Activision ve Meta’ya dava şoku!

0

Activision, Meta ve silah üreticisi Daniel Defense firmasına dava açan aileler, daha önce Sandy Hook’ta vurulan kurbanların aileleri için silah üreticisi Remington’dan bir uzlaşma kazanan avukat Josh Koskoff tarafından temsil ediliyor. Teknoloji şirketlerine karşı açılan dava özellikle, “AR-15 saldırı tüfeği için yeni ve genç bir tüketici tabanı oluşturmaya yardımcı olan kurnaz bir pazarlama biçimi” olarak tanımladığı Activision’ın popüler “Call of Duty” video oyunu serisine ve davanın “görünüşte ateşli silah reklamını yasaklayan dayanıksız, kolayca atlatılabilen kuralları bilerek yayınladığını; aslında bu kuralların silah endüstrisi için bir oyun kitabı işlevi gördüğünü” iddia ettiği fotoğraf uygulaması Instagram’a işaret ediyor.

Activision yaptığı açıklamada, “bu anlamsız şiddet eyleminden etkilenen ailelere ve topluluklara en derin üzüntülerini” ifade etti, ancak “Akademik ve bilimsel araştırmalar, video oyunları ile silah şiddeti arasında nedensel bir bağlantı olmadığını göstermeye devam ediyor” dedi.

Dava dosyasında yer alan iddialara göre, Uvalde’deki saldırgan bir “Call of Duty: Modern Warfare” oyuncusuydu ve Daniel Defense’in Instagram’daki reklamları tarafından da hedef alınmıştı. Dosyada “Activision oyunu Modern Warfare’i indirdikten sonraki haftalar içinde, saldırgan çeşitli saldırı silahlarına göz atıyor, oyun tarafından popüler hale getirilen ateşli silah eklentilerini ediniyor ve Daniel Defense’in web sitesine tekrar tekrar dönüyordu” ibareleri yer alıyor.

Uvalde okul saldırısı, 24 Mayıs 2022’de ABD’nin Teksas eyaletinin Uvalde kentindeki Robb İlkokulu’nda meydana gelmişti. Okulun eski öğrencilerinden 18 yaşındaki Salvador Ramos’un 19 öğrenci ve iki öğretmeni öldürdüğü, 17 kişinin ise yaralandığı ancak hayatta kaldığı toplu saldırı kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. ABD’de son 24 yılda 83 farklı okul saldırısı gerçekleşirken, 2000 – 2021 yılları arasında ABD’de sadece ilk ve orta dereceli öğretim kurumlarında toplam 276 kişinin bu saldırılarda yaşamını kaybettiği rapor ediliyor.  

Politikacılar ise video oyunlarının silah şiddetini teşvik edip etmediğini tartışmaya devam ediyor. Stanford Brainstorm Lab tarafından yakın zamanda yapılan bir incelemede konuyla ilgili 82 tıbbi araştırma makalesi incelenmiş ve şu sonuca varılmıştır: “mevcut tıbbi araştırmalar ve akademik çalışmalar video oyunları oynamak ile gerçek hayatta silah şiddeti arasında herhangi bir nedensel bağlantı bulamamıştır.”

Nvidia çipiyle süper bilgisayar geliyor!

0

Elon Musk, 100.000 Nvidia çipiyle desteklenen dünyanın en güçlü yapay zeka süper bilgisayarını inşa ediyor. Elon Musk’ın yapay zeka keşfi, xAI’nin benzersiz bir süper bilgisayar oluşturma konusundaki cesur çabasının duyurulmasıyla önemli ölçüde ilerliyor. “Gigabilgisayar” olarak adlandırılan bu devasa varlık, şaşırtıcı 100.000 Nvidia H100 grafik işlem birimi (GPU) tarafından hayata geçirilen muazzam hesaplama yetenekleriyle yapay zeka alanında devrim yaratmayı amaçlıyor.

Nvidia çipiyle süper bilgisayar

The Information’ın bu girişimle ilgili raporu ortaya çıktığından beri teknoloji sektörü heyecan ve merakla çalkalanıyor. Bu devasa işin üstesinden gelmek için xAI, bulut altyapısı ve kurumsal yazılım alanında önemli bir oyuncu olan Oracle ile bağlantı kurdu; bu şirket, xAI’ye yapay zeka çabalarını hızlandırmak için kritik kaynaklar ve teknik bilgi sağlamada etkili olacak. İşbirliği aynı zamanda xAI’nin “Gigafactory of Compute” olarak adlandırdıkları şeye yönelik daha geniş vizyonunun ayrılmaz bir parçası olup, büyük ölçekli yapay zeka altyapısına yönelik bağlılıklarını açıkça ortaya koyuyor ve böylece etkileyici bir fon elde etmelerini sağlayan başarılı bir finansman turunu kapattıktan kısa bir süre sonra bir programı açıklıyor.

Bu gigabilgisayarın kalbi, AI veri merkezi çipleri için mevcut altın standart olan Nvidia’nın H100 GPU’larından oluşan geniş bir grupta yatıyor. Musk, bu makinenin mevcut GPU kümelerini dört kat gölgede bırakacağını ve yapay zeka yeteneklerinin sınırlarını zorlamak için gereken muazzam hesaplama gücünün altını çizeceğini öngörüyor. Ancak bu imrenilen çiplerin bu miktarlarda elde edilmesi önemli bir engel teşkil ediyor. H100 GPU’ların karmaşık yapay zeka görevlerini yerine getirmedeki olağanüstü performansı, onları popüler bir ürün haline getirerek sınırlı kullanılabilirliğe yol açtı.

Bu zorluklara rağmen Musk, xAI’nin gidişatı konusunda iyimser olmaya devam ediyor. VivaTech 2024 konferansında xAI’nin 2024 yılı sonuna kadar OpenAI, Microsoft ve Google DeepMind gibi AI endüstri liderleriyle başa baş olacağına dair güvenini dile getirdi. Daha ileriye bakıldığında Musk, 2025 yılına kadar xAI’nin chatbot’u gibi AI sistemlerinin ortaya çıkacağını öngörüyor. Grok, çeşitli görevlerde insan yeteneklerini aşabilir. Şu anda gelişiminin ilk aşamalarında olan Grok, derin öğrenme tabanlı güçlü bir yapay zeka dil model. Bu çok yönlü araç, doğal konuşmalar, yaratıcı içerik üretimi ve doğal dil istemlerinden yararlanan çok çeşitli görevler için optimize ediliyor. Grok 3 gibi gelecekteki yinelemelerin mevcut yetenekleri önemli ölçüde aşması bekleniyor.

Simya VC ikinci fonunu kuruyor!

0

Erken aşama girişimlere odaklanan uluslararası hızlandırma fonu Simya VC, 10 milyon dolar büyüklüğe ulaşması hedeflenen ikinci fonunu kuruyor. Simya VC, bu yeni fonla 14 girişime yatırım yapmayı hedefliyor.

Türkiye’nin ilk girişim sermayesi fonu 212’nin, erken aşama girişimlere yatırım yapma hedefi doğrultusunda hayata geçirdiği Simya VC, ikinci fonu için kolları sıvadı. Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) ikinci fonu için kuruluş onayı alan Simya VC’nin iş ortakları arasında Neo Portföy ve dünyanın en iyi hızlandırma programlarından biri olan Alchemist Accelerator yer alıyor. Kurulduğu günden bu yana toplam 7 girişime yatırım yapan ve yatırımlarına devam edecek olan Simya VC, ikinci fonunu toplam 10 milyon dolar büyüklüğe ulaştırmayı ve bu fonla da 14 girişime yatırım yapmayı hedefliyor.

