Uber sürücüsü otonom araçta film seyrederken yayayı öldürdü

0

Otonom araç teknolojilerini tanıtırken en çok kullanılan imge olan, otomobil hareket halindeyken sürücünün film seyretmesi fantezisi gerçek oldu ama sonu hiç de iyi bitmedi.

Hulu seyreden şoför

Uber’in Volvo ile beraber geliştirdiği otonom sürüş teknolojisini test eden sürücü, araç hareket halindeyken aracın kontrolünü bırakıp online yayın servisi HULU’dan film seyretmeye başlayınca, korkunç bir kaza yaşandı.

Kısa süre önce gerçekleşen kazada bir yayaya çarpan otonom araç, ne yazık ki yayanın ölümüne neden oldu. Medyada büyük yer kaplayan olayda kazanın sorumlusunun kim olduğuna dair da önemli tartışmalar yaşandı.

Polis şimdi olay hakkındaki 318 sayfalık raporunu tamamladı ve polis raporuna göre, aracın teknolojisine güvenen test sürücüsü Hulu servisinden film seyrederken kaza gerçekleşti. Test sürücüsü ise yaşanabilecek kazaları önlemek için direksiyon başındayken film seyretmeye daldığı için, yayaya çarpmak üzere olduğunu görüp frene basamadı.

Bu olay nedeniyle şimdi şehir içinde otonom sürüş testlerinin iptal edilmesi bile gündeme gelebilir. Öte yandan Uber’in otonom araçlarının sürekli çarpışma riski yarattığını ve yayaları tanımadığına dair devamlı şikayetler geliyordu ve sırf bu yüzden Kaliforniya halkı Uber’in otonom araçlarının şehirden uzaklaştırlmasını istemiş, bu isteği kabul etmeyip şehir yönetiminin emrine uymayacağını açıklayan Uber’i federal hükumet uyararak şehirden uzaklaştırmıştı.

Güvenlik sızıntıları bankalara müşteri kaybettiriyor

0

Son yıllarda finansal hizmetler sektörünün ticari başarısı, gelişen teknolojilere karşın artan siber saldırılar nedeniyle tüketicilerin özellikle ödeme yöntemlerinde aradığı rahatlık ve güveni sağlamaktan geçiyor.

Parmak izi veya avuç izi taraması gibi yöntemlerle kimlik belirlemeye imkan sağlayan biyometrik güvenlik teknolojilerinin, tüketicilerin taleplerini karşılayacağı düşünülüyor. Bilişim güvenliği alanındaki dağıtım ve çözümleriyle pazarda lider konumda bulunan Komtera Teknoloji uzmanları, pek çok sektörde biyometrik güvenliğin doğru kullanımının, kimlik doğrulama yetersizliği gibi sorunları çözebileceğini belirtirken böyle bir kullanım için uygulanması gereken kriterleri paylaşıyor.

Müşterilerin %44’ü banka değiştirecek

Finansal teknoloji sektörünün son yıllardaki büyük gelişiminde tüketici davranışları ve ödeme şekilleri arasındaki değişimler paralel ilerliyor. Gemalto’nun bir anketine göre kişilerin %44’ü, bir güvenlik sızıntısı halinde bankasını değiştirebileceğini belirtiyor.

Aynı anket katılımcılarının %38’i ise bir bankanın kendisinin halihazırda müşterisi olduğu bankadan daha iyi servis sağlaması durumunda ona geçiş yapabileceğini söylüyor.

Bu durum, artan siber tehditlere karşı müşterileri tam olarak korurken aynı zamanda hiçbir şekilde pozitif kullanıcı deneyiminden de ödün vermemek gerektiğini ve başarılı bulunacak bir servisin rahatlık ve güvenin birleşiminden doğabileceğini gösteriyor.

Bu konuda çözüm olarak görülen ve parmak izi, avuç içi tarama gibi teknolojik yöntemlerle kimlik belirleyebilen biyometrik güvenlik teknolojileri aracılığıyla bir tıkla ödeme, avuç izi taramasıyla ATM’lerden para çekme olanağı, e-pasaport geçişlerinde biyometrik kimlik kullanma, selfie ile para transferi uygulaması gibi işlemler kolay ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilebiliyor.

Ayrıca biyometri ile kartlar için PIN kodu belirlemek veya onları temassız ödeme limitleriyle kullanmak gibi gereklilikler de tarihe karışıyor.

Türkiye’nin verisi, Türkiye’de kalıyor! (Video)

2016’da Gebze’deki veri merkezini hizmete açan Turkcell, bu yatırımlarına şimdi de İzmir ile devam ediyor. Veri merkezleri için dünya standardı olarak kabul edilen Tier 3 sertifikalarına sahip İzmir veri merkezi açılışı, 22 Haziran’da Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Binali Yıldırım’ın katılımıyla, Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça ve Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Turkcell, bu yeni veri merkeziyle Türkiye’nin en büyük veri merkezi ve bulut hizmetleri operatörü haline gelirken, Türkiye’nin bölgede veri merkezleri alanında global üs olma hedefini de sağlamlaştırıyor. Yeşil bina ve çevreye uyumlu olduğunu belgeleyen “Leed Gold” sertifikasıyla bu alanda tamamlanmış en önemli yatırımlar arasına giren Turkcell İzmir Veri Merkezi, 2400 metrekaresi beyaz alan olmak üzere 14 bin 500 metrekare kapalı alana sahip.

