Google kendi şehrini kuracak

0

İnternet devi Google, şimdi akıllı şehir teknolojileri alanında bir devrim yapmaya hazırlanıyor. Geliştirdiği teknolojileri test edecek alan bulmakta zorlanan Google, kendi şehrini kurmayı aklına koydu.

Alphabet Holding altında çalışmalarını yürüten ve akıllı şehir teknolojileri geliştiren Sidewalk Lab’ın planına göre, ABD içinde devletle anlaşacakları bir lokasyonda kendi şehirlerini kurarak yeni teknolojileri burada test edebilecekler.

Akıllı Şehirler Konferansı

Sidewalk Lab’ın kurucusu ve CEO’su Dan Doctoroff’ın New York’taki Akıllı Şehirler Konferansı’nda yaptığı sunuma göre ABD’deki mevcut şehirler akıllı şehir teknolojilerini geliştirmek için uygun test ortamları sunabilmekten çok uzakta duruyorlar. Sayısız bürokratik engel ve test sürecine hazır olmayan yerel halkın bulunduğu bir mekanda testleri gerçekleştirmek imkansız. 

Dan Doctoroff bunun yerine kendi “büyük şehirlerini” kurarak buraya taşınmaya gönüllü ve bilinçli yüz binlerce insanın içinde daha verimli ve hızlı test süreçleri gerçekleştirebileceklerinin altını çiziyor.

Google’ın şehrinde yaşamak daha cazip olacak

Sidewalk Lab bu amaçla, öncelikle devletle iletişime geçerek şehrin kurulacağı alanı tespit edecek. Ardından inşaat ve emlak şirketleri ile ortak şekilde bu bölgede büyük bir şehir kurulacak. Daha sonra bölgeye yerleşmek isteyen insanlara düşük maliyetli bir yaşam sunulacak ve iş imkanları yaratılacak. Böylece bu yeni şehirde yaşamak daha cazip hale gelecek. Aynı zamanda şehirde yeni teknolojilerin testleri başlayacak. İnternet ve büyük veri odaklı bir alt yapıda, otonom taksilerle, otonom mağazalarla, yeni teknolojilerle donanmış bir günlük hayat yaşanacak. Şehir aynı zamanda kendi kendine yetebilen, yeşil/çevreci bir şehir olacak. 

Alphabet, veya eski ismiyle Google, eğer bu planları hayata geçirebilecek olursa, ABD’nin yeni çağda yeniden inşa edilmesi konusunda öncü şirket olarak büyük bir avantaj kazanacak. Elbette dünyanın çehresini de değiştirmiş olacak.

Yapay zeka artık insan savaş pilotlarını yeniyor

0

Yapay zeka konusunda, Matrix veya Terminator filmlerinin gerçek olmasından korkanları endişelendiren bir gelişme daha yaşandı. 

Cincinnati Üniversitesi’nde geliştirilen bir yapay zeka, gerçek bir savaş pilotu olma konusunda hızla ilerliyor. Bugüne kadar yapılan testlerde deneyimli gerçek savaş pilotlarına hep yenilen yapay zeka sonunda gerçek pilotları yenmeyi başardı.

ABD Hava Kuvvetleri’nden emekli Albay Gene Lee ile dogfiht yaparak sanal test uçuşları gerçekleştiren ALPHA isimli yapay zeka sonunda Albay’ın uçağını düşürmeyi başardı. Böylece insan pilotlar tarafından değil yapay zeka tarafından yönetilecek savaş uçaklarının üretimi konusunda ilk kapı da açılmış oldu.

Kimse karşısında duramıyor

ALPHA, sadece insan pilotları değil, savaştığı diğer yapay zekaları da yenerek, ABD’nin savaş uçaklarında kullanılacak dişli bir yapay zeka olma yolunda hızla ilerliyor. Konunun asıl önemli noktalarından biri ise, ALPHA’nın yendiği Albay Gene Lee’nin herhangi bir savaş pilotu olmaması. Lee, ABD’nin filmlere de konu olan “Top Gun” savaş pilotlarını eğiten çok deneyimli bir pilot. Havacılık otoriteleri, Gene Lee gibi bir savaş pilotunu yenebilen yapay zekanın dünyadaki pek çok savaş pilotunu aşağı indirebileceği görüşünde birleşiyor.

Üniversite yönetimi ALPHA’nın pilotaj, misil silahları, sensörler, kaçınma manevraları gibi pek çok alanda Gene Lee’yi geride bıraktığının da altını çiziyor. ALPHA’yı bu kadar güçlü bir savaş pilotu haline getirense öğrendiği teknikleri uygulamak için şartları muhakeme ederken, insan bir pilottan 250 kat daha hızlı düşünüp karar verebilmesi. Böylece, robotların insanlardan daha güçlü savaşçılar olacağı gerçeği de bir kez daha kanıtlanmış oluyor. Bu da Stephen Hawking veya Elon Musk gibi aydınların yapay zekanın askeri alanlarda kullanımının yasaklanmasına dair uyarılarını akla getiriyor. Dünya çapında binden fazla bilim adamının yayınladığı bir bildiride, askeri alanda geliştirilecek yapay zekanın bir gün insanlığa karşı dönerek tüm insanlığı yok edebileceğinin altı çizilmiş ve bu teknolojilerin geliştirilmesinin yasaklanması istenmişti.

