CATL enerji depolama sistemleri 5 yıl boyunca hata vermeyerek rekor kırdı!

Dünyanın ilk enerji depolama ünitesi 5 yıl boyunca sıfır bozulma gösterdi. Dünyanın en büyük elektrikli araç aküsü üreticisi Çinli holding CATL, çığır açan bir enerji depolama teknolojisi olan TENER’i ortaya çıkardı. Şarj edilebilir pil teknolojisinde önemli bir ilerlemeyi temsil eden bu buluş, ilk beş yıllık kullanımda %0 bozulma vaat ediyor.

CATL enerji depolama sistemleri güven veriyor

Tipik olarak elektrikli araçlarda ve akıllı telefonlarda yaygın olarak kullanılan lityum iyon piller zamanla bozuluyor. Bu, onları daha sık şarj etmeniz gerektiği anlamına geliyor. Bu sorunun CATL’ın TENER’iyle ilk beş yıllık kullanımda çözülmesi amaçlanıyor.

TENER, Tesla’nın Megapack’ine benzer şekilde, güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir kaynaklardan enerji depolamak için kullanılan devasa bir pil ünitesi. Önceki versiyonlara göre yüzde 30 daha yüksek enerji yoğunluğuna sahip. Bu da mevcut enerji santrallerinin daha fazla enerji depolayabileceği veya yeni kurulumlar için daha az yer kaplayabileceği anlamına geliyor. TENER’in uzun ömürlü olmasının sırrı yenilikçi tasarımında yatmaktadır. Güç veya kapasite kaybını en aza indirirken düzgün lityum iyon akışı sağlamak için elektrotta bir “biyomimetik” katman ve “kendiliğinden birleşen elektrolit teknolojileri” kullanıyor. Bu aynı zamanda bazı pillerde güvenlik sorunu olan termal kaçakların önlenmesine de yardımcı oluyor.

TENER, başlangıçtaki beş yıllık vaadinin ötesinde etkileyici bir kullanım ömrüne sahip. Her ünite 15.000’den fazla şarj/deşarj döngüsünü gerçekleştirebilir ve 20 yıl boyunca çalışması beklenmekte. Ek olarak CATL, TENER ünitelerini dağıtımdan sonra sürekli olarak izlemek ve farklı elektrik şebekesi kurulumlarında güvenliği sağlamak için yapay zeka destekli bir platform geliştirdi.

CATL, dünya çapında büyük ölçekli rüzgar ve güneş enerjisi projelerinde önceden yer almış, enerji depolama oyununda deneyimli bir oyuncu. TENER’in fiyatlandırma ayrıntıları açıklanmasa da CATL’nin odak noktası net: daha uzun ömürlü, daha verimli teknolojiyle küresel enerji depolama pazarına hakim olmak. CATL, sağaldığı sistemler ve güvenilir depolama sistemleri ile enerji depolama sisteminde adından uzun süre söz ettirecek gibi görünüyor.

Finansal teknolojiler için büyük işbirliği!          

Teknopark İstanbul’un, Türkiye’nin tematik alan odaklı ikinci uydu kuluçka merkezi Cube Ümraniye, büyüme hedefleri doğrultusunda Vakıf Katılım ile iş birliğine imza attı. İstanbul Finans Merkezi’ne olan yakınlığıyla finansal teknoloji alanındaki girişim ve projelerin geliştirilmesinde önemli destekler sağlayan Cube Ümraniye, Vakıf Katılım iş birliği ile daha çok yenilikçi fikre açık hale gelecek. Finansal girişimlerin merkezi Cube Ümraniye’de gerçekleşen imza törenine Teknopark İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Ümran Demirel ve Vakıf Katılım BT ve Dijital Bankacılık Direktörü Mehmet Bütün katıldı.

Teknopark İstanbul ile Vakıf Katılım arasında kurulan stratejik iş birliği; bilgi, deneyim, altyapı ve yetenek havuzlarının karşılıklı kullanımını esas alıyor. Bu sayede, sürekli gelişen bir iş ortaklığı modeli oluşturularak karşılıklı büyüme sağlanması amaçlanıyor. İş birliği kapsamında Vakıf Katılım, Cube Ümraniye’nin sunduğu hizmetlerden faydalanacak. Aynı zamanda açık inovasyon programı aracılığıyla sektöre öncülük edebilecek yenilikçi finansal teknolojiler alanındaki iş fikirlerine ve girişimcilere erişebilecek.

Hayalleri olan gençlerin ve girişimcilerin işleri kolaylaşacak

Teknopark İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Ümran Demirel: “Yenilikçi fikirlere sağladığı desteklerle inovasyon konusunda sadece bankacılık sektöründe değil tüm sektörlerde öne çıkan Vakıf Katılım ile finansal teknoloji alanındaki girişim ve projelerin geliştirilmesindeki etkisini kısa sürede hissettiren Cube Ümraniye arasında gerçekleştirdiğimiz güç birliğinden ülkemiz adına ufuk açan sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum. Cube Ümraniye, gerçekleştireceği benzer stratejik iş birlikleri ile finans sektörünün büyüme ivmesine de katkı sunacak. Türkiye’nin derin teknoloji merkezi Teknopark İstanbul olarak ülkemizin gücüne güç katacak gençleri ve hayallerinin peşinde koşan azimli girişimcileri destekleyerek onların işini kolaylaştırmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

Cube Ümraniye’de geliştirilen girişim fikirleri Vakıf Katılım’da değerlendirilecek

Vakıf Katılım BT ve Dijital Bankacılık Direktörü Mehmet Bütün konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Vakıf Katılım olarak, Türkiye girişimcilik ekosisteminin gelişmesi, yerli ve milli teknoloji markalarının doğup büyümesi için gayret gösteren Teknopark İstanbul ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğinin hayırlı olmasını diliyoruz. Yeni girişimlerin ekosisteme kazandırılmasını hedefleyen bu iş birliği; bilgi, deneyim, altyapı ve yetenek havuzlarının karşılıklı yararlandırılmasına olanak sağlayacak. Ayrıca Ortak Girişim Hızlandırma Programları ve Hackathonlar düzenlenerek finans teknolojileri (fintech) sektörüne katkı sağlanacak. Finansal teknolojiler alanında hizmet verecek olan Cube Ümraniye’de geliştirilen girişim fikirlerini Kurumumuzda da değerlendirmeyi planlıyoruz. Bununla birlikte  Vakıf Katılım Ar-Ge merkezi ile Cube Ümraniye’de yer alan ve şirketleşmiş firmalar ile ortak TÜBİTAK projeleri  geliştirebilmeyi de umuyoruz” dedi.

İstanbul Finans Merkezi’nin kalbinde yer alıyor

Bulunduğu konum itibariyle İstanbul Finans Merkezi’nin kalbinde yer alan Cube Ümraniye; girişimciler ve girişimci adayları için modern çalışma alanları, eğitimler ve etkinlikler, mentorluk hizmetleri, akademik ve teknik danışmanlık, teknoloji ve girişim analizleri, yatırımcı ve iş birliği fırsatları, veri tabanlarına erişim imkanları, finans alanında uzman partner firmalarla iş birlikleri, TTO (Teknoloji Transfer Ofisi) destekleri ve teknopark vergi avantajları gibi birçok olanak sunuyor.

Gelecek Etki Fonu’ndan üç milyon Sterlin yatırım!

Endüstriyel IoT için uçtan uca Edge AI platformu OctaiPipe, Seri A öncesi yatırım turunda toplamda üç milyon Sterlin yatırım ve 500 bin Sterlin hibe aldı. Londra merkezli SuperSeed tarafından organize edilen tura Vestel Ventures ve Tacirler Portföy Yönetimi ortaklığıyla yönetilen Gelecek Etki Fonu, Atlas Ventures, Forward Partners, D2, Martlet Capital ve Deeptech Labs de katıldı.

Girişim bu yatırım turuyla birlikte, kendi geliştirdiği ‘Birleşik Öğrenme’ (Federated AI) teknolojisini daha da ileri seviyeye getirmeyi ve OctaiPipe platformunun enerji, kamu hizmetleri, üretim, telekomünikasyon ve bağlı cihazlar dahil olmak üzere IoT bağımlı kritik endüstriler için kullanılabilirliğini ölçeklendirmesine olanak tanıyacak. 

Dr. Eric Topham (CEO), Ivan Scattergood (CTO) ve George Hancock (CGO) tarafından kurulan Londra merkezli girişim 2022’de pazara sunduğu ürünü ile ‘Kritik Altyapı’da çalışan veri bilimcilerine ve yapay zeka mühendislerine güvenilir, uçtan uca ‘Birleşik Öğrenme Operasyonları’ (FL-Ops) platformu sağlıyor. OctaiPipe platformu, kullanıcıların yapay zekayı uçta hızlı şekilde dağıtmasına ve otomatikleştirmesine, akıllı IoT cihazlarından oluşan ölçeklenebilir ağlar boyunca dağıtılmış makine öğrenimini düzenleyip yönetmesine olanak tanıyor. 

Vestel, yeni nesil iş alanlarını önceliklendirmeye devam ediyor

Vestel Ventures Genel Müdürü Öner Tekin

Yatırıma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vestel Ventures Genel Müdürü Öner Tekin, “Girişimcilik ekosistemini desteklemek ve yeni iş alanlarını Vestel’in bünyesine kazandırmak için yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bu kapsamda OctaiPipe’a yaptığımız yatırım, ‘Gelecek Etki Fonu’nun beşinci, aynı zamanda da ilk yurtdışı yatırımımız. Gelecek Etki Fonu aracılığıyla, teknolojik yönü güçlü olan ve büyüme potansiyelinin yüksek olduğuna inandığımız girişimlere, sektör ayırt etmeksizin yatırım yapıyoruz. OctaiPipe, yapay zekanın endüstriyel anlamda ölçeklenebilir hale gelmesini sağlayan ‘Federated Learning’ teknolojisi geliştiren bir girişim. Bu açıdan OctaiPipe’ın yakın gelecekte Vestel ile ortak çalışmalar gerçekleştirmesini de planlıyoruz. Önümüzdeki dönemde start-up yatırımlarını, uluslararası iş birliklerini ve büyüme alanlarımıza yönelik yatırımlarımızı sürdüreceğiz” dedi.