Turkcell İzmir için yeni veri merkezi açılışını gerçekleştirdi!

Biz de TechInside olarak, Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. İyi seyirler!

Uluslararası standartlara uygun olarak inşa edilen merkez, sunduğu ileri teknolojinin yanı sıra güvenliğiyle de dikkat çekiyor. Yapısal olarak deprem başta olmak üzere tüm afetlere karşı dayanıklı olarak inşa edilen, zemininde yerli üretim sismik izolatörlerin kullanıldığı Turkcell İzmir Veri Merkezi’nde Türkiye’nin verileri güvenle saklanacak. Önümüzdeki yıl Ankara’da ve sonrasında Çorlu’da açılması planlanan veri merkezleri ile birlikte Turkcell’in yeni nesil veri merkezleri için yatırım yaptığı il sayısı 4’e yükselmiş olacak.

Turkcell, Dudullu, Kartal, Maltepe, Yenibosna, Davutpaşa ve Ankara Söğütözü’nde yer alan 7500 metrekare beyaz alanın (satılabilen, kullanılabilen sistem odası) yanı sıra Gebze’de 10 bin metrekare beyaz alanla Türkiye’nin en büyük veri merkezi işletmecisi konumunda. İzmir ile beyaz alan kapasitesine 2400 metrekare daha ekleniyor. 2019’da Ankara’da açılması planlanan veri merkezi ile 12 bin metrekare ve 2020’de Çorlu’daki Avrupa Veri Merkezi ile 6000 metrekare beyaz alan daha açılmış olacak. Turkcell’in böylece beyaz alan kapasitesi toplamda 37 bin 900 metrekareye ulaşacak. Bunlardan Ankara ise toplam 43 bin metrekare kapalı alanıyla Türkiye’nin en büyük veri merkezi olmaya hazırlanıyor. Çorlu ise Turkcell’in veri merkeziyle ekonomisini ve istihdamını canlandırmayı hedeflediği lokasyonlardan bir diğeri.

Sürücüsüz servis otobüsü göreve başlıyor

0

Sürücüsüz servis otobüsü FLEX, Avustralya’da hizmete başlıyor. Sürücüsüz servis otobüsü, 5 yıl boyunca yolcuların ulaşım hizmetini karşılayacak.

Sürücüsüz servis otobüsü için online randevu

Güney Avustralya’daki Tonsley İnovasyon Bölgesi’nde, kamu yollarında özerk araç testleri başlıyor. Sürücüsüz kamu elektrik servisi için beş yıllık bir anlaşmaya varılmış durumda. Navya Arma Flinders Express (FLEX) elektrik servisi, 30 km’ye varan hızlarda hizmet verecek. Ayrıca bu otobüs, 15 yolcu taşıyabilecek.

Yapılan açıklamaya göre FLEX, haftaiçi 10:00 – 14:00 saatleri arasında çalışacak. Bu servisi kullanabilmek için yolcular, internet üzerinden online randevu alabilecek.

FLEX için birçok endüstri şirketi tarafından destek sağlandı ve toplamda 4 milyon dolarlık bir yaırım alındı. Flinders Üniversitesi’ne göre, otonom elektrikli araçlar için küresel pazar 2050 yılında 7 milyar dolara ulaşacak.

Kripto ATM havalimanına kuruldu

0

Son dönemde kripto ATM sayısında önemli bir artış yaşanıyor. Özellikle Bitcoin ATM ile başlayan bu süreçte ciddi bir ilerleme yaşandı. Son olarak kripto ATM bir havalimanına kuruldu.

Schiphol Havalimanı’nda kripto ATM

Yurtdışı seyahatlerinde yaşanan en büyük sorunlardan birisi; elinizdeki parayı o ülkenin para birimine dönüştürmek oluyor. Schiphol Havalimanı, bu konuda oldukça yenilikçi bir adım atarak, yolcuların ellerinde kalan paraları kripto paraya dönüştürebileceği bir ATM’yi hizmete açtı. Bu ATM ile yolcular, Euro gibi para birimlerini BTC ve ETH’ye dönüştürebiliyorlar.

Schiphol Havalimanı Tüketim Ürünleri ve Hizmetleri bölüm müdürü Tanja Dik, bu ATM’lerin şu an için deneme aşamasında olduğunu belirtiyor. Giden ve gelen yolcular için 3 farklı noktaya yerleştirilen ATM’ler, 6 ay boyunca test edilecek. Yolcuların ATM’lere ilgisinde göre bu hizmet ya tamamen kaldırılacak ya da daha fazla ATM yerleştirilecek.

