Atıktan enerji üretim vinçleri Türkiye’de

1

Atıktan enerji üretimi, kentsel atıkların yakılması ile ortaya çıkan ve genellikle elektrik ve buhar formundaki enerji oluşturma sürecidir. Vinçler, modern atık yakma tesislerinde atıkların taşınmasından, yakılması için ayrıştırılana kadar önemli bir rol oynamaktadır.

Vinçler durduğu takdirde süreç kesintiye uğrar ve üretim durur. Dolayısıyla, kaldırma ekipmanlarının en uygun emniyet ve güvenilirlik düzeyine ulaşması için kaldırma ihtiyaçlarının kesinlikle belirlenmesi gerekmektedir.

Gezer köprülü vinç üretiminde ve servis hizmetinde bir sektör lideri olarak Konecranes, WTE endüstrisi vinçleri konusunda geniş çaplı bir deneyime sahiptir. Konecranes, biokütle, cüruf, çamur ve atık işleme uygulamaları için özel olarak tasarlanmış geniş ürün gamına sahip vinçler ve teknolojiler sunmaktadır. 

Ana Kullanıcı Ara Yüzü ile işler yolunda

Konecranes’in atıktan enerjiye otomasyonunun programlanmasına yönelik yeni uygulaması ‘Ana Kullanıcı Ara Yüzü‘dür. Bu yazılım, vincin PLC sistemine entegre olur ve operatörün tam otomasyonda 20 farklı iş rutinini planlayıp programlamasını sağlayarak, atıkların teslim alınması, karıştırılması ve yakılmasına kadar olan tüm ocak operasyonlarındaki verimliliği artırır.

WTE tesislerinin çoğu durmadan çalıştığı için, duruş süresi ve düşük performans düzeyleri kesinlikle oluşmamalıdır. Konecranes gibi yüksek kapasiteli bir servis sağlayıcısı ile desteklenen doğru vince sahip olmak yüksek maliyetli duruş sürelerini önler, ayrıca etkin ve güvenli bir operasyon gerçekleştirilmesini sağlar.

Mobil alışveriş revaçta

Berlin’de bu yıl 4’üncüsü gerçekleştirilen European TCG Retail Summit, Avrupa elektronik perakendeciliğinin liderlerini bir araya getirdi. 29-30 Mart tarihlerinde gerçekleşen zirvede söz alan TeknoSA Genel Müdürü Bülent Gürcan, Türkiye’de perakendenin dinamiklerini, teknoloji perakendesini ve TeknoSA’nın çoklu kanaldaki öncü çalışmalarını paylaştı.

Konuşmasında çoklu kanal, dijitalleşme ve mobil perakendenin yükselişinin önümüzdeki dönemde de sektörde büyümenin lokomotifi olmayı sürdüreceğine değinen Gürcan, “Tüketicinin satın alma alışkanlıkları değişiyor. Türkiye’de genç nüfusun de etkisiyle değişimi çok daha hızlı hissediyoruz. Bu da bizi çevik kılıyor. TeknoSA olarak müşterilerimize arzu ettikleri ‘deneyimi’ istedikleri tüm kanallarda kesintisiz yaşatmaya odaklanıyoruz. Öncüsü olduğumuz çoklu kanalda derinleşme safhasındayız” dedi.

Mobilde en yüksek satın alım payı Türkiye’de

71 milyon mobil kullanıcının bulunduğu Türkiye’nin, yüzde 44 oranla Çin ve İngiltere’yi geride bırakarak mobilde satın alım payının en yüksek olduğu ülke olduğunu belirten Bülent Gürcan, “Yaptığımız analizlere göre her 100 müşterimizden 76’sı ürünlere önce internetten bakıp, daha sonra mağazamıza alışverişe geliyor ” dedi.

Gürcan ayrıca, 22 milyon Instagram, 13 milyon Twitter ve aylık 42 milyona ulaşan tekil Facebook kullanıcısı ile sosyal medya kullanımında dünya ortalamasında üst sıralarda yer alan Türkiye’de, sosyal medyanın müşterilerle etkileşim için en önemli kanallardan biri haline geldiğini belirtti.