Kritik Altyapı, veri güvenliğinin genellikle en üst düzeyde olduğu, veri açısından zengin, son derece zorlu ortamları nitelendirirken, yapay zekanın IoT cihazları tarafından toplanan verilere uygulanması, Kritik Altyapı’da üretkenliği artırma, sürdürülebilirliği iyileştirme, varlık durumunu ve performansını izleme konusunda önemli potansiyele sahip. Ancak, bulutta veri işlemeyle ilgili güvenlik endişeleri ve artan ‘Bulut Yapay Zekâ’ maliyetleri nedeniyle bağlı cihazların ve yapay zekanın ‘Kritik Altyapı’da kullanımı şimdiye kadar sınırlıydı. OctaiPipe’ın geliştirdiği ‘Birleşik Öğrenme Platformu’ ile IoT cihazlarındaki veriler, yapay zekâ modelini uçta yerel olarak eğitmek, performansı ve sistem dayanıklılığını en üst düzeye çıkarmak, veri güvenliğini artırmak ve bulut veri maliyetlerini radikal şekilde azaltmak için kullanılarak bu alanda ölçeklenebilir çözümler sunuyor. 

Türkiye’nin en genç karting pilotu BOM takımında yarışacak!

0

Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik ile Borusan Otomotiv Yönetim Kurulu Eş Başkanı Levent Kocabıyık’ın ev sahipliğinde düzenlenen imza töreninde, Türkiye’nin en genç karting pilotu olma unvanına sahip 5 yaşındaki Zayn Sofuoğlu, 2023 sezonunda BOM Karting Takımında başarıyla yarışan Efe Ayhan, 2022 Türkiye Karting Şampiyonası Mini Kategoride üçüncülük elde eden Rüzgar Evci ve Türkiye Formula Junior Karting şampiyonu Sarp Arhan Or yer aldı.

Borusan Otomotiv Motorsport’un Türkiye’de motor sporlarının gelişimini ve yaygınlaşmasını desteklemek üzere 16 yıl önce kurulduğunu belirten Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, “İleri bir vizyon ve büyük hayallerle kurduğumuz BOM’un bugün o vizyonu ve hayalleri birer birer gerçekleştirdiğini görmenin tarifsiz gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi. Ülkemizde motor sporlarının gelişimi ve yaygınlaşması için BOM ekibinin büyük bir samimiyet, adanmışlık ve motivasyonla çalıştığını belirten Tiftik, “Geçtiğimiz 16 yıla sığdırılan büyük başarılar var. Bugüne kadar 4 kıtada, 21 farklı ülkede, 38 farklı pistte 440’a yakın yarışta start alan BOM takımımız, onlarca kez podyum görürken, son 7 yıldır kesintisiz olarak ülkemizi GT4 Avrupa Serisi’nde temsil eden ilk ve tek takım olma unvanını da taşıyor. Diğer taraftan Karting takımımız da temellerinin atıldığı 2020 yılından bu yana 3 Türkiye Şampiyonası’nda büyük başarılar elde ederek genç sporcuları motor sporlarıyla tanıştırmaya devam ediyor. Bugün Türkiye’nin en genç karting pilotu unvanını alacak olan Zayn Sofuoğlu, Efe Ayhan, Rüzgar Evci ve Sarp Arhan Or’un ileride ülkemizi uluslararası arenada temsil eden büyük şampiyonlar olacağına tüm kalbimle inanıyorum” dedi.

Borusan Otomotiv Yönetim Kurulu Eş Başkanı Levent Kocabıyık ise, motor sporlarına giriş olarak kabul edilen kartingde yarışacak takımı 2020’de kurduklarını hatırlatarak, “BOM Karting Takımı bu 3 sezonda Senior Kategori’de ve Master kategori’de şampiyonluğun yanı sıra yarışmaya başladığı ilk sezondan itibaren takımlar ikinciliklerini de alma başarısını gösterdi. 2024’te de hedeflerinin yine katıldıkları kategorilerde şampiyonluk olduğunu belirten Kocabıyık, “Hepsi birbirinden yetenekli ve geleceği parlak sporcularımızla yeni sezona hazırız. BOM Karting Takımımızın bu sene bizlere heyecanlı, çekişmeli ve sportmence bir sezon yaşatacağına inanıyorum.” dedi.

BOM Karting Takımı Pilotları

Zayn Sofuoğlu

Zayn, 11 Nisan 2019’da doğdu. Bir buçuk yaşından itibaren hem motosiklet hem de karting araçlarına merakı başladı. Dört yaşında Türkiye Süper Moto Şampiyonası’na katıldı ve ilk resmi motosiklet yarışını kazandı. 2024 sezonunda TOSFED Micro Destek Kupası’nın en küçük yaştaki katılımcısı olacak ve rakipleriyle kıyasıya mücadele edecek.


Efe Ayhan

2013 yılı temmuz ayında dünyaya gelen Efe Ayhan’ın, otomobil ve motor sporlarına ilgisi çok küçük yaşlardan itibaren başladı. 2023 yılında BOM Karting bünyesinde motor sporları kariyerine start veren Efe, 2023 sezonunda yedi ayaklı Türkiye Karting Şampiyonası’nın altı ayağına katıldı. Bu sezon ise 132 numaralı Türkuaz renkli aracıyla Mini Grup Şampiyonluğu için mücadele etmeyi hedefliyor.

Dünyada birçok üst düzey yarış takımı ve otomobil üreticisinin uyguladığı pilot yetiştirme programlarına benzer şekilde, karting direksiyonuna ilk oturduğu günden itibaren BOM bünyesinde yer alan Efe’nin en büyük hayali, takımı ile uzun yıllar yarışlara katılmak ve farklı kategorilerde şampiyonluklar yaşamak.


Rüzgar Evci

Rüzgar, motor sporlarına olan ilgisi ile birlikte 6 yaşında temel eğitimini alarak karting sporuna başladı. 3 yıldır Türkiye Karting Şampiyonası’nda mücadele eden Rüzgar, mekanik problem yaşadığı yarışlar hariç katıldığı tüm yarışlarda podyumda olmayı başardı. 2023 sezonunda Rotax Max Challenge Türkiye’yi 1. bitirerek Bahreyn’de düzenlenen ve 60 farklı ülkeden 396 pilotun katıldığı Rotax Max Challenge Grand Final yarışlarında Türkiye’yi temsil etmeye hak kazandı. 2008 yılından beri Türkiye’nin temsil edildiği RMC yarışlarında Berkay Besler’den sonra elemeleri geçerek final yarışına çıkmayı başarabilen 2. Türk pilot oldu.

Rüzgar, 2024 yılında Türkiye Karting Şampiyonası‘nda Borusan Otomotiv Motorsport takım pilotu olarak yarışacak. Aynı zamanda Babyrace Driver Academy ile birlikte İtalya’da, WSK Open Series, Euro Series ve Final Cup serilerinde mücadele edecek.


Sarp Arhan Or

BOM ile 2024 yılında yarışmaya başlayan Sarp Arhan Or, motor sporları kariyerine 9 yaşında motokros ile başladı. Motokros şampiyonlukları ve Avrupa yarış sezonunda beşincilik gibi önemli başarılara imza attı.

Kariyerine karting ile devam eden Sarp Arhan Or, bu spordaki ilk yılında tecrübeli rakiplerini geride bırakarak Türkiye Karting Şampiyonu oldu ve yeteneğini gösterdi.

Karting kariyeri boyunca 51 yarış startı alan Sarp, bu yarışların 41’ini ilk üçte ve 13’ünü birincilikle bitirdi. Bunun yanında 15 yarışına da pole pozisyonundan başladı.

Türkiye Karting Şampiyonası 2024 Sezonu Yarış Takvimi

20-21 Nisan – İzmit Körfez Karting
25-26 Mayıs – İstanbul Tuzla Park 
22-23 Haziran – İzmit Körfez Karting
10-11 Ağustos – Uşak Karting Pisti
31 Ağustos-1 Eylül – İzmir Yarış Pisti
12-13 Ekim – İzmit Körfez Karting
9-10 Kasım – İzmit Körfez Karting

Tesla Model Y 1.8 milyon TL oldu!

0

14 Mart 2019 tarihinde Tesla’nın Hawthorne, Kaliforniya’daki tasarım stüdyosunda yapılan etkinlikte Tesla Model Y’nin özellikleri açıklandı ve araba görücüye çıkmıştı. Ardından şirket, 4/4 Coming Soon paylaşımının ardından Türkiye’ye resmi olarak giriş yapmıştı. Bir çok kişi tarafından sevilen bu model, şu anda Türkiye’de 15.000 binden fazla kullanıcıya sahip.

Peki Tesla Model Y ülkemizde nasıl bir fiyata sahip? Gelin yakından bakalım. Şu an en uygun fiyatlı model 3 milyon 204 bin 307 TL’ye satılan Long Range dört çeker. Eğer performans dört çeker alırsak, 3 milyon 334 bin 733 TL ödememiz gerekiyor. Bu fiyatlara, aksesuar ve ek yazılımlar eklediğinizde ödeyeceğiniz tutar da değişiyor.

Tesla Model Y nasıl 1.8 Milyon TL oldu?

Gelelim asıl konumuza, Tesla radikal bir karar alarak, Türkiye’deki Tesla Model Y fiyatını değiştirdi! Buna değiştirdi demek çok doğru bir söylem değil aslında, tam olarak düşürdü diyebiliriz. Peki bunu nasıl yaptılar? ÖTV diliminde %10’un üzerinde olan bir otomobilin fiyatı nasıl yarı yarıya düştü? İşte detaylar…

Tesla’nın CEO’su Elon Musk, günden güne büyüyen elektrikli otomobil pazarında Çinli rakiplerine önlem amaçlı bazı ülkelerde fiyat değişikliğine gitti. Ülkemizde elektrikli araçlardan alınan ÖTV vergisi, eğer araç 160 kW’dan düşük bir güce sahipse %10 olarak belirleniyor. 160 kW ve üstü %40 oranında bir vergi ödemek zorunda. Bu bilgiyi aklınızda tutun çünkü Tesla mühendisleri ülkemizdeki Model Y vergi oranını elleriyle değiştirdiler.