Schiphol bu konuda her ne kadar ilk olmasa da kripto para piyasası için oldukça önemli bir adım atmış oldu. Daha önce Avustralya’da Brisbane Havalimanı, bünyesinde bulunan tüm mağazaların kripto para kabul edeceğini açıklamıştı.

Instagram siber zorbalığın merkezi oldu

0

500 milyondan fazla kullanıcıyı koruyan güvenlik yazılımları şirketi Bitdefender Antivirüs’ün Gençler ve Çevrimiçi Tehditler Raporu, gençlerin sosyal medyada maruz kaldığı siber zorbalığın boyutunu ortaya çıkarıyor.

Siber zorbalık yeni sorunumuz

Araştırmaya göre, her 10 Amerikalı gençten 3’ü siber zorbalık ile baş etmeye çalışıyor. Gençler en çok Instagram’da siber zorbalık ile karşı karşıya kalırken, onun ardından sırasıyla Facebook, Snapchat, Kik ve Youtube siber zorbalığın en çok görüldüğü diğer platformlar olarak öne çıkıyor. Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, siber zorbalığa karşı çocukları, gençleri ve ebeveynleri uyararak tavsiyelerde bulunuyor.

Instagram %40 İle Siber Zorbalığın En Çok Görüldüğü Platform

Bitdefender Antivirüs’ün araştırması, siber zorbalığın en yaygın olduğu platformun %40 ile Instagram olduğunu gözler önüne seriyor. En çok hedef alınan kesim ise 14 ile 16 yaş arası gençler olarak belirlenirken katılımcıların yarısı zorbalıkla karşılaşan arkadaşlarının da olduğunu belirtiyor. Siber zorbalığın Instagram’dan sonra en çok görüldüğü platformlar %31 ile Facebook ve Snapchat, %27 ile Kik ve %21 ile Youtube olarak öne çıkıyor. Kik’te en çok 14 ile 16 yaş arasındaki gençler, Facebook, Whatsapp ve Pinterest’te ise en çok 12 ile 14 yaş arası çocuklar siber zorbalığa maruz kalıyor.


Siber Zorbalığa Karşı 7 Önemli Tavsiye

Gençlerin psikolojilerinin bozulmasının dışında, ebeveynler için de çocuklarının siber zorbalıktan etkilendiğini görmek üzücü oluyor. Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, siber zorbalığa maruz kalma riskine karşı 7 önemli tavsiyede bulunuyor.

1. Tanımadığınız kişilerden gelebilecek istenmeyen yorumları ve mesajları önlemek için profillerinizi gizli hale getirin.

2. Beğeni ya da yorum almak için #like4like, #followme, #tbt, #followforfollow #instagood, #instadaily #picoftheday veya #tagforlikes gibi zorbaların dikkatini daha çok çekebilecek hashtaglerle fotoğraf paylaşmayın.

3. Sizi veya başkasını hedef alan bir siber zorba ile karşılaştığınızda bu kişiyi engelleyin ve şikayet ederek bildirin.

4. Siber zorbalardan gelen herhangi bir çevrimiçi veya çevrimdışı mesaja cevap vermeyin.

5. Zorbalığa ortak olmamak için size gönderilen ve zorbalık içeren herhangi bir mesajı başkalarına iletmeyin.

6. Siber zorbaların sistemlerinize izinsiz erişmesini sağlayacak casus yazılımlara karşı ödüllü bir antivirüs yazılımı kullanın.

7. Önlemlere karşın böyle bir sorun yaşanırsa, çocuklarınızı sevginizle destekleyerek moral verin ve birlikte daha çok zaman geçirin. Onlara elinizden geldiğince özgüven aşılayarak internette karşılaşabilecekleri bu tür vakalardan etkilenme ihtimallerini en aza indirin.

Uber elektrikli otomobili teşvik ediyor

0

Uber, şoförlerinin elektrikli otomobil kullanması için yeni bir teşvik kampanyası başlattı.

Sürücülere destek

Elektrikli araçların fiyatlarının yüksek olması ve şarj problemleri nedeniyle taksi sürücülerinin elektrikli otomobilleri tercih etmediğinin farkında olan Uber, şimdi kendi sürücüleri için daha düşük komisyon ücretleri, nakit para desteği ve farklı uygulama yetenekleri sunacağını açıkladı.

Uber’in EV Champions ismini verdiği pilot program şimdilik ABD’nin yedi şehrinde hizmete girecek. Bu şehirler ise Austin, Los Angeles, Montreal, Sacramento, San Diego, San Francisco ve Seattle… 

Pilot program başarılı olursa, Uber elektrikli araç destek programını dünya çapında yaygınlaştırmayı planlıyor.

Microsoft yapay zeka startup’ını satın alıyor

0

Yazılım devi Microsoft, yapay zeka alanında faaliyet gösteren bir startup’ı satın aldığını duyurdu.