Hedef küresel alanda somut adımlar atan ilk ve tek GSYF olmak

Simya VC Yönetici Ortağı Selma Bahçıvanoğlu, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “2022 yılında kurulan bir girişim sermayesi yatırım fonu olarak 1,5 yıl gibi kısa bir sürede ikinci fonumuzu hayata geçirmekten dolayı çok mutluyuz. İkinci fonumuzun odağında; ilk fonumuzda da olduğu gibi globalleşme potansiyeli olan veya global bir soruna çözüm bulan, B2B iş modeline sahip teknoloji üreten erken aşama girişimler olacak.”

Simya VC Yönetici Ortakları Çağdaş Yıldız ve Selma Bahçıvanoğlu
Simya VC Yönetici Ortakları Çağdaş Yıldız ve Selma Bahçıvanoğlu

İkinci fon için yatırımcı kabulü başladı

Simya VC olarak yatırım yaptıkları girişimlere sağladıkları en önemli faydalardan birinin dünyanın en iyi B2B erken aşama hızlandırma programları arasında yer alan Alchemist ile yaptıkları iş ortaklığı olduğuna vurgu yapan Bahçıvanoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Portföyümüzdeki girişimler Alchemist ile uluslararası pazarlarda tecrübe kazanmış liderlere hızlı bir şekilde erişip birebir çalışma fırsatı buluyor ve global oyuncu olma yolunda bir adım önde oluyor. Önümüzdeki dönemde özellikle İngiltere, Kanada ve MENA Bölgesine odaklanan farklı hızlandırma programları ve fonlarla iş birlikleri yapacağız. Ayrıca, fonumuzun kurucusu 212’nin yatırım deneyimi ve geniş küresel yatırımcı ağı sayesinde de girişimlerin global arenaya taşınmasına güç katıyoruz. En önemli motivasyonumuz; portföyümüzdeki girişimlerin global pazarlara açılmasını sağlamak için somut iş planları ve iş ortaklıkları oluşturan ilk ve tek girişim sermayesi fonu (GSYF) olmak.” Bahçıvanoğlu, ikinci fon için yatırımcı kabullerine başladıklarını belirtti.

“Tüm paydaşlar için sürdürülebilir bir değer yaratıyoruz”

Simya VC Yönetici Ortağı Çağdaş Yıldız ise Simya VC’nin temel değer önerileriyle ilgili şu açıklamayı yaptı: “Girişimlerimiz için hızlı, şeffaf ve inovatif bir yatırım süreci yürütmekle birlikte uluslararası hızlandırıcı programımız sayesinde, girişimleri ABD pazarına yönlendirebiliyoruz ve yaptığımız yatırımla globale açılmalarına destek oluyoruz. Fon yatırımcılarımıza da kısa sürede ve daha yüksek yatırım geri dönüşü sağlıyoruz. Bunun yanı sıra oluşturduğumuz network sayesinde; yatırımcılarımızla portföyümüzdeki girişimler arasında iş birliği imkânları sunarak, ürün deneme ya da müşteri olma gibi fırsatlar sağlıyoruz. Ekosisteme ise sürdürülebilir ve esnek fonlama imkânları sunuyoruz. Orta vadede her yeni kurduğumuz fonda farklılaşan stratejiler belirleyebilme özgürlüğüne erişmeyi hedefliyoruz. Böylece daha hızlı stratejiler geliştirip, uygun olmayan bir stratejiyi değiştirerek diğer fonlardan farklılaşmayı amaçlıyoruz. Bu yarattığımız döngü, girişimcilerin büyümesine olanak tanırken, aynı zamanda yatırımcıların da yatırımlarından maksimum getiriyi elde etmelerine imkân tanıyor. Bu şekilde, ekosistemdeki tüm paydaşlar için sürdürülebilir bir değer yaratıyoruz.”

Simya VC’nin portföy girişimleri şöyle sıralanıyor; tarım teknolojisi geliştiren Agrotics, yapay zekâ destekli veri analitiği platformu B2Metric, yapay zekâ tabanlı içerik üretimi platformu Evercopy, yapay zekâ tabanlı B2B SaaS girişimi Juphy, nadir hastalıklar için RNA tabanlı klinik karar destek sistemi sunan AI startup’ı Phitech, üretken yapay zekâ girişimi Syntonym ve yenilenebilir enerjiye odaklanan Werover.

Servis robotları müşteri hizmetine başladı

0

Servis robotları, siparişleri yerine getirmek için Naver 1784’te gezinerek mühendislerin süreçteki insan-makine etkileşimlerini iyileştirmesine olanak tanıyor. üşterilere siparişleri sunan yaklaşık 100 robotun bulunduğu benzersiz bir Starbucks hayata geçti.

Servis robotları müşteri desteği sunuyor

Bu, dünyanın en büyük robotik test alanı olan Naver 1784 kulesinde ve aynı zamanda Güney Koreli teknoloji firması Naver’in genel merkezinde her gün gerçek oluyor. Sayısal rakam olan 1784, sitenin parti numarası adresi olan 178-4’ü ve aynı zamanda ilk sanayi devriminin başlangıcını işaret eden yılı ifade ediyor.

Şirketin robot bilimi, yapay zeka ve bulut hizmetlerindeki ilerlemelerini kanıtlayan bir zemin oluşturuyor ve Naver’in fikirleri somut çözümlere dönüştürme konusundaki kararlılığını sergiliyor. Naver’a göre 1784, yaşama ve çalışma şeklimizi yeniden tasarlıyor ve firmanın web sitesine göre “daha iyi bir çalışma ortamı sağlamak için ileri teknolojilerin binaya yerleştirildiğini ve bizi geleceğe bir adım daha yaklaştırdığını” iddia ediyor.

2022 yılında Güney Kore’nin Seongnam kentinde açılan Naver 1784 Tower, teknoloji devinin “teknoloji yakınsama binası” konseptinin bir örneğini oluşturuyor. Naver’ın otonom hizmet robotu Rookie, Seul’ün güney eteklerindeki 36 katlı binada Starbucks ve diğer hizmetlerde taşıyıcı olarak hizmet veriyor.

Normal bir günde, yaklaşık 100 Çaylak hizmet botu NAVER 1784’ün tüm katlarında dolaşarak paketler, kahve ve öğle yemeği kutuları dağıtıyor. Rookie, kendi kendine hareket eden, beyinsiz, bulut tabanlı bir robottur ve Naver’ın hizmet botları yelpazesi için desteklediği bir teknoloji. Bu tür robotlar, Naver Cloud ve 5G ağını temel alan çoklu robot istihbarat sistemi olan AI, Robot ve Cloud (ARC) adı verilen bir platform üzerinde çalışıyor.

Tekerlekli Rookie’nin yiyecek, içecek veya istenen yere taşınabilecek diğer eşyaları depolamak için bir bölmesi var. Rookie, farklı katlara erişimi mümkün ve daha hızlı hale getiren özel bir robot asansörü olan Naver Roboport ile uyumlu. Rookie’ye görevleri yerine getirmede yardımcı olan, Starbucks’taki insanlarla güvenli etkileşimi sağlayan yenilikçi güç aktarım mekanizmalarına sahip çift kollu bir robot olan Ambidex. Hassasiyet ve hız için tasarlanan bu cihaz, benzersiz kabloyla çalışan yapısı sayesinde yüksek taşıma kapasiteli görevlerin de üstesinden gelebiliyor. Platform, insanlarla robotların kusursuz bir şekilde bir arada yaşamasını kolaylaştırmak için yüksek hassasiyetli veriler ve öncü algoritmalar kullanıyor. Naver’a göre birçok robot, onları ARC’ye bağlayan ultra düşük gecikmeli bir ağ aracılığıyla aynı anda akıllı hale gelebilir. Servis robotları müşteri memnuniyetinde de önemli bir iyileştirme sağlayabilecek.

xAI değeri 24 milyar dolar!

