ABD Hava Kuvvetleri’nin ihalesini Boeing kazandı!

0
ABD Hava Kuvvetleri’nin E-7 havadan erken uyarı ve kontrol uçağı ihalesini Boeing kazandı Boeing, 1,2 milyar dolar değerindeki sözleşme kapsamında, iki yeni ABD varyantı E-7 Havadan Erken Uyarı ve Kontrol (AEW&C) uçağının geliştirilmesine başlayacak. Gerçek muharebe şartlarında kendini kanıtlamış, tam entegre ve esnek bir komuta kontrol merkezi olan E-7, en zorlu harekât koşullarında çoklu alan farkındalığı sağlıyor.

E-7 Havadan Erken Uyarı ve Kontrol Uçağı

E-7’nin açık sistem mimarisi ve çevik yazılım tasarımı, uçağın kabiliyetlerinin evrimleşmesine imkân sağlamakla birlikte onu gelecekteki tehditleri engelleme yolunda avantajlı hale getiriyor.
  • E-7, ABD Hava Kuvvetleri’ne 360 derece kritik alan farkındalığı ve Gelişmiş Savaş Yönetim Sistemi kabiliyetleri sağlayacak. 
  • Açık sistem mimarisi ve çevik yazılım tasarımı, gelecekteki tehditleri karşılayacak şekilde E-7’nin kabiliyetlerini evrimleştirecek. 
E-7 Programı Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Stu Voboril, “Kendini kanıtlamış bir platform olan E-7, hem ABD Hava Kuvvetleri’nin kısa vadeli Havadan Erken Uyarı ve Kontrol ihtiyaçlarını karşılama kapasitesine sahip hem müşterek kuvvetler arasında entegrasyonu sağlayabilecek tek uçak.” dedi. E-7, Çok Rollü Elektronik Faz Dizinli (MESA) sensörü aracılığıyla, havadan de denizden birden fazla tehdidin eş zamanlı ve 360 derece takibini yapar. Ordu, MESA sensörünün sağladığı kritik alan farkındalığı sayesinde, uzun menzilde düşman hedeflerini tespit ve teşhis etmenin yanı sıra değişen taktik durumlara dinamik bir şekilde uyum gösterir. E-7’nin diğer operatörleri arasında Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri, Kore Cumhuriyeti Hava Kuvvetleri, Türk Hava Kuvvetleri ve İngiltere Kraliyet Hava Kuvvetleri bulunuyor. E-7, bakım ve lojistik masrafları ciddi oranda düşüren ve göreve hazırlığı birinci günden artıran iyi yapılandırılmış bir tedarik zincirini kullanıyor. Yeni Nesil 737-700 uçağından dönüştürülen E-7 platformu; mevcut ticari türev uçak tasarımı, sertifikasyon ve modifikasyon süreçlerinden faydalanarak Hava Kuvvetleri ihtiyaçlarına cevap veriyor.

Devexperts, TEB Yatırım için alım-satım platformu geliştirdi

2022 yılında önemli başarılara imza atan Borsa İstanbul (BİST), yatırımcılar için önemli bir alternatif olarak öne çıktı. BIST100 endeksi, geçtiğimiz yıl yüzse 196,57 getiriyle 5.509,16 puana yükselerek, dünya genelinde de iyi bir performansa imza attı. BİST’in bu yükselişi, 1999’dan bu yana en güçlü artış olarak kayıtlara geçti. Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun verilerine göre yıl sonu itibarıyla BİST’te yatırımcı sayısı yüzde 61 artışla 3 milyon 794 bin 409 olurken, portföy değeri de 6,2 trilyon liraya ulaştı. Sayıları giderek artan yatırımcıların alım-satım kararlarında verinin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Devexperts Türkiye CEO’su Oğuzhan Karakoç, sektörde artan teknoloji kullanımının da yatırım ekosisteminin büyümesinde etkili olduğunu söyledi.

TEB Yatırım Trader uygulaması geliştirildi

Türk Ekonomi Bankası’nın (TEB) iştiraklerinden TEB Yatırım için, TEB YATIRIM TRADER adlı bir mobil alım-satım platformu geliştirdiklerini açıklayan Oğuzhan Karakoç, “Kullanıcılar, Devexperts iştiraki olan dxFeed tarafından sağlanan piyasa verisinden yararlanarak, yatırımlarına veri temelli kararlarla yön verebiliyor” dedi. “Pandemi döneminde bankalara getirilen uzaktan müşteri edinim imkanının, bu yıl içinde aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketlerine de tanınması, yatırımcıların yatırım araçlarına daha çok ve kolay erişmesini sağladı” diyen Oğuzhan Karakoç; TEB Yatırım Trader uygulamasında sözleşme imzalama sürecinin de uygulamaya dahil edildiğini, bu sayede yatırımcıların alım-satım işlemlerine odaklanabildiğini vurguladı. Hisse senedi piyasasına her zaman ve her yerden erişim TEB Yatırım Trader ile Borsa İstanbul Pay Piyasası ile Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasına her zaman ve her yerden erişilebileceğine dikkat çeken Oğuzhan Karakoç; “Sermaye piyasalarının önde gelen yazılım geliştirme şirketlerinden Devexperts olarak geliştirdiğimiz, iOS ve Android işletim sistemlerinde çalışan mobil uygulamada; hisse senedi, opsiyon, vadeli işlem ve varant alım-satımı yapılabiliyor. Kullanıcılar, özelleştirilmiş raporlarından ve TEB Yatırım’ın araştırma uzmanları tarafından iletilen tavsiyelerden faydalanabiliyor. Takip listesi, uyarı mekanizması, sıcaklık haritası ve çeşitli analiz araçlarıyla etkin piyasa takibi yapılarak doğru yatırım kararları alınabiliyor” diye açıkladı. Bankacılık ve aracı kurumları ile tanışma  TEB Yatırım’ın banka aracı kurumu olarak ilk müşterileri olduğunu söyleyen Devexperts Türkiye CEO’su Oğuzhan Karakoç, sözlerini şöyle tamamladı; “Bankacılık alanındaki projeler bizi her zaman heyecanlandırıyor. TEB’in bizim için özel bir yeri var. Bu projede de TEB Yatırım’la çalışma fırsatını bulduk, projenin uygulama safhasında önemli deneyimler edindik. Sermaye piyasalarında faaliyet gösteren kurumlara özel yazılımlar geliştirmedeki uzmanlığımızı, kullanıcı arayüzü ve piyasa verisi aktarımı konusunda geliştirdiğimiz nitelikli ürünleri, TEB Yatırım aracılığıyla Türkiye’deki yatırımcıların hizmetine sunmaktan mutluluk duyuyoruz.”

