Indika ve Foxconn elektrikli araç girişimi başlatacak
IBM üç aylık dönemde tahminleri aştı
Katı hal piller karbon emisyonlarını azaltabilir
Rolls-Royce’a Türk CEO atandı!
Rolls-Royce’a Türk CEO: Tufan Erginbilgiç
Rolls-Royce Yönetim Kurulu Başkanı Anita Frew, Erginbilgiç’in atanmasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada “Tufan Erginbilgiç’in CEO olarak atandığını duyurmaktan memnuniyet duyuyorum. Erginbilgiç, çok uluslu kuruluşlarda yüksek performanslı bir kültür yönetme ve yatırımcılara sonuçlar sunma becerisiyle, önemli başarılar elde eden ekipleri yönetmiş bir lider.
Kapsamlı bir stratejik ve operasyonel deneyime sahip olan Erginbilgiç, havacılık ve uzay da dâhil olmak üzere güvenlik açısından kritik sektörlerin yanı sıra, düşük karbon teknolojilere geçişin sunduğu zorluklar ve ticari fırsatlar konusunda da oldukça deneyimli. Erginbilgiç ayrıca yönetim, uygulama ve değer yaratma konusunda da güçlü bir geçmişe sahip. Kendisinin son yıllarda Rolls-Royce’un oluşturduğu stratejik temellerin üzerine ekleyeceği katkıları görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum” dedi.
Tufan Erginbilgiç ise şunları söyledi: “Önemli ticari fırsatların ve stratejik değişimlerin yaşandığı, müşterilerinin enerji dönüşümünü benimsedikleri bir dönemde Rolls-Royce’a katılmaktan onur ve mutluluk duyuyorum.
Mühendislik alanındaki mükemmelliği ve yenilikçi teknolojisi ile şirketin uzun yıllar boyunca inşa ettiği pazar konumlarının tam potansiyelini sunmaya ve tüm paydaşlar için değer yaratmak amacıyla bir büyüme altyapısı oluşturmaya kararlıyım. Bu ikonik küresel mühendislik markasının bir sonraki başarılı döneminde dünyanın dört bir yanındaki müşteriler, ortaklar ve Rolls-Royce ekibiyle birlikte çalışacağım için çok heyecanlıyım.”
Tufan Erginbilgiç halen çok uluslu taşıma araçları üreticisi Iveco Group NV; enerji, sağlık ve teknoloji grubu DCC plc ve enerji şirketi Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.’de (TÜPRAŞ) yönetim kurulu üyeliği görevlerini sürdürüyor. Erginbilgiç’in önümüzdeki süreçte bu pozisyonlardaki görevlerini tekrar gözden geçirmesi bekleniyor. Tesla’nın yapay zeka direktörü şirketten ayrıldı
Haliç Üniversitesi’nden Türkiye’de bir ilk: Metaverse Bursu ve Metaverse Ar-Ge Merkezi!
Türkiye’nin İlk Akademik Metaverse Bursu Haliç Üniversitesi’nden!
Türkiye’nin ilk Metaverse bursu kapsamında; blockchain, yazılım, dijital sanatlar, oyun tasarımı, mimarlık, AR, VR, NFT, kripto para alanlarında başarı elde eden ve içerik üreten adaylar Haliç Üniversitesi’nden, maddi değeri yıllık 120 bin TL’yi bulan ve yüzde 100’e varan oranlarda eğitim bursu kazanabilecekler. Ayrıca Metaverse ekosisteminde yer alan Discord ve Twitch yayıncıları, Metaverse etkinlik organizatörleri, sosyal medya uzmanları ile içerik yöneticilerinden gelen başvuruların da çeşitli burslarla değerlendirilmesi planlanıyor.
Burs oranının adayın başarı gelişimine göre her sene güncelleneceği belirtilirken; ilgili fakülte ve meslek yüksekokullarında önceliğin verileceği yazılım, bilgisayar, elektrik – elektronik, mimarlık, iç mimarlık, endüstriyel tasarım, makine, grafik tasarım, oyun tasarımı, güzel sanatlar, işletme, çizgi film – animasyon programları olması kaydıyla, adayın başarılı projesi gözetilerek; iki ve dört yıllık tüm programları kapsayabilecek.
Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Utlu konuya ilişkin olarak, “Dünya, dijital çağda teknoloji ve bilişimde fark yaratan, yeni pazar alanları ve uzmanlıklar sunan işler ve ürünlere odaklanıyor. Metaverse sektörü dijital çağın ve bilişim sektörünün vazgeçilmezlerinden biri hâline geldi. Biz de Haliç Üniversitesi olarak Metaverse’ü şimdiden geleceği tasarladığımız bir alan olarak görüyoruz. Bu doğrultuda; gençlerin bilgi ve becerileri olduğu kadar ilgi alanlarını da profesyonel ve akademik mecralara çekmek amacıyla 2022-2023 eğitim-öğretim yılı itibarıyla yetenekli adaylara Metaverse bursu vereceğimizi açıklamaktan mutluluk duyuyorum. Üreteceğimiz içeriklerle dünyanın sayılı üniversitelerinden biri hâline gelerek, Türkiye’nin bu alanda dünya arenasında söz sahibi olması için elimizden geleni yapacağız. Dijital çağın ekosistemine birikimli ve donanımlı insan kaynağı yetiştirmek en büyük önceliğimiz.” dedi.
Atlas Space Metaverse şirketi CEO’su Burçin Gürbüz yaptığı değerlendirmede, “Metaverse olarak en önemli odağımız içerikleriyle dünyaya açılan, markalaşan ve üreten genç nesillerimiz. Tüm ekosistemimizde dijital dünya ve toplum denkleminde etik olarak insanı ve ihtiyaçlarını odağına alan, küresel pazarda katma değerli içeriklerin gelişimine büyük özen gösteriyoruz. Akademik kurumların Metaverse girişimlerine de bu vesileyle elimizden gelen tüm desteği içtenlikle sunuyoruz. Ancak üniversitelerin yetişmiş insan gücü geliştirme potansiyelini de aynı düzeyde önemsiyoruz. Haliç Üniversitesi’nin sağlayacağı Metaverse bursuyla, geleceğin yazılımcıları için gerçek anlamda yüreklendirici bir bireysel yatırıma imza attığını düşünüyoruz. Bu, hem Türkiye’de bir ilk olması açısından hem de gelecekte uluslararası arenada başarı sağlayacak gençlerin yetişmesi ve Türkiye’yi küresel etkinliklerde başarıyla temsil etmeleri açısından milat niteliğinde bir girişimdir.” ifadelerini kullandı.
Haliç Metaverse Ar-Ge Merkezi Staj ve Sertifika Programları ile Türkiye, Amerika ve Kanada’da Metaverse Kariyeri İmkânı Sunuluyor
Haliç Üniversitesi, yeni dönemde hayata geçirecekleri Metaverse Ar-Ge Merkezi ve Atlas Space ile yürütülecek ortak staj ve sertifika programlarıyla da Metaverse alanında ilerlemek isteyen gençlere akademik ve profesyonel anlamda destek sağlıyor. Burs alarak geliştirdikleri projeleri seçilen öğrenciler, Haliç Üniversitesi’nin katkılarıyla yıl içinde İstanbul ve yaz aylarında Amerika ve Kanada’daki Atlas Space Metaverse şirketinde staj yapma imkânı bulacaklar.
Sertifika programlarıyla da öne çıkacak olan Haliç Üniversitesi Metaverse Ar-Ge Merkezi ve ekosistemi; blockchain, dijital anatlar, NFT, AR, VR, kripto para, oyun tasarımı, komünite yönetimi, Metaverse marketing ve Metaverse iş yönetimi eğitimleri ve sertifika programlarını da bu yıl hayata geçirmeye hazırlanıyor. Haliç Üniversitesi sürekli eğitim merkezleri ve fakültelerinde gerçekleştirilecek eğitim programlarının içeriği ve işleyişleri de iki kurumun ortak çalışmasıyla belirlenecek. Bunun yanı sıra online sertifikasyon programları da yeni eğitim döneminde planlanan yenilikler arasında yer alıyor.
Haliç Üniversitesi ve Atlas Space’in iş birliğiyle hayata geçen “Metaverse Bursu” hakkında tüm detaylar, üniversitenin resmî web sitesi ve sosyal medya hesaplarından takip edilebilir. Yurt taksitleri artık daha kolay ödenebilecek
- E-imzanın yürürlüğe girmesiyle birlikte senetleri dijital olarak oluşturma, bununla birlikte ödeme, yönetme ve devretme işlemleri gerçekleştirilebilir.
