Uber’in üçkağıdını Apple yakaladı

0

Araç paylaşım uygulaması Uber, kuralları hiç umursamaması ile büyük ün yaptı. Faaliyet gösterdiği neredeyse tüm ülkelerde yasaları zorlayarak ve çoğu zaman da ihlal ederek çalışan Uber, kısa süre önce de Kaliforniya şehir yönetimi ile kavga ederek, şehir yönetiminin doldurmasını istediği otonom araç testi belgelerini tanımadığını beyan ederek şehir yönetimi ile ters düşmüş, sonunda ABD federal devleti Uber’i uyaran bir mesaj yayınlayınca geri adım atmak zorunda kalmıştı.

Uber’in şimdi de Apple’ı tam anlamıyla “uyuttuğu” ortaya çıktı.

Apple’ın uygulama marketinde yer almak isteyen uygulamaların uymak zorunda olduğu kuralları aşmak için tam anlamıyla bir tiyatro çeviren Uber’in, yazılım mühendisleri sayesinde Apple’ı aldatarak kural dışı Uber uygulamasını App Store’a yüklediği ortaya çıktı.

Apple, uygulamaların silindikten sonra iPhone’larda kullanıcıları takip edecek herhangi bir kod parçasının kalmamasını istiyor. Uber ise bu kuralı geçebilmek için sinsice bir plan hazırlayarak, Apple merkezinin çevresinde uygulamayı yükleyenlerin göremeyeceği bir özelliği uygulamasına adapte etti.

Buna göre, App Store’a yüklenen uygulamaları indirip test eden, deneyen ve onay veren Apple gözlemcilerinin Apple’ın şirket merkezinin çevresinde yaşadığı öngörüsünden yola çıkan Uber, coğrafik olarak uygulama bu bölgede çalıştırıldığında veya bir telefona yüklenip incelendiğinde, Apple’ın kurallarına aykırı olan kod parçasını saklayacak bir tasarım hazırladı. Böylece Apple mühendisleri Uber’in kural dışı özelliklerini göremeyip onay verdi ve Uber, dünyadaki herkesin telefonuna bir trojan yerleştirmeyi başardı. Daha sonra bu kullanıcılar Uber’i telefonlarından silseler bile Uber hala onları izlemeye devam edebiliyordu.

Apple ise bu üçkağıdı fark ettiğinde fırtınalar koptu. Apple’dan sızan bilgilere göre Tim Cook, Uber’in CEO’su Travis Kalanick’i bizzat Apple merkezine çağırıp, tam anlamıyla bağıra çağıra kavga etti ve Uber uygulamasını App Store’dan kaldırmakla tehdit etti. 

Bu gelişmenin üzerine Uber uygulamasını güncelleyerek kural dışı kodları uygulamadan çıkardılar ancak Apple şimdi Uber’i tam anlamıyla özel gözlem altına almış durumda. Öyle görünüyor ki, Uber bir hata daha yaparsa iOS kullanıcılarını tamamen kaybedebilir zira NSA’in Prism skandalı ile büyük darbe alan Tim Cook’un, Apple’ın imajını bozmamak için ABD mahkemelerinin emirlerini bile yok sayarak FBI ile kavga ettiğini ve iPhone kullanıcılarının mahremiyetini her şeyin üzerinde tuttuğu biliniyor. Cook’un, Uber’in kullanıcı mahremiyetini ihlal eden bir hatasını bir daha affetmeyeceği ve Uber’i App Store’dan çıkaracağı vurgulanıyor. Bu da Uber’in tam anlamıyla bitişi anlamına gelecek. 

Travis Kalanick bu kez sert kayaya çarptı.

120 milyon dolarlık meyve sıkacağı Silikon Vadisi’ni salladı

0

Silikon Vadisi bugünlerde, 120 milyon dolarlık bir meyve sıkacağı nedeniyle büyük tartışmalar yaşıyor. 700 dolara satılan Juicero isimli meyve sıkacağını geliştiren Start-up, piyasadan 120 milyon dolarlık fon toplayarak herkesin dikkatini çekti.

Temel olarak, firmanın ürettiği taze meyve poşetlerini sıkarak içinden çıkan suyu bardağa boşaltma işlevine sahip olan bir cihaz için yatırımcıların 120 milyon dolarlık yatırım yapması herkesi şaşırtıyor.

Akıllı meyve sıkacağı

Geliştirici firma, meyve poşetinin üzerine baskı uygulayarak meyveleri sıkan cihaza ayrıca internet üzerinden kontrol gibi “akıllı” özellikler de ekleyerek cazibesini arttırmaya çalışsa da cihazın yaptığı tek işin meyve sıkmak olduğunun altını çizen medya, Juicero’nun geliştirilmesi için 120 milyon dolar para harcandığına inanmak istemiyor.

