Techinside Google News

Indika ve Foxconn elektrikli araç girişimi başlatacak

0
Endonezyalı PT Indika Energy, Tayvan merkezli Foxconn ile elektrikli araç üretimi, piller ve enerji depolamaya 2 milyar dolarlık ortak yatırım yapmayı düşünüyor. Birçok enerji şirketi gibi Indika da fosil yakıtların kullanımına son vermek için küresel bir baskının ortasında, işlerini kömürün ötesinde çeşitlendiriyor. Bu yılın başlarında Foxconn, Indika ve diğer üç kuruluş arasında Endonezya’da elektrikli araç ve pil üretimine toplu olarak 8 milyar dolar yatırım yapmak için bir mutabakat anlaşmasıyla bir ortaklık kuruldu. Indika’nın grup CEO’su Azis Armand bir röportajda, Foxconn-Indika girişimi için bir fizibilite çalışmasının en geç bu yılın dördüncü çeyreğine kadar sonuçlanması gerektiğini söyledi. Azis, “Asıl ilgi alanı, nispeten düşük bir benimseme oranına sahip olan Endonezya’nın büyük iç pazarıdır. Ancak Vietnam ve Çin gibi ihracat pazarlarını dışlamıyoruz” dedi. 270 milyon nüfusa sahip Endonezya, 2030 yılına kadar, dönüştürülmüş olanlar da dahil olmak üzere 13 milyon elektrikli motosiklet ve 2.2 milyon elektrikli otomobilin yollarda olmasını hedefliyor. Foxconn, Indika ortaklığı hakkında yorum talebine hemen yanıt vermedi. PT Kideco Jaya Agung birimi aracılığıyla Endonezya’nın en büyük üçüncü kömür üreticisi olan Indika, altın madenleri ve elektrikli otomobiller gibi kömür dışı işlerinden elde edilen geliri artırmaya odaklanıyor.

IBM üç aylık dönemde tahminleri aştı

0
BT donanım ve hizmet şirketi IBM Corp, üç aylık gelir beklentilerini aştı. Federal Rezerv ve artan jeopolitik gerilimler, geçen yıl içinde bir dizi para birimi karşısında doların değer kazanmasına ve Microsoft ve Salesforce dahil olmak üzere büyük uluslararası operasyonları olan şirketlerin beklentileri yumuşatmasına neden oldu. Şirketin hisseleri uzun vadeli işlemlerde yüzde 4,4 düştü. Futurum Research analisti Daniel Newman, “Piyasanın makro faktörler konusunda son derece karamsar olduğunu düşünüyorum” dedi. Baş Finans Sorumlusu James Kavanaugh, verdiği demeçte, IBM’in bu yıl yaklaşık yüzde 6’lık bir gelir elde etmesini beklediğini söyledi. Kavanaugh, daha önce yüzde 3-4’lük bir artış öngörmüştü. Kavanaugh, ikinci çeyrek gelirinin güçlenen ABD doları nedeniyle 900 milyon ABD doları zarar gördüğünü söyledi. Tipik olarak, daha güçlü bir dolar, genişleyen uluslararası operasyonları olan ve yabancı para birimlerini dolara çeviren şirketlerin kârlarını tüketir. IBM, 30 Haziran’da sona eren çeyrek için yüzde 54,5’lik düzeltilmiş brüt kar marjı açıklarken, analistler ortalama yüzde 56,6 bekliyordu.

Katı hal piller karbon emisyonlarını azaltabilir

0
Brüksel merkezli Taşıma ve Çevre kampanya grubuna (T&E) göre katı hal pilleri, sıvı lityum iyon pillere kıyasla elektrikli araç pillerinin karbon ayak izini %39’a kadar azaltma potansiyeline sahip. Transport & Environment (T&E) hammadde yaşam döngüsü analizinde uzmanlaşmış Londra merkezli bir şirket olan Minviro’dan araştırma görevlendirdi. Minviro, gelişmekte olan katı hal teknolojisini mevcut pil kimyalarıyla karşılaştırdı. Katı hal pillerin 2025’ten itibaren elektrikli araçlarda kullanılması bekleniyor ve Ford ve BMW bunları 2022’nin sonlarında test etmeye başlayacak. T&E, Minviro’nun yürüttüğü çalışmayı özetliyor: “Analiz, geliştirilmekte olan en umut verici kimyalardan biri olan bir NMC-811 katı hal pilini mevcut lityum iyon teknolojisiyle karşılaştırıyor. Katı hal teknolojisi, elektrik akımını taşımak için sıvı elektrolitler yerine katı seramik malzeme kullanır, ayrıca pilleri daha hafif, daha hızlı şarj ve nihayetinde daha ucuz hale getirir” T&E’de temiz araçlar yetkilisi Cecilia Mattea: Elektrikli araçlar zaten gezegen için yağ yakmaktan çok daha iyi ve pillerin karbon ayak izi her yıl düşüyor. Ancak katı hal teknolojisi bir adım değişikliğidir, çünkü daha yüksek enerji yoğunlukları, onları yapmak için çok daha az malzeme ve dolayısıyla çok daha az emisyon anlamına gelir” diyor.

Rolls-Royce’a Türk CEO atandı!

0
Endüstriyel teknoloji şirketi Rolls-Royce, Tufan Erginbilgiç‘in Rolls-Royce Holdings plc CEO’su olarak atandığını duyurdu. Erginbilgiç, 24 Şubat 2022 tarihinde bu yılın sonunda görevinden ayrılacağını açıklayan Warren East’in yerini 1 Ocak 2023 tarihinde alacak. Mühendislik geçmişine sahip olan ve pek çok uluslararası şirkette görev yapan Tufan Erginbilgiç, 5 yılı yönetim grubunda olmak üzere 20 yılı aşkın süredir BP’de kariyerine devam etti. Erginbilgiç, 2020’de son görevinden ayrılmadan önce BP’nin Rafineri, Petrokimya, Servis İstasyonu Ağı, Madeni Yağlar, Midstream operasyonları ve Air BP jet yakıtı operasyonlarını da içine alan alt iş birimini yönetiyordu.

