Ödeal, Takside POS ile taksilerin arka koltuğuna uzanıyor

Ödeal, 2022 yılına yeni bir birleşme ile başladı. Ödeal, küçük bir oranda iştirakinin bulunduğu, taksilerde kredi kartı ile ödeme yapmayı sağlayan, böylelikle hem yolculara kolaylık hem de araç sahiplerine gelirini katlama imkanı sunan TaksidePOS’un hisselerinin tamamını çatısı altına aldı.

TaksidePOS iş hacmini büyütmek istiyor

Ödeal’ın TaksidePOS hisselerini almasıyla, Ödeal’ın start-up’lara sunduğu desteği kurumsal hale getirmek amacıyla 2021 yılı sonunda kurduğu “Ödeal Capital” de kuruluşundan kısa bir zaman sonra ilk yatırımını yapmış oldu. 2017 yılında kurulan TaksidePOS hali hazırda, Türkiye’nin 5 ilinde, 15.000 taksi tarafından kullanılıyor. Yeni dönem için hedeflerini de yükselten TaksidePOS 2022 yılında 23.000 taksiye erişmeyi hedeflerken iş hacmini yüzde yüzde 100 artırmayı planlıyor. Bu noktada şirket cirosunu ise 1.4 Milyar TL’ye çıkartmayı hedefliyor. Birleşme ile ilgili bilgilendirmede bulunan Ödeal Kurucu Genel Müdürü Fevzi Güngör şöyle dedi: “Bugünü bir mihenk taşı olarak kabul ediyorum. 5 yıldır küçük bir oranda hissemizin bulunduğu, Ödeal olarak birlikte büyüdüğümüz TaksidePOS’un hisselerinin tamamını bünyemize katarak çok keyif aldığımız ortaklığımızı Ödeal çatısı altında sürdürmeye ve Ödeal gücüyle ivmelendirerek büyütmeye karar verdik. TaksidePOS markasını ve mevcut kadrosunu değiştirmeden devam edeceğiz. TaksidePOS’ta görev yapan arkadaşlar eminim heyecan ve donanımlarıyla Ödeal ekibine de sinerji katacak. SPG⃰ yatırımı ile başlayan, TaksidePOS birleşmesi ile devam eden süreci hep birlikte en güzel şekilde yeni adımlarla sürdüreceğimize, çoğalarak büyüyeceğimize olan inancım tam.”

Midas, 11 milyon dolar yatırım aldı

Bireysel yatırım alanında işleri kolaylaştırmayı amaçlayan ve Amerikan Borsalarına yatırımın hızlı bir şekilde ilerlemesini sağlamak üzerine faaliyetlerini sürdüren Midas, ikinci yatırım turunu tamamladı. Bu kapsamda şirket, Spark Capital, Earlybird Digital East, Revo Capital ve Capital One’ın kurucusu Nigel Morris’ten 11 milyon dolar yatırım aldı.

Yatırım, yeni iş modelleri geliştirmek için kullanılacak

SPK lisansıyla 2020 yılından bu yana Türk ve ABD hisse senetlerine kolay yatırım imkanı sunan Midas büyüme adımları atmaya devam ediyor. Twitter ve Snapchatin yatırımcıları arasında yer alan Spark Capital ve UiPath ve Peak de dahil olmak üzere Doğu Avrupa ve Türkiye’nin en büyük unicornlarına yatırım yapan Earlybird Digital East Fund ile Getir’in ilk yatırımcıları arasında olan Revo Capital’in de aralarında bulunduğu girişim sermaye fonlarından 11 milyon dolar yatırım alan Midas, bu yatırımı yeni iş modelleri geliştirmek ve yatırım alanındaki yeni teknolojilere yönlendirmeyi hedefliyor.

Alınan yatırım hakkında konuşan Midas’ın Kurucu ve CEO’su Egem Eraslan, “Türkiye’nin en kapsamlı yatırım uygulaması olmak için çalışıyoruz, bir yıldan kısa bir süre içerisinde yerli ve yabancı önemli fonlardan 11 milyon doların üzerinde bir yatırım aldık. Son 3 ay içerisinde yüzde 150 büyüdük ve 70 kişilik bir mühendislik takımı kurduk. Bugün on binlerce kullanıcımızın yatırım yolculuğuna eşlik ediyoruz. Twitter ve Snapchat’in yatırımcıları arasında yer alan, fintech alanında Coinbase, Plaid, Wealthfront, Alpaca, Marqeta gibi şirketlere yatırımları bulunan Spark Capital’ın Türkiye’deki ilk yatırımıyız” dedi.  Egem Eraslan, “Bu yatırımı TL bazlı enstrümanlar ve kriptopara ürünlerini geliştirmek, aynı zamanda diğer finans uygulamalarına yatırım altyapısı sağlamak için kullanmayı planlıyoruz” dedi.

FED dijital dolar için yeşil ışığı yakıyor mu?

Milli para birimi için blockchain projesi geliştiren ve ulusal dijital para birimini çoktan devreye alan Çin veya bu alanda benzer çalışmaları olan bazı diğer ülkelerin aksine ABD blockchain temelli bir dijital dolar geliştirme fikrine uzun zamandır direniyordu.

FED için blockchain dolar zamanı geldi

Pandeminin ardından, 2021 Mayıs ayında bu konuda “ön çalışmaya” başlayan FED için en önemli sorun, tüm dünyadaki dev dolar alışverişi talebini sorun çıkarmadan karşılayabilecek bir dijital ağ kurabilmekti. FED şimdi yaptığı duyuru ile geliştirdiği teknik altyapının, saniyede 1.7 milyon işlemi sorunsuzca gerçekleştirdiğini açıkladı. Böylece dünyanın neresinde olursa olsun, dijital dolar ile yapılacak alışverişlerde paranın 2 saniyeden kısa sürede alıcı ile satıcı arasında el değiştirmesi mümkün olacak. Project Hamilton ismini alan proje ile FED, central bank digital currency (CBDC) adını verdiği bir test amaçlı bir blockchain projesini hayata geçirmişti. Bu test, FED’in blockchain temelli dijital dolar sistemine geçip geçmeme konusunda karar vermesi için kilit rol oynayacak. Ve öyle görünüyor ki, şimdilik test sonuçları FED’in istediği yönde ilerliyor.    

Worms’un yapımcısı NFT projesinden vazgeçti

0
Video oyun dünyasının eski ve sevilen yapımlarından The Worms’un yapımcısı Team 17 bir süre önce Worms temalı küçük NFT’leri satışa çıkaracağını ve Worms markasını artık NFT pazarında kullanacağını açıklamıştı. Bunun için de MetaWorms projesini hayata geçirmişti. Ancak Team 17 gelen ağır tepkilerden sonra bu kararından vazgeçmek zorunda kaldı. Peki tam olarak ne oldu? Video oyun yapımcıları için NFT pazarı yeni bir gelir kapısı anlamına geliyor. Bazı oyun yapımcıları, büyük oyuncu kitlesi bulunan oyunları için oyun içi öğelerden, ekran görüntülerine veya avatar görsellerine kadar farklı ürünleri NFT haline getirip satışa sunuyor.

