NPPES’te Nükleer Enerji konuşulacak

Türkiye, Afrika ve Ortadoğu’nun en kapsamlı nükleer enerji etkinliği kabul edilen Nükleer Santraller Fuarı ve Zirvesi – NPPES, Türkiye’nin nükleer enerji hamlesinde SMR’lerin rolünü ve Türk sanayicisini nükleer enerjide bekleyen ihracat fırsatlarını gündeme taşıyacak

Dünyadaki sayılı nükleer enerji etkinlikleri arasında gösterilen 5. Nükleer Santraller Fuarı ve 9. Nükleer Santraller Zirvesi – NPPES, Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Nükleer Sanayi Derneği (NSD) tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle hayata geçiriliyor. 21-22 Haziran 2023 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşecek NPPES, dünyanın dört bir yanından binin üzerinde profesyoneli nükleer enerjinin gündemindeki konular etrafında buluşturacak.

NPPES nükleer sanayideki ihracat fırsatlarını aralayacak

Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, “Nükleer sanayi birçok alt sektöre iş fırsatı sağlayan büyük bir pazar. Boru, kablo, civata, çimento, kazan, madeni yağ gibi birçok alt bileşene ihtiyaç duyulan bu sektörde, Türk sanayicilerimiz nükleer enerji üst ligine uygun nitelikli ürünleriyle tedarikçi olabilir. Bu güne kadar birçok önemli iş birliği anlaşmasının imzalandığı NPPES, Türk sanayicisinin nükleer enerjideki ihracat potansiyelini geliştirmesi için her geçen yıl daha fazla katkı sağlıyor. Akkuyu NGS’deki tedariklerin yerelleştirilmesinde bekleyen yeni fırsatlardan, Akkuyu NGS ile iş birliği yapacak şirketlerin taşıması gereken özelliklere kadar birçok başlık NPPES’te paylaşılacak. Dünya Nükleer Derneği (WNA), Rusya’nın Nükleer Sanayii İnşaat Kompleksi Kuruluşları Derneği (Association of Organizations of the Construction Complex of the Nuclear Industry  ACCNI), Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) da özel oturumlar düzenleyerek nükleer enerji alanındaki global gelişmeleri katılımcılara aktaracak” diye konuştu.

Türkiye nükleer enerjide SMR’lerle atılım yapabilir

Nükleer enerjinin sera gazı emisyonlarını azaltmak için enerji karmalarına önemli ve vazgeçilmez bir katkı sunduğuna dikkat çeken Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi, NPPES’te nükleer enerji alanındaki yenilikçi teknolojiler ve bu kapsamda küçük modüler reaktörlerle ilgili oturumların düzenleneceğini ifade etti. Çiftçi şunları söyledi: “Birim başına 300 MW’a ulaşan üretim kapasiteleriyle SMR’ler, maliyet, inşaat süresinden tasarruf, daha kısa geri ödeme, ölçeklenebilirlik gibi avantajlarıyla tüm dünyada ve ülkemizde de karar vericilerin gündemlerinde yer alıyor. Nükleer enerjinin, karbon emisyonlarını düşürmede artan rolünün önemli bir destekçisi olan SMR’ler, konvansiyonel santrallerle birlikte nükleer enerjinin yaygınlaşmasını sağlayacak. SMR’ler temiz, güvenilir ve uygun fiyatlı enerjiye erişim sunmasıyla geleceğin teknolojisi olarak dikkat çekiyor. NPPES’te Türkiye, Ortadoğu ve Afrika’da SMR teknolojilerinin uygulanabilirliğini alanın uzman isimleriyle gündeme taşıyacağız. Türkiye’nin nükleer enerjideki atılım hamlesinde konvansiyonel santral projelerinin yanı sıra enerjide arz güvenliği açısından SMR’ler önemli rol oynayabilir.”

NPPES endüstrinin buluşma noktası olacak

Zirve’de iki gün boyunca katılımcılar, dünyanın farklı ülkelerinden gelecek sektör lideri konuşmacılardan hızlı büyüyen Türkiye’deki nükleer enerji sektöründeki güncel gelişmeler ile Afrika ve Ortadoğu pazarlarında bekleyen fırsatları dinleme fırsatı yakalayacak. NPPES’te, karar vericiler, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, üreticiler, tedarikçiler ve profesyoneller bir araya gelecek.

NPPES, bu yıl Yeni Nükleer İzleme Enstitüsü (New Nuclear Watch Institute – NNWI) ile Rusya’nın Nükleer Sanayii İnşaat Kompleksi Kuruluşları Derneği tarafından resmi olarak destekleniyor.

Enflasyon oyun satışlarını vurdu!

0

2023’ün Mayıs ayında oyun satışları geçen yılın aynı ayına göre düşüş gösterdi. Bu düşüşün nedeni olarak enflasyon gösteriliyor.

Uluslararası 85’i aşkın oyun firmasının Türkiye yetkili satıcısı olan dijital oyun mağazası oyunfor.com’un yayınladığı verilere göre, 2023 Mayıs ayında oyun alışverişlerindeki düşüş devam etti. 2023 Nisan ayına göre %6’lık bir gerileme yaşanırken, 2022 yılı Mayıs ayına göre de %2’lik bir düşüş gözlemlendi.

2022 yılı ile beraber enflasyon artsa da artışa geçen oyun alışverişleri 2023 Ocak ayında artış trendini korurken, 2023 Şubat ayında enflasyon ile birlikte yaşanan negatif yöndeki ivme oyun alışverişlerini olumsuz yönde etkilemeye başlamıştı.

Enflasyon oyun satışlarını vurdu!

Mayıs ayında oyuncuların en çok ilgi gösterdiği oyun CS:GO oldu. Son iki yıldır, ilk defa en çok oynanan oyunlarda mobil oyunlardan sadece üç oyun yer alabildi ve mayıs ayı mobil oyunların en düşük satış yaptığı ay oldu.

Kategorik dağılım

PLATFORMMART 2023NİSAN 2023MAYIS 2023
PC%30%32%33
Konsol%21%22%23
Mobil%49%46%45

En çok oyun içi satış yapılan 10 oyun

1.      CS:GO

2.      Valorant

3.      Call of Duty: Warzone 2.0

4.      League of Legends

5.      Tom Clancy’s Rainbow Six: Siege

6.      PUBG Mobile

7.      Knight Online

8.      Metin 2

9.      Garena Free Fire

10.    Roblox

İllere göre dağılım

#MART 2023NİSAN 2023MAYIS 2023
1İstanbulİstanbulİstanbul
2AntalyaAntalyaAntalya
3AnkaraAnkaraAnkara
4Bursaİzmirİzmir
5İzmirBursaBursa

Oyun alışverişlerinde, Mays ayında en çok alışveriş İstanbul’dan yapıldı. İstanbul’u, Antalya, Ankara, İzmir ve Bursa takip etti.

Yaş aralığına göre dağılım

YAŞMART 2023NİSAN 2023MAYIS 2023
18-21%8%7%6
21-30%51%45%47
30+%41%48%47

Mayıs ayında toplam oyun alışverişlerinin önemli bir kısmı 30 yaşın üzerindeki oyuncular tarafından yapıldı.

Cinsiyete göre dağılım

CİNSİYETMART 2023NİSAN 2023MAYIS 2023
KADIN%32%30%33
ERKEK%78%70%67

Android’e yönelik siber tehditler artarak devam ediyor!

0

Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesi, Android mobil finansal dolandırıcılığa eğilimli ilk 3 bölge arasında yer alıyor.

2022 yılının tamamında ve 2023 yılının ilk çeyreğinde, Android telefonlara yüklenen istenmeyen mobil finans uygulamalarının %14’ü Orta Doğu, Türkiye, Afrika (META) bölgesindeki kullanıcılar tarafından gerçekleştirildi. META, bu tür uygulamaların yüklenme sayısı bakımından APAC ve LATAM’ın ardından dünya bölgeleri arasında üçüncü sırada yer alıyor. Android Orta Doğu’da %78, Afrika’da %80 ve Türkiye’de %70’lik baskın pazar payına sahip olduğundan, söz konusu mobil işletim sistemine yönelik siber tehditler devam ediyor. Kaspersky uzmanları, potansiyel tehditler hakkında en güncel istihbaratı sağlamak için mobil tehdit ortamını sürekli olarak izliyor ve tehdit eğilimlerini takip ediyor.

Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesi, mobil finansal dolandırıcılığa eğilimli ilk 3 bölge arasında yer alıyor

Bazı mobil finans uygulamalarının görünüşte yasal mikro kredi hizmetleri sunduğu, ancak aslında dolandırıcılık yaptıkları ve kullanıcıların akıllı telefonlarından kişisel veri topladıkları tespit edildi. Bu uygulamalar, kredi işlemlerini başlatmadan önce kısa mesajlara, kişilere ve fotoğraflara/videolara erişim talep ediyor. Kullanıcının borcunu ödemeyi geciktirmesi durumunda, uygulama operatörleri akıllı telefondan toplanan verileri şantaj yapmak ve kullanıcıyı borcunu ödemeye zorlamak için kullanabiliyor. Örneğin kullanıcının adres listesindeki tüm kişilere, galerideki fotoğraflar eşliğinde kullanıcının borcunu bildiren bilgiler gönderilebiliyor.

Kaspersky Kötü Amaçlı Yazılım Analisti Igor Golovin, şunları söylüyor: “Tehdit ortamı gelişiyor ve mobil finansal siber tehditler daha sofistike ve yaygın hale geliyor. Akıllı telefon uygulamalarını resmi uygulama mağazalarından indirmek, başka kaynaklardan edinmekten daha az riskli olsa da, uygulamalar yine de kullanıcıdan kötüye kullanılabilecek kişisel veri türlerine erişim izni vermesini isteyebilir. Akıllı telefonlar giderek artan miktarda kişisel verilere ev sahipliği yaptığından, bu verilere erişim izni vermek güvenlik endişelerini artırmanın yanı sıra mobil cihazların güvenliğine ve verilerin depolanmasına dair gizliliğe yönelik ek talepler doğuruyor.” 