Rolls-Royce’a Türk CEO: Tufan Erginbilgiç

Türk yöneticinin başarılı görev süresi boyunca büyük bir dönüşümün yaşandığı iş biriminde, rekor kârlılık elde edildi ve rekor düzeyde güvenlik performansı sağlandı. Havacılık ve uzay teknolojisi grubu GKN de dahil olmak üzere ağır sanayi ve imalat şirketlerinin çeşitli yönetim kademelerinde de görev alan Erginbilgiç, halihazırda, altyapı işletmelerinde büyük ölçekli yatırımlara odaklanan ve yatırımcılar için 81 milyar dolarlık bir fonu yöneten özel sermaye şirketi olan Global Infrastructure Partners’ın da (GIP) ortağı. Rolls-Royce Yönetim Kurulu Başkanı Anita Frew, Erginbilgiç’in atanmasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada “Tufan Erginbilgiç’in CEO olarak atandığını duyurmaktan memnuniyet duyuyorum. Erginbilgiç, çok uluslu kuruluşlarda yüksek performanslı bir kültür yönetme ve yatırımcılara sonuçlar sunma becerisiyle, önemli başarılar elde eden ekipleri yönetmiş bir lider. Kapsamlı bir stratejik ve operasyonel deneyime sahip olan Erginbilgiç, havacılık ve uzay da dâhil olmak üzere güvenlik açısından kritik sektörlerin yanı sıra, düşük karbon teknolojilere geçişin sunduğu zorluklar ve ticari fırsatlar konusunda da oldukça deneyimli. Erginbilgiç ayrıca yönetim, uygulama ve değer yaratma konusunda da güçlü bir geçmişe sahip. Kendisinin son yıllarda Rolls-Royce’un oluşturduğu stratejik temellerin üzerine ekleyeceği katkıları görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum” dedi. Tufan Erginbilgiç ise şunları söyledi: “Önemli ticari fırsatların ve stratejik değişimlerin yaşandığı, müşterilerinin enerji dönüşümünü benimsedikleri bir dönemde Rolls-Royce’a katılmaktan onur ve mutluluk duyuyorum. Mühendislik alanındaki mükemmelliği ve yenilikçi teknolojisi ile şirketin uzun yıllar boyunca inşa ettiği pazar konumlarının tam potansiyelini sunmaya ve tüm paydaşlar için değer yaratmak amacıyla bir büyüme altyapısı oluşturmaya kararlıyım. Bu ikonik küresel mühendislik markasının bir sonraki başarılı döneminde dünyanın dört bir yanındaki müşteriler, ortaklar ve Rolls-Royce ekibiyle birlikte çalışacağım için çok heyecanlıyım.” Tufan Erginbilgiç halen çok uluslu taşıma araçları üreticisi Iveco Group NV; enerji, sağlık ve teknoloji grubu DCC plc ve enerji şirketi Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.’de (TÜPRAŞ) yönetim kurulu üyeliği görevlerini sürdürüyor. Erginbilgiç’in önümüzdeki süreçte bu pozisyonlardaki görevlerini tekrar gözden geçirmesi bekleniyor.

Tesla’nın yapay zeka direktörü şirketten ayrıldı

0
Tesla’nın yapay zeka direktörü Andrej Karpathy, şirketten ayrıldığını açıkladı. Karpathy, son beş yılını Tesla’da geçirdi. Tesla’dan önce, OpenAI’de bilgisayarla görü ve üretken modelleme üzerinde çalışan bir araştırma bilimcisiydi. Doktorasını önde gelen yapay zeka uzmanı Fei-Fei Li’nin araştırma ekibinin bir parçası olarak Stanford’da yaptığı. Karparthy’nin ayrılışı Tesla için büyük bir kayıp olacak. Karparthy, Tesla’dayken Autopilot Vision ekibini yönetti. Söylentilerin ardından Tesla, işgücünün yaklaşık yüzde 10’unu kesmeye başladı. Tesla CEO’su Elon Musk, yöneticilere gönderdiği bir e-postada, ekonomi hakkında “süper kötü bir his” olduğunu yazdı. Teknoloji endüstrisinde, ancak özellikle yapay zekada, rekor açık pozisyonlar ve yeteneklere yönelik güçlü talep göz önüne alındığında, bazı yüksek profilli çalışanların kendi istekleriyle erken ayrıldığı görülüyor.

Haliç Üniversitesi’nden Türkiye’de bir ilk: Metaverse Bursu ve Metaverse Ar-Ge Merkezi!

0
Blockchain, yazılım, oyun tasarımı, dijital sanatlar, mimarlık, AR, VR, NFT, kripto para alanlarında başarı elde eden ve içerik üreten adaylar Haliç Üniversitesi’nden yüzde 100’e varan oranlarda eğitim bursu kazanabilecekler. Haliç Üniversitesi ve Atlas Space iş birliğiyle Metaverse araştırma ve geliştirme alanında ilerlemek isteyen gençler, iki kurumun sağlayacağı ortak staj ve sertifika programlarıyla da profesyonel destek alabilecekler. Çalışma için toplam kontenjan, ilgili bölümler için 100 öğrenci olarak hedeflenirken, bu alanda yaklaşık 15 milyon TL’lik yatırım yapılacak Haliç Universe ile Haliç Üniversitesi, geliştireceği dijital uygulamayla kendi Metaverse ekosistemini geliştiren ilk üniversite olarak, üniversite içi harcamalarda da token sistemine geçecek. Üniversite bununla birlikte yakın gelecekte Haliç Universe Kripto Parası ile farklı bir yaklaşım gözeterek ödeme de kabul edecek.

 Türkiye’nin İlk Akademik Metaverse Bursu Haliç Üniversitesi’nden!

