişimi olduğuna inanılıyor. 30 Haziran’da gerçekleşen hamle, aynı adlı 1988 filminin bir yan ürünü olan son Willow serisinin kaldırılmasını takip ediyor . Brian K Vaughan’ın Y: The Last Man uyarlaması ve Jeff Goldblum’a Göre The World adlı belgesel dizisi de hizmetten çıkarıldı.
Crater’da Isaiah Russell-Bailey, 2257 yılında bir ay madenciliği kolonisinin genç bir üyesi olan Caleb’i canlandırıyor. Babası bir maden kazasında öldüğünde, Caleb’e Dünya benzeri bir gezegen olan Omega’ya transfer edileceği söylendi. Ayrılmasına sadece 72 saat kala Caleb, aya giden son bir macera için en iyi üç arkadaşını yanına alıyor. Caleb’in babasının zamansız ölümünden önce ona söz verdiği, olağanüstü manzaralara sahip bir kratere gidiyor.
İnceleme web sitesinde Rotten Tomatoes, Crater eleştirmenlerden ve günlük izleyicilerden sırasıyla yüzde 64 ve 63 puan aldı.
Bu film ve TV programı kaldırma işlemleri, Disney’in genel olarak maliyetleri düşürme isteğiyle birlikte geliyor. Eğlence devi, parasal harcamalarının çoğu akış bölümünden geldiği için birkaç yıldır kan kaybediyor. Disney’in mali sorunlarının o kadar sorunlu olduğu bildiriliyor ki, CEO Bog Iger önümüzdeki beş yıl içinde 5.5 milyar dolar tasarruf etmek istiyor.
Personel işten çıkarmalar ve gereksiz görünen filmlerin ve dizilerin akış hizmetlerinden kaldırılması, maliyetleri engellemede ana etken olarak kullanılıyor. Disney ayrıca izleyicileri sinemalara geri döndürmek ve gişede milyarlar kazanmak için Marvel , Star Wars ve Toy Story gibi destek direği serilerine aktif olarak eğiliyor .
ChatGPT web tarama özelliği ile 2021 sonrası için internet taramasıyla bilgi paylaşabiliyordu. Ancak bu özellik geçici olarak kapandı.
ChatGPT geliştiricisi OpenAI, web’de gezinme özelliği olan “Browse with Bing”in fişini çekti. ChatGPT kullanıcılarının web tarama özelliğini kötüye kullanması nedeniyle OpenAI bu özelliği kapattı.
Mart ayında OpenAI, özellikle güncel olaylar hakkında bilgi vermek için ChatGPT’ye Bing tarayıcı desteği ekledi. O zamana kadar yapay zeka algoritması yalnızca 2021 sonbaharına kadar eğitilmişti. Örneğin, yakın tarihli bir spor etkinliğinin sonucunu sorarsanız, ChatGPT bununla ilgili bir bilgiye sahip değildi.
Bing desteği eklendiğinde, ChatGPT bu yanıtları ortaya çıkararak ya güncel ya da yalnızca bir günlük ya da çok eski yanıtlar sağlıyor. Ancak OpenAI, Bing’in işinde çok iyi olduğunu keşfetti. Şirket bir blog gönderisinde “ChatGPT Göz Atma beta sürümünün içeriği bazen istemediğimiz şekillerde görüntüleyebileceğini öğrendik. Örneğin, bir kullanıcı özellikle bir URL’nin tam metnini isterse, istemeden bu isteği yerine getirebilir” dedi. Ancak ChatGPT’den bir makaleyi özetlemesi istendiğinde artık: “Karışıklık için özür dilerim, ancak OpenAI tarafından geliştirilen bir yapay zeka olarak, internette gerçek zamanlı olarak gezinme veya belirli URL içeriğine erişme yeteneğim yok. Ancak Eylül 2021’e kadar olan eğitim verilerime dayanarak kesinlikle konu hakkında genel bilgi verebilirim” cevabını veriyor.
OpenAI’ye 13 milyar doların üzerinde yatırım yapan Microsoft, Şubat ayında ChatGPT’yi Bing Tarayıcısına entegre etti. Mart ayında OpenAI, GPT-4’ü piyasaya sürdü ve Mayıs ayında chatbot’a göz atma yeteneği eklendi. OpenAI’nin Bing ile Göz Atmayı devre dışı bırakmasına rağmen, birkaç GPT-4 eklentisi, kullanıcıların sohbet robotundan URL’leri ve PDF’leri okumasını istemesine ve sağlanan bağlantının içeriği hakkında sorular sormasına olanak tanıyor. OpenAI, Bing ile Gözat’ın ne zaman tekrar açılacağına dair bir zaman çizelgesi vermedi. Ancak özelliği mümkün olan en kısa sürede tekrar çevrimiçi hale getirmek için çalıştıklarını söyledi. OpenAI, “Tarama özelliğini test etmemize yardımcı olan ChatGPT Plus abonelerine çok minnettarız. İşte bu yüzden bir beta ile başladık; son derece değerli geri bildirimler aldık, çok şey öğrendik ve yakında geri getireceğiz” dedi.
Cisco’nun iş birliği ve güvenlik portföylerindeki yeni üretken yapay zekâ özellikleri, üretkenlik ve sadelik vadediyor. Cisco Webex’teki yapay zekâ destekli yeni özetleme yetenekleri, üretkenliği artıracak ve kullanıcıların işlerini en iyi şekilde yapmalarına yardımcı olacak. Cisco Security Cloud’daki yeni yapay zekâ yetenekleri, en karmaşık tehditlere müdahaleyi geliştirecek.
Cisco, yeni ve güçlü yapay zekâ teknolojisiyle çalışma şeklini yeniden tasarlıyor. Cisco, İş Birliği ve Güvenlik portföylerinde büyük dil modellerinden (LLM’ler) yararlanarak kuruluşların iş gücü için üretkenlik ve basitlik sağlamalarına yardımcı olacak.
Beklentiler tüm zamanların en yüksek seviyesinde. Kuruluşlar bir yandan işletmelerini sofistike siber tehditlere karşı korurken diğer yandan hibrit çalışanlarına nasıl rakipsiz deneyimler sunacakları konusunda kafa yoruyorlar.
Cisco’nun 2023 Küresel İnovasyon Durumu Çalışması’na göre, BT uzmanları üretken yapay zekâyı, işletmeleri üzerinde önemli etkiye sahip olma olasılığı en yüksek teknoloji olarak görüyorlar. %85’i de bunun etkisine hazır olduklarını söylüyor. Üretken yapay zekânın işin geleceğinde oynayacağı önemli rolün farkında olan Cisco da daha verimli, daha güvenli ve daha üretken bir iş deneyimi sağlamak için gerekli adımları atıyor.
Cisco’nun Güvenlik ve İş Birliğinden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Jeetu Patel, yeni üretken yapay zekâ çözümleri için şunları söyledi: “İşletmelerin ve çalışanların daha üretken olmak için teknolojiyi benimsemelerine bağlı olarak, üretken yapay zekâ hızla yaygınlaşacak. Cisco’da yapay zekâyı yıllardır kullanıyoruz. Cisco Live’da açıkladığımız üretken yapay zekâ ürünlerimizle müşterilerimizin, mümkün olan en güvenli ve rakipsiz iş deneyimini ortaya çıkarmak için gerçek değer yaratmalarına yardımcı oluyoruz.”
Cisco Webex’te Yeni Özetleme Yetenekleri
Her iş etkileşimi hibrit hale gelirken, çalışanlar ve müşteriler işlerini en iyi şekilde yapmalarını sağlayacak iş birliği deneyimlerine ihtiyaç duyuyorlar. Webex Suite dahilindeki yeni özetleme yetenekleri şunları içerecek:
“Catch Me Up”, kullanıcıların toplantılar, aramalar, sohbetler ve daha fazlası dahil olmak üzere kaçırılan etkileşimleri hızlı bir şekilde yakalamalarına olanak tanıyacak.