Kaspersky, mobil tehditlerden korumak için aşağıdaki önerilerde bulunuyor:

  • Uygulamalarınızı yalnızca Apple App Store, Google Play veya Amazon Appstore gibi resmi mağazalardan indirin. Bu marketlerde yer alan uygulamalar yüzde 100 güvenli olmasalar da en azından moderatörler tarafından kontrol edilirler ve bazı filtreleme sistemleri vardır. Yani her uygulama bu mağazalara giremez. Bir uygulamanın işlevselliği hakkında herhangi bir olumsuz geri bildirim olup olmadığını görmek için kullanıcı yorumlarına bakın. 
  • Kullandığınız uygulamaların izinlerini kontrol edin ve özellikle “Erişilebilirlik Hizmetleri” gibi yüksek riskli izinler söz konusu olduğunda uygulamaya izin vermeden önce iki kez düşünün. 
  • Güvenilir bir güvenlik çözümü, kötü amaçlı uygulamaları ve reklam yazılımlarını cihazınızda kötü davranmaya başlamadan önce tespit etmenize yardımcı olabilir. Kaspersky tüketici ürünleri için gereken korumayı doğrudan mobil operatörlerden rahatlıkla alabilirsiniz.
  • Güncellemeler çıktıkça işletim sisteminizi ve uygulamalarınızı güncelleyin. Birçok güvenlik sorunu, yazılımların güncellenmiş sürümlerinin yüklenmesiyle çözülebilir. 
  • Kaspersky, mobil sektörü özel siber güvenlik hizmetleri sunarak kullanıcılar için her düzeyde siber korumayı geliştirmeye çağırıyor. Kaspersky Consumer Business Alliances, şirketlerin müşterilerine Kaspersky’nin global desteği ve uzmanlığı ile destekleyerek eksiksiz siber güvenlik portföyleri sunmalarına yardımcı oluyor.

Global HR Summit 2023’te sürdürülebilirlik tartışıldı

0

Uluslararası İnsan, Kültür ve Yönetim Zirvesi GLOBAL HR SUMMIT 2023; “Sürdürülebilir Gelecek” teması ile gerçekleşti. İnsan kaynakları profesyonellerinin katıldığı 8-9-10 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen zirvenin açılışında Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme CEO’su Eda Uluca Özcan, şirketlerin sürdürülebilirliği için alınması gereken aksiyonları anlatırken, Sodexo Benefits and Rewards İK Kıdemli Başkan Yardımcısı Laure Pourageaud ise şirketlerin dijital dönüşümünün insan kaynağı perspektifinden etkilerini anlattı.

Çalışanlar Maaşın Ötesinde Anlam Arayışı İçinde

Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme CEO'su Eda Uluca Özcan
Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme CEO’su Eda Uluca Özcan

Konuşmasında insan kaynakları liderlerinin son dönemde en önemli gündeminin “Great Re-Evaluation” (Büyük Yeniden Değerlendirme) olduğunu belirten Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme CEO’su Eda Uluca Özcan, şunları söyledi: 

“Çalışanların ne zaman, nerede ve hatta neden çalıştıklarını yeniden değerlendirdiği “Great Re-Evaluation” / “Büyük Yeniden Değerlendirme”, bugün İK liderlerinin karşı karşıya olduğu en büyük zorluklar arasında yer alıyor. Yaptığımız işin iyi bir amaca hizmet etmesi, şirketin topluma, çevreye duyarlı olması, bir fayda sunması çalışanların olmazsa olmaz beklentisi haline geldi. Dolayısıyla liderler olarak, çalışanlarımızı motive ederken, onların kendilerini değerli hissetmeleri, özgüvenlerini sürdürmeleri için yaptıkları işe anlam yüklemelerini sağlayacak bir vizyon ortaya koymak ve yön vermek çok kıymetli.” 

Yan Haklarda Sürdürülebilirlik Trendi Ön Planda

Yan haklarda sürdürülebilirlik amacının öne çıktığını vurgulayan Eda Uluca Özcan, “Şirketlerin yaptığı kampanyalarla ve verdiği hizmetle yani sunduğu deneyimle sürdürülebilir olması gerekiyor. Dijitalleşme ise günümüzde bu hedefi gerçekleştirmek için en önemli araç. Sodexo olarak tüm süreçlerimizi ve sunduğumuz deneyimi teknolojinin gücünü kullanarak dijitale dönüştürdük. Artık kâğıt çekler yerine cep telefonu üzerinden kullanabileceğiniz dijital bir kart sunuyoruz. FlexoGift uygulamamızla çalışanlar işverenleri tarafından sağlanan yan hak bakiyelerini ihtiyaç duydukları kategori ve markalarda ister fiziksel ister online satış noktalarında kullanabiliyor. Bununla birlikte üye iş yerlerimizin ödeme alırken kullandıkları fiziksel POS’ları tamamen dijitalleştirerek cep telefonundan saniyeler içinde ödeme alabilecekleri hale getirdik ve başvuru sürecini %100 dijital yaptık. Cep POS ile bugüne dek dijitalleşen işlemlerden 60.000 metrelik kâğıt tasarrufu yapılmasını sağlayarak hem üyelerimize hem de doğaya katkıda bulunduk.” dedi.

Net Zero hedeflerine 2040’ta ulaşacağız

Gelecek nesillere daha sürdürülebilir bir dünya bırakmak amacıyla global ve yerel düzeyde projeler hayata geçirdiklerini belirten Eda Uluca Özcan, “Önümüzdeki yıllarda yaptığımız her bir seçim insanlığın geleceğini etkileyecek. Küresel ısınmayı Paris Anlaşması’nda öngörüldüğü gibi 1,5°C’den fazla tutmamak için emisyonların 2030’a kadar %45 oranında azaltılması ve 2050’ye kadar net sıfıra ulaşılması gerekiyor. Biz Sodexo olarak bu süreyi öne taşıdık ve kendimize 2040 yılında Net Zero hedeflerine ulaşma hedefi koyduk. Bu sebeple Better Tomorrow 2025 adını verdiğimiz bir inisiyatif başlattık. Bu hareketin karbon emisyonunu azaltmak, gıda israfını önlemek, küçük gıda işletmelerinin gelişimlerini desteklemek, kadın istihdamını arttırmak gibi amaçları var.” dedi. 

Gençler bizim geleceğimiz

Gelecek nesillere daha sürdürülebilir bir dünya bırakmak için sosyal girişimcilik projelerini hayata geçirdiklerini belirten Eda Uluca Özcan konuşmasında, gençlerin hem iş dünyasını hem de yaşamımızı şekillendirmede büyük rolü olduğunu vurguladı. Eda Uluca Özcan, şöyle dedi: 

“Gençlere yapacağımız yatırımları her zaman önceliğimizde tutuyoruz. Gerçekleştirdiğimiz son proje de yine yaşadığımız deprem felaketinden etkilenen gençlere yönelik oldu. Üniversite öğrencilerinin eğitim hayatlarına bir nebze daha rahat koşullarda devam edebilmesi ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesine destek olmak için Yanında Platformu’nu hızlıca devreye aldık. İhtiyaç Haritası ile el ele vererek depremden etkilenen üniversite öğrencilerinin gıda ve yemek ihtiyacına destek olmak için mobil yemek kartlarımızdan öğrencilerin de faydalanmasını sağlayacak bir proje hayata geçirdik. Projeyi Türkiye’nin her yerindeki üniversite öğrencilerine fayda sağlayacak şekilde geliştireceğiz. Bu projeyle en güçlü kaslarımız olan dijital ürünlerimizi sosyal bir faydaya dönüştürebilmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Dijital Dönüşüm Bir Sonuç Değil Bir Yolculuk 

Dijitalleşme sürecinde insanın en önemli kaynak olduğuna değinen Sodexo Benefits and Rewards İK Kıdemli Başkan Yardımcısı Laure Pourageaud, “Sodexo için dijital dönüşümü bir yolculuk olarak tanımlıyoruz. Bu yolculuk hikayesinin bizim için en önemli aktörleri ise “insan”, yani çalışma arkadaşlarımız ve müşterilerimiz. Dijital dönüşüm sürecini çalışanlarımızla birlikte ele alırken en temel konulardan başlıyoruz. Bu noktada sürekli öğrenme kültürünü, veri odaklı çalışma prensibini ve dijital çalışan deneyimini destekliyoruz. Her çalışanın dönüşüm yolculuğundaki beklentisi ve yaklaşımı farklı olduğu için, süreç boyunca her bir çalışma arkadaşımızın bulunduğu noktadan hedeflenen noktaya kusursuz bir şekilde ilerlemesinin insan kaynakları ekiplerinin en temel rolü olduğunu düşünüyoruz. Bu sebeple bu yolculuklarında ekiplerimize her zamankinden daha yakın olmayı önemsiyoruz.” dedi.

Leonardo DiCaprio dünya haritası için çalışacak

Leonardo DiCaprio dünya haritası için Nuview ile çalışacak. Haritalama için lidar uydu takımyıldızı oluşturulması planlanıyor.

Küresel sıcaklıkları kaydetmek ve haritalamak için kurulmuş bir lidar uydu şirketi olan Nuview, teknolojisi için 15 milyon dolarlık fon sağladı.

MaC Venture Capital, Broom Ventures, Cortado, Florida Funders, Industrious, Liquid2 ve Veto Capital’ı içeren yatırımcılar konsorsiyumuna aktör ve çevreci olarak katılan Leonardo DiCaprio’nun da yatırımcı olduğu açıklandı.

İklim değişikliğine dikkat çekecek

Fonlar, Nuview’in Dünya’nın yüzeyini ve sıcaklık değişikliklerini haritalamak için dünyanın ilk ticari lidar uydu takımyıldızını yaratma misyonunu gerçekleştirmesine yardımcı olmak için kullanılacak.