Silikon Vadisi’nde JuiceGate (meyve suyu skandalı) adını alan meyve sıkacağı için özel olarak üretilen meyve torbalarını elliyle sıkarak bir test yapan Bloomberg editörünün makineyle aynı miktarda meyve suyunu elde etmesi nedeniyle 700 dolarlık cihazın gerekliliği de büyük tartışma konusu oldu. Bu sırada firma gelen tepkiler nedeniyle cihazın fiyatını 400 dolara düşürdü. Juicero ise iş modelinde sıkma cihazı kadar abonelik modeliyle müşterilerine ulaştırılan taze meyve/sebze torbalarının üretiminin büyük önem taşıdığını iddia ediyor. 

Tesla 53 bin aracını geri çağırıyor

0

Elektrikli otomobil üreticisi Tesla, 2016 yılında sattığı 76 bin otomobilin 53 binini, önemli bir hataya sahip olduğu şüphesiyle geri çağırdı.

Tesla’ya göre, el freni mekanizmasında yer alan sorunlu bir parçanın aracın el frenini boşa almayı engellemesi nedeniyle araç sahipleri zor zamanlar yaşayabiliyor. Firma sorunu düzeltebilmek için bu sorunlu parçanın takılı olduğunu tespit ettikleri 53 bin aracı geri çağırma kararı aldı.

Tesla ayrıca bu sorunun bir güvenlik sorununa yol açmadığını ancak aracın sürüş konforunu olumsuz etkilediğini, şoförlerin parktan çıkmakta zorlandığını dile getiriyor.

Fakat bu sorunun ortaya çıkmasıyla Tesla’nın hisse değerleri %2 oranında değer kaybetti. Öte yandan firmanın Autopilot uygulaması hakkında da sorunlar yaşanıyor ve çoğu kullanıcı Autopilot uygulamasının “otonom sürüş teknolojisi” gibi pazarlandığını ve aldatıldıklarını dile getirerek şikayet ediyorlar. Bazı kullanıcıların bu nedenle firmaya dava açmaya hazırlandığı da medyaya yansıyan duyumlar arasında. Bakalım Tesla bu zor günleri imajını zedelemeden atlatabilecek mi?

Elektrikli jet uçağı Lilium test uçuşlarına başladı

Şehir içi ulaşımda önemli bir devrim yaratmayı amaçlayan, elektrikli motorlarla çalışan ve dikine kalkıp inebilen jet uçağı Lilium, test uçuşlarına başladı.

Geliştirici şirketin yayınladığı video ile aracın test uçuşları halka tanıtılırken, Lilium için şehir içi ulaşımda devrim yaratacak bir araç ifadelerinin kullanılması da dikkat çekti.

Lilium, Uber benzeri servislerin yoğun ilgi göstereceği bir araç olarak tasarlanıyor. Dikine inip kalkabilen ve çok sessiz çalışan araç, saatte 300 km hıza çıkabiliyor ve 300 km mesafe yol alabiliyor. Kanatları katlandığında ise otomobil olarak kullanılabilen uçağın yerdeki sürüş kapasitesi şimdilik çok sınırlı ancak modelin geliştirilmesi ile uçma kapasitesine sahip güçlü bir otomobil olarak dikkat çekeceği düşünülüyor.

Uber’den Lilium çağrılabilecek mi?

Akıllı telefonlarla, en yakın iniş alanına çağrılabilecek Lilium’un özellikle zamanı çok kısıtlı olan ve şehir trafiğinde sıkışmak istemeyen iş adamları tarafından yoğun ilgi görmesi bekleniyor. Helikopter gibi dikine iniş kalkış yapabilmesi nedeniyle binaların çatılarına, parklara hatta banliyö bölgelerinde evlerin bahçelerine inip kalkabilme kapasitesine sahip olan aracın, işyeri ve evi arasında gidip gelecek iş adamları için önemli bir tercih olacağı düşünülüyor.

Lilium benzeri elektrikli motorla çalışan ve insan taşıyabilen bir “drone”un, Temmuz ayında Dubai’de resmen hizmete girmesi ve turistik bölgelerde özellikle yüksek binaların üstünde yer alan restoran ve kafelere müşteri taşıyacak shuttle servisleri olarak işlev görmesi bekleniyor. 