Verizon casus yazılım yüklü telefon satacak

0

ABD’de meclisten kullancıların dijital hareketlerini gözlemeyi mümkün kılan yasanın geçmesi, ülkede mahremiyet tartışmalarını alevlendirdi.

Telefon ve internet operatörlerinin, kullanıcılara ait dijital verileri üçüncü parti şirketlere satabilecek olması, Verizon’u da harekete geçirdi.

ABD’nin en büyük GSM ve internet şirketlerinden olan Verizon, bundan böyle müşterilerine satacağı “operatör” telefonlarının içine casus yazılım yerleştirecek.

Android cihazlara yerleştirilecek ve kullanıcıların dijital verilerini toplayacak olan AppFlash isimli casus yazılımı üretecek Evie Launcher ile işbirliği anlaşması imzalayan Verizon böylece yasayı kutlayan ilk operatör olmuş oldu.

AppFlash, Android telefonlarda Google arama çubuğunun yerine geçerek, kullanıcıların yaptığı tüm internet aramalarını ve web gezintilerini kaydederek Verizon’a bildirecek. Verizon ise bu verileri reklam ajanslarına satarak, hangi kullanıcıya hangi reklamı göstereceğini belirlemeye çalışan reklamverenlerin işini kolaylaştıracak.

Fabrika çıkışında cihaza yüklü olarak gelecek bu casus yazılımı telefondan kaldırmak ise mümkün olmayacak. Yasanın geçmesiyle beraber büyük şok yaşayan ABD’deki sivil toplum kuruluşları ise ülke çapında bir isyan çağrısı yapmanın eşiğine gelmiş durumdalar. 

Palmer Luckey Oculus’tan ayrılıyor

0

Oculus Rift gözlüklerinin geliştiricisi Palmer Luckey, Facebook’taki görevinden ayrılıyor.

Sanal gerçeklik gözlüklerini Facebook’a sattıktan sonra 2 milyar dolarını cebine koyan, ancak Facebook’ta sanal gerçeklik biriminin de yöneticisi olarak işine devam eden Luckey, Oculus Rift gözlüklerinin çalıntı olduğuna dair iddiaların mahkemeye taşınmasıyla zor günler yaşıyordu.

Facebook’u, çalıntı bir teknoloji almış durumuna düşüren davada Mark Zuckerberg da ifade vermek zorunda kalmıştı. Mahkemedeki deliller ve davacı şirketin ifadeleri, kamuoyunda çok güçlü bulunmuş, çok uzun yıllardır sanal gerçeklik teknolojileri geliştiren bir şirkette işten ayrılan bir çalışanın, birkaç ay içinde Oculus Rift gibi başarılı bir gözlük geliştirmiş olması, firmanın iddialarını destekleyen önemli bir delil olarak kabul edilmişti.

Şimdi Palmer Luckey’in Facebook’tan ayrılması, medyaya yansımamış olsa bile, Zuckerberg’in yaşananlar için Luckey’i sorumlu tuttuğu ve davacı şirketi haklı bulduğu yönünde bir gelişme olarak yorumlandı.

 

Twitter 140 karakter sınırını güncelledi

Popüler mikroblog sitesi Twitter, çoğu zaman tartışmalara neden olan 140 karakter sınırını iyileştirmek için yeni bir güncelleme yaptı.

Twitter’ın duyurusuna göre artık @ işareti ile başlayan kullanıcı isimleri, mesajın 140 karakter sınırı içinde sayılmayacak. Böylece kullanıcılar tüm 140 karakterini yazmak istedikleri mesaja ayırabilecek. 

Yeni güncellemeyle @ işareti ile başlayan isim veya isimler artık mesajın üzerindeki farklı bir satıra yazılacak. Böylece  mesajların içinde okunmayı zorlaştıran isimler de mesajın üstünde toplu şekilde bulunacak.

Silicon Valley 4. Sezon fragmanı yayınlandı!

0

Amerika’nın ünlü dizi kanalı HBO tarafından bizlere sunulan ve tüm dünyada kısa sürede fenomene dönüşen Silicon Valley için dördüncü sezon fragmanı yayınlandı. Erlich‘in sakalı her zamankinden daha garip halde karşımıza çıkarken, dördüncü sezonun eğlenceli yapısı da hemen göze çarpıyor.

