AB temiz teknolojilerle ABD ile yarışabilir

Avrupa Komisyonu başkanı, Avrupa Birliği’nin temiz teknolojisinin ABD Enflasyon Azaltma Yasası (IRA) kapsamında hükümet desteğinden yararlanmaya hazırlanan ABD merkezli rakiplerine karşı rekabet etmesine yardımcı olacak finansman araçlarına ihtiyacı olduğunu söyledi. Ursula von der Leyen, İsveç’in kuzeyindeki Kiruna kasabasında düzenlediği basın toplantısında, AB’nin mevcut 800 milyar avroluk kurtarma fonunun yüzde 37’sinin iklim değişikliğiyle ilgili yatırımlar için ayrıldığını belirterek, yeni ortak AB borç ihracına çağrıda bulunmadı. Avrupa ülkeleri, Washington’un yeşil geçiş taahhüdünü genel olarak memnuniyetle karşılıyor, ancak sübvansiyonların çoğu yalnızca elektrikli arabalar gibi Kuzey Amerika’da üretilen ürünlere gittiği için IRA’nın şirketlerini haksız yere dezavantajlı duruma düşüreceğinden korkuyor. Komisyon, devlet yardımı kurallarını gevşetmeyi planlıyor. Ancak bazı AB ülkeleri diğerlerinden daha fazla harcama yapabilir. Von der Leyen, bloğun tek pazarı korumak için “güvenilir ve iddialı” finansman araçlarına ihtiyacı olduğunu söyledi. Fransa, İtalya ve diğerleri, Ukrayna savaşının ekonomik yansımaları ve enerji fiyatı kriziyle başa çıkmak için yeni ortak AB borçlanması çağrısında bulundular. Ancak Almanya, Hollanda ve İskandinav ülkeleri başka çözümleri tercih ediyor. Almanya Başbakanı Olaf Scholz, AB’nin ortaklaşa ödünç aldığı kurtarma fonunun büyük kısmının henüz harcanmadığına ve yaklaşık 200 milyar avronun talep edilmediğine dikkat çekti. Herhangi bir yeni ortak borçlanma düşünülmeden önce bu paranın harcanması gerektiğini söyledi.

Alphabet sağlık alanında işten çıkarmalara başladı

0
Alphabet’in sağlık bilimleri birimi Verily Life Sciences, 200’den fazla çalışanını yani iş gücünün yaklaşık yüzde 15’ini işten çıkardığını söyledi. Hareket, şirketler zorlu bir ekonomide harcamaları kısmaya çalışırken, teknoloji firmaları ve bankalar arasında yoğunlaşan kurumsal Amerika’daki benzer tasarruf uygulamalarını takip ediyor. Şirket, analitik aracı Verily Value Suite ve bazı erken aşamadaki ürünlerin geliştirilmesini durdurduğunu belirterek, bazı çalışanların da şirket içinde taşınacağını sözlerine ekledi. 2015 yılında Google X araştırma programından doğan Verily, geçen yıl Eylül ayında Alphabet’ten 1 milyar dolar topladı. O sırada, eski bir başkan olan Stephen Gillett’in CEO olarak görevi devraldığını ve kurucu ortak Andy Conrad’ın şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu duyurmuştu.

Mercedes kendi şarj ağını kuracak

Mercedes-Benz, EQ müşterilerine kendilerine ait “süper” bir elektrikli araç şarj ağı sunmak için ChargePoint ve MN8 Energy ile ortaklık kuruyor. Plan, ABD ve Kanada’da ana otoyol koridorlarına ve uygun (ve muhtemelen lüks) perakende ve hizmet noktalarına yakın inşa edilen yaklaşık 400 şarj merkezi sağlayacak. Bu 400 şarj merkezi, 2.500’den fazla ChargePoint DC hızlı şarj bağlantı noktasıyla sağlayacak. Bağlantı noktası başına “en fazla” 500kW şarj sunulacak. Mercedes-Benz gibi otomotiv liderleri, pazara yeni EV’ler getirerek elektrikli mobiliteye geçişe öncülük etmeye devam ediyor ve ChargePoint, sürücülerin beklediği basitliği ve ihtiyaç duydukları şarj hızını, sürücülerin istediği zaman ve yerde tüm araçlar için sağlama taahhüdünü sürdürüyor. ChargePoint’in CEO’su Pasquale Romano: “Bu ortaklıkla, Mercedes-Benz ve MN8 ile mevcut ilişkilerimizi genişleterek sürücüler için sorunsuz bir şarj deneyimi ve saha ana bilgisayarlarına hiçbir ön maliyet olmaksızın anahtar teslimi şarj çözümleri sunuyoruz. Bunun gibi şarj merkezlerinin genişletilmesinin, şarj ve ticareti birleştiren yenilik ve erişilebilirliğin kesiştiği noktada 30 dakikalık yeni bir perakende ekonomisinin ortaya çıkmasını sağlayacağına ve sürücülere hızlı ve kolay bir şekilde şarj etmek için üstün bir deneyim sunacağına inanıyoruz” diyor.

Kötü amaçlı yazılım sağlayan bulut uygulamaları üç katına çıktı

Secure Access Service Edge (SASE) uzmanı Netskope tarafından yürütülen araştırmaya göre, 400’den fazla farklı bulut uygulaması, 2022’de kötü amaçlı yazılım sağladı. Bu, önceki yılda görülen miktarın neredeyse üç katı anlamına geliyor. Şirketin araştırmacıları ayrıca 2022’deki tüm bulut kötü amaçlı yazılım indirmelerinin yüzde 30’unun Microsoft OneDrive’dan kaynaklandığını tespit etti. Bulut uygulamaları, işletmeler tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır ve bu uygulamaları kötü amaçlı yazılım barındırmak ve zarar vermek için ideal bir yuva olarak gören saldırganlar için bir gerçektir. Netskope Threat Labs’in Bulut ve Tehdit Raporu, bu bulut güvenlik trendlerinin nasıl değiştiğini inceliyor ve kuruluşlara bu değişimlere dayalı olarak güvenlik duruşlarını nasıl iyileştirebilecekleri konusunda tavsiyelerde bulunuyor. Netskope Threat tehdit araştırma direktörü Ray Canzanese: “Saldırganlar, yetersiz güvenlik kontrollerini atlayarak kötü amaçlı yazılım dağıtmak için iş açısından kritik bulut uygulamalarını giderek daha fazla kötüye kullanıyor. Bu nedenle, daha fazla kuruluşun, hem şirket hem de kişisel örneklerdeki popüler bulut uygulamaları trafiği dahil olmak üzere tüm HTTP ve HTTPS trafiğini kötü amaçlı içerik açısından denetlemesi zorunludur” diyor.