Jet motorlu, elektrikle çalışan ve dik inip kalkabilen bu yeni aracın ilk test videosunu aşağıda izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=ohig71bwRUE

Trump’tan kaçan teknoloji şirketleri Kanada’ya sığınıyor

0

Trump’ın, iş imkanlarının ABD dışına kaçmasını engellemek ve ABD vatandaşlarını iş sahibi yapmak için uyguladığı göçmen karşıtı politika ters tepmiş olabilir. İronik bir şekilde, bu politika nedeniyle teknoloji şirketleri Kanada’da ofisler ve kampüsler açma hazırlığına girerek, çalışanlarını Kanada’ya yerleştirme kararı alıyorlar.

Trump’ın başa geçmesinden hemen sonra, Müslüman ülkelerden ABD’ye girişi yasaklayan kararı imzalaması nedeniyle Google Kanada’da yeni bir yapay zeka laboratuvarı kurmak için 5 milyon dolarlık fon ayırdı. Bu laboratuvar, ABD’ye girişi yasak olan ülkelerden gelecek ve dünyada çok az bulunan, yetenekli yapay zeka uzmanlarının çalışma ofisi olacak.

Vizeler şirketlerin başına dert oldu

Üstelik ABD Adalat Bakanlığı’nın, dünyadaki yetenekli insanların ABD’deki şirketlerde çalışmasını sağlayan H-1B vizesi alan kişileri soruşturacağını ve aynı işi ABD vatandaşlarının yapabileceğine dair izlenim oluşursa şirket hakkında da soruşturma açılabileceğini hatırlatan uyarısından sonra teknoloji şirketleri ABD dışında ofisler açarak yetenekli yabancı çalışanlarını buralarda görevlendirmeyi daha mantıklı bir çözüm olarak görmeye başladılar. Bu ofisler içinse en uygun yer, ABD ile arasında “yok gibi” sınır bulunan Kanada.

Kanada’nın genç başbakanı da Trump’ın göçmen karşıtı politikalarını işaret ederek “Farkılıklar bizim gücümüzdür,” ifadesini tweetlemiş ve yabancıların ülkesine gelmesinden memnun olduğunu açıklamıştı.

Şimdilik Amazon Kanada’da 700 kişi istihdam etmeye başladı. Microsoft ise 750 kişilik bir ofis kurmuş durumda. Google’ın 200 kişiyi Kanada’ya yerleştirdiği biliniyor. Diğer teknoloji şirketleri de Kanada’nın farkına varmış durumda ve rekabette büyük önem taşıyan yabancı yetenekleri buraya yerleştirmek için Kanada şehirlerinde ofis aramaya başladılar.

 

Amazon yapay zeka servisini tüm müşterilerine açıyor

0

Amazon’un yapay zeka servislerinin arkasındaki asıl güç olan Amazon Lex hizmeti artık tüm Amazon Web Services müşterilerinin erişimine açık olacak.

Böylece uygulama geliştiriciler, üzerinde çalıştıkları uygulamalara yapay zeka rutinleri ekleyebilecekler ve Amazon Lex’in yeteneklerini kendi uygulamalarında kullanabilecekler. Amazon Lex, teknik olarak Amazon’un yapay zeka servisi Alexa’nın motoru olarak işlev görüyor ve çok kompleks algoritmaları başarıyla çözebiliyor.

Amazon Lex’i geliştirmek ve işletmeye devam etmek için Amazon’da binlerce yapay zeka uzmanı çalışıyor. Amazon bu ekipler uzun yıllardır Lex’i geliştirmek için büyük emek ve para harcamış durumda.

Küçük yazılım şirketlerinin ise bu tür bir yapay zeka servisi geliştirmeleri mümkün olmadığı için, Amazon Lex’e erişim sağlayabilmeleri, yapay zekalı hizmetler sunabilmeleri için büyük önem taşıyor.

Google, Ad-blocking stratejisini netleştiriyor

0

Web sayfalarında dolaşmak artık bir kabusa dönüşmeye başladı. Minik bir haber okumak için dakikalarca sürebilen reklam bombardımanına katlanmak kullanıcıları canından bezdirdiği için ad-blocking uygulamaları büyük ilgi görüyor. Ancak bu durum, reklamlardan para kazanan internet yayıncılığını da olumsuz etkiliyor.

Reklamların okurları rahatsız etmeyecek şekilde etik olarak yerleştirilmesi bugün artık internet yayıncılığında önemli bir ayrıntıya dönüştü. Ancak, her yayıncının bu etik kurallara uyduğunu görmek mümkün olmadığı gibi, özellikle mobil ziyaretçilerin bir sayfayı yüklemeye çalışırken tüm ekranı kaplayan dev reklamlarla boğuşması şikayet konusu olmaya devam ediyor.