Teknoloji dünyasının en komik dizisi kaldığı yerden devam ediyor

Dizinin ana karakteri Richard‘ın ayrılma isteği ile başlayan fragman, bizlere Nisan ayının sonunda başlayacak dördüncü sezondan eğlenceli kesitler sunuyor. Bu sahnelerde işin asıl ilginç yönü ise, ekibin kalan kısmının çoktan Richard’ı takımdan atmaya karar vermeleri oluyor.

Silicon Valley‘in dördüncü sezonu 23 Nisan‘da başlıyor. Hemen aşağıdan dizinin tanıtım fragmanını izleyebilirsiniz. İyi seyirler.

https://youtu.be/mydFes629og

ininal, e-para lisansı aldı!

2012 yılında “finansal servisler platformu” olma vizyonuyla kurulan ve geçtiğimiz yıl çoğunluk hissesi Up Group iştiraklerinden Multinet Up tarafından satın alınan ininal, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (BDDK) elektronik para lisansını aldı.

Bireysel kullanıcılara sunduğu ön ödemeli MasterCard ve mobil cüzdan servisleriyle 1 milyonu aşkın müşterisi bulunan ininal’ın aldığı bu lisans, 29 Mart 2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile resmi olarak da duyuruldu.

ininal Yönetim Kurulu Başkanı Julien Anglade BDDK lisansının alınması vesilesi ile yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:

“Türkiye’de  Multinet Up ile 2010 yılından bu yana yarattığımız sinerjiyi ve belirlenen ortak inovatif vizyonu, e-para lisansının da alınmasıyla birlikte iştirakimiz ininal üzerinden Avrupa’ya ihraç edeceğiz. “ 

ininal adına konuşan ininal Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Suner ise,

En büyük motivasyonumuz ise hem ‘bankasız’ diye adlandırdığımız bu büyük kitlenin finansal okur yazarlığını artırmak, hem de bu kitlenin güvenli ve pratik şekilde internetten ve fiziksel noktalardan alışveriş yapabilmelerini sağlayarak finansal servislere erişimde fırsat eşitliği yaratmak.” şeklinde konuştu.

Lisans sonrası, yenilikler yolda

Tüketici ürünü olan ön ödemeli kartlar ve mobil cüzdan servisi dışında ininal’ın kurumsal markalara, start-up’lara ve tüm girişimlere zahmetsiz, ekonomik ve güvenli finansal alt yapı çözümleri yaratmaya odaklandığını belirten Ömer Suner, “API’lerimiz sayesinde şirketlerin kendi ihtiyaçlarına uygun finansal çözümler, ortak markalı kartlar sayesinde de markaların sadakat programlarını geliştirebilmelerini sağlamamız kabiliyetlerimizden sadece birkaçı.

Önümüzdeki dönemde duyuracağımız yeni işbirliklerimizin farklı sektörlerden pek çok markanın dikkatini çekeceğini düşünüyoruz ”dedi.

Domino’s Pizza Avrupa’da robotla pizza gönderecek

0

Ünlü pizza restoranları markası Domino’s Pizza, Avrupa ve Hollanda’da evlere pizza servisinde robotları kullanmaya başlıyor.

Domino’s Pizza’nın kullanacağı robotlar ise kısa süre önce testleri basına yansıyan Starship Technologies’in geliştirdiği, dört tekerlekli sipariş robotu olacak.

Skype’ı kuran yatırımcılar tarafından 2014 yılında kurulan robot şirketi Starship Technologies, restorandan evlere sipariş götürüp tekrar restorana dönebilen dört tekerlekli bir kargo robotu geliştirerek büyük dikkat çekmişti.

Domino’s Pizza, yeni başlayacağı bu robotlara evlere sipariş operasyonunu yürütmesi için Domino’s Robotic Unit isimli bir organizasyon kurdu. Yeni organizasyon Almanya ve Hollanda’daki ilk denemeleri rayına oturttuktan sonra sipariş robotlarını diğer ülkelerde de hizmete sunmak için çalışacak. Domino’s Pizza’nın dünyanın 30 ülkesinde yüzlerce restoranı bulunuyor.