Tesla, her ülkede görmeye alışık olmadığımız inanılmaz bir adım attı. Türkiye’deki vergi dilimine uygun motor gücü bulunan bir model çıkarttı. Motor gücü tam sınırda. Yani 160 kW, böylece %60 değil, %10 ÖTV oranına giriyor. Satış fiyatı da ciddi anlamda düşüyor. Bu operasyon Tesla Türkiye ekibi tarafından uzun zamandır Tesla yönetimine iletildiği ve Elon Musk’ın da onayıyla yürürlüğe girdiği, söylenenler arasında.

Şu anda arkadan çekişli Model Y 220 kW’lık motor gücüne sahip. Mühendisler, yazılım ile bu motor gücünü 159 kW’a düşürerek, Türkiye’de satılan Model Y’lerin fiyatını da aynı oranda düşürmüş oldu. Bununla birlikte Türkiye’ye özel bir fiyatlandırma da yapıldı ve bugün itibari ile Tesla Model Y’nin Türkiye fiyatı yaklaşık 1 Milyon 800 bin TL civarında oldu. Sanırım yakın zamanda Türkiye’nin birçok kesiminde daha fazla Model Y göreceğiz.

Küresel BT harcamaları bu yıl 5 trilyon dolara ulaşacak!

Küresel ölçekli araştırma firması Gartner bu yılın sonunda BT harcamalarının 5 trilyon dolara ulaşacağını ve ayrıca dünya çapındaki BT harcamalarının 2030’a kadar 8 trilyon dolara ulaşma yolunda olduğunu söyledi. Gartner’ın araştırmadan sorumlu başkan yardımcısı ve seçkin analisti John-David Lovelock, konu hakkında verdiği demeçte, bu yıl BT harcamalarındaki artışın büyük ölçüde iletişim hizmetlerindeki yeniden fiyatlandırmadan kaynaklandığını söyledi. Lovelock, “Dolar cinsinden artışın büyük bir kısmını bu oluşturuyor,” diyor ve ekliyor “BT hizmetlerine yapılan harcamaların %9,7 oranında artarak 1,52 trilyon doları aşması ile bu kategori Gartner’ın takip ettiği en büyük pazar olma yolunda ilerliyor.”

Avrupa’da BT harcamaları pazarının 2024 yılında da 1,14 trilyon dolara ulaşacağını öngören Gartner, Ocak ayında iletişim hizmetleri sektörü için yüzde 2,3 büyüme öngörmüştü. Bu rakam yüzde 4,3’e yükselerek 1,55 trilyon dolara ulaştı. Bununla birlikte, üretken yapay zekâ ile ilişkili artan yatırım, en azından satıcılar arasında harcamalar üzerinde de etkili oluyor. Örneğin, Gartner’a göre, veri merkezi sistemlerine yapılan harcamalardaki büyüme, özellikle GenAI girişimleri için yapılan planlama nedeniyle 2023’te yüzde 4’ten 2024’te yüzde 10’a (yüzde 7,5’ten revize edildi) çıktı.

Gartner ayrıca, sunucular ve yarı iletkenler gibi büyük ölçekli GenAI projelerini destekleyen hizmet sağlayıcıların adeta “altına hücum” şeklinde gerçekleştirdiği harcamaları da analizine ekliyor. Yapay zekâ sunucularının 2024 yılında hiper ölçekleyicilerin toplam sunucu harcamalarının yüzde 60’ına yakınını oluşturacağı tahmin ediliyor. Lovelock, yapay zekâ yatırımlarının, ürünleri geliştirmek için yapılan normal Ar-Ge harcama döngülerinden farklı olduğunu düşünüyor ve şöyle söylüyor:

“Google, Amazon, Microsoft ve Alibaba’ya bakarsanız… genellikle bir sürü sunucu satın alırlar ve gelecek yıl birilerinin bulut teklifleri için bunlara ihtiyaç duyacağını umarlar. Bu kez belirli YZ sunucuları oluşturdukları için bir risk var, bu nedenle insanlar gelecek yıl model oluşturmazlarsa ve gelecek yıl YZ modellerine yoğun bir şekilde çıkarım yapmazlarsa, o zaman beklentilerinden gelir eksikliği olacaktır.”

Gartner, 2024 yılında en yavaş büyüyen segmentin yüzde 3,6 artışla 688 milyar dolara ulaşacak olan cihazlar olacağını söyledi. Cihazlar segmentinde BT harcamaları büyüme hızı özellikle pandemi sonrasında yavaşlamış durumda. Bu bağlamda donanım üreticilerinin, özellikle de son kullanıcıya yönelik firmaların, son dönemde hızla yapay zekâ ve bulut yatırımları yapması pek şaşırtıcı olmasa gerek.

Google, İsrail karşıtı protestoya katılanları işten attı!

Çalışanlar, Google ve Amazon’un üç yıl önce İsrail hükümeti ve ordusuyla imzaladığı 1,2 milyar dolarlık bulut bilişim sözleşmesi olan Project Nimbus‘u protesto ediyordu. İsrail’e Google Cloud’un yapay zeka ve makine öğrenimi teknolojisinin tüm paketini sağladığı bildirilen tartışmalı projenin, Google ve Amazon’un boykot baskısına boyun eğmesini engelleyen katı sözleşme hükümlerine sahip olduğu iddia ediliyor. Bu da ne olursa olsun İsrail’e hizmet sağlamaya devam etmeleri gerektiği anlamına geliyor.

Google çalışanları 2021’den bu yana sözleşmeyi protesto ediyor ve kamuoyu önünde konuyla ilgili eleştirilerini sıralamaktan çekinmiyor; ancak İsrail-Filistin çatışması geçtiğimiz Ekim ayında Hamas tarafından gerçekleştirilen saldırıların ardından tırmanmaya devam ederken, bu huzursuzluk sadece İsrail’e yardım etmekle kalmayıp çatışmadan aktif olarak kâr elde ettiği düşünülen şirketlerin işgücüne de sıçrıyor.

Son mitingler Google’ın Sunnyvale ve New York ofislerinin yanı sıra Amazon’un Seattle’daki merkezinin önünde yapılan gösterileri kapsarken, protestocular bir adım daha ileri giderek Google Cloud CEO’su Thomas Kurian’ın ofisi de dahil olmak üzere binaların içine girdi. New York’taki oturma eylemine katılan Google yazılım mühendisi Hasan Ibraheem, büyük teknoloji karşıtı savunuculuk firması Justice Speaks aracılığıyla yaptığı açıklamada, İsrail ordusuna bulut ve yapay zeka altyapısı sağlayarak Google’ın “Filistin halkının soykırımına doğrudan dahil olduğunu” söyledi.

Ibraheem, “Google hiçbir şey yokmuş gibi davranırken bile bu sözleşmeyi sona erdirmek için elimden gelen her şeyi yapmak benim sorumluluğum” diyor ve ekliyor: “Soykırım için doğrudan altyapı sağlayan bir şirkette çalışma fikri beni hasta ediyor. Yönetime dilekçeler göndermeyi denedik ama dikkate alınmadılar. Artık bizi görmezden gelemeyeceklerinden emin olacağız. Mümkün olduğunca çok ses çıkaracağız. Pek çok işçi Google’ın IOF [İsrail Saldırı Güçleri] ile sözleşmesi olduğunu bilmiyor. Pek çok kişi meslektaşlarının Müslüman, Filistinli ve Arap oldukları ve seslerini yükselttikleri için tacize uğradıklarını bilmiyor. Pek çok insan kendi şirketlerinin ne kadar suç ortağı olduğunun farkında değil. Bunu fark etmelerini sağlamak bizim işimiz.”

Dördü New York’ta ve beşi Sunnyvale’de olmak üzere dokuz Google çalışanı da tutuklandı ve şirketin ofislerinden zorla çıkarıldı. “Nimbus dokuzu” olarak adlandırılan protestocular adına Justice Speaks tarafından yapılan ayrı bir açıklamada, Kurian ile konuşma talebinde bulundukları ancak bu taleplerinin reddedildiği belirtildi.

Bir Google sözcüsü ise yaptığı açıklamada 28 çalışanın işten çıkarıldığını doğruladı ve gerekirse “araştırmaya ve harekete geçmeye devam edeceklerini” söyledi. Sözcü, “Bu protestolar, büyük ölçüde Google’da çalışmayan bir grup kuruluş ve kişi tarafından uzun süredir devam eden bir kampanyanın parçasıydı” dedi ve ekledi:”Az sayıda çalışan protestocusu birkaç lokasyonumuza girmiş ve işlerini aksatmıştır. Diğer çalışanların çalışmalarını fiziksel olarak engellemek ve tesislerimize erişimlerini engellemek politikalarımızın açık bir ihlalidir ve tamamen kabul edilemez bir davranıştır. Tesislerden ayrılmaları yönündeki çok sayıda talebi reddetmelerinin ardından, ofis güvenliğini sağlamak üzere bu kişilerin uzaklaştırılması için kolluk kuvvetleri devreye sokulmuştur.”

Protestocuların yaptığı açıklamada, Google’ın tüm taleplerini görmezden geldiğine dikkat çekiliyor. Açıklamada şu ifadeler yer almakta:

“Dün gece Google, şirketin İsrail ile yaptığı 1.2 milyar dolarlık bulut bilişim sözleşmesi olan Project Nimbus hakkındaki endişelerimizle ilgilenmek yerine, şirketin kendi çalışanları olan bizleri tutuklama kararı aldı. Thomas Kurian’ın ofisinde oturan bizler defalarca Google Cloud CEO’su ile görüşme talebinde bulunduk ancak taleplerimiz reddedildi. Sözleşmenin imzalanmasından bu yana geçen üç yıl boyunca, belediye toplantıları, forumlar, binden fazla işçi tarafından imzalanan dilekçeler ve ilgili işçilerin doğrudan ulaşımı da dahil olmak üzere şirket kanalları aracılığıyla Nimbus Projesi hakkında Google yöneticileriyle defalarca iletişim kurmaya çalıştık.