Yapay zeka ve eğitim

Berkeley’de kurulu olan küçük bir şirket olan Bonsai’nin çalışma alanı ise eğitim alanında yapay zeka uygulamaları. Farklı eğitim modellerini destekleyen yapay zeka uygulamaları geliştiren şirketin teknolojisi bundan sonra Microsoft’un olacak. 

Microsfot’un ise özellikle LinkedIn nedeniyle, online eğitim konusunda önemli atılımlar yapmaya çalıştığı biliniyordu. Bonsai’nin teknolojisini LinkedIn eğitimleriyle birleştirdiğini görmek sürpriz olmayacak.

 

Disney’in Fox teklifi 71.3 milyar dolara çıktı

0

Fox kimin olacak? Dev TV kanalını satın almak için artırmaya giren Disney ve Comcast sürekli fiyat artırıyor.

Herkes Fox’u istiyor

Comcast’ın 60 milyar doları geçen teklifinin ardından şimdi de Disney fiyatı artırdı ve 71.3 milyar dolarlık yeni teklifini açıkladı.

Fox’u satın almak Disney için önemli çünkü ünlü içerik üreticisi bir süredir yayıncılık alanına girmek istiyordu ve bunun için de Netflix gibi ücretli abonelikle online yayın seçeneği için hazırlanıyordu.

Fox’u satın almasıyla dev içerik üreticisi şimdi içeriklerini sürekli izleyicilere ulaştırıp reklam ve abonelik geliri elde edebileceği sağlam bir alt yapıya kavuşmuş olacak.

 

Yapay zeka Türki dilleri artık daha iyi anlayacak

2

Bilgisayar çevirileri, sesli yanıt sistemleri, sesli asistanlar, özetleme, soru cevap, aramalarda bilgi getirimi gibi pek çok işlevi mümkün kılan ve üzerinde yaklaşık 50 yıldır yapılan araştırmalarla sürekli geliştirilen Doğal Dil İşleme (Natural Language Processing – NLP), gittikçe dijitalleşen dünyanın olmazsa olmazlarından birini oluşturuyor.

Türkçe’yi anlamak zor

Doğal Dil İşleme çalışmalarının bir sonucu olarak her gün milyonlarca insan tarafından kullanılan cep telefonları, bilgisayarlar, tabletler; yazılanı ve söyleneni anlıyor, arama motorları ‘Bunu mu demek istemiştiniz’ diye soruyor, hatta yazım hatalarını gideriyor, aranılan konuyla ilgili seçenekler sunuyor. Tüm bu işlemlerin arkasında en geniş tanımıyla; farklı dillerdeki metinlerin ve seslerin bilgisayar tarafından algılanarak çözümlenmesi ve işlenmesi olan Doğal Dil İşleme yatıyor. Ancak otomatik çevirilerde sıkça rastlandığı gibi, özellikle Türkçe gibi eklemeli dillerde zorluklar yaşanabiliyor. Bu zorlukları aşmak için ilk adım olarak, bu dillerdeki sözcüklerin yapısındaki kökün, eklerin ve bunların işlevlerinin doğru olarak bulunması gerekiyor.

Işık Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü, özellikle Türkçe ve Türki dillerde karşılaşılan bu sorunun çözümünde önemli bir adım atarak tüm Türki dilleri kapsayacak geniş bir çalışmanın ilk adımı olarak, Azerbaycan Türkçesi için ilk morfolojik çözümleyici olan MorAz’ı kullanıcıların hizmetine sundu. Otomatik çeviri gibi Doğal Dil İşleme çalışmalarında bir modül olarak kullanılabilen MorAz, açık kaynaklı olarakhttp://ddil.isikun.edu.tr/moraz/ adresinden araştırma amaçlı kullanılabiliyor.

MorAz hakkında bilgi veren Işık Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Solak, “Türki dillere yönelik morfolojik çözümleyici çalışmalarımızda Anadolu Türkçesi ve Azerbaycan Türkçesi ile ilgili kısmı tamamladık. MorAz, Azerbaycan Türkçesi için ilk morfolojik çözümleyici oldu. Bunu da açık kaynaklı olarak kullanıma sunduk. Bu çalışmalarla Türki diller arasında hesaplamalı karşılaştırmalar yapmak ve aralarındaki ilişkileri daha iyi anlamak mümkün olacak. Özellikle Türkçe gibi eklemeli diller, otomatik çeviri araçları için önemli bir zorluk oluşturuyor. Bu sorunu, en bilinen ve en çok kullanılan otomatik çeviri araçlarında bile Türkçeden ya da Türkçeye çevirilerde görebiliyoruz. MorAz’ı, Azerbaycan Türkçesi için bu sorunu ortadan kaldırmaya yönelik bir ilk çalışma olarak hayata geçirdik. MorAZ sayesinde yapay zekâ Azerbaycan Türkçesini daha iyi anlayacak. Diğer Türki diller için de çalışmalarımız sürüyor” diye konuştu.