Türkiye’nin ilk Metaverse bursu kapsamında; blockchain, yazılım, dijital sanatlar, oyun tasarımı, mimarlık, AR, VR, NFT, kripto para alanlarında başarı elde eden ve içerik üreten adaylar Haliç Üniversitesi’nden, maddi değeri yıllık 120 bin TL’yi bulan ve yüzde 100’e varan oranlarda eğitim bursu kazanabilecekler. Ayrıca Metaverse ekosisteminde yer alan Discord ve Twitch yayıncıları, Metaverse etkinlik organizatörleri, sosyal medya uzmanları ile içerik yöneticilerinden gelen başvuruların da çeşitli burslarla değerlendirilmesi planlanıyor. Burs oranının adayın başarı gelişimine göre her sene güncelleneceği belirtilirken; ilgili fakülte ve meslek yüksekokullarında önceliğin verileceği yazılım, bilgisayar, elektrik – elektronik, mimarlık, iç mimarlık, endüstriyel tasarım, makine, grafik tasarım, oyun tasarımı, güzel sanatlar, işletme, çizgi film – animasyon programları olması kaydıyla, adayın başarılı projesi gözetilerek; iki ve dört yıllık tüm programları kapsayabilecek. Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Utlu konuya ilişkin olarak, “Dünya, dijital çağda teknoloji ve bilişimde fark yaratan, yeni pazar alanları ve uzmanlıklar sunan işler ve ürünlere odaklanıyor. Metaverse sektörü dijital çağın ve bilişim sektörünün vazgeçilmezlerinden biri hâline geldi. Biz de Haliç Üniversitesi olarak Metaverse’ü şimdiden geleceği tasarladığımız bir alan olarak görüyoruz. Bu doğrultuda; gençlerin bilgi ve becerileri olduğu kadar ilgi alanlarını da profesyonel ve akademik mecralara çekmek amacıyla 2022-2023 eğitim-öğretim yılı itibarıyla yetenekli adaylara Metaverse bursu vereceğimizi açıklamaktan mutluluk duyuyorum. Üreteceğimiz içeriklerle dünyanın sayılı üniversitelerinden biri hâline gelerek, Türkiye’nin bu alanda dünya arenasında söz sahibi olması için elimizden geleni yapacağız. Dijital çağın ekosistemine birikimli ve donanımlı insan kaynağı yetiştirmek en büyük önceliğimiz.” dedi. Atlas Space Metaverse şirketi CEO’su Burçin Gürbüz yaptığı değerlendirmede, “Metaverse olarak en önemli odağımız içerikleriyle dünyaya açılan, markalaşan ve üreten genç nesillerimiz. Tüm ekosistemimizde dijital dünya ve toplum denkleminde etik olarak insanı ve ihtiyaçlarını odağına alan, küresel pazarda katma değerli içeriklerin gelişimine büyük özen gösteriyoruz. Akademik kurumların Metaverse girişimlerine de bu vesileyle elimizden gelen tüm desteği içtenlikle sunuyoruz. Ancak üniversitelerin yetişmiş insan gücü geliştirme potansiyelini de aynı düzeyde önemsiyoruz. Haliç Üniversitesi’nin sağlayacağı Metaverse bursuyla, geleceğin yazılımcıları için gerçek anlamda yüreklendirici bir bireysel yatırıma imza attığını düşünüyoruz. Bu, hem Türkiye’de bir ilk olması açısından hem de gelecekte uluslararası arenada başarı sağlayacak gençlerin yetişmesi ve Türkiye’yi küresel etkinliklerde başarıyla temsil etmeleri açısından milat niteliğinde bir girişimdir.” ifadelerini kullandı. Haliç Metaverse Ar-Ge Merkezi Staj ve Sertifika Programları ile Türkiye, Amerika ve Kanada’da Metaverse Kariyeri İmkânı Sunuluyor Haliç Üniversitesi, yeni dönemde hayata geçirecekleri Metaverse Ar-Ge Merkezi ve Atlas Space ile yürütülecek ortak staj ve sertifika programlarıyla da Metaverse alanında ilerlemek isteyen gençlere akademik ve profesyonel anlamda destek sağlıyor. Burs alarak geliştirdikleri projeleri seçilen öğrenciler, Haliç Üniversitesi’nin katkılarıyla yıl içinde İstanbul ve yaz aylarında Amerika ve Kanada’daki Atlas Space Metaverse şirketinde staj yapma imkânı bulacaklar. Sertifika programlarıyla da öne çıkacak olan Haliç Üniversitesi Metaverse Ar-Ge Merkezi ve ekosistemi; blockchain, dijital anatlar, NFT, AR, VR, kripto para, oyun tasarımı, komünite yönetimi, Metaverse marketing ve Metaverse iş yönetimi eğitimleri ve sertifika programlarını da bu yıl hayata geçirmeye hazırlanıyor. Haliç Üniversitesi sürekli eğitim merkezleri ve fakültelerinde gerçekleştirilecek eğitim programlarının içeriği ve işleyişleri de iki kurumun ortak çalışmasıyla belirlenecek. Bunun yanı sıra online sertifikasyon programları da yeni eğitim döneminde planlanan yenilikler arasında yer alıyor. Haliç Üniversitesi ve Atlas Space’in iş birliğiyle hayata geçen “Metaverse Bursu” hakkında tüm detaylar, üniversitenin resmî web sitesi ve sosyal medya hesaplarından takip edilebilir.

Yurt taksitleri artık daha kolay ödenebilecek

0
Albaraka Türk Katılım Bankası tarafından hayata geçirilen FinTech girişim kurucusu Insha Ventures, 2021 yılında kullanıma sunduğu dijital senet platformu Semosis’in kapsama alanını giderek genişletiyor. Semosis ile senet oluşturma, yönetme, devretme ve tahsilat süreçlerini dijitalleştiren Insha Ventures, şimdi de yurt ve eğitim kurumlarına senetle ödeme yapma imkânı sunuyor. Bu sayede yurtlar ve eğitim kurumları senetlerini kolaylıkla oluşturup dijital olarak takip edebilirken, öğrenciler ve veliler de banka şubesine gitmeden dijital olarak ödeme yapma seçeneklerine kolaylıkla ulaşabilecek. ÖZEL YURTLARDAN VE EĞİTİM KURUMLARINDAN YOĞUN İLGİ GÖRÜYOR Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Semosis Satış ve Büyümeden Sorumlu Kıdemli Yöneticisi Vahdettin Çılgın, sundukları yenilikçi çözüm ve hizmetlerle kullanıcılarının hayatlarını kolaylaştırmanın her zaman en büyük öncelikleri olduğunu vurgulayarak şunları söyledi; “Türkiye’de bir ilke imza atarak hayata geçirdiğimiz finansal teknoloji ürünümüz Semosis, fiziksel senetlerin dijital ortamdan yönetilmesine ve ödenmesine olanak tanıyor. İnşaat, yapı malzemeleri, tekstil, boya, tarım ve inşaat kooperatifleri alanında faaliyet gösteren şirketlerin yoğun olarak kullandığı Semosis, kurulduğu günden bugüne 6 binin üzerinde kullanıcıya ulaşırken, 4 binden fazla senedin ödemesi Semosis aracılığıyla gerçekleşti. Şimdi ise yurtlar ve eğitim kurumları ile gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri sayesinde öğrencilere ve velilere de alternatif bir ödeme seçeneği sunmaya başladık. Bu alanda henüz yeni çalışmaya başlamamıza rağmen özel yurtlardan ve eğitim kurumlarından yoğun ilgi görüyoruz. Insha Ventures olarak, finans dünyasında detaylarla uğraşmak istemeyen ve teferruatlı işlemlerle zaman kaybetmek istemeyen kullanıcılar ve kuruluşlar için yenilikçi hizmetler tasarlamaya devam edeceğiz.” SEMOSİS PLATFORMU ÜZERİNDEN NELER YAPILABİLİR?
  • E-imzanın yürürlüğe girmesiyle birlikte senetleri dijital olarak oluşturma, bununla birlikte ödeme, yönetme ve devretme işlemleri gerçekleştirilebilir.
  • Semosis üyelerine, Semosis dışında daha önce herhangi bir şekilde (elle veya bilgisayar ortamında) oluşturulmuş senetlerin sisteme kaydedilerek, yine bankalara alacaklıları tarafından teslim edilmesi durumunda, senet borçluları tarafından online ödeme kolaylığı sunulur
  • Semosis ile yeni oluşturulmuş veya sonradan Semosis’e kaydedilmiş senetlerin (bonoların) alacaklıları tarafından devir işlemleri sağlanır.