Önemli noktaları ve eylem öğelerini içeren akıllı toplantı özetleri. Kullanıcılar, bir Webex toplantısının en önemli unsurlarını otomatik olarak oluşturmayı, kilit noktaları seçebilecekler. Bu, katılımcılar ve toplantıya katılamayan kişiler için kayıt dinleme ya da metin kopyaları okuma ihtiyacını ortadan kaldırarak büyük bir zaman tasarrufu sağlayacak.
Şirketin video mesajlaşma aracı olan Vidcast’teki özetler. Bu özellik, ana başlıklar ve bölümler oluşturacak izleyicilerin hızlı bir şekilde videonun en önemli bölümlerine geçebilmelerine olanak tanıyacak.
Webex Contact Center’daki yeni görüşme özetleri, müşteri temsilcilerine, müşterilerle yapılan dijital sohbetlerdeki uzun metinleri, hızlı ve otomatik şekilde değerlendirme imkânı verecek, görüşme sonrası özetleme ve çözüm çalışmalarını kolaylaştıracak. Müşteriler müşteri temsilcilerinin, yaşadıkları sorun konusunda bilgi sahibi olmasını ve sorunun çözüme kavuşmasını beklerler. Sohbet özetleri, müşteri temsilcisine self servis aracılığıyla halihazırda araştırılmış olan sorunların ve çözümlerin net bir açıklamasını ve hem müşteri temsilcisine hem de müşteriye çağrının bir özetini sunar.
Karmaşıklık Güvenlikten, Diyaloğa Dayalı Bir Güvenliğe Geçiş
Cisco, operasyonları basitleştirerek ve etkinliği artırarak yapay zekâ ve makine öğrenmesi alanında, güvenlik personelini destekleyecek üstün teknoloji ürünü yeniliklere yatırım yapıyor. Cisco, Security Cloud vizyonunu daha da ileri götürerek (1. Gün sürümüne bağlantı), politika yönetimini basitleştirecek ve tehditlere müdahaleyi iyileştirecek yeni üretken yapay zekâ yeteneklerinin ön izlemesini sunuyor.
Etkili güvenlik politikası oluşturmak ve yönetmek, siber güvenlik uygulamalarının çoğu zaman son derece karmaşık ancak kritik bir işlevidir. Hataya çok az yer vardır ve önceki kurallara müdahale etmeyecek veya onları geçersiz kılmayacak basit düzenlemeler yapma süreci son derece zaman alıcı ve teknik olarak zordur. Bu politikaların tümünü tüm bu sistemler genelinde sürdürmenin oluşturduğu hacim, tutarsızlık ve karmaşıklık, saldırılara kapı açan önemli bir risk oluşturur.
Cisco Security Cloud, güvenlik ve BT yöneticilerinin ayrıntılı güvenlik politikaları tanımlamalarını ve bunları güvenlik altyapılarının farklı yönlerinde en iyi şekilde nasıl uygulayacaklarını değerlendirmelerini sağlayarak, bu sorunu çözmek için üretken yapay zekâ destekli Policy Assistant (Politika Asistanı) özelliğinden yararlanacak.
Analistlerin Makine Hızı ve Ölçeği ile Desteklenmesi
Tehdit tespiti ve müdahalesi, zamanın çok önemli olduğu ve analistlerin makine ölçeğinde karmaşık sistemleri hızla anlamaları gereken yüksek riskli bir güvenlik operasyonları alanıdır.
Cisco’nun SOC Assistant (Güvenlik Operasyonları Merkezi Asistanı) özelliği, güvenlik analistlerine doğru zamanda doğru kararlar almalarını sağlayacak bağlamı sunacak. SOC Assistant, Cisco Security Cloud platform çözümleri genelinde istihbaratı ilişkilendirecek, potansiyel etkileri aktaracak ve önerilen eylemleri paylaşacak. Bu da SOC ekiplerinin potansiyel tehditlere müdahale etmeleri için gereken süreyi önemli ölçüde azaltacak.
Cisco, Cisco LIVE 2023’te, Webex ve Security Cloud için üretken yapay zekâ çözümünün ön gösterimini de yaptı. Webex özetleri, politika yönetimi ve SOC Assistant Özetleri 2023 takvim yılı sonuna kadar kullanıma sunulacak. Ek SOC Assistant özellikleri ise 2024 takviminin ilk yarısında kullanımda olacak.
Cisco’nun Üretken Yapay Zekâ Yaklaşımı
Cisco, yıllardır Cisco’nun dünyaca bilinen güvenliği ile Webex kullanıcıları için rakipsiz deneyimler yaratmak üzere ses, video, doğal dil anlayışı ve analitik ile yapay zekâdan yararlanıyor. LLM ve üretken yapay zekâdaki yeni gelişmeler, rakipsiz hibrit iş deneyimleri sunmak için bunu daha da ileriye taşıyor. Webex, kurumsal düzeyde yapay zekâ için çok modlu destek, izinler, gizlilik ve doğruluktan oluşan bir dizi ilke belirledi. Bu, ilgili veri kaynağının gizlilik ve güvenlik kurallarına dayalı olarak yalnızca kişilerin halihazırda erişim iznine sahip oldukları verilerin kullanılmasını içeriyor.
Genç mucitleri, tasarım ve mühendisliği kullanarak gerçek problemlere çözüm bulmaya davet eden James Dyson Ödülü 2023 yılı başvurularında sona yaklaşılıyor.
James Dyson Vakfı tarafından her yıl düzenlenen mühendislik yarışması James Dyson Ödülü başvuruları 19 Temmuz gece yarısı bitiyor . Ödül programının uluslararası kazananları, icatlarının dünyaya duyurulmasının yanı sıra 30 bin Sterlin, ulusal kazananları ise 5 bin Sterlin tutarında teşvik ödülü kazanıyor.
Geçtiğimiz sene Türkiye’de ilk defa düzenlenen ve başvuruların başladığı Mart ayından Temmuz ayındaki değerlendirme sürecine kadar Türkiye’nin sayılı üniversitelerinden 350’nin üzerinde başvuru alarak büyük ilgi gören yarışmanın, 2022 yılı ulusal James Dyson Ödülü sahibi, “PhysioCircle” projesiyle Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü mezunu ve aynı bölümde yüksek lisans öğrencisi olan, 27 yaşındaki Selami Erdoğan olmuştu. Göğüs fizyoterapi yönteminin, fizyoterapistler veya hasta yakınları tarafından hastalara doğru ve etkin bir şekilde uygulanmasını sağlayan “PhysioCircle” projesi, 5 bin Sterlinle ödüllendirilmişti.
James Dyson Ödülü’nün Türkiye ayağı için bu sene jüri grubunda ODTÜ EÜTB ve TMMOB Mimarlar Odası Endüstriyel Tasarımcılar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Gülay Hasdoğan, Gazeteci ve Yazar Dr. Fatoş Karahasan, Aydınlatma Tasarımcısı ve Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi’ nde Mimarlık ve İç Mimarlık Bölümü’ nde Öğretim Görevlisi Ali Berkman ve farklı branşlarda Dyson’da mühendis olarak görev yapan kişilerin bulunduğu bir temsilci grubu yer alıyor.
2005 yılından bu yana girişimci ruha sahip lisans öğrencilerine ve yeni mühendislik ve tasarım mezunlarına “Problem çözen bir şey tasarlama”ları konusunda destek veren yarışma, bugüne kadar 390 icada finansal destek sağladı ve geçmiş uluslararası kazananların yüzde 70’inden fazlası icatlarını ticarileştirdi. Yarışmanın uluslararası kazananları her sene Sir James Dyson tarafından seçilirken, bu kişiler fikirlerini gerçek hayatta uygulayabilmek için finansman ve medya bilinirliği gibi oldukça önemli desteklerin sahibi oluyor.