Teknopark İstanbul girişimleri belediye başkanları ve iş insanlarına anlatıldı

0
Teknopark İstanbul’un, kuluçka merkezi Cube Incubation aracılığıyla düzenlediği “Açık Kapı: İş Dünyası ile Buluşma” etkinliklerinin 8’ncisi, “akıllı ve sürdürülebilir kentler” odağında 11 Ocak 2023 Çarşamba günü gerçekleşti. Belediye başkanları, yerel yöneticiler ve iş dünyası temsilcileri ile firma ve girişimcileri bir araya getiren etkinlik, sürdürülebilir şehircilik yaklaşımını benimseyerek belediyelerin ortak sorunlarına iş birliği içinde çözüm bulan Marmara Belediyeler Birliği ortaklığında düzenlendi.

Belediyeler projeleri bire bir dinledi

Cube Incubation yerleşkesinde düzenlenen Açık Kapı etkinliğinde belediye başkanları, yerel yöneticiler ve iş dünyası temsilcileri, akıllı ve sürdürülebilir kentler odaklı girişimleri yakından tanıma imkânı buldu. Yeni ortaklıkların oluşmasına zemin hazırlayan etkinlikte girişimciler de proje ve ürünlerini belediye ve kurumsal firma temsilcilerine yüz yüze anlatarak iş birliği ve sermaye desteği sağlama fırsatı yakaladı. Geleneksel hale gelen Açık Kapı etkinliklerinin geçen yıldan bu yana sekizincisini, bu yıl ise ilkini düzenlediklerini belirten Teknopark İstanbul Genel Müdürü Bilal Topçu, şunları kaydetti; “Açık kapı etkinliğimiz ile akıllı ve sürdürülebilir kentler odağında alt yapı ve tematik destek sağladığımız 9 girişimcimize projelerini hayata geçirmeleri için yeni ortaklıklar kurma şansı sunduk. Çevre ve biyoçeşitlilik ile sürdürülebilir akıllı ulaşım konularındaki iş fikirleri iklim kriziyle mücadele ettiğimiz bu kritik dönemde büyük önem arz ediyor.” Dünyanın iyiliği için kamu, STK ve girişimlerin birlikte hareket etmesi gerektiğinden bahseden Marmara Belediyeler Birliği Genel Sekteri M. Cemil Arslan; “İklim krizi, gıda krizi, enerji krizi, sağlık sorunları… Bu çevresel ve sosyal sorunlar çok büyük, çok karmaşık sorunlar ve bunların basit çözümleri yok. Bu sorunları çözmek, hayatı herkes için iyileştirmek adına daha büyük düşünmemiz gerekiyor. Kaynaklarımızı cesur ve ilham verici bir şekilde seferber etmemiz gerekiyor. Toplumun tüm paydaşlarının, özel sektörün, kamu sektörünün ortak bir hedef doğrultusunda birleşmesi, aynı sayfada buluşması gerekiyor.” dedi. Etkinlik kapsamında projelerini sergileyen Akıllı Şehirler ve Sürdürülebilirlik odaklı Teknopark İstanbul girişimleri şu şekilde:
  • Arventek: Geliştirdiği bulut tabanlı RemoteSite platformu sayesinde dron görüntülerinden şantiyenin yüksek doğrulukta 4 boyutlu dijital ikizini oluşturabiliyor. Yapay zekâ ile dron verilerini anlamlandırarak, şantiyelerdeki zorlu takip operasyonlarının daha hızlı ve verimli şekilde yönetilmesini sağlıyor.
  • Arvis: Yeni nesil teknolojilerde “Yapay Görü” ile veri işleyerek kreatif çözümler geliştiriyor.
  • B2Metric: Yapılandırılmış ve yapılandırılmamış dağınık büyük veri ortamlarında, yapay zekâ tabanlı aktif öğrenen adaptif büyük veri analitiği sistemleri üzerine uzmanlaşmış platformlar sunuyor.
  • Binamod: Deprem tehlikesini hesaplayarak binaların deprem performansını belirliyor; güçlendirme için projeler sunan yazılım ve yapı teknolojileri geliştiriyor.
  • Bozankaya: Çevreye zarar vermeyen, enerji tasarrufu sağlayan ve gürültüsüz çalışan araçlar geliştirip üretiyor.
  • Lightway: Reçine esaslı, parlak ve sert görünümlü bir son kat döşeme sistemidir. Yüzeye uygulandıktan sonra ısı, ışık ve güneş enerjisiyle kendini yeniden şarj ederek karanlıkta 8 saate kadar ışık sağlıyor.
  • Musoshi: Lojistik amaçlı, tamamen elektrikli şehir içi taşımacılık aracı geliştiriyor.
  • ORKBİ: ORKESTRA-Bİ ile 150’den fazla kaynaktan otonom olarak sürekli veri toplayıp standardize edebiliyor; sadeleştirerek doğruluğunu test edebiliyor.
  • Soyl-Gel: Tarımda sulamayı yarı yarıya azaltabilen ve bitkilere kuraklıkta su sağlayan malzeme geliştiriyor.

Sürücüsüz otobüs Hong Kong Havalimanı’nda çalışacak

Hong Kong Uluslararası Havalimanı, 2023’te yolcular için sürücüsüz bir otobüs sunmaya hazırlanıyor. Bu, son birkaç yıldır uygulamaya konulan havalimanında otomatikleştirilmiş ulaşımı entegre etmeye yönelik agresif bir programdaki son adımdır. Konuşlandırılacak olan otobüs, kendi kendine sürüş işlevselliğini sağlamak için 10 kamera ve GPS yer belirleyici kullanan Çinli üretici BYD’nin bir J6 modelidir. Ana otomatik sistemin arızalanması durumunda kullanılabilecek bir yedekleme sistemi de mevcuttur. Otobüsün yeteneği, Society of Automotive Engineers tarafından Seviye 4 olarak tanımlanmış. BYD, 2021’de Tokyo’nun Haneda Havaalanında bir pilotta yer alarak, havaalanı kullanımı için otonom otobüs sağlama konusunda zaten deneyime sahip. Aslında test edilenler, 57 kişiye kadar taşıyabilen daha büyük bir K9 otobüsüydü. J6 ise daha küçük ve 14 kişilik. Başlangıçta, en azından J6, ekstra bir güvenlik katmanı eklemek için sürücü koltuğunda bir insan monitörü ile konuşlandırılacak, ancak plan zamanla bunların kaldırılması olacak.