Google şimdi bu soruna yapıcı bir çözüm bulabilmek için, popüler Chrome tarayıcısına Ad-blocking özelliği eklemek için kolları sıvadı. Şirketten sızan bilgilere göre Google, kendi Ad-blocking uygulaması sayesinde, web gezginlerini rahatsız eden etik dışı reklamları otomatik olarak engelleyecek. Böylece web’de dolaşmak çok daha rahat ve daha az sorunsuz olacak.

Google’ın gerçek amacı nedir?

Kendisi de internetin en önemli reklam platformunu işleten Google için, Ad-blocking konusu büyük bir sorun oluşturuyor. Kendi kontrolünde olmayan Ad-blocking uygulamaları nedeniyle google reklamlarını okurlar gösteremeyen Google aynı zamanda büyük gelir kaybına da uğruyor. Şirket şimdi Chrome’a ekleyeceği entegre Ad-blocking uygulaması sayesinde en azından tüm Chrome kullanıcılarının Google reklamlarını görmesini sağlarken, Google platformu dışında yayınlanan rakip reklamları da engellemiş olacak.

Elbette etik dışı reklamların engellenmesi kullanıcılar açısından olumlu bir yaklaşım olsa da, Google’ın elindeki bu yeni gücü, rakip reklam platformlarının önünü kesmek için kullanmadığına ikna olmak isteyecek Avrupa Komisyonu gibi kurumların Google aleyhine yeniden tekelcilik soruşturmaları açması da sürpriz olmayacak.

 

Zuckerberg düşünceleri okumaya kararlı

Facebook’un kurucusu Zuckerberg, sanal gerçeklik alanına yaptığı milyarlarca dolarlık yatırımla büyük şaşkınlık yaratmıştı. Geleceğin dünyasında sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik teknolojisinin çok önemli olacağını düşünen genç girişimci, Oculus gözlüklerine yaptığı yatırım sayesinde bugün sanal gerçeklik alanında önemli bir yere sahip.

Ancak sadece sanal gerçeklik gözlüğü geliştirmek Zuckerberg’e yeterli gelmiyor. Facebook’un patronu, insan ve makine arasındaki etkileşimi düşünceyle iletişim boyutuna da taşımak istiyor. 

Facebook’un geliştiricileriyle buluştuğu yıllık toplantısı F8’de bu yıl yaptığı sürpriz açıklamayla gündeme oturan Zuckerberg’e göre, 2019’a ulaştığımızda makinelerle ve dolayısıyla diğer insanlarla, düşünerek iletişim kurmamız mümkün olacak.

Dakikada 100 kelime düşünmek

Bunun için, düşünceleri okuyup metine çeviren bir sistem üzerinde çalıştıklarını açıklayan Zuckerberg’e göre, düşünce okuyan bir bilgisayar sayesinde dakikada 100 kelimeyi düşünerek  karşı tarafa ulaştırabileceğiz.

Facebook’un donanım araştırma bölümü Building 8’in yöneticisi Regina Dugan F8’de yaptığı konuşması sırasında, “artırılmış gerçeklik ortamı için bir beyin faresi” geliştirdiklerinin altını çizdi. Yani Facebook bilgisayarlarımızın ekranındaki imleci düşünce gücüyle kontrol etmemizi sağlayacak bir arayüz geliştiriyor. Ancak burada tek amaç ekrandaki imleci hareket ettirmek değil, insan düşüncelerini dakikada 100 kelimeye dönüştürebilecek bir düşünce-okuma donanımı geliştirmek.

Konuşamayan düşünecek

Dugan’a göre henüz bu teknoloji ortada yok ancak beyin üzerinde yapılan çalışmalar sayesinde çok yakında mümkün olabilecek. Facebook’un üzerinde durduğu bir diğer teknoloji de, deriyi bir dinleme organına çevirmek. Bu sayede karşıdaki kişinin düşünceleri kelimelere çevrildikten sonra titreşim dalgaları şeklinde hedefteki insana gönderilecek ve bu kişi tenine çarpan titreşim dalgaları sayesinde karşıdaki insanın düşüncelerini sesli olarak duyabilecek.

Bu teknolojinin özellikle konuşma bozuklukları yaşayan insanların iletişim problemlerini yenmekte çok önemli bir yardımcı olacak. Bu aynı zamanda farklı dillerde konuşan insanların birbirlerini anlaması için ortak bir evrensel dil de oluşturabilecek.