Oyun yapımcıları NFT’yi sevdi ama…

Kısa süre önce duyurulan bilimkurgu oyunu Star Atlas gibi oyunlarsa, oyun içindeki ürünlerin (uzay gemilerinin veya silahların) kendi geliştirdikleri kripto para olan Atlas ile alınmasını mümkün kılıyor. Aynı zamanda birer NFT olan bu uzay gemileri sınırlı sayıda üretilirken, onları satın alan oyuncuların, otomobil galerisi işletir gibi uzay gemilerini satışa çıkarıp kar etmesi de mümkün olabiliyor. Diğer bir deyişle, video oyunları ve NFT teknolojisi birbirini çok sevdi ve oyun yapımcıları da bu birliktelikten gelir elde edecek projelere yoğunlaşmak istiyorlar. Ancak Team 17 için oyun geliştiren indie stüdyosu Aggro Crab yayınladığı bir tweet’le Team 17’nin NFT projelerine odaklanma stratejisini desteklemediklerini ve Team 17 ile artık çalışmayacaklarını duyurdu. NFT’lerin “çevreye duyarlı” ürünler olmadığı gibi, oyunculara veya sahiplerine de herhangi bir faydasının olduğuna inanmadıklarının altını çizen Aggro Crab’ın tweet’i 100 binden fazla like alırken, bazı Worms fanatiklerinin de Team 17’yi topa tuttuğu gözden kaçmadı.   Team 17 ise beklemediği ağır tepkilerin ardından, NFT projesinden vazgeçtiğini duyurdu. Worms oyunu 1995’ten beri video oyun dünyasında kendine önemli yer edinmiş bir marka ve oyuncularının önemli bir kısmını da video oyun dünyasını 20 seneden uzun zamandır takip eden 35+ yaş seviyesindeki, yüksek satın alam gücüne sahip yetişkinler oluşturuyor. 100 binden fazla Worms oyuncusunun NFT kararına tepki göstermesinin, Team 17 için bu değerli oyuncu kitlesini kaybetme riski oluşturması nedeniyle şirketin geri çekilme kararı aldığı da anlaşılıyor. Worms NFT’lerine gösterilen tepki, video oyun dünyasında yaygınlaşıp başka oyunlara da sıçrar mı, göreceğiz.  

Tüpraş, otonom robot Spot’u rafineri sahalarında deniyor

Üretim sahalarını dijitalleştirirken robotik teknolojileri kullanan Tüpraş, rafineri sahalarındaki riskli çalışma ortamlarında emniyeti artırmak için yapay zekâ destekli otonom robot uygulamalarının testine başladı. Tüpraş, 2020’de kurduğu Tüpraş, Robotik Ekibi ile ileri teknolojilere yönelik proje geliştirme çalışmalarını tüm rafinerilerden ilgili teknik ekiplerin de katkısı ile sürdürüyor. Şirket son olarak Boston Dynamics’in robotu Spot’u sahada denedi. Tüpraş daha önce petrol depolama tanklarının periyodik kontrol çalışmalarında, metrelerce yükseklikteki ölçümlemelerde ve rafineri sahalarındaki riskli iş alanlarında robotik teknolojilerle pilot denemelerini gerçekleştirmişti. Tüpraş, üretim sahalarında robot kullanımıyla bir yandan emniyeti artırırken diğer yandan riskli süreçlerde tekrarlayan işleri kolaylaştırarak, teknik ekiplerin yetkinliklerini farklı alanlarda kullanmalarına olanak tanıyor. Norveçli unicorn Cognite’ın rafineriye özel sensörlerle donattığı robotun, düzenli kontrol işlemlerini gerçekleştirme denemeleri ilk olarak İzmit Rafinerisi’nde, ardından Kırıkkale Rafinerisi’nde tamamlandı. Saha deneme çalışmalarından elde edilen veriler ve bilgiler ışığında detaylı teknik değerlendirmeyi takiben; çeşitli sahalarda kullanım ihtiyaçları da göz önüne alınarak fizibilite çalışma çalışmaları gerçekleştirilecek. Dönüşüm yolculuğunda dijitalleşme alanında yapay zeka ve robotik teknolojilere odaklanan Tüpraş, yapay zekâ uygulamalarıyla emniyetli iş süreçlerine katkı sağlayan, enerji kullanımını ve maliyetleri asgariye çekerken karbon emisyonunu azaltmada da yapay zeka algoritmalarından faydalanacak. Tüpraş’ın işe almaya hazırlandığı Spot’un temel özellikleri şu şekilde sıralanıyor: Otonom çalışma: Spot’un üç boyutlu modellerle desteklenen gelişmiş yönetim platformu sayesinde aksiyonlar kolayca tanımlanabiliyor. Gerekli talimatları alan robot herhangi bir ilave yönlendirmeye ihtiyaç duymadan kendi başına çalışarak görevini tamamlayabiliyor. Kablosuz bağlantı ile desteklenen robot 360 derece kamerayla canlı görüntü aktarımı gibi operatöre destek olabilecek her türlü veriyi anlık olarak sunabiliyor. Rutin olmayan veya acil durum gibi operasyonları yönetebilmek adına uzaktan manuel kontrol imkânı da sağlanabiliyor. Analog veri elde etme: Spot, sahada bulunan farklı tipte analog sayaç, seviye göstergesi, valf açıklığı göstergesi gibi çeşitli emniyet araçlarınn kontrollerini otonom olarak yapabiliyor. Ekipmanların fotoğraflarından elde edilen görüntüler işlenerek sayısal veriler elde ediliyor ve zaman serisi oluşturacak şekilde kaydedilip takip edilebiliyor. Sızıntı tespiti: Yapay zekâ ile desteklenen kameralar sayesinde zeminde oluşabilecek herhangi bir sıvı kolaylıkla saptanırken, robotun üzerindeki sensörlerle de ortamdaki gazlar tespit edilebiliyor. Termal görüntüleme: Robot, üzerinde bulunan termal kamera sayesinde görüntülenen yerlerin sıcaklık değerlerini bildiriyor. Alınan sıcaklık verileri işlenerek entegre veri yönetim sistemi sayesinde geriye dönük karşılaştırmalarla daha akıllı uyarılar elde edilebiliyor. Üç boyutlu modelleme: Robot, ortam tarama kameralarıyla bulunduğu ortamın üç boyutlu modellerini oluşturabiliyor. Görüntü işleme yöntemleriyle nesneler tanımlanabiliyor ve daha önceden elde edilen verilerle de karşılaştırılarak ortamda bulunmaması gereken yabancı maddeler için uyarı oluşturabiliyor. Bu yöntemle, acil durumlarda kullanılacak tahliye güzergâhlarının daima açık tutulması da sağlanıyor. Ayrıca, robot belirlenen rotalar üzerinde bulunan engelleri çevre algılama sensörleriyle tespit ederek engeli aşması için gereken aksiyonu hiçbir müdahaleye ihtiyaç duymadan, gelişmiş karar destek mekanizmalarıyla belirleyebiliyor.  

GeForce NOW sponsoru Bitexen, oyun-blockchain bağı kuracak

Bitexen Teknoloji, bulut tabanlı oyun hizmeti sağlayıcı GeForce NOW powered py GAME+’ın altın sponsoru oldu. Sponsorluk kapsamında; Bitexen platformu kullanıcılarına çeşitli kampanyalar ve etkinlikler ile NVIDIA GeForce NOW üyeliği hediye edecek. Bitexen Teknoloji, bu sponsorlukla oyun ve blokzincir dünyasını bir araya getirirken anlaşma kapsamında oyunculara özel gerçekleştireceği çeşitli çevrimiçi etkinliklerle, oyun dünyasının önde gelen isimlerini kripto para piyasasıyla bir araya getirecek ve yıl boyunca binden fazla NVIDIA GeForce NOW üyeliği hediye edecek. Oyun oynama teknolojisinde yeni bir çağ başlatan NVIDIA GeForce NOW powered by GAME+,  Windows, MacOS, Android ve iOS işletim sistemlerine sahip cihazlarda 1080p görüntü ve 60 fps kalitesi ile oyun oynamaya olanak sağlayan bulut tabanlı bir hizmet sağlayıcı. GeForce NOW ile internete erişimi olan her yerde, başta Cyberpunk 2077, Dying Light 2: Stay Human, Battlefield 5, Apex Legends, Mount & Blade II: Bannerlord ve The Witcher 3 gibi binden fazla oyunu indirmeden ve güncelleme ihtiyacı olmadan oynama deneyimi kullanıcılara sunuluyor.