PlayStation Türkiye iletişim ajansını seçti

0

Sony PlayStation, Türkiye için iletişim ajansını seçti. PlayStation markasının Türkiye’deki iletişim ve PR çalışmaları bundan böyle İz İletişim tarafından yürütülecek.

PlayStation 4, PlayStation 4 Pro ve PlayStation VR gibi eğlence sistemleri ve PlayStation Store, PlayStation Plus gibi dijital hizmetlerin yanı sıra; God of War, Uncharted, The Last of Us ve Gran Turismo gibi büyük beğeni toplayan SIE Worldwide Studios oyunları ile tanınan PlayStation markası, Türkiye’deki oyunculara uzun yıllardır hizmet veriyor.

PlayStation Türkiye, İz İletişim ile çalışacak!

Türkçe işletim sistemi ve Türkçe dil desteği ile sunulan oyun ve hizmetleriyle Türkiye’deki oyuncuların yanında olan ve ülkemizdeki faaliyetlerine hız kesmeden devam eden PlayStation Türkiye, önümüzdeki dönemde PR çalışmalarına yeni iletişim ajansı İz İletişim ile devam edecek.

PlayStation Türkiye Ülke Müdürü Mustafa Yiğit, “PlayStation Türkiye olarak hem Türkiye’de oyunculuğun gelişmesi hem de ülkemizin oyun endüstrisindeki konumunu yükseltmek için çalışmaya hız kesmeden devam edeceğiz. İletişime daha da önem vereceğimiz bu dönemin ilk adımı olarak yeni iletişim ve PR ajansımız olan İz İletişim ile işbirliğimizi duyurmaktan büyük heyecan ve mutluluk duyuyoruz. Bu birliktelikle iletişim çalışmalarımız çok daha güçlenerek devam edecek” şeklinde konuştu.

Facebook, asılsız haberlerle mücadeleye yoğunlaşıyor

0

Asılsız haberlerle mücadele konusuna büyük önem veren ve Mayıs ayında üçüncü taraf haber doğrulama programını teyit.org işbirliğinde Türkiye’de de hayata geçiren Facebook, bu konuda küresel çapta yaptığı çalışmalarla ilgili önemli güncellemeler paylaştı:

Üçüncü taraf haber doğrulama programının yeni ülkelerde uygulanmaya başlaması: Facebook, geçtiğimiz baharda başlattığı ve şimdiye kadar 14 ülkede uygulamaya konulanüçüncü taraf haber doğrulama programını yıl sonuna kadar başka ülkelerde de hayata geçirmeyi planlıyor. Bu program kapsamında sertifikasyona sahip bağımsız üçüncü taraf haber doğrulama kuruluşları, Facebook’taki haberlerin doğruluklarını kategorize ederek asılsız olarak işaretlenen haberlerin sayısının yüzde 80 oranında azaltılmasına yardımcı oluyor.

Fotoğraf ve video doğrulama testlerinin daha çok ülkede uygulanması: Asılsız haberlerle mücadele etmenin en büyük zorluklarından biri, bu haberlerin birçok farklı içerik türünde ve farklı ülkelerde ortaya çıkmaları. Bu soruna bir çözüm bulmak isteyen Facebook, fotoğraf ve video doğrulama testlerini uyguladığı ülke sayısını dörde çıkardı. Bu testler hem değiştirilmiş (örneğin gerçekte olmayan bir şeyi olmuş gibi gösterecek şekilde düzenlenen videolar) hem de bağlamı dışında kullanılmış (örneğin geçmişte olan bir felakette çekilen fotoğrafın günümüzde yaşanmış başka bir olayda kullanılması) fotoğraf ve videoları kapsıyor.

Haber doğrulamanın etkilerini artırmak için yeni teknolojilerin kullanılması: Her gün bir milyardan fazla içeriğin paylaşıldığı platformda üçüncü taraf haber doğrulayıcıların her bir içeriği gözden geçiremeyeceğinin bilincinde olan Facebook, asılsız haberleri belirlemek ve bu haberlere karşı geniş ölçekte harekete geçmek için yeni yöntemler geliştiriyor. Bunlardan biri olan makine öğrenmesi, Facebook’un asılsız olduğu anlaşılan haberlerin benzerlerini tespit etmesine yardımcı oluyor. Facebook ayrıca, birçok teknoloji şirketi ve haber doğrulama kuruluşu için açık bir kaynak görevi gören Schema.org’un İddia İnceleme (Claim Review) sayfasını kullanabilmek için halihazırda işbirliği yaptığı üçüncü taraf haber doğrulama kuruluşlarıyla çalışmaya başlayacak. Bu, üçüncü taraf haber doğrulayıcıların kategorizasyonları Facebook’la paylaşmasını kolaylaştırırken aynı zamanda Facebook’un, özellikle kriz anlarında daha hızlı aksiyon almasına da yardımcı olacak.