Tayvan akıllı şehir altyapı projesini başlattı

0
Yapay zeka ve sensör teknolojisi şirketi Iveda, akıllı şehir teknolojilerini Tayvan’ın Kaohsiung kentinde kullanıma sunuyor. 1.5 milyon dolarlık proje kapsamında Iveda, IvedaSPS (akıllı güç sistemi) ve IvedaPinpoint (konum tabanlı izleyiciler ve akıllı sensörler) dahil olmak üzere akıllı şehir teknolojilerini Utilus adlı merkezi bir platforma getirecek. Bu platform, kurulum kolaylığı için mevcut şehir altyapısına, özellikle ışık direklerine entegre edilmiştir. Şirket: “Dünyadaki tüm modern şehirlerin elektrikle çalışan ışık direkleri var. Iveda basitçe mevcut gücü kullanır ve onu Utilus ile donatıyor. Utilus, akıllı bir güç yönetimi ve Wi-Fi, 4G ve 5G küçük hücre yetenekleri ve gereken diğer kablosuz protokollere sahip kablosuz ağ iletişim ağından oluşur” diyor. Utilus “akıllı direkleri” kurulduktan sonra, şehir yetkililerinin su sayaçları, vanalar ve devre kesiciler gibi yerel cihazları gerçek zamanlı olarak izleyip yönetebildiği bütünsel bir ağ oluşturmak için birbirleriyle iletişim kurabilir. Aynı zamanda, gerektiğinde görev açısından kritik altyapıya güç sağlayan bir mikro şebeke görevi görür. Utilus sistemi ayrıca sürekli çalışmayı sağlayan bir pil depolama sistemi ile donatılmıştır.

Mobileye otonom sürüş operasyonlarını hızlandırıyor

İsrailli sürücüsüz teknoloji şirketi Mobileye, sürücüsüz araçlarını Almanya genelinde kullanıma sunmak için yeşil ışık yaktı. Onay, araçları izlemek, onaylamak ve lisanslamakla görevli bağımsız bir kuruluş olan TÜV SÜD organizasyonu aracılığıyla geldi. Bu onay, Mobileye’nin Almanya’daki pilot aşamasını genişletmesinin ve Mobileye Drive donanımlı NIO ES8 SUV’leri ülkedeki tüm yollarda kullanmasının önünü açacak. Mobileye Drive, Kudüs merkezli şirketin otonom teknolojisinin şimdiye kadarki en gelişmiş versiyonu ve 13 kamera, altı çevre radarı, üç uzun menzilli Lidar ve altı kısa menzilli lidar dahil olmak üzere şirketin kendi gücüyle çalışan 360 derecelik bir sensör paketinden oluşuyor. Ayrıca, güvenliği artırmak için şirketin True Redundancy adını verdiği özelliği de içeriyor. Bu yaklaşım altında; kamera alt sistemi, radar/Lidar alt sisteminden bağımsız olarak çalışır ve esas olarak her bir alt sistemin diğerinin yedeği olarak hareket etmesine izin verir. Şirket, Almanya’da bugüne kadar Münih ve Darmstadt’taki ortaklarıyla sınırlı Hizmet Olarak Mobilite (MaaS) pilot uygulamaları yürütüyor. Ancak TÜV SÜD kararı, planlarını hızlandırmasına izin verecek. Onay, Almanya’nın 2021’de onaylayan mevzuattan sonra sürücüsüz araçlar için gerekli düzenleyici süreçleri etkinleştirmesiyle geldi. Mobileye’de otonom araçlardan sorumlu kıdemli başkan yardımcısı Johann Jungwirth: “Almanya’daki otonom araç teknolojisi testimizin genişletilmesinde TÜV SÜD’ün güvenilir desteğine müteşekkiriz. Bu, yeteneklerimizi tüketicilere, otomobil üreticilerine ve nakliye acentelerine göstermemizi sağlıyor” dedi.

Kripto endüstrisinde dolandırıcılık gündemdeydi

Düşen fiyatlar ve yüksek profilli iflasların hakim olduğu 2022 kargaşasına düşen mevduatlar, işten çıkarmalar ve bir dava eklenmesiyle kripto endüstrisinin sıkıntıları devam etti. Kripto borsası FTX’in çöküşünün sonuçları ve kurucusu Sam Bankman-Fried’e yöneltilen suçlamalar bu hafta sektöre ağır bir yük getirdi. Saldırıya uğrayanlar arasında personeli işten çıkaran Genesis Global Capital ve mevduatlarda büyük bir düşüş bildiren kripto odaklı Silvergate Bank da vardı. Bankman-Fried telefon dolandırıcılığı ve kara para aklama komplosu da dahil olmak üzere sekiz suçtan suçsuz olduğunu iddia etti. 30 yaşındaki, Alameda Araştırma hedge fonunu desteklemek, gayrimenkul satın almak ve siyasi amaçlara milyonlarca dolar bağışlamak için FTX müşterilerinin mevduatlarını yağmalamakla suçlanıyor. Bir başka kripto girişimcisi, Celsius Network’ün kurucusu ve eski CEO’su Alex Mashinsky de yasal bir savaşla karşılaştı. New York başsavcısı tarafından açılan yeni bir dava, Mashinsky’nin şu anda iflas etmiş kripto para ödünç verme platformunun kötüleşen sağlığını gizleyerek yatırımcıları dolandırdığını iddia ediyor. Davaya göre, Mashinsky 2021-2022 yılları arasında CEO iken, Celsius, Alameda Research’e yaklaşık bir milyar dolarlık kredi verdi. Dava, Mashinsky’nin New York’ta iş yapmasını yasaklamayı ve eyalet yasalarını ihlal ettiği için tazminat ödemesini istiyor. Phillips Policy Consulting LLC’nin kurucusu Todd Phillips, “Bu, bunun gibi kuruluşların diğer kurucuları için pruvada bir atış görevi görüyor” dedi. Bu arada, Silvergate Capital Corp, FTX çöküşünden korkan yatırımcıların 8 milyar dolardan fazla çekerek bankanın hisselerini yüzde 43’ten fazla düşürmesiyle Perşembe günü dördüncü çeyrek kriptoyla ilgili mevduatlarda keskin bir düşüş bildirdi. ABD’li bir avukat iflas mahkemesine, savcıların FTX’in Bahamalar merkezli FTX Digital Markets olarak bilinen işletmesine bağlı Silvergate ve Farmington State Bank’taki ABD banka hesaplarına el koyduğunu söyledi. Mahkeme kayıtlarına göre, Moonstone Bank olarak iş yapan Silvergate Bank ve Farmington State Bank’taki hesaplarda yaklaşık 143 milyon dolar vardı.