Bu seneki Ödül de, Türkiye’de yaşanan depremlerle ilgili yapılacak icatların önünü açarak, genç mühendislerin ülkemiz ve dünyamız için tehlike oluşturabilecek durumlara hassasiyetlerini ve çözümlerini gösterebilmeleri için bir fırsat veriyor.
Ödül Hakkında
Süreç
Başvurular, ilk olarak ulusal düzeyde bir jüri ekibi ve Dyson mühendisileri tarafından değerlendirilir. Her katılımcı ülke bir Ulusal kazanan ve iki Ulusal ikinci seçerek ödüllendirir. Dyson mühendislerinden oluşan bir panel, kazananlar arasından 20 başvurudan oluşan uluslararası İlk 20 listesini seçer. En iyi 20 proje daha sonra Uluslararası kazananları seçen Sir James Dyson tarafından incelenir.
Ödül
• Sir James Dyson tarafından seçilen uluslararası kazananlar 30 bin Sterlin’e kadar para ödülü alma hakkı kazanır.
• Uluslararası ikinciler 5 bin Sterlin para ödülü alma hakkı kazanır.
• Ulusal kazanların her biri 5 bin Sterlin para ödülü alma hakkı hazanır.
Son başvuru tarihi: 19 Temmuz 2023 gece yarısı.
Nasıl katılabilirsiniz?
Adaylar James Dyson Ödülü web sitesi üzerinden online başvuru formu aracılığıyla katılabilirler. Katılımcılar icatlarının ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve geliştirme süreçlerini kısaca açıklamalıdır. En iyi icatlar gerçek bir sorunu çözer, net bir şekilde açıklanır, gelişim gösterir, fiziksel prototipleme kanıtı sağlar ve destekleyici görüntülere ve bir videoya sahiptir.
Uygunluk kriterleri
Adaylar, lisans veya lisansüstü mühendislik/tasarım ile ilgili bir derse en az bir yarıyıl kayıtlı veya son dört yıl içinde kayıt yaptırmış olmalıdır. Bu dersler, James Dyson Ödülü’ne katılmak için seçilen bir ülke veya bölgedeki bir üniversitede olmalıdır.
Ekip başvuruları söz konusu olduğunda, tüm üyeler James Dyson Ödülü’ne katılmak için seçilen bir ülke veya bölgedeki bir üniversitede lisans veya yüksek lisans programına en az bir sömestr için kayıt yaptırmış veya son dört yıl içinde eğitim almış olmalıdır. En az bir ekip üyesi, mühendislik veya tasarım alanında eğitim görmüş olmalıdır. Seviye 6 veya Seviye 7’de bir başlangıç derecesine katılanlar ve bu dereceyi son dört yılda tamamlayanlar ödüle başvurmaya hak kazanırlar.
Sıkça Sorulan Sorular kısmını James Dyson Ödülü web sitesinde bulabilirsiniz.
MIT‘deki araştırmacılardan gelen yeni bir buluş, havacılık endüstrisinin karbon ayak izini küçültmesine yardımcı olabilecek.
Buluş nihayet daha büyük uçakların, daha önce yalnızca küçük all-elektrik planlarıyla mümkün olan elektronikmotorlardan tam olarak yararlanmasına izin verecek. Bunun nedeni, daha büyük bir uçağı yerden kaldırmak için gereken megawattmotorların, uçağı aşırı yüklemeden yaratılmasının zor olması.
MIT araştırmacıları nihayet; en azından, gaz türbini aero-motoruna sahip bir elektrik bileşenini kullanan hibrit sistem yapmanın bir yolunu buldular. Bu, hattın bir yerinde tamamen elektrikli bir uçak oluşturmak için çok önemli bir basamak olabilir.
Şimdiye kadar ekip, motorun ana bileşenlerini hem tasarladı hem de test etti, ayrıntılı hesaplamalarla bileşenlerin mevcut daha küçük aero-motorlarla rekabet eden bir ağırlık ve boyutta kalırken bir megavat güç üretmek için bir bütün olarak çalışabileceğini gösterdi.
Ekip, megawattmotorun, uçaktaki pervanelere güç sağlamak için elektrik enerjisini mekanik bir işe dönüştürmesine izin veren bir pil veya yakıt hücresi gibi bir elektrik kaynağıyla eşleştirilmesi gerektiğine inanıyor. Ek olarak, uçuşun belirli bölümleri sırasında elektrikli tahrik kullanan hibrit bir sistem oluşturmak için geleneksel bir turbofan jet motoruyla da eşleştirilebilecek.
Ekip, GTL ve MIT Elektromanyetik ve Elektronik Sistemler Laboratuvarı’ndan öğretim üyeleri, öğrenciler ve araştırmacılardan oluşuyor.
Daha çevre dostu bir motor yaratma girişimleri gittikçe kötüleşen atmosferi ve dünya için önemli. Uçuş için elektrik gücünden yararlanabilmek, havacılık endüstrisinde devrim yaratmaya yardımcı olacak.
Uzun yıllar boyunca sosyal medya dünyasını önce Facebook, sonra da Instagram ile domine eden Meta, bugün Twitter rakibi uygulamasıyla gündeme geldi. Musk yönetiminde alınan kararlar ve Twitter’da yaşanan sorunlar nedeniyle bir süredir insanların çıksa da denesek diyerek beklediği uygulamalar arasında yer alan Threads an itibariyle tüm dünyada erişime açıldı.
Threads resmen yayınlandı!
Elon Musk yönetimindeki Twitter bir süredir inişli-çıkışlı anlar yaşıyor. Alınan kararların neredeyse tamamı eleştiri yağmuruna tutuluyor. Buna son olarak yaşanan erişim problemleri sırasında Musk’ın Blue abonelerini ayrıcalıklı tutmasından yapılan paylaşımların öne çıkarılmasına kadar birçok etken neden oldu.
Bu nedenle tüm dünyadan milyonlarca sosyal medya kullanıcısının gözü Twitter kurucusu Jack Dorsey’nin geliştirdiği Bluesky ve Mark Zuckerberg’ün Instagram çatısı altında geliştirdiği Threads’in üzerindeydi. Nitekim elini çabuk tutan taraf Meta oldu ve Threads bugün yayınlandı.
Şuan için Türkiye’de gece saatleri olmasına rağmen Twitter başta olmak üzere neredeyse tüm sosyal medya platformlarında yeni gündem Threads oldu. Herkes uygulamaya kaydolduğunu söylüyor ve profillerinin bağlantısını gönderiyor.
Benzer bir durum globalde de yaşanıyor. Birçok ünlü isim uygulamayı paylaşarak takipçilerini davet ediyor. Dolayısıyla bu Elon Musk için üzücü olsa da Zuckerberg için beklediğinden daha iyi çıkış yaptığı bir gece oluyor.
Meta, Facebook ve İnstagram için Mavi Tik kullanan onaylı hesap özelliğini Türkiye için aktif etti. Fakat açıklanan fiyatlar “yok artık” dedirtti. Meta Verified olarak adlandırılan yeni Mavi Tik özelliği artık Türkiye ile birlikte onlarca ülke için Facebook ve İnstagram kullanıcıları için kullanıma açıldı.
İnstagram ve Facebook hesaplarını doğrulamanın avantajları neler?
Gelişmiş doğrulama:
Facebook profilinde bir doğrulanmış rozetiyle takipçilerine gerçekten sen olduğunu gösterebilirsin.
Proaktif koruma:
Aktif hesap denetimiyle kimlik taklidini önüne geçebilirsin.