PayTR’ın yeni CEO’su Merve Tezel oldu

0
Türk mühendislerinin geliştirdiği yenilikçi ürün ve çözümler sunan ödeme kuruluşu PayTR’ın yeni Genel Müdür ve İcra Kurulu Başkanı (CEO) Merve Tezel oldu. 2018’den bu yana PayTR CEO’su olarak görev alan Tarık Tombul, PayTR Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaya devam edecek.

PayTR CEO’su: Merve Tezel kimdir?

Merve Tezel, profesyonel kariyerinin ilk 10 yılını Yapı Kredi Bankası ve Garanti Ödeme Sistemleri’nde geçirdikten sonra 15 yıla yakın bir süre boyunca Visa’da görev aldı. Visa bünyesinde beş yıl boyunca Güneydoğu Avrupa Danışmanlık ekibinin liderliğini yürüten Tezel, 2012’den beri Visa Türkiye’nin Genel Müdürü rolünü üstlendi. Tezel, Robert Kolej’den mezun olduktan sonra ABD’de Ithaca Üniversitesi ve Lehigh Üniversitesi’nde işletme lisans ve lisansüstü eğitimlerini tamamladı. Yeni organizasyonun vizyonumuza büyük katkısı olacak PayTR Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Yiğit Cengiz, “PayTR’ın, işyerlerinin ödeme süreçleriyle ilgili tüm ihtiyaçlarını tek bir adresten en iyi şekilde karşılayabilme ve Türkiye’nin lider ödeme kuruluşu olma vizyonunda yeni yönetim ve icra kurulu organizasyonumuzun çok büyük katkısı olacağını düşünüyorum” dedi. PayTR’ın mevcut CEO’su Tarık Tombul, 2018’den beri üstlendiği rolde PayTR’ın işlem hacminin 30 katına çıkmasına ve 70 bini aşkın yeni işyerinin PayTR müşteri portföyüne katılmasına önderlik etti. Yiğit Cengiz, Tombul’la ilgili, “Yönetim Kurulu Üyesi olarak, Tarık Tombul’un sektör tecrübesi ve vizyonunun şirketimizin büyümesine önemli katkıları olacağını düşünüyorum ve beraber çalışmaya devam edeceğimiz için büyük mutluluk duyuyorum” şeklinde konuştu.

Bulutistan Türkiye’de Genel Müdür Değişikliği!

0
Bulutistan, hem yurt içi hem de yurt dışı operasyonlarını güçlendirerek sektörde küresel oyuncu olma hedefini hızlandırıyor. Bu strateji kapsamında; Bulutistan Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Gençtürk, Bulutistan Türkiye Genel Müdürü olarak atandı. Şimdiye kadar Chief Sales Officer pozisyonunda firmaya önemli katkılar sağlayan Gençtürk; teknoloji sektöründeki 28 yıllık deneyimiyle yeni dönemde Türkiye özelindeki tüm faaliyetlerden sorumlu olacak. Bulutistan CEO’su olarak görevini sürdürmekte olan Begim Başlıgil de bu atamadan itibaren yurt dışı operasyonlarıyla ve şirketin orta veya uzun vadeli stratejileri ile iş geliştirme süreçlerine odaklanacak. Son 8 yıllık yolculuğunda Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketi, Avrupa’nın da en hızlı büyüyen 20 şirketinden biri seçilen Bulutistan, her yıl ortalama yüzde 200-300’lük büyüme gerçekleştiriyor ve unicorn olma vizyonuna adım adım yaklaşıyor. Bugün bulut alanında 125 kişilik uzman kadrosu ile bir yandan Türkiye’de büyümeye devam ederken, organizasyonel değişim sonrasında yeni yatırım ve ofislerle yurt dışı operasyonlarını hızlandırmayı hedefliyor. Hem Türkiye hem dünyada operasyonlarımızı büyütüyoruz Bulutistan’ın Türkiye Genel Müdürü olarak yeni görevinin başına geçen Gökhan Gençtürk; yeni organizasyonel yapılarıyla hem Türkiye hem dünyada operasyonlarını büyüttüklerini belirterek, “Yeni dönemde; Türkiye’de hizmet verdiğimiz yaklaşık bin müşteride daha çok derinleşmeyi, farklı coğrafyalardaki katma değerli hizmet ihracatını arttırmayı, müşteri sadakati ve yeni bulut projeleri ile onlara destek olmayı ve yeni logo kazanımları elde etmeyi amaçlıyoruz” dedi.   Operasyon tarafında hizmette mükemmellik, yüksek performans ve müşteri memnuniyetinin odak noktaları olduğunu değinen Gençtürk, “İş mükemmelliği tarafında sürekli gelişim, süreçlerin dünya standartlarına adapte edilmesi, Great Place to Work sertifikasına sahip organizasyondaki çalışan memnuniyetinin daha üst seviyeye çıkartılması, eğitimlerin artırılması ve istihdam başlıca konularımız olacak” açıklamasında bulundu.  ‘CIS, MEA ve EU’ya açılacağız Bölgesel gücünü dünyaya taşıma hedefiyle yönetim stratejisini güçlendiren Bulutistan’da CEO görevine devam ederek yurtdışı operasyonlarına odaklanacak Begim Başlıgil ise; 2023 yılında CIS, MEA ve EU organizasyonlarının kurulacağını açıkladı. Bu bölgelerdeki veri merkezleri içerisinde Türkiye’deki 6 node’a ek olarak yeni node’lar açılacaklarını dile getiren Başlıgil, şu bilgileri paylaştı; “Bulutistan’ın Türkiye’de elde etmiş olduğu başarının yurtdışında da devam etmesini istiyoruz. Bir Türk markası olarak bugüne kadar birçok dev dünya markası ile rekabet ettik. Sonucunda da müşterilerimiz ile beraber başarılı, gururla arkasında durabildiğimiz işler ortaya koyduk. Yabancı markaların gelip bizimle burada rekabet ettiği gibi, onların olduğu diğer lokasyonlarda onlarla rekabet etmek istiyoruz. Bulutistan olarak son dönemde bölgesel bir güç olabileceğimizi gösterdik, amacımız gücümüzü iş ortaklarımız ve müşterilerimizden alarak tüm dünyaya taşımak.” 