Seoul Robotics akıllı kavşak ağı kuracak

0
Seoul Robotics, Chattanooga İnovasyon Teslimi ve Performans Departmanı ve Chattanooga’daki Tennessee Üniversitesi’ndeki Kentsel Bilişim ve İlerleme Merkezi (CUIP) ile birlikte çalışıyor. 4.5 milyon dolarlık proje için fonlar Federal Karayolları İdaresi ve ABD Ulaştırma Bakanlığı tarafından sağlanıyor. 86 yeni akıllı şehir kavşağının inşası 2023 ile 2024 yılları arasında gerçekleşecek. Proje tamamlandığında, sistem şehrin tüm şehir merkezini kapsayan ve ABD’deki türünün en büyük IoT dağıtımını temsil eden 100’den fazla kavşağı yakalayacak. Seoul Robotics, kavşaklarda toplanan verilerden elde edilen içgörüleri kullanarak, şehirdeki elektrikli araç şarj noktaları için en iyi konumları belirlemenin yanı sıra emisyonları ve tıkanıklığı azaltmak için trafik yönetimini kolaylaştırmayı umuyor. Seoul Robotics iş geliştirmeden sorumlu başkan yardımcısı William Muller: “Chattanooga’daki çalışmalarımız, şehre ilişkin içgörülerden daha fazlasını sunacak. Emisyon yönetimi, yaya güvenliği, EV’ler ve daha fazlası için gerçek dünyaya ait, verilere dayalı bir test ortamı oluşturuyoruz. Bu ölçeklenebilir akıllı kavşak ağıyla, bugün ve gelecekte şehirleri dönüştürmek için kullanılabilecek en ayrıntılı 3 boyutlu verileri yakalayabiliyoruz” dedi. Proje, Seoul Robotics’in CUIP ile mevcut ortaklığına dayanıyor. Ortaklar daha önce 2019’da MLK Akıllı Koridor olarak adlandırılan türünün ilk örneği tescilli bir test yatağı oluşturmuştu. Bu proje, tüm hava koşullarında trafik ve yaya hareketlerini izlemek ve tahmin etmek ve olası kazaları meydana gelmeden önce belirlemek için lidar sensörlerini ve Seoul Robotics’in 3D algılama yazılımı SENSR’yi kullandı.

B2B otonom araç platformu finansman turunu tamamladı

B2B otonom araç platformu geliştiricisi Oxbotica, 140 milyon dolar topladı. Oxford merkezli firma, fonları dünya çapında “evrensel özerklik” yaratma hedefini ilerletmek için kullanmayı planlıyor. Oxbotica’nın CTO’su ve Kurucusu Paul Newman: “Oxbotica, işyerinden ve araç türünden bağımsız, güvenli ve sürdürülebilir özerklik sağlayan Evrensel Özerklik vizyonuyla sekiz yıl önce kuruldu. En iyi mühendislik yeteneği ve deneyimiyle, yapay zeka, robotik ve meta evrenin en iyilerini kullanarak müşterilerimiz, topluluklarımız ve gezegenimiz için değer yaratma taahhüdümüzü yerine getiriyoruz. Araçların işleyişinde insanın rolünü yeniden tanımlama konusundaki cesur vizyonumuzu paylaşan yeni yatırımcılarımıza hoş geldiniz diyoruz” dedi. Mayıs 2022’de Oxbotica, halka açık bir yolda Avrupa’nın ilk sıfır doluluk denemesini gerçekleştirdi. Oxbotica CEO’su Gavin Jackson: “Birinci sınıf yatırımcılardan gelen bu dönüm noktası niteliğindeki yatırım, tedarik zincirlerinde, endüstriyel sektörlerde ve şehirlerimizi boşaltmada sürekli ve acil talebin olduğu yerlerde sürücüsüz teknolojiyi uygulama stratejimizin muazzam bir doğrulamasıdır. Dünyanın daha güvenli, daha sürdürülebilir ve daha verimli hareket etmesini sağlamak için yatırımcılarımızın yanı sıra artan sayıda müşterimiz ve iş ortağımızla ortak bir amacı paylaşıyoruz. Güvenlerinden güç alıyoruz ve özerkliğin herkes için faydalarını hızlandırmak için hızla ilerliyoruz” dedi. Bu son finansman turuna katılan yeni yatırımcılar arasında Aioi Nissay Dowa Insurance Co., Ltd ve ENEOS Innovation Partners yer alıyor. Yeniden yatırım yapan mevcut hissedarlar arasında bp Ventures, BGF, Halma, Hostplus, Kiko Ventures (IP Group), Ocado Group, Tencent, Venture Science ve ZF bulunuyor.

Varlık izlemede Helium ağının yükselişi devam ediyor

Varlık izleme firması Trackpac, bağlantı için merkezi olmayan Helium ağını kullanacağını duyurdu. Kendisine “Halkın Ağı” adını veren Helium, dünya çapında bireyler tarafından yönetilen ve hızla büyüyen bir kablosuz ağdır. Bir etkin nokta dağıtarak, bireyler IoT ve/veya mobil cihazlar için bağlantı sağlayabilir ve HNT belirteçleri ile ödüllendirilebilir. Trackpac, anahtarlara, çantalara, dizüstü bilgisayarlara, çantalara veya başka herhangi bir şeye takılabilen küçük bir izleyici kullanılarak varlıkların izlenmesini sağlıyor. Trackpac’ın Kurucu Ortağı Neil Skoglund: “Önümüzdeki yıllarda çevrimiçi olacak fiziksel öğelerin hacmi akıllara durgunluk veriyor. Gözlükleriniz, çocuğunuzun bebek arabası veya bir müzedeki sanat eseri olsun, blockchain teknolojisinin başarmaya yardımcı olacağı bir sonraki dalga için büyük bir vizyonumuz var” ifadelerini kullandı. Trackpac: “Limandan limana taşınırken yüksek değerli gönderilerin ilerleyişini izlemek, forkliftleri, el arabalarını, paletleri ve paketleri güvenli ve sağlam tutmak veya kamyonet, scooter veya bisiklet filolarının konumunu denetlemek için çok sayıda fırsat sunuyor” diyor. Daha önce Trackpac, cihaz başına yıllık 400 dolar maliyetle 4G ağlarına güveniyordu. Helium’a geçiş yapan kullanıcılar, cihaz başına yılda yalnızca 40 dolar ödeyecek.

Son istihdam artışı teknoloji işleri için ne anlama geliyor?

ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun bildirdiğine göre, toplam ABD istihdamı Aralık 2022’de 223.000 artarak işsizlik oranını yüzde 3,5’e düşürdü. Haberlerin Amazon ve Salesforce gibi teknoloji şirketlerindeki işten çıkarma hikayeleriyle dolu olduğu bir zamanda gelmesi ise sürpriz oldu. İstihdamda önemli artışlar gören sektörler arasında eğlence ve konaklama, sağlık hizmetleri ve inşaat yer alıyor. Bu rakamlar, elbette, bilgi işçilerinden duvar ustalarına kadar geniş ve genel istihdamı yansıtıyor. Teknoloji profesyonelleri için çıkarımlar var, bu da uzmanlık alanlarındaki beceri eksikliklerinde herhangi bir azalma olmayacağını gösteriyor. Şirketler beceri eksikliklerini yapay zeka, robotlar ve dijital iş akışlarıyla azaltmayı veya telafi etmeyi seçseler bile, bu, bu tür sistemleri tasarlamak, inşa etmek, programlamak ve sürdürmek için gereken insanlar için daha fazla iş anlamına gelir. Legal and General America’da BT ve dönüşümden sorumlu kıdemli başkan yardımcısı  Raju Seetharaman: “Sürekli olarak kaliteli teknoloji kaynakları arıyoruz ve büyüme planlarımızı desteklemek için eleman alıyoruz. Şimdiye kadar sektörde gördüğümüz teknoloji işten çıkarmaları, pandemi sırasında ek sermaye mevcudiyeti ve benzersiz iş fırsatları ile yaratılan ek talebin bir sonucudur. Bu kısmen pandemi öncesi modele dönüşten ve ayrıca küresel yavaşlamadan kaynaklanmaktadır” diyor. O’Reilly Media’nın başkanı Laura Baldwin: “Teknoloji yeteneğine olan ihtiyaç artmaya devam ettikçe ve bu bireyler için mevcut arz ve talep arasındaki boşluklar şiddetlendikçe, vasıflı iş gücü açığı yakın gelecekte daha da kötüleşecek” diyor.

ReNew Power yenilenebilir varlıklarını satmak istiyor

Hindistan’ın en büyük özel yenilenebilir enerji projesi geliştiricilerinden biri olan ReNew Power, 1 gigawatt’tan fazla güneş ve rüzgar enerjisi projesi satmak istiyor. ReNew Power, 350 megavatlık güneş enerjisi ve 750 megavatlık rüzgar enerjisi varlıklarını satmak için Hindistan çapında faaliyet gösteren entegre bir elektrik şirketi olan Torrent Power ile görüşmelerde bulunuyor. Bu varlıkların işletme değerinin yaklaşık 1,2 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Ancak kaynaklara göre, Torrent Power’ın bu projeler için bağlayıcı olmayan bir teklif sunmasıyla değerleme görüşmeleri sürüyor. Torrent Power, enerji sektörü değer zincirinde faaliyet göstermekte. Bir dizi termik enerji projesine sahip olan şirket, birkaç şehirde bir dağıtım kuruluşu olarak yaklaşık 4 milyon tüketiciye hizmet vermektedir ve aynı zamanda iletim altyapısını işletmektedir. Şirket ayrıca bir gigavattan fazla yenilenebilir enerji kapasitesine sahip ve 715 megavatlık ek bir kapasite geliştiriyor. ReNew Power, ödenmemiş borcunu ödemek ve yeni girişimlere girmek için sermayeyi artırmak amacıyla varlıklarını satmaya çalışıyor. Şirket, yeşil bir hidrojen ekosistemi geliştirmek için Larsen & Toubro ve Indian Oil ile anlaştı. Ayrıca Mısır’da 8 milyar dolarlık bir yeşil hidrojen projesi kurmak için Elsewedy Electric ile ortaklık kurduğunu duyurdu. Şirket, enerji depolama çözümleri geliştirmek için AES ve Fluence ile birlikte çalışıyor. ReNew ayrıca güneş pili ve modül üretim tesisleri kurma planlarını da duyurdu.

Intel 4. nesil ölçeklenebilir Xeon işlemcileri ve yeni ürünlerini tanıttı!

0

Intel müşterilerine veri merkezi performansı, verimlilik, güvenlik ve yapay zekâ, bulut, ağ, uç ve dünyanın en güçlü süper bilgisayarları için yeni yeteneklerde büyük bir artış sağlayan 4. Nesil Intel Xeon Ölçeklenebilir işlemciler, Intel Xeon CPU Max Series ve Intel Veri Merkezi GPU Max Series’i tanıtarak, şirketin tarihindeki en önemli ürün lansmanlarından birini gerçekleştirdi.

4. Nesil Xeon Ölçeklenebilir İşlemciler

Intel’in en sürdürülebilir veri merkezi işlemcileri olan 4. Nesil Intel Xeon Ölçeklenebilir işlemciler, müşterilere gücü ve performansı yönetmek için bir dizi özellik sunarak, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak için CPU kaynaklarının optimum kullanımını sağlıyor. 

Intel Başkan Yardımcısı ve Veri Merkezi ve Yapay Zekâ Grubu Genel Müdürü Sandra Rivera;

“4. Nesil Xeon Ölçeklenebilir işlemciler ve Max Series ürün ailesinin piyasaya sürülmesi, Intel’in geri dönüşü hızlandırma, veri merkezi liderliği yolumuzu yeniden açma ve ayak izimizi yeni alanlarda büyütmede son derece önemli bir âna karşılık geliyor.

Intel’in 4. Nesil Xeon ve Max Series ürün ailesi, müşterilerin asıl isteğini -gerçek dünya gereksinimleri için güvenli bir ortamda lider performans ve güvenilirlik- yerine getiriyor ve değer elde etme süresini kısaltarak inovasyon hızlarını artırıyor.” dedi.

4. Nesil Xeon ailesi, piyasadaki ve bugün müşterilerin elindeki tüm diğer veri merkezi işlemcilerinin aksine, Intel’in amaca yönelik ve iş yükü öncelikli stratejisi ve yaklaşımını önemli ölçüde genişletiyor.

En Yerleşik Hızlandırma ile Lider Performans ve Sürdürülebilirlik Avantajları 

Bugün piyasada kurulu 100 milyonu aşkın Xeon bulunuyor. Yeni “hizmet olarak” iş modelleri dahil BT hizmetlerini çalıştıran şirket içi sunuculardan internet trafiğini yöneten ağ ekipmanlarına, uçta kablosuz baz istasyonu bilişimine ve bulut hizmetlerine kadar.

On yıllarca yıllık veri merkezi, ağ ve akıllı uç inovasyonu ve liderliğini temel alan yeni 4. Nesil Xeon işlemciler, müşterilerin yapay zekâ, analitik, ağ oluşturma, güvenlik, depolama ve HPC’deki en önemli bilişim güçlüklerinin üstesinden gelmesi için, dünya üzerindeki tüm CPU’ların en fazla yerleşik hızlandırıcılarıyla lider performansı sağlıyor.