Küresel hücresel IoT bağlantıları yüzde 22 arttı

Berg Insight , küresel hücresel IoT bağlantılarının 2021’de etkileyici bir şekilde yüzde 22 büyüdüğünü söylüyor. Şirketin analistlerine göre, küresel hücresel IoT bağlantıları geçen yıl 2.1 milyara ulaştı. Büyüme için belirli bir bölge öne çıkmadı. Çin, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’nın başlıca bölgesel pazarları, dünya COVID-19 pandemisinden kurtulurken yıl içinde benzer şekilde büyüdü. Ancak Çin, hücresel IoT bağlantılarına öncülük etmeye devam ediyor. China Mobile, tahmini 801 milyon hücresel IoT bağlantısıyla dünyanın en büyük hücresel IoT bağlantı hizmetleri sağlayıcısı olmaya devam ediyor. China Unicom ve China Telecom sırasıyla 300 milyon ve 297 milyon bağlantıyla ikinci ve üçüncü sırada yer aldı. Batılı operatörler arasında Vodafone 142 milyon bağlantı ile ilk sırada yer alırken, onu 95 milyon ile AT&T takip ediyor. Deutsche Telekom ve Verizon’un her biri 45-55 milyon hücresel IoT bağlantısına sahipti. Telefónica, KDDI ve Orange sırasıyla yaklaşık 31 milyon, 23 milyon ve 20 milyon bağlantıyla ilk onu tamamlıyor. Berg Insight, 2026 yılına kadar dünya çapında 4.3 milyar IoT cihazının hücresel ağlara bağlanacağını tahmin ediyor.

T-Mobile büyük veri ihlalinde uzlaşmaya vardı

0
T-Mobile, şirketin 2021 Ağustos ayında hassas verilerin bir siber saldırıda ihlal edildiğini açıklamasının ardından müşteriler tarafından açılan bir toplu davada toplam 500 milyon dolarlık bir anlaşmayı kabul etti. Telekom devi, müşterilerin iddialarını çözmek için 350 milyon dolar ödeyeceğini ve önümüzdeki birkaç yıl içinde siber güvenlik korumasını ve teknolojilerini desteklemek için 150 milyon dolar harcayacağını söyledi. Şirkete göre, ihlal ABD’de 76.6 milyon kişiyi etkiledi. Müşterilerin adları ve soyadları, Sosyal Güvenlik numaraları ve ehliyet bilgileri de dahil olmak üzere son derece hassas verileri açığa çıktı. ABD’nin Missouri Batı Bölgesi Bölge Mahkemesi’ne sunulan önerilen anlaşma, bireysel ödemelerin 2500 doları geçemeyeceğini şart koşsa da, bireysel T-Mobile müşterilerinin anlaşmadan ne kadar alacağı belli değil. İhlal sırasında T-Mobile, ele geçirilen dosyaların cari hesapların yanı sıra şirkete kredi başvurusunda bulunan kişilerin kayıtlarını içerdiğini söyledi.

Çin mobilite devi Didi’yi cezalandırıyor

Çinli yetkililer, Didi’ye 1 milyar dolar para cezası vermeye hazırlanıyor. Bu, firma için hararetli bir dönemi sona erdirebilecek bir hamle olarak nitelendiriliyor. Didi, şirketin New York’taki hisselerini satarak 4 milyar dolar toplamasının ardından Çin hükümetinin ilgi odağı oldu. Pekin, New York Menkul Kıymetler Borsası (NYSE) listelenmesinden sonraki günlerde Didi’ye bir veri güvenliği soruşturması başlattı ve “kullanıcı verilerini yasa dışı olarak topladığını” iddia etti. Ancak, hem ülkenin düzenleyicileri hem de Didi, hangi verilerin yasa dışı olarak toplandığı konusunda ayrıntı vermedi. NYSE’de listeleme, potansiyel olarak ABD düzenleyicileriyle veri paylaşımını içerir. Didi’nin yıllık yaklaşık 500 milyon kullanıcısı var. ABD makamlarının bu kadar büyük bir veri kümesini araştırma potansiyeli, Çin’de bazı endişelere neden olmuş gibi görünüyor. Şirketi araştırırken, Çinli yetkililer yerel uygulama mağazalarını Didi’nin uygulamasını kaldırmaya zorladı. Birçok Batılı ülkenin aksine Çin, tarihsel olarak güçlü veri koruma uygulamalarıyla ilişkilendirilen bir ülke değildir. Ancak Pekin, son yıllarda veri uygulamalarını araştırmasını artırdı. Nisan 2020’de, Çin’in nispeten yeni Siber Güvenlik İnceleme Ofisi – ülkenin internet düzenleyicisi olan Çin Siber-uzay İdaresi bünyesinde yer alan – rolleri ‘Siber Güvenlik Gözden Geçirme Önlemleri’nin bir parçası olarak tanımlandı. Daha fazla siber güvenlik önlemi Şubat 2022’de yürürlüğe girdi. Yeni Siber Güvenlik İnceleme Ofisi, düzenleyiciye verilerin korunacağını garanti etmeyen herhangi bir şirkete karşı harekete geçeceğini göstermek için bir Didi örneği yapmış gibi görünüyor.

Herbert Diess Volkswagen ile yollarını ayırıyor

Herbert Diess, dört yıl önce Alman otomobil üreticisi krizdeyken, strateji ve kültürde dramatik değişiklikler yapma baskısı altındayken Volkswagen AG’nin başına geçti ve eski BMW yöneticisi yeni bir vizyon sundu. Diess, kontratının sona ermesinden üç yıl önce, 1 Eylül’de Volkswagen’den ayrılacak ve Alman otomobil devinin baş yıkıcısı olarak belirlediği hedeflerin çoğu bitmemiş ve belirsiz. Bunların arasında öne çıkanlar, Diess’in Volkswagen bünyesinde Almanya merkezli bir yazılım şirketi olan CARIAD’ı yaratma çabası ve VW’nin elektrifikasyon yatırımlarını finanse etmeye yardımcı olmak için tasarlanan lüks Porsche markası için vaat edilen bir borsa listelemesi oldu. Diess, işe yaklaşımı ya da kişisel tarzı açısından önceki VW CEO’larına benzemiyordu. 2018’de bu, Volkswagen’i Dieselgate skandalından kurtaracak yönetici gibi görünmesini sağladı. Diess, Volkswagen’in işçi sendikalarını memnun etmekten çok yatırımcıların ne istediğine odaklanmıştı. Gelecek için elektrikli araçlara büyük yatırım yapılması gerektiğine inanıyordu. Sosyal medyada eğlenceli bir varlık geliştirdi ve Toyota Motor Corp veya General Motors Co. gibi geleneksel rakipleri değil, elektrikli araç lideri Tesla Inc’i Volkswagen’in kriteri olarak belirledi.