- Semosis üyelerine, Semosis dışında daha önce herhangi bir şekilde (elle veya bilgisayar ortamında) oluşturulmuş senetlerin sisteme kaydedilerek, yine bankalara alacaklıları tarafından teslim edilmesi durumunda, senet borçluları tarafından online ödeme kolaylığı sunulur
- Semosis ile yeni oluşturulmuş veya sonradan Semosis’e kaydedilmiş senetlerin (bonoların) alacaklıları tarafından devir işlemleri sağlanır.
Küresel hücresel IoT bağlantıları yüzde 22 arttı
T-Mobile büyük veri ihlalinde uzlaşmaya vardı
Çin mobilite devi Didi’yi cezalandırıyor
Herbert Diess Volkswagen ile yollarını ayırıyor
Bulut depolama hizmetleri saldırıları gizlemede kullanılıyor
Teknoloji liderleri okullarda bilgisayar reformu başlatabilir
Startups.watch Türkiye Girişim Ekosistemi etkinliği düzenlendi
Startups.watch’un her çeyrek sonrası Türkiye Girişim Ekosistemine ışık tuttuğu etkinlik, 19 Temmuz’da JustWork’te gerçekleşti. Etkinlikte girişim ekosistemine ait tüm veriler değerlendirildi.
Yatırımlar hız kesti
2022 ilk yarısında toplamda 140 yatırım turunda 1 milyar 393 milyon dolar yatırım yapıldı fakat çeyrek bazında değerlendirildiğinde ikinci çeyrekte 79 yatırım turunda 114 milyon dolar yatırım yapıldı. Son 5 çeyrekteki en kötü çeyrek 2022 2. çeyreği oldu. 
2022 ilk yarısında tohum aşamasında 124 yatırım yapıldı. Bunların 17’si paya dayalı kitle fonlama platformları sayesinde gerçekleşti. Şu anda aktif 3 platform olması ve 2 tanesinin kampanyalara yeni başlaması olmasının da etkisiyle yatırım adetlerinde sıçrama olmadı.
Fintech ve oyun en sıcak konular
2022 ilk yarısında 23 fintech yatırım aldı. Son dönemdeki regülasyonlar sayesinde hareketlilik yaşayan fintech dikeyi aynı zamanda en çok girişim kurulan dikeyler arasında yer aldı. Oyun sektöründe yatırım anlamında ikinci çeyrekte yavaşlık olsa da ilk yarı yıla bakıldığında rekorlar tazelendi.
Yabancı yatırımcılar ilk yarı yıldaki her dört yatırımdan birinde yer aldılar. En çok baktıkları alanlar oyun ve fintech dikeyleri oldu. İlk yarı yıldaki 140 yatırımın 51’inde kurumlar ve kurumlara bağlı kurumsal girişim sermayesi fonları yer aldı. Kurumların özellikle GSYF formatıyla fon kurma iştahı her geçen sene artış gösterdi.
İlk yarı yılda 140 yatırımın 36’sında kadın girişimci vardı. Bu oran son 5 yıldaki en yüksek oran oldu. İlk yarı yılda kurulan girişimler incelendiğinde ise girişimlerin sadece %15’i kadın girişimciler tarafından kuruldu.
Oyun sektörü Avrupa’da da öncü
Türkiye’de ilk yarı yılda 13 oyun girişimi toplamda 333 milyon dolar yatırım aldı. Bu oranla geçen senenin tamamından bile yukarıda yatırım alınarak rekor kırılmış oldu. Yatırımlar bazında Türkiye İngiltere, Norveç, Finlandiya ve İsveç’in üstünde 1. sırada yer aldı.
Oyun sektörünün bölünerek büyüdüğünün, girişimlerde çalışmanın girişim ekosistemini nasıl daha iyi yerlere getirdiğinin en iyi örneği Peak oldu. Bir zamanlar Peak’de çalışan 80 kişi daha sonra 65 girişim kurdu. Bunlardan 28’i oyun girişimi oldu.
Türkiye Süper Lig’de
Türkiye ilk yarı yılda aldığı yatırımlarla Avrupa’da Hollanda, Estonya, Avusturya’nın üzerinde Süper Ligde yer aldı. Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde de Birleşik Arap Emirliklerinin üzerinde Süper Ligde yer aldı.