Appcircle, Tansu Yeğen’i CEO ve Kurucu Ortak olarak duyurdu

Merkezi Delaware, Amerika’da bulunan lider mobil yazılım derleme, test ve yayınlama (DevOps) şirketi Appcircle, Tansu Yeğen’in 1 Mart 2023 itibariyle dünya çapındaki operasyonlarından sorumlu olarak CEO ve Kurucu Ortak olarak Appcircle ekibine katıldığını duyurdu.

Appcircle, CI/CD için kullanımı kolay bir platform sağlıyor

Tansu Yeğen, Almanya, Ukrayna ve Türkiye’de önde gelen teknoloji ve telekom şirketleri için satış yönetimi ve stratejisi, ortaklıklar ve operasyonlar konusunda 30 yıldan fazla deneyime sahip. Tansu Yeğen, Appcircle’a, son 4.5 yıldır Avrupa Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı ve 80’den fazla ülkenin bulunduğu bir bölgeyi yönettiği UiPath’ten katıldı. Kasım ayında  ‘2023 yılında Orta Doğu’da izlenmesi gereken en etkili 10 iş insanı’ arasında gösterildi.

Tansu Yeğen’in ekibe katılmasıyla ilgili olarak, Appcircle’ın kurucusu Osman Çelik, “Mobil dünya hızlı ve hatasız sürüm çıkmayı gerektiriyor. Kurumların yaşadıkları sorunları dikkate alarak bu süreçleri otomatikleştirmek amacıyla Appcircle’ı geliştirdik. Tansu’nun dünya çapındaki operasyonlarımıza liderlik etmesinden, müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla daha derin ilişkiler geliştirecek olmasından dolayı heyecan duyuyoruz” diye açıklamada bulundu.

Bankacılık, telekom, sigorta, e-ticaret, tüketim malları satış ve dağıtım gibi sektörlerde stratejik mobil uygulamaları hayata geçirmek için Appcircle mobil Sürekli Entegrasyon ve Sürekli Teslimat (CI/CD) platformu çok sayıda kurum tarafından aktif olarak kullanılmaktadır.

CEO ve Eş Kurucu Tansu Yeğen, Appcircle ekibine katılımı ile ilgili şunları söyledi: “Kullanıcıların dünya ortalamasında günde 3 saat 45 dakika zaman geçirdikleri mobil uygulamalar artık tüm kurumlar için en önemli öncelik haline geldi. Appcircle, kurumların mobil uygulamalara yönelik artan talebe ayak uydurabilmesini ve sağladığı otomasyonla uygulamaların daha hızlı ve hatasız olarak mobil uygulama mağazalarında yayınlamalarını sağlıyor.

Bu sayede yazılım geliştiriciler tekrar eden operasyonlar yerine sadece yazılım geliştirmeye odaklanıyor. Hedefim daha önce uluslararası şirketlerdeki tecrübelerimden yararlanarak Appcircle’ın önümüzdeki senelerde Amerikan borsalarında yer alması olacak. “

Appcircle, mobil uygulamaların geliştirilme sürecinde %20’ye kadar zamandan verimlilik sağlıyor, çevikliği artırıyor, tüm kurumsal mobil geliştirme süreçlerini tek bir platformda merkezileştiriyor ve birleştirirken sürüm yayınlama süreçlerini otomasyonla yönetiyor. 2019-2022 yıları arasında pazarın ihtiyaçları doğrultusunda platformun geliştirilmesine odaklanan Appcircle, son 1 yıldır 20’den fazla ülkede 5.000’den fazla yazılım geliştirici tarafından kullanılıyor.

Global Market Insights raporuna göre, küresel CI/CD pazarının 2021’deki 7 milyar dolar büyüklükten 2030’a kadar 30 milyar dolaraulaşacağı tahmin ediliyor ve 2022’den 2028’e kadar yıllık bazda %20’nin üzerinde artış kaydetmesi bekleniyor.