Domino’s Pizza aynı robotları 2016 yılında Avustralya ve Yeni Zelanda’da test ederek başarılı sonuçlar almıştı. Dominos’un evlere servis robotlarını resmen hizmete sokmasıyla, kısa süre sonra evlere servis yapan çok sayıda pizza servis elemanlarının işsiz kalacağı gerçeği de resmiyet kazanmış oldu. Ayrıca rakip pizza ve fast food restoran zincirlerinin de benzer robotları hizmete sokması bekleniyor.

Booking.com’a Türkiye’den yasak

1

Hollanda merkezli online otel rezervasyon servisi Booking.com’a Türkiye’de mahkeme kararıyla yasak getirildi.

Hollanda ile yaşanan kriz dönemine denk gelen bu karar, TURSAB’ın başvurusuyla ve haksız rekabet suçlamasıyla görülen davanın sonunda alındı.

TURSAB (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği), kendi acentelerinin, lisans ücretleri, yüksek vergi ödeyerek ve yüksek giderlerle işlerini yürütmeye çalıştığını vurgularken, Booking.com’un haksız rekabet yarattığını öne sürüyordu.

Booking.com, dünyanın her ülkesinde, sayısız otelle anlaşması olan ve turistlere kendi hizmeti üzerinden rezervasyon yaptırmaları halinde önemli indirimler sağlayabilen bir web servisiydi. Ayrıca, turistler için konaklayacakları otel hakkında yapılan yorumları okuyarak, şikayetleri görebilme imkanı da tanıyordu.

Yasakla beraber, Booking.com adresine Türkiye’den erişim de engellenecek. Böylece Türkiye’deki otellerin Booking.com ile çalışmasının önüne geçildiği gibi, Türkiyedeki vatandaşların Booking.com üzerinden dünyanın başka noktalarındaki otellerden yer ayırtması da önlenmiş olacak. 

Booking.com’a daha önce Türkiye’de Rekabet Kurulu tarafından, 2,5 milyon TL düzeyinde ceza kesilmişti.

Teknolojik traktörler Konya Fuarı’nda tanıtıldı

Tarım sektörünün önemli oyuncularından Massey Ferguson, çiftçilerin iş yükünü azaltan, yakıt tasarrufu sağlayan, verimliliği artıran, güvenilir ve ileri teknolojiye sahip traktörlerini Konya Fuarı’nda tanıttı.

Traktörlere teknoloji dopingi

Fuse Teknolojileri stratejisi, çiftlik operasyonlarını daha verimli kılmaya yarayan hassas tarıma olanak sağlayıp, kablosuz bağlantı ile arıza tespit hizmetleri yoluyla genel çiftlik işlerini iyileştirirken arıza süresini de en aza indiriyor.


AGCO Pazarlama Müdürü Özlem Aşcı yeni ürünleriyle ilgili “AGCO, tarımsal ekipman tasarımı, üretimi ve dağıtımında dünyanın ileri gelen kuruluşlarındandır. Massey Ferguson AGCO’nun dünya çapındaki markalarından biri olup traktörden biçerdövere, balya makinelerinden yem ve hasat makinalarına kadar kadar geniş kapsamlı ürün yelpazesi ve yaygın satış sonrası desteği ile daha üretken bir tarımı destekler, çiftçilere komple çözümler sunar” dedi.

 

DE-CIX verileri Türkiye’de tutma çabasında

0

60’dan fazla ülkede 1000’nin üzerinde operatör, internet servis sağlayıcısı ve veri merkezi ile birlikte çalışan DE-CIX, geçtiğimiz yıldan beri Türkiye pazarında faaliyet gösteriyor. 5 veri merkezi ve 20’ye yakın networkle birlikte çalışan DE-CIX, sunduğu eşleştirme ve karadelik oluşturma teknolojisi ile deneyimi üst düzeye taşıyor.