Geleneksel uydu görüntüleri iklim değişikliğiyle mücadelede etkili olurken, Nuview lidar’ın daha ayrıntılı ve doğru görüntüler sağlayacağını söylüyor. Takımyıldızını, zaman içindeki değişiklikleri izlemek için her yıl tüm Dünya’nın 3 boyutlu bir haritasını oluşturmayı amaçlıyor.

Nuview CEO’su Clint Graumann: “Küresel çevre sorunlarının üstesinden gelmek için Nuview değerlerimizi paylaşan Bay DiCaprio’nun desteğini ve diğer çevre savunucularını aramızda görmekten heyecan duyuyoruz. Uzay tabanlı lidar teknolojimiz, Dünya’nın kaynaklarını ve ekosistemlerini izleme şeklimizde devrim yaratabilir ve bize bilinçli kararlar almak ve etkili çözümler uygulamak için gerekli verileri sağlayabilir” dedi.

Leonardo DiCaprio: “Nuview’in en son teknolojisi, gezegeni çok daha doğru bir şekilde izleme ve koruma yeteneğimizi geliştirmeyi amaçlayan, Dünya yüzeyinin yüksek çözünürlüklü, 3D görüntülerini üreterek kendisini farklı kılacak. Bu benzeri görülmemiş veri seti, bilim adamlarının, politika yapıcıların ve çevrecilerin daha bilinçli kararlar almalarına ve iklim biliminde değerli yeni içgörüleri ortaya çıkarmalarına yardımcı olacak” ifadelerini kullandı.

Nuview’e göre, uydu takımyıldızı, doğal afetleri ve iklim değişikliğini izlemek ve hafifletmek isteyen ulusal haritalama girişimleri ve kuruluşlar için en yararlı olacak. Şirket, Mayıs ayında gizlilikten çıktı ve toplam 20 lidar özellikli uyduyu yörüngeye gönderme planını duyurdu. Lidar’ı göstermek için başlangıçta tescilli bir uydu fırlatılacak ve ticari takımyıldızın bundan sonra fırlatılması planlanıyor.

Böylelikle iklim değişikliğiyle mücadele teknolojisindeki yatırımcılar arasında Leonardo DiCaprio da yer alacak. Sosyal yönü güçnlü dünyaca ünlü oyuncunun yer alması, çalışmanın değerini artırabilir.

Huawei arama motoru hangi yenilikleri sağlıyor?

Huawei arama motoru Petal Search, zorlu bir alanda faaliyet gösteriyor. Ancak sunduğu yenilikler kullanıcı dostu deneyim sunuyor.

Huawei’nin arama motoru Petal Search, kullanıcılarına sürükleyici bir dijital deneyim sunmak için yeni özelliklerle güncellendi. Yeni geliştirmeler; haberleri, uygulamaları, alışveriş fırsatlarını, seyahati ve daha fazlasını keşfederken benzersiz deneyimler vaat ediyor.

Tüketiciler, arama motorunun içeriğinin yerel veriler kullanılarak derlenmesinden ve özelleştirilmesinden memnun olacak. Bu da parmaklarınızın ucunda kişiselleştirilmiş bir araca sahip olacağınız anlamına geliyor.

Dünyanın dört bir yanındaki ünlü turistik şehirlerde seyahat

Hem yerel hem de küresel olarak dünyayı keşfetmeyi seven seyahat meraklıları ve maceracılar olarak, cihaz kullanıcıları en son seyahat fırsatlarını bulma konusunda seçim yapmakta zorlanıyor. Petal Search Travel sekmesi, kullanıcıların Petal Search’ten uçuş rezervasyonu yapmasına, dünya çapında otel rezervasyonu yapmasına, yerel alışveriş yerleri, perakende satış mağazaları, restoranlar ve çok daha fazlası gibi bilgileri aramasına olanak taıyor.

Alışveriş sekmesinde trend olan ürünleri bulun

Petal Search Alışveriş sekmesinde, cihaz kullanıcıları en sevdikleri ürünleri keşfedebilir ve arayabilir. Zando, Travelstart ve Takealot’ta en çok satan fırsatlardan ve indirimdeki ürünlerden bazıları yer alıyor. Oyuncaklardan oyunlara, güzellikten modaya, elektronikten ev ve dekora kadar istediğiniz her şeyi satın alabilirsiniz.

Hayatınızı kolaylaştıran günlük araçlar

Petal Search, kullanıcı dostu, kullanışlı ve kullanımı kolay. Arama motoru, sizi ikonik ve anıtsal olaylar ve kişiler hakkında bilgilendiren eğitici ve ilginç bir sayfa olan ‘tarihte bu gün’ gibi özelliklerle dolu. “Nasıl yapılır”, “ne pişirilir” ve “Petal Knowledge” sayfaları da tüketicileri bilgi ve öğrenme deneyimleri ile donatıyor.

Arama şeklinizi yeniliyor

Petal Search’teki yenilikler arasında iki harika özellik var. Bir görseli aynı anda kullanarak birden çok nesneyi arayıp tespit edebilen görsel arama özelliği ve kullanım kolaylığını ve erişilebilirliği artıran sesli arama yapabiliyorsunuz.

Görsel aramayı kullanmak için Huawei cihazınızı veya kendinizi kullanarak bir ürünün resmini çekin veya galerinizden bir ürün seçin. Petal Search’e yükleyin ve ardından görüntü verilerini işleyin. Arama motoru daha sonra ne kadara mal olduğu, nereden satın alınacağı gibi bilgiler üretecek ve benzer diğer ürünler için önerilerde bulunacak.

Entegre sesli arama işlevi, sesinizi kullanarak bir komut vermenizi ve aradığınızı bulmanızı sağlıyor. Çok dilli olanlar için bu özellik şimdi İngilizce, İspanyolca ve Fransızca’ya ek olarak 19’dan fazla dili içerecek şekilde genişletildi.

Türkiye blok zincirine nasıl uyum sağlayacak?

KPMG Türkiye, ülkemizin blok zincirine adaptasyonu için rehber işlevi görecek, “KPMG Perspektifinden Web3” raporunun sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı.

Blok zincirinin en trend altı başlığı olan finans (CeFi, DeFi), DeSci & ReFi, DAO, Metaverse, NFT ve CBDC konularına ışık tutan raporda bu başlıklar özelinde blok zinciri teknolojisinin faydaları, kullanım alanları, avantajları ve dezavantajlarına yer veriliyor.

KPMG Türkiye, blok zinciri teknolojisinin faydalarının, kullanım alanlarının, avantajlarının, dezavantajlarının anlaşılması ve sektörlere olan katkısının gelişmesi amacıyla hazırladığı “KPMG Perspektifinden Web3” başlıklı araştırma raporunun sonuçlarını geniş katılımlı bir toplantıda kamuoyu ile paylaştı. KPMG Türkiye’nin küresel deneyimi ve yerel bilgi birikimini bir araya getirerek 50 kişinin üzerinde profesyonel ekiple ve konu uzmanı danışmanlarıyla hazırladığı bu kapsamlı çalışma, Türkiye’de blok zincirinin gelişim alanlarını ortaya koyması açısından önem taşıyor.

Blok zinciri trend alt başlıkları

Blok zincirinin en trend altı başlığı olan finans (CeFi, DeFi), DeSci & ReFi, DAO, Metaverse, NFT ve CBDC & Stablecoin (merkez bankaları dijital para birimi) konularına danışman perspektifinden ışık tutan araştırma raporu, 5 şirket ortağı ve KP Law kurucu ortağı liderliğinde hazırlandı. KPMG Türkiye Yönetişim, Risk & Uyum ve Teknoloji Risk Lideri, Danışmanlık Şirket Ortağı Sezgin Topçu; KP Law, Kurucu Ortağı Avukat Onur Küçük; KPMG Türkiye Finansal Durum Tespit Danışmanlığı Şirket Ortağı Hakan Demirelli, KPMG Türkiye Strateji ve Operasyonlar Şirket Ortağı Bükre Bektaş, KPMG Türkiye Gümrük ve Dış Ticaret Hizmetleri Bölüm Lideri, Vergi Bölümü Şirket Ortağı Murat Palaoğlu ve KPMG Türkiye Tam Tasdik ve Vergi Uyuşmazlık Hizmetleri, Vergi Bölümü Şirket Ortağı Hakan Orhan liderliğinde hazırlanan bölümler, her bir başlığın yasal, vergisel ve finansal boyutunu ele alırken küresel ve yerel kullanım alanlarını, öncü sektörlerini inceliyor ve risk profilini ortaya çıkarıyor.

Hazırlanan rapor hakkında değerlendirmede bulunan KPMG Türkiye Ülke Başkanı Murat Alsan, “Web3; ticareti, şirketlerin işleyişini, veri yönetimini ve tüketici profilini değiştiren dönüşümcü bir güç olarak karşımıza çıktı. Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve BCTR Tedarik Zinciri Çalışma Grubu Başkanı olarak, paydaşlarımızla yürüttüğümüz düşünce liderliği çalışmalarının, yeni teknolojilerin hayata geçirilmesinde ne kadar önemli birer referans noktası olduğunu gözlemleme fırsatı buldum. KPMG Türkiye Ülke Başkanı olarak içerisinde yer aldığım bu çalışma ile de iş dünyasının blok zincirine adaptasyonu konusuna, profesyonel danışman perspektifinden de ışık tutmak istedik. Global bilgi birikimimizi, Türkiye’de başlayıp komşu ülkelere uzanan yenilikçi projelerimizde edindiğimiz deneyimle bir araya getirdik. Çalışmamızın iş dünyası için faydalı olmasını diliyorum.” dedi.