Google yöneticileri, teknolojimizin etkisi konusundaki etik sorumluluğumuzun yanı sıra bu sözleşmenin işyeri sağlığı ve güvenliğimize verdiği zarar ve şirketin misilleme, taciz ve zorbalığa dayalı iç ortamı konusundaki endişelerimizi görmezden geldi. Bunun yerine, Google her fırsatta şirket içinde konuşmayı bastırıyor ve Filistinli, Arap ve Müslüman Google çalışanlarının taciz edilmesine, korkutulmasına, zorbalığa maruz kalmasına, susturulmasına ve sansüre uğramasına göz yumuyor.

İşçiler emeklerinin nasıl kullanıldığını bilme ve ürettikleri teknolojinin zarar vermek için kullanılmamasını sağlama konusunda söz sahibi olma hakkına sahiptir. İşçilerin ayrıca, emeklerinin bir soykırıma güç sağlamak için kullanılma potansiyeli nedeniyle korku, endişe ve stres yaşamadan işe gitme hakları da vardır. Google bizi bu temel haklardan mahrum bırakıyor ve bu da bizi dün ülke çapındaki ofislerde oturma eylemi yapmaya itti.”

İlk çeyrekte gelir ve kârını artıran TSMC, 2. çeyrekten de umutlu!

Dünyanın en büyük çip üreticilerinden Tayvanlı TSMC, 31 Mart’ta sona eren 2024 ilk çeyrek finansal raporunu açıkladı. Gelirlerini bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %16,5 oranında artırarak 18,8 milyar dolara taşıyan firma, net karını ise %8,8 oranında artırarak 7,1 milyar dolara yükseltmeyi başardı. Firma ikinci çeyrekte de bu ivmenin sürmesini bekliyor.

Apple ile Nvidia’nın önemli tedarikçilerinden TSMC, yapay zekâ (AI) uygulamalarında kullanılan yarı iletkenlere yönelik talep dalgası nedeniyle son dönemde ciddi bir satış geliri artışı yaşıyor. İlk çeyrek raporunu açıklayan firma ikinci çeyrek satışlarının %30’a kadar artabileceğini tahmin ediyor. CEO C.C. Wei, şirketin ilk çeyrek kazanç çağrısı sırasında yaptığı açıklamada, “Neredeyse tüm yapay zekâ öncü firmaları günümüzde enerji verimli bilgi işlem gücü talebini karşılamak için TSMC ile birlikte çalışıyor” dedi ve ekledi: “Yapay zekâ ile ilgili veri merkezi talebi çok ama çok güçlü.”

Wei ayrıca geleneksel sunuculardan yapay zekâ sunucularına geçişin TSMC için “elverişli” bir iş alanı olduğunu da sözlerine ekledi. TSMC, COVID-19 salgını kaynaklı elektronik talebindeki daralmayı atlatmasına yardımcı olan ve şirketin hisselerini rekora taşıyan yapay zekâ dalgasından yararlanmış görünüyor. Firmanın net satış gelirlerinin %36’sı hala akıllı telefonlardan gelse de yüksek performanslı bilgi işlem gücü gerektiren sunucu bölümünden elde edilen gelirler ilk defa akıllı telefon segmentini geride bıraktı ve toplam gelirlerin %46’sını oluşturuyor.

İleriye bakıldığında, TSMC ikinci çeyrekteki işlerin sektör lideri 3 nanometre (nm) ve 5nm teknolojilerine yönelik güçlü taleple desteklenmesini beklediğini, ancak bu gücün akıllı telefonlara yönelik durgun taleple kısmen dengeleneceğini söyledi. Tayvanlı firma ayrıca geçen yılki 30,45 milyar dolara kıyasla bu yılki sermaye harcaması beklentisini 28 milyar ila 32 milyar dolar arasında tuttu ve bunun %70-80’inin ileri teknolojilere gideceğini söyledi.

TSMC yaptığı açıklamada, belirsizlik ortamının sürdüğüne de dikkat çekerek yatırımcıları şu sözlerle uyarmayı ihmal etmedi: “2024 yılına baktığımızda, tüketici güvenini ve son pazar talebini daha da etkileyebilecek makro ekonomi ve jeopolitik belirsizlikler devam ediyor.”

TSMC’nin Taipei’de listelenen hisseleri bu yıl şimdiye kadar %36 artış gösterdi. Amerika Birleşik Devletleri, Japonya ve Almanya da dahil olmak üzere yurtdışında yeni tesisler kurmak için milyarlarca dolar harcayan çip üreticisi, küresel üretim ayak izini genişletmenin “stratejik olarak önemli” olduğunu ve 2025’in ilk yarısında ABD’nin Arizona eyaletinde üretim yapma yolunda ilerlediğini söylüyor.

Şirket geçen hafta Arizona’da çip üretimi için planladığı yatırımı 25 milyar dolardan 65 milyar dolara çıkaracağını ve 2030 yılına kadar buraya üçüncü bir fabrikasyon tesisi ekleyeceğini duyurdu. TSMC ayrıca Ocak ayı sonlarında Japonya’da ilk çip fabrikasını açtı ve 20 milyar dolar yatırım yapma vaadinde bulundu.

Yapay zeka, çevrim içi çocuk istismarını körüklüyor!

ABD merkezli Ulusal Kayıp ve İstismar Edilen Çocuklar Merkezi (NCMEC) tarafından Salı günü yayınlanan yıllık bir değerlendirmeye göre, çocuk cinsel sömürüsü çevrimiçi olarak artıyor ve yapay zeka tarafından üretilen görüntüler ve videolar gibi yeni formlar alıyor.

NCMEC’nin yıllık CyberTipline raporunda, çevrimiçi çocuk istismarıyla ilgili NCMEC’ye yapılan bildirimlerin, önceki yıla kıyasla %12’den fazla artarak 36.2 milyonu aştığını belirtti. Alınan ipuçlarının çoğu, fotoğraf ve videolar gibi çocuk cinsel istismar materyalinin dolaşımıyla ilgiliydi, ancak finansal cinsel şantaj raporlarında da bir artış oldu.

NCMEC’e göre bazı çocuklar ve aileler, yapay zeka yapımı CSAM kullanılarak korsanlar tarafından gasp edildi.

Merkez sözcüsü, yalnızca 2023 yılında izlemeye başladığı bir kategori olan generatif yapay zeka tarafından yapılan çocukların cinsel sömürüsüne ilişkin görüntü veya videolarla ilgili 4,700 bildirim aldıklarını belirtti.

Kuruluşa göre yapay zeka tarafından üretilen çocuk istismarı içeriği, gerçek çocuk mağdurların tespit edilmesini de engelliyor.

İsminin gizli kalması kaydıyla konuşan Massachusetts merkezli Adalet Bakanlığı savcısına göre, bu tür materyallerin oluşturulması Amerika Birleşik Devletleri’nde yasa dışı; çünkü cinsel içerikli davranışlarda bulunan küçüklerin görsel tasvirlerinin yapılması federal bir suç.

Toplama bakıldığında 2023 yılında CyberTipline‘a, ABD dışında yüklenen şüpheli CSAM olaylarına atıfta bulunan 35.9 milyondan fazla bildirim yapıldı, bunun %90’ından fazlası ABD dışında yüklendi. Yaklaşık olarak 1.1 milyon bildirim ABD’deki polise yönlendirildi ve Salı günkü rapora göre, 63,892 bildirim acil veya yakın tehlikedeki bir çocuğu içeriyordu.

2022’ye kıyasla %300 artışla, çevrimiçi kandırma ile ilgili 186,000 bildirim yapıldı; Kandırma, cinsel bir suç veya kaçırma işlemi işlemek amacıyla çevrimiçi olarak bir çocuk olduğuna inanılan bir kişiyle iletişim kuran bir birey tarafından gerçekleştirilen sömürü biçimidir.

En çok siber ipucu sunan platform 17 milyon 838 bin 422 ile Facebook oldu. Meta’nın Instagram’ı 11.430.007, WhatsApp mesajlaşma servisi ise 1.389.618 rapor oluşturdu. Google NCMEC’e 1.470.958 ipucu gönderdi, Snapchat 713.055, TikTok 590.376 ve Twitter 597.087 ipucu gönderdi.

Toplamda, dünya çapında siber ihbar raporlama programına katılımlarını kaydeden 1.600 şirketten 245 şirket NCMEC’e CyberTipline raporlarını sundu. Sosyal medya platformları gibi ABD merkezli internet servis sağlayıcıları da, CSAM örneklerini fark ettiklerinde CyberTipline’a bildirmekle yasal olarak yetkili.

NCMEC’ye göre, bildirim hacmi ile sunulan raporların kalitesi arasında bir bağlantı kopukluğu bulunmakta. Merkez ve kanun uygulayıcılar, insan girişi olmadan yapılan bazı raporlara, içerik düzenleme algoritmaları tarafından yapılan raporlar da dahil olmak üzere, yasal olarak müdahale edemezler. Bu teknik ayrıntı, polisin potansiyel çocuk istismarı raporlarını görmesini engelleyebilir.

NCMEC raporunda, “Rapor yapan şirketlerin sayısının nispeten az olması ve birçok raporun kalitesiz olması, Kongre ve küresel teknoloji topluluğunun harekete geçme ihtiyacının devam ettiğini gösteriyor.” ifadeleri yer alıyor.

Builder.ai ve Komünite’den Türkiye’ye özel dijital dönüşüm ortaklığı!

0

Builder.ai, yapay zeka desteğiyle geliştirilen bir yazılım platformu olarak Türkiye pazarına Komünite‘nin işbirliği ile adım atıyor. Bu ortaklık, KOBİ’ler dahil tüm işletmelerin uygulama geliştirme süreçlerini basitleştirerek dijital dönüşümü kolaylaştırıyor. Özellikle Türkiye’ye özgü rekabetçi fiyatlandırma ile daha geniş bir erişim sunulacak.