5.6 Terabit ile rekor kırdı

DE-CIX, 2016 yılında, saniyede 5.6 Terabit veri trafiği ile rekor kırdı. 2015 yılında 97 olan bağlı 100 GE port sayısını 206 yılında 145‘e çıkararak yüzde 50 oranında büyüme kaydetti. Global olarak toplam 184 müşteri Değişim Noktaları‘na bağlandı. 2016 yılı sonunda bağlı müşteri kapasitesi global olarak 25 Terabite ulaştı.

DE-CIX Bölge Direktörü Bülent Şen konuyla ilgili olarak, “Türkiye, internet değişim noktası konusunda çok büyük adımlar atabileceğine inandığımız bir pazar. Amacımız bu değişimde İstanbul’u internet değişim noktası hizmetleri açısından Ortadoğu için ‘dijital bir üs‘ olarak konumlandırmak ” dedi.

Global veri merkezi sektöründen Zenium Technology Partners, Türkiye’de İstanbul One tesislerinde yer alan üç veri merkezi, Almanya’da Frankfurt One, Frankfurt Two veri merkezleri ve dünyanın en önemli noktalarında bulunan veri merkezleri ile sektörde önemli yer tutuyor. 

Zenium Istanbul One tesisi, şirketin Türkiye’deki ilk yatırımıdır. 12 bin metrekare beyaz alana sahip toptan satış veri merkezi Aktif/Aktif 30 MW güç tedariğine sahip. 3 veri merkezinin ilkinin yüzde 30‘u bir yıl içinde çeşitli kullanıcıların kullanımına sunuldu.

Zenium Technology Partners Ülke Müdürü Aslıhan Güreşçier : “Bir yılın ulaşılan doluluk kadar önemli olan bir diğer husus, bir yıl gibi kısa sürede tüm ana fiber sağlayıcılarının yedekli yapıda bağlantı sağlar hale gelmiş olmasıdır. Zenium Istanbul One‘ı mevcut tüm veri merkezlerinden ayıran ‘operatör bağımsız‘ özelliği ve çoklu bağlantı seçenekleri sunuyor olması, Türkiye için bir ilktir ” dedi.

2016’da 2 trilyonluk e-fatura kesildi

E-Dönüşüm stratejisi kapsamında yürürlüğe giren hizmetler, ülke çapında hızla yaygınlaşıyor. Yeni yasal düzenlemeler ve teknoloji alanındaki gelişmeler, fatura, defter ve arşiv gibi iş süreçlerinin dijital ortama aktarılmasına imkân sağlıyor. E-fatura mükellef sayısı, 2017 yılı başında 62 bini aştı. Kayıtlı mükellef sayısı 1,5 senede 2,5 kat artmış durumda. Yıllık düzenlenen e-fatura adedi 170 milyon 673 bin, e-arşiv fatura sayısı ise 1 milyara ulaşmış bulunuyor.

E-fatura maliyeti 1 TL, kâğıt fatura 5-15 TL

 E-fatura, e-defter, e-arşiv fatura gibi e-dönüşüm uygulamaları, kullanıcılara yüzde 50 ila yüzde 90 arasında tasarruf sağlıyor. Aynı zamanda ülke ekonomisine yıllık 3 milyar TL’nin üzerinde katkı sunuyor. E-dönüşüm uygulamaları, kâğıt, yazıcı, kartuş, baskı, zarf, kargo, posta, depolama, işçilik, noter tasdikleri gibi birçok kalemden oluşan maliyetleri minimuma indirerek, ticari işlemlerde hız ve kolaylık kazandırıyor. Saniyeler içinde gönderilip alınabilen e-fatura gönderme ve alma maliyeti 1 TL’nin altında. Birkaç gün içinde teslim edilebilen kâğıt faturanın ise 5-15 TL arasında maliyeti mevcut. E-fatura kullanımı aynı zamanda kâğıt fatura kullanımı sırasında harcanan işgücünü altıda bire düşürüyor.

GİB verilerine göre e-fatura çözümü gönderen için yüzde 57, faturayı alan için yüzde 62 oranında tasarruf sağlıyor. 2017 başı itibariyle e-defter uygulamasına kayıtlı mükellef sayısı yaklaşık yüzde 10’luk bir artışla 59 bin 875’e yükseldi. E-arşiv uygulamasına geçiş yapan mükellef sayısı ise yaklaşık yüzde 29’luk bir artışla 6.573’e ulaştı.