KPMG Türkiye Fintech ve Dijital Finans Lideri Sinem Cantürk ise açıklamasında şunları söyledi: “Web3; merkeziyetsiz, şeffaf, güvenli, katılımcı ve yenilikçi bir ekosistem yaratmayı amaçlayan bir yaklaşım. Bu yaklaşım, finansal hizmetlerden dijital sanat ve oyunlara; bilimden ticarete kadar birçok farklı alanda devrim niteliğinde uygulamaların ortaya çıkmasını sağlıyor. Elbette ki bu uygulamaların sunduğu fırsatların yanı sıra; hukuki, vergisel boyutları ve ayrı ayrı risk profilleri mevcut. KPMG Türkiye olarak araştırma raporumuzda, bu uygulamaların iş dünyasına adaptasyonu sırasında dikkat edilmesi gereken tüm noktaları bütüncül bir perspektifle derledik. Okuyucuların ancak farklı kaynakları araştırarak bulabileceği çeşitlilikteki bilgiyi ve uzmanlığı, tek bir kaynakta derlemeyi amaçladık. Çalışmamızın, blok zinciri uygulamalarını hayata geçirmeyi amaçlayan şirketler için rehber işlevi görmesini temenni ediyorum.”

blok zinciri
Hakan Orhan, Sezgin Topçu, Murat Palaoğlu, Bükre Bektaş, Murat Alsan, Sinem Cantürk, Av. Onur Küçük, Hakan Demirelli

Rapordan öne çıkan sonuçlar

“KPMG Perspektifinden Web3” raporunda öne çıkan bazı sonuçlar ise şunlar oldu:

• Finans
o Web3 bağlamında geleceğin finans dünyası iki kavram etrafında şekilleniyor: CeFi (merkezi finans) ve DeFi (merkeziyetsiz finans)
o CeFi (merkezi finans), geleneksel finansal hizmetlerin merkezi bir otoritenin kontrolü altında olduğu finansal sistemleri ifade ediyor. Denetlenen bu kurumlar, belirli yasal gereklilikleri yerine getirme yükümlülüğü altındadır.
o Blok zinciri teknolojisine dayanarak merkezi olmayan bir şekilde çalışan DeFi (merkeziyetsiz finans) ise, kullanıcılarının sorumluluğunda olan yeni bir finans ekosistemi sunuyor.
o DeFi ekosisteminin temelini oluşturan Ethereum’da toplam kilitlenmiş değer son 2 yıl içerisinde 60 kat artarak 90 milyar dolara ulaştı.
o Her iki sistem, finansal işlemleri yönetmek için kullanılsa da aralarında güvenlik, lisans ve yönetmelikler çerçevesinde farklılıklar söz konusu. Örneğin merkeziyetsiz finans lisans almadan faaliyet gösterebilirken, merkezi finans kurumları lisans doğrultusunda faaliyet göstermektedir. Buna ek olarak merkezi finans işlemleri, daha hızlı gerçekleşirken, merkeziyetiz finansın işlemlerinin doğrulanmasından kaynaklı, işlem hızında yavaşlama söz konusu olmaktadır.

• CBDC ve Stablecoin
o Stablecoin ve CBDC, değer alışverişi yapma ve serveti ölçme şeklimizi değiştirebilecek en umut verici yeni dijital para birimi biçimleri arasında gösteriliyor.
o CBDC’ler, bir ülkenin merkez bankası tarafından verilen ve yasal para birimi olarak kabul edilen dijital varlıkları ifade ediyor. Stablecoin ise genellikle sabit veya istikrarlı bir varlık ile ilişkilendirilmiş kripto para birimlerinin bir alt türü.
o Ülkelerin merkez bankalarının CBDC’leri hayata geçirirken amaçlarını ve stratejilerini iyi belirlemeleri, ülkelerin finansal istikrarı için büyük önem taşıyor.
o Mevcut durumda ülkelerin CBDC ve stablecoin’lere yaklaşımları arasında farklılıklar göze çarpıyor.
o Ama CBDC’ler ve stablecoin’lerin finans ve ticaretin geleceğini şekillendirmede, insanlığın ilerlemesini yönlendirmede ve gelecek yüzyıllar için tarihin akışını şekillendirmede önemli bir rol oynaması muhtemeldir.

• DAO (merkezi olmayan özerk organizasyon)
o DAO, blok zinciri teknolojisi kullanarak, merkezi bir otoriteye ihtiyaç duymadan, kararların alınması ve uygulanmasını sağlamaktadır.
o Geleneksel kurumsal yapıların operasyonel faaliyetlerinde karşı karşıya kaldığı yetersizliklerin ortadan kaldırılması, DAO’ların birincil önceliğidir.
o Bu bağlamda, DAO’ların kurumsal yapıların yetersizliklerini ortadan kaldırmak ve belirli sorunları çözmek için operasyonel bir araç olarak kullanılması, dünya genelinde ve ülkemizde yaygınlaşan bir trend hâline gelmektedir.
o Türkiye’de yasal düzenlemeler ile kripto piyasalarının gelişmesiyle DAO’ların öncelikli olarak finans sektöründe yükselmesi beklenmektedir.
o Hukuksal ve vergisel alanların netleşmesiyle emlak ve gayrimenkul sektöründeki DAO’ların ülkemizde de yaygınlaşması kaçınılmaz olacaktır.

NFT
o NFT, içerik üreticilerinin veya sahiplerinin dijital dünyada ürettikleri eserlere bir tapu alarak, dilediklerinde eserlerini güvenli şekilde satabilmelerini sağlamaktadır. Böylelikle dijital dünyada üretilen müzik, tasarım, metin ve diğer birçok eser; ticarileşebilir ve transfer edilebilir bir yapıya kavuşmuştur.
o Küresel NFT pazarındaki toplam işlem hacmi 2022 yılında 24,7 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir, toplam işlem sayısı 2022 itibarıyla 2021 yılına kıyasla yüzde 67,57’lik artışla 101 milyona çıkmıştır.
o Kullanıcı sayısı ise yüzde 876,89 artarak 2022 yılında 10,6 milyona ulaşmıştır.
o Türkiye’de sanat, oyunlar ve ticaret başta olmak üzere birçok alanda NFT kullanımı giderek artmaktadır. 2018 yılında 3.800 olan NFT kullanıcı sayısı 2022 itibarıyla 578 bin kişiye ulaşmıştır. 2027 yılında Türkiye’deki NFT kullanıcı sayısının 2022 yılına göre yüzde 54’lük artış ile 890 bin kişiye ulaşması beklenmektedir.
o Eşsizlik, transfer edilebilme, fikri mülkiyet, ticarileştirilebilme ve metaveri özellikleri NFT’leri farklılaştırmaktadır.

Metaverse
o Metaverse, kalıcı sanal dünyalardan oluşan, yani ortam ve içindeki nesneler, kullanıcılar oturumu kapattıktan sonra bile devam eden bir çevrimiçi alandır.
o Savunma sanayi, fuar ve etkinlik, eğitim, sağlık, kamu, telekom, otomotiv, oyun, moda ve reklamcılık gibi birçok sektörde metaverse yatırımları yapılmaktadır.
o Goldman Sachs’ın yakın tarihli bir raporuna göre, metaverse evreninde 2030 yılına kadar yıllık 1 trilyon dolar gelir bekleniyor.
o Metaverse’in gelişimi, mahremiyet, güvenlik ve teknolojinin toplumdaki rolü gibi konularda da önemli soruları gündeme getiriyor. Bunlara ek olarak ekonomik riskler, yasa dışı faaliyetler, sahte içerikler ve siber güvenlik gibi riskleri de barındırmaktadır.
o Metaverse girişimcilerinin dikkat etmesi gereken konuların başında pazar riski, regülasyon riski, finansal risk ve teknolojilik gelişmelere entegre olamama riski geliyor.

• DeSci & Refi
o DeSCI, merkeziyetsiz bir bilim projesidir. Bu proje ile bilimdeki merkeziyetsizleştirme hareketlerinden ilham alınarak, araştırma ve yayın süreçlerinin merkezi olmayan bir şekilde yürütülmesi hedeflenmektedir.
o DeSCI projesi, bilimdeki merkezi yapıların dışında kalan araştırmacıların ve toplulukların araştırma sürecine katılmasına olanak tanır.
o ReFi (Yenileyici Finans), iklim değişikliğiyle mücadele etmek, koruma ve biyoçeşitliliği desteklemek, daha adil ve sürdürülebilir bir finansal sistem yaratmak amacıyla blockchain ve web3 teknolojilerine odaklanan bir harekettir.
o ReFi, geleneksel finansal sistemlerin içerisinde bulunduğu kısıtların ve bu sistemlerin çevresel sorunlar ve sosyal eşitsizlik gibi küresel sorunların çözümünde yetersiz kaldığını kabul eder. Bu nedenle, blockchain ve web3 teknolojilerini kullanarak, daha şeffaf, güvenilir, merkeziyetsiz ve sürdürülebilir bir finansal altyapı oluşturmayı hedeflemektedir.
o ReFi platformlarının Türkiye ve dünyadaki yeri, blok zinciri teknolojisi ve kripto para birimlerine olan ilgi ve benimsenme düzeyine bağlıdır.
o Düzenleyici açıklığın ve uyumluluğun sağlanması da ReFi platformlarının Türkiye’de daha fazla kabul görmesini sağlayabilir.

KPMG Perspektifinden Web3 Raporunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

TCL LINKZONE MW63VK Türkiye’de


TCL’in Türkiye’de satışa sunduğu kablosuz router cihazı TCL LINKZONE MW63VK, günlük kullanım için güvenilir, 5G Wi-Fi ihtiyacınızı karşılayan bir ürün olarak dikkat çekiyor. 300Mbps’ye varan indirme ve 50Mbps’ye varan yükleme hızlarıyla TCL LINKZONE MW63VK, nerede çalışıyor olursanız olun ofiste çalışma hissi yaşatmayı hedefliyor.

TCL LINKZONE MW63

TCL LINKZONE MW63VK teknik özellikleri

Cihazda bulunan dahili 4 LED ışık, sinyal alıp almadığınızı veya Wi-Fi ağınızın çalışıp çalışmadığını gösteriyor. SMS ışık göstergesi gelen SMS mesajları hakkında sizi bilgilendirirken pil durumunu her zaman öğrenmeniz de mümkün. Cihazın 2150mAh Li-ion pili çalışma ve eğlence ihtiyaçlarınızın çoğunu karşılamak için 8 saate kadar kullanım imkânı sağlıyor. Bekleme modunda ise pil ömrü 300 saate kadar sürüyor. Ayrıca 2,4 GHz veya 5 GHz bantlarında 32 adede kadar Wi-Fi bağlantısı için bir ağ kurmanızı sağlayan MW63VK, ebeveyn kontrolleri ve güvenli misafir ağı özellikleri sunan özel bir uygulama aracılığıyla kablosuz ayarlarınızı özelleştirme olanağı da sunuyor.