Türkiye’deki girişim ekosistemi, 2023 yılında 722 milyon dolar değerinde, 325 ayrı yatırım alarak dikkat çekti. Bu yatırımların büyük bir kısmı yapay zeka sektörüne aktı. Bu bağlamda, girişimcilik ve yaratıcılığı destekleyen önde gelen topluluklardan Komünite, yapay zeka destekli kod yazma gerektirmeyen platform Builder.ai ile stratejik bir işbirliği kurduğunu duyurdu. Komünite, bu yılın başında tamamladığı 4 milyon dolar değerindeki köprü yatırım turunun ardından, bu işbirliği ile teknolojiyi demokratikleştirme ve erişilebilir kılma misyonunu daha da ileri taşımayı hedefliyor.

Builder.ai, Komünite’nin derin pazar anlayışı ve geniş ağı sayesinde, uygulama geliştirme sürecini daha verimli, ekonomik ve global olarak ulaşılabilir kılarak Türkiye pazarına özel çözümler sunacak. Bu stratejik hamle, Türkiye’nin dinamik girişimcilik ortamının özel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanmış çözümlerle önemli bir pazar ihtiyacını karşılamayı amaçlıyor.

Komunite.com.tr’nin kurucusu Fatih Güner, “Builder.ai ile olan ortaklığımızı açıklamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Şubat ayındaki yatırım turumuzun ardından hızla ilerleyerek bu stratejik işbirliğini kurduk. Bu ortaklık, Türkiye’deki yaratıcı ve girişimci topluluğunun küresel arenada başarıya ulaşmasına katkıda bulunacak” dedi.

Builder.ai’nin CRO’su Varghese Cherian ise “Komünite ile kurduğumuz ortaklık, bölgedeki ürün ve MVP geliştirme süreçlerini yeniden tanımlayacak potansiyele sahip. Bu işbirliği, her iki kuruluşun güçlü yönlerini birleştirerek Türkiye’deki girişimciler ve şirketler için olağanüstü değerler yaratmayı hedefliyor” şeklinde konuştu.

Bu işbirliği, B2B sektörü, kuluçka merkezleri ve hızlandırıcılar için de önemli fırsatlar sunuyor. Girişimciler ve inovatörler sürekli değişen teknolojik çözümlerle rekabet avantajını koruyabilecekler. Kod yazma bilgisine sahip olmayan ama vizyoner fikirleri olan yaratıcılar için de bu platform, dijital ürünlere dönüşüm sürecinde destekleyici bir rol oynayacak. Öğrenciler ve STK’lar da bu işbirliği sayesinde projelerini hayata geçirirken gerekli araçlara sahip olacaklar.

Oracle Japonya’ya 8 milyar dolar yatırım yapacak!

Oracle dün yaptığı açıklamada, bulut altyapısı ayak izini genişletmek için önümüzdeki 10 yıl içinde Japonya’ya 8 milyar dolar yatırım yapmayı planladığını ve bunun da şirketin yapay zekâ tabanlı iş yüklerine yönelik artan talebi karşılamasına yardımcı olacağını duyurdu. Yatırımın bir parçası olarak şirket, Tokyo ve Osaka’daki genel bulut bölgelerinin yerel müşteri desteğini artıracağını söyledi.

Ayrıca, genel bulut hizmet sağlayıcısı Oracle Alloy ve OCI Dedicated Region teklifleri için yerel operasyon ekiplerini de genişletecek. Şirketten yapılan açıklamada, çalışan gücündeki artışın Japonya’daki hükümetlerin ve işletmelerin görev açısından kritik iş yüklerini Oracle Cloud’a taşımaya ve egemen yapay zekâ çözümlerini benimsemeye devam etmelerini sağlayacağı belirtildi.

Oracle, AWS, Microsoft ve Google gibi daha büyük rakipleriyle rekabet etme stratejisinin bir parçası olarak geçtiğimiz yıl bulut ayak izini genişletti. Geçen yıl Aralık ayında şirket ikinci Şili bölgesini açtı. Eylül ayında ise Oracle ikinci bir Meksika bölgesini faaliyete geçirdi.

Haziran ayında ise şirket, AB işletmelerinin veri düzenlemelerine uyum sağlamasına yardımcı olmak için Madrid ve Frankfurt olmak üzere iki yeni AB Egemen Bulut bölgesi başlattı. Bundan önce Mayıs ayında Oracle, Sırbistan’da bir bulut bölgesi açan ilk hiper ölçekleyici olmuştu.

Asya bulut pazarı yükselişine devam ediyor!

Öte yandan Oracle bölgede hakim durumda değil ve rakip bulut firmaları AWS, Microsoft ve Google da Japonya’da büyük yatırımlara sahip. Bu sağlayıcıların her birinin Tokyo ve Osaka’da bulut bölgeleri bulunuyor. Geçtiğimiz yıl Google, Tokyo yakınlarındaki ilk Japon veri merkezini işletmeye başladı. Ayrıca Google, Kanada ve Japonya’yı birbirine bağlayan bir denizaltı kablo projesi başlattı. Google’ın Tokyo ve Osaka’da bulut depolama ve altyapı hizmetleri sağlayan bulut bölgeleri de bulunuyor.

Microsoft ise son birkaç yıldır Japonya’daki bulut altyapısını ve Azure ürün kullanılabilirliğini sürekli olarak genişletti. Yazılım ve bulut devi 2023 yılında Japonya’nın batısında yeni Microsoft veri merkezlerini faaliyete geçirdi.

AWS ise kısa süre önce Japonya ve Asya bölgesindeki bulut altyapısını, bilgi işlem hizmetlerini ve yapay zekâ kapasitesini artırmak için Japonya’ya 15 milyar dolar yatırım yapacağını duyurmuştu. AWS’nin Tokyo’daki bulut bölgesi dört Kullanılabilirlik Bölgesine, Osaka bölgesi ise üç Kullanılabilirlik Bölgesine sahip. AWS bölgeleri, altyapıyı ayrı coğrafi konumlara yerleştiren Kullanılabilirlik Bölgelerinden oluşur.

Yapay zeka, enerji konusunda endişelendirmeye devam ediyor!

Haas, 2030 yılına gelindiğinde dünyadaki veri merkezlerinin dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan’dan daha fazla elektrik tüketme eğiliminde olacağını ve yapay zeka araçlarının tahminlere uyması halinde, enerji kullanımının üçe katlanmaması için tedbir almanın yollarını bulmanın çok önemli olduğunu söyledi.

Haas bir röportajda, yapay zeka sistemlerinin daha iyi olması için daha fazla eğitime ihtiyaç duyacaklarını (yazılımı veri bombardımanına tabi tutmayı içeren bir aşama) ve bunun enerji kapasitesinin sınırlarına dayanacağını söyledi.

Haas, yapay zekanın dünya altyapısına yükleyebileceği zarar konusunda alarm veren giderek artan sayıda insanın arasına katılıyor. Ancak aynı zamanda endüstrinin, veri merkezlerinde daha büyük bir yer edinen Arm çip tasarımlarına yönelmesiyle de ilgileniyor. Şirketin akıllı telefonlarda zaten yaygın olan teknolojisi, enerjiyi geleneksel sunucu çiplerinden daha verimli kullanmak üzere geliştirildi.

2023’ün ABD’deki en büyük halka arzının ardından geçen yıl Nasdaq’ta işlem görmeye başlayan Arm, yapay zeka ve veri merkezi bilişimini büyümenin en büyük itici güçlerinden biri olarak görüyor.

Amazon.com Inc.’in AWS, Microsoft Corp. ve Alphabet Inc. şirketleri, sunucu çiftliklerini çalıştırmaya yardımcı olan şirket içi çiplerin temeli olarak Arm’ın teknolojisini kullanıyor. Bu değişimin bir parçası olarak Intel Corp. ve Advanced Micro Devices Inc. tarafından üretilen kullanıma hazır parçalara olan bağımlılığı azaltıyorlar.

Haas’a göre şirketler, daha fazla özel yapım çip kullanarak darboğazları azaltabilir ve enerji tasarrufu sağlayabilir. Böyle bir strateji, veri merkezi gücünü %15’ten fazla azaltabilir.

TikTok, izleyicilere de ödeme yapmaya başlayacak! AB pek de memnun değil

TikTok, Fransa ve İspanya’da bu ay başlatılan izle ve al ödüllü uygulaması Lite ile kullanıcılara “görevler” yoluyla puanlar kazanma; onları da Amazon kuponları, PayPal aracılığıyla hediye kartları veya TikTok’un Coins para birimi gibi ödüllere dönüştürme imkanı sunuyor.

“Görevler” arasında video izleme, içerik beğenme, içerik oluşturucuları takip etme veya arkadaşlarınızı TikTok’a katılmaya davet etme yer alıyor.

Avrupa Komisyonu, Çinli ByteDance‘in sahibi olduğu TikTok’un uygulamayı dağıtmadan önce bir risk değerlendirmesi yapması gerektiğini ve artık “daha fazla ayrıntı” istediğini söyledi.

Bu müdahale, teknoloji şirketlerinin ve sosyal medya platformlarının kullanıcılara sunulan hizmetlere ve yasa dışı içeriğin kaldırılmasına ilişkin yeni kurallara uymasını gerektiren Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamındaki kapsamlı yeni yasaların yürürlüğe girmesinden aylar sonra gerçekleşti.

Bu yılın şubat ayında komisyon, TikTok’un küçüklerin korunması ve reklam şeffaflığının yanı sıra bağımlılık yaratan tasarım ve zararlı içerikle ilgili risk yönetimiyle bağlantılı alanlarda DSA’yı ihlal edip etmediğini değerlendirmek için resmi bir soruşturma başlattı.

Komisyon, TikTok’un iç kontrolleri hakkında daha fazla bilgi talebinin olası ileri adımlara önyargı oluşturmadığını söylerken aynı zamanda taleplerine yanıt olarak “yanlış, eksik veya yanıltıcı bilgiler için para cezası uygulama yetkisine sahip olduğu” uyarısında bulundu.