Facebook’un tüm bu çalışmaları henüz sadece AR-GE aşamasında bulunuyor ancak 100 milyar dolardan fazla değere ve büyük bütçelere sahip bir şirketin bu işe el atmış olması, bu konuda elle tutulur gelişmelerin çok uzakta olmadığı umudunu doğuruyor.

Yahoo, Temmuz ayında Verizon’un oluyor

0

Yahoo’nun Verizon’a satışında arap saçına dönen pazarlıkların ve detayların sonuna yaklaşıyoruz.

Yahoo’nun CEO’su Marissa Mayer, satın alma işlemlerinin Temmuz ayında tamamlanacağını ve 4,5 milyar dolarlık alışverişin sonuca ulaşacağını açıkladı.

İnternet devi Yahoo için yapılan pazarlıklar sonunda Verizon, 4,5 milyar dolarlık teklifle açık arttırmayı kazanmıştı. Ancak Verizon Yahoo’nun tümünü değil, sadece internet varlıklarını satın alacak. Yahoo’nun Alibaba’daki ortaklığı gibi yatırımları bu pazarlığa dahil değildi.

Yahoo’nun Verizon’a geçişi aslında 2017’nin ilk üç ayında tamamlanacaktı anca Yahoo’nun sunucularında ortaya çıkan iki dev açık nedeniyle yaşanan sorunlar Verizon’u endişelendirdiği için işlemler duraksamıştı.

Verizon, Yahoo’yu bünyesine katmasıyla beraber dijital reklamlar konusunda büyük bir atağa kalkacak ve Google ile Facebook’un internet reklamlarındaki payından büyük bir dilim koparacak.

ABD havalimanlarına yüz tarama sistemi yerleştiriyor

0

Facebook gibi sosyal medya servisleri, mahremiyet tartışmaları nedeniyle yüz tarama ve tanıma sistemlerini devreye alamıyor olabilirler ama bu durum, teknolojinin çok geliştiği gerçeğini değiştirmiyor.

Facebook’ta yer bulamayan yüz tanıma sistemleri şimdi ABD havalimanlarında güvenlik önlemi olarak hizmete girecek.

Trump’ın ülkeye giriş çıkışlardaki güvenliği arttırmak yönündeki kararı nedeniyle önlem alınan gümrüklerde bundan sonra ülkeye girmek veya ülkeden çıkmak isteyenler, yüz taramasına girecek. Bu taramalarda alınan sonuçlar hem vize ve pasaport üzerindeki fotoğraflarla karşılaştırılacak hem de hava limanında gümrük güvenliğinden geçen kişi ile uçağa biniş kapısından çıkan kişinin aynı kişiler olduğuna emin olunacak. 

Sistem, Biometric Exit olarak adlandırılacak ve vizesi biten kişilerin ülkeden çıktığına veya doğru kişinin çıktığına emin olmak için kullanılacak.

Sistem şimdilik Atlanta havalimanında, Atlanta-Tokyo uçuşlarında deneniyor ve sürecin hızlandırılması için çalışma yapılıyor. Ancak sistemin başarıyla devreye girmesinden sonra bu güvenlik önleminin tüm havalimanlarına kurulması bekleniyor. 

Öte yandan, havalimanlarında başlayacak yüz tarama sistemlerinin, kısa süre sonra sosyal alanlara sıçraması da bekleniyor.

Oracle, Hollandalı şirketi satın aldı

0

Veritabanı teknolojilerinin dev ismi Oracle, yazılım kodlarını test eden yapay zeka teknolojileri geliştirilen Hollandalı bir start-up olan Wrecker’ı satın alacağını açıkladı.

Amterdam’da 2012 yılında kurulan Wrecker, yazılımcılara konteyner tabanlı bir platform sunuyor ve kodlarını test edebilmeleri için gerekli araçları sağlıyor.

Oracle’dan öğrenildiği kadarıyla Wrecker’ın teknolojileri Oracle’ın mevcut araçları içine entegre edilecek ve kod geliştirmeyi kolaylaştıran hizmetler sunulması sağlanacak.

Wrecker’ın ne kadara satın alındığı veya Oracle’ın satın alma şartları hakkında henüz bir detay açıklanmış değil. 

Intel, Developer Forum’a son veriyor

0

Intel, geliştirdiği teknolojileri sergilediği ve iş ortaklarıyla paylaştığı fuar ve panellerden oluşan Intel Developer Forum’u sonlandırma kararı aldı.

20 yıldır her sene düzenlenen ve teknoloji dünyasının en önemli etkinlikleri arasında yer alan Intel Developer Forum’un sona ereceği haberi teknoloji dünyasında büyük şaşkınlık yarattı.