Google ve Symantec savaşı başladı

0

İnternet devi Google ve dijital güvenlik çözümleri üreticisi Symantec birbirlerine ateş püskürmeye başladılar.

İki firmanın arası, Symantec’in web sitelerine verdiği güvenlik dereceleri nedeniyle bozuldu. Google’a göre Symantec’in güvenlik derecelendirme sistemi hatalı ve bu nedenle çok sayıda tehlikeli web sitesi için güvenli sertifikası verilebiliyor.

Google’a göre Symantec’in güvenlik sertifikalandırma sistemini gözden geçirmesi gerekiyor, aksi halde Chrome tarayıcılarının Symantec sertifikası desteğinin devre dışı bırakılması gündeme gelecek. Chrome, çok sayıda site için kendi güvenlik uyarılarını yayınlarken, Symantec’in güvenlik sertifikaları bu uyarıları devre dışı bırakıyor. Google’a göre bu yüzden kullanıcıların yanılarak tehlikeli sitelere girme riski yükseliyor.

Symantec’in bu suçlamalara ne cevap vereceği şimdilik net değil ancak uygulamanın Chrome tarayıcılarda çalışmaya devam edebilmesi için Google’ın istediği güncellemelerin yapılması gerekecek.

Şimdi de Tesla aracı kaza yaptı

0

Otonom sürüş teknolojisine sahip araçlar üzerindeki baskı giderek artıyor. Kısa süre önce otonom test sürüşü yapan bir Uber aracının, iki araca çarparak takla atmasının şoku hala atlatılamamışken şimdi de autopilot özelliği bulunan bir Tesla otomobili, otonom sürüş modundayken bir polis aracına çarparak kaza yaptığı ortaya çıktı.

Yolda ilerlemekte olan bir polis motosikletini görmeyen ve sıkıştıran Tesla aracının, motosikletli polise çarptığı ve hayati tehlike atlatmasına neden olduğu da anlaşıldı. Olayın medyaya bir süredir yansımadığı ancak Uber aracının yaptığı kazanın ana akım medyada manşetlere taşınmasından sonra kazayı geçiren polisin olayı medyaya bildirdiği de dikkat çekti. 

Dolayısıyla, otonom araçların şehir yollarında çok sayıda kaza yapıyor olabileceği ancak bunların sıradan bir otomobil kazası gibi işlem gördüğü ve medyaya yansımadan unutulduğu şüphesi doğmuş oldu. 

Öte yandan, kazanın raporlara autopilot hatası olarak geçmiş olmasına rağmen, bu ifadenin şoförün beyanına dayandığı ve aracın gerçekten otonom sürüş modunda olup olmadığına dair teknik araştırma yapılmadığı da vurgulandı. Yaşanan bir yaralanma veya hasar oluşmadığı için kaza dosyasının kapatıldığı ve şoföre dikkatsiz otomobil kullanmaktan ceza yazıldığı anlaşıldı.

 

Facebook mobil uygulamasına sürpriz güncelleme

Facebook, kısa süre önce Instagram için hayata geçirdiği Hikayeler özelliğini artık Facebook’un mobil uygulaması içinde de yayına aldı. 

Böylece, genç kullanıcılarını Snapchat’e kaçırma korkusuyla Snapchat’i taklit etmeye başlayan Facebook, Snapchat’in en önemli özelliğini, kendi sosyal medya servisinin de en göze çarpar özelliği olarak mobil uygulamasında ekranın üstüne yerleştirdi.

Hikayeler özelliği sayesinde, Facebook kullanıcıları, Instagram’da olduğu gibi, 24 saat içinde kaybolacak videolar ve fotoğraflar yayınlayabilecekler.

Snapchat’i satın almak için çok sayıda teklifler yaptığı bilinen Zuckerberg, geri çevrilen teklifleri sonunda Facebook’ta Snapchat’e benzeyen özellikler geliştirmek üzere harekete geçmişti. Snapchat’in kısa sürede 25 milyar dolarlık değerlendirmeyle borsada halka açılması da Zuckerberg’in korkularında haklı olduğunu ortaya çıkardı.