Talebinin, “yeni görev ve hafif ödül programının, özellikle bağımlılık yapıcı davranışların potansiyel uyarılmasıyla ilgili olarak, kullanıcıların zihinsel sağlığının yanı sıra küçüklerin korunması üzerindeki potansiyel etkisi” hakkındaki endişelerle ilgili olduğunu söyledi.

Geçtiğimiz yıl ABD’li yetkili Vivek Murthy, sosyal medyanın çocukların ve ergenlerin zihinsel sağlığına “derin bir zarar verme riski” sunduğuna dair ABD çapında resmi bir uyarı yayınladı.

TikTok Fransız izi

Eylül ayında TikTok, çocukların kişisel verilerinin işlenmesine ilişkin gizlilik yasalarını ihlal ettiği için AB’nin baş düzenleyicisi tarafından 350 milyon avro para cezasına çarptırıldı.

Komisyon, risk değerlendirmesi için 24 saatlik sürenin yanı sıra TikTok’un diğer bilgileri 26 Nisan’a kadar sağlaması gerektiğini söyledi.

Şirket bu talebi yerine getireceğini söyledi. Bir TikTok sözcüsü, “Bu ürünle ilgili olarak komisyonla zaten doğrudan temas halindeyiz ve bilgi talebine yanıt vereceğiz.” dedi.

Şirket, ödüllerin yaşlarını doğrulamak zorunda olan 18 yaş üstü kişilerle sınırlı olduğunu ve ödemelerin günlük 1 € (0,85 £) ile sınırlandırıldığını söyledi.

ABD’de tüketicilerin beyin dalgalarını koruyan ilk yasa imzalandı

İmzalanan yasal düzenlemenin sponsorları, nöroteknolojideki hızlı ilerlemelerin zihinsel verilerin taranmasını, analiz edilmesini ve satılmasını giderek daha mümkün ve karlı hale getirmesi nedeniyle bunun gerekli olduğunu söylediler.

Yasanın sponsorlarından Eyalet Temsilcisi Cathy Kipp yaptığı açıklamada nöroteknoloji alanındaki ilerlemelerin pek çok insanın hayatını iyileştirmek için büyük umut vaat ettiğini belirtirken, “Colorada sakinlerine ait kişisel verilerin, vatandşların rızaları olmadan kullanılmasını önlemek için net bir çerçeve sunmalı ve bu yeni teknolojilerin gelişmesine izin vermeliyiz” dedi.

Tasarının sponsorlarından bir diğeri olan eyalet senatörü Kevin Priola, nöroteknolojinin “artık tıbbi veya araştırma ortamlarıyla sınırlı olmadığını” ve tüketici ürünleri söz konusu olduğunda, endüstrinin “şu anda düzenleme, veri koruma standartları veya eşdeğer etik kısıtlamalar olmadan çalışabildiğini” söyledi.

Nöroteknolojinin etik gelişimini teşvik eden ve kâr amacı gütmeyen Neurorights Vakfı, Colorado’nun desteklediği yasa tasarısının ABD’de türünün ilk örneği olduğunu söyledi. Vakıf ayıca nöroteknoloji endüstrisinin veri gizliliği korumalarını değerlendiren bir rapor yayınlamış ve bu korumaların genellikle zayıf olduğunu ya da hiç bulunmadığını belirtmişti.

Colorado yasası, klinik ortamda kullanılan nöroteknolojilerin zaten tıbbi gizlilik yasaları kapsamında olduğunu, bu nedenle yeni önlemin hastane dışında mevcut olan tüketici ürünlerini hedeflediğini belirtiyor.

Beyin-bilgisayar arayüzü çalışmaları sürüyor

Facebook ve Instagram’ın ana şirketi Meta Platforms’un yanı sıra Elon Musk’ın Neuralink’i de dahil olmak üzere büyük teknoloji firmaları, beyin aktivitesini tespit edebilecek ve ardından potansiyel olarak ticari kullanıma sunabilecek teknolojiler geliştiriyor. Reklamları daha iyi hedeflemek, insanların ruh hallerinden faydalanmak, daha fazla ürün satmak ya da kaybedilen beyin fonksiyonlarını yeniden oluşturmak için beyin verilerinin çıkarılması sonsuz bir potansiyele sahip.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi geçtiğimiz yıl, daha önce hayvanlar üzerinde test edilen Neuralink’in beyin implantları için insan çalışmalarını onayladı. Neuralink firması da geçtiğimiz ay ilk insanlı deneyini gerçekleştirmiş ve sonuçlarıyla ilgili bilgiler paylaşmıştı. Ayrıca Austin’deki Texas Üniversitesi’nden araştırmacılar beyin-bilgisayar arayüzü çalışmalarına makine öğrenme süreci eklemeyi başardılar.

Bu ayın başlarında Neuralink’in rakibi Synchron’un şirketin cihazına ticari onay almak için gerekli olan büyük ölçekli bir klinik deney için hasta toplamaya hazırlandığını söylemişti.

Dünyanın başka yerlerinde başka hükümetler de nöroteknolojik ürünler söz konusu olduğunda tüketici korumalarını arttırmak için çalışıyor.

Türk Telekom’dan rekor yatırım!

0

Türk Telekom, 2023 yılının finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Güçlü dördüncü çeyrek performansıyla konsolide gelirleri yıllık bazda yüzde 9,6 artışla 100,2 milyar TL’ye yükselen Türk Telekom’un FAVÖK’ü 33,5 milyar TL, FAVÖK marjı ise yüzde 33,5 olarak gerçekleşti. Türk Telekom’un 2023 yılı net karı 16,4 milyar TL olurken, toplam yatırım harcamaları 2023’te yıllık %7,4 arttı ve 25,8 milyar TL’ye yükseldi.  

Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, Türk Telekom’un 2023 mali sonuçlarını değerlendirdi. Yatırımlarda artış, mobil abone sayısında yükselme, fiber kapsamının genişlemesi ve girişimcilere destek öne çıkıyor!

Türk Telekom 2024’te ise operasyonel gelirlerinin yaklaşık %11-%13 aralığında büyüyeceğini, konsolide FAVÖK marjının %36-%38 aralığında ve yatırım harcamalarının satış gelirlerine oranının %27-%28 aralığında olacağını öngörüyor.

Türk Telekom’un 2023 yıl sonunda toplam abone sayısı 52,9 milyon olurken, mobil numara taşımada üst üste 9 çeyrektir en çok tercih edilen operatör olarak mobil abone sayısını 26,2 milyon aboneye yükseltti. Türkiye’nin her köşesinde yüksek hızlı internet sunma amacıyla sürdürdüğü çalışmaların sonucunda, fiber ağının uzunluğu yıl sonu itibarıyla 437 bin kilometreye yükseldi. 2022 yıl sonu itibarıyla 31,4 milyon haneyi kapsayan fiber ağ, 2023 yıl sonunda 32,2 milyon hane kapsamasına ulaştı.

Girişimlere büyük destek 

Yeni nesil teknolojileri ve bu teknolojileri besleyen girişimleri destekleyen Türk Telekom’un Girişim Sermayesi Fonu iştiraki Türk Telekom Ventures aracılığıyla yatırımda bulunduğu girişimlerin portföy değeri 190 milyon doları buldu. 

Türkiye’de ekonominin önemli bir kaldıracı haline gelen girişimcilik ekosistemine sağlıktan eğitime, yapay zekâdan görüntü işleme ve büyük veri çözümlerine kadar 2011’den bu yana destek verdiklerini belirten Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, Türk Telekom’un girişim hızlandırma programı PİLOT ile bugüne kadar girişimlere 32 milyon TL’lik nakit desteği sağlandığını kaydetti. Türk Telekom’un Girişim Sermayesi Fonu şirketi Türk Telekom Ventures’ın yatırım yaptığı 21 girişimin portföy değerinin 190 milyon doları bulduğunu söyleyen Önal, söz konusu rakamın; girişimcilik ekosisteminin Türkiye ekonomisindeki değerine ve kaldıraç özelliğine dikkat çekti.

Güvenlikte pazar lideri 

Veri merkezi, siber güvenlik ve bulut bilişim çözümleriyle işletmelerin dijitalleşmesinde lokomotif rol üstlenirken, verinin korunması görevini milli sorumluluk bilinciyle yürüten Türk Telekom, IDC (International Data Corporation) tarafından yayınlanan Türkiye Siber Güvenlik Pazar Analizi Raporu’na göre Siber Güvenlik Hizmetleri Kategorisi’nde 3 yıldır üst üste “Pazar Lideri” konumunu sürdürdü. 

Türkiye’nin dijital dönüşümü için 81 ilin her köşesinde yatırımlarına devam ettiklerini vurgulayan Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Türk Telekom olarak bir telekom şirketi olmanın ötesinde Türkiye Yüzyılı’nı dijitalin yüzyılı yapma vizyonuyla çalışmalarımızı sürdürdüğümüz 2023 yılını hedeflerimize ulaşarak tamamladık. Ülkemizin teknoloji üreten ve ihraç eden vizyonuna öncülük etmek ve teknoloji birikimimizle bölgemize liderlik etmek için 2024’te de yatırımlarımızı ve faaliyetlerimizi hız kesmeden sürdüreceğiz” diye konuştu. 

2024 için iddialı hedefler

2023 finansal ve operasyonel sonuçlarını değerlendiren Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, çalışmalarının etkisinin ikinci yarıyıl göstergelerinde daha görünür hale geldiğini ifade ederken, sağlıklı trendlerin devamıyla beklenenden daha iyi gerçekleşen son çeyrek performansının, güçlü bir 2024’ün habercisi olduğuna inandıklarını açıkladı. Önal, “Yakın takip ettiğimiz önemli performans göstergelerinde yılın ilk aylarında gözlemlediğimiz seyir bu görüşümüzü destekliyor ve önümüzdeki çeyreklerde iş kollarımızı destekleyeceğini öngördüğümüz kademeli olarak iyileşen makro ekonomik ortam bekliyoruz. Bu zeminde, önümüzdeki yıl için belirlediğimiz iddialı hedefleri yakalayacağımıza inanıyoruz” dedi. Önal, “Bir önceki yıl 91,4 milyar TL olan konsolide gelirler %9,6 büyüyerek 100,2 milyar TL’ye yükseldi. Sabit internet ve mobil toplam faaliyet gelirlerinin %70,4’ünü oluşturdu. Mobil bir önceki yıla göre 6,4 milyar TL daha yüksek gelir üreterek büyümeye en büyük katkıyı sağladı. Kurumsal veri gelirindeki %13,2’lik artış büyük ölçüde siber güvenlik ve veri merkezi hizmetleri dahil olmak üzere yönetilen servislerdeki büyümeden kaynaklandı. Diğer gelirlerdeki %29’luk güçlü büyüme BİT çözümleri, çağrı merkezi ve cihaz satış gelirleriyle desteklendi. Net kar, 2023’te 16,4 milyar TL olurken, toplam yatırım harcamaları 25,8 milyar TL’ye yükseldi. Bununla birlikte, yatırım harcamalarının gelire oranı geçen yıla kıyasla 50 baz puan azalarak %25,7 oldu” şeklinde konuştu.