Doğrudan destek:
Senin için önemli olan sorunlar hakkında gerçek bir insandan yardım alabilirsin fakat destek şu anda sadece İngilizce, Fransızca, Portekizce ve İspanyolca dillerinde sunuluyor.
Daha fazla erişim:
Yorumlarda, aramada ve tavsiyelerde görünürlüğünü artırıyor.
Abonelere özel ekstra avantajlar:
Kendini sadece Meta Verified abonelerinin kullanabildiği çıkartmalarla ifade edebilmeni sağlıyor.
Not: Meta Verified, işletmelere veya 18 yaşından küçüklere sunulmuyor.
Meta, doğrulama hizmeti için belirlediği ücret ne kadar?
Facebook veya Instagram hesabınız için Meta onaylı abonelik, yani Mavi Tik istiyorsanız şu an için tarayıcıdan bakıldığıda aylık 279.99 TL abonelik ücreti karşılığında elde edilebiliyor. Bu da kabaca 10.73 dolara denk geliyor. Yurt dışında da 11.99 dolardan sunulduğunu, iOS ve Android üzerinden işlem yapanların ise 14.99 dolardan abonelik aldığını göz önünde bulundurulduğunda dolar bazlı olarak daha avantajlı fiyatlar almak mümkün.
Twitter bu hafta sonu her zamankinden daha da karışıktı. Cumartesi günü, Elon Musk; Twitter’ın günde yalnızca 600 gönderi görebilmeleri için Twitter Blue’ya abone olmayan hesapları sınırlayarak “aşırı düzeyde veri kazıma” ile mücadele edeceğini tweetledi.
Musk’ın bir başka hamlesinden sonra, kullanıcılar bir kez daha birkaç günlük vahşi bir büyüme yaşayan sayısız Twitter alternatifine yöneldiler.
Tüm bu yeni uygulamalar arasında Spill hafta sonunu kazanmış gibiydi. Eski Twitter çalışanları tarafından kurulan Spill’in amacı, sonradan akla gelen bir düşünce yerine, çeşitli topluluklar için en başından itibaren bir sosyal platform oluşturmaktı. Uygulama sadece birkaç hafta önce kapalı bir beta sürümünde başlatıldı, ancak Spill’e göre, bu hafta sonu 100.000’den fazla kişi uygulamada hesap oluşturdu.
Spill, Keke Palmer ve Ava DuVernay da dahil olmak üzere uygulamaya katılmak için yüksek profilli ünlüleri etkilemede başarılı oldu. Bu hafta sonu, The Roots’tan ikonik müzisyen Questlove, Spill profilini tanıtan bir bağlantı tweetledi. Lizzo, bir Spill daveti alıp alamayacağını görmek için Instagram ve Twitter’a bile gitti.
Bizi gömmeye çalıştılar, tohum olduğumuzu bilmiyorlardı
Yayınlandığı sırada Spill, iOS App Store‘un sosyal ağ tablosunda bir numara ve genel olarak üç numarada.
Spill CEO’su Alphonzo “Phonz” Terrell, “Bizi gömmeye çalıştılar,” diye tweet attı. “Tohum olduğumuzu bilmiyorlardı.“
Twitter’ın kurucusu Jack Dorsey, Bluesky tarafından finanse edilen merkezi olmayan uygulama da büyük bir hafta sonu geçirdi. Üçüncü-parti geliştiriciler tarafından derlenen kamu verilerine göre, Bluesky Cuma günü yaklaşık 184.000 kullanıcıdan Pazartesi günü yaklaşık 238.000 kullanıcıya sıçradı. Bu kullanıcı numaraları daha da şişirilmiş olurdu, ancak Bluesky yalnızca davetli olmaya devam ediyor.
Twitter’ın geçici oran sınırlaması azalmış gibi görünse de, Musk tarafından işletilen platformun her büyük hatası daha fazla kullanıcıyı diğer seçenekleri keşfetmeye itiyor.
Bu hafta sonu Android’de rahatça piyasayasürülen Mastodon, Twitter’ın rakipleri arasında erken bir ön sırada yer aldı.
MuskTwitter’ı satın almadan önce Mastodon’un aylık yaklaşık 380.000 aktif kullanıcısı vardı. İki ay içinde, açık kaynaklı platform aylık 2,5 milyon aktif kullanıcıya ulaştı. Bu sayı o zamandan beri yaklaşık 1,4 milyona düştü, ancak bu hala geçen yılki aylık aktif kullanıcı sayısının üç katından fazla.
TikTok, 13-17 yaş arasındaki çocukların güvenliği için Aile Eşleştirmesi özelliğine içerik filtreleme aracını ekledi. Platform, önümüzdeki dönemlerde gençlerin deneyimlerini dinleyeceği bir Gençlik Konseyi de kuracak.
TikTok, 13-17 yaş arasındaki çocukların platformda daha güvende olmaları için aileleri desteklemeye devam ediyor. Platform, Aile Eşleştirme özelliğine gençlerin TikTok deneyimini iyileştirecek yeni bir araç ekledi. Geçen yıl kullanıcılara Sizin İçin veya Takip Edilenler akışlarında görmek istemedikleri kelime ve hashtag’ler içeren videoları filtreleyebilecekleri bir içerik filtreleme aracı sunulmuştu. Ebeveynlerden ve çocuklara bakım veren kişilerden gelen talepler doğrultusunda bu araç, Aile Eşleştirmesi’ne de getirildi. Böylece aileler, çocuklarının ihtiyaçlarına uygun, kişisel bir platfom deneyimini daha kolay yaratabilecek. Eklenen anahtar kelimelerse, yetişkinlere yönelik veya çocuklar için riskli sayılabilecek temalara sahip olan içeriklerin 13-17 yaş arasındaki kitlelere ulaşmasını engelleyen İçerik Seviyeleri sistemine de eklenecek.
Amaç gençlerin haklarını elinden almadan bilinçlendirmek
TikTok, Aile Eşleştirme özelliğine eklediği bu araçla ebeveyn kontrolünü sıkılaştırırken gençlerin çevrimiçi dünyaya katılma haklarına saygı duyulması gerektiğini de göz önünde bulunduruyor. Bu kapsamda Aile Çevrimiçi Güvenlik Enstitüsü de dahil olmak üzere pek çok uzmanla bir araya gelen platform, gençlerin aileleri tarafından eklenen anahtar kelimeleri görüntüleyebileceği bir sistem oluşturdu. Sunduğu bu şeffaflık sayesinde platform, çocukları aileleriyle çevrimiçi sınırlar ve güvenlik hakkında konuşmaya teşvik etmeyi amaçlıyor.
TikTok Gençlik Konseyi Oluşturuluyor
TikTok, gençlerin platformdaki güvenliğini ve refahını sağlamak için TikTok Gençlik Konseyi adlı yeni bir çalışma daha başlattığını duyurdu. Bu kapsamda platform, TikTok’u kullanan gençlerin deneyimlerini doğrudan dinleyebileceği bir alan yaratacak ve gençlere yönelik güvenlik çözümlerini onlarla birlikte geliştirecek. TikTok Gençlik Konseyi’nin bu yılın ilerleyen aylarında başlatılması bekleniyor.