Terminator gerçek mi olacak?

Terminator senaryosundaki gibi bir sondan endişelenen bilim insanları, orta vadede insanların savaşma işini tamamen yapay zekalı ordulara bırakacağını ve bu nedenle kurulacak, kendi başına düşünebilen, karar alabilen yapay zekalı dev robot orduların eninde sonunda insanlığı tamamen ortadan kaldırma kararını alacağını savunuyor. 

ALPHA şimdilik tek başına bu tür etik kararlar verebilecek bir yapay düşünce sistemine sahip değil, sadece savaş koşullarını değerlendirerek düşman uçaklarını vurma beceresine sahip. Ancak ALPHA’yı geliştiren Psibernetix laboratuvarının kurucusu Nick Ernest, ALPHA üzerinde yoğun çalışmaların devam edeceğini ve yapay zekanın sonunda gerçek savaş uçaklarını uçuracağının altını çiziyor.

Terminator Salvation filminde yapay zekalı savaş uçaklarının insan pilotlara karşı savaştığı ünlü sahne şu sıralar yeniden gündeme gelecek ve tüm medya kanallarında tekrar oynatılacak gibi görünüyor:

 

Facebook’un iş gücü sanal gerçekliğe odaklandı

Mark Zuckerberg’ün tarihe sadece sosyal medya devrimini yapan adam olarak değil, sanal gerçeklik devrimini yapan isim olarak da geçmek istediği artık kesinleşti.

Ofisinde Facebook’un özel bir sanal gerçeklik uygulamasını kullanarak raporları ve iş süreçlerini takip ettiğini daha önce duyuran Zuckerbeg’ün şimdi de Facebook’un iş gücününün önemli bir bölümünü sanal gerçeklik teknolojisini geliştirmeye yönlendirdiği ortaya çıktı.

Kısa süre önce Oculus departmanının CEO görevinden ayrılan Brendan Iribe, bir panel sırasında ayrılık sebebini artan iş gücüne yetişememek olarak açıkladı. “Mark ile el sıkıştığımızda Oculus departmanında sadece 60 kişi vardı ancak bir süre sonra Oculus’un CEO’su olarak kendimi 1000’den fazla insanı yönetirken, onların sorunlarını dinlerken, iş süreçlerini organize ederken ve yeni insanlar işe almak için aralıksız görüşmeler yaparken buldum ve bu tempoyu daha fazla sürdüremeyeceğimi anladım,” ifadelerini kullanan Iribe böylece Zuckerberg’in Oculus Rift için 1000’den fazla insanı çalıştırdığını da itiraf etmiş oldu.

Kaynaklar Oculus için akıyor

Facebook’un yeni yayınlanan son çeyrek raporunda, hangi departmanda kaç kişinin çalıştığına dair detaylı bilgil bulunmuyor fakat şirketin toplam çalışan sayısının 18,770 olduğu açıkça yazıyor. Bu durumda Facebook içinde sanal gerçeklik teknolojileri ve Oculus Rift için çalışan 1000+ çalışan, toplam çalışanların %5’inden fazla bir oran oluşturuyor.

Bir diğer deyişle, Facebook tüm iş gücünün %5’ini hatta daha fazlasını sanal gerçeklik teknolojilerini geliştirmeye adamış durumda. 

Bu durumda, geçmişte Bill Gates’in PC/Windows, Steve Jobs’ın iPhone/akıllı telefon devrimine ön ayak olması gibi Zuckerberg’in sanal gerçeklik devriminde başrolü oynayan aktör olarak anılması sürpriz olmayacak. 

IoT ile birlikte veri yönetimi ihtiyacı da artıyor

0

İnternete bağlı nesnelerin sayısı hızla artarken bu cihazların ürettiği verinin miktarı da veri yönetimi çözümlerine olan ihtiyacı katlayarak artırıyor. 

Veri yönetimi ve bulut depolama çözümleri üreticisi NetApp’ın yayınladığı rapora göre, her hafta internete bağlanan yeni cihazların sayısı 2020’de 30 milyon adede ulaşacak. Şu anda 14.9 milyar adet cihaz internete bağlanırken 2020’ye ulaştığımızda 31 milyar adet internete bağlı çalışacak. 2020’ye geldiğimizde dünyada üretilen tüm verinin %40’ı ise IoT cihazlarında yer alan sensörlerden kaynaklanacak. Üstelik 2020’de IoT cihazlarının sayısında artış hızı da %250’ye ulaşmış olacak.

Bu hızlı gelişime rağmen mevcut şirketlerin %18’i halihazırda IoT teknolojilerini iş süreçlerine entegre etmiş bulunuyor. %61’i ise bu entegrasyonu planlama aşamasında bulunuyor. Firmaların %88’i ise IoT entegrasyonunda anahtar konunun veri yönetimi olduğunu düşünüyor.