“Memleketin bir şehrinde değil her şehrinde” anlayışıyla 81 ilin tamamında hız kesmeden çalışarak tüm ilçe ve köyleri uçtan uca fiber ağlarla ördüklerini kaydeden Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, fiber ağın 2023’te genişlemeye devam ettiğini kaydederek, “FTTH Konseyi’nin 39 ülkeyi kapsayan “Eylül 2023 FTTH/B Avrupa Pazar Panoraması” raporuna göre Türkiye, FTTH/B hane kapsaması sayısında bir basamak atlayarak 2. sıraya yükseldi. Eylül 2023’e kadar olan on iki aylık dönemde, Türk Telekom’un sağladığı 1,5 milyonluk katkı ile Türkiye 2,3 milyon FTTH/B hane kapsaması artışı gerçekleştirdi. Ayrıca, aynı dönemde 1 milyon FTTH/B abone artışı ile 3. en hızlı büyüyen pazar haline gelen Türkiye’de bu artışın 0,8 milyonu sadece Türk Telekom tarafından sağlandı. Türkiye’nin fiber gücü olarak ülkenin her köşesini fiberle buluşturma kararlılığımızı sürdürüyoruz. Türkiye’nin 81 ilinin tamamına yayılan fiber ağımız yıl sonu itibarıyla 437 bin km’ye ulaştı. 3Ç’23 itibarıyla 31,9 milyon ve 2022 itibarıyla 31,4 milyon olan fiber hane kapsaması yıl sonu itibarıyla 32,2 milyon oldu. FTTC hane kapsaması 20,5 milyona ulaşırken, FTTH/B hane kapsaması 11,8 milyona yükseldi. Toplam fiber abone sayımız 12,9 milyona ulaşarak bir önceki yıla göre 7 puan artışla toplam abone sayımızın %84,7’sini oluşturdu” dedi.

5G’ye olabildiğinde yerli unsurlarla geçerek Türkiye’nin bu teknolojiyi sadece kullanan değil etrafına da kullandıran bir güç olmasını sağlamayı hedeflediklerini belirten Önal, ‘’ Birçok alandaki 5G denemelerimiz ile ülkemizi geleceğe taşıyan pek çok proje ve çalışmanın öncüsüyüz. 5G destekli ilk çevrim içi uzaktan ameliyat, tarımda ilk akıllı traktör, ilk 5G canlı maç yayını gibi önemli projeleri hayata geçirdik. Tüm projelerimizde kullanılan teknolojilerin Türk Telekom mühendisleri tarafından hayata geçirilmesi, yerli ve milli teknolojiler için sarf ettiğimiz çabanın en büyük göstergeleri arasında yer alıyor’’ şeklinde konuştu.

Tarihin en yüksek faturalı net abone kazanımı

Mobil abone alanındaki güçlü performanslarına dikkat çeken Önal, 1,6 milyonluk abone kazanımıyla yıllık faturalı net abone kazanımında rekor performansa ulaştıklarını ifade etti. Mobil Numara Taşıma alanında dokuz çeyrek üst üste en çok tercih edilen operatör olduklarını belirten Önal, “Mobil 2023’te çok kuvvetli bir performans sergiledi. Toplam abone sayısı yıl içinde %2,8 artarken faturalı abone sayısı %9,5 arttı. LTE abonelerinin ortalama data kullanımı yıllık %23,4 büyüdü. Taahhüt yenileme sırasında yapılanlar hariç upsell sayısı 2023’un tamamında bir önceki yıla göre %46 daha yüksek gerçekleşti. Mobil servislerimize yönelik güçlü müşteri talebinin ve önümüzdeki dönemlerde etkinliğini sürdürmesini beklediğimiz stratejimizin etkileri bu rakamlarda kendini gösterirdi” dedi ve güçlü mobil performansını sürdüreceklerini kaydetti. 

Önal, mobil abone pazarındaki güçlü konumlarını pekiştirdiklerinin altını çizerek “Durmaksızın sürdürdüğümüz yatırımlarımız sonucunda kapsama ve kapasite olarak sektördeki konumumuzu günden güne güçlendiriyoruz. 4.5G ihalesi sonrası frekans sahipliğimizi 3 katına çıkardık. Hızda önemli olan abone başı frekansta ve 5G için de kritik öneme sahip 1800 Mhz frekans sahipliğinde pazar lideriyiz. Yüksek hızlı internet erişimine imkân tanıyan fiber altyapının, yenilikçi teknolojilerin hayata geçmesinde de hayati rolü var. 5G’nin efektif olarak kullanılması için baz istasyonlarının da fiber ile bağlı olması gerekiyor. Biz bu konuda üzerimize düşeni yerine getirmek adına, LTE baz istasyonlarımızın yarısından fazlasını şimdiden fibere bağladık. Bu anlamda 5G’ye en hazır operatörüz’’ şeklinde konuşan Önal, sözlerine ‘’Her çeyrek tekrarlanan Reklam ve Marka Sağlığı Araştırması’na göre ‘Sadık Müşteri Yaratma’ oranında lider konumdayız. Son 3 senedir istikrarlı şekilde artan rakamlarımız da bu sonuçları doğrular nitelikte” şeklinde devam etti.

2050’de Net Sıfır hedefi

Sürdürülebilirlik ilkelerini iş stratejilerinin merkezine yerleştirdiklerini belirten Önal, iklim riski yönetimine katkıda bulunmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüklerini açıkladı. Önal, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin (UNGC) 10 temel evrensel ilkesine uygun davranacaklarına dair taahhüt verdiklerini, karbon emisyonlarını 2030 yılına kadar %45 azaltmayı, 2050’de ise ‘Net Sıfır’ı hedeflediklerini ifade etti. Önal, “Çevresel etkimizi kontrol altına almak ve karbon ayak izimizi azaltmak için paydaşlarımızla birlikte önemli adımlar atıyoruz. Bunlar arasında enerji verimliliği, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, yenilenebilir enerji, temiz ulaşım ve atık yönetimine odaklanan önemli çalışmalarımız yer alıyor. 2023 CDP puanımızı bir önceki yıla göre iki kademe artırarak B’ye (Yönetim) taşımak, iklim eylemi konusundaki kararlılığımızın bir kanıtıdır. Kategori puanları karşılaştırmasında hem “Emisyon azaltım girişimleri ve düşük karbonlu ürünler” hem de “Kapsam 1 ve 2 emisyonları (doğrulama dahil)” kategorilerinde en yüksek A notunu elde ettik. Önümüzdeki dönemlerde genel CDP puanımızı A’ya (Liderlik) yükseltmek amacıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Apple, iPhone satışlarında kan kaybediyor! Sebebi ne?

0

Apple satışlarındaki yüzdesel düşüşün ana nedeni: Çin’deki iPhone satışlarının keskin bir şekilde düşmesi.

Şirket, son birkaç ayda milliyetçilik, zorlu ekonomi ve artan rekabet nedeniyle Çin’de ivme kaybetti.

IDC araştırma direktörü Nabila Popal, CNN’e “Bu Apple için çok büyük bir düşüş, ancak son dört yılda nerede olduğumuzu düşünürseniz, Apple muhtemelen tedarik zinciri sorunlarının ve makro zorlukların üstesinden diğer markalardan daha fazla gelen en dayanıklı marka olmuştur.” dedi.

Samsung, son 12 yıldır en iyi akıllı telefon üreticisi konumundaydı. Apple geçen yıl tacı aldı, ancak yalnızca dörtte biri için. IDC’nin raporuna göre Samsung, 2024’ün ilk çeyreğinde zirvede yer aldı.

Popal, “Samsung’un tekrar zirveye çıkması da çok önemli.” dedi. “Bu yıl Android’in iOS’un iki katı hızda büyümesini bekliyoruz.”

Genel olarak IDC, küresel akıllı telefon sevkıyatlarının 2024’ün ilk çeyreğinde yıllık %7,8 artışla yaklaşık 289 milyon cihaza yükseldiğini, bunun da akıllı telefon pazarının iki yıllık makroekonomik zorluklardan sonra yeniden ortaya çıktığını gösterdiğini söyledi.

Samsung, çeyrek boyunca pazar payının yaklaşık %20,8’ini (60,1 milyon sevkiyat) elinde tutarken, onu %17,3’le (50,1 milyon sevkiyat) Apple takip etti. Çinli üretici Xiaomi %14,1’i (40,8 milyon sevkiyat) oluşturdu.

Aralık ayında Apple, akıllı telefon kategorisinde Samsung’u geride bırakarak %20 pazar payıyla (Samsung’un %19,4 pazar payına kıyasla) Samsung’un 12 yıllık serisini zirvede noktaladı.

Apple antitröst davası

Samsung’un yapay zeka işlevleri sunan yeni Galaxy S24 Ultra model telefonları, 17 Ocak 2024’te San Jose, Kaliforniya’daki Galaxy Unpacked etkinliğinde sergilendi.

IDC, son raporunda Apple ve Samsung’un pazardaki hakimiyetini korumasını beklediğini söylese de, Huawei‘in ve aralarında Xiaomi ve OPPO/OnePlus’ın da bulunduğu Çin’deki diğer şirketlerin yeniden dirilişi muhtemelen devam edecek. Bir zamanlar Apple’ı düşünen Çinli tüketiciler artık Çin’deki ulusal markalara yöneliyor.