İstanbul ilk yarı yılda Avrupa’da Londra, Paris, Berlin’in ardından en çok yatırım yapılan 4. şehir oldu. Oyun yatırımları anlamında ise Avrupa’da 1. sırada yer aldı ve Londra, Oslo, Helsinki ve Stockholm’ün üstünde yer aldı. 2022 ilk yarısında Alictus, Airties, Volt Lines, Inofab Health, SEM, Paym.es, Paket Taxi, PulpoAR, DUCKT ve Park Palet başta olmak üzere 29 adet satın alma ve ikincil işlem gerçekleşti.
Türkiye’de son 5 yılda 1.3 milyar dolar değerinde 86 fon kuruldu. Son 1.5 yılda girişimlere yatırım yapmaya başlayan fonların %75’i GSYF/GSYO formatında kuruldu. Kurulan bir çok fonun büyüklüğünün 20 milyon dolardan az olması, 100 milyon doları üzere büyüklüğe sahip sadece 2 fon olması (Revo Capital ve Earlybird DEF) dikkat çekti.
Brezilya siber güvenlik ihlallerinde ABD’yi geçti
İşverenler beceri eksikliğini yanlış değerlendiriyor
Beyaz eşya sektörü yılın ilk yarısında ihracatını korudu
Türkiye’nin lokomotif sanayilerinden biri olarak tüm bu olumsuzluklara güçlü bir şekilde karşı koyduğumuzu söyleyebiliriz. Üretiminin %75’ini ihraç eden beyaz eşya sektörünün rekabet gücünü koruması için atılması gereken adımlar, bu dönemde en önemli gündem maddelerimizin başında geliyor” dedi.
Ar-Ge ve teknoloji alanında önemli yatırımlar yapıldığını, sektörün Türkiye’nin en fazla patente sahip sektörü olduğunu vurgulayan TÜRKBESD Başkanı Dinçer, beyaz eşya sanayinin yıllık 4,5 milyar dolarlık ihracat ile ülke ekonomisine önemli katkıda bulunduğunu hatırlattı.
İç pazarda ise daralmanın yılın başından bu yana devam ettiğine dikkat çeken Dinçer, “Tüketicilerin alım gücünü desteklemek üzere kredi kartı taksit sayılarının artırılmasının faydalı olacağına inanıyoruz. Ayrıca, ÖTV’nin kaldırılması tüketicilerin ihtiyaçlarını daha rahat karşılamasını sağlayarak, talebi artıracak, üretimin de güçlü şekilde devam etmesini sağlayacaktır” dedi.
Dijital Ürün Pasaportu’nda AB ile eşgüdüm ihracatımız için kritik önem taşıyor
TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Semir Kuseyri ise Türk beyaz eşya sektörünün en büyük ihracat pazarı olan AB ile, Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleri çerçevesinde mevzuat uyumunun önemine ve Dijital Ürün Pasaport konusuna vurgu yaparak şunları söyledi; “Önümüzdeki dönemde ürünlerin çevresel ve sürdürülebilirlik kriterlerine ilişkin bilgilerinin, Dijital Ürün Pasaportu ile çeşitli dijital uygulamalar yoluyla tüketicilerle paylaşılması öngörülüyor. Ürünlerin giderek daha fazla dijital ve bağlantılı özellik kazanması veri transferini zaruri kılıyor. Dijital ekonomi büyüdükçe, verinin uygun kriterler ekseninde serbest dolaşımı ticari açıdan tüm sektörler için kritik hale geliyor. Ülkemiz, hali hazırda Avrupa Birliği’nin Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) kapsamında veri için güvenli kabul ettiği ülkeler arasında yer almıyor. Bu çerçevede, ülkemizde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda gerekli değişikliklerin en kısa sürede sonuçlandırılması ve ana ihracat pazarımız olan AB ile GDPR kapsamında yeterli ülke olunması için müzakerelere en kısa zamanda başlanması kritik önem taşıyor.”Yassı çelik ürünlerine yönelik damping önlemleri ihracatta kayıplara neden olabilir