Facebook yeni güncellemeyle ayrıca Direct isimli bir mesaj kutusunu da mobil uygulamada hayata geçirdi. Bu mesaj kutusu başka kullanıcılara doğrudan fotoğraf ve video göndermeyi mümkün kılıyor ki, bu da Snapchat’in iyi bilinen bir özelliği. Aynı zamanda Instagram üzerinde de aynen taklit ediliyor.

Genç kullanıcılarını Snapchat’e kaptırmak istemyen Facebook’un, başka Snapchat-benzeri özelliği de yayına alabileceği düşünülüyor.

IoT şimdi eğitim kurumlarında

Mobil cihazların, mobil uygulamaların ve IoT’nin pazara girişi oldukça hızlı ve eğitim sektörünün bu teknolojiyi erkenden benimsediğini görmemize şaşırmamamız gerek. Bu neslin etkileşim biçiminin merkezinde yer alan mobil cihazlarla, doğal olarak mobil yenilikçiliğe öncülük etmek ve öğrencilerin daha gelişmiş öğrenme deneyimi kazanmalarını sağlama işi eğitim kurumlarına düşüyor.

IoT şimdi sınıflarda

HPE Aruba Ülke Müdürü Ersin Uyar‘ın değindiği 6 temel tema ve trend şöyle.

1.Kurum boyunca yayılan IoT : Gartner, geçen yıl 5.5 milyon yeni “nesne“nin her gün ağlara bağlandığını ve 2020‘ye kadar yaklaşık 21 milyar cihazın bunlara katılacağını tahmin ederken, IoT okul cihazlarının ötesine hızla genişliyor. 

2.Her zaman hazır deneyimler : İster oyun alanı, sınıf, spor salonu isterse de toplantı salonunda olsun,  tüm kullanıcılar şimdi cihazlarından ve uygulamalarından yüksek performans bekliyorlar; böylece içeride ve dışarıda sorunsuz şekilde çalışıp öğretip öğrenebilecekler.

3.Akıllı alanlar :Lokasyona özel servisler bir yıl önce yeniydi. Bu yıl, alanlara zeka eklemekle ilgileniyor, böylece alan sizinle etkileşime girebiliyor. Örneğin, bir öğretmen sınıfa girdiğinde, ekipmanın ve kolaylıkların konfigürasyonu şimdi otomatik olarak onun profiline göre ayarlanabilir.

4.Giyilebilir cihazlar ve lokasyonu tanıyan çözümler : En iyi akademik performans göstergesi olan derslere devamlılığın kanıtlanmasının araştırılması ile risk altındaki öğrencilerin hızla belirlenme özelliği, onları tekrar kazanmaya yardımcı olabilecek müdahalelerin gerçekleştirilmesine izin verir.

5.Öğrenim için sanal gerçekçilik ve artırılmış gerçeklik : Ticari sanal gerçekçilik veya artırılmış gerçekçilikteki yeniliklere daha geniş erişim, teknolojiyi araştırma laboratuvarlarının dışına, sınıflara taşıyor. 

6.Yoğunluğu artan ortamlar : Öğrenciler, dizüstü bilgisayarlardan eğlence sistemlerine, bağlantılı ışıklara kadar bir çok cihazı kullanıyorlar. Sınıf dışında da akıllı telefonlar, akıllı ekranlar ve tabletlerde deneyimlerini paylaşmayı bekliyorlar. Yemekhaneler, ısınan tepsiler için sıcaklık göstergelerine, otomatlardaki sensörlere ve yemek bileti için tarayıcılara dayanıyorlar.

Akıllı sınıf her zaman heyecan verici ancak hassas bir konudur, çünkü öğrencilerin temel ders alanlarında bilgilerini öğrenmeye ve geliştirmeye devam etmeleri şarttır, ancak bu gelişmelerin güvenli IoT ortamlarındaki artışla birlikte olmasını beklemekteyiz.

 

 

Uber Danimarka’dan çıkıyor

0

Danimarka ve Uber arasında devam eden kavga, Uber’in Danimarka’daki faliyetlerini durdurarak ülkeden çıkma kararıyla sonuçlandı.