2022’de IoT güvenliğinde yapay zekâ ve bulut etkisi artacak

IoT çözüm sağlayıcısı Dahua’dan 2022 güvenlik kehanetleri Dijitalleşmenin hızlanması, buna eşlik eden güvenlik çözümlerinin de dikeylere özellikler kazanmasını ve derinlik kazanmasını getiriyor. Video merkezli eşyanın interneti (IoT) çözümleri sağlayıcısı Dahua Technology’nin güvenlik ile ilgili gelişmeler konusundaki öngörüleri, kendi ürün stratejisi ve yatırımları ile paralellik gösterdiğinden ilgiyi hak ediyor. Dahua Technology 2022’de güvenlik sektöründe yapay zekâ (AI), yapay öğrenme, bulut bilişim ve 5G gibi bir dizi teknolojinin etkisini daha da artıracağını kaydediyor. AI destekli video analizi daha fazla benimsenecek Dahua, yapay zekâdan faydalanan ürünlerin ve bulut çözümlerin sayısının artmasıyla birlikte pek çok farklı alanda ve sektörde yapay zekâ tabanlı cihazların kullanımının 2022 ve sonrasında artmasını bekliyor. Buna göre, AI-tabanlı adlî arama, kurumsal istihbarat ve nesne tanıma gibi yapay zekâ analizine dayalı teknolojilerin güvenlik kameralarındaki kullanımı artacak. Firma, insan ve araçları tanımakta kullanılan WizSense AI destekli ürün ve çözümlerinin, yıl içinde yapay zekâ teknolojileri alanında büyük güncellemeler alacağını açıkladı. Benzer şekilde markanın üst seviye AI çözümlerini barındıran WizMind ürün ailesi de geniş açılı kameralar, otopark yönetimi, termal kameralar gibi pek çok eklentiyle daha geniş bir portfolyoya kavuşacak. Araştırma şirketi Omdia’nın 2021 Video Surveillance & Analytics Database adlı raporuna göre, derin öğrenme becerisine sahip giriş seviyesi kayıt cihazlarına olan talep artacak. Dahua, yapay zekâ destekli ilk akıllı analog kamera ve kayıt cihazı olan Cooper-I XVR modellerinin yanı sıra koruma alanı ihlali ve erken yangın uyarısı veren yapay zekâ destekli giriş seviyesi termal kamera ailesi Eureka serisi ile bu alana odaklanıyor. Bulut tabanlı güvenlik sistemleri büyümeye ve gelişmeye devam edecek Pandemi sürecinde yaygınlaşan dijital dönüşüm ve uzaktan çalışma akımları sebebiyle kurumsal alandaki bulut bilişim talebi 2022’de devam ederken VSaaS (Video Surveillance as a Service) gibi bulut tabanlı güvenlik çözümlerine talep artacak. Dahua, kullanıcılarına sahadaki cihazları uzaktan yönetme imkânı yanında zamandan ve mekândan bağımsız olarak tüm güvenlik hizmetlerine ulaşma özelliğine sahip COS bulut platformu ile VsaaS alanına hitap ediyor. Sistem kurulumcuları da 7/24 uzaktan problem tespiti ve onarımı, alarm yönetimi, bulut depolama hizmetleri gibi pek çok özellikten faydalanabiliyor açıklamasını yapan Dahua’ya göre, “Bulut çözümler, maliyet etkinlik, uzaktan verilere erişim, güvenli veri depolama ve yüksek güvenilirlik gibi sayısız avantajı sebebiyle, kendi kaynaklarıyla bir güvenlik sistemi kurma ve barındırma imkânı olmayan KOBİ’ler arasında git gide daha fazla rağbet görüyor.” 5G, uzaktan çalışma ve video konferansı kalıcı hale getirecek 5G’nin sağladığı hızlı ve düşük gecikmeli bağlantı sayesinde görüntünün eşzamanlı olarak paylaşılabilmesi ile, ses ve videoların gecikmesiz biçimde senkronize edilebilmesi, uzaktan iletişimin ve çalışmanın önünü açıyor. Araştırma şirketi IDC’ye göre dünya çapında pek çok şirket, uzaktan çalışmayla ofiste çalışmayı birleştiren karma bir modele geçmeye niyetli. Bu kapsamda video konferans çözümleri ve Dahua DeepHub Akıllı İnteraktif Tahta gibi ürünlerin de bu yıl içinde popülerliğini artırması bekleniyor. DeepHub, modern toplantı odaları ve uzaktan çalışma modelini uygulayan şirketlerin etkin biçimde işbirliği sağlaması için tasarlanmış bir ürün. DeepHub’ın kullanıcı dostu arayüzü, kablosuz 4K ekranı, kolay kurulum özelliği, dokunmatik ekranı, yüksek performanslı video konferans becerisi gibi özellikleri büyük avantajlar sunuyor. Dahua, 5G’nin sağladığı yüksek hızlı ve güvenilir bağlantı yapay zekâ ve IoT gibi teknolojilerin daha etkin biçimde kullanılmasına ve video konferans alanında farklı ve yenilikçi çözümlerin geliştirilmesine olanak sağlayacağını kaydediyor. AIoT ile birden çok sistem bir araya gelecek Dahua’ya göre bu yıl içinde çok boyutlu algılama kapasitesine sahip cihazların Eşyanın İnterneti (IoT) aracılığıyla birlikte çalışması da artış gösterecek başka bir alan olacak. Yapay zekâ (AI) ile Eşyanın İnterneti’ni birleştiren AIoT kavramı, IoT operasyonlarının daha verimli şekilde yapılmasını, insan-makine etkileşiminin iyileştirilmesini ve veri yönetimi ile analiz işlemlerinin daha iyi yapılmasını sağlıyor. Bu teknolojiyle, IoT ortamındaki her cihaz yapay zekâyı bağımsız biçimde kullanıyor ve birbirlerine bağlanarak görevleri birlikte ve akıllı şekilde yerine getiriyor. Son yıllarda havalimanları, inşaat alanları, limanlar gibi geniş alanların güvenlik ihtiyaçlarının artmasıyla birlikte AI tabanlı video teknolojilerin termal görüntüleme ve güvenlik radarlarıyla güçlendirilmesine yol açtı. Dahua Technology, 2022 içinde AIoT teknolojisinin güvenlik sistemleri, alarmlar, geçiş kontrolü; sıcaklık, nem, duman, ısı ve hava kalitesi alıcıları aracılığıyla yangın tespiti gibi çözümlerin akıllı binalarda ve evlerde daha fazla kullanılacağını öngörüyor. IoT ağlarında siber güvenlik önlemlerinin önemi artıyor Siber güvenlik kullanıcılar arasında gittikçe büyüyen bir endişe haline gelmiş durumda. IoT ağlarının yaygınlaşmasıyla bu alandaki tedirginlik de büyüyecek. En büyük endişe kaynağını ise mobil ve uzaktan çalışan personel, bulut ve veri merkezi açıkları ile bu ağlara yapılacak koordine fidye yazılım saldırıları oluşturuyor. IoT ağ güvenliği ve mahremiyetin korunmasını en büyük önceliklerinden biri olarak gören Dahua, şirket kullanıcılarını, verilerin sistem içindeki tüm hareketi süresince uçtan uca şifreleme teknolojisiyle güven altına alarak koruyor. Şirket sertifika doğrulama, kod akışı doğrulama ve kod akışı şifreleme gibi teknolojileri kullanarak ağ üzerindeki verilerin toplama, aktarım, depolama, paylaşım ve tekrar kullanma süreçleri boyunca şifrelenmesini sağlayarak veri güvenliğini garanti altına alıyor. Bunun yanında Dahua Siber Güvenlik Merkezi (DHCC) aracılığıyla şirket tespit ettiği siber güvenlik riskleri hakkında kullanıcılarını bilgilendirerek bu alandaki riskleri küçültmeye çalışıyor. Şirket, yine bu doğrultuda Dahua ürünleri ve çözümleriyle ilgili olası güvenlik açıklarını tespit etmek, bunlar hakkında işlem yapmak ve kullanıcıları bilgilendirmek için Ürün Güvenliği Olay Ekibi (PSIRT) adlı bir departmana da sahip.  