400 milyondan fazla kişi Aile Eşleştirme’yle ilgili bilgilendirildi
TikTok, gençlerin dijital refahını önceliklendirmeye ve ailelerin çocuklarının güvenliğine yönelik taleplerine yanıt vermeye devam ediyor. Platform, başlattığı uygulamalarla başarılı sonuçlar elde ediyor. Mart ayında gençler için günlük ekran süresi varsayılan olarak 60 dakikayla sınırlandırılmıştı. Gençlerin neredeyse dörtte üçü bu sınırı korumayı seçti. Platform, varsayılanın dışında kalan ancak bir günde TikTok’ta 100 dakikadan fazla zaman geçirenler için, ekran süresi yönetim araçlarını kullanmaya teşvik ediyor. Ayrıca TikTok, Mart ayında, topluluğunu Aile Eşleştirme hakkında daha fazla bilgilendirmeye başladı ve şu ana kadar bu bilgilerle 400 milyondan fazla kişiye ulaştı. Aile eşlemesi aracılığıyla da 850.000’den fazla genç ve aileleri, kendi bireysel ihtiyaçlarına göre koruyucu önlemler almaları konusunda desteklendi.
Samsung, Haziran ayı sonlarında ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve Brezilya’dan başlayarak dünya çapında 30’dan fazla ülkede oyun konusunda uzmanlaşmış bir çevrimiçi mağaza olan SamsungGamePortal’ı açtığını duyurdu.
Bu portalda kullanıcılar oyun ve oyuncuların ihtiyacı olabilecek bir çok ürünle ilgili hem içeriklere ulaşabilecek hem satın almalar yapabilecekler.
2021’de, önde gelen bir küresel profesyonel hizmetler şirketi olan Accenture bir araştırma yaptı. Bu araştırmanın neticesinde aslında nüfusun yarısının oyun oynamak için iki farklı cihazının olduğu ve haftada ortalama 16 saat oyun oynadığı, ortalama haftada 8 saat de oyunla ilgili video izle diye ortaya çıktı. Aslında Samsung’da bu verilerin sunduğu pazarı hedefliyor.
Samsung’un bu anlamda lansmanı kutlamak için oyun monitöründe ve 8K ürünlerde yaptığı indirimler büyük ilgi çekti.
Alef Aeronautics, elektrikli uçan arabası Model A’nın Federal Havacılık İdaresi’nden Özel Uçuşa Elverişlilik Sertifikası aldığını duyurdu. Arabanın 300.000 dolara mal olması bekleniyor ve bu onayla havada sınırlı testlere başlayacak.
SpaceXgibiler tarafından desteklenen girişime göre bu, uçuş özellikli bir araba için bu tür ilk onay.
Alef, uçan araba
AlefCEO’su Jim Dukhovny şunları söyledi: “İnsanlara çevre dostu ve daha hızlı yolculuk getirmeye, bireylerden ve şirketlere her hafta saat tasarruf etmeye daha yakın olmamızı sağlıyor. Bu uçaklar için küçük bir adım, arabalar için dev bir adım.”
Şirket, hem sokak sürüşü hem de dikey kalkış yeteneklerinesahip ilk uçan arabayı üretmeyi hedefledi. Sürüş ve park etme için mevcut kentsel altyapıya uyacak şekilde tasarlandı.
Alef, Model A’larının iki yolcuya kadar dayanacağını ve tek bir şarjla 200 mil sürüş menziline ve 110 mil uçuş menziline sahip olacağını bildirdi. Ancak otomobil çarpışma testi yasalarından ve diğer düzenlemelerden tabi olmamak için 25 mil/saat sınırına sahip olacak ve bir arabadan çok bir golf arabası gibi sürülecek.
Dukhovny, müşterilerin arabalarını 2025 yılına kadar almayı bekleyebileceklerini iddia ediyor. Genel kuyruğa girmek için 150$ veya öncelikli erişim elde etmek için 1.500$ depozito ödemek gerekiyor.
Microsoft’unBing arama motoru, OpenAI‘ninChatGPT‘sinin yardımıyla kullanıcıların Web’de gezinmelerini sağlayan yeni bir özellik tanıttı. Bu özelliğe “Bing ile Göz At” adı verildi ve şu anda beta testinde.
Kullanıcıların ChatGPT’den kendileri için Web’de gezinmesini istemesine ve ihtiyaç duydukları bilgilerin sağlamasına olanak tanıyor. Bu özellik, bu yılın başlarında piyasaya sürülen Google’ınBard’ına benziyor.
ChatGPT nedir?
ChatGPT, OpenAI tarafından geliştirilen yapay zeka destekli bir sohbet robotu. GPT-4 dil modeline dayanıyor ve metin tabanlı sorgulara insan benzeri yanıtlar üretebiliyor. ChatGPT konuşma amaçlı olacak şekilde tasarlandı ve soruları yanıtlamak, metin oluşturmak ve hatta kod yazmak gibi çeşitli görevler için kullanılabiliyor.
BING nedir?
Bing, Microsoft tarafından geliştirilmiş bir arama motoru. Her gün milyonlarca kullanıcısı ile dünyanın en popüler arama motorlarından biri. Bing, temiz arayüzü ve ilgili arama sonuçlarını hızlı bir şekilde sağlama yeteneği ile tanınıyor.
“Bing ile Göz At”ı kullanmak için kullanıcıların bir ChatGPTPlus aboneliğine sahip olması gerekiyor. Daha sonra ChatGPT’den sorgularını sohbet penceresine yazarak kendileri için Web’de gezinmesini isteyebilirler. ChatGPT, daha sonra Web’de gezinecek ve onlara ihtiyaç duydukları bilgileri sağlayacak.
“Bing ile göz at” nasıl çalışıyor?
“Bing ile Göz At” özelliği, kullanıcıların ChatGPT’den kendileri için Web’de gezinmesini istemelerine olanak tanıyor. Kullanıcılar ChatGPT’den belirli bir konu hakkında bilgi bulmasını isteyebiliyor ve ChatGPT de Web’de gezinerek onlara ihtiyaç duydukları bilgileri sağlıyor. Bu özellik şu anda beta testinde olduğundan tüm kullanıcılar tarafından kullanılamıyor. İşte nasıl çalıştığı:
Özelliği etkinleştirin: Bing ile Gözat’ı kullanmak için kullanıcıların bir ChatGPT Plus aboneliğine sahip olması gerekiyor. Daha sonra uygulama ayarlarının Yeni Özellikler bölümüne giderek, model değiştiricide “GPT-4“ü seçiyorlar ve açılıyor; listeden “Bing ile Göz At“ı seçerek özelliği etkinleştirebiliyorlar.
Bir soru sorun: Kullanıcılar daha sonra ChatGPT’ye eğitim setinin dışında mevcut veri veya bilgi gerektiren bir soru sorabilyor.
Bing araması: ChatGPT, eğitim kümesinin dışında mevcut verileri veya bilgileri gerektiren bir soru aldığında, Bing ile GözAt özelliği harekete geçiyor. Bing’e bir arama gönderiyor ve sonuçlar daha sonra ChatGPT’nin güncel ve alakalı bir yanıt sağlamasına yardımcı olmak için kullanılıyor.
Şeffaf süreç: Süreç tamamen şeffaf. Kullanıcılar, Bing tarafından döndürülen arama sonuçlarını ve ChatGPT’nin yanıtlarını gerçek zamanlı olarak formüle etmek için kullandığı kaynakları görebiliyor.
Bing ile Göz At özelliği, ChatGPT’nin orijinal eğitim verilerinin ötesine geçen güncel olaylar ve diğer bilgilerle ilgili sorgular için özellikle kullanışlı.
“Bing ile Göz At“ın ana faydalarından biri, kullanıcıların ücretli içeriği ücretsiz olarak okumasına izin vermesi. Birçok web sitesi, kullanıcıların içeriklerine erişim için ödeme yapmalarını gerektiriyor, ancak “Bing ile Göz At” ile kullanıcılar ChatGPT’den kendileri için Web’de gezinmesini ve ödeme yapmak zorunda kalmadan ihtiyaç duydukları bilgileri sağlamasını isteyebiliyor.