Bulut depolama hizmetleri saldırıları gizlemede kullanılıyor

0
Dünyanın dört bir yanındaki kuruluşlar, özellikle hibrit çalışmaya geçişten sonra günlük operasyonlarını yürütmek için bulut hizmetlerini kullanıyor. Bulut uygulamaları, kullanıcı nerede olursa olsun, uzaktan çalışanlar için hayati hale gelen basit bir çalışma yöntemi sağlar. Ancak, bulut hizmetlerinden yararlanabilecek olanlar yalnızca işletmeler ve çalışanlar değildir. Palo Alto Networks’teki Unit 42’deki siber güvenlik araştırmacılarına göre, APT29 , Nobelium ve Cozy Bear olarak da bilinen Cloaked Ursa adını verdikleri gelişmiş bir kalıcı tehdit (APT) grubu adına çalışan bilgisayar korsanları tam olarak bunu yapıyor. Grubun, SolarWinds’e yönelik tedarik zinciri saldırısı , ABD Demokratik Ulusal Komitesi (DNC) hack’i ve çevresindeki hükümetleri ve büyükelçilikleri hedef alan casusluk kampanyaları da dahil olmak üzere birçok büyük siber saldırıdan sorumlu olan Rus Dış İstihbarat Servisi (SVR) ile bağlantılı olduğuna yaygın olarak inanılıyor. Şimdi Google Drive ve Dropbox da dahil olmak üzere meşru bulut hizmetlerini kullanmaya çalışıyorlar ve bu taktiği bu yıl Mayıs ve Haziran ayları arasında gerçekleşen saldırıların bir parçası olarak zaten kullandılar. Unit 42 araştırmacısı verdiği demeçte, “Saldırganlar, hedeflerine ulaşmak için yenilik yapmaya ve tespitten kaçınmanın yollarını bulmaya devam edecek. Google Drive ve DropBox kullanmak, güvenilir uygulamalardan yararlanmanın düşük maliyetli bir yoludur” diyor.

Teknoloji liderleri okullarda bilgisayar reformu başlatabilir

0
Amazon, Microsoft, Apple, Meta, Alphabet, Nike, UPS, AT&T, Walgreens, Zillow gibi endüstri devleri, bilgisayar bilimi eğitimine erişimi genişletme misyonunu üstlenen kar amacı gütmeyen, teknoloji eğitimi Code ile ortak olmak için bir araya geldi. 2013 yılında Hadi ve Ali Partovi kardeşler tarafından kurulan Code, bugüne kadar 70 milyon öğrenciye ve iki milyon öğretmene hizmet verdi. Kâr amacı gütmeyen kuruluş, 45’ten fazla dilde sunulan 60 dakikalık bir bilgisayar bilimi eğitimi olan yıllık Kodlama Saati kampanyası oluşturmak için Google, Amazon ve Microsoft dahil olmak üzere listedeki birkaç büyük isim ile daha önce ortaklık kurmuştu. 600’den fazla kar amacı gütmeyen kuruluş, üniversite ve teknoloji devinin lideri ve 50 ABD valisi, ABD K-12 müfredatının bilgisayar bilimi öğrenme fırsatlarını içerecek şekilde güncellenmesini destekleyen  bir mektup imzaladı. Mektup, Amerika’nın müfredatında dikkate değer bir eksikliğe işaret ediyor: “Amerika Birleşik Devletleri teknolojide dünyaya öncülük ediyor, ancak lise öğrencilerimizin sadece %5’i bilgisayar bilimi okuyor” deniyor. Şu anda, okulların %51’i bilgisayar bilimi sunuyor. Mektup ayrıca teknoloji endüstrisinin işgücü arz ve talebindeki karşıtlığa da işaret ediyor. Şu anda Amerika’da 700.000 açık bilgisayar işi var, ancak yılda yalnızca 80.000 bilgisayar bilimi mezunu bulunuyor.

Startups.watch Türkiye Girişim Ekosistemi etkinliği düzenlendi

0

Startups.watch’un her çeyrek sonrası Türkiye Girişim Ekosistemine ışık tuttuğu etkinlik, 19 Temmuz’da JustWork’te gerçekleşti. Etkinlikte girişim ekosistemine ait tüm veriler değerlendirildi.

Yatırımlar hız kesti

2022 ilk yarısında toplamda 140 yatırım turunda 1 milyar 393 milyon dolar yatırım yapıldı fakat çeyrek bazında değerlendirildiğinde ikinci çeyrekte 79 yatırım turunda 114 milyon dolar yatırım yapıldı. Son 5 çeyrekteki en kötü çeyrek 2022 2. çeyreği oldu.

2022 ilk yarısında tohum aşamasında 124 yatırım yapıldı. Bunların 17’si paya dayalı kitle fonlama platformları sayesinde gerçekleşti. Şu anda aktif 3 platform olması ve 2 tanesinin kampanyalara yeni başlaması olmasının da etkisiyle yatırım adetlerinde sıçrama olmadı.

Fintech ve oyun en sıcak konular

2022 ilk yarısında 23 fintech yatırım aldı. Son dönemdeki regülasyonlar sayesinde hareketlilik yaşayan fintech dikeyi aynı zamanda en çok girişim kurulan dikeyler arasında yer aldı. Oyun sektöründe yatırım anlamında ikinci çeyrekte yavaşlık olsa da ilk yarı yıla bakıldığında rekorlar tazelendi.

Yabancı yatırımcılar ilk yarı yıldaki her dört yatırımdan birinde yer aldılar. En çok baktıkları alanlar oyun ve fintech dikeyleri oldu. İlk yarı yıldaki 140 yatırımın 51’inde kurumlar ve kurumlara bağlı kurumsal girişim sermayesi fonları yer aldı. Kurumların özellikle GSYF formatıyla fon kurma iştahı her geçen sene artış gösterdi.

İlk yarı yılda 140 yatırımın 36’sında kadın girişimci vardı. Bu oran son 5 yıldaki en yüksek oran oldu. İlk yarı yılda kurulan girişimler incelendiğinde ise girişimlerin sadece %15’i kadın girişimciler tarafından kuruldu.

Oyun sektörü Avrupa’da da öncü

Türkiye’de ilk yarı yılda 13 oyun girişimi toplamda 333 milyon dolar yatırım aldı. Bu oranla geçen senenin tamamından bile yukarıda yatırım alınarak rekor kırılmış oldu. Yatırımlar bazında Türkiye İngiltere, Norveç, Finlandiya ve İsveç’in üstünde 1. sırada yer aldı.

Oyun sektörünün bölünerek büyüdüğünün, girişimlerde çalışmanın girişim ekosistemini nasıl daha iyi yerlere getirdiğinin en iyi örneği Peak oldu. Bir zamanlar Peak’de çalışan 80 kişi daha sonra 65 girişim kurdu. Bunlardan 28’i oyun girişimi oldu.

Türkiye Süper Lig’de

Türkiye ilk yarı yılda aldığı yatırımlarla Avrupa’da Hollanda, Estonya, Avusturya’nın üzerinde Süper Ligde yer aldı. Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde de Birleşik Arap Emirliklerinin üzerinde Süper Ligde yer aldı.

İstanbul ilk yarı yılda Avrupa’da Londra, Paris, Berlin’in ardından en çok yatırım yapılan 4. şehir oldu. Oyun yatırımları anlamında ise Avrupa’da 1. sırada yer aldı ve Londra, Oslo, Helsinki ve Stockholm’ün üstünde yer aldı. 2022 ilk yarısında Alictus, Airties, Volt Lines, Inofab Health, SEM, Paym.es, Paket Taxi, PulpoAR, DUCKT ve Park Palet başta olmak üzere 29 adet satın alma ve ikincil işlem gerçekleşti.