MetroLand, dünyada ilk kez Huawei AppGallery’de

2012 – 2020 yılları arasına çok popular olan Subway Surfers oyununun devam oyunu olan Metroland, 3 Şubat’ta Huawei’nin uygulama mağazası AppGallery’de yayınlandı. Oyunun yapımcısı Kiloo, yeni oyunu MetroLands’i Huawei’nin AppGallery uygulama platformuna özel yayınlarken diğer platformlarda yayın tarihini henüz açıklamadı. AppGallery’ye özel olarak 3 Şubat’ta yayınlanan MetroLand, oyuncuları genç ve enerjik kaşifler olmaya, atılgan olmaya, kaçmaya ve hatta kötü MegaCorp muhafızlarını geçmek için çalışmaya davet ediyor. Danimarka merkezli Kiloo, kullanıcıya uygun bir hızda birkaç saat boyunca oynanabilen bu yeni sonsuz koşu oyununu geliştirmek için kapsamlı yatırım yaptı. MetroLand, başlığından da anlaşılacağı gibi, bir metropol ortamına sahip. Oyun bir dizi şehirde geçiyor ve ilerleme kaydedildikçe açılan yedi farklı alan açılıyor. Hareketlilik, hız ve heyecana vurgu yaparak yoğun, modern şehir yaşamını örneklendirmeyi amaçlıyor. MetroLand ile geniş bir kullanıcı profillerine hitap etmek için meta öğeleri ekleyen Kiloo’nun CEO’su Jacob Møller, “Yıllar boyunca sonsuz koşu oyunları üzerinde çalışırken edindiğimiz tüm deneyimleri topladık. MetroLand, oyunun düşmanları MegaCorp’a karşı eğlenceli isyanlarında karizmatik genç grubumuza katılacak kadar cesur olan herkes için yenilikler içeriyor” şeklinde konuşuyor. Oyunların eğlence seviyeleri ile farklılık yarattığına işaret eden Huawei Mobil Hizmetler Başkan Yardımcısı Jaime Gonzalo, “Oyunlar daha uzun veya daha kısa, daha kolay veya daha zor, karikatürize veya gerçekçi olabilir. Ama nihayetinde iyi oyunları diğerlerinden ayıran şey, eğlence seviyeleridir. AppGallery editörlerinin kullanıcılarımız için piyasadaki en iyi oyunları seçmesine yönelik anahtar kriter de tam olarak budur” diyor. Uygulamalar ve oyunlar için resmi Huawei uygulama dağıtım platformu olan AppGallery, tüm Huawei akıllı telefonlara önyüklü gelirken diğer tüm Android akıllı telefon markaları için doğrudan resmi web sitesinden indirilebiliyor. Oyuncular, AppGallery’yi indirerek milyonlarca aktif oyuncudan oluşan oyun topluluğuna katılabiliyor, özel kataloğundan ve tekliflerinden yararlanabiliyor. AppGallery 2021’de, yıllık yüzde 10 artış ile 580 milyon küresel aylık aktif kullanıcıya ulaştı. 187 binden fazla uygulama HMS Core ile entegre edilirken Çin dışındaki uygulama dağıtımlarında yıldan yıla yüzde 56’lık bir artış sergilendi.

Nvidia, GeForce NOW platformunu yeni oyunlarla genişletiyor

Nvidia, bugün (4 Şubat) Steam ve Epic Games Store üzerinden piyasaya sürülen Dying Light 2 Stay Human’a GeForce NOW üzerinden ulaşabileceğini ve Şubat 2022’de 30 oyunun kütüphaneye eklenmiş olacağını açıkladı. Nvidia’nın oyun pratiğini değiştirecek GeForce Now uygulamasındaki oyun sayısı artmaya devam ediyor. Şubat başında geliştirilmiş görseller, artırılmış animasyon ve ödüllü hikayesiyle Life is Strange Remastered ve tek oyunculu aksiyon oyunu Life is Strange: Before the Storm Remastered’ın aralarında bulunduğu dört oyunla birlikte Şubat 2022’de toplamda 30 yeni oyunun kütüphaneye eklenmesi planlanıyor. GeForce NOW üzerinden ulaşabilen oyunların görüntü kalitesi, ışın izlemeli global aydınlatma, yansımalar ve gölgeler de dahil olmak üzere zenginleştirilmiş özellikler ile oyun deneyimini değiştirmesi bekleniyor.

Metaverse yolculuğu Ocak 2022’de başladı

Bu hızlı ilerlemeyi Nvidia’nın Ocak 2022 başında açıkladığı stratejisi ile birlikte değerlendirmek gerekiyor. Şirketin açıklamaları arasında yer alan Nvidia Omniverse, bu yolculuğun gelecekte ulaşacağı nokta hakkında fikir veriyor. Oyun üretenler için sunulan NVIDIA Omniverse, NVIDIA Studio ekosistemini zenginleştiren NVIDIA Omniverse, GeForce RTX ve NVIDIA RTX GPU’ları ile birlikte bireysel üretim yapan milyonlarca üreticiye ücretsiz olarak sunulmaya başladı. NVIDIA’nın gerçek zamanlı 3D tasarım iş birliği ve sanal dünya simülasyon platformu, sanatçılara, tasarımcılara ve içerik oluşturuculara RTX destekli dizüstü bilgisayarlarından veya iş istasyonlarından önde gelen tasarım uygulamalarında bağlantı kurma ve iş birliği yapma olanağı sağlıyor. Yeni bir platform özelliği olan Omniverse Nucleus Cloud, büyük Omniverse 3D sahnelerinin basit “tek tıkla ortak çalışma” paylaşımını sağlıyor. Sanatçılar, büyük veri kümelerini aktarmadan odanın veya dünyanın her yerinden gerçek zamanlı olarak iş birliği yapabiliyor. NVIDIA ayrıca, ek ücretsiz oyun karakterleri, nesneleri ve ortamlarıyla sanal dünyalardaki karakterleri canlandırmak ve değiştirmek için gerçek zamanlı iş birliğine olanak tanıyan Omniverse uygulaması olan Omniverse Machinima için yeni platform geliştirmelerini de Ocak 2022 başında tanıttı. Yalnızca bir ses kaynağından hızlı ve kolay bir şekilde etkileyici yüz animasyonu oluşturan Omniverse Audio2Face’in, blendshape desteği ve Epic’s MetaHuman‘a doğrudan dışa aktarma özelliği ile güncellendiği de açıklanmıştı.