Her zaman güncel
“Bing ile Göz At“ın bir başka yararı da kullanıcıların daha güncel bilgi almasına izin vermesi. ChatGPT’nin aksine, Bing Chat‘in internet erişimi var, bu da kullanıcılara daha güncel yanıtlar sağlayabileceği anlamına geliyor. ChatGPT, yalnızca 2021 yılına kadar olan veriler üzerinde eğitildiği için güncel olaylara cevap veremiyor.
Google, Google Chat’i ilk olarak HangoutsChat olarak piyasaya sürdü. HangoutsChat, hedeflenen başarıyı yakalayamayınca çeşitli güncellemelerden geçirildi.
Geçmişte iş odaklı ve daha kurumsal bir mesajlaşma aracı olarak konumlandırılan HangoutsChat, son haliyle ve yeni ismiyle bireysel mesajlaşma uygulaması haline geldi.
Fakat şimdi de pazarda çok daha önceden beri bulunan ve gelişmiş araçlarla rekabet etmek zorunda.
GoogleChat’in kendini konumlandırdığı güncel noktada en büyük iki rakibi WhatsApp ve Telegram. Uygulama kendini onlarla rakip olarak konumlandırdığından beri ikisinin gölgesinde kalıyor.
Google, uygulamasını bu gölgeden çıkarabilmek için bir yeni takım özellikler ekledi ve uygulamayı kişisel iletişim için yeniden tasarladı.
Google Chat’in yeni özellikleri
Akıllı Kompozisyon: Bu özellik, yazarken bağlamsal olarak alakalı metin önermek için yapay zekayı kullanır. Bu, dilbilgisi veya yazım hataları yapmaktan kaçınmanıza yardımcı olabilir ve ayrıca mesaj oluştururken zamandan tasarruf etmenize yardımcı olabilir.
Mesajları düzenleyin ve silin: Bu, mesajları gönderdikten sonra nihayet düzenlemenize veya silmenize olanak tanıyan uzun süredir talep edilen bir özelliktir. Bu, yazım hatalarını düzeltmek veya mesajlardan hassas bilgileri kaldırmak için özellikle kullanışlı bir özelliktir.
Alıntı mesajları: Bu özellik, kendi mesajlarınızda diğer kullanıcılardan gelen mesajları alıntılamanıza olanak tanır. Bu, bir konuşmada belirtilen belirli noktaları netleştirmek veya bunlara yanıt vermek için yararlı olabilir.
Doğrulamayı okuma: Bu özellik, bir grup sohbetinde hangi kullanıcıların mesajlarınızı okuduğunu gösterir. Bu, mesajlarınızın alınıp alınmadığını ve anlaşılıp anlaşılmadığını bilmek için yardımcı olabilir.
Metindeki bağlantılar: Bu özellik, doğrudan mesajlarınızda web sitelerine veya diğer kaynaklara bağlantı kurmanıza olanak tanır. Bu, uzun URL’leri yapıştırmak zorunda kalmadan başkalarıyla bilgi paylaşmanızı kolaylaştırabilir.
Konuşmaları gizle: Bu özellik, bir süredir etkileşimde bulunmadığınız konuşmaları otomatik olarak gizlemenizi sağlar. Bu, sohbet listenizi düzenli ve yönetilebilir tutmanıza yardımcı olabilir.
Sohbete uygulama ekleyin: Bu özellik, sohbet konuşmalarınıza üçüncü-parti uygulamaları eklemenize olanak tanır. Bu, diğer üretkenlik araçlarıyla entegre olmak veya sohbetlerinize eğlenceli ve etkileşimli öğeler eklemek için yararlı olabilir.
Bunlar, Google Chat‘e gelen yeni özelliklerden sadece birkaçı. Genel olarak, şirket WhatsApp ve Telegram gibi diğer popüler mesajlaşma uygulamalarının oyun kitabından bir sayfa çıkarıyor gibi görünüyor.
Google, bu yeni özellikleri ekleyerek Chat’i tüketiciler için daha çekici ve çok yönlü bir iletişim aracı haline getirmeyi umuyor. Fakat onların bu pazarın monopol oyuncuları olduğu göz önünde bulundurulduğunda işi çok zor.
Ericsson Mobilite Raporu’nun Haziran 2023 sayısı yayımlandı. Yeni rapor, jeopolitik zorluklara ve bazı pazarlardaki makroekonomik yavaşlamaya rağmen, dünya çapında iletişim servis sağlayıcıların 5G’ye yatırım yapmaya devam ettiğini gözler önüne seriyor. Ekim 2022’de, Hindistan 5G teknolojisini kullanmaya başladı ve Dijital Hindistan girişimiyle birlikte bu kullanım oldukça yaygın hale geldi.
Geçtiğimiz yıl Hindistan’da 5G abone sayısının 10 milyona yaklaştığı açıklanmıştı. Ericsson Mobilite Raporu’na göre, bu sayının 2028 yılının sonuna kadar ülkedeki tüm mobil aboneliklerin yaklaşık yüzde 57’sini oluşturması bekleniyor. Bu da Hindistan’ın dünyada en hızlı büyüyen 5G bölgesi olduğunu gösteriyor.
Son yayımlanan Ericsson Mobilite Raporu’na göre, Kuzey Amerika’daki 5G aboneliklerindeki artış, tahmin edilenden daha yoğun bir şekilde gerçekleşiyor. 2022’nin sonunda, bu bölge yüzde 41 oranla dünya genelindeki en yüksek 5G abone oranına ulaştı.
5G aboneliklerinin sayısı dünyadaki her bölgede artış gösteriyor ve bu artışın 2023 yılı sonunda 1,5 milyara ulaşması bekleniyor. Aynı zamanda küresel mobil şebeke veri trafiğinin büyümesi de devam ediyor. 2023 yılı sonuna kadar, her akıllı telefon için aylık küresel ortalama kullanımın 20 GB’ın üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.
Önde gelen 5G pazarlarında kar artışı sürüyor.
Rapor aynı zamanda önde gelen 5G pazarlarında kar artışının devam edeceğini öngörüyor. Ericsson’un Şebeke İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Fredrik Jejdling konuyla ilgili şunları söylüyor: “5G teknolojisinin küresel ölçekte benimsenmesiyle aboneliklerin sayısı bir milyarın üstüne çıkmış bulunuyor. Bu durum, önde gelen 5G pazarlarında faaliyet gösteren iletişim servis sağlayıcılar için olumlu bir gelir artışı sağladı. 5G aboneliklerinin artması ile servis geliri arasında güçlü bir ilişki bulunuyor. Son iki yılda, en büyük 20 pazarda 5G hizmetlerinin sunulması, yüzde 7’lik bir gelir artışına yol açtı. Bu sonuç hem 5G’nin artan değerini hem de kullanıcılara ve servis sağlayıcılara olan faydasını ortaya koyuyor.”
5G mobil abonelikleri her bölgede artış gösterirken, 2023 yılının sonuna kadar küresel ölçekte 1,5 milyara ulaşması bekleniyor. En hızlı artış ise Hindistan’da.
Dünya çapında yaklaşık 240 iletişim servis sağlayıcısı (CSPs) ticari amaçlı 5G teknolojisini sunmaya başladı. Bunlardan yaklaşık 35’i Bağımsız 5G’yi (SA) kullanıma soktu veya piyasaya sürdü. İletişim servis sağlayıcıların müşterilerine sunduğu en yaygın 5G hizmetleri arasında gelişmiş mobil genişbant (eMBB), Sabit Kablosuz Erişim (FWA), oyun ve bazı eğitim amaçlı sanal/artırılmış gerçeklik bazlı hizmetler yer alıyor.