Chalmers Teknoloji Üniversitesi’nden elektrikli araçlar için kablosuz şarj teknolojisi

0
Kablosuz şarj sistemleri gelişmeye devam ediyor. Şu ana kadar sadece telefon gibi küçük elektronik cihazlarda kendine yer bulan bu teknoloji, yavaş yavaş arabalar ve hatta daha büyük araçlarda kendine yer buluyor. Son olarak İsveç’teki Chalmers Teknoloji Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, kablosuz yüksek güçlü pil şarjını mümkün kılmak için indüktif güç transferi teknolojisinde önemli bir gelişmeye imza attı. Yeni geliştirilen teknolojide iletimi yapan bakır teller insan saçı kadar ince hale getirildi ve iletilen gücün miktarına ciddi bir katkı sağladı. Elektrikli araç bataryalarının yüksek gücü için kablosuz şarj seçeneği, şimdiye kadar çok karmaşık ve etkisiz görünüyordu. Ancak, endüktif şarj teknolojisi, bu soruna kalıcı bir çözüm getiriyor. Bu gelişme sayesinde oldukça ciddi hızlarda ve güçle şarj edilmesi gereken feribot gibi büyük araçların  insan yardımına veya robotik bir kola ihtiyaç duymayadan şarj olabilecekleri anlamına geliyor. Chalmers Elektrik Güç Mühendisliği Bölümü’nde Elektrik Güç Mühendisliği Profesörü Yujing Liu, yenilenebilir enerji dönüşümüne ve ulaşım sisteminin elektrikleştirilmesine odaklanıyor. Profesör Liu, feribotların şarj edilmesi için iskelede entegre bir sistem oluşturulabileceğini ve yolcuların indi-bindisi sırasında feribotun otomatik olarak şarj olabileceğinin altını çizdi. Hava ve rüzgarın tamamen bağımsız olduğu bu otomatik şarj sistemi, günde 30-40 kez gerçekleştirilebilir. Elektrikli kamyonlar için bile potansiyel bir uygulama olan bu sistem, yüksek güçte şarj etmenin şarj kablosu ve fişlerin dayanıklılığını zorlaması nedeniyle entegre bir şarj sistemine ihtiyaç duyulabileceğini de belirtiyor. Profesör Liu’nun önerisi, elektrikli araçların kullanımını daha da yaygınlaştırmak ve çevre dostu alternatiflere geçiş yapmak için önemli bir adım olabilir. Bu sistemlerin kullanımı, havaalanları, limanlar, otobüs durakları gibi diğer toplum taşıma merkezlerinde de uygulanabilir. Böylece, endüktif şarj teknolojisi insan müdahalesi veya robotik bir kol gerektirmeden yüksek güçlü pil şarjını sağlayabilir. Elektrikli araçlar için kablosuz şarj seçeneği, özellikle şarj gerektiğinde ve çevrenin zorlu olduğu durumlarda, örneğin şehir içi feribotlar, sürücüsüz araçlar veya şehir otobüsleri için oldukça önemlidir. Profesör Liu, yenilenebilir enerji dönüşümüne ve ulaşım sistemlerinin elektrikleştirilmesine odaklanarak, endüktif şarj teknolojisinin kullanımının genişletilmesiyle çevre dostu alternatiflere geçişin önemli bir adım atılabileceğini söylüyor.

Japonya’nın H3 roketi ikinci fırlatma girişiminde başarısız oldu!

0
Japonya Uzay Araştırma Ajansı, ülkenin yeni roketi H3’ün ilk fırlatma girişiminin başarısızlıkla sonuçlandığını duyurdu. Rokete, havalandıktan kısa bir süre sonra kendini imha etme talimatı verildiği açıklandı. Japonya Uzay Araştırma Ajansı ve Mitsubishi tarafından ortaklaşa geliştirilen H3 roketinin ilk fırlatma girişimi başarısız oldu. JAXA, saat 10.37’de Kagoshima Eyaleti’ndeki Tanegashima Uzay Merkezi’nden fırlatılan roketin ikinci aşama motorunun ateşlenmediğinin anlaşılması üzerine saat: 10.52 sıralarında rokete kendini imha etme talimatı verildiğini açıkladı. JAXA konuyla ilgili detaylı inceleme başlatırken, Japonya Eğitim, Kültür, Spor, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı da fırlatma girişiminin neden başarısız olduğunu belirlemek üzere bir araştırma komisyonu kurdu. H3 roketinin fırlatılışı geçtiğimiz 17 Şubat için planlanmış, teknik aksaklıklar nedeniyle son dakikada iptal edilen fırlatma bugüne ertelenmişti. İlk etapta 2020’de uzaya gönderilmesi hedeflenen ancak motor tasarımındaki bir değişiklik nedeniyle fırlatılışı geciken H3 roketinin Japonya’nın son amiral gemisi taşıyıcı roketi H2A’nın halefi olarak geliştirildiği biliniyor. Uzaya yaklaşık 1.3 kat daha fazla yük taşımak üzere tasarlanan ve fırlatma maliyetini yarı yarıya düşürmesi beklenen H3’ün, denizaşırı kuruluşlar için uzaya uydu gönderme de dahil olmak üzere geniş bir ticari talep yelpazesi oluşturacağı öngörülüyor. Uzay taşımacılığında yurtdışı ile rekabet edebilmek amacıyla geliştirilen son teknoloji Roket sistemi H3 sıvı yakıt teknolojisinden güç alıyor.

Meta, Binlerce Çalışanını İşten Çıkarma Planlıyor!

Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta Platforms , yeni bir işten çıkarmayı planlıyor. Konuya vakıf olan kişilerin söylediğine göre, bu hafta içerisinde binlerce çalışanı işten çıkaracağını söyledi. Dünyanın en büyük sosyal ağ şirketi, daha verimli bir organizasyon olmak amacıyla Kasım ayındaki %13’lük düşüşün yanı sıra daha fazla işi ortadan kaldırıyor. Meta, daha önceki kesintilerinde, ilk büyük işten çıkarma olayında 11.000 işçiyi işten çıkardı. Şirket ayrıca organizasyonunu düzleştirmek, yöneticilere satın alma paketleri vermek ve gereksiz olduğunu düşündüğü tüm ekipleri kesmek için çalışıyor, Bloomberg News Şubat ayında bildirdi, hala sonuçlandırılmakta olan ve binlerce çalışanı etkileyebilecek bir hareket. Yaklaşan kesintiler turu finansal hedefler tarafından yönlendiriliyor ve “düzleşme” den ayrı, iç meseleleri tartışırken kimliğinin açıklanmasını istemeyen insanlar. Reklam gelirlerinde bir yavaşlama gören ve odağını metaverse adı verilen bir sanal gerçeklik platformuna kaydıran Meta, yöneticilerden ve başkan yardımcılarından serbest bırakılabilecek çalışanların listelerini yapmalarını istediğini söyledi. İşten çıkarmaların bu aşaması, halka göre önümüzdeki hafta içinde sonuçlandırılabilir. Bir kişi, plan üzerinde çalışanların, İcra Kurulu Başkanı Mark Zuckerberg’in üçüncü çocuğu için ebeveyn iznine çıkmadan önce hazır olmasını umduklarını ve bunun yakın olabileceğini söyledi. Kasım ayındaki kesintiler bir sürprizdi, ancak Meta işgücü tarafından başka bir işten çıkarma turu yaygın olarak bekleniyordu. Zuckerberg, 2023 Meta’nın “verimlilik yılı” olarak adlandırdı ve şirket, geçen hafta tamamlanan performans incelemeleri sırasında bu temayı çalışanlarına iletti.

5G küresel ekonomiye 1 trilyon dolar katkı sağlayacak

5G’nin 2029’da baskın mobil teknoloji haline geleceği tahmin ediliyor. Ancak işletmeler arasında 5G’nin benimsenmesi, gerekli yatırımların yanı sıra tüm ekosistemde işbirliğini haklı çıkarmak için güçlü kullanım örnekleri gerektirecek. Singapur gibi ülkeler birkaç dikeyde pilot uygulama yürütürken, bu yıl daha fazla ağ kullanıma sunuldukça 5G dağıtımlarının artması bekleniyor. Sektör grubu GSMA, aslında 5G bağlantılarının önümüzdeki iki yıl içinde ikiye katlanacağını ve yalnızca bu yıl 30’dan fazla ülkede yeni ağ dağıtımlarının beklendiğini söyledi. 2023’te kullanıma sunulması planlanan yeni ağlardan 15’inin 5G bağımsız ağlar olması bekleniyor. Ocak 2023 itibariyle, dünya çapında çalışan 229 ticari 5G ağı bulunmaktadır. Ayrıca şu anda piyasada bulunan 700’den fazla akıllı telefon modeli bulunmaktadır. GSMA’nın yıllık Küresel Mobil Ekonomi raporuna göre, yeni nesil telekomünikasyon ağının 2030 yılına kadar dünyanın en büyük 5G pazarlarında yüzde 85’ten fazla benimsenerek, 2029’da 4G’yi atlayarak baskın mobil teknoloji haline geleceği tahmin ediliyor. 5G bağlantılarının sayısı, 2030 yılına kadar öngörülen 5 milyara ulaşmadan önce bu yıl 1.5 milyara ulaşma yolunda. 5G, 2030’da küresel ekonomiye yaklaşık 1 trilyon dolar katacak ve sırasıyla yüzde 46 ve yüzde 33 ile hizmet ve imalat sektörleri en fazla değer kazanacak. Ek olarak, operatörlerin çoğu, 5G yeteneklerindeki gelişmelerle teşvik edilen, özel kablosuz ağların toplam kurumsal gelirlerinin yüzde 20’sine kadarını oluşturmasını bekliyor. Tüketici bağlantılarının 2022’nin sonuna kadar 1 milyarı aşacağı ve 2023’te 1.5 milyara, 2025’in sonunda ise 2 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Çinli Meituan araç çağırma birimini yapılandıracak

0
Çinli teknoloji devi Meituan, araç çağırma hizmetini yeniden yapılandırmayı ve platformda çalışan personel sayısını azaltmayı planlıyor. Şirketin ana uygulaması, Çin’de yemek teslimatından restoran rezervasyonlarına kadar hizmetleri olan bir “süper uygulama” olarak biliniyor. Şirketin CEO’su Wang Xing tarafından gönderilen mektuba göre şirket, hizmete ayrılan kaynak miktarını azaltmayı planlıyor ve hizmet personelinin bir kısmı diğer iş kollarına aktarılacak. Bu hareket, Meituan’ın, düzenleyicilerin Çin pazarının baskın oyuncusu Didi Global’in yeni kullanıcılar kaydetmesini yasaklaması ve siber güvenlik nedeniyle uygulama mağazalarından uygulamalarını kaldırmasının ardından 2021’de bağımsız bir uygulama olarak yeniden başlattığı araç çağırma hizmetine yaklaşımındaki en son değişikliği işaret ediyor. Meituan, Meituan Dache uygulamasını ilk olarak 2017’de piyasaya sürdü, ancak iki yıl sonra o sırada yerel basında çıkan haberlere göre kayıpları gerekçe göstererek uygulama mağazalarından kaldırdı. Ancak tüm bu süre boyunca, ana uygulamasında hizmet paketi arasında araç çağırma hizmetini sunmuştur.

Radyo şirketi SiriusXM işgücünü azalttı

SiriusXM Holdings, uydu radyo şirketi yavaş abone artışından darbe aldığı için işgücünün yüzde 8’ini veya yaklaşık 475 çalışanını işten çıkaracağını söyledi. Şubat ayında podcast platformu Stitcher’ın sahibi, tüketiciler bir durgunluğa hazırlanırken bu yıl abone kaybetmeyi beklediğini söylemişti. Zayıf otomobil satışlarının da radyo operatörünün abone tabanına zarar vermesi bekleniyor. Şirket ayrıca pazarlama bütçesini de kısacak. 31 Aralık 2022 itibariyle, SiriusXM’nin 5.869 tam zamanlı ve yarı zamanlı çalışanı var. İcra kurulu başkanı Jennifer Witz personele yazdığı bir duyuruda: “Bugünkü iş gücümüzü azaltma kararı, sürdürülebilir kârlı bir şirketi sürdürmemiz için gerekliydi” dedi. İşten çıkarmalar neredeyse tüm departmanları etkileyecek. SiriusXM, Microsoft Corp ve Google-parent Alphabet Inc gibi teknoloji devlerine katılıyor. Benzer şekilde Ocak ayında, müzik akışı platformu Spotify Technology de iş gücünü yüzde 6 oranında azalttı.