4.Nesil Xeon müşterileri, önceki nesillere kıyasla yerleşik hızlandırıcıları kullanırken hedeflenen iş yükleri için watt başına ortalama 2.9 kat performans verimliliği artışı, minimal performans kaybıyla optimize güç modunda 70-watt’a kadar güç tasarrufu ve yüzde 52 ila yüzde 66 daha düşük toplam sahip olma maliyetinden (TOC) yararlanmayı bekleyebilir.

Sürdürülebilirlik

4. Nesil Xeon’daki yerleşik hızlandırıcıların geniş kapsamı, Intel’in platform seviyesinde güç tasarrufu sunarak, ilave ayrık hızlandırma ihtiyacını azaltmasını ve müşterilerimizin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına yardımcı olmasını sağlıyor.

Ayrıca yeni Optimize Güç Modu, seçili iş yükleri için yüzde 5’ten daha düşük performans etkisiyle yüze 20’ye kadar güç tasarrufu sağlayabiliyor. Hava ve sıvı soğutma alanındaki yeni inovasyonlar, toplam veri merkezi enerji tüketimini daha da azaltıyor. 4. Nesil Xeon’u üretmek için Intel tesislerinde en son teknoloji ürünü su ıslahıyla en az yüzde 90 oranında yenilenebilir enerji kullanıldı.

Yapay Zekâ

4. Nesil Xeon işlemciler önceki nesle kıyasla, yapay zekâda, yerleşik Intel Advanced Matrix Extension (Intel AMX) hızlandırıcıları ile 10 kata kadar daha yüksek PyTorch gerçek zamanlı çıkarım ve eğitim performansı elde ediyor.

Intel’in 4. Nesil Xeon’u, geniş bir dizi yapay zekâ iş yükünde çıkarım ve eğitim için yeni performans seviyelerine olanak tanıyor. Xeon CPU Max Series ise, doğal dil işleme içi bu yetenekleri genişleterek, müşterilerin büyük dil modellerinde 20 kata kadar hız artışı yakalayabilmesini sağlıyor.

Intel’in yapay zekâ yazılım paketi, geliştiricilere tercih ettikleri yapay zekâ aracını kullanma olanağını tanırken, üretkenliği artırıyor ve yapay zekâ geliştirme süresini hızlandırıyor. İş istasyonundan taşınabilen bu paket, bulutta ve uca kadar her yerde ölçeklenebiliyor.

Ve bu, her iş segmentindeki en yaygın yapay zekâ kullanım durumlarında 400’den fazla makine öğrenmesi ve derin öğrenme yapay zekâ modelleriyle doğrulandı.

Ağ Oluşturma 

4. Nesil Xeon; yüksek performanslı, düşük gecikmeli ağ ve uç iş yükleri için özel olarak optimize edilen bir işlemciler ailesini sunuyor. Bu işlemciler, telekomünikasyon ve perakendeden üretim ve akılı şehirlere kadar birçok sektör için daha yazılım tanımlı bir geleceğe götüren temelin kritik bir bileşenidir.

5G çekirdek iş yükleri için, yerleşik hızlandırıcılar aktarım hızını artırmaya ve gecikme hızını azaltmaya yardımcı olurken, güç yönetimindeki ilerlemeler ise platformun hem yanıtlama hızını hem de verimliliğini artırıyor. Ve 4. Nesil Xeon, önceki nesillere kıyasla iki kata kadar sanallaştırılmış radyo erişim ağı (vRAN) kapasitesini güç tüketimini artırmaksızın sunuyor. Böylece iletişim hizmeti sağlayıcıları; kritik performans, ölçeklendirme ve enerji verimliliği ihtiyaçlarını karşılamak için, watt başına performansı iki katına çıkarabiliyor.

Yüksek Performanslı Bilişim

4. Nesil Xeon ve Intel Max Series ürün ailesi, HPC ve yapay zekâdaki zorlu bilişim iş yükleri için CPU ve GPU’yu oneAPI’nin açık yazılım ekosistemine entegre eden ölçeklenebilir ve dengeli bir mimariyle dünyanın en zorlu sorunlarını çözmeye olanak tanıyor.

Yüksek bant genişlikli belleğe sahip ilk ve tek x86 tabanlı işlemci olan Xeon CPU Max Series, birçok HPC iş yükünü kod değişiklikleri yapmaya gerek kalmaksızın hızlandırıyor. Intel’in en yüksek yoğunluklu işlemcisi olan Intel Veri Merkezi GPU Max Series, farklı müşteri ihtiyaçlarına cevap veren çeşitli form faktörlerinde sunulacak.

Xeon CPU Max Series, paket üzerinde 64 gigabayt yüksek bant genişlikli bellek (HBM2e) sunarak, HPC ve yapay zekâ iş yükleri için veri aktarım hızını önemli ölçüde artırıyor. Xeon CPU Max , üst düzey 3. Nesil Intel® Xeon® Ölçeklenebilir işlemcilere kıyasla enerji ve topraklama sistemleri modellemesi gibi gerçek dünyadaki pek çok uygulamada 3,7 kat kadar daha fazla performans sağlıyor.

Ayrıca Veri Merkezi GPU Max Series, 100 milyardan fazla transistörü 47 karolu bir pakette toplayarak, fizik, finansal hizmetler ve yaşam bilimleri gibi zorlu iş yükleri için yeni aktarım hızı seviyeleri sağlıyor. Xeon CPU Max Series ile eşleştirildiğinde, kombine platform LAMMPS moleküler dinamik simülatörünü çalıştırırken önceki nesilden 12,8 kat daha yüksek performansa ulaşıyor.

Bugüne Kadarki En Zengin Özellikli ve Güvenli Xeon Platformu

Intel’in bugüne kadarki en büyük platform dönüşümünü temsil eden 4. Nesil Xeon, hızlandırma mucizesi olmasının yanında, tek pakette dörte kadar Intel 7 yapılı karoyu birleştiren, Intel EMIB’i (yerleşik çok kalıplı ara bağlantı köprüsü) kullanarak bağlantı kuran ve DDR5 ile daha yüksek bellek bant genişliği, PCIe5.0 ile daha yüksek I/O bant genişliği ve Compute Express Link (CXL) 1.1 ara bağlantıyı da içeren yeni özellikler sunan bir üretim başarısıdır.

Her şeyin temelinde güvenlik yatıyor. Intel, 4. Nesil Xeon ile endüstrideki tüm veri merkezi silikon sağlayıcıları arasında en kapsamlı gizli bilişim portföyünü sunarak, veri güvenliğini, mevzuata uygunluğu ve veri bağımsızlığını ileri seviyelere taşıyor.