TAV, tüm İK süreçlerini buluta taşıdı

Havalimanı işletmeciliği olarak uzun yıllardır faaliyetlerini sürdüren TAV Havalimanları, yeni bir işbirliğine giderek insan kaynakları süreçlerini tek bir platformda toplayarak buluta taşıdı. TAV Havalimanları, iştirakleriyle birlikte 26 ülkeye ulaşan küresel operasyon ağına ilişkin tüm insan kaynakları süreçlerini dijital ortama taşıyarak yeni dönemde şirket olarak teknolojiyi verimli şekilde kullanmayı amaçlayacak.

Tüm yönetimsel süreç bulut ortamında gerçekleşecek

Gerçekleşen dijital süreç hakkında açıklamalarda bulunan TAV İK Grup Başkanı ve Genel Müdürü, yeni sürecin önemine değindi. Konuyla alakalı TAV Havalimanları İK Grup Başkanı Hakan Öker şöyle dedi: “TAV Havalimanları olarak iştiraklerimizle birlikte havalimanı işletmeciliğinin her alanında hizmet sunuyoruz. Bugün 26 ülkede 92 havalimanına ulaşan operasyon ağımızın başarısının ardındaki en önemli etken sahip olduğumuz bilgi birikimi ve insani sermayemiz. İK süreçlerimizi daha verimli hale getirmek üzere başladığımız ve yaklaşık iki yıldır üzerinde çalıştığımız dijitalizayon projesini 2022 itibariyle uygulamaya aldık. İşe alım, çalışan İK işlemleri, performans yönetimi, yetenek yönetimi ve ücretlendirme de dahil olmak üzere tüm süreçlerimizi buluta taşıdık.”
TAV Teknoloji Genel Müdürü Kerem Öztürk
İşe alım, çalışan İK işlemleri, performans yönetimi, yetenek yönetimi ve ücretlendirme de dahil olmak pek çok İK sürecini dijital bir ortama taşıyan TAV, bu sayede tüm yönetimsel süreçleri bulut ortamında gerçekleştirecek. TAV Teknoloji Genel Müdürü Kerem Öztürk ise konu hakkında şöyle dedi: “TAV Technologies olarak, bu projeyi tamamlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. TAV Havalimanları’nın tüm İK uygulamalarının tek bir çatı altında bir araya gelmesinin hem çalışan verimliliğine hem de stratejik karar alma becerilerimize katkı sağlayacağına inanıyoruz. Gelişmiş teknolojileri çalışanlarımızın kullanımına sunarak işveren markasına da değerli katkılar sağlıyoruz.   Ayrıca bulut teknolojilere yaptığımız yatırım sayesinde, çevikliği ve esnekliği şirket kültürümüzün bir parçası haline getiriyoruz.” Yapılan dijital geçiş sonrası çalışanlar, TAV Human Experience (THX) adı verilen uygulamaya bilgisayar ya da mobil cihazlar üzerinden her an erişebilecek. Uygulama çalışanlara kişiselleştirme olanakları sunarken, ihtiyaçlarına göre eğitim, mentorluk gibi profesyonel gelişim programları önerebilecek. Oracle iş birliği ile geliştirilen uygulama ayrıca yapay zeka ve makine öğrenme süreçleriyle yetenek havuzu içinden uygun adayları doğru pozisyonlarla eşleştirebiliyor. 32 dil desteği bulunan uygulama, kurumun ihtiyaçlarına göre geliştirmeye açık ve İK ekipleri için kapsamlı raporlama olanakları da barındırıyor.

2030’larda metaverse mağazaları dijitalleşen duyulara hitap edecek

Teknoloji trendlerinin insan hayatına olan etkisini farklı bakış açılarıyla ortaya koymak ve kullanım alanlarını değerlendirmek amacıyla Softtech tarafından hazırlanan “2022 Teknoloji Raporu” yayımlandı Raporda yer alan “Teknolojilerin Geleceği” bölümünde, yapay zekâ, kuantum bilgisayarlar, blok zincir, giyilebilir teknolojiler, Web 3.0 ve dijital kimlik uygulamaları gibi bir çok konu öne çıkıyor. Rapora göre, 2022 yılında teknolojide yapay zeka üzerine yapılan çalışmaların giderek daha fazla öne çıkacağı tahmin edilirken, kuantum bilgisayarların ticari kullanımı ve kuantum makine öğrenmesi konularının gelecek teknolojiler açısından kritik öneme sahip olacağı paylaşılıyor. 2030’lu yıllara gelindiğinde, fiziksel dünyada yaşanan deneyimlerin benzerlerinin, dijital duyu etkileşimi ile koku, tat ve düşüncelerde de yaşanmasının mümkün olacağı belirtiliyor. Bu öngörüye göre bir e-ticaret sitesinden parfüm almadan önce onu koklamak, evdeyken bir kumsaldaymış gibi deniz kokusunu içinize çekip denizin nemini tende hissedebilmenin mümkün olacağı belirtiliyor.

Metaverse, hibrit dünyanın dijitalleşen hali

Raporun “Çevre, İnsan ve Dijitalleşme” bölümünde, sürdürülebilirlik kavramının farklı alanlarda kullanımı öne çıkıyor. Pandemi sonrası iş hayatı ve yeni krizlere hazırlıklar, iklim krizinin etkilerinin sürdüğü günümüzde sürdürülebilir enerji kavramı, sürdürülebilir ticaret, uzaktan ve hibrit çalışmanın insan ve sektörlere olan etkilerinin pek çok ülkenin gündeminde daha geniş yer tutacağına dikkat çekiliyor. Önümüzdeki yıllarda dijitalleşen dünyada en çok öne çıkacak konuların başında ise metaverse’ün gelmesi bekleniyor. Mağazaların metaverse dünyasında hızla yerini almaya başlaması ve deneyimlerin baştan tasarlanması öngörülüyor. Fiziksel dünyada karşılaşılan birçok engelin bu yeni dünyada engel olmaktan çıkacağı aktarılıyor.

Alphabet’in 2022 odağı, yapay zekâ ve blockchain olacak

0
2021’in son üç aylık döneminde cirosunu yıllık bazda yüzde 32 artırarak 75 milyar dolara yükselten ve analist beklentilerinin 3,5 milyar dolar üzerine yükselten Alphabet, şirket hisselerinin bölünmesi planı ile birlikte yatırımcıların kalbini kazanmayı başardı. Bunda, Alphabet’in hisse başına kârının yıllık bazda 22,30 dolardan 30,69 dolara yükselmesinin payı da inkâr edilemez. Bu finansal başarıyı ağırlıkla reklam gelirinden elde eden Alphabet, pandeminin reklamın gücüne zarar veremediğini gösteren bir sürdürülebilirlik sınavını vermiş görünüyor. https://www.techinside.com/turkiye-teknolojiyi-nasil-algiliyor/ Sıradan bir liderden böyle bir dönemde reklamın gücü konusunda nutuk atarak yeni müşteri çekecek bir performans beklenir ancak Alphabet CEO’su Sundar Pichai’nin açıklamaları, Google ile dünyanın en değerli üçüncü markası olan holdingin dikiz aynasına bakarak yolculuk etmediğini gösteriyor. Asıl olarak aramaya odaklı olsa da yapay zekâyı şirket sathında kullanacağını söyleyerek direksiyonu doğru tuttuğunu gösteren Pichai, Web 3.0 konusunda da hedefi 12’den vuran bir açıklama yapıyor ve blockchain uzayına odaklanacaklarını ifade ediyor. 2021’in son çeyreğinde ağırlıkla reklam gelirlerine dayanan rekor gelir ve kâr elde eden Alphabet’in CEO’su Pichai, reklama ilgilerinin sürecek olmasına karşın holdingin 2022 boyunca bağlı kalacağı hedefin, birikimini dönüştürmeyek ve bilgiyi daha verimli kullanmaya odaklanmak olacağını ifade ediyor. Yapay zekâya (AI) yüzeysel olmayan bir yatırım yaptıklarını ve yapay zekâyı şirket sathında uygulayacaklarını belirten Pichai, bununla birlikte AI’ın kendileri için öncelikli uygulamasının arama alanında olacağını ifade ediyor. Web 3.0 alanında ilk olarak halka açık bir yorum yapan Pichai, tartışmayı blockchain (blok zinciri) uzayına odaklarken Alphabet’in bu alanda katkı sağlamasının yollarını araştırdıklarını belirtiyor.