Çin, ABD’nin ardından en büyük pazar olması nedeniyle Apple için önemli bir pazar olmaya devam ediyor. Şirket, satışları artırmaya yardımcı olmak için Çin’de indirimler sunmaya devam ediyor.

Geçtiğimiz yıl, Huawei’in popüler Mate 60 akıllı telefonu, ABD hükümetinin gelişmiş bir işlemci içeren Pro modeli hakkında daha fazla bilgi aradığında manşetlere çıkmıştı. İlk kez piyasaya sürülmesi, Amerika Birleşik Devletleri’nin algılanan ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle Çin’in yabancı çip teknolojisine erişimini kısıtlama yönündeki kapsamlı çabalarının ardından şirketin böyle bir çipi nasıl yapabileceğini sorgulayan sektör uzmanlarını şok etti.

Popal ayrıca, pek çok teknoloji şirketinin ilgili stratejileri ve özellikleri ikiye katladığı bir dönemde Apple’ın yapay zeka hakkında güçlü bir mesaj vermediğini de belirtti.

Ancak Samsung zaten yapay zeka konusunda her şeyi yaptı. Şirket, Ocak ayında duyurulan en yeni amiral gemisi Galaxy S24 serisi için mesajlaşma, fotoğraf ve oyunlarına yapay zeka gelişmelerini getirmeyi vurguladı.

“Genel akıllı telefon pazarı bu yıl yapay zekaya güçlü bir odaklanmayla toparlanırken, Samsung bu yıl daha da büyümek için iyi bir konumda.” diye ekledi.

İnsansı robot Atlas, Boston Dynamics’ten emekli oluyor!

Boston Dynamics, Salı günü yayınlanan bir videoda “Dünyanın en dinamik insansı robotu” olarak tanımlanan Atlas için emekliliğin tadını çıkarma zamanının geldiğini duyurdu.

Boston Dynamics, videonun başlığında “Neredeyse on yıldır Atlas hayal gücümüzü ateşledi, gelecek nesil robot uzmanlarına ilham verdi ve sahadaki teknik engelleri aştı. Artık hidrolik Atlas robotumuzun geriye yaslanıp rahatlama zamanı geldi.” diye yazdı.

“Bugüne kadar Atlas platformuyla başardığımız şeye bir göz atın.”

Sadece iki ay önce Boston Dynamics, Atlas’ın otomotiv desteklerini toplayıp yerleştirdiğini gösteren, nesne tanıma yeteneklerini ve maharetini gösteren bir video yayınladı.

Ocak ayında Atlas, öğeleri alıp taşımasına olanak tanıyan entegre robotik tutucuları içeren bir tasarım güncellemesi aldı. Başlangıçta karmaşık arazilerde koşabilen, zıplayabilen ve yön bulabilen dinamik bir insansı robot olarak geliştirilen robot tutucular, bir dizi sensörle birlikte, öğeleri bağımsız olarak tutmasına ve bunları bir alan boyunca hareket ettirmesine olanak tanıdı.  

Robotlar, birçok sektörde iş gücü ihtiyacını azaltmaya geliyor

Boston Dynamics, yakın geçmişte aynı anda birden fazla nesneyi toplayıp yerleştirebilen otonom mobil robot (AMR) ile depo robotu Stretch için yeni yetenekler açıkladı. Bu, sadece Boston Dynamics için değil koca bir endüstri için önemli bir haber.

Tüm dünyadan, maliyetleri düşürerek fiyat rekabeti sürdürmek isteyen binlerce işletme için iş gücü maliyetleri oldukça yüksek bir kalem ve robot teknolojilerindeki her adım aslında bu ihtiyaç için bir alternatif teşkil ediyor. Yakında bununla ilgili hayata geçen yeni projeler de duyabiliriz.

Doğuştan girişimciler için Girişimcilik ve Fikir Yarışması yeniden sahneye çıkıyor

Türkiye’nin önde gelen girişimcilik ve inovasyon kulüplerinden biri olan DOU Startup Girişimcilik Kulübü, her yıl geleneksel olarak düzenlediği “Doğuştan Girişimciler Girişimcilik ve Fikir Yarışması”nı bu yıl da devam ettiriyor. fonbulucu‘nun ana sponsorluğunda gerçekleşecek olan bu etkinlik, girişimcilik kültürünü daha geniş kitlelere yaymayı ve genç yetenekleri desteklemeyi amaçlıyor.

Bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan yarışma, lise ve üniversite öğrencilerine kendi iş fikirlerini geliştirme ve bu fikirleri profesyonel bir ortamda sergileme şansı sunuyor. Katılımcılar, alanlarında uzman jüri üyeleri önünde projelerini sunacaklar ve yarışma sonunda başarılı bulunan girişimlere çeşitli ödüller verilecek. Etkinlik sırasında, katılımcılar aynı zamanda iş dünyasının önde gelen isimlerinden eğitimler ve mentorluk gibi destekler alacaklar.

Genç girişimcilerin yaratıcılıklarını sergileyecekleri heyecan verici bir yarışma

Etkinlik kapsamında, ilham verici sunumlar, sektörel paneller, etkileşimli atölye çalışmaları ve ağ oluşturma fırsatları gibi birçok dinamik aktivite yer alacak. Bu aktiviteler, genç girişimcilerin sadece fikirlerini değil, aynı zamanda girişimcilik becerilerini de geliştirmelerine olanak tanıyacak. Katılımcılar, fikirlerini nasıl daha iyi pazarlayacakları, yatırım çekme teknikleri ve startup ekosistemi içinde nasıl pozisyon alacakları gibi konularda bilgi sahibi olacaklar.

Ödüller ve Destekler: Yarışmanın kazananları, nakit ödüllerin yanı sıra mentorluk desteği, ofis alanı kullanımı ve çeşitli dijital eğitim paketlerine erişim gibi ödüllerle desteklenecek. Bu ödüller, genç girişimcilerin iş fikirlerini gerçek dünya şartlarında uygulamaya koymaları için gerekli kaynakları sağlayacak.

Katılım ve Başvuru Bilgileri

Katılımcılar, yaratıcılıklarını ve girişimcilik ruhlarını sergileyecekleri bu platformda değerli geri bildirimler almanın yanı sıra, iş dünyasında yer edinmek için ilk adımlarını atmış olacaklar.

“Doğuştan Girişimciler Girişimcilik ve Fikir Yarışması”, genç girişimcilerin yaratıcı fikirlerini hayata geçirme yolunda onlara ilham kaynağı olmayı sürdürüyor. Etkinliğe katılımınızı ve desteğinizi bekliyoruz; unutmayın, bu heyecan verici yolculukta birlikte daha güçlüyüz!

Uygulama yayıncıları için iyi haber!

0

Uygulama yayıncıları, Yandex Mobil Reklam SDK’nın 7’nci sürümü sayesinde Yandex Reklam Ağı’nı kullanarak uygulama içi reklam gelirlerini artırmak için yeni fırsatlara sahip olacaklar. Tam ekran formatına yeni tasarımların eklendiği bu sürümde, uygulamalar yeni Feed reklam formatlarıyla gelirlerini artıracaklar.

Yandex Ads ekosisteminin bir parçası olan Yandex Reklam Ağı’nda, iOS ve Android işletim sistemlerinde uygulamaların yanı sıra Unity ve Flutter platformlarında eklentiler kullanarak gelir elde etmek mümkün hale geldi. 12 binden fazla uygulama, 300 binden fazla doğrudan reklam verenin yanı sıra 80’i aşkın üçüncü taraf reklam kaynağının reklamları görüntülenerek gelir elde edilebiliyor.

Android tabanlı uygulamalar için beta modunda mevcut olan yeni Feed formatı, birçok farklı reklamın tek bir reklam bloğunda görüntülenmesini sağlıyor. Bu format, özellikle ilanlar, haberler ve scroll özelliği bulunan diğer uygulamalar için kullanılabilir.

Yandex Ads reklam verenler için daha fazla dönüşüm

Rewarded ve Interstitial gibi tam ekran reklamlar yeni reklam görüntüleme mekanikleriyle birlikte kullanıcı etkileşimini artırırken, reklam verenler için de daha fazla dönüşüm sağlıyor ve bunun sonucunda da uygulamaların gelirleri artıyor.

  • AdPod: Tam ekran modunda iken artık tek bir reklam alanında birden fazla reklamı art arda görüntülemek mümkün.
  • EndCard: Reklam sonunda gösterilen etkileşimli packshot görüntüsü, reklam içeriği baz alınarak otomatik olarak oluşturulur. Son ekran, tanıtılan ürün ya da hizmetin bilinirliğini artırır ve reklamla ayrıca bir temas noktası oluşturur. 
  • SKOverlay (for iOS): Kullanıcılar tek tıklamayla reklam üzerinden uygulamayı indirebilirler. Kullanıcılar reklamı gördükleri uygulamada kalacakları için App Store’a girmelerine gerek olmayacak.
Yandex Ads İş Geliştirme ve Müşteri Yöneticisi Orkun Kolso
Yandex Ads İş Geliştirme ve Müşteri Yöneticisi Orkun Kolso

Android uygulama geliştiricileri, Debug Panel adı verilen in-app-debug aracını kullanıyorlar. Bu araç, SDK’nın doğru bir şekilde entegre edilip edilmediğini ve gizlilik bilgilerinin güncel olup olmadığını doğrulamalarına destek oluyor.

Yandex Ads İş Geliştirme ve Müşteri Yöneticisi Orkun Kolso, “Kaynaklarını monetization sistemlerinin kurulumu ve yönetimine ayırmadan reklam gelirlerini artırmak isteyen uygulama sahiplerine ve yöneticilerine Yandex Ads’in Easy Monetization çözümünü sunuyoruz. Easy Monetization, uygulama yayıncılarını ek masraf ve yükten kurtararak, entegre edildiği andan itibaren kullanıma hazır bir şekilde, uygulamaların reklam geliri sağlamasına yardımcı oluyor” dedi.