Intel; özel, genel ve buluttan uca ortamlarda gizli bilişim için günümüzün en küçük saldırı yüzeyini sağlayan Intel® Software Guard Extensions (Intel® SGX) ile veri merkezi bilişimi için uygulama yalıtımı sunan tek silikon sağlayıcısı konumunu koruyor.

Bunun yanında, Intel’in yeni sanal makine (VM) izolasyon teknolojisi ve mevcut uygulamaları gizli bir ortama taşımak için ideal olan Intel Trust Domain Extensions (Intel® TDX); Microsoft Azure, Alibaba Cloud, Google Cloud ve IBM Cloud ile piyasaya sürülecek. Son olarak, 4. Nesil Xeon’un modüler mimarisi, Intel’in ana akım genel amaçlı SKU’lardan bulut, veritabanı ve analitik, ağ, depolama ve tek soketli uç kullanım durumları için amaca yönelik SKU’lara kadar müşteri kullanım durumları ya da uygulamaları için hedeflenen yaklaşık 50 SKU’da geniş bir dizi işlemci sunmasına olanak tanıyor.

4. Nesil Xeon işlemci ailesi İsteğe Bağlı özelliğine sahip ve müşterilerin gerçek dünyadaki gereksinimlerini karşılayan hedef kullanım durumları ve form faktörleri için uygun olan çekirdek sayısı, frekans, hızlandırıcı karışımı, güç ve bellek verimi açısından farklılık gösteriyor.

LEADPORT, 25 milyon değerleme üzerinden yatırım aldı

0

Dijital kanallardan gelen potansiyel müşterilerin en verimli şekilde yönetilerek, şirketlerin satışlarını arttırmalarına ve büyümelerine yardımcı olmayı hedefleyen Leadport, ŞirketOrtağım Melek Yatırımcı Ağı öncülüğünde iş dünyasının önde gelen melek yatırımcılarından 25 Milyon TL değerleme üzerinden ilk tur yatırımını aldı.

“Altın Arama” özelliği sayesinde, müşteri adayı, ihtiyacını online olarak ilettiği anda, şirket yetkilisinin anında müşteriyle telefonda görüşmesini sağlayan, Bilişim Vadisi teknoloji geliştirme merkezinde hayat bulan ve %100 yerli ve milli bir girişim olan Leadport; 25 Milyon TL değerleme üzerinden ilk tur yatırımını aldı.

Bu yatırım ile 2023 yılında Türkiye’de büyümeyi amaçladıklarını ifade eden Leadport Kurucusu Alper Barut, “MVP test süreçlerinde, Leadport kullanan şirketlerin, potansiyel müşterilerden (Lead’lerden) gelen satışlarını 6 kat arttırdığını, Leadport’a yapılan yatırımın şirketlere 80 kat olarak geriye döndüğünü ve şirketin gelecek hedefinde hem yurt içinde hem de yurt dışında ölçeklenmek olduğunu açıkladı.

ŞirketOrtağım Melek Yatırımcı Ağı Başkanı Mehmet Buldurgan ; “Dünya’da müşteri adayı üretmek için yaklaşık 150 milyar dolar dijital reklam harcaması yapıldığını ama bu lead’lere ilk temas süresinin ortalama 48 saat olduğuna değinerek, Leadport’ un, saniyeler içinde yetkili kişi ile potansiyel müşteriyi buluşturmasının çok önemli bir soruna çözüm sunduğunu paylaştı. Ayrıca, Türkiye’nin eMobilite alanındaki güzide girişimi Eşarj firmasının da kurucu ortağı olan Alper Barut’un tecrübeli bir girişimci olmasının ve ilk girişimin çoğunluk hisselerinin Enerjisa Enerji tarafından satın alınmış olmasının yatırım kararlarında etkili olduğunu ifade etti. Ayrıca, yatırım kararlarından hemen sonra; Leadport’un Sabancı Topluluğu’nun girişimcilik programı Sabancı ARF’ın 544 girişim başvurusu arasından seçtiği 14 girişimden birisi olmasının, yatırım kararlarının ne kadar doğru olduğunun bir göstergesi olduğunu belirtti.

Leadport mobil uygulaması, telefon görüşmeleri dahil olmak üzere tüm müşteri takip süreçlerini dijitalleştirerek, hem uzaktan çalışma ekiplerine kolaylık sağlıyor, hem de telefon görüşme kayıtlarının analizi sayesinde, başarılı sonuçlara nasıl ulaşıldığını net bir şekilde ortaya koyarak, satış analitiği ve veriye dayalı satışa ön ayak olarak şirketlerin gelirlerini arttırmalarına, büyümelerine yardımcı oluyor.

Harvard Business Review’de yayınlanan çalışmanın sonuçları gösteriyor ki; Lead oluştuktan sonra, satış yetkilisiyle 5 dakika içinde anlamlı bir konuşma yapan potansiyel müşterilerin, ürün veya hizmetleri satın alma oranı ortalama 4 kat artıyor. Yine aynı çalışmada, müşteri adaylarına (Lead’lere) yapılan satışların yüzde %80’inin 5 ila 12 takip araması sonuncunda gerçekleştiği ölçülüyor.

Faruk Kocabaş MediaMarkt Türkiye CEO’su oldu

Mediamarkt Türkiye’de CEO’luk görevine Faruk Kocabaş getirildi. Faruk Kocabaş 1 Şubat itibariyle CEO’luk görevini Yenal Gökyıldırım’dan devralacak.

Faruk Kocabaş MediaMarkt Türkiye CEO’su Oldu

MediaMarkt Türkiye ailesine 2016 yılında Satınalmadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi (CPO) olarak katılan ve sonrasında görevine Ticaretten Sorumlu İcra Kurulu Üyesi (CCO) olarak devam eden Faruk Kocabaş, markanın pazar liderliği yolculuğunda büyük katkılarda bulundu. Faruk Kocabaş, MediaMarkt Türkiye’de strateji, kategori yönetimi, satın alma, fiyatlandırma, satış sonrası operasyonlar, lojistik, talep planlaması ve ticari pazarlamadan sorumlu olarak görev yapmaktaydı. Uluslararası şirketlerdeki uzun kariyeri boyunca her zaman başarılı işlere imza atan ve Türkiye’de Türk Philips Ticaret A.Ş. ve TP Vision Elektronik Ticaret A.Ş.’de, Hollanda’da Philips Consumer Lifestyle BV ve MMD Monitors & Displays Nederland BV’de üst düzey görevler üstlenen Faruk Kocabaş, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu, evli ve bir çocuk babasıdır. Faruk Kocabaş ayrıca Zincir Mağazalar Derneği’nin Yönetim Kurulu Üyesidir.