Çin telekom pazarı bulut desteği ile büyüyor

0
Çin telekom pazarı bulut desteği ile büyümesini sürdürüyor. 2021’de yaklaşık yüzde 8’lik büyüme yaşandı.

Çin telekom pazarı bulut desteği ile yükselişte

Çin’in telekomünikasyon sektörü 2021 yılında yüzde 8 büyüyerek 1.47 trilyon yuan (232.41 milyar dolar) gelire ulaştı. Bununla birlikte internet hizmetleri sektörü de büyüme kaydetti ve yüzde 21,2 büyüyerek 1.55 trilyon yuan (245.06 milyar dolar) gelire sağladı. Ülkenin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı’na (MIIT) göre, bulut bilişim, büyük veri ve veri merkezleri gibi yeni dijital hizmetlere yönelik kurumsal talep, Çin telekom pazarını besleyen en büyük etkenlerdi. Bakanlık, bu dijital hizmetlerden elde edilen gelirin yüzde 27,8 arttığını ve sektörün genel gelir artışının yüzde 44,5’ini oluşturduğunu söyledi. Sabit hat, veri ve internet hizmetlerinden elde edilen gelir, toplam endüstrinin yüzde 61,5’ine katkıda bulundu. Çin’in yeni altyapılar, özellikle 5G ağları için yaptığı baskıya işaret eden MIIT, ülkenin 2021 sonuna kadar yaklaşık 1.43 milyon 5G baz istasyonunu devreye aldığını söyledi. Bu, küresel ölçeğin yüzde 60’ına karşılık geliyor.

Robotlar Kuzey Amerika’da rekor sipariş alıyor

0
Robotlar Kuzey Amerika’da rekor sipariş almaya devam ediyor. 2021’de 40 bin robot için 2 milyar dolardan fazla harcama yapıldı.

Robotlar Kuzey Amerika’da sipariş rekoru kırıyor

Kuzey Amerika’daki şirketler, rekor talep ve pandemi kaynaklı işgücü sıkıntısı ile mücadele etmelerine yardımcı olmak için 2021’de yaklaşık 40 bin robot için 2 milyar dolardan fazla harcama yaptı. Robotlar, otomotiv sektöründeki tarihi yükselişlerinin çok ötesine geçerek, giderek artan sayıda endüstride çalışmaya başladı. Kaliforniya, Fremont’ta e-ticarete robotlar kurmaya başlayan DCL Logistics’in gelir müdürü Brian Tu: “İnsan emeğiyle ürettikleri şey, aç olmalarına, yorgun olmalarına veya kahvelerini içmelerine bağlı. Robotlar güvenilir bir şekilde hızlıdır ve mola vermezler” diyor. A3 olarak da bilinen Gelişmiş Otomasyon Derneği endüstri grubu tarafından derlenen verilere göre, fabrikalar ve diğer endüstriyel kullanıcılar 2021’de 39 bin 708 robot sipariş etti. Bu 2020’ye göre yüzde 28 daha fazla anlamına geliyor.

AB dijital standartlar belirlemek istiyor

0
AB dijital standartlar belirlemek amacıyla yeni bir oluşum içerisinde yer alıyor. Standartlarla küresel piyasada belirleyici olmak hedefleniyor.

AB dijital standartlar için çalışıyor

Avupa Birliği İç Pazarlar Komiseri Thierry Breton yaptığı açıklamada, “Teknik standartlar stratejik öneme sahiptir. Avrupa’nın teknolojik egemenliği, bağımlılıkları azaltma yeteneği ve AB değerlerini koruma, küresel bir standart belirleyici olma yeteneğimize bağlı olacaktır.” dedi. AB yetkilileri, Çin’in geçen yılın sonunda uygulamaya koyduğu standardizasyon konusundaki yeni stratejisine işaret ederek, bunun bloğun daha hızlı hareket etmesi ve diğer “benzer düşünen” ülkelerle güçlerini birleştirmesi gerektiğini vurguluyor. AB yöneticisi ayrıca komşu ülkelerdeki ve Afrika’daki standardizasyon projelerine de fon sağlayacak. Komisyon önerisi, COVID-19 aşıları ve ilaçları, kritik hammaddelerin geri dönüşümü, temiz hidrojen, düşük karbonlu çimento, yarı iletkenler ve veriler için daha hızlı bir şekilde daha fazla standart belirlenmesini istiyor.

Yatırımcılar Nokia’nın cesur olmasını istiyor

0
Yatırımcılar Nokia’nın cesur davranarak sektöre öncelik etmesini istiyor. Nokia üst üste yaşadığı büyümenin ardından rakiplerine karşı güç kazandı.

Yatırımcılar Nokia’dan umutlu

18 ay önce Nokia’nın başına geçen CEO Pekka Lundmark’ın yönetimindeki telekom ağ tedarikçisi, 5G ekipmanı için müşteri çekme konusunda İsveçli Ericsson gibi rakipleri karşısında güç kazandı. Inderes analisti Atte Riikola, “Stratejinin sıfırlama aşaması tamamlandı ve şimdi yavaş yavaş istikrarlı büyümeye geçebilir” diyor. Riikola’ya göre Nokia için yeni bir geri dönüş yolculuğu başlamış durumda. Maliyet kesintileri Nokia’nın kar marjını artırırken, Verizon ile 2020 yılında imzalanan multi-milyar dolarlık sözleşmenin kaybı ve üretimi engelleyen pandemi bağlantılı tedarik zinciri sorunları nedeniyle gelir baskı altında kaldı. Inderes ise Nokia’nın gelirinin 2022’de 22.9 milyar ve 2023’te 23.6 milyar Euro olmasını bekliyor.

Türkiye teknolojiyi nasıl algılıyor?

Teknolojide Kadın Derneği, IPSOS ve Bahçeşehir Üniversitesi’nin akademik katkılarıyla Türkiye’de “insan ve teknoloji” ilişkisini odağına alan kapsamlı bir araştırma yaptı. Yapılan araştırmada “Türkiye Teknoloji ve İnsan Endeksi” adlı araştırmada, öğrencilerin, ailelerin ve yetişkinlerin teknolojiye ve teknolojik gelişmelere yönelik bilgi, tutum ve sahiplik düzeyi incelendi. Çalışma neticesinde hazırlanan rapor, başta pazarlama ve teknoloji alanında faaliyet gösteren şirketler olmak üzere, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları, akademi camiası ve ilgili diğer tüm paydaşların kurumsal hedefleri için önemli veriler ve toplumsal tespitler içeriyor.