Elon Musk’un yapay zeka şirketi xAI, 6 milyar dolarlık B Serisi bağış toplama turuyla para sonrası değerlemede başarıyla 24 milyar dolar topladı.

xAI değeri finansman turlarıyla yükseliyor

xAI tarafından yayınlanan bir blog yazısına göre, Andreessen Horowitz ve Sequoia Capital gibi önde gelen yatırım firmaları B Serisi finansman turuna çekildi. Bu önemli destek, xAI’nin hızla değişen yapay zeka pazarında gelişme ve rekabet etme becerisine ilişkin artan iyimserliğin göstergesi. Musk’ın X’te yaptığı bir gönderiye göre, bu yatırım turundan önce şirketin para öncesi değerlemesi 18 milyar dolardı.

Çeşitli önemli xAI alanlarını iyileştirmek için kasıtlı olarak altı milyar dolar yatırım yapılacak. Her şeyden önce para, işletmenin ilk ürün serisini tanıtmasına yardımcı olacak ve bu, gelişiminde büyük bir dönüm noktası olacak. Ayrıca yatırım, şirketin operasyonlarını sürdürmek ve büyütmek için gereken son teknoloji altyapının oluşturulmasına yardımcı olacak. Ek olarak, fonların bir kısmı araştırma ve geliştirmeyi hızlandırmaya ayrılacak ve xAI’nin teknolojik ilerlemede ön sıralarda kalmasını garanti edecek.

Finansman duyurusuna yanıt olarak Musk, X’teki bir gönderide: “Önümüzdeki haftalarda açıklanacak daha çok şey olacak” diyerek gelecekteki gelişmelere dair ipuçları verdi. Bu, xAI’nin hazırlık aşamasında olan birçok heyecan verici proje ve girişime sahip olduğunu gösteriyor.

Alphabet ve Microsoft destekli OpenAI gibi büyük firmaların büyük yatırımlar ve çığır açan gelişmeler sayesinde büyük kazançlar elde etmesiyle, üretken yapay zeka alanında üstünlük rekabeti kızışıyor. xAI aracılığıyla elde edilen önemli miktardaki fon, yapay zeka endüstrisinin şu anda karşı karşıya olduğu artan ilgi ve finansal bağlılığın altını çiziyor. Bu işletmeler hakimiyet için rekabet ederken, yapay zeka ortamının devrim niteliğinde değişimler ve benzersiz atılımlar geçirmesi bekleniyor.

Bilgi ve iletişim teknolojileri sektör büyüklüğü 785 milyar TL’ye ulaştı!

0

Bilişim Sanayicileri Derneği’nin (TÜBİSAD), bir etkinlik düzenleyerek paylaştığı “Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü 2023 Yılı Pazar Verileri ve Trendleri” raporuna 2023 yılında 10 bin 424 şirket veri sağladı. TÜBİSAD’ın yanı sıra Lenovo Türkiye Genel Müdürü Emre Hantaloğlu, Data Market CEO’su Murat Boyla, sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Çoştu’nun katıldığı toplantıda açıklanan rapora göre Türkiye Bilgi ve İletişim pazarı büyüklüğü 2023 yılında TL bazında bir önceki yıla kıyasla %83 oranında büyüyerek 784,6 milyar TL’ye ulaştı. 2019-2023 yılları arasında sektörün TL bazındaki yıllık ortalama büyümesi %50 civarında seyretti. Sektörün dolar bazındaki büyüklüğü ise %27’lik bir artışla 33 milyar dolara çıktı. Global BIT pazarı aynı yıllarda %1,1 büyüdü. 

TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak ile Türkiye’nin yazılımdaki gücünü ve Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü 2023 Yılı Pazar Verileri ve Trendleri raporunu değerlendirdik.

TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak raporla ilgili olarak yaptığı açıklamada “TÜBİSAD olarak 13 yıldır şirketler, kamu ve akademi başta olmak üzere aslında Türkiye için oldukça önemli olan Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü Pazar Verileri Raporu’nu paylaşıyoruz. Sektörün dolar bazındaki büyüklüğü ise %27’lik bir artışla 33 milyar dolara çıktı. Bu yıl tarihte ilk defa, bilgi teknolojilerinin büyümesi ve büyüklüğü, iletişim teknolojilerini geride bırakarak yeni bir dönemin kapılarını aralıyor” dedi ve ekledi:

“Bu, sadece bir dönüm noktası değil, aynı zamanda ülkemizin ve sektörümüzün potansiyelini gözler önüne seren bir gelişme. Yazılım ve servis sektöründeki bu hızlı yükseliş, yazılım ihracatımızda da bir artış yaratıyor ve geleceğe dair umutlarımızı yeşertiyor. Biz, sektör temsilcileri olarak, TÜBİSAD ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte, kamu ve özel sektörün sinerjisini kullanarak bu büyümeyi daha da ileriye taşıma konusunda kararlıyız.”

Yazılım ihracatına 40 milyar TL destek!
T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Çoştu ile Türkiye’nin yazılım ekosisteminin başarısını ve yerli yazılım firmalarının yurtdışına açılmaları için verilen destekleri değerlendirdik.

BT sektörü iletişim teknolojileri sektöründen daha hızlı büyüyor

Toplam sektör büyüklüğünü oluşturan iki ana unsura bakıldığında; 2019-2023 yılları arasında daha hızlı büyüyen bilgi teknolojilerinin, 2023 yılında pazar büyüklüğü olarak iletişim teknolojilerinin önüne geçtiği görüldü. 2019-2023 yılları arasında %60 büyüyen bilgi teknolojileri, 2023 yılında 402,2 milyar TL’ye ulaşırken; iletişim teknolojileri ise %41 büyüyerek 382,4 milyar TL’ye çıktı. Bilgi teknolojileri son dört yılda artan kura rağmen büyürken, iletişim teknolojileri kurdan etkilenerek küçüldü. Bilgi teknolojilerinin 2023 yılında dolar bazında büyüklüğü 16,9 milyar dolara, iletişim teknolojilerinin ise 16,1 milyar dolara yükseldi.

Bilişim Teknolojileri Donanım kategorisi %68 büyüyerek 133 milyar TL seviyesine çıkarken, Bilişim Teknolojileri Yazılım kategorisi % 132 büyüyerek 206,9 milyar TL oldu. Bilişim Teknoloji Hizmet ise %96 büyüyerek 62,2 milyar TL’ye ulaştı. Öte yandan İletişim Teknolojileri Elektronik Haberleşme kategorisi %72 büyüyerek 224,5 milyar TL, iletişim teknolojileri Donanım kategorisi ise %93 büyüyerek 157,8 milyar TL’ye çıktı.

Teknokentler ve ihracata katkı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanan istatistikler baz alındığında 2022-2023 yılları arasında teknokent sayısının %4,1 artarak 101’e çıktığı ve şirket sayısının %14,5 oranında artarak 10 bin 275 seviyelerine geldiği görüldü. Teknoloji geliştirme bölgelerinde çalışan kişi sayısı %16,3’lük artışla yaklaşık 93 bin kişiden 108 bin 360 kişiye geldi. Teknokentlerin toplam cirosu %174,5 büyüme oranıyla 75,6 milyar TL’den 207,5 milyar TL’ye ulaştı. Cirodaki artışla birlikte %138,7’lik artış oranıyla toplam ihracat 19,9 milyar TL’den 47,5 milyar TL’ye yükseldi.

2023 yılında toplam ihracatta % 85’lik büyüme gözlendi ve 58 milyar TL’ye ulaştı. Toplam ihracat içerisindeki en büyük payın ise Bilgi Teknolojileri Yazılım kategorisinde olduğu görüldü. BT Yazılım ihracatı %92 oranında büyüyerek 52 milyar TL tutara ulaştı. Sektörün toplam ihracatı 2018-2022 yılları arasında dolar bazında yıllık ortalama %22 büyüdü.