Avrupa’nın pek çok ülkesinde yasak olan ve kullanımı “korsan taksi” olarak tanımlanan Uber’in Danimarka’da 2000 şoförü bulunuyordu. Danimarka’da yasal sınırlar içinde işlem yapmak için ülkede yerel bir taksi şirketi kuran Uber, bu yan şirket üzerinden yolcu taşıyordu.

Ancak ülkede yeni çıkan yasa, taksi koltuklarına yolcu varlığını tespit edecek sensörlerin konulmasını zorunlu kılınca, Uber bu değişikliğe itiraz etti. Kişisel araçlarını yan gelir sağlamak için yolcu taşımaya ayıran Uber şoförlerinin araçlarına pahalı sensörler takması mümkün olmadığı gibi bu sensörler nedeniyle hangi aracın yolcu taşıyıp taşımadığını fark edecek olan yerel yönetimlerin, taksi olarak kayıtlı olmadığı halde yolcu taşıyan araçları bu sayede Uber’le çalışmaktan caydırmaya çalıştığı vurgulanıyor.

Danimarka’da 300 bin kişinin kullandığı Uber’in ülkeden çıkmasıyla, Uber bir Avrupa ülkesini daha kaybetmiş oluyor.

Türkiye’de de Uber araçlarına taksiciler tepki gösteriyor ve kimi Uber araçları durdurularak, polis tarafından korsan taksi uygulaması yapılabiliyor.

Facebook, Apple yöneticisini transfer etti, sır ortaya çıktı!

0

Facebook, sanal gerçeklik alanındaki büyük yatırımları için kesenin ağzını açmasıyla tanınıyor. Oculus Rift gözlüklerini satın almak için milyar dolarları gözden çıkaran sosyal medya devi şimdi de Oculus birimini yönetmesi için Apple’ın kıdemli bir yöneticisini kendi renklerine transfer etti.

15 yıldır Apple’da çalışan mühendislik ve tasarım projelerinde yönetici olarak çalışan kıdemli mühendis Michael Hillman, artık Facebook’ta Oculus projesini yönetecek. Hillman’ın odaklanacağı konu ise Oculus projesi için bir yol haritası hazırlamak ve projenin bu haritaya uygun olarak gelişimini koordine etmek olacak.

Hillman’ın Apple’daki son dört yılını “gizli” bir donanım üzerinde çalışarak geçirdiğinin de altı çiziliyor. Bu da Apple’ın dört yıldır VR gözlüğü geliştirmek üzere çalışma yaptığının itirafı olabilir. Facebook’un VR konusunda hiçbir tecrübesi olmayan bir mühendisi, son derece pahalı bir yatırım olan Oculus’un başına getirmeyeceği düşünülüyor. Dolayısıyla Apple’dan Oculus için transfer edilen bir mühendis, Apple’ın bu konudaki çalışmalarının ispatı olarak yorumlanıyor.

Elon Musk Cyborg yaratacak

0

Tesla, SolarCity, SpaceX, Hyperloop gibi şirketlerin kurucusu Elon Musk, insan beynini doğrudan bilgisayarlara bağlayacak ve düşünce gücüyle bilgisayarları yönetmeye imkan verecek teknolojileri geliştirecek olan şirketini resmen kurdu.

Neuralink ismi verilen şirketin birinci amacı, insan beyni ve bilgisayarlar arasında doğrudan iletişim kuracak bir arayüz oluşturmak. Bunun için de ameliyatla beyine ulaşan implantlar yerleştirilecek. Bu implantlar üzerinden ise insan beyninin bilgisayarlara doğrudan hükmetmesi mümkün olacak. 

Bilimkurgu filmlerindeki cyborg kavramı için çok kritik bir teknoloji olan bu implantlar gerçek olursa, cyborg çağı da resmen başlamış olacak.

Projenin ilk adımında bu implantların beyindeki ve vücuttaki hastalıkları tespit etmek için bir tür kontrol mekanizması olarak kullanılacağı vurgulanıyor ancak Musk’ın bu yeni teknolojiyi orta vadede ABD devleti için süper askerler geliştirmek için pazarlayabileceği tahmin ediliyor zira ünlü iş adamı halihazırda devlet için çok sayıda proje yürütüyor.