Rapor, Türkiye’nin teknolojik algısını gözler önüne seriyor

Teknolojide Kadın Derneği (Wtech), bilim ve teknoloji alanında nitelikli, yetkin ve uzman insan kaynağı yetiştirmek için faaliyetlerine devam ediyor. Dernek ayrıca kadınları önceliklendirerek fırsat eşitliğine katkı sağlamak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Wtech’in, IPSOS ve Bahçeşehir Üniversitesi’yle birlikte gerçekleştirdiği “Türkiye Teknoloji ve İnsan Endeksi” araştırması “insan ve teknoloji” ilişkisini odağına alarak literatüre yeni bir perspektif kazandırmayı amaçlıyor.  Araştırmada, Türkiye’de teknolojinin günlük hayatta ve iş süreçlerindeki yerinin tespiti, kişilerin teknolojiye yatkınlıklarının ölçülmesi, teknoloji kullanımındaki motivasyonlarının ve bariyerlerinin tespit edilerek bu alanda alınacak aksiyonların belirlenmesi hedeflendi. Bu çerçevede lise ve üniversite öğrencilerinin, ailelerin ve STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) alanlarındaki eğitimli iş gücünün, teknoloji konusundaki yaklaşım ve tutumlarını anlayarak alınacak aksiyonların hedef odaklı olması amaçlandı. Araştırma sonunda teknoloji algısında cinsiyet farklılıklarını ölçen ve bu alandaki kadın temsiliyetinin artırılmasına olanak sağlayacak veriler de elde edildi. 

Raporda öne çıkan veriler

Raporda katılımcıların teknolojinin hayatlarındaki öneminin farkında ve kendilerini bu alanda geliştirme konusunda istekli olduğu görülüyor. Bu kapsamda katılımcıların yüzde 69’u “teknolojisiz bir hayat düşünemiyorum” derken, bu görüşe katılmayanların oranı ise yüzde 13. Yakın gelecekte teknoloji konusunda becerilerin daha fazla önem kazanacağını düşünenlerin oranı yüzde 86 iken kendini bu alanda geliştirerek daha fazla beceri kazanmak isteyen kişilerin oranı yüzde 80. Her 10 haneden 4’ünde yapay zekâ içeren en az bir ürün kullanılıyor. Türkiye’de teknolojiye yönelik tutum olumlu olsa da ekonomik engellerin yanı sıra teknolojik gelişmeler konusundaki endişe ve belirsizlikler sebebiyle olumlu tutumun davranışa dönüşmediği de ortaya çıkan diğer veriler arasında. Teknoloji endeksi ölçülürken katılımcıların teknolojiyle ilgili bilgi düzeyi, davranışları ve tutumları olmak üzere üç boyutun ele alındığı bildiriliyor. Bu bağlamda Kullanıcıların teknolojiye dair bilgi düzeyinin yüzde 48, davranış düzeyinin yüzde 38, tutum düzeyinin ise yüzde 54 olduğu belirlendi. Her boyutun aynı ağırlıkta değerlendirildiği araştırmada ortalama teknoloji endeksinin yüzde 47 olduğu sonucuna ulaşıldı. Buna göre toplumun teknoloji algısının orta seviyede olduğunu söylemenin mümkün olabileceği ifade ediliyor.

Yapay zeka algısı ne durumda?

Katılımcıların çoğunluğu yapay zekanın hayatı kolaylaştırdığını düşünürken bilinmeyen getirilerine karşı da kaygılı. Bunun sebebi ise yapay zekanın bazı meslek gruplarının yerini alacağı düşüncesi. Yapay zeka konusunda katılımcıların yüzde 73’ü “yapay zekanın hayatımızı kolaylaştırdığını” ifade ederken, yüzde 48’i “yapay zekânın hayatımızda daha çok yer alması gerektiğini” belirtiyor. Toplumda yapay zeka ürünleri konusunda da bir kaygı hakim. “Yapay zeka ürünleri işlerimizi elimizden alacak” düşüncesine sahip olan bireylerin oranı yüzde 63. Katılımcıların yüzde 46’sı “yapay zeka konusunda bilgi düzeyiniz nedir?” sorusuna “duydum ama pek bilgim yok” derken yapay zekayı kelime olarak bile duymayanların oranı sadece yüzde 5. Araştırmada dikkat çeken bir diğer nokta ise robotların dünyayı ele geçireceği endişesi. “Robotların yakın zamanda dünyayı ele geçireceklerinden endişe ediyorum” diyenlerin oranı yüzde 38. Öte yandan bu görüşe katılmayanların oranı da yüzde 38’lik bir oranda ve dolayısıyla konu hakkındaki görüşler eşit. Yüzde 24’lük Kararsızlar ile birlikte toplum bu endişe konusunda ikiye bölünmüş durumda.