Sektörün toplam istihdamı %11’lik büyümeyle 237 bin kişiye ulaştı. Sektörün % 31’ini kadın çalışanların oluşturduğu görülürken, üniversite mezunu çalışanlar ise %63’lük bir orana sahip oldu.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Türk Telekom 800GE ile tam 800 Gbps hıza ulaştı!

0

Türkiye’nin dijital dönüşümünde önemli bir rol oynayan Türk Telekom, yeni nesil 800GE veri iletim teknolojisini uzun mesafede canlı trafik taşıyarak deneyen ilk operatör oldu. İstanbul-Ankara arasında gerçekleştirilen testlerde 800 Gbps bağlantı hızına ulaşıldı.

Nokia iş birliğiyle gerçekleştirilen bu önemli denemede mevcut veri iletim teknolojilerine kıyasla 2 kat daha yüksek hızlara ulaşıldı. Aynı zamanda yüzde 44 seviyesinde enerji tasarrufu sağlandı. Geleceğe yönelik geliştirilen bu teknoloji sayesinde dijital iş süreçleri kesintisiz ve verimli bir şekilde yürütülebilecek, ses, video ve veri hizmetleri entegre bir yapıda sunulabilecek.

Kamu güvenliği, akıllı şehirler, akıllı araçlar, akıllı ulaşım, akıllı sağlık ve Endüstri 4.0 uygulamaları başta olmak üzere, iş ve özel hayatın her alanında ortaya çıkacak yeni ihtiyaçları karşılamada önemli rol oynayacak.

Türk Telekom Destek Hizmetleri ve Satınalma Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Beytur, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Şebekemizi en gelişmiş fiber optik teknolojileri ile güçlendirerek bireysel ve kurumsal müşterilerimizin giderek artan taleplerini bugün olduğu gibi gelecekte de rahatlıkla karşılayabiliyor olacağız. Yaptığımız denemelerde İstanbul ve Ankara gibi iki büyük şehri birbirine 800 Gbps olarak yüksek bir hızla bağladık. Eriştiğimiz bu hızlar ulaşım, dijital oyun, otomotiv, enerji, gıda, tarım, akıllı şehir yönetimi, sağlık ve üretim gibi daha birçok dikey pazar uygulamasının daha verimli kullanılmasına imkân sağlayacak.

“Daha yüksek hız, kapasite ve enerji tasarrufu sağlayan teknolojiler ile müşterilerimize kaliteli ve çeşitli sürdürülebilir servisler sunmayı amaçlıyoruz. Bu teknoloji, 2 kat daha yüksek hızlara ulaşmayı sağlarken aynı zamanda yaklaşık yüzde 44 enerji tasarrufu sağlıyor.

Yaptığımız denemelerde İstanbul ve Ankara gibi iki büyük şehri birbirine 800 Gbps yüksek hızla bağladık. Eriştiğimiz bu hızlar ulaşım, dijital oyun, otomotiv, enerji, gıda ve tarım, akıllı şehir yönetimi, sağlık, üretim gibi daha birçok dikey pazar uygulamasının daha verimli kullanılmasına imkân sağlayacak”

Nokia Türkiye Genel Müdürü Erensoy Bilgin ise şunları söyledi:

“Nokia’nın F5 teknolojisi ile 7750 SR yönlendiricilerinde etkinleştirilen 800GE, hizmet sağlayıcıların trafik talebine ayak uydurabilmeleri ve geniş ölçekte farklılaştırılmış hizmetler sunabilmeleri için ihtiyaç duydukları kapasiteyi ekler. Türk Telekom ile birlikte Türkiye’de ilk kez uzun mesafeli bir bağlantı üzerinden hem teknolojinin performansını hem de enerji verimliliğini kanıtlayabilmiş olmanın gururunu yaşıyoruz”

Isıdan elektrik üreten yeni pil: enerji depolamada yeni bir çağ başlıyor

Michigan Üniversitesi’nde yürütülen son araştırmalar, termofotovoltaik (TPV) teknolojisinin ticari kullanımına yönelik önemli bir adımı temsil ediyor. Bu araştırma ekibi, ısı pili olarak bilinen yeni bir teknoloji geliştirdi ve bu pilin %44’lük bir enerji dönüşüm verimliliği sağladığını ortaya koydu. Bu, termofotovoltaik hücrelerin teorik maksimum verimliliğine çok yakın bir değerdir ve ticari kullanım için oldukça umut verici bir adımdır.

Isıdan elektrik üreten yeni pil Geleneksel güneş pillerinin termal bir türü olarak çalışan termofotovoltaik hücreler, özellikle düşük enerjili kızılötesi fotonları kullanarak ısıyı elektriğe dönüştürürler. Bu özellikleri sayesinde, yüksek sıcaklıkta çalışabilirler ve bu da onları, güneş ışığının ulaşamadığı veya güneş ışığının yetersiz kaldığı ortamlarda kullanılabilir kılar. Ayrıca, termal enerji depolama sistemleri ile entegre edilerek, fazladan üretilen enerjinin depolanması ve daha sonra elektriğe dönüştürülmesi sağlanabilir.

Yapılan araştırmada, termofotovoltaik hücrelerin verimliliğini artırmak için hava köprüleri kullanıldığı vurgulanmaktadır. Bu köprüler, enerjinin doğru fotonları yakalayarak elektriğe dönüştürme sürecini optimize ederken, gereksiz enerjinin kaybını minimize etmeye yardımcı olur. Araştırmacılar, bu teknolojinin geliştirilerek daha düşük emitör sıcaklıklarında da kullanılabilmesi için çalışmalarını sürdürüyorlar.

Araştırmanın baş yazarı Andrej Lenert, termal pillerle ilgili olarak, “Bu teknoloji, enerjiyi depolamak için basit ve ucuz bir yöntem sunuyor ve çeşitli malzemelerin kullanımına olanak tanıyor” şeklinde açıklamalarda bulunmuştur.

Bu gelişme, termofotovoltaik teknolojisinin ticari kullanımı için umut vaat eden bir adımdır. Araştırmacılar, gelecekteki çalışmalarla verimliliği daha da artırarak, termofotovoltaik hücrelerin yaygınlaşmasını sağlamayı hedeflemektedirler. Bu, enerji sektöründe dönüşümü hızlandırabilir ve daha sürdürülebilir bir enerji geleceğine doğru bir adım olabilir.

Google Pixel 10 serisi için TSMC’ye geçiyor mu?

0

Google, Pixel akıllı telefon serisinde kendi tasarladığı çipleri kullanmaya devam ediyor ve yeni iddialara göre, Pixel 10 serisinde bu çiplerin üretiminde bir değişiklik yapabilir. Android Authority’nin elde ettiği verilere göre, Google’ın Pixel 10 serisinde kullanılacak olan Tensor çipleri için TSMC (Taiwan Semiconductor Manufacturing Company) ile iş birliği yaptığına dair kanıtlar bulunuyor.

Halka açık veri tabanlarından elde edilen bilgilere göre, Google’ın Tayvan’dan Hindistan’a yarı iletken kategorisinde bir mal taşıdığı görülüyor. Bu malın, Google’ın yeni nesil çip seti olan Tensor G5’e ait olduğu öne sürülüyor. Belgede geçen LGA teriminin, Tensor G5 çip setinin Laguna Beach’in kısaltması olduğu iddia ediliyor.

Google Pixel 10 Ayrıca, belgede yer alan 16GB SEC ibaresi, Tensor G5’in şu anda 16GB RAM ile test edildiğini gösteriyor. Bu da çipin geliştirme aşamasında olduğunu düşündürüyor. Google’ın, TSMC tarafından üretilen bu ürünü Hindistan’da bulunan Tessolve Semiconductor firmasına gönderdiği belirtiliyor. Tessolve, yarı iletken ürünlerin doğrulanması ve test edilmesi konusunda uzmanlaşmış bir firma olarak biliniyor.