Audi geri dönüşümlü cam kullanacak

0

Audi “GlassLoop” pilot projesini standart üretime aktarıyor. Marka, Q4 e-tron modelinin ön camında, tamir edilemeyecek şekilde hasar görmüş araba camlarından yüzde 30’a kadar geri dönüştürülmüş malzemeden üretilen cam kullanacak. 

Ortak şirketleriyle işbirliği içinde bu tür bir cam döngüsü oluşturan ilk premium otomobil üreticisi olan Audi, özellikle ön camlar ve panoramik cam tavanlar olmak üzere tamir edilemeyecek durumdaki camları şişe veya yalıtım gibi daha az zorlu amaçlar için kullanılıyordu. Pilot proje, camın eşdeğer kalitede yeniden kullanılabileceğini gösteren ilk projeydi. Audi, sürecin nasıl işlediğini Berlin’de düzenlenecek 2023 GREENTECH FESTİVALİ’nde aktaracak. Şirket, 2020 yılından bu yana sürdürülebilirlik konferansına kurucu ortak olarak destek veriyor.

Reiling Glas Recycling, Saint-Gobain Glass ve Saint-Gobain Sekurit ile birlikte Audi’nin “GlassLoop” projesi, malzeme döngülerinin nasıl seri üretime alınabileceğini gösteriyor. Ortak şirketler, hasarlı otomobil camından Audi Q4 e-tron için yeni ön camlar yapmanın yollarını ortaklaşa test etmek için yaklaşık bir yıl harcadılar. Artık süreç standart üretime hazır. İlk olarak, otomobil camları yenilikçi bir geri dönüşüm süreci kullanılarak küçük parçalara bölünüyor. Ardından, tutkal kalıntısı gibi cam olmayan tüm unsurlar ortadan kaldırılıyor. Ortaklar, bu şekilde elde edilen cam granülü eriterek otomotiv camı üretim sürecine aktarıyor. Bu şekilde üretilen ikincil cam içeriği yüzde 30’a kadar çıkıyor. Amaç, planlanan üretim adetlerine göre Audi Q4 e-tron’un tüm üretim ömrü boyunca ihtiyacı olan dönüştürülmüş camı üretmek için yeterli cam kırığı sağlamak. Eylül 2023’ten itibaren bu şekilde üretilen ön camlar Audi Q4 e-tron’un üretiminde kullanılacak.

Cam geri dönüşümünde Audi için sürdürülebilirlik ödülü

“GlassLoop” projesi, tedarik zinciri için Audi’nin Act4Impact programına dahil edildi. Programın vizyonu, Audi’nin tedarik zincirinin etkilerini insanlar ve çevre üzerinde olabildiğince azaltmak. Şirket karşılığını şimdiden alıyor. Üç ödülden birini alan Audi, “Geri Dönüşüm Konsepti” kategorisinde Alman Sürdürülebilirlik Proje Ödülü’ne layık görüldü. 

Audi gelecekte ek malzeme döngüleri de oluşturmayı amaçlıyor. Ekolojik ve ekonomik açıdan uygun olan noktalarda ikincil malzeme kullanımını artırmak isteyen Audi, mümkün olduğu kadar çok malzemeyi yüksek kalitede geri kazanmayı ve üretimde yeniden kullanmayı hedefliyor. 

Döngüsel ekonominin amacı, malzeme derecesini ve kalitesini mümkün olduğu kadar uzun süre korumak. Bu malzemeleri otomobil endüstrisinde tekrar kullanılabilir hale getirmek ve daha düşük yoğunlukta kullanılmasını önlemek çok önemli. Audi’nin odak noktalarından biri de tüketim sonrası malzemeler. Bu, örneğin müşteri araçlarından alınan ve kullanım ömrünün sonuna gelmiş malzemeler anlamına geliyor. Amaç, geri dönüşümü arttırmak veya geri dönüşüm süreciyle malzemelerin kalitesindeki düşüşü mümkün olduğunca azaltmak.

Audi, GREENTECH FESTİVALİ’nde; çelik, alüminyum ve plastik gibi çeşitli malzemeleri döngüye aktarmanın yolunu gösterecek. Beşinci yılında olan festivalde 190’dan fazla katılımcı ve yaklaşık 120 konuşmacı olacak ve 15 binin üzerinde ziyaretçi bekleniyor. Berlin’in eski Tegel havaalanının arazisinde gerçekleştirilen Avrupa’nın en büyük çevre dostu yenilikler festivalinin programında; açık forumlar, paneller ve temel eğitim kampları yer alıyor. GREENTECH FESTİVALİ, sürdürülebilirlik girişimcisi Nico Rosberg ve mühendisler Marco Voigt ve Sven Krüger tarafından kuruldu.

Kendini onaran kod ne zaman mümkün olacak?

Geliştiriciler, sorunlarına yönelik çözümleri otomatikleştirmeye bayılırlar ve üretken yapay zekanın yükselişiyle birlikte, bu kavramın kodun hem oluşturulmasına hem de sürdürülmesine ve tamamen yeni bir düzeyde geliştirilmesine uygulanması muhtemeldir. Ama muhtemel olanın gerçekleşmesi insan faktörünü ne kadar geriye atacak ve bu ne kadar güvenli henüz kesin bir şey söylemek mümkün değil.

Yapay Zeka, ABD’de 4000 kişinin işini kaybetmesine sebep oldu

Büyük dil modellerinin daha büyüleyici yönlerinden biri , çıktılarını kendini yansıtma yoluyla geliştirme yetenekleridir . Modeli kendi yanıtını geri besleyin, ardından yanıtı geliştirmesini veya hataları belirlemesini isteyin ve olgusal olarak doğru veya kullanıcılarını memnun edecek bir şey üretme şansı çok daha yüksektir. Çalışmasını adım adım göstererek bir sorunu çözmesini isteyin ve bu sistemler, yalnızca doğru nihai yanıtı bulmak için ayarlanmış olanlardan daha doğrudur. 

Alan hala hızlı bir şekilde gelişirken ve halüsinasyonlar olarak bilinen olgusal hatalar, LLM destekli birçok sohbet robotu için bir sorun olmaya devam ederken, giderek artan sayıda araştırma , daha yönlendirilmiş , otomatik gerileyen bir yaklaşımın daha iyi sonuçlara yol açabileceğini gösteriyor. Bunu ChatGPT gibi devasa kullanıcı sayılarına sahip ve aktif öğrenme içerisinde olan örnekler üzerinden değerlendirmek de mümkün.

OpenAI yapay zeka hataları için önlem aldı: Artık yalan söylemeyecek!

Bu, yazılım geliştirme dünyasına uygulandığında gerçekten ilginç bir hal alıyor. Çoğu geliştirici, kod oluşturmayı, hataları algılamayı, çözümlerin test edilmesini ve fikirlerin belgelenmesini otomatikleştirmeye yardımcı olan süreçlere zaten aşinadır. Birçoğu geçmişte kendi kendini iyileştiren kod fikri üzerine yazmıştır.

Kod başarısız olduğunda, genellikle bir hata mesajı verir. Yazılım biraz iyiyse, bu hata mesajı tam olarak neyin yanlış olduğunu söyler ve bir düzeltme yönüne yönlendirir. Önceki kendi kendini onaran kod programları, hataları azaltan, zarif geri dönüşlere izin veren ve uyarıları yöneten akıllı otomasyonlardır. Kullanımın yüzde 90’da olduğuna dair bir uyarı alındığında belki biraz disk alanı eklemek veya bazı dosyaları silmek yoluna gidiliyor.

Geliştiriciler, sorunlarına yönelik çözümleri otomatikleştirmeyi tercih ediyorlar ve üretken yapay zekanın yükselişiyle birlikte, bu kavramın kodun hem oluşturulmasına hem de sürdürülmesine ve tamamen yeni bir düzeyde geliştirilmesine uygulanması muhtemeldir.

Artan kod ve onunla birlikte kodların analiz sürelerinin artışı

LLM’lerin büyük kod parçalarını hızlı bir şekilde üretme yeteneği, geliştiricilerin – ve hatta geliştirici olmayanların – şirketin kod tabanına geçmişte olduğundan daha fazlasını ekleyeceği anlamına gelebilir. Bu, kendi zorluklarını ortaya çıkarır. 

“Yazılım mühendislerinden sık sık duyduğum şeylerden biri, ‘Şey, yani, artık herkes bu araçlardan bazılarıyla bazı kodlar üretebilir, ancak belki de neyin kalitesinden endişe duyuyoruz? oluşturuluyor’” diyor Google Cloud geliştirici medya başkanı Forrest Brazeal. Bu sistemlerin kod çıktısı alma hızı ve hacmi bunaltıcı gelebilir. “Yani, ekibinizden birinin yazdığı 7.000 satırlık bir çekme isteğini gözden geçirmeyi düşünün. Bunu yapmak ve anlamlı geri bildirim almak çok ama çok zor. Yapay zeka bu kadar büyük miktarda kod ürettiğinde işler hiç de kolay olmuyor. Dolayısıyla, GenAI’yi etkin bir şekilde kullandığımızdan emin olmak için yazılım mühendisliğinin en iyi uygulamalarını bulmamız gereken bir dünyaya hızla giriyoruz.”

Massachusetts Institute of Technology’nin Bilgisayar Bilimi ve Yapay Zeka Laboratuvarı’ndan bir profesör; “Bir makine tarafından yazılmış çok sayıda çok kalitesiz kod biriktirme riski olduğunu düşünüyorum” dedi ve şirketlerin bundan kaçınmak için yeni araçların yetenekleriyle birlikte nasıl çalışacakları konusundaki metodolojileri yeniden düşünmeleri gerekeceğini de ekledi.