TOGG’a batarya üretecek Siro’da iki üst düzey atama

Togg ve Farasis Energy ortaklığında enerji depolama çözümleri geliştirmek üzere kurulan Siro Silk Road Temiz Enerji Depolama Teknolojileri şirketinin üst yönetiminde iki önemli atama gerçekleşti. Siro Ticari Genel Müdürü N. Özgür Özel olurken, Siro Teknik Genel Müdürlüğü pozisyonuna Zafer Kara getirildi. Kara’nın görevi 1 Nisan 2022 tarihinde başlayacak. Türkiye ve çevresindeki ülkelerde otomotiv ve otomotiv dışı uygulamalar için enerji depolama çözümleri geliştirmek üzere Togg ve Farasis Energy ortaklığında kurulan Siro Silk Road Temiz Enerji Depolama Teknolojileri, uluslararası tecrübeye sahip üst düzey yönetici atamalarıyla organizasyon yapısını güçlendiriyor. Yıllık 20 GWs’lık üretim kapasitesiyle devler liginin oyuncusu olacak Siro’da Ticari Genel Müdür N. Özgür Özel olurken, Teknik Genel Müdür pozisyonuna Zafer Kara getirildi. Siro Yönetim Kurulu Başkanı M.Gürcan Karakaş, Özel ve Kara’ya yeni görevlerinde başarılar dileyerek “Togg’da olduğu gibi Siro’da da küresel deneyimi olan değerleri projemize kazandırma kararlılığımızı sürdürüyoruz” diye konuştu. Farasis Energy Kurucu Ortağı, CTO’su ve Siro Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Keith Kepler de Farasis’in önümüzdeki yıllarda Çin dışındaki en önemli ortaklıklarından biri olan Siro’nun bu yeni atamalarla daha da kuvvetlendiğine dikkat çekti. Farasis Avrupa Genel Müdürü ve Siro Yönetim Kurulu Üyesi Stefan Bergold da, Özel ve Kara’nın liderliğinde Siro’nun, batarya piyasasında önemli bir rol oynayacağını ve Avrupa’ya ileri teknoloji enerji depolama çözümleri sunacağını belirtti Özgür Özel kimdir? 1 Şubat 2022 tarihi itibarıyla Siro Ticari Genel Müdürü olan N. Özgür Özel, 25 yıllık uluslararası deneyime sahip çok yönlü bir endüstri yöneticisi. Özel, İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra, aynı bölümde yüksek lisansını tamamladı. Kariyerine Tofaş’ta Stratejik Yönetim Danışmanı olarak başlayan Özel, ardından Ortaklıklar ve İş Geliştirme Müdürü olarak Fiat İtalya’da uluslararası pazarların stratejik planlamasında ve Fiat Auto’nun diğer OEM’lerle stratejik işbirliklerinde etkin rol aldı. Tofaş’ta Ticari Projeler ve Marka Tanıtım Koordinatörü, Stratejik Planlama ve İş Geliştirme Müdürü, Pazarlama Müdürü ve Uluslararası İş Geliştirme Direktörü gibi pek çok farklı pozisyonda görev yapan Özel, Almanya merkezli Magirus GmbH’ın Pazarlama, Ürün ve İş Geliştirmeden sorumlu başkan yardımcısı olarak Magirus’un yeniden yapılanmasına öncülük etti. Tekrar Türkiye’ye dönüşünde Kibar Holding ve Erdemir’de Strateji ve İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak birçok yeni yatırım ve iş fırsatını hayata geçirdi. 2018’den bu yana Togg’da strateji ve iş geliştirme, mobilite ekosistemi ve şarj alanlarına liderlik eden Özel, Siro’nun kuruluş sürecindeki aktif rolü sonrasında Siro Ticari Genel Müdürü olarak Teknik Genel Müdür ile şirkete liderlik etmenin yanında finans, pazarlama ve satış, satın alma, hukuk ve İK fonksiyonlarından doğrudan sorumlu olacak. Zafer Kara kimdir? 1 Nisan 2022 tarihi itibarıyla Siro Teknik Genel Müdürü görevini Dr. Stefan Bergold’dan teslim alacak Zafer Kara, 25 yıllık uluslararası tecrübeye sahip bir isim. Kara, Ege Üniversitesi Fizik Bölümü’nden mezun olduktan sonra, Almanya’da RheinMain Üniversitesi Elektronik Mühendisliği Bölümü’nü bitirdi. İş hayatına Almanya’da Kalite Mühendisi olarak başlayan Kara, ardından Volkswagen Türkiye bünyesine katıldı.1998 yılında Üretim ve Proje Mühendisi olarak Bosch’a geçen Kara, Türkiye’de ve Çin’de fabrika kurulumu, yeni ürünlerin devreye alınması, yeni müşteri projeleri anlaşmaları gibi birçok farklı alanda fabrika müdürlüğünden başkan yardımcılığına kadar önemli sorumluluklar üstlendi. Siro’da Teknik Genel Müdür olarak Ticari Genel Müdür ile birlikte şirkete liderlik etmenin yanında ürün geliştirme, mühendislik, program yönetimi, üretim mühendisliği, üretim ve kalite gibi fonksiyonlardan doğrudan sorumlu olacak Kara, son olarak Bosch Automotive Thailand ve Robert Bosch Automotive Technologies Thailand fabrikasının Genel Müdürü ve Bosch’un Güneydoğu Asya Bölgesel Genel Müdür ve Ürün Sorumlusu olarak görev yapıyordu.

BTM, yatırımcılara simülasyon ile doğru yatırım eğitimi verecek

Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), İstanbul’un yatırımcı potansiyelini güçlendirmek için harekete geçti. İş dünyasının deneyimini ve kaynaklarını startup dünyası ile daha güçlü bir biçimde buluşturmaya yönelik programda yatırım simülasyonu ile yenilikçi iş fikirlerini anlama ve kayba uğramadan doğru yatırım yapma konusunda bir simülasyon ile destek olunacak. İstanbul Ticaret Odası tarafından girişimcilerin desteklenmesi  ve gelişimi amacıyla kurulan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin sadece girişimciye değil, yatırımcıya karşı da sorumluğu olduğu fikriyle hayata geçirdiği “Yatırımcı Kulübü Programı” yoluna “Yatırımcı Hızlandırma Platformu” olarak devam etmeye başladı. İş insanlarının, kurumsal dünyanın liderlerinin ve geleneksel ekonominin temsilcilerinin bilgi, deneyim ve sermaye birikimini girişimcilik ekosistemine getirmek olan platforma olan ilgi büyümeye devam ediyor. İş dünyasının da startup ekosistemine ve yeni ekonomiye dair derinlemesine bilgi edinmesi amacıyla başlatılan Yatırımcı Hızlandırma Platformu Programı’na başvurular ise geçen hafta başladı. Buna göre BTM, başvuruları 6 Mart’a kadar kabul edecek. Program, girişimcilik ekosistemine nitelikli yatırımcı kazandırmayı, startup yatırımcılarının sayılarını artırmayı ve İstanbul’da var olan küresel ölçekli startup yatırımcılığı potansiyeli odağında topluma, sanayiye, ticarete katma değer yaratmayı ve bölgesel çekim gücünü artırmayı amaçlıyor.

Yatırım simülasyon ile yepyeni bir deneyim

İstanbul Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen Yatırımcı Hızlandırma Platformu Programı’nı toplam 18 ay sürecek. Bu süreçte 3’er aylık dönemler halinde toplam 4 program gerçekleştirilecek. Her dönemde yatırımcılara “Yenilikçi iş fikirleri nasıl anlaşılır ve nasıl yatırım yapılır” bilgisi verilecek. Bu amaçla her dönemde, eğitim ve mentorluk verilecek. Ayrıca yuvarlak masa toplantıları düzenlenerek karşılıklı görüş alışverişinde bulunulması sağlanacak. Bunlara ek olarak Yatırımcı Hızlandırma Platformu Programı bir yeniliğe de imza atacak. Bu dönem sürecinde, girişimcilik ekosisteminde daha önce uygulanmamış olan yatırımcı simülasyonu uygulanacak. Simülasyonun bazı programlarda uygulanmakta olan yatırım simülasyonundan farklı olacağını belirtelim. Bu kapsamda yatırımcı yetiştirme üzerine yapılmış bir simülasyon ile yatırım değil, yatırımcı değerlendirilecek. Yatırımcı simülasyonu ile yatırımcılar ellerinde belirli bir para ile kurgulanmış olan girişimlere yatırım yapacak. Böylece öğrendiklerini gerçek hayatta bir girişime yatırım yaparak uygulamış olsalardı bu işten karlı mı yoksa zararlı mı çıkacaklarını öğrenebilecekleri bir ortam oluşturulacak. Bu simülasyon sayesinde yatırımcılar nerede hata yaptıklarını daha net olarak anlayabilecekler.

Yatırımcı Kulübü Programı’nda neler oldu?

2020-2021 yıllarında toplam 4 adet Yatırımcı Kulübü Programı gerçekleştirildi. Bu süreçte 73’ü 2021 yılında olmak üzere toplam 148 yatırımcı programdan mezun oldu. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan BTM Genel Müdürü İbrahim Elbaşı, “Bu projeye gerçekten çok inanıyoruz. Yakın zamanda ODTÜ Genç Girişimciler Topluluğu tarafından Kristal Ağaç Ödülleri’nde “Yılın Yatırım Platformu” ödülüne layık görüldük. Bu motivasyonla birlikte her seviyedeki girişime sunduğumuz programlarımızla girişimcilere destek olurken, şimdi de İSTKA desteğiyle yatırımcılara daha geniş çaplı hizmet sunacağız. Hedefimiz 100 yatırımcı yetiştirmek. Program kapsamında simülasyon ve uygulamalı eğitimler olacak. Türkiye’nin en önde gelen yatırımcılarının dahil olacağı bu programa belli sektörlerde, farklı iş kollarında olan iş insanlarını ve startuplarla iş birliği yapmak isteyen tüm yatırımcıları bekliyoruz” ifadelerinde bulundu.