Yeni tür tekrarlayan suçlulara karşı harekete geçilmesi: Facebook sürekli olarak asılsız haber paylaşan sayfaları ve alan adlarını belirlemek için haber doğrulama kuruluşlarının kategorizasyonlarını kullanıyor ve daha sonra bunların yayılmalarını ve maddi gelir elde etmelerini engellemek için harekete geçiyor. Facebook artık kamuyu ilgilendiren konularda yabancı müdahalelerin engellenmesine yardımcı olmak adına başka ülkelerde maddi fayda sağlamak amaçlı aldatmaca haber yayması olası olan yabancı sayfaları makine öğrenmesini kullanarak belirlemeye ve kaldırmaya başlayacak.

Akademisyenlerle işbirliği yaparak ölçümleme ve şeffaflığın iyileştirilmesi: Facebook, Nisan ayında sosyal medyanın seçimler ve genel olarak demokrasi üzerindeki rolü üzerine bağımsız araştırmalar yapılmasına yardımcı olacak yeni bir inisiyatifiduyurmuştu. Seçim araştırma komisyonu şu anda eleman alma ve tamamıyla bağımsız hale gelmek için yasal ve kurumsal prosedürleri tamamlama sürecinde. Önümüzdeki haftalarda komisyon websitesini yayına alacak ve Facebook’taki yanlış haberlerin miktarını ve etkilerini ölçmek için ilk araştırma teklif çağrısını yapacak.

Wirecard, Visa ile beraber Filo Kart marketine giriyor!

Wirecard dijital finansal teknolojiler alanında yaptığı yeniliklere bir yenisini ekleyerek yeni filo kart programını duyurdu. Böylece şirketin müşterilerine, üye işyerlerine, bankalara ve petrol şirketlerine ilk dijital filo kart çözümü sunulmuş oldu. Bu yeni hizmetin ortağı ise Visa olurken, Wirecard’ın geliştirdiği bu yeni sistemin etkileri şimdiden görülmeye başlandı.

Wirecard filo kart sistemi nasıl işleyecek?

Filo çözümü çok yönlü filo yönetimini birleştirirken, yakıt, filo bakımı, konaklama ve beslenme gibi hizmetler için takip, raporlama ve yetkilendirme işlemlerini kolaylaştırıyor. Wirecard’ın bu yeni sistemi, Visa’nın açık kartları üzerine kurulduğu için, hizmet hiçbir kısıtlama ve teknik sınırlama olmadan kullanılabiliyor. Bu yeni çözüm önce Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgelerinde kullanılacak.

Wirecard’ın yeni platformu aynı zamanda, birden fazla satıcıda geçerli olmak üzere, kart limitleri ve harcama modelleri için bilgi, mil, verimlilik ve bakımlar gibi ek bilgilerin gerçek zamanlı olarak işlenmesine ve yönetilmesine de olanak sağlıyor.

Filo yönetimi özellikleri dışında, bu kartlar vasıtasıyla sürücüler tarafından konaklama veya öngörülen masraflar gibi ek ödemelerin yapılması için de esnek bir şekilde kullanılabiliyor.

wirecard

Instagram IGTV uygulamasını duyurdu

0

Bir süredir şirket içinden sızan bilgilerde Instagram’ın 1 saate çıkan videoları yayına alarak daha gelişmiş bir video içerik platformuna dönüşmek üzere hazırlık yaptığı söyleniyordu. Instagram şimdi bu duyuruyu resmen yaptı.

Bugün topluluğunun 1 milyara ulaştığını duyuran Instagram, yeni mobil video uygulaması IGTV’yi tüm dünyada kullanıma sundu.

Instagram’ın içinde yer alan IGTV uygulamasıyla insanlar, süresi 1 saate kadar çıkabilen dikey videolar izleyebilecek. İnsanların daha anlamlı bağlantılar kurabilmesini hedefleyen IGTV, özellikleriyle diğer mobil video deneyimlerinden ayrışıyor:

-Mobil öncelikli: IGTV, insanların telefon kullanım alışkanlıkları doğrultusunda tam ekran ve dikey videolar için tasarlandı.
-Kolay kullanım: Uygulamaya girildiğinde oynatmaya başladığından arama yapmayı gerektirmiyor.
-Kaliteli içerik: IGTV Instagram ağı üzerinde kurulduğundan, kanallar da Instagram’daki içerik üreticiler. Böylece insanlar halihazırda takip ettikleri hesapların videolarını izleyebilir ve yenilerini keşfedebilir.

Bugünden itibaren tüm dünyaya sunulan IGTV’de bazı “fenomen” hesaplar da kanallarına video eklemeye başladı.

PayPal’dan 400 milyon dolarlık satın alma

Dijital ödeme hizmeti PayPal, 18 yaşındaki e-cüzdan uygulaması Hyperwallet’i satın alacağını açıkladı. Satın almanın boyutu ise 400 milyon dolar olacak.

Küçük işletmeler için

Hyperwallet, kişilerin ve küçük işletmelerin dijital ödemeler almasını kolaylaştıran çözümler sunmasıyla tanınıyor. PayPal, Hyperwallet’i satın alarak firmanın geniş ve sadık müşteri portföyüne ulaşmış olacak.