Intel, yayınladığı duyuruda, IDF’te açıklanan detayların artık Intel’in web sitesinde, Resource and Design Center başlığı altında sürekli yayında olacağını ve güncelleneceğini açıkladı. Geliştiricileri, donanım ve yazılım mühendislerini, iş ortaklarını bu alana yönlenmeye davet etti.

İşlemci devi bu yıl Çin’de düzenlenmesi beklenen IDF’i iptal edeceğinin işaretlerini daha önce vermişti ancak IDF 2017’nin ABD’de bir lokasyonda düzenleneceği düşünülüyordu. Dolayısıyla IDF’in tamamen sona erdirilmesi teknoloji dünyasında büyük bir sürpriz oldu.

Öte yandan Intel’in IDF yerine, yeni ürünlerini tanıtıp basın lansmanları yapacağı farklı bir formatta bir basınla buluşma zirvesi düzenlemesi de ihtimaller dahilinde bulunuyor çünkü 15-17 Ağustos’ta IDF’in yapılacağı kongre merkezinin kira sözleşmesinin iptal edilmediği dikkat çekiyor.

StarTURK, Silikon Vadisi’nde yerini aldı

0

Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi Ar-Ge ve inovasyon faaliyetleri ve ülkemizdeki teknolojik ürünlerin uluslararası pazarlarda yer alması, teknoloji yoğun startupların dünyanın en gelişmiş girişimcilik ekosistemleri içerisinde yer alması için güçlerini birleştirdi. Konsorsiyum, bu amaçla KOSGEB desteğini de alarak ABD Silikon Vadisinde StarTURK uluslararası kuluçka merkezini kurdu. Konsorsiyum’un konu hakkındaki açıklaması şu şekilde: 

“Türkiye bu kez hızla süren yeni sanayi devrimini kaçırmayacak. 4. Sanayi devrimi olarak bilinen Sanayi 4.0 vizyonunu da desteklemek üzere stratejik hedef oluşturan konsorsiyum bilişim merkezli olarak yeni bir atılımın da üssü olacak. Konsorsiyum’un ifadelerine göre, günümüzde olgunluk seviyesi Sanayi 2.0 ile 3.0 arasında kalan Türk şirketleri yapılan bu yatırımla Sanayi 4.0 düzeyine çıkabilmek için önemli bir fırsat yakalayacak.

Dünyaya Teknoloji İhraç Edeceğiz

Dünyada 4 Trilyon dolara ulaşan bilişim teknolojileri pazarı Türkiye’de 83 milyar dolar olurken Türkiye kaynaklı üretim ise 2.6 milyar dolar civarında olmuştur. Bu rakamlardan çok daha fazla pay alarak hızla bilişim sektöründeki pazar payımızı artırmak zorundayız.

Otonom robotlar, simülasyon, sistem entegrasyonu, nesnelerin interneti, siber güvenlik, bulut bilişim, eklemeli üretim, artırılmış gerçeklik ve büyük veri alanlarında dünya pazarına teknoloji sunmak hedefindeki startuplar StartTURK kuluçka merkezinde yer alacaktır.

Silikon Vadisinin Çocukları

2011 yılında dünyanın en büyük şirketleri enerji şirketleri iken bugün Dünyanın en büyük şirketleri artık teknoloji şirketleridir. Bunlar Silikon Vadisinin çocuklarıdır. Sadece inovasyon yapanlar lider olabilecek diğerleri yok olacaktır.

Beş Üniversitenin oluşturduğu konsorsiyum 4 teknopark, 700 teknoloji şirketi, 3.000 akademisyen, 15.000 arge personeli, 250 kuluçka firması, 100.000 öğrenci potansiyeline sahiptir. Bu potansiyel StarTURK’ün başarısını kaçınılmaz yapmaktadır.

Dünya girişim sermayesinin %30’unun bulunduğu Silikon Vadisinde, Stanford Üniversitesi, Apple, Google gibi dünya devlerinin arasında bir Türk yıldızı doğmuştur. Bu potansiyel artık Türk şirketleri için de ulaşılır olacaktır.

Silikon vadisinin ilk Türk Teknoloji ve İnovasyon Üssü

Silikon vadisinin ilk Türk Üssü StarTURK Uluslararası Kuluçka merkezinde Türk Girişimcilerine Çalışma alanları, kuluçka ofisleri ve hızlandırıcı programları sunulacaktır. Artık silikon vadisi eko sisteminde yaşamak o atmosferi solumak ve dünya devleri ile rekabet etmek Türk şirketleri için hayal olmaktan çıkmıştır.”