Türkiye’de son 5 yılda 1.3 milyar dolar değerinde 86 fon kuruldu. Son 1.5 yılda girişimlere yatırım yapmaya başlayan fonların %75’i GSYF/GSYO formatında kuruldu. Kurulan bir çok fonun büyüklüğünün 20 milyon dolardan az olması, 100 milyon doları üzere büyüklüğe sahip sadece 2 fon olması (Revo Capital ve Earlybird DEF) dikkat çekti.

Brezilya siber güvenlik ihlallerinde ABD’yi geçti

0
Siber güvenlik şirketi Surfshark tarafından yapılan küresel bir veri ihlali çalışmasına göre Brezilya, 2022’nin ikinci çeyreğinde dünyanın en çok ihlal edilen dördüncü ülkesi oldu. Rapor, 2. çeyrekte 3.2 milyon kullanıcının ihlaliyle birlikte, Brezilya’nın sızdırılan hesaplarda çeyreğe göre yedi kat artış gördüğünü ve ülkenin veri ihlalinde hafif bir iyileşme gördüğü önceki çeyreğe kıyasla yüzde 771’lik bir artış gördüğünü gösteriyor. Rusya 28.8 milyon ihlalli kullanıcı ile listenin başında, onu Hindistan (4.4 milyon) ve Çin (3.4 milyon) takip ederken, Brezilya dördüncü sırada yer alarak beşinci sırada yer alan ABD’yi (2.3 milyon) geride bıraktı. Rapora göre, 2004 yılında veri ihlallerinin yaygınlaşmasından bu yana, 244.4 milyonu Brezilyalı kullanıcılara ait olmak üzere 15.1 milyar hesap sızdırıldı. Çalışma, Brezilya’da sızdırılan her on hesabın yarısının bir şifreyle birlikte çalındığını da ekledi. Güney Amerika’da ortalama bir kişi en az bir kez veri ihlallerinden etkilendi. Ancak Surfshark’ta veri araştırmacısı olan Agneska Sablovskaja, Brezilya’da bu istatistiklerin daha da yükseldiğini söyledi. Sablovskaja: “Fark, kullanıcının çevrimiçi alışkanlıklarından veya çeşitli hizmetler veya uygulamalar tarafından veri toplama uygulamalarından kaynaklanıyor olabilir. Etkilenen çok sayıda hesap, çevrimiçi veri koruması konusunda yapılması gereken daha çok şey olduğunu gösteriyor” diye ekledi.

İşverenler beceri eksikliğini yanlış değerlendiriyor

0
Şirketler dijital yetenekler için rekabet etmeye devam ettikçe, özellikle işverenler çalışanları çekmek ve elde tutmak için maaşları ve esnek çalışma avantajlarını artırdıkça, teknoloji profesyonellerinin yeni kariyer seçeneklerini değerlendirmeye yönelik teşvikleri yüksek olmaya devam ediyor. Bununla birlikte, iş tatmini genellikle sadece ödeme yapmaktan ve evden çalışma seçeneğinden daha fazlasına indirgenir. Aslında, veriler giderek artan bir şekilde, bir çalışanın ayrılma veya yerinde kalma olasılığının, genellikle bir kuruluşun ne yaptığından çok ne yapmadığına göre belirlendiğini göstermektedir. Açıkça anlaşılan bir şey, çalışanların mentorluk ve öğrenme fırsatları sunmayan işverenlerden ayrılmaya her zamankinden daha istekli oldukları. Örneğin, Temmuz ayında 1.400 teknoloji uzmanıyla yapılan bir ankette Enterprise DB’nin (EDB) çalışması, katılımcıların yüzde 43’ünün daha fazla kariyer yolu seçeneği sunan yeni bir iş fırsatını değerlendireceğini buldu. Anket, çalışanların yüzde 46’sının mevcut işlerinden memnun olduğunu, yüzde 44’ünün ise memnun olduğunu ancak yeni fırsatlara açık olduğunu buldu. Bu, teknoloji işgücünün önemli bir bölümünün kuruluşlar için bir kaçış riski oluşturduğu anlamına geliyor. EDB , teknik çalışanların özellikle mentorluk fırsatlarına (yüzde 38) ve eğitim ve sertifikalara daha fazla erişime (yüzde 30) ilgi duyduğunu tespit etti . Birçok çalışan için pandemi kariyer ilerlemesini durma noktasına getirdi ve şimdi kuruluşlar toparlanmaya başladığından, çalışanlar açıkça kaybedilen zamanı telafi etmeye hevesli.

Beyaz eşya sektörü yılın ilk yarısında ihracatını korudu

0
Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği düzenlediği online basın toplantısında sektörün 2022’nin ilk yarısında aldığı sonuçları değerlendirdi. Türkiye’nin önde gelen beyaz eşya ve küçük ev aletleri şirketlerini (Arçelik, Arzum, BSH, Dyson, Electrolux, Haier Europe, Miele, SEB, Silverline ve Vestel) temsil eden TÜRKBESD’in paylaştığı bilgilere göre, 2022’de 6 ana üründe beyaz eşya ihracatı adet bazında 2021’in aynı dönemine göre %1 oranında arttı. TÜRKBESD’e üye firmaların aynı dönemdeki Türkiye satışları ise %8 oranında düştü.  TÜRKBESD Başkanı Can Dinçer, Türkiye’nin dünya beyaz eşya üretiminin %7’sini karşıladığına ve son 10 yılda 199 milyon adet üretim gerçekleştirdiğini söyleyerek; “Beyaz eşya sektörü olarak 2021’de ihracatımızı %16 oranında artırarak, başarılı sonuçlar aldık. Hammadde fiyatlarındaki artış, tedarik sıkıntıları ve Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın bu koşulları daha da ağırlaştırmasıyla, 2022 öngördüğümüz gibi küresel ölçekte zor bir yıl oluyor. Türkiye’nin lokomotif sanayilerinden biri olarak tüm bu olumsuzluklara güçlü bir şekilde karşı koyduğumuzu söyleyebiliriz. Üretiminin %75’ini ihraç eden beyaz eşya sektörünün rekabet gücünü koruması için atılması gereken adımlar, bu dönemde en önemli gündem maddelerimizin başında geliyor” dedi.  Ar-Ge ve teknoloji alanında önemli yatırımlar yapıldığını, sektörün Türkiye’nin en fazla patente sahip sektörü olduğunu vurgulayan TÜRKBESD Başkanı Dinçer, beyaz eşya sanayinin yıllık 4,5 milyar dolarlık ihracat ile ülke ekonomisine önemli katkıda bulunduğunu hatırlattı.  İç pazarda ise daralmanın yılın başından bu yana devam ettiğine dikkat çeken Dinçer, “Tüketicilerin alım gücünü desteklemek üzere kredi kartı taksit sayılarının artırılmasının faydalı olacağına inanıyoruz. Ayrıca, ÖTV’nin kaldırılması tüketicilerin ihtiyaçlarını daha rahat karşılamasını sağlayarak, talebi artıracak, üretimin de güçlü şekilde devam etmesini sağlayacaktır” dedi. 