Rapor aynı zamanda 5G’nin mobil hizmet paketlerinde yeniliği teşvik etmeye devam ettiğini gösteriyor. İletişim hizmeti arasında, televizyon, müzik ve bulut oyun platformları gibi çeşitli eğlence hizmetlerini sunan toplu paketler zamanla yaygınlaşıyor. Günümüzde, 5G servis sağlayıcıların yaklaşık yüzde 58’i bu teknolojiyi çeşitli şekillerde sunuyor.
İletişim servis sağlayıcılarının 100’ünden fazlası şu anda 5G üzerinden FWA sunuyor
FWA aşağıdaki alanlarda net bir büyüme gösteriyor:
FWA hizmeti sunan mobil servis sağlayıcı sayısı,
5G üzerinden FWA sunanların oranı,
Hıza dayalı tarife yapısına sahip iletişim servis sağlayıcılarının oranı,
Bağlantı sayısı ve bağlantı başına düşen trafik hacmi arttıkça sunulan trafiğin miktarı.
2028 yılına kadar tüm FWA bağlantılarının yaklaşık yüzde 80’inin 5G olması bekleniyor.
Ericsson Haziran 2023 Mobilite Raporu aşağıda yer alan konulardaki dört detaylı makaleyi içeriyor:
Şebeke trafik örüntülerinin şebekelerin evrimine yol açma biçimleri
5G şebekeleri ile farklılaşan hizmetleri keşfetmek
Mobil şebekelerin artırılmış gerçeklik kullanımını mümkün kılması
Mobil deneyim kalitesi: Yeni hizmetler için şebeklerin hazır olması
Ericsson, 21 Haziran Çarşamba günü Batı Avrupa saati ile 09.00 ve 18.00’da Ericsson Mobilite Raporu çevrimiçi seminerini gerçekleştirdi. Kayıt edilen semineri buradan izleyebilirsiniz.
Fransız girişimi olan Airseas, fosil yakıt tüketimini azaltarak hem maliyetleri düşürmeyi hem de atmosferi korumayı hedefleyen Seawing adında yeni bir ürün geliştirdi.
Ürün aslında yüzyıllarca kullanılmış olan yelkenle paraşütün ortasında bir noktada yer alıyor. Airseas’ıniddiasınagöreSeawing ticari bir gemiyi tamamen olmasa da çekebilecek ve motora binen ihtiyacı %20 düşürebilecek kabiliyette.
Airseas, sisteminin gemi mürettebatından çok az çabayla yelkeni dağıtma karmaşık işini halledeceğini söylüyor. Şirket, Seawing’in dağıtım yöntemlerinin açık ayrıntılarını açıklamasa da, yalnızca birkaç düğmeye basarak başarıyla fırlatılan, yükselen, inen bir prototipi test etti.
Airseas gerçek ticari yolculuklar üzerinde testlere devam ediyor. Avrupa ve ABD arasında uçak bileşenlerini taşıyan Louis Dreyfus Armateurs ve Airbus ile ortaklık kurdu. Şirket ayrıca 50 gemiye kadar Seawings ile donatmak için Japon nakliye şirketi “K” Line ile 20 yıllık bir anlaşma imzaladı.
Fizibilite, çekiş ve mekanik testleri devam ederken, şirket daha sonra seri üretime geçmeden önce performans verileri toplamaya, dinamik uçuş testlerine ve otomasyon sisteminde ince ayar yapılmasına odaklanacak. Tesisi 2026’ya kadar açılmayacak olsa da, Airseas şimdiden personelini büyütmeye başlıyor. Yıl sonuna kadar 70 yeni pozisyon eklemeyi ve personel sayısını 190’a çıkarmayı planlıyor.
“Bunlar, 2031 yılına kadar yeşil teknolojimizin teslim edilmesini sağlayacak endüstriyel, yerel işlerdir. Genel Müdür Pierre-Yves Fouché, “Bunu başarmak için şu anda yeni ortaklar arıyor ve kazanıyoruz” dedi.
Windows11‘deki Dosya Gezgini zor bir dönemden geçti. Yeniden tasarım eski ve sevilen birçok özelliklerin yerini aldı; örneğin, sağ tıklama menüsü ve şeritler menüsündeki seçenekler kesildi.
Birkaç güncelleme sonra işler düzeldi ve Windows 11 nihayet DosyaGezgini’ne sekme desteği ekledi. Ancak Windows11 uygulamasındaki tutarlılık eksikliğinden rahatsızsanız, DosyaGezgini’ne basitçe Dosyalar uygulaması adı verilen ücretsiz, açık kaynaklı ve topluluk destekli bir alternatif var.
Dosyalar uygulamasını ücretsiz olarak nereden indirebilirsiniz?
Dosyalar uygulamasını resmi Microsoft mağazasından indirebilir ve Dosya Gezgini‘nin yerine kullanabilirsiniz. Ancak bunu yapmadan önce, bilgisayarınızdaki tüm dosyaları doğrudan düzenleme izinlerine sahip bir uygulama olduğu için bilgisayarınızın ve önemli dosyaların bir yedeğini oluşturmanız öneriliyor.
Dosyalar uygulaması, Windows 11 temanızdan bağımsız olarak çalışan karanlık moddan başlayarak, bunun için bazı şeylere sahip. Yukarıda bahsettiğimiz gibi, uygulamanın yerleşik sekmeli taraması var ve tüm klasörleri yeni sekmelerde otomatik olarak açan bir özelliği etkinleştirebilirsiniz.
Arayüz, varsayılan olarak, Windows 11 Dosya Gezgini uygulamasının daha parlak bir sürümüne benziyor, ancak altında çok fazla saklanma var. macOSFinder’a benzeyen bir sütun görünümünü etkinleştirebiliyor ve hızlı dosya hareketi için çift bölmeli bir görünüme de sahip olabiliyorsunuz. Dosyalar uygulaması ayrıca hızlı dosya önizlemesine sahip, böylece bir fotoğrafı bir uygulamada açmadan önizleyebilirsiniz.
Dosyalar uygulaması varsayılan olarak OneDrive ve GoogleDrive ile çalışır, bulut depolama hesabınızda depolanan tüm dosyaları görebilir ve dosyaları önizleyebilir ve açabilir. iCloudDrive ve Dropbox gibi diğer hizmetler için destek ekleyebilirsiniz.
Dosyaları özelleştirmek için birçok seçenek bulacağınız tercihlerin tamamını görmek için biraz zaman harcamalısınız. Dosya Gezgini uygulamasında mümkün olmayan bir şey. Kenar çubuğunda tam olarak neyin görüneceğini seçebilirsiniz ve istekliyseniz, uygulamanın her bölümü için renkleri tanımlayabilir ve Dosyalar uygulamasını macOS’taki Finder gibi bir şeye dönüştürebilirsiniz.
Threads, Facebook ve Instagram‘ın ana şirketi Meta’nın Twitter’a alternatif olarak geliştirdiği ürünü. Henüz çıkmadı fakat yakında Twitter’ın en ciddi rakibi olması bekleniyor. Arkasında Meta gibi tecrübeli ve büyük bir şirketle alana giriş yapacak olan Threads’inTwitter’ın karışıklıklarını en iyi değerlendiren Mastodon ve Bluesky’ı unutturması bekleniyor, Threads hepimizin bir sonrakine atlaması gereken yeni metin liderliğindeki sosyal ağ olma iddiasında.
Threads ne zaman yayınlanacak?
Meta’nınTwitter alternatifinin bu hafta piyasaya sürülmesi bekleniyor. Threads’in iPhone uygulaması için bir önizleme sayfası Apple’ınAppStore’unda zaten göründü. App Store listesine göre, uygulamanın 6 Temmuz Perşembe günü sadece birkaç gün içinde piyasaya sürülmesi bekleniyor.
Threads uygulamasını nasıl edinebilirim?
Treads uygulamasını henüz indiremezsiniz. Ancak bir iPhone’unuz varsa, telefonunuzdan bu bağlantıyı kullanarak ön sipariş verebilirsiniz. Bu, uygulama piyasaya sürüldüğünde indireceği anlamına geliyor.