Toplantının önemli gündem maddelerinden biri de beyaz eşyanın ana girdisi olan yassı çelik ürünlerine yönelik damping önlemleri oldu. TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Yavuz, yassı çeliğin, beyaz eşya sektörünün maliyet giderlerinin ortalama %17’sini oluşturduğunu söyleyerek, damping soruşturmasına konu ürünün beyaz eşya sektörünün yanı sıra pek çok imalat sanayinin ana girdilerinden biri olduğunu vurguladı. Yavuz, “Ülkemizde üretilen sıcak sac miktarı, üretim için gerek duyulan talebi karşılayabilir seviye değil. Aradaki fark zaruri olarak ithalat yoluyla karşılanıyor. Türkiye’nin sıcak sac ithalatının %36’sı Rusya’dan, yüzde 22’si ise Ukrayna’dan yapılıyor. Her iki ülkeden de artık ithalat yapılamaması tedarik kaynaklarını hızla çeşitlendirmeyi gerektirmiştir. Soruşturma kapsamındaki AB ve Güney Kore menşeli ürünlere yönelik anti damping kararı, beyaz eşya dahil olmak üzere ihracat yapan tüm imalat sektörlerinin rekabet gücünü olumsuz etkiliyor” dedi. Yavuz sözlerine şöyle devam etti: “Mart ayında Ticaret Bakanlığımız tarafından yayımlanan Nihai Bildirim Raporu’nda, %50 seviyelerine dayanan marjlardan, nihai kararda ciddi oranda düşüş olması bir nebze de olsa olumludur. Ancak asıl beklentimiz, tedarik zincirlerinin zorlandığı ve uluslararası konjonktürün giderek sertleştiği bir dönemde ihracatımızın belkemiğini oluşturan imalat sektörlerinin rekabetçiliğini de artırması bakımından soruşturmanın önlemsiz bir şekilde kapatılmasıydı.” Sürdürülebilir Ürünler için Ekotasarım Yönetmeliği yakından takip edilmeli TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Özkadı da Türkiye’nin en önemli ihracat pazarı olan AB’de Yeşil Mutabakat kapsamındaki gelişmelere değinerek, bu alandaki gelişmelerin, ürün geliştirme ve üretim süreçlerini derinden etkileyeceğini söyledi. Avrupa Komisyonu’nun 14 Temmuz’da 2030 İklim Hedefi ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleri için kapsamlı bir teklif paketi sunduğunu hatırlatan Özkadı, “Sınırda Karbon Düzenlemesi, Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) oluşturulması gibi gelişmelere hızlı bir şekilde uyum sağlamamız büyük önem taşıyor. AB’de geliştirilmesi devam eden, Sürdürülebilir Ürünler için Ekotasarım Yönetmeliği (Ecodesign for Sustainable Products Regulation-ESPR) de sektörümüzü etkileyecek düzenlemeler öngörüyor. Tasarının AB Komisyonu nezdindeki kamu istişare süreci 22 Haziran tarihinde tamamlandı. Sürecin yakından takip edilerek, ülkemizde gerekli iletişim ve düzenlemelerin vakitlice yapılmasını hem ihracattaki rekabetçiliğimizin devamı hem de AB ile Gümrük Birliği’nin verimli bir şekilde işlemesi açısından da gerekli görüyoruz. Bu bağlamda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile yürütülen çalışmaların ilgili diğer kamu kurumlarımızın da katkılarıyla ülkemizin yararına sonuçlanacağını umuyoruz” dedi. Enerji verimli ürünlerin önemi ve avantajları bu dönemde artıyor TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Özkadı, 2021 yılında yeni enerji etiketli ürünlerin tüketicilerle buluşmasının piyasada daha fazla verimliliği yüksek ürün bulunmasına katkı sağladığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bununla birlikte, tüketicilerin bu konudaki farkındalığı da artmış oldu. Ayrıca elektrik fiyatlarındaki artışın da enerji verimli ürünlere talebi artırması bekleniyor.” Bilindiği üzere, enerji verimliliği hem ülke hem de tüketici ekonomisine önemli katkılar sağlıyor. 2030 yılına kadar enerji verimli ürünlere geçişte, beyaz eşya ürünlerinden yüksek miktarlarda elektrik tüketim tasarrufu beklendiğine de değinen Özkadı; “Elektrik fiyatları projeksiyonu bakımından bu kazanç ile 2030 yılına kadar 20,8 milyar TL’lik bir tasarruf oluşabilir. Toplam emisyon oranlarında da 2030 yılına kadar yaklaşık 2,3 milyon ton karbon eşdeğeri azaltım sağlanabilir” dedi.Türkiye’nin 9 büyük kurumu, Here2Next platformunu kurdu!