Başarılarla dolu bir dönem

MediaMarkt Türkiye İcra Kurulu Başkanı ve MediaMartSaturn Perakende Grubu’nda 12 farklı ülkeden sorumlu olarak Global İcra Kurulu Üyesi ve Holding COO’su olarak görev yapan Yenal Gökyıldırım, başarılarla dolu 8 yıllık Mediamakt yolculuğunda ülke organizasyonlarının yeniden yapılanmasını yöneterek, şirketin büyüme ve dönüşüm stratejisini kurguladı. Türkiye’nin en çok tercih edilen çok kanallı elektronik perakendecisi olma vizyonunun kurucusu olan ve bu vizyonun etkin bir şekilde hayata geçirilmesinde kurduğu liderlik takımı ile başarılı bir dönüşüm yaratan Yenal Gökyıldırım, sektöründe pazar lideri konumundaki MediaMarkt Türkiye CEO’luğunu, liderlik takımında uzun süredir beraber görev yaptığı Faruk Kocabaş’a devrediyor.

SOCAR Türkiye Ar-Ge dünyada bir ilke imza attı

0
SOCAR Türkiye, Ar-Ge ve İnovasyon çalışmalarıyla, dünyada İnovasyon Yönetim Sistemi Belgesi’ni endüstride alan ilk şirket oldu. Sürdürülebilir kurumsal inovasyon yönetimini tescilleyen bu belge, SOCAR Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon A.Ş. Genel Müdürü Bilal Guliyev‘e, 9. Ar-Ge ve Tasarım Merkezi ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Zirvesi’nde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tarafından verildi.

ISO 56002 İnovasyon Yönetim Sistemi Belgesi alan ilk şirket!

SOCAR Türkiye, komitede Türkiye adına aktif rol alarak ISO 56002 İnovasyon Yönetim Sistemi standardının hazırlanma sürecine büyük katkı sağladı. Paydaş fikirlerini etkin değerlendirerek inovasyonun bir kurum kültürü olmasını destekleyici sistemler hayata geçiren SOCAR Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon A.Ş., bu standardın hazırlanma ve uygulama sürecinde gösterdiği başarı ile Türkiye ve dünyada öncü oldu. Türkiye’de inovasyon ve kalite yönetim sistemleri alanında önemli bir kilometre taşı olan bu başarı sonraki çalışmalar için de ilham verici oldu. Belgeyi takdim eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, endüstride İnovasyon Yönetim Sistemi belgelendirmesini dünyada ilk alan firma olan SOCAR Türkiye’yi inovasyona verdiği önemden dolayı tebrik etti. SOCAR Ar-Ge ve İnovasyon Merkezi, Petkim’in 51 yıllık Ar-Ge tecrübesini tüm gruba yaymak üzere Aralık 2019’da kuruldu. SOCAR Ar-Ge’nin kuruluş amacında SOCAR Türkiye’nin tüm paydaşları için yenilikçi, sürdürülebilir, çevre dostu ve pazar odaklı ürün, süreç, katalizör ve dijital teknolojiler üretmek, üretim süreçlerini iyileştirmek ve geliştirmek yer alıyor. SOCAR Ar-Ge ve İnovasyon Merkezi’nde yürütülen 39 proje bulunuyor. SOCAR Ar-Ge ve İnovasyon Merkezi, 5 projesiyle Avrupa Birliği tarafından fonlanmaya hak kazandı.

Türk Telekom’dan girişim ekosistemine Silikon Vadisi’nden destek

0
Türk Telekom, Kurumsal Girişim Sermayesi Şirketi TT Ventures ile yerli girişim ekosistemini globale taşıyacak çalışmalarını ABD’nin San Francisco şehrinde açtığı TT Ventures Ofisi ile sürdürüyor. Silikon Vadisi’nde yer alan TT Ventures Ofisini ziyaret eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TT Ventures’ın hem Türkiye’de hem de ABD’de girişim ekosistemine yönelik gerçekleştirdiği faaliyetler hakkında TT Ventures Genel Müdürü Muhammed Özhan’dan bilgi aldı.

Yerli girişimleri globalde bilinir hale getireceğiz

TT Ventures Genel Müdürü Muhammed Özhan, San Francisco’daki TT Ventures Ofisi ile, destekledikleri girişimleri uluslararası anlamda bilinir kılmayı ve güçlü girişimler çıkarmayı amaçladıklarını, söz konusu ekosistemi yakından gözlemlemek ve fırsatları takip etmek adına çalışmalar gerçekleştirdiklerini kaydetti. Özhan, “Dünyada adından söz ettiren birçok yenilikçi markanın doğduğu ve geliştiği Silikon Vadisi’ndeki ofisimizle, global alandaki güncel gelişmeleri takip etmeyi, yerli girişim ekosistemimizdeki gücümüzü buradaki fırsatlarla harmanlamayı amaçlıyoruz. Global anlamda önemli işlere imza atmanın bir yolu da girişim ekosistemini desteklemekten ve dünyaya tanıtmaktan geçiyor. Bu anlamda San Francisco’daki ofisimizle hem Türkiye’de doğan girişimleri dünya ile buluşturacağız hem de buradaki tecrübeyle kendi girişim ekosistemimize güç katacağız” dedi. PİLOT mezunları ABD yolunda TT Ventures, PİLOT yurt dışı programı kapsamında BootUP firması ile seçilecek girişimlere destek verecek. PİLOT programı kapsamında seçilecek girişimlere; Amerika programı içerisinde iş geliştirme, yatırımcı ağına erişim, mentorluk ve koçluk başta olmak üzere kendi faaliyet gösterdikleri alanlarda özelleştirilmiş bir program ile destek olunacak. PİLOT mezunu girişimlere 20 milyon dolar yatırım Girişimcilik ve yeni teknolojilere yönelik inovatif fikirlerin ana merkezi sayılan Silikon Vadisi’ndeki ofisin yerli ekosistemi de güçlendireceğini belirten Özhan, TT Ventures çatısı altında faaliyet gösteren girişim hızlandırma programı PİLOT’u tamamlayan ve dünyanın birçok bölgesinde faaliyet gösteren girişimlerin yerel ve global yatırımcılardan 20 milyon dolara yakın yatırım aldıklarını hatırlattı. TT Ventures Girişim Sermayesi Yatırım Fonunu da hayata geçirdiklerini ifade eden Özhan, TT Ventures ile bugüne kadar sağlık, enerji, eğitim, yapay zekâ ve telekomünikasyon alanında faaliyet gösteren 13 şirkete yatırım yapıldığını açıkladı.