Dünyanın çehresi IoT ile değişiyor

IoT devriminden bu güne kadar en yoğun yararlanan sektörler ise otomotiv, sağlık ve imalat sanayi olarak öne çıkıyor. Bu sektörlerin, 2020 ve sonrasındaki dönemde ortaya çıkacak büyük veriyle başa çıkabilecek hazırlıkları yaptığı gözleniyor.

Otomotiv endüstrisi IoT devrimi sayesinde, yedek parça zinciri, üretim/ham madde tedariki gibi konularda maliyet odaklı önlemler geliştirirken, sağlık sektörü hastaların takibi, erken teşhis gibi alanlarda IoT cihazlarını yoğun olarak kullanmaya hazırlanıyor. İmlat sektörü ise üretilecek makinelerde IoT teknolojilerini kullanarak daha verimli bir üretim ortamı yaratmayı hedefliyor.

Facebook reklam denizinin sonuna geldi

Facebook’un 2016’ya dair yıllık finansal raporlarında reklam gelirlerine dair çok büyük bir yükseliş yaşanması ve şirketin karının maksimuma çıkmasına rağmen şirketin hisse senetleri birkaç saat içinde %2’nin üzerinde düşüş gösterdi.

Facebook yöneticilerinin bir konferansta Facebook’un daha fazla reklam alamayacağını, kullanıcıların ana sayfasının tamamen reklamla dolduğunu vurgulamalarından sonra gerçekleşen hisse değeri düşüşü, şirketin de içine düştüğü handikabın bir işareti olarak yorumlandı.

Daha fazla reklam alanı yaratamadığı için 2017’de reklam gelirleri bakımından büyük bir yükseliş beklemeyen Facebook şimdi reklam gelirlerini artıracak yeni formüllerin peşine düşmüş durumda.

Başka nerelerden para kazanılabilir?

Zuckerberg bu konuda video içi reklamlara bel bağladı. Ana sayfada yeni bir reklam alanı yaratmadan, mevcut videoların içinde reklam gösterecek olan Facebook bu sayede YouTube gibi video gösteriminden de para kazanmaya başlayacak. Ancak şimdilik Facebook videolarının içinde, YouTube’da olduğu gibi reklamları çok sayıda yerleştirmek istemeyen Facebook zaten kısa süreli olan Facebook videolarının sadece ortasında bir reklam göstermeyi planlıyor. Öte yandan bu konudaki teknik çalışmalar da henüz çok erken aşamada ve video içinde reklam gösterme uygulaması 2017’nin ilerleyen dönemlerinde hizmete girebilecek. Yaygın kullanımı ise 2017’nin sonlarını bulabilecek. Dolayısıyla bu çözüm de 2017 finansal raporlarına gözle görülür olumlu bir etki yapamayacak.

Öte yandan şirketin masrafları da hızla artıyor. Artan kullanıcı sayısı ve yan hizmetler Facebook’un masraflarında %40-60 arasında bir artış beklemsine neden oluyor.

Tüm bu gelişmeler altında Zuckerbeg’ün 2017 içinde Facebook için yeni, hızlı ve etkili reklam çözümleriyle reklam verenlerin karşısına çıkması bekleniyor. Ancak henüz bu çözümlerin neler olabileceğine dair ipuçları bulunmuyor.

 

Apple ABD’ye 1 milyar dolar yatırım yapacak

0

Apple, üretimini Çin’den ABD’ye mi kaydırıyor?

Başkan Trump’ın ABD içinde üretim yapmasını istediği Apple henüz bu konuda net bir karar vermiş değil ancak başkanla arasını bozmamak için bazı üretim işlemlerini ABD’ye kaydırmaya çalıştığı gözlerden kaçmıyor. Bir röportaj sırasında ABD’deki üretim tesislerine 1 milyar dolarlık yatırım yapmaya hazırlandığının altını çizen Tim Cook böylece Apple üretiminin önemli bir kısmının ABD’ye döneceğini şüphesini de oluşturdu.

Mayıs’ın sonlarına doğru bu konudaki ilk yatırımını duyuracaklarını vurgulayan Cook, bu 1 milyar dolarlık yatırımın detaylarına girmedi.

Yüksek teknolojili üretim tesisleri sayesinde ülkede yeni iş imkanlarının açılacağının da altını çizen Apple CEO’su bu sayede ABD başkanı Trump’ın isteklerinin de karşılanacağını umuyor. 

Huawei’den yeni veri merkezi çözümleri

0

Bilişim sektörünün en önemli iş kollarından biri olan ve şirketler için yeni bir dönüşüme olanak tanıyan veri merkezleri, geleceği yakalamak isteyen şirketlerin öncelikli altyapı yatırımları arasında yer alıyor. Huawei şimdi kurumsal iş çözümleri alanında Fusion Module çözümleriyle küçük, orta ve büyük ölçekteki projelere yönelik farklı ihtiyaçlar sunuyor.

6 kabinete kadar olan sistem odası ihtiyaçlarında; Rack Kabinet, UPS, Hassas Soğutma, Dağıtım panosu, PDU, Ortam izleme gibi bileşenleri bitmiş bir şekilde sunan Fusion Module800, bu doğrultuda IT ekibini şantiye yönetme zahmetinden kurtaran modüler ve tak çalıştır mantığında verimli bir merkezi çözümü olarak ön plana çıkıyor.