Geliştiriciler korkmakta haksız sayılmaz ama henüz erken

Geliştiriciler, bu tür bir otomasyonun endüstri üzerindeki etkisini merak etmekte ve endişelenmekte haklı. Ancak şimdilik, bu araçlar mevcut becerileri artırıp ve geliştirse de gerçek insanların yerini almakta çok yetersiz kalıyor. Botlardan bazıları kendilerini bir döngüye sokup işten atmayı otomatikleştirmeyi çoktan öğrendi. Ama henüz kendi süreçlerini başlatabilmeleri ve distopik bir ortam için erken.

 

Find My Kids ücretli mi?

Find My Kids uygulaması, ebeveynlerin çocuklarını takibinde önemli bir avantaj sağlıyor. Peki Find My Kids ücretli mi?

Şirketten yapılan açıklamada: “Bir Apple Watch’a yüklendikten sonra, çocuk güvenliği uygulaması, çocuğun telefonuna bağlı olsun veya olmasın, otonom olarak çalışıyor. İlk kez bir Apple Watch cihazı, konumunu Apple ekosistemi dışındaki telefonlarla paylaşabiliyor” ifadeleri kullanıldı.

Uygulama, altı yaş ve üzerindeki çocukların güvenliği için kullanılıyor. Yedi yaşındaki bir çocuğun Apple’ın yaklaşık 400 dolardan başlayan, aynı adı taşıyan bilek tabanlı cihaza sahip olabilmesi ise soru işareti olarak görünüyor.

İddialı adım atan Find My Kids, yerleşik bir pedometre içeriyor. Şirket: “Çocukları biraz fiziksel aktivite yapmaya motive etmek için Apple Watch uygulamasında çocukları gün boyunca daha fazla yürümeye teşvik eden oyunlaştırılmış bir Adımsayar var” dedi.

Ebeveynler için en önemli faydalardan biri de çocuklarının nerede olduğunu 30 günlük bir tarih boyunca gözden geçirebiliyor olmaları. Bu, nesiller arasında ömür boyu sürecek güvenilir ilişkiler kurmak için özellikle önemli görülüyor.

Find My Kids uygulaması, ebeveynlere telefonları kapalı olsa bile çocuklarının başının belada olabileceğini bildirmek için yüksek sesli bir sinyal çalan Kritik Bildirimi tetikliyor.

Find My Kids’in CEO’su Vadikh Giniatulin: “Şirketimizin misyonu, ebeveynlerin güvenli bir ortamda mutlu çocuklar yetiştirmesini sağlamak. Sürekli olarak ürünümüzün en iyi performansını sağlıyoruz. Bu nedenle en son cihazlarla herhangi bir entegrasyon sadece bir zaman meselesi” diyor.

Find My Kids istatistikleri ve ücreti

Türkiye’de çocukların ortalama telefon başında geçirdikleri süre 4,5 saat iken, dünya çapında çocukların telefonda geçirdikleri süre 4,7 saat seviyelerinde. Dünyada 170 ülkede kullanılan takip uygulaması Find My Kids’in yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de bazı çocuklar telefonlarında oyun oynamak ve sosyal medya uygulamalarını kullanmak için gece yarısını bekliyor.

Find My Kids verilerine göre çocukların en çok kullandığı 10 uygulamanın yarısı sosyal medya siteleri, diğer yarısı ise mobil oyunlar. Sosyal medya kategorisinde YouTube, TikTok, Likee, YouTube Kids ve Wattpad en çok kullanılanlar arasında yer alırken oyun kategorisinde, Roblox, Free Fire, PUBG Mobile, Genshin Impact ve Call of Duty en çok kullanılan mobil uygulamalar arasında yer alıyor.

Find My Kids’in en önemli avantajları arasında tüm bu güvenli kullanımı ücretsiz olarak sunuyor olması yer alıyor. İsteyen ebeveynler uygulamayı indirerek ücretsiz kullanım sağlayabiliyor. 170 ülkede 3 milyondan fazla ebeveyn, Find My Kids uygulamasını kullanıyor.

Picus Security Gartner listelerinde yükseliyor

Picus Security Gartner listelerinde başarısını devam ediyor. Şirket artık Gartner Peer Insights’ta yer alıyor.

İhlal ve Saldırı Simülasyonunun (BAS) öncüsü Picus Security, artık Gartner Peer Insights Önce Müşteri Teknoloji Sağlayıcısı olduğunu duyurdu. Önce Müşteri Programına katılmak, Picus’un tüm müşterilerden Gartner Peer Insights’ta bir inceleme tamamlamalarını isteyerek tarafsız, temsili incelemeler yapma taahhüdünde bulunduğu anlamına geliyor.

Gartner Peer Insights listesi

100’den fazla müşteriden aldığı geri bildirimlere göre Picus’un ortalama Gartner Peer Insights puanı beş üzerinden 4,7 durumda. Müşterilerin yüzde 94’ü şirketi tavsiye edeceklerini söylüyor.

Picus Security’nin CTO’su ve Kurucu Ortağı Volkan Ertürk: “Önce Müşteri Programına katılmak, müşterilerimizle iki yönlü bir ilişki geliştirme taahhüdümüzü gösteren önemli bir işaret. Müşteri geri bildirimi, sunduğumuz sonuçları geliştirmek için çok önemli. Tehdide maruz kalmayı sürekli olarak ölçme ve azaltma zorluklarını hafifletmek için yaptığımız iyileştirmelerden kuruluşların yararlandığını görmek harika” diyor.

Gartner Peer Insights Önce Müşteri Programı, Gartner Peer Insights topluluğundaki tüm paydaşlar arasında var olan güven ve güvenilirliği daha da sağlamlaştırmak için tasarlandı. Customer First’e Katılmak, sağlayıcının ürün veya hizmetlerinin her kullanıcısının, olumlu veya olumsuz olup olmadığına bakılmaksızın dürüst, tarafsız geri bildirim paylaşmak için eşit fırsatlara sahip olmasını sağlama taahhüdünü temsil ediyor. Müşteri Öncelikli Teknoloji Sağlayıcısı olmak için Picus Security şunları taahhüt ediyor:

  • Programatik kaynak bulma stratejilerini ve en iyi uygulamaları kullanarak müşterilerinden inceleme talep etme
  • Hem olumlu hem de olumsuz geri bildirimleri memnuniyetle karşılamak ve ürün geliştirmeyi yönlendirmek için bu müşteri içgörülerinden yararlanmaya çalışmak
  • Her türlü geri bildirime açık olmak
  • Gartner Peer Insights topluluğundaki tüm paydaşlar arasında var olan güven ve güvenilirliği sağlamlaştırmak

Picus Security saldırı yönetimini de otomatik hale getiriyor. Güvenlik ekipleri, tek bir otomatikleştirilmiş ve kullanımı kolay CTEM çözümünde gerçek dünyadaki tehditleri simüle edebiliyor. Bilinmeyen varlıkları keşfedebiliyor. Yanlış yapılandırmaları belirleyebilir ve mevcut yatırımlarının performansını en üst düzeye çıkarabilecek.

Gartner, “2026 yılına kadar, güvenlik yatırımlarına sürekli bir tehdide maruz kalma yönetimi programı aracılığıyla öncelik veren kuruluşların üçte iki oranında daha az ihlalle karşılaşacağını” öngörüyor

arabam.com ve Oto Ekspertiz birleşiyor

arabam.com ve EFT Oto Ekspertiz, güçlerini birleştirerek arabam.com Oto Ekspertiz adı altında hizmet sunacak. Nisan ayı itibarıyla yürürlüğe giren bu birleşmeyle birlikte iki şirket, bilgi ve deneyimleri kapsamında kurumsal ve bireysel müşterilerine oto ekspertiz hizmeti konusunda çözümler üretecek.

İki şirket, arabam.com Oto Ekspertiz ismiyle yola devam edecek

arabam.com ve Oto Ekspertiz

Bu birleşmenin ikinci el otomotiv sektörünü güçlendireceğinin altını çizen arabam.com CEO’su Arda Ayvaz, “EFT Ekspertiz, tarafsız, profesyonel ve detaylı hizmet ilkesini gelişmiş teknoloji ve yazılımla bir araya getiren bir marka. Türkiye’nin en çok tercih edilen ekspertiz firması olma yolunda emin adımlarla ilerleyen EFT Oto Ekspertiz’in arabam.com markası altında birleşmesi tüketicilere birçok avantaj sağlayacak. Türkiye’nin otomobil dikeyinde kurulan ilk ikinci el araç ilan platformu olan arabam.com olarak sunduğumuz hizmetlere oto ekspertizi de dahil ederek ikinci el araç sektöründe müşterilerimize birçok hizmeti tek çatı altında sunuyor olacağız.” dedi. Ayvaz, bu birleşmeyle büyümeyi ve ürün/hizmet çeşitliliğini artırmayı sürdüreceklerini belirtti.

Bu yeni yapılanmayla birlikte arabam.com Oto Ekspertiz Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Düzce, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şırnak, Tekirdağ, Trabzon ve Yalova olmak üzere toplam 25 şehirde 56 ayrı noktada hizmet vermeye devam edecek. Ayrıca şirket, önümüzdeki dönemde ekspertiz alanında franchise modeliyle hizmet sunduğu nokta sayısını artırmayı hedefliyor.

Hidrojen fırını dijital ikizi için işbirliği yapıldı

PTC ile ThingWorx tarafından hidrojen fırını dijital ikizi için işbirliği yapıldı. Projede veri toplama ve depolama çalışmaları yapılacak.

PTC, operasyonel sürdürülebilirliği iyileştirmek amacıyla endüstriyel fırınının dijital ikizini oluşturmak için Fransız enerji grubu Engie ile işbirliği yaptı.

Sanal fırın, operasyonların hidrojen gücüne dönüştürülmesinin etkinliğini göstermek ve Engie’nin sıfır karbon emisyonuna geçişine yardımcı olmak için geliştirildi.