Uygulama, aslında hafta sonu Google Play‘de de kısaca göründü. Ancak bu iyi bir haber, ilk lansmanın hem Android hem de iOS platformlarını kapsayabileceğini gösteriyor.
Threads’inAppStore açıklaması bunun bir Instagram uygulaması olduğunu söylüyor. Bu, varsa Instagram hesabınız için kullandığınız girişin aynısını kullanacağınız anlamına geliyor.
Uygulamanın ekran görüntülerinden biri, Instagram takipçilerinizi Threads hesabınıza eklemek isteyip istemediğinizi soran uygulamayı gösteriyor. Bu, hizmetin gerçekten sıfırdan başlamadan başlamanızı sağlamak için kolay bir yolu.
Bu önizleme görüntüleri ayrıca deneyimin umarım daha az kaotik enerjiyle Twitter’ı kullanmaya çok benzeyeceğini gösteriyor.
Gönderiler, artık video odaklı Instagram’dan bir sapma olan metin ve resimler etrafında ortalanmış gibi görünüyor. Ayrıca gönderilerinize kimin yanıt verebileceğini takip ettiğiniz kişilerle veya yalnızca bir gönderide belirtilenlerle sınırlayabileceksiniz.
Threads’in kullanımı ücretsiz olacak mı?
Threads ücretsiz bir şekilde indirilebilecek, ancak muhtemelen Mayıs ayında BirleşikKrallık’taFacebook ve Instagram için başlatılan aynı Meta Onaylı hizmeti sunacak. Bu, bir web sitesinden satın alındığında ayda 9,99 sterline veya Apple ve Google’ın uygulama ödemelerini üstlemesi sayesinde doğrudan ilgili iOS ve Android uygulamaları aracılığıyla 11,99 sterline mal oluyor.
Bu, kimliğinizi doğruluyor ve siz olduğunuzu iddia eden sahte hesaplar için “proaktif hesap izleme” sözü veriyor.
Meta, Threads’i yapmaya ne zaman başladı?
Meta, geçen ayThe Verge’e bir Twitter alternatifi üzerinde çalıştığını doğruladı ve uygulama için kodlamanın Ocak ayında başladığını söyledi.
Meta baş ürün sorumlusu Chris Cox, ”Aklı başında işletilen bir platforma sahip olmakla ilgilenen yaratıcılardan ve tanınmış kişilerden, dağıtım için güvenebileceklerine ve güvenebileceklerine inandıklarını duyuyoruz.” dedi.
Oprah Winfrey ve Dalai Lama‘nın platforma ilgi gösteren önde gelen isimler arasında olduğunu iddia ediyor.
Threads gizlilik için kötü mü?
Yaklaşan Threads uygulamasının gizliliği hakkında bazı endişeler dile getirildi. Ancak, App Store listesi Instagram‘ınkiyle karşılaştırılabilir bir gizlilik politikasına sahip olacağını öne sürüyor. Her iki uygulamanın da App Store’daki resmi sürüm notları incelendiğinde, Threads’in Twitter’a kıyasla daha fazla miktarda veri topladığı görülüyor. Threads sağlık, finansal bilgiler, satın alımlar, arama geçmişi, tanımlayıcılar ve hassas bilgileri kapsayan 14 veri topluyor. Buna karşılık, Twitter yalnızca konum, kimlikler, kullanıcı tarafından oluşturulan içerik, iletişim bilgileri, kullanım verileri, tarama geçmişi ve satın alımları içeren 7 parametreden veri topluyor.
Meta, Threads için “ek” bir gizlilik politikası ve kullanım şartları belgeleri yayınlayacak.
Twitter Threads’ten risk altında mı?
Twitter’ın oynaklığı, birçok kullanıcının yerini alabilecek yeni bir platform aramasına neden oldu. Hafta sonu, sahibi Elon Musk, insanların her gün görüntülemesine izin verilen tweet sayısına ilişkin sınırlamalar olduğunu duyurdu.
Twitter Blue sahibi olmayan aboneler için sınır günde 600 gönderi ve yeni kullanıcılar için limit sadece 500 gönderiydi. Musk’ın “veri kazıma ve sistem manipülasyonu” ile mücadele etmek için olduğunu söylediği ücretli kullanıcılar için 6.000 görüntülenen tweet sınırlamaları da tanıtıldı.
Örneğin, bir AI botuna nasıl daha ikna edici veya gerçekçi bir şekilde tweet atılacağını öğretmek için tweetler kazınabilir.
Bu kısıtlamalar duyurulduktan kısa bir süre sonra, doğrulanmamış hesaplar için 1.000 ve doğrulanmış olanlar için 10.000 tweet’e çıkarıldı.
Resmi masaüstü Twitter yöneticisi uygulaması Tweetdeck de ayarlandı. Ağustos ayının başından itibaren yalnızca doğrulanmış kullanıcılar tarafından erişilebilir olacak.
Twitter’ı giderek daha düşmanca bir ortam haline getirmek, Meta’nınThread lansmanını daha başarılı hale getirmenin en iyi yolu.
Boeing, Türkiye’deki ilk staj programını bu sene uygulamaya başladı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde eğitim gören ve staj programında yer almaya hak kazanan başarılı öğrenciler, Temmuz ayı itibariyle iki ay boyunca Boeing Türkiye ofislerinde, Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) ve Boeing Ticari Uçaklar (BCA) ekipleriyle birlikte çalışma şansına sahip oluyor.
Her birine ayrı danışman atanacak stajyer öğrenciler, sekiz hafta boyunca iş başında eğitim uygulamalarının yanı sıra, havacılıktaki ilgi alanlarına göre özel olarak hazırlanmış eğitim oturumlarına katılacak. Öğrenciler, ayrıca, İstanbul Teknopark’ta bulunan Boeing Türkiye Mühendislik ve Teknoloji Merkezi’yle birlikte Boeing Saha Hizmetleri ofisi ve uçuş eğitimi tesislerini ziyaret etme fırsatı yakalıyor.
Staj programının başlangıcı vesilesiyle öğrencilerle bir araya gelen Türkiye Genel Müdürü ve Ülke Temsilcisi Ayşem Sargın, “2017 yılında başlattığımız ve paydaşlarımızla birçok ortak başarıya imza attığımız Boeing Türkiye Milli Havacılık Planının en önemli unsurlarından biri olan havacılıkta kabiliyet gelişiminin bir parçası olarak, gençlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Geleceğin havacılık profesyonelleri olarak gördüğümüz öğrencilerimiz, bu staj programıyla sekiz hafta boyunca uygulamalı ve teorik bir eğitimden geçerken aynı zamanda ilk kurumsal deneyimlerini dünyanın en büyük havacılık ve uzay şirketinde yaşayacaklar. Umuyorum ki, buradan aldıkları ilhamla havacılık sektöründe iyi bir kariyer yapmanın yanı sıra, diğer gençler için de güçlü birer rol model olacaklar.” açıklamasında bulundu.
Boeing, yaz stajı programını her yıl düzenli hale getirerek, Türkiye’de eğitime ve nitelikli işgücü geliştirilmesine yönelik kararlılıkla yürüttüğü faaliyetlerini daha ileriye taşımayı hedefliyor. Boeing’in bu alanda devam eden projeleri arasında, Türkiye’nin farklı şehirlerinden lise öğrencilerini havacılık odaklı STEM (fen, teknoloji, mühendislik ve matematik) eğitimi ile tanıştıran Newton Gezici Bilim Atölyesi ve havacılıkta inovasyonu teşvik etmek amacıyla Türkiye’deki birçok üniversite ile yürütülen işbirlikleri yer alıyor.