Şirketin büyük hissedarları arasında ise Primus Capital isimli ünlü yatırım şirketi yer alıyor. MIT mühendisi Lisa Shields tarafından kurulan Hyperwallet’in 18 yılda ne kadar kazanç sağladığı, ne kadar karda olduğu ise şimdilik bilinmiyor.

Instagram’ın yeni video servisinin ismi IGTV mi olacak?

0

Intagram’ın bu hafta, 1 dakikadan uzun yeni videoların yayınlanacağı, yeni bir sekmeyi yayına alacağı konuşuluyor.

Ünlü vlogger’lar destek verecek mi?

Sosyal medya devinin bu amaçla popüler vlogger’lerla toplantı yaptığı ve onlardan 10 dakikalık videolar hazırlamasını istediği vurgulanıyor.

Instagram’ın yeni video özelliğinin ise IGTV olması bekleniyor. Paylaşım uygulaması ise şimdilik IGTV hakkındaki sorulara cevap vermiyor.

Albaraka Garaj için ikinci dönem başladı!

0

Albaraka Türk’ün yenilikçi projelere sahip girişimcileri desteklemek üzere geçtiğimiz yıl kurduğu ve katılım bankacılığı alanında dünyanın ilk startup hızlandırma merkezi olma özelliği taşıyan Albaraka Garaj’da, ikinci dönem başvuruları başladı. Yenilikçi projelere sahip girişimcileri desteklemek, onlara yol göstermek hedefinde olan Albaraka Türk, yenilikçi fikri veya projesi olan, inovatif düşünen ve destek bekleyen girişimcileri Albaraka Garaj’a davet ediyor.

Albaraka Garaj’a başvurmak isteyen girişimciler, 30 Haziran 2018 tarihine kadar, bu adres üzerinden başvuruda bulunabilir. Uzman ekipler tarafından değerlendirmeden geçen girişimciler, davet edilerek jüri önünde projelerini anlatmaları sağlanıyor.

Jüri onayından geçen projeler desteklenerek Albaraka Garaj’ın sunduğu imkanlardan faydalanabiliyor. Program dahilinde finansal desteğin yanı sıra danışmanlık hizmetleri de veriliyor. Sunulan desteklerin tamamı karşılıksız ve herhangi bir hisse talep edilmiyor. Katılım bankacılığı iş modelleri üzerine finansal teknoloji projesi bulunan girişimciler için ayrı bir hizmet veriliyor. Albaraka Garaj’da ön plana çıkan projeler; “Finansal Teknolojiler”, “İslami Finans Girişimleri”, “Ödeme Teknolojileri”, “Nesnelerin İnterneti”, “Eğitim teknolojileri”, “Büyük Veri”, “Blockchain”, ”Mobil İş  Modelleri”, ”Saas”,Reklam teknolojileri”, ”Kitle Fonlama”, “Analitik Modelleme” “Yapay Zeka”, “Chatbot” ve “Sigorta Teknolojileri” olarak
sıralanıyor.

Değerlendirmede kriterleri arasında; girişimin ilk aşaması olan asgari uygulanabilir ürün veya hizmeti gerçekleştirmiş olması, ölçeklenebilir bir iş modeli, pazar potansiyeli ve güçlü bir gelir modeli gibi özellikler ön plana çıkıyor.

albaraka garaj

İş fikirlerini ticari başarıya ulaştırıyor

Bu yıl da yoğun başvuru olması beklenen Albaraka Garaj’da hedef gelecek vadeden projeleri ekonomiye kazandırmak. Başvuruda bulunan girişimci ve girişimci adayları, farklı proje ve ihtiyaçlarına göre özel olarak tasarlanan 12 haftalık yoğun bir mentorluk ve eğitim sürecinden geçiriliyor. Bu eğitimler ile girişimcilerin iş fikirlerini ticari başarıya ulaştırmaya amaçlayan Albaraka Türk; açık fikirli ve hayallerini gerçekleştirmek için gerekli motivasyon ve yeteneğe sahip, yenilikçi, teknoloji tabanlı ve ölçeklenebilir ürün ya da hizmet geliştiren ve bu girişimlerini büyütmeyi hedefleyen girişimcilere Albaraka Garaj’ın imkanlarını sunuyor.

Yeni girişimcileri bekliyoruz

Albaraka Garaj ile katılım bankacılığı sektöründe dünyada ve Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiklerini belirten Albaraka Türk Genel Müdürü Melikşah Utku, Albaraka Garaj ile girişimcileri desteklemeye devam edeceklerini kaydetti. Geçtiğimiz yıl 450’nin üzerinde başvuru olduğunu kaydeden Utku şöyle konuştu:

“Şu an Garaj kapsamında yer alan 9 projeden 7’si ile birlikte PoC çalışmaları yürütüyoruz, 4 projede ürünün satın alması tamamlandı, diğer 3 proje içinde görüşmeler devam ediyor. Başlattığımız ikinci dönem başvuruları doğrultusunda; yenilikçi fikri ya da projesi olan ve bunu hayata geçirmek isteyen tüm girişimcilere kapımız sonuna kadar açık. Amacımız; inovasyona açık olan, ister bankacılık ekosisteminde yer alan kurumlar olsun ister fintech girişimcileri olsun, tüm girişimciler arasında farklı işbirlikleri oluşturmak ve onları desteklemek” dedi.