PTC ile ThingWorx işbirliği

İşbirliği kapsamında PTC, ThingWorx platformunu dijital ikiz için IoT bağlantı yetenekleri ve ayrıca projeden veri toplamak ve depolamak için bir sistem sunmak üzere sağladı. Engie’nin Ar-Ge merkezi Crigen Lab, hidrojen yanmasına geçerken endüstriyel varlıklarını daha iyi izlemek ve yönetmek için dijital ikizi kullanıyor.

Crigen Lab’ın başkan yardımcısı Guy-Alexandre Grandin: “Geleceğin enerji kaynaklarının değişeceği ve endüstrinin kirlilik ve performansla ilgili çok daha fazla standart ve düzenlemeyle karşı karşıya kalacağı bir durumdayız” dedi. Grandin: “Endüstriyel ekipmanların sorunu, kolayca değiştirilememesi. Bir fırını arabanızı değiştirebildiğiniz kadar kolay değiştiremezsiniz. Bu nedenle, büyük makine ve ekipmanların kurulumunu kontrol etmek ve ince ayar yapmak için bir yola ihtiyacınız var ve biz de bir dijital ikizin çözüm sağlayabileceğine karar verdik” ifadleerini kullandı.

Dijital ikizin amacı, fırının davranışına ilişkin bir çalışma sağlamak ve operatörlerin olası değişiklikleri daha iyi planlamasını sağlamak oldu. Engie, fiziksel olarak doğru bir sanal kopya oluşturmak için bir dizi sensör kullanıyor. Bu bilgilerin kullanılabilir verilere dönüştürülmesine yardımcı olmak için üç stratejik ortak seçildi.

Ansys, gerçek zamanlı simülasyonu oluşturmak için katılırken Synergiz, varlıkların kendisini izlemek için karma gerçeklik yazılımı geliştirdi. PTC, projenin veri yönetimi ve toplama tarafına odaklandı.

PTC’nin Birleşik Krallık ve İrlanda direktörü Elliot Clarke, “ThingWorx’un Engie ile çalışması, şirketin hidrojen enerji kaynaklarının fizibilitesini kanıtlamasına yardımcı oluyor. Bu emisyonları azaltmak ve dünyanın Net Sıfır’a geçmesine yardımcı olmak için hayati bir adım” dedi.

Grandin, “İkiz, fiziksel varlığa gerçek zamanlı olarak bağlanan sanal bir makine. Bunu yapmak için farklı teknolojik ‘tuğlaları’ bir araya getirmemiz gerekiyor. Yangın veya fırın gibi karmaşık bir olgu çok fazla veri üretiyor ve tüm bunları kolayca kullanmanın bir yolunu bulmamız gerekiyor. ‘Tüm tuğlaları bir araya getirmenin’ bir yolunu bulmamız gerekiyor” dedi.

Seagate’den sabit disk çıkarması

Şirket, bu yıl içinde 28TB ve 32TB HDD’leri piyasaya sürmeyi planlıyor. Önce 32 TB gelecek, peşinden de 40’ın gelmesi planlanıyor.

Seagate, bu yılın sonlarında kurumsal ve tüketici pazarlarına 30 TB’ı aşan sabit diskleri getirme konusundaki ilerlemesi hakkında yeni ayrıntılar sundu . HAMR teknolojisini kullanan halka açık ilk disk 32 TB’a sahip olacak ve şirket kısa bir süre sonra bu kapasiteyi kademeli olarak artırmayı planlıyor.

Maksimum boyutlu HAMR sürücüleri 10 plakadan oluşacak ve 32 TB modeldeki her plaka 3,2 TB içeriyor. HAMR teknolojisi, Seagate’in her plakanın kapasitesini önce 36 TB’lik bir sabit disk için 3,6 TB’a, ardından 40 TB’lık bir disk için 4 TB’a istikrarlı bir şekilde artırmasına olanak tanıyacak. Şirket şu anda 50 TB HDD’leri mümkün kılacak 5 TB plakaları test ediyor.

Bu yöntem tasarruf sağlayacaktır çünkü Seagate, plaka eklemeden daha büyük diskler sunabilecek ve fiziksel boyutlarındaki artışı sınırlayacak. Daha az tablalı HAMR ürünlerinin piyasaya sürülmesi, aynı zamanda çok büyük miktarlarda veriyi tutan daha kompakt disklerin kullanılmasına da olanak tanıyor. En büyük sürücüler muhtemelen neredeyse yalnızca bulut veri merkezi istemcileri için olacak ve daha düşük katmanlar tüketicilere gidecek. Teknoloji, tasarrufların bir kısmını müşterilere aktarırken Seagate’in kârını artırabiliyor.

Isı Destekli Manyetik Kayıt (HAMR), termal ve manyetik kararlılığı korurken depolanan verilerin yoğunluğunu artırmak için her plakanın parçalarını kısaca ısıtır. Seagate, plaka başına 2,4 TB’ta geleneksel Dikey veya Geleneksel Manyetik Kayıt (PRM/CMR) gelişimini durdururken tamamen yeni teknolojiye geçiş yapıyor.

Şirketin şu anda mevcut olan IronWolf Pro HDD’leri maksimum 22 TB kapasiteye ulaşıyor, ancak bu yıl içinde Seagate’in son PMR diski olacak 24 TB’lık bir HDD geliyor. Shingled Magnetic Recording kullanan 28 TB’lık bir model olacak, ancak bunun ötesindeki her şey HAMR olacak.

Western Digital ayrıca Seagate’inkine benzer bir zaman çizelgesinde 30 TB ve 40 TB’a ilerlemek için HAMR kullanıyor , ancak oraya ulaşmak için OptiNAND gibi atlama taşları kullanıyor. Seagate, önceki konferans görüşmelerinde, 40 TB HAMR disklerini gelecek yıl veya 2025’te piyasaya sürmeyi hedeflediğini, 50 TB’lık varyantları ise 2026’da kullanıma sunmayı hedeflediğini söyledi . Daha önceki yol haritaları, on yılın sonunda 100 TB’a ulaşma hedefi belirliyordu.

Sabit disklerin sonu geliyor

Pure Storage yöneticisi Shawn Rosemarin sabit disk satışı hakkında tahminlerini paylaştı. Rosemarin, 2028 yılına dikkat çekti.

Pure Storage yöneticisi, elektrik maliyetleri ve kullanılabilirliğin yanı sıra NAND $/TB düşüşleri nedeniyle 2028’den sonra sabit disk satılmayacağını tahmin ediyor. Sabit disk satışı bu nedenle sona yaklaşıyor.

2021’de HDD satıcısı Seagate ise, SSD’nin kesinlikle disk sürücülerini öldürmeyeceğini söylemişti.

Huawei Play Store kullanımında ne durumda?

Huawei Play Store erişimi konusunda kısıtlamalarla çevrili. Gbox isimli uygulama Huawei telefonlara Play Store’un kapısını açıyor.

ABD hükümeti düzenlemelerinin getirdiği kısıtlamalar nedeniyle birçok tüketicinin Huawei akıllı telefon satın alma cesareti kırılıyor. Haritalar, Lens gibi Google hizmetlerini ve diğer önemli uygulamaları kullanamayan insanlar, bu düzenlemeleri atlatmanın yaratıcı yollarını bulmak zorunda kaldı.

GBox uygulaması sorunu çözüyor

Huawei, EMUI biçiminde kendi bazı hizmetlerini sunuyor. Ancak bu çalışmada Google’ın bir hayli gerisinde kalıyor.

ABD hükümetinin Huawei’ye yönelik yasağı, Çinli teknoloji devi için önemli bir darbe oldu. Zorluklara rağmen Huawei’nin müşterileri, GBox adlı yeni geliştirilen bir uygulama ile dolaylı olarak Google hizmetlerine erişebildi.

ABD hükümeti kısıtlamaları nedeniyle, Huawei akıllı telefon kullanıcıları genellikle Haritalar, Lens ve diğer önemli uygulamalar gibi Google hizmetlerine erişemiyor. Ancak GBox uygulaması, bu kısıtlamaları aşmak ve Google ekosistemine erişim elde etmek için bir çözüm sunuyor.

Engellere rağmen, dünya çapındaki kullanıcılar, yasaktan önce kendilerine sunulan hizmetlere erişmenin bir yolunu bulabildi. Bu, büyük ölçüde Huawei tarafından açıklandığı gibi, tüm farkı yaratan kullanışlı küçük bir çözüm olan GBox uygulaması sayesinde oldu.

Huawei’nin kendi EMUI uygulamaları, Google tarafından sağlanan kolaylık ve yeteneklere yaklaşamıyor. Bu nedenle, Google’ın hizmetlerine alternatifler aradılar ve listenin başında GBox çıktı.

GBox, Google’ın hizmetleri ile Huawei cihazları arasında bir köprü görevi görerek kullanıcıların ABD hükümet yasalarını ihlal etmeden hizmetlere erişmesine olanak tanıyor. Ayrıca, cihazda kök oluşturma veya varsayılan ayarları değiştirme ihtiyacını da atlıyor.

GBox Uygulaması ve Google Play Store ile herhangi bir Android uygulamasını indirebiliyorsunuz. Böylelikle Gbox, kullanıcılar için büyük bir sorunu çözmüş oluyor.

Google uygulamalarını kullanmak isteyen Huawei kullanıcıları için bazı yöntemler bulnuuyor. En kolayı, kullanıcıların Huawei telefonlarında GBox uygulamasını indirmeleri. Daha sonra, Google Play Store’u seçmeleri gerekecek. Ardından, kullanıcılar bir hesap oluşturabilir veya mevcut hesaplarında oturum açabiliyor.

Hepsi kaydolduktan ve oturum açtıktan sonra, eğlence başlıyor. Kullanıcılar artık istedikleri Android uygulamasını indirebiliyor, bunun için bir kısayol oluşturabiliyor ve Google Play’in sunduğu uygulamalara benzer şekilde kullanabiliyor.