Yapay zekayı yönetmek için ileri beceri gerekiyor

0
Rackspace Technology’nin 1.420 BT lideriyle yaptığı ankete göre, yapay zeka yapay zeka beceri gelişimine katkı sağlıyor. Çoğu durumda, AI/ML, daha önce insanlar tarafından gerçekleştirilen işlerin yerini alıyor. Yanıt verenlerin yüzde 62’si, AI/ML uygulamasının kuruluşlarında çalışan sayısının azalmasına yol açtığını söylüyor. Ayrıca, yüzde 69’u yapay zekanın yeni yetenekleri işe alma ve işe alma becerisini geliştirmeye yardımcı olduğunu söylüyor. Yanıt veren yöneticiler ana engelin, daha fazla yapay zeka ve makine öğrenimi yeteneğine ve verileri etkin bir şekilde yönetmek için gereken yeteneğe duyulan ihtiyaç olduğunu belirtiyor. En sık karşılaşılan sorun veya engel, yüzde 67 ile vasıflı yetenek eksikliği, ardından algoritma veya model hatası (yüzde 61) ve uygulama maliyeti (yüzde 57) geliyor. Anket raporunun yazarları, “Yapay zeka ve makine öğrenimi akıllı ancak kendi kendini uygulamaya hazır değil. Sonuçları optimize etmek için teknoloji ve verilerle çalışabilen yetenekli insanlar bulmak zor” diyor. Bu sorunları ele almak için, yanıt verenlerin yüzde 82’si son 12 ayda yapay zeka ve makine öğrenimi becerilerine sahip çalışanları işe almak için çaba sarf ettiklerini, yüzde 86’sının ise son 12 ayda yapay zeka ve makine öğrenimi iş gücünü büyüttüğünü söyledi.

Çin Verilerini Düzenlemek İçin Yeni Bir Ajans Oluşturacağını duyurdu!

0
Wall Street Journal’ın haberine göre, Çin, ülke içindeki ve dışındaki veri akışını yönetmek için merkezi bir ajans oluşturmayı planlıyor ve konuya atıfta bulundu. Derginin bildirdiğine göre, Pekin, verilerle ilgili konuların en üst düzey gözetmeni olacak yeni bir ulusal veri bürosu kurmayı planlıyor. Hareket, Çin Siber Uzay İdaresi de dahil olmak üzere bilgi yönetimini denetleyen birden fazla organ yerine gücü tek bir ajans altında merkezileştiriyor. Çinli yetkililer son yıllarda, internet endüstrisi de dahil olmak üzere ekonominin alanları tarafından üretilen değerli veriler üzerindeki kontrollerini güçlendirme ihtiyacını vurguladılar. Küresel olarak, hükümetler, özellikle yapay zeka gibi yeni veriye bağımlı teknolojiler ortaya çıktıkça, bilgi akışına daha fazla görünürlük ve kontrol sağlamaya çalışıyorlar. Başkan Xi Jinping, Komünist Parti’nin dünyanın en büyük ikinci ekonomisi üzerindeki hakimiyetini pekiştirmek için harekete geçiyor ve Çin’in bürokrasisinde kapsamlı değişiklikler ve özel şirketler içinde daha fazla etki yaratma planlarını lanse ediyor. Değişim, yıllarca süren sıkı Covid kısıtlamalarının ve ABD ile ileri teknolojiye cezalandırıcı tarifeler, yaptırımlar ve ihracat kısıtlamaları getiren daha geniş bir jeopolitik tükürüğün ardından on yıllardır en yavaş hızına yaklaşan Çin ekonomisi için çok önemli bir zamanda geliyor. Pekin, son yıllarda, özel firmaların mobil çağda topladığı muazzam miktarda veriden şüphe duyduğunu, 2020’nin sonlarında başlayan Ant Group Co. ve Didi Global Inc. gibi şirketlere yönelik kapsamlı bir hükümet baskısının arkasındaki kilit bir neden gibi görünüyor.

Rekabet Kurumu’ndan Elon Musk’a Twitter cezası!

Rekabet Kurumu, dünyanın en zengin insanı ve Twitter patronu Elon Musk’a para cezası kararı aldı. Twitter’ın sahibi Elon Musk’a, Twitter’ı tek kontrolünün devralınmasına yönelik işlemini Rekabet Kurulu’nun izni olmaksızın gerçekleştirdiği nedeniyle Türkiye’deki gayrisafi gelirinin binde biri oranında para cezası verildi.

Rekabet Kurumu’ndan yapılan açıklama:
“Yapılan inceleme sonucunda işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında izne tabi olduğuna, İşlem sonucunda etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin verilmesine, Bununla birlikte, dosya konusu işlemin Rekabet Kurulunun izni olmaksızın gerçekleştirilmesi nedeniyle, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca devralan konumundaki işlem tarafı olan Elon R. MUSK’a 2022 yılına ait Türkiye’de elde edilen gayri safi gelirinin binde biri oranında olmak üzere idari para cezası uygulanmasına oybirliği ile karar verilmiştir.”
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolunun açık olduğu da belirtildi.

Türk teknoloji şirketleri MWC 2023’e damga vurdu

0

Dünyanın en prestijli teknoloji etkinliklerinden biri olan Mobil Dünya Kongresi, dünya çapında yüzlerce teknoloji odaklı şirketin ve binlerce iş profesyonelinin katılımıyla İspanya’nın Barcelona şehrinde gerçekleştirildi.