Bu iddialar, Google’ın uzun yıllardır iş birliği yürüttüğü Samsung yerine, Tensor G5 için TSMC ile birlikte çalışmayı planladığını gösteriyor. 2025 yılında piyasaya sürülmesi beklenen Pixel 10 serisinin, performans ve verimlilik açısından daha başarılı olması bekleniyor. Ancak, Google veya TSMC tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Pixel 10 serisinin, Tensor G5 çipleriyle donatılması, Google’ın akıllı telefon pazarındaki rekabet gücünü artırabilir ve kullanıcılara daha yüksek performans ve verimlilik sunabilir.

Apple katlanabilir iPhone’da çığır açan teknolojiye sahip olabilir

0

Söylentilere göre, Apple’ın katlanabilir iPhone’u piyasaya sürmemesinin ana nedeni, şimdiye kadar yüksek kalite ve dayanıklılık standartlarını karşılayan bir tasarımı başaramamış olmasıydı. Ancak, şimdiye kadar gelen haberlere göre, şirket bu sorunu çözmek için yeni bir teknolojiye odaklanıyor.

Apple’ın patent başvurusunda, katlanabilir iPhone’un ekranının üç ana bölümden oluşacağı belirtiliyor. İki sert katmanın esnek bir bölümle birbirine bağlanacağı ve gerilebilen, orijinal şekline dönebilen bir elastomer tabakadan bahsediliyor. Bu tasarım, ekranın hasar aldıktan sonra kendi kendini onarabilmesine olanak tanıyacak gibi görünüyor.

Ancak, her patentli teknolojinin ticari bir ürün haline gelmediği unutulmamalıdır. Apple’ın bu yeni teknolojiyi geliştirmeye devam etmesi ve prototip aşamasını başarıyla tamamlaması gerekmektedir. Ayrıca, kendi kendini onaran ekranın üretim maliyetlerinin de dikkate alınması gerekiyor. Zira, bu maliyetler cihazın fiyatını önemli ölçüde etkileyebilir.

Apple’ın katlanabilir iPhone konusundaki ilerlemeleri ve yeni ekran teknolojisi hakkındaki gelişmeleri takip etmeye devam edeceğiz. Bu yeni teknoloji, mobil endüstride devrim niteliğinde bir yenilik getirebilir ve tüketicilerin beklentilerini yeniden tanımlayabilir.

İsveç, Stockholm’de dünyanın en büyük ahşap şehrini inşa edecek

nşaat endüstrisinde ahşabın kullanımı, iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir rol oynayabilir. Özellikle Kuzey Avrupa’da ahşap binaların tercih edilmesi giderek artan bir trend haline gelirken, İsveç şimdi Stockholm’ün Sickla bölgesinde dünyanın en büyük ahşap şehrini inşa etme hazırlıklarına başlıyor.

Kentsel gelişim şirketi AtriumLjungberg liderliğinde yürütülecek olan bu devasa proje, 2025 yılında başlayacak ve 2030’ların ortalarına kadar tamamlanacak. Stockholm Wood City olarak adlandırılan bu şehir, 7.000 ofis alanı ve 2.000 konutla, toplamda 250.000 metrekarelik bir alana yayılacak.

ahşap şehir, sadece beton gibi diğer inşaat malzemelerine kıyasla daha az emisyon yaymakla kalmıyor, aynı zamanda doğası gereği karbonu da tutuyor. Bu da inşaat endüstrisinin CO2 emisyonlarını azaltma potansiyeline işaret ediyor.

Projenin toplam maliyeti 1,4 milyar dolar olarak öngörülürken, şirketin patronu Annica Anäs, ahşap kullanımının karbon ayak izini beton ve çelikle yapılan binalara kıyasla %40’a kadar azaltabileceğini belirtiyor. İsveç’in zengin yenilenebilir orman kaynaklarından elde edilebilen ahşap, sürdürülebilir bir malzeme olarak öne çıkıyor.

ahşap şehir ahşap

Ancak,ahşap şehir inşaat sürecinde temel ve yapı güçlendirmesi için beton ve çelik gibi malzemelere de başvurulacak olsa da, bunların kullanımı geleneksel yöntemlere göre önemli ölçüde azaltılacak. Ayrıca, ahşap yapıların daha hafif olması nedeniyle temellerin daha küçük olabileceği belirtiliyor.

İsveç’in bu yenilikçi projesi, inşaat endüstrisinin iklim değişikliğiyle mücadeledeki önemli adımlarından birini temsil ediyor ve benzer girişimlerin diğer ülkelerde de benimsenmesine ilham kaynağı olabilir.

Biden ses taklidine dev ceza talebi!

Amerikan Başkanı Biden karşıtı sahte bir robot çağrı (robocall) oluşturmak için para ödediğini itiraf eden siyasi danışman, ağır seçmen bastırma ve bir adayın kimliğine bürünme suçlamalarıyla itham edildi. New Orleans’lı 54 yaşındaki Steven Kramer, Başkan Joe Biden’ı taklit etmek için yapay zekâ tarafından üretilen ses klonlama teknolojisini ve kaynağı gizlemek için arayan kimliği sahteciliğini kullanan sahte çağrı nedeniyle 6 milyon dolar para cezasıyla da karşı karşıya.

Kramer daha önce yaptığı açıklamada, insanları New Hampshire Demokrat ön seçimlerinde oy kullanmamaya çağıran aramanın senaryosunu yazdığını, ABD başkanının klonlanmış sesini kullanarak bu senaryoyu kaydetmesi bir yapay zekâ uygulamasına ödeme yaptığını ve kaydı 5.000’den fazla seçmene telefonla dinletmesi için bir tele-pazarlama firması tuttuğunu söylemişti.

Aramanın bir siyasi komitenin saymanından geldiği ve temelde söz konusu ön seçimde seçmen katılımını azaltmayı amaçladığı iddia edildi. Kramer’in Biden destekçilerinin evde kalmasını istediği ve böylece Temsilciler Meclisi Üyesi Dean Phillips’e, New Hampshire Demokrat adaylığı için Joe Biden’a meydan okumak üzere seçilme şansı verdiği bildiriliyor.

Konu hakkında medyaya demeç veren Kramer, “Bu benim için bir fark yaratmanın yoluydu ve yarattım da,” dedi ve ekledi: “500 dolar karşılığında, ister medyanın dikkatini çekmek isterse de düzenleyici bir eylem olsun, yaklaşık 5 milyon dolar değerinde bir eylem gerçekleştimiş oldum.”

Ocak ayının sonlarında hem New Hampshire Başsavcısı John Formella hem de ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC), seçmenlerin sahte aramalar aldığına dair ihbarlar üzerine soruşturma başlatmıştı. Geçtiğimiz Perşembe günü Başsavcı, Kramer’in robot aramalarını alan 13 New Hampshire sakininin ikametgahına dayalı olarak bir soruşturma başlattıklarını ve Kramer’ın ağır suçlamalarla karşı karşıya kalabileceğini açıklamıştı. Formella yaptığı açıklamada, “Umarım bu konudaki yaptırımlar, yapay zekâ kullanımı yoluyla ya da başka bir şekilde seçimlere müdahale etmeyi düşünebilecek herkese güçlü bir caydırıcı sinyal gönderir” dedi.

Ayrıca Perşembe günü FCC, Kramer’e seçimlere ilişkin yanlış bilgilendirme ve yasadışı çağrı yanıltma nedeniyle 6 milyon dolar para cezası verilmesini önerdi. FCC Kramer’in sahte mesajları yaymak için Life Corporation’ın hizmetlerini kullanarak ses hizmeti sağlayıcısı Lingo Telecom aracılığıyla çağrıları ileten Voice Broadcasting’i tuttuğunu söyledi.