Daha büyük ölçekli veri merkezi projelerinde kullanılabilecek veri merkezi çözümü Fusion Module2000, cabinet, UPS, soğutma, dağıtım panosu, PDU, ortam izleme/ DCIM bileşenlerinin tamamından oluşan Huawei ürünlerini tek bir tedarikçi ile çözerek, performans ve verimlilik alanında avantajlar sunuyor.

Felaket kurtarma merkezi

Felaket kurtarma merkezi ya da dış mekanda bir veri merkezi yapılması düşünülen projelerde kullanılabilen konteynır veri merkezi çözümü Fusion Module1000 ise, uluslararası taşımacılık standartlarında üretilmiş konteynır ve içindeki cabinet, UPS, soğutma, dağıtım panosu, PDU, ortam izleme/ DCIM vb. tüm bileşenlerin fabrikasyon olarak bitmiş bir şekilde sunulduğu çözümdür. 9 büyüklüğünde depreme dayanıklılık, 120 dakika yangına dayanıklılık gibi özelliklere sahip olması sebebiyle de sistem odası için ayrıca bina, oda gibi ihtiyaçlara gerek duymayan modüler bir outdoor çözüm alternatifi oluşturuyor.

Veri merkezi yatırımı yapılırken kurumun vizyonuna uygun olarak tasarlanması gerektiğine dikkat çeken Huawei Kurumsal İş Çözümleri Ülke Müdürü Serdar Yokuş, yatırımın toplam süresi ile yapılacak yatırımların toplam sahip olma maliyetlerinin analiz edilerek ürün seçimleri yapılması gerektiğini söyledi. “Büyüme adımlarına göre ürün ve altyapı yatırımları yapılmalı” diyen Yokuş, “Bu konudaki önemli stratejilerden bir tanesi enerji verimliliği hedeflerinin doğru tespit edilmesi ve bu hedefler doğrultusunda veri merkezi tasarımının yapılması. Huawei’nin kendi bünyesindeki teknik kadro ile veri merkezi tasarımı uluslararası standartlara, erişilebilirlik hedeflerine ve toplam sahip olma kriterlerine göre tasarlanmaktadır. Huawei ürünleri ile veri merkezinin ihtiyacı olan toplam çözüm sunularak, bir veri merkezinin altyapısına yönelik olarak farklı alanlarda çözümler sunulmaktadır” diye açıklama yaptı.

Huawei’nin maliyet etkin, verimli ve esnek bulut veri merkezi çözümleri portföyü sunduğunu dile getiren Yokuş, bu güçlü bulut çözümlerinin yazılım ürünlerini ve yüksek performanslı donanımı bütünleştiren çekirdek teknolojiler üzerine kurulduğunu aktardı. Veri merkezlerinin kesintiye uğramaması adına en önemli etkenler arasında enerji, iletim hatları ve iklimlendirmedeki yedekli yapının sağlanması olduğunu ifade eden Yokuş, “Veri merkezinin kullanacağı trafoların kapasitesi öğrenilmelidir. Eğer trafo kapasitesi yeterli değilse büyüme katsayısı hesaplanarak veri merkezi kapasitesine göre trafo planlanmalıdır. Dağıtım trafolarının otomatik geçişli ve birebir yedekli olması, trafo nedeniyle oluşan enerji kesintilerinde yedekliliği sağlayacaktır. Yararlanılan şebeke enerjisinin tamamen kesilmesi durumunda jeneratörlerin devreye girmesi sağlanmalıdır. Veri merkezinde kullanılacak BT bileşenlerinin enerji tüketim değerleri doğrultusunda gerekli jeneratör kapasitesi planlanmalı, bu planlamalara klimalar da dahil edilmelidir. Özellikle klimaların iç ve dış üniteleri başlangıç anında normal akımın çok üzerinde akım çekebilmektedir. Bu durum jeneratörler devreye girdiğinde klima iç ve dış unite motorlarının tüm sistemi devre dışı bırakma riskini de beraberinde getirmektedir. Demeraj akımları da göz önünde bulundurularak jeneratör kapasitesi planlanmalıdır” diye konuştu.

Facebook 3000 kişiyi işe alacak

Facebook’un canlı video yayını büyük bir ilgi uyandırıp hızla yaygın kullanıma ulaşırken beraberinde büyük bir problemi de getirdi: Cinayet, intihar, tecavüz videoları.

Sosyal medya devi şimdi bu sorunu yenebilmek için 3000 kişiyi işe alacağını açıkladı. Zuckerberg’ün planına göre bu 3000 kişi sürekli canlı yayınlar arasında dolaşarak yayın politikasına aykırı içerikleri tespit edecek ve yayını sonlandıracak. 