Bizimde yerinde takip ettiğimiz bu etkinliğe ülkemizdeki deprem felaketi nedeniyle bazı şirketler katılım sağlayamazken, yaklaşık 30 Türk şirketi geliştirdiği çözümleri tüm dünyaya sergiledi.

Mobil Dünya Kongresi (MWC) 2023’te bu yıl metaverse, 5G, 6G ve Wi-Fİ 7 teknolojileri ön plana çıktı. Bunun yanında bu teknolojilerle entegre robotik ürünler de yine ilgi odağı oldu.

İstanbul’da girişimci firmalara destek veren Teknopark İstanbul, BTM ve HTK gibi kurumlarımız da hem kendileri hem de destek verdikleri startup şirketlere yeni kapılar açmak için MWC’de boy gösterdi.

Asist Bilgi Teknolojileri, geçtiğimiz sene küresel lansmanını gerçekleştirdiği ve yoğun ilgi gören Blockchain tabanlı oylama sistemi B-Contract’ın ardından;

Tamamen Türk mühendisler ve yazılımcılar tarafından geliştirilen baştan uca veri entegrasyonu sağlayan çözümü “VEDEG” ve Türkiye’nin en çok kullanılan SMS Gateway altyapısı “Asistan” ile Türkiye Milli Pavilyonunda ürünlerini dünya pazarına sundu.

B-Contract’tan sonra Vedeg ve Asistan

Geliştirdiği yerli ve milli teknolojik çözümlerle Türkiye’nin en önemli bilişim şirketleri arasında yer alan Asist BT, 2 binden fazla kurumsal müşterisine sunduğu teknoloji çözümlerini dünyanın dört bir yanından gelen yüzlerce profesyonele tanıttı.

MWC Barcelona fuarında ürünleriyle dikkat çeken Asist BT CEO’su Erkan Gül; “Las Vegas’ta B-Contract ürünümüz ile yakaladığımız çıkışı VEDEG ve Asistan ürünlerimiz ile bir üst seviyeye taşıyarak uluslararası pazara hızlı ve güçlü bir giriş yapmak istiyoruz” dedi.

Baştan Uca Veri Orkestrasyonu Sağlıyor

Vedeg sayesinde, işletmelerdeki karar alma süreçlerini analitik çözümler ile destekleyerek, veri odaklı stratejiler oluşturmak ve içgörüler elde etmelerine destek olmak için veri ambarı alanında baştan uca özel çözümler sunduklarını belirten Gül;

“Farklı platformlarda bulunan verilerin analiz, temizleme ve anlamlandırılması için veri ambarı yapısı oluşturan bir veri motoru ile kurumların bu veriler üzerinde hızlı ve kolay analizler yapmasını sağlayarak, işin ihtiyaç duyduğu tüm gerekliliklerin tespiti, pazar analizi yapmalarını, fırsat ve tehditleri anlamalarını ve rekabeti lehine çevirme konusunda  iş zekası uygulamalarına yardımcı oluyoruz” dedi.

 

Hızlı, Esnek ve Güvenli SMS Altyapısı; Asistan

SMS iletişiminde daha fazla güvenliğe ve hıza ihtiyaç duyan kurumların yüksek performansla çalışmalarını sağlayan, sade ve pratik arayüzüyle tüm GSM operatörleri ile uyumlu SMS Gateway ürünü Asistan, kurumların SMS ve MMS gönderimlerini bir üst seviyeye çıkarıp kişilerinizle daha hızlı ve güvenli bir iletişim kurmanızı sağlamakta.

Dünyanın ilk yapay enerji adası inşa ediliyor!

Danimarka, Kuzey Denizi’nde ilk aşamada üç milyon konutun elektrik ihtiyacını karşılayacak dev bir enerji adası inşa edecek.

Dünyanın ilk enerji adasıyla ilgili proje ülkedeki siyasi partilerden onay aldı. Denizde öncü bir elektrik şebekesi olan Princess Elisabeth Adası , açık deniz rüzgar çiftliklerini anakaraya bağlayan dünya için önemli bir adadır.  Belçikalı elektrik iletim sistemi operatörü Elia, dünyanın ilk açık deniz yapay enerji adasını geliştiriyor.

Ada, Belçika’nın ikinci açık deniz rüzgar bölgesi olan Princess Elisabeth Zone’dan ve İngiltere ve Danimarka gibi diğer Avrupa ülkeleriyle ara bağlantı noktalarından güç alarak elektrik iletimi için bir merkez görevi görecek. Rüzgar türbinlerinin ürettiği enerji, deniz altı kablolarıyla adaya iletilecek ve burada yüksek voltajlı elektriğe dönüştürülerek bu enerji, Belçika anakarasına ve diğer Avrupa ülkelerine dağıtılacak. 200 dev rüzgâr türbini için bir merkez olarak hizmet verecek ada kıyıdan 80 kilometre uzaklıkta inşa edilecek.

Elia, Belçika merkezli offshore inşaat şirketleri DEME Group ve Jan De Nul Group’un Princess Elisabeth Island’ı inşa etmek için ortak girişim TM EDISON’u kurduğunu duyurdu. İnşaat 2024’ün başlarında başlayacak ve 2026’nın ortalarında tamamlanması planlanıyor. 2030 yılına kadar tüm rüzgar çiftliklerine ve anakaraya tamamen bağlanması bekleniyor. Enerji adasının, Belçika’nın yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşmada ve sera gazı emisyonlarını azaltmada önemli bir rol oynaması bekleniyor.