“Lingo Telecom bu aramaları yanlış bir şekilde en üst düzey arayan kimliği doğrulamasıyla etiketleyerek iletti ve diğer sağlayıcıların aramaların potansiyel olarak sahte olduğunu tespit etme olasılığını azalttı” diyen FCC, Lingo’ya karşı da 2 milyon dolar ceza verilmesini önerdi. Kesinleşmesi halinde bu, ABD’de sahte, deepfake robot aramalarla ilgili ilk yaptırım olacak.

NVIDIA GeForce RTX 5090 canavar gibi geliyor!

Nvidia, 2024 yılının sonlarına doğru yeni GeForce RTX 50 serisi ekran kartlarını tanıtmayı planlıyor. Bu serinin tepe modeli olan NVIDIA GeForce RTX 5090 hakkında yeni bilgiler ortaya çıktı. Nvidia’nın başlangıçta RTX 5080’i ve ardından RTX 5090’ı piyasaya süreceği belirtilirken, AMD tarafında da RDNA 4 tabanlı ekran kartlarını göreceğiz. Ancak, AMD’nin en azından bu nesilde Nvidia’nın üst seviye kartlarıyla rekabet edecek bir ürün tanıtmayacağı söyleniyor.

GeForce RTX 5090, Chiplet tasarımını benimsemeyecek

Nvidia, Blackwell mimarisini temel alan yapay zeka GPU’ları B100 ve B200 yongalarında çok yongalı yani chiplet tasarımını benimsemişti. Ancak yeni bilgiler, firmanın tüketici odaklı GPU kalıpları için monolitik tasarımda ilerlemeye devam edeceğini gösteriyor. Bu bağlamda, GeForce RTX 5090’a güç verecek olan GB202 GPU’su monolitik bir tasarımı kullanacak.

GB202 GPU’su, SM başına 128 çekirdek tasarımını koruması durumunda 192 SM birimiyle toplamda 24.567 CUDA çekirdeğine sahip olacak. GeForce RTX 5080’de ise bu grafik işlem biriminin kırpılmış hali olan GB203’ün yer alması bekleniyor. Aktarılan bilgilere göre, RTX 5080 iki kat daha az CUDA çekirdeğine sahip olacak ve bu da 12.200 çekirdekli bir donanım anlamına geliyor. Bu da nesilden nesile yüzde 26’lık bir artış demek. RTX 5090’daki CUDA çekirdeği sayısı ise nesilden nesile yüzde 50 oranında artmış olacak.

NVIDIA GeForce RTX 5090 ve kullanacağı GB202 GPU’su hakkındaki bilgiler halen sınırlı. Ancak RTX 5080’in, RTX 5090’ın yarısı gücünde olacağının söylenmesi, Nvidia’nın aslında iki GB203 kalıbını birleştirerek GB202 haline getirebileceğini düşündürüyor. Firma, Blackwell B200’de buna benzer bir yaklaşım sergilemişti.

Nvidia’nın yeni kartlarının transistör yoğunluğunu yüzde 30 artıran TSMC 4NP işlem düğümünde (5nm) üretilmesi bekleniyor. Ayrıca, RTX 5090’ın 512 bitlik bir arayüze sahip olacağı da belirtiliyor.

Nvidia, oyuncular ve profesyoneller için performansı daha da yukarılara taşımaya devam ediyor. Yeni GeForce RTX 50 serisi ekran kartlarının resmi tanıtımı merakla bekleniyor.

Snapdragon X Elite, çok çekirdek testinde Apple M2’yi alt ediyor!

0

Microsoft, Snapdragon X Elite işlemcili yeni bir dizüstü bilgisayarını piyasaya sürdü. Bu yeni cihaz, Apple’ın M2 işlemcisine sahip bir MacBook ile karşılaştırıldı ve yapılan testler ilginç sonuçlar ortaya koydu.

Snapdragon X Elite işlemciye sahip Microsoft Surface dizüstü bilgisayarının performansı, tipster HXL tarafından yapılan testlerle incelendi. Karşılaştırma testleri, X Elite X1E-78-100 SoC’ye sahip bir Surface Laptop 7 üzerinde CPU-Z yazılımı kullanılarak gerçekleştirildi. Ancak dikkate değer bir nokta, CPU-Z yazılımının MacBook’larda bulunmaması nedeniyle testin sanal bir Windows 11 ortamında yapılmış olmasıdır. Bu durum, Apple M2 işlemcinin performansını etkileyebilir.

Yapılan testlere göre, Snapdragon X Elite işlemcili cihaz tek çekirdek testinde 686 puan alırken, çok çekirdek testinde 7923 puan elde etti. Bu sonuçlar, cihazın güçlü çok çekirdek performansını vurguluyor. Ancak, Apple M2 işlemciye sahip olan MacBook tek çekirdek testinde 749 puan alarak Snapdragon X Elite’i geride bıraktı. Ancak, çok çekirdek testinde 3822 puan elde ederek Snapdragon X Elite’in performansının altında kaldı.

Microsoft Surface’un Snapdragon X Elite işlemciye sahip yeni dizüstü bilgisayarı henüz ön sipariş aşamasında olup, Temmuz ayında teslim edilmesi planlanıyor. Bu cihazın piyasaya sürülmesiyle birlikte, performans açısından dikkat çekici bir seçenek sunması bekleniyor.

Bu sonuçlar, mobil işlemci teknolojisinin hızla geliştiğini ve rekabetin her geçen gün arttığını gösteriyor. Hem Microsoft Surface hem de Apple MacBook, kullanıcıların ihtiyaçlarına uygun güçlü performans sunmak için birbiriyle yarışıyor. Bu rekabet, tüketicilere daha iyi ürünler sunma konusunda olumlu bir etki yaratıyor.

Musk’ın yapay zekâ şirketi xAI 6 milyar dolar yeni yatırım aldı!

Elon Musk’ın yapay zekâ girişimi xAI, OpenAI, Microsoft ve Google gibi rakipleriyle agresif bir şekilde rekabet etmek için sermayesini artırmaya devam ediyor. Musk ve xAI bugün yapılan bir açıklamada, yapay zekâ alanındaki en büyük anlaşmalardan birini duyurarak yeni bir finansman turunda toplam 6 milyar dolar fon topladıklarını bildirdi.

xAI’nin B Serisi fonuna yatırım yapan destekçiler arasında Elon Musk’ın tüm şirketlerine (SpaceX, Tesla, X ve Neuralink) daha önce yatırım gerçekleştiren Valor Equity Partners’ın yanı sıra Skype, Facebok, Zynga ve Coinbase gibi pek çok firmaya fon sağlayan Andreessen Horowitz, Sequoia Capital, Fidelity ve Suudi Kraliyet ailesinin yatırım grubu Kingdom Holding gibi firmalar yer alıyor.

Elon Musk’ın geçtiğimiz yıl Mart ayında kurduğu xAI, Aralık ayında ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) sunduğu formda 1 milyar dolarlık bir fon topladığını bildirmişti. Buna karşın Elon Musk, firmanın yeni yatırıma ihtiyaç duymadığı konusunda “enteresan” bir açıklama yayınlamıştı. Şimdi ise yeni yatırım turunda 6 milyar dolar fon toplanmasıyla birlikte xAI’ın 18 milyar dolarlık bir değerlemeye ulaştığı bildiriliyor.