Dijital Ürün Pasaportu’nda AB ile eşgüdüm ihracatımız için kritik önem taşıyor

TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Semir Kuseyri ise Türk beyaz eşya sektörünün en büyük ihracat pazarı olan AB ile, Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleri çerçevesinde mevzuat uyumunun önemine ve Dijital Ürün Pasaport konusuna vurgu yaparak şunları söyledi; “Önümüzdeki dönemde ürünlerin çevresel ve sürdürülebilirlik kriterlerine ilişkin bilgilerinin, Dijital Ürün Pasaportu ile çeşitli dijital uygulamalar yoluyla tüketicilerle paylaşılması öngörülüyor. Ürünlerin giderek daha fazla dijital ve bağlantılı özellik kazanması veri transferini zaruri kılıyor. Dijital ekonomi büyüdükçe, verinin uygun kriterler ekseninde serbest dolaşımı ticari açıdan tüm sektörler için kritik hale geliyor. Ülkemiz, hali hazırda Avrupa Birliği’nin Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) kapsamında veri için güvenli kabul ettiği ülkeler arasında yer almıyor. Bu çerçevede, ülkemizde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda gerekli değişikliklerin en kısa sürede sonuçlandırılması ve ana ihracat pazarımız olan AB ile GDPR kapsamında yeterli ülke olunması için müzakerelere en kısa zamanda başlanması kritik önem taşıyor.”

Yassı çelik ürünlerine yönelik damping önlemleri ihracatta kayıplara neden olabilir

Toplantının önemli gündem maddelerinden biri de beyaz eşyanın ana girdisi olan yassı çelik ürünlerine yönelik damping önlemleri oldu. TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Yavuz, yassı çeliğin, beyaz eşya sektörünün maliyet giderlerinin ortalama %17’sini oluşturduğunu söyleyerek, damping soruşturmasına konu ürünün beyaz eşya sektörünün yanı sıra pek çok imalat sanayinin ana girdilerinden biri olduğunu vurguladı. Yavuz, “Ülkemizde üretilen sıcak sac miktarı, üretim için gerek duyulan talebi karşılayabilir seviye değil. Aradaki fark zaruri olarak ithalat yoluyla karşılanıyor. Türkiye’nin sıcak sac ithalatının %36’sı Rusya’dan, yüzde 22’si ise Ukrayna’dan yapılıyor. Her iki ülkeden de artık ithalat yapılamaması tedarik kaynaklarını hızla çeşitlendirmeyi gerektirmiştir. Soruşturma kapsamındaki AB ve Güney Kore menşeli ürünlere yönelik anti damping kararı, beyaz eşya dahil olmak üzere ihracat yapan tüm imalat sektörlerinin rekabet gücünü olumsuz etkiliyor” dedi.  Yavuz sözlerine şöyle devam etti: “Mart ayında Ticaret Bakanlığımız tarafından yayımlanan Nihai Bildirim Raporu’nda, %50 seviyelerine dayanan marjlardan, nihai kararda ciddi oranda düşüş olması bir nebze de olsa olumludur. Ancak asıl beklentimiz, tedarik zincirlerinin zorlandığı ve uluslararası konjonktürün giderek sertleştiği bir dönemde ihracatımızın belkemiğini oluşturan imalat sektörlerinin rekabetçiliğini de artırması bakımından soruşturmanın önlemsiz bir şekilde kapatılmasıydı.” Sürdürülebilir Ürünler için Ekotasarım Yönetmeliği yakından takip edilmeli TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Özkadı da Türkiye’nin en önemli ihracat pazarı olan AB’de Yeşil Mutabakat kapsamındaki gelişmelere değinerek, bu alandaki gelişmelerin, ürün geliştirme ve üretim süreçlerini derinden etkileyeceğini söyledi.  Avrupa Komisyonu’nun 14 Temmuz’da 2030 İklim Hedefi ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleri için kapsamlı bir teklif paketi sunduğunu hatırlatan Özkadı, “Sınırda Karbon Düzenlemesi, Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) oluşturulması gibi gelişmelere hızlı bir şekilde uyum sağlamamız büyük önem taşıyor. AB’de geliştirilmesi devam eden, Sürdürülebilir Ürünler için Ekotasarım Yönetmeliği (Ecodesign for Sustainable Products Regulation-ESPR) de sektörümüzü etkileyecek düzenlemeler öngörüyor. Tasarının AB Komisyonu nezdindeki kamu istişare süreci 22 Haziran tarihinde tamamlandı. Sürecin yakından takip edilerek, ülkemizde gerekli iletişim ve düzenlemelerin vakitlice yapılmasını hem ihracattaki rekabetçiliğimizin devamı hem de AB ile Gümrük Birliği’nin verimli bir şekilde işlemesi açısından da gerekli görüyoruz. Bu bağlamda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile yürütülen çalışmaların ilgili diğer kamu kurumlarımızın da katkılarıyla ülkemizin yararına sonuçlanacağını umuyoruz” dedi. Enerji verimli ürünlerin önemi ve avantajları bu dönemde artıyor TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Özkadı, 2021 yılında yeni enerji etiketli ürünlerin tüketicilerle buluşmasının piyasada daha fazla verimliliği yüksek ürün bulunmasına katkı sağladığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bununla birlikte, tüketicilerin bu konudaki farkındalığı da artmış oldu. Ayrıca elektrik fiyatlarındaki artışın da enerji verimli ürünlere talebi artırması bekleniyor.” Bilindiği üzere, enerji verimliliği hem ülke hem de tüketici ekonomisine önemli katkılar sağlıyor. 2030 yılına kadar enerji verimli ürünlere geçişte, beyaz eşya ürünlerinden yüksek miktarlarda elektrik tüketim tasarrufu beklendiğine de değinen Özkadı; “Elektrik fiyatları projeksiyonu bakımından bu kazanç ile 2030 yılına kadar 20,8 milyar TL’lik bir tasarruf oluşabilir. Toplam emisyon oranlarında da 2030 yılına kadar yaklaşık 2,3 milyon ton karbon eşdeğeri azaltım sağlanabilir” dedi.

Türkiye’nin 9 büyük kurumu, Here2Next platformunu kurdu!

0
Türkiye’de ve global arenada kurumsal şirket – girişim iş birliklerinin katma değerine dikkat çekmek ve ekosistemde iyi uygulamaların ve öğrenimlerin paylaşılarak yaygınlaştırılmasını sağlamak üzere sektöründe öncü 9 kurum bir araya gelerek ‘Here2Next’ platformunu hayata geçirdi ve “Girişim Dostu Şirket Manifestosu”nu yayımladı. Here2Next; Anadolu Efes, Arçelik, Enerjisa Enerji, Ford Otosan, Migros, Tüpraş, Türk Hava Yolları, Türkiye İş Bankası ve Yeni Nesil Kafası’nın kurucusu olduğu, girişimlerle iş birliği süreçlerini geliştirmek ve sürdürülebilir kılmak isteyen kurumsal şirketlerin bir araya geldiği yeni nesil bir platform olma özelliğini taşıyor.