Şirketlerin yüzde 98,6’sı bulutta hatalı yapılandırmalara sahip

0
Zscaler platformunda küresel olarak 260 milyardan fazla günlük işlemden elde edilen bulut iş yükü istatistiklerini analiz eden Zscaler Threatlabz’ın Cloud (In)Security araştırması bulut ortamlarında hatalı yapılandırmalara ışık tutuyor. Rapora göre, kuruluşların yüzde 98,6’sında veri ve altyapı için kritik risklere neden olan ilgili yanlış yapılandırmalar var. Bu istatistik endişe verici çünkü genel bulutlardaki siber saldırıların çoğunun güvenlik açıklarından çok yanlış yapılandırmalardan kaynaklandığı ortaya çıktı. Depolama gruplarına genel erişim, hesap izinleri, parola depolama ve yönetimi vb. ile ilgili bulut yanlış yapılandırma hataları, milyarlarca kaydın açığa çıkmasına neden oldu. Yanlış yapılandırmaların ve güvenlik açıklarının ötesinde, güvenliği ihlal edilmiş hesaplar, Çok Faktörlü Kimlik Doğrulama (MFA) zorlaması olmadan ayrıcalıklı kullanıcı erişim denetimleri kullanan kuruluşların yüzde 97,1’ini oluşturuyor. Buluta ayrıcalıklı hesap erişimi elde etmek, bilgisayar korsanlarının algılamayı atlamasına ve çok sayıda saldırı başlatmasına olanak sağlayabilir. Ancak birçok kuruluş halen kullanıcılara ve hesaplara hizmet verme ayrıcalıklarını veya erişimini gerektiği gibi sınırlamaz veya MFA doğrulamasını zorunlu tutmaz. Ek olarak, kuruluşların yüzde 59,4’ü bulut depolama için MFA Silme ve sürüm oluşturma gibi temel fidye yazılımı kontrollerini uygulamıyor. Amazon S3 Sürüm Oluşturma, birden çok nesne varyantının aynı klasörde tutulmasını sağlar, böylece bir dosya değiştirildiğinde her iki kopya da gelecekteki kurtarma, karşılaştırma ve aslına uygunluk doğrulaması için kaydedilir.

Telekom sağlayıcıları verilerden para kazanabilir mi?

Data Cloud şirketi Snowflake, kendisi ve iş ortakları tarafından sağlanan çözümleri ve sektöre özel veri setlerini birleştiren Telecom Data Cloud’u piyasaya sürdü. Telecom Data Cloud, telekomünikasyon hizmet sağlayıcılarının şirketler içindeki ve ekosistemdeki veri silolarını ortadan kaldırmasına yardımcı olarak kuruluşların verilere neredeyse gerçek zamanlı olarak kolay ve güvenli bir şekilde erişmesine, bunları makine öğrenimi (ML) modelleriyle zenginleştirmesine ve ardından paylaşıp analiz etmesine olanak tanıyor. Telecom Data Cloud ile Snowflake ve iş ortaklarından oluşan ekosistem, telekomünikasyon hizmet sağlayıcılarının dijital dönüşümü hızlandırmasına, üstün müşteri deneyimleri sağlamasına, operasyonel verimliliği en üst düzeye çıkarmasına ve yeni veri hizmetlerinden para kazanmasına yardımcı olabilir. Mobil cihazlar ve geniş bant bağlantısı artık günlük yaşamın her yönünün bir parçası. Bu nedenle telekomünikasyon sektörü, özellikle video akışı, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve sanal ve artırılmış gerçeklik gibi hızla büyüyen endüstrilerde, tüm küresel işletmeler için büyümenin, yeniliğin ve kesintinin itici gücü olmaya devam ediyor. Gelirin geleneksel ürünlerden yenilikçi sektörler arası işbirliği çözümlerine kayması, telekomünikasyon iş modelinde bir evrim geçirmeyi gerektiriyor. Telekomünikasyon şirketleri, önde olmak için ağlarını modernize etmek ve farklı sektörlerdeki ortaklarına değer sağlamak amacıyla karmaşık eski teknolojilerden uzaklaşmalıdır. Snowflake Telekomünikasyon Sektörü Küresel Başkanı Phil Kippen: “Telekomünikasyon endüstrisindeki bir sonraki büyüme ve yenilik dalgası şüphesiz verilerle desteklenecek ve işletmeler ve endüstriler arasında işbirliği gerektiriyor. Snowflake’in Telekom Veri Bulutu, birleşik bir platform oluşturarak bu fırsatları ortaya çıkarıyor ve telekomünikasyon hizmet sağlayıcılarını zengin bir uygulama, veri ve teknoloji ortakları ekosistemiyle bağlayarak güvenli veri işbirliğini mümkün kılıyor” diyor.

Reid Hoffman OpenAI yönetiminden ayrıldı

LinkedIn’in kurucu ortağı Reid Hoffman OpenAI yönetim kurulundan ayrıldığını duyurdu. 2015 yılında kuruluşundan bu yana girişime yatırım yapan ve danışmanlık yapan Hoffman, girişim sermayesi şirketi Greylock’un ChatGPT sansasyonu ChatGPT’nin yaratıcısı OpenAI’nin araçları için ödeme yapan sunum oluşturucu Tome gibi şirketlere fon sağladığını söyledi. Hoffman ayrıca, OpenAI’ye benzer teknolojiler üzerinde çalışan en yüksek profilli girişimlerden biri olan Inflection AI’ın kurucu ortaklarından biri. OpenAI’nin bugüne kadar çatışmalardan kaçındığını belirterek, “Yönetim kurulundan ayrılarak, hem OpenAI hem de desteklediğim tüm Greylock portföy şirketleri için aşağı yönlü potansiyel sorunları proaktif bir şekilde ortadan kaldırabilirim” dedi. Hoffman’ın ayrılışı, içerik üretimini ve tüm endüstrileri yapay zeka aracılığıyla yeniden şekillendirmeyi amaçlayan artan sayıda şirket arasındaki rekabetin altını çiziyor. Aynı zamanda Hoffman, OpenAI’nin “müttefiki” olarak kaldığını ve istenirse sektörler arası ortaklıklar da dahil olmak üzere teknoloji aracılığıyla “insanlığı yükseltmek” için çalışmak istediğini söyledi.