Finansal teknoloji şirketlerine yatırım yapmanın sektöre olumlu katkı sağlayacağını ifade eden Utku, “Özellikle katılım bankacılığı iş modellerini içeren  eğitim programlarıyla kendi işini kurmak isteyen girişimci adaylarını yetiştirip, Albaraka Garaj bünyesindeki kuluçka hizmetlerimizle girişimcileri ve girişimci adaylarını fintech girişimleri kurmaları için destekliyoruz” diye konuştu.

Daha önceden düzenlenen buluşmalara buradan ulaşabilirsiniz.

Kripto paralarda Bithumb hırsızlığı paniği

0

Kripto para piyasasında hırsızlık paniği başladı. Bithumb kripto para borsasında 32 milyon dolarlık kripto paranın çalındığına dair haberlerin ortaya çıkmasıyla kripto paralara dair güvenlik endişeleri oluştu.

Farklı para birimleri çalındı

Dünyanın en çok işlem yapan ilk 10 kripto para borsası arasında yer alan Bithumb, yaptığı açıklamada yaklaşık 35 milyar won değerinde (yaklaşık 32 milyon) dolarlık kripto paranın çalındığını ve çalınan para birimleri arasında Ripple’ın da aralarında bulunduğunu belirtti.

İşlemlerini geçici olarak durduran ve hesapları da donduran borsa şu anda yatırımcıların tüm varlıklarını internetten erişilemeyen, üzerinde işlem yapılamayan soğuk hesaplara aktardığını ve hırsızlık hakkında soruşturma başlattığını duyurdu.

 

BT güvenliği stratejik önem kazanmaya başladı

0

Kaspersky Lab tarafından hazırlanan yeni bir rapor, BT güvenliğinin şirketlerde nihayet çok daha stratejik bir rol edinmeye başladığını ortaya koydu. Raporda siber güvenliğin artık bir maliyetten çok bir yatırım olarak görüldüğü dile getirildi.

Türk şirketleri daha fazla maliyete katlanıyor

Yaşanan siber güvenlik vakaları sonrasında toparlanmak için gereken bütçenin giderek büyümesi nedeniyle Orta Doğu, Türkiye ve Güney Afrika’daki şirket yöneticileri, toplam BT bütçelerinde BT güvenliğine daha fazla pay (%24) ayırmak zorunda kalıyor. Ayrıca, hem kurumsal şirketler hem de küçük ölçekli işletmeler önümüzdeki üç yıl içinde BT güvenliği bütçelerinin %18 oranında artacağını öngörüyor.

Siber vakaların ortaya çıkardığı maliyetlerin yıkıcı olduğu konusunda şüphe yok. Bu bile tek başına BT güvenliğine daha fazla yatırım yapılması için geçerli bir neden. Kaspersky Lab’in elde ettiği bulgulara göre, Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesindeki şirketlerin %74’ü bir tür siber tehditle karşılaşmış. Yaşanan vakaların ortalama maliyeti ise 444.816 $ düzeyinde. Daha dinamik tehditler ile karmaşık BT güvenliği tedarik zinciri sorunlarından GDPR’a kadar yeni uyum gereksinimlerinin belirmesi ve kurumsal verilerin BT güvenliği ekiplerinin kontrolünden çıkmaya devam etmesiyle, BT güvenliği profesyonelleri kendilerine şirketleri için en uygun yatırıma nasıl karar vereceklerini soruyor.

Dünya genelinde 6687 şirketin verilerini baz alan sistemde kullanıcılar şirketlerinin büyüklüğünü, bulunduğu bölgeyi, faaliyet gösterdiği sektörü ve BT güvenliği harcamalarını girebiliyor. Ardından sistem, bilgileri girilen şirketin sektör ortalamasına göre ne konumda olduğunu hesaplıyor. Ayrıca, benzer şirketlerin aldığı güvenlik önlemleri, karşılaştıkları ana tehdit vektörleri, saldırılar sonucunda ne kadar zarar ettikleri ve bu şekilde etkilenmemek için neler yapılabileceği gösteriliyor.

Hesaplayıcının verilerine göre, Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesinde her ölçekten ve sektörden şirketin en çok karşılaştığı beş tehdit şunlar: Cihazların veya medyanın fiziksel kaybı (%53), virüsler ve zararlı yazılımlar (%53), veri sızıntıları (%48), çalışanların BT kaynaklarını uygunsuz kullanımı (%48) ve DDoS saldırıları (%39).