Apple otonom sürüş testi için izin aldı

0

Otomobil üretecek mi, üretmeyecek mi tartışmaları devam ederken Apple sürpriz yaparak Kalifoniya’da otonom sürüş testleri için izin aldı.

Apple’ın kendi otonom sürüş teknolojisini geliştirmiş ve trafik içinde test etmeye hazır hale getirmiş olduğunu ifade eden bu gelişme, şirketin yakında Google’ın Waymo’suna rakip olacağını gösteriyor.

Öte yandan Kaliforniya’da otonom sürüş testi için izin alabilmek için firmaların otonom araçlarıyla ilgili bazı detayları halka açık şekilde paylaşması gerekiyor. Bunların arasında, araçlarının otonom olarak kaç kilometre yol kat ettiği gibi bilgiler de yer alıyor. Dolayısıyla, çalışmalarını gizlilik içinde sürdürmeyi seven Apple’ın bu kez, çalışmanın her adımında detayları halkla paylaşacak olması onun için de bir ilk olacak. Medyanın gözünün de Apple araçlarının otonom performansı üzerine çevrilmesi bekleniyor.

Şirket içinden daha önce sızan bilgilere göre Apple yöneticilerinin, otonom sürüş teknolojisi geliştiren ekibe bu işin Apple için karlı olup olmayacağını anlaması için 2017 boyunca süre tanıdığı vurgulanıyordu. Kaliforniya’daki testlerin sonucuna göre Apple’ın otomobil üretip üretmemeye karar vermesi de mümkün olabilir.

Google iş ve işçi bulmak için özel servis kuruyor

0

Google, iş arayanlara veya işçi arayan kurumlara hizmet vermek için yeni bir servis kuruyor. Google Hire ismindeki yeni servis hakkında henüz resmi bir açıklama olmasa da Google servisin web sayfasını açmış durumda.

İş arayanların veya çalışan arayan kurumların hizmet alabileceği Google Hire’a, Google hesabı ile bağlanmak mümkün olacak ve anlaşıldığı kadarıyla, kurumlar da bu platform üzerinden kendilerine uygun çalışanları aramak için ilan verebilecek.

Microsoft LinkedIn’e benzer bir işlev kazandırmaya çalışırken, Google bu hamlesi ile Microsoft’a rakip olacak gibi görünüyor. Google’ın Hire servisine para kazandırmak içinse kurumların eleman arama ilanlarından ücret alması bekleniyor. 

Marketing Türkiye, Turkcell Dergilik’te ücretsiz!

0

Turkcell’in dergi seçeneklerinden dilediğinizi okumanızı sağlayan dijital dergi okuma platformu Dergilik, yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Bu yeni uygulama kapsamında, Turkcell’den yararlanan 12 milyon abone, Dergilik’e ücretsiz erişim sağlayabilecek. Dergilik uygulamasının avantajlarından faydalanan 12 milyon Turkcell abonesi,  Marketing Türkiye’yi de dijital ortamda kolaylıkla ve ücretsiz olarak okuyabilecek.

Nisan sayısında Marketing Türkiye okurlarını neler bekliyor? 

Global iletişim ajansı Grayling’in 50 ülkede gelen uzman verilerini yorumlayarak ezber bozan teknolojileri, inovasyoları ve güncel sosyo-politik gelişmeleri mercek altına alarak 2017 yılına damgasını vuracak iletişim trendlerini belirledi. İşte markaların ve şirketlerin 2017 yılında takip etmeleri gereken 7 trendi Marketing Türkiye Nisan sayısında okuyabilirsiniz.

Marketing Türkiye kapak konusu “Bir tabak az pişmiş statü lütfen!” oldu. ise Kıvamında pişmiş bir porsiyon et yemek kişiliğinizi yansıtıp toplumdaki konumunuzu güçlendirebilir mi? “Bu ne saçma soru?” diyenleri duyar gibiyiz. Ancak ete attığı şaplaklarla, artistik et tuzlamasıyla global bir fenomene dönüşen Nusr-Et Steakhouse’un kurucusu Nusret Gökçe’nin fitilini ateşlediği steakhouse çılgınlığı tam da bu soruyu yaratıyor. Zira artık tabağınızdaki et, statünüzün de göstergesi!

Marketing Türkiye Nisan sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Hürriyet’ten girişimcilere destek geliyor

En iyi girişimlerin seçildiği The Pitcher 2017‘de Hürriyet CEO’su Çağlar Göğüş‘ün duyurduğu üzere Hürriyet, Doğan Holding çatısı altında bulunan Öncü Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı AŞ ile birlikte hareket ederek dijital girişimlere yatırımlar yapmayı hedefliyor.