Google 100 bin kişi kullanıyor

Facebook’un bu amaçla işe alacağı 3000 kişiyi Filipinler gibi ucuz iş gücü sunan ülkelerde, taşeron firmalarla organize edeceği düşünülüyor. Ancak bu uygulama sadece Facebook’a özel olmayacak. Özellikle son dönemde YouTube’daki rahatsız edici videolar nedeniyle milyar dolarlık reklam bütçelerini kaybeden Google’ın dünya çapında ucuz iş gücünden 100 bine yakın çalışanı Google eko sistemindeki sorunlu içerikleri tespit etmek için kullandığı tahmin ediliyor. Facebook’un da tecavüz, intihar ve cinayet videoları için Google’ın etkin olarak kullandığı bu sisteme bel bağlayacağı düşünülüyor.

Çin kendi online ansiklopedisini kuracak

0

Bu sıralar Wikipedia’ya tepki gösteren tek ülke Türkiye değil. Wikipedia editörlerinin tarafsızlığını yitirerek politik yorumlu içerikler oluşturması nedeniyle başka ülkeler de online ansiklopediye tepki gösterebiliyor.

Çin hükumeti şimdi kendi online ansiklopedisini oluşturmak için büyük bir operasyona başlıyor. Toplamda 20 bin editörü işe alacak olan Çin, böylece hızlı bir şekilde online bir ansiklopedi kuracak.

2018’de yayına girecek

Çin Ansiklopedisi olarak adlandırılacak yeni servisin 2018 yılında hizmete girmesi bekleniyor. Çin’in en büyük üniversitelerinde çalışan binlerce öğretim üyesinin de dahil olacağı kampanya ile yüzlerce bilim dalında, her biri en az 1000 kelimeden oluşan 300 bin maddenin online olarak kayıt altına alınması hedefleniyor.

Çin devleti ansiklopedi için Kültür Dünyasının Çin Seddi ifadesini kullanıyor. Çin’de Wikipedia için uygulanan erişim engeli nedeniyle 700 milyon Çinli internet kullanıcısı online referans kaynağı olarak kullanabileceği bir ansiklopedi arayışı içindeydi. Çinli internet devleri Baidu ve Qihoo 360 da kendi ansiklopedilerini oluşturmaya çalışmış ancak başarılı olamamışlardı.

San Francisco robotlara vergi koymaya hazırlanıyor

0

ABD’de robotların insanları işsiz bırakma korkusu hızla yayılıyor. Obama yönetimi bu konuda önemli araştırma raporları hazırlamışken Trump yönetiminin “önümüzdeki 50-100 yıl içinde gündemimize almayı planlamıyoruz,” diyerek ciddiye almadığı konuyu San Francisco yönetimi ciddiye aldı.

Robotlar yüzünden işsiz kalan veya kalacak insanlara sosyal güvence sağlamak hedefiyle yola çıkan San Francisco yönetimi, iş yerinde veya şirketinde robot kullanan işletmelere robot vergisi koymak için hazırlıklara başladığını duyurdu.

Birkaç ay önce Bill Gates’in önerisi olarak medyada yer bulan bu uygulama, işlerinde robot kullanan firmaların aynı insan çalıştırıyormuş gibi vergi ve hatta sosyal güvenlik primi ödemesi gerektiğini aksi halde vergi ve sosyal güvenlik sisteminin çökeceğini dile getirmişti.

7/24 sipariş teslim eden robotlar

San Franciso şu anda ABD’de robotlaşmanın en yoğun göründüğü eyalet konumunda bulunuyor. Teknoloji firmalarına ev sahipliği yapan eyalette Yelp’in Eat24 gibi bazı dev restoran/mağazalar zincirleri evlere 7/24 servis yapan “kaldırım robotlarını” kullanmaya başladılar. Bu robotlar restorandan aldıkları sipariş torbalarını kaldırımları takip ederek müşterinin evine kadar götürüp tekrar restorana dönebiliyor. Ayrıca hamburger, pizza yapan, sipariş alan, kahve hazırlayan ya da marketlerde rafları dizen, kolileri taşıyan robotlar hızla yaygınlaşırken orta vadede sürücüsüz otomobiller nedeniyle taksi şoförlerinin işlerini kaybetmesi riski bulunuyor.

San Franciso yönetimine göre robotlardan toplanacak vergilerle yine robotlar nedeniyle işini kaybetmiş olan insanlara sosyal güvenlik ödemesi yapmak veya onları yeni işlere yerleştirmek için özel programlar uygulamak mümkün olacak.

Trump yönetimi konuyu ciddiye almadığını açıkça ifade etse de  araştırma şirketi PricewaterhouseCoopers (PwC) tarafından yapılan araştırma 2030’a geldiğimizde, yani sadece 13 sene sonra, ABD’deki iş pozisyonlarının %38’inin insanlara ihtiyaç duymayacağını ortaya koyuyor.

Apple Pay bir yılda %450 büyüdü

0

Apple’ın mobil ödeme çözümü Apple Pay, 2016 içinde uyguladığı politika ile hızla yaygınlaştı ve işlem sayısını %450 büyüttü.

Apple’ın son çeyrek finansal raporlarının açıklandığı toplantıda Apple’ın CEO’su Tim Cook’un verdiği rakamlara göre, Apple Pay 2016’da yeni uluslararası pazarlara girmek için önemli bir çaba sarf etti ve bunun sonuncunda bugün 15 ülkede hizmet verir duruma geldi. Bu ülkeler arasında ise ABD, İngiltere, İsviçre, Kanada, Avustralya, Çin, Fransa, Honk Kong, Singapur, Japonya ve Rusya da yer alıyor. Yani Apple Pay 2016’yı dünyanın en zengin ülkelerinde hizmete girmek için kullanmış.