Here2Next ile iş birlikleri artırılacak

Platformun, girişimlerle çalışan veya çalışma potansiyeli olan kurumların şirket içi farkındalık çalışmalarını, iş yapış süreçlerini ve yöntemlerini girişimlerin ihtiyaçlarına yönelik olarak düzenlemelerini teşvik etmesi ve katkıda bulunması hedefleniyor. Kurumlar arasında bir hiyerarşinin olmadığı merkeziyetsiz otonom organizasyon (DAO) yapısıyla sürecin bütünsel olarak yönetildiği Here2Next platformunun tavsiye edeceği örnek uygulamalar startup’lardan oluşan danışma kurulunun filtresinden geçecek.
İlgili danışma kurulundaki girişimlerin her yıl yenilenerek dinamik bir yapıda tutulması planlanıyor. İlk dönemde danışma kurulunda SensGreen, Ecording, Hergele, Erg Controls, ServisSoft, Ottan, Breg, Stroma, Fazla Gıda, Glocalzone ve Searover girişimlerinin kurucuları yer alıyor. Kurumlarla girişimler arasındaki iş birliklerinin artırılmasını hedefleyen Here2Next platformu, her iki tarafın karşılıklı çalışabilme uygunluğunun değerlendirilmesine, kurumlara bu alanda kaynak sağlanmasına katkıda bulunacak. Ayrıca kurumların girişimlerle daha başarılı iş birlikleri yapabilmeleri için iç süreçlerini iyileştirecek adımlar konusunda destek verecek. 9 Marka, Girişim Dostu Kurum Manifestosu’nu Açıkladı Here2Next platformunun ilk dikkat çekici adımı olan Girişim Dostu Kurum Manifestosu ise, kurumsal şirketlerin girişimlerle iş birliği yapmasının önemine dikkat çekmek ve girişim dostu uygulamaları yaygınlaştırmak için oluşturulan, herhangi hukuki ve finansal bağlayıcılığı olmayan bir iyi niyet deklarasyonu olarak hazırlandı. Manifesto destekçisi olmak isteyen kurumların aşağıdaki 5 maddeden en az ikisini hali hazırda uygulaması ve diğer maddeleri de hayata geçirmek için bir niyet beyanında bulunması bekleniyor.
  1. Kurumların bir inovasyon/girişimcilik birimine sahip olmaları (ekosistemle ilk temas, şirket içerisinde doğru kişilerle bir araya getirme ve her konuda şirket- girişim arasında köprü görevi üstlenen bir ara yüz)
  2. Kurumların, startup’ların büyüme ve ticarileşme süreçlerini destekleyerek; startup’larla çalışma pratiğini geliştirecek programlar yürütmeleri ya da programlara ortak/destekçi olmaları (kuluçka/hızlandırma/mentorluk)
  3. Kurumların startup’ları doğrudan veya dolaylı finansal olarak destekleyecek inisiyatifleri oluşturmaları (Kendi risk sermayesi fonunu kurmuş olmak ve/veya var olan fonlara ortak olmak)
  4. Kurumların startup iş birlikleri için tanımlı bir yol haritasına ve somut hedeflere sahip olmaları (odak/öncelik alanları, görüşülen/çalışılan startup sayısı vb.)
  5. Kurumların startup iş birliklerini kolaylaştırmak için iç bürokratik süreçlerini startup iş birlikleri özelinde iyileştirmeleri ve tanımlamaları (girişimciyle olan iletişimde makul geri dönüş süreleri, satın almada kolaylık ve öncelik (ön ödeme, kısa ödeme vadesi vb), yalın ve girişim çıkarlarını da gözeten sözleşmeler vb.)

Saha İstanbul, 15 yerli firmayı global rekabete hazırlayacak

0
Bünyesinde Savunma, Havacılık ve Uzay Teknolojileri sanayinde yer alan 816 Firma ve 22 Üniversitenin yer aldığı SAHA İstanbul Sanayi kümelenmesi, Avrupa’nın en büyük sanayi kümelenmesi olarak büyümeye ve SAHA Girişim programı ile de yerli Savunma Sanayinin gelişimine katkıda bulunmaya devam ediyor.  Yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesi için bir girişimci destek programı başlatan SAHA İstanbul, Haziran ayında başvuruları almıştı. Başvuruların değerlendirilmesinin tamamlandığı bu süreçte, SAHA Girişim Programına kabul edilen 15 firma açıklandı.

Saha İnstanbul, Yüksek teknoloji projesi olan 15 firmayı global rekabete hazırlayacak

Konuyla ilgili bilgi veren SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar; “İlk dönem çağrısına çıkan ‘SAHA Girişim Programı’yla yüksek teknoloji projesi olan girişimci firmalara hukuki ve teknik danışmanlıktan, eğitim ve mentörlüğe kadar pek çok konuda destek sağlanacak. Program kapsamında girişimci firmanın globalde rakiplerini tanıması, rekabeti anlaması, geliştirdiği ürünün globaldeki yerini alması ve müşteri bulması için organizasyonlar ile proje pazarı etkinliklerine katılımları da hedefleniyor” dedi.  SAHA İstanbul’un, Yerli Savunma sanayinin yüksek katma değer sahibi projeler geliştirmesi ve Global alanda rekabet etmesini sağlayacak SAHA Girişim programına çok büyük önem verdiğini söyleyen Haluk Bayraktar; “Başta savunma, uzay ve havacılık olmak üzere yüksek teknoloji ürünü olan girişimci firmalarımız ülkemizin teknoloji geliştirme kapasitesine büyük katkı sağlayacaklar” şeklinde bilgi verdi.   Aynı zamanda Kalkınma Ajansı ile de görüşmelerin sürdüğü projede, mali destek programı kapsamında girişimci firmalara büyük katma değer sağlanacak. Bu kapsamda şu destekleri veriliyor olacak.
  • Yatırımcı görüşmelerine hazırlık
  • Yatırıma erişim
  • Eğitim ve mentörlük
  • Sektör liderleri ile üst düzey buluşmalar
  • İş geliştirme ve tanıtım
  • SAHA Expo’da bedelsiz stant tahsisi ve final sunumları
  • SAHA Proje Komitelerine erişim
  • Finansal, hukuki ve teknik danışmanlık
  • Altyapıya ulaşım desteği
  • İlk müşteriye erişim desteği
Dışa bağımlılığı ortadan kaldırmak için firmaların yeteneklerini birleştirerek; yeni yetenekler, konsorsiyumlar ve benzeri yapılarla bu sinerjiyi oluşturduklarını ifade eden SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar; “SAHA Girişim, Türkiye’de projesi olan tüm firmaların önünü açıyor. Savunma sanayinin özellikle global alanda rekabetini daha güçlü hale getirecek, sektörde kaliteli, bilinçli büyümeyi destekleyecek” şeklinde konuştu.