Musk, yapay zekâ alanındaki en eski ve en yüksek profilli girişimcilerden biri. Liderliğini yaptığı otomobil şirketi Tesla, kendi kendine sürüş teknolojilerine sahip en iyi elektrikli otomobil üreticilerinden birisi konumunda. Musk ayrıca Microsoft’un on milyarlarca dolar yatırdığı OpenAI firmasının da kurucu ortakları arasında. Ancak son dönemde OpenAI ile Musk’ın arası iyice açılmış ve karşılıklı suçlamaların ardından Musk firmayı mahkemeye vermiş durumda.

xAI’yi kurduktan bir yıl sonra Musk, ChatGPT rakibi Grok 1.0 modelini Kasım ayında piyasaya sürdü. Daha sonra şirket bu modeli bir chatbot aracılığıyla X’te ayda 16 dolar ödeyen Premium+ kullanıcılarının kullanımına sundu. Nisan ayında şirket yeni Grok 1.5 modelini piyasaya sürdü ve X’teki Premium kullanıcılarının da chatbot’a erişmesine izin verdi. Ayrıca Musk’ın sahibi olduğu şirket Nisan ayında Grok’un çok modlu yeteneklerinin önizlemesini yaptı. Bu yılın başlarında şirket Grok modelini herhangi bir eğitim kodu olmadan açık kaynaklı hale getirmişti.

Blog yazısında, xAI’nin yeni finansman turundan elde ettiği fonları, ilk ürün grubunu pazara sunmak, gelişmiş altyapı oluşturmak ve gelecekteki teknolojilerin araştırma ve geliştirmesini hızlandırmak için kullanmayı planladığı belirtildi. Şirketin yapay zekâ aracı Grok’u sosyal medya platformu X dışındaki kullanıcılara tanıtmak için ortaklıklar araması muhtemel.

Çin, ABD ve AB’li araçlara %25 gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulundu

Çin, ABD’nin elektrikli araçlar da dahil olmak üzere çeşitli Çin mallarına %100 gümrük vergisi getirmesinin ardından misilleme yapma tehdidinde bulundu. Çin ayrıca, aynı eylemi yapmaması konusunda Avrupa Birliği’ni uyardı. Son yıllarda Çin, Avrupa Birliği ve ABD arasında ticari gerilimler artıyor ve bu son gelişmelerle birlikte tansiyon daha da yükseliyor.

Elektrikli araç teknolojisinde lider olan Çin, başta Avrupa olmak üzere küresel pazarlarda genişlemeye başladı. Çinli otomobil üreticileri NIO, XPeng, BYD ve ZEEKR gibi markalar, Avrupa Birliği ülkelerine ileri teknoloji ve lüks özelliklere sahip elektrikli araçları son derece rekabetçi fiyatlarla sunuyor. Bu ihracat öyle bir seviyeye ulaştı ki, otomobil üreticileri araçlarını teslim edecek gemi bulmakta zorlanıyor.

Avrupalı otomobil üreticileri, Çinli rakiplerinin artan pazar payından rahatsızlık duyuyor ve bu duruma tepki olarak Avrupa Komisyonu, Çinli üreticilerin devlet tarafından haksız yere sübvanse edildiği şüphesiyle bir soruşturma başlattı. Ayrıca, Avrupa, Çin’de üretilen araçların ithalatına yönelik gümrük vergileri getirme tehdidinde bulundu.

ABD ise Enflasyonu Azaltma Yasası kapsamında yerli üreticilerini korumak amacıyla Çin mallarına yönelik sert tedbirler alarak gümrük vergilerini artırdı. Bu kapsamda, Çinli otomobil üreticileri henüz ABD pazarında faaliyet göstermemiş olsalar da, alınan önlemler Çin’i misilleme yapma konusunda harekete geçirdi.

Automotive News Europe’a göre, AB’nin Çin Ticaret Odası, %25’lik gümrük vergisi tehdidi konusunda Avrupa Birliği’ni bilgilendirdi. Eğer bu vergiler yürürlüğe girerse, Çin’e içten yanmalı motorlu araçlar ihraç eden ABD’li ve AB’li otomobil üreticilerinin işlerini önemli ölçüde etkileyebilir ve halihazırda gergin olan uluslararası ilişkileri daha da kötüleştirebilir.

AB’nin, Çin’den ithal edilen elektrikli araçlarla ilgili haksız sübvansiyonlar soruşturmasının sonuçlarını Haziran ayında Çin’e bildirmesi bekleniyor. Bu nedenle, yakın zamanda ticari ilişkilerin daha da gerilmesi muhtemel görünüyor.

Ek vergiler gelebilir

Çin Ticaret Bakanlığı’nın gümrük tarifeleri sayfasına göre, Avrupa’dan ithal edilen 2,5 litreden büyük motora sahip araçlara uygulanan gümrük vergisi %15. Ancak 2023’ten itibaren bu segmentteki ithalat rakamları ve Dünya Ticaret Örgütü politikaları, Çin’in bu oranı %25’e kadar artırmasına izin veriyor. Çin, ciddi olduğunu göstermek amacıyla şarap ve süt ürünleri de dahil olmak üzere Avrupa’dan gelen bazı ürünlere ek gümrük vergisi uygulayabileceğini de ima etti.

Bu gelişmeler, uluslararası ticaret dengelerini etkileyebilecek ve küresel otomotiv sektöründe yeni bir dönemin başlangıcını işaret edebilir. Hem ABD hem de AB’li otomobil üreticileri için zorlu bir süreç başlayacak gibi görünüyor.

AMD’den heyecan verici haber: Zen 5 işlemciler yakında geliyor!

0

on gelen bilgilere göre, AMD’nin merakla beklenen yeni nesil Zen 5 tabanlı Ryzen işlemcileri ağustos ayında piyasaya sürülebilir. Mini PC üreticisi AOOSTAR, Zen 5 mimarisi üzerine dayanan bu yeni işlemcilerin çıkış tarihine ilişkin detaylar paylaştı.

AOOSTAR, AMD Zen 5 çekirdek mimarisine dayalı yeni nesil Ryzen işlemcilerinin ağustos ayında piyasaya sürülmesinin beklendiğini açıkladı. Firma, bu bilgiyi paylaşırken fazla detay vermedi, ancak bu tarih muhtemelen Strix APU’larına yönelik olabilir. Mini PC’ler genellikle masaüstü SKU’lar yerine mobil çiplere dayalı olarak üretildiği için bu tarih daha mantıklı görünüyor. Bununla birlikte, Zen 5 çekirdek mimarisine sahip yeni nesil Ryzen masaüstü CPU’ların da AM5 soket platformlarına aynı zaman diliminde gelmesi bekleniyor.

Mini PC’ler ekimde geliyor

AOOSTAR, AMD Zen 5 mimarisine dayalı ilk Mini PC’lerini ekim ayında, yani 2024’ün 4. çeyreğinin başlarında piyasaya süreceklerini belirtti. AMD’nin Strix APU’ları ise her alanda büyük yükseltmelerle gelecek. Bu serinin, Zen 5 mimarisine dayalı yeni CPU çekirdeklerine, tamamen yeni RDNA 3+ entegre GPU’ya ve önceki neslin 3 katı TOPS (~45 TOPS) sağlayan yeni XDNA 2 AI NPU’ya sahip olması bekleniyor.

AMD Zen 5 işlemcilerin standart monolitik tasarımında 12 CPU ve 16 RDNA 3+ iGPU çekirdeği bulunacak. Daha üst seviyeye hitap edecek olan Strix Halo yongalarında ise 16 CPU ve 40 RDNA 3+ iGPU çekirdeğine sahip monolitik bir tasarım görülebilir. Bu yongaların en erken 2024 sonunda piyasaya çıkması bekleniyor.

Muhtemelen çok daha fazla bilgi ve kesin çıkış tarihlerini önümüzdeki hafta düzenlenecek olan Computex 2024 fuarında AMD’den duyacağız.

AMD’nin Zen 5 mimarisi üzerine inşa edilen yeni nesil Ryzen işlemcileri hakkındaki tüm detaylar, Computex 2024 fuarında netlik kazanacak. Merakla beklenen bu işlemcilerin performans kazanımları ve yenilikleri, teknoloji dünyasında büyük bir heyecan yaratmış durumda.