Ancak her zaman olduğu gibi Tim Cook, Apple Pay hakkında net rakamlar vermekten kaçındı. Dolayısıyla dünyada kaç Apple Pay kullanıcısı olduğu veya yılda kaç işlem yaptıkları sayısal olarak bilinmiyor.

2014 yılında hizmete giren Apple Pay sayesinde iOS kullanıcıları telefonlarına tanımladıkları kredi kartı sayesinde satış noktalarında veya online alışverişlerde kredi kartını fiziksel olarak kullanmadan, telefonla alışverişlerini tamamlayabiliyorlar.

LinkedIn’e yeni özellikler geliyor

Microsoft’un 25 milyar dolara satın alıp kendi ekosisteminin bir parçası haline getirdiği kariyer sosyal ağı LinkedIn, kullanım şartlarında yaptığı yeni güncellemeyle, kısa süre sonra devreye girecek yeni özelliklerinin ipuçlarını verdi.

7 Haziran’da devreye girecek yeni özellikler kullanıcılara, uygulamanın erişebildiği verilerini nasıl yöneteceklerine dair daha fazla seçenek sunacak. Bunların arasında, uygulamanın navigasyon sistemi yardımıyla yakın çevredeki iş arkadaşlarını bulması/görmesi gibi özellikler de yer alıyor.

LinkedIn’in yayınladığı blog’a göre, 7 Haziran’dan itibaren uygulamada şu değişiklikler yaşanacak:

1. Artan görünürlük

Servis ortakları kendi müşterilerine/kullanıcılarına diğer kullanıcıların profillerini daha geniş gösterecek. Böylece LinkedIn kullanıcıların farklı firmalardan, iş verenlerden iş teklifi alması daha kolaylaşacak.

2. Profil için yeni gelişmeler

LinkedIn artık kullanıcıların kariyerlerinde edindikleri yeni başarıları veya gelişmeleri paylaşabilecekleri yeni seçenekleri olacak. Bu detaylar profilde paylaşıldıkça tüm arkadaş listesi tarafından da kolay görülecek.

3. Mesaj botları

Yeni mesaj botları, kullanıcıların aldıkları mesajlara, davetiyelere nasıl cevaplar verebileceğine dair tavsiyelerde bulunacaklar. Konta kuracakları kişilere dair bilgi verecekler. Toplantı, görüşme tavsiyeleri sunacaklar.

4. Lokasyon desteği

Kullanıcılar artık toplantı yapacakları iş arkadaşlarının lokasyonunu görebilecek, onlarla buluşmaları, birbirlerini bulmaları daha kolay olacak. Böylece bir konferans veya öğle yemeği için buluşma tertip edildiğinde kişilerin birbirini aramak için harcadığı zamandan önemli bir tasarruf sağlanacak.

 

Trump devlet kurumlarını modernize edecek

0

Teknoloji şirketlerinin hisse fiyatları yaz aylarında beklenmedik şekilde yükselebilir. ABD’nin yeni başkanı Trump, daha önceki başkanların cesaret edemediği bir konuya el atamaya karar verdi: Federal devlet kurumlarının modernize edilmesi.

ABD’de çok sayıda devlet kurumunun hala flopy disklerle işlem yaptığı, dot matrix yazıcılarla çalıştığı, bu kurumlarda Windows XP hatta MS-DOS’la çalışan sayısız PC’nin bulunduğu biliniyor. 

Trump şimdi bu eski sistemleri modern sistemlerle değiştirmek için neler yapılabileceğini tartışmak için ABD’li teknoloji şirketlerinin CEO’larını Haziran ayında Beyaz Saray’da toplayacak. Bu toplantı aynı zamanda Trump’ın kurmaya çalıştığı American Teknoloji Konsülü için de yeni bir adım olacak.

Trump’ın yeni kararnamesi ile resmen kurulmuş olan bu konsül ABD devletinin üst düzey bürokratları ile Silikon Vadisi’nin liderlerini bir araya getirerek ülkenin teknolojik geleceği hakkında stratejik kararlar almayı hedefliyor.

Teknoloji şirketlerinin kasasına girecek milyar dolarlar

Öte yandan, ABD Federal kurumlarının teknolojik açıdan güncellenmesi, çok pahalı bir işlem. Böyle bir operasyonun onlarca milyar dolara mal olması bekleniyor. ABD teknoloji şirketlerinin kasasına girecek olan bu dev bütçe ise söz konusu şirketlerin hisse değerlerinde önemli bir artışla karşılık bulacağı düşünülüyor.

Haziran ayındaki toplantıya katılacak şirketler arasında Apple, Amazon, Cisco, Facebook, Google, IBM, Intel, Oracle, Salesforce ve SpaceX’in bulunması bekleniyor. Bu şirketlerin bir çoğunun CEO’ları veya ortakları Trump’ın başkan seçilmesinin hemen ardından New York’ta yapılan teknoloji toplantısına katılmışlardı.