Here2Next ile iş birlikleri artırılacak
Platformun, girişimlerle çalışan veya çalışma potansiyeli olan kurumların şirket içi farkındalık çalışmalarını, iş yapış süreçlerini ve yöntemlerini girişimlerin ihtiyaçlarına yönelik olarak düzenlemelerini teşvik etmesi ve katkıda bulunması hedefleniyor. Kurumlar arasında bir hiyerarşinin olmadığı merkeziyetsiz otonom organizasyon (DAO) yapısıyla sürecin bütünsel olarak yönetildiği Here2Next platformunun tavsiye edeceği örnek uygulamalar startup’lardan oluşan danışma kurulunun filtresinden geçecek.
- Kurumların bir inovasyon/girişimcilik birimine sahip olmaları (ekosistemle ilk temas, şirket içerisinde doğru kişilerle bir araya getirme ve her konuda şirket- girişim arasında köprü görevi üstlenen bir ara yüz)
- Kurumların, startup’ların büyüme ve ticarileşme süreçlerini destekleyerek; startup’larla çalışma pratiğini geliştirecek programlar yürütmeleri ya da programlara ortak/destekçi olmaları (kuluçka/hızlandırma/mentorluk)
- Kurumların startup’ları doğrudan veya dolaylı finansal olarak destekleyecek inisiyatifleri oluşturmaları (Kendi risk sermayesi fonunu kurmuş olmak ve/veya var olan fonlara ortak olmak)
- Kurumların startup iş birlikleri için tanımlı bir yol haritasına ve somut hedeflere sahip olmaları (odak/öncelik alanları, görüşülen/çalışılan startup sayısı vb.)
- Kurumların startup iş birliklerini kolaylaştırmak için iç bürokratik süreçlerini startup iş birlikleri özelinde iyileştirmeleri ve tanımlamaları (girişimciyle olan iletişimde makul geri dönüş süreleri, satın almada kolaylık ve öncelik (ön ödeme, kısa ödeme vadesi vb), yalın ve girişim çıkarlarını da gözeten sözleşmeler vb.)
Saha İstanbul, 15 yerli firmayı global rekabete hazırlayacak
Saha İnstanbul, Yüksek teknoloji projesi olan 15 firmayı global rekabete hazırlayacak
Konuyla ilgili bilgi veren SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar; “İlk dönem çağrısına çıkan ‘SAHA Girişim Programı’yla yüksek teknoloji projesi olan girişimci firmalara hukuki ve teknik danışmanlıktan, eğitim ve mentörlüğe kadar pek çok konuda destek sağlanacak.
Program kapsamında girişimci firmanın globalde rakiplerini tanıması, rekabeti anlaması, geliştirdiği ürünün globaldeki yerini alması ve müşteri bulması için organizasyonlar ile proje pazarı etkinliklerine katılımları da hedefleniyor” dedi.
SAHA İstanbul’un, Yerli Savunma sanayinin yüksek katma değer sahibi projeler geliştirmesi ve Global alanda rekabet etmesini sağlayacak SAHA Girişim programına çok büyük önem verdiğini söyleyen Haluk Bayraktar; “Başta savunma, uzay ve havacılık olmak üzere yüksek teknoloji ürünü olan girişimci firmalarımız ülkemizin teknoloji geliştirme kapasitesine büyük katkı sağlayacaklar” şeklinde bilgi verdi.
Aynı zamanda Kalkınma Ajansı ile de görüşmelerin sürdüğü projede, mali destek programı kapsamında girişimci firmalara büyük katma değer sağlanacak. Bu kapsamda şu destekleri veriliyor olacak.
- Yatırımcı görüşmelerine hazırlık
- Yatırıma erişim
- Eğitim ve mentörlük
- Sektör liderleri ile üst düzey buluşmalar
- İş geliştirme ve tanıtım
- SAHA Expo’da bedelsiz stant tahsisi ve final sunumları
- SAHA Proje Komitelerine erişim
- Finansal, hukuki ve teknik danışmanlık
- Altyapıya ulaşım desteği
- İlk müşteriye erişim desteği