Ürünleri ortaya çıkmış ve pazar konumlandırmasını tamamlamış orta ölçekli dijital girişimlere farklı ortaklık modelleri ile yatırımlar yapmayı hedeflediklerini ifade eden Göğüş, “Girişimlerin büyümesine Hürriyet’in ciddi bir hızlandırıcı etkisi olacak. Girişimcilere ürünlerini sitelerimizde test etme imkanı sunarak, global büyüme konusunda hızlandırıcı etki edebileceğimizi düşünüyoruz. Yatırım yapmak istediğimiz girişimlerin Hürriyet’in mevcut iş modeline destek olmasını istiyoruz” dedi.

Yatırım yapılacak alanlar belirlendi

Hürriyet’in yatırım yapmayı hedeflediği sektörlere değinen Göğüş, şunları söyledi: “Yatırım yapacağımız ana sektörlerin başında içerik, reklam, yayıncılık ve iletişim teknolojileri, seri ilanlar ve ilgili pazar yerleri geliyor.” Yatırım yapacakları girişimlerin bulundukları seviyeyi anlatan Göğüş, “Fikir ve tasarım aşamasını tamamlamış ve bir ürün veya servisi hayata geçirmiş dijital girişimlere odaklanıyoruz. Kullanıcıya minimum özelliklerle değer katabilen (MVP) ürünleri hazır olan ve büyümeye başlamış olan dijital girişimlerle ilgileneceğiz” diye konuştu. Göğüş, bu kapsama giren firmaları değerlendirmeye çok kısa bir zaman içinde başlayacaklarını da sözlerine ekledi.

“Fakirler Snapchat kullanmasın”

1

Snapchat’in kurucusu ve CEO’su Evan Spiegel, gençler arasında çok popüler olan Snapchat’in neden Hindistan gibi dev bir ülkede büyümüyor olduğuna dair sorulara cevap verirken çok büyük bir tartışma başlattı.

Hindistan’da kullanım oranının çok düşük kaldığını ve Snap’in bunu değiştirmek için hiçbir hamle yapmadığını hatırlatan gazetecilere “Hindistan’ın çok fakir bir ülke olduğunu ve Snapchat’in de zenginler için yaratılmış bir uygulama olduğunu,” vurgulayan Spiegel, böylece zengin olmayan insanları uygulamada istemediklerini açıkça ifade etmiş oldu. “Snapchat zenginler için yaratılmış bir uygulama” ifadesini kullanan Spiegel salonda büyük bir şok etkisi yarattı.

Üstelik Spiegel uygulamasında sadece Hintlileri değil, İspanyolları da istemiyor çünkü İspanya da Snapchat’in ideal kullanıcı profiline göre, fakir bir ülke olarak kalıyor.

Şimdi teknoloji dünyası ve sosyal medyada, Spiegel’in bu beyanlarına karşı ağır tepkilerin oluşması ve tartışmaların çıkması; bazı kullanıcıların da Spiegel’e tepki olarak uygulamadan ayrılması bekleniyor. Hindistan’daki 4 milyon kullanıcının bir çoğu şimdiden Snapchat’i telefondan kaldırmak üzere kampanyalar başlatmış bulunuyor.

Apple’ın kasasındaki nakit 246 milyar doları geçti

0

Para basan matbaa gibi çalışan Apple’ın dev kasasında sakladığı paranın miktarı 246 milyar doları geçti. Son çeyrekte 8.49 milyar dolar daha kar eden şirketin nakit miktarı, dünyadaki bütün şirketleri kıskandıracak derecede büyük bir seviyeye ulaştı.

Kasasındaki 246 milyar dolar ile Sri lanka’dan büyük bir şirket haline dönüşen Apple, dünyanın en büyük şirketi konumundayken, sadece kasasındaki parayla yeni bir şirket kurulsa, o da dünyanın en büyük 13. şirketi olacak duruma geldi.

Son çeyrek raporlarında beklenenden iyi sonuçlar veren Apple’ın hisseleri de böylece bir günde %3 büyüyerek yatırımcılarını sevindirdi.

Peki bu nakit ne olacak?

Apple’ın elindeki nakiti hızla büyütüyor olması, onun rakiplerinden birini satın almak için plan yaptığına yönelik spekülasyonları da güçlendiriyor. Öte yandan, parasını vergiler nedeniyle ABD dışında tutan Apple’ın üzerinde Donald Trump baskısı da devam ediyor. Trump, ABD dışında tutulan paralar için vergi iyileştirmesi yapmayı planlıyor, böylece yurt dışında saklanan nakitle şirket satın almak da kolaylaşacak.