Samsung otonom araç testi için izin aldı

0

Otonom araçlar, teknolojinin yeni rekabet alanına dönüştü. Hem teknoloji şirketleri hem de otomotiv endüstrisi otonom sürüş teknolojileri geliştirmek için büyük bir rekabet halindeler.

Şimdi bu rekabete Güney Koreli teknoloji devi Samsung da katıldı. Uzun zamandır büyük gizlilik içinde otonom sürüş teknolojileri geliştirmeye çalıştığı bilinen Samsung, Güney Kore trafiğinde otonom sürüş testleri yapabilmek için gerekli izinleri aldı.

Ancak bu gelişme Samsung’un otomobil satacağı anlamına geliyor. Firmanın hedefi otomobil üreticilerine teknoloji satmak. Bu testlerle beraber Samsung, Google’a rakip olacak şekilde, kendi sensör ve işlemci modüllerini geliştirecek ve Waymo’nun pazarladığı yapay zekalı otonom sürüş teknolojilerine rakip bir ürün geliştirmiş olacak.

Firma test için yine Güney Koreli bir üretici olan Hyundai’nin otomobillerini kullanacak. Bu da teknolojinin olgunlaşmasıyla beraber Hyundai’nin otonom sürüş alt yapısını Samsung’un sağlayacağı beklentisini oluşturuyor.

 

Apple Amazon Echo ile rekabete hazırlanıyor

0

Amazon’un yapay zekalı ev asistanı Echo, son yılların en önemli ürünü olarak karşımıza çıktı. Jeff Bezos’un dünyanın en zengin ikinci adamı olmasına büyük katkıda bulunan Echo, Amazon’un yapay zeka servisi Alexa’yı kullanarak ev sahiplerinin sesli komutlarla internette arama yapmasını, evdeki akıllı cihazları kontrol etmesini ve hatta Amazon’la anlaşmalı mağazalardan sipariş vermesini sağlıyor. Elbette arkasındaki yapay zeka servisi sayesinde otomobillerden buzdolaplarına kadar pek çok nesnenin de yapay zeka sahibi olması ayrı bir detay.

Amazon tüm dünyayı yapay zeka servisi ile donatırken Apple’ın da buna seyirci kalması beklenemezdi. KGI Securities firmasından bir analistin, önemli bir panel sırasında, Apple’ın Amazon Echo’ya rakip olacak bir yapay zeka servisi üzerinde çalıştığını ve bu ürünün çok büyük bir lansman kampanyasıyla, çok yüksek ücretle piyasaya sürüleceğini açıklaması, gözleri Apple’a çevirdi.

Bu tespiti yapan KGI Securities’in analisti Ming-Chi Kuo  herhangi biri değil. Apple’ın faliyetleri ve Asya’daki üretim bağlantıları konusunda çok detaylı bilgi ve bağlantı sahibi olan Ming-Chi Kuo’nın hazırladığı isabetli raporlar yıllardır büyük dikkat çekiyor. 

179 dolardan yüksek fiyata satılacak

Kuo’nun tespitlerine göre bu yeni ürün, Echo gibi bir hoparlörden oluşacak. Kullanıcılar Siri ile konuşarak cihaza emir verebilecek. iPhone 6S’de kullanılan işlemcinin aynısına sahip olacak cihaz bu sayede tek başına önemli bir işlemci gücüne sahip olacak. Öte yandan cihazın satış fiyatı, Amazon Echo’nun 179 dolarlık fiyatından çok daha yukarıda olacak.

Yine Kuo’nun tespitlerine göre, Apple’ın yapay zekalı Siri hoparlörünü hayat geçirecek olan taşeron üretici ise AirPods’ları da üreten Inventec olacak.

Twitter video haber servisi kuruyor

Sonunda oldu. Gazetecilerin yoğun olarak kullandığı Twitter, 7/24 yayın yapacak bir video haber servisi kurmak üzere hazırlığa başladı. 

Bloomberg ile ortak gerçekleştirilecek ve 7/24 aralıksız hizmet verecek canlı yayında, dünyanın her yerinden önemli haberler ve olaylar aktarılacak.

Reklam verenler Twitter’a akacak

Twitter daha önce bu formatı, spor karşılaşmalarında ve son ABD seçimlerinde denemiş ve yoğun ilgi görmüştü. Pek çok kişi yayınları TV veya diğer kanallardan değil Twitter’dan izlemeyi tercih etmişti. Bu şekilde, başka insanların yayın hakkındaki yorumlarını ve tartışmalarını da aynı anda takip etmek mümkün olduğu için Twitter canlı yayınları büyük ilgi görmüştü.

Sosyal medya servisi şimdi canlı haber yayınıyla reklam verenleri da cezbetmeyi planlıyor. Canlı yayınların üstüne bindirilecek reklamlarla şirketin önemli bir gelir elde etmesi bekleniyor. Bu gelişme aynı zamanda Twitter hisselerinin de yükselmesi anlamına gelecek. Twitter’ın kurucusu ve CEO’su Jack Dorsey’in kısa süre önce beklenmedik şekilde 500 bin Twitter hissesi satın alması da böylece anlam kazanmış oldu.