Acer Chromebook’larla sağlık sektöründe farklılaşmayı hedefliyor

0

Yapay zekâ ve bulut bilişimde son dönemde yaşanan ivme, PC ve notebook üreticilerinin de farklılaşmak adına daha güçlü ve kompakt cihazlar geliştirmesine yol açıyor. Bunun son örneği ise Acer tarafından piyasaya sunulan Chromebook bilgisayarlar oldu. Acer yeni Chromebook bilgisayarlarını sağlık sektörünün dinamik ihtiyaçları için özel olarak tasarlanmış, çok yönlü ve dayanıklı cihazlar olarak konumlandırıyor.

Sağlık çalışanlarını sabit iş istasyonlarından kurtarmak için tasarlanan Acer Chromebook cihazları, Wi-Fi bağlantısı olmadan da erişilebilen uygulamalar sayesinde gerekli bilgilere mobil ağlar üzerinden erişim sunuyor. Mobil sağlık hizmetleri açısından çok önemli olan bu özellik, sağlık çalışanlarının nerede olursa olsun hasta bilgilerine ve diğer kritik verilere erişimini sağlıyor.

Yeni cihazlarla birlikte sunulan WiFi 6 ve 4G LTE gibi gelişmiş bağlantı seçenekleriyle sağlık çalışanları, hastalarıyla uzaktan bağlantı kurabiliyor, hasta sağlığını dijital olarak izleyebiliyor ve sanal ziyaretler ayarlayabiliyor. Bu işlevsellik, sanal bakım ve tele-sağlık çözümlerine yönelik artan ihtiyacı destekleyerek, konumdan bağımsız olarak sürekli hasta bakımına olanak tanıyor.

Acer Chromebook’lar tam boy klavye, dört farklı modda kullanım ve anında açılabilme fonksiyonelliği sayesinde sağlık profesyonelleri ve hasta bakıcılar için geliştirilmiş bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Bu özellikler, hasta bakıcıların reçetelere ve tıbbi vaka özetlerine rahatça erişmelerini sağlayarak yüksek kaliteli bakım sunabilme becerilerini artırıyor.

Yeni cihazlar ayrıca sağlık hizmeti ortamları için dayanıklı ve uygun maliyetli bir seçenek ortaya koyuyor. MIL-STD-810H sertifikası ve sıvı dökülmesine dayanıklı klavyeleri, Acer Chromebook cihazların sağlık hizmetlerinin beraberinde getirdiği zorlu koşullara dayanabilmelerini sağlıyor. Sundukları dayanıklılık, maliyet etkinliği ile birleştiğinde cihazlar sağlık hizmeti sağlayıcıları için önemli bir çözüm haline geliyor.

 Acer Chromebook Spin 512 LTEAcer Chromebook Spin 714
İşlemciIntel® N100 dört çekirdekIntel® Core™ Ultra 7 165U, 155U’ya kadar
Ekran12 inç HD+ 1366 x 912 IPS geniş görüş açısı14 inç WUXGA 1920 x 1200 IPS geniş görüş açısı
Bellek4/8 GB8/16GB LPDDRRX
Depolama64/128 GB256/512 GB PCIe SSD
Boyutlar296 x 229,5 x 21,1 mm ​313 x 224,5 x 18 mm
Batarya50Wh 3 hücreli, 12 saate kadar53Wh 3 hücreli, 10 saate kadar, hızlı şarj özelliği
BağlantıWi-Fi 6 LTE eSIM destekli LTE Ca.t 6 BluetoothTM 5.2Wi-Fi 6E AX 221 2×2 MU-MIMO Vpro destekli BluetoothTM 5.1
Giriş ve çıkışlar2x USB C port 3.2 1x USB A port 3.2 1x Audio Girişi MicroSD kart okuyucu Nano SIM slot  2x USB C port 3.2, Thunderbolt™ 4 1x USB A port 3.2 1x Audio Girişi HDMI® 2.0
AksesuarlarYerleştirilebilir USI 1.0 Stylus pen (opsiyonel) SIM Card Tray Ejector Pin (opsiyonel)  Yerleştirilebilir USI 1.0 Stylus pen (dahil)
SertifikasyonlarEPEAT® Gold Energy Star® MIL-STD 810HEPEAT® Gold Energy Star® MIL-STD 810H  
Tavsiye edilen satış fiyatı429 euro + KDV829 euro + KDV

Acer’ın kapsamlı Chromebook portföyü, üzerlerinde yüklü gelen Enterprise Yükseltmeli ChromeOS sayesinde bulut üzerinden çalışanları parmak izi okuyucuları, Citrix Ready Sertifikasyonu ve endüstri lideri video konferans uygulamalarına güvenle giriş gibi en yeni özelliklerle güçlendiriyor.

1976’da kurulan ve günümüzde 160’tan fazla ülkede faaliyet gösteren Acer, Google ile yapılan işbirliği çerçevesindeki ilk Chromebook cihazını 2011 yılında AC700 modeli ile piyasaya sürmüştü. Tayvanlı bilgisayar devi, hemen her yıl bir veya daha fazla Chromebook modeli piyasaya sürmeye devam ediyor.  Firma ayrıca CES 2024’te bütçe dostu, geri dönüştürülmüş dizüstü bilgisayarlar tanıtmıştı.

BMW, üretim tesislerinde robot köpek kullanıyor!

BMW, İngiltere’nin Hams Hall motor fabrikasında, Boston Dynamics’in ünlü robot köpeği Spot’un modifiye edilmiş versiyonu olan SpOTTO’yu işe aldı. SpOTTO, fabrika ortamında görsel, termal ve akustik sensörlerle donatılmış olarak, aşırı ısınan makineleri ve sızıntıları tespit etme görevini üstleniyor. Bu sayede, üretim süreçlerinin sorunsuz işlemesine ve bakım faaliyetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesine katkıda bulunuyor.

BMW üretim tesislerinde SpOTTO, Hams Hall tesisinde dijital ikiz uygulamaları için değerli veriler toplarken, aynı zamanda üretim ekipmanlarının sıcaklığını izleyerek aşırı ısınma durumlarını tespit edebiliyor. Ayrıca, basınçlı hava hatlarındaki sızıntıları da belirleme yeteneğine sahip. Bu özellikleri ile SpOTTO, tesisin bakımını denetleyen bir bekçi köpeği rolünü üstlenmiş durumda.

2020 yılında Hyundai tarafından 921 milyon dolara satın alınan Boston Dynamics’in Spot adlı robot köpeği, BMW tesisinde SpOTTO olarak yeniden isimlendirilmiş durumda. Bu isim, BMW’nin kurucularından Gustav Otto ve dört zamanlı içten yanmalı motorun mucidi olan oğlu Nicolaus Otto’ya bir saygı duruşu niteliği taşıyor.

Hams Hall tesisi, yaklaşık 1.600 kişiye istihdam sağlamakta ve 2023 yılı itibarıyla 400.000’den fazla motor üretmiş durumda. BMW’nin üretim tesislerinde giderek artan robotik kullanımının bir örneği olan SpOTTO, fabrikanın verimliliğini artırma ve üretim hatalarının önüne geçme hedeflerine katkı sağlayacak.

BMW üretim tesislerinde robotik entegrasyon konusundaki bu adımı, firmanın diğer tesislerinde de kendini gösteriyor. BMW, bu yılın başında ABD’deki Spartanburg fabrikasında Figure 01 insansı robotunu kullanmaya başladı. Bu insansı robotlar, özellikle sürekli tekrarlayan iş hatlarında verimliliği artırmak için görev alıyor.

BMW’nin Hams Hall fabrikasında SpOTTO’nun başarılı performansı, üretim tesislerinde robotik çözümlerin ne kadar etkili olabileceğini gösteriyor. BMW, bu tür yenilikçi adımlarla gelecekte de üretim süreçlerini optimize etmeyi ve iş güvenliğini artırmayı hedefliyor.