WhatsApp emojileri kullanım istatistiği

0

WhatsApp emojileri kullanıcılar arasında çok seviliyor. Mesaj atarken ve mesajlara yanıt verirken kullanıcıların duygu geçişlerini kolaylaştırıyor.

Emojiler, her zamankinden daha fazla kullanılıyor. Emojiler, hislerinizi ve duygularınızı canlı bir şekilde ifade etmenizi sağlar ve aynı zamanda yazmadan sohbet deneyimini geliştiriyor.

Basit bir ifadeyle emojiler, insan duygularının, canlıların, nesnelerin ve hatta belirli sembollerin tasviri niteliği taşıyor. Emojiler, yazılı mesajlaşma, sosyal medya platformları ve hemen hemen her türlü iletişim yöntemi gibi internet genelinde kullanılabiliryor. Emojiler, ‘gülen’ yüzle gösterilen bir simgeye dokunarak çeşitli sohbet tabanlı uygulamalarda kolayca bulunabiliyor. Bunlar ayrıca büyük işletim sistemlerinin klavyelerinde de bulunuyor.

Emoji Türleri

Kategorilere ayrılmış tonlarca emoji bulunuyor. Bu, kullanıcıların doğru emojiyi hızlı bir şekilde bulmasını kolaylaştırmak için yapılıyor.

  • Suratlar ve insanlar
  • Hayvanlar ve doğa
  • Yiyecek ve içecekler
  • Seyahat ve Yerler
  • Aktiviteler

Emojiler hakkında bilinmesi gerekenler

  • İlk emoji, 1999 yılında Shigetaka Kurita tarafından oluşturuldu.
  • Emoji kullanımı son üç yılda yüzde 775 arttı.
  • Y kuşağının yüzde 92’si her gün emoji kullanıyor.
  • Kadınların emoji kullanma olasılığı erkeklerden yüzde 16 daha fazla.
  • Twitter gönderilerinin yüzde 52’sinde bir emoji bulunuyor.
  • Negatif emoji kullanımı seçim haftasında yüzde 28,9’a çıkıyor.
  • İş mesajlarında emoji kullanımında yüzde 775’lik bir artış bulunuoyor.
  • Sosyal medya gönderilerinize emoji eklemek etkileşimi yüzde 25,4 oranında artırabilir.
  • En popüler emoji “sevinçten gözyaşları olan yüz” emojisi.
  • 3.000’den fazla farklı emoji bulunuyor.
  • 2007’de Google, emojileri tanıması için Unicode Konsorsiyumu’na dilekçe verdi.
  • Oxford English Dictionary, 2015 yılında bir emojiyi “yılın sözü” olarak adlandırdı.
  • Apple, 2011’de emojiyi destekleyen ilk şirket oldu.
  • 17 Temmuz Dünya Emoji Günü olarak kutlanıyor.
  • Resmi olarak dünya emoji ödülleri veriliyor.

Emojiler, 1990’ların sonundaki başlangıcından bu yana çok yol kat etti. Önceleri basit duyguları veya fikirleri iletmek için kullanılan emojiler, çok çeşitli insan deneyimlerini ifade edebilen çok yönlü bir iletişim biçimine dönüştü. Aralarından seçim yapabileceğiniz 3.000’den fazla farklı emoji ile nedenini anlamak zor değil. İster mutlu, ister üzgün, kızgın veya bunların arasında herhangi bir şey hissediyor olun, ruh halinizi mükemmel bir şekilde yansıtan bir emoji mutlaka var. Emoji kullanımı son yıllarda katlanarak artıyor ve yakın zamanda yavaşlayacak gibi görünmüyor. Bu yüzden kendinizi emojilerle ifade etmekten korkmayın .

Samsung One UI 5 ne zaman geliyor?

0

Samsung One UI 5 beta programı için beklenen açıklamayı yaptı. One UI 5’in genel kullanıma açılmasıyla önemli yenilikler gelecek.

Samsung, Galaxy Watch’ı için daha iyi uyku, zindelik ve güvenlik özellikleri sunacak. Yeni özellikler ve arayüz, kullanıcılara önemli kolaylıklar sağlayacak.

Samsung, Galaxy Watches için yaklaşan kullanıcı arayüzünü tanıttı. Daha iyi bir uyku kalitesi elde etmenize yardımcı olmak için tasarlanmış olanlara odaklanan, sağlıkla ilgili yeni özelliklerle birlikte geliyor. Yeni Sleep Insights UI, horlama saatleriniz ve kan oksijen seviyeleriniz gibi çeşitli ölçümlere dayanan uyku puanınızı artık belirgin bir şekilde gösteriyor.

Böylece yeni uyanmış olmanıza rağmen neden yorgun hissettiğinizi kolayca anlayabiliyorsunuz. Sabahları kendinizi özellikle zinde hissettiğiniz anları not alarak, aldığınız uykunun kalitesine katkıda bulunmuş olabilecek her şeyi tekrarlamaya çalışabiliyorsunuz. Ayrıca, Uyku Koçluğu artık yalnızca eşleştirilmiş telefonunda değil, Saatin kendisinde de mevcut ve alışkanlıklarınızı daha kolay takip etmenizi sağlıyor.

Yeni özellikler geliyor

Samsung, becerilerinizi analiz eden ve istatistiklerinize ve geçmişinize göre en uygun beş egzersiz yoğunluk seviyesini ayarlayan Kişiselleştirilmiş Kalp Atış Hızı Bölgesi adlı yeni bir koşu aracı ekledi. Bu, yalnızca kendinizle rekabet ettiğiniz için kendi hedeflerinizi belirlemenizi ve etkinlik söz konusu olduğunda yeni zirveler elde etmenizi sağlıyor.

Açık hava etkinliklerini seviyorsanız ve Galaxy Watch Pro’nuz varsa, yalnızca doğa yürüyüşü ve bisiklete binmeyi değil, koşmayı ve yürümeyi destekleyen geliştirilmiş bir Rota Antrenmanı özelliği kullanabiliyorsunuz. Yaklaşan Watch UI, konumunuzu iletmek için doğrudan bir acil durum numarasına bağlanan güncellenmiş bir SOS özelliğine sahip olacak. Acil durum modu etkinleştirildiğinde, ilk müdahale ekipleri tıbbi bilgilerinize erişmek için de hazır olacak. 55 yaşında veya daha büyük olmanız durumunda, düşme tespiti varsayılan olarak etkinleştirilecek.

One UI 5 Watch, bu yılın sonlarına kadar mevcut gelmeyecek. Ancak Samsung yakında daha fazla güncelleme duyurmayı planladığını söyledi. Bununla birlikte, ABD ve Kore’deki cesur Galaxy Watch 4 ve 5 sahipleri, bu ayın sonunda Samsung Üyeler uygulamasındaki bir beta programına kaydolabilecek. One UI 5 Watch beta programı, bu ayın sonunda Galaxy Watch 4 ve 5 kullanıcıları için açılacak.

Discovery Max aboneleri tek çatıda topluyor

Discovery Max dijital akış platformlarından HBO ve Discovery+’ı tek çatıda topluyor. Böylelikle entegre bir üyelik sunuyor.

Nisan ayında, Warner Bros. Discovery yöneticileri, HBO ve Discovery+ kataloglarını içeren yeni birleşik akış hizmeti Max’in yakında gelişini duyurmak için bir araya geldi. Max , tüm HBO, HBO Max ve Discovery görüntüleme ihtiyaçlarınız için tek adres olarak işlev görecek şekilde tasarlandı.

Birleşik hizmet, Warner Bros. ve Discovery’nin tek bir varlık altında birleşmesinden bu yana yaklaşık bir yıldır konuşuluyor. Max, 23 Mayıs 2023’te ABD’de resmi olarak çıkış yaptı.

Max’e web sitesi aracılığıyla kayıt olabiliyorsunuz. Uygulamayı TV, dijital veya mobil sağlayıcınız aracılığıyla desteklenen cihazlara indirebilirsiniz. Hizmet verilen ülkelerde bağımsız bir Max aboneliği, Ad-Lite katmanı için ayda 9,99 dolaran veya yılda 99,99 dolardan başlıyor. Reklamsız katmanı almak için ayda 15,99 dolar veya yılda 149,99 dolar ödeme isteniyor. Hem Ad-Lite hem de Ad-Free katmanları, aynı anda iki cihazda akışa izin veriryo.

Nihai Reklamsız katman, maliyeti dahilinde 100 adede kadar çevrimdışı indirme içeriyor.

HBO Max abonesiyseniz, Max’e geçmek için herhangi bir işlem yapmanıza gerek yok. Çünkü mevcut hesabınız devrediliyor. Hesap otomatik olarak güncelleniyor ya da Max uygulamasını indirmeniz ve aynı abonelik kimlik bilgilerinizi kullanmanız istenebiliyor. Discovery+ aboneliğiniz, bağımsız bir abonelik olarak işlev görmeye devam edebiliyor. Ancak HBO Max aboneleri, HBO Max plan özelliklerine yalnızca Max çıkışından sonraki altı ay boyunca erişebilir.

Max’’te hangi içerikler var?

Max, HBO, HBO Max ve Discovery+ kataloglarına ev sahipliği yapıyor. Bu, abonelerin HBO filmlerine ve dizilerine, Max Original dizilerine ve filmlerine, HGTV dizilerine, Food Network dizilerine, Animal Planet filmlerine ve dizilerine, DC filmlerine ve şovlarına, TCM içeriğine, Adult Swim Collection’a, Studio Ghibli filmlerine, Cartoon Network’ün geniş katalog, Susam Atölyesi koleksiyonu, Looney Tunes ve çok daha fazlasına erişebileceği anlamına geliyor.

Max şu anda yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nde ve belirli ABD bölgelerinde mevcut. Android ürünleri, Roku, Chromecast, iOS, bazı oyun konsolları ve belirli akıllı TV platformları üzerinden internet bağlantısıyla erişilebiliyor. Max ayrıca AT&T, Hulu, Cox, Xfinity, Verizon, DirecTV, Prime Video kanalları ve diğer hizmetler aracılığıyla kablo abonelerine sunuluyor.