Mercedes ile 50. Yılda 50 Startup!

0

Türkiye’deki 50 yılında Mercedes-Benz‘den anlamlı bir proje geliyor. Teknolojiye ve girişim potansiyeli olan genç fikirlere yoğunlaşmak isteyen şirket, 50. Yılda 50 Startup projesini başlattı.

Mercedes’ten genç girişimcilere büyük destek

Bu projeye başvuran fikirler arasında yapılacak yarışmada seçilecek 50 Startup projesine tam 500 bin TL destek sağlanacak. Genç fikirler ve genç projelerle beraber yürümek isteyen Mercedes-Benz, hazırlamış olduğu mikro site aracılığıyla başvuruları değerlendiriyor.

Projeyle ilgili detaylara ise Mercedes-Benz Türk Ar-Ge Merkezi Müdürü Mustafa Üstertuna ve Mercedes-Benz Türk CIO Gökçe Bezmez’in anlattığı video röportaj ile ulaşabilirsiniz.

https://youtu.be/5-DOKYUee2o

Yarışmaya ise buradan başvuruda bulunabilirsiniz.

İngiltere otonom araç testlerine 2019’da başlıyor

0

ABD otoyollarında yüzlerce otonom araç test amacıyla her gün trafikte dolaşırken Avrupa bu konuda çok geride kaldı. Ancak şimdi İngiliz hükumeti, trafikte otonom araçların rahatça test sürüşüne çıkabilmesi için 2019 yılını hedef olarak belirledi. 

Oxford Üniversitesi’nin robotik teknolojiler geliştiren kolu Oxbotica’ya 13 milyon dolarlık bir fon ayıran İngiltere, Oxbotica’in otonom sürüş teknolojisini test etmek için geliştireceği 10 aracın ad 2019 yılında trafiğe çıkmasına izin verecek.

Filo halinde dolaşacak olan bu 10 araç aynı zamanda otonom araçların trafikte birbiriyle iletişim kurması için gerekli protokollerin de geliştirilmesini sağlayacak. Böylece otonom araçlar, çevresindeki diğer otonom araçları tanıyarak iletişim kurabilecek ve birbirlerinin yanındayken daha hızlı hareket edebilecekler.

Oxbotica ayrıca otonom araçlarının taksi gibi kullanılması için Uber gibi bir uygulama da geliştirecek. İngiltere Kraliçesi de geçtiğimiz yıl yaptığı bir konuşmada, ülkenin otonom araç teknolojilerini bir an önce geliştirerek günlük hayata adapte etmesi gerektiğinin altını çizmişti. Bu hedef doğrultusunda İngiltere’nin yakında otonom sürüş teknolojisi konusunda yeni adımlar atması bekleniyor.

NASA’nın Mars’a insan gönderme planı resmen devrede

0

İnsanoğlu başka bir gezegene koloni kurmaya gidiyor. ABD Başkanı Trump’ın direktifiyle Mars planını açıklayan NASA, Mars’a insan gönderme görevine resmen başladı.

2033 yılında ilk insanı Mars’a indirmeyi planlayan NASA bunun için beş aşamalı bir planı devreye soktu. İlk aşamada 2018 ve 2025 yılları arasında uzaya özel malzemeler taşıyacak roketlerle Ay’ın yörüngesinde ikinci bir uzay istasyonu kurulacak. Deep Space Gateway (DSG) ismini alacak bu uzay istasyonu, astronotların Mars’a doğu yola çıkmadan önceki son istasyonu olacak.

İnsanoğlunun yeni uzay gemisi: Deep Space Transport

İkinci aşamada Mars’a gidecek uzay gemisi Deep Space Transport (DST) parça parça bu istasyona taşınacak. Ayrıca Astronotlar burada yeni uzay gemisinin kontrollerini yaparak çalışmasını sağlayacaklar. Üçüncü aşamada Ay yörüngesinde hareket zamanını bekleyen uzay gemisine erzak ve gerekli ekipmanlar yüklenecek. Tüm bu süreç 2030’a kadar sayısız uzay misyonu ve Ay ile dünya arasında çok yoğun bir trafik anlamına gelecek. 

Dördüncü aşamada DST üç yıl sürecek tarihi yolculuğuna başlayacak. Beşinci aşama ise astronotların Mars’a inmesi ve orada kendilerine yaşam alanı kurmaları olacak.

ABD’nin her yıl toplam bütçesinin %0.5’i harcanarak yapılacak olan bu çalışma toplam 16 yıl sürecek. Bu sürede 4 başkan daha değişeceği için programın ertelenme riski de az değil ancak işlem bir kere başladıktan sonra yeni başkanların programı iptal etmek yerine, tüm dünya ülkelerinin katılımına açarak maliyeti düşürmesi ve Mars’a insan indirmeyi uluslararası bir göreve çevirmesi de mümkün görünüyor.

Öte yandan Mars’a ilk gitmek isteyen kurum NASA da değil Boeing ve SpaceX, kendi uzay programını uygulayarak Mars’a 2022 yılında ilk astronotu ulaştırmayı hayal ediyorlar ancak bu plan şimdilik çok gerçekçi görünmüyor.